Mehmet Ali Doğan’ın Resim Sergisi “Zamana Karşı Tezler”, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta Açılıyor!

Zeytinburnu Kültür Sanat, birbirinden değerli sergileri sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. 16 Nisan Perşembe saat 19.00’da Mehmet Ali Doğan’ın resim sergisi “Zamana Karşı Tezler” sergisinin açılışı gerçekleştirilecek. Sergi, 7 Haziran 2026 tarihine kadar Zeytinburnu Kültür Sanat’ta ziyaret edilebilecek.

Mehmet Ali Doğan’ın yeni resim sergisi, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta!

Mehmet Ali Doğan’ın zamanın ruhundan ilham alarak ortaya koyduğu eserler Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sergileniyor. Küratörlüğünü Mehmet Lütfi Şen’in yaptığı sergi, “Karışık İşler 2” alt başlığını taşıyor. Mehmet Ali Doğan’ın dinamizmiyle öne çıkan özgün eserleri, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sanatseverlerle buluşacak. 16 Nisan Perşembe akşamı saat 19.00’da açılışı gerçekleştirilecek sergi, 7 Haziran 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. “Zamana Karşı Tezler”, her gün saat sabah 10.00’dan gece 00.00’a kadar Zeytinburnu Kültür Sanat’ta ziyarete açık olacak.

Mehmet Ali Doğan kimdir?

1970 yılında Elazığ’da doğan Mehmet Ali Doğan, 19 yaşında Ereğli Halkevi’nde açtığı ilk kişisel sergisiyle sanat hayatına adım attı. 1991 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünü kazanan sanatçı, 1995’te Prof. M. Zahit Büyükişleyen atölyesinden atölye birincisi olarak mezun oldu ve öğrenimi süresince Prof. Hasan Pekmezci’den özgün baskı teknikleri eğitimi aldı. Bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında 36 kişisel sergi açan Doğan, birçok karma sergi, fuar, yarışma ve çalıştayda yer aldı; ulusal yarışmalarda yedi ödül kazandı ve özellikle özgün baskı ile duvar resmi uygulamalarına yöneldi. 2001’de kurduğu Özel Mehmet Ali Doğan Sanat Evi’nde iki binden fazla gencin sanat eğitimine başlamasına katkı sağladı. Ressam Mehmet Ali Doğan, çalışmalarını atölyesinde sürdürmekte ve Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesinde ders vermektedir.

“Zamana Karşı Tezler” sergisi ziyaret tarihleri: 16 Nisan-7 Haziran 2026

“Zamana Karşı Tezler” sergisi ziyaret saatleri: 10.00-00.00 (Her gün)

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sisters Music Chain Bodrum’da Kadın Müzisyenlerle Buluştu: “Müzisyenin Markalaşması” Masaya Yatırıldı

Bağımsız kadın müzisyenlerin üretim ve dayanışma platformu Sisters Music Chain (SMC), 12 Nisan 2026 Pazar günü Bodrum’un yeni nesil kolektif sanat alanı Bodrum ModRoom’da ilham verici bir çalıştay gerçekleştirdi.

Türkiye’nin dört bir yanındaki kadın müzisyenleri bir araya getiren Sisters Music Chain (SMC), bölgesel buluşmalarına bir yenisini daha ekledi. SMC üyesi Didem Kasal Erentürk tarafından Bodrum’da hayata geçirilen ve sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren kolektif alan Bodrum ModRoom, bu özel çalıştayın ev sahipliğini üstlendi.

Funda Lena: “Sanatçının Kimliği, Müziğinin En Güçlü Enstrümanıdır”

Etkinliğin ana gündemini, SMC kurucusu, kültür yöneticisi ve akademisyen Funda Lena’nın gerçekleştirdiği “Müzisyenin Markalaşması” başlıklı konuşma oluşturdu. Lena, bağımsız müzisyenlerin dijitalleşen müzik endüstrisinde nasıl stratejik bir konumlandırma yapmaları gerektiğine dair kritik bilgiler paylaştı.

Konuşmasında bir müzisyenin sadece üretimle değil, tutarlı bir marka kimliği ve doğru bir iletişim stratejisiyle sürdürülebilir bir kariyer inşa edebileceğinin altını çizen Funda Lena, katılımcılara kendi sanatsal kimliklerini profesyonel bir bakış açısıyla nasıl yöneteceklerine dair pratik ipuçları sundu.

Güney Ege’de Yeni İş Birliklerinin Tohumları Atıldı

Çalıştaya sadece Bodrum’dan değil, Muğla’nın diğer ilçelerinden ve çevre illerden gelen SMC üyesi kadın müzisyenler katıldı. Sektörel deneyimlerin paylaşıldığı, networking imkanlarının yaratıldığı etkinlikte, özellikle Muğla bölgesinde hayata geçirilebilecek gelecek projeler üzerine fikir alışverişinde bulunuldu.

Etkinlik sonunda, bölgedeki kadın müzisyenlerin görünürlüğünü artıracak yeni kolektif projelerin ve konser serilerinin müjdesi verildi.

Sisters Music Chain (SMC) Hakkında: Sisters Music Chain, kadın müzisyenlerin sektördeki varlığını güçlendirmek, kolektif üretimleri desteklemek ve profesyonel ağlar kurmak amacıyla kurulan bir dayanışma platformudur. 500’ü aşkın üyesiyle eğitimler, konserler ve ortak albüm projeleri yürüterek müzik endüstrisinde toplumsal cinsiyet eşitliğini savunmaktadır.

Bodrum ModRoom Hakkında

Didem Kasal Erentürk tarafından kurulan Bodrum ModRoom, sanatçıların ve yaratıcı disiplinlerin bir araya geldiği, atölye çalışmalarına ve butik etkinliklere ev sahipliği yapan Bodrum’un en yeni kolektif yaşam ve üretim alanıdır.

Didem Kasal Esentürk hakkında

Bodrum’un Bodrumlu tek kadın solisti olan sanatçı “Yerelden Evrensele” misyonuyla ulusal ve uluslararası birçok etkinlik, Kültür ve Caz festivalleri ve konserlerde yer almıştır. Hazırladığı birbirinden farklı müzik projeleri ile Türk Müziğinden Caza, Türkçe şarkılardan Dünya Müziklerine 20 dilde şarkı seslendirmektedir.

Kendisine ait Türk Müziği ile Caz düzenlemelerini birleştirdiği “CAZNAĞME” projesi yanısıra söz ve bestesi kendisine ait İzmir’in ruhunu ve dokusunu anlatan “Ah Selluka”  adlı şarkısı da bulunmaktadır.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

12 haftalık emeğin sergisi büyük beğeni topladı

Seferihisar Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Seferiçınar Yaş Alma Merkezi, 50 yaş üstü vatandaşlara yönelik sunduğu sosyal ve kültürel etkinliklerle yaşamın her dönemine değer katmaya devam ediyor. 

2000 üyeye ulaşan merkez, halk danslarından klinik pilatese, resimden koroya, bağlamadan felsefe ve briç atölyelerine kadar geniş bir yelpazede hemşehrilerinin sosyalleşmesine ve aktif bir yaşam sürmesine katkı sağlıyor.

Bu kapsamda 12 hafta boyunca devam eden resim atölyesinin sonunda kursiyerlerin eserlerinden oluşan bir sergi düzenlendi.

Yaş Alma Merkezi’nde gerçekleşen sergide, kursiyerlerin büyük emek ve özveriyle hazırladığı toplam 12 eser sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Renklerin ve duyguların buluştuğu sergi, ziyaretçilerden tam not aldı.

Resim atölyesi öğrencilerinden Şadiye Sual, böyle bir imkân sunulduğu için duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Burada sadece resim yapmayı öğrenmiyoruz, aynı zamanda çok güzel dostluklar kuruyoruz. Bize bu fırsatı sunan Seferihisar Belediyesi’ne ve Yaş Alma Merkezi çalışanlarına çok teşekkür ediyorum” dedi.

Seferihisar Belediyesi yetkilileri ise, her yaştan vatandaşın sosyal hayata aktif katılımını desteklemeye devam edeceklerini belirterek, Seferiçınar Yaş Alma Merkezi’nin önümüzdeki süreçte de farklı atölye ve etkinliklerle hizmet vermeyi sürdüreceğini ifade etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

31. Marble İzmir Doğaltaş Tasarım Yarışması sonuçlandı

Doğaltaş sektörünün kalbinin attığı Marble İzmir – 31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nda, bu yıl 8. kez düzenlenen Uluslararası Değişik Doğaltaş Tasarım Yarışması ödülleri sahiplerini buldu. Heykel Çalıştayı’nda birbirinden kıymetli eserlere hayat veren sanatçılara da plaket takdim edildi. Törende genç tasarımcılara seslenen Başkan Dr. Cemil Tugay, “Bir kentin ve bir ülkenin geleceği, gençlerinin hayal kurabilme cesaretiyle doğru orantılıdır. İzmir olarak, üretimi tasarımla, tasarımı inovasyonla buluşturan her girişimin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından bu yıl 31’inci kez kapılarını açan Marble İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı kapsamında düzenlenen 8. Uluslararası Değişik Doğaltaş Tasarım Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu. Katma değeri yüksek ürünlerle Türk doğaltaşının piyasa değerini artırmayı hedefleyen yarışma, bu yıl “Dekoratif Ev Eşyaları” temasıyla düzenlendi. Genç yeteneklerin doğaltaşlardan üretilen ev eşyalarını tasarladığı yarışmanın ödül töreni Fuar İzmir’de gerçekleştirildi. Ayrıca bu yıl ilk kez düzenlenen Heykel Çalıştayı’nda birbirinden değerli eserler üreten sanatçılara da plaket takdim edildi.

Genç tasarımcılara destek

Ödül töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Marble İzmir’in doğaltaş sektörünü dünyaya açtığını belirterek, “Dünyanın dört bir yanından mimarları, üreticileri ve alım heyetlerini İzmir’de bir araya getiren bu büyük organizasyon, ülkemizin sahip olduğu zenginlikleri de görünür kılıyor. Türkiye, dünya doğal taş rezervlerinin yaklaşık yüzde 35’ine sahip. 120’nin üzerinde renk ve desende mermerimiz, Marble İzmir sayesinde küresel pazarda hak ettiği değeri buluyor. Ama artık sadece üretmek yetmiyor; katma değer yaratmak ve fark yaratmak gerekiyor. İşte bu noktada tasarım devreye giriyor. Bugün ödüllerini vereceğimiz 8. Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması, bu anlayışın bir ürünü. Doğal taşı yalnızca hammadde olmaktan çıkaran, estetik, işlev ve yaratıcılıkla buluşturan bir vizyonu yansıtıyor. Bu yarışmayı, doğal taş sektörünün uluslararası pazardaki rekabet gücünü artırmak ve genç tasarımcıları desteklemek amacıyla düzenliyoruz” dedi.

“Her girişimin yanındayız”

Yarışmadaki tasarımların kâğıt üzerinde kalmadığını, finale kalan projelerin, sektörün güçlü firmalarının desteğiyle hayata geçirildiğini aktaran Başkan Tugay, “Gençlerimiz, tasarımdan üretime uzanan süreci birebir deneyimliyor. Bu da onlar için motive edici bir başlangıç imkânı sunuyor. Sizler tasarım yaparken sektörün geleceğini şekillendiriyorsunuz. Attığınız her adım, Türkiye’nin doğal taşta hem üretimde hem tasarımda söz sahibi olmasının önünü açıyor. Bu sayede, doğal taş alanında yaratılan katma değerde sizin de büyük payınız oluyor. Bizler yerel yönetimler olarak sizin önünüzü açmak, sizi desteklemek ve üretiminize alan yaratmak zorundayız. Bir kentin, bir ülkenin geleceği, gençlerinin hayal kurabilme cesaretiyle doğru orantılıdır. İzmir olarak üretimi tasarımla, tasarımı inovasyonla buluşturan her girişimin yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Heykeller İzmir’i süsleyecek”

Heykel Çalıştayı’nı, Marble kapsamında kente kazandırdıklarını söyleyen Başkan Tugay, “Heykeltıraş Ekin Erman küratörlüğünde altı heykeltıraş, 20 gün boyunca Fuar İzmir’de çalıştı. Eserlerini burada üretti. Tüm eserleri görebileceksiniz. Fuardan sonra da bu heykeller kentin değişik yerlerine yerleştirilecek. Sanatçılarımıza, emekleri için teşekkür ediyoruz. Sanatı, sanatçıyı her platformda desteklemeye, İzmir’e yaratıcılık katmaya devam edeceğiz” dedi.

Erman: İzmir’e çok güzel eserler kazandırdık

Konuşmanın ardından Başkan Tugay, Heykel Çalışytayı’nda Türkiye’nin farklı kentlerinden gelerek eserler üreten sanatçılar Kuratör Ekin Erman, Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan’a plaket takdim etti.  Erkin Erman, “Başkanımıza bizlere böyle bir fırsatı sağladığı için teşekkür ediyorum. Gerçekten kadim bir varlık mermer. Bütün her şeyin tanığı. Oluştuğu milyarlarca yılda her şeyi görmüş. Biz bir çekiç vurduğumuzda aslında tarihten bir parça atıyoruz ve o parça nefes almaya başlıyor. Hepsinin bizim gözümüzde farklı bir yeri var. Onun için çok değerli. Çalışması ve organizasyonu çok zor. İZFAŞ’a da çok teşekkür ederiz. İzmir’e çok güzel eserler kazandırdık, çok mutluyuz” ifadelerini kullandı.

Ödüller sahiplerini buldu

200 bin liralık birincilik ödülünü “Litik Lumina” adlı eseriyle Hümeyra Kocayiğit kazandı.  Kocayiğit’e ödülünü Başkan Tugay takdim etti. 130 bin liralık ikincilik ödülünü “Strata” adlı eseriyle Ulviye Akgül, Büşra Nur Kılınçarslan ve Arda Deniz Yücel kazandı. Gençler ödüllerini Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Başkanı Hanifi Şimşek’ten aldı. 65 bin liralık üçüncülük ödülünü ise “Hextone” adlı eseriyle Tuğba Koşak kazandı. Koşak’a ödülünü İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu takdim etti. Ege Maden İhracatçıları Birliği Özel Ödülü’nü Arda Uluç Aydın, Erdoğan Akbulak Özel Ödülü’nü Defne Turan ve firma ödüllerini ise Hilal Akyüz,  Oğuz Erten,  Ece İldeniz,  Yağmur Çelik, Berke Güntürk,  Begüm Kübra Çetin, Beste Çetin, Begüm Sucu kazandı.

8 ülkenin 67 üniversitesinden 724 başvuru

Yarışmaya bu yıl Türkiye, İran, Irak, Almanya, Yemen, Arnavutluk, Bulgaristan ve Polonya’nın 67 üniversitesinden toplam 724 başvuru yapıldı. 606 geçerli başvuru içerisinden 38 proje ön elemeye kaldı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Can Özcan’ın başkanlığını yaptığı, akademisyen ve sektör temsilcilerinden oluşan 22 kişilik jüri değerlendirmesi sonucu dereceye giren projeler belirlendi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nilüfer’de bahar senfonisi

Nilüfer Senfoni Orkestrası, “Bir Perde Bir Senfoni” konseri ile baharı karşıladı. Şef Deniz Tan yönetimindeki orkestra konser sonunda büyük alkış aldı.
Nilüfer Belediyesi’ne bağlı Nilüfer Senfoni Orkestrası, “Bir Perde Bir Senfoni” konseri ile baharın gelişini kutladı. Nâzım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirilen Deniz Tan’ın şefliğindeki konsere solistler Yasemin Ek ve Uğur Atasoy konuk oldu. Orkestra ve solistler, Mozart, Tchaikovsky, Verdi, Bizet gibi ünlü bestecilerin eserlerini yorumladı. Büyük alkış alan orkestra performansının sonundan seyirciler tarafından, yeniden sahneye çağrılarak, bir eser daha seslendirdi.

Nilüfer Belediyesi Meclis Üyesi Özlem Akbaş Önsoy, konser sonunda şef Deniz Tan ve solistler Yasemin Ek ve Uğur Atasoy’a teşekkür ederek, hediye takdim etti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Didim Belediyesi ‘Kuruluşunun 86. Yılında Köy Enstitüleri’ Paneli Düzenliyor

Köy Enstitülerinin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Didim Belediyesi tarafından anlamlı bir etkinlik düzenleniyor. Bir eğitim devrimi olan Köy Enstitüleri; üreten, düşünen, sorgulayan bir toplum hayalinin adı olarak, düzenlenecek panelle yeniden gündeme taşınacak.
Eğitimde fırsat eşitliği ve aydınlanmacı yaklaşımın simgelerinden biri olan Köy Enstitüleri, geçmişten bugüne uzanan etkisiyle ele alınacak; bu büyük mirasın geleceğe nasıl taşınacağı konuşulacak.

PANEL 17 NİSAN’DA DİGEM’DE
17 Nisan 2026 Perşembe günü saat 16.00’da DİGEM’de gerçekleştirilecek etkinlikte, Şef Prof. Dr. Ayfer Kocabaş yönetiminde Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) Mandolin Orkestrası konser verecek. Program kapsamında ayrıca YKKED Kurucu Başkanı Prof. Dr. Kemal Kocabaş tarafından “Kuruluşunun 86. Yılında Köy Enstitüleri” başlıklı konferans düzenlenecek.
Etkinlikte; üretim odaklı eğitim modeli, aydınlanmacı yaklaşım ve Köy Enstitülerinin Türkiye’nin kültürel ve sosyal gelişimine sağladığı katkılar kapsamlı şekilde değerlendirilecek.

BAŞKAN HATİCE GENÇAY: “BU BÜYÜK MİRASI GELECEĞE BİRLİKTE TAŞIYALIM”

Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Üreten, düşünen, sorgulayan bir eğitim devriminin adı olan Köy Enstitülerinin kuruluş yıl dönümünde, bu idealde buluştuğumuz tüm halkımızı panelimize davet ediyoruz. Gelin, bu büyük mirası birlikte konuşalım, geleceğe birlikte taşıyalım.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Doğal taşın kalbi İzmir’de atıyor

Dünya doğal taş sektörünün en prestijli buluşmalarından Marble İzmir, 31. yılında görkemli bir açılışla Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Yüzden fazla ülkeden bine yakın katılımcıyı buluşturan fuarın açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Daha fazla iş birliği, daha fazla ortak akıl ve daha fazla cesaret” çağrısıyla geleceğe güçlü bir mesaj verdi.
 
 Dünya doğal taş sektörünün öncü buluşması Marble İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 31’inci kez kapılarını açtı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen 31. Marble İzmir, sektörün profesyonellerini bir araya getirdi. Açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay’ın yanı sıra Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, il ve ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, büyükelçiler, oda ve birlik başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda sektör profesyoneli katıldı. Açılış töreni, 31 yıldır dünya fuarcılığında marka haline gelen Marble İzmir’in tarihini, gücünü ve doğal taş sektörünü anlatan etkileyici bir performansla başladı. Sinematografik anlatı, sanatçıların büyüleyici müzik ve dans gösterileriyle zenginleşti.
 
“Bir hayaldi, dünya markası haline geldi”
 
Fuarın açılış konuşmasını yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, Marble İzmir’in hikayesinin 37 yıl önce, büyük bütçeler ve imkanlar olmadan başladığını belirterek, “Elinde numuneyle fuar gezen, uzaktan stantlara bakıp ‘biz de yaparız’ diyen insanların inancıyla ilk adım atıldı. 1989’da İzmir Enternasyonal Fuarı’nda atılan bu adım, bugün dünyanın en büyük doğal taş buluşmalarından birine dönüştü. O günlerde bir hayaldi; bugün ise bir dünya markası haline geldi. Geçtiğimiz yıl Marble İzmir’i, 128 ülkeden 60 bini aşkın ziyaretçiyle tamamladık. Bu yıl ise Türkiye’nin 41 ilinden, 28 farklı ülkeden bine yakın katılımcıyla, 150 bin metrekareyi aşan dev bir alanda yeniden buluşuyoruz. Marble İzmir’in hikayesi bir avuç insanın emeğiyle başladı, bugün ise dünyanın sayılı organizasyonlarından biri haline geldi. Yarın ne olacağı ise bizim bugün ne yaptığımıza bağlı” diye konuştu.
 
“Herkes aynı hedefe odaklanmadıkça bu potansiyel açığa çıkmaz”
 
Marble İzmir’in hem kent hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağladığını vurgulayan Başkan Tugay, “Türkiye’nin doğal taş ihracatını çok daha yukarıya taşıyabiliriz. Bunun için daha fazla iş birliği, daha güçlü bir ortak akıl ve daha fazla cesaret gerekiyor. Kamu, özel sektör, odalar ve dernekler aynı hedefe odaklanmadıkça bu potansiyeli tam anlamıyla ortaya koymamız mümkün değil. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu sorumluluğun farkındayız. İZFAŞ ile birlikte bu platformu büyütmeye ve uluslararası etkisini artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.
 
“Sektörün duayen isimlerinin adı yaşatılacak”
 
Sektörün duayen isimlerinin adlarının ölümsüzleştirileceğini belirten Başkan Tugay, “İzmir, vefalı bir şehirdir. Kıymetini bilenin kıymetini her zaman bilmiştir. Bu anlayışla, fuarımıza değer katan isimleri onurlandırarak ilerlemeye devam ediyoruz. Daha önce sektörün duayen isimlerinden merhum Raif Türk’ün adını Fuar İzmir’deki meydanımıza vererek bir vefa örneği sergilemiştik. Bugün de aynı vefa duygusuyla merhum Erdoğan Akbulak, Kemal Arslan ve Mehmet Turgut Bekişoğlu’nun isimlerini Fuar İzmir’deki konferans salonlarına vererek kalıcı hale getiriyoruz. Çünkü bu başarı hikayesi, yıllar boyunca emek veren insanların eseridir” dedi. Başkan Tugay, bu yıl doğaya katkı sağlamak amacıyla katılımcılar adına fidan dikildiğini de belirtti.
 
Bakan Bolat: “Dünya sarsılıyor ama işte Marble İzmir yapılıyor”
 
Açılış konuşmasını yapan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye’nin doğal taş ihracatında dünyanın ilk üç ülkesi arasında yer aldığını belirterek Marble İzmir’in bu başarıya önemli katkı sunduğunu ifade etti. İzmir’in Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olduğunu vurgulayan Bolat, “Küresel doğal taş sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Marble İzmir’deyiz. İZFAŞ’ın başarılı organizasyonuyla gerçekleşen bu fuar, dünya çapında ilk üç arasında yer alan, iftihar ettiğimiz organizasyonlardan biridir. Simgeleşmiş bir fuar haline gelen Marble İzmir, doğal taş sektöründe üretici ve alıcıları buluşturan önemli bir merkezdir. Bu yıl yüzden fazla ülkeden bine yakın katılımcı firma yer alıyor, 70 bin ziyaretçi bekleniyor. Savaşların yaşandığı, dünyanın ekonomik olarak sarsıldığı bir dönemdeyiz. Ama işte Marble İzmir yapılıyor” dedi. Bolat ayrıca, İzmir’in tarih boyunca ihracatın merkezi olduğunu belirterek, “Osmanlı döneminde de dünyaya açılan bir pencere olan İzmir, Cumhuriyet döneminde de bu rolünü sürdürdü. 2025 yılında 22,5 milyar dolar ihracat ve 12,9 milyar dolar ithalat gerçekleştiren kent, dış ticaret fazlası veren nadir şehirlerden biridir. Bu güzide şehir, savaşa rağmen bu yılın ilk üç ayında da 5,3 milyar dolarlık ihracatla ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam etti” ifadelerini kullandı.
 
Vali Elban: İhracat yeni maden sahalarıyla değil inovatif tasarımlarla artacak
 
İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, “Uluslararası fuarcılığın başladığı bir şehirdeyiz. Mermer ve doğal taş sektörü, ‘ekmeğini taştan çıkaran’ bir anlayışla yola çıktı, ancak bugün çok daha özel ve katma değerli bir alana evrildi. Doğal taş ve makine ihracatını birlikte değerlendirdiğimizde 3 milyar dolar seviyesine ulaştık. Hedefimizin 10 milyar dolar olduğuna inanıyorum. Bu hedefe ulaşmak için yeni maden sahalarına değil, daha katma değerli ve inovatif tasarımlara ihtiyaç var. Geçmişte makinede dışa bağımlıyken bugün sektörün kullandığı makinelerin tamamı yerli üretim haline geldi” şeklinde konuştu.

Bakan Yardımcısı Tancan: Anadolu mirasını dünya vitrinine çıkarıyoruz
 
Türkiye’nin maden zenginliğine dikkat çeken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, “Bugün burada yalnızca ticari bir organizasyon için değil, Anadolu’nun binlerce yıllık mirasını, emeğini ve teknolojisini dünya vitrinine taşımak için bulunuyoruz. Marble İzmir, sadece Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından sektör temsilcilerini buluşturan önemli bir organizasyon haline geldi. Türk mermerleri, dünyada pek çok alanda kullanılan ve tanınan ürünler arasında yer alıyor. Ülkemiz, dünya doğal taş ihracatında ilk üç ülke arasında bulunuyor ve sektördeki gücünü her geçen gün artırıyor. Bu fuarın, sektörün gelişimine katkı sağlayacağına ve önemli ticari iş birliklerine zemin hazırlayacağına gönülden inanıyorum” dedi.
 
Şimşek: Sevgi Yolu’nda 7 firmalı fuardan bugüne geldik
 Tüm Mermer, Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Başkanı Hanifi Şimşek, Sevgi Yolu’nda 7 firmayla bu fuarın temellerinin atıldığını belirterek, fuarla birlikte sektörün de büyüdüğünü vurguladı. Şimşek, 30 yıl önce makine ithal ederken bugün mermer ihraç eden bir konuma geldiklerine işaret etti.
 
Sektörün profesyonelleri İzmir’de buluştu
 
Fuar İzmir’de 150 bin metrekareyi aşan açık ve kapalı alanda gerçekleşen Marble İzmir, üretimden tasarıma, teknolojiden ticarete kadar doğal taş sektörünün tüm bileşenlerini bir araya getirdi. Marble İzmir 14 – 17 Nisan tarihleri arasında Türkiye’nin dört bir yanından gelen firmaların yanı sıra dünyanın farklı coğrafyalarından katılımcıları, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Hindistan, Meksika, Rusya ve Avrupa ülkeleri olmak üzere farklı coğrafyalardan nitelikli alıcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşturacak.
 
D-ESIGN Arena ile tasarım ve deneyim odağı
 
D Holü, bu yıl “D-ESIGN Arena” konseptiyle yeniden düzenlenerek fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu alanda; mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks söyleşileri, iş görüşmeleri ve çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Doğal taşın sanatsal yönünü öne çıkaran Heykel Çalıştayı’nda ortaya çıkan eserler fuar süresince sergilenirken, fuar sonrası İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kentin kültürel yaşamına katkı sunması hedefleniyor. Marble İzmir kapsamında düzenlenen 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması ise sektörün katma değerli dönüşümünü desteklemeye devam ediyor. Bu yıl 8 ülkeden 67 üniversiteden öğrencilerin katılımıyla seçilen 724 proje arasından finale kalan 19 tasarım da D Holü’nde sergileniyor.
 
Uluslararası iş birlikleri güçleniyor
 
İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği, makine ve teknoloji alanında Avrupa ile yeni ticari ve teknik açılımlar sağlarken, fuarın uluslararası konumunu güçlendiriyor. Bu iş birliğiyle bilgi ve teknoloji paylaşımının artırılması ve Türk doğal taş sektörünün küresel rekabet gücünün geliştirilmesi amaçlanıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uluslararası Görsel-İşitsel Kültürde Kadın Sempozyumu 3. Defa Düzenlendi

İstanbul Okan Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi ile Uygulamalı Bilimler Fakültesi’nin birlikte düzenlediği, 3. Uluslararası Görsel-İşitsel Kültürde Kadın Sempozyumu (GİKK 2026) üniversitenin Tuzla Kampüsü ve SALT Galata’da gerçekleştirildi. Sempozyum, görsel-işitsel kültür alanında çalışan akademisyenleri, sanatçıları ve araştırmacıları bir araya getirdi. 

Üç gün süren sempozyum kapsamında, yüz yüze ve çevrimiçi oturumlarda toplam 56 bildiri sunuldu. Farklı disiplinlerden gelen katılımcıların katkılarıyla gerçekleşen oturumlar, kadınların görsel-işitsel kültürdeki üretimlerini çok katmanlı ve eleştirel bir perspektifle tartışmaya açtı.

Sempozyum, kadın bedeni ve görsel temsil, kadın anlatıları ve bellek, ekoloji ve mekânsal öznellik, feminist sinema ve dönüşen beden, savaş ve kriz bağlamında görsel tanıklık, dijital kültür, algoritmalar ve yapay zekâ ile kültür endüstrileri ve kadın emeği gibi başlıklar etrafında şekillenerek, kadınların görsel-işitsel kültürdeki üretimlerini disiplinlerarası bir perspektifle tartışmaya açtı. 

Sempozyumun açılışında ana konuşmacı olarak yer alan Prof. Dr. Nilüfer Timisi, “İnsan, Doğa ve Teknoloji: Feminist Epistemoloji ile İlişkisel Bir Dünya Tahayyülü” başlıklı konuşmasıyla günümüzün ekolojik, teknolojik ve toplumsal dönüşümleri içinde feminist düşüncenin kurucu rolünü masaya yatırdı. 

Sempozyumun son günü SALT Galata’da gerçekleştirilen program kapsamında, uluslararası sinema ve akademi dünyasından önemli isimler izleyiciyle buluştu. Yönetmen Andrea Luka Zimmerman, Wayfaring Stranger (2024) adlı filminin gösteriminin ardından “Sezgisel Sinemanın Poetikası ve Politikası” başlıklı konuşmasında, sinemayı bir temsil alanı olmanın ötesinde bir araştırma ve karşılaşma pratiği olarak ele aldı.

Ardından sanatçı ve akademisyen Jessica Rodríguez-Colón (Jeca), “Filmlerde Annenin ‘Öteki’ Olarak Bakış Ekonomisi İçinde Konumlandırılması” başlıklı konuşmasıyla, annelik temsillerinin sinemadaki ideolojik çerçevesini “bakışın ekonomisi” kavramı üzerinden yeniden düşünmeye açtı. 

GİKK 2026, yalnızca kadınların temsiline odaklanan bir akademik etkinlik olmanın ötesine geçerek, bakışın nasıl kurulduğunu, kim tarafından üretildiğini ve hangi anlatıların görünür kılındığını sorgulayan eleştirel bir platform olarak öne çıktı.

Sempozyum, akademik üretim ile sanatsal pratiği bir araya getirirken, aynı zamanda yeni iş birliklerine, araştırma alanlarına ve kolektif üretim biçimlerine zemin hazırladı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

BBT’de “Büyük Dönüşüm” Rüzgarı 35 Yıllık Miras, 2. Uluslararası Manisa Mesir Tiyatro Festivali’nde

Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT), 35 yıllık köklü geçmişini modern bir vizyonla taçlandırdığı “Büyük Dönüşüm” sürecini sahnelerden şehirlere taşıyor. Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş’ın sezon başında göreve gelmesiyle birlikte başarılı bir sezon geçiren BBT; yenilenen görsel kimliği ve iddialı repertuvarı ile Anadolu turnesine çıkıyor. Turnenin en önemli duraklarından biri ise 2. Uluslararası Manisa Mesir Tiyatro Festivali olacak.

 Yerelden Ulusala Sanat Köprüsü

 2026 yılı itibarıyla sadece logosunu ve görsel dünyasını değil, sanatsal rotasını da yenileyen BBT; yerel bir belediye tiyatrosu olmanın ötesine geçerek ulusal ve uluslararası bir sanat odağı olma iddiasını kanıtlıyor. “Büyük Dönüşüm” mottosuyla şekillenen bu yeni dönem, Bakırköy’ün sanat enerjisini Türkiye’nin her köşesine ulaştırmayı hedefliyor.

Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş, dönüşümün felsefesini şu sözlerle vurguluyor:

“Bizim için dönüşüm sadece görsel bir değişim değil; sesimizi, enerjimizi, oyunlarımızı yani sahnede ki tüm meselemizi sanatseverlere aktarmak, anlatmaktır. 35 yıllık mirasımızı çağdaş bir kimlikle harmanlayarak Türk Tiyatro Sanatının aydınlık yolunda ilerlemeye devam ediyoruz ve edeceğiz.”

 FESTİVALİN SANAT DURAĞI: “BABİL KULELERİ”

 BBT, bu vizyoner yolculuk kapsamında 2. Uluslararası Manisa Mesir Tiyatro Festivali’nin programına dahil oluyor. Ünlü oyun yazarı Ebru Nihan Celkan’ın kaleme aldığı ve Fidan Tek Koşar’ın yenilikçi rejisiyle hayat bulan “Babil Kuleleri”, festival ruhuna entelektüel bir derinlik katarak izleyiciyi sarsmaya hazırlanıyor.

 Modern Toplumun Lüks ve Sefalet Çelişkisi Oyun, bir şantiye alanından lüks bir gökdelenin satış ofisine uzanan çarpıcı bir panorama sunuyor. Modern yaşamın en derin çelişkilerini, yükselen beton blokların gölgesinde kalan iş cinayetleri üzerinden sorgulayan eser; birbirine değmediği sanılan sosyal sınıfların görünmez bağlarını gözler önüne seriyor. Geleneksel Mesir şenliklerinin coşkusu sürerken, “Babil Kuleleri” izleyiciye günümüz dünyasının gerçekleri üzerine düşünme fırsatı sunacak.

 Yaratıcı Ekip: Yönetmen: Fidan Tek Koşar, Dekor Tasarımı: Ali Yenel, Kostüm Tasarımı: Işık Tasarımı: İlker Dursun Müzik: Melih Yüzer, Ses: Uğur Çerkezoğlu

 Oyuncular: Alper Altuner, Burak Dur, Çetin Etili, Doğuş Can Uzun, Gözde Ayar, İrem Sultan Cengiz, Özge Çatak.

Gösterim Bilgileri

  • Mekan: Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi
  • Tarih ve Saat: 20 Nisan 2026 Pazartesi, Saat: 18.00

⚠️ Önemli Uyarı: Performans, ışığa duyarlı epilepsisi olan kişilerde nöbetleri tetikleyebilecek ışık efektleri içermektedir.

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Bakırköy/İstanbul Gişe Tel: 0212 414 96 47-48 / 0212 661 38 94-95 Web: bbt.bel.tr | Instagram: @b.b.t.official | Facebook: facebook.com/pages/BBT/8485 E-posta[email protected] Basın ve Halkla İlişkiler: 0542 415 73 65 | [email protected]

Bakırköy Belediye Tiyatroları, köklerinden aldığı güçle, yeni yüzüyle ve aynı sahici duyguyla yoluna devam ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Muhsin Ertuğrul Okumaları Heyecanı “Sahte Uçmag” Oyunuyla Başladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 18-35 yaş arası genç oyun yazarlarını metinleriyle birlikte seyirciyle buluşturan yeni bir programa başladı.

Muhsin Ertuğrul Okumaları adını taşıyan program henüz sahnelenmemiş oyun metinlerini görünür kılmayı, metinler üzerine birlikte düşünmeyi ve yazarlara gerçek bir geri bildirim alanı açmayı amaçlıyor.

İlk Okuma Tiyatrosu Agit Destan’ın Kaleme Aldığı Sahte Uçmag’tı

İlk okuma tiyatrosu, 13 Nisan 2026 tarihinde 20.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesinde seyirciyle buluştu.

Salona video konferans yoluyla bağlanan yazar Agit Destan:

“Muhsin Ertuğrul Okumaları çok özgün, çok mükemmel bir program. Hepinizin emeğinize sağlık. Çocukken ben radyo tiyatroları çok dinlerdim. Şimdi kendi oyunum bir radyo tiyatrosunda seslendiriliyormuş gibi hissettim. Çok duygulandım. Mükemmel bir seslendirmeydi. İsmim Agit Destan, Siirtliyim. Çocukluğumdan beri tiyatronun içindeyim. Bazen oynuyor, bazen yazıyor, bazen yönetiyorum. Bağımlılık hakkında böyle bir oyunu yazabilmemin sebebi psikolojik danışman olmam. Oyunda karakter isimleri yönleri çağrıştırıyor. Bu oyunda bir yön duygusu var. Yukarı çıkma isteği var sürekli.

Bu oyun Devlet Tiyatroları’nın düzenlediği bir yarışmada 1. mansiyon ödülünü kazandı. Hepinize çok teşekkür ederim” dedi.

Okumanın sonunda söz alan Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever:

“Bu projeyi Onur Demircan ve Başak Erzi getirdiği zaman hiç tereddütsüz ‘peki’ dedik. Tiyatroda en önemli şey yazardır. Tiyatroya yapılacak en büyük yatırımın yazar olduğunu düşünüyoruz. Bu proje genç yazarları daha görünür hale getirmenin bir yoluydu. Bunu hemen hayata geçirmek istedik. Çok kısa zamanda organize olan arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Bu organizasyonun arkasında epey bir detay var. Bütün arkadaşlarıma teşekkür ederim. Herkes elini taşın altına soktu” dedi.

Okumanın ardından; Baş Dramaturg Dilek Tekintaş’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, yazar, oyuncular ve seyircilerle birlikte oyuna dair düşünceler paylaşıldı.

Sahte Uçmag’ın oyuncuları:

Ulu Bilge – Emre Narcı

Soytarı – Gökçer Genç

Köyün Reisi – Tankut Yıldız

Garip – Tarık Köksal

Cenup – Volkan Öztürk

Şimal – Hasip Tuz

Şarik – Ertan Kılıç

Yardımcılar Korosu: Cafer Alpsolay, Dilara Demirdüzen, Berfin Berber

Cambazlar Korosu: İpek Uğuz, Ahmet Kahvecioğlu, Ümit Can Kaya

Köylüler Korosu: Canan Kübra Birinci, Selen Nur Sarıyar, Onur Demircan

Oyun Konusu

Sahte Uçmag, bağımlılığı konu alan bir oyundur. Uçmag; cennet anlamına gelen eski Türkçe bir kelimedir. Fakat ayrıca ‘’uçmak’’ kelimesini de çağrıştırmaktadır. Sahte uçuş, sahte cennet…
            Hayali bir köyde geçen oyunda bağımlılık yaratan şey ‘’uçmak’’ duygusudur. Bin yıllardan bu yana dümdüz bir dünyada yaşayan köylüleri ‘’merdiven’’ ile tanıştıran Soytarı onları yüksekten aşağıya süzülmeye bağımlı hâle getirir. Ulu Bilge’nin öğütleri ve uyarıları köylüler üzerinde etkili olsa da bağımlılıktan kurtulmak hiç de kolay değil.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı