Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, Şubat 2026

 

Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık %31,55 arttı, aylık %3,10 arttı

Tarım-GFE’de (2020=100), 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %3,10 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %7,08 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %31,55 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %32,64 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %2,96 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %3,94 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %32,81 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %24,31 artış gerçekleşti.

Ana gruplara göre Tarım-GFE ve değişim oranları (%), Şubat 2026

  Endeks Bir önceki aya göre değişim oranı (%) Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı (%) Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı (%) On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı (%)
Tarım-GFE 914,70 3,10 7,08 31,55 32,64
Tarımda kullanılan mal ve hizmetler 884,72 2,96 7,15 32,81 33,29
Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler 1 154,13 3,94 6,62 24,31 28,88

Tarım-GFE yıllık değişim oranı (%), Şubat 2026

Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup %41,37 artış ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup %4,31 artış ile malzemeler oldu.
 

Alt gruplara göre Tarım-GFE yıllık değişim oranları (%), Şubat 2026

Alt gruplara göre Tarım-GFE aylık değişim oranları (%), Şubat 2026

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, Mart 2026

 

Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) yıllık %35,40 arttı, aylık %3,94 arttı

YD-ÜFE 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %3,94 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %10,73 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %35,40 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %30,23 artış gösterdi.

YD-ÜFE değişim oranları (%), Mart 2026

  Mart 2026 Mart 2025 Mart 2024
Bir önceki aya göre değişim oranı 3,94 4,06 4,70
Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı 10,73 8,32 12,10
Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı 35,40 19,34 67,25
On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı 30,23 31,43 55,14

YD-ÜFE yıllık değişim oranı (%), Mart 2026

YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık %35,10 arttı

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %53,25 artış, imalatta %35,10 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %29,85 artış, dayanıklı tüketim mallarında %39,86 artış, dayanıksız tüketim mallarında %39,45 artış, enerjide %88,91 artış, sermaye mallarında %27,93 artış olarak gerçekleşti.

YD-ÜFE yıllık değişim oranları (%), Mart 2026

Sektörlere göre YD-ÜFE yıllık değişim oranları (%), Mart 2026

YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %3,98 arttı

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %1,97 artış, imalatta %3,98 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %1,91 artış, dayanıklı tüketim mallarında %0,90 artış, dayanıksız tüketim mallarında %0,99 artış, enerjide %58,87 artış, sermaye mallarında %0,07 azalış olarak gerçekleşti.

YD-ÜFE aylık değişim oranları (%), Mart 2026

Sektörlere göre YD-ÜFE aylık değişim oranları (%), Mart 2026

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İstatistiklerle Çocuk, 2025

 

Türkiye nüfusunun %24,8’ini çocuk nüfus oluşturdu

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken bunun 21 milyon 375 bin 930’unu çocuklar oluşturdu. Çocuk nüfusun %51,3’ünü erkek çocuklar, %48,7’sini kız çocuklar oluşturdu. Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun %48,5’ini oluştururken bu oran 1990 yılında %41,8 ve 2025 yılında %24,8 oldu.

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında %22,1, 2040 yılında %17,9, 2060 yılında %16,9, 2080 yılında %15,2 ve 2100 yılında %14,5 olacağı öngörüldü.

Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında %22,0, 2040 yılında %16,7, 2060 yılında %13,9, 2080 yılında %11,1, 2100 yılında %9,9 olacağı öngörüldü.

Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında %22,3, 2040 yılında %18,9, 2060 yılında %18,7, 2080 yılında %18,9, 2100 yılında %18,6 olacağı öngörüldü.

Çocuk nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 1950-2100

Kaynak: TÜİK, Genel Nüfus Sayımları, 1950-1990
              TÜİK, Nüfus Tahminleri, 2000
              TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2010-2025
              TÜİK, Nüfus Projeksiyonları, 2030-2100

Türkiye’nin çocuk nüfus oranının Avrupa Birliği üye ülkelerinden yüksek olduğu görüldü

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında çocuk nüfus oranının AB ortalaması %17,6 oldu. AB üye ülkeleri içinde en fazla çocuk nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla, %22,7 ile İrlanda, %20,4 ile Fransa ile İsveç olduğu görüldü. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla, %14,5 ile Malta, %14,9 ile İtalya, %15,5 ile Portekiz oldu. Türkiye’nin çocuk nüfus oranının %24,8 ile AB üye ülkelerinden daha yüksek olduğu görüldü.

Çocuk nüfus oranının Avrupa Birliği üye ülkeleri ile karşılaştırması, 2025

Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) veri tabanı, 2025
              TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025

Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu il Şanlıurfa oldu

ADNKS sonuçlarına göre illerin toplam nüfusları içindeki çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, %43,3 ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa ilini %39,2 ile Şırnak, %36,7 ile Mardin izledi.

Çocuk nüfus oranının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025

Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025

Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu il, %15,9 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini %16,9 ile Edirne ve %17,7 ile Kırklareli izledi.

İllere göre çocuk nüfus oranı, 2025

Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025

Türkiye’de 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranı %41,9 oldu

ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında toplam hanehalkı sayısı 26 milyon 977 bin 795 oldu. Hanelerin %41,9’unda 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü. Bu hanelerin illere göre dağılımı incelendiğinde, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranının en yüksek olduğu ilin %68,2 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu ilin %27,3 ile Tunceli olduğu görüldü.

Hanelerin %19,1’inde 0-17 yaş grubunda bir çocuk, %14,1’inde iki çocuk, %5,7’sinde üç çocuk, %1,9’unda dört çocuk, %1,1’inde ise beş ve daha fazla çocuk bulunduğu görüldü.

Çocuk nüfusun 2025 yılında %30,5’inin 10-14 yaş grubunda yer aldığı görüldü

Çocuk nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020 yılında çocuk nüfusun %26,9’unun 0-4 yaş grubunda, %28,7’sinin 5-9 yaş grubunda, %28,2’sinin 10-14 yaş grubunda ve %16,2’sinin 15-17 yaş grubunda yer aldığı görülürken, 2025 yılında %22,7’sinin 0-4 yaş grubunda, %28,8’inin 5-9 yaş grubunda, %30,5’inin 10-14 yaş grubunda ve %18,0’ının 15-17 yaş grubunda yer aldığı görüldü.

Yaş grubuna göre çocuk nüfus oranı, 2020, 2025

Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2020, 2025

Canlı doğan bebek sayısı 2024 yılında 937 bin 559 oldu

Doğum İstatistiklerine göre 2024 yılında canlı doğan bebek sayısı, 937 bin 559 oldu. Doğan bebeklerin 481 bin 825’i erkek, 455 bin 734’ü ise kız oldu. Canlı doğan bebeklerin %96,7’sini tekil, %3,2’sini ikiz, %0,1’ini ise üçüz ve daha fazla çoğul doğumlar oluşturdu.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre hastanede gerçekleşen doğumların canlı doğumlar içindeki oranı, 2010 yılında %91,6 iken 2024 yılında %99,4 oldu. Beşli karma aşı (DPT+IPV+Hib) 3 doz ile aşılama oranı 2023 yılında %98,8 iken 2024 yılında %96,0 oldu.

Beklenen yaşam süresi 15 yaşındaki çocuklar için 64,3 yıl oldu

Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu.

Türkiye’de 7 yaşına ulaşan bir çocuğun kalan yaşam süresinin ortalama 72,1 yıl, erkek çocuklar için 69,5 yıl ve kız çocuklar için 74,7 yıl olduğu görüldü. Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki çocuklar için bu süre 64,3 yıl oldu. Erkek çocuklar için bu süre 61,7 yıl iken kız çocuklar için 66,9 yıl oldu. Bu yaş için kız ve erkek çocuklar arasındaki beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü.

Yaş ve cinsiyete göre beklenen yaşam süresi, 2022-2024

Kaynak: TÜİK, Hayat Tabloları, 2022-2024

Bebeklere konulan en popüler erkek ismi Alparslan, kız ismi Alya oldu

ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında doğan bebeklere konulan en popüler erkek bebek isimleri, Alparslan, Göktuğ ve Metehan; en popüler kız bebek isimleri ise Alya, Defne ve Gökçe oldu. Doğan erkek bebeklerin 7 bin 527’sine Alparslan, 6 bin 36’sına Göktuğ, 5 bin 393’üne Metehan, kız bebeklerin 8 bin 751’ine Alya, 7 bin 731’ine Defne, 7 bin 603’üne ise Gökçe ismi verildi.

Türkiye’de 2025 yılında 0-17 yaş grubundaki çocuklarda en çok kullanılan erkek çocuk isimlerinin Yusuf, Mustafa ve Ömer; kız çocuk isimlerinin ise Zeynep, Elif ve Ecrin olduğu görüldü.

Çocuk bağımlılık oranı 2025 yılında %29,7 oldu

Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, 2019 yılında %34,1 iken bu oran 2025 yılında %29,7’ye düştü.

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre çocuk bağımlılık oranının 2030 yılında %25,5, 2040 yılında %22,1, 2060 yılında %23,3, 2080 yılında %23,4, 2100 yılında %21,5 olacağı öngörüldü.

Çocuk bağımlılık oranı, 1935-2100

Kaynak: TÜİK, Genel Nüfus Sayımları, 1935-1990
              TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2007-2025
              TÜİK, Nüfus Projeksiyonları Ana Senaryo, 2030-2100

Özel gereksinim raporu alan çocuk sayısı 2024 yılında 96 bin 83 oldu

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında ilk kez özel gereksinim raporu alan çocukların sayısı 96 bin 83 oldu. İlk kez özel gereksinim raporu alan çocukların %62,6’sını erkek çocuklar, %37,4’ünü ise kız çocuklar oluşturdu.

Beş yaşındaki çocukların net okullaşma oranı %82,5 oldu

Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre okul öncesi eğitim seviyesinde beş yaş net okullaşma oranının, 2024/’25 öğretim yılında %82,5 olduğu görüldü. Beş yaş net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran erkek çocuklar için %82,8, kız çocuklar için %82,3 oldu.

İlkokul seviyesinde net okullaşma oranı 2024/’25 öğretim yılında %95,4, ortaokul seviyesinde net okullaşma oranı %89,1 ve ortaöğretim seviyesinde net okullaşma oranı %82,9 oldu.

Eğitim seviyesi ve cinsiyete göre net okullaşma oranı, 2024/’25

Kaynak: Milli Eğitim Bakanlığı, Milli Eğitim İstatistikleri, Örgün Eğitim, 2024/’25

İlkokul tamamlama oranı %98,6 oldu

Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre eğitim kademesi ve cinsiyete göre okul tamamlama oranları incelendiğinde, ilkokul tamamlama oranı 2024/’25 eğitim ve öğretim döneminde %98,6 oldu. Ortaokul tamamlama oranı 2024/’25 eğitim ve öğretim döneminde %96,6 oldu. Ortaöğretim tamamlama oranı %81,3 oldu.

Ortaöğretim okul tamamlama oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024/’25 eğitim ve öğretim döneminde bu oranın erkek çocuklar için %79,2, kız çocuklar için %83,5 olduğu görüldü.

Eğitim kademesi ve cinsiyete göre okul tamamlama oranı, 2019/’20, 2024/’25

Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2019/’20, 2024/’25

Özel eğitim alan öğrencilerin oranı %3,4 oldu

Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre Türkiye genelinde 2024/’25 eğitim ve öğretim döneminde örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 17 milyon 956 bin 523 oldu. Bu öğrencilerin %51,3’ünü erkek öğrenciler, %48,7’sini ise kız öğrenciler oluşturdu.

Özel eğitim gerektiren bireylere (işitme, görme, ortopedik ve hafif düzeyde zihinsel engelli) hizmet veren, özel olarak yetiştirilmiş personelin bulunduğu, geliştirilmiş eğitim programlarının uygulandığı özel öğretim kurumlarında örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı ise 602 bin 729 oldu. Özel eğitim alan öğrenciler örgün eğitimdeki öğrencilerin %3,4’ünü oluşturdu. Özel örgün eğitime devam eden öğrencilerin %62,7’sini erkek öğrenciler, %37,3’ünü ise kız öğrenciler oluşturdu.

Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan çocukların oranı %36,8 oldu

Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun %27,9’unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken çocuk nüfus için bu oranın %36,8 olduğu görüldü.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan çocuk nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın erkek çocuklarında %36,0, kız çocuklarında ise %37,8 olduğu görüldü.

Resmi kız çocuk evlilikleri azaldı

Evlenme İstatistiklerine göre 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında %7,3 iken bu oran 2025 yılında %1,5’e düştü. Diğer taraftan, aynı yaş grubunda olan erkek çocukların resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında %0,5 iken bu oran 2025 yılında %0,1 oldu.

Cinsiyete göre çocuk evlenmelerinin toplam evlenmeler içindeki oranı, 2002-2025

Kaynak: TÜİK, Evlenme İstatistikleri, 2002-2025

Babası vefat etmiş çocukların sayısı 251 bin 929 oldu

ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında 21 milyon 375 bin 930 çocuk nüfusun içinde sadece babası vefat etmiş çocuk sayısının 251 bin 929, sadece annesi vefat etmiş çocuk sayısının 79 bin 214, hem annesi hem de babası vefat etmiş çocuk sayısının ise 4 bin 907 olduğu görüldü.

Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 10 bin 841 oldu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısının 15 bin 508 olduğu görüldü. Mevcut koruyucu aile sayısı 9 bin 96, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı ise 10 bin 841 oldu. Evlat edindirilen çocuk sayısı 2025 yılında 681 oldu.

Boşanma davaları sonucu, velayeti anneye verilen çocukların oranı %74,6 oldu

Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 oldu. Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Çocukların velayetinin %74,6’sının anneye, %25,4’ünün ise babaya verildiği görüldü.

Çocuklar en fazla dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle hayatını kaybetti

Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre 2024 yılında 1-17 yaş grubunda çocuk ölümleri en fazla, dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle gerçekleşti. Söz konusu nedenle hayatını kaybeden 1-17 yaş grubundaki çocuk sayısı, 2024 yılında bin 538 oldu. Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları nedeniyle 765 çocuk, iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle 666 çocuk, dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle 413 çocuk hayatını kaybetti.

Ölüm nedeni ve yaş grubuna göre ölen çocukların oranı, 2024

Kaynak: TÜİK, Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri, 2024

Bebek ölüm hızı binde 9,0 oldu

Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre 2009 yılında bebek ölüm hızı binde 13,9 iken 2024 yılında binde 9,0 oldu. Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2009 yılında binde 17,7 iken 2024 yılında binde 11,1 oldu.

Bebek ve beş yaş altı ölüm hızı, 2009-2024


Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzBBŞT’den yeni oyun

İzmir Şehir Tiyatroları, Sam Bobrick’in kaleme aldığı, “Halktan Biri” adlı yeni oyununun prömiyerini 22 Nisan’da yapacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İzBBŞT), 22 Nisan’da, sezonun dördüncü yeni oyununun prömiyerini yapacak. Sam Bobrick’in yazdığı, Burak Şentürk’ün yönettiği ‘Halktan Biri’ oyunu İzBBŞT İsmet İnönü Sahnesi’nde perde açacak.  Oyun, yıllar öncesinin Amerika’sında; halkın manipüle edilmiş tercihleriyle başa gelen despotik bir lider ile ona tek başına meydan okuyan sıradan bir vatandaşın, Travis Pine’ın hikayesini konu alıyor. ‘Halktan Biri’nde Travis Pine karakterini Ayhan Anıl, Tom Walker karakterini ise Murat Sönmez canlandırıyor. Oyunun görsel tasarımı, Anıl Işık’ın dekorları ve Deniz Bilgili’nin kostüm tasarımlarıyla hayat bulurken; ışık tasarımında Uğurcan Uslu, koreografide Ruhat Kılıç Hosseini, imzası bulunuyor. Oyunun dramaturjisini Duygu Kankaytsın Çelenk üstleniyor.

Biletleri satışta

Prömiyerin ardından 23-24-25-26-30 Nisan ve 1-2-3 Mayıs tarihlerinde sahneye taşınacak olan ‘Halktan Biri’nin biletlerine tiyatroseverler, kultursanatbilet.izmir.bel.tr adresi üzerinden online olarak veya İzBBŞT İsmet İnönü Sahnesi Gişesi ile Konak Vapur İskelesi gişelerinden alabilir.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İZKİTAP’ta edebiyatla dolu hafta sonu

İZKİTAP – 7. İzmir Kitap Fuarı, İzmirlilerin yoğun ilgisiyle devam ediyor. Kültürpark’ta kurulan stantlardan kitap alışverişi yapan, sevdikleri yazarların imza günlerine ve söyleşilere katılan kitapseverler; gün boyu fuar alanında vakit geçiriyor. İzmirlilerin yoğun ilgisiyle Kültürpark, gün boyunca her yaştan ziyaretçi için edebiyatla iç içe bir buluşma noktası haline geliyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP – İzmir Kitap Fuarı, 17-26 Nisan tarihleri arasında çok sayıda yayınevi, sahaf ve yazarı bir araya getiriyor. Fuar kapsamında gerçekleştirilen söyleşi ve imza etkinlikleri, hafta sonu her yaştan okurun ilgisini çekmeye devam etti. Fuar alanı, her yaştan kitapseverle dolarken, ziyaretçiler hem stantlar arasında dolaşarak kitap alışverişi yaptı, söyleşi ve imza etkinliklerine katıldı hem de Kültürpark’ın eşsiz atmosferinde baharın tadını çıkardı.

Gökmen Ulu ve Osman Özgüven okurlarla buluştu

Gazeteci-yazar Gökmen Ulu ile Dikili’nin efsanevi eski belediye başkanı Osman Özgüven, fuar kapsamında “Geleceğin İnşası İçin – Bir Yerel Devrim Öyküsü” başlıklı söyleşide okurlarla buluştu; söyleşide Özgüven’in çocukluk yıllarından başlayarak özellikle 12 Eylül 1980 Darbesi sonrasındaki yerel yönetim anlayışı ele alınırken, Ulu Dikili’de uygulanan ücretsiz su, kolaylaştırılmış ulaşım, çalışan haklarının iyileştirilmesi ve 1 Mayıs ile 8 Mart’ın tatil ilan edilmesi gibi dönemi için çarpıcı politikaları vurguladı; bu uygulamaların merkezi yönetimle gerilim yarattığını ancak Özgüven’in geri adım atmadığını belirten Ulu, yasakların yoğun olduğu yıllarda düzenlenen festivallerin aydınları, sanatçıları ve siyasetçileri bir araya getirerek bir demokrasi zemini oluşturduğunu ve Türkiye ile Yunanistan arasında gerginliğin yüksek olduğu dönemde Dikili ile Midilli arasında kurulan temasların halklar arasında yeniden bağ kurulmasına katkı sağladığını ifade etti; söyleşi sonunda Ulu ve Özgüven, “Komünist Osman – Bir Yerel Devrim Öyküsü” kitabını birlikte imzaladı.

Coşkun Aral deneyimlerini paylaştı

Foto muhabiri ve yazar Coşkun Aral, fuar kapsamında düzenlenen söyleşide okurlarla buluşarak İmkansız Coğrafyalar kitabı üzerinden hem mesleki yolculuğunu hem de hayatından kesitleri anlattı;. Gazeteciliğe uzanan sürecin genç yaşlarda, henüz 17 yaşındayken yaptığı Bulgaristan ve Romanya yolculuklarıyla başladığını belirten Aral, bu deneyimlerin hayatında dönüm noktası olduğunu vurguladı. 1970’lerden günümüze uzanan kariyerinde Lübnan, Afganistan ve İran-Irak Savaşı gibi savaş ve kriz bölgelerinde bulunduğunu aktaran Aral, her fotoğrafın ardında bir insan hikayesi ve duygusal yük taşıdığını ifade ederek “imkansız” denilen coğrafyaların aslında insan hikayeleriyle dolu olduğunu söyledi. Gençlere ve ailelere de seslenen Aral, çocukların kalıplara sokulmaması, merak etmeleri, doğayla temas kurmaları ve araştırmaları gerektiğini vurgulayarak kitap fuarlarının bu açıdan önemli bir buluşma alanı olduğunu dile getirdi.

Ege Otlarının Kültür Tarihi konuşuldu

“Ege Otları: Ege ve İzmir’in Yenilebilen Otlarının Kültürü ve Yemeklerinin Tarifleri” kitabıyla Gourmand Dünya Yemek Kitapları Ödülleri’nde ödül kazanan yazarlar Ahmet Uhri ve Betül Öztürk, fuar kapsamında düzenlenen “Ege Otlarının Kültür Tarihi” başlıklı söyleşide okurlarla bir araya geldi. Söyleşide, Ege mutfağının doğayla kurduğu ilişki ve bölgedeki otların gündelik yaşam içindeki yeri ele alındı.

Yazarlar okurlarla buluştu

Fuar boyunca çok sayıda yazar, şair ve gazeteci söyleşi ve imza etkinlikleriyle okurlarla buluşmayı sürdürüyor. Pazar günü Ahmet Uhri, Algan Sezgintüredi, Berrak Yurdakul, Betül Öztürk, Deniz Erbulak, Dilge Güney, Suat Çağlayan, Gani Müjde, Gökmen Ulu, İrfan Değirmenci, Mavisel Yener, Nazan Uysal Harzadın, Nergis Seli, Saygın Ersin’in de aralarında bulunduğu yazarlar, imza etkinlikleri ile okurlarla bir araya geldi. Önceki dönem İzmir milletvekilleri Gazeteci – Yazar Atila Sertel ve Tacettin Bayır, söyleşi ve imza etkinliğinde siyasetten edebiyata pek çok konuda görüşlerini okurlarla paylaştı.

Okurlar çok mutlu

İzmir Kitap Fuarı’nda stantlar arasında dolaşan ziyaretçiler, yalnızca kitaplarla değil; yeni fikirler, hayaller ve birbirleriyle de buluşmanın keyfini yaşıyor. Gizem Dündar, fuarların bir “karşılaşma alanı” olduğunu vurgulayarak, “Buralar sadece okurların değil; kitapların okurlarla, okurların birbirleriyle, hatta kitapların kendi aralarında buluştuğu alanlar. Bu nedenle büyük önem taşıyor. Yalnızca kitap kapakları arasında dolaşmak, onların imgeleri ve kavramlarıyla tanışmak, ilişki kurmak bile insana ilham veriyor. Bu davete icabet etmekten dolayı mutluyum” dedi.

Eren Kural ise yazarların imza günleri için fuara geldiğini vurgulayarak, “Burada olmak çok güzel. Kitaplardaki bütün kahramanlar da bizimle bu kitap fuarında dolaşıyor. O nedenle çok mutluyuz” diye konuştu. Emre Pekşen ise fuarın meraklılarından olduğunu belirterek, bazı yayın evlerinin daha fazla stant açmasını istedi.

“Kitap okumak terapi gibi”

Fuarda kitapları indirimli almaktan mutluluk duyduğunu kaydeden Öznur Pelit, “Çok güzel bir fuar, iyi ki var. Okumayı seven herkesin ziyaret etmesi gerekiyor. Keşke herkes kitap okusa. Çünkü bu bir terapi. O zaman kimse doktora gitmez. Kitapların dünyasına girdiğiniz zaman hiç kimseye, hiçbir şeye ihtiyacınız olmuyor. Yarım saat bile okusanız ruhunuz dinleniyor. Kitap okurken altını çizmek, kitabın kokusu çok farklı. Yazarlardan imza almak… Bunların hepsi bir tutku” dedi. 

“Kitap Fuarını çok seviyorum”

İzmir Kitap Fuarı’nı ziyaret eden küçük misafirlerden Zeynep Elif Şimşek, fuarda vakit geçirmenin kendisi için çok eğlenceli olduğunu belirterek “Güzel kitaplar, kalemler var. Burayı çok seviyorum, beni heyecanlandırıyor. En çok kitapları ve kalemleri sevdim. Dört resim kitabı aldım” diye konuştu. 

26 Nisan’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak

Fuar, 26 Nisan’a kadar her gün 10.00 – 20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Birbirinden değerli yazarları okurlarla buluşturmaya devam eden İZKİTAP’ta, söyleşi ve imza günlerinin yanı sıra sergiler de ziyaretçilerle buluşuyor. Pakistan Pavyonu’nda 19 Nisan’a kadar Ece Türkel ve Fatih Şimşek’in seramik eserler sergisi, yine aynı alanda 23 Nisan’da açılacak Uluslararası Işık Seramik Yarışması Seramik Sergisi, Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde Cem Sağbil’in Dünya Hala Çiçek Açıyor Sergisi ve Göl Gazinosu’nda İzmir Mutfak Müzesi Açılışa Doğru Sergisi fuar süresince gezilebiliyor. İZKİTAP, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında da çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapacak. Kültürpark’ta düzenlenecek programlarda çocuklara yönelik atölyeler, yaratıcı drama çalışmaları, masal anlatımları ve sahne etkinlikleri gerçekleştirilecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Milas Belediyesi Tarafından DüzenleneceK ‘23 Nisan Çocuk Şenliği’ ile Çocuklar Bayram Coşkusunu Doyasıya Yaşayacak

Milas Belediyesi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı birbirinden farklı etkinliklerle kutlayacak.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bayram tüm yurtta olduğu gibi ilçemizde de coşkuyla kutlanacak. Milas Belediyesi bu özel günde hazırladığı programla çocukların bayram coşkusuna ortak olacak. ‘23 Nisan Çocuk Şenliği’ programı kapsamında Atapark Meydanı’nda kurulacak olan oyun alanlarında çeşitli aktivitelerin, parkurların ve yarışmaların yer alacağı etkinlikte çocukları misafir edecek olan Milas Belediyesi, çocuklara oyun parkurlarında coşku dolu anlar yaşatacak.

İlçemizde gerçekleşecek olan resmi kutlama programının tamamlanmasının ardından Atapark Meydanı’nda başlayacak olan etkinlikler gün boyunca sürecek.

Çocuklar maskot karakterler eşliğinde şişme oyun parkurları, bungee run, gladyatör güreşi, penaltı& dart, pinko&basketbol, yüz boyama, balon katlama, dev jenga ve kaydırak etkinlikleriyle eğlence dolu anlar yaşayacak. Oyun alanlarında çocuklara patlamış mısır, pamuk şeker ve macun ikramı da yapılacak.

Çocuklar spor etkinlikleri ve yarışmalarla doyasıya eğlenecek…

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama etkinlikleri Milas Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenecek olan etkinliklerle hız kesmeden sürecek. Spor ve eğlencenin bir arada olacağı programda çeşitli spor etkinlikleri ve yarışmalar gerçekleşecek. Çocukların akranlarıyla eğlenceli yarışlarına sahne olacak etkinliklerde halat ve çuval yarışı, basketbol ve minyatür kaleye şut atışları, kurulacak parkurda birbirinden farklı ve eğlenceli yarışmalar çocuklarla buluşturulacak.

Başkan Topuz’dan çocuklara davet…

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklara özel birbirinden farklı etkinlikler düzenleyeceklerini belirten Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklarımıza ve tüm dünya çocuklarına armağan edilen bayramı belediyemiz tarafından düzenlenecek etkinliklerle coşkuyla kutlayacağız. Atapark Meydanı’nda kuracağımız oyun alanları ve düzenlenecek birbirinden farklı yarışma ve etkinliklerle çocuklarımız coşku dolu anlar yaşayacak. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. kuruluş yılı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, tüm çocuklarımızı belediyemiz tarafından düzenlenecek olan etkinliklere davet ediyorum” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

4 Bölümden Oluşan ‘Çernobil: Felaketin Anatomisi’, 21 ve 28 Nisan Salı Günleri 20.00’de İkişer Bölüm Art Arda National Geographic Ekranlarında İzleyicilerle Buluşacak

26 Nisan 1986’da Çernobil nükleer santralinin dördüncü reaktöründe yapılan bir güvenlik testi tarihin en büyük nükleer felaketine dönüşüyor. Patlama sonrası atmosfere yayılan devasa radyasyon bulutu tüm dünyayı etkilerken, bu dizi felaketin ardındaki olayları, gizlenen gerçekleri ve yıllar içindeki etkilerini tanık anlatımları ve uzman görüşleriyle ortaya koyuyor. 

4 bölümlük belgesel seri “Çernobil: Felaketin Anatomisi”, 21 Nisan ve 28 Nisan Salı günlerinde saat 20.00’de ikişer bölüm art arda National Geographic ekranlarına geliyor.

Bilimin, keşfin ve hikâye anlatımının gücüne inanarak 130 yılı aşkın bir süredir dünyanın en güvenilir markalarından biri olmayı sürdüren National Geographic’in birbirinden iddialı yapımlarını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kağıdın hikayesi SEKA’da yazıldı

Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı faaliyet gösteren SEKA Kâğıt Müzesi’nde 18 Nisan Türk Kağıtçılık Günü’ne özel gerçekleştirilen etkinlikler sanatseverleri, akademisyenleri ve öğrencileri buluşturdu. Bu özel günde, geleneksel yöntemlerle kağıttan dünyanın en büyük Türk bayrağı oluşturuldu.

DOLU DOLU BİR ETKİNLİK OLDU

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 18 Nisan Türk Kağıtçılık Günü’nü dolu dolu bir etkinlikle geçirdi. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Müzeler ve Kütüphaneler Şube Müdürlüğü bünyesindeki SEKA Kâğıt Müzesi’nde gerçekleştirilen program, geleneksel kâğıt üretim kültürünü yaşatmayı amaçladı. 18 Nisan Türk Kağıtçılık Günü’ne özel gerçekleştirilen etkinlik sanatseverleri, akademisyenleri ve öğrencileri bir araya getirdi.

PROGRAMIN ÖZEL BİR ANLAMI VARDI

18 Nisan 1936 tarihinde SEKA Kâğıt Fabrikası’nda ilk kâğıdın üretilmiş olması, etkinliğe ayrı bir anlam kattı. Bu önemli günün yıl dönümünde gerçekleştirilen programda, geleneksel yöntemlerle yeni bir ilke daha imza atılması dikkat çekti. Gün boyunca düzenlenen birbirinden farklı workshop etkinliklerinde katılımcılar, asitsiz kâğıt üretimini uygulamalı olarak deneyimlerken, sürdürülebilir yöntemler hakkında bilgiler de edindi.

18 SANATÇIDAN 18 ESERLİK SERGİ

Etkinlikler kapsamında açılan “Kâğıdın Dokusunda Kitap Sanatları Sergisi”, 18 sanatçının 18 eserinden oluşan seçkisiyle ziyaretçilerin beğenisine sunuldu ve büyük ilgi gördü.

DEV TÜRK BAYRAĞINA BÜYÜK İLGİ

Programın en dikkat çeken anı, Doç. Dr. Yusuf Parlak’ın canlı performansı oldu. İzleyicilerin katılımıyla, geleneksel yöntemlerle kağıttan dünyanın en büyük Türk bayrağı oluşturuldu. Bu eşsiz eser tüm misafirlerden büyük ilgi gördü.

BERNA ABİŞ’TEN KÜLTÜREL MİRAS VURGUSU

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, etkinliklerin ardından yaptığı değerlendirmede kültürel mirasın korunmasının önemine dikkat çekerek, kâğıt sanatının geleneksel ve çağdaş yönleriyle geleceğe taşınmasının büyük değer taşıdığını ifade etti.

AKADEMİK ÇEVRELERDEN YOĞUN KATILIM

Türkiye genelindeki üniversitelere de duyurulan etkinlikler, akademik çevrelerden ilgi gördü. Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir de etkinlikleri ziyaret ederek programı yerinde inceledi ve gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Program, kâğıdın tarihsel birikimini sanatla buluşturarak katılımcılara öğretici ve ilham verici bir deneyim sundu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Fedon: ’30 Yıl Bekledim Çünkü..’

Taverna müziğinin efsane ismi Fedon, oğlu Theo Kalyoncu ve Fatih Tokmakçı’nın işletmeciliğini yaptığı Zorba Taverna’da İstanbul’a muhteşem bir geceyle veda etti. Yeni şarkısı ‘Bodrum’u ilk kez seslendiren usta sanatçı, müzik dünyasına dair zehir zemberek açıklamalar yaptı.

Yaz sezonu öncesi İstanbul’daki hayranlarıyla son kez bir araya gelen Fedon, Gayrettepe’nin ikonik mekanı Zorba Taverna‘da adeta bir “magazin bombası” patlattı. İşletmesini oğlu Theo Kalyoncu ve Fatih Tokmakçı‘nın üstlendiği mekanda sahne alan usta sanatçı, hem performansı hem de dobra açıklamalarıyla geceye damga vurdu.

“ESKİSİNİN ÜSTÜNE ÇIKAMAYACAKSAM YAPMAM”

Yıllardır neden yeni bir albüm yapmadığı sorusuna sanatçı duruşuyla yanıt veren Fedon, piyasadaki tüketim hızına şu sözlerle sitem etti: “30 yıl sonra albüm çıkarıyorum; çünkü bugüne kadar eski şarkılarımın kalitesini geçecek bir iş gelmedi. Daha iyisini yapamayacağım şeyi dinleyiciye sunmam.”

“ŞARKILARI MAHVEDİYORLAR!”

Son dönemdeki cover (yeniden yorumlama) furyasına ateş püsküren sanatçı, eleştiri oklarını mutfaktaki isimlere de yöneltti: “Şarkıları resmen mahvediyorlar! Ruhunu öldürüyorlar. Burada suç sadece şarkıcıda değil; buna izin veren yapımcıda ve o düzenlemeyi yapan prodüktördedir.”

AİLE DESTEĞİ TAM: NATALİ DE İZLEDİ

Fedon’u bu özel gecesinde ailesi de yalnız bırakmadı. Mekanı hınca hınç dolduran davetliler arasında Fedon’un kızı Natali Ege’de  vardı. Babasının performansını en önden izleyen Natali, gece boyunca şarkılara eşlik ederek destek verdi.

NE VELİAHTI VAR NE DE DOSTU!

Müzik dünyasında “yalnız bir kurt” olduğunu ima eden Fedon, “Bu camiada güveneceğim kimse yok,” diyerek sitem etti. Kendisinden sonra taverna müziğini sırtlayacak bir “veliaht” görmediğini belirten usta isim ” ortalık benim gibi sakal bırakıp sahneye çıkan Fedoncuklarla dolu” dedi…

İSTANBUL’DA “BODRUM” PRÖMİYERİ

Röportajın ardından sahneye çıkan ve enerjisiyle mekanı ayağa kaldıran Fedon, bir de sürpriz yaptı. Yeni şarkısı “Bodrum” u ilk kez Zorba Taverna sahnesinde seslendiren sanatçı, tabakların kırıldığı geleneksel taverna eğlencesini zirveye taşıdı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Köy Enstitüleri’nin 86’ncı kuruluş yıl dönümü Maltepe’de kutlanıyor

Maltepe Belediyesi, Cumhuriyet’in kurmuş olduğu en önemli kurumlardan biri olan Köy Enstitüleri’nin 86’ncı kuruluş yıl dönümünü “Bozkırda Açan Ateş Çiçekleri” isimli bir dizi etkinlikle kutluyor.

Maltepe Belediyesi’nin Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 86’ncı kuruluş yıl dönümünde “Bozkırda Açan Ateş Çiçekleri” isimli sergi, belgesel, söyleşi, konser ve gezilerden oluşan etkinliklerle kutluyor. Bu kapsamda etkinlikler, araştırmacı-yazar Karabey Aydoğan’ın yıllarca bir kuyumcu titizliğiyle araştırarak topladığı enstitülere dair bilgi, belge ve fotoğraflardan oluşan “Uygarlığın Tuğlası Köy Enstitüleri” adlı sergiyle başladı. Aydoğan’ın açtığı sergiden sonra Çoşkun Yüksel ve Gülfem Gürses imzalı, Köy Enstitüleri’nde mezun olanların tanıklıklarını içeren “Mandolinli Kız” belgeseli gösterildi.

Sonrasında araştırmacı-yazar Karabey Aydoğan tarafından düzenlenen “Köy Enstitüleri ve Müzik” konulu söyleşide sınıf sınıf enstitülerde verilen müzik dersi içerikleri, hangi müzik aletlerinin çalındığı, enstitülere konuk olan ünlü eğitimciler, yazarlar ve aşıklarla dönemin fotoğraflarına yer verildi. Gecenin finalinde müzisyen Ufuk Karakoç, “Köy Enstitüsü Öğretmeni Ruhi Su’dan Türküler: Bozkırdan Yükselen Avaz” adıyla konser verdi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı