Herkes Başka Sever Beni

Uzman Klinik Psikolog ve çocuk kitapları yazarı Büşra Tarçalır’dan rutinler, farklı ev kuralları ve sevgiyi ifade etme yollarına dair sağaltıcı bir öykü̈. Ebeveyn ayrılığı, seyahat ya da tatil nedeniyle birden fazla evde vakit geçiren çocuklardan ilham alan yazar, sevginin iyileştirici gücünü̈ hatırlatıyor. Yuva kavramına geniş bir açıdan yaklaşan kitap, Zişan Özeke’nin çizimleriyle boyutlanıyor.

Işık’ın büyük bir ailesi, aile üyelerinin her birinin de kendilerine ait evleri vardır. Her ev başka bir yaşam şekli demektir. Annesinin evinde eğlenceli planlar beklerken onu, babasının evinde daha özgür bir çocuktur. Teyzesiyle yepyeni ülkelere yelken açar, amcasıyla çılgınca tezahürat yapar. Anneannesi, babaannesi ve dedesi ile birbirinden farklı dünyaların kahramanı olur. Hepsinin ortak noktası ve değişmeyecek tek şey, ona duydukları sevgidir.

HERKES BAŞKA SEVER BENİ

Yazan: Büşra Tarçalır

Resimleyen: Zişan Özeke

Yayınevi: Redhouse Kidz

Türü: Resimli Öykü

Yaş Grubu: 5 yaş ve üzeri

Konu: Sevgiyi İfade Etme Yolları, Rutinler, Kurallar, Ev

Müfredat Temaları: Aile Bütünlüğü, Sorumluluklarımızın Farkındayız

Ölçü: 22 x 22 cm

Sayfa Sayısı: 36

Kâğıt Bilgisi: Karton Kapak, 1. Hamur

Basım Tarihi: Nisan 2026

Sınıf Seviyesi: Okulöncesi ve 1. Sınıf

ISBN: 978-625-8619-07-2

Fiyatı: 325 TL

Büşra Tarçalır

Uzman Klinik Psikolog ve çocuk kitapları yazarı. Lisansını İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde, uzmanlığını ise Bahçeşehir Üniversitesi Klinik Psikoloji Bölümü’nde “Okullarda Zorbalık” konulu teziyle tamamlamıştır. Özel bir klinikte çocuk-yetişkin bireysel terapi seanslarını ve ebeveyn danışmanlığını sürdürmektedir. Çocuklarla okullarda, kütüphanelerde ve kitabevlerinde, kitap okuma/anlatım atölyeleri yapmayı çok seviyor. Hiç okumadığı kadar çok çocuk kitabı okuyarak ruhunu ehlileştirdiğine inanıyor.

Zişan Özeke

1995 yılında doğdu. Çocukluğundan bu yana kendini ifade etmenin en doğal yolunu çizmekte buldu. Kitap resimlemeyi, çocuksu merak duygusu ve hayal gücüyle yeniden bağ kurmanın bir yolu olarak gördü ve bu duygular çalışmaları için başlıca ilham kaynağı oldu. Bu renkli yolculukta keşfetmeyi ve üretmeyi sürdürmektedir.

SEV Yayıncılık: Kökleri ilk kez 1861 yılında yayımlanan Redhouse sözlüklere kadar uzanan köklü bir yayıncılık geleneğine sahiptir. Bugün Redhouse markası altında onlarca çeşit sözlük ve eğitim aracı yayımlarken, Redhouse Kidz markasıyla çocuk kitapları yayıncılığı alanında önemli yayınevleri arasında yer alıyor. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Atatürk Sanat Merkezi’nde Çocuk Sesleri

Çankaya Belediyesi’nin, 14 büyükelçiliğin iş birliğiyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlediği etkinlikler; gündüz bakımevlerinde eğitim alan çocukların hazırladığı resim ve seramik sergisiyle başladı.

Atatürk Sanat Merkezi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen sergiye, çocukların sahne performansları da eşlik etti. Renkli görüntülere sahne olan etkinlik, kültürler arası anlamlı bir buluşmaya dönüştü.

Çankaya Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında 14 büyükelçiliğin iş birliğiyle düzenlediği etkinliklerle çocukları kültürler arası bir buluşmada bir araya getirdi. Atatürk Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen program, çocukların resim ve seramik sergisi ile sahne performanslarıyla renkli görüntülere sahne oldu. Yabancı temsilciliklerin de katıldığı etkinliğe, Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcıları Aydın Özsoy ve Anıl Çetin ev sahipliği yaptı.

Çankaya Belediyesi Gündüz Bakımevleri çocuklarının sahne aldığı gösterilerde, çocukların sahne hakimiyeti ve enerjisi izleyicilerden büyük alkış aldı. Şenliğin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise uluslararası katılım oldu. Avusturya uluslararası çocuk koro gösterisi, müzik aracılığıyla kültürel bağları ortaya koyarken farklı dillerde söylenen şarkılar, izleyicilere evrensel bir birlik duygusu yaşattı.

FARKLI KÜLTÜRLER BİR ARAYA GELDİ

Etkinlikte gündüz bakım evleri çocukları aynı zamanda Brezilya, Ukrayna, Şili ve İsveç ülkelerini temsil eden atölye çalışmalarında yer aldı. Çocuk gruplarının sergilediği halk dansları ve performanslar büyük ilgi gördü. Brezilya’nın ritmik dansları, Ukrayna’nın geleneksel figürleri, Şili’nin renkli sahne performansı ve İsveç’in estetik koreografileri, katılımcılara dünya turu yaptırdı.

Son olarak Şubadap grubunun sahne aldığı ve 23 Nisan’ın ruhuna yakışır şekilde çocukların merkezde olduğu buluşma, hem katılımcılar hem de izleyiciler için heyecan dolu anılar bıraktı. Çankaya Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlediği etkinlikler, Atatürk Sanat Merkezi’nde 23 Nisan’a kadar sürecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Minik Kalplerin Büyük Coşkusu

Kahramankazan Belediyesi Minik Zeynep Gül Kreş ve Gündüz Bakım Evi’nde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı büyük bir coşku ve renkli etkinliklerle kutlandı.

Bayramın anlam ve önemine uygun olarak kırmızı-beyaz kıyafetler giyen minikler, gün boyunca düzenlenen etkinliklerle unutulmaz anlar yaşadı. Neşeli müzikler eşliğinde doyasıya eğlenen çocuklar, maskotlarla oyunlar oynayarak bayram sevincini hep birlikte paylaştı. Etkinlik kapsamında çocuklara pamuk şeker, Osmanlı macunu ve mısır ikram edilirken, miniklerin yüzlerindeki mutluluk görülmeye değerdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bornova’da toprağa can, üreticiye destek

Bornova Belediyesi, Ekolojik Kent Yerel Tohum Merkezi’nde vatandaşlara 220 bin adet yazlık sebze fidesi dağıtarak hem kentte üretimi teşvik etti hem de S.S. Bayındır Çiçek Üreticileri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi aracılığıyla yerel üreticiyi destekledi. Dağıtım törenine katılan Bornova Belediye Başkanı Eşki, toprağa sahip çıkan herkesin kentin gerçek üreticisi olduğunu söyledi. 2026 yaz sezonunda toplam 382 bin fidenin dağıtılması planlanıyor.

Bornova Belediyesi, Merkez Kapalı Pazaryeri içindeki Ekolojik Kent Yerel Tohum Merkezi’nde gerçekleştirdiği büyük çaplı dağıtımla vatandaşları yazlık sebze üretimiyle buluşturdu. Toplamda 100.000 adet yazlık sebze fidesi (domates, biber, patlıcan) Bornovalılara ücretsiz olarak dağıtıldı.

Dağıtılan fideler, S.S. Bayındır Çiçek Üreticileri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından temin edilerek hem kentte üretim teşvik edildi hem de yerel üretici desteklenerek kırsal kalkınmaya katkı sağlandı.

Kent bostanlarında kadın emeğine 120 bin fide desteği

Bornova Belediyesi’nin bünyesinde faaliyet gösteren 7 farklı kent bostanında üretim yapan 800’den fazla kadına da fide desteği sağlandı. Kent bostanları için toplam 120.000 adet fide dağıtılarak kadın üreticilerin üretim süreçleri güçlendirildi.

2026 yaz sezonu boyunca kent bostanları ve halka yönelik dağıtımlar kapsamında toplam 382.000 adet fide dağıtılması planlanıyor.

Başkan Eşki: “Toprağa sahip çıkan herkes bu kentin gerçek üreticisidir”

Dağıtım törenine katılan Ömer Eşki, vatandaşlara fideleri bizzat dağıtarak şu sözlerle üretimin ve dayanışmanın önemini vurguladı:

“Bayındır’daki kooperatiflerden gelen, kırsala desteğimizi büyüten ve sizlerle buluşturduğumuz bu anlamlı organizasyona hepiniz hoş geldiniz. Bugün burada sadece fide dağıtmıyoruz; aynı zamanda üretimi, dayanışmayı ve doğaya sahip çıkma bilincini büyütüyoruz. Bu süreci titizlikle yürüten müdürlüğümüze, tarım alanında emek veren tüm personelimize ve katkı sunan belediye çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Ama en büyük teşekkür, doğaya sahip çıkan ve üretmek için buraya gelen sizlere. Hep birlikte daha yeşil, daha üretken bir Bornova inşa ediyoruz. Şimdiden hepimize hayırlı ve bereketli olsun.”

Fide dağılımı detayları

  • Sofralık Domates: 130.000 adet
  • Salçalık Domates: 24.000 adet
  • Tatlı Biber (Sivri): 130.000 adet
  • Acı Biber (Sivri): 24.000 adet
  • Patlıcan (Uzun): 74.000 adet

Toplam: 382.000 adet fide

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Çerçioğlu’nun Tarıma ve Üreticilere Destekleri Sürüyor: Tarlalar Drone ile Ücretsiz Gübreleniyor

Çerçioğlu tarafından kente kazandırılan vizyon projeler ve yatırımlar, Aydın’ın dört bir yanında vatandaşlarla buluşmaya ve destek olmaya devam ediyor.

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde hayata geçirilen ve tüm Türkiye’de örnek gösterilen çalışmalar arasında yer alan “Drone ile ücretsiz gübreleme desteği” uygulaması üreticilerin yanında olmayı sürdürüyor. Başkan Çerçioğlu tarafından 2024 yılında başlatılan proje ile Aydın Büyükşehir Belediyesi, küçük ölçekli üreticilerin üretim süreçlerine katkı sunmaya devam ediyor.

Proje kapsamında, 50 dekarın altında arazisi bulunan üreticilerin tarlalarında drone teknolojisi kullanılarak ücretsiz gübreleme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Modern teknoloji ile yapılan uygulama sayesinde gübreleme işlemleri hızlı ve verimli bir şekilde tamamlanırken, ürün kayıpları da en aza indiriliyor.

Tamamen ücretsiz olarak sunulan destekten bugüne kadar yüzlerce çiftçi faydalandı; on binlerce dönüm tarla drone teknolojisi kullanılarak gübrelendi.

Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere yönelik destekleri sayesinde hem üretim süreçleri kolaylaştırılıyor hem de modern tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlanarak çiftçilerin verimli ve sürdürülebilir üretim yapması destekleniyor.

Üreticilerden Başkan Çerçioğlu’na teşekkür

Kuyucak ilçesi Başaran Mahallesi’nde üreticilik yapan Mercan Özsel, üreticiler için hayata geçirdiği hizmetlerden dolayı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Özsel, “Özlem Başkana yaptığı bu hizmetten dolayı çok teşekkür ediyoruz, minnettarız. Aydın Büyükşehir Belediyesi’ni aradık, randevumuzu aldık, iyi de bir zaman denk geldi; iyi oldu yani bizim için. Traktörün tekerleği geniş olduğu için buğday çiğneniyor, zarar veriyor. Drone daha uygun, mükemmel bir olay” dedi.

Drone ile gübreleme hizmeti sayesinde ürün kaybının da önüne geçildiğini belirten Mehmet Uğur ise “Ben bu tarlaya kendi traktörümle girseydim bir maliyeti olacaktı tabii ki de; ürün de ister istemez çiğnenecekti, zayiat olacaktı, verim kaybı olacaktı. Dronela gübrelediğimiz için bu kayıp olmadı. Özlem Başkana teşekkür ederiz” diye konuştu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmangazi Belediyesi Girişimci Adaylarını Yarınlara Hazırlıyor

Girişimcilik ekosistemine katkı sunmayı sürdüren Osmangazi Belediyesi, 72 saate çıkarılan kapsamlı bir eğitim programıyla kursiyerlere girişimcilik ruhunu aşılayarak iş geliştirme ve işletme yönetimine ilişkin bilgiler veriyor.

Osmangazi Belediyesi’nin girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve yeni iş fikirlerinin hayata geçirilmesine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği kurslar, yoğun katılımla devam ediyor. Soğanlı Kültür Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Osmangazi Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (OSMEK) kapsamında eğitimlere katılan çok sayıda girişimci adayı, teorik ve uygulamalı derslerle kendi işlerini kurma yolunda önemli adımlar atıyor.

Girişimcilik alanında farkındalık oluşturmayı hedefleyen kurs kapsamında eğitmen Selda Özyeşil tarafından katılımcılara iş dünyasına dair kapsamlı bir eğitim sunuluyor. Girişimcilik süreçleri, iş geliştirme, işletme yönetimi, pazarlama ve satış gibi temel konular detaylı şekilde ele alınırken, katılımcıların kendi projelerini oluşturabilecek bilgi ve donanıma ulaşmaları sağlanıyor.

“Birçok Öğrencimiz İş Sahibi Oldu”

Girişimciliğin bir ülkenin kalkınmasındaki kritik rolüne dikkat çekerek, eğitimlerin yalnızca teorik bilgilerle sınırlı olmadığını vurgulayan eğitmen Selda Özyeşil, girişimciliğe çok önem verildiğinin altını çizdi. Özyeşil, girişimcilik ruhuna da işaret ederek, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Girişimcilik ruhu olmazsa girişimci olmamız biraz hayal. Bu nedenle önceliğimiz, öğrencilerimize bu bilinci kazandırmak. Gerçekten çok önemli kurslar. İlk başladığımızda 32 saatti, şimdi 72 saate çıkardık. Birçok öğrencimiz de iş sahibi oldu. Kursa geldiler ve adeta kapı kapıyı açtı. Eğitimlerimizde girişimcilik kavramı ve süreçlerinin yanı sıra proje geliştirme, işletme yönetimi, pazarlama ve satış gibi konularda kapsamlı içerik sunuyoruz. 72 saate akademik bilgileri sığdırarak katılımcılarımızı donanımlı hale getirmeye çalışıyoruz. İş planı bu sürecin en önemli aşamalarından biri; öğrencilerimize bitirme projesi olarak iş planı hazırlatıyoruz. Bu plan sayesinde kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerini belirleyebiliyorlar. Bize bu imkanı sağlayan Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ediyorum.”

Girişimcilik eğitiminin önemine vurgu yapan kursiyerler ise aldıkları farklı bilgiler ile birlikte gelecekteki iş projelerini planladıklarını ve bu yönde çalışmalar gerçekleştirdiklerini kaydederek, katkılarından dolayı Osmangazi Belediyesi’ne teşekkürlerini sundu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Akyapı’nın Büyükçekmece’deki Lüks Villa Projesi Big Country’de Yaşam Başladı!

Gerçekleştirdiği pek çok konut, ofis, alışveriş, yaşam merkezi, üretim ve lojistik tesisi ile gayrimenkul sektörüne 28 yıldır yön veren Akyapı’nın Büyükçekmece’de hayata geçirdiği deniz ve göl manzaralı 126 lüks villadan oluşan Big Country projesinde yaşam başladı. 

Projede tek katlı tasarımıyla öne çıkan lüks villalar, birbirini görmeyen konumlarıyla üst düzeyde mahremiyet sağlarken Büyükçekmece Gölü ve Marmara Denizi manzarasını kesintisiz bir şekilde görebiliyor. Projenin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise bu mahremiyetle birlikte sosyalleşmenin de tüm olanaklarıyla birlikte kapsamlı olarak sunulması. 

Villa yaşamını bir üst seviyeye taşıyan, bölgesindeki en büyük sosyal tesis: Big Country Club

Toplam 225 bin metrekare arazi üzerinde konumlanan projenin merkezinde yer alan Big Country Club, bölgesindeki siteler arasında en büyük sosyal tesis olmasıyla dikkat çekiyor. Villalardan sadece birkaç adım uzaklıkta konumlanarak sakinlere resort konforunda bir sosyal yaşam sunan Big Country Club bünyesinde, tenis kortları, basketbol ve mini futbol sahaları, yarı olimpik kapalı yüzme havuzu, çocuk oyun alanları, çalışma ve toplantı alanları, coffee/lounge alanları, sauna ve spor imkanları yer alıyor. Bu sayede proje sakinleri, günlük ihtiyaçlarını karşılayabildikleri, sosyal olarak vakit geçirebildikleri ve aileleriyle keyifli anlar yaşayabildikleri tam donanımlı bir yaşam alanına sahip oluyor.

Tek katlı villa mimarisi, aileler, çocuklar ve yaşlılar için yaşamı kolaylaştırıyor 

Modern mimariyi doğayla bütünleştiren Big Country’nin yüzde 60’ına ulaşan geniş peyzajı ve ferah kullanım alanları; projeyisakinlerine özgün bir yaşam tarzı sunan özel bir merkeze dönüştürüyor. Yaklaşık 66 bin 500 metrekarelik inşaat alanına sahip olan projede 4+1 (Sunset), 5+1 (Sunrise), 6+1 (Rainbow) ve 7+1 (Starlight) olmak üzere 4 farklı tipte tek katlı villa yer alıyor. Villalar; 463 m²’den başlayan geniş yaşam alanları, 900 ile 1.980 m² arasında değişen bahçe büyüklükleri, özel yüzme havuzları, depo, garaj ve ek kullanım alanlarıyla ayrıcalıklı bir yaşam sunuyor. Bahçelerinde dileyenler, barbekü alanı kurabiliyor veya hobi bahçesi ile yaşam alanlarını kişiselleştirebiliyor. Yüksek tavanları ve geniş cam yüzeyleriyle her köşesi gün ışığı alan tek katlı villalar; çocuklu aileler için güvenli hareket alanı, yaş almış bireyler için kullanım kolaylığı ve engelli bireyler için erişilebilir yaşam sunarak her kesime önemli avantajlar sağlıyor.

Müstakil villa için en çok tercih edilen bölgelerden birinde olması, değerini yükseltiyor

Büyükçekmece’nin deniz ve göl manzarasını aynı anda sunan nadir bölgelerinden birinde yer alan Big Country, İstanbul’un müstakil villa için en çok tercih edilen bölgelerden birinde yer almasıyla hem yaşam hem de yatırım değeri açısından yüksek potansiyel taşıyor. Bireysel yaşam alanı ihtiyacına tam anlamıyla cevap veren Big Country, geniş arsa payı ve müstakil kullanım avantajı ile geleceğe değer katan bir yatırım fırsatı sunuyor. Projeden villa sahibi olanlar, şehrin yoğun trafiğinden uzaklaşıp doğanın tadını çıkarırken, ihtiyaç duyduklarında alışveriş merkezlerine, okullara ve sağlık hizmetlerine kolayca ulaşabiliyor. Big Country ayrıca tek katlı ve güçlü mimarisinin yanı sıragüncel deprem yönetmeliklerine uygun olması ve zemin etüdü ile mühendislik hesaplarının titizlikle yapılmasıyla deprem güvenliği açısından da büyük bir avantaj sağlıyor.

Dinçel: “Gerçek bir villa deneyimi sunması, projeye ilgiyi artırıyor” 

Mahremiyet, ferahlık ve yaşam kalitesini aynı çerçevede buluşturan Big Country projesinin tek katlı mimarisi, manzarası ve konumuyla gerçek bir villa deneyimi sunduğunu kaydeden Akyapı Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Dinçel, şu değerlendirmede bulundu:

“Big Country’nin tek katlı mimarisi, manzarası, bahçe büyüklükleri ve konforu ile gerçek bir villa deneyimi sunması, projeye olan ilgiyi artırıyor. Villalarımız bölgenin en iyi deniz ve göl manzarasına hakim konumunda yer alıyor.  Arazinin doğal eğiminden dolayı her bir villa birbirinin önünü kesmiyor ve manzarayı olabildiğince sunuyor. Villa hayatında apartmanlara göre en büyük eksiklik ise sosyalleşememek. Big Country projemiz, hem müstakil alanlara sahip olmasıyla oturanlara özgürlük tanıyor hem de villa sahipleri, geniş sosyal donatılardan yararlanarak istediği her an sosyalleşebiliyor. Bu yaşam biçimi, İstanbul’da daha çok tercih edilmeye başlandı. Biz de ev sahiplerimizin tüm ihtiyaçlarını yaşam alanlarında eksiksiz karşılayabilmek için, pek çok fonksiyona sahip sosyal tesisimizi kısa bir süre önce ev sahiplerimizin de katılımıyla hizmete açtık.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir ortak aklı harekete geçiren konsey ve kurullarıyla kalkınacak

Turizm Konseyi, Tarım ve Çevre Konseyi, Yapay Zeka Konseyi, Zeytin Konseyi, Körfez-Ekoloji Kurulu, Su Kurulu ve Arkeoloji Kurulu’nun ardından Gastronomi ve Gıda Konseyi’nin kurulmasına öncülük eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kalkınma için kentin tüm dinamiklerini harekete geçiriyor.  Kamu, özel sektör ve akademiyi bir araya getiren İzmir Gastronomi ve Gıda Tüketimi Konseyi ilk toplantısını yaptı. Başkan Tugay, kentin kendi yol haritasını ortak akılla oluşturmak istediklerini belirterek, İzmir’in öncü bir gastronomi ve gıda merkezi haline getirileceğini söyledi.

Kentlerdeki çok boyutlu sorunları ortak akılla çözmek için konsey ve kurulların kurulmasına öncülük eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Gastronomi ve Gıda Tüketimi Konseyi’nin oluşturulmasını da sağladı. İzmir’i öncü bir gastronomi ve gıda merkezi yapmak için kurulan İzmir Gastronomi ve Gıda Tüketimi Konseyi’nin ilk toplantısı Kültürpark Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda yapıldı. Kamu, özel sektör ve akademiyi aynı masada buluşturan konseyin ilk buluşmasında İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hakan Uzun, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu’nun danışmanlığını yapan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, bilim insanları, akademisyenler, üniversite ve iş dünyasının temsilcileri ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yöneticileri yer aldı.

İzmir’in uluslararası marka değerine doğrudan katkı sağlanacak

İzmir’in gıda sistemi üzerine görüşlerin paylaşıldığı toplantıda; tarımsal üretim desenleri ile üretim-tüketim ilişkileri kapsamlı biçimde ele alındı. Farklı paydaşların katkısıyla ortak bir bilgi zemini oluşturulması için yeni adımlar atılması kararlaştırıldı. Konseyin önemine değinen Cemil Tugay, bu yapı aracılığıyla sürdürülebilirlik, ekonomik kalkınma ve toplumsal refah arasında güçlü bir bağ kurulmasının hedeflendiğini vurguladı. Tugay, kentin güçlü tarım altyapısı, köklü gastronomi kültürü ve stratejik coğrafi konumunun bu süreçte belirleyici rol oynadığını ifade etti.

İzmir’in öncü bir gastronomi ve gıda merkezi haline getirilmesi amacıyla yürütülecek çalışmalar kapsamında, tüm paydaşların bir araya geleceği ve katılımcı yönetişim modelinin uygulanacağı belirtildi. Konseyin dört stratejik teması ise “Kent-Bölge Gıda Sistemi”, “Gıda Okuryazarlığı”, “Gastronomi ve Ekonomik Kalkınma” ile “İklim Krizi ve Dayanıklı Gıda Sistemi” olarak açıklandı.

Siyasi bir yaklaşımdan ziyade stratejik bir vizyon projesi olarak konumlandırılan konsey aracılığıyla, İzmir’in uluslararası marka değerine doğrudan katkı sağlanması hedefleniyor.

“Kendi yol haritasını oluşturmasını istiyoruz”

Başkan Tugay, bazı temalar üzerinden konsey ve kurullar oluşturduklarını belirterek, “Amacımız belediyenin çalışmalarına destek sağlamak değil; şehrin kendi politikalarını ve yol haritasını oluşturmasına katkı sunmaktır. Herkesin bir araya geldiği, birbirini duyduğu ve anlayarak birlikte iş ürettiği bir ortam kurmak istiyoruz. Belediyeye katkı verilmesinden ziyade, İzmir’in kendi yol haritasını belirlemesi bizim için önceliklidir. Kısaca ‘Nasıl bir yol haritamız olmalı?’ sorusunu birlikte konuşmak üzere sizleri davet ettik” dedi.

Gıda okuryazarlığı vurgusu

Başkan Cemil Tugay, gıda okuryazarlığının toplum sağlığı açısından kritik bir başlık haline geldiğini vurgulayarak, gastronominin yalnızca kültürel değil aynı zamanda sağlık ve çevreyle doğrudan ilişkili bir alan olduğuna dikkat çekti.

Tugay, Türkiye’de son 15 yılda özellikle diyabet başta olmak üzere birçok hastalıkta dikkat çekici artışlar yaşandığını belirterek, bu durumun beslenme alışkanlıkları ve gıda kalitesiyle güçlü bir bağının olabileceğini ifade etti. Obezite, kanser, Alzheimer ve metabolik hastalıklardaki artışın da benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Toplumda gıda bilincinin artırılmasının yalnızca sağlık açısından değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik açısından da önemli olduğunu belirten Tugay, “Gıda tüketiminde bilinçsizlik, gıda israfına da yol açıyor. Organik atıkların dönüştürülerek kompost olarak yeniden kullanılması önemli; bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Evsel organik atıkların Bokaşi yöntemi ile dönüştürülmesinin yaygınlaştırılması için çalışmalar yapıyoruz. Gıda üretimi ile tüketimi arasındaki bağı, kentsel gıda stratejisi çerçevesinde kuracak bir plan üzerinde çalışıyoruz. Şehrimizde gıda üretim ve tüketiminin bütüncül biçimde ele alınması, veriye dayalı olarak sorunların tespit edilmesi amacıyla Kent Bölge Gıda Sistemi’ni kurmak istiyoruz” dedi.

“Biz hikayeleri olan bir şehiriz”

Üretici ve tüketicinin doğru yönlendirilmesi adına pek çok çalışmanın hayata geçirildiğini de aktaran Başkan Tugay, “İzmir ürettiği gıdayla kendine rahatlıkla yetebilecek bir şehir. Ama verilere baktığımızda gıdanın İzmir’e yüksek oranda şehir dışından geldiğini görüyoruz. Daha uzun süre bozulmadan kalsın diye ürünlerin genetiği ile oynanıyor, erken hasat yapılıyor, ayrıca uzaktan geldiği için artan maliyet sorunları yaşıyoruz. Bu şehir kalkınmak zorunda, Türkiye kalkınmak zorunda. Bunun sağlanması için yatırımların da doğru yapılması lazım. İzmir’in tarihsel sürecine baktığımızda İzmir her zaman ticaret, tarım şehri olmuş. Tarımın olması İzmir’i liman üzerinden ticaret şehri yapmış. Turizm var. Arkeoloji ve gastronomi önemli. Elbette tanıtımla ilgili sorunumuz var. Bunların üzerine gitmeliyiz” dedi.

“İzmir’i nereden aldık nereye bıraktık”

Artık herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini belirten Tugay, “Bizler üzerimize düşeni yapanlar mı olacağız, görmemeyi, anlamamayı, çalışmamayı tercih eden, sorunları sonraki nesillere bırakan insanlar mı olacağız? Herkes belli konumlarda geçici durumda. Dünyayı, ülkeyi, İzmir’i nereden aldık, nereye bıraktık? Bu; medeniyet, akıl, vicdan, sorumluluk işidir. Böyle görünmesini bekliyor ve diliyorum. Başladığımız noktadan daha ileri gitmemiz gerekiyor” diye konuştu. 

Konsey ve kurullar

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, iklim krizi, ekonomik dönüşüm, teknolojik değişim ve artan toplumsal eşitsizlikler gibi kentlerin çok yönlü sorunlarına çözüm üretmek amacıyla ortak aklı harekete geçiriyor.  Şehrin tüm dinamiklerini içine alan kurul ve konseylerin oluşturulmasına öncülük ediyor.  Kamu, özel sektör ve akademiyi bir araya getiren bu yapılar, İzmir’in kalkınmasını sağlayacak yol haritası üzerine çalışıyor.

Bu kapsamda Turizm Konseyi, Tarım ve Çevre Konseyi, Yapay Zeka Konseyi, Zeytin Konseyi, Körfez-Ekoloji Kurulu, Su Kurulu ve Arkeoloji Kurulu’nun ardından Gastronomi ve Gıda Konseyi ile Yapı Teknolojileri Konseyi kuruldu.

Gastronomi Kurulu’nda kimler var?

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve İZPA koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında oluşturulan Gastronomi ve Gıda Konseyi, kentin gıda ve gastronomi alanındaki mevcut durumunu değerlendirmek, potansiyellerini ortaya koymak ve ilgili paydaşların katkılarıyla ortak bir çalışma zemini geliştirmek amacıyla yapılandırıldı. Konseyin, kısa aralıklarla düzenli olarak bir araya gelen ve süreklilik arz eden bir yapı olarak işlemesi planlandı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, İzmir Planlama Ajansı (İZPA), İZTARIM AŞ, İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA), Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Ege Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Tarım Ekonomisi Derneği, İzmir Kent Konseyi, Ulusal Tarım Gıda Birliği (UTGB), Şehir Plancıları Odası, İzmir Ticaret Borsası, Gıda Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, İzmir Ticaret Odası, Özyeğin Üniversitesi ve Yerküre Yerel Çalışmalar Kooperatifi, Ayşa, Migros, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, Köstem Zeytinyağı Müzesi, Zeytin Okulu, Kemal’in Yeri. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bergama’dan Üretime Büyük Destek: Ahlat Ağaçları Aşılandı, Binlerce Fidan Dağıtıldı

Bergama Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyen ve yerel üretimi güçlendiren çalışmalara hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Tiyelti Mahallesi’nde yürütülen çalışma ile doğada kendiliğinden yetişen 130 adet yabani ahlat ağacı, farklı armut çeşitleriyle aşılanarak üretime kazandırıldı. Öte yandan, Bergama’da gerçekleştirilen fidan dağıtımıyla binlerce meyve fidanı vatandaşla buluşturuldu.

Tiyelti Mahallesi’nde hayata geçirilen aşılama çalışmalarıyla atıl durumdaki ahlat ağaçlarının değerlendirilmesi hedeflenirken, bölge ekonomisine katkı sağlayacak verimli ve kaliteli armut üretiminin önü açıldı. Bergama Belediyesi’nin teknik ekip ve malzeme desteği sağladığı projede, Tiyelti Mahalle Muhtarı Salih KOBAK da çalışmalara bizzat katıldı. Uygulama yerel tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir tarım yöntemlerinin yaygınlaştırılması açısından örnek bir uygulama oldu.

Diğer yandan Bergama Belediyesi tarafından gerçekleştirilen fidan dağıtımı ile binlerce meyve fidanı hemşehrilere ulaştırıldı. Dağıtımı belediye tarafından yapılan fidanlar vatandaşlar tarafından toprakla buluşturularak Bergama’nın bereketli arazilerinde üretime dönüşecek.

“BERGAMA’NIN TARIMSAL KALKINMASINI DESTEKLERLE ARTIRIYORUZ”

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju ÇELİK; kırsal üretimin desteklenmesine büyük önem verdiklerini belirterek şunları söyledi;

“Bergama’mızın bereketli topraklarını daha verimli hale getirmek, üreticimizi desteklemek ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tiyelti mahallemizde gerçekleştirdiğimiz aşılama çalışmasıyla atıl durumdaki ahlat ağaçlarını ekonomiye kazandırıyoruz. Aynı zamanda dağıttığımız binlerce meyve fidanıyla da üretimin tüm vatandaşlarımıza yayılmasını sağlıyoruz. Belediyemiz olarak fidanları vatandaşlarıma ulaştırıyor, hemşehrilerimiz de bu fidanları toprakla buluşturarak üretime katkı sunuyor. Bu dayanışma modeliyle Bergama’da üretimi büyütmeye devam edeceğiz, tüm vatandaşlarımıza ulaşacak şekilde desteğimiz devam edecek.”

Bergama Belediyesi olarak, doğal kaynakların etkin kullanımı, üreticilerin desteklenmesi ve yerel kalkınmanın güçlendirilmesi adına benzer projeler artarak devam edecek. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Buca’da ilham veren girişimcilik paneli

Kadınların üretimde, istihdamda ve girişimcilikte üstlendiği rolü güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüren Buca Belediyesi, farklı sektörlerden kadınları bir araya getirdi. Sanayiden tekstile, eğitimden sosyal projelere uzanan deneyimler, kadınların üretim süreçlerindeki gücünü ortaya koydu.

Buca Belediyesi Meclis Salonu’nda Kadın İş Birliği ve Girişimcilik Paneli düzenlendi. Ege Kadın Buluşması Platformu (EKBP) İzmir Sekreteri Şengül Baysak moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, Kollektif Etki Programı Derneği (KEP) ve Tekstil Atölyesi’nden Pervin Aydar Emeklioğlu, Dahi Eğitim Kurumları Sahibi Özgür Özer Demir ve Galler Yapı Sanayi Sahibi, aynı zamanda İzmir İş Kadınları Derneği (İZİKAD) Yönetim Kurulu Üyesi Ezgi Çibek deneyimlerini paylaştı. Konuşmacılar, girişimcilik yolculuklarında karşılaştıkları önyargılara rağmen üretimden vazgeçmeyen kadınların kararlılığını ve dayanışmanın yarattığı kolektif gücü somut örneklerle anlattı.

KALIPLAŞMIŞ YARGILARI YIKTI
İZİKAD Yönetim Kurulu Üyesi Ezgi Çibek, kadınların kalıplaşmış meslek yargılarını aşmasının önemine dikkat çekerek, “Kadın olarak hepimizin üzerine yapışmış işler var. Bir fırın açsaydım bana böyle sorulmayacaktı ama ‘panjurlu kepenk sistemleri yapıyoruz’ deyince ‘Neden çocuğum, neden bunu seçtin?’ gibi bir şey söylendi. Zaten hâlihazırda 8 yıldır bu sektörde çalışıyordum ve üretiminden tutun da her metrekaresinde emeğim olan bir fabrikadan çıkmıştım. ‘Bildiğim başka bir iş yok’ dedim ben de” dedi.

KADINLARIN HAYATINA ÇOK YÖNLÜ KATKI
KEP Derneği Tekstil Atölyesi’nden Pervin Aydar Emeklioğlu ise dezavantajlı kadınları merkeze alan üretim modeli oluşturduklarını belirterek, mesleki eğitimin yanı sıra sosyal ve dijital becerileri kapsayan güçlenme programlarıyla kadınların hayatına çok yönlü katkı sunduklarını ifade etti.

BAŞARI DAYANIŞMAYLA BÜYÜDÜ
Dahi Eğitim Kurumları Sahibi Özgür Özer Demir ise başarının yalnızca bireysel çabayla değil, kadın dayanışmasıyla büyüdüğünü ifade ederek, “Biz birbirimizden beslenen büyük bir ormanız, dallarımızdan birbirimizi besliyoruz. Biz ne iş yapmak istiyorsak ya da neyle başarılı olmak istiyorsak evet birbirimize çok sıkı sarılırsak o işte başarılı olabiliriz” diye konuştu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı