Başkan Büyükakın: “İnsanlığın kurtuluşu O’nun (S.A.V.) yolundan gitmekle olacak”

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i (S.A.V) anma programına Vali İlhami Aktaş ve Başkan Tahir Büyükakın da katıldı. Konuşmasında gençlere Peygamber Efendimiz’in hayatını tekrar tekrar okumalarını tavsiye eden Başkan Büyükakın, “Çünkü insanlığın kurtuluşu, O’nun (S.A.V.) yolundan gidilmesiyle mümkün olacak” dedi.

VALİ VE BAŞKAN SERGİYİ GEZDİ

Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ile Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Hz.Muhammed’in (S.A.V) doğumunun 1.500’üncü yılı dolayısıyla Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen Mevlid-i Nebi programına katıldı. Kocaeli Kongre Merkezi’ndeki programı Vali Aktaş ve Başkan Büyükakın’ın yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, çok sayıda öğretmen ve öğrenci takip etti. Vali Aktaş ve Başkan Büyükakın, program kapsamında açılan “Sanatın Diliyle Değerlerimiz” temalı sergiyi ziyaret etti, eserleri inceledi. Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı ile başlayan programda Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi.

“İNANILMAZ BİR HAYAT HİKAYESİ”

Konuşmasında Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) hayatından kesitler anlatan Başkan Büyükakın, “Bizim değer dünyamız farklıdır. Buradan baktığınızda, değer dünyasının asıl kaynakları üzerinde düşünmek ve orada da en başta Hazreti Peygamber’e müracaat etmek gerekir. Hazreti Peygamber’in hayatına birçok yönüyle bakmak lazım. İnanılmaz bir hayat hikayesi. O, hayatının her safhasında örnek bir şahsiyet. O, daha peygamber olmadan önce emin sıfatıyla tanınmış bir insandı. O’nun yalan söylediği görülmemişti. Cahiliyenin hiçbir adetinin O’nda sadır olmadığı görülmüştü. Birçok Ayeti Kerime’de ifade edildiği üzere O’nun yüksek bir ahlakı vardı” dedi.

“İNSANLIĞIN KURTULUŞU O’NUN YOLUNDA”

Başkan Büyükakın insanlığın kurtuluşunun Peygamber Efendimiz’in yolundan yürümekle mümkün olacağını vurgulayarak şunları söyledi: “O’nun hayatının her safhasından alınacak çok sayıda örnek var. Değerler sistemimizi besleyeceğimiz yegane kaynak orası. Sizlere de tavsiye ediyorum. Kafanız karıştığında, tereddüde düştüğünüzde Hazreti Peygamber’i hatırlayın. O, size istikametinizi gösterecektir. Oluşturulan bu değerler sistemi oturduğunda aslında büyük bir medeniyet inşa ediliyor. Onun için Peygamber Efendimiz’in hayatını tekrar tekrar okumanızı, O’nu kendinize rehber edinmenizi, O’nun güzel ahlakından beslenmenizi sizlere özellikle tavsiye ediyorum. İnsanlığın kurtuluşu, O’nun yolundan gidildiğinde olacak.”

İLAHİLER OKUNDU, SÖYLEŞİ DÜZENLENDİ

Programda İzmit İmam Hatip Lisesi Musiki Korosu müzik dinletisi, Derince Melikşah Anadolu Lisesi öğrencilerinin mini ilahi dinletisi gerçekleşirken, öğretmen ve öğrenciler şiir okudu. Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Macit’in söyleşisiyle program son buldu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Muhsin Ertuğrul Okumaları Başlıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 18-35 yaş arası genç oyun yazarlarını metinleriyle birlikte sahneye kazandıran yeni bir programa başlıyor.

Program henüz sahnelenmemiş oyun metinlerini görünür kılmayı, metinler üzerine birlikte düşünmeyi ve yazarlara gerçek bir geri bildirim alanı açmayı amaçlıyor. Program adını Türk tiyatrosunun öncü isimlerinden Muhsin Ertuğrul’un yıllar önce sorduğu şu sorudan alıyor: “Bize bizim hikayelerimizi kim anlatacak?”

Profesyonel bir değerlendirme

Metnin ön planda olduğu bir süreçte, başvurular isimlerin değil metnin ön planda olduğu bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. Bu değerlendirmede oyunlar konuşuyor. Gelen metinler, İstanbul Şehir Tiyatroları sanatçılarıyla birlikte bağımsız sanatçı ve akademisyenlerden oluşan bir okur ekibi tarafından okunuyor. Her metin birden fazla kişi tarafından değerlendiriliyor. Seçilen oyunlar, sayısına bakılmaksızın bir oyun havuzuna alınıyor.

Amaç elemek değil, alan açmak

Seçilen yetişkin oyunları, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesinde her pazartesi günü ücretsiz okuma tiyatroları olarak seyirciyle buluşuyor. Okumaların ardından yazar, dramaturg ve seyircinin bir araya geldiği bir söyleşi gerçekleştiriliyor.

Muhsin Ertuğrul Okumaları, genç yazarlar için bir ilk adım; seyirci için ise çağdaş yerli oyunlarla yeni bir karşılaşma alanı anlamına geliyor.

Başvurular 6 Nisan’a kadar alınacak

Eğer yazıyorsanız ve çekmecenizde bir oyun varsa, 6 Nisan Pazartesi günü saat 17.00’ye kadar [email protected] adresine başvuru yapabilirsiniz. Değerlendirme sonrası ilk okumalar, 13, 20, 27 Nisan ve 4 Mayıs Pazartesi tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesinde saat 20.00’de gerçekleştirilecek.

Muhsin Ertuğrul Okumaları başvuru kılavuzunu https://stcdn.ibb.istanbul/Uploads/2026/3/basvuru-klavuzu.pdf linkinden okuyabilirsiniz.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Acı Hayat”, 45. İstanbul Film Festivali’nde Zurich Türkiye desteğiyle yeniden beyaz perdede

Zurich Sigorta Grubu Türkiye desteğiyle restore edilen Metin Erksan’ın 1962 yapımı “Acı Hayat” filmi, 45. İstanbul Film Festivali kapsamında yeniden sinemaseverlerle buluştu.

Yönetmen koltuğunda Metin Erksan’ın yer aldığı, başrollerini Türkan Şoray, Ayhan Işık, Nebahat Çehre ve Ekrem Bora’nın üstlendiği, 1962 yapımı Acı Hayat, Atlas Post Production tarafından restore edildi. Film, Türkan Şoray ve Nebahat Çehre’nin de yer aldığı özel gösterimle yeniden beyaz perdede izleyiciyle buluştu.

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın sigorta sponsoru olarak kültür ve sanata verdikleri desteğin 12. yılında olduklarını belirten Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, “Dünden Bugüne Türk Klasikleri projesine desteğimizi 8 yıldır kesintisiz sürdürüyoruz. Türk sineması 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip. Bu güçlü mirası korumak ve yeni kuşaklara taşımak, uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın bir parçası. Bu kapsamda, Türk sinemasının hafızalarda iz bırakmış eserlerini restore ederek yeniden izleyiciyle buluşturuyoruz.  Sinemanın büyülü dünyasının her kuşağa ulaşmasını önemsiyoruz. Bugün de Acı Hayat’ın yenilenmiş kopyasını birlikte izlemek ve sinemamızın simgeleri Türkan Şoray ile Nebahat Çehre ile bir araya gelmek bizim için ayrı bir mutluluk. Bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Acı Hayat, festival kapsamında 11 Nisan Cumartesi günü 11.00’de Sinematek’te ve 12 Nisan Pazar günü 11.00’de Atlas 1948’de gösterilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nilüfer’de “700 Yıllık Çeşme Kültürü” sergisi kapılarını açtı

Nilüfer Kent Konseyi Kent Kültürü Çalışma Grubu’nun ilk etkinliği olan “700 Yıllık Çeşme Kültürü” sergisi, Bursa’nın tarihi su mimarisini ve kentin hafızasında yer edinen çeşmeleri Konak Kültürevi’nde sanatseverlerle buluşturdu.

Bursa’nın köklü geçmişine tanıklık eden ve kentin kültürel hafızasında önemli bir yer tutan çeşmeleri görünür kılmak amacıyla hazırlanan “700 Yıllık Çeşme Kültürü” sergisi, Konak Kültürevi’nde açıldı. Nilüfer Kent Konseyi Kent Kültürü Çalışma Grubu’nun ilk sergisi olma özelliğini taşıyan etkinliğin açılışına; Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Baran Güneş, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Adın ile çok sayıda davetli katıldı.

“ÇEŞMELER, YAŞANMIŞLIKLARIN SİMGESİDİR”

Serginin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, kentlerin sadece mimariden ibaret olmadığını, aynı zamanda o kentten geçen hayatların bir izdüşümü olduğunu belirtti. Karagöz, “Çeşmeler sadece bir yapı değil, aslında birçok anının simgesidir. Hepimizin hayatında çeşmelerle ilgili anılar ve bellekler vardır. Nilüfer Belediyesi olarak kent kültürüne katkı sunan bu tür çalışmalarda gönüllülerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın ise serginin kenti anlamlandırmak ve farkındalık yaratmak açısından önemli bir işlev gördüğünü vurguladı. Aydın, çeşmelerin bir dönemin kamu hizmetinin en görünür alanı olduğunu hatırlatarak, kentin tarihine ve kültürüne sunduğu katkılardan dolayı serginin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

BURSA ÇEŞMELERİNİN ÖZGÜN HİKAYELERİ

Nilüfer Kent Konseyi Kent Kültürü Çalışma Grubu Başkanı Kenan Yetişen de, 700 yıllık süreçte gelişen çeşme kültürünü anlatmak için Bursa’nın dört bir yanından fotoğraf topladıklarını ifade etti. Çeşmelerin eski ve yeni hallerini karşılaştırmalı olarak sunduklarını belirten Yetişen, Bursa’daki su mimarisinin diğer kentlerden ayrılan üç temel özelliğine dikkat çekti. Bu özelliklerin ilkinin, çeşmelerin coğrafyaya göre şehir merkezinde çınar, dağ yöresinde meşe, deniz kenarında ise zeytin ağaçlarının dibine konumlandırılması olduğunu belirten Yetişen; ikinci özelliğin ise camilerin içerisine estetik çeşmelerin entegre edilmesi ve bu geleneğin yaşatılması olduğunu vurguladı. Yetişen son olarak, çeşmelerin sokak köşelerinde, mezarlıklarda, apartman girişlerinde bir rozet gibi kullanılması ve hatta ova köylerinde evlerin odalarına kadar taşınmasının kentin gündelik hayata entegre mimarisindeki önemine değindi.

3 NİSAN’A KADAR ZİYARETE AÇIK

Açılış konuşmalarının ardından katılımcılar, sergiyi gezerek şehrin dört bir yanından derlenen çeşme fotoğraflarının hikayeleri hakkında bilgi aldı. Programın sonunda, serginin hazırlanmasındaki emeklerinden dolayı Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ve Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın tarafından Kenan Yetişen’e teşekkür hediyesi verildi.

“700 Yıllık Çeşme Kültürü” sergisi, 3 Nisan Cuma gününe kadar Konak Kültürevi’nde sanatseverler tarafından gezilebilecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Moana’nın Canlı Aksiyon Uyarlamasından Yeni Fragman ve Poster Yayınlandı

Catherine Lagaʻaia’nın yol bulucu Moana’yı oynadığı, Dwayne Johnson’ın ise kötü şöhretli yarı tanrı Maui rolünü yeniden canlandırdığı “Moana” canlı aksiyon uyarlamasından yepyeni fragman ve poster yayınlandı.

Lagaʻaia ve Johnson’a ek olarak, filmin kadrosunda Moana’nın mantıklı babası Şef Tui rolünde John Tui; Moana’nın neşeli ve iradeli annesi Sina rolünde Frankie Adams ve Moana’nın saygıdeğer büyükannesi Gramma Tala rolünde Rena Owen yer alıyor.

Disney’in sevilen Oscar® adayı animasyon macerasının bu yeniden uyarlamasının yönetmenliğini Emmy® ve Tony Award® ödüllü Thomas Kail (“Hamilton”) üstlenirken; yapımcılığını Dwayne Johnson, Dany Garcia, Beau Flynn, Hiram Garcia ve Lin-Manuel Miranda; yönetici yapımcılığını ise Thomas Kail, Scott Sheldon, Charles Newirth ve “Moana” ile “Moana 2” animasyon filmlerinde Moana’yı seslendiren Auliʻi Cravalho üstleniyor. Filmde Lin-Manuel Miranda, Opetaia Foaʻi ve Mark Mancina imzalı orijinal şarkılar ile Mancina tarafından bestelenen film müzikleri yer alıyor. Sinemaseverler, “Moana”nın büyüleyici sinematik dünyasını, şarkılarını ve olağanüstü hikâyesini 10 Temmuz 2026’da sinemalarda deneyimleyebilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Şadi Özdemir’den vefa dolu ziyaret

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, belediyeye bağlı huzurevlerini ve Alzheimer Hasta Konuk Evi’ni ziyaret etti. Yaşlıları “kentin hafızaları” olarak nitelendiren Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’deki sosyal belediyecilik anlayışının altını çizdi.

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası ve geçmiş Ramazan Bayramı vesilesiyle belediyeye bağlı huzurevlerini ve Alzheimer Hasta Konuk Evi’ni ziyaret etti. Gün boyu süren program kapsamında İzzet Şadi Sayarel Huzurevi, İnci ve Taner Altınmakas Huzurevi ile Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konukevi’nde konaklayan vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Şadi Özdemir, her durakta büyük bir sevgiyle karşılandı. Başkan Şadi Özdemir’e ziyaretlerinde Başkan Yardımcısı Bukle Erman ve eşi Nuray Özdemir de eşlik etti.

“SİZLER BU KENTİN HAFIZALARISINIZ”

Ziyaretleri sırasında huzurevi sakinlerine hitap eden Başkan Özdemir, huzurevi sakinlerinin kentin gelişimindeki katkılarına vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: “Sizler bu şehre, bu kente büyük emekler verdiniz. Bu kentin iyileşmesine, gelişmesine hepinizin ciddi katkıları var. Bu kentin aslında hafızalarısınız. Yaşanmışlıklarınız var, tecrübeleriniz çok kıymetli. Hayatlarınızın bu dönemini daha güvenli ve keyifli geçirmeniz için biz de elimizden geleni yapmaya, çalışmaya devam ediyoruz.”

HALKIN PARASIYLA HALKA HİZMET

Nilüfer Belediyesi’nin yaşlı bakım merkezleri modelinin Türkiye’de örnek teşkil ettiğini de belirten Başkan Şadi Özdemir, kaynakların kullanımına dair net bir mesaj verdi: “Bizim huzurevlerimiz Türkiye’de tek ve örnek. Bizler Nilüfer halkının parasıyla halka hizmet ediyoruz. Bunun adı halkçı belediyeciliktir” dedi.

Başkan Şadi Özdemir, belediye olarak temel hedeflerinin yaşlıların bağımsız ve sağlıklı bir yaşam sürmesi olduğunu belirterek; “Esas olan sizlersiniz. Esas olan sizin sağlığınız, sizlerin başkalarına ihtiyaç olmaksızın ayakta kalabilmeniz ve hayatınızın bundan sonraki dönemini mutlu, huzurlu şekilde geçirmeniz” diye konuştu.

ŞARKILAR VE ŞİİRLER İLE KEYİF DOLU ANLAR

Ziyaretin ikinci durağı olan İnci ve Taner Altınmakas Huzurevi’nde ise eğlenceli anlar yaşandı. Başkan Şadi Özdemir, burada huzurevi sakinleriyle birlikte sevilen şarkıları seslendirdi ve okunan şiirlere eşlik etti. Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette Başkan Şadi Özdemir, sakinlerle tek tek ilgilenerek taleplerini not aldı.

Ziyaretlerin sonunda Yaşlılara Saygı Haftası onuruna hazırlanan pastalar huzurevi sakinleri ile birlikte kesildi. Torun sevgisinden sosyal dayanışmaya kadar pek çok konuda sakinlerle dertleşen Başkan Şadi Özdemir, tüm büyüklere sağlıklı ve huzurlu bir ömür diledi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

BBT’de ‘Büyük Dönüşüm’: Sahnenin Kalbi Bakırköy’den Türkiye’ye Açılıyor!

Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT), 2026 yılı itibarıyla sadece sahnelerini değil; ruhunu, görsel dünyasını ve sanatsal rotasını yenilediği “Büyük Dönüşüm” sürecini başlatıyor. Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş’ın modern tiyatro vizyonuyla şekillenen bu dönem, Bakırköy’ü yerel bir değerden, ulusal bir sanat odağına taşıyor.

1. Şehirler Arası Sanat Köprüsü: Nilüfer’den Bakırköy’e

Bu dönüşümün en somut adımlarından biri, tiyatrolar arası dayanışmayı simgeleyen konuk oyun projesidir. Bursa Nilüfer Belediye Tiyatrosu’nun ses getiren oyunu “İlk Bakışta Prima Facie”, BBT sahnelerinde ağırlanarak sanatın birleştirici gücünü vurguluyor.

“Gerçek; anlatılana mı dayanır, yaşanana mı? Nilüfer Belediye Tiyatrosu ile kurduğumuz bu köprü, nitelikli sanatın sınır tanımadığının en büyük kanıtıdır.”

2. BBT TÜRKİYE YOLLARINDA: NİSAN 2026 TURNE PROGRAMI

“Büyük Dönüşüm”, Bakırköy’ün enerjisini farklı şehirlere taşıyor. Nisan ayı boyunca BBT’nin en güçlü yapımları Türkiye’nin farklı noktalarında perde açacak: 

Eskişehir Turnesi: Bir Dönemin Vicdan Muhasebesi

Tarık Akan’ın aynı adlı anı kitabından Gökhan Aktemur tarafından oyunlaştırılan “Anne Kafamda Bit Var”, Eskişehirli sanatseverlerle buluşuyor. 12 Eylül darbe döneminin tanıklıklarını ve o karanlık günlerin izlerini sahneye taşıyan eser, toplumsal belleği tazeleyen güçlü bir eleştirel dil sunuyor.

Manisa Turnesi: Gökyüzüne Uzanan Sınıfsal Çatışma

Modern insanın iletişim çıkmazlarını ve yükselen toplumsal duvarları konu alan “Babil Kuleleri”, Manisa turnesi kapsamında izleyiciyle buluşacak.

  • Tema: Şehrin silüetini işgal eden lüks gökdelenlerin şatafatlı dünyası ile o kulelerin iskelelerinden düşerek “görünmez” hale gelen işçilerin hikayesi iç içe geçiyor.
  • İçerik: Mülkiyet ve statü arzusunu tartışırken, sistemin dişlileri arasında ezilen emeği ve bu çelişkinin yarattığı toplumsal vicdan azabını, beton bloklar arasındaki en güncel haliyle inceliyor.

 Sarıyer Buluşması: Ay Tedirginliği (Psikolojik Gerilim)

Usta yazar Özen Yula’nın kaleme aldığı bu kült eser, yazılışının 30. yılında yeniden hayat bularak Sarıyerli tiyatroseverler için sahneleniyor. Toplumsal hafızanın karanlık dehlizlerine yapılan bu yolculuk, izleyiciyi tekinsiz bir atmosfere davet ediyor.

  • Konu: 1950’lerin İstanbul’unda, puslu bir gecede yolları kesişen iki yabancının hikayesi.
  • Atmosfer: Faili meçhul cinayetler ve azınlık meselelerini “ay ışığının” soğuk gölgesinde işleyen oyun, seyirciyi sürekli bir “tetikte olma” haline hapsediyor.

 3. 23 NİSAN’DA ŞEHİR TİYATROLARI’NDA ÖZEL KONUK

Çocukların hayal dünyasını her zaman önceliklendiren BBT, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı şenlikleri kapsamında anlamlı bir iş birliğine imza atıyor. Sevilen çocuk oyunu “Sihirli Oyuncak”, İstanbul Şehir Tiyatroları sahnelerinde minik izleyiciler için perdelerini açarak bayram coşkusunu zirveye taşıyacak.

 4. RADİKAL KURUMSAL YENİLENME

BBT, 35 yıllık köklü geçmişini dijital ve görsel dünyanın yeni diliyle harmanlıyor.

  • Yeni Logo ve Görsel Dil: Çağın estetik anlayışına uygun, minimalist ve güçlü bir logo tasarımıyla kurumsal kimlik modernize edildi.
  • İletişim Stratejisi: Afiş tasarımlarından sosyal medya diline kadar her temas noktası, “Büyük Dönüşüm”ün dinamizmini yansıtacak şekilde yeniden kurgulandı.

BBT Genel Sanat Yönetmenliği: “Biz sadece bir tiyatro değil, yaşayan bir sanat organizmasıyız. Bu dönüşüm; daha cesur, daha estetik ve daha kapsayıcı bir BBT’nin müjdecisidir.”

NİSAN 2026 REPERTUVARI: BAŞYAPITLAR VE ÖZEL PROJELER

İLK BAKIŞTA PRIMA FACIE (Konuk Tiyatro: Nilüfer Belediye Tiyatrosu)

·         Konusu: Hukuk ve vicdanın kesiştiği bu güçlü anlatı, izleyiciyi derin bir yüzleşmeye davet ediyor. Sarsıcı, düşündürücü ve nefes kesici bir performansla sahnede hayat bulan Prima Facie, adalet sistemine, toplumsal normlara ve kadının hukuk karşısındaki konumuna dair ezber bozan bir bakış sunuyor

·         Yaratıcı Ekip: Yazan: Suzie Miller, Çeviren: Nazlı Gözde Yolcu, Yöneten: Barış Ayas, Yardımcı Yönetmen: Zeynep Çelik Küreş, Dramaturg: M. Burak Dikilitaş, Dekor Tasarım: Burak Etöz, Kostüm Tasarım: Deniz Göl, Hareket Tasarım: Adem Mülazım,Video Tasarım: Okan Temizarabacı, Işık Tasarım: Cem Yılmazer, Müzik Tasarım: Derya Bölükemini

  • Oynayan: Rabia Zehra Şafak
  • Mekan: Leyla Gencer Sahnesi | Tarih: 2 Nisan (15.00/20.00) ve 3 Nisan (15.00/20.00)
  • Not: Yaş Grubu: 16+ Oyunumuzda bazı seyircilerimiz için tetikleyici olabilecek unsurlar yer almaktadır.

ANNE KAFAMDA BİT VAR – Tarık Akan (Dünya Prömiyeri) Türk sinemasının ve Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Tarık Akan’ın aynı adlı kitabından uyarlanan oyun, BBT’nin 35. yılının en özel prodüksiyonu olarak sahneye taşınıyor.

  • Konu: 12 Eylül darbesi sonrası yaşanan gözaltı ve cezaevi sürecini, bir sanatçının bireysel tanıklığı üzerinden ele alır. Baskı, korku ve yalnızlığın ortasında direnci, insan onurunu ve susmamayı ön plana çıkaran kalabalık kadrolu bir yapımdır.
  • Sanatsal Yaklaşım: Ragıp Savaş ve Savaş Barutçu, Tarık Akan karakterini dönüşümlü olarak canlandıracak. Ragıp Savaş süreci şu sözlerle özetliyor: “Amacımız kimseyi taklit etmek değil; o karanlık dönemde sanatçıların yaşadıklarını, onların duygularını ve tanık olduklarını sahici bir oyunculuk diliyle seyirciye aktarmaktır.”
  • Yaratıcı Ekip: Yönetmen: Turgay Kantürk, Uyarlayan: Gökhan Aktemur, Dramaturg: Irmak Bahçeci, Dekor/Işık: Cem Yılmazer, Kostüm: Ayçın Tar – Selin Ölçen, Müzik: Tolga Çebi, Şarkı Sözleri: Faruk Üstün, Koreografi: Pınar Ataer, Reji asistanları: Eda Özdemir, Sevda Karabulut, Burç Ara
  • Oyuncular: Ragıp Savaş / Savaş Barutçu, Yonca Şahinbaş, Faruk Üstün, Eda Özdemir, Burç Ara, Ercan Koçak, Ali Kil, Kadir Hasman, Emre Sırımsı, Sevda Karabulut, Murat Şenol, Kerem Genç, Merve Bağdatlı, Ahmet Deniz Kuş, Ozan Berk Ekinciel, Yılmaz Gökgöz, Bahar Yılmazer

·         Mekan: Leyla Gencer Sahnesi: 4-18-25 Nisan ve 2 Mayıs 2026 Saat 20.00

      • 4-18- Nisan ve 2 Mayıs Oyunları Ragıp SAVAŞ,

§  25 Nisan oyunu Savaş BARUTÇU tarafından oynanacaktır…

·         (Turne) Eskişehir Şehir Tiyatrosu: 10-11 Nisan (Ragıp Savaş)-12 Nisan (Savaş Barutçu) saat 20.00 (Turne)

AY TEDİRGİNLİĞİ – Özen Yula (Psikolojik Gerilim) Yazılışının 30. yılında yeniden hayat bulan eser, toplumsal hafızanın karanlık dehlizlerine bir yolculuk niteliğinde.

  • Konu: 1950’lerin İstanbul’unda, puslu ve tekinsiz bir gecede yolları kesişen iki yabancının hikayesi. Faili meçhul cinayetler ve azınlık meselelerini “ay ışığının” soğuk gölgesinde işleyen oyun, seyirciyi sürekli bir “tetikte olma” haline hapsediyor.
  • Yaratıcı Ekip: Yönetmen Burcu Halaçoğlu, Dramaturg: Ceren Ercan, Dekor/Kostüm: Ayçın Tar, Işık tasarımı: Yasin Gültepe, Müzik: Okan Kaya, Koreografi: Gülçin Yiğit, Kum Sanatçısı: Ramazan Yumrutepe, Teaser/Kurgu: Erhan Cerrahoğlu/ Demo Production, Oyun fotoğrafları: Öncü Hırant Gültekin
  • Oyuncular: Damla Karaelmas, Emre Koç
  • Mekan ve Tarihler:
    • Leyla Gencer Sahnesi: 9 -11 Nisan Saat 20.00
    • Baruthane Sahnesi: 1 – 4 – 8 – 11 – 15 – 18 – 22 – 25 – 29 Nisan Saat 20.00
    • Sarıyer (Turne): 10 Nisan Saat 20.00

 

EŞEĞİN GÖLGESİ – Haldun Taner (Epik Hiciv)

  • Konu: Hayali “Abdalya” ülkesinde bir eşeğin gölgesi üzerinden başlayan absürt tartışmanın; medya manipülasyonu, siyasi hırslar ve dini istismarla nasıl bir iç savaşa dönüştüğünü anlatır.
  • Yaratıcı Ekip: Yönetmen: Murat Karasu, Dramaturg: Irmak Bahçeci, Dekor tasarımı: Ali Yenel, Kostüm Tasarımı: Ayçin Tar, Işık Tasarımı: Cem Yılmazer, Müzik: Tolga Çebi, Hareket Düzeni: Cihan Yöntem, Şarkı sözleri: Faruk Üstün, Yönetmen Yardımcıları; Ercan Koçak-Özge Çatak, Yardımcı Hareket Düzeni: Utku Demirkaya, Reji Asistanı: Arda AKYÜZ, Oyun fotoğrafları: Emre Mollaoğlu, Teaser: Erhan Cerrahoğlu / Demo Production
  • Oyuncular: Alper Altuner, Ali Kil, Arda Akyüz, Ayşe Demirel, Bulut Akkale, Burak Dur, Can Esmeray, Doğuş Can Uzun, Eda Özdemir, Emre Koç, Ercan Koçak, Gözde Ayar, Kadir Hasman, Murat Şenol, Nazan Koçak, Özge Çatak, Sevda Karabulut, Zeyno Eracar
  • Orkestra: Adem Elkaya, Atiye Eşkiza, Aykut Yıldırım, Ebru Mine Sonakın, Emin Gülfidan, Ersin Toz, Hasan Koç, Melih Yüzer, Şafak Dinlenmez, Uğur Çerkezoğlu
  • Mekan: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi | 24 Nisan Saat 20.00

ÇİRKİN – Marius von Mayenburg (Modern Dram/Komedi)

  • Konu: Kapitalizmin insan bedenini metalaştırmasını ve “güzel olan iyidir” algısını acımasız bir kara mizahla eleştiriyor. Başarılı mühendis Lette’nin “dayanılmaz derecede çirkin” olduğunu öğrenmesiyle başlayan ve estetik bir operasyonla “kusursuz” bir yüze kavuşmasıyla devam eden süreç. Ancak herkes aynı yüzü satın aldığında, biriciklik yerini bir distopyaya bırakır.
  • Yaratıcı Ekip: Yönetmen: Yelda Baskın, Çeviren: Dilek Altuntaş, Dramaturg: Ceren Ercan, Dekor ve Işık tasarımı: Kerem Çetinel, Kostüm Tasarımı: Tomris Kuzu, Hareket Düzeni: Esra Yurttut, Müzik: Okan Kaya, Yönetmen Yardımcısı: İrem Sultan Cengiz, Reji Asistanı: Arda Akyüz, Oyun fotoğrafları: Öncü Hırant Gültekin
  • Oyuncular: Tolga İskit, Ali Rıza Kubilay, İlkin Tüfekçi, Can Esmeray.
  • Mekan: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi | 17 Nisan Saat 20.00

TERÖR – Ferdinand von Schirach (İnteraktif Hukuk Draması)

  • Konu: 164 yolcusu bulunan kaçırılmış bir yolcu uçağı, bir terörist tarafından 70 bin kişinin bulunduğu bir stadyuma çakılmak istenmektedir. Bir savaş uçağı pilotu, emre aykırı hareket ederek 164 kişiyi feda edip 70 bin kişiyi kurtarmayı seçer. “Hayat hayatla tartılabilir mi?” sorusunu merkeze alan oyun, mahkeme salonuna dönüşen sahnede seyirciyi “jüri” yapar. Her temsilin sonunda yapılan oylama, oyunun sonucunu ve adaletin rengini belirler.
  • Yaratıcı Ekip: Yönetmen: Nurkan Erpulat, Dramaturg: Irmak Bahçeci, Çeviri: Yücel Erten, Dekor/Işık: Kerem Çetinel, Kostüm Tomris Kuzu, Oyun Fotoğrafları: Emre Mollaoğlu, Yönetmen Yardımcıları: İlkin Tüfekçi / İrem Sultan Cengiz / Sevda Karabulut, Afis ve Broşür Tasarımı: Önder Sakıp Dündar / Aygen İncel, Afiş Fotoğrafı: Öncü Hırant Gültekin, Ses Tasarımı: Melih Yüzer
  • Oyuncular: Burak Dur (Lars Koch), Çetin Etili (Yarbay Lauterbach), Fidan Tek Koşar (Hakim), Orhan Kemal Aydın (Avukat Biegler), İlkin Tüfekçi (Fransizka Meiser), Cihan İnan Bekar / Gülce Uğurlu (Savcı Nelson).
  • Mekan: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi | 30 Nisan – 20.00

BABİL KULELERİ – Ebru Nihan Celkan (Toplumsal Muhasebe)

  • Konu: Şehrin silüetini işgal eden lüks gökdelenlerin (modern Babil kulelerinin) şatafatlı dünyası ile o kulelerin iskelelerinden düşerek “görünmez” hale gelen işçilerin hikayesi iç içe geçer. Oyun, bir yandan mülkiyet ve statü arzusunu tartışırken, diğer yandan sistemin dişlileri arasında ezilen emeği ve bu çelişkinin yarattığı toplumsal vicdan azabını inceliyor. Sınıfsal çatışmanın gökyüzüne uzanan beton bloklar arasındaki en güncel hali.
  • Yaratıcı Ekip: Yönetmen: Fidan Tek Koşar, Dekor Tasarımı: Ali Yenel, Kostüm Tasarımı: Işık Tasarımı: İlker Dursun Müzik: Melih Yüzer, Ses: Uğur Çerkezoğlu
  • Oyuncular: Alper Altuner, Burak Dur, Çetin Etili, Doğuş Can Uzun, Gözde Ayar, İrem Sultan Cengiz, Özge Çatak.
  • Mekan: Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları-  Saat: 20.00 (Epilepsi uyarılı) (Turne)

ÇOCUK OYUNLARI VE PEDAGOJİK YAKLAŞIM

SİHİRLİ OYUNCAK: Prenses Lina ve Stella’nın hikayesiyle mülkiyet kavramını değil, paylaşmanın getirdiği gerçek mutluluğu ve empatiyi çocukların dünyasına taşır.

  • Yaratıcı Ekip: Yazan: Zerrin Akdenizli, Yönetmen Kadir Hasman, Dekor/Kostüm: Suzan Erbilgin Tunca, Koreografi: Gülçin Yiğit, Dramaturg: Irmak Bahçeci, Müzik tasarımı: Uğur Çerkezoğlu, Isık tasarımı: İlker Dursun, Reji asistanları: Arda Akyüz / Nadide Özkaya, Pedagog: Buket Yılmaz
  • Oyuncular: Bahar Yılmazer, Emir Taha Sarı, Gülçin Yiğit, Nadide Özkaya, Taha Tegin Özdemir
  • Mekan: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde 19-23 Nisan ve 3 Mayıs saat 13.00’de 
  • İstanbul Şehir Tiyatroları: 26 Nisan Saat 13.00 (Turne)

 

TİYATRONUN BÜYÜSÜ: Tiyatro Cini Sofi’nin yardımıyla yıkılmak istenen bir sanat mabedini kurtarmaya çalışan çocukların mücadelesi; dayanışmanın ve kültürün önemini vurgular.

  • Yaratıcı Ekip: Yazan: Özlem Saraç, Yönetmen: Burç Ara, Hareket Düzeni; Utku Demirkaya, Dekor ve Kostüm tasarımı: Ayçin Tar, Işık Tasarım: İlker Dursun, Müzik: Melih Yüzer, Şarkı Sözleri: Faruk Üstün, Fotoğraflar: Emre Mollaoğlu, Yönetmen Yardımcıları: Emre Sırımsı/ Ercan Koçak, Asistan: Arda Akyüz
  • Oyuncular: Burç Ara, Ercan Koçak, Can Esmeray, Doğuş Can Uzun, Eda Özdemir, Emre Sırımsı, İrem Sultan Cengiz, Murat Şenol, Sevda Karabulut
  • Mekan: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde 5-26 Nisan saat 13.00’de

MEKAN VE ERİŞİM: SANATA ENGELSİZ ULAŞIM

  • Tarihi Baruthane Sahnesi: İBB Miras ve Bakırköy Belediyesi ortaklığıyla kente kazandırılan 324 yaşındaki mekan, tarihle sanatı buluşturuyor.
  • Ücretsiz Servis: Oyun günleri Ataköy Marmaray’dan (19.00) sahneye ve oyun sonu (21.30) Marmaray’a ücretsiz ring seferleri düzenlenmektedir.
  • “Koltuk Senin”: BBT, 25 yaş altı tüm gençlere, boş kapasite dahilinde kapılarını ücretsiz açarak sanatın demokratikleşmesine öncülük ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

ING Türkiye, kampüs buluşmasında üniversitelilerle bir araya geldi

ING Türkiye, farklı üniversitelerden gelen 100’ün üzerinde öğrenciyi Genel Müdürlük binasında düzenlediği kampüs buluşmasında ağırladı. Gün boyu süren programda öğrenciler kariyer yolculuklarına dair merak ettikleri konuları konuşma, iş hayatına ilişkin deneyimleri dinleme ve yetkinliklerine yönelik fikir alışverişinde bulunma fırsatı buldu. Etkinlikte konuşan ING Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı, “ING’de birlikte öğrenmeye ve keşfetmeye açık bir çalışma ortamı sunmaya önem veriyoruz. Esnek ve kapsayıcı çalışma kültürümüzle gençlerin potansiyellerini ortaya koyabilecekleri bir çalışma ortamı oluşturuyoruz” dedi.

ING Türkiye, farklı üniversitelerden gelen 100’ün üzerinde öğrenciyi Genel Müdürlük binasında düzenlediği kampüs buluşmasında ağırladı. Öğrenciler etkinlik boyunca kariyer yolculuklarına dair merak ettikleri konuları konuşma, iş hayatına ilişkin deneyimleri dinleme ve yetkinliklerine yönelik fikir alışverişinde bulunma fırsatı buldu. Ayrıca ING’nin kurum kültürü, çalışma ortamı ve geleceğe yönelik yetenek yaklaşımını daha yakından tanıma şansı yakaladı. Etkinlikte ING kültürü, öğrenme ve gelişim odaklı çalışan deneyimi ile genç yeteneklere sunulan kariyer olanakları aktarıldı. ING’nin sürdürülebilirlik yaklaşımı ile müşteri deneyimi odağı gerçek iş örnekleri üzerinden paylaşılırken öğrenciler de fikirlerini aktardı.

Gençlerin kariyerlerine güçlü bir başlangıç yapmalarını destekleyen ING Türkiye, ayrıca Uluslararası Yetenek Programı (ITP) ile genç yeteneklere global ölçekte gelişim ve uluslararası bir kariyer yolculuğu fırsatı sunuyor. Genç yetenekler, Uluslararası Yetenek Programı’na Youthall üzerinden 13 Nisan’a kadar başvuru yapabiliyor.

Etkinlikle ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı şunları söyledi: “Gençlerle bir araya gelmek, onların merak ettikleri konuları dinlemek ve kariyer yolculuklarına dair deneyimlerimizi paylaşmak bizim için çok değerli. ING’de öğrenmeye ve keşfetmeye açık bir çalışma ortamı sunmaya önem veriyoruz. Esnek ve kapsayıcı çalışma kültürümüzle farklı bakış açılarını destekleyen bir yapı oluştururken gençlerin potansiyellerini ortaya koyabilecekleri bir ortam sunmayı hedefliyoruz. Uluslararası Yetenek Programımız (ITP) başta olmak üzere sunduğumuz programlarla gençlerin kariyerlerine güçlü bir başlangıç yapmalarını destekliyoruz. Bu tür buluşmaların gençlerle karşılıklı öğrenme ve deneyim paylaşımı açısından değerli olduğuna inanıyoruz.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

‘Under The Banner Of Heaven’ 25 Mart Çarşamba 21.30’da FX Ekranlarında Başlıyor!

Salt Lake Valley’deki bir banliyöde öldürülen Brenda Wright Lafferty ve kız bebeklerinin cinayetini araştıran Dedektif Pyre, üzeri örtülmüş gerçekleri ortaya çıkarırken kendi inancını da sorgulamasına sebep olur.

‘Under The Banner of Heaven’, 25 Mart Çarşamba saat 21.30’da FX’te başlıyor!

Dramadan korkuya, animasyondan bilim kurgu ve fantastiğe, polisiyeden aksiyondan ve komediye kadar birçok farklı kategoride yapıma ev sahipliği yapan FX; renkli ve çeşitli bir dünyanın kapılarını aralıyor. FX kanalı; D-Smart, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izlenebiliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tiyatronun Çeyrek Asırlık Yolculuğu Çankaya’da Başladı

Sanatın kalbi Çankaya’da, Çankaya Belediyesi’nin bu yıl 25’incisini düzenlediği Tek Kişilik Oyunlar Festivali tiyatro severleri büyülü dünyada buluşturdu. Festival bu yıl usta oyuncu Erol Demiröz anısına düzenlendi.

Çankaya Belediyesi Tek Kişilik Oyunlar Festivali başladı. Türk tiyatrosuna uzun yıllar emek vermiş ve 2021 yılında aramızdan ayrılan usta oyuncu Erol Demiröz anısına düzenlenen festivalin açılış töreni Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesinde gerçekleşti.

Başkentte tiyatro sanatını geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan Tek Kişilik Oyunlar Festivali, çeyrek asırlık yolculuğunda bir kez daha Çankayalılara merhaba derken birbirinden renkli ve güzel oyun ücretsiz olarak tiyatro severlerle buluşacak.

 BU YILKİ ONUR ÖDÜLÜ EROL DEMİRÖZ’E VERİLDİ

Kentin kültür hayatına değer katan ve tiyatronun büyüsünü 25 yıldır yaşatan Tek Kişilik Oyunlar Festivalinde bu yıl onur ödülüne Erol Demiröz layık görüldü. Türk tiyatrosuna uzun yıllar emek vermiş ve 2021 yılında yaşama veda eden Erol Demiröz’ün ödülünü kardeşi Veda Demiröz aldı.

Onur ödülünün yanı sıra tiyatroya emek vermiş sanatçılara da emek ödülleri takdim edildi. Halen tiyatroya emek veren ve aramızdan ayrılan usta oyunculardan Şenol Tiryaki, Mehmet Nurkut İlhan, Erdal Arsoy, Murat Celal Kızıldağ, Kenan Halis Kızıldağ, Mustafa Takmaz ve Fikret Tutçu’ya emek ödülleri verildi.

DÖRT FARKLI SANAT MERKEZİNDE GÖSTERİM

Çankaya Belediyesi’nin tiyatroyu geniş kitlelere yaymak için sürdürdüğü Tek Kişilik Oyunlar Festivali 4 farklı noktada tiyatro severlerle buluşacak. 29 Mart’a dek sürecek ve tamamı ücretsiz olacak oyunlar, Atatürk Sanat Merkezi, Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi, Yaşar Kemal Kültür Merkezi ve Yılmaz Güney Sahnesinde perde diyecek.

İLK OYUNLAR ÜÇ FARKLI YERDE

Tek Kişilik Oyunlar Festivalinin ilk gününde 3 oyun tiyatro severlerle buluştu. Festivalin açılış töreninin yapıldığı Yılmaz Güney Sahnesinde Sokrates’in Savunması oyunu, Yaşar Kemal Kültür Merkezinde Herkes Kocama Benziyor oyunu ve Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezinde ise Rosa Lüxemburg oyunu aynı anda perde dedi.  

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı