SEKA Kâğıt Müzesi’nde sanat dolu bir gün

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Müzeler ve Kütüphaneler Şube Müdürlüğü tarafından organize edilen ‘’Dokulu Tuval Boyama Atölyesi’’ etkinliği SEKA Kâğıt Müzesi’nde sanatseverlerin katılımıyla gerçekleşti.

KOCAELİ’DE SANAT HER YAŞTA MÜMKÜN

Seka Kâğıt Müzesi, sanatseverleri bir araya getiren keyifli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ‘’Dokulu Tuval Boyama Atölyesi’’ etkinliği SEKA Kâğıt Müzesi’nde sanatseverlerin katılımıyla gerçekleşti. Eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen atölyede, katılımcılar tuvallere kendi özgün eserlerini yaratma fırsatı buldu.

 

ETKİNLİKLER ARTARAK DEVAM EDECEK

SEKA Kâğıt Müzesi’nde gerçekleşen etkinlik katılımcılara hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim sunarken, sanatın ve yaratıcılığın her yaşta insan için ulaşılabilir olduğu bir kez daha kanıtlandı. Katılımcılar, atölye sonunda eserlerini sergilemenin mutluluğunu yaşadı, müze yönetimi de bu tür etkinliklerin devam edeceğini duyurdu. Sanatseverler, gelecekteki atölyeler için sabırsızlanıyor.

Instagram: sekakagitmuzesi hesabından etkinlikleri takip edebilirsiniz.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

14. Antalya Kitap Fuarı kapılarını açtı

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl “İnsan Olmak” temasıyla 14’üncüsü gerçekleştirilen Antalya Kitap Fuarı kapılarını açtı. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, 271 yazar, 225 ulusal ve uluslararası yayınevi ile Antalyalı yerel yazarlara ev sahipliği yapan fuarın, söyleşi ve imza günleriyle Antalyalılara kitap dolu 10 gün yaşatacağını söyledi.

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl 25 Ekim – 3 Kasım tarihleri arasında düzenlenen 14. Antalya Kitap Fuarı törenle kapılarını açtı. Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış törenine; Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, yazarlar, STK başkanları, muhtarlar, yayın evleri temsilcileri, çok sayıda öğrenci, kitapsever ve Antalyalılar katıldı. 

TEBRİK EDİYORUM

Antalya Valisi Hulusi Şahin, açılışta yaptığı konuşmada fuarın onur konuğu Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın üniversitede Türk İdare Tarihi dersinde hocası olduğunu söyledi. Ortaylı’nın kendilerine ‘iyi bir idareci mutlaka iyi bir okur olmalıdır’ dediğini hatırlatan Şahin, “Gerçekten iyi bir entelektüel iyi bir idareci olur, iyi bir doktor olur, iyi bir mühendis olur, iyi bir öğretmen olur. Ne olursanız olun iyi bir okur olmanız lazım. İşte bu kitap fuarı bu işe yarar. Ben Büyükşehir Belediyemizi Kitap Fuarı’nı 14 yıldır büyük bir emekle buralara taşıdığı için tebrik ederim. Ellerinize sağlık, devamı daha fazla gelişerek gelmeli, büyümeli diyorum” dedi.

HER YIL ARTAN ZİYARETÇİ SAYISI

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, 14 yıldan bu yana, pandemi dönemi dahil aralıksız devam eden ve belediye eliyle düzenlenen Türkiye’nin en büyük kitap fuarı olan Antalya Kitap Fuarı’nı bir kez daha kitapseverlerle buluşturuyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Özdemir, her yıl daha fazla ziyaretçi ağırlayan fuarın geçen yıl 1 milyon 11 bin 176 ziyaretçi sayısı ile kapılarını kapattığını hatırlattı. 

TEMASI İNSAN OLMAK

14. Antalya Kitap Fuarı’nın 271 yazar, 225 ulusal ve uluslararası yayınevi ile Antalyalı yerel yazarlara ev sahipliği yapacağını kaydeden Büşra Özdemir, “Onur konuğumuz İlker Başbuğ başta olmak üzere birbirinden değerli yazarlarımızın düzenleyeceği söyleşi ve imza günleri ile Antalyamız kitap dolu 10 gün yaşayacak. Her yıl farklı bir tema ile düzenlenen fuarımızın bu yılki teması da “İnsan Olmak.” Her gün yaşadığımız olaylar, duyduğumuz ve izlediğimiz haberlerle insan olmayı sorgular hale geldiğimiz bir dönemde fuarımızın bu temayla düzenleniyor olmasının son derece anlamlı olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu,

FUAR ANTALYA İÇİN İLERLEME

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı ise Büyükşehir Belediyesi tarafından 14’üncüsü düzenlenen Antalya Kitap Fuarı’nı Antalya için bir ilerleme olarak gördüğünü ifade ederek, “Bundan sonraki kademe devamlı tiyatro salonları opera ve orkestradır” dedi. Antalya’yı sadece bir turizm merkezi olarak görmemek gerektiğini söyleyen Ortaylı, “Bu memleketin en büyük zenginliği turizm değildir önce tarihidir. Arkadan coğrafyasıdır. Gençlerimize bu şuuru kitaplar verir. Edebiyat okuduğunuz taktirde kitapları sessiz bile okusanız en azından şu gençliğimize musallat olan kötü artikülasyonlu kötü Türkçe ortadan kalkar”  ifadelerini kullandı.

Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri 14. Antalya Kitap Fuarı’nın açılış kurdelasını keserek, stantları ziyaret etti, kitapseverlerle bir araya geldi.

BİRBİRİNDEN DEĞERLİ YAZARLAR

Fuarda, İlber Ortaylı, İsmail Küçükkaya, İclal Aydın, Ümit Özdağ, Gani Müjde, Tuna Kiremitci, Doktor Dilek Kaya İmamoğlu, Barış Terkoğlu, Timur Soykan, Saygı Öztürk, Hidayet Karakuş, Erol Mütercimler, İnci Aral, Kemal Varol, Enver Aysever, Ahmet Telli gibi birbirinden değerli yazarlar Antalyalı kitapseverler ile buluşacak. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de iki kitabını okurları için imzalayacağı fuar, sabah 10.00 akşam 20.00 saatleri arasında açık olacak. İlçe belediyelerin de katkılarıyla 19 ilçeden öğrencilerin fuarı ziyaret etmesi sağlanacak. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Antalya Kitap Fuarı’nda İlber Ortaylı’ya büyük ilgi

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl “İnsan Olmak” temasıyla 14’üncüsü gerçekleştirilen Antalya Kitap Fuarı’nın açılış konferansında tarihçi-yazar İlber Ortaylı Antalyalılarla buluştu. Ortaylı, kendisini dinlemeye gelen gençlere, “Kendinizi yetiştirin okuyun, müze gezin, dil öğrenin. Türkiye’yi gezin ve dünyayı tanıyın. Günlerinizi sahildeki kafelerde geçirmeyin” tavsiyesinde bulundu.

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl 25 Ekim- 3 Kasım tarihleri arasında düzenlenen 14’üncü Antalya Kitap Fuarı Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezinde kapılarını açtı. Fuarın açılışının ardından ünlü tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı bir konferans verdi. Atatürk Kültür Merkezi Aspendos Salonu’nu dolduran ve çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu kalabalığa hitap eden Prof. Dr. İlber Ortaylı, Antalya Kitap Fuarı’na katılmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Ortaylı “Kitap Fuarında olmaktan çok mutluyum. Kaç defa geldiğimi hatırlamıyorum ama her geldiğimde çok memnun oluyorum” diye konuştu. 

GENÇLERE TAVSİYELER 

Konferansa katılan gençlere Antalya’nın kültürü ve tarihini incelemeleri ve özellikle müzeleri sıkı sık ziyaret etmeleri konusunda önerilerde bulunan Ortaylı, şunları söyledi: ‘‘Öğrencilere vereceğim tavsiye şudur; kendinizi yetiştirin okuyun, müze gezin, dil öğrenin, Türkiye’yi gezin ve dünyayı tanıyın. Günlerinizi sahildeki kafelerde geçirmeyin. Antalya bu konuda şanslı yürüyerek bile ulaşılabilir yerdeler. Ayda bir bile müze gezseniz yeter. 25 yaşından sonra yeni şeyler öğrenmek zor oluyor. Antalya’da muhteşem bir Selçuklu ve Roma mirası var, Anadolu’nun her yerinde bunlar yok. Üniversite ya da özel kurslarla arkeoloji eğitimi alın, yeni diller öğrenin özellikle İtalya’yı gezin okuyun ve tanıyın. Ve tabi bunlarla beraber Türkiye kültürünü yaşamak ve yaşatmak zorundayız. Eğer kültürünüzü yaşatmazsanız teknolojiniz ne kadar iyi olsa bile komşu ülkeler sizin önünüze geçer ve kültür bakımından 3. dünya ülkesi olursun.”  

Konferans sonunda Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, İlber Ortaylı’ya çiçek ve hediye taktim etti. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın aktifleri 154 milyar TL’ye ulaştı

Bankanın konsolide olmayan finansal tablolarına göre 2024 yılı Eylül sonu itibarıyla aktiflerini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24,3 artırarak 154 milyar TL seviyesine taşıdı. TKYB, Türkiye’nin yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma odağındaki projelere sağladığı finansman desteği ile kredi hacmini 97,7 milyar TL’ye yükseltti.

 

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, 2024 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. TKYB, bu yılın üçüncü çeyreğinde aktiflerini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24,3 artırarak 154 milyar TL’ye yükseltti. 

 

TKYB’nin net kârı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 50 artışla 4,4 milyar TL’ye ulaşırken, kredi hacmi 97,7 milyar TL seviyesine yükseldi. Bankanın 2024 yılı Eylül ayı sonunda ortalama özkâynak kârlılığı yüzde 39,3 seviyesinde gerçekleşti. Brüt takipteki kredilerin toplam kredilere oranı ise yüzde 0,76 düzeyinde gerçekleşti.

 

“Uluslararası finans kuruluşlarıyla iş birliklerimizi yoğun bir şekilde sürdürüyoruz”

 

Ülke ekonomisine katkı sağlamak hedefiyle 2024 yılının üçüncü çeyreğinde de uluslararası finans kuruluşlarıyla iş birliklerini yoğun bir şekilde sürdürdüklerini belirten Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Yılın üçüncü çeyreğinde uluslararası finans kuruluşları ile iş birliği yaparak ülkemiz ekonomisine kaynak sağlamaya devam eden Bankamız, Türkiye’nin yeşil dönüşüm yolculuğundaki hedeflerini gerçekleştirme yolunda önemli adımlar atmayı sürdürmüştür. Bankamız ve Dünya Bankası arasında, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantisi altında 200 milyon ABD doları ve 200 milyon Avro tutarında kredi anlaşması, OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu’ndan ise (OFID), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ikrazı ile gıda güvenliği ve tarımsal sanayi alanında kullanılmak üzere 50 milyon ABD doları tutarında finansman anlaşması sağlamıştır.  Dünya Bankası (IBRD) ile Türkiye’deki dağıtık güneş enerjisi projelerini desteklemek amacıyla 300 milyon Avro ve Clean Technology Fund (CTF) ile batarya enerji depolama sistemlerinin finansmanı amacıyla 15 milyon ABD doları tutarında finansman anlaşmalar sağlanırken, üçüncü çeyrekte ise Uluslararası İslami Ticaret Finansman Kurumu (ITFC) ile depreminin etkilerinin azaltılması ve gıda güvenliği alanında faaliyet gösteren işletmelerin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 100 milyon ABD doları tutarında kredi anlaşması imzaladık. Bankamız önümüzdeki süreçte de ülkemize yeni kaynak girişlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalarına devam edecektir” dedi.

 

“Üst Fon ile Türkiye girişimcilik sistemine yeni bir soluk getirmeyi hedefliyoruz”

 

Bankamızın iştiraki olan Türkiye Kalkınma Fonu (TKF) tarafından yönetilecek olan TKYB Üst Fonu’nun kuruluşu ile Türkiye girişimcilik sistemine yeni bir soluk getirmeyi hedeflediklerini belirten Öztop, “Girişim sermayesi ile özel sermaye fonlarına yatırım yapacak ‘Üst Fon’, 50 milyon ABD doları tutarında ilk kapanış büyüklüğü ile hayata geçmiştir. Bankamızın 15 milyon ABD doları, Bakanlığımızın ise 35 milyon ABD doları   taahhütle katılım sağladığı fonun ilk kapanış büyüklüğü 50 milyon ABD doları olmuştur.  Kurulan bu fon ile girişim sermayesi fonlarının etkinliğini arttırarak Türkiye girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi, ülke kalkınmasına katkı sağlanması ve ülkemizin teknoloji yetkinliğinin artırılması hedeflenmektedir” dedi. Bünyesinde sekiz alt fon barındıran Türkiye Kalkınma Fonu ile yenilikçi girişimlere ve yüksek büyüme potansiyeli olan şirketlere sermaye yatırımı yapmaya devam ettiklerini belirten Öztop, “Fon 2024 yılının üçüncü çeyreğinde alt fonu olan TÜBİTAK BİGG Fonu üzerinden TÜBİTAK 1812 programı kapsamında mükemmeliyet mührü alan iş planlarını gerçekleştirmek üzere kurulmuş 234 şirkete doğrudan yatırım gerçekleştirmiştir. TÜBİTAK BİGG Fonu yatırımları hariç tutulduğunda, Türkiye Kalkınma Fonu’nun doğrudan yatırım portföyündeki şirket sayısı 25’e toplam ekosisteme aktardığı doğrudan kaynak miktarı yaklaşık 17,9 milyon ABD dolarına yükselmiştir. Yeni kurduğu üst fonun da katkısıyla TKF yönetilen kaynak büyüklüğünü 125 milyon ABD doları seviyesine çıkarmıştır” dedi.

 

 

“Sürdürülebilirlik temalı krediler toplam portföyümüzün %93’ünü oluşturuyor”

 

Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Öztop, “Bankamızın sürdürülebilirlik temalı kredileri toplam portföyümüzün yüzde 93’ünü oluşturuyor. Türkiye’nin yenilenebilir enerji projelerinin yüzde 6’sını finanse eden Bankamız, finanse edilen projelerle toplam 4,6 milyon ton CO2 emisyonunun azaltılmasına destek oluyor. Etki Yönetimi Çalışma Prensipleri’ni (OPIM) Türkiye’de ilk imzalayan Banka olarak, bu yıl üçüncü Etki Raporu’muzu yayımladık. Ülkeminiz sürdürülebilir kalkınmasını desteklemek için büyük bir gayret içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Havacılığın Dubai ekonomisine önemli katkısı Oxford Economics’in son raporunda ortaya kondu

Emirates Grubu ve Dubai Airports bugün, havacılığın Dubai ekonomisinde oynadığı merkezi rolü ortaya koyan ekonomik bir etki çalışması yayınladı. Sektörün finansal büyüme ve yolcu sayısındaki artış projeksiyonlarına dayanarak yapılan bu çalışma, havacılığın katkılarını niceliksel olarak ölçerek sektörün yukarı yönlü gidişatını öngörüyor.

Küresel araştırma firması Oxford Economics tarafından derlenen çalışma, havacılık sektörü tarafından üretilen doğrudan ekonomik faaliyetin, sektörün tedarik zinciri aracılığıyla üretilen dolaylı faaliyetin ve yerel havacılık iş gücü tarafından ücretle finanse edilen tüketim yoluyla desteklenerek teşvik edilmiş faaliyetin bir değerlendirmesini içeriyor. Çalışmada ayrıca Dubai’de havacılık sektörünün kolaylaştırdığı turizm harcamalarının katalizör etkisi de değerlendiriliyor.

Emirates Havayolu ve Grubu Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Başkanı ve Dubai Airports Başkanı Şeyh Ahmed bin Said El Maktoum konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Şeyh Muhammed bin Rashid Al Maktoum’un liderliğinde, Dubai havacılık sektörü bugüne kadar şehrimizin ekonomik büyüme stratejisinin temel direği oldu ve D33 Ekonomik Gündemi’nde de kilit bir rol oynamaya devam edecek.”

“Güçlü hava bağlantısıyla desteklenen Dubai; ticaret, yatırımlar ve turizm açısından global sahnede önemli bir yere sahip olmasının yanı sıra havacılık ve lojistik alanlarında da lider bir oyuncu olarak öne çıkıyor. Dubai World Central – Al Maktoum Uluslararası havalimanına yönelik iddialı planlarımız ve Dubai International’da kapasiteyi arttırmaya yönelik devam eden yatırımlarımız, hava taşımacılığına yönelik öngörülen talebi destekleyerek daha fazla ekonomik fırsatın önünü açacak. Büyüme planlarımız daha da fazla nitelikli istihdam yaratacak ve ayrıca seyahat deneyimlerini iyileştirmek ve operasyonları daha verimli ve güvenli hale getirmek için geleceğin çözümlerini geliştirmek üzere önde gelen teknoloji ortaklarıyla birlikte çalışarak inovasyonu teşvik etmeye yardımcı olacak.”  

Havacılık sektörünün Dubai ekonomisine katkısı

2023 yılında Emirates Grubu, Dubai Airports (Dubai Uluslararası ve Dubai World Central – Al Maktoum havalimanları dahil olmak üzere) ve diğer havacılık sektörü kuruluşlarından¹ oluşan Dubai havacılık sektörünün, Dubai’nin GSYİH’sinin %27’sine denk gelen 137 milyar AED (37,3 milyar ABD Doları) brüt katma değeri² (GVA) kadar katkı sağladığı tahmin ediliyor. Sunulan bu katkıya 94 milyar AED’lik temel ekonomik etki ve havacılığın kolaylaştırdığı turizmin katalizör etkisinden kaynaklanan 43 milyar AED dahil ediliyor. Bu rakamların, Emirates ve Dubai Airports tarafından kolaylaştırılan havacılık faaliyetlerinin 2030 yılına kadar (2023 fiyatlarıyla) 196 milyar AED veya Dubai’nin tahmini GSYİH’sinin %32’sine katkıda bulunmasıyla istikrarlı bir şekilde artması bekleniyor.

Havacılık öncülüğündeki faaliyetler ise Dubai genelinde 631.000 iş imkânı yarattı. Bu rakam da 2023’te emirlikteki her beş işten birine denk geliyor. 2030 yılına kadar havacılıkla bağlantılı 185.000 iş imkânının daha yaratılması beklenirken, Dubai’nin havacılık sektörü tarafından katkı sağlanan toplam istihdamın 816.000’e ulaşacağı tahmin ediliyor.

Oxford Economics tarafından 2014 yılında yayınlanan bir önceki ekonomik etki raporu, havacılık sektörünün Dubai’nin GSYH’sine %27 oranında katkıda bulunduğunu ve 417.000 kişiye istihdam sağladığını ortaya koydu. Son sonuçlar, Dubai’nin GSYH’sindeki payın sabit kaldığını gösterse de sektörün brüt katma değeri reel olarak artış gösterdi. Mevcut rakamlar, diğer sektörlerdeki daha hızlı büyümenin yanı sıra son on yılda daha geniş ekonomideki çeşitlenmeyi yansıtıyor.

Dubai’nin havacılık sektörünü geleceğe hazırlamak ve ekonomik bir itici güç olarak kalmasını sağlamak için yaptığı hayati yatırımlar, Dubai World Central – Al Maktoum International’da yeni nesil bir tesise ek olarak Dubai International’da kapasite ve operasyonları genişletmek için devam eden büyük yatırımlarında açıkça görülüyor. 128 milyar AED tutarındaki yeni havalimanı Dubai International’ın beş katı büyüklüğünde olacak ve ilk aşaması 10 yıl içinde tamamlanacak. Dubai World Central – Al Maktoum International tamamen tamamlandığında yılda 260 milyon yolcuya hizmet verme kapasitesiyle 400’den fazla uçak park yerinden oluşacak. Dubai World Central – Al Maktoum International’ın genişletilmesi, çalışmanın ana etki sonuçlarına dahil edilmiyor3 ancak inşaat projesinin 2030 yılında Dubai’nin GSYİH’sine tahmini 6,1 milyar AED katkıda bulunması ve 132.000 istihdam imkânı yaratması bekleniyor.

Yeni havalimanı ve çevresindeki altyapı, emirliğin ticaret ve turizm ayak izini güçlendirmeyi amaçlayan Dubai’nin Ekonomik Gündemi’ne (D33) katkıda bulunacak. D33’ün ilerici kalkınma planları, Dubai’yi dünyanın en iyi beş lojistik merkezinden biri haline getirmenin yanı sıra dış ticaret haritasına 400 uçuş noktası ekleyerek bağlantısı en yüksek şehirlerden biri haline getirmeyi de amaçlıyor.

Dubai’de havacılık ve turizm

Havacılık, aynı zamanda Dubai’ye yönelik uluslararası turizmin büyümesinin arkasındaki itici güç olarak öne çıkıyor. 20234 yılında ziyaretçiler, dünyanın en çok ziyaret edilen seyahat noktalarından biri olan Dubai’de ortalama 3,8 gece konaklayarak oteller, restoranlar, turistik yerler ve alışveriş için ortalama 4.300 AED4 harcadı. Rapora göre, Dubai’ye uçan uluslararası ziyaretçiler geçen yıl tahmini olarak 66 milyar AED harcadı.

Toplamda, havacılığın kolaylaştırdığı turizm harcamalarının brüt katma değer olarak 43 milyar AED veya Dubai’nin GSYİH’sinin %8,5’ine katkıda bulunduğu ve 329.000 istihdamı desteklediği tahmin ediliyor. GVA’nın yarısından fazlası olan 23 milyar AED, Emirates ile Dubai’ye uçan yolculardan elde edildi. Dubai’ye yönelik turizmin önümüzdeki altı yıl içinde önemli ölçüde büyümesi ve havacılık destekli turizm harcamalarının, Dubai’nin öngörülen GSYİH’sinin %10’una ve Dubai’deki her sekiz işten birine denk gelen 63 milyar AED’lik GVA tutarında desteklemesi bekleniyor.

Oxford Economics’in “Dubai’de Havacılığın Ekonomik Etkisi” başlıklı raporunu detaylı olarak incelemek için linkteki web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

¹ Diğer havacılık kuruluşları arasında flydubai, Dubai Duty Free, Dubai Aviation Engineering Projects (DAEP), Dubai Police, Dubai Customs, Dubai Immigration, Dubai Air Navigation Services, Dubai Civil Aviation Authority, the General Directorate of Residency and Foreigners Affairs (GDRFA) ve Dubai Aviation City Corporation yer almaktadır.

² Brüt Katma Değer (GVA), çalışanların ücretleri ile faiz, vergi, amortisman ve itfa öncesi kârlarının (FAVÖK) toplamı olarak tanımlanır. Aynı zamanda gelirden, bu geliri üretmek için kullanılan mal ve hizmetlerin satın alma maliyeti çıkarılarak hesaplanır. Bir ülkedeki tüm firmaların ürettiği GVA’lar toplamı, vergi ve sübvansiyonlar için yapılan küçük düzenlemelerden sonra o ülkenin GDP’sine eşit olacaktır.

Nisan 2024’te duyurulan Al Maktoum Havalimanı’nın (DWC) genişletilmesi, etki tahminine dahil edilmemiştir. DWC’nin genişletilmesi, 2030 yılında ekonomiye tahmini 6,1 milyar AED brüt katma değer sağlayarak Dubai’nin öngörülen GSYİH’sinin %1,0’ine denk gelecek ve 132.000 istihdam yaratarak Dubai’nin o yılki istihdamının %3,7’sine denk gelecektir.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Disney+ Türkiye, 2025 Yılında Hayata Geçecek Reklam Özelliğini Duyurdu

Disney+ Türkiye, Haziran 2022’deki lansmanından bu yana önemli bir dönüm noktası olacak yeni reklam özelliğini Şubat 2025’te hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu özellik ile, platforma özel orijinal yapımlar, gişe rekorları kıran filmler, ödüllü ve eleştirmenlerce beğenilen dizilerin yer aldığı herkese hitap eden içerik kütüphanesi sürekli büyüyerek izleyiciye sunulmaya devam ederken, hem üyelere hem de reklamverenlere yeni fırsatlar sunuluyor olacak.

 

The Walt Disney Company Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ve Satış Grup Başkanı Mehmet İçağasıoğlu konuyla ilgili olarak, “Uzun yıllardır medya kanallarımız ve markalarımız aracılığıyla Türkiye’de birinci sınıf reklam çözümleri sunuyor ve müşteri öncelikli bir deneyime odaklanıyoruz. Bu kararlılık, markaların yüksek oranda erişim, etki ve verimlilik elde etmelerini sağladı. Geleceğe bakarken, Disney+ için reklam özelliğini sunmaya hazırız ve reklamverenlere izleyicilerle etkin bir bağlantı kurmaları için benzersiz bir fırsat sunuyoruz. Disney+’ın 12 ülkedeki reklam destekli üyelik teklifinin Avrupa’daki güçlü ivmesi ve genişleyen ortaklık ağıyla, Türkiye’deki yerel reklamverenler ve paydaşlarla fark yaratan projeler gerçekleştirmeyi umuyoruz.” dedi.

 

Disney, Pixar, Marvel, Star Wars ve National Geographic’in yanı sıra FX, ABC, Disney Television Studios, Searchlight Pictures, 20th Century Television ve daha birçok stüdyodan binlerce saatlik içerik, platforma özel orijinal yapımlar ile NOW dizilerinin yer aldığı Disney+, dünyanın en sevilen hikayelerinden pek çoğuna ev sahipliği yapmaya ve yıl boyunca sürekli olarak yeni TV dizilerini, gişe rekorları kıran filmleri ve özel orijinalleri kütüphanesine ekleyerek herkese hitap eden içerikler sunmaya devam ediyor. Belgeselleri, ödüllü dramaları, komedileri ve klasik animasyonları kapsayan çok çeşitli bir içerik seçkisine erişebilen üyeler, FX’ten “The Bear” ve “Shogun”, Marvel Televisions’tan “Agatha: All Along” gibi yeni orijinal yapımların keyfini çıkarmanın yanı sıra Disney ve Pixar’dan tüm zamanların en yüksek hasılatını yapan animasyon filmi “Ters Yüz 2” gibi gişe rekortmeni sinema filmlerini izleyebilecek olmanın heyecanını yaşıyorlar. Ayrıca Disney+, çok yakında “Umami”, “Başka Bir Sen”, “Kalender” ve kod adı “Aşkı Hatırla” gibi yerli orijinal yapımlarını da izleyicilerle buluşturmaya hazırlanıyor.

 

Disney+’ın güçlü ebeveyn kontrolü özellikleri sayesinde, ailedeki herkes için uygun bir izleme deneyimi mümkün. Kullanıcılar, yetişkinlere yönelik içeriklere çocuklar için erişim sınırı koyarken, mevcut Junior Modu’nun yanı sıra PIN korumalı profiller de oluşturabiliyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye, 200 bin ton zeytinyağı, 100 bin ton sofralık zeytin ihracat hedefiyle yeni sezona girdi

Son 20 yılda zeytincilik sektörüne yaptığı yatırımlarla sofralık zeytin üretiminde dünya birinciliğine yükselen, zeytinyağında da dünya ikinciliğindeki yerini sağlamlaştıran Türkiye, 475 bin tonluk zeytinyağı ve 750 bin tonluk sofralık zeytin beklediği tarihi bir sezona girdi.

 

 

Türkiye’nin 2024/25 sezonunda 750 bin tonluk sofralık zeytin ve 475 bin tonluk zeytinyağı rekoltesiyle tarihi zirveyi gördüğünü dile getiren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Emre Uygun, “Tarihi rekolte, ihracatta tarihi rekorlar kırmamızı zorunlu kılıyor. Türk üreticisinin uzun yıllar emek vererek yetiştirdiği zeytin ağaçlarımızın meyvelerinin katma değerli hale gelmesi, üreticilerimizin emeklerinin karşılığını alması için 2024/25 sezonunda 200 bin ton zeytinyağı ve 100 bin ton sofralık zeytin ihraç ederek 1 milyar dolar döviz getirisini ülkemize kazandırmak için çalışacağız. Önümüzdeki 5 yıllık vadede de yıllık ihracatımızı 1,5 milyar dolara çıkarmak için gece-gündüz çalışacağız” diye konuştu.

 

 

ABD’ye sektörel ticaret heyeti yapılacak

 

 

2025 yılında ilk pazarlama etkinliklerinin 3-8 Mart 2025 tarihlerinde yıllık 375 bin tonluk zeytinyağı tüketimiyle dünyada ikinci büyük pazar olan Amerika Birleşik Devletleri’ne “Sektörel Ticaret Heyeti” olacağı bilgisini veren Uygun şöyle devam etti; “ABD’ye yönelik “Sektörel Ticaret Heyeti” dışında ABD’de düzenlenen Summer Fancy Food Show ve Expo West, Japonya’da Foodex, Çin’de China International Import Expo gibi uluslararası birçok fuarda Türk zeytin ve zeytinyağını tanıtmak için aktif olarak yer alacağız. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki altı gıda ihracatçı birliğinin, Amerika Birleşik Devletleri’nde Türk gıda ürünlerinin tanıtımını gerçekleştirdiği TURQUALITY Projesi’nde, Türk zeytin ve zeytinyağının büyük ilgi görmesinden mutluluk duyuyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu tür iş birliklerinin içerisinde yer almaya devam edeceğiz.”

 

 

2024/25 sezonu ile ilgili görüşlerini kamuoyu ile paylaşmak amacıyla Ege İhracatçı Birlikleri’nde basın toplantısı düzenleyen Uygun, zeytincilik sektörünün geleceğe dönük ihracat hedeflerini paylaşırken 2023/24 sezonunu da değerlendirdi.

 

 

Sofralık zeytin ihracatında ilk kez 200 milyon dolar aşıldı

 

 

Sofralık zeytinde 2023/24 sezonunu geride bıraktıkları bilgisini veren Uygun, şöyle devam etti: “Yeşil zeytin ihracatımız 17 bin ton karşılığında 47 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. En fazla ihracat yaptığımız ilk 3 ülke sırasıyla Almanya, Irak ve ABD oldu. Siyah zeytin ihracatımız ise 60 bin ton karşılığında 162 milyon dolara ulaştı. Bu kategorideki en büyük pazarlarımız ise Almanya, Irak ve Romanya olarak sıralandı. 2023/24 sezonunda toplam sofralık zeytin ihracatımız 78 bin ton seviyesinde gerçekleşirken bu ihracattan 210 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Sofralık zeytin ihracatında, ortalama birim fiyatımız yüzde 46 oranında artırdık. Bu başarıya katkı sağlayan tüm ihracatçılarımızı tebrik ediyorum.”

 

 

2023/24 sezonunda kota ve kısıtlamalar zeytinyağı ihracatımızı düşürdü

 

 

2023-24 sezonunda dökme ve varilli zeytinyağı ihracatına getirilen kota ve kısıtlamalar nedeniyle zeytinyağı ihracatında gerileme yaşandığını aktaran EZZİB Başkanı Uygun; “Eylül ayı sonu itibarıyla, 2023/24 sezonu zeytinyağı ihracatımız 65 bin ton seviyesinde oldu. Bu ihracattan 470 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Ortalama zeytinyağı ihraç fiyatımız ise kilogram başına yüzde 51 yükseldi. Tüm dünyada artan zeytinyağı fiyatları, ülkemizin ihracat birim fiyatlarının da yükselmesinde etkili oldu. Zeytinyağı ihracatımızda en fazla satış yaptığımız ilk üç ülke ise ABD, İspanya ve İtalya olarak sıralandı. Bir yılı aşkın süredir ihracat kısıtlamaları ve fon kesintileri sektörümüzün toplam ihracatında yüzde 25 kan kaybına yol açtı” diye konuştu.

 

 

Zeytinyağı sektörü İngiltere’ye gümrük vergisiz ihracat istiyor

 

 

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması sonrasında Türkiye ile İngiltere arasında devam eden Serbest Ticaret Anlaşması görüşmelerini hatırlatan Başkan Uygun, İngiltere’nin yıllık 80 bin ton zeytinyağı tükettiğini, zeytinyağı ihtiyacını AB ülkelerinden karşıladığını İngiltere’ye zeytinyağı ihracatında gümrük vergisinin kaldırılması halinde Türkiye’nin burada güçlü bir pazar kazanacağını, önümüzdeki süreçte Türkiye’nin bu konuya odaklanması gerektiğine vurgu yaptı.

 

 

EZZİB Başkanı Emre Uygun, Türkiye’den Avrupa Birliği’ne zeytinyağı ihracatında tanınan 100 tonluk kotayı da trajikomik olarak tanımladı ve bu kotanın 30 bin tona çıkarılması çağrısını yineledi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Akbank’tan Türk ekonomisine 2024’ün ilk dokuz ayında 1 trilyon 591 milyar TL kredi desteği

Genel Müdür Kaan Gür, Akbank’ın 2024 üçüncü çeyrek finansal sonuçları üzerine yaptığı açıklamada, “Enflasyon eğiliminde devam eden gerilemeyle gelişmiş ülkelerde faiz indirimlerinin başlaması küresel finansal koşulların gevşemesini sağlarken, jeopolitik risklere ve faiz indirimlerinin hızına yönelik belirsizlikler korunuyor. Türkiye’de de atılan adımların makroekonomik dengelenme üzerindeki olumlu etkileri belirginleşirken, faiz indirimlerinin başlaması için uygun zemin oluşmak üzere. Bu süreçte güçlü yapısını korumayı başararak, ekonomiye ve reel sektöre kaynak sağlamaya devam eden Akbank ve bankacılık sektörü, önümüzdeki dönemde de ülke ekonomisini desteklemeyi sürdürecektir.”

 

“2024’ün ilk dokuz ayında ekonomimize 1 trilyon 591 milyar TL kredi desteği sağladık”

Gür, açıklamalarına şöyle devam etti, “2024’ün ilk dokuz ayında ekonomimize sağladığımız kredi desteğini 1 trilyon 292 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 1 trilyon 591 milyar TL seviyesine çıkardık. Toplam mevduatımız 1 trilyon 575 milyar TL’ye, aktiflerimiz ise 2 trilyon 404 milyar TL’ye ulaştı. Yüzde 19,6 düzeyinde gerçekleşen güçlü konsolide sermaye yeterlilik oranımızla, reel sektörün büyümesine ve gelişmesine destek olmayı sürdürdük. Bankamız yılın ilk dokuz ayında, 6 milyar 784 milyon TL vergi karşılığı ayırarak 33 milyar 135 milyon TL konsolide net kâr elde etti. Başarılı performansları için çalışma arkadaşlarıma ve bizlere duydukları güven için başta müşterilerimiz olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çimsa’dan, yılın ilk 9 ayında 18,5 milyar TL ciro

Enflasyon muhasebesine uyarlanmış ilk 9 aylık finansal sonuçlarına göre 18,5 milyar TL’lik ciro elde eden Çimsa, net kârını ise geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 74% artışla 3,3 milyar TL’ye taşıdı.

“Çimentodan Yapı Malzemelerine”, “Griden Yeşile” ve “Yerelden Küresele” olarak tanımladığı stratejik dönüşümü kararlılıkla uygulamaya devam eden Çimsa enflasyon muhasebesine uyarlanmış ilk 9 aylık finansal sonuçlarını açıkladı. Türkiye’de ve yurt dışında ses getiren büyük ölçekli yatırımları ile sağlıklı bilanço yapısını güçlendirmeyi sürdüren Çimsa, ilk 9 aylık dönemde 18.5 milyar TL ciro elde etti. Aynı dönemde fabrikalarındaki verimlilik artışı uygulamaları ve maliyet optimizasyonu projeleri ile net kârını yükseltti.

“GÜÇLÜ BİLANÇO YAPIMIZ, KÂRLI BÜYÜME HAMLELERİ İÇİN ÖNÜMÜZÜ AÇIYOR”

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çimsa CEO’su Umut Zenar, “Çimsa’nın ilk 9 aylık finansal sonuçları özellikle son 3 yıldır kararlılıkla devam ettiğimiz yatırım sürecinin çok önemli bir sonucu. Hayata geçirdiğimiz tüm yatırımlara rağmen, bilanço kalitemizden ödün vermeden yola devam ediyor; bir yandan bugünü yönetirken bir yandan da geleceği düşünerek Çimsa’yı yapı malzemeleri sektörünün küresel ölçekte lider oyuncusu olarak konumlandırıyoruz. 2021 yılında tamamladığımız Bunol satın alması, geçen senin sonunda Mersin’de tamamladığımız ilave kalsiyum alüminat çimento (CAC) yatırımımız, ABD’de hayata geçireceğimiz gri çimento öğütme tesisimiz ve son olarak geçtiğimiz günlerde kapanışını tamamladığımız Mannok satın almamız, bu vizyonumuzun çok önemli yapı taşları. Önümüzdeki dönemde de Çimsa’ya coğrafi çeşitlilik ve ürün çeşitliliği sağlayacak stratejik yatırımların takipçisi olacağız. Güçlü bilanço yapımız, kârlı büyüme hamleleri yapmamıza olanak sağlıyor ve önümüzdeki dönemde yapacağımız yeni yatırımlar ve büyüme hamleleri için de önümüzü açıyor” ifadelerini kullandı.

“DÖVİZ GELİRLERİMİZİN PAYINI YÜZDE 70’İN ÜZERİNE TAŞIMIŞ OLACAĞIZ”

Çimsa’nın bugün 6 kıtadaki 70’ten fazla yakın ülkeye, katma değerli yapı malzemeleri çözümleri sunan küresel bir marka haline geldiğinin altını çizen Umut Zenar, “Beyaz çimentoda dünyanın en büyük ikinci üreticisiyiz. Ürün portföyümüzün griden yeşile geçmesinde bir köprü görevi gören kalsiyum alüminat çimentoda), Mersin’deki ilave yatırımımızın katkısıyla dünyanın en büyük üçüncü oyuncusu konumuna geldik. ABD’de yaklaşık yüzde 20, İspanya’da ise pazar lideriyiz. 2023 yıl sonu itibarıyla, toplam gelirlerimiz içerisinde döviz gelirlerinin payı yaklaşık yüzde 60 seviyesinde. Mannok satın almasıyla birlikte, bu oranı yüzde 70’in üzerine taşımış olacağız” dedi.

EBRD ‘ÇİMSA VİZYONU’NA İNANDI, TÜRKİYE’DE BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmakta finansman konusunun da kilit bir öneme sahip olduğunu belirten Umut Zenar, “Bu yıl içerisinde Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile imzaladığımız 25 Milyon Euro tutarındaki kredi anlaşması bu yolculukta bizler için de büyük öneme sahip. Bu anlaşma ile EBRD, Türkiye’de ilk kez bir çimento şirketine finansman kaynağı sağlamış oldu. Bu aslında Çimsa vizyonunun da çok önemli bir göstergesi. Bu kredi, yalnızca güneş enerjisi ve atık ısı geri kazanım tesislerimize yapacağımız yatırımları desteklemekle kalmayacak, aynı zamanda operasyonel verimliliğimizi de artıracak” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Horoz Lojistik’ten Çevre Dostu Adımlar: Elektrikli Araçlar Filoya Katıldı

Çevresel sürdürülebilirliğe odaklanan Horoz Lojistik, lojistik faaliyetlerinin ekolojik etkisini en aza indirmek amacıyla sürdürdüğü uygulamalarına yenilerini eklemeye devam ediyor

 

Sürdürülebilir lojistik faaliyetlerini odağına alan Horoz Lojistik, çevreye olan duyarlılığını daha da ileriye taşıyarak yeni nesil elektrikli araçları lojistik operasyonlarına dahil etmeye başladı. Bu adım, lojistik faaliyetlerinin çevresel etkilerini azaltmak ve karbon ayak izini en aza indirme ve çevre dostu taşımacılık çözümleri geliştirme konusundaki taahhüdünü pekiştiriyor.

2030 yılına kadar yurt genelindeki tüm depolarını güneş enerji panelleri ile kendi enerjisini üreten alanlar olacağını hedeflediklerini bildiren Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Özkocacık, çevre politikaları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

“Lojistik operasyonunun çevreye önemli bir etkisi bulunmakta. Bu durum araçların, uçakların ve gemilerin ne kadar karbondioksit ürettiği göz önüne alındığında, yapılacak ufak değişiklikler bile ciddi boyutta çevresel katkı sağlamaktadır. Lojistik kaynaklı enerji tüketiminin neden olduğu çevre kirliliğinin de her geçen gün arttığı günümüzde “yeşil lojistik kavramı” gün geçtikçe daha fazla önem taşımakta. Sektördeki faaliyetlerimizin çevresel etkilerini azaltmak ve sürdürülebilir çözümler geliştirmek bizim de her zaman önceliğimiz oldu. Elektrikli araç filomuz ile karbon salınımını azaltarak, çevre dostu lojistik çözümlerimizi genişletiyoruz. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için her adımda çevre dostu çözümler geliştirmek zorundayız. Yeşil lojistik uygulamalarımızla sürdürülebilirliği işimizin temeline yerleştiriyoruz,” diyen Özkocacık, bu tür yatırımların şirketin uzun vadeli vizyonunun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.

Yurtiçi Faaliyetlerden sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Özkocacık, konuyla ilgili olarak ayrıca şunları söyledi: ‘Horoz Lojistik olarak gelişen ve değişen gereksinimler paralelinde tüketici beklentilerinin ve isteklerinin artması, maliyetlerin azaltılması için bilinçli personel davranışını teşvik ederek “yeşil tedarik zinciri” uygulamalara ağırlık veriyoruz. Sosyal, çevresel ve ekonomik alanlardaki sürdürülebilirlik performansımızı geliştirebilmek için etkin operasyonel yapımızdan yararlanıyoruz. İklim değişikliğinin çevremiz üzerindeki olumsuz etkilerini azaltacak taşıma modellerini kullanıyoruz. Bu hususta üzerimize düşenleri yerine getiriyor, dijital ortamda karbon ayak izimizi hesaplayarak; asgari seviyeye düşürmek için taşıma faaliyetlerimizi bu çerçevede planlıyoruz. Çevresel risklerimizi yönetmek amacıyla faaliyetlerimizde son teknolojik dijital yeniliklerden faydalanıyoruz. Gelecek dönemlerde gelişmiş enerji yönetim sistemleri ile elektrikli araçlara, kendi enerjisini üreten depolara ve farklı yeşil girişimlere odaklanan yeni bir değer zinciri oluşturulması ile toplam karbon ayak izinin önemli ölçüde azalacağına inanıyoruz.

Horoz Lojistik’in yeni elektrikli araç filosu, yüksek performansı ve verimliliği ile dikkat çekiyor. Bu araçlar, şehir içi dağıtım ağında kullanılmaya başlandı ve sessiz çalışması, düşük bakım maliyetleri ile hem çevreye hem de işletmelere avantaj sağlıyor. Şirket, gelecek dönemde filoya daha fazla elektrikli araç ekleyerek, çevreye olan katkısını artırmayı planlıyor. 

Sürdürülebilirlik Hedefleri

Horoz Lojistik, 2030 yılına kadar tüm taşıma faaliyetlerini yeşil lojistik standartlarına uygun hale getirme hedefi doğrultusunda yatırımlarına hız kesmeden devam ederken, bu doğrultuda elektrikli araçların yanı sıra güneş enerji santrali, yeşil depolar,  dijital enerji yönetim sistemleri ve karbon emisyonunu düşürmeye yönelik diğer inovatif çözümler üzerinde de operasyonlarını sürdürüyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı