Bedia Ceylan Güzelce’den Belleğe, Zamanın Ruhuna ve İç Sesimize Yolculuk: “Bu Çağın İnsanı” Raflarda

Gazeteci-yazar Bedia Ceylan Güzelce’nin yeni kitabı Bu Çağın İnsanı Çınar Yayınları etiketiyle hem bireyin iç sesine hem de kolektif hafızamıza yönelen şiirsel ve düşündürücü bir anlatıyla raflardaki yerini aldı. Deneme türündeki eseriyle Güzelce, hızla dönüşen dünyada insan olmanın yolculuğuna ışık tutuyor. Toplumun hızla değişen ruh hâlini, yakın tarihimizde iz bırakan meselelerin izleğinden takip eden Bu Çağın İnsanı, bir yandan insan olmaya çalışırken, diğer taraftan bu uğurda verilen iç çatışmalara, küçük hayatlarımızın büyük mücadelelerine de dikkat çekiyor. Ekranların hafızamız ve yegâne odağımız haline geldiği bu çağda, git gide hissizleştiğimize dikkat çeken kitap, inadına yaşamak, inadına insan olmak ve inadına hatırlamak üzerine hem bir durup soluklanma hem de bir hatırlama seansı niteliği taşıyor.

Günümüz yalnızlığının şiirsel bir kaydı

Kitap, sosyal medyadan yapay zekâya, pandemiden depreme, ayrılıktan ölüme kadar pek çok güncel konuyu ele alıyor. Kadın olmak, çocuk olmak, görünürlük arzusu, fark edilmek isteği, kayıplar ve umut… Tüm bu temalar, Güzelce’nin şiirle örülmüş diliyle içten, zarif ve etkileyici bir şekilde okura sunuluyor.

Bedia Ceylan Güzelce, kitabıyla ilgili olarak şu görüşleri paylaştı: “Her şey boş demenin içi, hiç bu kadar dolu olmamıştı. Yaşamı ekrandan takip ediyoruz. Hepimiz gizli birer bağımlıyız artık. Birbirimize ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir zamanda, bu denli yalnızlaşmamız nasıl açıklanabilir? Herkes kendi içine kapanırken, toplumsal hafızamız da dijital belleğe teslim oluyor. Dünya tarihinde ilk kez bir kuşak, kendinden önceki kuşaktan daha kısıtlı imkânlarla büyüyor. Savaşlar, gündelik siyaset, kimlik arayışları, değerlerin sorgulanması, yıkılması ve yerine yenilerinin konamaması gibi meselelere bir de memleket dertleri ekleniyor. Pandemi, deprem, yangınlar, afetler, yitip giden hayatlarla birlikte kaybettiğimiz şey sadece gözyaşlarımız olabilir mi? Peki, kaybettiklerimizi nasıl geri kazanırız? Elbette hatırlayarak.”

Bu Çağın İnsanı’nı hem bu çağın insanına ayna tutmak hem de unuttuklarımızı hatırlatmak amacıyla kaleme aldığını belirten Güzelce, kitabını sessizliğin arttığı bir dönemde iç sesimizi duyurmanın bir yolu olarak tanımlıyor. Öte yandan Güzelce, kitabın; hızla değişen değerler, ilişkiler ve yaşam biçimleri karşısında savrulan insana bir hatırlatma seansı niteliği taşıdığını ve bu çağın meselelerine dair hislerimizi görünür kılan bir anlatı olduğunu da ifade ediyor.

Deneme, şiir ve söyleşi arasında bir geçiş

Güzelce’nin kaleminden çıkan Bu Çağın İnsanı, türler arasında özgürce dolaşan bir eser olarak konumlanıyor. Kimi zaman şiire yaklaşan, kimi zaman okurla birebir konuşan bölümleriyle deneme türünün güncel bir örneği olarak öne çıkıyor. Duyguları ve düşünceleri bir bütün olarak işleyen eser, çağımız insanının his dünyasına anlamlı bir bakış sunuyor.

Çınar Yayınları’ndan çıkan 144 sayfalık kitap, kitapçılarda ve internet satış noktalarında okuyucularla buluşmayı bekliyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ünlü komedyen Max Amini Üsküdarlı öğrencilerle buluştu…

Dünya çapında turneler düzenleyen Amerikalı stand-up sanatçısı Max Amini, NPİSTANBUL Hastanesi’ni gezdi ve Üsküdar Üniversitesi öğrencileriyle bir araya gelerek sohbet etti ve Üsküdar Üniversitesi’ndeki bu özel buluşmayla Türkiye’deki hayranlarının gönlünü bir kez daha fethetti.

Max Amini, Üsküdar Üniversitesi öğrencileri için Ümraniye’deki NP Sağlık Yerleşkesi İbn-i Sina Oditoryumu’nda sahne aldı ve öğrencilerle keyifli bir gün geçirdi.

Öğrencilere altın değerinde tavsiyeler

Gösterisine öğrencilerle yaptığı keyifli bir söyleşiyle başlayan Amini, gençlere hayatlarına yön verecek önemli tavsiyelerde bulundu. “Kim olduğunuzu bulun ve bunu derinlemesine araştırın. Kitap okumayanlar geride kalır. Ne kadar çok ifade ederseniz ne kadar çok paylaşırsanız, o kadar çok arkadaş, daha derin arkadaşlar bulursunuz. Lütfen her gün yapay zekâ ile zaman geçirin ve bu becerileri geliştirin ki geride kalmayın. Tutkularınızın peşinden gidin” diyen Amini, aile baskısına karşı ise “Bir denge bulun, onlara sevgi verin ama kendinize de öncelik verin.” mesajını verdi. 

Esprili bir dille “Dünyanın en iyi komedyeni kim?” sorusunu soran Amini, salondan yükselen “Max Amini!” tezahüratlarıyla karşılandı.

Benim niyetim insanları mutlu etmek!

Şakalarında sınırı nerede çizdiği sorulduğunda ise Amini, komedinin sırrını şu sözlerle açıkladı:

“Bir şakayı komik yapan şey, ilişkilendirilebilirliktir. Onunla bağ kurabilirsiniz, değil mi? Yani ilk olarak ilişkilendirilebilirlik var. Şimdi, sınır nerede? Sınır çok hassas bir konu. Çok hassas. Çünkü bir millete hakaret gibi gelen şey, bir başkasına çok normal gelebilir. Ama şunu söyleyebilirim ki, eğer bir sanatçının niyeti iyi ise sonuç o kişiye dokunsa bile, bilirsiniz, bu anlaşılır. Bence nazik bir ruha sahip olmalı ve korkusuzca ortaya çıkmalısınız. Ben kendi sınırlarımı biliyorum. Ve ben sınıra kadar oynarım, çünkü bir komedyen olarak eğer sınırı zorlamazsanız, komik olmaz. Eğer ortaya çıkıp çok temel şeyler söylersem, o zaman siz “Ah, bu komedyen çok sıkıcı” dersiniz. Benim niyetim insanları mutlu etmek, kimsenin duygularını incitmek değil.”

Kariyerine 2002 yılında başlayan, UCLA Tiyatro, Film ve Televizyon bölümü mezunu olan Max Amini, gösterinin ardından hastane ve üniversite kampüsünü gezerek öğrencilerle sohbet etti ve Üsküdar Üniversitesi’ndeki bu özel buluşmayla Türkiye’deki hayranlarının da gönlünü bir kez daha fethetti.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yenişehir Belediyesi Mersin’e kent kütüphanesi ve oyuncak müzesi kazandırıyor

Mersin Yenişehir Belediyesi tarafından yapımına devam edilen kütüphane ve oyuncak müzesinin inşaatında sona gelindi.

Yenişehir Belediyesi Leyla Kürk Kent Kütüphanesi ve Sosyal Tesisleri adını taşıyan proje ile kentin en büyük kütüphanelerinden biri, Mersin’in ilk çocuk kütüphanesi ve oyuncak müzesi kurulacak. Kütüphanede yer alacak kafeteryada 25 yıl boyunca çay, kahve ve çorba vatandaşlar için ücretsiz olacak. Proje kapsamında yapılacak oyuncak müzesi sanatçı Sunay Akın ile birlikte oluşturulacak. Kompleks yakın zamanda tamamlanarak vatandaşların hizmetine açılacak.

Kısa süre önce sanatçı Sunay Akın ile birlikte projenin inşaat çalışmalarını yerinde inceleyen Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Yenişehir Belediyesi olarak kentimizin kültürel ve sosyal yaşamına değer katacak çok önemli bir projeyi hayata geçiriyoruz. Her yaştan vatandaşımızın bilgiye erişebileceği, çocuklarımızın okuma alışkanlığı kazanacağı ve kültürel birikimimizi artıracağımız bu tesis, aynı zamanda sosyal buluşmaların da adresi olacak. Sunay Akın gibi değerli bir isimle birlikte oluşturacağımız oyuncak müzesi de buraya ayrı bir ruh katacak. Şimdiden kentimize hayırlı olmasını diliyor, projemizin bağışçısı hayırsever iş insanı Mehmet Kürk başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

Kütüphanede ders çalışma alanları da yer alacak

Yeni kütüphane, hem öğrenciler hem de yetişkinler için zengin bir bilgi kaynağı sunacak. Eğitim ve araştırma amaçlı geniş bir koleksiyon sağlayarak, kent sakinlerinin bilgiye kolayca erişmesini mümkün kılacak. Bu, özellikle ders çalışmak, araştırma yapmak veya genel kültürünü artırmak isteyen bireyler için büyük bir fırsat sunuyor.

Çocuklara özel kütüphane oluşturulacak

Kütüphanenin içerisinde oluşturulacak çocuk kütüphanesi çocukların erken yaşta okuma alışkanlığı kazanmasını teşvik edecek ve onların kültürel gelişimine katkıda bulunacak. Ayrıca, bu alanlar çocukların güvenli ve eğitici bir ortamda vakit geçirmelerini sağlayacak.

Kütüphane oyuncak müzesiyle de fark yaratacak

Kütüphanede sanatçı Sunay Akın ile iş birliği içinde oluşturulacak oyuncak müzesi, sadece çocuklar için değil, her yaştan vatandaş için kültürel ve sanatsal bir zenginlik sunacak. Bu müze, ziyaretçilerin oyuncakların tarihini ve kültürel önemini keşfetmelerine de olanak tanıyacak.

Sosyal ve kültürel etkileşim imkanı sunulacak

Kütüphane içerisindeki kafeterya, ziyaretçilere rahat bir ortamda sosyalleşme imkanı sunacak. Bu alan, insanların bir araya gelip fikir alışverişinde bulunabileceği, birliktelik ruhunu güçlendiren bir sosyal merkez haline gelecek. Üstelik 25 yıl boyunca ücretsiz çay, kahve ve çorba ikramı hizmeti, vatandaşların burayı tercih etmesi için ek bir motivasyon sağlayacak.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bağcılar’da Kiraz Festivali Coşkusu

Bağcılar Belediyesi tarafından düzenlenen 13. Geleneksel Kiraz Festivali’nde ilçe sakinleri, dalından kiraz toplamanın mutluluğunu yaşadı.

Bağcılar Belediyesi’nin vatandaşları yeşilin en doğal haliyle buluşturduğu Nostalji Bahçelerinden Kiraz Bahçesi, büyük bir şenliğe ev sahipliği yaptı. Bu yıl 13’üncüsü gerçekleşen Kiraz Festivali’nde vatandaşlar dalından topladığı kirazlardan yedi. 2 bin metrekare alan üzerine kurulan Kiraz Bahçesi’nde Napolyon ve Stargold türü 84 adet kiraz ağacı bulunuyor.

Renkli görüntülere sahne oldu

Etkinlik boyunca aileler, ağaçların gölgesine serdikleri hasırlarda piknik yaparak hoşça vakit geçirdi. Çocuklar ise ağaçlar arasında oyunlar oynayarak eğlendi. Ayrıca yüz boyama etkinliği ve Hasreddin Hoca tiplemesi de festivale renk kattı. Çocuklarla bir araya gelen Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız da dalından kopardığı kirazlardan ikramda bulundu.

“Kayısı hasadımızı da toplayacağız”

Vatandaşların Kiraz Festivaline her yıl büyük ilgi gösterdiğini söyleyen Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, “Komşularımızla birlikte burada olgunlaşmış olan kirazlarımızı ağaçlardan topladık. İnşallah 10-15 gün sonra da yine kayısı bahçemizdeki kayısılarımız olgunlaşacak. Kayısı hasadımızı da toplayacağız” dedi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EÜ’de Sanat ve Bilim İpek Yolu’nda buluştu

Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı tarafından “Dunhuang ve İpek Yolu’nda Müzik ve Dans” başlıklı uluslararası bir konferans gerçekleştirildi. Florida Merkez Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Lanlan Kuang’ın konuşmacı olarak katıldığı konferansın moderatörlüğünü, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü  Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Dönmez Fedakar ile doktora öğrencisi Yasin Uysal üstlendi. Etkinliğe, EÜ Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Abdullah Temizkan, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Ekici’nin yanı sıra akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Pınar Dönmez Fedakar, “Doç. Dr. Lanlan Kuang, lisans eğitimini Florida Merkez Üniversitesinde müzik ve İngiliz dili üzerine çift anadal yaparak tamamlamış, doktorasını ise Indiana Üniversitesinde yapmıştır. UNESCO tarafından korunan duvar resimleri ve Çin sahne sanatları üzerine iki önemli kitabı bulunmaktadır. Ayrıca, pek çok akademik yayına da imza atmıştır Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı olarak, Türk Dünyası kapsamında yürüttüğümüz akademik çalışmalar ve projelerde, Lanlan Kuang gibi alanında yetkin isimlerle ve farklı ülkelerdeki saygın üniversitelerle aktif işbirliğimizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

         Doç. Dr. Lanlan Kuang ise “Bu yıl Türkiye’ye üçüncü gelişim. Sanat kariyerime piyano çalarak başladım, ancak müzisyenlerin önünde performans sergilemek oldukça zorlayıcı. Özellikle Hindistan’ın dini ritüellerinden etkilenerek Budizm aracılığıyla Çin’e taşınan müzik ve dans kültürünün İpek Yolu üzerinden Avrupa’ya yayıldığını görmek büyüleyici. Bu kültürel aktarımın farklı coğrafyalarda ortak ve benzer motiflerle zengin bir sanat mozaiği oluşturduğunu düşünüyorum” dedi.

Etkinlik sonunda Prof. Dr. Pınar Dönmez Fedakar tarafından Dr. Lanlan Kuang’a “Teşekkür Belgesi” takdim edildi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Engelli ve engelsiz bireyler birlikte üretmenin mutluluğunu yaşadı

Engelli bireylerin yaşamın her alanında daha görünür ve aktif olmalarını destekleyen Osmangazi Belediyesi, engelli bireyler, aileleri ve engelsiz bireyleri bir araya getiren anlamlı bir etkinliğe imza atı. Özel gereksinimli bireylerin yeteneklerini sergilediği ve keyifli vakit geçirdikleri ‘Bir Masada On Renk, On Masada Yüz Hayal’ adlı etkinlikte, ‘aramızda engel yok’ mesajı verildi.

Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi ve Osmangazi Kent Konseyi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenen ‘Bir Masada On Renk, On Masada Yüz Hayal’ etkinliği Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleşti. Toplumda farkındalık oluşturmak ve engelli bireylerin hayatlarına dokunmak amacıyla düzenlenen etkinliğe, engelli bireyler, aileleri ve engelsiz bireyler katıldı. Düzenlenen etkinlikte toplam 10 farklı sanat atölyesi kurularak 100 katılımcı, aynı anda üretmenin ve paylaşmanın heyecanını yaşadı. Her bir masada 10 kişinin katılım sağladığı atölyeler sayesinde, engelli ve engelsiz bireyler el ele vererek hem sanatla buluştu hem de farkındalık dolu bir gün yaşadı. Bu yaratıcı ve birleştirici etkinlikte, sanat yoluyla farkındalık oluşturmak ve engelli bireylerin toplumla iç içe olması hedeflendi.

Etkinliğe, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sinan Nergiz, Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı Orhan Koca ve Osmangazi Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Neslihan Aytekin de katılım sağladı. Engelli bireylerin hayata daha aktif katılımlarını sağlayabilmek adına çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı Orhan Koca, “Bu doğrultuda engelli bireylerin gerek istihdam edilmesinde, gerek sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerde yer almasında, gerekse de eğitim alanında çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EÜ’de 70. Yıla özel görkemli defile

Ege Üniversitesinin 70. Kuruluş Yıl Dönümü etkinlileri kapsamında görkemli bir defile gerçekleşti.   Ege Üniversitesi Emel Akın Meslek Yüksekokulu ve Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı(DTMK) iş birliğiyle yapılan, müzik ve modanın harmanlandığı etkinlik, EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE  Kültür Merkezinde katılımcılarla buluştu.

Defileye; Ege Üniversitesi Rektör Yardımcı Prof. Dr. Mehmet Ersan, Emel Akın Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Gonca Özçelik, EÜ DTMK Müdürü Prof. Dr. Ali Maruf Alaskan, Rüştü Akın Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Yönder, akademisyenler, idari personel, sektörün önde gelen temsilcileri, öğrenciler, aileleri ve sanatseverler katıldı.

Defilenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Emel Akın Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Gonca Özçelik, ” Bu sene üniversitemizde 70. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla çok çeşitli etkinlikler düzenlendi. Üniversitemizin tam akredite, öğrenci odaklı araştırma üniversitesi olması coşkusuyla etkinlikler yapıldı. Bu etkinliği planladığımız süreçte okulumuza ismini veren rahmetli Emel Akın’ın kızı Füsun Hanım beni aradı. Emel Akın’ın kıyafetlerini bağışlamak istediğini söyledi. Süreç zamanlama olarak tamamen denk geldi. O giysilerin, fotoğrafların ruh bulmasını istedik ve defilemizin ilk sahnesini Emel Akın’ın anısına atfettik. Meslek Yüksekokulumuzun kuruluşunda Rüştü Akın Vakfı’nın çok büyük emekleri var. Okulumuzun bugünlere gelmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Emel Akın’ın anısına hazırlanan sahne ile açılış yapıldı”

Beş tematik bölümden oluşan defilenin ilk bölümde, Emel Akın Vakfı tarafından bağışlanan kıyafetlerden oluşan “Emel Akın Koleksiyonu” sergilendi ve bu sahne, Emel Akın’ın anısına ithaf edildi. Ardından, geleneksel dokuma tezgâhlarında üretilen kumaşlardan denim’e uzanan bir geçişi konu alan “Ve Dokuma ile Başladı Tekstil” başlıklı sahne yer aldı. Üçüncü sahnede, doğadan aldığı ilhamı bilim ve teknolojiyle birleştiren Neocircuit akımına odaklanılarak “Fabrikalaşma ile Gelen Dijital Dünya” teması işlendi. Dördüncü sahne olan “Yenilikçi Yaklaşımlar, Dijital Moda”da ise geçmişin zarafeti ve geleceğin teknolojisini buluşturan Millennium akımına ait tasarımlar sunuldu.

Finalde, Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı öğrencileri tarafından üniversitenin 70. yılına özel hazırlanan koreografi “70 Yılda Ege” başlığıyla sahnelendi. Her bölüm arasında konservatuvar öğrencilerinin gerçekleştirdiği dans performansları, etkinliğe görsel ve işitsel bir zenginlik kattı.

Etkinlik kapsamında, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan; Meslek Yüksekokulu’nun kuruluş sürecinde önemli katkıları bulunan Rüştü Akın Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Yönder’e ve tekstil alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Işık Tarakçıoğlu’na teşekkür plaketlerini takdim etti.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

BİLGİ Mimarlık’ın yürütücülüğünde tasarlanan üç eser Venedik Bienali’nde

İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Fulya Akipek ve Prof. Dr. Tuğrul Yazar’ın koordinatörlüğünü üstlendiği üç eser, dünyanın en prestijli mimarlık etkinliklerinden biri olan Venedik Bienali 19. Uluslararası Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu’nda sergileniyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) koordinasyonunda, küratörlüğünü Ceren Erdem ve Bilge Kalfa’nın üstlendiği “Yerebasan” başlıklı sergi kapsamında yer alan çalışmalar; toprak yapı malzemeleri, dijital tasarım teknolojileri ve sıkıştırılmış toprak yapım yöntemlerini bir araya getirerek sürdürülebilir mimarlık yaklaşımına dikkat çekiyor. Bienalde sergilenen üç eserin Fibrobeton tarafından yeniden üretilen prototipleri, 23 Kasım 2025’e kadar ziyarete açık olacak.

Sergide yer alan ilk proje Komün-Aksiyon Duvarlar / Common-Action Walls (CAW), 2017 yılında Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali (IABA) için geliştirdi. Prof. Dr. Tuğrul Yazar ve Doç. Dr. Fulya Akipek’in yürütücülüğünde hayata geçirilen projeye; Dilek Yürük, Gizem Akgün, Işıl Çokuğraş, Özgül Öztürk Aksu ve Serkan Uysal gibi pek çok araştırmacı ve akademisyen katkı sağladı. Projeye; Çağatay Bilsel, Uğur Turgut ve Sinem Serap Duran ile Antalya Mimarlar Odası, Rainbird ve Fibrobeton da destek verdi.

Bienalde öne çıkan bir diğer eser ise, BİLGİ’nin Öncelikli Alanlar Araştırma Projeleri Destek Programı (BİLGİ RDI) desteğiyle yürütülen ve Gözlem Evi olarak tasarlanan BIRE-PAN Araştırma Projesi. 2023 yılında tamamlanan projeye, BİLGİ Mimarlık, İnşaat Mühendisliği ve Biyomühendislik bölümlerinden akademisyenlerin yanı sıra, TÜBİTAK-MAM, Yapı Biyolojisi Enstitüsü ve Kerpiç Network gibi kurum ve uzmanlar katkı sağladı. Projenin yürütücülüğünü Doç. Dr. Fulya Akipek üstlenirken Prof. Dr. Tuğrul Yazar, Prof. Dr. Hatice Gülen, Doç. Dr. Büşra Aktürk ve Doç. Dr. Muammer Özbek projede araştırmacı olarak yer aldı.

Serginin üçüncü projesi, 2024 yılında BİLGİ Mimarlık Fakültesi’nde uluslararası bir yaz çalıştayı olarak gerçekleştirilen Robotic Earth Crafts II (REC II) projesi. Toprak temelli yapı tekniklerini dijital üretimle buluşturan çalıştay, Doç. Dr. Fulya Akipek, Prof. Dr. Tuğrul Yazar, Nilüfer Kozikoğlu, Abdullah Mallah ve Halit Mallah’ın koordinasyonunda yürütüldü. Çalıştaya BİLGİ Mimarlık Fakültesi’nin yanı sıra Türk Tasarım Vakfı ve ABS Alçı destek verdi.

Toprağın mimarlıkta hem kadim bir malzeme hem de yenilikçi üretimlerin taşıyıcısı olduğunu belirten Doç. Dr. Fulya Akipek, “Yerleşik hayata geçtiğimizden beri hem günlük nesneleri hem de yaşam alanlarını üretmek için kullandığımız toprak, insanlığın kolektif hafızasında çok katmanlı bir yere sahip. POTplus tasarım araştırma platformu olarak Tuğrul Yazar’la birlikte yürüttüğümüz çalışmalar, ekoloji, teknoloji ve kolektif üretim ilişkisini merkezine alıyor. Bienal kapsamında sergilenen üç farklı mimari prototipimiz, toprak reçetelerinin biyolojik katkılarla laboratuvar ortamında araştırıldığı, çağdaş geometrik modellerle tasarlandığı ve ileri teknolojilerle üretilebildiği bir yapı sisteminin mümkün olduğunu gösteriyor. Hem üniversitemizin hem de çeşitli kolektiflerin desteğiyle kamusal alanda gerçekleşen bu üretimler, serginin düşünsel arka planıyla güçlü bir bağ kurdu.” dedi.

Mimarlıkta teknolojinin sürdürülebilirlikle entegrasyonunun önemine vurgu yapan Prof. Dr. Tuğrul Yazar ise “Son yirmi yılda mimarlıkta dijital tasarım ve üretim tekniklerinin yaygınlaşması, doğal malzemeler ve sürdürülebilirlik kavramlarının bu teknolojilerle birlikte düşünülmesini zorunlu kıldı. Mimarlık alanında çok disiplinli bilgi ve becerilere sahip olmak artık kaçınılmaz. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde yenilenen Mimari Tasarım Lisansüstü programımız, teknoloji ile sürdürülebilirlik arasındaki dengeyi araştırıyor ve bu alanda uzmanlar yetiştiriyor. Mimarlık, planlama ve mühendislik disiplinlerinden gelen öğrencilerin bir arada çalışarak yeni çözümler geliştirmesi, programın temel hedeflerinden biri.” diye konuştu

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Poliport, Kocaeli Üniversitesi Denizcilik Fakültesi akademik heyetini ağırladı

Kocaeli Körfez Bölgesi’nin lider liman terminali olarak dökme sıvı depolama, kuru yük, genel kargo ve antrepo hizmetleri sunan Poliport’ta gerçekleşen görüşmede, üniversite-sanayi iş birlikleri çerçevesinde karşılıklı beklentiler ve potansiyel projeler üzerine fikir alışverişi yapıldı.

Ziyaret sırasında konuşan Poliport Genel Müdürü Selçuk Denizhan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Poliport olarak, sektörümüzle ilişkili alanlarda eğitim gören öğrencilere çeşitli imkanlar sunmaya çalışıyoruz. Normal staj dönemlerinin yanı sıra uzun dönem stajlar, fabrika ziyaretleri ve mentorluk odaklı buluşmalar bu imkanlar arasında yer alıyor. Ancak en önemli nokta, yetenekli gençlerin eğitim süreçlerine katkıda bulunmak ve gelişimlerine destek olmaktır. Bu bizler için büyük bir mutluluk kaynağı.”

Üniversite-sanayi iş birliklerinin önemine de değinen Denizhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Akademik bilgi birikiminin sanayinin pratik ihtiyaçlarıyla buluştuğu iş birlikleri, bilgi ve teknoloji transferi, inovasyon ve ekonomik kalkınma açısından kritik rol oynuyor. Biz de Poliport olarak, hem üniversitelerimizin hem de bu kurumlarda eğitim alan istekli gençlerin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Efes Selçuk’ta Satranç Heyecanı

Efes Selçuk Belediyesi ile İzmir Satranç İl Temsilciliği iş birliği ile Prof. Dr. İsmail Aka Kütüphanesi ve Sosyal Etkinlik Merkezi’nde 16-17 Haziran tarihlerinde bu yıl ikincisi düzenlenen Efes’in Çocukları Satranç Turnuvası, sporcuların üstün performanslarıyla tamamlandı. İki gün boyunca süren turnuvada, 6 ile 18 yaş arasındaki toplam 59 satranç sporcusu dört farklı kategoride mücadele etti.

Turnuvada; 8 Yaş ve Altı Kategorisinde 12 sporcu, 10 Yaş ve Altı Kategorisinde 21 sporcu, 14 Yaş ve Altı Kategorisinde 20 sporcu, Açık Kategoride ise 6 sporcu yer aldı.

8 Yaş ve Altı Kategorisinde en iyi katılımcı sporcu Rüya Gülbay olurken, kategori birincisi Ali Kalaycıoğlu, ikinci Ilgaz Ali İslam, üçüncü ise Mehmet Yiğit Yaşar oldu. Sporculara madalyalarını Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel takdim etti.

10 Yaş ve Altı Kategorisinde en iyi katılımcı sporcu Eylül Özdemir olurken, birincilik Selahattin Eyüp Ataklı’nın, ikincilik Ata Bartu Can’ın, üçüncülük ise İbrahim Uçbay’ın oldu. Madalyaları Efes Selçuk Belediyesi Siyasi Başkan Yardımcısı Erhan Güzel verdi.

14 Yaş ve Altı Kategorisinde en iyi katılımcı sporcu Ayşe Yiğitcan seçilirken, birincilik Emir Çiçek’in, ikincilik Servan Şendur Yıldız’ın, üçüncülük Arda Bayram’ın oldu. Sporculara ödüllerini Belediye Başkan Yardımcısı Bilgi Keskin sundu.

Açık Kategoride en iyi katılımcı sporcu Berra Sertoğlu olurken, kategori birincisi Egemen Akgün, ikinci Gökçe Bayram, üçüncü Bartu Karpuz oldu. Madalyaları Efes Selçuk Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Altay Mocan takdim etti.

BAŞKAN CERİTOĞLU SENGEL: “BENİM İÇİN HEPSİ BİRİNCİ”

Satrancı gelecek nesillere sevdirmek ve çocukların hayatına dâhil etmek için düzenlenen turnuvada satranç sporcularını yalnız bırakmayan ve heyecanlarına ortak olan Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Çocukların heyecanını görüyorum ki velilerin de gözlerine ve kalplerine yansımış. Bu dönem için yaptığımız ikinci turnuva oldu. Efes Selçuk’un çocukları hepimizin evlatlarıdır. Yolları, bahtları açık olsun. Her birini satrançtaki başarıları için değil, sadece turnuvaya katılmaya karar verdikleri için bile bence en büyük alkış onlara olsun. Benim için hepsi birinci. Dâhil olmaları çok önemli” dedi.

BAŞKAN CERİTOĞLU SENGEL’DEN ÇOCUKLARA YAZ KURSLARI MÜJDESİ

Turnuvanın ödül töreninde çocuklar ve veliler ile bir araya gelerek yaz kurslarının yakın zamanda başlayacağını müjdeleyen Başkan Ceritoğlu Sengel; “20 Haziran itibariyle çocuklar tatile girecekler. Ancak çocuklarımız yaz aylarını da boş geçirmesinler istiyoruz. Bu yaz aylarının kıymetlenmesini istiyoruz. Çünkü Efes Selçuk hem İzmir’e hem Kuşadası’na çok yakın ama buradaki çocuklar rahat rahat sosyal etkinliklere katılabilsinler istiyoruz. İşte bu yüzden İsmail Aka Kütüphanesi, kütüphanenin önüne geçerek bir kurs merkezi, etüt merkezi, bir akademi formatını aldı. O yüzden burada müzik dersleri veriliyor. Piyanosundan kemanına kadar. İşte o yüzden burada çocuklar akşamları çok rahat çalışabilsinler diye ortamlar hazırlanıyor. Bu sene itibariyle devam edeceğimiz satranç kurslarımız, resim kurslarımız ve nice kurslarımızın da yakın bir zaman içerisinde çağrısı yapılacak. Eğer o kursları takip ederseniz yazı oldukça verimle geçireceğinizi zannediyorum” dedi.

Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel; “Her seferinde söylediğim bir şey var; Efes Selçuk’un çocukları Efes Selçuk’ta hiçbir şeyden mahrum kalsın istemiyoruz. Eğitimin sadece okulu gidişle değil aynı zamanda birçok ek kursla olduğunu bile bir veli olarak söylüyorum. Danstan jimnastiğe kadar biz bu yaz kurslarında ve 12 ay boyunca kurs vermeye çalışıyoruz. Belediyecilikte taş yaparsınız, yol yaparsınız, meydan oluşturursunuz, binalar dikersiniz. Her şey bütçenize bağlı ama ne yaparsınız yapın her aile gibi kendiniz yemez içmezsiniz, evin tadilatını boş verirsiniz ama evladınızdan eksiltmezsiniz” diye konuştu.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı