Altınova’da Ramazan Coşkusu

Ayvalık Belediyesi’nce Altınova Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Ramazan programında yüzlerce çocuk ve aileleri bir araya geldi.

Gecede sahnelenen canlı performanslar izleyicilerden büyük ilgi gördü. Geleneksel Türk tiyatrosunun sevilen karakterleri Hacivat ile Karagöz’ün yanı sıra meddah ve orta oyunu gösterileri salonu dolduran vatandaşlara keyifli anlar yaşattı. Semazen gösterisi ve Nasrettin Hoca canlandırması ise geceye renk kattı.

Etkinlik kapsamında çocuklara pamuk şeker, macun ve patlamış mısır ikram edildi.

Vatandaslar Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhunu yansıtan programda kahkaha ve alkışlarla dolu unutulmaz bir akşam geçirdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Konya Büyükşehir Mukaddes Emanetleri Bu Yıl Da Konyalılarla Buluşturuyor

Konya Büyükşehir Belediyesi bu yıl da mübarek Ramazan ayında mukaddes emanetleri Konyalılarla buluşturuyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, ilk kez geçen yıl Ramazan ayında açtıkları “Mukaddes Emanetler” sergisinin büyük ilgi gördüğünü belirterek, “Sergimiz bu yıl Tantavi Kültür ve Sanat Merkezi’nde sabah 10.00, akşam 10.00 saatleri arasında vatandaşlarımızın ziyaretine açık olacak. Ramazan’ın ruhuna uygun bir sergi oldu. İçeriye adım attığınız ilk andan itibaren insanın duygulanmaması hakikaten mümkün değil. Konyalıları bu güzel sergiye davet ediyorum” dedi.


Konya Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında   “Mukaddes Emanetler” sergisini bu yıl da Konyalılarla buluşturuyor.

Bu yıl Tantavi Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen serginin açılışı ilahiler ve dualar eşliğinde yapıldı.

DOLU DOLU BİR RAMAZAN AYI YAŞANACAK

Açılışta konuşan Türkiye’nin önemli mukaddes eser emanetçilerinden Erol Güzel, Konya’nın maneviyatın doruk noktası bir şehir olduğunu belirterek, “Sağ olsun Sayın Uğur İbrahim Altay Başkanımız da gerçekten bu konuda çok hassas, çok duyarlı. Sayın Başkanımız burada seveni, sevdiğiyle buluşturuyor, aşıkları buluşturuyor. Resulullah Efendimizin aşkıyla yananları Sayın Başkanımız burada Konya halkıyla buluşturuyor. İnşallah çok güzel bir sergi olacak, aslında sergi alanı değil bir ziyaret alanı. Burada bu ziyarete bir ay süre verdik. İnşallah dolu dolu geçecek bir Ramazan ayı yaşanacak. Dolu dolu maneviyat yaşanacak. Ziyaretçilerimiz, Resulullah Efendimizin Asr-ı Sadetten günümüze bütün emanetleriyle yüzleşip, Efendimizi daha çok tanıma, anlama fırsatı bulacaktır” dedi.

“İÇERİYE ADIM ATTIĞINIZ İLK ANDAN İTİBAREN İNSANIN DUYGULANMAMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Erol Güzel’e koleksiyonundaki eserleri Konya ile buluşturduğu için teşekkür ederek, “Erol Güzel bey, bu yıl da bu nezaketi gösterdi. Geçen yıl Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Sergi Salonu’nda çok yoğun bir ziyaretçi vardı. Bu yıl inşallah Tantavi Kültür ve Sanat Merkezi’nde sabah 10.00, akşam 10.00 saatleri arasında vatandaşlarımızın ziyaretine açık olacak. Kabe örtülerinden sakalı şeriflere kadar, Kabe’nin anahtarından, Peygamber Efendimizin makamındaki örtülere kadar birçok teberrük ve tarihi eseri Konyalılarla buluşturuyoruz. Ramazan’ın ruhuna uygun bir sergi oldu. İçeriye adım attığınız ilk andan itibaren insanın duygulanmaması hakikaten mümkün değil. Konyalıları Tantavi Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki bu güzel sergiye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Peygamber Efendimizin dünyayı teşrifini ve kutlu risalet yolculuğunu anlatmak amacıyla hazırlanan Siyer Sergisi’nin de Taş Bina’da yoğun ilgi gördüğünü anımsatan Başkan Altay, “Bu yıl Taş Bina’da başka bir sergimiz var. Peygamber Efendimizin hayatını anlatan dijital bir siyer sergimiz var. İnşallah vatandaşlarımızı oradaki sergiye de bekliyoruz” diye konuştu.

Serginin açılışına İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfi Özkul, Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, İl Müftüsü Ali Öge ile çok sayıda davetli katıldı.  

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bakırköy’de Kadın Hareketinin Tarihsel Yolculuğu Konuşuldu

Bakırköy Belediyesi’nin her Cuma İspirtohane Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Bakırköy Muhabbeti” söyleşilerinin bu haftaki konuğu yazar, arkeolog ve rehber Ayşe Övür oldu. “Antik Çağdan Günümüze Kadın Hareketinin Yükselişi” başlıklı söyleşinin ardından Övür, kitaplarını okuyucuları için imzaladı. Programa Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu da katıldı.

Bakırköy Belediyesi tarafından düzenlenen “Bakırköy Muhabbeti” söyleşileri, bu hafta tarihsel bir perspektifle kadın hareketini ele aldı. İspirtohane Kültür Merkezi’nde gerçekleşen programın konuğu yazar, arkeolog ve rehber Ayşe Övür oldu. “Antik Çağdan Günümüze Kadın Hareketinin Yükselişi” başlıklı söyleşide Övür, kadınların tarih boyunca toplumsal hayattaki yerini, mücadele süreçlerini ve elde edilen kazanımları arkeolojik bulgular ve tarihsel veriler ışığında değerlendirdi. Antik dönemden günümüze uzanan süreçte kadınların sosyal, siyasal ve kültürel alandaki dönüşümünü aktaran Övür, katılımcılara kapsamlı bir tarihsel çerçeve sundu. Söyleşi boyunca dinleyicilerden gelen soruları da yanıtlayan Övür, kadın hareketinin günümüzdeki yansımalarına ve geleceğe dair öngörülerine de değindi. Programa katılan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, kültür ve sanat etkinliklerinin ilçedeki sosyal yaşama katkısına dikkat çekti. Yoğun ilgi gören programın sonunda Ayşe Övür, kitaplarını okuyucuları için imzaladı. Bakırköy Belediyesi’nin düzenlediği “Bakırköy Muhabbeti” söyleşileri, her hafta farklı konu ve konuklarla İspirtohane Kültür Merkezi’nde devam ediyor.

“Bakırköy’e kadın elinin değdiğini görüyorum”

Söyleşide konuşan Ayşe Övür, “Buraya  gelmek benim için bir onur, Bakırköy Belediyesi’ne daveti için çok teşekkür ederim. Bakırköy’e çok sık geliyorum ve buradaki değişimi fark ediyorum. Bakırköy’e kadın elinin değdiğini görüyorum. Buradaki kültür sanat etkinliklerine katılmak beni çok mutlu etti” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Medya Buluşması’nda Ramazan ve Kent Kültürü Ele Alındı

Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen “Medya Buluşması” etkinliği, Bursa’da Ramazan ayının toplumsal yaşamdaki yeri ve kent kültürüne etkilerini gündeme taşıdı. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, geçmişten günümüze Bursa’da Ramazan geleneği ve değişen şehir yaşamı kapsamlı biçimde ele alındı.

Sevda Kurul’un moderatörlüğünü üstlendiği Gazeteci İbrahim Öge’nin ise konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte; Bursa’nın eski Ramazan akşamları, mahalle kültürü, komşuluk ilişkileri ve bu kültürün zamanla nasıl dönüştüğü üzerine önemli değerlendirmeler yapıldı. Öge, Ramazan ayının yalnızca dini bir dönem olmadığını, aynı zamanda kentin sosyal hafızasında güçlü bir yer tuttuğunu vurguladı.

Ramazan Gelenekleri Masaya Yatırıldı 

Bursa’nın kadim bir başkent olduğuna dikkat çeken Gazeteci İbrahim Öge, sözlerinde şu ifadeleri kullandı:

“Geçmişte Ramazan ayının başlangıcı rü’yet-i hilal yoluyla belirlenirdi. Ayın hareketleri gözlemlenir, hilalin görülmesi Bursa kadısına bildirilirdi. Hilal görüldüğünde top atışlarıyla Ramazan’ın başladığı halka ilan edilirdi. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde ve Osmanlı arşiv belgelerinde Bursa’da bu gözlemenin yapıldığı yerler açıkça anlatılmaktadır. Şaban ayının son günlerinden itibaren Ramazan defteri devreye girer, fiyatlar Ramazan boyunca sabit tutulurdu. Bakırcılar Çarşısı ve çevresi bu dönemde büyük bir ticari canlılık yaşardı. Evlerdeki bakır tabaklar kalaylanır, Ramazan sofraları için özel hazırlıklar yapılırdı. Ramazan ayı, Bursa’da hem manevi hem de sosyal ve ekonomik açıdan hayatın merkezinde yer alırdı.”

Ramazan ayının toplumsal dayanışma yönüne dikkat çeken Öge, “Birlik ve beraberlik noktasında çok önemli işler yapılıyordu. Hem çocuklar, hem dar gelirliler hem de yaşlılar düşünülüyordu. Mesela ‘diş kirası’ diye bir gelenek vardı; insanlar evine gelen misafire ‘beni şereflendirdin, bereket verdin’ diyerek hediye ederdi. Bir de zimem defteri uygulaması vardı. Bu gelenek, Ramazan boyunca imkanı olanların mahalle bakkalına gidip veresiye defterini istemesiyle başlardı. Mahalle bakkalı borcun ne kadar olduğunu söyler, kişi ya tamamını öder ya da defterin başından, ortasından, sonundan bir sayfa açtırarak borçları kapatırdı. Böylece yüzlerce insan büyük bir borç yükünden kurtulurdu. Bu çok önemli bir toplumsal dayanışma örneğiydi. Ramazan kültürümüzde çocuklara yönelik uygulamalar da vardı. Tekne orucu ya da oruca direk vurma dediğimiz uygulamayla çocuklar öğleye kadar oruca alıştırılır, dayanma süresi uzatılmaya çalışılırdı. İlk orucunu tutan çocuklar ödüllendirilir, çeşitli hediyelerle teşvik edilirdi” ifadelerini kullandı.  

  “Kültürümüzden Korkmayın”

Gençlere tavsiyelerde bulunan İbrahim Öge, “Kültürümüzden korkmayın. Türk kültürü korkulacak bir kültür değildir. Türk kültürü ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyen bir kültürdür. Türk kültürü açın, tokun halini bilen, yardımlaşmayı ve dayanışmayı esas alan bir kültürdür. Emin olun, birçok İslam coğrafyasında Ramazan’ı bizim gibi birlik ve beraberlik içerisinde yaşayan başka bir millet yok. Kendi kültürünüzden geleni okuyarak, araştırarak atalarınızı ve törenizi tanıyın. Bunu yaptığınızda kültürünüzü ideolojik bakıştan, ötekileştirmeden ve ayrıştırmadan kurtarırsınız” diye konuştu. 

Program sonunda Gazeteci İbrahim Öge, Osmangazi Belediyesi’ni Ramazan etkinlikleri ile ilgili yaptıkları çalışmalardan dolayı yürekten kutladı. Osmangazi Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Süleyman Çavlı ise İbrahim Öge’ye günün anısına teşekkür plaketi takdiminde bulundu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde “Arkeolojik Su Altı Keşifleri” konferansı

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz’in mavi sularının altında gün yüzüne çıkarılan izleri ve sualtı arkeolojisinin büyüleyici dünyasını anlatan “Antalya Derinliklerinden Arkeolojik Sualtı Keşifleri” etkinliği düzenledi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtımı ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen “Antalya Derinliklerinden Arkeolojik Sualtı Keşifleri” başlıklı etkinlik, sualtı mirasını bilimsel veriler ışığında ele alan kapsamlı bir konferans olarak gerçekleştirildi. Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda, Antalya kıyıları açıklarında sürdürülen sualtı kazı ve araştırmalarına ilişkin dikkat çekici bulgular katılımcılarla paylaşıldı. Yoğun ilgi gören etkinlikte katılımcılar hem Antalya’nın denizcilik geçmişini yakından tanıma hem de sualtı arkeolojisinin az bilinen yönlerini keşfetme fırsatı sundu.
ÖNİZ’DEN KAPSAMLI SUNUM 
Akdeniz Üniversitesi Kültür Varlıkları Koruma ve Onarımı Bölüm Başkanı Hakan Öniz, Akdeniz’in derinliklerinde tespit edilen batık gemiler, su altında kalmış antik yerleşimler ve bu alanlardan çıkarılan binlerce yıllık eserler hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Öniz ayrıca, sualtı arkeolojisinde kullanılan bilimsel yöntemleri, kazı süreçlerinin nasıl yürütüldüğünü ve gün yüzüne çıkarılan eserlerin korunmasına yönelik çalışmaları ayrıntılı biçimde anlatarak, sualtı keşiflerine ilgi duyan vatandaşları bilgilendirdi.
HER BATIK KENDİ DÖNEMİNE IŞIK TUTUYOR
Akdeniz Üniversitesi Kültür Varlıkları Koruma ve Onarımı Bölüm Başkanı Hakan Öniz, Akdeniz kıyılarında çok sayıda antik kent bulunduğunu, ancak bu kentlerden çok daha önce, 50-60 bin yıl öncesinde insanların mağaralar ve benzeri alanlarda bu kıyılarda yaşadığını belirtti. İnsan ile deniz arasındaki on binlerce yıllık ilişkiyi ortaya koymanın görevleri olduğunu ifade eden Öniz, “Sualtı arkeolojisi çalışmaları kapsamında özellikle günümüzden yaklaşık 3 bin yıl öncesine ait 422 batık belgelendi. Her batık kendi dönemine ışık tutan birer zaman kapsülü niteliğine sahip. İleri teknolojilerle deniz tabanını araştırıyor ve tespit ettiğimiz batıklarda bilimsel kazılar yürütüyoruz” dedi. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Öğrenciler Ertan Ayçetin Bisikletevi’nde Mysia Yolları’nı tanıdı

Nilüfer Belediyesi, Ertan Ayçetin Bisikletevi’nde ağırladığı TED Bursa Koleji VeloTED Bisiklet Kulübü öğrencilerine Mysia Yolları’nı anlattı. Etkinlikte bölgedeki doğa rotaları ve güvenli bisiklet kullanımı hakkında bilgiler paylaşıldı.

Nilüfer Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Ertan Ayçetin Bisikletevi, genç bisiklet tutkunlarını ağırlamaya devam ediyor. Son olarak TED Bursa Koleji VeloTED Bisiklet Kulübü öğrencileri, bisikletevinde düzenlenen etkinlikte bir araya geldi. Etkinlikte, “Mysia Yolları Doğa, Tarih ve Kültür Rotaları” detaylı bir şekilde tanıtıldı.

Doğada bisiklet kullanımı ve doğru rota planlaması gibi teknik konularda bilgilerin aktarıldığı buluşmada, gençler sürece aktif katılım gösterdi.

VeloTED Bisiklet Kulübü öğrencileri, sunumun ardından parkurlar hakkında yetkililere merak ettikleri soruları yöneltti. Öğrenciler ayrıca etkinlik süresinde Ertan Ayçetin Bisikletevi’nde yer alan farklı bisiklet modellerini ve donanımlarını da yakından inceleme fırsatı buldu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Balçova’da Uzak Doğu Lezzeti Hizmete Girdi: Kore İn Balçova

Korutürk Mahallesi Bora Sokak’ta kapılarını açan Kore in Balçova, özellikle gençlerin yoğun ilgisiyle hizmete başladı. Balçova Belediye Başkanı da restoranı ziyaret ederek dayanışma ve paylaşma vurgusu yaptı.

Balçova, gastronomi alanında yeni bir adresle buluştu. Uzak Doğu mutfağının özgün tatlarını ilçeye taşıyan Kore in Balçova, Korutürk Mahallesi Bora Sokak’ta hizmete girdi. Açıldığı ilk günden itibaren özellikle gençlerin yoğun ilgisini çeken restoran, farklı kültürleri aynı sofrada buluşturan anlayışıyla dikkat çekti.

Açılışa özel indirim uygulamasıyla da ilgi gören işletme, Balçova’da yeni bir lezzet noktası olarak öne çıktı. İlçede sosyal yaşamın çeşitlenmesine katkı sunması beklenen restoran, Uzak Doğu mutfağına ilgi duyan vatandaşları ağırlamaya başladı.

Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit’ de restoranı ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerini iletti. Başkan Yiğit yaptığı değerlendirmede, “Balçova’mızda dayanışmayı ve paylaşma kültürünü büyüten her girişimi kıymetli buluyoruz. Farklı kültürlerin aynı sofrada buluşması toplumsal zenginliğimizdir. Özellikle gençlerimizin yoğun ilgi göstermesi bizleri ayrıca memnun ediyor.” ifadelerini kullandı.

Korutürk Mahallesi’nde hizmete giren Kore in Balçova, ilçede gastronomi çeşitliliğine katkı sunarken, farklı lezzetleri deneyimlemek isteyenler için yeni bir alternatif oluşturdu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Görkem Duman Kozağaç’ta sahur sofrasında

Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, Kozağaç’ta düzenlenen sahur programında hemşehrileriyle bir araya gelerek birlik ve beraberlik mesajı verdi.

Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, kuruluşunda yer aldığı Kozağaç Gençlik Derneği’nin düzenlediği sahur programına katıldı. Programda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Buca İlçe Başkanı Suat Bulut, Kozağaç Gençlik Derneği Başkanı ve Buca Belediyesi Meclis Üyesi Tolga Avcı, belediye meclis üyeleri ve parti yöneticileri de yer aldı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada Başkan Görkem Duman, dernek üyeleri ve semt sakinleriyle Ramazan ayının bereketini paylaştı. Kozağaç Gençlik Derneği’nin kendisi için çok özel bir yeri olduğunu dile getiren Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, şunları söyledi:

“Kuruluşunda da yer aldığım, her zaman bir ev sıcaklığıyla geldiğim Kozağaç Gençlik Derneği’nin bu güzel sahur sofrasında sizlerle gönül birliği yapmaktan dolayı çok mutluyum. Bu evin çatısı altında siyasete yön veren dostlarımın, iş dünyasına değer katan Buca sevdalısı kardeşlerimin, büyüklerimin omuz omuza vermesi, Buca’mızın en büyük kazancıdır. Bu sofranın bereketi burada kurduğumuz gönül birliğindedir. Bizleri bir araya getiren Dernek Başkanım,  yol arkadaşım Tolga Avcı’ya da teşekkür ederim. Hayırlı sahurlar, hayırlı Ramazanlar. Allah kabul etsin.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bornova Kısa Film Günleri’ne rekor başvuru!

Bornova Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Bornova Kısa Film Günleri’ne 72 ülkeden 1417 film başvurusu yapıldı. Yoğun ilginin ardından başvurular sona ererken, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki bu tablonun kentin kültür ve sanat alanındaki güçlü konumunu gösterdiğini vurguladı. Festival, Nisan ayında Bornova’yı uluslararası sinema buluşmasına dönüştürecek.

Bornova Belediyesi’nin düzenlediği 6. Uluslararası Bornova Kısa Film Günleri, bu yıl da uluslararası ölçekte büyük ilgi gördü. 24-25-26 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek festival için tam 72 ülkeden 1417 film başvurusu yapıldı. Başvuruların sona erdiği açıklanırken, organizasyona gösterilen yoğun ilgi dikkat çekti.

Festival, Bornova’yı bir kez daha sinemanın evrensel diliyle buluşturmaya hazırlanıyor.

Başkan Eşki: “Bornova, sanatın ve genç sinemacıların buluşma noktası”

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, festivale gösterilen yoğun ilginin Bornova’nın kültür ve sanat alanındaki iddiasını ortaya koyduğunu belirterek, “72 ülkeden 1417 film başvurusu almak bizim için büyük bir gurur. Bu tablo, Bornova’nın uluslararası alanda sanatın güçlü bir adresi haline geldiğini gösteriyor. Genç sinemacıları desteklemeye ve Bornova’yı kültürle, sanatla büyütmeye devam edeceğiz.” dedi.

Eşki, sinemanın farklı kültürleri bir araya getiren evrensel bir dil olduğunu vurgulayarak, festivalin yalnızca bir yarışma değil aynı zamanda kültürel bir buluşma platformu olduğunu ifade etti.

Başvurular sona erdi, heyecan başlıyor

“Başvurular sona ermiştir. Gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederiz.” mesajıyla duyurulan süreçte, festival komitesi şimdi ön jüri değerlendirmelerine hazırlanıyor.

Nisan ayında üç gün boyunca Bornova’da sinema dolu bir atmosfer yaşanacak; kısa film gösterimleri, söyleşiler ve etkinliklerle kent, uluslararası sanatçıları ve sinemaseverleri ağırlayacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda finalistler belli oldu

Doğal taş sektörünün en önemli buluşma noktalarından Marble İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı kapsamındaki 8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda finale kalan projeler açıklandı. 8 ülkedeki 67 üniversiteden başvuru yapılan yarışmada, jüri değerlendirmesiyle 19 finalist belirlenerek üretime geçmeye hak kazandı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 14–17 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de yapılacak 31. Marble İzmir Fuarı kapsamında düzenlenen yarışma, genç tasarımcıları doğal taş sektörüyle buluşturuyor. Dekoratif ev eşyaları temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, bu yıl, Türkiye, Almanya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Polonya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden toplam 724 proje başvurusu yapıldı. 

Tasarımcılar ve firma temsilcileri Fuar İzmir’de buluştu
Jüri değerlendirmesi ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmelerin ardından 19 tasarım finale kalarak projelerin üretime geçirilmesine karar verildi. Finale kalan genç tasarımcılar, Fuar İzmir’deki tasarımcı ve firma buluşmasında projelerini sektörün önde gelen üretici firmalarına sundu. Değerlendirmeler sonucunda tasarımcı ve firma eşleşmeleri; Arda Uluç Aydın – Gürmas Makina, Begüm Sucu – Megamer, Berke Güntürk, Begüm Kübra Çetin ve Beste Çetin – Kar Maden, Beyza Doğan – Alimoğlu Marble – Granite İzmir, Ece İldeniz – Sirmersan Mermer, Defne Turan – Çizgi Mermer Granit, Gülşah Kamacı – Megamer, Hilal Akyüz – Ebla Stone, Hümeyra Kocayiğit iki projesiyle Başaranlar Marble, Kerem Iskar – İz Granit Madencilik, Tuğba Koşak – Dokuz Eylül Üniversitesi Meslek Yüksekokulu, Ulviye Akgul, Büşra Nur Kılınçarslan ve Arda Deniz Yücel – Laodikeia Marble, Ayşe Melek Güngör – Şenler Marble, Batuhan Duran – Mercan Tasarım, Oğuz Erten – Alimoğlu Marble Afyon, Oğuz Erten – Sirmersan Mermer, Şüheda Nur Akpınar – Megamer, Yağmur Çelik – Mercan Tasarım şeklinde oluştu.

Erdoğan Akbulak’ın adı Değişik Tasarım Yarışması’nda yaşatılacak
İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, yarışmanın sektöre sağladığı katkıya dikkat çekerek, “Bu yarışmayı, doğal taş sektörünün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Yarışma, genç tasarımcıların sektöre adım atmasına imkan sağlarken firmalarımızın üretim kabiliyetini ve katma değerli üretim potansiyelini de görünür hale getiriyor. Bu sürecin oluşmasında emeği olan tüm üretici firmalarımıza, jüri üyelerimize ve öğrencilere teşekkür ediyorum” dedi. 
Cumalıoğlu, bu yıl yarışma kapsamında, doğal taş sektörüne ve Marble İzmir’e uzun yıllar katkı sunan, kısa süre önce yaşama veda eden Silkar Madencilik’in sahibi iş insanı Erdoğan Akbulak anısına bir özel ödül vermeyi planladıklarını belirterek, Akbulak’ın sektöre bıraktığı izi bu yarışma aracılığıyla yaşatmak istediklerini dile getirdi. 

Üreticilerden yarışmaya güçlü destek
Yarışmaya üretici olarak destek veren firma temsilcileri de organizasyonun sektöre sağladığı katkılara dikkat çekti. Çizgi Mermer Granit Kurucu Ortağı ve yarışmanın jüri üyesi Remzi Boncuk, Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nın format olarak benzer yarışmalardan ayrıştığını belirterek, “Uzun yıllardır bu yarışmada üretici firma olarak yer alıyoruz, aynı zamanda jüride de bulunuyorum. Bu yarışma, finale kalan ürünlerin üretilmesi ve jüri tarafından birebir gerçek boyutları üzerinden değerlendirilmesiyle öne çıkıyor. Diğer yarışmalarda görseller ve renderlar üzerinden kararlar verilirken, üretim aşamasında bazı ürünlerin hayata geçirilemediğini görüyoruz. Bu yönüyle yarışmanın dünyada da örnek olabilecek bir format sunduğunu düşünüyorum. Burada kamusal bir fayda var; öğrencilere sunum yapma ve tasarımlarını üretme imkanı tanınması da süreci güçlü bir eğitim deneyimine dönüştürüyor” dedi.

“Uluslararası platformda da en başarılı yarışmalardan biri haline geldi” 
Üretici olarak yarışmaya destek veren TÜMMER Başkan Vekili ve Başaranlar Mermer Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Serter ise yarışmanın sektörün geleceği açısından taşıdığı önemi vurgulayarak, “Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nı çok önemsiyorum çünkü son yıllarda yalnızca ulusal ölçekte değil, uluslararası platformda da en başarılı yarışmalardan biri haline geldi. Bu yarışma sayesinde mimar ve tasarımcı adayı gençler doğal taşı teorinin ötesinde, proje ve üretim süreci içinde birebir tanıyor. Türkiye’de doğal taşın mimari projelerde ve özel objelerde her alanda kullanılabildiğini ve birçok firmanın bu ürünleri üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu görüyorlar. Sektörün geleceğin tasarımcıları ve mimarlarıyla buluşması açısından bu süreci çok değerli buluyorum. Katma değerli üretim ve verimlilik açısından da önemli olan bu organizasyona önümüzdeki yıl daha fazla firmanın katılmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Gençler için tasarımdan üretime açılan kapı”
Jüri Üyesi ve Proje Koordinatörü Doç. Dr. Selçuk Demirci, “Bu yarışma, öğrenciler için tasarımdan üretime geçişi görme ve sektöre ilk adımı atma fırsatı sunuyor. Tasarladıkları ürünlerin hayata geçtiğini görmek, gençler için çok değerli bir deneyim. Bu sürecin hayata geçirilmesini sağlayan İZFAŞ’a ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum” dedi.

Ödüller açılış günü sahibini bulacak
Üretimi gerçekleştirilecek tasarımlar, 14 Nisan 2026 tarihinde Marble İzmir Fuarı kapsamında düzenlenecek final ve ödül töreniyle birlikte sergilenecek. Yarışmada birincilik ödülü 200 bin TL, ikincilik ödülü 130 bin TL, üçüncülük ödülü ise 65 bin TL olarak belirlendi. Bunun yanı sıra Ege İhracatçı Birlikleri Özel Ödülü, firma özel ödülleri, tasarım tescil desteği, yazılım ve tatil ödülleri, üretim ve staj olanakları da yarışma kapsamında yer alacak. En fazla başvuru yapan üniversiteye ise 3D yazıcı hediye edilecek.

Yarışmanın hedefi, katma değer ve rekabet gücü sağlamak
Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması; katma değeri yüksek tasarımların ortaya çıkarılmasını, doğal taş sektörünün uluslararası pazardaki rekabet gücünün artırılmasını ve genç tasarımcıların desteklenmesini amaçlıyor. Yarışmacılar; mevcut doğal taşlar veya doğal taş artıklarını kullanarak geliştirdikleri dekoratif ev aksesuarları, tekil mobilyalar, ev ve ofis kullanımına yönelik katma değerli ürünler ile lavabo ve küvet gibi tasarımlarla yarışmaya katılıyor. Tasarımların üretilebilir nitelikte olması ise değerlendirmede önemli kriterler arasında yer alıyor. Yarışmanın değerlendirme süreci ise akademi, tasarım dünyası ve sektörün deneyimli isimlerinden oluşan jüri tarafından yürütülüyor. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı