Türk Girişimci Ozan Dökmecioğlu Boston’da 400 Milyon Dolarlık Gayrimenkul Portföyüne Ulaştı

Boston merkezli gayrimenkul geliştirme şirketi DND Homes, Boston ve Cambridge’de geliştirdiği projelerle çoklu konut portföyünü büyütmeye devam ediyor. Şirketin ABD ve Kuzey Kıbrıs’taki projeleriyle toplam yatırım portföyü yaklaşık 400 milyon dolar büyüklüğe ulaştı.

Boston ve Cambridge’de Stratejik Büyüme

Boston merkezli gayrimenkul geliştirme şirketi DND Homes, kurucusu ve CEO’su Ozan Dökmecioğlu’nun liderliğinde ABD’nin en dinamik gayrimenkul pazarlarından biri olan Boston ve Cambridge bölgelerinde çoklu konut projeleri geliştirmeyi sürdürüyor.Şirketin son dönemde duyurduğu projeler ve gerçekleştirdiği stratejik arsa yatırımları hem yerel medya hem de gayrimenkul sektörünün önde gelen yayınlarında yer alarak dikkat çekiyor.

Allston’da 145 Konutluk Yeni Proje

Boston’un Allston bölgesinde bulunan 201–207 Brighton Avenue adresinde planlanan yeni konut projesi, Boston’un önde gelen yerel haber platformlarından Universal Hub tarafından gündeme taşındı. Aynı proje, ABD gayrimenkul sektörünün önemli yayınlarından Banker & Tradesman tarafından da haberleştirilerek şehirde giderek yaygınlaşan “araçsız şehir yaşamı” konseptinin dikkat çeken örneklerinden biri olarak değerlendirildi. Altı katlı olarak planlanan projede toplam 145 konut birimi yer alması öngörülüyor.

East Boston’da 109 Konutluk Rezidans Projesi

DND Homes’un Boston’daki bir diğer önemli yatırımı ise 9 Chelsea Street – East Boston adresinde geliştirilen 109 konutluk rezidans projesi. Boston’un hızla gelişen bölgelerinden Maverick Square’de konumlanan projede konutların yanı sıra ticari alanların da yer alması planlanıyor.

Harvard’a Yürüme Mesafesinde 120 Konutluk Proje

Şirket ayrıca Cambridge’te büyümesini sürdürüyor. Harvard Üniversitesi’ne yürüme mesafesinde bulunan 122, 124 ve 132 Western Avenue adreslerindeki üç bitişik parseli portföyüne dahil eden DND Homes, bu lokasyonda 120 konutluk yeni bir rezidans projesi geliştirmeyi hedefliyor.

Uluslararası Deneyimle Gelişen Bir Vizyon

DND Homes’un kurucusu ve CEO’su Ozan Dökmecioğlu, uluslararası kariyerinden edindiği deneyimi gayrimenkul geliştirme alanına taşıyarak Boston ve Massachusetts genelinde prestijli konut projeleri geliştirmeye devam ediyor. Dökmecioğlu aynı zamanda Kuzey Kıbrıs’ta yaşam odaklı büyük ölçekli projeler geliştiren DND Cyprus’un da kurucusu olarak faaliyet gösteriyor.

Boston ve Cambridge gibi yüksek talep gören pazarlarda geliştirilen projelerle birlikte DND Homes’un şehirdeki çoklu konut portföyünü adım adım büyüttüğü belirtiliyor. Şirketin ABD ve Kuzey Kıbrıs’taki projeleriyle toplam yatırım portföyünün yaklaşık 400 milyon dolar büyüklüğe ulaştığı ifade ediliyor.

DND Homes’un Boston’daki Konut Geliştirme Portföyü

  • 145 konut – Allston
  • 109 konut – East Boston
  • 120 konut – Cambridge

Toplam geliştirme hedefi: Yeni projelerle birlikte yaklaşık 800 konut

DND Homes Hakkında

DND Homes, merkezi Boston, Massachusetts’te bulunan uluslararası bir gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketidir. Şirket; lokasyon seçimi, proje geliştirme, mimari planlama, inşaat yönetimi ve uzun vadeli değer yaratma odaklı çoklu konut projeleri geliştirmektedir.

Boston ve Cambridge gibi ABD’nin en dinamik gayrimenkul pazarlarında faaliyet gösteren DND Homes, stratejik arsa yatırımları ve disiplinli geliştirme modeliyle sürdürülebilir büyümeyi hedeflemektedir.

Şirketin kurucusu ve CEO’su Ozan Dökmecioğlu, ABD ve Kuzey Kıbrıs’ta geliştirdiği projelerle yaşam odaklı ve uzun vadeli değer yaratan gayrimenkul projelerine imza atmaktadır.

DND Homes ve DND Cyprus’un ABD ve Kuzey Kıbrıs’taki projeleriyle toplam yatırım portföyü yaklaşık 400 milyon dolar büyüklüğe ulaşmıştır.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ege Maden İhracatçıları Birliği İzmir Marble Fuarı’na Alım Heyeti düzenliyor

Doğal taş sektöründe dünyanın en büyük üç fuarından biri olan MARBLE İzmir-Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı’na sayılı günler kala Ortadoğu’da çıkan savaş nedeniyle iptal edilmesinin istendiği haberlerine Ege Maden İhracatçıları Birliği’nden yalanlama geldi.

Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim ALİMOĞLU, bu yıl 14 – 17 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan MARBLE İzmir-Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı’nın Ortadoğu’daki savaş hali sebebiyle ileri bir tarihe ertelenmesi yönünde bir taleplerinin olmadığını, fuar ile eş zamanlı düzenlenecek Alım Heyeti programının da yüksek katılımlı gerçekleşmesi için yoğun mesai verdiklerini dile getirdi.

Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu olarak, binden fazla ihracatçının temsilcisi olarak, Ortadoğu’daki durumun Marble Fuarına ve sektöre olası etkilerini doğal olarak tartıştıklarını ifade eden Alimoğlu, “Yönetim Kurulu üyelerimiz konu hakkında fikirlerini beyan ettiler. Haklı olarak süregiden savaşın Ortadoğu’dan gelecek alıcıları olumsuz yönde etkileyeceğini dile getiren Yönetim Kurulu üyelerimiz oldu. Konuyu enine boyuna tartıştık ve fuara bu kadar kısa zaman kalmış olması sebebiyle, fuara destek olarak devam kararı aldık.” şeklinde konuştu.

Alım Heyeti Programı’nın iptal edildiği ile ilgili söylentiye de değinen Alimoğlu şöyle devam etti: “10 Mart 2026 Salı günü Aydın’da yaptığımız Yönetim Kurulu Toplantısında; “Fuarı ertelemeyelim; aksine dünyanın her yerinden alıcıları Alım Heyeti organizasyonuyla fuara getirip canlandıralım yönünde karar aldık. Bu kapsamda daha önce Ortadoğu ülkelerini alım heyeti programından çıkarıp, diğer potansiyel ülkelerdeki alıcılara yöneldik. Alım heyetine katılmak isteyen ihracatçılarımız için talep toplamaya devam ediyoruz. 11 Mart 2026 Çarşamba günü alım heyeti duyurularımızı tekrarladık. Alım Heyeti Organizasyonunu yapmak için kararlıyız. Çok sayıda firmamız alım heyetine katılmak için başvurdu. İthalatçılar tarafından da 17 ülkeden onlarca ithalatçıyı İzmir’de ağırlayacağız.” 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Vodafone Türkiye’nin Karbon Emisyonu 5 Yılda %94,77 Azaldı

Dijital altyapısı ve akıllı teknolojileriyle toplumu geleceğe bağlarken çevresel ayakizini de azaltmayı hedefleyen Vodafone Türkiye, 1 Nisan 2024 – 31 Mart 2025 mali yılına ait Çevre, Sosyal ve Yönetişim performansının ele alındığı “Vodafone Türkiye 2025 ÇSY Raporu”nu yayımladı. Rapora göre, şirketin Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonları baz yıl olan 2020’ye göre %94,77 oranında azalırken, Kapsam 3 emisyonlarının toplamı 436.415 ton karbondioksit eşdeğeri olarak ölçüldü. Nisan 2021’den bu yana IREC sertifikalı %100 yenilenebilir enerji kullanan Vodafone, kendi tesislerinde ürettiği 1,36 GWh yenilenebilir elektrikle bir önceki yıla göre üretim kapasitesini %14,28 artırırken, yenilenebilir enerji kaynaklarından 702,53 GWh elektrik sağlayarak Kapsam 2 emisyonlarını sıfırladı. Şebeke kaynaklı e-atıklarının %100’ünü yeniden kullanım veya geri dönüşüm yoluyla ekonomiye kazandıran Vodafone, müşterilerine sunduğu IoT çözümleriyle bir önceki yıla kıyasla yaklaşık %77’lik artışla müşterilerinin 933.371 ton karbon emisyon salımına engel olmalarına destek oldu.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi:

“Vodafone olarak, sürdürülebilirliği iş stratejimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Türkiye’de faaliyete başladığımız ilk günden bu yana dijital teknolojilerin gücünü kullanarak dünya ve içinde yaşadığımız toplum için daha iyi bir gelecek inşa etmek amacıyla faaliyetlerimizi sürdürüyor, etkimizi paydaşlarımızla şeffaflıkla paylaşıyoruz. Ekosistemimize karşı taşıdığımız sorumluluğun farkında olarak, 2010 yılından bu yana sürdürülebilirlik raporlaması alanında elde ettiğimiz deneyimle raporlarımızı hazırlıyor; faaliyetlerimizin çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarını değerlendirerek, performansımızı şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda uluslararası standartlarda raporluyoruz. Son raporumuzda da paydaşlarımıza çevre, sosyal ve yönetişim alanlarındaki faaliyetlerimizin bir özetini sunuyoruz. Yarattığımız etkiyi Vodafone Grubu’nun Amaç Odaklı Yaklaşımı rehberliğindeki değer alanları çerçevesinde ele alıyoruz. Sürdürülebilir bir geleceğin yanında durmaya devam edeceğiz.”

Enerji yönetim sistemleriyle tasarruf

Vodafone, operasyonel süreçlerindeki enerji ihtiyacını yüksek enerji verimliliği sağlayan enerji yönetim sistemleriyle yönetiyor. Teknoloji merkezlerinin iklimlendirme altyapısını yönetmek için Yapay Zekâ Destekli Dijital Termal Yönetim Uygulaması’nı kullanan şirket, bu sayede Güç Kullanım Verimliliği parametresinde %10 iyileşme sağlarken, iklimlendirme altyapısında %30’a varan enerji tasarrufu elde etti. Diğer yandan, 4 veri merkezinde hayata geçirdiği Değişken Frekanslı Sürücü uygulamasıyla, yıllık yaklaşık 1.100 MWh enerji tasarrufu elde ederek, yaklaşık 525 ton karbon emisyonunu engelledi ve 23 bin ağaç dikimine eşdeğer bir çevresel katkı sağladı. Ayrıca, yapay zekâ destekli optimizasyonlar sayesinde yıllık 9,6 GWh enerji tasarrufu elde ederek, yaklaşık 3 bin kişinin yıllık elektrik tüketimine ve 30 bin ağaçla sağlanabilecek 4.700 ton karbondioksit tasarrufuna eşdeğer bir oran yakaladı.

Şebeke kaynaklı e-atıkların %100’ü ekonomiye geri kazandırıldı

Vodafone, döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda, geri dönüştürülebilir ve yeniden kullanılabilir ürünlerin geliştirilmesine önem veriyor. Şirket, raporlama döneminde, şebeke kaynaklı 2.137 ton e-atığın geri kazanım ve geri dönüşümünü, 4.508 kilo atığın ise yeniden kullanımını sağladı. Şebeke kaynaklı atıkların yanı sıra 28,57 ton operasyonel atığın ise tümünün geri dönüşümü sağlandı. Telefonların yanı sıra arızalı ve hasarlı şebeke ekipmanlarını da ikinci el olarak değerlendiren Vodafone, 18.839 mobil cihazı yeniden kullanıma uygun hale getirdi. Türkiye’de lansmanı 2023 yılında yapılan ve tüm dünyada toplam bir milyon telefon toplanmasının hedeflendiği Gezegen İçin Bir Milyon Telefon projesi kapsamında bugüne kadar 500 bini aşkın telefon toplandı.

Kadın çalışanları desteklemeye devam etti

Vodafone, bünyesindeki Vodafone Vakfı ile toplumsal gelişim ve sürdürülebilir değişimi destekleyen projeler yürütüyor. Raporlama döneminde, Vakıf projelerinden “Yapay Zekâ Yıldızları” ile 55 bini aşkın çocuk ve gence, “Dijital Benim İşim” projesiyle ise 7 bini aşkın kadına ulaşıldı. Bu projelerde 289 Vodafone çalışanı gönüllü olarak görev aldı. Kırmızı Işık uygulaması 382.000’den fazla kez indirilirken, aylık 1.000 aktif kullanıcısıyla önemli bir etki yarattı. Vodafone, kadın yönetici oranını 2030’a kadar %40’a çıkarma hedefi kapsamında, 2024-25 mali yılında %44 kadın yönetici oranına ulaştı. Tüm çalışanların %43’ünü kadınlar oluştururken, işe yeni alınan çalışanlar arasında kadın çalışan oranı %47 olarak gerçekleşti. Şirketin genç istihdam programı Discover Genç Yetenek Programı’na 10 bini aşkın başvuru yapılırken, 21 farklı üniversiteden 52 genç yetenek Vodafone ailesine katıldı. 

Ekonomiye katkısını sürdürdü

Vodafone, raporlama döneminde, altyapıyı güçlendirmeye, yenilikçi çözümler geliştirmeye ve dijitalleşmenin hızlanmasına katkı sağlamaya da devam etti. 2024-25 mali yılı içinde 19,1 milyar TL yatırım gerçekleştiren Vodafone’un servis gelirleri %83,4 büyüme oranı ile 101,8 milyar TL’ye yükseldi. Şirketin dönem sonu itibariyle mobil abone sayısı 25,2 milyona ulaştı. Doğrudan 3.021 kişiye istihdam sağlayan Vodafone, Türkiye’nin dört bir yanındaki operasyonlarıyla yerel ekonomilerin canlanmasına destek veriyor.

Raporlanan Kapsam 3 emsiyonlarının içeriği genişletildi 

Vodafone, sürdürülebilirlik raporlarını her yıl bir yenilik içerecek şekilde hazırlıyor. Son raporda, Kapsam 3 emisyon verileri Vodafone Grubu’nun açıkladığı yeni metodoloji çerçevesinde, 15 alt kategoriden 11 alt kategoriyi  kapsayacak şekilde  2020’den günümüze yeniden hesaplandı. Son mali yılda da Grubun iç ve dış denetiminden başarıyla geçen Vodafone Türkiye, ÇSY Komitesi’ni ve çalışma gruplarını yeniden yapılandırdı. Vodafone, ilk kez geçen yıl yayınladığı TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) uyum tablosuna ÇSY Raporu’nda bu yıl da yer verdi. Bu tablo, şirketin Türkiye pazarındaki faaliyetlerinin şeffaflığını artırarak, yerel düzenlemelere uyum sağlama konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor. Vodafone, ÇSY Raporu’nun web tabanlı bir versiyonunu da hazırlayarak interaktif veri ve içeriklerle daha geniş bir kitleye ulaşmayı hedefledi.

Küresel raporlama standartlarıyla uyumlu

Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative – GRI) tarafından yayımlanan GRI Standartları’na uyumlu hazırlanan “Vodafone Türkiye 2025 ÇSY Raporu”, şirketin imzacısı olduğu Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (United Nations Global Compact – UNGC) İlerleme Bildirimi olma özelliği taşırken, Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles – WEPs) ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA) katkısını da içeriyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çankaya’da Gençlere Yönelik Yeni İş Birliği Protokolü

Çankaya Belediyesi, sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu iş birliklerini genişletmeye devam ediyor. Çankaya Belediyesi, Habitat Derneği ile gençlere ve toplumsal gelişime yönelik protokolü imza altına aldı.

İş birliği protokolü Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu tarafından imzalandı.

Çankaya Belediyesi, gençlere ve toplumsal gelişime yönelik çalışmalar kapsamında Habitat Derneği ile iş birliği protokolü imzaladı. Protokol, Hüseyin Can Güner ve Bora Caldu tarafından Çankaya Gençlik Merkezi’nde düzenlenen törenle imza altına alınırken, törene belediye yetkilileri, dernek temsilcileri ve gençler katıldı.

“PROTOKOL ANKARA İÇİN DE BÜYÜK BİR ANLAM İFADE EDİYOR”

Törende konuşan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, yerel yönetimlerin sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu güçlü bağların kent yaşamını daha nitelikli hale getirdiğini belirtti. Güner, “Hayata geçirebileceğimiz farklı farklı modelleri, farklı uygulamaları içinde uygulayabileceğimiz programları ve etkinlikleri, Çankaya özelinde Habitat Derneği ile gerçekleştirecek olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Çankaya Başkent’in kalbi bugün imzaladığımız bu protokol aynı zamanda Ankara için de çok büyük bir anlam ifade edecek”  sözleriyle bu tür iş birliklerinin hem gençlerin gelişimi hem de toplumun geleceği açısından önem taşıdığını vurguladı.

GENÇLERİN SOSYAL VE DİJİTAL BECERİLERİ DESTEKLENECEK

Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ise yaptığı değerlendirmede, yerel yönetimlerle kurulan ortaklıkların toplumsal dönüşüm açısından önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Caldu, özellikle gençlerin dijital beceriler kazanması, girişimcilik alanında desteklenmesi ve sosyal projelerde aktif rol almasının Türkiye’nin geleceği için kritik olduğunu ifade etti.

Protokol kapsamında Çankaya’da gençlere yönelik çeşitli eğitim, atölye ve proje çalışmalarının hayata geçirilmesi planlanıyor. Dijital dönüşüm, girişimcilik, sürdürülebilirlik ve gönüllülük gibi alanlarda gerçekleştirilecek programlarla gençlerin hem kişisel gelişimlerinin desteklenmesi hem de toplumsal sorunlara çözüm üretme süreçlerine daha aktif katılmaları hedefleniyor.

GENÇLERİN KARAR SÜREÇLERİNE KATILIMI ARTACAK

Protokol, yerel yönetim ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iletişimi güçlendirmeyi ve ortak projelerin daha sistemli yürütülmesini hedefliyor. Taraflar, özellikle gençlerin karar alma süreçlerine katıldığı projelerin geliştirilmesi konusunda iş birliği konusunda mutabık kaldı. Gençlere yönelik eğitim programlarının artırılması, sosyal inovasyon projelerinin desteklenmesi ve gönüllülük faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasını da kapsayan iş birliğiyle, Çankaya’da gençlerin daha aktif ve katılımcı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlayacak projelerin hayata geçirilmesi ve yerel kalkınmaya destek olunması amaçlanıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ticaret Satış Hacim Endeksi, Ocak 2026

Ticaret satış hacmi yıllık %7,6 arttı, perakende satış hacmi yıllık %18,8 arttı

Ticaret satış hacmi (2021=100) 2026 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %7,6 arttı. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi %13,6 arttı, toptan ticaret satış hacmi %1,5 arttı, perakende ticaret satış hacmi ise %18,8 arttı.

Ticaret satış hacmi yıllık değişim oranı (%), Ocak 2026

Ticaret satış hacmi aylık %0,1 arttı, perakende satış hacmi aylık %2,4 arttı

Ticaret satış hacmi (2021=100) 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre %0,1 arttı. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi %3,4 arttı, toptan ticaret satış hacmi %1,6 azaldı, perakende ticaret satış hacmi ise %2,4 arttı.

Ticaret satış hacmi aylık değişim oranı (%), Ocak 2026

Ticaret satış hacmi yıllık ve aylık değişim oranları (%), Ocak 2026

Ticaret satış hacmi

Motorlu kara taşıtların ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ve onarımı
Toptan ticaret
Perakende ticaret
 
Perakende satış hacmi yıllık ve aylık değişim oranları (%), Ocak 2026
Perakende ticaret
Perakende ticaret(saat, mücevher hariç)
Gıda, içecek ve tütün
Gıda dışı (otomotiv yakıtı hariç)
Bilgisayar, kitap, iletişim aygıtları
Elektrikli eşya ve mobilya
Tekstil, giyim ve ayakkabı
Tıbbi ürünler ve kozmetik
Posta veya internet üzerinden
Otomotiv yakıtı
 
 
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ciro Endeksleri, Ocak 2026

Toplam ciro yıllık %35,8 arttı

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi (2021=100), 2026 yılı Ocak ayında yıllık %35,8 arttı.

Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2026 yılı Ocak ayında yıllık sanayi sektörü ciro endeksi %30,0 arttı, inşaat ciro endeksi %34,0 arttı, ticaret ciro endeksi %39,4 arttı, hizmet ciro endeksi %33,8 arttı.

Toplam ciro yıllık değişim oranı(%), Ocak 2026

Ciro endeksleri yıllık değişim oranları(%), Ocak 2026

Toplam ciro aylık %2,6 arttı

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi (2021=100), 2026 yılı Ocak ayında aylık %2,6 arttı.

Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2026 yılı Ocak ayında aylık sanayi sektörü ciro endeksi %0,3 arttı, inşaat ciro endeksi %4,4 arttı, ticaret ciro endeksi %3,6 arttı, hizmet ciro endeksi %2,1 arttı.

Toplam ciro aylık değişim oranı(%), Ocak 2026

Ciro endeksleri aylık değişim oranları(%), Ocak 2026

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İklim dostu Enpara Bank, 267 ton karbon emisyonunu nötrledi

Enpara Bank, “İklim Dostu Bankacılık” yaklaşımıyla, 2025 yılında hayata geçirdiği çalışmalar sonucu, dijital kanallarının kullanımından kaynaklanan karbon emisyonlarını, yenilenebilir enerji kaynaklı karbon sertifikalarıyla nötrledi. Banka, bunun yanı sıra kredi kartı ve banka kartlarının üretiminde kullanılan malzemelerden ortaya çıkan emisyonlarını da nötrledi. 

2012 yılından bu yana yenilikçi ve müşteri odaklı yaklaşımıyla, uçtan uca dijital ve masrafsız bankacılık hizmeti sunan Enpara Bank, geleneksel bankacılık kalıplarını dönüştürürken, çevresel sürdürülebilirlik alanında da sorumluluk alıyor. Banka bu anlayışla hayata geçirdiği çalışmalar sonucunda operasyonel süreçlerini çevre dostu uygulamalara dönüştürerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor.

Bankanın web sitesi ve tüm dijital kanalları üzerinden gerçekleşen işlemlerden doğan enerji kullanımının çevresel etkisi, yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan sertifikalar aracılığı ile dengelendi. Bununla beraber, Enpara’nın müşterilerle fiziksel olarak temas ettiği noktalar olan kredi kartı ve banka kartlarının üretiminde kullanılan malzemelerden kaynaklanan emisyonlar da karbon sertifikaları aracılığıyla dengelendi. Kart üretiminde kullanılan malzeme kaynaklı oluşan 40 ton, dijital kanallar üzerinden ortaya çıkan 227 ton; toplamda ise nötrlenen 267 ton karbon emisyonu, yaklaşık 4.415 yetişkin ağacın yıllık olarak önlediği karbon emisyonuna eşit.

Kurulduğu günden bu yana tamamen dijital bankacılık modeliyle faaliyet gösteren Enpara, %100 şubesiz ve uçtan uca dijital bankacılık uygulamalarıyla da doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyor. Bu kapsamda iklim dostu bankacılık hedefleriyle 2025 yılında toplam 11,3 milyon adet kâğıt tasarrufu sağlandı. Enpara Bank, çevreci uygulamalarıyla iklim dostu bankacılık yaklaşımını ortaya koymaya devam ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kron Teknoloji 2025’te Beklentilerin Üzerinde Büyüdü: Gelirler %31, Yinelenen Gelirler %43 Arttı!

Borsa İstanbul’da (BIST: KRONT) işlem gören Kron Teknoloji, 2025 tam yılı denetlenmiş finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, UFRS bazlı gelirlerini reel olarak %31 artırarak beklentilerin belirgin bir şekilde üzerine çıkarken, %51’lik FAVÖK marjıyla sektörde dikkat çeken bir kârlılık seviyesine ulaştı. 2007 yılında İstanbul’da kurulan Kron Teknoloji, yerli sermaye ve mühendislik gücüyle geliştirdiği özgün yazılım çözümleri sayesinde küresel siber güvenlik pazarında önemli bir konuma sahip bir Türk teknoloji şirketidir. Türkiye’deki üç Ar-Ge merkezinde geliştirilen teknolojiler bugün 35 ülkede 400’ü aşkın kurumsal müşteri tarafından kullanılmakta; bu başarı, Türk yazılımının uluslararası rekabet gücünü giderek daha güçlü biçimde ortaya koymaktadır. 

Abonelik Modeli Güçlü Büyümenin Motoruna Dönüştü

Finansal başarının yanı sıra, iş modelinde gerçekleştirilen dönüşüm de yılın en önemli kazanımlarından biri oldu. Abonelik tabanlı yapıya geçişini kararlılıkla hızlandıran Kron Teknoloji, 2025 yılında Yıllık Tekrarlayan Gelirini (ARR) %43 artırarak iki yıl öncesine kıyasla neredeyse üç katına çıkardı. USD bazlı faturalandırılan gelirler %25 büyürken, güçlü gelir artışı ve disiplinli maliyet yönetimi sayesinde şirket %51 FAVÖK marjına ulaşarak revize edilen hedeflerini de aştı.

Gelirlerin yarısından fazlasını oluşturan abonelik ve bakım gelirleri, Kron’un iş modelindeki yapısal dönüşümün en somut göstergesi oldu. 2025 yılında 74 yeni müşteri kazanan şirketin toplam müşteri sayısı 400’ü aşarken, uluslararası satışların payı %30’a ulaştı.

2025’in hem büyüme hem karlılık hem de iş modeli dönüşümü açısından beklentilerin üzerinde kapandığını vurgulayan Kron Teknoloji Co-CEO’su Ayşe Yenel sözlerini şöyle sürdürdü: “ARR’nin iki yılda üç katına çıkması, abonelik odaklı stratejimizin artık kalıcı ve bileşik bir ivme yarattığını gösteriyor. Bu ivmeyi büyüme yatırımlarıyla destekliyoruz: Ar-Ge harcamalarımızı sürdürürken operasyonel alt yapımızı ve global satış yapımızı da ölçeklendiriyoruz. Büyüme döneminde hem karlılığı hem yatırımı birlikte yönetmek, Kron’un sürdürülebilir büyüme hedeflerine koşarken en önemli odaklarımızdan biri olacak.” 

Siber Güvenlikte Büyüyen Pazar, Artan Tehdit.

Dijitalleşmenin hız kazanması ve kurumsal altyapıların giderek daha karmaşık bir hal almasıyla birlikte siber güvenlik, bugün kurumların en kritik stratejik gündem maddelerinden biri haline gelmiş durumda. Küresel ölçekte artan düzenlemeler ve uyum gereksinimleri, sektördeki yatırım ihtiyacını her geçen yıl daha da yukarı taşıyor.

Bu tabloya yapay zekanın hızla kurumsal dünyaya nüfuz etmesi de eklenince siber güvenlik yeni bir dönüşüm evresine giriyor. Yapay zeka uygulamaları, servis hesapları ve otomasyon süreçleri aracılığıyla kurumsal altyapılarda yönetilmesi gereken yeni kimlikler, denetim altına alınması gereken yeni erişim noktaları ve yanıt bekleyen yeni tehditler yaratıyor. Bugün kurumsal ortamlarda insan dışı kimlikler insan kimliklerini 144’e 1 oranında geçmiş durumda; araştırmalar siber saldırıların yaklaşık %80’inin kimlik bilgilerinin ele geçirilmesiyle gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan Kron Teknoloji Co-CEO’su Zeynep Yenel Onursal şöyle dedi: “Siber güvenlik pazarı büyüyor ve bu büyüme yapısal — regülasyonlar, dijitalleşme ve yapay zeka birlikte kalıcı bir talep zemini oluşturuyor. Kron olarak bu dönüşümün tam merkezinde konumlanıyoruz: Çözümlerimizin bir sonraki nesli yalnızca insanları değil, hızla genişleyen makine kimliği evrenini de kapsıyor. Küresel analistlerin bizi bu alanda lider olarak tanımlaması, ürün stratejimizin doğru yerde durduğunu teyit ediyor.”

Kurum kültürü ile de lider

Finansal performansının yanı sıra Kron Teknoloji, kurumsal kültürü ile de öne çıkıyor. Çalışanlarının doğrudan geri bildirimlerine göre değerlendirilen Kron Teknoloji, 2025 yılında hem Great Place to Work® sertifikası aldı hem de Teknoloji kategorisinde Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesinde yerini aldı. Şirket, büyüme sürecinde de kurumsal kültürünü ve çalışan deneyimini stratejik bir öncelik olarak koruyor.

Bir Bakışta 2025

UFRS Gelir Büyümesi

%31

USD Faturalandırılan Gelir Büyümesi

%25

FAVÖK Marjı

%51

ARR Büyümesi

%43

Yeni Müşteri

74

Toplam Müşteri

400+

Faaliyet Gösterilen Ülke

35

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

1,2 Trilyon TL’lik Sigorta Sektöründe Rekabetin Yeni Alanı: Ödeme Altyapısı

Türkiye sigorta sektörü büyümesini hız kesmeden sürdürüyor. Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre, sektörün toplam büyüklüğü 2025 yıl sonu itibarıyla 1,22 trilyon TL’ye ulaştı. Toplam prim üretimi bir önceki yıla göre %45,8 artarken, hayat dışı sigortacılık 1,04 trilyon TL ile hacmin büyük bölümünü oluşturdu.

Artan hacim ve ürün çeşitliliği, sigorta sektöründe rekabet dinamiklerini de dönüştürüyor. Hasar karar süreçlerinin yapay zeka destekli sistemlerle saniyelere indiği bu dönemde, paranın müşteriye ulaşma hızı ve tahsilat süreçlerinin sorunsuz işlemesi kritik hale geliyor.

KPMG Türkiye tarafından yayımlanan 2025 Sigorta Sektörel Bakış Raporu’nda, parametrik sigortacılık modellerinin belirli bir olay gerçekleştiğinde hızlı ve otomatik ödeme yapabilme kabiliyetiyle rekabet avantajı sağladığı vurgulanıyor. Boston Consulting Group analizleri ise gömülü sigortacılık modellerinin önümüzdeki yıllarda önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu ve dönüşüm oranlarını artırabildiğini ortaya koyuyor.

KPMG uzmanları tarafından yüzde 100 büyüme potansiyeline sahip bir alan olarak tanımlanan sigortacılık sektörünün evrildiği bu tabloda, uçtan uca teknolojik altyapı rekabetin bir gerekliliğine dönüşüyor. Ödeme altyapısı, sigortacılık süreçlerinde artık yalnızca operasyonel bir arka plan unsuru olmanın ötesinde, sektörün büyümesini destekleyen stratejik bir katman haline geliyor. Hasar ödemelerini saniyeler içinde gerçekleştirmeye başlayarak sigortacılıkta hız kavramını müşteri deneyimine dönüştüren küresel örneklerde olduğu gibi, rekabet avantajı yalnızca risk değerlendirme tarafıyla sınırlı kalmayarak para hareketinin altyapısında da oluşuyor.

Tahsilattan Operasyon Yönetimine Bütünsel Yaklaşım

Bütünleşik ödeme çözümleri platformu Rubikpara, sigorta şirketlerine yalnızca tahsilat altyapısı değil; satışın tamamlanmasıyla başlayan ödeme ve ödeme sonrası operasyonların bütüncül yönetimini sağlayan bir yapı sunuyor. Raporlama, mutabakat, iade ve iptal gibi kritik süreçleri tek çatı altında ele alan bu altyapı, farklı poliçe yapıları ve dağıtım modellerine uyum sağlayabilen entegrasyon esnekliğiyle destekleniyor. İşlem sağlığını korumaya yönelik izleme ve kontrol katmanları sayesinde şüpheli işlemlerin filtrelenmesi de mümkün hale geliyor.

Sigorta ekosisteminde sık karşılaşılan taksit beklentisi, uzaktan tahsilat ihtiyacı ve operasyonel yük gibi başlıklarda süreci sadeleştiren Rubikpara, acente ve kurumların verimliliğine katkı sağlıyor. Sanal POS, link ile ödeme ve taksitli ödeme senaryolarını destekleyen yapısıyla prim tahsilat süreçlerini daha esnek ve yönetilebilir hale getiriyor.

Poliçe iptali ve prim iadesi süreçlerinde operasyonel yükün azaltılması; düzenli raporlama ve kırılımlı mutabakat imkânı sayesinde finans ekiplerinin işleyişinin sadeleşmesi de Rubikpara yaklaşımının önemli bileşenleri arasında yer alıyor. Güvenlik ve risk kontrolleriyle desteklenen bu yapı, hem işlem sürekliliğini hem de finansal şeffaflığı güçlendirerek sigorta şirketlerinin büyüme süreçlerini daha sağlıklı bir zemine taşımasına destek oluyor.

Rubikpara’nın, 72 şirketin faaliyet gösterdiği sigorta sektöründeki üye işyerlerine ilişkin 2025 verileri de prim ödemelerinde esneklik beklentisinin giderek daha belirleyici hale geldiğini ortaya koyuyor. 2025 yılında Rubikpara üzerinden gerçekleştirilen sigortacılık işlemlerinin yüzde 42’si taksitli olarak gerçekleşti. Bu oran, taksitli ödeme seçeneğinin artık istisnai bir uygulama olmaktan çıkarak müşteri beklentisinin önemli bir parçası haline geldiğine işaret ediyor.  

Çok Taraflı Para Akışında Standardizasyon

Sigorta sektöründe ödeme altyapısının stratejik değeri yalnızca tahsilat hızında değil, para akışının doğru ve şeffaf biçimde yönetilmesinde ortaya çıkıyor. Bir poliçe priminin sigorta şirketi payı ve acente komisyonu gibi farklı kalemlere dağıtılması gereken durumlarda, manuel yürütülen mutabakat süreçleri operasyonel yükü artırırken hata riskini de beraberinde getiriyor. Çok taraflı para akışlarını tek bir yapı altında standardize eden Rubikpara, prim tahsilatının ilgili paydaşlara otomatik ve izlenebilir biçimde aktarılmasını sağlıyor. Bu yaklaşım, manuel işlemlere duyulan ihtiyacı azaltırken, kurumlara operasyonel verimliliklerini artırma şansı sunuyor.

“Ödeme Artık Stratejik Bir Temas Noktası”

Sigorta sektöründe ödeme altyapısının stratejik önemine dikkat çeken Rubikpara Yönetim Kurulu Üyesi Akif Eroğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Sigortacılıkta ödeme süreçleri artık satışların tamamlanmasını, yenilemelerin devamlılığını ve operasyonel verimliliği doğrudan etkileyen bir temas noktası. Ödeme adımındaki hız ve kolaylık, satın alma kararını belirleyebildiği gibi; yenileme dönemlerinde sorunsuz işleyen bir süreç müşteri devamlılığı açısından da kritik rol oynuyor. Bunun yanında, mutabakat, raporlama ve iade süreçlerinin sadeleşmesi sigorta şirketlerinin operasyonel maliyetlerini ve hata riskini azaltıyor.”

Operasyonel verimliliğin tüm kurumlarda sürdürülebilir büyüme için bir gereklilik olduğunu belirten Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sigorta sektöründe prim tahsilatının çoğu zaman birden fazla paydaşa dağıtıldığı düşünüldüğünde, para akışının doğru ve verimli biçimde yönetilebilmesi ölçeklenebilirlik açısından belirleyici bir kabiliyet haline geliyor. Rubikpara olarak çok taraflı para akışlarını standardize eden ve manuel mutabakat ihtiyacını azaltan platformumuzla sigortacılık sektörünün sürdürülebilir büyümesine katkı sunmayı hedefliyoruz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Özak Tekstil, Küresel Rekabet Gücünü SAP S/4HANA ile Dijital Zirveye Taşıyor

Özak Global Holding’in tekstil sektöründe faaliyet gösteren iştiraki Özak Tekstil’in siparişten üretime, lojistikten mali süreçlere kadar tüm operasyonlarını tek platformdan yönetmesini sağlayacak MARATHON+ SAP S/4HANA Projesi, NTT DATA Business Solutions Türkiye iş birliğiyle başladı. Özak Tekstil’in kurumsal altyapısını, dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda güçlendirecek projeyle, operasyonel yapının daha entegre bir sistem altyapısıyla desteklenmesi sağlanacak. 

Dijital dönüşümü sürdürülebilir büyümenin temel koşulu olarak gören Özak Global Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, projeye dair şu değerlendirmede bulundu: “Özak Tekstil; 40 yılı aşan birikimi, deneyimli tasarım ve Ür-Ge ekipleriyle bugün dünya markalarına koleksiyon hazırlayan, 25’ten fazla global devle çalışan ve 30’u aşkın ülkeye ihracat yapan en güçlü şirketlerimizden biri. Bugüne kadar imza attığımız başarıları küresel ölçekte çok daha ileriye taşımak; ancak veriye dayalı ve bütüncül bir yönetim anlayışıyla mümkün. MARATHON+ SAP S/4HANA projesiyle veri odaklı iş yapış biçimimizi ve yönetim yaklaşımımızı daha da güçlendirerek, sektördeki farkımızı çok daha net bir şekilde ortaya koyacağız.”

Dönüşümle %35e varan iyileştirme potansiyeli

Dönüşümün operasyonel sonuçlarına dikkat çeken Özak Tekstil Grup Başkanı Urfi Akbalık, şunları söyledi: “Hazır giyim sektörü; sadece maliyetleri yönetenlerin değil, veriden aldığı gücü sürdürülebilir büyümeye dönüştürenlerin geleceği şekillendirdiği yeni bir döneme giriyor. NTT DATA Business Solutions Türkiye iş birliğiyle başlattığımız MARATHON + SAP S/4HANA projesiyle Özak Tekstil olarak tüm süreçlerimizi uçtan uca dijitalleştiriyoruz. Amacımız, operasyonel tekrarları ortadan kaldırarak veriyi tek doğru kaynaktan yönetmek. Ön analizlerimiz, bazı iş süreçlerinde %35’e varan bir iyileştirme potansiyeli öngörüyor. Bu hamleyle operasyonel gücümüzü çok daha verimli kullanırken, veriyle karar alan çevik yönetim modelimizi de pekiştireceğiz.”

NTT DATA Business Solutions META Bölgesi Profesyonel Hizmetlerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Serdal Mermer de şunları söyledi: “Özak Tekstil’in dijital dönüşüm vizyonunu hayata geçireceği bu maratonu birlikte koşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Farklı sektör ve coğrafyalarda edindiğimiz 35 yılı aşkın deneyimle, en yeni teknolojileri kullanarak müşterilerimizin iş süreçlerini uçtan uca tasarlıyoruz. Bu projeyle Özak Tekstil’de süreçler arasındaki koordinasyon güçlendirilecek, karar alma mekanizmaları daha şeffaf ve izlenebilir hale gelecek. Operasyonel yetkinlikler ortak standartlarla pekiştirilirken, maliyet yönetiminde etkinliği ve iş yapış biçimlerinde tutarlılığı ileri seviyeye taşıyan bir altyapı da oluşturulacak.” 

Projeyle ilgili değerlendirmelerini paylaşan SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan ise “Tekstil ve hazır giyim sektörü, Türkiye’nin küresel arenadaki rekabet gücü açısından kritik bir öneme sahip, lider sektörlerden biri. Özak Tekstil’in, iş ortağımız NTT DATA Business Solutions ile başlattığı bu dönüşüm yolculuğu, sektörün dijital yetkinliğini gösteren önemli bir adımdır. Tüm iş süreçlerinin modern, güvenli ve ölçeklenebilir bir ERP altyapısı olan SAP S/4HANA’ya taşınması, sadece bir teknoloji değişimi değil, veriye dayalı yönetim anlayışıyla sürdürülebilir büyüme için atılmış sağlam bir temeldir. RISE with SAP ile gerçekleşen bu dönüşümün, Özak Tekstil’in operasyonel hızını ve çevikliğini artırarak, kuruma küresel standartlarda verimlilik sağlayacağına inanıyorum. Türkiye’nin köklü sanayi kuruluşlarının dijitalleşme kararlılığı, iş dünyamıza ilham vermeye devam ediyor. Bu başarı hikayesinin bir parçası olmaktan büyük gurur ve memnuniyet duyuyoruz.” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı