Dünyanın ilk ve tek engelli kadın ralli pilotu engellilere umut oluyor

Dünyadaki ilk ve tek engelli kadın ralli pilotu olan Osmangazi Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü personeli Kübra Denizci Keskin, hayat ve başarı hikayesini anlatarak engelli bireylere umut oluyor.

Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerinde düzenlenen ralli şampiyonlarına katılarak önemli başarılara imza atan Kübra Denizci Keskin, Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi’nin 15 günde bir düzenlediği söyleşi programına konuşmacı olarak katıldı. Engelli bireylerin hayatın içinde karşılaştıkları zorlukları aşmaları, kendilerini güvende hissetmeleri ve hayata sıkı sıkı tutunarak başarılı olmaları için düzenlenen programa konuşmacı olarak katılarak hayat ve başarı hikayesini anlatan Osmangazi Belediyesi’nin şampiyon ralli pilotu Kübra Denizci Keskin, engelli bireylere umut ışığı oldu. Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya katılan engelli bireyler Keskin’in hayat ve başarı hikayesini büyük bir dikkatle dinledi.

“Hepimizin hikayesi farklı olsa da yaşadığımız zorluklar aynı”

Son olarak Yeşil Bursa Rallisi’ne katılan ve kategorisinde üçüncülük elde eden Keskin, “Osmangazi Belediyesi’nin destek verdiği bir sporcu olarak kendi evimizde yarışmak benim için çok önemliydi. Yeşil Bursa Rallisi çok ikonik bir yarış. Etaplar oldukça zorlayıcı. Bizim için çok kolay yarış olmadı. Sonucun iyi olması bizi mutlu etti. Bundan sonra toprak yarışlarımız başlıyor. Kapadokya rallisi olacak. Sezon tam gaz devam ediyor.  Engelliler meclisinde bir konuşma yapmak benim için çok kıymetli. Türkiye’de 3 milyon 500 bine yakın engelli vatandaşımız var. Yaşam koşullarının bizim için daha iyi düzenlenmesi adına daha fazla sesimizin çıkması gerektiğini düşünüyorum. Bugün burada ben kendi hayat hikayemi anlattım. Toplantıya gelen engelli arkadaşlarımızla beraber neler yapabiliriz, belediyeler neler yapabilir, engellilere nasıl destekler verilebilir bunları konuştuk. Hepimizin hikayesi birbirinden farklı ama içimizde yaşadığımız zorluklar bence aynı. Engelli bireylere destek verildiğinde herkesin hikayesini bir başarı hikayesine çevirme şansı olabileceğini düşünüyorum. Her şeyin erişilebilir olması çok önemli. Ben hayatımda biraz şanslı olan bir noktada yer aldım. 2 tane üniversite bitirdim Osmangazi Belediyesi’nde çalışıyorum. İlk işe atandığımda, belediyeye geldiğimde inanılmaz mutlu olmuştum. Her şey engellilere uygundu. Fakat herkes bu koşulları sağlayamıyor. İş hayatına girdiklerinde engellerle karşılaşıyorlar. Ben şuan engellilere yönelik yapılan çalışmaların çok değerli olduğunu düşünüyorum. Ama daha fazla insana ulaşarak bunları sürdürebilir hale getirmemiz lazım. Ben engellilerin toplumda bir değer olduğunu herkesin anlamasını istiyorum” dedi.

“Erkan Aydın başkanımızın engelliler konusunda büyük bir hassasiyeti var”

Hayatın birçok noktasında zorluklar ile karşılaşabildiklerini ifade eden Keskin, “Biz de herkes gibi yaşıyoruz. Bizler bir çok şeyi yapabiliriz; burada önemli olan bizim bir değer olarak görünmemiz. Bazen şöyle tabular oluşabiliyor, her hangi bir engelli birey bir şey yapmak istediğinde, bir çok şey onunla ilgili teferruat olarak görülebiliyor. Bu bakış açısı kalktığında engelli bireyler kendi hayatında çok güzel şeyler başarabilir diye düşünüyorum. Osmangazi Belediyesi’nin engellilere karşı çalışmalarını çok kıymetli buluyorum. Erkan Aydın başkanımızın engellilerle ilgili bir hassasiyetinin olduğunu düşünüyorum. Bana da yarışlarım için destek veriyor olması çok kıymetli. Ben bireysel bir sporcu olarak kendi hayalimin peşinden giriyorum. Hayalimin peşinden giderken de birçok engelliye umut olmuş oluyorum. Neden benim arkamdan başkaları da gelmesin diyorum ve bununla ilgi çok güzel geri dönüşler alıyorum. Başkanımız Erkan Aydın’ın bu farkındalığı oluşturmak adına verdiği desteği çok değerli buluyorum. Birçok yerde ve kurumlarda engelliler için her şey uygun değil. Ben, Osmangazi Belediyesi’nde çok büyük bir konforla çalışıyorum. Umarım tüm kamu daireleri ve özel kurumlarda her şey daha erişilebilir hale gelir” şeklinde konuştu.

“Toplantıları düzenlememizin amacı engelli bireylerin motivasyonunu arttırmak”

Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi olarak dünyanın ilk ve tek engelli kadın pilotu  olan Kübra Denizci Keskin’i ağırlamaktan dolayı mutluluk duyduklarını söyleyen Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı Orhan Koca, “Bizim burada toplanmamızın amacı engelli bireylerin motivasyonunu arttırmak.  Engelli bireylere şans verildiği, önü açıldığı ve engeller konulmadığı zaman neler başarabileceğinin en büyük örneğidir Kübra Denizci Keskin. Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi olarak engelli bireylerin hayata daha aktif katılım sağlayabilmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bundan sonraki süreçte de çalışmalarımıza devam edeceğiz. Engelleri aşmak için engelli bireylerin hayatın içinde her alanda daha aktif olabilmelerini amaçlıyoruz” diye konuştu.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İstanbul 2. Tesisat Sektörü Öğrenci Buluşması DemirDöküm Sponsorluğunda Gerçekleşti

DemirDöküm, eğitim destek programlarıyla iklimlendirme sektörünün geleceğine yatırım yapmayı sürdürüyor. 10 yılı aşkın süredir eğitim alanında birçok projeyi hayata geçiren şirket, bu kez İstanbul 2. Tesisat Sektörü Öğrenci Buluşması’na premium sponsor olarak katkı sağladı. Marmara Üniversitesi’nde düzenlenen organizasyona 400 öğrenci ve 30 öğretmen katılırken, 60 sektör profesyoneli bilgi ve deneyimlerini gençlerle paylaşarak ilham kaynağı oldu.

Eğitim alanında hayata geçirdiği ve dahil olduğu projelerle iklimlendirme sektörünün nitelikli iş gücünü artırmayı hedefleyen DemirDöküm, bu alandaki çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Odaklı Grup ve TESİDER iş birliğiyle bu yıl ikincisi düzenlenen “İstanbul Tesisat Sektörü Öğrenci Buluşması”, DemirDöküm’ün premium sponsorluğunda gerçekleştirildi.

Marmara Üniversitesi Mehmet Genç Külliyesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen organizasyonda iklimlendirme alanında eğitim gören 400 öğrenci ve 30 meslek lisesi öğretmeni, sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Etkinlikte yer alan 60 sektör temsilcisi, sektördeki deneyimlerini gençlerle paylaşarak onlara ilham verdi.

Meslek liselerinde öğrenim gören öğrencileri desteklemek, sektörün deneyimli isimleriyle öğrenciler arasında köprü kurmak ve iklimlendirme sektörünün nitelikli iş gücü ihtiyacına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen organizasyonda, katılımcılara mezuniyet sonrasında kariyerlerini hangi alanlarda şekillendirebileceklerine dair önemli bilgiler de aktarıldı.

Sektörde 70. yılını kutlayan DemirDöküm’ün, uzun yıllardır Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttüğü iş birliği kapsamında teknik ve Anadolu lisesi öğrencileri ile eğitimcilerine yönelik pek çok programı hayata geçirdiğini belirten Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Atan şöyle konuştu: “Bir gün bizlerden bayrağı devralacak gençlerin gelişimine yatırım yapma vizyonumuzla bu tür etkinliklerde yer almaktan ve onları desteklemekten son derece memnunuz. Gençlerimizin sahip olduğu yetenekleri açığa çıkarmak, mesleki gelişimlerine katkı sağlamak ve kariyer yolculuklarının ilk adımlarında yanlarında olmak için çalışıyoruz. 70 yıllık köklü geçmişimizle, sektörün öncü markalarından biri olarak eğitim alanındaki desteğimizi sürdürüyoruz. Teknik ve Anadolu lisesi öğrencilerine yönelik düzenlediğimiz çeşitli programların yanı sıra; bu etkinlikte de olduğu gibi sponsorluklarımızla da genç nesillerin donanımlı bireyler olarak yetişmelerine katkı sunuyoruz. Bu tür iş birliklerinin hem sektörel gelişim hem de gençlerin yönlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Gelecek dönemde de eğitim alanındaki desteklerimize kararlılıkla devam edeceğiz.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EÜ’de “Sürdürülebilir Yarınlar İçin Yenilenebilir Enerji Buluşması” yapıldı

Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü tarafından, öğrencilerin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik farkındalığını artırmak ve bu alandaki bilimsel çalışmaları tanıtmak amacıyla “Yeşil Geleceğe Yolculuk: Yenilenebilir Enerji ile Sürdürülebilir Yarınlar” başlıklı bir söyleşi düzenlendi. Araştırma Odaklı Öğrenci Merkezinde (AROM) gerçekleşen etkinliğe Güneş Enerjisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ceylan Zafer, Arş. Gör. Özkan Nuhoğlu, akademisyen ve öğrenciler katıldı.

Arş. Gör. Özkan Nuhoğlu tarafından gerçekleştirilen tanıtım sunumunda, enstitünün sahip olduğu altyapı olanakları, yürütülen bilimsel araştırmalar ve öğrencilere sağlanan imkânlar hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı.

Bu alanda kariyer yapmak isteyen öğrenciler için enstitünün hem bilimsel hem mesleki anlamda güçlü bir gelecek sunduğunu vurgulayan Arş. Gör. Nuhoğlu, “Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü olarak sahip olduğumuz teknik altyapı, laboratuvar olanakları ve yürüttüğümüz çok sayıda bilimsel araştırma ile öğrencilerimize geniş bir çalışma alanı sunuyoruz. Enstitümüzde sadece akademik bilgi değil, uygulamalı proje imkânları da sizleri bekliyor. Eğer gelecekte bu alanda bir kariyer düşünüyorsanız, burada sizi hem bilimsel hem de mesleki anlamda güçlü bir gelecek bekliyor. Bugün burada sadece güneş enerjisini değil, güneş ısısı teknolojileri, jeotermal enerji, rüzgâr enerjisi ve enerji verimliliği gibi pek çok alanda yaptığımız çalışmaları da sizlerle paylaşmak istiyoruz. Bu alanlarda hem ulusal hem de uluslararası düzeyde önemli projeler yürütüyoruz” dedi.

Söyleşi boyunca yenilenebilir enerji kaynaklarının çevresel ve ekonomik avantajları ele alınırken, sürdürülebilir kalkınma hedefleri bağlamında bu enerji türlerinin önemi vurgulandı. Katılımcı öğrenciler, enerji politikaları, teknolojik gelişmeler ve sektördeki kariyer fırsatları hakkında bilgi edinme fırsatı buldu.

Etkinliğin sonunda Prof. Dr. Ceylan Zafer ve Arş. Gör. Özkan Nuhoğlu, öğrencilerin merak ettikleri soruları yanıtladı. Kurulan “Yeşil Geleceğe Yolculuk: Yenilenebilir Enerji ile Sürdürülebilir Yarınlar” başlıklı bilgilendirme standı aracılığıyla da öğrencilere yenilenebilir enerji alanındaki çalışmalar hakkında bilgi verildi. Stant, üniversite öğrencilerinin sürdürülebilir enerji teknolojilerine dair ilgisini artırmayı amaçladı.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

ASAT TSE denetiminden başarıyla geçti

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından gerçekleştirilen denetimleri başarıyla tamamlayarak kalite, müşteri memnuniyeti ve risk yönetimi konularındaki standartlara uygunluğunu bir kez daha belgeledi.

TSE Akdeniz Bölge Koordinatörlüğü’nden dört denetçinin gerçekleştirdiği üç günlük tetkikler sonucunda, “TS ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi”, “TS EN ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi” ve “TS ISO 31000 Risk Yönetim Sistemi” belgelerinin devamına karar verildi. ASAT, ayrıca enerji verimliliği alanında yürüttüğü başarılı çalışmalar sayesinde, bu yıl ilk kez “TSE’den ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi” belgesini de almaya hak kazandı.

ENERJİ VERİMLİLİĞİNDE ULUSLARARASI STANDARTLARA UYUM

ASAT Genel Müdürlüğü Ana Hizmet Binası’nda yürütülen enerji verimliliği uygulamaları kapsamında; önemli enerji kullanımları ve enerji performans göstergeleri analiz edilerek sistematik iyileştirmeler gerçekleştirildi. Bu sayede kurum, enerji yönetimi alanında da uluslararası standartlara uygunluğunu belgelemiş oldu. ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt, TSE denetiminden başarıyla geçmenin kurum için büyük önem taşıdığını belirterek, “Bu başarı, süreçlerimizi sürekli iyileştirme anlayışımızın ve uluslararası standartlara uygun, kaliteli hizmet sunarak vatandaş memnuniyetini en üst seviyeye çıkarma çabamızın bir sonucudur. Bu süreçte emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

ASAT, HİZMET SEKTÖRÜNDE ÖNCÜ KONUMDA

Kapanış toplantısında konuşan TSE Baş Tetkik Görevlisi Cemalettin Karakuş ise, ASAT’ın vizyoner bir liderlikle yönetildiğini vurgulayarak, kurum bünyesinde devreye alınan ABYS yazılımının ve sistem entegrasyonunun sürekli iyileştirmeye önemli katkı sağladığını belirtti. Karakuş, ASAT’ın hizmet sektöründe öncü kurumlar arasında yer aldığını ifade etti.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarında “Viyolonsel Dinletisi”

Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarında genç yetenekler sahne almaya devam ediyor.

         Ege Üniversitesi (EÜ) Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı (DTMK) Etkinlik Salonu’nda “Viyolonsel Dinletisi” gerçekleştirildi. Öğr. Gör. Dr. Seher Erkan’ın koordinatörlüğünde düzenlenen etkinlikte, konservatuvar öğrencileri çello enstrümanı eşliğinde sahne aldı. Dinletiye, Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Tarkan Erkan, öğretim elemanları, öğrenciler ve sanatsever büyük ilgi gösterdi.

Etkinlik kapsamında genç yetenekler; Yaren Şen, Semih Gümüşel, Cansel Uğurçay, Hiranur Tütüncü, Ayşe Yener ve Mizgin Algur viyolonsel performansları ile farklı dönemlere ve tarzlara ait bestecilerin eserlerini sahnede icra ettiler.

Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Tarkan Erkan, Viyolonsel Dinletisinde sahne alan öğrencilere ve enstrüman icracılarına “Teşekkür Belgesi ” takdim etti.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Salt Beyoğlu’ndaki “Hayvanların Yaşamı” sergisi, Türkiye ve farklı coğrafyalardan sanatçıların insan-hayvan ilişkilerini merkeze alan işlerini bir araya getiriyor. Sergi kapsamındaki etkinlikler, 13 Haziran Cuma günü akademisyen Birkan Taş ve Mine Yıldırı

Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın Hayvanların Yaşamı sergisi, müşterek varoluştan tahakküme değişen insan-hayvan ilişkilerini irdelerken ortak yaşama dair farklı arayışları da ortaya koyuyor. Seçkide yer alan işlerin gündeme getirdiği konular, bir dizi programla yorumlama ve tartışmaya açılıyor. 

Akademisyen Birkan Taş13 Haziran Cuma saat 17.00’de Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da gerçekleştireceği konuşmada, asistan köpekler üzerine yürüttüğü araştırmadan hareketle insan-hayvan ayrımını türcülük ve engellilik tartışmaları ekseninde değerlendirecek. Taş, “Asistan Köpekler, Türcülük ve Sevgi Söylemini Yeniden Düşünmek” başlıklı konuşmasında asistan köpeklerle ilgili söylemlerde sıkça kullanılan “koşulsuz sevgi” anlatısının, bu hayvanların duygusal ve fiziksel emeklerinin görünmez kılınmasındaki rolünden bahsedecek. Sevgi, bağımsızlık ve türler arası ilişkiler üzerinden ortak yaşamın etik sorumluluklarını ve karşılıklı bağımlılık fikrini irdeleyecek.

Aynı gün saat 19.00’da ise akademisyen Mine Yıldırım, “İhtimam ile Şiddet Arasında: İstanbul’un Köpeklerine Dair Arşiv, Tanıklık ve Tarihyazımı” başlıklı bir konuşma yapacak. Hayvanların Yaşamı kapsamında sunulan araştırma projesinden yola çıkacak Yıldırım, 1910’daki Hayırsızada Sürgünü’nden bugüne uzanan köpeksizleştirme siyasetine, bu siyasetin karşısında gelişen ihtimam kültürüne ve bu iki karşıt gücün şekillendirdiği kent tarihine odaklanacak. İstanbul’daki sokak köpeklerinin yaşamını etkileyen tehcir, tecrit, sistematik imha, mekânsal sınırlandırmalar gibi şiddet rejimleri ile bu rejimlere karşı gelişen ve gündelik yaşamın içinden filizlenen ihtimam pratiklerini değerlendirecek. Derlediği arşiv belgeleri ışığında, şiddet ile ihtimamın birbirine değdiği, kimi zaman çatıştığı ama hep iç içe geçtiği bu uzun kentsel hikâyeyi tartışmaya açacak.

Hayvanların Yaşamı, 10 Ağustos’a dek Salt Beyoğlu’nda ziyarete açık. Umut Ceyhan Akyol’un rehberliğindeki ücretsiz sergi turları ise 7 Ağustos’a kadar devam ediyor. Ayrıntılı bilgi ve kayıt için: saltonline.org.

Hayvanların Yaşamı sergisi Hollanda Krallığı, Goethe-Institut İstanbul, Flanders State of the Art, Asya International Movers’ın desteği; Eureko Sigorta, Jotun ve Bankerhan Hotel’in katkılarıyla gerçekleştirilmektedir.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Göçmen İşgücü, Türkiye’nin Ekonomik Büyümesinde Stratejik Bir Fırsattır”

Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), göçmen işgücünün Türkiye ekonomisine etkilerini analiz eden kapsamlı bir rapor yayımladı. “Göçmen İşgücünün Ekonomik Etkileri: Türkiye’de İstihdam, Büyüme ve Politika Önerileri” başlıklı çalışma, göçmenlerin işgücü piyasasına entegrasyonunun Türkiye’nin rekabet gücü ve sürdürülebilir kalkınması için kritik bir fırsat olduğunu ortaya koyuyor.

KOSAM tarafından hazırlanan rapor, Türkiye’nin göçmen işgücüne dair potansiyelini yeniden değerlendirme açısından kritik öneme sahip. Raporda, nitelikli göçmen işgücünün doğru politikalarla yönlendirilmesi durumunda Türkiye’nin üretim, istihdam ve rekabet gücünde önemli bir sıçrama oluşturabileceği vurgulanıyor. Bu kapsamda hazırlanan çalışma, göçün yalnızca sosyal bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma için stratejik bir enstrüman olduğunu ortaya koyuyor.

Raporda öne çıkan bulgulara göre:

  • Göçmen işçiler, özellikle tarım, inşaat, imalat ve hizmet sektörlerinde Türk vatandaşlarının doldurmadığı istihdam açığını kapatıyor.
  • Kayıtlı istihdamda çalışan göçmenler, yerel ekonomiye vergi ve sosyal güvenlik katkısı sağlıyor; kayıt dışılık azaldıkça bu katkı artıyor.
  • Suriyeli girişimcilerin Türkiye’de kurduğu 4.000’den fazla şirket, ihracat ve yatırım ağlarını güçlendiriyor.
  • Ancak hukuki belirsizlikler ve kayıt dışı çalışma, göçmen işgücünün potansiyelini sınırlandırıyor.

“Akredite Göçmen Vizesi ve Sektörel Kota Modeli Şart!”

KOSAM Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Can Başaran, rapora ilişkin değerlendirmesinde şu çarpıcı tespitlerde bulundu: “Türkiye, göçmen işgücünü ‘sorun’ değil, ‘stratejik kaynak’ olarak görmelidir. Dünyada başarılı örnekler incelendiğinde, göçmenlerin ekonomiye net katkı sağladığı görülüyor. Ancak bu katkıyı maksimize etmek için acilen yapısal adımlar atmalıyız:

  1. Akredite Göçmen Çalışma Vizesi: Nitelikli ve niteliksiz işgücü için sektörel ihtiyaca göre düzenlenmiş, hızlı ve şeffaf bir vize modeli hayata geçirilmeli.
  2. Kayıtlı İstihdam Teşvikleri: Göçmenlerin sosyal güvenlik primleri için işverenlere geçici destekler sağlanmalı.
  3. Sektörel Kota Sistemi: İşgücü açığı olan sektörlerde (örneğin turizm, imalat, inşaat, hizmet) kontrollü göçmen istihdamı için kota mekanizması kurulmalı.
  4. Göçmen Girişimcilik Fonu: Türkiye’de yatırım yapacak göçmenlere mikro kredi ve vergi indirimi desteği verilmeli.

Bu adımlar atılırsa, 5 yılda göçmenlerin GSYH’ye katkısı %1,5’a çıkabilir.”

“Küresel Trendler ve Türkiye’nin Fırsat Penceresi”

KOSAM’ın daha önce yayımladığı “2024 Dünya Ne Konuştu?” ve “2025 Dünya Ne Bekliyor?” raporlarında yer alan bulgulardan bahseden Başaran, demografik dönüşüm ve işgücü hareketliliğinin, küresel ekonomilerin en kritik gündem maddelerinden biri olduğunu vurguladı. Rapora göre Türkiye, coğrafi konumu ve genç nüfusuyla bu süreçten avantaj sağlayabilir. Ancak bunun için; veriye dayalı göç politikaları, iş dünyasıyla iş birliği içinde sektörel stratejiler ve toplumsal uyumu güçlendiren projeler hayata geçirilmeli.

Başaran “Rapor, göçmen işgücünün Türkiye’deki etkilerini “sorun odaklı” değil, “fırsat odaklı” ele alan ilk bütüncül çalışmalardan biri olma özelliği taşıyor. Sonuç olarak, göç yönetilirse, büyümenin de tetikleneceğine inanıyoruz” diyerek konuşmasını tamamladı.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Organik atıklar toprak iyileştirici ürüne dönüştürüldü

Antalya Büyükşehir Belediyesi, merkez ve ilçelerden toplanan evsel katı atıkların içerisinde bulunan organik atıkları toprak iyileştirici ürünlere dönüştürüyor. Büyükşehir Belediyesi’nin entegre tesislerinde organik atığın işlenmesi sonucu oluşan Katı ve Sıvı Fermente Ürün ve Ph düzenleyici ürünlerin denemeleri yapıldı. Evsel katı atıklarından oluşan toprak iyileştirici ürünlerin kullanımı için Alanya, Aksu, Kumluca ve Demre pilot ilçeler olarak seçilirken, proje ilk olarak Demre’de bir limon bahçesinde uygulandı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, evsel katı atıklarda bulunan organik atıkları işleyerek tarımda kullanılabilir hale getirdi. Yaklaşık iki yıldır entegre atık tesislerinde yürütülen çalışmalar sonucu katı fermante ürün, sıvı fermante ürün ve pH düzenleyici olmak üzere üç farklı toprak iyileştirici ürün elde edildi. Bu ürünler öncelikle belediyeye bağlı alanlarda test edildi.

4 İLÇEDE PİLOT UYGULAMA

Çalışmalarla ilgili bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Kontrol Dairesi Başkanlığı Atık Yönetimi ve İşletmeler Şube Müdürlüğü’nde görevli Çevre Mühendisi Fulya Edibe Halıcılar,  “Uygulamanın başarısının ardından Çevre Kurulu toplantısında alınan karar doğrultusunda bir alt komisyon kurularak çalışmalar ilçelere yaygınlaştırıldı. Pilot uygulama kapsamında Alanya, Aksu, Kumluca ve Demre ilçelerini belirledik. Burada Ziraat Odaları ve ilçe belediyeleriyle işbirliği içinde süreci sürdürüyoruz. Böyle bir çalışma Türkiye’de ilk olarak uygulanıyor. Pilot bölgelerde de olumlu sonuçlar elde edeceğimizi biliyoruz. Daha sonraki amacımız talep eden çiftçilerimize koordineli bir şekilde bu ürünleri vermektir” dedi

HEM ÇEVREYE HEM TARIMA KATKI

Bu çalışmalara Akdeniz Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi’nden akademisyenler de bilimsel katkı sunuyor. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümünde Akademisyen olarak görev yapan Prof. Dr. Şule Orman, Antalya’nın evsel atıklarından elde edilen üç farklı toprak iyileştirici ürünle, hem çevreye hem de tarıma katkı sağlanacağını söyledi. Prof. Dr. Orman, üretilen bu organik toprak düzenleyicilerin, toprağın organik madde içeriğini artırarak kimyasal gübre ihtiyacını azaltmada önemli bir rol oynayacağını vurguladı.

HEM DAHA GÜVENLİ HEM DAHA ETKİLİ

Yeditepe Üniversitesinde Akademisyen olan Prof. Dr. Metin Turan da Antalya ve ilçelerinde evsel atıklardan biyolojik süreçle elde edilen katı ve sıvı toprak iyileştiricilerin, üreticilere toprak iyileştirme için destek olarak verileceğini söyledi. Toprağın organik madde açısından zengin olması gerektiğine dikkat çeken Turan, “Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından üretilen bu yeni nesil katı ve sıvı fermente ürünler, iyi işlenmemiş ahır gübresine kıyasla hem daha güvenli hem de daha etkili. 1 ton ahır gübresinden elde edilecek faydayı bizim ürünümüzde yalnızca 20 litrede alabiliyorsunuz” dedi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından üretilen katı, sıvı fermente ürün ve Ph düzenleyicinin Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticiler tarafından Ziraat Odaları aracılığı ile ücretsiz olarak temin edilmesine yönelik planlamalar devam ediyor.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sony Geleceğin Film Yapımcısı Ödülleri 2025’in Kazananları Açıklandı

Sony Geleceğin Film Yapımcısı Ödülleri bugün, Culver City’deki ikonik Sony Pictures Studios Sahne Sanatları Binası’nda Emmy ödüllü Denny Directo’nun (Entertainment Tonight) ev sahipliği yaptığı özel bir törenle 2025 kazananlarını duyurdu. Şu anda üçüncü edisyonunda olan, Creo tarafından kurulan ve Sony tarafından desteklenen bu öncü küresel kısa film ödül programı, dünyanın farklı köşelerinden gelen cesur hikaye anlatımlarını güçlendirerek, yükselen vizyonerlerin kariyerlerini ateşliyor.

 158 ülke ve bölgeden 7.500’ü aşkın yönetmen tarafından gönderilen 11.750’den fazla kısa film arasından seçilen kazananlar, olağanüstü çalışmalarıyla öne çıkıyor. Ödüle layık görülen isimler şöyle sıralanıyor: Rossana Montoya (Kolombiya, Kurgu), Juliet Klottrup (Birleşik Krallık, Kurgu Dışı), Santiago O’Ryan & José Navarro (Şili, Animasyon), Hayder Hoozeer & Franz Böhm (Birleşik Krallık / Almanya, Öğrenci). Kazanan yönetmenler, güçlü anlatıları ve yaratıcı vizyonlarıyla küresel jüriyi etkilemeyi başarıyor.

Kazanan yönetmenleri belirlemek üzere bir araya gelen jüri, sektörün önde gelen isimlerini bir araya getiriyor. Jüri başkanlığını üstlenen ödüllü yönetmen Justin Chadwick (Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol, Boleyn Kızı, yakında gösterime girecek Sierra Madre) başta olmak üzere, jüri üyeleri arasında şu isimler yer alıyor;

  • Yönetmen ve senarist Minhal Baig (Artık BüyüdükHalaBoJack Horseman)
  • 3000 Pictures Başkanı Elizabeth Gabler (Kya’nın Şarkı Söylediği YerPi’nin Yaşamı, yakında vizyona girecek Klara ve Güneş)
  • Oscar® adayı yönetmen Jason Reitman (Cumartesi GecesiHayalet Avcıları: Öteki DünyaJuno)

Jüri üyeleri, yaratıcı mükemmelliği ve yenilikçi anlatı biçimlerini değerlendirmeye alarak kısa listeye kalan filmler arasından kazananları belirliyor.

Sony Geleceğin Film Yapımcısı Ödülleri jürisi, bu yılın kazananlarına ve kısa listeye kalan yönetmenlere duydukları ortak hayranlığı şu sözlerle ifade etti:

“Geleceğin sinemasına, bu olağanüstü kazananlar grubunun gözünden bakmak gerçekten heyecan veriyor. Sinema sanatının yeni temsilcileri olarak her biri, mevcut anlatım biçimlerini sorgulayan ve hikâyelerimize yeni bir soluk getiren özgün bir vizyon sunuyor. Sony Geleceğin Film Yapımcısı Ödülleri, yalnızca bu yetenekleri tanımakla kalmıyor; aynı zamanda yıllar boyunca sektöre yön verecek isimleri destekliyor ve güçlendiriyor. Onların sinema dünyasını nasıl dönüştürmeye devam edeceğini görmek için sabırsızlanıyoruz.”

Ödüller, kariyerlerinin dönüm noktasında olan yeni nesil sinemacıları ilham vermeyi, donatmayı ve güçlendirmeyi sürdürüyor. Bu yılın kazananları ve dört kategori genelindeki kısa listeye kalan isimler, ödül kapsamında 2–5 Haziran 2025 tarihleri arasında Sony Pictures Studios’ta gerçekleşen dört günlük kapsamlı bir sektör programına katılıyor.

Sony Pictures yöneticileri tarafından yürütülen atölye çalışmaları, özel film gösterimleri ve sahne arkası erişimleriyle şekillenen bu özel program; katılımcıların sinema sanatına dair bilgilerini derinleştiriyor, becerilerini geliştiriyor ve dünyanın dört bir yanından gelen sektör profesyonelleriyle güçlü bağlantılar kurmalarını sağlıyor. Program kapsamında; görüntü yönetmenliği ustalık sınıfları, senaryo yazımı, oyuncu anlaşmalarını yönetme, son teknoloji ekipman sunumları ve bir hikâyeye müzikle hayat verme gibi konular ele alınıyor. Ayrıca, dört ana kategoride ödül kazanan yönetmenler, para ödülünün yanı sıra Sony Dijital Görüntüleme ekipmanlarıyla da destekleniyor.

Bu yılki etkinliğe, Sony Türkiye’nin davetlisi olarak fotoğrafçı ve görüntü yönetmeni Gökhan Karakaş da katıldı. Sony’nin özel davetiyle Los Angeles’a giden Karakaş, dört gün süren kapsamlı endüstri programı boyunca atölyelere, film gösterimlerine ve sektör buluşmalarına katılarak yerli yaratıcılar adına ilham verici bir temsiliyet üstlendi. Etkinlik süresince sinematografi, senaryo yazımı, yapım süreci ve endüstri ilişkileri gibi konulara odaklanan panellere katılan Karakaş, ayrıca Sony Pictures yöneticileriyle birebir görüşmeler gerçekleştirerek Türkiye’deki yaratıcı topluluk adına bağlantılar geliştirdi. Gözlemlerini ve deneyimlerini Türkiye’deki sinema ve medya profesyonelleriyle paylaşarak bilgi aktarımını amaçlayan Karakaş’ın bu katılımı, Sony’nin yerel yaratıcı topluluklarla kurduğu güçlü ilişkiyi yansıtıyor.

Sony Geleceğin Film Yapımcısı Ödülleri 2025’in Kazananları:

KURGU

 Kurgu kategorisi, özgün bir kurgu hikâye ya da olay anlatan, anlatı odaklı kısa filmleri ödüllendiriyor. Bu kategorinin kazananı, Sony Dijital Görüntüleme ekipmanlarının yanı sıra 5.000 Amerikan doları ile destekleniyor.

Kurgu kategorisinin kazananı, Sony Group Corporation Başkanı ve CEO’su Hiroki Totoki tarafından takdim ediliyor:

Rossana Montoya (Kolombiya) – My Demon (Benim Şeytanım)
İlk çocuklarının doğumu için hastaneye yetişmeye çalışan Eva ve Jacobo, yol boyunca ilişkilerini sorgulamaya başlıyor. Tek planda çekilen 17 dakikalık bu film, iki karakterin arasındaki yoğun duygusal çatışmayı çarpıcı bir gerçeklikle aktarıyor ve izleyiciyi içten bir anlatının içine çekiyor.

KURGU DIŞI
Kurgu Dışı kategorisi, ağırlıklı olarak gerçek içerik barındıran kısa filmleri ödüllendiriyor. Arşiv görüntüleri, belgesel çekimleri, canlandırmalar ve animasyonlar bu kategoriye dahil oluyor. Kategori birincisi, Sony Dijital Görüntüleme ekipmanı ve 5.000 Amerika doları nakit ödül kazanıyor. Bu kategorinin kazananı, 3000 Pictures Başkanı ve jüri üyesi Elizabeth Gabler tarafından sunuldu.

Ödülleri 2025 jüri üyesi tarafından sunuluyor:

Juliet Klottrup (İngiltere), Travelling Home (Eve Yolculuk) – Bir İngiliz Roman gezgini, kökenleri ve her yıl düzenlenen Appleby Fuarı’na yapılan hac yolculuğunu düşünüyor. 16mm filmle çekilen bu yapım, analog dokusuyla zaman, gelenek ve aidiyet kavramlarını derinlemesine araştırıyor. Klottrup, yerel topluluklarla iş birliği yaparak kırsal kimliğe odaklanan görsel sanatını ortaya koyuyor. 

ANİMASYON

Animasyon kategorisi, stop-motion, hareketli grafikler, bilgisayar animasyonu, film üzerine çizim, rotoskopi, deneysel animasyon ve diğer mevcut teknikleri kullanan yönetmenleri ödüllendiriyor. Kategori birincisi, Sony Dijital Görüntüleme ekipmanı ve 5.000 Amerika doları nakit ödül kazanıyor.

Animasyon kategorisinde, ödül Elizabeth Gabler tarafından sunuluyor; kendisi 3000 Pictures Başkanı ve Sony Geleceğin Film Yapımcısı Ödülleri 2025 jüri üyesi olarak yer alıyor:

Santiago O’Ryan & José Navarro (Şili), Hermanos Casablanca (Casablanca Kardeşler) –Pinochet diktatörlüğünün zirvesinde, iki dalgıç kayıp kız kardeşleri hakkında bilgi alabilmek için bir ordu yetkilisine yardım etmeyi kabul ediyor. Film, kayıp, belirsizlik ve tehlike duygusunu uyandırmak için etkileyici görsel anlatımı ve kısık, karanlık renk paletini kullanıyor.

ÖĞRENCİ

 Öğrenci kategorisi, dünya çapında kayıtlı bir kurumda diploma veya lisans düzeyinde film eğitimi alan yapımcıları ödüllendiriyor. Kategori kazananı ve eğitim kurumu, Sony Dijital Görüntüleme ekipmanı ile ödüllendiriliyor. Kazanan, Sony Corporation Yeni İçerik Üretimi Birimi Başkanı Tatsuhito Tabuchi tarafından açıklandı.

Hayder Hoozeer (Birleşik Krallık) & Franz Böhm (Almanya), Ulusal Film ve Televizyon Okulu, Rock Paper Scissors (Taş Kağıt Makas) – Gerçek bir hikâyeye dayanan bu filmde, bir savaş hastanesinde saklanan baba-oğul, yaşamsal bir karar vermek zorunda kalır. Yönetmenler, çarpıcı renk karşıtlıkları ve klostrofobik set tasarımı ile dramatik etkiyi artırıyor.

Başarılı üçüncü edisyonun ardından, Sony Geleceğin Film Yapımcısı Ödülleri, dördüncü edisyonuyla 2026 baharında geri dönüyor ve başvurular 2025 Temmuz ayında açılıyor. Kazananlar ve kısa listeye kalan yönetmenler hakkında daha fazla bilgi almak isteyenler, sonyfuturefilmmakerawards.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

 

2025 KAZANANLARI VE KISA LİSTE

KURGU

 

Kazanan

Rossana Montoya (Kolombiya), My Demon (Benim Şeytanım)

 

Kısa Liste

Miguel Angel Caballero & Luis Antonio Aldana (ABD), The Ballad of Tita and the Machines (Tita ve Makinelerin Baladı)

 

Ethan Evans & Jess Bartlett (Birleşik Krallık), Outside Noise (Dış Gürültü)

 

Alexis Gómez (México), Bumbumpapá

 

Meng Han Hsieh (Tayvan) & Menna Morgan (Birleşik Krallık), The Test (Test)

 

Irene Lopez & Robin Asselmeyer (İsveç), Killing R (R’yi Öldürmek)

 

Linda Ludwig (Almanya) & James Curle (Birleşik Krallık), Under The Blue (Mavinin Altında)

 

Andrew McGee (Birleşik Krallık), First Sight (İlk Bakış)

 

Florine & Kim Nüesch (İsviçre), Marriage Unplugged (Bağlantısız Evlilik)

 

Robin Takao D’Oench (ABD), Fireline (Alev Hattı)

 

 

KURGU DIŞI

 

Kazanan

Juliet Klottrup (Birleşik Krallık), Travelling Home (Eve Yolculuk)

 

Kısa Liste

César Flores Correa (México), A Field That No Longer Smells of Flowers (Artık Çiçek Kokmayan Bir Tarla) 

 

Will Hewitt & Austen McCowan (Birleşik Krallık), Have You Seen The Beast? (Canavarı Gördünüz mü?)

 

Kieran Hodges (Yeni Zelanda) & Eduardo Vento (Portekiz), Justice Brothers (Adalet Kardeşleri)

 

Annabel Moodie (Birleşik Krallık), Friends on the Outside (Dışarıdaki Arkadaşlar)

 

Loic Niyonkuru & Floriane Kaneza (Burundi), Before 16 (16’dan Önce)

 

Stefan Pollak (Birleşik Krallık), ALT Jay

 

Kirsten Slemint (Avustralya), Burnt Country (Yanmış Ülke)

 

Riah Taipodia (Hindistan), Khiew Ranei (Siyah Kil

 

Shaquille Zaki Nathandra & Quina Qaumitaquna Mirxela (Endonezya), Tanah Kitai (Toprağımız)

ANİMASYON

 

Kazanan

Santiago O’Ryan & José Navarro (Şili), Hermanos Casablanca (Casablanca Kardeşler)

 

Kısa Liste

Rich Farris (Birleşik Krallık), En Tepeden

 

Case Jernigan (ABD), Noggin

 

Fadi Syriani & Jana Wehbe (Lübnan), All This Death (The Day Vladimir Died)

 

Leo Wright (Birleşik Krallık), Büyük Kötü Kurt

 

ÖĞRENCİ

 

Kazanan

Hayder Hoozeer (Birleşik Krallık) & Franz Böhm (Almanya), Rock Paper Scissors (Taş Kağıt Makas)

Ulusal Film ve Televizyon Okulu

 

Kısa Liste

Luis J. Arellano (México), Long Journey Till Dawn (Şafağa Kadar Uzun Bir Yolculuk)

Centro de Capacitación Cinematográfica 

 

Muhammed Ashfaque (Hindistan), URA

K R Narayanan Ulusal Görsel Bilimler ve Sanatlar Enstitüsü

 

Gianfranco Fernández-Ruiz & Gus Murray (ABD), When Big People Lie (Büyükler Yalan Söylediğinde)

Amerikan Film Enstitüsü

 

Faith Olaewe & Doyinsola Ajayi (Nijerya), Angel in the Stone (Taştaki Melek)

EbonyLife Yaratıcı Akademi

 

GELECEK FORMATI

 

Kazanan

Bijan Gashti (İran İslam Cumhuriyeti), Select/Or (Seç/Or)

 

Kısa Liste

Joni Astin Ariadi (Endonezya), Sleeping Monster (Uyuyan Canavar)

 

Siwei Yu (Çin Anakarası), Love is the End (Aşk Sondur)

 

 

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

BETEM’de yapılan atölye çalışması uluslararası kongreye davet aldı

Yenişehir Belediyesinin iştiraki Yenişehir İşletmecilik A.Ş. aracılığıyla kurduğu ve Türkiye’ye örnek olaran Ömer Faruk İlbilgen Beceri Temelli Eğitim Merkezi(BETEM)’nde görev yapan öğretmen ekibi önemli bir başarıya imza attı. BETEM öğretmenlerinin hazırladığı “Minik Zihinler İçin Büyük Fikirler: SCAMPER ile Yaratıcılığı Keşfetmek” başlıklı atölye çalışması, 27-30 Ekim 2025 tarihleri arasında Bursa’da düzenlenecek olan 9. Uluslararası Okul Öncesi Eğitim Kongresi kapsamında kabul edildi.

Bu yılki ana teması “Erken Çocuklukta Kayıp Parçaları Birleştirmek” olan kongre, Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleşecek ve alanında uzman akademisyenleri bir araya getirecek. BETEM ekibi, okul öncesi eğitimde yaratıcı düşünmenin geliştirilmesini hedefleyen SCAMPER tekniğini uygulamalı olarak aktaracakları atölye ile kongrede yer alacak. Prof. Dr. Selçuk Şirin, Prof. Dr. Susanne Denham, Prof. Dr. Ziya Selçuk ve Prof. Dr. Sinan Canan gibi birçok akademisyenin katılacağı kongrede BETEM öğretmenleri atölye çalışmalarını örnek olarak aktaracak. 

Başkan Özyiğit, öğretmenlerle buluştu

Atölye çalışması yürüten BETEM öğretmenleri,  BETEM Kurucu Temsilcisi Raif Çakmak ve BETEM Müdürü Elsun Türe Bir ile birlikte Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’i ziyaret ederek, davet alan atölye çalışmaları ve kongre hakkında bilgi verdi. 2019 yılında hayata geçirdikleri ve Türkiye’de bir ilk olan Erken Çocukluk Gelişimi Projesi ile birçok ulusal ve uluslararası davet aldıklarına dikkat çeken Başkan Abdullah Özyiğit,  “çocukların potansiyelini erken yaşta keşfetmek ve onları özgür düşünen bireyler olarak yetiştirmek” hedefiyle yola çıktıklarını söyleyerek, öğretmenleri tebrik etti.

Bilimsel temellere dayanan ve çok disiplinli bir eğitim yaklaşımı

BETEM, Türkiye’de erken çocukluk gelişimi temelli ilk beceri eğitim merkezi olma özelliğini taşıyor. Merkezde çocukların bireysel yeteneklerini keşfetmelerine olanak tanıyan, bilimsel temellere dayanan ve çok disiplinli bir eğitim yaklaşımı uygulanıyor. Sanat, bilim, doğa ve teknolojiyi bir araya getiren atölyelerle çocukların düşünme becerileri, problem çözme kapasiteleri ve sosyal-duygusal gelişimleri destekleniyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı