“Fillerve Karıncalar” ile Yaşar Kemal’e saygı duruşu

Maltepe Belediyesi, Türk edebiyatının usta ismi Yaşar Kemal’i anma haftası kapsamında anlamlı bir etkinliğe daha imza attı. “Doğadan İnsana, Düşten Gerçeğe” temasıyla düzenlenen programda, yazarın ölümsüz eserlerinden biri “Filler ve Karıncalar” adıyla sahneye taşındı. Ayakta alkışlanan oyunun gösterimi sonrası konuşan Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, “Bize güzel bir akşam yaşattığınız ve Yaşar Kemal gibi büyük bir ustanın ölüm yıldönümünde verdiğiniz emeğe teşekkür ediyorum. Yaşar Kemal’in yazdıklarını da gördükçe içinden geçtiğimiz bu zorlu süreçte birleşe birleşe kazanacağız.” dedi.

Yaşar Kemal’in “Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca” romanından Arzu Gamze Kılınç’ın uyarladığı oyun, Cihangir Atölye Sahnesi (CAS) tarafından sahnelendi. Güçlü bir anti-emperyalist manifesto niteliğindeki eser, masalsı bir alegoriyle kapitalist sömürü düzenine, kültürel asimilasyona ve baskıcı otoriteye karşı ezilenlerin direnişini anlattı. Yaşar Kemal Anma Haftası kapsamında, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezinde (TSKM) sahnelenen, Arzu Gamze Kılınç’ın hem uyarlayıp hem de yönettiği oyunda müziklerde Berkay Özideş, koreografi ve ışık tasarımında ise Muhammet Uzuner imzası bulunuyor.

KÖYMEN: “BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ”

Ayakta alkışlanan oyunun gösterimi sonrası konuşan Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, “Bize güzel bir akşam yaşattığınız için teşekkür ederim. Yaşar Kemal gibi büyük bir ustanın ölüm yıldönümünde verdiğiniz emeğe teşekkür ediyorum. Dünyanın tüm karıncaları birleşti. Maltepe de dünya da birleşebilir. Yaşar Kemal’in yazdıklarını da gördükçe içinden geçtiğimiz bu zorlu süreçte birleşe birleşe kazanacağız.” dedi. Oyunun yönetmeni Arzu Gamze Kılınç, Maltepelilere ve belediyeye teşekkür ederek, destekleri için halkı da alkışlattı. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Didim Belediyesi’nden Miletos Matematik Günü öncesi anlamlı hazırlık

Didim Belediyesi Çocuk Meclisi üyeleri, UNESCO tarafından 14 Mart’ta gerçekleştirilecek Miletos Matematik Günü öncesinde anlamlı bir keşif programı düzenledi. Bilim ve felsefenin doğduğu kent olarak bilinen, aynı zamanda düşünce tarihinin öncülerinden Thales’in doğum yeri olan Miletos Antik Kenti’nde gerçekleştirilen gezi kapsamında öğrenciler, matematiğin doğayla olan ilişkisini yerinde deneyimledi.

Bilim Tarihinin İzinde Matematik Deneyi

Antik kentte yapılan gözlem çalışmaları sırasında çocuklar, Thales’in deneyimlediği gibi gölge ile uzunluk ölçümü deneyi gerçekleştirerek matematiğin temel prensiplerini uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. Bilimsel düşüncenin temellerinin atıldığı bu tarihi coğrafyada yapılan çalışmalar, öğrencilerin matematiğe olan ilgisini artırırken öğrenme sürecini sahada deneyimlemelerini sağladı.

Matematik ve Sanat Bir Arada

Programın devamında DİGEM’de bir araya gelen Çocuk Meclisi üyeleri, “Matematik ve Umut” temasıyla deneysel sanat çalışmaları hazırladı. Ortaya çıkan özgün eserler, 14 Mart’ta düzenlenecek Miletos Matematik Günü etkinlikleri kapsamında sergilenecek.

Başkan Hatice Gençay: “Bilimin Doğduğu Topraklarda Geleceği İnşa Ediyoruz”

Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bilim ve felsefenin doğduğu Miletos’ta çocuklarımızın matematiği yerinde deneyimlemesi bizler için büyük bir gurur. Thales’in mirasını yaşatan bu topraklarda, yeni nesillerin bilimle buluşmasını önemsiyoruz. Didim Belediyesi olarak çocuklarımızın sorgulayan, üreten ve düşünen bireyler olarak yetişmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir bahara sanatla “merhaba” diyecek

İzmir’in kültür ve sanat hayatına yön veren Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), mart ayı boyunca sanatseverleri yine dopdolu bir programla buluşturuyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin mart ayı programı sanat dolu. Konserlerden sergilere uzanan kapsamlı program, İzmir’in kültür-sanat vizyonunu güçlendirmeye devam ediyor.

Doğunun zarafeti İzmir’de

1 Mart’ta saat 13.00’te Küçük Salon’da yapılacak “İzmir’de Japon Sakura Esintisi” etkinliği, Japon kültürünün estetik dünyasını sunacak. Ücretsiz etkinlik, iki kültür arasında zarif bir köprü kurmayı hedefliyor.

“Piyanonun Kadınları” Dengin Ceyhan Piyano Resitali

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, 3 Mart saat 20.00’de piyanist Dengin Ceyhan’ı “Piyanonun Kadınları” resitaliyle ağırlayacak. Türkiye’de kadın besteciler üzerine hazırlanmış ilk albüm olma özelliğini taşıyan proje, anlatımlı konser formatında dinleyiciyle buluşuyor.

İzmir Oda Orkestrası Baroktan Yansımalar

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Oda Orkestrası’nın Baroktan Yansımalar konseri, 4 Mart saat 20.00’de sanatseverlerle buluşuyor. Konser, erken müzik alanındaki çalışmalarıyla uluslararası saygınlığa sahip Alman şef Reinhard Goebel yönetiminde yapılacak. İzmir Devlet Senfoni Orkestrası da cuma konserlerine devam edecek. Orkestra, 6, 13 ve 27 Mart tarihlerinde sahne alacak.

33. İzmir Avrupa Caz Festivali başlıyor

İzmir’de caz rüzgârı yeniden esiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) iş birliğinde İzmir İtalya Konsolosluğu, Goethe-Institut İzmir, İsviçre İzmir Fahri Konsolosluğu ve Institut français Türkiye-İzmir katkılarıyla düzenlenen 33. İzmir Avrupa Caz Festivali, 5-17 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek. Açılışta dünyaca ünlü trompet sanatçısı Fabrizio Bosso ve grubu Fabrizio Bosso Quartet sahne alacak. 7 Mart’ta Küspert & Kollegen, 9 Mart’ta Sibel Köse Sextet feat Tolga Bilgin, 11 Mart’ta Knobil, 17 Mart’ta ise Jef Giansily Quintet “Insight” projesiyle sahnede olacak. Festival kapsamında atölyeler, müzikli söyleşiler ve belgesel gösterimleri de gerçekleştirilecek.

Zeus: Unutulmuş Bir Tanrının Öfkesi

Ahmet Ümit’in kaleminden çıkan, bestesi Evrim Demirel imzası taşıyan “Zeus: Unutulmuş Bir Tanrının Öfkesi” anlatımlı konseri, ilk seslendirilişiyle 7 Mart’ta sanatseverlerle buluşuyor. Mitoloji ile çağdaş anlatımı bir araya getiren eser, güçlü metni ve özgün müziğiyle izleyiciyi etkileyici bir sahne deneyimine davet ediyor. Gecede ayrıca, müzik, sanat ve edebiyat dünyasının çok yönlü ismi Bertan Rona’nın şiirleri üzerine, orkestra şefi ve besteci Tolga Taviş tarafından bestelenen “Rona Şarkıları” da dinleyiciyle buluşacak. Konserde Camerata Punta eşliğinde Soprano Nurdan Küçükekmekçi ve Mezzosoprano Zeynep Halvaşi sahne alacak.

“Genç Bir Sesin Yükselişi” söyleşisi gençlerle buluşuyor

Opera sanatına ilgi duyan gençler için ilham verici bir buluşma olacak “Genç Bir Sesin Yükselişi” söyleşisi, 9 Mart Pazartesi saat 19.30’da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Müzik Kütüphanesi’nde ücretsiz gerçekleştirilecek. Söyleşiye, İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Soprano Ayşe Şener Özmen ile Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Anasanat Dalı Öğretim Görevlisi Hasan Can İşgüden katılacak.

“O da Tekfen” AASSM’de

Tekfen Filarmoni’nin oda müziği projesi O da Tekfen, 11 Mart Çarşamba saat 20.00’de Küçük Salon’da ücretsiz olarak izleyiciyle buluşuyor. Yağızcan Keskin (klarnet), Çağdaş Engin (klarnet/basset horn), Fevzi Onur Ustabaş (klarnet/basklarnet) ve Kandemir Basmacıoğlu (piyano), klasik repertuvarın seçkin eserlerini üç klarnet ve piyano için hazırlanmış özel düzenlemeleriyle seslendirecek. 

İzmir Oda Orkestrası yeniden sahnede

Avusturyalı klarnetçi ve orkestra şefi Andreas Ottensamer ile Sırp kemancı Nemanja Radulović, 18 Mart Çarşamba Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Büyük Salon’da İzmir Oda Orkestrası’nın konuğu olacak.

Kağan Korad & Özberk Miraç Sarıgül gitar resitali

Dünyanın dört bir yanında yüzlerce konser vermiş usta gitarist Kağan Korad ile uluslararası yarışmalarda kazandığı birinciliklerle kariyerini zirveye taşıyan genç gitarist Özberk Miraç Sarıgül, 25 Mart Çarşamba seyircileriyle buluşuyor. 

Pas De Deux AASSM’de

Hollandalı-İngiliz kemancı Daniel Rowland ve Sırp-Fransız çellist Maja Bogdanović, olağanüstü müzikal uyumlarıyla 26 Mart Perşembe saat 20.00’de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Küçük Salon’da “Pas De Deux” konserinde izleyiciyle buluşuyor.

“Müziğin Bavulu” müzikli söyleşi

Sanatın hikâyesini sahneye taşıyan “Müziğin Bavulu” müzikli söyleşi, 27 Mart Cuma saat 20.00’de yapılacak. Gitar sanatçısı Cenk Erdoğan ile şair, fotoğraf sanatçısı ve gezgin Akgün Akova’nın buluştuğu söyleşi, müzik ve edebiyatın iç içe geçtiği özel bir sahne deneyimi sunacak.  

“Işığın Bavulu” fotoğraf atölyesi

Gezgin ve fotoğraf sanatçısı Akgün Akova, 28 Mart Cumartesi “Işığın Bavulu” fotoğraf atölyesi ile Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde olacak. Atölye ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

AASSM 6. Uluslararası Barok Müzik Festivali başlıyor

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenecek Uluslararası Barok Müzik Festivali, 31 Mart’ta başlayıp 28 Nisan’da sona erecek. Festivalin açılış konseri 31 Mart saat 20.00’de Büyük Salon’da Litvanya Oda Orkestrası tarafından gerçekleştirilecek. Festival, 28 Nisan’da dünyaca ünlü lavta sanatçısı Thomas Dunford’ın resitaliyle tamamlanacak.

Mart boyunca sergi gezebilirsiniz

Mart ayı boyunca merkez galerileri ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek zengin sergilere ev sahipliği yapacak. 4 Şubat-3 Mart tarihlerinde La Mancha’lı Don Kişot Florian Doru Crihana Resim Sergisi giriş galerilerde, 28 Şubat-29 Mart tarihlerinde Japonya Başkonsolosluğu Sumi-e Sergisi “Siyahın Renkleri” üst kat batı galeride, 2-31 Mart tarihlerinde İzmir Rotary Kulübü 18. Altın Testi Seramik Yarışması Sergisi alt kat galeride, 5-31 Mart tarihlerinde Bir Zaferin İzinde: Türk Denizciliği ve Çanakkale Gemi Maketleri Sergisi üst kat doğu galeride, 6-25 Mart tarihleri arasında Reyhan Abacıoğlu Gökyüzü Kadınların Yüzü Retrospektif Seçki Sergisi giriş galerilerde, 27 Mart-3 tarihlerinde Mayıs Akgün Akova “Müziğin Bavulu” Fotoğraf Sergisi giriş galerilerde olacak.

Biletler kultursanat.izmir.bel.tr adresinden, ayrıca İsmet İnönü Sanat Merkezi ve Konak Vapur İskelesi gişelerinden temin edilebiliyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yeniden Sinematek’ten Lütfi Akad’a saygı duruşu

İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, mart ayında Lütfi Ömer Akad’ın filmlerini beyaz perdeye taşıyor. Akad’ın vefatının 15. yılında izleyici ile buluşacak seçki, mart ayı boyunca her pazar Elhamra Sahnesi’nde gösterilecek.

Yeniden Sinematek, mart ayında “Lütfi Ö. Akad Sinemasında Toplum, Birey ve Şehirleşme” temasıyla Elhamra Sahnesi’nde İzmirliler ile buluşmaya hazırlanıyor. Türk sinemasının usta yönetmenlerinden Lütfi Ömer Akad’ı vefatının 15. yılında anmaya vesile olacak seçkide, onun sinemasını oluşturan mihenk taşları sayılabilecek yapımlar yer alıyor. Program kapsamında usta yönetmenin “göç” üçlemesinin filmleri olan Gelin, Düğün ve Diyet’in yanı sıra Türk Sinemasının klasikleşmiş filmlerinden Vesikalı Yârim de beyaz perdeyle buluşacak. Köyden kente göçün toplum ve bireyler üzerinde yarattıklarına etkileyici bir üslupla yaklaşan yönetmen, hem dönemin toplumsal yapısı hem de aile yapısı hakkında birçok gerçekliği gözler önüne seriyor.

Bir göç hikâyesi: Gelin

Lütfi Ö. Akad’ın üçlemesinin ilk filmi olan ve oyuncu kadrosunda Hülya Koçyiğit, Kerem Yılmazer ve Kahraman Kıral’ın yer aldığı 1973 yapımı dram türündeki Gelin filminde, Yozgat’tan İstanbul’a göç eden Hacı İlyas ve ailesinin hikâyesi konu ediliyor. Film yönetmene 1973 Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü ve Onur Ödülü’nü kazandırdı. Gelin, 1 Mart Pazar saat 20.00’de gösterilecek.

Yazgıya direnen bir kadın mücadelesi: Düğün

Üçlemenin ikinci filmi ve aynı zamanda bir kadın hikâyesi olan Düğün’ün oyuncu kadrosunda Hülya Koçyiğit, Kamuran Usluer, Erol Günaydın ve Ahmet Mekin yer alıyor. Gösterimi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilecek filmde, Şanlıurfa’dan İstanbul’a göç eden bir ailenin kadın fertlerinin başlık parası geleneğine karşı verdiği mücadele ve görünmeyen kadın emeği beyaz perdeye yansıtılıyor. 1973 yapımı dram türündeki film 1974 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden En İyi Yönetmen ve En İyi Film Ödülleriyle döndü. Film, 8 Mart Pazar saat 20.00’de izleyici ile buluşacak.

Fabrikada bir uyanışın öyküsü: Diyet

Üçlemenin son filmi olan 1974 yapımı dram türündeki Diyet filminin oyuncu kadrosunda Hülya Koçyiğit, Hakan Balamir, Erol Taş ve Erol Günaydın yer alıyor. Bir fabrika ve çevresinde gelişen işçi-işveren ilişkilerinin beyaz perdeye yansıtıldığı film, 1975 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Hülya Koçyiğit’e En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü ve Erol Taş’a En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Film, 15 Mart Pazar saat 20.00’de gösterilecek.

Sevda ile gerçeğin arasında: Vesikalı Yârim

Türk Edebiyatı’nın usta yazarlarından Sait Faik Abasıyanık’ın Menekşeli Vadi adlı öyküsünden beyaz perdeye uyarlanan ve Türk Sineması’nın klasikleşmiş yapımlarından olan 1968 yapımı dram ve romantik türlerindeki Vesikalı Yârim filminin oyuncu kadrosunda Türkân Şoray, İzzet Günay, Ayfer Feray ve Semih Sezerli yer alıyor. 1968 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi 2. Film Ödülü’ne layık görülen filmde evli ve çocuklu manav Halil’in hikâyesi konu ediliyor. Halil gittiği bir gazinoda Sabiha ile tanışır ve birbirlerine ilk görüşte âşık olurlar. Ancak Sabiha’nın Halil’in hayatıyla ilgili bilmediği gerçekler vardır. Film, 29 Mart Pazar saat 20.00’de gösterilecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nilüfer Belediyesi’nden Kurtuluş Müzesi için “ortak hafıza” çağrısı

Nilüfer Belediyesi, Yaylacık Mahallesi’nde hazırlıkları süren Kurtuluş Müzesi’nin koleksiyonunu oluşturmak için vatandaşlara çağrıda bulundu. Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait tarihi değere sahip materyaller, ortak hafızayı yaşatmak adına bu müzede sergilenecek.

Kültürel mirası korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi, kente yeni bir müze daha kazandırıyor. Yaylacık Mahallesi’nde kuruluş çalışmaları hızla devam eden Kurtuluş Müzesi, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına uzanan tarihsel hafızayı görünür kılmayı hedefliyor.

Müzenin en önemli özelliği ise kent belleğini vatandaşların katkılarıyla, kolektif bir dayanışmayla inşa edecek olması. Nilüfer Belediyesi bu vizyonla, müze koleksiyonunun zenginleşmesine destek olmak isteyen herkes için geniş çaplı bir açık çağrı başlattı. Kampanya kapsamında, başta Bursa’nın kurtuluş süreci olmak üzere; Kurtuluş Savaşı, Mübadele dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını belgeleyen her türlü materyal titizlikle değerlendirilecek. O dönemin sosyal, kültürel ve gündelik yaşamına ışık tutan, tarihsel veya toplumsal bir değer taşıyan obje, belge ve görsel materyallerin Kurtuluş Müzesi çatısı altında toplanması amaçlanıyor.

TARİHİMİZE HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, müzenin kentin hafızası için taşıdığı öneme dikkat çekti. Kurtuluş mücadelesinin ve Cumhuriyet’in kuruluş hikayesinin hep birlikte geleceğe taşınacağını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı o destansı mücadeleyi gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Evlerinizde, sandıklarınızda sakladığınız, o dönemin ruhunu taşıyan her bir obje, her bir belge bu müzede gerçek anlamını bulacak. Tüm hemşehrilerimizi bu kolektif hafıza inşasına omuz vermeye ve şanlı tarihimize hep birlikte sahip çıkmaya davet ediyorum” dedi.

Tarihi tanıklık eden aile yadigarı eserlerini bu anlamlı müzede gelecek nesillerle buluşturmak isteyenler, 0224 486 62 74 numaralı telefondan detaylı bilgi alabiliyor. Ayrıca koleksiyona katkı sunmak isteyen vatandaşlar, başvurularını Nilüfer Belediyesi’nin internet sitesinde yer alan adresi üzerinden çevrimiçi kolayca gerçekleştirebiliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bornova’da Aşk Şarkıları Gecesi

Bornova Belediyesi’nin kültür sanat etkinlikleri kapsamında düzenlediği “Demet Aslan ile Bir Kalp Bin Hikâye – Aşk Şarkıları Konseri”, Nevzat Kavalar Kültür Merkezi ve Nikah Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Sevilen sanatçı Demet Aslan, romantik repertuvarı ve güçlü sahne performansıyla izleyenlere unutulmaz bir gece yaşattı. Büyük ilgi gören konserde katılımcılar şarkılara hep bir ağızdan eşlik ederek adeta dev bir koro oluşturdu.

Duygudan coşkuya uzanan repertuvar

Konserde “Yalancı Bahar”, “Begonvil”, “Ayrılmam”, “Sana Kırmızı Çok Yakışıyor”, “Mecbursun”, “Pervane”, “Nazende Sevgilim”, “Damarımda Kanımsın” ve “Kader Diyemezsin” gibi sevilen eserler seslendirildi.

Karadeniz ezgilerinin de yükseldiği “Hey Gidi Karadeniz / Koyverdin Gittin Beni” ve “Çayelinden Öteye” ile tempo artarken, “Haydi Gel Benimle Ol”, “Çalkala Hadi Adamım”, “Deli Mavi” ve “Sana Neler Edeceğim” parçaları salonda coşkuyu zirveye taşıdı.

Bazı şarkılarda izleyicilerin alkışlarla ritim tutması ve sanatçıya eşlik etmesi geceye ayrı bir renk kattı.

 Başkan Eşki: “Sanat, kentin ortak dilidir”

 Gecenin sonunda konuşan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, kültür ve sanat etkinliklerinin kentin sosyal hayatına katkısına dikkat çekerek,

“Sanat, kent yaşamının en güçlü ortak dilidir. Bu akşam burada yalnızca şarkılar söylemedik; aynı duygularda buluştuk. Bornova’da kültür ve sanatı herkes için erişilebilir kılmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Katılımcılar, organizasyon için Bornova Belediyesi’ne teşekkür ederken, konser sonunda sanatçıyı uzun süre ayakta alkışladı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ramazan Akşamları Osmangazi’de Bir Başka Güzel 

Ramazan ayının mutluluk ve sevincini vatandaşlarla paylaşmak için çeşitli etkinliklere imza atan Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Meydanı ve Üftade Meydanı’nda düzenlediği birbirinden güzel aktivitelerle çocuklara ve ailelerine keyifli Ramazan akşamları yaşatmaya devam ediyor.

Ramazan ayı boyunca Osmangazi Meydanı ve Üftade Meydanı’nda vatandaşları pek çok organizasyonla buluşturan Osmangazi Belediyesi’nin hayata geçirdiği “Osmangazi Ramazan Sokağı” etkinlikleri, her akşam renkli programlara ev sahipliği yaparak çocuklara ve ailelerine keyifli anlar yaşatıyor. Bu doğrultuda Ramazan’ın onuncu akşamında da Osmangazi Meydanı’ndaki Karagöz gölge oyunu ile ateş gösterisi, çocukların ve ailelerin hafızalarından uzun süre silinmeyecek bir zaman geçirmelerini sağladı. Karagöz ile Hacivat’ın eğlenceli diyalogları minik izleyicileri kahkahaya boğarken, aileler de ateş gösterisini büyük bir keyifle izledi. Üftade Meydanı’nda ise maneviyatın ön plana çıktığı Tasavvuf Musikisi Dinletisi düzenlendi. Gecede seslendirilen ilahiler, meydanı dolduran vatandaşları, Ramazan’ın huzur veren ezgileriyle kucakladı.

“Ramazan Boyunca Her Akşam Osmangazi ve Üftade Meydanı’ndayız”

Osmangazi Meydanı’nda sahnelenen Karagöz gölge oyunu ve ateş gösterisini büyük bir ilgiyle izlediklerini dile getiren Osmangazili vatandaşlar, “Ramazan akşamları Osmangazi’de çok güzel geçiyor. Meydanlarda her gün birbirinden özel gösteriler düzenleniyor. Bu programları kaçırmamak için her akşam iftardan sonra Osmangazi ve Üftade Meydanı’na geliyoruz. Ramazan ayı, Osmangazi Belediyesi’nin hazırladığı birbirinden özel etkinliklerle daha eğlenceli ve unutulmaz hale geliyor. Düzenlenen etkinliklerle güzel Ramazan akşamları yaşamamızı sağlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ederiz.” şeklinde konuştu.

Osmangazi ve Üftade Meydanı’ndaki etkinliklere katılan çocuklar ve aileleri, gösterilerin ardından meydanlarda kurulan stantlardan alışveriş yapma imkanı da buluyor. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Runway Fashion İzmir için geri sayım başladı

İzmir moda dünyasında yepyeni bir dönem başlıyor! Şehrin bugüne kadar tanık olmadığı büyüklükte ve ihtişamda bir organizasyon için geri sayım başladı: Runway Fashion Izmir.

Moda, sanat ve şov dünyasını aynı podyumda buluşturacak olan organizasyon, 3 gün boyunca arka arkaya İzmir’de  la vie nouvelle mekanında prestijli atmosferinde gerçekleşecek. Koreografisini moda dünyasının başarılı isimleri Serkan Duman ve Gökhan Duman’ın üstlendiği defile, görsel bir şölene dönüşmeye hazırlanıyor.

Türkiye’nin en ünlü tasarımcılarının koleksiyonlarının sergileneceği gecelerde, sadece moda değil, adeta bir yıldızlar geçidi yaşanacak. İş, sanat ve cemiyet hayatından birçok ünlü isim Runway Fashion Izmir için İzmir’de buluşacak.

Organizasyon, Duman Ajans’ın yerli ve yabancı 30 profesyonel modeli ile hayat bulacak. Uluslararası standartlarda hazırlanan koreografi ve sahne tasarımıyla Runway Fashion Izmir, İzmir’de daha önce eşi benzeri görülmemiş bir moda deneyimi sunmaya hazırlanıyor.

Moda dünyasının kalbi 3 gün boyunca İzmir’de atacak.
Runway Fashion Izmir, şimdiden sezonun en çok konuşulacak organizasyonu olmaya aday.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk Çam Balını Manuka Balına Rakip Yapacak Proje Hayata Geçiyor

Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda. Çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretimdeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor.

Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesi kolları sıvadı.

Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti.

İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı.

Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak” şeklinde konuştu.

Kalpaklıoğlu: “Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış”

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi.

Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor.”

Hedef: 3,9 dolardan Premium Segmente geçmek

 “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış, uluslararası pazarda premium segmentte konumlanan Türkiye, üretim gücünü artık değer gücüyle buluşturmak zorundadır. Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak.”

Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının Protokateşik Asit (PCA) varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, “Türk Çam Balının: Kimyasal olarak standardizasyonu, Otantik ürün doğrulaması, Fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, Uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam Balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerini noktaladı.

24 Aylık Ar-Ge Yol Haritası

Planlanan proje kapsamında:

  • Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması
  • Canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması
  • Kimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması
  • Marker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi
  • En az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Yaşar Kemal’in ‘Ağrı Dağı Efsanesi’ Oyununu İzledi

Yaşar Kemal’in ölümsüz eseri “Ağrı Dağı Efsanesi”, Yiğit Sertdemir rejisiyle Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde sahnelendi.

Oyunun gösterimi; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan ve değerli eşi Özlem Aslan, İBB Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Tolga Volkan Aslan, Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem’in de aralarında olduğu siyaset ve sanat camiasının yoğun katılımıyla gerçekleşti.

İBB Şehir Tiyatroları repertuvarının hikayesiyle ön plana çıkan oyunlarından “Ağrı Dağı Efsanesi”, büyük ustanın edebi mirasını yeni kuşaklarla buluşturmaya devam ediyor. Sahnelendiği dönem boyunca sanat çevrelerinden ve eleştirmenlerden büyük takdir gören yapım, aldığı ödüllerle de başarısını taçlandırdı.

Türk edebiyatının usta kalemi Yaşar Kemal’in destansı anlatımından sahneye taşınan eser, Yiğit Sertdemir’in rejisiyle seyirciyle buluştu. Güçlü sahne dili, etkileyici tasarım unsurları ve oyunculuk performanslarıyla dikkat çeken oyun; Anadolu’nun kadim coğrafyasında geçen aşk, adalet, cesaret ve töre kavramlarını derinlikli bir anlatımla ele alarak izleyicilere unutulmaz bir tiyatro akşamı yaşattı.

28 Şubat 2015’te aramızdan ayrılan Yaşar Kemal’in ölüm yıl dönümü vesilesiyle sahnelenen oyun, büyük yazarın insanlık, doğa ve adalet temalarını merkeze alan güçlü anlatımıyla seyircide derin bir iz bıraktı. Seyircinin keyifle izlediği oyun ayakta alkışlandı.

Gösterim sonunda sanatçıları tebrik eden İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Şehir Tiyatroları’nın İstanbul’un kültür ve sanat yaşamına sunduğu katkının önemine vurgu yaparak emeği geçen tüm sanatçı ve teknik ekibi kutladı.

İBB Şehir Tiyatroları, klasik ve çağdaş eserlerini İstanbul seyircisiyle buluşturmaya devam edecek.

Ağrı Dağı Efsanesi (13+ Yaş)

Kapısına kadar gelen bir atı geri vermeyerek geleneğine sahip çıkma sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan Ahmet’le, hem atın hem de bölgenin yönetiminde sözün sahibi olan Mahmut Han’ın kızı Gülbahar’ın hikâyesi, Yaşar Kemal’in usta kaleminde hem kültürün rengi, hem tarihin izi, hem halkın yükünü taşıyan Ağrı Dağı Efsanesi’ne dönüşmüştür.

Dramaturgisini Sinem Özlek’in, müziğini Oğuzhan Balcı’nın, dekor tasarımını Barış Dinçel’in, kostüm ve kukla tasarımını Candan Seda Balaban’ın, ışık tasarımını Osman Aktan’ın, ses tasarımını Gökhan Suna’nın,  koreografisini Senem Oluz, Özge Midilli’nin, oyunun müzik direktörlüğünü Burçak Çöllü’nün yaptığı, fotoğraflarını Sadi Ayan’ın çektiği oyunda; Arda Alpkıray, Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Can Tarakçı, Cihan Kurtaran, Emrah Can Yaylı, Emre Yılmaz, Ertan Kılıç, Hakan Örge, Murat Üzen, Özge Midilli, Serkan Bacak, Uğur Dilbaz, Yeliz Şatıroğlu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı