AHİD’den Ankara’ya Değer Katan İsimlere Vefa Gecesi

Ankara’nın sosyal, kültürel, ekonomik ve toplumsal gelişimine katkı sunan kişi ve kurumları bir araya getirecek olan *Ahid Ankaralılar ve Ankara’ya Hizmet Edenler Derneği*, “Ahid – Ankara’ya Değer Katanlar Ödül Gecesi”** ile başkentin değerlerini onurlandırmaya hazırlanıyor.

Başkentin önemli buluşmalarından biri olması beklenen organizasyon, devlet erkanı, siyaset, iş dünyası, bürokrasi, sanat, spor, akademi ve sivil toplum camiasından çok sayıda seçkin ismi aynı çatı altında buluşturacak.

AHİD tarafından düzenlenen gece, Ankara’ya katkı sağlayan kişi ve kurumların emeklerini görünür kılmayı, toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi ve gelecek nesillere ilham verecek başarı hikâyelerini kamuoyuyla paylaşmayı amaçlıyor.

Ankara’nın Ortak Değerleri Aynı Masada Buluşacak

Ankara’nın sadece Türkiye’nin başkenti değil, aynı zamanda kültürün, üretimin, bilimin ve sosyal dayanışmanın merkezi olduğuna dikkat çeken AHİD başkanı Hilmi Yaman, ödül gecesinin farklı kesimleri ortak bir vizyon etrafında buluşturacağını ifade etti.

Dernek Başkanı Hilmi Yaman tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Ankara’ya değer katan, şehrimizin gelişimine katkı sağlayan ve toplumsal fayda üreten kişi ve kurumları onurlandırmak amacıyla düzenlediğimiz bu anlamlı gecede, başkentimizin ortak hafızasına ve geleceğine katkı sunan isimleri bir araya getireceğiz. AHİD olarak Ankara’ya hizmet edenlerin emeklerinin görünür olmasını ve bu çalışmaların yeni nesillere örnek teşkil etmesini önemsiyoruz.”

Ödüller Sahiplerini Bulacak

Gecede, farklı alanlarda Ankara’ya katkı sunan kişi, kurum ve kuruluşlara çeşitli kategorilerde ödüller takdim edilecek. Program kapsamında hazırlanan Organizasyon’da ilke imza atacak etkinliklerin de yer alması bekleniyor.

Başkentin birlik ve beraberlik ruhunu yansıtacak olan organizasyonun, Ankara’nın marka değerine katkı sağlayan isimleri aynı platformda buluşturarak önemli bir sosyal dayanışma örneği oluşturması hedefleniyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Katılımevim, Dünyanın En Hızlı Büyüyen Şirketleri Arasında İlk 50’de.

TIME dergisi ve saygın istatistik kuruluşu Statista tarafından hazırlanan “World’s Growth Leaders 2026” (Dünyanın Büyüme Liderleri) listesinde Katılımevim küresel ölçekte dikkat çeken bir başarı elde etti. Halka açık 1.000 prestijli şirketin yer aldığı listede Katılımevim, dünya genelinde 45’inci, Türk şirketleri arasında ise 5’inci sırada yer aldı. TIME ve Statista tarafından gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirmede; şirketlerin son beş yıldaki gelir artışı, çalışan sayısındaki büyüme ve sürdürülebilir  ölçeklenme kabiliyetini içeren operasyonel performansları esas alındı. Araştırmaya dahil edilen halka açık şirketler; kârlılık, borçluluk düzeyi, nakit akışı ve Finansal dayanıklılık gibi kriterlerin yanı sıra hisse getirisi, piyasa değeri artışı ve volatilite gibi göstergeler üzerinden de değerlendirildi. Yalnızca en hızlı büyüyen şirketleri değil, aynı zamanda güçlü mali yapıya ve sağlıklı piyasa performansına sahip sürdürülebilir büyüme liderlerini belirlemeyi amaçlayan bu listede üst sıralarda yer almak, Katılımevim’in verimli iş modelinin, güçlü organizasyon yapısının ve sürdürüebilir büyüme yaklaşımının uluslararası ölçekte takdir gördüğünü ortaya koydu. Katılımevim tarafından yapılan açıklamada, uluslararası alanda kazanılan bu başarının şirketin sürdürülebilir büyüme vizyonunu daha da güçlendirdiği vurgulanırken; “Birlikte büyüyoruz, birlikte güçleniyoruz” felsefesiyle bu önemli başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına, iş ortaklarına ve paydaşlara teşekkür edildi. 2023 yılından bu yana Borsa İstanbul’da KTLEV koduyla işlem gören Katılımevim, tasarruf Finansman sektöründe halka açık tek şirket olarak faaliyetlerini sürdürürken, istikrarlı büyüme performansını uluslararası platformlarda da tescillemeye devam ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

ING’den KOBİ’lere masrafsız bankacılık desteği

En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, masrafsız bankacılık yaklaşımıyla KOBİ’lerin günlük bankacılık işlemlerinden kaynaklanan maliyetlerini ortadan kaldırarak işletmelerin kazancını artıran çözümler sunuyor. EFT, havale ve FAST işlemlerini 7/24 ücretsiz gerçekleştirme imkânı sunan ING Türkiye, masrafsız ticari kredi kartı ve nakit iade fırsatlarıyla işletmelerin finansal süreçlerine doğrudan katkı sağlıyor. Günlük bankacılık işlemlerinin işletmeler üzerinde yarattığı maliyet yükünü azaltmayı hedefleyen ING Türkiye, ayrıca ING Mobil üzerinden sunduğu çözümlerle KOBİ’lerin para transferlerinden düzenli ödemelerine kadar tüm finansal süreçlerini zahmetsiz ve hızlı bir şekilde yönetmesine imkân tanıyor.

İşletmelere maliyet avantajı sağlanıyor.

Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan ING, KOBİ’lerin bankacılık işlemlerine ayırdığı zaman ve maliyeti azaltarak işletmelerin işlerine odaklanmasını destekliyor. Bu kapsamda para transferleri 7/24 ücretsiz olarak gerçekleştirilebiliyor ve 250.000 TL’ye varan ING Bonus Business kredi kartına ticari kredi ile birlikte başvurulabilirken yıllık kart aidatı da alınmıyor. Yeni yazarkasa POS’ları ile başvuru yapan işletmeler, 750.000 TL’ye kadar olan ciroda 5.000 TL’ye varan nakit iade fırsatından yararlanabiliyor. Bunun yanı sıra, ING Mobil üzerinden verilen iki ve üzeri otomatik ödeme talimatına da 2.500 TL’ye kadar nakit iade imkânı sunuluyor. ING müşterisi olma süreci ise tamamen dijital kanallar üzerinden, şubeye gitmeye gerek kalmadan hızlı ve kolay bir şekilde tamamlanabiliyor.

Hüsniye Ulu: İşletmelere zahmetsiz ve masrafsız bankacılık hizmeti sunuyoruz.

ING Türkiye Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hüsniye Ulu, işletmelere zahmetsiz ve masrafsız bankacılık hizmeti sunma hedefiyle ilerlediklerini aktararak “Günlük bankacılık işlemlerinde masrafları ortadan kaldırarak KOBİ’lerin finansal süreçlerini sadeleştirmeye ve görünmeyen maliyetleri kazanca dönüştürmeye odaklanıyoruz. 7/24 ücretsiz para transferleri, masrafsız ticari kredi kartı ve nakit iade fırsatlarıyla işletmelerin nakit akışlarını daha verimli yönetmelerine katkı sağlıyoruz. Dijital kanallarımız üzerinden sunduğumuz hızlı ve pratik çözümlerle ise müşterilerimizin bankacılık işlemlerine ayırdıkları zamanı azaltarak işlerini büyütmeye daha fazla odaklanmalarını destekliyoruz” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Karanlık fabrikalar üretimde yeni dönemin kapısını aralıyor

Banyo mobilyaları sektöründe global ölçekte faaliyet gösteren ORKA Banyo, dijitalleşmenin ileri aşamalarından karanlık fabrika yatırımıyla üretim modelinde stratejik bir dönüşüm yürütüyor. İnsan müdahalesinin minimuma indirildiği bu yapı, üretim süreçlerinin daha yalın ekiplerle, yüksek süreklilik ve verimlilikle sürdürülmesine olanak sağlamaktadır.

Üretim kapasitesi artıyor, bekleme süreleri azalıyor

Üretimde hız ve operasyonel çevikliğin merkezde olduğu yatırım kapsamında otomatik yükleme sistemleri, CNC hatları ve robotik konveyörler entegre bir yapıyla devreye alındı. Böylece kesimden hat içi transferlere kadar birçok süreç otomasyonla desteklenirken, üretim içi bekleme sürelerinin azaltılması ve akışın daha kontrollü ilerlemesi hedefleniyor. Yüksek otomasyon ve robotik sistemler, üretimde hassasiyeti ve tekrarlanabilirliği artırarak yüksek kalite standartlarının korunmasını da destekliyor.

Endüstri 4.0 uyumlu mevcut altyapısıyla halihazırda yıllık 750 bin adedin üzerinde modül üretim kapasitesine sahip olan şirket, artan otomasyon ve güçlenen hatlar arası entegrasyon sayesinde üretim kapasitesini yüzde 35-40 oranında artırmayı hedefliyor. Bu artış, 95 ülkeye ihracat yapan ORKA Banyo’ya yüksek hacimli siparişleri daha etkin yönetme kabiliyeti kazandırırken global pazarlardaki rekabet gücünü de destekliyor.

Tüm operasyonlarda yüksek görünürlük

Otomasyonu yalnızca makineleşme olarak ele almayan ORKA Banyo, üretim süreçlerini ORKA 360 Dijital Dönüşüm Programı kapsamında entegre bir veri ekosistemi üzerinden yönetiyor. SAP S/4HANA altyapısı sayesinde üretim, stok ve tedarik süreçlerine ilişkin farklı operasyonel katmanlar tek platform üzerinden izlenebiliyor. 

Tedarikten üretime, kalite kontrolden lojistiğe dijitalleştirilen süreçler operasyonel görünürlüğü artırırken karar alma süreçlerine de hız kazandırıyor. Kontrollü üretim akışı ve veri temelli yönetim yaklaşımı, kaynak kullanımının daha verimli planlanmasına zemin hazırlayarak şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini de destekliyor.

Gelecek odağında yapay zeka ve IoT var

2026 yılı için güçlü bir büyüme hedefi ortaya koyan ORKA Banyo, dijitalleşme vizyonunu nesnelerin interneti (IoT) ve yapay zeka tabanlı projelerle daha ileri taşımayı planlıyor. Makinelerden toplanan gerçek zamanlı veriler üzerinden geliştirilecek kestirimci bakım uygulamalarıyla, üretimi etkileyebilecek olası arızaların daha ortaya çıkmadan öngörülmesi amaçlanıyor. Talep tahminleme, stok yönetimi ve üretim planlama gibi alanlarda yapay zeka destekli modellerin devreye alınması da şirketin dijital dönüşüm yolculuğundaki öncelikli adımlar arasında yer alıyor.

Karanlık fabrika dönüşümünün şirketin global rekabet gücüne etkisini değerlendiren ORKA Banyo Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Yılmaz, açıklamasında şunları söyledi: “‘Karanlık fabrika yatırımımızı yalnızca mevcut ihtiyaçlara verilmiş bir yanıt olarak değerlendirmiyoruz. Uzun yıllardır sürdürdüğümüz dijital dönüşümümüzün yeni bir aşaması olan bu adım, geleceğin rekabetini şekillendirecek üretim modeline bugünden hazırlanmanın somut bir koşulu. Üretim stratejimizi veri temelli ve sürekli gelişen bir yapı üzerine kuruyoruz. Yüksek otomasyon ve yapay zeka uygulamalarıyla üretim altyapımızı daha akıllı hale getirerek global rekabet gücümüzü artırmayı sürdüreceğiz.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

KoçDigital ve Microsoft’tan Türkiye’nin küresel rekabetteki gücünü arttıracak yapay zeka hamlesi

Yapay zeka dünya genelinde üretimden tedarik zincirine, operasyonlardan karar alma süreçlerine kadar iş yapış biçimlerini yeniden şekillendirirken, KoçDigital ve Microsoft Türkiye, Türkiye’de kurumların küresel rekabetteki gücünü artırma amacıyla stratejik iş birliğine imza attı. 

Microsoft Türkiye ofisinde düzenlenen imza töreninde KoçDigital Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akarca, KoçDigital Genel Müdürü Evren Dereci, Microsoft Güney Avrupa Genel Müdürü Kristina Tikhonova ve Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin yer aldı.

İş birliği kapsamında KoçDigital’in Endüstri 4.0, yapay zeka, ileri analitik ve tedarik zinciri alanlarındaki deneyimi, Microsoft’un teknolojik altyapısıyla bir araya gelecek. İki şirket; Türkiye’de farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumların ihtiyaçlarını birlikte analiz ederek şirketler için özelleştirilmiş çözümler geliştirecek. Agentic AI, Industrial AI ve Physical AI alanlarında kurumsal ve endüstriyel çözümler ele alınacak. Copilot, Azure AI ve ilgili Microsoft teknolojileriyle geliştirilecek çözümlerin; şirketlerin süreçlerini daha hatasız, hızlı, verimli ve sürdürülebilir hale getirmesine katkı sunması amaçlanıyor.

KoçDigital Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akarca imza töreninde iş birliğine yönelik düşüncelerini paylaştı. Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısının yapay zeka ile birleştiğinde önemli bir rekabet avantajı yaratabileceğine dikkat çekti. Akarca, “Bu iş birliği, kurumların dijital dönüşümünü hızlandırmanın yanı sıra Türkiye’de endüstriyel yapay zeka ekosisteminin gelişimi için de değerli bir adım.” ifadelerini kullandı.

KoçDigital Genel Müdürü Evren Dereci de yapay zekanın artık kurumlar için yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, rekabet gücünü belirleyen yeni iş yapış şekli haline geldiğini vurguladı. Dereci, düşüncelerini “KoçDigital’in sektörel deneyimini Microsoft’un güçlü teknoloji altyapısıyla buluşturuyoruz. Amacımız, Türkiye’deki kurumların yapay zekayı somut iş sonuçları üreten, ölçeklenebilir bir değere dönüştürmesine katkı sağlamak.” sözleriyle dile getirdi.

Microsoft Güney Avrupa Genel Müdürü Kristina Tikhonova, iş birliğine ilişkin görüşlerini “Microsoft’un bulut ve yapay zeka teknolojilerini, KoçDigital’in güçlü sektör ve uygulama yetkinlikleriyle bir araya getirerek Türkiye’de endüstriyel yapay zeka ekosisteminin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz.” sözleriyle ifade etti.

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin, “Yapay zekanın dönüştürücü gücü, kurumlar için yeni büyüme ve rekabet alanları yaratıyor. KoçDigital ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğiyle, farklı sektörlerdeki kurumların yapay zekayı iş süreçlerine entegre ederek daha verimli, sürdürülebilir ve yenilikçi modeller geliştirmelerine destek oluyoruz. Yapay zeka tabanlı bu 360 derecelik kültür dönüşümü sayesinde projelerden daha somut ve ölçeklenebilir sonuçlar elde edildiğini görüyoruz.” dedi.

Mutabakat kapsamında taraflar, şirketlere özel kullanım senaryolarının belirlenmesi, hızlı prototipleme, pilot proje geliştirme, eğitim programları, hackathon’lar ve teknik destek faaliyetleri gibi alanlarda birlikte çalışma kararı aldı. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Fuarcılığın uluslararası liderleri İzmir’de buluştu

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde Fuar İzmir’de düzenlenen Küresel Fuarcılık Endüstrisi Birliği (UFI) Avrupa Konferansı Tarihi Asansör’de “UFI Fuar Direktörleri Zirvesi” ile başladı. 5 Haziran’da sona erecek zirve sektör profesyonelleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımına olanak sağlamasının yanı sıra uluslararası fuarcılık sektörü temsilcilerini İzmir’in tarihi ve kültürel mirasıyla buluşturmayı sürdürecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde 3-5 Haziran tarihlerinde düzenlenen Küresel Fuarcılık Endüstrisi Birliği’nin (UFI) Avrupa Konferansı kapsamında, farklı ülkelerden gelen fuarcılık ve etkinlik sektörü yöneticileri, satış, pazarlama ve iletişim liderleri, Tarihi Asansör’de yapılan UFI Fuar Direktörleri Zirvesi’nde bir araya geldi. Katılımcılar zirveye ulaşmak için İzmir’in bisiklet paylaşım sistemi BİSİM’i tercih etti. Konakladıkları otelden hareket eden sektör temsilcileri, Kordon’da pedal çevirerek Konak Pier, Saat Kulesi ve Karataş güzergâhını takip etti, ardından Tarihi Asansör’e ulaştı. Program süresince konuklar, İzmir’in mimari mirasını, kent kültürünü ve körfez yaşamını yakından tanıma fırsatı buldu. Katılımcılar, kentin tarihi ve sosyal dokusunu yerinde gözlemleyerek İzmir’i farklı bir perspektiften deneyimledi.

İzmir deneyimi öne çıktı

İlk günü Tarihi Asansör’de gerçekleştirilen zirvede, dönüşen fuarcılık anlayışı ele alındı. Katılımcılar, zirveye ilişkin değerlendirmelerinde İzmir deneyiminin öne çıktığını ifade ederek programın yenilikçi yaklaşımlar hakkında bilgi edinme, meslektaşlarla bağlantı kurma ve kenti çevreci bir ulaşım modeliyle keşfetme imkanı sunduğunu belirtti.

52 yıl sonradan yeniden

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde 3 – 5 Haziran 2026 tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenen UFI Avrupa Konferansı ile birlikte kent, 52 yıl sonra yeniden dünya fuarcılık sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olacak. Sektörün geleceğini şekillendiren başlıkların masaya yatırılacağı konferans kapsamındaki etkinlikler de İzmir’in fuarcılık deneyimini, kültürel mirasını ve kent kimliğini uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturmaya devam edecek. UFI Avrupa Konferansı kapsamında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da yarın sabah konuşma yapacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Küresel gücü ve yerel uzmanlığı ile ihracatçının çözüm ortağı QNB Türkiye’den yeni uygulama

QNB Türkiye, 30’a yakın ülkede faaliyet gösteren QNB Grup’un global ağıyla müşterilerinin nakit akışı yönetimine yönelik entegre çözümler sunmaya devam ediyor. 

Dış ticaret alanında faaliyet gösteren QNB Türkiye, QNB Grup’un faaliyet gösterdiği ülkelerdeki gücünden beslenen çözümleriyle Türk firmalarının uluslararası pazarlardaki ticaretini destekliyor. Banka, ihracatçıların finansman, tahsilat ve risk yönetimi ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunarak dış ticaret süreçlerinin farklı aşamalarında müşterilerinin yanında yer alıyor.

QNB Türkiye’den Irak ticaretinde yeni dönem

Bu yapının son dönemdeki örneklerinden biri de Irak ile çalışan ihracatçı müşterilere yönelik sunulan tahsilat çözümü oldu. QNB Türkiye, grup bankası Mansour Bank ile Irak kaynaklı ihracat bedellerinin Türkiye’ye daha hızlı ulaşmasını sağlarken, müşterilerine valör kaybı yaşanmadan kesintisiz bir ödeme akışı sunuyor. Bu yapı sayesinde ihracat bedellerinin daha hızlı tahsil edilmesi, nakit akış yönetiminde verimlilik sağlanması ve dış ticaret operasyonlarında süreçlerin daha hızlı ilerlemesi hedefleniyor.

QNB Türkiye OBİ ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Engin Turhan konuya ilişkin şunları söyledi: “QNB Türkiye olarak dış ticaret işlemlerinde uzman ekibimizle müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyoruz. QNB Grup’un 30’a yakın ülkedeki faaliyeti ve uluslararası gücü sayesinde müşterilerimize farklı pazarlarda entegre çözümler sunabiliyoruz. Irak ile çalışan ihracatçılarımıza sunduğumuz bu yapı da grup sinerjisinin somut örneklerinden biri. Bu çözüm sayesinde ihracat bedellerinin daha hızlı tahsil edilmesini sağlarken müşterilerimizin nakit akış yönetimini destekliyoruz.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği’nin Ortak Projesi

Daha sürdürülebilir bir dünya hedefiyle çalışmalarını sürdüren Vodafone, elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik etmeye ve bu konuda farkındalık yaratmaya devam ediyor. Şirketin e-atıkların geri dönüştürülerek hem doğanın korunması hem de doğa bilinci yüksek, sorumlu nesillerin yetişmesi amacıyla, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği işbirliğiyle başlattığı “Dünya İçin Lazım” projesi bir yılı geride bıraktı. Bu süreçte 37 tonu aşkın e-atık geri dönüşüme kazandırılırken, projeye destek veren gönüllü sayısı 500’ü, doğayı koruma eğitimleriyle ulaşılan kişi sayısı ise 75 bini aştı. Projenin ikinci yılında 650 gönüllü eğitmen ile 68 bin çocuğa daha ulaşılması ve 50 ton e-atığın geri dönüşüme kazandırılması hedefleniyor.

“Dünya İçin Lazım” projesinin yeni dönem hedefleri, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcıları Hasan Süel ve Meltem Bakiler Şahin’in yanı sıra WWF-Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula ve Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Koyuncu’nun katılımıyla, 5 Haziran Dünya Çevre Günü öncesi düzenlenen toplantıda paylaşıldı.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi:

“Vodafone olarak, ‘Herkes için dijital ve yeşil bir gelecek inşa etme’ vizyonumuz doğrultusunda doğayı korumak en önemli amaçlarımız arasında. Şirketimizde döngüsel ekonomi yaklaşımını benimsiyor; operasyon, ürün ve hizmetlerimiz sonucu ortaya çıkan e-atıkların hem oluşmasını azaltmaya, hem de geri dönüşümünü artırmaya odaklanıyoruz. Şirket içinde olduğu gibi şirket dışında da e-atık konusunda önemli çalışmalar yapıyoruz. Bir yıl önce, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği işbirliğiyle ‘Dünya İçin Lazım’ projesini hayata geçirdik. Amacımız, e-atıkları dönüştürerek doğamıza sıfır atık katkısında bulunmak ve doğayı koruma eğitimleri sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Projemizin gördüğü yoğun ilgi sayesinde, toplamayı hedeflediğimiz e-atık miktarına hedef tarihimizden önce ulaştık ve bugüne kadar toplam 37 tonu aşkın e-atığı geri dönüşüme kazandırdık. 

Projemizin ölçülebilir sosyal değerini de hesapladık. Buna göre, projemize yapılan her 1 TL’lik yatırım 4,56 TL’lik sosyal değer üretti. Elde ettiğimiz sonuçlar, yarattığımız etkinin yalnızca erişimle sınırlı kalmadığını; ölçülebilir ve kalıcı bir dönüşüme dönüştüğünü gösteriyor. Projenin ikinci yılında amacımız, geliştirdiğimiz eğitim müfredatıyla 81 ilde yüz yüze ve online eğitimler ile 68 bin çocuğa daha ulaşmak ve 50 ton e-atığı geri dönüşüme kazandırmak. Yeni dönemde de aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmalarımıza devam ederek etkimizi büyütmeyi hedefliyoruz. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nden hemen önce paylaştığımız, projemizin çevresel ve sosyal etkileri ile gururluyuz. Müşterimiz olsun olmasın herkesi bir gün lazım olur diye çekmecelerde duran e-atıkları getirerek projemize destek vermeye davet ediyoruz.”

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları kaydetti:

 “Vodafone olarak, içinde bulunduğumuz çevresel ekosisteme karşı taşıdığımız sorumluluğun her zaman farkındayız. Bu farkındalıkla, ticari aksiyonlarımızın yanı sıra sürdürülebilirlik odaklı aksiyonlarımıza da büyük önem veriyoruz. Bu düşünceyle, sürdürülebilirlik ekibimizle beraber pazarlama departmanı olarak, ‘Dünya İçin Lazım’ projesi için de güçlü bir lansman planı yaptık. Medya stratejimizi TV, radyo, açıkhava, dijital ve basılı mecraları kapsayan 360 derece bir yapı üzerine kurduk. Projeyi mobil uygulamamız Vodafone Yanımda ve mağaza kanallarımızda yaptığımız çalışmalarla da destekledik. Projemize destek veren tüm Vodafone’lu müşterilerimiz Yanımda uygulaması üzerinden form doldurarak e-atıklarını bağışladıktan sonra 5 GB hediye kazandı. Türkiye’nin dört bir yanındaki 760 mağazamızın tamamında aktif olarak e-atık topladık. Bir yılda topladığımız toplam 37 ton atığın 32 tonu mağazalarımızdan geldi. Sürdürülebilirliği önceliklendiren kurum olma vizyonumuz doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz.”

WWF-Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula, şöyle konuştu:

“‘Dünya İçin Lazım’ diyerek çıktığımız yolculukta, attığımız adımların, bugün çocukların üretimlerinde, okulların dönüşümünde, yerelin ve kamuoyunun ilgisinde karşılık bulduğunu görmek son derece kıymetli. ‘Dünya İçin Lazım’ projesi kapsamında geçtiğimiz yıl doğa koruma, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, e-atık ve ileri dönüşüm konularında çocuklara yönelik eğitim içerikleri geliştirdik. Yeni dönemde ise bu içerikleri daha da güçlendirerek daha fazla çocuk ve öğretmene ulaşmayı, doğa koruma bilincinin daha geniş bir alanda yaygınlaşmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Çocukların doğayla kurduğu bağı güçlendirmeyi yalnızca bir eğitim hedefi olarak değil, geleceğe dair ortak bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu nedenle, çocukların aktif katılımını ön plana çıkaran uygulamalarla doğa elçileri yaklaşımını daha da güçlendirmek istiyoruz. Çünkü doğa korumanın; kurumların, sivil toplumun, öğretmenlerin, gençlerin ve çocukların birlikte hareket ettiği bir gelecekte mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu yolculukta birlikte ürettiğimiz ve etkiyi büyüttüğümüz, Vodafone ve Habitat Derneği başta olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, daha sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam ediyoruz.”

Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Koyuncu ise şunları ifade etti: 

“‘Dünya İçin Lazım’ projesi, ilk yılında yalnızca geniş bir erişim yaratmakla kalmadı; çocukların bilgi, tutum ve davranışlarında ölçülebilir bir dönüşüm sağladı. Habitat Derneği olarak Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllü ağımız ve saha deneyimimizle bu dönüşümün uygulama tarafında yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Vodafone ve WWF-Türkiye işbirliğiyle yürüttüğümüz ‘Dünya İçin Lazım’ projesiyle, ikinci yılımızda da yalnızca çevre farkındalığı oluşturmayı değil; bilgi, tutum ve davranış dönüşümünü birlikte destekleyen kalıcı bir etki yaratmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz bir yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanında gönüllü eğitmenlerimizle birlikte yürüttüğümüz eğitimler, atölyeler, web seminerleri ve yaratıcı etkinliklerle 75 bini aşkın kişiye ulaştık. Çocukların çevre konularını yalnızca öğrenmesini değil; günlük yaşamlarında davranışa dönüştürmesini hedefledik. Sosyal etki analizimizde ortaya çıkan sonuçlar da bu yaklaşımın güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdi. Katılımcıların bilgi düzeyinde ortalama 50 puanlık artış ve sürdürülebilir davranış oranında 60 puanlık yükseliş sağlandı. Yeni dönemde 650 gönüllü eğitmenimizle 68 bin çocuğa daha ulaşmayı; Doğa Elçileri Programı, AI For Planet, Dünya İçin Lazım Festivali ve güncel eğitim modüllerimizle çocukların doğayla bağını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bizim için Dünya İçin Lazım, bir eğitim projesinden öte; çocuklardan ailelere, öğretmenlerden gönüllülere uzanan güçlü bir toplumsal dönüşüm hareketi. Biz inanıyoruz ki sürdürülebilir bir gelecek yalnızca bilgi aktarmakla değil; kalıcı alışkanlıklar oluşturmakla mümkün olabilir.”

Hem çocuklara hem yetişkinlere eğitimler verildi

“Dünya İçin Lazım” projesi kapsamında, ülke genelinde 7-14 yaş arasındaki çocuklara, ebeveynlere ve eğitmenlere e-atık ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırmak amacıyla eğitimler verildi. Doğayı koruma eğitimlerinin verilebilmesi için eğitmen eğitimleri, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının hem evde hem okulda desteklenmesi amacıyla ebeveyn ve eğitmenlere yönelik web seminerleri düzenlendi. Çocuklarda sürdürülebilirlik farkındalığı yaratmak amacıyla yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katılımıyla “Dünya İçin Lazım – GreenFest” etkinliği gerçekleştirildi. Diğer yandan, çocukların doğayla bağ kurmasını; e-atık ve çevre konularına yönelik farkındalık geliştirmesini; gözlem, düşünme ve yaratıcı üretim yoluyla öğrenmesini desteklemek üzere “Doğa Elçileri” adıyla yeni bir program da başlatıldı. Bu program kapsamında seçilen toplam 23 Doğa Elçisi, mentorlarıyla birlikte e-atık, doğa koruma, sürdürülebilirlik odaklı yaratıcı eserlerini dijital bir sergi için üretmeye devam ediyor. Projenin yeni döneminde 20 Doğa Elçisi daha seçilecek.

Proje için yaklaşık 40 milyon TL’lik medya yatırımı yapıldı

“Dünya İçin Lazım” projesinin ilk yılında, toplumun her kesiminde e-atık farkındalığını artırmaya yönelik 360 derece iletişim faaliyetleri yürütüldü. Vodafone’un marka yüzü Demet Evgâr’ın rol aldığı reklam filmi, televizyonda 38 milyon, dijital mecralarda 50 milyon kişiye ulaştı. Bu film aynı zamanda son 2 yıllık dönemde Vodafone’un tüm reklamları arasında en yüksek performansı gösteren reklam filmi oldu. İletişim döneminde yapılan testte (YouTube Search Lift) “e-atık” aramalarında %30, “elektronik atık” aramalarında %27 artış görüldü. Vodafone, çocuklarda çevre farkındalığını artırmak ve e-atıkların eğitime dönüşümünü desteklemek amacıyla toplamda yaklaşık 40 milyon TL’lik medya yatırımı yaptı.

E-atık bağışlayana internet hediye edildi

“Dünya İçin Lazım” projesi, Vodafone Yanımda mobil uygulaması ve Vodafone mağazalarında yapılan çalışmalarla da desteklendi. Vodafone’lular Yanımda uygulaması üzerinden form doldurarak e-atıklarını bağışladıktan sonra 5 GB mobil internet hediyesi kazandı. Kampanyaya destek vermek isteyen herkes Vodafone mağazalarını ziyaret ederek e-atık bağışlarken, mağazaya gitme fırsatı bulamayanlara e-atıklarını kargoyla ulaştırma opsiyonu sunuldu. Ülke genelinde 760 Vodafone mağazasında e-atık toplanarak kampanya penetrasyonunun %100’e ulaşması sağlandı. Bir yılda toplanan toplam 37 ton atığın 32 tonu mağazalardan geldi. E-atık toplama kampanyasına toplam 15 bin kişi katıldı ve kişi başı ortalama 2,5 kg’lık atık toplandı. 

Her 1 TL’lik yatırım 4,56 TL’lik sosyal değer üretti

“Dünya İçin Lazım” projesinin sosyal etki analizi de yapıldı. Buna göre, projeye yapılan her 1 TL’lik yatırım 4,56 TL’lik sosyal değer üretti. Proje katılımcılarının bilgi düzeyinde ortalama 50 puan artış sağlanırken, e-atık konusunda farkındalık oranı %39’dan %81’e yükseldi. Bu öğrenme etkisi, günlük yaşamda uygulanabilir davranışlara dönüştü. Davranışa dönüşme oranı %90’ın, e-atık toplama davranışı %86’nın, çevreyi korumaya yönelik adım atma oranı %95’in üzerine çıktı. Proje sayesinde, kararsız ve dağınık tutumlar olumlu ve bilinçli yaklaşımlara dönüşürken; katılımcıların çevresel sorumluluk algısı güçlendi ve “çevre için bireysel katkı” bilinci arttı. Bu sonuçlar, “Dünya İçin Lazım” projesinin yalnızca farkındalık oluşturan bir eğitim programı olmadığını; aynı zamanda ölçülebilir öğrenme çıktıları üreten, tutumları dönüştüren ve davranış değişikliği potansiyeli yaratan güçlü bir sosyal etki modeli sunduğunu ortaya koydu. 

Doğayı korumak için yapay zekâdan yararlanılacak

“Dünya İçin Lazım” projesinin yeni döneminde “AI for Planet” adı verilen yeni bir modül devreye alınacak. Buna göre, kırsal bölgelerde yer alan 4 ilde Vodafone ve proje gönüllülerinin katkılarıyla etkinlikler düzenlenecek. Bu etkinliklerde yapay zekâ, iklim ve sürdürülebilirlik temalarına odaklanan içerikler katılımcılarla buluşturulacak. Söz konusu faaliyetler, hedef yaş grubundaki çocukların bu alanlarda farkındalık kazanmalarını ve temel bilgi edinmelerini desteklemeyi amaçlıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tomohiko Yao, Nissan Türkiye Genel Müdürü Olarak Atandı

Nissan, 1 Haziran 2026 tarihi itibarıyla Tomohiko Yao’nun Nissan Türkiye Genel Müdürü olarak atandığını duyurdu.

Yao, son dört yıldır Nissan Türkiye Genel Müdürü olarak başarıyla görev yapan Charbel Abi Ghanem’in yerine göreve geliyor. Ghanem, kariyerine Nissan bünyesinde Nissan Fransa Genel Müdürü olarak devam edecek.

1998 yılında Nissan’a katılan Tomohiko Yao, Asya, Kuzey Amerika ve Çin’de satış, pazarlama, kurumsal strateji ve iş geliştirme alanlarında çeşitli liderlik görevleri üstlendi. Ayrıca Nissan’ın Asya Pasifik, Çin ve global merkezlerinde üst düzey strateji ve planlama görevlerinde bulunarak, şirket çapında büyüme ve iş dönüşümü girişimlerine liderlik etti.

Türkiye’deki yeni görevinden önce Yao, Performanstan Sorumlu İcra Direktörü’nün (Chief Performance Officer) Özel Kalem Müdürü ve Bölüm Genel Müdürü olarak görev yaptı. Bu kapsamda Nissan’ın küresel Re:Nissan üst gelir (topline) stratejileri ile gelir performansı çalışmalarına liderlik etti.

Tomohiko Yao, yeni göreviyle ilgili olarak şunları söyledi: “Bu görevi üstlenmekten büyük onur duyuyorum. Türkiye’nin sahip olduğu güçlü potansiyele ve Nissan’ın bu pazardaki konumuna inanıyorum. Bayilerimiz, iş ortaklarımız ve çalışanlarımızla yakın iş birliği içinde çalışarak müşterilerimize mümkün olan en iyi deneyimi sunmayı ve Nissan Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.”

Yao, yeni görevinde Nissan Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine, müşteri odaklı dönüşüm çalışmalarına ve markanın Türkiye otomotiv pazarındaki konumunu daha da güçlendirmeye liderlik edecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hanehalkı Tüketim Harcaması, 2025

 

Hanehalkı bütçesinden en fazla pay konut ve kira harcamalarına ayrıldı

Hanehalkı Bütçe Araştırması’nın 2025 yılı sonuçlarına göre; Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı %29,3 ile konut ve kira harcamaları alırken, ikinci sırayı %20,5 ile ulaştırma harcamaları, üçüncü sırayı ise %17,3 ile gıda ve alkolsüz içecekler harcamaları aldı.

Toplam tüketim harcamalarında en düşük payı alan harcama türleri ise %0,8 ile sigorta ve finansal hizmetler, %1,8 ile eğitim hizmetleri ve %2,2 ile sağlık harcamaları oldu.

Harcama türlerine göre hanehalkı tüketim harcamasının dağılımı (%), 2024, 2025

                                
Yüksek gelirli haneler düşük gelirli hanelere göre ulaşıma yaklaşık üç kat daha fazla pay ayırdı

Gelire göre sıralı %20’lik gruplar itibarıyla tüketim harcamalarının 2025 yılındaki dağılımına bakıldığında; en yüksek gelir grubu olan beşinci %20’lik grupta yer alan hanehalkları, ulaştırma harcamalarına (motorlu taşıt alımları, akaryakıt, yolcu taşımacılığı, araç bakım ve onarımı vb.) %25, konut ve kira harcamalarına %25,7 ve gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına %12,4 pay ayırdı.

En düşük gelir grubu olan birinci %20’lik grupta yer alan hanehalkları ise, konut ve kira harcamalarına %38,7, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına %29,2 ve ulaştırma harcamalarına %8,6 pay ayırdı.

Gelire göre sıralı %20’lik gruplarda tüketim harcamasının türlerine göre dağılımı (%), 2024, 2025

Temel gelir kaynağına göre harcama kalıpları değişti

Temel gelir kaynağı maaş, ücret, yevmiye geliri olan hanehalkları; konut ve kira harcamalarına %26,4, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına %16 ve ulaştırma harcamalarına %21,9 pay ayırırken, müteşebbis geliri olan hanehalkları; konut ve kira harcamalarına %25,5, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına %17 ve ulaştırma harcamalarına ise %25,9 pay ayırdı.

Temel gelir kaynağının hanehalkı tüketim harcamasının türlerine göre dağılımı (%), 2025

Tek kişilik haneler konut ve kiraya kalabalık hanelerden bir buçuk kattan daha fazla pay ayırdı

Hanehalkı büyüklüğüne göre tüketim harcamalarının 2025 yılındaki dağılımına bakıldığında; tek kişilik hanehalkları, konut ve kira harcamalarına %41, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına %14,3 ve ulaştırma harcamalarına %14,4 pay ayırdı.

Hanehalkı büyüklüğü 6 ve daha fazla kişi olan hanehalkları, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına %23,7, konut ve kira harcamalarına %24,4 ve ulaştırma harcamalarına %18,1 pay ayırdı.

Hanehalkı büyüklüğüne göre tüketim harcamalarının dağılımı (%), 2025

En fazla israf olan gıda grubu taze meyve ve sebzeler oldu

Hanehalkları tarafından en fazla israf edilen gıda grupları incelediğinde; en büyük payı %39,7 ile taze meyve ve sebze alırken, bunu %32,5 ile ekmek, %15,1 ile süt ve süt ürünleri izledi.

İsraf edilen gıda gruplarının dağılımı (%), 2025      

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı