Halkbank Çocuk Tiyatrosu Türkiye’yi Dolaşmayı Sürdürüyor

Halkbank Çocuk Tiyatrosu’nun büyük ilgi gören “Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!” oyunu, 20 Nisan’da bu yılın ikinci turnesine başladı. İlk turne kapsamında 19 bin izleyiciyle buluşan oyun, ikinci turnesinde 19 şehirdeki 50 gösterimle yine binlerce çocuğa ulaşmayı hedefliyor. Başrolünde Azra Akın’ın yer aldığı oyunda çocuklar; bilinçli tüketim ve kaynak yönetimi gibi temel kavramları eğlenerek öğreniyor.

Türkiye’nin ‘duyarlı ve yenilikçi’ bankası Halkbank, çocuklara tüketim ve çevre bilinci kazandırma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu yaklaşımın önemli adımlarından biri olan Halkbank Çocuk Tiyatrosu’nun “Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!” oyunu, ikinci turnesine 20 Nisan’da Kırklareli’nden başladı.

İlk turne kapsamında Türkiye genelinde 24 ilde yaklaşık 19 bin izleyiciye ulaşarak büyük bir başarıya imza atan oyun, yine geniş bir rotada çocuklarla buluşacak. “Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!” oyunu, 7 Haziran’da sona erecek yeni turnesinde 19 şehirdeki 50 gösterimle; bilinçli tüketim ve kaynak yönetimi gibi temel kavramları çocuklara eğlenceli ve interaktif bir şekilde anlatacak. 

Hakkı Ergök’ün yönetmenliğini üstlendiği oyunda, Azra Akın çocuklara yol gösteren bir öğretmen karakteriyle sahnede yer alıyor. “Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür” temasıyla sergilenen oyunla çocuklar; kaynakları verimli kullanmanın dünyayı kurtaracak gerçek “süper güç” olduğunu bizzat deneyimleyerek öğreniyor. Müzikleri, dinamik karakterleri ve eğlenceli anlatım diliyle çocukların büyük ilgisini çeken interaktif oyun; bilinçli tüketim ve geri dönüşüm gibi kavramları günlük hayattan örneklerle ele alıyor. 6-12 yaş grubuna hitap eden 35 dakikalık oyunun sonunda çocuklara hediye edilecek kumbara ise sahnede verilen mesajların somut bir alışkanlığa dönüşmesine yardımcı olacak. 

“Rami Çocuk ve Sanat Bienali” Özel Gösterimleri

Halkbank’ın sanata ve toplumsal gelişime verdiği desteğin bir parçası olarak, Rami Çocuk ve Sanat Bienali sponsorluğu kapsamında bu yıl özel gösterimler de takvime eklendi. Şehrin kültürel dokusuna katkı sunan bu iş birliği çerçevesinde oyun, Rami Kütüphanesi’nin tarihi atmosferinde izleyiciyle buluşacak. Bu özel gösterimler 9-10-11-12 Mayıs ve 6-7 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nickelodeon Play! Tersane Istanbul’da 23 Nisan Coşkusu Dört Gün Boyunca Sürecek

İstanbul’un kalbinde eğlence, keşif ve macerayı bir araya getiren Nickelodeon Play! Tersane Istanbul, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için hazırladığı dolu dolu programıyla kapılarını açıyor. 23 Nisan Perşembe günü başlayacak ve 26 Nisan Pazar akşamına kadar devam edecek etkinlikler kapsamında, çocuklar dört gün boyunca hayallerindeki kahramanlarla buluşacak, interaktif oyunlara katılacak ve bayram coşkusunu doyasıya yaşayacak.

Bayram sabahı unutulmaz bir açılışla başlıyor

23 Nisan sabahı saat 10:00’da Tema Park girişinde gerçekleşecek karşılama töreniyle başlayacak kutlamalar; İstiklal Marşı, bayram şarkıları, balon ve şeker dağıtımlarıyla renklenecek. Hemen ardından sahne alacak olan Paw Patrol & Nick Team dans performansı, çocuklara unutulmaz bir açılış şovu sunacak. 

Sevilen kahramanlarla tanışma ve karakter partileri

Dört gün sürecek etkinlik takvimi kapsamında çocuklar, Nickelodeon dünyasının ikonik kahramanlarıyla bir araya gelme fırsatı bulacak; Adventure Bay’de Paw Patrol ekibiyle, Bikini Bottom’da Sünger Bob Kare Pantolon ve arkadaşlarıyla, TMNT Zone’da Genç Mutant Ninja Kaplumbağalar’la ve Dora’nın Yağmur Ormanı’nda Dora ile Boots eşliğinde gün boyu süren Karakter Partileri ve “Meet & Greet” seanslarına katılabilecekler. Bu renkli buluşmalara ek olarak, Nickelodeon Play! Tersane Istanbul girişinde günün belirli saatlerinde düzenlenecek olan balon gösterileri ile çocukların bayram neşesi ikiye katlanacak.

Tersane Istanbul’un her köşesinde bayram coşkusu yaşanacak

Bayram heyecanı sadece park içinde değil, dışarıda da hissedilecek. 23 Nisan boyunca AVM dışında gerçekleşecek sürpriz karakter ziyaretleriyle bayram coşkusu tüm Tersane Istanbul’a yayılacak.

Tersane Istanbul Bahar Edition kapsamında, 23 Nisan itibarıyla alanda yerini alacak olan Nickelodeon temalı özel çiçek buketi aracı, etkinlik süresince ziyaretçilere görsel bir şölen sunmaya devam edecek. Günün belirli saatlerinde sevilen Nickelodeon karakterlerinin bu renkli buket aracının yanında ziyaretçilerle buluşarak gerçekleştireceği “Meet & Greet” etkinlikleri, bayram coşkusunu Tersane Istanbul’un her köşesine taşıyacak.

Ziyaret Bilgileri

Adres: Nickelodeon Play! – Tersane İstanbul

Camiikebir Mahallesi, Taşkızak Tersanesi Caddesi No: 27/1, 34440 Beyoğlu / İstanbul

Bilet Satışı: Biletlere https://tickets.nickelodeonplayistanbul.com  adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İKÇÜ Film Festivali’nde Perde İkinci Kez Açıldı

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) tarafından düzenlenen ve gelenekselleşme yolunda emin adımlarla ilerleyen “İKÇÜ Film Festivali”, “İzmir’in Festivali” olma vizyonu ve kültürel miras vurgusuyla başladı.

Sanatı toplumun her kesimiyle buluşturma vizyonuyla yola çıkan, kültürel mirası sinemanın evrensel diliyle buluşturan 2. İKÇÜ Film Festivali, Merkez Kampüs şenlik alanında düzenlenen açılış töreniyle kapılarını sinemaseverlere açtı.

Açılışa Rektör Yardımcısı ve Festival Başkanı Prof. Dr. Yasin Bulduklu ile Medya ve İletişim Bölüm Başkanı ve Festival Sanat Yönetmeni Prof. Dr. Cenk Demirkıran, Festival Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal, Festival Direktörü Burak Taylan Yılmaz, dekanlar, sponsor firmaların temsilcileri, davetli konuklar, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.

Törenin açılış konuşmaları, İKÇÜ Rektör Yardımcısı ve Festival Başkanı Prof. Dr. Yasin Bulduklu ile Medya ve İletişim Bölüm Başkanı ve Festival Sanat Yönetmeni Prof. Dr. Cenk Demirkıran tarafından yapıldı.

“Geleceği Geçmişin Mirası Üzerine İnşa Ediyoruz”

Rektör Yardımcısı ve Festival Başkanı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, sinemanın bir medeniyet taşıyıcısı olduğunu vurgulayarak, kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarma amacında olduklarını belirtti. Festivalin hem genç yeteneklere alan açtığını hem de profesyonel sinemacılar için güçlü bir iş birliği zemini oluşturduğunu kaydeden Prof. Dr. Bulduklu, festivalin bu yıl vizyonunu genişleterek sürdürülebilirlik hedefine ulaştığını vurguladı. Prof. Dr. Bulduklu, “Biz geleceğin geçmiş olmadan inşa edilemeyeceğini biliyoruz. Festival ile kadim geçmişimize ve insanlığın ortak mirasına yönelik bir farkındalık yaratmayı hedefliyoruz. Sinema, kültürel mirası görünür kılan, hissettiren ve evrensel bir dile dönüştüren en etkili araçlardan biridir. Festivalimiz, gelenek ile geleceği, yerel ile evrenseli buluşturan bir köprü olma iddiasını taşıyor. Biz geleceğin geçmiş olmadan inşa edilemeyeceğini biliyoruz ve yarına ilişkin başarılı adımlar için en sağlam temelin kültürel miras olduğunun farkındayız” dedi.

İzmir’in Kültürel Dinamizmi Beyaz Perdede

“Biz İzmir’in festivaliyiz” diyen Prof. Dr. Bulduklu, şehrin sokaklarında ve hafızasında biriken hikâyeleri beyaz perdeye taşıyarak kentsel belleği canlandırmayı önemsediklerini belirtti. Sanatın bir kesimin değil, toplumun her kesiminin hakkı olduğunu ifade eden Bulduklu, festivalin kapsayıcı yapısına ve 23 Nisan Çocuk Bayramı’na özel hazırlanacak çocuk filmleri kuşağına da değindi. Geçen yıl yapılan süreklilik vurgusunun bu yıl meyvelerini verdiğini belirten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, paydaşlardan alınan güçle daha büyük hedeflere yürüdüklerini dile getirdi. Prof. Dr. Bulduklu, “Biz İzmir’in festivaliyiz ve şehirle daha fazla etkileşim içinde bir gelenek oluşturma vizyonuna sahibiz. Şehrimizin sokaklarında, meydanlarında ve hafızasında biriken hikâyeleri beyaz perdeye taşıyarak kentsel belleği canlandırmayı önemsiyoruz. Sanatı belli bir kesimin değil, toplumun her kesiminin hakkı olarak görüyoruz. Bu nedenle etkinliklerimizi geniş kitlelere ulaştırmayı, sinemayı herkes için erişilebilir kılmayı temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda şehrin çocuklarıyla buluşacağız. 23 Nisan’da çocuk filmleri kuşağıyla hem çocuklarda farkındalık oluşturmak hem de festivali İzmir’in sahiplenmesini sağlamak istiyoruz. İnanıyorum ki, ilerleyen yıllarda bu festival büyüyerek devam edecek. Bu süreçte emeği geçen başta Festival Sanat Yönetmenimiz Prof. Dr. Cenk Demirkıran, Festival Koordinatörümüz Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal ve Festival Yönetmenimiz Burak Taylan Yılmaz olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarıma, jüri üyelerimize ve eserleriyle festivalimize değer katan tüm sinemacılara teşekkürlerimi sunuyorum. Burada en önemli güç elbette paydaşlarımız. Bunların başında ise, geçen yıl çok büyük destek veren, bu yıl da maddi ve manevi olarak yanımızda olan İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Vakfı geliyor. Başta Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace olmak üzere tüm İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi yönetimine teşekkür ediyorum. Bu yıl teknoloji sponsorumuz olan Salttürk Oğulları İnşaat’a, İzmir Kültür ve Sanat Fabrikası’na, yine geçen yıl olduğu gibi bu yıl da ulaşım sponsorluğumuzu üstlenen AVEK’e, Can Kardeşler Kuruyemiş’e, yine bu yıl birlikte çalışmaktan son derece mutlu olduğumuz FT Lotus Termal Otel’e, Renk Sinemaları İstinyepark’a, Urladam’a ve her zaman yanımızda olan Anadolu Ajansı’na ve TRT’ye; ayrıca kamuya açık alanların kullanımı konusunda destek veren ve festivalin 23 Nisan il protokolüne dahil olmasını sağlayan İzmir Valiliği ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyorum. Keyifli seyirler diliyor, festivalin hayırlı ve devamlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Mühendislikten Sağlığa: Herkes İçin Sinema

Festival Sanat Yönetmeni Prof. Dr. Cenk Demirkıran, bu yılki programın sadece iletişim öğrencilerine değil, tüm branşlara hitap edecek şekilde tasarlandığını vurguladı. Festivalin disiplinlerarası yapısına ve mezuniyet sonrası kariyer planlamaları için kritik bir networking  fırsatı sunduğuna değinen  Prof. Dr. Demirkıran, “Mühendislik öğrencilerimiz yapay zeka ve Unreal Engine atölyeleriyle sinemanın teknolojik geleceğini görecek. Sosyal bilimler öğrencilerimiz arkeolojiden psikolojiye kadar pek çok alanın beyaz perdedeki iz düşümüne tanıklık edecek. Sağlık bilimleri öğrencilerimiz ise insan denen biyolojik mucizenin farklı derinliklerini sinema aracılığıyla keşfedecek. Medya ve iletişim alanında, sanat alanında öğrenim gören öğrencilerimiz de sektör profesyonelleriyle buluşarak hem sinemaya dair profesyonellerin deneyimlerinden faydalanacaklar hem de ileride mezun olduklarında çalışacakları sektörle bağlantı fırsatı yakalayacaklar. Bu festivalin gerçekleştirilmesi için üstlendiği sorumluluk ve ekibimizin hayallerine verdiği destek ve emekleri için Rektör Yardımcısı ve Festival Başkanı Prof. Dr. Yasin Bulduklu’ya çok teşekkür ediyorum. Emekleri için Koordinatörümüz Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal’a, Festival Direktörümüz Burak Taylan Yılmaz’a ve konuk Koordinatörümüz Meryem Yılmaz’a da ayrıca teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Nasipse Olur” ile Eğlenceli Başlangıç

Açılış konuşmalarının ardından sinemaseverler, “Nasipse Olur” filminin gösterimiyle keyifli anlar yaşadı. Gösterimin hemen ardından düzenlenen söyleşide, filmde rol alan ünlü oyuncu Hakan Bulut, Prof. Dr. Cenk Demirkıran’ın moderatörlüğünde izleyicilerin sorularını yanıtlayarak deneyimlerini paylaştı.

İKÇÜ Film Festivali, hafta boyunca panel, atölye çalışması ve film gösterimleriyle İzmirli sanatseverleri ağırlamaya devam edecek. Festival, kentin farklı noktalarında gerçekleşecek gösterim ve etkinliklerle İzmir’in kültürel hayatına zenginlik katmayı hedefliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

W. A. Mozart’ın Requiem’i Modern Dans Yorumuyla Dünya Prömiyerini İzmir’de Gerçekleştirecek

İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), Wolfgang Amadeus Mozart’ın başyapıtı “Requiem”i klasik kalıpların dışına çıkararak çarpıcı bir modern dans performansı ile sahneye taşıyor. Çağdaş beden dilini klasik müzikle buluşturan bu yenilikçi yapım, dünya prömiyerini İzmir’de gerçekleştirerek sanatseverlere sıra dışı bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.

22 Nisan 2026 Çarşamba günü saat 20.00’da yapılacak dünya prömiyerinin ardından eser, 29 Nisan Dünya Dans Günü’nü de kapsayan bir temsil serisiyle Bornova Kültür ve Sanat Merkezi Necdet Aydın Sahnesi’nde sahnelenmeye devam edecek.

Finlandiya Ulusal Balesi’nde çalışmalarını sürdüren koreograf Emrecan Tanış’ın imzasını taşıyan “W.A.Mozart Requiem”; Mozart’ın derin ve dramatik müziğini modern bir vizyonla yeniden yorumluyor. Tek perde olarak sahnelenen eser, iki farklı sanat disiplininin sınırlarını birleştiren farklı bir anlatı sunuyor.

Eserin yaratıcı kadrosunda dekor tasarımı Kaan Güreşçi’ye, kostüm tasarımı Gülay Korkut Dinç’e, ışık tasarımı Oğuz Murat Yılmaz’a ve video prodüksiyonu ise Ahmet Şeren’e ait.

Tek perdeden oluşan eser, ilk gösterimin ardından 25, 27, 29, Nisan ve 2 Mayıs tarihlerinde İzmirli sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.

Eserin biletleri Bornova Kültür ve Sanat Merkezi gişelerinden, “Sanat Cepte” mobil uygulamasından ve Biletinial üzerinden temin edilebilir. İZDOB’un güncel etkinlik takvimine ve eser bilgilerine www.operabale.gov.tr adresinden ve kurumun resmi sosyal medya hesaplarından ulaşılabilir.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Aliağa Belediyesi’nden çocuklara 23 Nisan armağanı

Aliağa Belediyesi’nin çocuklara yönelik yayınevi markası “Aliağa Çocuk” tarafından hazırlanan “Ali ve Ece – Yaşasın 23 Nisan” adlı resimli öykü kitabı yayımlandı. “Ali ve Ece” serisinin 3. kitabı olan eser, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerinde Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar tarafından Helvacı, Şakran ve Aliağa merkezde düzenlenecek etkinliklerde çocuklara armağan edilecek.

Çocuklara Yönelik Yayınevi olan Belediye

Aliağa Belediyesi, Aliağa Kent Kitaplığı ile sürdürdüğü kültür yayıncılığını çocuklara yönelik nitelikli eserlerle büyütmeye devam ediyor. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın Eğitim vizyonu kapsamında yayın hayatına kazandırılan “Aliağa Çocuk” yayınevi markası; Çocuklara Milli ve manevi değerleri, doğayı, hayvan sevgisini, yardımlaşmayı, kent kültürünü, yerel tarihi ve Aliağa’nın tarihî ile doğal değerlerini sevdirmeyi amaçlayan yayınlar yapıyor.

Bayram Coşkusu, Okul ve Atatürk Sevgisi

Yazar Demet Bozkurt tarafından kaleme alınan ve 7 yaş ve üzeri çocuklara hitap eden “Ali ve Ece – Yaşasın 23 Nisan”, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Aliağalı çocuklar Ali ve Ece’nin gözünden anlatıyor. Aliağa’da geçen hikâye; çocukların bayram heyecanını, arkadaşlığını, paylaşma duygusunu ve ortak değerlerini sade, sıcak ve öğretici bir anlatımla işliyor.

23 Nisan: Çocuklara duyulan güvenin simgesi

Kitapta Ali ve Ece’nin bayram sabahı başlayan hikâyesi; okul yolculuğu, Atatürk İlkokulu’ndaki tören hazırlıkları, şiir dinletileri, resim yarışmaları ve halk oyunları gösterileriyle devam ediyor. 23 Nisan’ın; milli egemenliğin, Cumhuriyet bilincinin ve çocuklara duyulan güvenin de simgesi olan bir bayram olduğu vurgulanıyor.

Eserde ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı, milli egemenlik kavramı, Atatürk sevgisi, tarih bilinci, okul hayatı, dayanışma, özgüven ve kültürel etkinlikler çocuklar için yalın bir dille aktarılıyor.

“Aliağa Çocuk” Yayınları Büyümeye Devam Ediyor

Aliağa Çocuk Yayınları tarafından hazırlanan “Ali ve Ece” resimli çocuk öyküleri serisi büyümeye devam ediyor. Daha önce “Ali ve Ece Hippoterapi Merkezinde” ve “Ali ve Ece Patiparkta” adlı kitaplarla çocuklarla buluşan seri, “Ali ve Ece – Yaşasın 23 Nisan” ile üçüncü kitabına ulaştı. Serinin yeni kitapları “Ali ve Ece Yavru Flamingo” ile “Ali ve Ece Piknik Günü” ise mayıs ayında yayımlanarak çocuklarla buluşacak.

Aliağa Belediyesi tarafından 2023 yılında kurulan Aliağa Çocuk Yayınevi, çocuklara kitap sevgisi kazandırmak, yerel tarih ve kültürü erken yaşta tanıtmak, Aliağa’yı çocukların dünyasına onların diliyle anlatmak amacıyla yayın hayatına başladı. Altı kitaptan oluşması planlanan “Ali ve Ece” serisiyle çocukların hem kendi şehirlerini tanımaları hem de milli ve kültürel değerlerle büyümeleri hedefleniyor.

Vatandaşlar Aliağa Çocuk Yayınlarını, Aliağa Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden edinebiliyor. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Boğaziçi Bilişim ve Dağıtım’da Yeni Dönem

Teknoloji dağıtımı ve kurumsal çözümler alanında faaliyet gösteren Boğaziçi Bilişim ve Dağıtım A.Ş., organizasyonel yapısında gerçekleştirdiği değişimle yönetim kadrosunu yeniden yapılandırdı. Şirket, bu dönüşümle birlikte hem operasyonel çevikliğini artırmayı hem hızla değişen teknoloji pazarında rekabet gücünü daha ileri taşımayı amaçlıyor. Yeni dönem kapsamında Boğaziçi Bilişim’in yönetim kadrosunda Ünal Masalcı, Yönetim Kurulu Başkanı (Chairman of the Board); Gürkan Şengil, Genel Müdür (CEO); Can Göver, Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve Taner Kapucu da Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev alacak.

Güçlü İş Ortaklıklarıyla Genişleyen Ekosistem

Boğaziçi Bilişim ve Dağıtım A.Ş., geniş iş ortaklığı ağıyla da sektördeki konumunu sağlamlaştırmaya devam ediyor. Yeni dönem vizyonunun en önemli adımlarından birini ise TP Vision ile hayata geçirilen stratejik iş birliği oluşturuyor. Bu iş birliği kapsamında Boğaziçi Bilişim, Türkiye’de Philips TV ve Philips Ambilight TV kategorilerinde satış ve pazarlama süreçlerinin yönetimini üstleniyor. Yeni iş modeli doğrultusunda satış, pazarlama iletişimi, ürün konumlandırma, kanal yönetimi, ticari planlama ve saha icrası süreçleri Boğaziçi Bilişim tarafından yürütülürken, tüm çalışmalar TP Vision’ın küresel ürün stratejisi ve marka standartlarıyla uyum içinde sürdürülecek. Söz konusu yapı; perakende ve iş ortağı ekosisteminde operasyonel verimliliği artırmayı, uçtan uca tüketici deneyimini güçlendirmeyi ve marka konumlandırmasını daha da pekiştirmeyi hedefliyor.

Şirketin mevcut çözüm ortakları arasındaysa Philips TV’nin yanı sıra Philips Ses, Philips AksesuarDyson (B2B)UgreenBlack & DeckerPeaq, Koenic ve iFFALCON (B2B) gibi güçlü markalar yer alıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Vodafone Business Tech Connect İstanbul’da İş Dünyasının Dijital Geleceği Konuşuldu

Vodafone Business, iş dünyasının liderlerini ve teknoloji ekosistemini Tech Connect İstanbul etkinliğinde bir araya getirdi. 21 Nisan’da Rixos Tersane İstanbul’da düzenlenen etkinlikte, 5G başta olmak üzere yapay zekâ, bulut, IoT ve siber güvenlik teknolojilerinin iş dünyasına etkisi çok boyutlu olarak ele alındı. 

Vodafone Business’ın yıl içerisindeki en büyük ve en kapsamlı buluşmalarından biri olan Tech Connect, bu yıl “dijital dayanıklılık çağı” temasıyla gerçekleştirildi. Etkinlik; ilham veren içerikleri, deneyim alanları ve networking imkânlarıyla iş dünyasının dijital dönüşüm yolculuğuna ışık tuttu. 

14 Ocak 2026’da Ankara’da kamu ve özel sektör temsilcilerini 5G odağında bir araya getiren Tech Connect buluşmasının ardından, İstanbul etkinliği de Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin yöneticileri, teknoloji liderleri ve sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşti. 

5G ve yeni nesil teknolojiler masaya yatırıldı

Tech Connect İstanbul kapsamında; akıllı fabrikalardan otonom sistemlere, yüksek hızlı bağlantı çözümlerinden verimlilik artıran IoT uygulamalarına kadar geniş bir teknoloji ekosistemi katılımcılarla buluştu.

Ana sahnede gerçekleşen keynote konuşmaları ve panellerde; 5G’nin iş dünyasına etkisi, dijital dayanıklılık ve güçlü altyapı, yapay zekâ ve veri güvenliği, bulut ve IoT ile dönüşen sektörler gibi başlıklar ele alınırken, deneyim alanlarında Vodafone Business çözümlerinin gerçek iş senaryolarındaki kullanım örnekleri interaktif olarak sergilendi. 

Aksoy: “Dijital dayanıklılık iş sürekliliğinin temel şartı oldu” 

Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, etkinlikte yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bugünün iş dünyasında hayat dijital bir nabızla atıyor; bağlantı ile hızlanan, gözle görülmeyen algoritmalarla yönetilen sistemlerimiz beklentiyi yeniden tanımlıyor. 

Vodafone olarak, bu yolculukta en başından beri merkezi bir rol oynamış ve oynamaya devam eden bir kurumuz. Bugün Avrupa ve Afrika’nın en büyük teknoloji şirketlerinden biriyiz; 330 milyondan fazla bireysel müşteriye ve 4,7 milyon işletmeye hizmet sunuyor, dünya genelinde 220 milyondan fazla cihazı birbirine bağlıyoruz. 

Teknoloji kabiliyetlerimiz ve değerlere dayalı iş yapış biçimimizle yapay zekâ ve hiper bağlantılı sistemlerin hayatımızın giderek daha büyük bir parçası hale geldiği, ‘veri egemenliği’ ve ‘veri özerkliği’ kavramlarının daha fazla önem kazandığı ‘dijital dayanıklılık’ çağına da en hazır kurumlardan biriyiz. 

Dijital dayanıklılık artık kurumların iş sürekliliğinin temel şartı, bizim için de ‘teknik bir başlık’ değil; iş modelimizin merkezindeki stratejik bir alan. İşletmelerin dijital dayanıklılığını artırmak için risk, iş sürekliliği, teknoloji dayanıklılığı, kriz yönetimi ve iç kontrol fonksiyonlarını entegre bir şekilde yönetiyoruz. İş ortaklarımıza sadece teknoloji sunmuyor; hangi teknolojiyi nasıl kullanacakları, iş süreçlerine nasıl entegre edecekleri konusunda da rehberlik ediyoruz. Vodafone Business olarak;  iş ortaklarımızla birlikte düşünen, birlikte tasarlayan, birlikte uygulayan ve birlikte büyüyen bir yol arkadaşı olmayı önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu güçlü ekosistemi daha da büyüterek, Türkiye’nin dijital dönüşümünde birlikte daha büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyoruz.”

Kestioğlu: “Dijital rönesans iş dünyasını yeniden tanımlayacak”

Etkinlikte konuşma yapan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, işletmelerin en önemli gündemlerinden birinin dijital dayanıklılık olması gerektiğine dikkat çekti. Kestioğlu, konuşmasında şunları söyledi: “Yapay zekâ, veri ve bağlantının kesişiminde yeni bir ‘dijital rönesans’ dönemine giriyoruz. Bu dönemde şirketler yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi iş modelinin merkezine alan yapılara dönüşüyor. 2045’e doğru ilerlerken, iş dünyası sadece dönüşmeyecek, ‘dijital rönesans’ ile yeniden tanımlanacak. Çünkü bu dönem; teknolojinin iş modellerini dönüştürdüğü değil, işin kendisini yeniden yazdığı bir dönem olacak. 

Bugün dayanıklılık artık sadece ayakta kalabilmek değil; belirsizlik içinde yön bulabilmek ve bu belirsizliği avantaja çevirebilmek anlamına geliyor. Dayanıklılığı da güçlü bir dijital çekirdek, güvenliğin yeniden tasarlanması, değer üreten yapay zekâ ve adaptif insan kaynağı ile sağlayabiliriz. Tech Connect İstanbul da bu dönüşümü anlamak, gerçek iş senaryolarını deneyimlemek ve liderlere yeni bir perspektif sunmak açısından önemli bir buluşma noktası.”

Deneyim alanları ve vizyon oturumları öne çıktı

Tech Connect İstanbul; ana sahne oturumlarının yanı sıra, siber güvenlik odağında gerçekleştirilen özel oturumlar ve deneyim alanları ile kapsamlı bir içerik sundu. Tech Connect İstanbul kapsamında; akıllı üretimden otonom sistemlere, bağlantılı cihazlardan veri odaklı perakende senaryolarına kadar geniş bir teknoloji ekosistemi katılımcılarla buluştu.

Bu sayede gerçek iş senaryolarındaki uygulamaları interaktif olarak sergilenerek katılımcılara birebir deneyim fırsatı sunuldu. Bu alanlar, teorik bilgiyi pratiğe dönüştüren yapısıyla etkinliğin öne çıkan bölümleri arasında yer aldı. Etkinlikte iş dünyası liderleri, teknoloji sağlayıcıları ve sektör uzmanları; dijital dönüşüm, yeni nesil iş modelleri ve teknoloji yatırımlarının geleceği üzerine görüşlerini paylaşırken, katılımcılar Vodafone Business çözümlerini birebir deneyimleme fırsatı buldu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Alp Türkyılmaz Futbol Menajerliğinde Zirveye Yükseldi

Eski İstanbul Konsolosu Alp Türkyılmaz, son üç yıldır sürdürdüğü futbol menajerliği kariyerinde dikkat çekici bir başarıya imza atarak zirveye yerleşti. Çağdaş Avrupa futbol sistemini Türkiye’de yaygınlaştırmayı hedefleyen Türkyılmaz, birçok oyuncunun hem Süper Lig ekiplerine hem de Avrupa kulüplerine transferinde önemli rol oynuyor.

Futbol dünyasında adından sıkça söz ettiren ünlü menajer, özellikle genç yeteneklerin uluslararası arenaya açılmasına katkı sağlamasıyla öne çıkıyor. Türkyılmaz’ın modern futbol anlayışını Türkiye’ye adapte etme çabaları, sektör içinde yakından takip ediliyor.

Öte yandan, geçtiğimiz günlerde A Milli Takım kaptanı Hakan Çalhanoğlu ile bir araya gelen Türkyılmaz, aralarındaki buzların eridiğini ifade etti. Görüşme sonrası yaptığı kısa açıklamada, ikili arasındaki ilişkilerin yeniden olumlu bir noktaya geldiğini tebessümle dile getirdi.

Alp Türkyılmaz’ın hem yurt içi hem de yurt dışındaki transfer hamleleriyle önümüzdeki dönemde de futbol gündeminde yer almaya devam etmesi bekleniyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kitapların izinde Kocaeli’yi adım adım keşfettiler

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği “Bir Kitap, Bir Şehir, Bir Yazar” projesinin ilk buluşması gençleri sadece okumaya değil, okuduklarını yaşamaya da davet etti. Proje kapsamında lise ve üniversite öğrencileri, edebiyat ile şehrin kültürel dokusunu bir araya getiren özel bir deneyim yaşadı.

SAYFALARDAN ŞEHRE UZANAN YOLCULUK

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Bir Kitap, Bir Şehir, Bir Yazar” programı kapsamında gençler, kentin tarihi mekânlarını ziyaret ettikten sonra yazar Sibel Eraslan ile bir araya geldi. Öğrencilerin günler öncesinden okuyarak hazırlandığı ve Eraslan’ın kaleme aldığı “4 Defter-Rumeli Rüzgârı” adlı eser etkinliğin odağında yer aldı. Göç, aidiyet ve tarih temalarını işleyen eser, gençlere hem duygusal hem de kültürel bir yolculuk sundu.

TARİHİ MEKÂNLARDA TEMATİK GEZİ

Kitabı önceden okuyan 60 kişilik öğrenci grubu, 17 Nisan’da eserin izini sürmek üzere sahaya çıktı. Sabah saatlerinde Orhan Camii’nde başlayan gezi, Selim Sırrı Paşa Konağı ve Saat Kulesi duraklarıyla devam etti. Katılımcılar, Kocaeli’nin simge yapıları arasında ilerlerken kitabın atmosferini birebir deneyimleme fırsatı buldu.

ŞEHRİN HAFIZASIYLA TANIŞTILAR

Gezi boyunca öğrenciler, sadece fiziksel mekânları değil, aynı zamanda bu mekânların taşıdığı tarihsel ve kültürel anlamları da keşfetti. Proje, gençlerin şehirle kurduğu bağı güçlendirirken, mekân bilincini de derinleştirdi. Etkinliğe lise ve üniversitelerden öğrenciler ve öğretmenler katılırken, vatandaşlardan da yoğun ilgi gözlemlendi.

FİNALDE YAZARLA BİREBİR BULUŞMA

Programın finali ise İzmit Millet Bahçesi’nde bulunan Alev Alatlı Kütüphanesi’nde gerçekleşti. Düzenlenen söyleşide Sibel Eraslan, öğrencilerle bir araya gelerek kitabın yazım sürecini, karakterlerini ve ilham kaynaklarını anlattı. Gençlerin sorularını yanıtlayan Eraslan, okurlarıyla interaktif bir sohbet gerçekleştirdi.

OKUMA KÜLTÜRÜNE YENİ BİR SOLUK

“Bir Kitap, Bir Şehir, Bir Yazar” projesi, hem gençlere okuma sevgisini kazandırıyor hem de boyutlu bir öğrenme fırsatı sunuyor. “En çok okuyan mı bilir yoksa gezen mi?” felsefesini her iki yönden de destekleyen bu projeyle gençler okuduklarını tasdikleyebilecekleri bir deneyim yaşıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bu tür projelerle gençlerin hem edebiyata hem de yaşadıkları şehri daha yakından tanımalarını hedefliyor.

“BİR KİTAP, BİR ŞEHİR, BİR YAZAR”

“Bir Kitap, Bir Şehir, Bir Yazar” çalışması; lise ve üniversite düzeyindeki öğrencilerin okuma kültürünü derinleştirmek, edebiyat ile şehir dokusunu buluşturmak ve gençlerin mekân bilincini geliştirmek amacıyla hayata geçiriliyor. Her ay belirlenen bir eser etrafında şekillenen programda, kitaplarda geçen ya da şehri simgeleyen mekânlara tematik geziler düzenlenirken, okur-yazar buluşmalarıyla da bu deneyim pekiştiriliyor. Projenin ikinci durağında ise 13 Mayıs’ta Ahmet Murat’ın “Taşı Taşırmak” adlı eseri ele alınacak ve katılımcılar yine kitapların izinde şehri keşfetmeye devam edecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Konak’ta 23 Nisan coşkusu Karantina Meydanı’nda yaşanacak

Konak’ta çocuklar, 25 Nisan Cumartesi günü, Konak Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Karantina Meydanı’nda düzenlediği Çocuk Şenliği’nde buluşuyor.

Konak Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel Karantina Meydanı’nda düzenlediği Çocuk Şenliği, bayram coşkusunu İzmir’den yayacak. 25 Nisan Cumartesi günü, tüm çocuklara açık olan şenlikte gün boyu müzik, dans, spor etkinlikleriyle bayram neşesi yaşanacak. Karantina Meydanı konserler, dans gösterileri, atölye çalışmaları, DJ performansları ve spor etkinlikleriyle bir gün boyunca tamamen çocuklara ayrılacak.

Sahne çocuklarda

23 Nisan Çocuk Şenliği kapsamında kurulacak sahnede çocukların sesi duyulacak. Çocuklar için şarkıların hiç ara vermeyeceği etkinlikte, İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu ve Vokal İzmir Popüler Müzik Korosu’nun yanı sıra Konak Belediyesi Çocuk Korosu ile Roman Kültür Çocuk Orkestrası sırayla sahne alarak performanslarını sergileyecek.

“Çocukların hep güldüğü bir ülke için…”

Tüm çocukları Çocuk Şenliğine davet eden Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Çocuklar mutlu olmayı, özgürce yaşamayı, eşit fırsatları, adil, umutlu ve güvenli bir geleceği hak ediyor. Çocukların hep güldüğü bir ülke için Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında 25 Nisan’da Karantina Meydanı’nda buluşuyoruz” ifadelerini kullandı. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı