İstanbul Havalimanları Muhabirleri Derneği ile buluşan Corendon Airlines, 2025 performansını ve 2026 vizyonunu anlattı

Havacılık sektöründe yeniliklere imza atan Corendon Airlines, 4 Şubat 2026’da İstanbul Havalimanları Muhabirleri Derneği üyeleriyle bir araya geldi. Corendon Airlines Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Atılay Batu’nun katılımıyla gerçekleşen buluşmada, şirketin 2025 performansı ve 2026 vizyonu paylaşıldı.

Türkiye’nin ve Avrupa’nın öncü hava yolu markası Corendon Airlines, İstanbul Havalimanları Muhabirleri Derneği üyeleriyle bir araya geldi. Corendon Airlines Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Atılay Batu’nun katılımıyla gerçekleşen buluşmada, şirketin 20 yıllık yolculuğu, 2025 performansı ve 2026 vizyonu basın mensuplarıyla paylaşıldı.

Kuruluşunun 20. yılını kutlayan Corendon Airlines, 2025 yılı itibarıyla 45 ülkede 170 şehri kapsayan uçuş ağıyla yıllık 10 milyon yolcuya ulaştı. Bugüne kadar 109 ülkeye ve 542 havalimanına uçan şirket, 35 uçaklık filosu ve istikrarlı şekilde genişleyen operasyonlarıyla Türkiye’nin hizmet ihracatına, turizme ve istihdama katkı sağlamayı sürdürüyor.

Toplantıda konuşan Corendon Airlines Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Atılay Batu, 2025’in yalnızca bir takvim yılı değil, 20 yıllık yolculuğun dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, 2026 ve sonrasında istikrarlı, planlı ve pazar odaklı bir büyüme modeliyle yol almaya devam edeceklerini ifade etti. Batu sözlerine Polonya, İngiltere ve Orta Doğu’nun odak pazarları olduğunu belirterek devam etti.

Gökyüzünde 2025: Rakamların ardındaki hikâyeler

2025 uçuş verileri, Corendon Airlines’ın yolcu deneyimini odağına alan yaklaşımını eğlenceli içgörülerle ortaya koydu. Şirket uçakları yıl boyunca dünyanın etrafında tam 193 kez dönmüş kadar mesafe kat etti. Antalya çıkışlı Düsseldorf, Köln ve Hannover uçuşları en yoğun hatlar arasında yer aldı. 

Uçuş sırasında yemek alışkanlıkları da dikkat çekici bir tablo sundu. Antalya–Londra hattında bir yolcunun dört farklı yemek siparişi vermesi, Berlin–Antalya uçuşlarında ise yemek alımlarının diğer hatların beş katına çıkması, gökyüzünde adeta bir restoran atmosferi yarattı. 2025 yılında en çok tercih edilen lezzetler sandviç ve noodle oldu.

Bagaj tarafında Las Palmas–Nürnberg uçuşunda taşınan 250 kilogramlık bagaj yılın rekoru olarak kayıtlara geçti. Düsseldorf–Rodos uçuşlarında koltukların daha uçağa binmeden tükenmesi, yolcuların seyahatlerini ne kadar erken planladığını ortaya koydu. En çok satın alınan koltuklar 1A ve 2F olurken, Antalya–Brüksel uçuşunda 77 çocuk yolcunun bir arada seyahat etmesi uçağı adeta gökyüzünde bir okul otobüsüne dönüştürdü.

Corendon Airlines, 2025 yılında her yaştan yolcuyu aynı gökyüzünde buluşturdu. En yaşlı yolcusu 101 yaşındayken, en genç yolcusu henüz bir aylıktı. Kadın ve erkek yolcu dağılımı ise yüzde 52 erkek ve yüzde 48 kadın olarak birbirine çok yakın gerçekleşti.

Avrupa pazarlarında derinleşen büyüme

Avrupa genelinde sürdürülebilir büyüme stratejisi izleyen Corendon Airlines, özellikle Polonya, İngiltere ve Almanya pazarlarında güçlü bir ivme yakaladı. Polonya’da Varşova ve Katowice çıkışlı Antalya uçuşları yıl boyunca sürerken, 2026 yaz sezonu için kapasite artışı ve yeni destinasyon planlamaları yapıldı. Varşova ve Katowice’den Heraklion’a başlatılacak direkt uçuşlar destinasyon çeşitliliğini artıran önemli adımlar arasında yer aldı. Górnik Zabrze Futbol Kulübü ve Polonya Golf Federasyonu ile gerçekleştirilen iş birlikleri, spor ile seyahati bir araya getiren yaklaşımı güçlendirdi.

İngiltere pazarında Hull City ile sürdürülen sponsorluk ve Race to Belek golf turnuvalarıyla spor turizmi odağı pekiştirildi. Turnuvaların final etabının Belek’te gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin golf destinasyonu olarak konumunu güçlendirdi. Almanya’da ise Türkiye ve Mısır destinasyonlarının yanı sıra Almanya’dan direkt Cidde uçuşlarıyla Orta Doğu hattında önemli bir köprü kuruldu.

Atılay Batu Hac ve umre uçuşlarıyla ilgili; “Orta Doğu hattında başlattığımız Almanya, Belçika, Avusturya ve Hollanda’dan direkt Cidde uçuşları, özellikle Hac ve umre seyahatleri için önemli bir alternatif sundu. Önümüzdeki dönemde de Fransa’dan direkt uçuşların eklenmesini hedefliyoruz. Bu hatla birlikte Avrupa ile Cidde arasında güçlü bir köprü kurduk. Bu uçuşlar sayesinde özellikle Avrupa’dan direkt uçuş ayrıcalığını yaşadıkları için Hac ve umreye giden yolcuların memnuniyetlerini de duyuyoruz. Şimdiden yıllık doluluk oranlarımız yüzde 90 seviyelerine ulaştı” dedi.

Sporda sahada da göklerde de

Corendon Airlines, spora verdiği desteği Türkiye’de de sürdürüyor. Antalyaspor’un stadyum isim sponsorluğu “Corendon Airlines Park” adıyla devam ederken, Corendon Alanyaspor’a olan destek de kararlılıkla sürdürülüyor.

Avrupa basketbolunun en prestijli organizasyonu EuroLeague, Corendon Airlines’ın sponsoru olduğu Anadolu Efes Spor Kulübü ile FC Bayern Munich arasında oynanan karşılaşma ile ilk kez Antalya’da sporseverlerle buluştu. 14 Kasım 2025’te Antalya Spor Salonu’nda oynanan bu karşılaşma, 10 bin kişilik seyirciyle unutulmaz bir atmosfer yarattı.

Podolski iş birliğiyle Corendon menüsünde yeni dönem

Corendon Airlines, uçuş deneyimini yalnızca bir ulaşım değil, aynı zamanda bir lezzet deneyimi olarak kurguluyor. Geçtiğimiz yıl döner ve ayranla büyük ilgi gören menü, bu yıl lahmacunla genişletildi. Lukas Podolski’nin ortağı olduğu Mangal Döner markasıyla yapılan iş birliği kapsamında, Düsseldorf çıkışlı uçuşlarda lahmacun ve ayran misafirlerle buluşturulacak. 

Atılay Batu; “Yeme içme alanında sektörde farklılaştık. Bu alan bizim güçlü bir yanımız haline geldi. Yolcularımıza zengin bir menü sunarak memnuniyeti ön planda tutuyoruz” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kütüphanede Buluşalım: Yaratıcı Okuma Atölyesi başladı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çocukların kitaplarla kurduğu bağı güçlendirmeyi ve okuma deneyimini yaratıcı yöntemlerle derinleştirmeyi hedeflediği “Kütüphanede Buluşalım: Yaratıcı Okuma Atölyesi”, Dünya Sesli Okuma Günü’nde başladı. Atölyeye katılmak için başvurular ise okul aile birliği başkanlarınca https://bizvariz.izmir.bel.tr/ adresi üzerinden yapılıyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın çocukların okuma kültürüyle erken yaşta, nitelikli ve kapsayıcı biçimde buluşmasına yönelik çalışmaları doğrultusunda İlber Ortaylı Kütüphanesi’nde başlatılan “Kitap Okuma Etkinliği”, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kütüphaneler Şube Müdürlüğü ile Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Eğitim Destekleri Şube Müdürlüğü iş birliğinde hazırlanan yeni bir okuma ve öğrenme programı ile devam ediyor. Okul Aile Birliklerine Destek Projesi kapsamında planlanan “Kütüphanede Buluşalım: Yaratıcı Okuma Atölyesi” 170’ten fazla ülkede kutlanan “Dünya Sesli Okuma Günü”nde başladı. Atölye programı çocukların kitaplarla kurduğu bağı güçlendirmeyi ve okuma deneyimini yaratıcı yöntemlerle derinleştirmeyi hedefledi. Atölye içeriğinde tanışma ve ısınma oyunları, yaratıcı drama temelli uygulamalar, duygu ve beden farkındalığına yönelik düşündürücü sorular, yaratıcı okuma ekseninde yazım, çizim ve rol çalışmaları yer aldı. Atölyeye katılan çocuklar, Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nde (APİKAM) sergilenen “İzmir Fotoğrafhanesi Görsel Hafızanın İnşası 1840-1922” sergisini de ziyaret etti.  

Her çarşamba kütüphanede yaratıcı okuma
Çocukların okuma becerilerinin yanı sıra kendini ifade etme, empati kurma ve hayal gücü geliştirme alanlarının desteklenmesini amaçlayan “Kütüphanede Buluşalım: Yaratıcı Okuma Atölyesi”, Tarihi Havagazı Fabrikası Araştırma Kütüphanesi ev sahipliğinde her çarşamba 13.30-14.30 saatleri arasında çocuklarda merak duygusu uyandıran nitelikli edebiyat eserlerinden seçilen pasajlar üzerinden yapılandırılacak. Atölyelere katılan çocuklar, Kütüphaneler Şube Müdürlüğü’nün ücretsiz olarak erişime açtığı “Sayısal Kitap” platformu üzerinden hem atölyede okunan kitaba hem de binlerce e-kitap ve sesli kitaba erişim hakkı kazanacak. Program süresince çocukların kütüphane deneyimi, İzmir’in kültürel belleğini yansıtan mekânlarla da ilişkilendirilerek zenginleştirilecek, bu doğrultuda APİKAM’da sergilenen “İzmir Fotoğrafhanesi Görsel Hafızanın İnşası 1840-1922” sergisi ziyaretleriyle okuma etkinlikleri kültür ve tarih boyutuyla desteklenecek.

Katılım talebi oluşturuluyor
Projeye katılım talepleri, okul aile birliği başkanlarınca, https://bizvariz.izmir.bel.tr/ adresinde bulunan “Destek Al” butonu üzerinden “Okul Aile Birliklerine Destek Projesi”nin seçilmesi ve başvuru formunun doldurulmasıyla iletilebiliyor. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

A101, Yeni Nesil Medya Platformu Medya101’in Lansmanını Yaptı

A101, tedarikçi ilişkilerinde yeni bir dönemi temsil eden Medya101 lansman törenini 3 Şubat’ta İstanbul’da gerçekleştirdi. “Oyunun Kuralları Değişiyor” konseptiyle düzenlenen lansman etkinliğinde Medya101A101’in tedarikçi ekosistemine bakışındaki dönüşümün somut bir çıktısı olarak tanıtıldı.

Moderatörlüğünü Yekta Kopan’ın üstlendiği etkinlikte; perakende medyanın yükselen rolü, ortak akılla karar alma süreçleri ve birlikte büyüme yaklaşımı farklı oturum ve panellerle ele alındı. A Milli Kadın ve Fenerbahçe SK Kadın Voleybol Takımı Kaptanı Eda Erdem’in de panel konuşmacıları arasında yer aldığı etkinlikte milli voleybolcu, spor ve takım kültürü perspektifinden sürdürülebilir dönüşümün nasıl mümkün olabileceğine dair görüşlerini paylaştı.

Yıldız: “Perakende medyada erişimi değil, etkiyi yönetiyoruz”

A101 Ticaret ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Volkan Yıldız, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde “Perakende medya A101 için yalnızca bir iletişim alanı değil; sahip olduğumuz saha gücünü, ölçeği ve veriyi ticari değere dönüştüren stratejik bir yapı. Medya101 ile satın alma anına en yakın temas noktalarında doğru ürünün, doğru kişiyle, doğru yerde buluşmasını sağlıyoruz. Bu yapı sayesinde tedarikçilerimiz, ölçülebilir metotlarla yatırımlarının karşılığını hızlı bir şekilde alabiliyor. A101’de perakende medyayı erişim değil, etki odaklı bir büyüme alanı olarak ele alıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bilgiç: “Bu bir lansman değil, birlikte kurgulanan bir iş modeli”

Medya101 Genel Müdürü Yeliz Yahşi Bilgiç ise, “Perakende medyada oyunun kuralları değişiyor. Artık markalar için yalnızca görünür olmak değil, temasın neye karşılık geldiğini net biçimde görebilmek önemli. Medya101’i mağaza içinden dijitale uzanan temas noktalarını tek bir yapı altında ele alan, kampanyaları satışla ilişkilendiren entegre bir perakende medya modeli olarak kurguladık. Bu yapıyı da tedarikçilerimizle birlikte değer üretmeye ve uzun vadeli büyümeye odaklanan bir iş modeli olarak konumlandırıyoruz.” açıklamalarında bulundu.

Medya101 buluşması, A101’in tedarikçileriyle şeffaf, entegre ve uzun vadeli bir iş birliği anlayışıyla ilerlediği yeni dönemin güçlü bir göstergesi olarak değerlendirildi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Orhan Veli Şiirleri Feshane Ve Baruthane’de Yankılanıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Orhan Veli şiirlerinden yola çıkarak Hümay Güldağ’ın düzenleyip yönettiği “Birdenbire” etkinliğini İBB Kültür iş birliğiyle sanatseverlerle buluşturuyor.

Etkinlik, 7 Şubat 2026 Cumartesi günü 20.00’de Artİstanbul Feshane’de, 12 Şubat 2026 Perşembe günü 20.00’de İBB Baruthane’de seyirciyle buluşuyor.

İstanbul Şiirle Buluşuyor, repertuvar oyunlarımızın yanında şair-şiir eşleşmesi üzerinden geliştirilen yeni ve farklı bir etkinlik konseptini seyircinin ilgisine sunuyor. Seyirci, yönetmen ve oyuncular eşliğinde, dekor, kostüm, müzik ve görsel tasarımla birlikte sahne imkânları kullanılarak, Orhan Veli’nin şiir evreninin içerisinde oluşturulan bir mekânda etkinliğin konuğu olacak.

Etkinlikte, Orhan Veli’nin sadece ezbere bilinen “İstanbul’u Dinliyorum” gibi başyapıtları değil; aynı zamanda gündelik hayatın küçük dertlerini ve sıradan insanı konu alan, tebessüm ettiren şiirleri de seslendirilecek.

Etkinlik, izleyicileri 1940’ların İstanbul’una, Boğaziçi’nin rüzgarına ve Kapalıçarşı’nın kalabalığına doğru nostaljik bir yolculuğa çıkaracak.

Her Şey Birdenbire Oldu

Hümay Güldağ, etkinliği şöyle anlatıyor:

“İşte şimdi de Orhan Veli şiirleri, Darülbedayi’de bir oyuncu olan bendeniz ile sahneye çıkıyor. Yıllardır şiir söyleyen biri olarak Orhan Veli şiirlerini bir de kadın sesinden duyun istedim. Bu güzel şiirleri, hazırladığım seçkiyle sizinle buluşturacak olmamdan dolayı büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyorum.

Orhan Veli şiirlerinin, özel bestelerle ve değerli sanatçı sayın Gürbüz Doğan Ekşioğlu‘nun kıymetli eserleri ile harmanlandığı bu dinletimizle sıcacık bir ortam sunuyoruz size. Ne dersiniz? Denize, maviye aşık bu şairin dizelerinden ilham alıp, kürek çekelim mi birlikte şarkılarla bu şiir denizinde?

…..

Her şey birdenbire oldu

Birdenbire vurdu gün ışığı yere

Gökyüzü birdenbire oldu

Mavi birdenbire…”

Hümay Güldağ’ın düzenlediği, yönettiği ve oyuncu olarak yer aldığı etkinliğin müziğini Cihan Kurtaran, dekor tasarımını Cihan Aşar, kostüm tasarımını Ahsen Nur Yaman, ışık tasarımını Gökhan Davulcu, efekt tasarımını Özgür Yaşar İşler yapıyor. Etkinlikte Gürbüz Doğan Ekşioğlu’nun resimleri kullanılmıştır.

Orhan Veli Kanık

Orhan Veli Kanık (1914-1950) İstanbul Beykoz’da dünyaya geldi. Babası Mehmet Veli Bey, Cumhurbaşkanlığı Armoni Orkestrası’nda şefti. Orhan Veli 1925’e kadar Galatasaray Lisesi’nde, ardından Ankara Lisesi’nde öğrenimine devam etti. Edebiyat öğretmenleri Ahmet Hamdi Tanpınar ve Rıfkı Melûl Meriç’in teşvikleriyle yazı ve şiirler yazmaya başladı. Oktay Rifat’la ilkokulda, Melih Cevdet’le lisede tanıştı. 1932’de İstanbul Üniversitesi’nde Felsefe bölümüne başladı. Edebiyat Fakültesi Talebe Cemiyeti Başkanlığı yaptı. Bu sırada Galatasaray Lisesi’nde muallim muaviniydi. Mezun olmadan Ankara PTT Umum Müdürlüğü Telgraf İşleri’nde memurluğa başladı. Tercüme Bürosu’na girdi ve Fransızca’dan çeviriler yaptı. 1949’da Yaprak dergisini yayımlamaya başladı. 28 sayı sürdürebildi.

Orhan Veli Kanık’ın ilk şiirleri 1936’da Varlık dergisinde çıkar. İnsan, Küllük, İnkılâpçı Gençlik, Aile şiirlerinin yayımlandığı dergiler arasındadır. 1941’de Oktay Rifat ve Melih Cevdet’le Garip’i yayımlarlar; kitapta bir de şiir anlayışlarını uzun uzun açıkladıkları Önsöz bulunur. Vazgeçemediğim (1945), Destan Gibi (1946), Yenisi (1947) ve son kitabı Karşı (1949) basılır. La Fontaine’in Masalları (1948) çevirisi ve Nasreddin Hoca Hikâyeleri (1949) ilgi görür.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sompo Sigorta Business Bootcamp Sertifika Programı dördüncü dönem mezunlarını verdi

Sompo Sigorta’nın, Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle çalışanlarının kariyer gelişimine katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği Business Bootcamp Sertifika Programı, bu yıl dördüncü dönem mezunlarını verdi. 

Şirket bünyesinde farklı birimlerde görev alan ve programa katılan 23 çalışan, yoğun içerik ve yüksek tempoyla ilerleyen eğitim sürecini başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı. Mezuniyet töreninde sertifikalarını Sompo Sigorta Genel Müdürü Fahri Uğur ile Özyeğin Üniversitesi Kurumsal ve Global İş Birlikleri Direktörü Ayşe Nida Bektaş’tan alan katılımcılar, kariyer yolculuklarında yeni bir eşiği geride bıraktı. 

Business Bootcamp Sertifika Programı; MBA müfredatının temel başlıklarını kapsayan teorik altyapıyı, vaka çalışmaları ve iş dünyasından gerçek deneyimlere dayalı uygulamalı içeriklerle bir araya getiriyor. Sompo Sigorta çalışanlarının bireysel ve mesleki gelişimini desteklemeyi amaçlayan program; Pazarlama ve Marka Yönetimi, Finansal Yönetim, Strateji ve Kurumsal Kültür başta olmak üzere 11 ana başlık altında, toplam 136 saatlik yoğun bir eğitim süreci olarak kurgulanıyor. Program kapsamında ayrıca, katılımcıların edindikleri bilgi ve yetkinlikleri somut çıktılara dönüştürdükleri üç aylık bir proje çalışması da yer alıyor.

“Çalışanlarımız en kıymetli gücümüz ve yarınımızın en sağlam dayanağıdır”

Mezuniyet töreninde konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sompo Sigorta Genel Müdürü Fahri Uğur, çalışan gelişimini şirketin öncelikli odak alanlarından biri olarak gördüklerini vurgulayarak şunları söyledi: “Sompo Sigorta’da insan kaynağına yapılan yatırımı, sürdürülebilir başarının temel unsuru olarak konumlandırıyoruz. Çalışanlarımızın yetkinliklerini geliştirmelerini, potansiyellerini daha görünür kılmalarını ve kariyer yolculuklarında kendilerine güvenle ilerlemelerini desteklemek bizim için büyük önem taşıyor. Business Bootcamp Sertifika Programı da bu yaklaşımımızın en güçlü yansımalarından biri. Özyeğin Üniversitesi gibi akademik anlamda güçlü ve saygın bir kurumla yürüttüğümüz bu iş birliğinin, katılımcılarımıza değer kattığı kadar kurumumuza da uzun vadeli katkılar sunacağına inanıyoruz. Bu iş birliğini önümüzdeki dönemde daha da ileri taşıyarak, programdan faydalanan çalışan sayısını artırmayı hedefliyoruz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Eczacımın Dijital Dünyası, Değişimin Şifası konsepti ile 13. kez kapılarını açıyor

Lokman Group çatısı altında Lokman Ecza Deposu ve Tane Itriyat tarafından 13’üncü kez düzenlenecek olan Eczacımın Dijital Dünyası, bu yıl “Değişimin Şifası” konseptinde, sektör profesyonelleri ile buluşmaya hazırlanıyor. 12–15 Şubat 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşecek etkinlik, Türkiye genelindeki eczacılarla ıtriyat firmaları ve market kanallarını aynı çatı altında buluşturacak.

Lokman AI karakteri ilk kez sektörle buluşuyor

Lokman Ecza Deposu ve Tane Itriyat, pandemi döneminde dahi aralıksız sürdürdüğü organizasyonlarla sektörün gelişimine kesintisiz katkı sağladı. Bu çabaları sonucunda, Türkiye’de eczacılık ekosisteminin en önemli buluşma alanlarından birini inşa etmeyi başardı. Her yıl yaklaşık 100 firmanın katılımıyla binden fazla eczaneyi aynı çatı altında buluşturan organizasyon, yalnızca ticari bir platform değil; aynı zamanda bilgi paylaşımı, eğitim ve dijital dönüşümün sahnesi hâline gelmiş durumda. 2026’da Lokman Group, bir adım daha ileri giderek geliştirmekte olduğu Lokman AI karakterini sektörle buluşturmaya hazırlanıyor. Bu yenilik, eczacılıkta yapay zekâ destekli çözümlerin geleceğine dair güçlü bir vizyon sunuyor. Etkinlik alanında yer alacak robotlar aracılığıyla sosyal medya platformlarında canlı yayınlar yapılacak; böylece Türkiye’nin dört bir yanından fiziksel olarak katılamayan eczacılar, dijital ortamda etkileşim kurma fırsatı yakalayacak. Lokman Group’un sürdürülebilir vizyonu, eczacılık sektörünü geleceğe taşıyan yenilikçi adımlarla birleşiyor. “Değişimin Şifası” mottosuyla şekillenen bu etkinlik hem sektör profesyonelleri hem de genç eczacılar için ilham verici bir öğrenme ve iş birliği ekosistemi yaratıyor.

Dönemler değişse de şifanın önemi hep aynı kalıyor

Lokman Ecza Deposu, eczacılık sektöründe yarattığı ticaret hacminin ötesinde toplumsal faydayı artırmayı odağına alan bir yaklaşım benimsiyor. Sektöre getirdiği dijital çözümler, yeni nesil depoculuk modeli, geniş ürün gamı ve stratejik dağıtım ağıyla sadece operasyonel verimlilik sağlamıyor; topluma dokunan sürdürülebilir bir değer üretme hedefiyle hareket ediyor. Bu kapsamda “Her sipariş şifa olsun” anlayışıyla hareket eden marka, siparişlerden sağlanan katkı ile Türkiye’nin güvenilir sivil toplum kuruluşlarına bağışta bulunuyor.

Eczacıların işini kolaylaştırmak ve büyütmek için varız

Lokman Group Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Öz, bu yaklaşımı şu sözlerle değerlendirdi: ‘Her sipariş şifa olsun’ anlayışımız, işimizin toplumsal sorumluluğumuzu da kapsayan bir bakış açısının ürünü. Çünkü verilen her sipariş, Türkiye’nin önde gelen ve güvenilir sivil toplum kuruluşlarına ulaşan bir katkıya dönüşüyor. Dönemler değişiyor, iş yapış biçimleri dönüşüyor; ancak şifanın önemini koruduğunu, eczacılarımızın, şifayı topluma ulaştırmak için daha iyi bir yol bulacağını biliyoruz. Bizim rolümüz ise bu yolu güçlendirmek, desteklemek ve geleceğin ihtiyaçlarına uygun hâle getirmek. Bu kapsamda, Türkiye’nin ilk tek merkezden ve en kolaylaştırılmış şartlar ile tüm ülkeye çevrim içi satış yapan ecza deposu olma özelliğimiz güçlü bir temel oluşturuyor. Yeni nesil ecza depoculuğu modelimizi daha geniş bir coğrafyaya yaymayı ve sektördeki dönüşümü hızlandırmayı hedefliyoruz. Teknoloji odaklı hizmetlerimizi küresel ölçekte büyüterek bu vizyonu uluslararası arenaya taşımaya kararlıyız.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

The ONE Awards’ta üst üste 5’inci kez “Yılın İtibarlısı” seçilerek “Büyük Ödül” ile onurlandırıldı

Türkiye seyahat sektörünün asırlık çınarı Kâmil Koç, The ONE Awards’ta Karayolu Taşımacılığı kategorisinde üst üste beşinci kez ‘Yılın İtibarlısı’ seçilerek erişilmesi güç bir başarıya daha imza attı. Halkın oylarıyla beş yıldır zirvedeki yerini koruyan firma, bu istikrarlı grafiğiyle organizasyon tarihinde bir ilke daha adını yazdırarak ‘Büyük Ödül’ ile onurlandırıldı. 100 yıldır seyahat sektöründe Türk halkının vazgeçilmez markalarından biri olan Kâmil Koç, bu tarihi başarıyla sektördeki liderliğini bir kez daha tescilledi.

Marketing Türkiye ve pazar araştırmaları şirketi AKADEMETRE iş birliğiyle bu yıl 12’ncisi düzenlenen The ONE Awards’ta; 70’in üzerinde kategoride markalar, performansları, itibarı artıran stratejileri ve tüketici algısı doğrultusunda değerlendirildi. 12 ilde toplam 1.200 kişiyle gerçekleştirilen yüz yüze görüşmeler sonucunda, yıl içinde itibarını en çok artıran markalar ödüllendirildi. Kâmil Koç, 2021 yılından bu yana sürdürdüğü liderlik serisini bozmayarak halkın oylarıyla aralıksız olarak beşinci kez zirvede yer aldı.

Sektörlerinin en itibarlı markalarının ödüllendirildiği gecede, bu başarıyı üst üste beşinci kez elde eden Kâmil Koç, 100. yılında başarısını “Büyük Ödül” ile taçlandırdı. 100 yıllık yolculuğunda kalite, güven ve müşteri memnuniyetinden ödün vermeyen marka, bu özel yılda ulaştığı istikrarlı başarıyı anlamlı bir ödülle pekiştirmiş oldu.

Kâmil Koç, ödülünü 3 Şubat’ta İstanbul’da düzenlenen törenle aldı. Gecede, yıl içinde itibarını en çok artıran markaların yanı sıra bu başarının önemli paydaşları olan reklam, medya planlama ve halkla ilişkiler ajansları da ödüllendirildi. Kâmil Koç’un PR ve sosyal medya ajansları GTC İletişim Danışmanlık ve Dijifabrik de bu özel gecede ödüle layık görüldü.

“100. yılımıza beş yıldızlı bir gururla girdik”

Kâmil Koç İcra Kurulu Üyesi ve Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Jan Sarıgül Işık, üst üste kazanılan beşinci ödülün markanın asırlık mirası açısından taşıdığı anlamı şu sözlerle değerlendirdi:

“1926 yılında Cumhuriyetimizle birlikte başlayan yolculuğumuzda, halkımızın takdiri her zaman en büyük pusulamız oldu. 100. yılımızı kutladığımız bu tarihi yılda, ‘Yılın İtibarlısı’ unvanını beşinci kez üst üste kazanmak bizim için yalnızca bir ödül değil; bir asırlık güvenin tescilidir. 

Bu başarıyı eşsiz kılan, bizzat hizmetimizi deneyimleyen halk jürisi tarafından seçilmiş olmamızdır. Kâmil Koç’ta stratejik kararlarımızın odağında her zaman öncelikle güvenlik ve müşteri memnuniyeti var. Tüm süreçleri müşteri deneyiminin etrafında oluşturuyoruz. Bu yaklaşımımız bizi sektörün tartışmasız lideri konumuna taşırken 5 kez üst üste aldığımız yılın itibarlısı ödülüyle de yol arkadaşlarımızın taktirinin tescilli karşılığını görmüş oluyoruz.
 
 Nesilden nesile aktarılan bu değerli mirası, global ortağımız Flix’in teknolojik gücüyle daha da ileri taşımaya kararlıyız. Önümüzdeki dönemde de yol arkadaşlarımızdan aldığımız ilhamla kaliteyi ve itibarı daha yukarılara taşımaya ve 100. Yılımızda yol arkadaşlarımız için en iyiyi sunmaya devam edeceğiz.”

Yerel tecrübe ve küresel teknolojiyle yeni yüzyılda yeni hedefler

1926 yılında Cumhuriyet’in ilk yıllarında temelleri atılan Kâmil Koç, bugün global iş ortağı Flix’in teknoloji gücünü, bir asırlık yerel tecrübesiyle harmanlayarak seyahat standartlarını yeniden tanımlıyor. “100 Yıldır Yol Arkadaşınız” mottosuyla hareket eden marka; dijitalleşme, rota optimizasyonu ve müşteri deneyimi odaklı yatırımlarıyla yol memnuniyetini her geçen yıl daha da pekiştiriyor.

2026 vizyonu kapsamında yapay zekâ destekli seyahat çözümleri, kişiselleştirilmiş yolcu deneyimi ve sürdürülebilirlik odaklı projelere ağırlık veren Kâmil Koç; 100. yılında bu köklü başarısını Türkiye’nin dört bir yanından Avrupa’nın kalbine uzanan geniş ağıyla geleceğe taşımayı hedefliyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Fikirden Pazara Yeni Nesil Girişimcilik Modeli

Yeditepe Üniversitesi Ar-GE ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, üniversitelerde üretilen bilginin yalnızca akademik sınırlarda kalmamasını, gerçek hayatta karşılık bulan, insana ve topluma dokunan bir değere dönüşmesini önemsediklerini belirterek “Bu anlayışla, bir fikrin ortaya çıkışından ürüne dönüşmesine, şirketleşmesine, yatırım almasına ve uluslararası pazarlara açılmasına kadar uzanan, baştan sona düşünülmüş bir yapı oluşturduk; akademik bilgi ile girişimcilik kültürünü bir araya getirerek bilginin kalıcı ve somut bir faydaya dönüşmesini hedefliyoruz” dedi. Prof. Dr. Oğuz Bayat, Yeditepe Üniversitesi’nde kurulan, yeni nesil teknoloji ve girişimcilik modelini anlattı: 

İki Alanda Birlikte Çalışan Bütüncül Yapı

Kurulan sistem, kampüs içindeki çalışma alanları ile Teknopark İstanbul bünyesinde yer alan Teknoloji Üssü olmak üzere iki ayrı fiziksel alanda birlikte çalışan, birbirini tamamlayan ve sürekli etkileşim içinde olan bir yapıdan oluşmaktadır. Kampüs içindeki alanlar fikir üretimi ve ön kuluçka sürecine odaklanırken, Teknopark İstanbul’daki merkezler ticarileşme, Ar-Ge ve ölçeklenme aşamalarını kapsamaktadır. Bu iki alan arasında doğal ve sürdürülebilir bir geçiş mekanizması oluşturulmuştur. 

Kampüste Fikirden Başlayan Süreç: IdeaLab

Kampüs içindeki ilk aşamayı temsil eden IdeaLab, ön kuluçka sürecinin yürütüldüğü bir fikir laboratuvarı olarak konumlanmaktadır. Kampüsün girişinde yer alan bu alanda öğrenciler, akademisyenler ve dışarıdan gelen girişimciler birlikte çalışmakta; henüz şirketleşmemiş ancak potansiyel taşıyan fikirler burada olgunlaştırılmaktadır. IdeaLab’de amaç, fikri netleştirmek, ekipleri oluşturmak, ilk prototip ve iş modeli üzerinde çalışmak olup, şirketleşme süreci bir sonraki aşamada başlamaktadır.

Teknoloji Üssü’nde Araştırma, Ticarileşme ve Ölçeklenme

Fikirler olgunlaştıktan sonra projeler, Teknopark İstanbul’daki Teknoloji Üssü’ne taşınmakta ve gelişimlerini burada sürdürmektedir. Aynı katta yer alan üç farklı merkez ise, bu sürecin hem araştırma hem de ticarileşme boyutunu bir arada destekleyen bütünlüklü bir yapı oluşturmaktadır.

AI for Industry Araştırma Merkezi

AI for Industry Araştırma Merkezi, Fraunhofer Almanya ile ortak olarak faaliyet göstermekte ve endüstri için yapay zeka odaklı çalışmalar yürütmektedir. Akademi ve sanayi iş birliğiyle geliştirilen projeler aracılığıyla uluslararası iş birlikleri kurulmakta ve kurumsal Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Merkezimizin açılışı Mart ayında, uluslararası paydaşlarımızın ve üst düzey davetlilerin katılımıyla gerçekleştirilecektir.

Venture Studio: Şirket Çıkarma Modeli

Teknoloji Üssü bünyesinde yer alan Venture Studio, klasik kuluçka modellerinden farklı olarak, dünyada yaygınlaşan şirket çıkarma merkezi yaklaşımıyla yapılandırılmıştır. Venture Studio çatısı altında öğrenciler, akademisyenler, sanayi temsilcileri ve yatırımcılar aynı yapı içinde bir araya gelmekte; fikirler şirketleşmekte, ürünler ticarileşmekte ve uluslararası pazarlara açılacak şekilde hazırlanmaktadır. Bu yapı yalnızca üniversite içinden değil, dış paydaşlara da açık olup, ortalama on iki ay süren süreç sonunda şirketler mezun edilmekte ve gelişimleri yakından takip edilmektedir.

Sürdürülebilirlik Odaklı Çalışmalar: Dekarbonizasyon Merkezi

Teknoloji Üssü’ndeki üçüncü yapı olan Dekarbonizasyon Merkezi, proje bazlı çalışmalar yürütmekte ve İSKA destekli bir TÜBİTAK projesi kapsamında faaliyet göstermektedir. Merkez, karbon ayak izi, enerji ve sanayi dönüşümü alanlarında sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedeflemektedir.

350 Aktif Proje ve Somut Çıktılar

Kurulan bu yapı kapsamında bugün yaklaşık 350 aktif proje eş zamanlı olarak yürütülmektedir. Bu projeler; öğrenciler ve akademisyenler tarafından geliştirilen çalışmaların yanı sıra, dış paydaşlarla kurulan iş birliklerini de içermekte ve TÜBİTAK, Avrupa Birliği, özel sektör ile uluslararası fon kaynakları tarafından desteklenmektedir. Çoğu zaman küçük ölçekli fonlarla başlayan bu yolculuk, zamanla daha büyük yatırımlara ve ticarileşme aşamasına ulaşmaktadır. Süreç yalnızca potansiyel üretmekle sınırlı kalmamakta; Teknofest ve uluslararası yarışmalarda elde edilen başarılar, Take Off gibi ulusal ve uluslararası teknoloji fuarlarında tanıtılan ve yatırım alan girişimler gibi somut çıktılarla da kendini göstermektedir.

TÜBİTAK BİGG Programı ile Ulusal Ölçekte Etki

Ekosistemin önemli bileşenlerinden biri de TÜBİTAK BİGG Programı’dır. Yeditepe Üniversitesi, Medipol Üniversitesi ve Kültür Üniversitesi’nin yer aldığı konsorsiyum yapısı kapsamında yürütülen program aracılığıyla, Türkiye genelinden gelen girişimcilik projeleri değerlendirilmektedir. Uygun bulunan projelere 1 ila 1,5 milyon TL arasında fon sağlanmakta; fon alan girişimler kampüs içinde, Teknopark İstanbul’da veya Venture Studio bünyesinde çalışmalarını sürdürebilmektedir.

Uzun Vadeli Hedef: Sürdürülebilir ve Uluslararası Etki

Yeditepe Üniversitesi olarak vizyonumuz; üniversitede üretilen bilginin girişimcilik, teknoloji ve sanayiyle buluşarak sınırları aşan, kalıcı ve dönüştürücü bir etki yaratmasıdır. Gençlerin, akademisyenlerin ve girişimcilerin potansiyelini ortak bir gelecek hedefinde buluşturan bu yaklaşım; Türkiye’nin teknoloji yolculuğuna yön veren, ulusal ölçekte güç kazanan ve uluslararası alanda karşılık bulan sürdürülebilir bir model olarak kararlılıkla ilerlemektedir

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Genç Paldır Güldür Şov” Sanatseverlerden Tam Not Aldı

Selçuklu Belediyesi’nin kültür ve sanat vizyonu doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi, düzenlediği etkinliklerle geleceğin sanatçılarını desteklemeye ve şehrin kültür-sanat yaşamına yeni bir soluk kazandırmaya devam ediyor.  Bu kapsamda akademide tiyatro eğitimi alan öğrencilerden oluşan Genç Tiyatro Topluluğu, Selçuklu Kongre Merkezi’nde “Genç Paldır Güldür Şov” adlı oyunla ilk defa sahneye çıktı. Gecenin sonunda genç tiyatrocular sergiledikleri performansla izleyicileri güldürdü ve tam not aldı.

Başkan Pekyatırmacı, “Kültür ve sanatı Selçuklu’nun her köşesine taşıyacağız”

Selçuklu Belediyesi olarak kültür ve sanatın birleştirici gücüne inanarak bu doğrultuda her yaştan vatandaşa hitap eden etkinlikler düzenlemeye devam ettiklerini belirten Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Sanat Akademimiz tarafından Selçuklu Kongre Merkezimizde sahnelenen “Genç Paldır Güldür Şov” tiyatro gösterisi önceki etkinliklerimizde olduğu gibi yine hemşehrilerimiz tarafından büyük beğeni topladı. Vatandaşlarımızın yoğun ilgisi, kültür ve sanat alanında yaptığımız çalışmaların, verdiğimiz emeklerin karşılık bulduğunu bir kez daha ortaya koydu ve bu alanda yürüteceğimiz nice projeler için bizlere motivasyon kaynağı oluyor. Selçuklu Belediyesi olarak Sanat Akademimiz aracılığıyla tiyatrodan müziğe, sahne sanatlarından geleneksel sanatlara kadar birçok alanda etkinlikler düzenlemeye, kültür ve sanatı Selçuklu’nun her köşesine taşımaya devam edeceğiz” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yazar Alev Alatlı, adını taşıyan kütüphanede anıldı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türk düşünce dünyasına önemli katkılar sunan yazar Alev Alatlı için anlamlı bir anma programı düzenledi. İzmit Millet Bahçesi içerisinde yer alan ve Alev Alatlı’nın adını taşıyan kütüphane bu kez gençleri fikir dünyasının derinliğiyle buluşturdu.

GENÇLER, ALEV ALATLI’NIN FİKİR DÜNYASINI KEŞFETTİ

Alev Alatlı’nın düşünce dünyasını, entelektüel mirasını ve Türk düşünce hayatına kazandırdıklarını anmak amacıyla gerçekleştirilen program yoğun katılımla gerçekleşti. Prof. Dr. Bahtiyar Arslan’ın söyleşisiyle başlayan etkinlikte; Alev Alatlı’nın eserlerinde öne çıkan akıl, adalet, medeniyet tasavvuru, Doğu-Batı ilişkileri ve entelektüel sorumluluk kavramları ele alındı. Katılımcı gençler, Alev Alatlı’nın fikirlerinin günümüz toplumsal ve kültürel meselelerine sunduğu perspektifleri yakından tanıma imkânı buldu.

“KÜTÜPHANELER, ÇOK KIYMETLİ MEKÂNLAR”

Söyleşide Alev Alatlı’ya verdiği değeri ve düşüncelerine itibarını dile getiren Prof. Dr. Bahtiyar Arslan, kütüphanelerin geçmişten bugüne geçirdiği dönüşüme de dikkat çekti. Arslan, “Bizim zamanımızda kütüphaneler korkarak girdiğimiz, çatık kaşlı abilerin, ablaların olduğu yerlerdi. Sadece belli başlı ansiklopedilerden faydalanabilirdik. Hep ‘sus’ işaretleri olurdu, sayfaları çevirirken bile çekinirdik. Bugün ise gençler için son derece güzel imkânlar sunan, çay ikram edilen ve zaman geçirdikleri çok kıymetli mekânlar var. Tıpkı Alev Alatlı Kütüphanesi gibi” ifadelerini kullandı. Arslan konuşmasının son bölümünde, “Memleketin birçok vicdani ve kültürel meselesine kafa yorduğu için Alev Alatlı’ya teşekkür ediyorum” diyerek Alatlı’ya duyduğu minneti dile getirdi.

GENÇLERLİN SORULARI YANITLANDI

Bu anlamlı günde gençlerle buluşan Prof. Dr. Bahtiyar Arslan söyleşisinin ardından soru-cevap oturumunda, gençlerin merak ettikleri soruları yanıtlayarak onların düşünce dünyasına dair farklı bakış açıları kazandırdı. Program sonunda Kültür ve Sosyal İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından Prof. Dr. Aslan’a çiçek takdimi gerçekleştirildi. Samimi atmosferde geçen buluşma, gençlerin entelektüel dünyalarına ilham veren bir etkileşim alanı sundu. Ayrıca söyleşiyi dinlemeye gelen ziyaretçilere Alev Alatlı’nın sevilen kitaplarından “Yaseminler Tüter mi, Hala?” hediye edildi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı