3. Yaş Üniversiteleri Şenliği, gençlik enerjisi yaydı

İzmir genelinde ileri yaşlı bireylere yönelik faaliyet gösteren 3. Yaş Üniversiteleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ege Geriatri Derneği iş birliğiyle Kültürpark’ta 7-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenen 3. Yaş Üniversiteleri Şenliği’nde buluştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi 3. Yaş Yaş Üniversitesi öğrencilerinin de katıldığı şenlik, renkli görüntülere sahne oldu. Sağlıklı ve aktif yaş almak için hayat boyu öğrenme felsefesini benimseyen İzmir’in ileri yaşlı yurttaşları, gençlik enerjisi yayarak keyifli bir gün geçirdi.

60 yaş ve üzeri bireylerin aktif yaşlanmasını desteklemek, yaşam boyu öğrenme sürecine dahil olmalarını sağlamak ve sosyal entegrasyonlarını artırmak amacıyla kurulan 3. Yaş Üniversiteleri, İzmir’de çeşitli kurumlar tarafından farklı ilçelerde faaliyetlerini yürütüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ege Geriatri Derneği, “Sağlıklı Yaş Almanın Okulu” sloganıyla 3. Yaş Üniversiteleri Şenliği düzenledi. Ege 3. Yaş Üniversitesi’nin yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka, Balçova, Güzelbahçe ve Seferihisar belediyelerine bağlı 3. Yaş Üniversitelerinin katılımıyla gerçekleşen etkinlik, katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Şenliğin ilk gününde, İzmir Büyükşehir Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi bünyesinde “İşaret Dili” eğitimi alan katılımcılar İstiklal Marşı’nı icra etti. Şenlik programında 3. Yaş Üniversitesi öğrencilerinin yoğun emekle hazırladığı mini defileler, spor ile dansı harmanlayan estetik gösteriler, halk dansları, şiir dinletileri ve tiyatro performansları yer alıyor.

“Bizim sizden öğreneceklerimiz var”

Şenliğin açılışına katılarak 3. Yaş Üniversitelerinin stantlarını ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, “Gelenekçi toplumu karakterize eden önemli özelliklerden biri, geniş ailedir. Modern toplumu karakterize eden özelliklerden biri de çekirdek ailedir. Gelenekçi toplumlarda yaşlı insanlar bir otoriteye sahipti, disiplini ve adaleti onlar sağlardı. Onların vazgeçilmez bir değeri ve anlamı vardı. Modern toplumda geçerli olan değerler, gelenekçi toplumda yoktu. Modern toplumu karakterize eden en önemli özellik, ekonomik faydadır. Ekonomik yararda en değerli meta, emek. Emekli olanların da bu toplumda değerleri tartışılır hale geldi. Fazladan yük olarak görülmeye başlandı. Ancak bir toplum yaşlı insanlarına nasıl bakıyorsa aslında nasıl bir gelecek istediğini de düşünmüş oluyor. Yaşlılık üzerine düşünmek, aynı zamanda gelecek üzerine düşünmek, yatırımlar üzerine düşünmek, dünya üzerine düşünmek, nasıl bir yaşamı arzu ettiğimizi düşünmektir. Bizim sizden öğreneceklerimiz var. Deneyimlerinize, yaşadıklarınıza, aktaracaklarınıza ve uyaracaklarınıza ihtiyacımız var. 3. Yaş Üniversitesi, aynı zamanda sizden alabileceklerimizin de biriktirildiği bir mekân, bir yuva ve bir okul olmalı” dedi. 

“Hak temelli sosyal koruma sistemleri kurulmalı”

Ege Geriatri Derneği Başkanı Mevlüt Ülgen ise 3. Yaş Üniversitelerinin aktif ve sağlıklı yaşlanmayı hedefleyen, bu hedefe ulaşmak için yaşam boyu öğrenme modelini kullanan multidisipliner bir yaklaşım olduğunu kaydederek, 3. Yaş Üniversitelerinin çalışma şeklini aktardı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaşlılara yönelik örnek çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Ülgen, projeleri nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkür etti. Yaşlıların yaşam kalitesini yükseltecek ve izolasyonunu azaltacak politikalara her geçen gün daha fazla ihtiyaç olduğunu vurgulayan Ülgen, “Yaşlılara vermediğimiz kaynakları, sağlık ve ilaç tekellerine veriyoruz, vermek zorunda kalıyoruz. Bu anlamda yaşlıların yaşam kalitesini yükseltecek, aktif ve sağlıklı yaşlanmalarını destekleyecek projeler yapmak bizlerin boynunun borcudur. Hak temelli sosyal koruma sistemleri kurulmalıdır” diye konuştu.

“Yaşlılıktan gençliğe geçtik”

İzmir Büyükşehir Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi öğrencisi 67 yaşındaki Ayşe Tetik, “3. Yaş Üniversitesi’nde sınıf temsilcisiyim. Burada çok güzel şeyler öğreniyoruz. Üniversiteye ilk başladığımızda insanların gözünde ışık yoktu ama şu anda herkes pırıl pırıl. Yaşlılıktan gençliğe geçtik. Hayattan zevk almaya başladık. Biz sadece okulda derslerde değil sosyal alanda da birbirimize kenetlendik. Hep beraber etkinlikler düzenliyoruz, gezilere gidiyoruz. Başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a ve eğitimcilere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Bizim için ikinci yaşam oldu”

Öğrencilerden 71 yaşındaki Cengiz Baykuş da şöyle konuştu: “3. Yaş Üniversitesi, çok güzel aktivitelerle geçiyor. Bu kadar güzel olacağını beklemiyordum. Bizim için ikinci yaşam oldu. Ben seçmeli ders olarak halk oyunlarını seçmiştim. 3. Yaş Üniversitesi’nde bilgilerimiz tazelendi, sağlık açısından öğrenmediğimiz çok şey olduğunu gördük. Bakış açım değişti, hayata daha olumlu bakmaya çalışıyorum. 100 tane arkadaşım oldu, bu ne kadar güzel bir şey. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Bu çalışma kapsamında staj da yapacağız. Bu yaştan sonra staj yapmamız çok güzel.”

“İlaç sayım azaldı”

87 yaşındaki öğrenci Aynur İnanç ise “Buraya başladığım zaman 6-7 tane ilaç içiyordum. Hocalarımız sayesinde ilaç sayım 3’e indi. Sağlıkla ilgili bilgilerimi güçlendirdim ve çok güzel arkadaşlar edindim. Çok fazla etkinlik yapıyoruz. Stres, kaygımız kalmadı. Sağlıklı yaşamak için beslenme, teknoloji kullanımı gibi konularda bilgi sahibi oluyoruz, bilgilerimizi güncelliyoruz. En güzeli de bu yaştan sonra dostluk, arkadaşlık ortamı yaşıyoruz. Herkese tavsiye ediyorum. 3. Yaş Üniversitesi’nde seçmeli ders olarak işaret dilini seçmiştim. Bugün işaret diliyle İstiklal Marşı’nı okuyacağız” sözlerine yer verdi.

İzmir’in 3. Yaş Üniversiteleri

İzmir’in 3. Yaş Üniversiteleri, yerel yönetimlerin iş birliğiyle etki alanını genişletmeye devam ediyor. Ege Geriatri Derneği ile yakın zamanda imzalanan protokol çerçevesinde sürece dahil olan Narlıdere Belediyesi’nin yanı sıra Buca, Urla ve Bornova ilçelerinin de katılımıyla hizmet ağının tüm şehri kapsayacak şekilde büyümesi hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 60 yaş üstü bireylere yönelik 3. Yaş Üniversitesi hizmetini Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi ve Mustafa Necati Kültür Merkezi olarak iki ayrı merkezde sürdürüyor. Katılımcıların dört dönemlik akademik eğitimlerini tamamlamalarının ardından, bir yarı dönem boyunca sosyal sorumluluk projelerinde gönüllü olarak görev alarak mezuniyet hakkı kazandıkları bu eğitim modeli, sadece bireysel gelişimi desteklemekle kalmayıp toplumsal dayanışmayı da güçlendiriyor. Yaklaşım, yaş alan bireylerin tecrübelerini sosyal hayata entegre eden örnek bir yerel yönetim modeli olarak dikkat çekiyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir’de kültürün rotası çiziliyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı, uzman isimlerin katıldığı panel ve oturumlarla devam etti. Çalıştayda kültürün sürdürülebilir kalkınmadaki rolü, kültürel miras, yaratıcı endüstriler ve dijitalleşme konuları ele alındı. Ortaklaşa geliştirilecek bir politika sürecinin başlangıç noktası olarak oluşturulan Kültür Politikaları Belgesi Taslağı da kapsamlı şekilde analiz edildi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde 7-8 Mayıs tarihlerinde “İzmir Kültür Konuşuyor” başlığıyla düzenlenen İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı’nın açılış konuşmalarının ardından yapılan oturumlarda fikir ve öneriler tartışıldı. Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde yapılan zirveye akademisyen ve uzmanlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, yerel yöneticiler, bürokratlar, meclis üyeleri ve iş dünyasının mensupları katıldı.

“Kültür sadece sanat etkinlikleri demek değil”

Programın ikinci bölümünün açılışını yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Büyükşehir Belediyesi’nin kültür alanında yaptığı çalışmaları aktardı. Okyay, “Veri tabanlı bir yönetimin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. İzmir’in kültür ekosistemiyle ilgili ciddi bilgi sahibi olduk. Kültürün sürdürülebilir kalkınmanın temel unsuru olduğunu biliyoruz. Kültür sadece sanat etkinlikleri demek değil. Demokrasi, katılım, miras, yaratıcılık, çevre ve sosyal kapsayıcılık kavramlarıyla doğrudan ilişkili. Burada bahsedilen iyilik halini, kentin sağlıklı olması, kültür-ekoloji ilişkisi, gastronomi gibi pek çok başlıkta inceliyoruz. Nerelerde farklılıklarımız var ve neleri geliştirmemiz gerekiyor, çalışıyoruz” dedi.

Taslak metindeki altı temel ilkeyi açıkladı

Çalıştayın tartışma metni olarak hazırlanan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Politikaları Belgesi Taslağı; “Kültürü Bir Hak Olarak Tanımlamak ve Kültüre Erişim”, “Kültür Yönetimi ve Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi”, “Kültür Ekonomisi ve Yaratıcı Endüstriler”, “Kültürel Mirasın Korunması ve Yeniden İşlevlendirilmesi”, “İklim Krizi, Ekoloji ve Kültür Politikaları” ve “Dijitalleşme, Yeni Teknolojiler ve Kültür Politikaları” olmak üzere altı temel eksen üzerine inşa edildi. Her eksen hem somut politika önerileri hem de gerçek tercih alanlarını ve yapısal gerilimleri işaret eden tartışma sorularını içeriyor. Prof. Dr. Pınar Okyay bunun bir taslak belge olduğunu belirterek “Bu iki günün sonunda son halini alacak. Bunun bir başlangıç olduğunu bilelim. Buradaki katılımcı süreci doküman haline getiriyoruz. Öneri, eleştiri ve katkılarınız bizim için çok önemli” diye konuştu. Okyay’ın konuşmasının ardından “Kültür Politikalarında Küresel Eğilimler ve Türkiye” başlıklı oturum gerçekleşti.

“Kültürü sürdürülebilir şehirlerin inşasında temel bir unsur olarak görüyoruz”

UCLG –MEWA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, moderatörlüğünü yaptığı programda önemli mesajlar verdi. Duman, kültürün önemine dikkat çekerken, “Dileğimiz bu festivallerin yerel yönetimlerle birlikte ülke genelinde yaygınlaştırılmasıdır. Günümüzde kültür politikalarının koruma, erişim, yönetişim ve sürdürülebilirlik boyutlarını kapsayan çok kapsamlı bir yapı haline geldiğini görmekteyiz. Bizler de kültürü sürdürülebilir şehirlerin inşasında temel bir unsur olarak görüyoruz. Farklı şehirlerde yürüttüğümüz çalışmalarla yerel deneyimlerin paylaşılmasına katkıda bulunuyoruz. Kültür politikalarındaki küresel eğilimleri ve Türkiye yansımalarını ele alacağız. Amacımız kültürü yalnızca geçmişin mirası olarak değil, kentlerin bugününü ve geleceğini şekillendiren dinamik bir unsur olarak değerlendirmek ve daha dirençli şehirler için ortak biz vizyon geliştirmektir” dedi.

“Kültür kalkınma aracıdır”

UNESCO Türkiye Kültürel İfadelerin Çeşitliliği İhtisas Komitesi Üyesi Doç. Dr. Erman Demir ise “Sürdürülebilirlik: Kent ve Kültür” adlı sunumu aracılığıyla önemli bilgiler verdi. Süreci sağlıklı ilerletmek adına konuşmasında sorular yönelten Demir, “İzmir neyin şehir olmak istiyor? Ya da böyle bir kümelenmeye gerek var mı? Kültür bir kalkınma aracıdır. Her gittiğim toplantıda birinden bunu duyuyorum. Tamam artık herkes ikna olmuş bu konuya diyorum. Kalkınma derken kültürü ticarete çekmememiz lazım. Sabırlı politika yapmak gerekiyor. Şu an yürüttüğümüz süreci kastediyorum. Bunun paydaşlarıyla birlikte tartışarak, konuşarak yapılması lazım” diye konuştu.

Kültürel mirasın önemine değindi

Çalıştayın önemine değinerek sözlerine başlayan ICOMOS Türkiye Milli Komitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Koray Güler de, “Kültür politikalarını çok boyutlu düşünmek önemli. Demokrasi çok önemli dünya barışı çok önemli. Coğrafyamızda yıkımlar gördük. İnsanlık tarihi boyunca da bunları gördük” dedi. Kültürel miras üzerinden konuşan Güler, “Yerel yönetimlerin ve bağımsız kültür aktörlerinin karar alma süreçlerine katılımı çok önemli. Kültür ekonomisi de önemli. Dengeli ve hassas olmalıyız. Bu dengede ekonomik kaygıların daha güçlü tutulması kültürel mirasa zarar veriyor. Aşırı turizm, ticarileşme, metalaşma, mekânsal üretim baskısı pek çok alanda özgünlüğün kaybına yol açıyor. Kültür ekonomisini reddetmek yerine yeniden düşünmeyi önermeliyiz” açıklamasına imza attı. 

“Barış temelinde hakların korunması önemli”

Kültür alanında İzmir’in gelişimine dikkat çeken UCLG Kültür Komitesi Koordinatörü Dr. Jordi Pascual, “İzmir önce bir pilot şehir sonra lider şehirlerden biri oldu. UCLG Komitesi’nde Türkiye başkan yardımcısı olarak görev yapmakta. Bizim çalışma ve amaçlarımızdan bahsetmek istiyorum. Gücün kullanılması, yönetilmesi her zaman çok zor. Ancak bizim kurtuluş amacımız bütün aktörlerin ve paydaşların yer aldığı, barış temelinde hakların korunması. İnsani kalkınma bizim için önemli. Bu kapsamda yerel yönetimlerin çok önemli olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Verilerle İzmir

Program devam ederken İzmir Akdeniz Akademisi Akademik Kurul Toplantısı da paralel oturum şeklinde yapıldı. “Verilerle İzmir’in Kültür Ekosistemi” başlıklı kısımda ise İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şebnem Gökçen ile İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden Dr. Bengi Polat önemli veriler sundu.

Kentte geçmiş yıllarda kültür üzerine yapılmış çalışmalara değinen Gökçen, “İzmir kendi resmini çizmek, hangi kategoride, nerede durduğunu anlamlandırmak adına çalışmalara başlamıştı. 2009’da başlayan Kültür Çalıştayı’ndan bugüne geldik” dedi. Sunumundaki başlıklara değinen Gökçen, kültürel miraslar, ören yerleri, kütüphaneler ve koruma alanları, sanat kurumları, mekanları ve etkinlikleri, kültür merkezleri, görsel sanatlar, gösteri sanatları, kültür tüketimi ve medya, harcama örüntüleri, dijital dönüşüm, yerel yayıncılık, kültür turizmi, turist hareketliliği, konaklama altyapısı, tematik rotalar, kültür ve sanat eğitimi, toplumsal örgütlenme başlıkları altında yapılmış analizleri paylaştı.

Kültür yönetimi, yerel yönetimlerin finansmanı, yerel ölçekte kentte kültürün yönetiminin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yönetilmesine dair bilgilendirme yapan Polat ise kültür hizmetlerinin sağlanması hakkında grafiksel veriler sundu. Kültürel tesislerin desteklenmesi ve düzenlenmesi ile yatırımların mekansal dağılımları hakkında konuşan Polat; tiyatronun yayılımı, erişilebilirlik, müzelere talebin artması konularına dikkat çekti. İstanbul ve Ankara’ya kıyasla İzmir’in ziyaretçi anlamında ön planda olduğunu hatırlatan Polat, bütçelerden ayrılan oranların düştüğünü belirtirken, kültür yatırımı yapılmayan ilçelere, turizmin etkilerine de değindi. Polat ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentteki kültürel üretim sürecinde belirleyici konumda olduğunu ifade etti.

Çalıştayın ilk günü tematik masa toplantılarıyla tamamlandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmanlı Günlük Yaşam Müzesi’nde Minik Eller Tarihe Dokundu

Kartepe Belediyesi bünyesinde hizmet veren Osmanlı Günlük Yaşam Müzesi, kapılarını Derbent Ata İlkokulu’nun 3. sınıf öğrencilerine açtı. Tarih ve kültürün iç içe geçtiği gezide minikler, geçmişe doğru unutulmaz bir yolculuğa çıktı.

Geçmişin İzleri Arasında Eğitim

Öğretmenleri eşliğinde müzeye gelen öğrenciler, Osmanlı’nın günlük eşyaları ve  kıyafetlerini yakından inceleme fırsatı buldu. Müze yetkilileri tarafından verilen bilgilerle, dönemin sosyal hayatı ve gelenekleri hakkında yeni şeyler öğrenen çocukların heyecanı gözlerinden okundu.

Geleceğin Arkeologları İş Başında

Müze turunun ardından etkinliğin en heyecan verici kısmına geçildi. Müze bahçesinde oluşturulan Arkeolog Kazı Alanı’na giren 3. sınıf öğrencileri, ellerine fırça ve kürekleri alarak kazı yaptı. Toprak altında gizlenen objeleri bulmak için titizlikle çalışan minikler, bir arkeoloğun çalışma disiplinini uygulamalı olarak deneyimledi.

Minik Kazı Ekibine Anlamlı Ödül

Arkeolog kazı alanındaki çalışmalarını başarıyla tamamlayan öğrencilere, günün anısına ve gösterdikleri titiz çalışmanın nişanesi olarak “Küçük Arkeoloji Elçisi” sertifikası dağıtıldı. Toprak altından çıkardıkları her buluntuda büyük heyecan yaşayan minikler, sertifikalarını alırken büyük gurur yaşadı. Kartepe Belediyesi tarafından hazırlanan bu özel belgelerle, öğrencilerin sadece birer ziyaretçi değil, aynı zamanda tarihin korunmasında gönüllü birer “elçi” olmaları hedefleniyor. Dağıtılan sertifikalarla birlikte çocuklara kültürel mirasın korunması ve tarihi eserlerin önemi hakkında kısa bir bilgilendirme yapıldı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tuğran Amca’nın okuma aşkı yıllara meydan okuyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kent genelinde hayata geçirdiği modern kütüphaneler, yalnızca öğrencilerin değil her yaştan vatandaşın ilgisini çekmeye devam ediyor. Bu ilginin en güzel örneklerinden biri ise 68 yaşındaki Tuğran Savaş. Gebze Millet Bahçesi içinde yer alan kütüphaneye neredeyse her gün gelen Tuğran Amca, öğrenme azmiyle gençlere taş çıkarıyor.

TUĞRAN AMCA HER GÜN KÜTÜPHANEDE

Gebze’de ikamet eden Tuğran Savaş, kütüphaneye düzenli olarak gelerek vaktini burada geçiriyor. Kütüphanenin kendisine ilaç gibi geldiğini belirten Savaş, öğrenme yolculuğunun çocukluk yıllarına uzandığını belirterek, “Amcamın yanına medreseye giderdim. O bize Osmanlıca yazılı kitaplardan hikâyeler okurdu. Tüm arkadaşlarım giderken ben kalırdım. İşte okuma ve araştırma hevesim o zaman başladı” dedi.

“KO-MEK’TE ALDIĞIM DERSLERE ÇALIŞIYORUM”

Tuğran Amca, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin vatandaşların kendilerini ilgi duydukları alanlarda geliştirmelerine imkân tanıdığı KO-MEK’te aldığı dersleri, kütüphanedeki kaynaklarla pekiştiriyor. “Burada KO-MEK’ten aldığım Osmanlıca ve Arapça derslerine çalışıyorum. Yazılar yazıyor, kendimi geliştirmeye gayret ediyorum” diyen Savaş, hem kütüphanede geçirdiği zamanın değerini vurguluyor hem de öğrenmenin hayat boyu süren bir yolculuk olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

“BU HİZMET BİZİM İÇİN VELİNİMET”

Kütüphane hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Tuğran Savaş, bu alanların herkes için büyük bir fırsat olduğunu vurgulayarak, “Kütüphane hizmetleri çok faydalı, çok güzel düşünülmüş. Bizler için velinimet diyebilirim. Benim yaşımda olanlara da tavsiye ederim. Sessiz, sakin, huzurlu bir ortam. Severek geliyorum. Yapandan da yaptırandan da Allah razı olsun” dedi.

GENÇLERE KÜLTÜREL MİRAS ÇAĞRISI

Gençlere önemli tavsiyelerde bulunan Tuğran Amca, tarih bilincinin önemine de dikkat çekerek, “Selçuklu ve Osmanlı bizim ecdadımız. Gençler bu değerlere sahip çıkmalı. Bu noktada türbeler ziyaret edilmeli, Osmanlıca yazıları okumaya çalışılmalı. Ben de gezdiğim yerlerde okuyarak büyük keyif alıyorum” ifadelerini kullandı. Eğitim imkânlarının daha sınırlı olduğu bir dönemde büyüyen Tuğran Savaş, “İşim gereği Afrika, Asya, Avrupa ve Orta Doğu’da bulundum. Kudüs’e ve Mescid-i Aksa’ya kadar gittim. Gençler de görmeli ve okumalı” sözleriyle hem kültürel mirası tanımanın hem de dünyayı keşfetmenin önemine vurgu yaptı.

KÜTÜPHANELER YAŞAM BOYU ÖĞRENMENİN ADRESİ

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği bu kütüphaneler, yalnızca ders çalışan gençlerin değil, öğrenmeyi hayatının merkezine koyan herkesin buluşma noktası olmaya devam ediyor. Bu örneklerden biri olan ve fikirleriyle hem kendine hem de gençlere yeni ufuklar açtıran Tuğran Savaş, “öğrenmenin yaşı yoktur” sözünü bir kez daha kanıtlıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Aydın’dan Saraybosna’da Anlamlı Temas

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bosna-Hersek’in tarihi ve kültürel başkenti Saraybosna’da gerçekleştirdiği temaslarda hem duygusal hem de tarihi önemi yüksek programlara katıldı.

Programın ilk durağında Başkan Aydın ve beraberindeki heyet, Bosna-Hersek’in bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden kahraman şehitlerin anısına düzenlenen törende yer aldı. Şehitlik anıtına çelenk sunan Aydın, aziz hatıraları saygı, rahmet ve minnetle andı. Törende duygusal anlar yaşanırken, Türkiye ile Bosna-Hersek arasındaki güçlü tarihsel bağlar bir kez daha vurgulandı.

Ziyaretin ikinci bölümünde ise Stari Grad Onur Günü etkinlikleri kapsamında, kentin simge yapılarından biri olan Beyaz Tabya’nın (Bijela Tabija) açılışı gerçekleştirildi. Yüzyıllara uzanan tarihiyle Saraybosna’nın güçlü simgelerinden biri olan Beyaz Tabya, kapsamlı bir restorasyonun ardından yeniden şehre kazandırıldı.

Ziyarette Kardeşlik Mesajları

Açılış töreninde konuşan Başkan Erkan Aydın, tarihi mirasların korunarak gelecek nesillere aktarılmasının ve kültürel yaşama kazandırılmasının örnek bir yaklaşım olduğunu söyledi. Projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen Stari Grad Belediye Başkanı Irfan Čengić ve Meclis Başkanı Seid Škaljić’e teşekkür eden Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi:

“Bu projede emeği geçen herkesi, yaklaşık 16. yüzyıldan kalma 500 yıllık beyaz tabyayı restore ederek yeniden halkın kullanımına açtıkları; festivaller, sergiler, kültür ve sanat etkinlikleriyle yaşatılabilir bir mekana dönüştürdükleri için içtenlikle tebrik ediyor, bu değerli çalışma için teşekkür ediyorum. Yüzyıllar boyunca savaşlarda korunma amacıyla inşa edilmiş ve bu güzel şehrin savunmasında önemli bir yere sahip olan üç tabyadan biri olan Beyaz Tabya’nın, bundan sonra Saraybosna’nın kültür, sanat, müzik, festival ve çeşitli etkinliklerine ev sahipliği yapacağını duymak bizleri de son derece mutlu etti. Tarihi mirasın korunarak yaşayan bir kültür alanına dönüştürülmesi gerçekten çok kıymetli bir adımdır. Herkes adına hayırlı olsun.”

Saraybosna’da gerçekleşen program kültürel bir yeniden doğuşa sahne olurken, Türkiye ile Bosna-Hersek arasındaki gönül bağının ne kadar güçlü ve kalıcı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

DEÜ’de Ayakkabılar Sanatla Buluştu

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Aksesuar Tasarımı Anasanat Dalı ile FLO Grup Tasarım Merkezi iş birliğinde gerçekleştirilen “Ayakkabına Kendini Yansıt” isimli atölye çalışması kapsamında ortaya çıkan öğrenci tasarımları, DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Fuaye Alanında sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

Yaratıcılık ve özgünlük temasıyla düzenlenen atölye çalışması, öğrencilerin tasarım becerilerini geliştirmelerine ve kişisel ifade alanlarını güçlendirmelerine katkı sundu. FLO Tasarım Merkezi tarafından temin edilen ayakkabılar, öğrenciler tarafından birer tasarım nesnesi olarak ele alınırken; ortaya çıkan çalışmalar genç tasarımcıların sanatsal bakış açılarını yansıtan özgün eserlere dönüştü.

ÖĞRENCİLERDEN ÖZGÜN TASARIMLAR

Aksesuar Tasarımı Anasanat Dalı eğitmenleri Öğr. Gör. Mustafa Kula, Doç. Neşem Ertan, Doç. Öznur Enes, Öğr. Gör. Pelin Demirtaş Dikmen ve Öğr. Gör. Canan Erdönmez’in yürütücülüğünde gerçekleştirilen atölye çalışmasında, öğrenciler tarafından hazırlanan ayakkabı yüzey tasarımları “Ayakkabına Kendini Yansıt” başlıklı sergi kapsamında ziyaretçilerle buluşturuldu. Toplam 40 öğrencinin eserlerinden oluşan sergi, katılımcılardan yoğun ilgi gördü.

SANAT VE TASARIM İŞ BİRLİĞİ

Üniversite-sanayi iş birliğinin yaratıcı bir örneği olarak değerlendirilen etkinliğin kapanış programına; DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Serdar Aybek, fakülte üst yönetimi, FLO Grup Tasarım Merkezi yöneticileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Etkinlik sayesinde öğrenciler, tasarım süreçlerine ilişkin uygulamalı deneyim kazanma fırsatı elde ederken; özgün çalışmalarını sergileyerek profesyonel dünyaya yönelik önemli bir deneyim yaşadı. Sanat ve tasarımı buluşturan sergi, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bornova’da şiir ve hakikat buluşması

Bornova Belediyesi ve Bornova Kent Konseyi’nin düzenlediği “Kent Söyleşileri”nde Mayıs ayının konuğu şair-yazar Ünal Ersözlü oldu. Şiiri bir hakikat arayışı olarak tanımlayan Ersözlü, İzmir’e duyduğu aidiyeti vurgularken son kitabı “Böğürtlen Öpücüğü”nden de söz etti. Etkinlik, teşekkür belgesi takdimi ve imza günüyle sona erdi. 

Bornova’da kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Kent Söyleşileri”nin son konuğu Ünal Ersözlü oldu. Etkinlik, şair Atilla Er’in Ersözlü’nün şiirlerine dair yaptığı kısa analizle başladı. Şiir üzerine yapılan bu giriş, söyleşinin edebi derinliğini daha en baştan ortaya koydu.

“İzmir’e ait olmak büyük bir onur” 

Ünal Ersözlü, konuşmasında İzmir’e duyduğu güçlü aidiyet hissini dile getirerek, “Homeros’un torunları olmaktan ve 8500 yıllık kadim kent İzmir’e ait olmaktan büyük onur duyuyorum” dedi. Bu sözler, salondan büyük alkış aldı.

 Şiir: Hakikatin izinde bir yolculuk

 Şiiri bir hakikat arayışı olarak tanımlayan Ersözlü, kelimeleri titizlikle seçerek ve üzerinde yoğun çalışarak yazdığını belirtti. Şiirin, insanların hayatında vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan yazar, dizelerinde hakikat ile gerçek arasında ince ama derin bir ayrım bulunduğunu ifade etti. 

“Böğürtlen Öpücüğü” üzerine

 Ersözlü, son şiir kitabı olan ve 77 şiirden oluşan “Böğürtlen Öpücüğü” hakkında da katılımcılara bilgi verdi. Kitabın ortaya çıkış süreci ve tematik yapısı üzerine paylaşımlarda bulunan yazar, düz yazılarında da aynı hakikat arayışını sürdürdüğünü dile getirdi.

 Kültür sanat etkinlikleri sürecek

 Bornova Kent Konseyi Başkanı Doğan Baran Mengüş, bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini vurguladı. Kültür ve sanatın kent yaşamındaki önemine dikkat çeken Mengüş, Bornova’nın bu alanda daha da aktif bir merkez haline geleceğini ifade etti.

Söyleşinin moderatörlüğünü şair-yazar İbrahim Aktaş üstlendi. Soru-cevap şeklinde ilerleyen programda, Ersözlü’nün edebiyata bakışı ve yazım süreci detaylı şekilde ele alındı.

Programın sonunda Ünal Ersözlü’ye katkılarından dolayı teşekkür belgesi takdim edildi. Etkinlik, yazarın kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çankaya Evleri Baharı Piknikle Karşıladı

Çankaya Belediyesi tarafından düzenlenen Çankaya Evleri Bahar Pikniği, renkli görüntülere ve unutulmaz anlara sahne oldu. Ahlatlıbel Atatürk Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikte, belediye bünyesindeki 27 Çankaya Evinden kursiyerler bir araya gelerek baharın gelişini kutladı.

Çankaya Belediyesi’nin kişisel gelişim ve meslek edindirme kurslarına katılan Çankaya Evleri kursiyerleri, Bahar Pikniği’nde buluştu. Müzik, dans ve çeşitli aktivitelerle renklenen etkinlikte katılımcılar hem moral depoladı hem de keyifli vakit geçirdi. Pikniğe, Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcısı Mesut Akıncı da eşiyle birlikte katıldı. Etkinlik kapsamında kursiyerler ağaç dallarına renkli kurdeleler bağlayarak dileklerini diledi.

HALAYLAR VE OYUN HAVALARIYLA BAHAR COŞKUSU

Gün boyunca düzenlenen eğlenceler, dans gösterileri ve sahne performansları büyük beğeni topladı. Vatandaşlar, canlı müzik eşliğinde roman havası ve oyun havalarıyla eğlenirken hep birlikte halay çekerek baharın gelişini coşkuyla kutladı. Kursiyerler hazırladıkları yiyeceklerle piknik yaparken, Çankaya Belediyesi’nin ikram aracı da vatandaşlara çay ve su servisi yaptı.

Sosyal belediyecilik anlayışıyla vatandaşları kültürel ve sosyal etkinliklerde buluşturmaya devam eden Çankaya Belediyesi’nin düzenlediği piknik, geleneksel dayanışma kültürünü yaşatması açısından da büyük ilgi gördü.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

TARGEV’de Erkan Zandar dönemi

Tekstil, Hazır Giyim ve Deri sektörleri öncelikli olmak üzere Türkiye’nin rekabet üstünlüğüne sahip olduğu sektörlerde katma değerli ürün üretimi, tasarım, teknoloji, alanlarında araştırma ve geliştirme yapmak için faaliyet gösteren Türkiye Tekstil, Hazır Giyim Deri Sanayii, Teknoloji ve Tasarım Araştırma Geliştirme Vakfı (TARGEV) Yönetim Kurulu Başkanlığına Erkan Zandar seçildi.

TARGEV Olağan Genel Kurulu, Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapıldı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk’ün de katıldığı Genel Kurulda iş programı ve bütçe maddeleri kabul edildikten sonra Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu seçimine gidildi.

Ege Deri ve Deri Mamulleri Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Zandar tarafından hazırlanan tek listeyle seçime gidildi. Oy birliğiyle seçilen Yönetim Kurulu’nda; “Erkan Zandar, Özge Ertuğrul Parlas, Çağlar Bağcı, Tevfik Aksu, Yasin Akçakaya, Bedri Girit, Nitsa Çukurel Kapancıoğulları, Miray Usta ve Akın Yeşilkaya” yer alırken, Denetim Kurulu’nu; “Rahmi Balsarı, Eşref Yavuz Kaptanoğlu, Turan Yalçın, Şahika Aşkıner ve Deniz Celep” oluşturdu.

TARGEV’in 32 yıllık tarihi boyunca tecrübeli ve bilgili nitelikli iş gücü yetiştirmek için eğitimler düzenlediğini dile getiren TARGEV Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar, TARGEV Yönetim Kurulunu genç bir kadroyla devraldıklarını yeni dönemde eğitim ve ARGE faaliyetlerinin artarak süreceğini vurguladı.

TARGEV’in özellikle teknoloji bazlı üretim prosesleri konusunda, sektörlerin yurtdışında tanıtımı konusunda faaliyetlerde bulunacağını vurgulayan Zandar; “Şirketler ve sektörler bazında eğitim faaliyetlerinde bulunacağız. Özellikle tekstil, hazır giyim ve deri sektörlerinde eksik olan teknolojik ürün tasarımları konusunda iş birlikleri yapacağız. Katma değerli ürün ihracatımızın artması ve Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracat hedeflerine ulaşması için yeni projeleri hayata geçirecek kuluçka merkezi gibi çalışacağız” diye konuştu.

TARGEV Yönetim ve Denetim Kurulu önümüzdeki günlerde bir araya gelerek görev dağılımını yapacak ve yeni projeler için yol haritasını belirleyecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir’de “sosyal kalkan” devrede

Ekonomik kriz derinleşirken İzmir Büyükşehir Belediyesi kesenin ağzını açtı. Emekliden öğrenciye, anneden afetzedeye yüz binlerce haneye ulaşan yüz milyonlarca liralık destekle kentte dayanışma ağı büyüdü.

Son iki yılda artan hayat pahalılığı ve ekonomik sıkıntılar karşısında İzmir Büyükşehir Belediyesi sosyal yardım çalışmalarını katlayarak büyüttü. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın göreve gelmesiyle ihtiyaç sahibi hanelere yönelik çalışmalar hız kazanırken, sosyal belediyecilik ilkesi sahada güçlü uygulamalarla hayata geçirildi. Yüz binlerce haneye ulaşan ayni ve nakdi yardımlar sayesinde vatandaşın yükü hafifletilirken, İzmir genelinde geniş kapsamlı bir sosyal dayanışma ağı kuruldu.

Başvurular doğrultusunda sürdürülen destekler kapsamında emeklilere yönelik su faturası, kira ve market yardımları sağlandı. Kent genelinde oluşturulan dayanışma noktalarıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaşıldı. Afet, kriz ve günlük yaşamın her anında İzmirlinin yanında yer alan Büyükşehir Belediyesi, barınma ihtiyacı olan yurttaşlar için otel ve misafirhane hizmetlerini devreye aldı. Bu çalışmalarla İzmir’de sosyal belediyecilik anlayışı somut ve sürdürülebilir bir modele dönüştü.

Milyonlarca liralık destek sağlandı

Sosyal yardım başvurusu alındı ve nakdi yardımlar kapsamında önemli destekler sağlandı.

Emeklilere yönelik;

  • Su faturası desteğiyle 5 bin 247 haneye 2 milyon 680 bin 830 TL,
  • Kira desteğiyle 3 bin 162 haneye 26 milyon 163 bin 500 TL,
  • Market desteğiyle ise 13 bin 261 haneye 162 milyon 293 bin 160 TL katkı sunuldu.

Ayrıca;

  • Şehit ve gazi ailelerinden 3 bin 343 kişiye 2 milyon 507 bin TL,
  • 5 bin 398 üniversite öğrencisine 20 milyon 242 bin TL,
  • Kış desteği kapsamında 54 bin 280 kişiye 54 milyon 280 bin TL,
  • Yeni yıl desteği kapsamında 60 bin 112 kişiye 60 milyon 112 bin TL,
  • Çölyak ve fenilketonüri hastalarına 5 milyon 871 bin TL,
  • Afetzede yardımı kapsamında ise 2 bin 182 haneye 57 milyon 637 bin TL ulaştırıldı.

Bayramlarda dayanışma büyüdü

Bayram yardımları kapsamında 2024 yılında;

  • Ramazan Bayramı için 52 bin 584 haneye 39 milyon 438 bin TL,
  • Kurban Bayramı için 43 bin 781 haneye 35 milyon 85 bin TL destek sağlandı.

2025 yılında;

  • Ramazan Bayramı için 31 bin 610 haneye 31 milyon 610 bin TL,
  • Kurban Bayramı için 37 bin 753 haneye 37 milyon 753 bin TL katkı sunuldu.

2026 yılında ise;

Altı kez planlama yapıldı ve ilk destek 64 bin 271 haneye 96 milyon 406 bin TL olarak ramazan ayında sağlandı. Sosyal Yardım Nakit Destekleri kapsamında toplamda 278 milyon 435 bin TL nakdi destek aktarıldı.           

Toplumun her kesimine dokunuldu

Ayni yardımlar kapsamında; 1-5 yaş aralığında çocuğu olan 157 bin 443 haneye 8 milyon 801 bin litre süt, 159 bin 148 gıda paketi, 1527 hijyen paketi, 4 bin 454 yakacak, 3 bin 935 ev eşyası, 30 bin çocuk şampuanı, 16 bin 346 bebek bezi, 4 bin 805 mama, 2 bin 827 bebek paketi vatandaşlara ulaştırıldı.

Anne Kart ile kadınlar nefes aldı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın seçim vaatleri arasında yer alan ve göreve geldiği ilk günlerden itibaren uygulamaya aldığı Anne Kart projesi, sosyal dayanışma örneği olarak büyük ilgi gördü. Annelere çocukları ile toplu ulaşımdan ücretsiz yararlanma imkânı tanıyan proje 0-4 yaş arası çocuğu olan ve yardım alması uygun görülen anneleri kapsıyor. Aylık 60 kontörlük biniş hakkı tanıyan proje kapsamında 898 bin 688 binişlik destek verildi.

Evlere sıcak yemek, okullara kahvaltı

Aşevi hizmetleriyle 13 milyon 485 bin 574 kişilik sıcak yemek, 1 milyon 234 bin 254 kişilik kahvaltı ve kumanya dağıtılırken, okullara 295 bin 527 kahvaltı paketi, çocuk merkezlerine 704 bin 940 öğün yemek, taziye noktalarına ise 1 milyon 525 bin 480 pide ve ayran desteği sağlandı.

Eğitim ve engelli hizmetleri güçlendirildi

Eğitim alanında 27 bin 564 öğrenciye 82 milyon 896 bin TL kırtasiye desteği sağlandı. Okullara hijyen paketleri ulaştırılırken, öğrencilere ulaşım, İngilizce eğitimi ve çeşitli destekler verildi. Yapay zeka destekli eğitim programlarından da binlerce öğrenci yararlandı.

Engelli hizmetleri kapsamında ise ulaşım, medikal destek, farkındalık çalışmaları ve ekipman bakımlarıyla on binlerce vatandaşa hizmet sunuldu.

Hedefler büyüdü

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılında daha kapsamlı ve sistematik bir sosyal destek programı uyguluyor.  Bu kapsamda 70 bin haneye 607 milyon TL genel destek, emeklilere kira, market ve fatura yardımları, sağlık destekleri ve özel ihtiyaç gruplarına yönelik katkılar hedeflendi.

Ayni yardımların genişletilmesi, aşevi kapasitesinin artırılması, mobil mutfak ve ekmek fırını kurulması planlanırken; eğitimde kırtasiye, tablet, kitap ve hijyen desteklerinin artırılması öngörüldü. Engelli hizmetlerinde ise veri tabanı oluşturulması, mobil tamirhane kurulması ve yeni merkezlerin açılması hedefler arasında yer aldı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü kapsamlı çalışmalar, sosyal belediyecilikte Türkiye’ye örnek bir model olarak öne çıkarken, kentte dayanışmanın gücünü her geçen gün daha da büyütüyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı