Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında yaya köprülerini bayrağımızın renkleriyle aydınlattı. 15 yaya köprüsü havanın kararmasıyla birlikte Kırmızı Beyaz renklere büründü. Çenesuyu, Acıbadem, İzmit Lisesi Önü, Yenidoğan, Plajyolu Eğitim Kampüsü, Kongre Merkezi, Dr. Sadık Ahmet, Bülent Ecevit, Yeni Emniyet, Yahya Kaptan, Muhsin Yazıcıoğlu, Şehit Kaymakam Muhammed Safitürk, Alparslan Türkeş, Köseköy ve Sarımeşe yaya üst geçitlerindeki görsel şölen vatandaşlar tarafından da çok beğenildi.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında SEKA Kağıt Müzesinde düzenlenen “29 Ekim 29 Tuval 29 Eser” etkinliğinde katılımcılar, fabrika dönemine ait bir fotoğrafı Türk Bayrağı renkleriyle süsledi. Etkinliğe Kocaeli genelindeki okullardan 29 öğrenci katıldı.
Etkinlikte yer alan 29 tuval, her biri farklı bir öğrenci tarafından boyandı. Tuvaller, sonrasında bir araya getirilerek tek bir tablo haline getirildi. Bu anlamlı etkinlik, 29 Ekim’in ruhunu yaşatmak ve yeni nesillere Cumhuriyet bilincini aşılamak açısından büyük bir öneme sahipti. SEKA Kağıt Müzesi, ilerleyen günlerde de benzer etkinliklerle sanatı ve kültürü bir araya getirmeye devam edecek.
Daha önce hayata geçirdiği başarılı projelerle isminden sıkça söz ettiren ödüllü yapımcı ve yönetmen İhsan Taş ile Türk Sinemasından, Hollywood’a uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
– İhsan Taş kimdir ve nerelidir?
İhsan Taş: 1980 yılında Batman’da doğdum. 1996’ın sonlarına doğru İstanbul’a yerleştim.
– Sinemaya ne zaman ilgi duymaya başladınız?
İhsan Taş: Çocukluğumdan beri hep sinemayı büyük bir tutkuyla takip ediyordum. İlerde yapımcı veya yönetmen olacağımı hayal etmemiştim ama her izlediğim filmde, başrol oynayan sanatçının yerinde hayal ederdim kendimi hep.
– Bu işe başlarken örnek aldığınız isimler kimlerdi?
İhsan Taş: Yılmaz Güney, Kadir İnanır, Tarık Akan, Cüneyt Arkın ve daha ismini sayamadığım sayısız kahraman… Onlar gerçekten de çocukluğumuzun kahramanlarıydı… Sinemayı onlarla sevdik…
– İlk Sinema deneyiminiz nerede ve nasıl başladı?
İhsan Taş: İlk filmim Kaçış 1950 idi. Film 10 Nisan 2015 yılında vizyona girdi. Hemen arkasından Temel ile Dursun İstanbul’da, Parayı Bulduk, Dedemin Gözyaşları ve Filme Gel isimli sinema filmlerini çektim. Usta oyuncu Halil Ergün, Elif Kaya ve Kumsal Vural’ın oynadığı Kalp krizini önlemek amacıyla çektiğim bir “Kamu Spotu” var. Neredeyse tüm Tv’lerde yayınlandı. Sonrasında 3 tane reklam filmi ve 30 bölüm de Trt’ye sohbet programı çektim. Önümüzdeki ay da, yeni bir sinema filminin hazırlıklarına başlıyoruz.
– Bu işe başlarken kimlerden feyz ve destek aldınız?
İhsan Taş: Açıkçası söylemek gerekirse bu sektör, birilerini örnek alacak kadar temiz değil. “Kişi kendine yakışanı yapar” mantığıyla hareket ederek kendi çizgimi oluşturmaya çabalıyorum.
– Bu işe başlarken beğendiğiniz ve kendinize örnek aldığınız isimler kimlerdi?
İhsan Taş: O isimlerini saydığım “Yeşilçam” emektarları…
– Birlikte çalışmaktan keyif aldığınız oyuncular kimler?
İhsan Taş: Ben çok ılımlı bir insanım. Mümkün olduğunca herkes ile anlaşırım. Ayırımcılık etmiş gibi olmiyim ama Halil abi (Halil Ergün) ile çalışmak hem çok keyifli, hemde çok kolay. Birlikte bolca vakit geçirince zaten artık aile gibi oluyorsunuz. Evden çıktıkça ofise de uğruyor. Haftada 2,3 gün görüşürüz neredeyse…
– Hangi oyuncuları projelerinizde görmek istersiniz?
İhsan Taş: Türk oyunculardan çok başarılı bulduğum isimler var. Hepsinin isimlerini belki buraya sığdıramam ama Cansu Dere’yi, Beren Saat’i, Kıvanç Tatlıtuğ’u, Kenan İmirzalıoğlu’nu çok başarılı buluyorum ve Dizilerimizin ve Sinemamızın yurt dışına açılması için çok özel yetenekler olarak görüyorum onları… Umarım yeni gençlerde mesleğinde böyle başarılı olurlar ve gurur duyacağımız oyuncularımızın sayısı çok daha artar.
– Başlangıçtan bu yana, keşkeleriniz neler oldu?
İhsan Taş: Sektöre ilk girdiğimde biraz zorlandım tabi hem maddi hemde manevi olarak ama şimdi daha iyi anlıyorum ki, o önüme çıkan zorluklar veya yaşanan olumsuz olaylar insanı daha da güçlendiriyor ve tüm bunların adına da tecrübe deniliyor. (Maalesef acı tecrübeler ama pes etmek yok. Hep daha ileriye, daha büyük başarılara odaklanmak lazım)
– “DEDEMİN GÖZYAŞLARI” filmini çekmeye nasıl karar verdiniz sizi buna iten etken ne oldu?
İhsan Taş: İlk filmim Kaçış 1950 dönem filmiydi, sonraki iki filmim de komediydi. Kendimi dramda daha başarılı buluyordum ve güzelde bir hikâyenin ipuçlarını yakaladığımda “Kesinlikle dram da çekmeliyim” dedim ve hazırlıklarıma başladım. Birde çektiğimiz film sosyal sorumluluk görevini de üstleniyor bir nevi. Yaptığımız işler her ne kadar ticari görünse de, topluma da bir şeyler katmalı diye düşünüyorum. Dedemin Gözyaşları filminin senaryosuna ilk 2016 yılında başladım yazmaya (zaten Google de de bilgiler mevcut) o dönem Parayı Bulduk diye bir komedi filmine başlamak üzereydim. Çekimleri tamamladıktan hemen sonra odaklandım iyice senaryoya… 1 ay içerisinde bitirdim senaryoyu ama tabi bir filmi çekmek hayata geçirmek hiç te kolay değil. Bir sürü unsur var projenin hayata geçebilmesi için. Finans işini çözmek, ekibi kurmak, çekimler derken tam 5 yıl sonra, yani 2021’in sonlarında ancak çekebildim filmi. Tabi belli aralıklarla senaryoda hep revizeler yaparak. (Güncel konuları da korumak için) Pandemi, deprem vs derken filmi nihayet 2024 yılında, yani ilk yazmaya başladığımdan 8 yıl sonra vizyona koyduk. Şükürler olsun izleyicilerde çok sevdiler filmi ve film çok ses getirdi. Her şeyde bir hayır vardır. Demek ki doğru zaman şu anmış diyorum.
– Şu ana kadar kaç tane film çektiniz ve bunlar hangileri?
İhsan Taş: Şu ana kadar 5 tane sinema filmi çektim. Kaçış 1950, Temel ile Dursun İstanbul’da, Parayı Bulduk, Dedemin Gözyaşları ve Filme Gel isimli sinema filmlerini çektim.
İhsan Taş: Hedeflerime adım adım yürüyorum. Mesleğimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Günün birinde çektiğim filmlerimle yurt dışında da ülkemi en iyi şekilde temsil etmek ve ülkemize ödüllerle dönmeyi çok arzuluyorum. Nasip bakalım…
– Yeni projeniz var mı varsa bunu bizimle paylaşır mısınız?
İhsan Taş: Şu an ön hazırlıklarına başladığımız bir komedi filmimiz var. Ana Cast daha tam netleşmediği için şu an biraz gizli tutuyoruz. Hemen arkasında da kışın çekmeyi düşündüğümüz (şu ana kadar yaptığım en büyük proje) “Sürgün” diye yine bir dram filmim var. Ona da çok özel hazırlanıyorum. İzleyenleri sinema salonunda bu sefer hüngür hüngür ağlatmayı hedefliyorum.
– Bir film projesine başlarken en çok neye dikkat edersiniz?
İhsan Taş: Her şeyden önce senaryo çok önemli, çünkü bizim işin 4 ana ayağı var. Bunlardan ilki senaryo, oyuncular, basın-pr ve dağıtım da diğer ayakları… Bunları sağlam yaparsanız projenizin başarılı olma şansı yüzde 90’ların üstünde olur diye düşünüyorum.
– Zor bir insan mısınız, veyahut tahammül edemediğiniz şeyler nelerdir?
İhsan Taş: Aslında hiç zor bir insan değilim, iyi niyetimi kullanmadıkları sürece… İnsanlar anlayışlı ve pozitif olursa, bir şeyler yapmak, başarmak çok daha kolay…
– Setteki ile set dışındaki İhsan Taş arasında ne gibi farklılıklar var?
İhsan Taş: Özel hayatımda çok güleç yüzlü bir insanım, çok ta çocuk ruhlu… Her şeyi masum yaşarım. Dünyanın en kolay ikna olan insanlarından biriyimdir bence, çünkü beni on yaşındaki bir çocuk bile kandırabilir özel hayatımda… Ama profesyonel anlamda işler yapınca maalesef ki, o iyi niyetiniz o kadar suistimal ediliyor ki, her şeyi kuralına göre yapmanız herkes için en hayırlısı oluyor. İşini yapamayan birine işini yapması gerektiğini söylemezseniz, o iş üstünüze kaldığı gibi birde o şahıs hiçbir zaman o işi kendisinin yapacağını anlamaz bile… Farkında olmadan hem kendinizi yoruyorsunuz, hemde karşı tarafa da bilmeden kötülük etmiş gibi oluyorsunuz. Dolayısıyla bir şey yapılacaksa, herkes olması gerektiği gibi yapmalı ki, iki taraf ta üzülmesin…
– Filmlerin çekimine hazırlanırken ya da esnasında en çok dikkat ettiğiniz konular nelerdir?
İhsan Taş: Ekip ruhuna çok önem veririm. Çünkü ekip bir biri ile iyi geçinirse her şey çok güzel olur ve başarı kendiliğinden gelir.
– Sinema alanında ilerledikçe muhtemelen kadronuz da değişime uğrayacaktır. Oyuncu seçiminde dikkat ettiğiniz kriterleriniz nelerdir?
İhsan Taş: Ben oyuncularımla birebir kendim temas kuruyorum. İlk önce onlarla sohbet ediyorum, onların gözlerinin içine bakıyorum. Mesleğindeki başarısından çok, iyi bir insan mı, ona dikkat ediyorum. Mesleğimiz ne olursa olsun, her şeyden önce iyi bir insan olursak başarı zaten kendiliğinden gelir. Onun için kendim, hayatım boyunca hep iyi bir insan olmaya çalıştım. Birde bireysel mutluluğu kesinlikle red eden bir yapım vardır. Karşımdaki insanları mutlu ettikçe mutlu oluyorum. Düşünsenize etrafınızdaki insanlara bakıyorsunuz ve herkes mutsuz, o zaman siz mutluysanız bile ne anlamı var ki… Onun için herkesin mutlu olmasını diliyorum…
– Hayatını özellikle bir filminize konu almak istediğiniz biri var mı?
İhsan Taş: Şu an için yok ama çocukluğumuzda duyduğumuz çok büyük destansı bir aşk vardı bizim yörede, hep aşklarını duyarak büyüdük. Nasip olursa belki ilerde onun dizisini yapmak isterim. Hem memleketime, hemde yöre insanımıza armağan etmek isterim… İsmi şimdilik sürpriz olsun…
– Yakın zamanda, Filminize dâhil etmeyi düşündüğünüz bir ünlüye teklif götürme hazırlığı var mı?
İhsan Taş: Yeni çekeceğim iki filmde de, kadro aşağı yukarı belli gibi ama dizi yapmak istiyorum bu iki filmden sonra nasip olursa. Yukarıda isimlerini yazdığım sanatçılarla çalışmayı çok isterim.
– Daha sonraki projelerinizde ünlü bir yabancı oyuncuyu oynatma düşünceniz var mı?
İhsan Taş: Tabi ki var. Kendini geliştirdikçe, yeniledikçe varsın bu sektörde. Sürekli üstüne katarak yola devam etmek lazım. Benimde aksiyonu bol bir projem var ismi şimdilik gizli kalsın ama yurt dışına açılabilecek bir proje… Orda mesela Jackie Chan ile Jean-Claude Van Damme’nin olmasını çok isterim. Onları hayal ederek yazmıştım. Tabi bizim Türk oyunculardan 4,5 tane ünlü isimler de var ve yeni yüzlerde… İnşallah gerçeğe dönüşür.
Keçiören Belediyesi Gül Kreş Adası öğrencileri tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na özel açılan sergiyle sınıflar ve kreş bahçesi kırmızı beyaza büründü.
Cumhuriyet aşkıyla yetişen minikler balon, bayrak, çiçek ve çeşitli süs eşyalarını kullanarak Atatürk resmi, Türk Bayrağı, Türkiye haritası, bağımsızlık ve özgürlüğü simgeleyen çizimler yaparak Cumhuriyet Bayramı’nı karşıladı. Milli Bayramları coşkuyla kutlayan bir nesil yetiştiğini kaydeden Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüz ve aziz silah arkadaşlarının bize emaneti ettiği Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Bizler bu emanete sahip çıkarken aynı zamanda yetiştirdiğimiz nesillere de cumhuriyet sevdasını aşılamak temel vazifemizdir” dedi.
Mersin Yenişehir Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında sanatçı Suavi’yi Mersinlilerle buluşturdu. Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen konserde Suavi, türkülerini Cumhuriyet’in 101. yılı için seslendirdi.
Yenişehir Belediyesinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları Suavi konseri ile başladı. Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleşen konser, Mersinli vatandaşların yoğun katılımıyla coşku dolu bir atmosfere dönüştü. Vatandaşlar ellerindeki Türk bayraklarıyla konser boyunca Suavi’nin türkülerine eşlik etti. Suavi, konserde Cumhuriyet’in değerleri ve kazanımlarına dikkat çekerek, izleyenlere Cumhuriyet’in önemini yeniden hatırlattı.
Usta sanatçı, Cumhuriyet Bayramı’nda kendisini Mersinlilerle buluşturduğu için Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’e teşekkür etti.
Yenişehir Belediyesinin bayram kutlamaları kapsamında bugün araçlı Cumhuriyet korteji düzenlenecek. Ayrıca Mersin Yenişehir Belediyesi Nevit Kodallı Polifonik Korosu, 2 Kasım Cumartesi günü 13.00’te Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için konser verecek. Aynı gün Yenişehir Belediyesi 22. Geleneksel Ahmet Yeşil Çocuk Resim Yarışması da Cumhuriyet temasıyla yapılacak.
Efes Selçuk Belediyesi tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı sebebiyle düzenlenen etkinlikler kapsamında Yazar ve Şair Ataol Behramoğlu ve Müzisyen Haluk Çetin Efes Selçuklular ile bir araya geldi. Edebiyatın usta kalemi Behramoğlu okuduğu şiirler ile dinleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.
Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Toplantı Salonu’nda düzenlenen “Cumhuriyet’in Aydınlığı” adlı müzik ve şiir dinletisi saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Dinleti öncesinde yayınlanan, sözleri Ataol Behramoğlu tarafından yazılan, Erhan Doğan tarafından bestelenen Cumhuriyetin 100. Yıl Marşı büyük beğeni topladı.
Edebiyatın usta ismi farklı dönemlerde yazdığı şiirlerini okumadan önce hikayelerini ve yazma sürecini dinleyicilerle paylaştı. “Yaşadıklarım Öğrendiğim Bir Şey Var” adlı şiirini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ithafen okuyan edebiyatın usta ismi dinletisini Nazım Hikmet’in “Kerem gibi” şiiriyle sonlandırırken, Müzisyen Haluk Çetin Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları anısına Çanakkale Türküsü ’nü Efes Selçuklular ile birlikte söyledi.
CUMHURİYET SİZİNLE VAR OLSUN
Büyük beğeni toplayan müzik ve şiir dinletisinin ardından sahneye çıkarak Ataol Behramoğlu ve Haluk Çetin’e teşekkür eden Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Şiir eğer varsa hayatımızın içinde, bir de sizin şiirlerinizi okuyarak büyüdüysek biraz önce okuduğunuz “Yaşadıklarım Öğrendiğim Bir Şey Var” şiirinizdeki gibi her şeye rağmen ama her şeye rağmen büyük bir güç, tutku ve inançla devam ediyoruz. Her şeye rağmen Cumhuriyet diyoruz, her şeye rağmen Atatürk diyoruz. Örgütlü kötülük dahili ve harici her yerde var. Her şekilde var. Efes Selçuk’ta o örgütlü kötülüğe karşı iyiliklerle ve iyilerle bir arada durmayı başarabildik. O iyiler hep var olsunlar. Cumhuriyet sizinle var olsun” dedi.
Dinletinin ardından Türk edebiyatının usta ismi Ataol Behramoğlu okurları için kitaplarını imzaladı.
Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri coşkuyla devam ediyor.
Cumhuriyet’in kuruluşunun 101’inci yıldönümü nedeniyle düzenlenen etkinlikler kapsamında Musa Göçmen Senfoni Orkestrası ve Moğollar grubu Aydınlılar ile buluştu. Aytepe Amfi Tiyatro’da düzenlenen konsere binlerce vatandaş katıldı. Türkçe rock müziğin sevilen grubu Moğollar ve klasik müzik ile sevilen eserlerin harmanlandığı senforock müziğin eşsiz temsilcisi Musa Göçmen Senfoni Orkestrası’nın seslendirildiği eserleri binlerce Aydınlı birlikte söyledi. Gece sonunda vatandaşlar, sanatçıları ve orkestrayı ayakta alkışladı.
Etkinliğe Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile birlikte Cumhuriyet Halk Partisi Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, Yenipazar Belediye Başkanı Malik Ercan, Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan, Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı, Çine Belediye Başkanı Mehmet Kıvrak, Karacasu Belediye Başkanı Mustafa Büyükyapıcı, Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci katıldı. Başkan Çerçioğlu, İl Başkanı Saatçı ve ilçe belediye başkanlarının birlikte oynadığı zeybek, vatandaşlardan büyük alkış aldı.
Başkan Çerçioğlu: Cumhuriyetimizin 101’inci yaşı kutlu olsun
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, onun izinde aydınlık yarınlara yürümeye devam edeceğiz. Cumhuriyetimizin 101’inci yılı kutlu olsun” dedi.
İş insanı Ramiz Özbay’ın 5.eseri “Miami isimli şarkısının klip çekimlerini Miami’de tamamladı.
Sanatçı Yeşim Erçetin ve Hollywood oyuncusu Samantha DuBarry Lockwood, projede kendisine eşlik ettiler.
Bildiğiniz üzere, dünyada tüm müzik kliplerinde Hollywood oyuncusu oynatan tek kişi Ramiz Özbay.
MIAMI projemize Hollywood’dan bir oyuncunun daha katılacağı söyleyen Ramiz Özbay, Miami müzik klibi, TESTERE müzik klibinden hemen sonra, Aralık 2024’te yayında olacağını sosyal medyada takipçilerim ile paylaştı.
İş insanı Ramiz Özbay’ın 5.eseri “Miami isimli şarkısının klip çekimlerini Miami’de tamamladı.
Sanatçı Yeşim Erçetin ve Hollywood oyuncusu Samantha DuBarry Lockwood, projede kendisine eşlik ettiler.
Bildiğiniz üzere, dünyada tüm müzik kliplerinde Hollywood oyuncusu oynatan tek kişi Ramiz Özbay.
MIAMI projemize Hollywood’dan bir oyuncunun daha katılacağı söyleyen Ramiz Özbay, Miami müzik klibi, TESTERE müzik klibinden hemen sonra, Aralık 2024’te yayında olacağını sosyal medyada takipçilerim ile paylaştı.
Genç ve umutsuz bir oyuncu olan Muhsin, ünlü tiyatro yönetmeni Afet’in açtığı oyuncu seçmesine girme fırsatı bulur. Böylesi bir dönüm noktasında, hayatta hiçbir şeyin yolunda gitmemiş olmasının gerginliğini yaşamaktadır. Seçmelere saatinde yetişemediğinden dolayı içeri girip girmeme konusunda kararsız kalır. Herhangi bir mesleğe yeni başlayan pek çok genç için bu tür seçme veya sınavlar aslında kaybolan umutları bulma ve yeniden hayal kurabilmek için önemli bir eşiktir. Muhsin için ise bir adım ötesinde varoluş imtihanı başlayacaktır. Oyunun yazarı ve yönetmeni Alp Tuğhan Taş, “İkinci Perdenin Başı”nı şöyle anlatıyor:
“Şikâyet ediyoruz. Her şeyden, herkesten, çevremizde olup bitenlerden… Aşamadığımız bir tembellikle bunları mazeretlerimizin üstüne koyup bu yükle dolaşıyoruz. Başarı elde etmek için defalarca başarısız olmayı göze alamıyoruz. Egolarımızı, hayallerimizin önüne koyuyoruz. Hayal ettiklerimizin -nasılsa hak ettiğimizi düşündüğümüz için- harekete geçmeden, gerçekleşmesini bekliyoruz. Hepimiz yeteneklerimizin önüne koca koca duvarlar örüyoruz. Fark edilmeyi beklerken, homurdanan, söylenen, temelsiz eleştiren, kıskanan, fakat hiçbir şey yapmayan ve aslında güzel olabilecek hiç bir şeyi benimsemeyen bireyler haline geliyoruz. Hepimiz Muhsin ve Afet kadar çektik a dostlar!.. Model aldığımız veya hayalini kurduğumuz kişi olmayı gerçekten istiyor muyuz? Peki ya olursak?.. O zaman Afet kadar yalnız olmayı ya da Muhsin kadar kararsız kalmayı becerebilecek miyiz? İstanbul Şehir Tiyatroları Genç Günler Projesi olan oyunumuzun macerası, tam da bu söylediklerimin üzerine başladı. Şehir Tiyatrolarının yeni yazarlara, yönetmen ve oyunculara bu zemini hazırlaması Türk Tiyatrosu için çok değerli. Sizinle bu sahnede buluşabilmemiz için çok kişi gönüllü olarak emek verdi. Öncelikle sevgili dramaturglarımız Dilek Tekintaş ve Gökhan Aktemur’un projeye olan inançları ve destekleri oyun metninin sahneye taşınma sürecinin temelini oluşturdu. Genç bir yazar, oyuncu ve yönetmen olabilmek için birçok kez yenildim. Birçok kez vazgeçmenin eşiğinden döndüm. Çok sevgili arkadaşlarımın desteği ile yılmadan çabaladık. Oyunu ilk okuduğunda beni heyecanla arayan partnerim Ebru Üstüntaş ile aynı sahneyi paylaşmak büyük bir gurur benim için. Yardımcı Yönetmenimiz Direnç Dedeoğlu parke üzerinde bizi emniyette tutan sevgili dostumuz. Işık tasarımında Fatih Kara; efekt tasarımında Metin Taşkıran nokta atış yaptılar. Ve ileride ismini kim bilir nerelerde duyacağımız 13 yaşındaki müzisyenimiz Şan Üstüntaş; oyun için yaptığı bestesi ve provalardaki doğaçlamalarıyla bize enerji verdi.” Dramaturgisini Dilek Tekintaş-Gökhan Aktemur’un, müziğini Şan Üstüntaş’ın, ışık tasarımını Fatih Kara’nın, efekt tasarımını Metin Taşkıran’ın, dekor ve aksesuar tasarımını Özgür Öztürk-Samet Küçükyılmaz’ın yaptığı oyunda; Ebru Üstüntaş, Alp Tuğhan Taş rol alıyor. Oyun, 30 Ekim-2 Kasım 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı