Buca’da Kitap Değişim Günleri

Buca’da “Kitap Değişim Günleri” başladı. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, tasarruf ve dayanışmayı odağa alan projeyle Buca’nın dört bir yanını açık hava kütüphanesine dönüştüreceklerini söyledi.

Buca Belediyesi, ilçede okuma kültürünü yaygınlaştırmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla “Kitap Değişim Günleri” projesini başlattı. Projenin ilk durağı İzkent Mahallesi olurken, etkinlik her yaştan kitapsevere ev sahipliği yaptı. Mobil kütüphane mantığıyla hayata geçirilen etkinlikte vatandaşlar, evlerindeki kütüphanelerde bekleyen yıpranmamış kitaplarını getirerek stantlardaki diğer eserlerle ücretsiz olarak takas etme imkânı buldu. Bu sayede hem kitapların ömrü uzadı hem de kitapseverler kütüphanelerini yeni hikâyelerle zenginleştirdi.

“KÜLTÜREL BİR BAĞ KURUYORUZ”

Projenin aynı zamanda bir dayanışma hareketi olduğunu vurgulayan Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, şunları kaydetti:

“Kitap Değişim Günleri ile hemşehrilerimiz arasında güçlü bir kültürel bağ kurmayı amaçlıyoruz. Her mahallede kurulacak bu buluşma noktalarıyla kitapları yeniden dolaşıma kazandırırken, okuma alışkanlığını da hep birlikte büyüteceğiz. Paylaşmanın gücüyle raflarda tozlanan her bir sayfanın, bir başka komşumuzun dünyasında yepyeni pencereler açmasını istiyoruz. Tasarruf ve dayanışmayı odağa alan bu projemizle, Buca’nın dört bir yanını açık hava kütüphanesine dönüştüreceğiz.”

Her hafta farklı bir mahallede gerçekleştirilecek etkinliklerin önümüzdeki günlerdeki durakları şöyle olacak: 7 Mayıs Cumhuriyet Mahallesi, 14 Mayıs Aydoğdu Mahallesi, 21 Mayıs Şirinkapı Mahallesi, 4 Haziran Çağdaş Mahallesi, 11 Haziran Karanfil Mahallesi, 18 Haziran Adatepe Mahallesi ve 25 Haziran Murathan Mahallesi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

MAST İzmir Boat Show’a ziyaetçi akını sürüyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen MAST İzmir Boat Show, deniz tutkunlarını ve sektör profesyonellerini buluşturuyor. 350’den fazla deniz aracı ve geniş ürün yelpazesiyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunan fuar, 3 Mayıs’a kadar 11.00-19.00 saatleri arasında gezilebilir. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen MAST İzmir Boat Show – 4. Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, açıldığı ilk günden bu yana artan ziyaretçi ilgisiyle üçüncü gününü geride bıraktı. Fuar alanında gün boyunca yoğunluk yaşandı. Fuar İzmir A ve B hollerinde düzenlenen fuarda, boyları 3 ile 15 metre arasında değişen 350’nin üzerinde deniz aracı sergileniyor. Motor yatlar, tekneler ve deniz ekipmanlarının yer aldığı fuarda, ürünlerin yaklaşık yüzde 70’i yerli üretimden oluşuyor. Fuar açıldığı ilk günden bu yana ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Deniz tutkunları gün boyunca ürünleri incelerken, katılımcı firmalarla birebir görüşmeler gerçekleştiriyor. 

Pazar 19.00’a kadar açık

100 bin liradan 30 milyon liraya kadar uzanan geniş fiyat aralığında teknenin sergilendiği fuar; sadece sektör profesyonellerini değil, tekne ve yat tutkunlarını da ağırlıyor. Broker ve yat satış-kiralama acentelerinden distribütörlere, ithalat ve ihracatçılardan toptan alım yapan bayilere ve tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profili fuarda yer alıyor. Halka açık olarak düzenlenen MAST İzmir Boat Show, her gün 11.00 – 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Fuar, 3 Mayıs Pazar günü saat 19.00’a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor

İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından yaratıcı tariflerle sunuluyor. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Gurme İzmir Olivtech – 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, “Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek” başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. 

Zeyin Konseyi kuruldu
 Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, “Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması” dedi.

Büyükşehir’den tarıma dev destek
 İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, “İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi” diye konuştu.

“İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor”
 Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, “Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu” dedi. 

“Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama”
 Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, “Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor.  Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor” ifadelerini kullandı. 

“İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli”
 Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, “Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor” dedi.

“Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı”
 “Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri” başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, “İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı” dedi.

“Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde”
 Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. 

“Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz”
 Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, “Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor” dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, “Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak” diye konuştu.

“Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı”
 Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti.  Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel,  bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer yarattıklarını söledi. 

Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu
 “Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler” başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim koşullarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi.

Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor 
 Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini yaratıcı bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan “Çağla bademli ballı Ege otları harmanı”, bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tüm Dünyanın Hayranlıkla Takip Ettiği “Paradise”, İlk Sezonun Yeni Bölümleriyle Mayıs Ayı Boyunca Pazartesi Günleri 21.30’da FX Ekranlarında İzleyicilerle Buluşmaya Devam Ediyor

Dünyanın en önde gelen kişilerinin yaşadığı sakin bir toplulukta geçen “Paradise”da işlenen şok edici bir cinayetin ardından ciddi sonuçlar doğurabilecek bir soruşturmanın açılmasıyla bu sükûnet son bulur.

Tüm dünyadaki hayranlarının yeni sezonlarını sabırsızlıkla beklediği dizi ‘Paradise’, ilk sezonun yeni bölümleriyle mayıs ayı boyunca Pazartesi günleri 21.30’da FX ekranlarında izleyicilerle buluşuyor.

Dramadan korkuya, animasyondan bilim kurgu ve fantastiğe, polisiyeden aksiyondan ve komediye kadar birçok farklı kategoride yapıma ev sahipliği yapan FX; renkli ve çeşitli bir dünyanın kapılarını aralıyor. FX kanalı; D-Smart, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izlenebiliyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

QNB Türkiye’den Dünya Dilek Günü’nde Anlamlı Farkındalık: Kristal Kule Maviye Büründü

QNB Türkiye, Dünya Dilek Günü’nde Kristal Kule’yi maviye bürüyerek dileklerin dönüştürücü gücüne dikkat çekti. Banka, Make-A-Wish Türkiye / Bir Dilek Tut Derneği iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında 23 Nisan’da da 23 çocuğun hayalini gerçekleştirdi.

QNB Türkiye, Make-A-Wish Türkiye / Bir Dilek Tut Derneği iş birliğiyle yürüttüğü sosyal sorumluluk çalışmalarına bu yıl da devam etti. Dünya Dilek Günü kapsamında Kristal Kule’yi mavi ışıkla aydınlatan QNB Türkiye, çocukların hayallerine uzanan yolculuğa dikkat çekerek farkındalık yarattı.

2015 yılından bu yana çocukların daha iyi bir geleceğe sahip olması amacıyla çalışmalarını sürdüren “Minik Eller Büyük Hayaller” sosyal sorumluluk platformu kapsamında Make-A-Wish Türkiye / Bir Dilek Tut Derneği ile iş birliği yapan banka, riskli hastalıklarla mücadele eden 3–17 yaş aralığındaki çocukların kalplerinde yaşattıkları dileklerin gerçekleşmesine katkı sağlıyor.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklara umut olmak amacıyla yürütülen iş birliği kapsamında bu yıl toplam 23 çocuğun dileği gerçekleştirildi, hayatlarında unutulmaz anılar biriktirmelerine olanak tanındı. Üç yıldır devam eden iş birliği ile çocukların umutlarını güçlendirmeyi amaçlayan proje, her bir dileğin çocukların yaşam enerjisini artıran ve motivasyonlarını destekleyen bir deneyime dönüşmesini sağlıyor.

Banka, proje kapsamında 29 Nisan Dünya Dilek Günü’nde Kristal Kule’yi mavi ışıkla aydınlatarak çocukların hayallerine dikkat çekti.

QNB Türkiye, toplumsal fayda odaklı yaklaşımı doğrultusunda çocukların hayatlarına dokunan projelere destek vermeyi ve daha fazla çocuğun hayaline ulaşmasına katkı sağlamayı sürdürüyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Menderes Belediyesi’nden Kadınlara Doğa Yürüyüşü

Menderes Belediyesi kadınlar için pilates kursuna katılan kadınlar için doğa yürüyüşü düzenledi.

Menderes Belediyesi pilates kurslarına katılan kadınları doğa yürüyüşüne götürdü. Eğitmen Fatma Barkın’ın kursiyerleri ile çıktığı gezi parkurunda yürüyüş Balaban Göleti’ne doğru yapıldı. Yürüyüşe katılan kadınlar Balaban Göleti’nde mangalda sucuk ekmek molası verdi. Eğlenceli anların yaşandığı yürüyüş programında kadınlar, Balaban Göleti etrafında çöpleri de temizleyerek örnek bir davranış sergiledi.

Sağlıklı bir yaşam için spor

Doğa yürüyüşü programı hakkında konuşan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, “Kadınlarımız için eğlenceli bir program gerçekleştirdik. Hocamız öncülüğünde güzel doğamızın içinde spor dolu bir etkinlik oldu. Tüm vatandaşlarımızın sağlıklı bir yaşam için spor yapmasını, uzun yürüyüşlere çıkmasını öneriyoruz. Kadınlarımızı da pilates kurslarımıza bekliyoruz. Buna benzer etkinlikleri artırmak adına çalışmalar gerçekleştiriyoruz” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İki Bölümden Oluşan ‘Tampa’nın Sırları Özel’, 4 Mayıs Pazartesi Saat 20.00’de National Geographic WILD Ekranlarında İzleyicilerle Buluşuyor!

Gergedanların duygusal anlarından bebek bir orangutanın baloncuklarla tanıştığı eğlenceli dakikalara kadar; Tampa’nın en sevilen sakinlerinin en özel anlarını keşfe çıkarak vahşi yaşam kutlamalarına katılıyoruz. 

İki bölümden oluşan “Tampa’nın Sırları Özel”, 4 Mayıs Pazartesi saat 20.00’de National Geographic WILD ekranlarına geliyor.

Ödüllü yönetmenlerden nefes kesen belgeselleri, vahşi yaşamın gözler önüne serildiği kaliteli yapımları Türk izleyicisi ile buluşturan National Geographic WILD kanalını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bornova’da Minikler Taş Devri’ne yolculuk yaptı

Bornova Belediyesi tarafından Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte çocuklar, Taş Devri’nden günümüze uzanan eğlenceli bir yolculuk yaptı. Atölye, drama ve oyunlarla tarih öncesi yaşamı deneyimleyen 7-12 yaş grubu katılımcılar hem öğrendi hem eğlendi. Etkinlik sonunda miniklere “Zaman Yolculuğu” hatıra belgeleri verildi.

Bornova Belediyesi tarafından düzenlenen “Zamanın İzinde: Taş Devri’nden Bugüne Macera Dolu Yolculuk” etkinliği, çocuklara unutulmaz bir gün yaşattı. Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte 7-12 yaş grubundaki minikler, 8 bin 500 yıl öncesine uzanan eğlenceli ve öğretici bir keşfe çıktı.

Eğlence ve öğrenme bir arada

Gün boyu süren etkinlikte çocuklar; çocuk yogası, Zumba Kids ve “zamanda yolculuk” temalı aktivitelerle enerjilerini atarken, “Ateş Başında Taş Devri Masalları” ile geçmişin hikâyelerini dinledi. Ayrıca yaratıcı drama atölyesinde Taş Devri yaşamını canlandıran minikler, hem eğlendi hem öğrendi.

Sürpriz etkinlikler ve hediyelerle zenginleşen program, çocukların tarih bilincini artırmayı hedeflerken ailelerden de büyük ilgi gördü.

Tarihle iç içe unutulmaz deneyim

Etkinlik sonunda katılımcı çocuklara “Zaman Yolculuğu” temalı hatıra belgeleri verildi. Bu özel belgeyle minikler, Yeşilova Höyüğü’nde yaşadıkları tarih yolculuğunu ölümsüzleştirdi.

Bornova Belediyesi yetkilileri, çocukların geçmişi deneyimleyerek öğrenmelerini sağlayan bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini belirtti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Milli İrade’de Ortaçağ Türk dünyasına yolculuk

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Milli İrade Sohbetleri” bu kez “Ortaçağ Türk Dünyası’nda Yaşam” başlığıyla katılımcılara kapsamlı bir tarih yolculuğu sundu. Söyleşinin bu haftaki konuşmacısı Doç. Dr. Meryem Gürbüz, Türklerin Orta Asya’dan başlayarak Anadolu, İran, Kafkasya ve Doğu Avrupa’ya uzanan geniş coğrafyadaki varlığını ele aldı.

ORTAÇAĞ TÜRK DÜNYASININ GENİŞ COĞRAFYASI ANLATILDI

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarih ve kültür bilincini aşılamak amacıyla düzenlediği “Milli İrade Sohbetleri” bu hafta da yoğun ilgi gördü. Gençlere tarihsel bir yolculuğa çıkaran programın 2. oturumu “Kütüphanem Kocaeli” çatısı altında Alev Alatlı Kütüphanesi Söyleşi Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleşti. Doç. Dr. Meryem Gürbüz’ün konuşmacı olarak yer aldığı programda, Türklerin Orta Asya’dan başlayarak Anadolu, İran, Kafkasya ve Doğu Avrupa’ya uzanan geniş coğrafyadaki varlığı ele alındı. Karahanlılar, Gazneliler ve Büyük Selçuklular gibi önemli devletlerin siyasi yapıları ve yönetim anlayışlarını detaylı şekilde aktaran Gürbüz, katılımcılara kapsamlı bir tarih yolculuğu sundu.

GENÇLERE TARİH BİLİNCİ AŞILANDI

Programda Ortaçağ Türk dünyasında göçler, devletleşme süreçleri ve Selçukluların yükselişi üzerinden Türk boylarının tarih sahnesindeki hareketliliği ele alınırken, İpek Yolu’nun ekonomik ve kültürel etkileri de katılımcılara aktarıldı. Sosyal yapı, göçebe ve yerleşik yaşam, inanç dönüşümleri ve sözlü kültür gibi başlıklarla zengin bir perspektif sunan programda gençlerin Türk dünyası hakkında daha fazla bilgi edinmeleri sağlandı.

BİR SONRAKİ SÖYLEŞİ 15 MAYIS’TA

Söyleşi, Ortaçağ Türk dünyasının günümüz Türk kimliği, sosyal yaşamı, devlet anlayışı ve kültürel yapısı üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesiyle sona erdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “Milli İrade Sohbetleri: Buyur Buradan Dinle, Tarih Projesi” kapsamında düzenlediği etkinlikler, vatandaşları alanında uzman isimlerle buluşturmaya devam ediyor. Serinin bir sonraki söyleşisi 15 Mayıs Cuma günü Alev Alatlı Kütüphanesi’nde Prof. Dr. Mehmet Topal’ın “Osmanlı’da Gündelik Yaşam” konulu konuşmasıyla gerçekleştirilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Tugay: İzmir’de arkeoloji ve gastronomiyi birleştirmemiz lazım

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı. Renkli bir kortejle başlayan festivalde Urla sokakları sanat ve gastronomiyle doldu taştı. Başkan Tugay, kent turizmi için arkeoloji ve gastronomiyi birleştirme çağrısı yaptı. 

İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. 

Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej 

Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Dr. Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. 

“İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir” 

Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, “İzmir’in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali’nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihsel olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye’de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor” diye konuştu. 

“Urla’nın önce kökenini bilmek lazım”

Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihsel ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, “Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz” dedi.

Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, “Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız” diye konuştu.

“İzmir’de yaşamaya her zaman özeniyorlar”

Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, “Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor” dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, “Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor” diye konuştu.

“Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız”

İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, “Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik.  İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir’le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin ‘İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman ‘Güzel günler göreceğiz çocuklar’ şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız.  İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur” diye konuştu.

“Gelecek toprağıyla  bağını koparmayan şehirlerin olacak”

Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, “Gelecek toprağıyla  bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi.  Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir” diye konuştu. 

“Urla’da toprak konuşur, emek büyür” 

Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, “Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır” dedi. 

İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı 

Açılış töreninin ardından Başkan Tugay,  Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet  Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen “Tarım Gastronomi ve Turizm” başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere karşın kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, “İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının  geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz” dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti.  

“Ege Bölgesi adeta bir maden”

Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, “Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden” dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti.

Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak

12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda müzik dinletileri yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı