Odeabank yapay zeka ile bankacılıkta yeni bir dönem başlatıyor

Odeabank, MCP ve LLM teknolojileriyle finansal işlemleri dijital hayatın doğal bir parçasına dönüştürüyor; bilgiye erişimi sezgisel, hızlı ve bağlama duyarlı hâle getiriyor. MCP altyapısı ve LLM uygulamalarıyla gömülü finans hizmetlerini dijital platformlara entegre ederek, Türkiye’de bu teknolojileri bir arada hayata geçiren ilk bankalardan olarak sektörde fark yaratıyor. Odeabank Teknoloji ve Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinan Erdem Özer dijital bankacılığı daha insana yakın, sezgisel ve etkili bir deneyime dönüştürdüklerini belirterek “MCP vizyonumuz, sadece yapay zekâyı değil, kullanıcıyı anlayan, onunla doğal bir diyalog kurabilen ve aksiyon alan sistemleri kapsıyor. Bu yolculukta teknolojiyi bir araç olmanın ötesinde stratejik bir kaldıraç olarak görüyoruz. Gelecek bizimle konuşacak” dedi.

Odeabank, finansal hizmetlerin geleceğini şekillendiren stratejik bir adım atarak finansal işlemleri kullanıcı yolculuğunun doğal bir parçası haline getiriyor. Bankacılıkta yeni nesil bir yaklaşım olan gömülü finans ile ödeme, kredi ve sigorta gibi hizmetleri dijital platformlara entegre ederek, kullanıcıların işlemlerini kesintisiz bir akış içinde tamamlamasını mümkün kılıyor. Bu alanda Türkiye’de MCP (Model Context Protocol) ve LLM (Large Language Model) teknolojilerini bir arada kullanarak sektörde fark yaratıyor. İnternet sitesi Odeabank.com.tr’yi LLM teknolojisinin aktif biçimde kullanıldığı yeni nesil bir bilgi platformuna dönüştürerek arama çubuğunun yerini alan, doğal dilde etkileşimin olduğu, bilgiye daha hızlı ve bağlama uygun şekilde ulaşılabilen bir yapıya dönüştürüyor.  

Yeni Nesil Müşteri Deneyimi 

Odeabank, dijital müşteri deneyimini baştan sona yeniden tanımlıyor. Bu yaklaşımın merkezinde, MCP altyapısı ve LLM teknolojileriyle çalışan yapay zekâ destekli sistemler yer alıyor. Kullanıcı niyetini anlayan, güvenli işlem başlatabilen ve bağlamsal öneriler sunan bu sistem yatırım, kredi ve müşteri hizmetlerine ait veri ve servislerle entegre biçimde çalışıyor. “İhtiyaç kredisi faiz oranı nedir?”, “Konut kredisi imkanları nedir?” gibi sorulara bağlamına uygun olarak cevap verebiliyor. MCP üzerinde geliştirilen araç seti sayesinde AI asistanlar, Odeabank’ın dijital servisleriyle doğrudan iletişim kurarak yapay zekâ destekli müşteri hizmetlerinden yatırım danışmanlığına, risk analizinden öneri motorlarına kadar birçok alanda kullanıcıya yeni nesil bir müşteri deneyim sunuyor.

Sinan Erdem Özer: “Bankacılığı daha sezgisel ve insani bir boyuta taşıyoruz”

Odeabank Teknoloji ve Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinan Erdem Özer, kullanıcı niyetini anlayan, güvenli işlem başlatabilen ve bağlamsal öneriler sunan akıllı sistemlerle müşteri deneyimini yeniden şekillendirdiklerini belirterek şunları söyledi: “MCP teknolojisi dünya genelinde henüz gelişim aşamasında bir alan. Özellikle finans, havacılık ve sağlık gibi yüksek güvenlik gerektiren sektörlerde kullanılmaya başlandı. Ancak bankacılık sektöründe bu ölçekte bir entegrasyon henüz yaygın değil. Odeabank, bu protokolü dijital altyapısına entegre ederek sektöre öncü olmayı hedefliyor. Müşteri hizmetlerinden yatırım danışmanlığına kadar birçok alanda yapay zekâ destekli hizmetleri mümkün kılan bu yapı, bankacılığın geleceğine yön veriyor.

Odeabank.com.tr’yi LLM’lerin aktif kullanıldığı yeni nesil bir bilgi platformuna dönüştürerek, arama çubuğunun yerini doğal dilde etkileşimle bilgiye ulaşmanın aldığı bir dünyaya adım atıyoruz. MCP vizyonumuz, sadece yapay zekâyı değil, kullanıcıyı anlayan, onunla doğal bir diyalog kurabilen ve harekete geçebilen sistemleri kapsıyor. Bu yolculukta teknolojiyi yalnızca bir araç değil, stratejik bir kaldıraç olarak görüyor; dijital bankacılığı daha insana yakın, daha sezgisel ve daha etkili bir deneyime dönüştürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de bilgiye ulaşmak yerine doğrudan aksiyon alınabilecek bir dijital deneyim hedefliyoruz. ‘Döviz al’, ‘Kredi kartı ödememi ertele’, ‘Kardeşime harçlık gönder’ gibi günlük komutlarla işlemlerin başladığı bu yeni dönem, bankacılığı daha sezgisel, daha insani bir boyuta taşıyacak. Teknolojiyi sadece bir yenilik olarak değil, stratejik bir vizyonun parçası olarak görüyoruz. Gelecek, bizimle konuşacak.”

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

TAFE, Manisa’da İlk Deneyim Merkezini Açtı: Bayileri, Servis Teknisyenleri ve Müşterileri için Uygulamalı Eğitim ve Teknik Destek Sunuyor

Dünyanın en büyük traktör üreticilerinden biri olan TAFE, Türkiye’deki ilk Deneyim Merkezi’ni Manisa’da açtı. Merkez, uygulamalı ürün tanıtımları, teknik eğitim ve satış sonrası destek hizmetleri sunacak.

Manisa’daki TAFE Deneyim Merkezi, Türkiye’de üretilen Türk Çiftçisi için tasarlanan en yeni TAFE modellerini deneyimleme imkânı sağlıyor. TAFE, bu merkez aracılığıyla sadece ticari operasyonu yürütmeyi değil; aynı zamanda tüm bayi ve yetkili servis teknisyenlerine teknik eğitim ve satış sonrası destek sunarak saha deneyimini ve hizmet kalitesini üst seviyeye taşımayı hedefliyor.

2010 yılından bu yana Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki üretim tesisinde Türkiye pazarı için 24 HP ile 75 HP arasında değişen, farklı tarımsal ihtiyaçlara uygun traktör modelleri üreten TAFE, yeni açtığı Deneyim Merkezi ile, Türkiye’deki çiftçiler, bayiler ve servis teknisyenleriyle daha güçlü ve doğrudan bir iletişim kurarak, müşteri odaklı yaklaşımını bir adım öteye taşımayı amaçlıyor.

TAFE, kısa süre önce katılım sağladığı ve Türkiye’deki ulusal lansmanını yaptığı Konya Tarım Fuarı’nda çiftçilerden ve bayi adaylarından yoğun ilgi görmüştü. Fuar standına olan ziyaretçilerin yoğun ilgisi markanın Türkiye pazarındaki güçlü kabulünü ve büyüme potansiyelini bir kez daha gözler önüne sermişti. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmanlı’nın gizemli paşası Ahmed Râtib Paşa’ya dair her şey bu kitapta: “Bir Osmanlı Paşasının Portresi”

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “Bir Osmanlı Paşasının Portresi” adıyla Ahmed Râtib Paşa’nın hayatını okurlarıyla buluşturuyor. Mehmet Korkmaz’ın kaleme aldığı bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu’nun çalkantılı son yüzyılında önemli bir devlet adamının portresini sunuyor. Kaptan-ı Derya Mahmud Paşa’nın oğlu olan Ahmed Râtib Paşa’nın hayat hikâyesini merkeze alan kitap, aynı zamanda dönemin siyasi ve idari yapısına da ışık tutuyor. Osmanlı bürokrasisinin dinamiklerini, merkez-taşra ilişkilerini ve dönemin dış politika gerilimlerini kapsamlı bir şekilde ele alarak tarih meraklılarına zengin bir panorama sunuyor.

VBKY’nin klasik kitaplığı, Mehmet Korkmaz’ın kaleme aldığı “Bir Osmanlı Paşasının Portresi” eseriyle genişlemeye devam ediyor. Kaptan-ı Derya Mahmud Paşa’nın oğlu Ahmed Râtib, Bahriye Mektebi’ndeki başarısıyla babasının izinden gidiyor. II. Abdülhamid’in tahta çıkışıyla birlikte sarayın bendegân zümresine katılıyor. Kısa sürede padişahın güvenini kazanarak önce bahriye nazırı, ardından Osmanlı’nın stratejik vilayetlerinden Hicaz’a vali olarak atanıyor. On beş yıl gibi uzun bir süre görev yaptığı bu vilayette Mekke emirleri, bedevi şeyhleri ve merkezî hükümetle karmaşık ilişkiler kuruyor. Bu ilişkiler Ahmed Râtib Paşa’yı hem güçlü bir idareciye hem de çeşitli eleştirilerin odağına dönüştürüyor. Ahmed Râtib Paşa’nın yaşamını merkeze alan bu eser, geç dönem Osmanlı bürokrasisini, merkez-taşra ilişkilerini, hilafet siyasetiyle şekillenen Hicaz idaresini ve dönemin dış politika gerilimlerini gözler önüne seriyor. İngiliz nüfuzu karşısında Mekke emirleriyle kurulan kırılgan ittifaklar, hac organizasyonları, demiryolu projeleri, telgraf hattı tartışmaları ve İttihad-ı İslâm siyasetinin Hicaz’daki yansımaları, Paşa’nın görev süresinde İmparatorluğun karşılaştığı yapısal sorunların birer izdüşümünü oluşturuyor. “Bir Osmanlı Paşasının Portresi: Hicaz Valisi Ahmed Râtib Paşa (1846-1913)”, titizlikle derlenen arşiv belgeleri, hatıratlar ve dönemin basın kaynaklarıyla örülen bir biyografi olarak yalnızca bir valinin değil, bir dönemin hikâyesini anlatıyor.

Kitaptan:

“Ahmed Râtib Paşa’nın saraya oldukça yakın olmasına ve üst düzey vazifelerde bulunmasına rağmen mevcut literatürümüzde onun hakkında malumat bulabilmek neredeyse imkânsızdır. Ona dair müstakil çalışma bir yana ansiklopedi maddesi dahi mevcut değildir. Esasında paşanın adına ilk rastlamam ve hakkında bir çalışma yapma fikri onun bahriye nazırlığında hem selefi hem de halefi olan Hasan Hüsnü Paşa’ya dair “Bahriyede Bir Ömür: Sultan II. Abdülhamid’in Bahriye Nâzırı Hasan Hüsnü Paşa” adlı eseri hazırlarken ortaya çıktı. Hasan Hüsnü Paşa’nın uzun sürecek bahriye nazırlığından önce Ahmed Râtib Paşa’nın oldukça kısa bir süre (2 gün) nazır olarak görev yapması fakat sonrasında bir bahriye müşiri olmasına rağmen bahriye kayıtlarında ismine neredeyse hiç rastlanmaması bir merak konusuydu. Nitekim bu çalışmada görüleceği üzere sonraki süreçte kendisinin Teftiş-i Askerî Umumi Komisyonunda ve Hicaz Valiliğinde görevlendirilmesi gibi farklı sebeplerle âdeta bahriye ile bağı kopmuştur. Bu çalışmada Ahmed Râtib Paşa’nın merak edilen hayat hikâyesinin ortaya çıkarılmasının yanında Mekke ve Medine gibi kutsal beldeleri bünyesinde barındıran Hicaz Vilayeti’nin askerî ve mülki idaresindeki icraatı, merkez-taşra arasındaki siyasi ve idari ilişkileri, Hicaz’da önemli nüfuza sahip Mekke emirleri, bedevilerin ileri gelenleri ve meşâyihle (şeyhlerle) münasebetleri araştırılmıştır. Aynı zamanda Müslümanların halifesi olan ve saltanatı döneminde bu nüfuzunu etkin olarak kullanan II. Abdülhamid’in ve Osmanlı hükûmetlerinin bölgeye olan ilgisi de valinin çalışmaları kapsamında değerlendirilmiştir.” 

Yazar Hakkında; 

İstanbul Üniversitesi Arşivcilik Bölümünden mezun oldu. Askerlik görevini Millî Savunma Bakanlığında yedek subay olarak ifa ettikten sonra ATASE Arşivi ile Deniz Müzesi Arşivinde uzman olarak çalıştı. Mimar Sinan Üniversitesi Tarih Bölümü’nde yüksek lisans tezini (2012) ve İstanbul Üniversitesi Yakınçağ Ana Bilim Dalında doktora çalışmalarını tamamladı (2018). Hâlen doçent olarak görev yaptığı Millî Savunma Üniversitesi Deniz Harp Enstitüsünde çalışmaktadır. Basra Körfezi’nde Osmanlı Denizcilik Faaliyetleri 1847-1914 (2021); Bahriyede Bir Ömür Sultan II. Abdülhamid’in Bahriye Nâzırı Hasan Hüsnü Paşa (2022); Çaka Bey’den Cumhuriyet’e Türk Denizcilik Tarihi (2022); Bahriye Mektebi’nde Bir Jön Türk: Muhiddin Atayiğit ve II. Abdülhamid Dönemi Bahriye Mektebi Hatıraları (2023) ve Ahmet Taşdemir ile birlikte hazırladığı Bükreş’te 20 Yıl: Şevket Turgut Paşa ve Romanya Ataşemiliterliği Raporları (2024) adlı kitapları vardır.  

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kitabın adı: Bir Osmanlı Paşasının Portresi: Hicaz Valisi Ahmed Râtib Paşa (1846-1913)

Yazar: Mehmet Korkmaz

Kategori: Tarih

Kitap Editörü: Hasan Ali Çakmak  

Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan

Son Okuma: Mustafa Sacid Öztürk

Proje Editörü: Dr. Mehmet Yılmaz Akbulut

Sayfa Sayısı: 300

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Melisa Özmen’e doğum gününde güller yağdı

Cemiyet hayatının tanınmış isimlerinden Melisa Özmen yeni yaşını Oligark’ta dostlarıyla birlikte kutladı. 

Kendi ismiyle çıkardığı yeni markası ve mağazalarıyla ticari olarak başarılı bir yılı geride bırakan Melisa Özmen’in Oligark’taki doğum günü kutlamasına yakın çevresi ve ailesi katıldı. 

Doğum günü için özel olarak hazırlanan dev pastayla poz veren Melisa Özmen’e hediye edilen güller dikkat çekti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mahalle Bağlarını Dijitalde Güçlendiren İyi Komşuluk Uygulaması Naberise Kullanıma Sunuldu 

Şehirleşmenin getirdiği sosyal yalnızlık günümüzde pek çok kişinin ortak sorunu ve bununla ilgili her gün yeni bir dijital girişim karşımıza çıkıyor. Hepimiz farklı sosyal medya uygulamaları ile bu yalnızlığı azaltmak istiyoruz ve bu noktada yepyeni bir yerli sosyal medya uygulaması doğdu; Naberise. Mevcut sosyal medya uygulamalarından farklılaşan pek çok noktaya sahip olan bu uygulama, günlük hayatta unutulmaya yüz tutmuş mahalle ve komşuluk bağlarını dijitalde yeniden görünür kılmayı amaçlıyor. AYT Teknoloji tarafından geliştirilen uygulama, komşuluk ilişkilerini dijital ortama taşıyarak Türkiye genelindeki kullanıcıların hizmetine açıldı. 

Uygulamanın geliştirme aşaması, toplumsal faydayı ön planda tutan bir ekip tarafından yönetildi. AYT Teknoloji Genel Müdürü Neşe Arın Kuter, şehirlerde kaybolmaya yüz tutan sosyal bağların teknolojik olanaklarla yeniden inşa edilebileceğine inanıyor. Kuter, “Mahalle yalnızca bir adres değildir; topluluğun merkezidir. Biz de bu bütünlüğü dijital dünyada koruyup güçlendirmeye çalışıyoruz,” sözleriyle uygulamanın vizyonunu açıklıyor. 

Naberise ile kullanıcılar yaşadıkları mahallede yalnız olmadıklarını hissediyor; karşı apartmana yeni taşınan komşudan, pazar günü parkta temizlik yapmak isteyen gönüllüye kadar herkes bir araya gelebiliyor. Çünkü bazen sadece fark edilmek bile, biri için çok şeyi değiştirebiliyor. 

Neden Naberise Kullanılmalı? 

Günümüzde herkesin sosyal medyada birçok takipçisi, birçok bildirimi var. Ancak bu sanal kalabalıklar içinde, yaşadığımız yere dair bir şey bilmiyor; yan dairemizde kimin yaşadığından habersiz yaşıyoruz. “İyi Komşuluk Uygulaması” Naberise bu uzaklığı kapatmak için var. 

Gerçek yaşamın içinden gelen ihtiyaçlara odaklanarak geliştirilen uygulama; güven duygusunu yeniden kurmayı, yardımlaşmayı görünür hale getirmeyi ve topluluk hissini artırmayı hedefliyor. 

Naberise, sadece bilgi paylaşmak değil, aynı zamanda günlük hayatın içindeki küçük iyilikleri büyütmek için de güçlü bir alan açıyor. Bu sayede kullanıcılar kendilerini hem sosyal hem de duygusal olarak güvende hissedebiliyor. 

Diğer Sosyal Medya Platformlarından Farkı Ne? 

Naberise, yaygın sosyal medya uygulamalarından farklı olarak mahalle bazlı bir iletişim modeli sunuyor. Tüm Türkiye’deki kullanıcılar uygulamaya katılabilir ancak içerikler mahalleye göre şekillenir. Bu sayede gereksiz bilgi kalabalığı değil, doğrudan mahallenizde var olan, ilgilendiğiniz kişiler ve konular önünüze çıkar. 

Fenomenler, reklamlar, yüzeysel etkileşimler yerine; gerçek mahalle hikâyeleri, yerel haberler ve hayatı kolaylaştıran bilgiler ön plandadır. 

Naberise Uygulamasıyla Ne Kazanırsınız? 

Her sabah aynı sokakta yürüyorsunuz. Belki yan dairenize biri yeni taşındı, karşı apartmandaki komşu kitap değişimi yapmak istiyor ya da çocuklarınız için bir oyun arkadaşı arıyorsunuz… Ama bunları bilmiyorsunuz. Çünkü iletişim çok uzağa odaklanmış durumda. 

Naberise bu uzaklığı kapatıyor. 

Uygulama, size günlük hayatın içinde görünmeyen bağları görünür kılma imkânı sunuyor. 

  • Belki yaşlı bir komşunuza alışveriş yardımında bulunursunuz. 
  • Belki evinizde fazlalık olan bir masa, başka biri için büyük bir ihtiyaçtır. 
  • Belki sadece bir selam bile, birinin gününü değiştirir. 

Naberise, mahalleli olmanın duygusunu dijitalde hissettirirken; yardımlaşma, dayanışma ve paylaşım gibi değerleri günlük hayatın doğal bir parçası haline getiriyor. 

Uygulamanın İçerisinde Neler Var? 

Naberise, kullanıcıların yaşadıkları mahalle özelinde etkileşim kurabildiği, lokasyon tabanlı bir sosyal ağ olarak tasarlandı. 

Kullanıcılar: 

  • Komşularıyla arkadaşlık kurabiliyor, 
  • Mesajlaşabiliyor, 
  • Ortak ilgi alanlarına göre topluluklar oluşturabiliyor. 

Uygulama içindeki “Gönderi Başlat” bölümüyle; haber, ilan ya da etkinlik başlatmak mümkün. 
İlanlar aracılığıyla eşya paylaşımı yapılabiliyor, etkinlik duyuruları ile insanlar bir araya gelebiliyor, haberler sayesinde mahallede neler olup bittiği takip edilebiliyor. 

Kuter, bu noktada “Dijital dünyada gerçek bir komşuluk bağı oluşturmak mümkün. Amacımız gündelik yardımlaşmayı mobile taşırken, güven ortamını da sağlamak,” şeklinde açıklamada bulunuyor. 

Türkiye Geneline Ücretsiz Açıldı 

Naberise, olumlu kullanıcı geri bildirimleriyle sürekli güncellenerek şu anda tüm Türkiye’de erişilebilir durumda. 

Genel Müdür Neşe Arın Kuter, uygulamanın toplumsal güveni ve dayanışmayı artırdığına vurgu yapıyor:  “Bir mahallede insanlar birbirini tanıdığında, iletişim ve dayanışma kendiliğinden güçleniyor. Sadece beğen tuşuna basarak bile iyiliğin görünür olmasına katkı sağlayabilir, küçük bir hareketle büyük bir etki yaratabilirsiniz. Etrafımızda, yaşadığı topluma elinden geldiğince katkı sunmak isteyen harika insanlar var. Naberise sayesinde bu insanlar bir araya geliyor; birbirini tanıyor, destek oluyor ve yardımlaşarak iyiliğin büyümesine katkı sağlıyorlar.” 

Uygulama, iOS ve Android cihazlar üzerinden ücretsiz indirilebiliyor ve kullanıcıya reklamsız sunuluyor. Kullanıcılar, yaşadıkları mahalleye göre kayıt olarak topluluğa kolayca katılabiliyor. 

Geliştirici ekip, kullanıcı deneyimini sürekli geliştirmek için güncellemelerini sürdürüyor. 

Gerçek Bağlar, Gerçek İnsanlarla Kurulur 

Naberise, şehir yaşamında unutulmaya yüz tutan bağı kurmak için geliştirildi. 
Sokakta yürürken tanımadığınız insanlar, artık yalnızca “geçilen yüzler” değil. 

Bu uygulama sayesinde: 

  • Etrafınızda kim var, neye ihtiyaç duyuyor, siz neye katkı sağlayabilirsiniz; tüm bunları fark etmeye başlıyorsunuz. 
  • Mahalleniz sizin için daha yaşanabilir, daha güvenilir bir yer haline geliyor. 
  • Ve belki de en önemlisi, sadece bir paylaşım yaparak bile bir başkasının hayatında fark yaratabiliyorsunuz. 

Naberise ile tanışın. Çünkü bazen yalnızca bir uygulama değil, bir bağ kurma ihtiyacı her şeyi değiştirir. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

7. Edremit Kitap Fuarı 18-24 Ağustos’ta..

Edremit Belediyesi tarafından bu yıl 7. kez düzenlenen Edremit Kitap Fuarı 18 Ağustos Pazartesi günü kitapseverlere kapılarını açıyor. “Ölmez Ağacın Gölgesinde Kitap” temasıyla gerçekleştirilen fuarın onur konuğu sanatçı Sunay Akın olacak. Bir hafta boyunca sürecek fuarda yazar, şair, gazeteci, akademisyen, yerel yönetici yaklaşık 300 kişi 109 yayınevinde okuyucuları ile buluşacak

ÖLMEZ AĞACIN GÖLGESİNDE KİTAP

Edremit’in kültürel yaşamına değer katan önemli etkinliklerden biri olan 7. Edremit Kitap Fuarı, 18-24 Ağustos 2025 tarihleri arasında Altınkum Fuar Alanı’nda kitapseverlerle buluşuyor. Bu yıl “Ölmez Ağacın Gölgesinde Kitap” temasıyla düzenlenen fuar, zeytin dalının bilgeliğiyle büyüyen bu topraklarda düşüncenin, duygunun ve edebiyatın paylaşıldığı özel bir buluşma noktası olmayı hedefliyor.

BAŞKAN ERTAŞ: “AYDINLANMA IŞIĞI EDREMİT’TEN YAYILIYOR”

Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, fuarla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu fuar, yalnızca kitapların değil; düşüncenin, duygunun ve edebiyatın paylaşıldığı özel bir buluşma olacak” dedi. Başkan Ertaş, Sabahattin Ali’nin izini taşıyan kentimizde kitabın gücüyle bir araya geleceklerini belirterek, tüm halkı zeytin ağacının gölgesinde, bilginin ve sanatın ışığında bir araya gelmeye davet etti.

FUARIN ONUR KONUĞU SUNAY AKIN

Fuarın bu yılki onur konuğu Sunay Akın olacak. Türkiye’nin seçkin kalemleri, aydınları ve sanatçıları fuarda yer alacak. Paneller, tiyatro oyunları, şiir dinletileri, söyleşiler, çocuklara özel etkinlikler ve imza günleri gibi zengin bir program her akşam farklı bir heyecan yaşatacak. Fuarın açılış programında, Sunay Akın’ın belgesel gösterimi ve ödül töreni de yapılacak.

AÇILIŞ TÖRENİ 18 AĞUSTOS PAZARTESİ GÜNÜ

18 Ağustos Pazartesi günü gerçekleştirilecek olan açılış törenine ev sahibi Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, CHP TBMM Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır ile CHP Genel Başkan Yardımcıları Ensar Aytekin ve Gökhan Zeybek katılacak. Fuarın onur konuğu sanatçı Sunay Akın ile birlike birçok yazar ve sanatçı da açılışta yer alacak.

FUAR PROGRAMINDAN ÖNE ÇIKAN ETKİNLİKLER

17 Ağustos Pazar: Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar etkinliğinde konuk Hüseyin Turan olacak. Etkinlik saat 10:00’da Altınoluk Köy Meydanı’nda gerçekleşecek.

18 Ağustos Pazartesi: Açılış konuşmaları Mehmet Ertaş, Ahmet Akın, Gökhan Zeybek, Ali Mahir Başarır ve Ensar Aytekin tarafından yapılacak. Haydar Ergülen ile “Yüzyıllık Cumhuriyet” söyleşisi gerçekleşecek. Sunay Akın “Memleket Kumaşı” adlı etkinliğiyle sahne alacak.

19 Ağustos Salı: Prof. Dr. Naci Görür “Depreme Dirençli Edremit Mümkün” başlıklı bir konuşma yapacak.

20 Ağustos Çarşamba: İnci Aral “Hayattan Romana” söyleşisinde yer alacak. Okan Bayülgen ise “Tiyatro, Sinema ve Hayat” üzerine bir konuşma yapacak.

21 Ağustos Perşembe: Ayşenur Arslan ve Hüsnü Mahalli “Ortadoğu ve Dengeler” konusunu ele alacak. Murat Muratoğlu ise “Ekonomi Nereye Gidiyor” başlıklı bir konuşma yapacak.

22 Ağustos Cuma: Ahmet Telli ve Şükrü Erbaş “Şimdi Şiirin Tam Zamanı” etkinliğinde yer alacak. Saygı Öztürk, Ümit Zileli ve Necdet Saraç “Medya Nereye Gidiyor” konusunu tartışacak.

23 Ağustos Cumartesi: Murat Ağırel ve Timur Soykan “Dar Zamanlarda Gazetecilik” üzerine konuşacak. Tuna Kiremitçi bir dinleti sunacak.

24 Ağustos Pazar: Nasuh Mahruki “Toplumsal Dayanışma” hakkında konuşacak. Nazan Kesal’ın rol aldığı “Yaralarım Aşktandır” adlı tiyatro oyunu sahnelenecek.

Fuar, 18-24 Ağustos 2025 tarihleri arasında Altınkum Fuar Alanı’nda gerçekleşecek. Etkinlikler ve imza günleri 19:00 – 00:00 saatleri arasında düzenlenecek.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Harbiye Açık Hava’da Her Replik Bir Yıldıza Dönüşür

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, yaz gecelerinin büyülü atmosferini tiyatro coşkusuyla buluşturuyor. Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda sahnelenecek yaz oyunları, seyircisini yıldızların altında unutulmaz anlar yaşamaya çağırıyor.

Şehir Tiyatroları, sezon boyunca büyük ilgiyle izlenen, kapalı gişe sahnelenen oyunu “Fosforlu Cevriye”yi sanatseverlerle buluşturuyor.

Müziğin, dansın ve güçlü bir hikâyenin harmanlandığı bu özel uyarlama, edebiyatımızın unutulmaz karakterlerinden biri olan “Fosforlu Cevriye”yi sahneye taşıyor.

Suat Derviş’in kaleminden doğan ve içtenliği, neşesiyle hafızalara kazınan Cevriye, izleyicileri 1930’lu ve 40’lı yılların büyülü İstanbul’una doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği “Fosforlu Cevriye”; 15, 16, 17 Ağustos 2025 tarihlerinde 21.00’de sahneleniyor.

Oyunun biletleri, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

FOSFORLU CEVRİYE

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkûmudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor. 

Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…”  kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

Oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. 

İyi seyirler…

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

MASKİ’den 34 Jeneratörlük Dev Hamle

Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, 51 milyon TL’lik yatırımla bünyesine kazandırdığı 34 adet sabit ve mobil jeneratörle, elektrik kesintilerinden kaynaklanan su kesintilerinin önüne geçmeyi ve afet durumlarında vatandaşlara kesintisiz hizmet sunmayı hedefliyor.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun direktifleri ile çalışmalarını aralıksız sürdüren Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, olası afet durumlarına karşı su hizmetlerinde aksama yaşanmaması adına önemli bir yatırımı hayata geçirdi. Kuruma kazandırılan 13 adet seyyar ve 21 adet sabit jeneratör ile Manisa genelinde kesintisiz su temini güvence altına alındı. Manisa merkez başta olmak üzere Turgutlu, Soma ve Gölmarmara ilçelerine kurulacak sabit jeneratörlerle, olası bir elektrik kesintisi durumunda bile su kesintisi yaşanmayacak. Sabit sistemlerin dışında devreye alınan mobil jeneratörler ise MASKİ’nin 17 ilçede her noktaya hızla ulaşarak, acil durumlara anında müdahale edebilmesini sağlayacak.

Jeneratör Yatırımları Devam Edecek

Elektrik Makine ve Malzeme İkmal Daire Başkanı Murat Yılmaz, Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu önderliğinde çok önemli bir yatırımda bulunduklarını söyledi. Murat Yılmaz, “51 milyon TL’lik yatırımla 34 adet jeneratörümüzü kurum bünyesine katmış bulunmaktayız. Ülkemiz deprem gibi doğal afetlerin yaşandığı bir bölgede bulunuyor. Olası afetler karşısında kesintisiz elektrik için jeneratörlerimizi içme suyu temininde kullanacağız. İlçelerimizde yaşanabilecek elektrik kesintilerinde içme suyu pompalarımızın aktif bir şekilde çalışması için jeneratör yatırımlarımıza devam edeceğiz” dedi.

Zorlu Arazi Koşullarına Uygun

Elektrik, Mekanik Şube Müdürü Gürhan Koçi ise verdiği teknik bilgilerde, “Bugün burada yeni aldığımız seyyar jeneratörlerin yanındayız. Seyyar jeneratör nedir? Çeki demirli, istediğimiz lokasyonda, istediğimiz güçte enerji vereceğimiz araçlardır. Kontrol paneli üzerinden jeneratöre ait tüm bilgileri görebiliyoruz. Hararetini, yakıt seviyesini, çalışmasını, yakıtın ne kadar gideceğini, o anda ne kadar yakıt yaktığını, kaç amper çektiğini, kaç voltta çalıştığını görebiliyoruz. Jeneratörlerimiz iş makinesi ya da traktörle zorlu arazi şartları fark etmeden her noktaya götürebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

SCADA Sistemi İle Uzaktan Takip Edilebilecek

Elektrik kesintilerinde otomatik olarak devreye girecek olan sabit jeneratörler, SCADA sistemine bağlanarak, uzaktan takip edilebilecek. Çeki demirli ve römorklu olan mobil jeneratörler de çalışma alanına kolay bir şekilde taşınabilecek. İlçelerimizde yaşanacak bir kesintide mobil jeneratörler hızlı bir şekilde bölgeye giderek elektrik ihtiyacını karşılayacak.

“Manisa’mız İçin Tüm Gücümüzle Çalışmaya Devam Edeceğiz”

Yatırımla ilgili açıklamalarda bulunan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Manisa’mızda elektrik kesintilerinden kaynaklanan su kesintilerine son vermek ve afetlerde kesintisiz hizmet sunmak için önemli bir adım attık. MASKİ Genel Müdürlüğümüz tarafından 51 milyon liralık yatırım bedeliyle 21 sabit, 13 mobil jeneratör temin edildi. Bu jeneratörler, elektrik kesintisi yaşandığında otomatik olarak devreye girerek su pompalarının çalışmasını sağlayacak. Özellikle kırsal mahallelerde yeni açılan sondajların abonelik süreci tamamlanana kadar mahallelerimize kesintisiz su ulaştırılmasını sağlayacak” dedi.

Jeneratörlerin sadece su teminiyle sınırlı kalmayacağını da belirten Başkan Dutlulu, “Bu ekipmanlar, merkezden ilçelere kadar her noktada halkımızın hizmetinde olacak. Yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçmenin yanı sıra, deprem, yangın gibi afet durumlarında da elektrik ihtiyacını karşılayarak önemli bir görev üstlenecek. Bu değerli yatırımda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Manisa’mız için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Şehrimize hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gelecek Varlık’tan ilk yarıda 724,4 milyon TL’lik net kâr

Türkiye’nin lider varlık yönetimi şirketi Gelecek Varlık Yönetimi, 2025 yılının ilk yarısına ait finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, kuruluşunun 20. yıldönümü kutladığı 2025 yılının ilk yarısında net kârını, bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 27,2 artırarak 724,4 milyon TL’ye yükseltti. Gelecek Varlık Yönetimi Genel Müdürü Sezin Ünlüdoğan “20’nci yılımızda elde ettiğimiz bu başarılı sonuçlar, sektör liderliğimizi daha da pekiştirirken ülkemizin ekonomik yapısına sağladığımız katkıyı artırıyor.” dedi.

Gelecek Varlık Yönetimi, kuruluşunun 20. yıldönümü kutladığı 2025’in ilk yarısında net kârını, bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 27,2 artırarak 724,4 milyon TL’ye yükseltti. Türkiye’nin lider varlık yönetim şirketinin tahsilatı, aynı dönemde yüzde 48,7’lik artışla 2 milyar 708 milyon TL’ye ulaştı. Şirketin düzeltilmiş FAVÖK’ü 1 milyar 544 milyon TL ile yüzde 49,4’lük büyüme kaydetti. Aynı dönemde özkaynakları yüzde 47,3 artarak 3 milyar 67 milyon TL seviyesine çıktı.

2025 yılının ilk yarısında 6 milyar 207 milyon TL tutarında alacak satın alan Gelecek Varlık’ın toplam satın alınan alacak tutarı ise 39,5 milyar TL’ye ulaştı. İlk yarıda elde ettiği başarılı finansal sonuçlarla pazar liderliğini pekiştiren şirket, yine bu dönemde 1 milyar 480 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdi. Böylece Gelecek Varlık’ın toplam yatırım tutarı 8,5 milyar TL’ye ulaştı. 

“20’nci yılımızda başarılı sonuçlarla sektörel liderliğimiz pekiştirdik”

Gelecek Varlık Yönetimi Genel Müdürü Sezin Ünlüdoğan, yarıyıl finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmede bulundu. Ünlüdoğan, “2025’in ilk yarısında elde ettiğimiz bu güçlü sonuçlar, sürdürülebilir büyüme stratejimizin ve etkin yönetim anlayışımızın bir yansıması. 20’nci yılımızda attığımız stratejik adımlar, sektör liderliğimizi daha da pekiştirirken ülkemizin finansal istikrarına katkı sağlamamıza olanak tanıyor. Yatırımlarımız ve güçlü özkaynak yapımızla hem alacaklı kurumlar hem de borçlular için kalıcı çözümler üretmeye devam edeceğiz.” dedi.

Gecikmiş alacakların etkin biçimde çözüme kavuşturulmasının yalnızca şirketler için değil, bireylerin finansal açıdan yeniden sistem içine dahil olması açısından da kritik önem taşıdığını vurgulayan Ünlüdoğan, “Türkiye ekonomisine olan katkımızı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Film Forum başvuruları başladı!

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bünyesinde gerçekleştirilen Film Forum, Türkiye sinemasını dünya sinema endüstrisinin önemli temsilcileriyle buluşturan dinamik bir platform olarak öne çıkıyor. Sinema üretimini teşvik eden, yaratıcı içeriklerin gelişimini destekleyen foruma; Uzun Metraj Kurmaca Film Platformu kapsamında “Pitching” ve Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek fonu, İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu, Work-in-Progress Kurmaca Film Platformu ve Work-in-Progress Belgesel Film Platformu kategorilerindeki projeler kabul ediliyor.

Geçtiğimiz yıllarda projeleri çekimlerinin en az üçte ikisi Antalya kentinde gerçekleştirilerek filmin son kurgusunda en az üçte iki oranında Antalya’da çekilmiş sahneleri içerecek ulusal uzun metraj bir filme destek olmak, Türkiye’de film çekimi için en elverişli gün ışığı ve doğal platoların bulunduğu Antalya’da film üretimini artırmak, Antalya’yı, Türkiye ve dünya film endüstrisinin önemli merkezlerinden birine dönüştürmek amacıyla gerçekleştirilen Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek fonu ile destekleyen  Film Forum, projeleri bu yıl 22 eylül 2025, Pazartesi’ye kadar kabul edecek.

Yönetmenleri ve yapımcıları destekleyerek projelerin uluslararası alanda daha fazla görünürlük kazanmasını hedefleyen Film Forum, bu doğrultudaki çalışmalarına kararlılıkla devam ediyor. Foruma başvurular, www.antalyaff.com adresinde yer alan Film Forum sayfası üzerinden 22 Eylül 2025, Pazartesi tarihine kadar gerçekleştirilebilecek.

Film Forum’da İlk: “İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu”

Bu yıl ilk kez Film Forum kapsamında hayata geçirilecek İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu ile ilk uzun metraj kurmaca filmini geliştirmekte olan senarist-yönetmenleri desteklemek, filme çekme amacıyla ilk kez senaryolaştırılan projelere yaratıcı katkı sunmak ve sürdürülebilir bir üretim planı geliştirmek hedefleniyor. Bu sene ilk kez Film Forum kapsamında hayata geçirilecek bu bölüm ile Türkiye sinemasına yeni soluklar kazandırmak ve ilk filmlerin hayata geçiş sürecini desteklemek amaçlanıyor.

‘Pitching’ platformlarına Türkiye’den süresi en az 60 dakika olan uzun metraj film projeleri ve ‘Work in Progress’ platformlarına ise yine Türkiye’den post-prodüksiyon aşamasında veya çekimlerinin en az %70’ini tamamlamış projeler, 22 Eylül 2025, Pazartesi tarihine kadar başvurabilecek. 

Türkiye’nin en büyük sektörel destek platformu olan Film Forum, yönetmen, yapımcı ve senaristleri uluslararası film profesyonelleriyle buluştururken, bu yıl toplam 1.100.00 TL. tutarında para ödülü verecek.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı