Avrupa Drama Buluşmaları gençleri İzmir’de buluşturuyor

Avrupa Drama Buluşmaları (European Drama Encounters/EDERED), bu yıl 11 farklı ülkeden drama ve tiyatro alanındaki gençlerin katılımıyla İzmir’de gerçekleştirilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çağdaş Drama Derneği iş birliğinde Özdere 100. Yıl Gençlik ve Spor Yerleşkesi’nde 7-17 Ağustos tarihleri arasında yapılacak programın Türk katılımcıları, İzmir Büyükşehir Belediyesi kütüphanelerini aktif olarak kullanan gençler arasından seçilecek. Başvurular 11 Mayıs’ta başlıyor.

Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde 1982 yılından bu yana düzenlenen Avrupa Drama Buluşmaları, bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde İzmir’de gerçekleştirilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına bağlı Kütüphaneler Şube Müdürlüğü ile Çağdaş Drama Derneği iş birliğinde gerçekleştirilecek program, drama ve tiyatro alanında gençleri bir araya getiren uluslararası bir gençlik ve kültürlerarası etkileşim buluşması niteliği taşıyor. 7-17 Ağustos tarihleri arasında 10 gün sürecek etkinlikler Özdere 100. Yıl Gençlik ve Spor Yerleşkesi’nde yapılacak. 11 farklı ülkeden gençlerin katılımıyla düzenlenecek programda Türkiye’den gençlerin yanı sıra Birleşik Krallık, İsviçre, Litvanya, Finlandiya, Avusturya, Fransa, Hırvatistan, Yunanistan ve İtalya’dan genç katılımcılar yer alacak. Bu yılki program kapsamında Türk katılımcılar, İzmir Büyükşehir Belediyesi kütüphanelerini aktif olarak kullanan gençler arasından seçilecek. Seçim süreci, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında gerçekleştirilecek ve gençlerin kültürel-sanatsal etkinliklere katılımını teşvik etmeyi amaçlayacak. Kütüphanelerden yararlanan gençler, “izmir.art” web sitesi üzerinden uluslararası drama kampına başvuruda bulunabilecek.

Başvuru şartları belli oldu

11 Mayıs’ta başlayıp 1 Haziran’a kadar devam edecek kamp başvurularının koşulları da belirlendi. En az A2 düzeyinde İngilizce yeterliliğine sahip olan ve kendini İngilizce ifade edebilen, drama ve tiyatro ile ilgilenen ya da bir müzik aleti çalabilen 14-17 yaş arası lise öğrencisi gençler başvuru yapabilecek. Program süresince yaratıcı drama ve tiyatro atölyeleri, hikâye anlatıcılığı çalışmaları, kültürlerarası etkileşim oturumları, müzik ve ritim çalışmaları, hareket ve beden farkındalığı etkinlikleri, yaratıcı yazarlık uygulamaları ve grup proje çalışmaları gerçekleştirilecek. Ayrıca katılımcılar açık sahne performanslarında yer alacak ve kütüphaneler ile çeşitli kültürel mekânları ziyaret edecek. Avrupa Drama Buluşmaları, gençlerin birlikte hazırlayacağı final gösterimi ile sona erecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Anneler Günü’nde Eğlencenin Adresi: Nickelodeon Play! Tersane Istanbul

Nickelodeon Play! Tersane İstanbul, Anneler Günü için hazırladığı özel kampanya ve sürprizlerle kapılarını tüm ailelere açıyor. 10 Mayıs 2026 Pazar günü anneler çocuklarıyla birlikte Nickelodeon’ın renkli dünyasında hem eğlenme hem de özel indirimlerden yararlanma fırsatı bulacak.

Annelere gişede yüzde 50 indirim fırsatı

Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ana kampanya kapsamında, 10 Mayıs 2026 tarihinde Nickelodeon Play! Tersane Istanbul gişelerine yanında çocuğu ile gelen tüm anneler, giriş biletlerini yüzde 50 indirimli olarak temin edebilecek. Bu özel günün hatırasını unutulmaz kılmak isteyen aileler için de Photo Store’da basılı fotoğraflarda yüzde 50 indirim uygulanacak.

Nickelodeon Shop’ta hediye seçenekleri ve uzun süreli indirimler

Anneler Günü coşkusu yalnızca 10 Mayıs ile sınırlı kalmıyor. 4 – 31 Mayıs 2026 tarihleri arasında Nickelodeon Shop’ta yer alan Peluş Buket ile Mug Çiçek ürünlerinde yüzde 20 indirim fırsatı sunuluyor. Ziyaretçiler, Mayıs ayı boyunca anneleri için Nickelodeon temalı en renkli hediyeleri avantajlı fiyatlarla seçebilecekler.

Nickelodeon karakterleriyle eğlence dolu bir gün

Ziyaretçiler; Sünger Bob Kare Pantolon’dan Genç Mutant Ninja Kaplumbağalar’a, Paw Patrol ekibinden Dora’ya kadar Nickelodeon dünyasının ikonik karakterleriyle tanışma fırsatı yakalayacak. Dora’s Rainforest, Adventure Bay, Bikini Bottom ve TMNT Zone gibi tematik alanlarda düzenlenen etkinlikler, anneler ve çocukları için unutulmaz anılar vadediyor.

Ziyaret Bilgileri

Adres: Nickelodeon Play! – Tersane İstanbul

Camiikebir Mahallesi, Taşkızak Tersanesi Caddesi No: 27/1, 34440 Beyoğlu / İstanbul

Ziyaret Saatleri:

Hafta içi: 12.00 – 22.00

Hafta sonu: 10.00 – 22.00

Bilet Satışı: Biletlere https://tickets.nickelodeonplayistanbul.com  adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kısa Filmin Kalbi Osmangazi’de Atıyor

Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali kapsamında, 220 başvuru arasından finale kalan filmler sinemaseverlerle buluştu. Filmleri değerlendirecek jürinin başkanlığını yapan Yönetmen Ezel Akay, “Türkiye’de şu anda ne kadar yetenekli, akıllı, yaratıcı yönetmenlerin ve film ekiplerinin olduğunu bir kez daha gördüm. Hikaye anlatısı, kurgusu, oyunculukları, senaryoları, hepsi küçük birer sinema filmi olan kısa filmler ile karşılaştık.” diye konuştu.

Geçtiğimiz yıl ilki gerçekleştirilen ve yoğun ilgi görmesinin ardından Osmangazi Belediyesi’nin ikinci kez ev sahipliği yaptığı Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, sinemaseverlere sanat dolu anlar yaşatıyor. Festival kapsamında “Ayşe”, “Sisler Bulvarından Geçtim” ve “Mukadderat” filmleri izleyiciyle buluşurken, Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde finale kalan kısa filmlerden “326”, “Feridun”, “Galaksinin Tezenesi”, “Liminal” ve “Prosedür” sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. “700. Yıl Panorama Özel Seçkisi” kapsamında yer alan “Bize Olan Her Şey”, “Kabuk” ve “Picasso Muhammed” filmlerinin gösterimlerinin de gerçekleştirildiği festivalde yönetmenler ve oyuncular da düzenlenen söyleşiler ile birlikte deneyimlerini ve düşüncelerini, beyaz perdeye gönül verenlerle paylaştı.

“Kısa Film Çekmek Sanatların En Zorlarından Biri”

Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali’nin önemine işaret ederek, ortaya çıkan eserlerin yeni bakış açıları kazandırdığını vurgulayan Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, kısa film yazmanın ve çekmenin, oldukça zorlu bir süreç olduğuna değindi. Jüri üyelerine festivale kattıkları değerden ötürü teşekkür eden Esendemir, yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

“Burada olmanız yalnızca festivalimize değil kısa film üretmeye çalışan genç sinemacılara da ilham veriyor. Bugün şunu çok iyi biliyoruz. Bir şehrin sadece yollarla, binalarla ve meydanlarla değil kültür, sanat ve hikayelerle büyümesi gerekiyor. Şehir dediğimiz şey birazda hep birlikte kurduğumuz bir hayal sinema, tiyatro, resim ve müzik bu hayalin bir parçası, kısa film festivali de bu yaklaşımın önemli bir unsurudur. Çünkü kısa film sinemanın en cesur alanlarından biri daha az zamanda daha büyük duygular kurarak bize yeni yönetmen ve bakış açıları getiriyor. Kısa yazmak ve kısa film çekmek belki de sanatların belki de en zorlarından biri bunları birlikte paylaştığımız için çok teşekkür ediyorum.”

“Bu Tarz Festivaller Bize Cesaret ve Motivasyon Veriyor”

Kendi memleketinde düzenlenen bir festivale katılmak mutluluk ve gurur verici olduğunu belirten Oyuncu Nazlı Senem Ünal ise “Bu güzel festivali organize ettikleri için Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ederim. Üretimle iç içe olan bizler için üretmeye devam edebilme cesareti ve motivasyonunu bulmamızda bu tarz festivaller çok teşvik edici.” ifadelerini kullandı. 

“Filmleri Seçerken Gerçekten Çok Zorlandık”

Festivale katılan bütün filmler özenle işlemmiş olduğunu belirten film festivalinin jüri üyesi Menajer ve Cast Direktörü Tümay Özokur da “Filmleri seçerken çok zorlandık. Festivale katılan tüm yönetmenleri tebrik ediyorum. Katılanlar arasında çok kaliteli ve özenle çalışılmış filmler vardı. Ön jüri çok güzel bir seçki sunmuş bize onlara da ayrıca teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Festival Söyleşilerle Devam Etti

Film gösterimlerinin yapıldığı festival, söyleşiler ile devam ederken; “Sinema Terapi ve Anlatıya Dahil Olma” adlı söyleşide sinemaseverler ile bir araya gelen klinik psikologlar Gizem Torunoğlu ve Deniz Ağar, sinemanın ruhsal yönden sağladığı katkılara değindi. Festival kapsamında Yönetmen Serpil Altın’ın “Bir Zamanlar Gelecek 2121” filminin kamera arkası görüntülerinden hazırlanan ve 7 bölümden oluşan “Geleceği Yönetmek” belgeselinin sürdürülebilirlik temalı bölümü de izleyicilere sunuldu. Belgesel gösteriminin akabinde Yönetmen Serpil Altın, Yapımcı Korhan Uğur ve Yönetmen Yağmur Yağcı, düzenlenen söyleşide belgeselin yapım sürecine dair merak edilen soruları yanıtladı.

Ezel Akay: “Bu Filmlerin Hepsi Dünyada İzleyici Bulabilecek Filmler”

Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali’nin Jüri Başkanı Yönetmen ve Senarist Ezel Akay’ın konuk olduğu söyleşiye ise Bursalı sinemaseverler yoğun ilgi gösterdi.

Bursa’nın birçok festivale ihtiyacı olduğunu vurgulayan Ezel Akay, kentin büyük bir kültür şehri olmasını istediğini dile getirdi. Festival bünyesindeki yapımlara ayrı bir parantez açan Akay, Osmangazi Belediyesi’ne de düzenlediği bu değerli festival nedeniyle teşekkür ederek şunları söyledi:

“Bu şehrin giderek tamamlanan bir büyük eksiğiydi bu ama görüyorum ki gerçekten çok değerli girişimler var. Osmangazi Belediyesi’nin bu girişimi, ruhlara fayda sağlayan bir festival oldu. Çok genç bir şehir burası, hem bir üniversite, hem de gençleri bol şehirlerden biri. Onların gerçekten kültüre çok büyük bir açlıkları var, onu tatmin etmeye çalışmak lazım. Onun için kutluyorum ve devamını diliyorum. 10 tane film seçildi, ön seçimden sonra. Gerçekten Türkiye’de şu anda ne kadar yetenekli, akıllı, yaratıcı yönetmenlerin ve film ekiplerinin olduğunu bir kez daha gördüm. Hikaye anlatısı, kurgusu, oyunculukları, senaryoları, hepsi küçük birer sinema filmi olan kısa filmler ile karşılaştık. Uluslararası çapta işler çıkarmışlar. Çok kaliteli bir görsellik var hepsinde, bu çok sevindirici. Tabii bu yönetmenlerin çektiği filmlerin de Türkiye ve dünya piyasasına çıkması lazım. Yapımcılar ve kanallar bu insanların yetenekleriyle hiç ilgilenmiyor. Ticari film diye tutturdukları ve bir çoğu da batan, hiçbir ticari başarısı olmayan çöplerle uğraşıyorlar halbuki bu filmlerin hepsi dünyada da izleyici bulabilecek filmler.”

Söyleşide Yönetmen ve Senarist Akay, sinemaseverlerin de sorularını içtenlikle yanıtladı.

Finale kalan “Kudret”, “Merhaba Anne Benim Lou Lou”, “Mutlu Ayaklar”, “Ölüm Bizi Ayırana Dek” ve “Gece Mesaisi” adlı kısa filmler ile “700. Yıl Panorama Özel Seçkisi” kapsamında yer alan “Kıyamet Önceki Gün Kopmuştu”, “Mümeyyiz” ve “Salman Gitmek İstiyor” filmleri de, bugün düzenlenecek ödül töreni öncesinde sinemaseverler tarafından takip edilebilecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Buca Gölet’te Anneler Günü coşkusu

Buca Belediyesi tarafından düzenlenen Anneler Günü etkinlikleri, Gölet Tesisleri’ndeki dev piknik organizasyonuyla zirveye ulaştı. Yüzlerce Bucalı anneyi müzik, eğlence ve sürprizlerle buluşturan şenliğe katılan Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, tüm masaları tek tek gezerek annelerin mutluluğuna ortak oldu.

Buca Belediyesi tarafından düzenlenen Anneler Günü etkinlikleri, ilçede tam bir şenlik havası estirdi. 7 Mayıs’ta Özgecan Aslan Kadın Danışma Merkezi’ndeki Sukulent Atölyesi ile başlayan kutlamalar, 8 Mayıs’ta Buca Gölet Tesisleri’ne taşındı. İlçenin dört bir yanından ücretsiz servislerle alana taşınan kadınlar, doğanın içinde keyifli bir gün geçirdi. Sevilen sanatçı Mikrop Hikmet, şarkıları ve şovlarıyla pikniğe katılanları coşturdu. Buca Belediye Başkanı Görkem Duman da bu özel günde anneleri yalnız bırakmadı. Piknik alanında tüm masaları tek tek gezerek annelerle sohbet eden Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, ardından bir konuşma gerçekleştirdi.

“MUTLU ANNELER, HUZURLU BUCA”
“Bizim makamımız sizin yanınızdır” diyerek annelere seslenen Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, “Sizler sadece birer evlat yetiştirmiyor, aslında bir ülkenin geleceğini ilmik ilmik örüyorsunuz. Buca’mızın sokaklarında huzur varsa, bu sizlerin evlerinize kattığınız o eşsiz sevgi sayesindedir” diye konuştu.
Göreve geldikleri günden bu yana “Mutlu Anneler, Huzurlu Buca” vizyonuyla hareket ettiklerini vurgulayan Başkan Duman, kadınlara yönelik hayata geçirilen projeleri hatırlattı:
“Sizlerin üretkenliğini ekonomik değere dönüştürmek en büyük önceliğimiz. Merkezlerimizde açtığımız hobi ve meslek edindirme kurslarıyla binlerce kadınımıza yeni kapılar açtık. Kişisel gelişimlerine katkı sunduk, çalışma hayatına katılmalarına destek olduk. Annelerimizin gözü arkada kalmasın, çocukları akranlarıyla sevgi dolu bir ortamda eğlenerek öğrenebilsin diye Pırlanta Oyun ve Aktivite Merkezlerimiz çalışmalarını aralıksız sürdürürken Çınar Anaokullarımızın kapasitesini artırdık. ‘Çocuk Oyun Sokaklarımız’ ile çocuklarımıza modern ve güvenli oyun alanları sunduk. Şirinyer Kadın Aktivite Merkezi ve Ova bölgesinde hayata geçirdiğimiz Gülşah Durbay Kadın Danışma Merkezimizde uzmanlarımızla her zaman yanınızdayız. Sorunlarınızı paylaşıyor, birlikte çözümler üretiyoruz.”
Başkan Görkem Duman, konuşmasını başta şehit anneleri olmak üzere tüm kadınların Anneler Günü’nü kutlayarak ve ebediyete intikal eden anneleri rahmetle anarak sonlandırdı.

ÇOCUKLAR GÜNÜN TADINI ÇIKARDI
Etkinlik, gün boyu süren müzik ve neşe dolu anlarla tamamlandı.Bubble show gösterileri, geleneksel oyunlar, pamuk şeker ve mısır ikramlarıyla minikler de günün tadını çıkardı.
Öte yandan kutlamalar çerçevesinde 9 Mayıs Cumartesi günü Belediye önünde kurulan kermeste, Bucalı kadınlar el emeği göz nuru ürünlerini sergileme ve aile bütçelerine katkı sağlama imkanı buldu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Özarslan, Yöresel Lezzetler Festivali’ni Ziyaret Etti

Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, Keçiören Fatih Stadyumu’nda düzenlenen Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu Yöresel Lezzetler Festivali’ni ziyaret etti. Üç ilin kültürünü, lezzetlerini ve doğal güzelliklerini Keçiören’de buluşturan festivalde Başkan Özarslan, AK Parti Keçiören İlçe Başkanı Ömer Faruk İslam, Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Dr. Erdoğan Yıldırım ve Kars Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Nuri Deniz ve beraberindeki protokol üyeleri ile birlikte stantları tek tek ziyaret etti.
“Serhat illeri bu ülkenin teminatıdır”
Etkinlikte katılımcılara hitap eden Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, kültürel ve sosyal zenginliklerin tanıtıldığı bu anlamlı organizasyonda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Özarslan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bizler biliyoruz ki Serhat illeri, bu ülkenin teminatıdır. Bu teminat, Anadolu coğrafyasını köklü değerlerimizle yaşatmamızı sağlayan bir teminattır. Bizler, milli ve manevi değerlerimizi her şeyin üstünde tutan bir milletin evlatlarıyız. Her ne kadar Cumhuriyet’in şehri Sivas’ta doğup büyümüş olsam da ceddim 93 Osmanlı-Rus Harbi’nde Sivas’a gelip yerleşen bir Karslıdır. Bundan onur ve gurur duyuyorum. Kars, Ardahan ve Iğdır illerinin kendine özgü kültür dokusu vardır. Bu dokular ve yöresel lezzetler günümüzde de yaşatılmaktadır. Bizim üzerimize düşen, Keçiören’imizde halkımıza en iyi şekilde hizmet etmek ve halkın birliğini bütünlüğünü bir arada tutmaktır.”
Etkinliğe katılan protokol üyeleri de vatandaşlara hitap ederek Keçiören’deki birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı. 
Yöresel lezzetlerin tadımı yapıldı
Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, festival alanını gezerek katılımcılarla sohbet etti, stantlardaki yöresel lezzetleri tattı ve etkinliğin yöresel değerlerin tanıtımına önemli katkı sağladığını vurguladı. Vatandaşlarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Özarslan, bu tür organizasyonların kültürel ve sosyal değerlerin yaşatılmasında önemli bir rol oynadığını ifade etti. 
Açılışın ardından Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Dr. Erdoğan Yıldırım, Başkan Özarslan’a Türk bayrağı plaketi takdim ederek programa katılımlarından dolayı teşekkür etti. Etkinlikte âşıkların atışması ve halk oyunları ise renkli görüntülere sahne oldu. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü Sinan Kızıltan’la devam dedi

Dünya’nın üç öğün protein ihtiyacını karşılayan, yıllık 4 milyar doların üzerinde dövizi Türkiye’ye kazandıran su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe 2026-30 döneminde görev yapacak sektör kurulu oluştu.

Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanlığına, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Sinan Kızıltan tekrar seçildi.

Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkan Yardımcılıklarına; Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Bedri Girit ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ali Can Yamanyılmaz getirildiler.

Kızıltan: “İhracatta yeni hedefimiz 5 milyar dolar”

Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2022 yılı başında 3,4 milyar dolar olan ihracatını 2025 yılı sonunda 4 milyar 46 milyon dolara ulaştırdıkları bilgisini veren Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, 2030 yılı için 5 milyar dolar ihracat hedefiyle hareket ettiklerini vurguladı.

Su ürünleri sektörünün ihracatı domine ettiğinin altını çizen Kızıltan, “Su ürünleri sektörümüz 2025 yılı sonunda 2 milyar 243 milyon dolar ihracat hacmine ulaştı. 2030 yılında 3,5 milyar dolar ihracat hacmine ulaşmak için fuarlar, sektörel ticaret heyetleri, TURQUALITY projelerini devreye alacağız” ifadelerini kullandı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sevginin Ritmi: Annelerle Buluşuyoruz

Anneler Günü’ne özel olarak düzenlenen “Sevginin Ritmi: Annelerle Buluşuyoruz” etkinliği, sevginin, emeğin ve birlikte geçirilen kıymetli anların coşkuyla kutlanacağı özel bir buluşmaya ev sahipliği yapacak. Müzikten dansa, atölyelerden çeşitli etkinliklere uzanan program kapsamında anneler ve çocuklar keyif dolu anlar yaşayacak.
Renkli Etkinliklerle Dolu Program
10 Mayıs Pazar günü 17.00 ile 19.00 saatleri arasında Amfi Tiyatro Yeşil Alan’da gerçekleştirilecek olan etkinlik programında müzik dinletileri, dans gösterileri ve çeşitli atölyeler yer alacak. Etkinlikte düzenlenecek aktivitelerle aileler hem eğlenceli hem de duygu dolu anlar yaşayacak.
Anne Çocuk Yoga Etkinliği yapılacak 
Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri olan anne-çocuk yoga etkinliği için katılımcılardan yoga matlarını yanlarında getirmeleri isteniyor. Açık havada gerçekleştirilecek etkinlikte anneler ve çocuklar birlikte kaliteli zaman geçirme fırsatı bulacak.
Başkan Hatice Gençay, Sevginin Ritmini Birlikte Hissedeceğiz 
Etkinlikle ilgili konuşan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, “Annelerimiz; sevgileri, fedakârlıkları ve emekleriyle hayatımıza yön veren en kıymetli değerlerimizdir. Didim Belediyesi olarak Anneler Günü vesilesiyle düzenlediğimiz ‘Sevginin Ritmi: Annelerle Buluşuyoruz’ etkinliğinde tüm annelerimizle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyacağız. Birlikte paylaşacağımız bu güzel günde sevginin, dayanışmanın ve mutluluğun ritmini hep birlikte hissedeceğiz. Tüm halkımızı etkinliğimize davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dünya Turizm ve Mice sektörünün en prestijli etkinliklerini düzenleyen Dream Project Ceo’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman’dan Çeşme için Marka Destinasyon Mesajı

Dream Project CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman, Çeşme’de düzenlenen 1. Turizm Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, destinasyon pazarlaması, MICE turizmi ve uluslararası turizm stratejilerine ilişkin değerlendirmeleriyle Çeşme’nin dört mevsime yayılan yüksek potansiyeline dikkat çekti.

Çeşme Belediyesi, ÇEŞTOB, Alaçatı Turizm Derneği ve Çeşme Kent Konseyi iş birliğiyle gerçekleştirilen zirvede sektör temsilcileri sürdürülebilir turizm, yeni pazar stratejileri ve alternatif turizm modellerini ele aldı.

“Çeşme’nin Turizmi – Sürdürülebilirlik ve Çeşitlilik” oturumunda konuşan Volkan Ataman, Çeşme’nin yalnızca yaz sezonunda yoğunluk yaşayan bir destinasyon olmaktan çıkarılarak yılın tamamında yaşayan uluslararası bir marka destinasyona dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

Ataman konuşmasında, Çeşme’nin doğal güzellikleri, termal kaynakları, gastronomi potansiyeli ve rüzgar sporları altyapısıyla dünyanın en özel destinasyonlarından biri olduğunu belirtti. Adnan Menderes Havalimanı’na yaklaşık 45 dakikalık mesafede bulunmasının büyük bir avantaj yarattığını vurgulayan Ataman, İzmir’in 32 ülkeden direkt uçuş almasının bölgenin uluslararası erişim gücünü önemli ölçüde artırdığını söyledi.

Almanya, Birleşik Krallık, Polonya, Fransa, Hollanda ve İtalya başta olmak üzere birçok önemli pazardan İzmir’e direkt uçuş bağlantısı bulunduğunu belirten Ataman, bu erişim avantajının doğru pazarlama stratejileriyle desteklenmesi halinde Çeşme’nin yurt dışı ziyaretçi sayısında önemli bir büyüme sağlayabileceğini ifade etti.

Volkan Ataman, özellikle luxury travel acentaları, online seyahat platformları, DMC’ler, incentive şirketleri ve outbound operatörlerle güçlü ilişkiler kurulmasının önemine dikkat çekerek, Jet2, MTS, On The Beach, Pegas, Anex, Coral, TUI ve Fun&Sun gibi uluslararası operatörlerin orta vadede Çeşme’yi programlarına dahil etmelerinin destinasyon açısından kritik önem taşıdığını söyledi.

Çeşme’nin yalnızca deniz-güneş tatiliyle değil; gastronomi, termal turizm, festival ve deneyim odaklı yaşam anlayışıyla konumlandırılması gerektiğini belirten Ataman, destinasyonun üst segment bir yaşam ve tatil bölgesi olarak öne çıkarılması gerektiğini ifade etti.

“Çeşme’nin lüks yaşam ve deneyim turizmi açısından çok güçlü bir potansiyeli var” diyen Ataman, yerel gastronomi markalarının büyümesinin yanı sıra Zuma ve Hakkasan benzeri uluslararası restoran markalarının bölgeye değer katabileceğini söyledi. Zamna ve Burning Man benzeri deneyim odaklı festivallerin ise Çeşme’nin global görünürlüğünü artırabileceğini belirtti.

Marka beach club’ların ve gece kulüplerinin artmasının destinasyon algısını güçlendireceğini ifade eden Ataman, Alaçatı’nın dünyanın önemli sörf merkezlerinden biri olabilecek potansiyele sahip olduğunu ve bu kimliğin uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde anlatılması gerektiğini söyledi.

Konuşmasında termal turizmin önemine de değinen Ataman, bölgenin termal kaynak avantajının daha güçlü bir turizm altyapısıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle dört mevsim hizmet verebilecek termal yatırımların Çeşme’nin sezon süresini uzatabileceğini belirtti.

Ataman ayrıca kruvaziyer turizminin Çeşme için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, cruise limanının daha aktif kullanılması gerektiğini ifade etti. Kruvaziyer şirketlerinin Çeşme’de en az bir gece konaklamalı programlar oluşturmasının ve Efes bağlantılı rotaların geliştirilmesinin bölge ekonomisine önemli katkı sağlayacağını söyledi.

MICE turizmine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ataman, Çeşme’de toplam 820 otel bulunduğunu, yaklaşık 15 bin oda ve 33 bine yakın yatak kapasitesiyle bölgenin önemli bir turizm altyapısına sahip olduğunu söyledi.

Boyalık Beach, Radisson Çeşme, Swissôtel Resort & Spa Çeşme, Altınyunus, Ilıca Hotel, Grand Ontur, Sisus Marina ve Biblos Alaçatı gibi tesislerle yaklaşık 4 bin 725 kişilik toplantı ve etkinlik kapasitesi bulunduğunu belirten Ataman, Çeşme’nin butik ölçekli kongreler, incentive organizasyonları ve marka etkinlikleri için güçlü bir alternatif sunduğunu ifade etti.

Özellikle Alaçatı merkezine yakın orta ölçekli bir kongre merkezi yatırımının bölgenin MICE potansiyelini önemli ölçüde artıracağını söyleyen Ataman, butik oteller ile kongre merkezi arasında buggy servisleri gibi çözümlerle Çeşme’nin Antalya ve Kıbrıs’a alternatif bir incentive destinasyonu haline gelebileceğini belirtti.

Kongre turizminin sürdürülebilir büyümesi için uluslararası MICE pazarlamasının profesyonel şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade eden Ataman, convention bureau yapılanmasının kurulmasının önemine dikkat çekti. ICCA üyeliği ve uluslararası MICE fuarlarına katılımın Çeşme’nin dünya MICE pazarındaki görünürlüğünü artıracağını söyledi.

Destinasyon yönetiminin profesyonel şekilde ele alınmasının önemine değinen Ataman, Çeşme Tourism Board yapılanmasının oluşturulmasının bölgenin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti.

“Atılacak adımların tek merkezden yönetilmesi gerekiyor” diyen Ataman, “Bu yapı; destinasyonun konumlandırılması, iletişim stratejisinin belirlenmesi, ulusal ve uluslararası fuar katılımları, fam trip organizasyonları, tur operatörleri ve acente ilişkilerinin yönetilmesi gibi tüm süreçleri profesyonel şekilde yönetmeli” ifadelerini kullandı.

Fam trip organizasyonlarında doğru karar vericilerin ağırlanmasının önemine dikkat çeken Ataman, direkt uçuş bulunan ülkelerdeki havayolu yöneticileriyle iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini ve hedef pazarlarda doğru acenta ağlarının özenle belirlenmesinin kritik olduğunu söyledi.

Çeşme’nin sezonunun Nisan ayından Ekim sonuna kadar uzatılması gerektiğini ifade eden Ataman, bunun için destinasyonun yaşayan bir şehir kimliği kazanmasının önemine dikkat çekti. Özellikle Alaçatı bölgesinde peyzaj, aydınlatma, yol ve çevre düzenlemelerinin destinasyon algısını güçlendireceğini söyleyen Ataman, altyapı çalışmalarının sezon başlamadan tamamlanmasının ziyaretçi deneyimi açısından kritik olduğunu belirtti.

Festival ve etkinlik takviminin de stratejik şekilde planlanması gerektiğini ifade eden Ataman, Alaçatı Ot Festivali gibi güçlü organizasyonların tarih planlamasının diğer bölgesel etkinliklerle çakışmayacak şekilde yönetilmesinin destinasyon trafiği açısından önemli olduğunu söyledi.

Konuşmasının sonunda Çeşme’nin yalnızca Türkiye’nin değil, Ege’nin en güçlü yaşam ve deneyim destinasyonlarından biri olabilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Volkan Ataman, “Doğru planlama, güçlü iletişim stratejisi ve uluslararası iş birlikleriyle Çeşme dört mevsim yaşayan global bir marka destinasyona dönüşebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mahsun Gökçur’dan İlham Veren Hayat Hikâyesi: “Mahkûm”

Mahsun Gökçur’un kaleme aldığı, Nesil Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan “Mahkûm” kitabının lansmanı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gastronomi, iş, sanat ve cemiyet dünyasından birçok ismin yer aldığı geceye Demet Şener, Orhan Gencebay ve Tanju Çolak katıldı.

Anadolu’nun dört bir yanından topladığı tarifler ve yıllara yayılan yaşam tecrübesiyle tanınan Mahsun Gökçur, kitabında yalnızca mutfak kültürünü değil, hayat mücadelesini ve başarı hikâyesini de okuyucularla buluşturuyor. Büyük ilgi gören lansmanda davetliler, hem kitabı yakından inceleme fırsatı buldu hem de Mahsun Usta ile bir araya geldi.

Kitabın gelirini bağışlayacak

Gecede konuşan Mahsun Gökçur, “Bu kitap benim sadece hikâyem değil, vazgeçmeyen herkesin hikâyesi. Hayatta ne yaşarsanız yaşayın, emek verdiğiniz sürece yeniden ayağa kalkabilirsiniz” dedi. Kitabı özellikle gençlere ve kardeşlerine ilham olması için yazdığını söyleyen Gökçur, kitabın gelirini bir yardım kuruluşuna bağışlayacağını da açıkladı.

Yaşanan bütün zorluklar zamanla birikerek esere dönüştü

Projeye danışmanlık yapan Prof. Dr. Seyfettin Erdoğan ise Mahsun Gökçur ile uzun yıllardır bu proje üzerine çalıştıklarını belirterek kitabın ortaya çıkış sürecine yakından tanıklık ettiğini söyledi. Mahsun Gökçur’un hem akrabası hem de dostu olduğunu ifade eden Erdoğan, “Günlerce oturduk, hayat hikâyesini dinledik; ağladık, güldük. Yaşanan bütün zorluklar zamanla birikerek bugün gençlere örnek olacak güçlü bir esere dönüştü” dedi. Akademisyenlerin ve öğretim üyelerinin görüşleriyle desteklenen kitabın yalnızca bir başarı hikâyesi olmadığını belirten Erdoğan, “Mahkûm’un insanın azimle ulaşabileceği zirveyi anlatan çok özel bir hikâyesi var” ifadelerini kullandı.

“Hiçbir başarı hikâyesi insana dokunmadan, insanı iyileştirmeden ortaya çıkmaz”

Nesil Yayınları Kültür Kitapları Sorumlusu ve “Mahkûm” kitabının editörü Tuğba Akbey İnan ise kitabın yalnızca yaşanmışlıklarla değil, o yaşanmışlıklardan çıkarılan sonuçlarla değer kazandığını söyledi. Mahsun Gökçur’un askerlik döneminde arkadaşlarına annelerinin sıcaklığını hissettiren poğaçalar hazırlamasının ve çalışma hayatında gördüğü olumsuz davranışlardan ders çıkararak kendi iş anlayışını şekillendirmesinin kendisini çok etkilediğini belirten İnan, “Hiçbir başarı hikâyesi insana dokunmadan, insanı iyileştirmeden ortaya çıkmaz. Mahsun Bey’in küçücük yaşlardan itibaren yaşadıklarını bir iyiliğe dönüştürmesi gençlere örnek olmalı” dedi.

Mahsun Gökçur’un hikâyesine ve başarısına yakından şahit olduk

Lansmanda konuşan Nesil Yayın Grubu CEO’su Turan Dikmetaş ise “Mahkûm”un yaşanmış gerçek bir hayat hikâyesini anlattığını vurguladı. Yaklaşık 60 yıllık köklü bir yayınevi geleneğine sahip olduklarını belirten Dikmetaş, Mahsun Gökçur’un hikâyesine ve başarısına yakından şahit olduklarını söyledi. “Bu hikâyeyi iyi anlatmak gerekiyordu. Ortaya çok güzel bir proje çıktı” diyen Dikmetaş, özellikle gençlerin ve çocukların bu kitabı mutlaka okuması gerektiğini ifade etti. Nesil Yayın Grubu olarak gençlere umut veren projelerin yanında olmaya devam edeceklerini söyleyen Dikmetaş, emeği geçen herkese teşekkür etti.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

100 Yüze İmza ve Söyleşi Programında Mayıs Ayı Konuğu Ali Birinci Oldu!

Zeytinburnu Kültür Sanat’ta, 100 Yüze İmza ve Söyleşi programının mayıs ayı söyleşisi gerçekleşti. Mustafa Aplay’ın sunumuyla, 5 Mayıs Salı akşamı saat 19.30’da başlayan söyleşinin konuğu Ali Birinci oldu. Söyleşide Ali Birinci’nin son çalışması “İstiklâl Yolunda” hakkında konuşulurken Süleyman Necati’nin hayatı, hatıraları ve portresi birlikte ele alındı.

100 Yüze İmza ve Söyleşi programında bu ayın söyleşisi 5 Mayıs Salı akşamı Zeytinburnu Kültür Sanat’ta gerçekleşti. Süleyman Necati’nin hatıraları, sohbetin merkezinde yer aldı. Mustafa Aplay’ın moderatörlüğünü yaptığı söyleşide Ali Birinci’nin yeni kitabı “İstiklâl Yolunda”, dinleyicilere hediye edildi.

“Bir şöhretsiz kahramanı keşfetmenin heyecanını yaşadım.”

Ali Birinci, Süleyman Necati’yi yazma ve araştırma sürecini dinleyicilerle paylaştı:

“İşinizi ya severek yapacaksınız ya da yaparken seveceksiniz. Bende her ikisi birden oldu. Severek çalıştım, çalıştıkça da sevdim. İlk 260 sayfada Süleyman Necati etrafında İstiklâl Harbi’ni anlattım. Süleyman Necati hakkındaki bu işi yaparken bir şöhretsiz kahramanı keşfetmenin heyecanını yaşadım. Bizim tarihçiliğimiz daha çok şöhretler peşinde koşar. Bence insanların eserlerinden hareketle araştırma yapmak gerekiyor.”

“Erzurum, mücadele hususunda tereddüt göstermemiş.”

Ali Birinci, Süleyman Necati’nin de yaşadığı Erzurum’un İstiklâl Harbi’ndeki rolüne değindi:

“Erzurum’un bir hususiyeti var. Bir kere serhad şehri. Erzurum, Rus işgaline uğramış. Kadınıyla erkeğiyle bilenmişler. Mücadele hususunda hiç tereddüt göstermemişler. Trabzonlular gibi mücadeleci insanlar. Erzurum’la Trabzon arasında telgraflar var. İşbirliği yapmak ve birlikte mücadele etmek için. Trabzon’unki biraz daha önce görünüyor arşivde.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı