Nilüfer’de can dostlar yeni yuvalarına kavuştu

Nilüfer Belediyesi, sokak hayvanlarına sıcak bir yuva bulmak amacıyla “Bir Yuva Bir Umut” sloganıyla Sahiplendirme Şenliği düzenledi. 29 Ekim Spor Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikte can dostlar yeni yuvalarına kavuştu.

Nilüfer Belediyesi, can dostların daha iyi şartlarda yaşaması için Nilüfer Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu ve Nilüfer Belediye Meclisi Sokak Hayvanları Komisyonu desteğiyle anlamlı bir projeye imza attı. “Bir Yuva Bir Umut” sloganıyla düzenlenen şenlikte, Nilüfer Belediyesi Veteriner İşleri Hayvan Bakım ve Tedavi Merkezi’nde bulunan hayvanlar sevgi dolu ailelerle buluştu.

29 Ekim Spor Parkı’nda düzenlenen şenliğe Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Meclisi Üyeleri ve 29 Ekim Mahalle Muhtarı Gülşah Gülsün de katıldı. Etkinliğe, mahalle sakinleri ve hayvanseverler büyük ilgi gösterdi.

“HER CANLININ YAŞAM HAKKINA SAYGI DUYUYORUZ”

Şenlikte konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, her canlının yaşam hakkına saygı duyduklarını belirtti. Başkan Şadi Özdemir, “Bu nedenle hayvan sahiplendirme şenliği düzenliyoruz. Nilüferliler’in bu konuda gösterdikleri duyarlılıktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

Nilüfer Belediyesi’nin sahipsiz hayvanlar konusunda yürüttüğü çalışmalara da değinen Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer Belediyesi olarak 2003 yılından bu yana sokak hayvanlarının rehabilitasyonu ve sahiplendirilmesi konusunda çalışmalar yürütüyoruz. 350 köpeğin ve 150 kedinin bakıldığı bir bakım ve tedavi merkezimiz var. Kuruçeşme Mahallesi’nde sokak hayvanları için doğal yaşam alanı yapmak için de çalışmalarımız sürüyor” şeklinde konuştu.

29 Ekim Mahallesi Muhtarlığı’nın düzenlediği “El Emeği Festivali” ile renklenen Sahiplendirme Şenliği’nde vatandaşlar, Nilüfer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından kısırlaştırılmış ve gerekli tedavileri yapılmış hayvanları sahiplendi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Karşıyaka’nın anaokullarında mezuniyet coşkusu

Karşıyaka Belediyesi bünyesindeki anaokullarında 2024-2025 yılı birbirinden renkli gösterilerle tamamlandı. Hayatlarının ilk mezuniyeti için minikleri tebrik eden Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Çocuklarımızla gurur duyuyor, hepsine başarılarla dolu aydınlık bir gelecek diliyorum” dedi.

Karşıyaka Belediyesi bünyesindeki okul öncesi eğitim yuvalarından mezun olan çocukların coşkusu, birbirinden renkli gösterilerle taçlandı. Ahmet Piriştina, Kardelenler, Muzaffer İzgü, Şebnem Tabak, Zeliha-Mehmet Beydağı, Zühal-Yücel İzmirli, Karşıyaka’nın Filizleri ve Mavibahçe Anaokulları, eğitim yılının tamamlanması nedeniyle Ahmet Piriştina Kültür Merkezi’nde mezuniyet törenleri düzenledi. Etkinliklerde sahneye çıkan öğrencilerin sergilediği dans ve müzik gösterileri ilgiyle izlendi. Çocuklar ilk kez mezuniyet heyecanını tadarken, aileleri de sevinç ve gururu bir arada yaşadı.

ATATÜRK’ÜN ÇOCUKLARI
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Çocuklarımızı mezuniyetleri ve sergiledikleri harika gösteriler için yürekten kutluyorum. Ailelerini ve öğretmenlerini de tebrik ediyorum. Aydınlık bir gelecek için yapılacak en değerli yatırım; Atatürk’ün izinden giden, ülkesine bağlı, çevresine duyarlı, özgüveni yüksek, çalışkan ve üretken nesiller yetiştirmektir. Biz de tüm eğitim kurumlarımızda bu anlayışla hizmet veriyoruz. Çocuklarımızı en çağdaş imkanlarla ve nitelikli eğitim programlarıyla hayata hazırlamaya devam edeceğiz” diye konuştu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ecdadımızın emaneti, İzmit’imizin zaferi kutlu olsun

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, İzmit’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılını yayınladığı mesajla kutladı. Başkan Büyükakın, 28 Haziran’ın, İzmit’in özgürlüğüne kavuştuğu, kahraman atalarımızın bizlere bağımsız bir vatan bıraktığı çok özel bir gün olduğunu ifade ederek, “Bugün bizlere düşen görev; bu toprakları bize emanet eden şehit ve gazilerimizin mirasına sahip çıkmak, şehrimizi daha yaşanabilir, daha güçlü ve daha müreffeh yarınlara taşımaktır” dedi.

Büyükakın mesajına şöyle devam etti: “O gün verilen mücadele, bugün hepimize örnek olacak kadar büyük bir cesaret ve inançla yazılmıştır. Biz de bu emanete sahip çıkarak şehrimizi daha güzel, daha güçlü bir hale getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz.

Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı ve rahmetle anıyor, İzmit’imizin kurtuluşunun 104. yıl dönümünü yürekten kutluyorum.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Festival Voleybol heyecanı Fuar İzmir’de sürüyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Voleybol Federasyonu’nun iş birliğiyle düzenlenen Festival Voleybol Altyapılar Türkiye Şampiyonası’nda heyecan devam ediyor. Sporseverler, şampiyonayı ücretsiz olarak takip edebiliyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın “Spor Başkenti” olma yolunda emin adımlarla ilerleyen İzmir, dev bir organizasyona daha ev sahipliği yapıyor. Türkiye Voleybol Federasyonu tarafından düzenlenen ve voleybol altyapılarının değişmez bir parçası olarak tanımlanan “Festival Voleybol Altyapılar Türkiye Şampiyonası”, Gaziemir’deki Fuar İzmir’de büyük bir rekabete sahne oluyor.

Şampiyonada Küçük Kız, Küçük Erkek, Yıldız Kız ve Yıldız Erkek kategorilerinde maçlar tamamlandı.Midi Kız ve Midi Erkek kategorilerindeki karşılaşmalar, turnuvanın tamamlanacağı 30 Haziran tarihine kadar devam edecek.

Hem rekabet hem eğlence

Bir yandan voleybolcular mücadele ederken diğer yandan festival alanında oluşturulan yeme içme alanları, spor deneyim alanları ve sürpriz yarışmalar ile eğlence doruğa çıkıyor. Yakın gelecekte uluslararası arenada Türkiye’nin göğsünü kabartacak milli sporcuları şimdiden izleme fırsatı yaratan dev organizasyonun kapıları her gün sporseverlere açık tutuluyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çim Konserleri 1 Temmuz’da başlıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Çim Konserleri, 1 Temmuz-26 Ağustos tarihleri arasında İzmirlilere yaz coşkusu yaşatacak. Ücretsiz konserlerin adresi bu yıl da Tarihi Havagazı Fabrikası olacak. 

Geleneksel hale gelen İzmir Büyükşehir Belediyesi Çim Konserleri, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yaz gecelerine renk katacak. 1 Temmuz’da İzmir Büyükşehir Belediyesi Pop Orkestrası’nın sahne alacağı konser serisi 26 Ağustos’a kadar sürecek. Ücretsiz konserlerde birbirinden farklı yerel sanatçı ve gruplar sahne alacak.
Çim Konserleri’nde 8 Temmuz’da Oldies But Goodies-Uğur Sayınbatur, 15 Temmuz’da Bay Blue Band, 22 Temmuz’da Positive Live Project, 29 Temmuz’da Melik Evren, 5 Ağustos’ta Bahar Özbek Orkestrası, 12 Ağustos’ta Fulya Atıl, 19 Ağustos’ta Grup Majör, 26 Ağustos’ta ise Cenk Telkıvıran Orkestrası konser verecek. Konserler saat 21.00’de başlayacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Buca Belediyesi’nden hayvancılık yapan köylülere saman balyası desteği

Buca Belediyesi, köyler bölgesinde hayvancılıkla uğraşan üreticilere saman balyası desteğinde bulundu. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, tarım ve hayvancılığı sürdürülebilir kılmak için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Buca Belediyesi, artan maliyetler nedeni ile büyük zorluklar yaşayan Bucalı üreticilere destek olmaya devam ediyor. Belediye, hayırsever bir aile tarafından bağışlanan 60 dönümlük arazide gerçekleştirdiği yerli kayra cinsi buğday üretiminden elde edilen samanı Bucalı besicilere dağıttı. 700 adet saman balyası, mahalle muhtarlarının da yer aldığı bir törenle hayvan üreticilerine teslim edildi. Emeğin, alın terinin değerini büyütmeye, tarım ve hayvancılığı sürdürülebilir kılmak için çalışmaya devam edeceklerini dile getiren Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, “Toplamda 50 dönüm araziye ekmiş olduğumuz yerli kayra cinsi ekmeklik buğdaylarımızı geçen hafta topladık. Elde edilen ürün, ekmek ve un olarak Bucalıların sofrasına ulaşacak. Hasadın ardından artakalan samanı ise Buca’mızdaki hayvan üreticilerimize dağıttık. Bu çalışma, gerçekten de Tarımda Buca Modeli’nin güzel bir göstergesidir. Yola çıkarken söylediğimiz gibi, Buca’da dayanışma ile sıkıntıların bir bir üstesinden gelebiliriz. Bugün de aynı inançla çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.

BUCA İÇİN ÜRETMEYE DEVAM

Üreticinin yükünü hafifletmek ve belediye ait tarlalarda yetişen ürünleri doğrudan kentin hizmetine sunmak misyonuyla hareket ettiklerini ifade eden Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, şunları söyledi:

“Tarım ve hayvancılıkla uğraşan yurttaşlarımızın, ekonomik şartlar nedeniyle yaşadığı zorlukların farkındayız. Bu nedenle, belediyemize ait arazilerde yetiştirdiğimiz buğdaydan elde ettiğimiz saman balyalarını, hayvancılık yapan üreticilerimize hibe ediyoruz. Amacımız, çiftçimizin maliyetlerini azaltmak ve kentimizde üretimin sürekliliğine katkı sunmaktır. Son olarak, şunu da belirtmek isterim: Her zaman olduğu gibi, üreticimizin, emektar çiftçimizin yanında olmaya; birlikte daha güçlü bir Buca için çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Didim’de Miletos Felsefe Günleri Başladı

Didim Belediyesi tarafından düzenlenen, Miletos Felsefe Günleri, Didim’in tarihi mekanlarından birisi olan Apollon Tapınağı’nın yakınında yer alan tarihi şapel de başladı.

Etkinliğe Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Felsefe Kurumu adına Prof. Dr. Betül Çotuksöken, ADÜ Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Berfin Kart Tepe, Prof Dr. Harun Tepe, Prof. Dr. Hüseyin Üreten, Prof. Dr. Murat Çekilmez, Prof. Dr. Cemal Güzel, Prof. Dr. Saffet Babür, Prof. Dr. Nazile Kalaycı, Prof. Dr. Cengiz İskender Özkan, Doç. Dr. Alper Bilgehan Yardımcı, Doç. Dr. Aysun Gür, Belediye Meclis üyeleri, Didim Turizm Derneği Başkanı Melih Koyuncu, Didim Kent Konseyi Başkanı Osman Ayyıldız ve Didimli vatandaşlar katıldı.

Felsefe günlerinin açılış konuşmasını gerçekleştiren Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, “Sayın konuklar, Farkında olmasak da Türkiye’de yaşayanlar olarak çok şanslı insanlarız. Çünkü 10’dan daha fazla büyük uygarlığa ev sahipliği yapmış topraklarda yaşıyoruz.  Didim güzel denizi ve kumu ile gözde bir turizm kentidir. Yalnız Didim’e ziyarete gelen birçok konuğumuz buranın tarihi ve kültürel mirasını ne yazık ki bilmeden, görmeden buradan ayrılıyor. Bu konuda yıllardır gerekli çalışmalar yapılmamasının eksikliği vardır elbette ama Apollon Tapınağının, çevresindeki eğlence mekanlarının yarısı kadar dahi ilgi görmemesi biraz da insanımızın sosyokültürel bakış ve tarihe ilgi eksikliği ile ilgilidir.

Bugün yapmaya çalıştığımız ve devamı gelecek olan etkinliğimiz ile bu konuda farkındalık yaratabilmek için ilk adımı atıyoruz. Sayın konuklar, hepiniz sanırım Cem Yılmaz’ın Gora isimli filmini izlemişsinizdir. Filmde gezegeni yok edecek ateş topundan kurtulma çaresi olarak 4 elementin kurtarıcılığına başvuruluyor. Filmin kahramanı, kurtarıcı 4 element olarak ateş, su, toprak ve tahtayı sayar. Evet, önce tahta ama sonra tabi bunun hava olduğu anlaşılıyor. Bunun üzerine yine aynı kahraman ‘bir yerimizden element uydurmayalım’ diyor. Birazdan hocalarımız Milet okulunu ayrıntılı bir şekilde anlatacaklar, bilgi verecekler. Didim’in ve dünyanın en büyük hazinelerinden olan ilk felsefe okulu “Milet okulu” da bilgi edinmenin, evrenin düzenini ve yapısını doğal nedenlerle açıklamaya çalışmıştır. Onun için ilk felsefe okulunun yanında bu okulun filozofları da aslında ilk bilim adamları olarak kabul edilirler. Çünkü matematik, astronomi gibi bilimsel konularda çalışmalar ile dünyayı yorumlamaya çalışmışlardır. Evrenin ve yaşamın ana maddesi konusunda Gora filmi muhtemelen Milet okuluna atıfta bulunmaya çalışmıştır. Biliyoruz ki;, Thales ana maddenin ‘su’, Anaksimondros ‘sonsuz ve sınırsız olan’, Anaksimenes ‘hava’ olduğunu düşünmüş ve bunu ispatlamaya çalışmışlardır.

Az önce belirttiğim gibi Didim belediye başkanı olarak bu ilk adımı atarken Didim’in bu hazinesine sahip çıkmaya devam edecek ve Didim’i yeniden tarih, sanat ve kültürün nefes alan, yaşayan bir medeniyet kenti olarak kurgulamaya çalışacağım.

Tabi çoğu siyasetçi bu konuların politik kazancı olmayacağını düşünüyor ve uzak duruyorlar. Tarihin üzerine asfalt döküldüğünü görmüşsünüzdür. Son dönemlerde felsefe biraz daha popüler olsa da, halkımız açısından felsefe ve siyaset yapmak hep olumsuz şekilde algılanmış ve küçümsenmiştir. Halkımızın duygularına tercüman olan uzaylı sanatçımız Mustafa Topaloğlu Felsefe Yapma isimli şarkısında aslında genel yaklaşımı özetliyordu; Düşünme, öğrenme, bilme, bildiğini anlatma.

Oysa Aristotales’in söylediği gibi ‘Bütün insanlar, doğal olarak bilmek isterler’. Yani felsefe hayatın gerçeğidir, kabul etsek de etmesek de.

Biz siyasetçiler veya siyasetle ilgilenenler de uzun yıllar zararlı bir iş yapıyormuşuz gibi sunulduk. Son dönemde siyasetten zengin olma bu kadar meşru ve kolay olunca ilgi odağı olmasına bakmayın anne ve babalar çocuklarına öğüt olarak aman politikaya bulaşmayın derlerdi.

Birileri hayatın anlaşılmasını ve anlamlandırılmasını istemediler ve mevcut düzenin olduğu gibi sürmesini istediler. Marx’ın ‘filozoflar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır; oysa asıl mesele onu değiştirmektir’ fikri belki de değişmek istemeyenleri korkutmuştu.

Biz siyasetçiler dünyayı iyi yönde değiştirme çabamızın bilgisini ve ana fikrini felsefeciler ve filozoflardan alıyoruz. Her şeye rağmen doğru bildiğini yapmaktan vazgeçmeyen Sokrates’ten öğrendiklerimiz bizleri daha cesur kılıyor. Ne söylemişti ünlü savunmasında: ‘Soluk aldığım ve aklım başımda olduğu sürece felsefeyle uğraşmaktan, size öğütler vermekten ve tanıdığım herkese doğruyu anlatmaktan vaz geçmeyeceğim. Evet, beyler beni berat ettirseniz de ettirmeseniz de, yüz kere ölmem gerekse bile bilin ki davranışlarımı değiştirmeyeceğim.’

Onun için bizler de hem felsefeye hem de gerçeğin siyasetine sahip çıkacağız. Yani felsefe yapmaya da siyaset yapmaya da devam edeceğiz. Çünkü bilmek ve değiştirmek istiyoruz. İnanın değiştireceğiz” ifadelerini kullandı.

Didim Miletos Felsefe Günleri 28 Haziran 2025 Cumartesi günü tarihi şapelde düzenlenecek olan Çocuk Meclisinde Çocuklar için Felsefe Atölyesi etkinliği ile sona erecek.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Teşekkürler İstanbul…

Şehir Tiyatroları 2024-2025 tiyatro sezonunda kendi repertuvarından 27’si yerli, 32’si yabancı olmak üzere 59 farklı oyun sahneledi. Tüm sezon boyunca yaptığı turne ve etkinliklerde 157 farklı oyunu sahneye koyan Şehir Tiyatroları, 1539 seansta, 584.867 seyirciyle sahnelerinde %97 doluluk oranına ulaştı.
Şehir Tiyatroları sezon boyunca klasik ve çağdaş 11 yeni oyunu seyirciyle buluşturdu. Kendi oyunlarının yanı sıra 98 farklı konuk oyunu sahnelerinde ağırladı.
En iyi yapım ödülü, en iyi erkek oyuncu ödülü, yılın oyuncusu ödülü, yılın en başarılı giysi tasarımı ödülü gibi farklı dallarda 17 ödül kazanıldı.
Şehir Tiyatroları sezon boyunca 38 turne gerçekleştirdi. Şehir içi turnelerinin yanı sıra Yalova, Adana, Eskişehir, Ankara, Diyarbakır, Bursa, Denizli illerine, yurtdışında ise Macaristan ve Almanya’ya turneye gidildi.
İBB Kütüphanelerinde, Şehir Tiyatrosu sanatçıları tarafından farklı disiplinlerde 47 atölye ve 2 söyleşi düzenlenerek 597 kişiye ulaşıldı. 
Şehir Tiyatroları, tiyatro hizmetlerinin sunumu alanında ISO 9001 kalite sertifikasını ve seyirci memnuniyetinin değerlendirildiği ISO 10002 kalite sertifikasını almaya hak kazandı. 
39. Çocuk Şenliği, 20–23 Nisan 2025 tarihleri arasında büyük bir coşku ve heyecanla gerçekleştirildi. Sahnelenen 18 seans tiyatro oyununun yanı sıra çocuklar kukla, hikaye anlatma, beden perküsyonu, maske yapımı atölyelerinde keyifli anlar yaşadılar.
Türkiye’nin en uzun soluklu gençlik festivali olan Genç Günler’in 39.’su, zengin bir programla sanatseverlerle buluştu. 39. Genç Günler kapsamında 80 seans oyun gösterimi, 1 ödül töreni, 1 açılış konseri, 4 söyleşi, 5 atölye, 1 belgesel gösterimi gerçekleştirildi. 
12.Liseler Arası Tiyatro Buluşması, 24-30 Mayıs 2025 tarihleri arasında, Türk tiyatrosunun değerli ismi Naşit Özcan anısına düzenlendi. Bir hafta süren etkinlikte, 32 lise tiyatro grubu 34 farklı oyunu sahneledi.

Perdelerimizi Dünya Barışı İçin Açtık

2024-2025 Tiyatro sezonunu değerlendiren Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever:

“İstanbul Şehir Tiyatroları için sezonumuzu “Sürdürülebilir Bir Dünya İçin Barış” temasıyla açtık. Aldığımız ödüllerle, İstanbul içi, şehir dışı ve yurt dışı turnelerle, şenlik, festival ve etkinliklerle dolu bir sezonu geride bıraktık. Her zaman önceliğimiz, seyircimize yerli ve evrensel tiyatro repertuvarının farklı örneklerini kaliteli ve estetik bir şekilde sunmak olmuştur. 110 yılı geride bırakan tiyatromuzda Ağrı Dağı Efsanesi ile başladığımız sezonumuz yüzde 97 doluluk oranıyla tamamlandı. Seyircimizle özel bir bağımız var. Bu bağ geçmişten bugüne bizi cesaretlendirdi. Bir sezonu daha kapalı gişe tamamlamış olmaktan son derece mutluyuz. Ayrıca açıkladığımız temanın, bugün yaşadığımız savaş ikliminde ne kadar önemli olduğunu da hep birlikte görüyoruz. Sezonumuzu tamamladık ancak çalışmalarımız devam ediyor. Önümüzdeki sezon için seyircimizi heyecanlandıracak, sevindirecek oyunların provalarını sürdürüyoruz. Aynı zamanda seyircimizi 15 Ağustos’ta başlayacak, tiyatromuzun bir geleneği olan Harbiye Açıkhava Yaz Oyunları’na bekliyoruz.” Dedi.

Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu ise değerlendirmesinde:

“Bu sezon hem sahne üzerinde hem sahne arkasında büyük bir özveriyle çalışan çok güçlü bir ekip ruhuyla ilerledik. Sanatı erişilebilir kılmak, her yaştan izleyiciye ulaşmak ve tiyatronun dönüştürücü gücünü her yerde hissettirmek için titizlikle çalıştık. Seyircilerimizin salonlarımızı büyük bir ilgiyle doldurması, bu emeğin en kıymetli karşılığı oldu. İstanbul’un kültür-sanat hayatında taşıdığımız sorumluluğun bilinciyle, gelecek sezon için de aynı heyecan ve inançla hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.” Dedi.

Darülbedayi’nin 111. yılında seyircilerimize göstermiş olduğu yoğun ilgiden dolayı teşekkür ederiz. 

Yeni sezonda buluşmak dileğiyle…

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EÜ Etnografya Müzesi “Bilim Kafe” Etkinliğine ev sahipliği yaptı

Türkiye’de bilim ile toplum arasındaki bağları güçlendirmek, Türk bilim insanlarının ve üniversitelerin uluslararası tanınırlığını artırmak amacıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tüm üniversitelerde eş zamanlı olarak hayata geçirilen “Bilim İletişimi Ofisi – Bilim Kafe Etkinlikleri” kapsamında Ege Üniversitesinde “Güncel Bilim Işığında Koruyucu Kalp Sağlığı ve Modern Tedaviler” söyleşisi düzenlendi. Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından Etnografya Müzesinde düzenlenen etkinlikte konuşmacı olarak EÜ Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Serkan Ertugay yer aldı. Moderatörlüğünü EÜ Kariyer Planlama ve Başarı Koordinatörü Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu’nun üstlendiği etkinliğe; EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, EÜ üst yönetimi, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.

Etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “İlim, çoğu zaman bireysel bir gayret gibi görünse de özünde toplumsal bir faaliyettir. Mühendislerimizin laboratuvarlarda, sosyal bilimcilerimizin kütüphanelerde harcadığı emek, ancak muhatabına ulaştığında gerçek değerine kavuşur. Bilim, kendi içine kapanan bir çaba değildir. Bilimsel bilginin anlamı, onun toplumla buluşmasıyla ortaya çıkar. Bu anlamda bilim, bir sosyalleşme ve iletişim hadisesidir. Bilimsel faaliyetler sonucunda ortaya çıkan her ürün; bir makale, bir kitap, bir patent aslında birer iletişim aracıdır. İşte tam da bu nedenle bizler, üniversitemizde üretilen bilgiyi kampüs sınırlarının ötesine taşıma sorumluluğunu taşıyoruz. Bilimin muhatabı, sadece akademi dünyası değildir. Toplumun her kesimi bu bilginin doğal muhatabıdır. Bilim İletişimi Koordinatörlüğümüz, işte bu köprüyü kurmak üzere faaliyet göstermektedir. Bilimsel çalışmaları yalnızca üretmek değil, onları görünür ve anlaşılır kılmak da biz akademisyenlerin görevidir” dedi.

 

“Bilgi, ancak paylaşıldığında faydaya dönüşür”

Prof. Dr. Budak, “Bilgi, ancak paylaşıldığında faydaya dönüşür. Tecrübe, muhatabına ulaştığında toplumu dönüştürür. Bilim insanı, yalnızca bilen değil, bildiğini aktaran ve toplumla paylaşan kişidir. Bu anlayışla çıktığımız bu yolda, Bilim İletişimi Koordinatörlüğümüzün üniversitemizde ve bölgemizde çok önemli bir işlevi yerine getireceğine yürekten inanıyorum. Bu vesileyle, başta kıymetli hocalarımıza ve emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Katılımınız, katkınız ve desteğiniz için tekrar teşekkür ediyor, verimli bir program olmasını diliyorum. YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a da bu konuda bize sağladığı motivasyon için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“En sık görülen ölüm nedeni kalp damar hastalıkları”

Yaptığı sunumda kalp ve damar hastalıkları konusunda bilgiler veren  Doç. Dr. Serkan Ertugay, “DSO verilerine göre Ülkemizde özellikle 75 yaş üstünde en sık görülen ölüm nedeni kalp ve damar tıkayıcı hastalıklar. Özellikle pandemi döneminde bu konuda daha da artış oldu. Çünkü Covid hastalığı akciğerlere verdiği hasarın yanında kendisi direkt olarak kalp krizine sebep olabilen bir hastalık. Çünkü Covid, dolaşım sistemimizdeki pıhtılaşmayı da artırıyor. Bir kalp damar hastalığı endotel dediğimiz dokuda başlayan bir disfonksiyon ile başlıyor. Bu disfonksiyonun oluşmasında sigara, stres, şeker, yırtılma gibi pek çok sebep bulunuyor. Vücudumuz bu bozukluğu gidermeye çalıştığında hemen yağlı çizgiler oluşmaya başlıyor. Kandaki kolesterol zamanla burada birikiyor ve damar daralmaya başlıyor. Bu daralma sonucu uç kısımlara kan gitmemeye başlıyor ve bu da kalp krizine neden olabiliyor” dedi.

“Yaşam tarzımızı değiştirerek riski azaltabiliriz”

Risk faktörlerini değerlendiren Doç. Dr. Ertugay, “Risk analizine baktığımızda; birinci dereceden akrabalarınızda kalp hastalığı varsa sizde kalp ve damar hastalıkları riski yüzde 30-40 arasında artıyor. Eğer ebeveynlerinizden biri 50 yaşın öncesinde kalp krizi geçirdiyse bu risk daha da artıyor. Bu kötü genetik mirası yaşam tarzımızı ve beslenmemizi düzenleyerek değiştirebiliriz. Değiştirilebilir risk faktörlerinden birincisi sigara ve tütün kullanımıdır. Diğer riskler arasında; obezite, hareketsiz yaşam, yüksek tansiyon, insülin direnci, yüksek kolesterol gibi etkenler geliyor. Bu risk faktörlerini iyi bilip bütünüyle mücadele etmek ana amacımız olmalıdır. Beslenme konusunda dikkat edilmesi gereken en öneli nokta alınan kaloriyi mümkün olduğunca azaltmaktır. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmelidir. Tam tahıl ve yüksek lifli besinler tercih edilmelidir. Et olarak kümes hayvanlarını ve balık tüketimini derisiz şekilde yapmalısınız. Tuz tüketimi günde 5 gramın altına düşmelidir. Yapay tatlandırıcılardan uzak durulmalıdır. Haftalık toplam en az 150 dakika egzersiz önerilmektedir” diye konuştu.

Tedavi yöntemlerinden bahseden Doç. Dr. Ertugay, “Kalp Damar Hastalıklarında en sık uygulanan tedavilerden birisi stent tedavileridir. Damarın balon yoluyla genişletilip daha sonra yerleştirilen stentle geniş kalmasını sağlayan bir yöntem olarak biliniyor. Bu yöntem günümüzde teknolojik olarak da çok ilerledi. Bypass dediğimiz yöntemde de çeşitli damarlar aracılığı ile kan gitmeyen bölgelere bir nevi köprüleme yapıyoruz. Ancak bu yöntemler hastalığınızın bittiği anlamına gelmiyor. Mutlaka yine size doktorunuz tarafından reçete edilen ilaçları kullanmaya devam etmelisiniz” dedi.

Doç. Dr. Ertugay, felç ve felci oluşturan risk faktörlerini de katılımcılarla paylaştı. Konuşmasının ardından Ertugay, katılımcılardan gelen soruları yanıtlayarak kalp damar hastalıkları konusunda merak edilen noktalara açıklık getirdi.

Etkinliğin sonunda Doç. Dr. Serkan Ertugay ve Moderatör Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu’ya “Teşekkür Belgesi” takdimi yapıldı.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gran Fondo Trabzon sadece bir yarış değil; bir keşif, bir deneyim, bir Karadeniz yolculuğu!

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Trabzon’un doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini, bisiklet tutkunları ile benzersiz bir deneyimde buluşturmaya hazırlanıyor. Karadeniz’in incisi Trabzon, bu yıl ilk kez düzenlenecek Gran Fondo Trabzon ile hem sporun hem de keşfin merkezi haline gelmeyi hedefliyor. 

Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Trabzon Valiliği, T.C.Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Bisiklet Federasyonu destekleriyle 78 Event tarafında organize edilen Gran Fondo Trabzon 5 Temmuz’da Şehir Merkezi-Maraş Caddesi’nden start alacak. Aynı gün başlayacak olan Trabzon Kültür Yolu Festivali ile şehir, spor ve kültürün enerjisini bir arada yaşayacak. Katılımcılar, yarış heyecanını festival coşkusuyla taçlandıracak. Organizasyon, “Spor Şehri Trabzon” ve “Trabzon’u Keşfet” vizyonu ile hem yerel spor kültürünü canlandırmayı hem de şehri ulusal ve uluslararası spor turizmiyle buluşturmayı amaçlıyor.

Sporcuları sadece bir yarış değil, aynı zamanda görsel ve kültürel bir şölen bekliyor. 

Gran Fondo Trabzon yalnızca fiziksel bir mücadele değil, aynı zamanda Trabzon’u hissetmenin, doğasına, kültürüne ve tarihine dokunmanın en dinamik yolu. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, spor ve turizmi buluşturan yarışa katılan bisikletseverleri Trabzon’un hikâyesine ortak olmaya davet ediyor. 

Yapmadan Dönme!

Gran Fondo Trabzon katılımcılarına özel hazırlanan Trabzon gezisi için öneriler:

  • Sümela Manastırı’nı görmeden dönme. Doğanın kalbindeki bu tarihi yapı, karlar altındaki görüntüsüyle unutulmaz.
  • Uzungöl’ün huzurunu yaşamadan dönme. Şehir gürültüsünden uzak, oksijen deposu doğa harikası.
  • Sera Gölü çevresinde yürüyüş yapmadan dönme. Kamp alanları ve manzarasıyla sakin bir mola.
  • Ayasofya Müzesi ve Trabzon Kalesi’ni ziyaret etmeden dönme. Tarihi mirasa tanıklık et.
  • Atatürk Köşkü’nde tarihe yolculuk yapmadan dönme. Şehrin simgelerinden biri.
  • Boztepe’den Karadeniz’i izleyip çay içmeden dönme. Şehre yukarıdan bakmanın keyfi bir başka.
  • Çal Mağarası’nın serinliğini ve doğa oluşumlarını keşfetmeden dönme. Türkiye’nin en uzun mağaralarından biri.
  • Ortahisar sokaklarında yürüyüş yapmadan dönme. Tarihi dokusu ile geçmişe açılan bir pencere.
  • Yayla şenliklerine ve yerel festivallere denk gelirsen uğramadan dönme. Kemençe, horon, geleneksel kültür seni bekliyor.
  • Yöresel tatları denemeden dönme. Akçaabat köftesi, kuymak, Hamsiköy sütlacı gibi lezzetlerle enerjini tazele.

Gran Fondo Trabzon sadece bir yarış değil; bir keşif, bir deneyim, bir Karadeniz yolculuğu!

Gran Fondo Trabzon’un iki parkuru ile Trabzon’u keşif yolculuğuna çıkarıyor

Gran Fondo Trabzon, kadın ve erkek bisikletçiler için çeşitli yaş gruplarında Uzun Parkur (84,9 KM) ve Kısa Parkur (45.8 KM) olmak üzere iki ayrı parkur seçeneği sunuyor. Yarış hem amatör hem lisanslı sporculara açık olup, tüm seviyelere uygun şekilde tasarlandı. Yarışa ayrıca Paralimpik ve Tandem bisikletçiler de kaydolabiliyor. 

Kayıtlar 1 Temmuz’da Sona Eriyor

Bisiklet tutkunlarına Trabzon’da ilk kez buluşturacak Gran Fondo Trabzon deneyimi için kayıtlar 1 Temmuz Salı günü sona erecek. 

Yarışa katılmak ve Trabzon’u pedallarınızla keşfetmek için hadikaydol.com adresinden kaydınızı yapabilirsiniz. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı