Didim Belediyesi’nden Kültür ve Sanata Anlamlı Katkı: “Yaralarım Aşktandır” Sahneleniyor

Didim Belediyesi, kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında önemli bir tiyatro oyununu Didimlilerle buluşturmaya hazırlanıyor.
Usta oyuncu Nazan Kesal’ın sahne aldığı “Yaralarım Aşktandır” adlı tiyatro oyunu, sanatseverlere duygu yüklü bir akşam yaşatacak.

Duygu Yüklü Bir Hikâye Sahneye Taşınıyor

25 Mart 2026 Çarşamba günü saat 20.00’de DİGEM’de sahnelenecek oyun, şair ve yönetmen Furuğ Ferruhzad’ın etkileyici yaşam öyküsünden ilham alıyor. Güçlü anlatımı ve derinlikli kurgusuyla dikkat çeken eser, sınırlı kontenjanla izleyiciyle buluşacak.

Girişler Ücretsiz, Kontenjan Sınırlı

Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek etkinlik için giriş kartlarının önceden temin edilmesi gerekiyor. Didimliler, giriş kartlarını Didim Belediyesi Halk Masası’ndan alabilecek.

Başkan Hatice Gençay’dan Davet

Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Sanatın birleştirici gücüne inanıyoruz. Didim Belediyesi olarak katkı sunduğumuz bu anlamlı etkinlikte, değerli sanatçımız Nazan Kesal’ı halkımızla buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Tüm halkımızı bu özel geceye davet ediyorum.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” Bursa Seyircisiyle Buluşuyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Haldun Taner’in hikayesiyle öne çıkan “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” oyununu Bursa seyircisiyle buluşturuyor.

Yelda Baskın’ın yönettiği “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım”, 26, 27, 28 Mart 2026 tarihlerinde 20.30’da Bursa Nazım Hikmet Kültür Evi’nde sahneleniyor.

Oyunda, kurallara gözü kapalı uyanların uğradığı hüsran ile sistemin açıklarını kötüye kullananların yükselişi arasındaki tezat, eşsiz bir mizah anlayışıyla harmanlanıyor.

Haldun Taner’in keskin kalemiyle şekillenen oyun, Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türkiye’nin geçirdiği toplumsal ve politik değişimleri sahneye taşıyor.

Dekorundan müziğine, oyunculuklarından rejisine kadar sezonun iddialı yapımlarından biri olan oyun, Bursa seyircisine keyifli bir akşam vadediyor.

İstanbul’un her noktasına oyunlarını götürmeyi hedefleyen İBB Şehir Tiyatroları, klasik ve çağdaş oyunlarını İstanbul’un birçok ilçesinin yanı sıra farklı illerde de  seyirciyle buluşturmaya devam edecek.

GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM (13+ Yaş)

Epik Tiyatro’nun büyük ustası Haldun Taner, bu kült eserinde 31 Mart Vakası’ndan 71 Muhtırası’na kadar bireysel ve toplumsal anlamda yaşanan dönüşümlerin yanı sıra hiç değişmeyen şeylerin taşlamasını yapıyor. Oyunda yoksul bir aileden gelen, hayatı sorgulamadan yaşayan “dürüst” Vicdani ile varlıklı bir ailede doğan, servetine servet katarak yükselebilmek için her yolu mubah gören Efruz isimli iki zıt karakterin hayat hikâyesi aktarılıyor. Hiciv, mizah ve yer yer hazin hikâyelerle ilerleyen oyun, sınıfsal farklılıkların birey ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri, insan tabiatı, vatan sevgisi, iyilik-kötülük gibi konulara dair sorular sorduruyor. Vicdani kendi gibi olanlara şöyle sesleniyor: “Ey benim kardeşlerim/ İbret olsun hayatım/ Açın ne olur gözünüzü,/ Sakın siz de benim gibi/ Safçasına/ Plak olmayın”

Oyunda Alp Tuğhan Taş, Aybar Taştekin, Cafer Alpsolay, Can AlibeyoğluDoğan Şirin, Emrecan Karakurum, Özgür Atkın, Özgür Dağ, Seda ÇavdarYiğit Ali Uslu rol alıyor. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İBB Şehir Tiyatroları’nda Bu Hafta (25-29 Mart 2026)

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 14 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.

Şehir Tiyatroları’nda bu hafta sanatseverleri Musahipzade Celal’den Arthur Miller’a, Donald Margulies’ten Cengiz Özek’e klasik ve modern yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor. 

Bu hafta Haramiler, Cadı Kazanı, Öylece Durur Zaman, Fosforlu Cevriye, Köpek Kalbi, Geçmişin Gölgesi, Sivrisinekler, Maviydi Bisikletim, Sevdalı Bulut, Masal, Benim Küçük Yıldızım, Fındıkkıran, Bekçi İle Postacı, Çöpsüz Dünya adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

Oyun biletleri, gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

 Orhan Veli Şiirleri “Birdenbire” Etkinliğinde Seyirciyle Buluşuyor

İstanbul Şiirle Buluşuyor, repertuvar oyunlarımızın yanında şair-şiir eşleşmesi üzerinden geliştirilen yeni ve farklı bir etkinlik konseptini seyircinin ilgisine sunuyor. Seyirci, yönetmen ve oyuncular eşliğinde, dekor, kostüm, müzik ve görsel tasarımla birlikte sahne imkânları kullanılarak, Orhan Veli’nin şiir evreninin içerisinde oluşturulan bir mekânda etkinliğin konuğu olacak.

Hümay Güldağ’ın uyarladığı, yönettiği ve oyuncu olarak yer aldığı etkinliğin müziğini Cihan Kurtaran, dekor tasarımını Cihan Aşar, kostüm tasarımını Ahsen Nur Yaman, ışık tasarımını Gökhan Davulcu, efekt tasarımını Özgür Yaşar İşler yapıyor. Etkinlik 29 Mart 2026 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

Bu Haftanın Programı (25-29 Mart 2026)

HARAMİLER (16+ Yaş) 

Musahipzade Celal’in üç farklı oyunundan oluşturulan bir uyarlamayla, halkın başına musallat olan harami yöneticiler ekseninde gelişen olayları, modern bir bakış açısı ve hicivle sahneye taşıyor.

Musahipzade Celal’in yazdığı, Engin Alkan’ın uyarlayıp yönettiği oyunda Aslı Nimet Altaylar, Damla Cangül Yiğit, Elçin Atamgüç, Enes Mazak, Eyşan Dönmez, Göksel Arslan, Melih Tuma, Müslüm Tamer, Pelin Budak, Reyhan Karasu, Yusuf Akçay, Zafer Kırşan rol alıyor. Oyun, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

CADI KAZANI (13+ Yaş)

Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

Arthur Miller‘ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Seda Yılmaz, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Engin Akpınar, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

ÖYLECE DURUR ZAMAN (16+ Yaş)

Sarah 40’lı yaşlarının başında bir basın fotoğrafçısıdır, uzun yıllar başta Ortadoğu olmak üzere pek çok savaş bölgesinde çalışmıştır. Sarah Irak’ta bulunduğu sırada çok yakınında patlayan bir bomba sonucu yüzünden yaralanmış, kısa bir tedavinin ardından ülkesine dönmüştür. Şimdi uzun zamandır ayrı kaldığı evinde erkek arkadaşı James ile beraberdir. Her şeyin yolundaymış gibi devam ettiği birkaç günün sonunda çiftin görmezden gelmeye çalıştığı sorunlar gün yüzüne çıkmaya, ilişkilerini biçimlendirmeye başlar.

Oyun, Pulitzer ödüllü yazar Donald Marguiles tarafından kaleme alınmıştır. Oyunda, çevresindeki gelişmelere duyarsız bir topluma eleştirinin yanı sıra bireylerin iç hesaplaşmaları da taze tutulmakta, pek çok konuda seyircinin de kendini sorgulaması sağlanmaktadır.

Donald Margulies’in yazdığı, Irmak Bahçeci’nin çevirdiği, Mehmet Ergen’in yönettiği oyunda Mert Tanık, Murat Coşkuner, Pervin Bağdat, Sevil Akı rol alıyor. Oyun, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

FOSFORLU CEVRİYE (16+ Yaş)

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkûmudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor. 

Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…”  kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

Oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Özpınar, Direnç Dedeoğlu, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Esra Ede, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

KÖPEK KALBİ (16+ Yaş)

1924 yılı… Sovyet Rusya’nın karanlık atmosferinde, toplumsal düzenin ve bürokrasinin içine sıkışmış Profesör Preobrajenski insan beyni ve gençleşme üzerine çalışmaktadır. Ona dünya çapında şöhret kazandıran, insanların gençleşmesini sağlayan bir teknik geliştirmiştir. Beyin araştırmaları sürecinde yeni bir deney yapmayı tasarlar. Sokak köpeği Şarik’e zor bir ameliyatla bir insandan alınan hipofiz ve testisleri nakleder. Fakat ameliyattan sonra beklenmedik değişimler baş gösterir, Şarik insana dönüşmeye başlar. Bu değişim Profesör Preobrajenski’nin evinin kurallarını altüst edecektir. Köpek Kalbi, toplum mühendisliği, çürümüş bürokrasi ve sınıf savaşlarıyla toplumsal barışı yitirmiş bir halk üzerinden, insanı insan yapan şey nedir sorusunu soruyor.

Mihail Bulgakov’un yazdığı, Mustafa Kemal Yılmaz’ın çevirdiği, Onur Demircan’ın uyarlayıp yönettiği oyunda Ali Gökmen Altuğ, Caner Çandarlı, İrem Arslan, Onur Şirin rol alıyor. Oyun, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

GEÇMİŞİN GÖLGESİ (16+ Yaş)

Terk edilmiş bir binada eski bir polis yıllar önce iş birliği yaptığı doktoru beklemektedir. Açığa çıkması gereken gerçekler, yüzleşmeleri gereken suçları vardır. Büyük bir hesaplaşmaya girerler.

Macit Koper’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Ahmet Saraçoğlu, Bahtiyar Engin rol alıyor. Oyun, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

SİVRİSİNEKLER (16+ Yaş)

Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara Tutumluer, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 25-28 Mart 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

MAVİYDİ BİSİKLETİM (13+ Yaş)

İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 28 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

SEVDALI BULUT (5+ Yaş)

Dünyanın bir yerinde, Ayşe Kız’ın bahçesi dışında kalan her yere ve her şeye sahip olan Kara Seyfi, Ayşe Kız’ın büyük emek ve sevgiyle kurduğu bahçesini de ele geçirmeye çalışmaktadır. Oyun, Sevdalı Bulut, Ayşe Kız ve arkadaşlarının bahçelerini Kara Seyfi’ye karşı koruma çabalarını anlatmaktadır.

Nazım Hikmet’in yazdığı, Eftal Gülbudak’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Canan Kübra Birinci, Emre Çağrı Akbaba, Enes Mazak, Erkan Akkoyunlu, Berk Samur, Şeyda Arslan, Yasemin Güvenç rol alıyor. Oyun, 29 Mart 2026 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

MASAL (5+Yaş)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Volkan Öztürk rol alıyor. Oyun, 29 Mart 2026 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 29 Mart 2026 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

FINDIKKIRAN (7+ Yaş) 

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 29 Mart 2026 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 29 Mart 2026 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (4+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgârın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları’’ gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 29 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

İyi seyirler…

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yeni tek kullanımlık plastik düzenlemesi sanayide dönüşümü başlatıyor: “Doğru malzeme ayrımı yapılırsa biyoplastikler Türkiye için stratejik fırsat”

Türkiye’nin ilk TÜV sertifikalı, nişasta bazlı biyopolimer üreticisi Sunar NP, mısır nişastasından ürettiği biyobozunur plastiklerle, çevreye duyarlı ürünleri sanayiyle buluşturuyor. Şirketin geliştirdiği biyoplastik ürünler doğada 180 gün içerisinde tamamen çözünerek özel işleme gerek kalmadan toprağa geri dönüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın planlanan yeni plastik yönetmeliğinde  biyobozunur plastiklerin diğer plastiklerden ayrı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu bu durumu stratejik bir fırsat olarak paylaştı. 

Her plastik aynı değildir”

Geleneksel petrol türevi plastikler doğada yüzlerce yıl varlığını sürdürebilirken, oksobozunur plastikler parçalanma sürecinde mikroplastik oluşturarak ekosistem üzerinde kalıcı etkiler oluşturuyor. Günümüzde okyanuslarda biriken milyonlarca ton mikroplastik ve insanların haftalık ortalama plastik maruziyeti, sorunun ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını açıkça gösteriyor. Buna karşın, nişasta temelli biyopolimerler gibi yeni nesil malzemeler uygun koşullar altında 90–180 gün içinde biyolojik olarak çözünebiliyor; mikroplastik oluşturmuyor ve yenilenebilir kaynaklardan elde edildikleri için karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sağlıyor. Bu çerçevede sektör temsilcileri, plastik konusundaki tartışmaların artık petrol bazlı plastikler, oksobozunur plastikler ve biyoplastikler arasındaki farklar üzerinden ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

“Aynı sepete konması teknik bir hata”

Biyobozunur malzemelerin petrol bazlı plastiklerle aynı sepete konmasını ‘teknik bir hata’ olarak değerlendiren Çomu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Planlanan yeni yönetmelik, çevresel etkilerin azaltılması açısından oldukça önemli ve yerinde bir adımdır. Çevresel etki profilleri farklı olan malzemelerin aynı kapsamda değerlendirilmesi, bazı teknolojik çözümlerin gelişimini sınırlayabilir. Biyoplastikler, petrol bazlı tek kullanımlık plastiklerin yerine geçebilecek en güçlü ve en çevre dostu alternatiflerden biridir.”

Avrupa yaklaşımı: ayrıştır, teşvik et

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren Packaging and Packaging Waste Regulation ile biyoplastikler ilk kez net bir yasal çerçevede tanımlanıyor. Biyobozunur ve kompostlanabilir malzemeler belirli kriterlere göre sınıflandırılıyor ve kullanım alanlarına göre yönlendiriliyor. Özellikle organik atıklarla birlikte toplanabilen ambalajlar, gıda ile temas eden ürünler ve geri dönüşümün zor olduğu alanlarda biyoplastik çözümler teşvik ediliyor. Bu yaklaşım sayesinde hem çevresel etkiler azaltılıyor hem de döngüsel ekonomi hedefleri destekleniyor. 

Biyobozunur ve kompostlanabilir ambalajların ne anlama geldiğini belirleyen EN 13432 standardı ise bu süreçte önemli bir referans noktası olarak öne çıkıyor. Türkiye’de petrol bazlı plastikler, oksobozunur plastikler ve bu standarda uygun gerçek biyobozunur malzemelerin net bir şekilde birbirinden ayrılması gerekiyor. Burada temel fark, malzemenin uygun koşullar altında tamamen doğaya geri dönebilme özelliği gösteriyor olması. Bu nedenle düzenlemeye uyumlu ve sertifikalı biyoplastiklerin ayrı bir kategori olarak ele alınması ve yerli üretimi destekleyecek teşviklerin geliştirilmesi büyük önem taşıyor.

“Sunar NP olarak, yerli üretimi ve ekonomik sürdürülebilirliği destekliyoruz”

Türkiye, nişasta bazlı hammaddeleri ve güçlü üretim altyapısıyla biyoplastik alanında önemli bir potansiyele sahip. Sunar Yatırım bünyesinde faaliyet gösteren Sunar NP, 2014 yılında başlattığı Ar-Ge çalışmalarıyla Türkiye’de nişasta bazlı biyopolimer üretimini hayata geçiren ilk şirket. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Mustafa Nuri Çomu, “Biyoplastik, plastik kullanımına sadece bir alternatif değil; doğru malzemenin geleceğe uyarlanmış halidir. Sunar NP olarak, doğaya geri dönebilen biyopolimerlerimizle çevresel etkiyi azaltırken, yerli üretimi ve ekonomik sürdürülebilirliği de destekliyoruz. Türkiye’de biyoplastiklerin doğru politikalarla teşvik edilmesi hem çevrenin korunmasına katkı sağlar hem de sanayide katma değer yaratır. Aynı zamanda ithal petrokimya bağımlılığını azaltır ve ülkemizi uluslararası alanda daha güçlü bir konuma taşır” ifadelerini kullandı.  Bu açıdan bakıldığında biyoplastikler, yalnızca çevresel değil; aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir fırsat alanı olarak öne çıkıyor.

 

 

“Doğru regülasyon ile Türkiye lider konumda olabilir”

Planlanan yeni yönetmelik, çevresel etkileri azaltma açısından önemli bir adım olsa da malzemeler arasındaki ayrım konusunda geliştirilmeye açık görünüyor. Özellikle petrol bazlı tek kullanımlık plastiklerle, çevresel etkileri farklı olan biyoplastiklerin aynı kapsamda değerlendirilmesi, sürdürülebilir alternatiflerin önünü kesme riski taşır. Sunar NP, biyoplastiklerin GEKAP’tan ayrıştırılarak özel regülasyon ve teşviklerle desteklenmesini öncelikli bir strateji olarak ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, çevresel sorumluluk ve ekonomik sürdürülebilirliği bir arada sağlayarak Türkiye’nin küresel biyoplastik pazarındaki rekabet gücünü artırıyor. Çomu konuya ilişkin açıklamasını şu sözlerle tamamladı, “Türkiye’nin COP31 sürecinde çevre ve sürdürülebilirlik alanında atacağı adımlar uluslararası ölçekte büyük önem taşıyor. Biyoplastiklerin doğru şekilde tanımlandığı ve desteklendiği bir düzenleme çerçevesi, ülkemizi bu alanda öncü konuma taşıyabilir. Bu sürecin, tüm paydaşların katkısıyla birlikte şekillendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.”

Sektörde öne çıkan görüş ise oldukça net; sorunun kendisi plastik değil, yanlış malzeme tercihidir. Biyoplastikler, petrol bazlı tek kullanımlık plastiklere kıyasla daha temiz ve güçlü bir alternatif olarak görülürken, doğru malzemenin doğru yerde kullanılması durumunda hem çevrenin korunabileceği hem de sanayinin gelişebileceği vurgulanıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Lüleburgaz 2. Tiyatro Festivali başlıyor

Lüleburgaz 2. Tiyatro Festivali, 27 Mart Cuma günü LYSA’da Halil Sezai’nin ‘Koku’ oyunuyla perde diyor. Sanatçı Füsun Erbulak’ın onur konuğu olacağı festivalde 18 Nisan’a kadar 24 tiyatro grubu, 25 tiyatro oyunu ve 4 çocuk oyunu sahneleyecek, söyleşi ve atölyeler gerçekleştirilecek.

Lüleburgaz 2. Tiyatro Festivali 27 Mart Cuma günü Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi’nde Halil Sezai’nin “Koku” oyunuyla perdelerini açıyor.

Sanatçı Füsun Erbulak’ın onur konuğu olacağı festivalde 18 Nisan’a kadar onlarca tiyatro oyunu sahnelenecek, söyleşi ve atölye çalışmaları gerçekleştirilecek.

Lüleburgaz 2. Tiyatro Festivali’ne bu yıl Türkiye’nin farklı kentlerinden çok sayıda tiyatro ekibi katılacak. 

Bursa ve Eskişehir büyükşehir belediyeleri şehir tiyatrolarının yanı sıra çok sayıda profesyonel ve amatör tiyatro ekibi festivalde sahne alacak. 

Öte yandan Lüleburgaz Tiyatro Festivali çerçevesinde 2 Nisan’da, edebiyatın unutulmaz kalemlerinden Sabahattin Ali aramızdan ayrılışının 78’inci yıldönümünde ‘Şiirden Şarkıya: Sabahattin Ali’ etkinliği ile anılacak.

Festival kapsamında 24 tiyatro grubu, 25 tiyatro oyunu ve 4 çocuk oyunu sahneleyecek. 

Lüleburgaz 2. Tiyatro Festivali’nin programı şu şekilde; 

27 Mart 2026 Cuma 20:00 Koku / Sanart İstanbul/ Cahit Irgat Salonu

28 Mart 2026 Cumartesi 20:00 Beckett Godot Bize Gelmez/ Öteki Tiyatro İstanbul/ K. Budak Çal Sahnesi

29 Mart 2026 Pazar 14:00 Rapunzel ile Beyaz Atlı Prensi – Sarıyer Sanat Tiyatrosu /  Cahit Irgat Salonu

14:15 – Hatadan Oyuna / Atölye / Seda Akgün / K. Budak Çal Sahnesi

20:00 – Soytarı Kral Lear / Öteki Tiyatro-Tiyatro Evi / Cahit Irgat Salonu

30 Mart 2026 Pazartesi – 20:00 Bir Düş Gibi Cahide Sonku / Sara Kaplan / Cahit Irgat Salonu 

31 Mart 2026 Salı – 20:00 Sen Gara Değilsin / Rapiska Sanat / Kapaklı-Tekirdağ / Cahit Irgat Salonu 

1 Nisan 2026 Çarşamba – 20:00 Boeing Boeing / Kırklareli Üniversitesi Tiyatro Topluluğu / Cahit Irgat Salonu

2 Nisan 2026 Perşembe 19:00 – Kurtuluşun Kadınları – Tiyatro Ofisi / İzmir/  K. Budak Çal Sahnesi

20:30 – Şiirden Şarkıya Sabahattin Ali / Kolektif / İstanbul / Cahit Irgat Salonu 

3 Nisan 2026 Cuma 20:00 Tiyatro Sporu – Doğaçlama Kumpanya / Cahit Irgat Salonu 

4 Nisan 2026 Cumartesi 20:00 Çirkin / Yazarlık Atölyesi / Cahit Irgat Salonu 

5 Nisan 2026 Pazar 14:00 – Külkedisi Harikalar Diyarında / Sarıyer Sanat Tiyatrosu / Cahit Irgat Salonu

20:00 – Bir Koltukta Dört Karpuz / TÖZ – Lüleburgaz / Cahit Irgat Salonu 

6 Nisan 2026 Pazartesi 17:00 – Tiyatro Festivallerinin Önemi / Söyleşi / Altuğ Görgü / LYSA Üst Fuaye

20:00 – Maskbeth / Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu / Cahit Irgat Salonu

7 Nisan 2026 Salı 20:00 Sınırlar / Sınırlar Project- İstanbul / Dans Gösterisi / K. Budak Çal Sahnesi

8 Nisan 2026 Çarşamba 14:00 – Çıfıt ve Kayıp Eşya Cumhuriyeti / Şaban Öğünç İO / K. Budak Çal Sahnesi 

20:00 – Anka Bey / Tiyatro Sonsuz / Cahit Irgat Salonu

9 Nisan 2026 Perşembe 20:00 Gülistan, Gül Bahçesi Yani – Tiyatro Re- Act/ İstanbul / Cahit Irgat Salonu

10 Nisan 2026 Cuma 20:00 Sınır / Lüleburgaz Sanat Atölyesi / K. Budak Çal Sahnesi 

11 Nisan 2026 Cumartesi 20:00 La Nona Süper Babaanne / Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu / Cahit Irgat Salonu

12 Nisan 2026 Pazar 14:00 / Hatadan Oyuna / Seda Akgün / Atölye / D1A / LYSA

20:00 – Ayı / Balaban Sanat Oyuncuları / K. Budak Çal Sahnesi 

13 Nisan 2026 Pazartesi 20:00 Hıdrellez / Trakya Sanat / Cahit Irgat Salonu 

14 Nisan 2026 Salı 18:00 Lunatikler / Komedi Tiyatrosu / Topolovgrad-Bulgaristan / Cahit Irgat Salonu 

20:00 – Savaş Oyunu / Lüleburgaz Belediyesi Gençlik Tiyatrosu / Cahit Irgat Salonu

15 Nisan 2026 Çarşamba 20:00 Açık Denizde – Lüleburgaz Belediyesi Tiyatro Topluluğu / Cahit Irgat Salonu 

16 Nisan 2026 Perşembe 20:00 Yerime Yatar Mısın? / Gönen Kent Konseyi Tiyatro Topluluğu / Balıkesir / Cahit Irgat Salonu

17 Nisan 2026 Cuma 20:00 Ademler & Havvalar / Lüleburgaz Orta Oyuncular / K. Budak Çal Sahnesi

18 Nisan 2026 Cumartesi 14:00 – Çirkin Ördek Yavrusu – Lüleburgaz Belediyesi Kukla ve Yaratıcı Drama Atölyesi / Cahit Irgat Salonu

20:00 – İstanbul’la Oynuyorum / Engin Sahne / K. Budak Çal Sahnesi

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Frankofon Film Festivali Nilüfer’de sinemaseverlerle buluşuyor

Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde, uluslararası paydaşların iş birliğiyle düzenlenen Frankofon Film Festivali, 27 Mart tarihinde Konak Kültürevi’nde başlıyor. 2 Nisan’a kadar sürecek festival kapsamında 10 uzun metraj ve çeşitli kısa filmlerden oluşan toplam 19 gösterim izleyiciye sunulacak.

Nilüfer Belediyesi, Fransızca konuşulan ülkelerin sinemasını Bursalılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Institut Français, Fransa, Belçika, Kanada, Lüksemburg ve İsviçre büyükelçilikleri ile Alliance Française Bursa ve Türk-Fransız Kültür Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen Frankofon Film Festivali, 27 Mart’ta kapılarını açıyor.

Nilüfer Belediyesi Konak Kültürevi’nin ev sahipliği yapacağı festival, 27 Mart günü açılış kokteyli ile başlayacak. Açılış filmi,  aynı zamanda geçen yıl Cannes Film Festivali’nin açılış filmi olan “Bir Gün Bırakıp Gitmek” olacak.  Gösterim kokteyl sonrası gerçekleşecek.

FARKLI TÜRLERDE ZENGİN SEÇKİ

Bu yılki festival, sinemada “kadın” temasına odaklanarak, güçlü kadın karakterlerin hikayelerini ve kadın yönetmenlerin bakış açılarını ön plana çıkarıyor.

Şarkı söylemeyi bir direniş biçimine dönüştüren güçlü bir kadının hikayesini anlatan “Herkes Touda’yı Seviyor” ve sinematografik anlatımıyla dikkat çeken “Hayvani”, programın öne çıkan yapımları arasında yer alıyor.

Ayrıca, Agnès Varda’nın feminist sinemanın klasikleri arasında gösterilen “Biri Şarkı Söylüyor, Diğeri Söylemiyor” filmi ile tiyatro tarihinin efsanevi isminin yaşamını konu alan etkileyici biyografi “Sarah Bernhardt, İlahi Kadın” da festivalde izleyiciyle buluşacak.

Program kapsamında ayrıca 29 Mart ve 31 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek özel kısa metraj film seçkileri de sinemaseverlere farklı ve zengin bir izleme deneyimi sunacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Devlet Tiyatroları Genel Müdür Yardımcısı Emre Başer’den İzmir Bakırçay Üniversitesine Ziyaret

Devlet Tiyatroları Genel Müdür Yardımcısı Emre Başer, İzmir Bakırçay Üniversitesini ziyaret ederek Rektör Prof. Dr. Rasim Akpınar ile bir araya geldi. Rektörlük makamında gerçekleşen görüşmede kurumlar arası iş birliği imkânları değerlendirilirken, özellikle sanat ve tiyatro alanında geliştirilebilecek ortak projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

Devlet Tiyatroları Oyunları Kampüste Sahnelenecek

Samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmede sanatın ve tiyatronun üniversite yaşamına kattığı ilham verici yön ile gençlerin kültürel gelişimine sağlayabileceği katkılar kapsamlı şekilde ele alındı. Bu kapsamda, Devlet Tiyatroları repertuvarında yer alan bazı oyunların ilerleyen dönemde İzmir Bakırçay Üniversitesi kampüsünde bulunan 566 kişilik konferans salonunda sahnelenmesine yönelik planlamalar da ele alındı. Gerçekleştirilmesi planlanan bu etkinliklerin öğrencilerin tiyatro ile daha fazla buluşmasına ve sahne sanatlarına olan ilgilerinin artmasına katkı sağlayacağı ifade edildi.

Ziyaret kapsamında Emre Başer, üniversitenin konferans salonunda prova çalışmalarını sürdüren tiyatro topluluğu öğrencileriyle de bir araya geldi. Öğrencilerin sahne çalışmalarını ilgiyle takip eden Başer, gençlerle sohbet ederek tiyatroya gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Görüşmede ayrıca, üniversite öğrencilerinin sahne sanatlarına daha aktif katılımını teşvik edecek ortak etkinlikler, atölye çalışmaları ve sanatsal projeler üzerinde iş birliğinin sürdürülmesine yönelik konular da ele alındı.

Programın devamında üniversitenin sinema salonu ve spor tesislerini de gezen Başer, kampüsün sahip olduğu fiziki imkânlar hakkında bilgi aldı. Başer, Devlet Tiyatroları olarak üniversitelerle kurulacak iş birliklerinin gençlerin sanatsal gelişimine önemli katkılar sunacağına inandıklarını belirterek, bu süreçte Devlet Tiyatroları olarak gerekli desteği vermeye hazır olduklarını ve bu tür temasların artarak devam etmesinin önemini vurguladı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Toplam prim üretiminde yüzde 81 büyüme kaydedildi

Türkiye’nin en büyük özel bankalarından biri olan QNB’nin yüzde 100 iştiraki olarak faaliyet gösteren QNB Sigorta, 2025 yılı finansal sonuçlarını ve sektöre dair değerlendirmelerini paylaştı. QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, şirketin yılı güçlü sonuçlar ve yenilikçi adımlarla geçirdiğini belirterek, Sağlık, Hayat ve Ferdi Kaza sigortaları branşlarında prim üretiminde yüzde 81 büyüme kaydedildiğini açıkladı.

“Bugün, Bugünü Yaşa” yaklaşımıyla Sağlık, Hayat ve Ferdi Kaza sigortaları ile Bireysel Emeklilik branşlarında sigortacılık hizmetleri sunan QNB Sigorta, 2025 yılı performansını açıklarken genel görünüme dair de değerlendirmelerde bulundu. 

2025 yılında QNB Sigorta, Sağlık, Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında toplam prim üretiminde 16 milyar TL hacmine ulaşarak yüzde 81 büyüme kaydetti. 772 çalışanı ve yaklaşık 7 milyon müşteriyi kapsayan geniş müşteri portföyüyle QNB Sigorta, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda yüzde 45 prim büyümesi ile 93 bin sigortalıya ulaşırken, Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında pazar payını yüzde 8,3’e çıkardı. Bankasürans tarafında ise Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında yüzde 10,85 pazar payına ulaşan şirket, özel sigorta şirketleri arasında 6’ncı sırada yer aldı. Tamamlayıcı Sağlık Sigorta’sında ise banka kanalında yüzde 13,09 pazar payı yakalayarak 3’üncü özel şirket konumuna yerleşti. 

“Güçlü finansal performansımızı korurken topluma değer katmayı sürdürdük”

QNB Sigorta’nın temel önceliğinin gelecek endişesinden uzak, bugünü güvenle ve doyasıya yaşatan bir sigortacılık anlayışıyla hizmet vermek olduğunu belirten QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş; “QNB Sigorta olarak 2025 yılında stratejimizi; sürdürülebilir büyüme, dijitalleşme ve toplumsal fayda ekseninde şekillendirdik. Müşteri deneyimini odağımıza alarak dijital kanallarımızı güçlendirdik, mobil uygulamamızı ve banka entegrasyonlarımızı geliştirerek erişimi daha hızlı ve kolay hale getirdik. Bununla birlikte sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir başlık olarak değil; yönetişimden sosyal sorumluluğa, risk yönetiminden kurum kültürüne kadar tüm iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırdık. Girişimcilik programlarımızla çalışanlarımızın yenilikçi fikirlerini desteklerken, eğitimden çevre projelerine uzanan sosyal çalışmalarımızla topluma değer katmayı sürdürdük. Önümüzdeki dönemde de güçlü finansal performansımızı korurken, teknolojiyi etkin kullanan, sorumlu ve öncü bir sigorta şirketi olma hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğiz” dedi.

Yenilikçi Çalışmalarıyla Müşteri Deneyimini İyileştiriyor 

2025 yılında dijital kanallarda büyük atılımlar gerçekleştiren QNB Sigorta, WhatsApp üzerinden hizmet veren dijital asistanı QNBilir’i ile de sektöründe fark yaratmaya devam etti. Sıkça Sorulan Sorular kapsamında toplam 198 fonksiyon sunan QNBilir, kullanıcıların sigorta poliçelerine dair sıkça sorduğu sorulara hızlı yanıt verirken; poliçe yenileme gibi konularda hatırlatıcı mesajlarla proaktif bilgilendirme sağlayarak dijital bir asistan rolü üstleniyor. 2025 yılı sonunda QNBilir, yaklaşık 38 bin tekil kullanıcı tarafından toplam 60 bin sohbet ile müşterilerin self-servis kanallardan hızlı ve kolay destek almasına katkı sağladı.

QNB Sigorta’nın sürekli geliştirilen mobil uygulaması ise 2025 yılında 280 bini aşkın indirme ve 160 bin kayıtlı kullanıcıya ulaştı. Banka şifresi ile giriş özelliği sayesinde kullanıcılar hızlı ve kolay bir şekilde bilgiye erişim sağlayabiliyor.

QNB Sigorta, iyihisset.com blogu aracılığıyla da müşterilerinin yanı sıra sağlıklı ve kaliteli bir yaşam arayışındaki herkese rehberlik etmeye devam etti. Yıl boyunca her ay ortalama 20 bini aşkın ziyaretçinin iyi hissetmesine rehberlik yapan blog, sağlık, beslenme, egzersiz, astroloji ve sürdürülebilirlik gibi geniş bir yelpazede içerik sundu. Site, düzenli bülten abonelerine pazar kahveleri eşliğinde keyifle okuyabilecekleri içerikler sunarak fark yarattı.

Ürün Yelpazesi Genişliyor, İş Birlikleriyle Güçleniyor

QNB Sigorta, Enpara Bank’ın yolculuğuna bağımsız bir mevduat bankası olarak devam etme kararı ile birlikte var olan iş birliğini yeni bir faza taşıdı. Bu yeni dönem ile birlikte QNB Sigorta, Enpara Bank müşterilerine sunduğu teminatların kapsamını genişletti ve ürün yelpazesini zenginleştirmeye yönelik çalışmalara başladı. Yeni dönemde bireysel müşterilere yönelik sağlık sigortası ürünleri geliştirilirken, Enpara Bank’ın tüzel müşterilerine özel hayat sigortası çözümlerinin de portföye dahil edilmesi için başlatılan projeler hızla devam ediyor. Bu stratejik iş birliği sayesinde QNB Sigorta, bankasürans kanalındaki gücünü pekiştirirken, daha geniş bir müşteri kitlesine entegre ve yenilikçi sigorta çözümleri sunmaya devam ediyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Filografi sanatı Maltepe’de yeniden hayat buluyor

Maltepe Belediyesi’ne bağlı kadın danışma merkezlerinde kadınlara yönelik sanatın farklı dallarında kurslar düzenleniyor. Maltepe Belediyesi Cevizli Kadın Danışma Merkezi’nde unutulmaya yüz tutan el sanatlarından filografiyi tanıtan dersler verilmeye başlandı. Filografide katılımcılar tasarladıkları bir motif ya da deseni, ahşap malzeme üzerine çiviyle çakarak ve arasından çeşitli renklerde iplik veya teller geçirerek ortaya çıkarıyor. 

KATILANLAR, YETENEKLERİNİ KEŞFEDİYOR

Cevizli Kadın Danışma Merkezi kursiyerleri, usta öğreticilerden el sanatlarının inceliklerini öğrenerek farklı temalı eserler oluşturuyor. Maltepeli Nevin Dokuyucu, Cevizli Kadın Danışma Merkezi’nde rölyef derslerine katılım sağladığını ifade ederek, “Burada filografi derslerinin başlayacağı söylendi. Ben de katıldım. Filografiyi ve bu sanatı tanıtan öğretmenimizi çok sevdim. Öğretmenimiz bu sanatla ilgili çok bilgili. Burada müthiş bir stres atıyoruz. Katılan herkes kendi üretken gücünü ortaya çıkarıyor.” dedi.

Bir başka kursiyer Sema Biçer ise, “Bugüne kadar pek çok kursa katıldım. Katıldığım en güzel kurs buydu. Filografiyi tanımayan pek çok insan var. Filografi nedir, diye soruyorlar. Herkes tarafından bu sanatı tanınmasını ve tanıtılmasını isterim. Sadece kadınlara yönelik olduğunu düşünmüyorum. Eşime de bu sanata başlamasını önerdim. Kadınların bu dönemde bu kursa çok ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.” şeklinde konuştu. 

‘KATILIMCILAR BİR ZANAAT ÖĞRENİYOR’

Dersleri veren öğretmen Ayşe Yılmaz, filografinin bir zanaat olduğunu ifade ederek, “Katılımcılar burada bir zanaatı, bir mesleği öğreniyor. Geleneksel sanatlara dönmek lazım. Dersler ocak ayında başladı, 120 saat temel eğitim dersi alacaklar. Öğrencilerimiz katılmaktan çok mutlu. Öğrenciler mutlu oldukça biz de mutlu oluyoruz. Çok başarılı ve hevesliler.” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kartepe’de Bayram, Çocukların Neşesiyle Güzelleşti

Kartepe Belediyesi tarafından Ramazan Bayramı’nın son iki gününde Kartepe Kent Çarşısı’nda düzenlenen çocuk şenliği, yoğun katılımla gerçekleşti. Bayram coşkusunun doyasıya yaşandığı etkinlikte çocuklar ve aileleri unutulmaz anlar yaşadı.

Bayram Coşkusu Şenlikle Taçlandı

Birbirinden renkli etkinlikler, oyunlar ve gösterilerle dolu şenlik alanı iki gün boyunca büyük ilgi gördü. Çocukların neşesi ve enerjisi alana yansırken, aileler de bayramın keyfini çocuklarıyla birlikte çıkardı. Şenlik alanına kurulan oyun parkurları ve şişme oyun grupları, çocukların en çok ilgi gösterdiği alanlar arasında yer aldı. Gün boyu süren aktivitelerde çocuklar doyasıya eğlenirken, aileler de bu mutluluğa ortak oldu.

Sahne Gösterileri Büyük Beğeni Topladı

Etkinlik kapsamında düzenlenen sahne performansları izleyenleri kendine hayran bırakırken, yarışmalar da yoğun ilgi gördü. Pamuk şekeri ve geleneksel ikramlar ise bayramın sıcak atmosferini pekiştirdi.

Başkan Kocaman’dan Bayram Ziyareti

Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman da şenlik alanını ziyaret ederek çocuklar ve ailelerle bir araya geldi. Çocuklarla yakından ilgilenen Başkan Kocaman, ailelerin mutluluğuna ortak oldu. Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman ailelerin Ramazan Bayramı’nı kutlayarak “Biz sadece bir şenlik düzenlemiyoruz; evlatlarımıza o eski, sıcak ve samimi bayram kültürünü aşılıyoruz. Çocuklarımızın yüzündeki o içten gülümsemenin, yıllar sonra bile hatırlayacakları güzel bir anıya dönüşmesini arzu ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki bugün yaşadıkları bu mutluluk, yarının en kıymetli hatıraları olacak. ” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı