Karşıyaka’da Vatandaş Buluşmaları devam ediyor

Katılımcı ve yerinden yönetim anlayışını esas alan Karşıyaka Belediyesi, Vatandaş Buluşmaları düzenlemeye devam ediyor. Çarşı Kültür Merkezi’nde Donanmacı Mahallesi sakinleriyle bir araya gelen Belediye Başkanı Yıldız Ünsal yurttaşların talep ve önerilerini dinledi. Toplantıda konuşan Başkan Ünsal, “Karşıyaka’yı hep birlikte yönetiyoruz; her öneriyi dikkate alıyor, çözüm üretmek için kararlılıkla çalışıyoruz” dedi.

Karşıyaka Belediyesi, katılımcı yönetim anlayışıyla hayata geçirdiği Vatandaş Buluşmaları’na devam ediyor. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal bu kapsamda Çarşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen buluşmada, Donanmacı Mahallesi’nde ikamet eden vatandaşlar ve esnaflar ile bir araya geldi. Belediye başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin de katıldığı buluşmada, mahalle sakinleri yaşadıkları bölgeye ilişkin istek, şikayet ve önerilerini iletti. Vatandaşların aktardığı konular arasında temizlik, yol bakım ve onarım, yeşil alan düzenlemeleri, park ve spor alanları gibi başlıklar öne çıkarken, tüm talepler ilgili birim yetkililerince tek tek not edildi. Başkan Ünsal da her bir istek ve önerinin titizlikle değerlendirileceğini belirterek, birlikte yönetim vurgusu yaptı. Ünsal, çocukların ve gençlerin taleplerine de özel önem verdiklerini vurguladı. Karşıyaka Belediyesi, her ay farklı mahallelerde düzenlediği Vatandaş Buluşmaları ile halkla doğrudan iletişim kurmaya devam edecek. 

“ÇÖZÜM ÜRETMEK İÇİN BURADAYIZ”

Toplantıda konuşan Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, bu buluşmalara çok önem verdiklerini belirterek, “Kendi mahallemde olmaktan çok mutluyum, öncelikle bunu söylemek isterim. Göreve geldiğimizde Vatandaş Buluşmaları düzenlemeye başladık ve bu toplantılardan çok verim alıyoruz; vatandaşlarımızla bire bir diyalog halindeyiz. Bu toplantılara ilgili müdürlerimiz ve başkan yardımcılarımız da katılıyor, vatandaşlarımız talep ve önerilerini doğrudan iletme imkanı buluyor. Sorunlarınıza çözüm üretmek için buradayız. Taleplerinizin hepsine karşılık vermek için çaba harcıyoruz. Karşıyaka’nın bugünü ve yarınları için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Kentimizde hiçbir sorun olmasın, Karşıyakamız pırıl pırıl olsun, her bir vatandaşımız burada yaşamaktan keyif alsın istiyor ve çalışmalarımızı buna göre planlıyoruz” diye konuştu.

Muhtar Coşkun Zenginer, “Sayın Başkanım, mahallemizin kızı. İnsanların yaşadığı bir yerde, zaman içerisinde bir takım sorun ve sıkıntıların ortaya çıkması doğal bir durum. Yerel yönetim iş birliğinde mahallemizin sorunlarını en kısa sürede çözüme kavuşturmak için elimizden geleni yapacağız. Bu buluşma için Karşıyaka Belediyesi’ne ve Başkanımız Yıldız Ünsal’a teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Malezya Palm Yağı Türkiye’de Büyümesini Sürdürüyor

Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren Malezya’nın Türkiye Büyükelçisi Sazali Mustafa Kamal, Malezya-Türkiye Serbest Ticaret Anlaşması’nın palm yağı ticaretine sağladığı katkılara dikkat çekerek, Türkiye’nin Malezya için başlıca ihracat pazarlarından biri haline geldiğini ifade etti. 2024 yılında Türkiye’nin Malezya’dan 905.000 ton palm yağı ithal ettiğini belirten Sazali, bu rakamın 2023’e kıyasla %2,6 oranında artış gösterdiğini aktardı.

Sazali, Türkiye’nin ithal ettiği palm yağını özellikle çeşitli sektörlerde katma değerli ürünlere dönüştürerek küresel pazarlara ihraç ettiğini ve bu yapının Türkiye’nin dış ticaret dengesine önemli katkı sunduğunu vurguladı. Konuşmasında ayrıca, sürdürülebilir sanayi uygulamalarını ilerletmede uluslararası iş birliğinin rolüne değinerek, Malezya’nın küresel standartlara uygun, yüksek kaliteli ve çevresel açıdan sürdürülebilir palm yağı türevleri üretme konusundaki kararlılığının altını çizdi.

Palm bazlı oleokimyasalların teknik faydalarının yanı sıra; kozmetik, kişisel bakım ve ev bakım ürünlerindeki kullanımları ile çevresel zorluklara karşı sunduğu çözümlerin ele alındığı seminerde, Malezya ve Türkiye’den uzmanlar yenilikçi kullanım alanlarını ve pazar erişimini genişletmeye yönelik stratejileri paylaştı. Küresel düzeyde sürdürülebilir ve doğal ürünlere olan talebin artışıyla birlikte, palm yağı bazlı oleokimyasallar pazarının 2034 yılına kadar 8,2 milyar ABD dolarına ulaşmasının beklendiği aktarıldı.

Etkinlikte ayrıca, Malezya’daki yağ palmiyesi plantasyonları, bağımsız ve organize küçük çiftlikler ile palmiye yağı işleme tesislerinin yüksek sürdürülebilirlik standartlarında sertifikalandırılmasını sağlayan MSPO (Malezya Sürdürülebilir Palm Yağı) Sertifikasyon Programı hakkında da bilgi verildi. Bu programın, üreticilerin çevresel, sosyal ve ekonomik sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlayarak sürdürülebilir bir endüstrinin gelişimine katkı sunduğu belirtildi.

Seminer, palm bazlı oleokimyasalların sürdürülebilir bir gelecek inşa etmedeki potansiyelini hayata geçirebilmek için yenilik ve iş birliğine devam edilmesi gerektiği yönünde oluşan ortak görüşle sona erdi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ege Üniversitesinden çevre dostu yenilik: Artık enginar sapları çevreyi temizleyecek

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü öğrencilerinden oluşan BioChem takımından Çağla Gişi, Emirhan Yılmaz, Zeliha Eren ve Özge Yılmaz; danışman akademisyen Prof. Dr. Burcu Okutucu liderliğinde dikkat çekici bir projeye imza attı. 2024 TEKNOFEST Çevre ve Enerji Teknolojileri kategorisinde finalist olan  “Enginar Sapından Elde Edilen Pektin Temelli Doğal Kaynaklı Hidrojel ile Ağır Metal Giderimi” isimli proje, sürdürülebilir kalkınma ve çevre temizliği hedefleri doğrultusunda geliştirilerek, endüstriyel atık suların arıtımında yeni bir umut oldu.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, geliştirdikleri çevre dostu projeden ötürü BioChem takımında yer alan öğrencileri ve danışman hocaları Prof. Dr. Burcu Okutucu’yu tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Burcu Okutucu, “Projemiz, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 6. maddesi olan ‘Temiz Su ve Sanitasyon’ hedefine doğrudan katkı sunuyor. Araştırma, enginar üretiminin yan ürünü olan saplardan pektin elde edilmesiyle başlıyor. Doğal ve biyobozunur özellik taşıyan bu pektin, özel işlemlerden geçirilerek hidrojel formuna getiriliyor. Elde edilen bu hidrojel, özellikle ağır metallerin sudan giderilmesi için çevreci ve ekonomik bir alternatif sunuyor. Endüstriyel kirlilikten en çok etkilenen çevresel alanlarda uygulanabilirliği test edilen hidrojel, özellikle kurşun ve kadmiyum gibi ağır metalleri sudan ayırmada oldukça etkili sonuçlar verdi. Doğal kaynaklı olması sayesinde doğaya zarar vermeden geri dönüşüme olanak tanıyan bu malzeme, aynı zamanda yerli ve atık bazlı üretimiyle ekonomik değer yaratmayı da hedefliyor” dedi.

“Çevre teknolojileri alanına örnek proje”

Prof. Dr. Okutucu, “Projenin sürdürülebilirliği açısından, enginar üretiminde yoğun olarak yer alan bölgelerde bu teknolojinin yaygınlaştırılması ve uygulamaya geçirilmesi planlanıyor. Üniversite-sanayi iş birliğiyle bu tür çevre dostu teknolojilerin gelişiminin hızlandırılabileceğini düşünüyoruz. Öğrencilerimizin geliştirdiği bu yenilikçi proje, çevre teknolojileri alanında örnek gösterilen çalışmalar arasında yer almaya aday. Proje, doğaya saygılı üretim modelleriyle hem akademik hem de pratik çevre çözümlerinin mümkün olduğunu bir kez daha kanıtlıyor” diye konuştu.

Proje ekibinde yer alan öğrenciler; Çağla Gişi, Emirhan Yılmaz, Zeliha Eren ve Özge Yılmaz, ağır metal kirliliğiyle mücadelede çevre dostu ve sürdürülebilir bir çözüm sunmayı amaçladıklarını belirttiler. Öğrenciler ayrıca mevcut arıtma sistemlerinin pahalı, kimyasal içerikli ve doğa dostu olmayan yöntemlerine alternatif geliştirmeyi hedeflediklerini ifade ettiler.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Büyükşehir’den Gebze trafiğine köprülü neşter

“Daha ulaşılabilir bir Kocaeli” hedefine yönelik önemli çalışmalar yürüten Büyükşehir Belediyesi, çözüm bekleyen trafik problemlerini kökten çözecek adımlar atıyor. Bu kapsamda “Darıca İlçesi Eskihisar Feribot Yolu-Cengiz Topel Caddesi Kesişimi Köprülü Kavşağı Yapım İşi” için ihale düzenlendi. Köprülü kavşak, Gebze trafiğine önemli ölçüde neşter vuracak.

BÜYÜKŞEHİR’DEN DEV BİR PROJE DAHA
Kocaeli’nin konforlu bir ulaşım ağına kavuşması için önemli projeleri hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımda trafiğin tıkanan damarlarını yeni kavşaklarla açıyor. Yeni köprü ve kavşaklarla Kocaeli trafiğine nefes aldıran Büyükşehir, kentin konforlu bir ulaşım ağına kavuşması için önemli bir yatırımı daha hayata geçirecek. Bu kapsamda “Darıca İlçesi Eskihisar Feribot Yolu-Cengiz Topel Caddesi Kesişimi Köprülü Kavşağı Yapım İşi” için ihale düzenlendi.

 KÖPRÜLÜ KAVŞAĞA 8 TEKLİF GELDİ
Büyükşehir’in ana hizmet binasında gerçekleşen ihaleye 8 firma teklif verirken, en düşük teklif 121.844.525,35 TL ile Gürtur İnşaat ve Sefabay İnşaat ortaklığından geldi. İhale komisyonunun yapacağı değerlendirme sonrası ihaleyi kazanan firma ile sözleşme imzalanacak ve ardından yer teslimi yapılarak işe başlanacak. Dev proje için belirlenen yapım süresi 180 gün olarak belirtildi.

 TRAFİĞİ TIKAYAN DAMARLAR AÇILACAK
Daha önce Feribot Yolu ve Cengiz Topel Caddesi üzerinde 2 adet yaya üstgeçidi inşa eden Büyükşehir Belediyesi, “Darıca İlçesi Eskihisar Feribot Yolu-Cengiz Topel Caddesi Kesişimi Köprülü Kavşağı Yapım İşi” ile bölgede trafiği tıkayan damarları açacak. İş kapsamında 25 bin 760 metreküp kazı ile 29 bin 565 metreküp dolgu işlemi, 35 metre köprü imalatı, 1,25 km yol imalatı ile köprülü kavşak imalatı gerçekleştirilecek.

 İHALEYE KATILAN FİRMALAR

Gürtur İnşaat & Sefabay İnşaat: 121.844.525,35 TL

Kar Asfalt Yol Yapım & Heltaş İnşaat: 134.322.036,09 TL

Menga İnşaat Ticaret LTD ŞTİ: 136.032.190,00 TL

Semih Atik & Emay Yol Yapı: 148.780.402,20 TL

Celal Doğan & Gündoğuran İnşaat: 149.504.524,00 TL

LEF Yapı İnşaat & ARTTECH Yapı: 154.903.990,00 TL

DORA İnşaat: 159.400.000,00 TL

FNS İnşaat & Eren Yol İnşaat: 168.753.474,00 TL

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Neşet Ertaş Keçiören’de Türkülerle Anıldı

Keçiören Belediyesi Konservatuvarı Türk Halk Müziği Korosu, Gönülden Gönüle Türküler konseriyle Neşet Ertaş’ı Anma Konseri düzenledi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda usta sanatçı Neşet Ertaş’ın sevilen şarkıları seslendirildi. Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programına Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Celal Biçer, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Dinleyicilerden büyük beğeni topladı

Neşet Ertaş’ın bestelediği Gönül Dağı, Neredesin Sen, Ah Yalan Dünya, Yazımı Kışa Çevirdin, Sevda Olmasaydı, Bahça Duvarından Aştım gibi en sevilen şarkıların aralarında bulunduğu unutulmaz eserlerin seslendirildiği konser yoğun ilgi gördü. Keçiören Belediyesi’nin kültür sanat etkinlikleri çerçevesinde düzenlediği konserde koro ve solo halinde seslendiren eserler dinleyicilerden alkış aldı.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

52’nci Altın Kiraz Kültür ve Sanat Festivali Coşkuyla Kutlandı

Kemalpaşa Belediyesi’nin organizasyonunda bu yıl 52’nci kez düzenlenen Altın Kiraz Kültür ve Sanat Festivali, dopdolu programıyla Kemalpaşalıları bir araya getirerek coşku dolu anlara sahne oldu

Bu yıl 52’nci kez düzenlenen Kemalpaşa Altın Kiraz Kültür ve Sanat Festivali, yarım asrı aşkın süredir devam eden köklü bir gelenek olarak, bu yıl da ilçede büyük bir coşku, yoğun katılım ve heyecanla kutlandı. Kemalpaşa’nın sembolü olan coğrafi işaretli Kemalpaşa Kirazı’nın tanıtımının yapıldığı festival, zengin programıyla binlerce vatandaşın katıldığı unutulmaz bir şölene dönüştü. Festivalin ilk gününde olumsuz hava koşulları nedeniyle bazı etkinlikler ertelense de, 1 Haziran Pazar günü yapılan ikinci gün programı, muhteşem atmosferi, farklı ülkelerden gelen misafirler ve unutulmaz Duman konseriyle vatandaşların beğenisini topladı. Festivalde Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen’e, Kemalpaşa Kaymakamı Musa Sarı, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran, CHP Kemalpaşa İlçe Başkanı Ahmet Yılmaz, belediye meclis üyeleri, STK temsilcileri, muhtarlar ve kurum amirleri eşlik etti. 

BEREKET SEMBOLÜ VE ŞANS DİLEĞİ

Festival alanında kurulan stantlar, ziyaretçiler tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. Belediye standını ziyaret eden vatandaşlara, ilçenin simgesi olan Kemalpaşa Kirazı’nın yanı sıra, ilçenin bir diğer simgesi nazar boncuğu hediye edilerek hem bereket, hem de şans dileği paylaşıldı. Bu anlamlı jest, Kemalpaşalılar tarafından ilgi görürken, hatıra köşesi, şişme oyun alanları ve maskotlar festival alanında samimi bir atmosfer kattı.

RENGARENK KORTEJ

Festivalin ikinci gününde Atatürk Anıtı’ndan başlayan kortej yürüyüşü, Polonya, Gürcistan, Rusya ve Bulgaristan’dan gelen halk oyunları ekiplerinin renkli kostümleri ve bandonun coşkulu ritimleri eşliğinde adeta görsel bir şölen sundu. Yüzlerce kişinin coşkulu katılımıyla ilçe merkezinden geçen kortej, sokakları renklendirerek festival alanına ulaştı ve büyük bir coşkuyla karşılandı. Her adımda yükselen alkışlar, festivalin birlik ve dayanışma ruhunu en güzel şekilde yansıttı.

KÜLTÜRLER SAHNEDEYDİ: HALK DANSLARI GÖSTERİSİ

Festivalin en dikkat çekici anlarından olan 4 farklı ülkenin katılımıyla gerçekleşen halk dansları gösterilerileri gerçekleştirildi. Renkli kıyafetler, geleneksel ritüeller ve müzik eşliğinde sahne alan dansçılar, Kemalpaşa’yı adeta bir kültür mozaiğine dönüştürdü. Kalabalık, farklı kültürlerin danslarını büyük bir ilgiyle izlerken, uzun süre alkışladı. Ayrıca halk dansları gösterilerinde ilçeyi temsilen Özel KOSBİ Zülfü-Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri zeybek gösterileri ile yer aldı.

EN İYİ KİRAZ ÖDÜLÜ SAHİPLERİNİ BULDU

Halk dansları gösterilerinin ardından düzenlenen ‘En İyi Kiraz Üreticileri Ödül Töreni’, ilçenin tarımsal üretimine değer katan çiftçileri onurlandırıldı. Festival alanında yoğun ilgiyle gerçekleşen törende, bu yılın en iyi kiraz üreticileri tek tek sahneye davet edilerek plaket ve hediyelerini aldı. Jüri tarafından en başarılı kiraz üreticisi birincisi seçilen Sütçüler Mahallesi’nden Mustafa Ömür üstün kalitedeki ürünleri ve tarıma olan katkısı nedeniyle büyük alkış toplarken, kendisine çapa makinesi hediye edildi. İkinci olan üretici Ören Mahallesi’nden Mehmet Akgün’e ise ot tırpanı, şarjlı testere, budama motoru ve yüksek dal budama makası ödülleri verildi. Üçüncü sırada yer alan yine Ören Mahallesi’nden Asım Can Sargın ise budama motoru ve şarjlı testere ile ödüllendirildi.

DUMAN İLE BİNLERCE KİŞİLİK KORO

52’nci Kemalpaşa Altın Kiraz Kültür ve Sanat Festivali doruk noktasına Duman konseriyle ulaştı. Türkiye’nin en sevilen rock gruplarından Duman festivalin finalinde Kemalpaşa’da sahne aldı. Binlerce kişinin akın ettiği konser alanı, saatler öncesinden dolarken, Ayşegül Koç’un sunumunu üstlendiği festivalde Duman’ın sahneye çıkmasıyla birlikte coşku tavan yaptı. Kalabalığın hep bir ağızdan eşlik ettiği anlar, festival tarihine unutulmaz bir gece olarak kazındı.

BAŞKAN TÜRKMEN: “ONLARIN EMEĞİ, BU TOPRAKLARIN BEREKETİDİR’’

Festivalin ikinci gününde sahnede konuşma yapan Başkan Türkmen, hem festivalin coşkusuna hem de üreticilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekti, Başkan Türkmen konuşmasında, ‘’Bugün burada, binlerce hemşehrimizle aynı coşkuya ortak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu festival sadece bir eğlence değil, aynı zamanda Kemalpaşa’nın üretme ve dayanışma ruhunun simgesidir. Bu yıl kiraz üreticimiz ne yazık ki zirai don nedeniyle çok zor bir sezon geçiriyor. Ama biz her zaman olduğu gibi üreticimizin yanındayız. Üreticilerimize destek olmak için gerekli adımları atıyoruz. Onların emeği, bu toprakların bereketidir. Kemalpaşa halkı her şeyin en iyisini hak ediyor. Festivalimize katılan tüm hemşehrilerime, çeşitli ülkelerden gelen misafirlerimize ve tüm emek veren çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. 53. Altın Kiraz Kültür ve Sanat Festivali’nde görüşmek dileğiyle’’ ifadelerine yer verdi.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Zeytinin Evi, Festivalin Sahnesi Oldu

Son yıllarda nüfusunun yüzde 80’ini kaybeden Tirilye’nin yeniden bir turizm ve tarih kenti haline gelmesi amacıyla Mudanya Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Zeytin Çiçeği Festivali sona erdi. İki gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayan festival,  kültürel zenginliğini ve üretici emeğini yansıtan önemli bir adım oldu.

 “Doğanın kadim mirası zeytinin evi” olarak bilenen Tirilye, 31 Mayıs – 1 Haziran tarihlerinde Zeytin Çiçeği Festivali’ne ev sahipliği yaptı. Mudanya Belediyesi tarafından “Zeytinin evi Tirilye’de, umudun çiçeğinde buluşalım” sloganıyla düzenlenen festival; tarih, doğa ve üretici emeğini bir araya getirerek bölgeye nefes aldırdı. Tirilye’nin ruhunu, zeytinin hikayesini ve ortak yaşam kültürünü kutlayan bir buluşmaya sahne olan festival, Tirilye’yi hak ettiği yerel ve ekonomik canlılığa kavuşturma hedefinin başlangıcı oldu.
İki gün boyunca zeytin çiçeğinin açtığı bu bereketli mevsimde, Tirilye sokakları üreticiyle ziyaretçiyi bir araya getiren stantlarla, her yaştan katılımcıya hitap eden atölyelerle ve bölgeye özgü tatlarla dolup taştı.

Bir zamanlar sokaklarında hayat kaynayan Tirilye’nin son yıllarda nüfusunun yüzde 80’ini kaybettiğini, şimdi, zeytin çiçeğiyle başlayan bu festivalin sadece bir etkinlik değil; kaybolan bir kentin yeniden doğuş çağrısı olduğunu söyleyen Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, şöyle konuştu: “Geçmişimizde ve bugünümüzde her şeyin temelinde zeytin var. Geleceğimizde de zeytin var. Zeytin, Tirilye’nin yaşam kaynağıdır. Kaderine terk edilmiş Tirilye’yi hak ettiği yere getirmek için hepimizin el birliği ile Tirilye’nin sesini duyurmamız lazım.” dedi.

YERLİ ÜRETİCİYLE DAYANIŞMA
Festival ziyaretçileriyle dolup taşan Tirilye sokakları, zeytinin bereketini yansıtan stantlarla renklendi, ziyaretçiler doğrudan üreticiden alışveriş yaptı. Çocuklara ve yetişkinlere yönelik zeytin çiçeği kokulu mum, boyama, sabun yapımı, seramik ve uçurtma atölyeleriyle üretim keyfi yaşandı. Tirilye’nin ruhunu yansıtan “Zeytin Rotası” yürüyüşü ise tarihi yapılar ve asırlık ağaçlar arasında bir keşfe dönüştü. Rotayı tamamlayanlara Tirilye’ye özgü zeytin fidanı hediye edildi.
Lezzet duraklarında ise şefler hünerlerini sergilerdi. Şeflerle Zeytinyağlı Tarifler etkinliğinde Adnan Karanfil Nar “Enginarlı Bahar Pilavı”, Atakan Özen ise “Kapanca Limanı Tabağı” tariflerini uygulamalı olarak anlattı.

ZEYTİNİN HİKAYESİ SAHNEYE TAŞINDI
Tarihi Taş Mektep Akademi ve Atatürk Parkı zeytinin geçmişine ışık tutan söyleşilere ve sahne performanslarına ev sahipliği yaptı. Yerel birlikler ve kooperatiflerin katılımıyla düzenlenen panellerde bölge zeytinciliği ve hedefleri masaya yatırıldı.  Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü’nün “Bir Zeytin Hikayesi” adlı meddah gösterisi geçmişle bugünü sahnede buluşturdu.

CAZIN USTASIYLA FİNAL
Festival, caz müziğin usta ismi Kerem Görsevin “Tirilye’de Caz” konseriyle taçlandı. Tirilye sahilinde gerçekleşen konser büyük ilgi görürken, Tirilye düzenlenen festival ile müzik, tarih ve doğanın buluştuğu önemli bir merkez oldu.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Önce oyun demeye ne dersiniz? The LEGO Group, aileleri oyun zamanına öncelik vermeye davet ediyor

İş, bulaşıklar, ödevler, temizlik… Her gün, uzun bir yapılacaklar listesiyle başlıyor. Bu da oyun için zaman kalmadığı algısını güçlendiriyor. Oysa aslında zaman var. Tek yapmamız gereken odağımızı yeniden belirlemek. The LEGO Group, “ÖNCE OYUN, GERİSİ KOLAY” diyor çünkü önce oyun geldiğinde, geri kalan her şey çok daha kolay.

LEGO’nun “İyi Oyna” (Play Well) araştırması; hem dünya genelinde hem Türkiye’de çocukların %96’sının, oyun oynamanın  kendilerini iyi hissetmelerinde önemli bir rol oynadığını düşündüğünü ortaya koyuyor. Ancak Türkiye de dahil olmak üzere araştırmanın yapıldığı ülkelerdeki genel ortalamayla her 5 ebeveynden 4’ü, oyunun günlük hayatta yeterince önceliklendirilmediğine inanıyor.  Öyle ki oyun uzun zamandır; sorumluluklar yerine getirildikten sonra hak edilen bir tatlı gibi. Günlük ev işleri, ödevler ve temizlikten sonra sırası gelen, yani önce o çok sevilmeyen sebze yemeğini bitirdikten sonra kavuşulan bir şey gibi. Zaten Türkiye dahil olmak üzere ebeveynlerin %62’si, oyunu çocuklar için bir ödül olarak sunduklarını kabul ediyor. Peki bu düşünceyi tersine çevirsek ve oyuna öncelik versek ne olurdu?

The LEGO Group, şimdi tam da bunu sorguluyor: Yapılacaklar listesini tamamlamadan önce oyuna öncelik verdiğimizde hangi yaşta olursak olalım yaratıcılık artıyor, problem çözme becerileri gelişiyor ve stres azalıyor.

Çocuklar için yetişkinler için kısaca herkes için

Bize sık sık önceliğin iş olduğu, eğlencenin beklemesi gerektiği söylenir. Ama neden bekleyelim? Gelin önce oyuna yer verelim ve geriye kalan her şeyin nasıl yerine oturduğunu birlikte görelim. İşte oyuna öncelik verdiğimizde olanlar:

Çocuklar için oyun her şeyden önce benzersiz bir öğrenme fırsatıdır

Oyun, çocukların daha geniş bir bakış açısı kazanmalarına, yeni fikirler keşfetmelerine ve problemleri kendi yollarıyla çözme özgüvenini geliştirmelerine yardımcı olur. Bilişsel gelişimi, sosyal becerileri ve eleştirel düşünme yetisini destekleyerek sıradan anları sıradışı öğrenme fırsatlarına dönüştürür. Aslında hem çocuklar hem ebeveynler bu tür deneyimlere ihtiyaç duyuyor, öyle ki araştırma sonuçlarına göre ebeveynlerin %87’si, dünya genelinde ve benzer şekilde Türkiye’de de ailece daha fazla oyun oynayabilmeyi istediklerini söylüyor.

Yetişkinler için oyun bir yeniden başlat düğmesidir

Stres azalır, yaratıcılık artar ve en zorlu işler bile daha baş edilebilir görünmeye başlar. Oyun bir dikkat dağıtıcı değil, tam tersine bir “yeniden başlat” düğmesidir. İş yerinde daha iyi bir ekip çalışmasını teşvik eder, ilişkileri güçlendirir ve günlük yaşama neşe katar. Araştırma sonuçlarına göre dünya genelinde ebeveynlerin %86’sı oyun oynamanın kaygılarından uzaklaşmalarına yardımcı olduğunu söylüyor. Üstelik bu oran, Türkiye’deki ebeveynlerde %90’ların üzerine çıkıyor. 

Aileler için oyun empati, bağ ve birliktelik demektir

Aileler birlikte oyun oynadıklarında; birlikte eğlendiklerinde, bağ kurdukları ve birbirini daha yakından tanıdıkları bir dünya inşa ederler. Bu da, günlük hayatın baskılarından uzaklaşıp sadece birbirlerinin varlığından keyif alma fırsatı sunar. Oyun, ebeveynlerin çocuklarını bambaşka bir açıdan görmelerini sağlar, bu sayede daha derin bir anlayış ve empati geliştirir. Diğer yandan anne, baba ve kardeşleriyle oynayabilmek çocuklara aidiyet, güven ve koşulsuz sevgi duygusu kazandırır. Ailelerin gerçekten bağ kurduğu anlar tam da bu oyun dolu zamanlardır ve bu anlar, bir ömür sürecek mutluluk ve sağlam ailenin temellerini oluşturur. Türkiye de dahil olmak üzere, araştırmada yer alan ebeveynlerin %91’i, oyunun aile bağlarını güçlendirdiğini söylüyor. Öyleyse haydi, önce oyun diyelim ve bağlarımızı daha da güçlendirelim!

Peki nasıl başarırız?

Aile rutininiz sıradanlaşıyor mu? Yapılacaklar listeniz birlikte eğlenmenin önüne mi geçiyor? The LEGO Group Önce Oyun Rehberi, size oyun dolu bir dünyanın kapılarını aralıyor. Her yaştan birey için ilham verici, kolayca uygulanabilir fikirlerle dolu bu rehber, tüm ailenin birlikte kaliteli vakit geçirmesini sağlayacak çözümler sunuyor. Diğer görevlerinizi yerine getirmeden önce oyunun gücünden nasıl faydalanabileceğinizi keşfedin ve aynı zamanda ortak oyun deneyimleriyle aile bağlarınızı güçlendirin.

Oyunu önceliğimiz haline getirelim

Oyunu bir öncelik haline getirdiğimizde, sadece işe odaklanmayı bırakır ve eğlence için yer açarız. Bu da hem çocukların hem yetişkinlerin rahatlamasına, öğrenmesine ve hayattaki küçük anlardan keyif almasına yardımcı olur. Oyun, gülümsemek ve zihnimizi toparlamak için bize nefes aldırır. Aslında biliyoruz, önce oyun oynadığımızda, hepimiz daha iyi hissederiz.

The LEGO Group’ta oyun, sadece çocuklar için değil, herkes için vazgeçilmezdir. LEGO® setleri ve materyalleri, her yaştan insanın yaratıcılıklarını keşfetmeleri ve iç dünyalarını en eğlenceli şekilde keşfetmeleri için tasarlanmıştır.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Burhaniye’de Tiyatro Rüzgârı Esti

Burhaniye Belediyesi ile Susurluk Belediyesi’nin kültür ve sanat alanındaki iş birliği, tiyatroseverleri anlamlı bir etkinlikte buluşturdu. Bu iş birliği kapsamında, Susurluk Belediyesi Gençlik Tiyatrosu tarafından sahnelenen, usta isimler Müjdat Gezen ve Kandemir Konduk’un kaleme aldığı “Artiz Mektebi” adlı tiyatro oyunu, Reha Yurdakul Kültür Merkezi’nde izleyicilerle buluştu.

Yönetmenliğini Onur Bozhan’ın üstlendiği oyun, seyircilerden büyük beğeni toplarken, salonu dolduran sanatseverlere unutulmaz bir akşam yaşattı.

Oyun sonunda sahneye çıkan Burhaniye Belediyesi Kent Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Ender Kurt, başarılı yönetmen Onur Bozhan’a teşekkür ederek çiçek takdim etti. Kurt, iki belediye arasında kurulan bu değerli kültürel köprünün, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EÜTF’de 65. Dönem Mezunları Büyük Bir Coşku İle Uğurlandı

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde 65’inci dönem mezuniyet töreni gerçekleştirildi. Törende 340 genç hekim diplomalarını alarak sağlık ordusuna uğurlandı.

         Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF) 2024-2025 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni, Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı Amfi Tiyatroda yapıldı. Egeli hekimler, ant içerek mesleğe ilk adımlarını attı. Mezuniyet törenine; EÜ Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Devrim Bozkurt, fakülte üst yönetimi, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törende öğrencilerin hazırladığı video gösterimi gerçekleştirildi.

Törende konuşan EÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Devrim Bozkurt, hekimliğin önemini ve tıp eğitiminin zorluğuna vurgu yapan bir konuşma yaptı.

        “Biz bir meslek icra etmiyoruz, bir yaşamı paylaşıyoruz”

Dekan Prof. Dr. Devrim Bozkurt, “Buradan, bu gecenin değeri olan, istikbalimiz olan genç meslektaşlarımı saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Tıp eğitimi diploma almayla birlikte bitti denebilecek bir şey değildir. Daha doğrusu bir üniversite mezuniyeti değildir. Tıp fakültesi aslında bitirildiği zaman hayatın değişmesidir, yaşamın değişmesidir. Çünkü bu genç hekimler yarın sabah hiç tanımadıkları insanların hayatlarına dokunacaklar. Kaderlerine yön verecekler. Hiç tanımadıkları insanların kaderlerine ortak olacaklar. Genç hekimlerimiz mezun oldukları bu güzide fakültede, kendilerinin bir abisi, ablası, annesi olduğunu unutmadan bu görevi yapacaklar. Sağlık, hekimlik, doktorluk çok farklı alanlardır. Hastaya değmek, hastanın kaderine ortak olmak, hastanın her şeyi olmak demektir. O yüzden biz burada bir meslek icra etmiyoruz, bir yaşamı paylaşıyoruz. Bu anlamda bizi ve buradaki istikbalimiz olan gençlerimizi yetiştiren hocalarımıza, meslek büyüklerimize, ailelerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“İstikbalimizsiniz, istiklalimizi unutmayın”

Genç hekimlere seslenen Dekan Prof. Dr. Devrim Bozkurt, “ ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir’. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözünü aklınızdan çıkarmayın. Bu vatana hizmetten asla vazgeçmeyin. Kalbinizi, beyninizi açık ve özgür tutun. Kimseye boyun eğmeyin. Giydiğiniz cübbelerin neden düğmesi olmadığını unutmayın. İstikbalimizsiniz, istiklalimizi unutmayın. Sultan Alparslan ile yurt edindiğimiz, Fatih Sultan Mehmet ile taçlandırılmış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile yoktan var edilmiş ve bize hediye edilmiş bu vatana ve milletimize hizmet etmekten yorulmayın. Yolunuz bahtınız açık olsun” dedi.

Tıp Fakültesi 65. Dönem Birincisi Nezahat Nehir Mızraklı ve İntörn Temsilci Tunahan Şekerli, mezunlar adına birer konuşma yaparak emeklerinden dolayı ailelerine ve öğretim üyelerine teşekkürlerini ilettiler.

Mezun öğrencilere başarı belgelerinin verilmesi ve öğrencilerin hekimlik andını okumasıyla devam eden tören, öğrencilerin keplerini atma seremonisi ile sona erdi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı