Enerjisa Enerji, TSRS ve GRI uyumlu sürdürülebilirlik raporlarını yayınladı

Enerjisa Enerji, Türkiye’nin önde gelen enerji şirketlerinden biri olarak elektrik dağıtımı ve perakende satış alanlarında liderlik konumunu koruduğu güçlü bir iş modeliyle faaliyet gösteriyor; müşteri çözümleri iş kolunda ise yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği uygulamalarını hayata geçiriyor. Tüm faaliyetlerinde ve yatırımlarında ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonu ile yol alırken; yenilenebilir enerji çözümleri, akıllı şebeke teknolojileri ve e‑mobilite gibi alanlarda olduğu kadar toplumsal yatırımlarına devam ederek ekonomik ve sosyal değer üretmeye odaklanıyor. 

Ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliğin yanı sıra çevresel sürdürülebilirliği tüm iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alan Enerjisa Enerji, iklim değişikliğiyle mücadele ve kaynak verimliliği hedeflerini somut adımlarla desteklediğini gösteren sürdürülebilirlik raporlarını yayınladı. 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonlarını 2021 baz yılına göre %30 azaltma taahhüdüyle çalışan şirket, 2024 itibarıyla %19,94 azaltım seviyesine ulaştırarak hedefinde önemli bir mesafe kat etti. Tüm doğrudan elektrik tüketimini %100 yenilenebilir kaynaklardan sağlayan Enerjisa Enerji, hayata geçirdiği güneş enerjisi santralleri ve enerji verimliliği projeleriyle yalnızca kendi operasyonlarının değil, müşterilerinin de karbon ayak izini azaltmalarına da katkı sağlıyor.

Türkiye Sürdürülebilirlik raporlama standartları ile tam uyum

2024 yılı itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile Türkiye, sürdürülebilirlik raporlamasını zorunlu kılan ilk ülkeler arasında yer aldı. IFRS’nin Türkiye’ye uyarlanmış versiyonu olarak tanımlanabilecek TSRS, finansal olmayan sürdürülebilirlik bilgilerini standart formatta sunmayı zorunlu kılarak şirketlere hem ESG performanslarını şeffafça paylaşma hem de yatırımcı beklentilerine uluslararası ölçekte yanıt verme imkânı tanıyor. Enerjisa Enerji, sektöründe öncü bir adım atarak 2024 TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu TSRS 1 ve TSRS 2 standartlarına tam uyumlu olarak hazırladı ve hedeflenen tarihten çok önce yayımladı.Rapor, iklim yönetimi yapısı, strateji, iklimle ilgili riskler ve fırsatları entegre biçimde sunarak finansal açıdan önemli iklim konularını ortaya koyuyor; karbonsuzlaştırma ve iklim dayanıklılığı hedeflerindeki ölçülebilir ilerleme paylaşılıyor.

GRI Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporunda Yeni Gelişmeler

Enerjisa Enerji, ilk kez gerçekleştirdiği ve Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) ile uyumlu Çifte Önemlilik Analizi (Double Materiality Analysis) ile finansal ve çevresel-sosyal açıdan en kritik etki alanlarını belirledi; bu sonuçları GRI Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporuna yansıttı. ESG hedeflerindeki ilerlemeler, sürdürülebilirlik stratejileri ve kazanımlar şeffaflıkla aktarıldı. TSRS ve GRI Uyumlu iki rapordaki tüm veriler, bağımsız üçüncü taraflarca sınırlı güvence sürecinden geçirilirken, Çifte Önemlilik Analizi de ayrıca bağımsız doğrulamaya tabi tutuldu.

 

Ulbrich: “Hem Türkiye’de hem küresel ölçekte örnek gösterilen bir sürdürülebilirlik lideri olma yolculuğumuzu sürdüreceğiz

Enerjisa Enerji’nin tüm iş birimlerinden geniş bir ekibin bir araya geldiğini ve ortaya sektöre örnek olacak bir işin çıktığını belirten Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich ise görüşlerini; “Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na tam uyumlu ilk raporumuzla; finansal ve sürdürülebilirlik performansımızı tek bir çatı altında, karşılaştırılabilir ve ölçülebilir biçimde sunuyoruz. Böylece yatırımcılarımız, yalnızca ekonomik sonuçlarımızı değil; karbon emisyonlarımızdaki %19,94’lük azalmadan %100 yenilenebilir elektrik kullanımımıza, KSS ve toplumsal yatırım projeleri ile kapsayıcılık programlarımız aracılığıyla 44 bini aşkın kişiye ulaşmamızdan beyaz yakalı kadın çalışan oranımızı %32,2’ye çıkarmamıza kadar tüm çevresel ve sosyal etkilerimizi de şeffaf bir şekilde görebiliyor.Bu yaklaşım, uluslararası yatırımcı güvenini pekiştirirken, uzun vadeli finansman maliyetlerimizi de olumlu etkiliyor. 2024’te güçlü bilanço yapımızı korurken, sürdürülebilirlik yatırımlarımızı 22 milyonu aşkın müşterimize ve gelecek nesillere değer yaratacak şekilde yönlendirdik. Önümüzdeki dönemde de TSRS’nin sunduğu sistematik raporlama çerçevesi ile hem Türkiye’de hem küresel ölçekte örnek gösterilen bir sürdürülebilirlik lideri olma yolculuğumuzu sürdürecek ve gelecek yıl tam entegre raporlamaya ulaşmayı hedefleyeceğiz” şeklinde aktardı.

 

Taşcıoğlu: “Geleceğe bırakacağımız mirasın sorumluluğunu tüm iş süreçlerimizin merkezine koyuyoruz.”

Büyümeyi yalnızca finansal sonuçlarla değil, toplum, ekonomi ve çevre üzerinde yarattıkları kalıcı etkiyle tanımladıklarını belirten Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu; “Enerjisa Enerji olarak 22 milyonu aşkın kullanıcıya hizmet verirken, geleceğe bırakacağımız mirasın sorumluluğunu tüm iş süreçlerimizin merkezine koyuyoruz. Bu anlayışla, yalnızca bugünün enerji ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor; aynı zamanda çevresel etkileri azaltan, toplumsal faydayı artıran projeler üretiyoruz. 2024 yılında hayata geçirdiğimiz enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji projeleriyle müşterilerimizin 145 bin tonun üzerinde karbon salımını önlemelerine katkı sağlarken, 350 binden fazla öğrenciyi enerji okuryazarlığı programlarımızla buluşturarak gelecek nesillerin sürdürülebilir bir dünyaya hazırlanmasına destek oluyoruz.

Bizim için sürdürülebilirlik, yalnızca çevreyi korumak değil; ekonomiyi güçlendiren, toplumu kalkındıran ve gelecek nesillerin yaşam kalitesini güvence altına alan bir yolculuktur. Bugün Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları ile tam uyumlu ilk raporumuzu sunarken, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürekli gelişim ilkelerimizi bir kez daha teyit ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de yatırımlarımızı, iklim bilincini ve toplumsal faydayı büyümenin ayrılmaz parçaları olarak görmeye, ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonumuz doğrultusunda, bugünün enerjisini geleceğe taşımaya devam edeceğiz” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kocaeli’de din görevlileri tiyatro oyunu sahneledi

Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren KO-MEK ile İzmit İlçe Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü iş birliğinde hazırlanan “Zor Zamanın Müslümanı Olmak” adlı tiyatro oyunu seyirciyle buluştu. Tebük seferini konu alan oyunda din görevlilerinin performansı alkış topladı.

ZOR ZAMANIN MÜSLÜMANI OLMAK

İzmit İlçe Müftülüğü, gençlik çalışmalarında ses getiren önemli bir projeye imza attı. İzmit İlçe Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Yaygın Eğitim Şube Müdürlüğü iş birliğinde hazırlanan “Zor Zamanın Müslümanı Olmak” adlı tiyatro oyunu, Halkevi Gençlik Merkezi bünyesindeki Genç Sahne’de seyirciyle buluştu.

16 DİN GÖREVLİSİ SAHNE ALDI

Bu özel tiyatro oyununda sahne alan 16 din görevlisi, izleyicilere hem duygusal hem de tarihi bir yolculuk yaşattı. Tebük seferini merkeze alan oyun, İslam tarihinin zorluklarla dolu dönemlerinden birini sahneye taşıdı ve “zor zamanlarda iman, sadakat ve dirayet” kavramlarını etkileyici bir anlatımla işledi.

BU PROJEDE BİR İLKE İMZA ATILDI

Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, ilk kez din görevlilerinin sahneye çıkarak profesyonel bir tiyatro performansı sergilemeleri oldu. Tiyatro sanatının gücünü gençlere ulaşmak için kullanan bu çalışma, aynı zamanda dini temsilin sanatsal bir dille anlatılması açısından da önemli bir örnek teşkil ediyor.

HAZIRLIKLAR GÜNLER ÖNCESİNDEN BAŞLADI

Oyunun yazarlığını Sefer Güzeldal, yönetmenliğini ise KO-MEK Tiyatro Branşı Eğitmeni Murat Kaya üstlendi. Din görevlileri, haftalar süren hazırlık süreci boyunca oyunculuk eğitimi alarak sahneye hazırlandı.

OYUN, EYLÜL’DEN İTİBAREN TÜM LİSELERDE

“Zor Zamanın Müslümanı Olmak” tiyatro oyunu, özellikle lise çağındaki gençlere ulaşmak amacıyla hazırlandı. Oyunun Eylül ayından itibaren İzmit genelindeki tüm liselerde sahnelenmesi planlanıyor. Gençlere İslam tarihinden güçlü mesajlar vermeyi hedefleyen oyun, aynı zamanda ahlak, sorumluluk, dayanışma ve inanç gibi temel değerlere dikkat çekiyor.

SANATLA EĞİTİM BULUŞUYOR

İzmit İlçe Müftülüğü ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Yaygın Eğitim Şube Müdürlüğü, bu proje ile dini eğitimi sanatsal yöntemlerle destekleyerek yeni bir model geliştirmeyi hedefliyor. Gençlere ulaşmanın ve onları anlamanın en etkili yollarından biri olarak sanatı gören bu yaklaşım, yerel ölçekte bir ilk olma özelliği taşıyor.

KATILIMCILARDAN TAM NOT

Tiyatro oyunu izleyicilerden tam not aldı. Salonun tamamen dolduğu gösterimde izleyiciler zaman zaman duygulandı, zaman zaman oyuna alkışlarla eşlik etti. Gösterim sonunda sahneye çıkan din görevlileri büyük bir takdirle karşılandı. Bu özel ve anlamlı tiyatro gösterisi sadece bir sanat etkinliği olmanın ötesine geçerek,  bir araya gelen kurumların, sanatın ve dini eğitimin birlikte nasıl etkili sonuçlar ortaya koyabileceğinin en güçlü örneklerinden biri oldu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Altay: “Tarımın Her Alanında Üreticimizin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz”

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Hüyük’te üretimi teşvik edilen coğrafi işaretli ürünlerden “Hüyük Çileği”nin hasadına başlandı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Türkiye genelindeki çilek üretimi sıralamasında Konya’mız, 2024 yılında yaklaşık 80 bin 192 ton üretimle Türkiye’de üçüncü sırada yer aldı. Tarımın her alanında üreticimizin yanında olmaya, özellikle katma değeri yüksek ürünlerde destekleri sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.


Konya Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Hüyük’te üretimi teşvik edilen coğrafi işaretli ürünlerden “Hüyük Çileği”nin hasadına başlandı.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi’nin kırsalda kalkınmayı sağlamak, tarımsal üretimi artırmak ve köyden kente göçü önlemek amacıyla üreticilere uzun yıllardır çok yönlü destekler sunduğunu anımsattı.

Üreticinin alın terinin berekete dönüştüğüne dikkati çeken Başkan Altay, “Türkiye genelindeki çilek üretimi sıralamasında Konya’mız 2024 yılında yaklaşık 80 bin 192 ton üretimle Mersin ve Aydın’dan sonra Türkiye’de üçüncü sırada yer aldı” dedi.

Başkan Altay, 2014-2025 yılları arasında Konya ili ve mahallelerinde çilek üretimi yapan 12 bin 563 üreticiye belediye olarak 48 milyon adet çilek fidesi desteği verildiğini belirterek, “Söz konusu destekler sayesinde bölgenin, aynı dönemde yaklaşık 1,5 milyar liralık tarımsal gelir elde etmesi sağlandı. Bugün ise üreticilerimiz, herhangi bir desteğe ihtiyaç duymadan üretimlerini sürdürülebilir hale getirmiş durumda. Tarımın her alanında üreticimizin yanında olmaya, özellikle katma değeri yüksek ürünlerde destekleri sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

ÜRETİCİLER DESTEKLERDEN MEMNUN

Çilek üreticileri ise verilen desteklerin hem ekonomik hem de üretim kapasitesi açısından büyük fayda sağladığını belirterek, destekleri dolayısıyla Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti. Üreticiler, desteklerin devam etmesi temennisinde bulundu.

HÜYÜK ÇİLEĞİ

Hüyük çileği, sadece lezzetiyle değil, üretim avantajlarıyla da öne çıkıyor. İlk yıldan meyve vermesi, farklı yetiştirme teknikleriyle yıl boyu üretimin mümkün olması ve aroma değerinin yüksek olması, çilek yetiştiriciliğine ilgiyi her geçen gün artırıyor.

Bu özellikleri sayesinde Hüyük, çilek konusunda bir marka haline gelirken, 2021 yılında alınan coğrafi işaret tescili de ürünün değerini daha da artırdı. Yurt içi ve yurt dışındaki birçok ülkeye ihraç edilen çilek, bölge ekonomisine ve tarımsal üretime büyük katkı sağlıyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu Urla Festivalinde

İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 12. Urla Toprak Sahne Tiyatro Festivali’nde sahne aldı. Tiyatro ekibi, sahnelenen gösterilerle büyük beğeni topladı.

İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu, bu yıl 12’ncisi düzenlenen Urla Toprak Sahne Tiyatro Festivaline iki ayrı oyunla katılarak sanatseverlerle buluştu. Festival kapsamında tiyatro ekibi klasik Türk tiyatrosunun önemli eserlerinden Ayyar Hamza ve geleneksel gölge oyunu Çevre Müfettişi Karagöz ile izleyici karşısına çıktı. Çevre Müfettişi Karagöz oyununun Karagöz Sanatçısı ve Oyun Yönetmeni Volkan Derman sahne arkasındaki ustalığı ve oyuna kattığı özgün yorumla izleyicilerden tam not aldı.

Urla’nın farklı noktalarında tiyatro rüzgârı estiren festivalde, İnegöl ekibinin sahnelediği eserler izleyicilerin büyük beğenisini topladı. Mizahi dili, güçlü oyunculuk performansları ve sahne enerjisiyle dikkat çeken Ayyar Hamza izleyenlere keyifli anlar yaşatırken, çevre duyarlılığı temasını işleyen Çevre Müfettişi Karagöz ise hem çocuklara hem yetişkinlere önemli mesajlar verdi.

İNEGÖL’Ü BAŞARIYLA TEMSİL ETTİLER

Farklı şehirlerden gelen tiyatro topluluklarını bir araya getirerek sanatın birleştirici gücünü ortaya koyan Urla Toprak Sahne Tiyatro Festivalinde İnegöl’ün sanat elçileri de bu anlamlı buluşmada kentin adını başarıyla temsil etti. İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosunun tiyatro sanatını yaygınlaştırmak ve kültürel etkileşimi artırmak amacıyla bu tür festivallere katılmaya devam edeceği belirtildi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Polisan Holding, 2025 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı

Polisan Holding, 2025 yılının ilk altı ayında 2,8milyar TL konsolide gelir, 651milyon TL brüt kâr ve 488milyon TL Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) elde etti. Holding, zorlu piyasa koşullarının devam ettiği bu dönemde, operasyonel verimlilik ve bilanço yönetiminin yanısıra portföy yapılandırılmasına yönelik stratejik adımlar attı.

Yılın ilk yarısında alınan önemli kararlar arasında, Polisan Holding’in Yunanistan’daki iştiraki Polisan Hellas’ta, PET sektöründeki talep daralması ve ekonomik koşullar nedeniyle üretim faaliyetlerinin durdurulması öne çıktı. Holding, Hellas’ın borçluluğunu azaltmak amacıyla finansal desteğini sürdürdü ve borçlar yeniden yapılandırıldı. Polisan Holding CEO’su Cantekin Dinçerler, bu kararla Holding’in kârlılığı üzerindeki baskının azaltılmasının hedeflendiğini belirtti. Ayrıca, Hellas paylarının satışı için potansiyel alıcılarla görüşmelerin devam ettiğini de ifade etti.

Polisan Holding’in bağlı ortaklıklarının ihtiyaçları ve yatırım planları doğrultusunda, Dilovası kampüsünde yaklaşık 22,75 bin m²’lik bir alanda fiziksel olarak reorganizasyon ve atıl yapıların kaldırılarak müsait hale getirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Dinçerler, “Bu alanların gelir yaratacak şekilde yeniden değerlendirilmesine, Poliport’a tahsis edilen 8 bin m2’lik Geçici Depolama Alanı ile başlandı” açıklamasını yaptı.

Polisan Holding’in Boya Grubu iştiraklerinin (Polisan Kansai Boya ve Rohm & Haas) kısmi bölünme yoluyla yeni kurulacak Marmara Holding A.Ş.’ye devri ile ilgili CEO Dinçerler, “Boya Grubu’nun kendi dinamikleriyle büyümesini sağlayacak bu adım, Holding’in stratejik hedeflerine daha net odaklanmasına imkân tanıyacak. Bölünmenin tüm paydaşlarımız için değer yaratacağına inanıyoruz” dedi. Söz konusu bölünme başvurusu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 23 Temmuz 2025 tarihinde onaylandı. Bölünmeye ilişkin Olağanüstü Genel Kurul toplantısı 29 Ağustos 2025 tarihinde gerçekleştirilecek.

Polisan Holding CEO’su Cantekin Dinçerler, finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Polisan Holding’in finansal performansı, küresel ve yerel ekonomik koşullardan doğrudan etkileniyor. Avrupa’daki ekonomik durgunluk ve Türkiye’de iç talepte yaşanan zayıflama, kur-enflasyon makasının daralsada henüz kapanmaması özellikle sanayi üretimi üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Zayıf seyreden piyasa koşulları, artan finansman maliyetleri ve yüksek işletme sermayesi ihtiyacına karşı aldığımız önlemlerle mali yapımızı korumaya devam ederken bir yandan da portföy yapılandırılmasına yönelik stratejik adımlar attık. Bu kapsamda; Polisan Hellas’ta üretimin durdurulması, Dilovası kampüsünün fiziksel olarak reorganizasyonu, Boya Grubu iştiraklerinin kısmi bölünme sürecinin başlatılması öne çıkan başlıklar oldu” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2025 başvuruları 31 Ağustos tarihine kadar uzatıldı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY tarafından Türkiye’de bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilecek olan, EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2025 kapsamında başvuru süreci uzatıldı. Kadın girişimcileri bir araya getirerek eğitim, mentörlük, iş geliştirme ve güçlü network ağı destekleriyle kadınlara işlerini büyütme ve uluslararası pazarlara açılma fırsatı sunan programın başvuruları 31 Ağustos 2025 tarihine kadar EY Türkiye web sitesi üzerinden yapılabilecek.

EY Girişimci Kadın Liderler Programı’na 10 kadın girişimci katılma fırsatı yakalayacak 

Başvuru sonrası seçimlerin iş dünyasının önemli temsilcilerinden oluşan bağımsız bir jüri tarafından yapılacağı EY Girişimci Kadın Liderler Programı’na daha önceki yıllarda olduğu gibi bu sene de 10 kadın girişimci katılma fırsatı yakalayacak. Küresel çapta düzenlenen EY Girişimci Kadın Liderler Programı ile EY Türkiye bu dönem de dahil olmak üzere toplamda 90 girişimci kadına destek vermiş olacak. Tamamen ücretsiz olan programa seçilecek kadın girişimciler, iş dünyasının başarılı liderlerinin bilgi ve deneyimlerinden yararlanabilecekleri bir ağa katılma şansı elde edecek. Seçilen kadın girişimciler EY’ın geniş ve kapsamlı kaynaklarına erişerek, şirketlerini sürdürülebilir bir şekilde büyütme ve uluslararası pazarlarda rekabet etme imkânına sahip olacak. Ayrıca program, kadın girişimcileri uluslararası pazarlarda öne çıkararak; eğitim, başarılı iş liderlerinin bilgi ve deneyimlerinden yararlanma, birebir mentörlük desteği, 60 ülkede 1000’den fazla kadın girişimciden ve ilham verici rol modellerden oluşan küresel bir topluluğa dahil olma gibi birçok alanda fırsat sunacak. Bunun yanı sıra, katılımcılar program ile iş stratejilerini geliştirme, potansiyel iş ortakları ve yatırımcılarla tanışma, kurumsal görünürlüklerini artırma şansı yakalayabilecek.  

Programa kimler katılabilir? 

EY Girişimci Kadın Liderler Programı’na katılmak isteyen kadın girişimcilerin, şirketlerinde en az yüzde 25 hisse sahibi olması ve ana karar vericilerden birisi olması gerekmektedir. Adayların işlerini ciddi anlamda büyütmeyi ve uluslararası pazarlarda rekabet etmeyi hedeflemesi gerekmektedir. Ek olarak; şirketin Türkiye merkezli olması, en az 3 yıldır faaliyet göstermesi ve son iki yıl içerisinde yıllık 15 milyon TL’nin üzerinde ciro elde etmiş olması şartı aranmaktadır. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mudanya Caz Festivali Müzik ve Dayanışmayı Buluşturdu

Mudanya Belediyesi’nin bu yıl ilk kez düzenlediği Mudanya Caz Festivali, Ferit Odman Quintet konseriyle başladı. Caz tutkunları tarihi zeytinyağı fabrikasının bahçesinde hem unutulmaz bir müzik deneyimi yaşadı hem de Mudanya Köy Akademisi Çocuk Merkezleri’ne destek olarak eğitime katkı sağladı.

Mudanya Belediyesi’nin, kentin ruhunu caz müziğinin evrensel ezgileriyle buluşturmak amacıyla bu yıl ilk kez düzenlediği Mudanya Caz Festivali, gala gecesi ve Ferit Odman Quintet konseriyle başladı. Festival, müzik keyfinin yanı sıra Mudanya Köy Akademisi Çocuk Merkezleri’ne destek olma imkanı da sundu.

Açılış konseri, Mudanya Belediyesi tarafından restorasyonu tamamlandığında Tirilye Zeytinyağı Müzesi olarak hizmet verecek olan tarihi fabrikanın bahçesinde gerçekleşti. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Orkun Gazioğlu, belediye meclis üyeleri, basın mensupları ve çok sayıda sanatseverin katıldığı gece, caz tutkunlarının yoğun ilgisiyle renklendi.

Festivalin ilk gününde caz davulunun usta isimlerinden Ferit Odman Quintet sahne aldı. Hayranlarını cazın büyülü yolculuğuna çıkaran Odman, performansıyla izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Bursalı sanatçı, Tirilye’de konser vermekten duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Sanat aracılığıyla tarihi yapıların korunması çok önemli. Bu bağlamda belediye başkanımızı kutluyor ve teşekkür ediyorum.” dedi.

“TARİHİ YAPILARI ORTAYA ÇIKARACAĞIZ”
Mudanya’nın birçok kültürel mirası yeniden hayata kazandıracak potansiyele sahip olduğunu belirten Başkan Deniz Dalgıç, Tirilye Zeytinyağı Fabrikası’nın da kültür-sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak bir müze olarak kente kazandırılacağını söyledi. Yapının kamulaştırılmasına destek veren Tirilye Kooperatifi Üyesi Nudiye Eren’e teşekkür eden Dalgıç, “Böylesine değerli bir yapının kamuya kazandırılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük fedakarlıklar yapıldı” dedi.

“İLGİNİZ BİZE CESARET VERDİ”
Fabrikanın bahçesini açarak festivalin gerçekleşmesine katkı sunan Gaye Whitham ile Sabuniş ve Lofçalıoğlu ailelerine teşekkür eden Dalgıç, “Burası harika bir yer, müthiş bir ruhu var. Gösterdiğiniz ilgi bize büyük cesaret verdi. Caz festivaline ilginin bu kadar yüksek olacağını beklemiyorduk. Bağışlarınız ve bize verdiğiniz cesaret için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“ÇOCUKLARIMIZA UMUT OLUYORUZ”
Düzenlenen festivale katılarak hayata geçirdikleri Mudanya Köy Akademisi Çocuk Merkezleri’nde eğitim gören çocuklara destek olan herkese teşekkür eden Dalgıç, şöyle konuştu:
“Biz köylerde yaşayan çocuklarımızın ayağına eğitimi götürüyoruz. Çok önemli bir iş yapıyor ve onlara umut oluyoruz. Dört köyde olan merkez sayımızı Eylül ayından itibaren sizlerin katkılarıyla artıracağız. Bu konuda bizlere destek olan değerli Ömer Kızıl, ailesi ve Erbak Uludağ firmasına, Durmaz ailesine ve Özgür Algüz’e teşekkür ediyorum.”

Festival kapsamında 15 Ağustos Cuma günü İmer Demirer Quartet, 16 Ağustos Cumartesi günü Cenk Erdoğan Trio, 18 Ağustos Pazartesi günü Kerem Görsev Trio caz severlerle buluşacak.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Akıllı KOBİ’ye giden yol dijital yatırımların teşvik edilmesinden geçiyor

Ödeme sistemleri alanında faaliyet gösteren global teknoloji şirketi Mastercard’ın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Akıllı KOBİ iş birliğiyle hazırladığı “KOBİ’lerin Dijital Dönüşüm Raporu”, Türkiye’deki yüzlerce KOBİ’nin görüşleri doğrultusunda ve veriye dayalı bir bakış açısıyla oluşturdu. 

KOBİ’lerin dijital araç kullanımı, dijital becerilere sahip personel istihdamı ve teknoloji yatırımları konusunda sınırlı imkanlara sahip olduğunun belirtildiği raporda sonuç odaklı öneriler sunuluyor. Dijital yatırımları teşvik eden finansal destekler (hibe, düşük faizli kredi, vergi indirimi) sağlanması, çalışanların dijital yetkinliklerini geliştirecek eğitim programlarının yaygınlaştırılması ve KOBİ’lere özel dijital danışmanlık hizmetlerinin artırılması gibi maddeler öne çıkıyor.

KOBİ’lerin 3’te 2’si için dijitalleşme vizyonu öncelikli

Katılımcıların yüzde 76’sı işletmelerinin dijital strateji konusunda bilinçli olduğunu, yüzde 65’i işletmelerinde dijital dönüşüm hedeflerini oluşturduğunu, yüzde 49’u dijital dönüşümle ilgili farkındalığa ve adım atma isteğine sahip olduklarını, yüzde 64’ü dijital dönüşüm stratejilerinin performans göstergeleriyle üst yönetim tarafından izlendiğini, yüzde 44’ü de dijital dönüşüm yatırımları için işletmelerinde ayrı bir bütçe tahsis edildiğini belirtti.

Tam dijitalleşme için ‘dijital liderler’ yükseliyor

Katılımcıların yüzde 63’ü işletmelerinde dijital dönüşümden sorumlu bir yöneticinin bulunduğunu, yüzde 70’i ise yönetim kademesinin dijital dönüşüm süreçlerinde yetkin olduğunu belirtiyor. Dijital teknolojilere olumlu yaklaşan ve iş süreçlerinde bu yenilikleri benimseyenlerin oranı ise yüzde 75. Katılımcıların yüzde 57’si çalışanların dijital yeteneklerini artırmak için sürekli yatırımların yapıldığını kabul ederken, yüzde 53’ü dijital dönüşüm süreçlerinde danışmanlık hizmeti aldıklarını belirtti. Diğer yandan, katılımcıların yüzde 64’ü çalışanlarının dijital teknolojiler hakkında bilgi sahibi olduğunu, yüzde 61’i de dijital yeteneklerin işe alım süreçlerinde önemli bir kriter olduğunu belirtti.

Dijital teknolojiler arasında ‘yapay zeka’ kullanımı göze çarpıyor

Katılımcıların yüzde 62’si işletmelerinin dijital iş uygulamaları için gerekli teknolojilere sahip olduğunu, yüzde 41’i işletmelerinin teknoloji bütçelerinin değişen önceliklere uyum sağlayacak şekilde tasarlandığını, yüzde 43’ü de işletmelerinde yapay zeka teknolojilerinin kullanıldığını belirtti. 

Mastercard, KOBİ’lerin gücüne güç katıyor

Mastercard; kartlı ödeme çözümleri, uzaktan ödeme alma imkanı sağlayan ve telefonla kart kabulünü mümkün kılan araçları, veri odaklı danışmanlık hizmetleri, siber güvenlik çözümleri ve yeni pazarlara giriş imkanı sunan paketleri ile hem KOBİ’lerin hem de Türkiye’nin ticaret ekosisteminin dijitalleşmesine katkı sağlıyor. 

Mastercard’ın KOBİ’ler için sunduğu veri çözümleri, işlerini dijitalleştirmelerine ve büyütmelerine destek oluyor. MasterKOBİ platformu KOBİ’lere özel indirim ve avantajlar sunarak maliyetleri düşürmelerine ve rekabet güçlerini artırmalarına yardımcı olurken, veri analitiği ve dijital çözümler KOBİ’lerin müşteri ilişkilerini yönetmelerine ve iş süreçlerini optimize etmelerine olanak tanıyor.

Mastercard, KOBİ’lerin işlerini yurtdışı pazarlarda büyütme potansiyellerini açığa çıkaracak somut destekleri de onlara sağlıyor. Garanti BBVA ortaklığıyla sunduğu E-İhracat Paketi ile KOBİ’lerin e-ihracat sürecine başlamasından satış sonrasına kadar her adımlarında yanlarında olmayı hedefliyor. Mastercard’ın global ağı üzerinden Türk işletmelerin farklı pazarlara açılarak işlerini büyütmelerine destek olmayı amaçlayan bu paket, Türkiye’nin e-ihracatı büyütme hedefine de hizmet ediyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Inveo Yatırım Holding 2025 Yılının İlk Yarısında Güçlü Bir Büyüme Gösterdi

Inveo Yatırım Holding, 2025 yılının ilk yarısında stratejik sadeleşme sürecini tamamlayarak, finansal ve operasyonel yapısını daha etkin bir çerçeveye taşıdı. Sermaye piyasaları, bankacılık ve girişim sermayesi alanlarındaki yatırımlarının güçlü performansından destek alan Şirket, doğrudan ve dolaylı olarak iştirak ettiği toplam 105 şirketten oluşan geniş ekosistemiyle sürdürülebilir büyümesini istikrarlı şekilde sürdürüyor.

Inveo Yatırım Holding, 2025 yılının ilk yarısında finansal gücünü pekiştiren başarılı sonuçlara imza attı. Toplam aktif büyüklüğünü 2024 yılı ilk yarı yıl verilerine göre yüzde 49 artışla 17,4 milyar TL’ye çıkaran Şirket’in özkaynakları yüzde 59 artarak 15,7 milyar TL’ye ulaştı. Uzun vadeli finansal yatırımlar ise 17,1 milyar TL seviyesine çıkarak 2024 yılı ilk yarı yıl verilerine göre yüzde 52 oranında dikkate değer bir değer artışı gösterdi. Yılın ilk altı ayında elde edilen 6,58 milyar TL dönem net karı, Holding’in kârlılığını ve sürdürülebilir büyüme odağını bir kez daha ortaya koydu. Gedik Yatırım’dan elde edilen 424,3 milyon TL tutarındaki temettü geliri bu dönemin öne çıkan gelir kalemleri arasında yer aldı. 

Gedik Yatırım: Sektör Liderliği Hedefine Uygun Sonuçlarla Gelişimini Sürdürüyor

Inveo Yatırım Holding’in amiral gemisi Gedik Yatırım, 2025 yılı ilk 6 aylık finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) aracılığıyla kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan konsolide finansal tablo verilerine göre, Şirket’in, ana ortaklık paylarına ait dönem net karı geçen yılın aynı dönemine göre %107 artışla 1,01 milyar TL olarak gerçekleşti. 2025 Haziran sonu itibarıyla toplam aktif büyüklüğü 2024 yıl sonuna kıyasla %7 artarak 19,32 milyar TL’ye, ana ortaklığa ait özkaynak büyüklüğü ise %17 artışla 4,4 milyar TL’ye ulaştı. Şirket, 2025’in ilk yarısında gerçekleştirdiği bedelsiz sermaye artırımıyla çıkarılmış sermayesini yüzde 100 oranında artırarak 2 milyar TL’ye yükseltti. 

Gedik Yatırım’ın %100 bağlı ortaklığı, kripto varlık teknolojileri odaklı yatırımlar gerçekleştiren Ichain Yatırım Holding, iştiraki Misyon Yatırım Bankası’nın kurduğu Misyon Kripto’nun sermaye artırımına 100 Mn TL iştirak ederek %66,67 oranında ortak oldu. İşlem sonucunda Gedik Yatırım’ın Misyon Kripto’daki etkin sahiplik oranı %73,33’e ulaştı. 

Misyon Bank: Finansal Süpermarket Vizyonuyla Fark Yaratıyor

Dijital odaklı stratejisiyle kısa sürede önemli bir ölçek yakalayan Misyon Yatırım Bankası, 2025 yılının ikinci çeyreğinde güçlü büyümesini sürdürdü. 2025 yılı içerisinde sermayesini 1 milyar TL’den 1,5 milyar TL’ye çıkaran Misyon Yatırım Bankası, bu adımıyla sermaye yapısını güçlendirdi, Şirket aktif büyüklüğünü 2024 yıl sonuna göre %277 oranında artırarak 3,8 milyar TL’ye ulaştırdı. Şirket’in kaynak yapısını güçlendirmek amacıyla 2025’in ilk yarısında, 850 milyon TL’lik bono ihracı ve 250 Milyon TL tutarındaki ilk VDMK ihracı gerçekleşti. Banka’nın dijital saklama platformu Anakasa, bu dönemde hizmet verdiği portföy yönetim şirketi sayısını 18’e yükseltirken, saklanan varlık büyüklüğünü bir önceki çeyreğe göre %100’ün üzerinde artırarak 32 milyar TL seviyesine taşıdı. Misyon Bank’ın sektördeki özgün konumu, farklılaşan faaliyetlerle hızla güçlenmeye devam edecek.

Inveo Portföy: Fon Performanslarıyla Öne Çıktı

Inveo ekosisteminde portföy yönetimi alanında faaliyet gösteren Inveo Portföy’ün 2025 ikinci çeyrek itibarıyla yönettiği fon büyüklüğü 22,2 milyar TL’ye, fon sayısı ise 46’ya ulaştı. Fon performanslarıyla sektör ortalamalarının üzerinde getiri sağlayan Şirket, özellikle:

  • Altın Fon ile son üç yılda %350’nin üzerinde,
  • Atak Değişken Fon ile ise aynı dönemde %450’nin üzerinde

getiri sağlayarak yatırımcıların ilgisini artırmayı başardı. 2025’in ilk yarısında yenilenen yönetim kadrosuyla sektörde bağımsız portföy yönetim şirketleri arasında ilk sıraları hedefliyor. Yenilikçi ürünleri, aktif yönetim anlayışı ve güçlü potansiyeli ile dikkat çeken Inveo Portföy, Inveo Yatırım Holding’in stratejik büyüme planlarında önemli bir konumda yer almayı sürdürüyor.

Inveo Ventures: Türkiye’nin En Aktif Kurumsal Girişim Sermayesi Olmayı Sürdürüyor

Ekosistemin girişim sermayesi alanındaki temsilcilerinden Inveo Ventures, 2025’in ilk yarısında da yatırım odağını teknoloji ve inovasyon ekseninde sürdürdü. Şirket’in kaynak yapısının güçlendirilmesi amacıyla sermayesi yüzde 231 oranında artırılarak 215,5 milyon TL’ye yükseltildi. Gerçekleşen sermaye artışları ve finansal yatırımların yıllar içerisinde değerlenmesiyle Şirket’in özkaynakları 2024 yılı başından bu yana yüzde 14 artarak 735 milyon TL’ye ulaştı. Şirket, 2025’in ilk yarısında ekosistemin en büyük girişim sermayesi fonlarından Revo Capital Fund III’e USD 2,15 milyon ABD Doları kaynak taahhüdü ile yatırım gerçekleştirmek üzere anlaşma imzalarken, fonların fonu (FoF) alanındaki ilk yatırımını gerçekleştirdi. Seri A ve öncesi aşamalardaki yenilikçi girişimlere yatırım yapma stratejisini sürdüren şirket, geçtiğimiz aylarda otonom robot teknolojileri geliştiren ve global kurumsal firmalarla işbirliği içinde olan Milvus Robotics’e 500 bin ABD Doları tutarında yatırım gerçekleştirdi. Inveo Ventures’ın yatırım kapasitesini artırmak için kurulan Inveo Ventures GSYF’in ilk ihracı tamamlandı. Fonun daha fazla yatırımcıya ulaşması için çalışmalar devam ediyor. 

Geleneksel hale gelen Bridgevent, bu yıl JustWork’te 100’ün üzerinde yatırımcı, girişimci ve ekosistem paydaşını buluşturdu. İşbirlikleri, yatırım fırsatları ve ilham verici fikirlerin konuşulduğu etkinlikte Inveo Ventures, global girişimcilik ağındaki varlığını pekiştirdi. Ayrıca girişim dünyasının önemli buluşmalarından VivaTech Paris’e ikinci kez katılarak uluslararası girişim ve yatırımcılarla temaslar kurdu. Bugüne kadar yaptığı yatırımlar ve etkinliklerle Türkiye’nin en aktif kurumsal girişim sermayesi yatırımcılarından biri olmayı sürdürüyor.

TURPE: Private Equity Alanında Yatırımlar için Çalışmalar Devam Ediyor. 

Inveo Yatırım Holding, girişim sermayesi alanındaki yatırım stratejilerini çeşitlendirme vizyonu doğrultusunda önemli bir adım atarak, ekosisteminde yer alan girişim sermayesi şirketi HiVC’nin unvanını ‘TURPE’ olarak değiştirdi. Bu adım ile TURPE, Inveo ekosistemi içinde private equity (özel sermaye) yatırımlarının merkezi konumuna taşındı.

Yeni stratejik yapı kapsamında TURPE;

  • Belirli bir iş hacmi ve geçmiş performansı olan,
  • Büyüme potansiyeli taşıyan sektörlerde faaliyet gösteren,
  • Yurt dışı pazarlara açılmış veya açılma potansiyeli bulunan,
  • Halka arz vizyonuna sahip veya halihazırda halka açık olan

KOBİ ve büyük ölçekli şirketlere yatırım yapmaya odaklı bir yatırım yaklaşımı benimseyecek.

Yeni yatırımlara kaynak sağlamak ve yatırım kapasitesini artırmak amacıyla TURPE’nin sermayesi 250 milyon TL’ye çıkarıldı. Bu artış, portföyün çeşitlendirilmesi ve yüksek potansiyelli yeni yatırımlara odaklanılması açısından önemli bir adım oldu. TURPE odaklandığı sektörler olan savunma sanayi, tarım, mobilite ve yenilenebilir enerji alanları başta olmak üzere Türkiye’nin potansiyelli şirketlerine yatırım yapmayı sürdürecek. 

Onur Topaç: “Türkiye’nin Yeni Nesil Yatırım Holding’i Olma Yolunda İlerliyoruz.”

Inveo Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Onur Topaç, 2025’in ilk yarısına dair yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

“Inveo Yatırım Holding olarak 2025 yılının ilk yarısında finansal gücümüzü daha da pekiştiren başarılı sonuçlara imza attık. Toplam aktif büyüklüğümüzü geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 49 artışla 17,4 milyar TL’ye çıkarırken, özkaynaklarımızı yüzde 59 artırarak 15,7 milyar TL seviyesine ulaştırdık. Uzun vadeli finansal yatırımlarımız 17,1 milyar TL’ye yükselerek geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 52’lik dikkat çekici bir değer artışı gösterdi. Yılın ilk altı ayında elde ettiğimiz 6,58 milyar TL dönem net kârı, kârlılığımızı ve sürdürülebilir büyüme odağımızı bir kez daha ortaya koydu. Gedik Yatırım’dan elde ettiğimiz 424,3 milyon TL tutarındaki temettü geliri ise bu dönemin öne çıkan gelir kalemlerinden biri oldu.

Yılın ilk yarısında sadeleşme planımızı tamamlayarak daha yalın ve odaklı bir yapıya geçtik. Bu adım, yalnızca organizasyonel bir değişim değil; aynı zamanda stratejik bir dönüşüm ve gelecek yıllar için sağlam bir temel niteliği taşıyor. Bugün 100’ü aşkın şirketten oluşan ekosistemimizle; girişim sermayesinden bankacılığa, sermaye piyasalarından fon yönetimine kadar çok geniş bir alanda değer üretmeye devam ediyoruz.

Gedik Yatırım’ın sektördeki öncü rolü, Misyon Bank’ın teknolojik altyapısı ve sektöre sunduğu özgün ürünler, Inveo Portföy’ün yeni yönetimiyle çeşitlendirmeyi sürdürdüğü fon yapısı, Inveo Ventures’ın doğru zaman ve değerde teknoloji girişimlerine ortak olma ve çıkış yapma odağı ve Turpe’nin private equity tarafında Türkiye’nin önümüzdeki 5 yılını şekillendirecek alanlara yapmayı planladığı yatırımlar, uzun vadeli büyüme stratejimizin temelini oluşturuyor.Yeni yatırım alanları konusunda sürekli olarak arayış ve çalışma içerisindeyiz. 

Disiplinli yatırım anlayışımız ve güçlü sermaye yapımızla, Türkiye’nin yeni nesil yatırım holdingi olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye Finans’tan ekonomiye 2025’in ilk yarısında güçlü katkı

Türkiye Finans, yılın ilk altı ayında ülke ekonomisine 205 milyar TL nakdi ve 58 milyar TL gayri nakdi olmak üzere toplam 263 milyar TL’lik katkı sağladı, toplam aktiflerini yüzde 22.9 artırarak 356.6 milyar TL seviyesine çıkardı. Banka, güçlü sermaye yapısını koruyarak yasal özkaynaklarını 35.9 milyar TL’ye ulaştırdı ve topladığı fonları yüzde 22,1 büyüterek 230 milyar TL seviyesine çıkardı.

Türkiye Finans, 2025 yılı ikinci çeyrek mali bilançosunu Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. Banka, yılın ilk yarısında ülke ekonomisine 205 milyar TL nakdi ve 58 milyar TL gayri nakdi finansmanla toplam 263 milyar TL’lik destek sağladı. Banka, sağladığı yüksek kaliteli finansman portföyündeki büyümenin de etkisiyle toplam aktiflerini yüzde 22.9 artırarak 356.6 milyar TL’ye çıkardı. 

Güçlü sermaye yapısını 2025’in ilk 6 ayında da sürdüren Türkiye Finans, yasal özkaynaklarını bir önceki yıl sonuna göre artırarak 35.9 milyar TL’ye ulaştırırken, bankanın sermaye yeterlilik rasyosu ise yüzde 17.9 olarak gerçekleşti. Fon kaynağını genişleterek topladığı fonları Haziran sonu itibarıyla yüzde 22,1 artışla 230 milyar TL’ye ulaştıran Türkiye Finans, artan fon kaynağını finansman hacmini büyütmek için kullandı.  Reel ekonomiye kaynak aktarmaya devam eden banka, bu dönemde kullandırdığı fon büyüklüğünü %27,6 oranında büyüterek ekonominin can damarı olan KOBİ’leri ve üretimi destekledi.

Türkiye Finans Genel Müdürü Murat Akşam, 2025 yılının ilk yarısına ilişkin değerlendirmesinde bankanın ekonomiye sunduğu güçlü desteğe dikkat çekti. Sürdürülebilir büyüme stratejilerini yılın ikinci çeyreğinde de koruduklarını vurgulayan Akşam şunları söyledi: 

“2025’in ilk altı ayında Türkiye Finans olarak güçlü bir performans sergiledik. Katılım finans sisteminin reel ekonomiyle olan güçlü bağını daha da derinleştirdik. Yılın ilk yarısında toplamda 263 milyar TL’lik finansmanla milli ekonomiye doğrudan katkı sağladık. Topladığımız fonları yüzde 22,1 oranında büyüterek fon kaynağımızı daha da genişlettik. Artan bu kaynakla birlikte, kullandırdığımız nakdi finansmanı yüzde 27.6 oranında artırdık ve bu finansmanın önemli bir bölümünü üretim ve ticareti destekleyen yatırımların, yerli üreticilerin ve KOBİ’lerin kullanımına sunduk. Gayrinakdi finansmanlarımızı da %26 oranında artırarak hem dış ticaret işlemlerine hem de teminat ihtiyacı olan firmalara kaynak sunduk. Böylece sürdürülebilir, adil ve kapsayıcı bir büyümeyi destekledik. Bu güçlü ekonomik katkının temelinde, finansal sağlamlık ve dengeli büyümeyi esas alan stratejimiz yer alıyor.”

Katılma hesaplarında 6 ayda %31 artış

Akşam, katılım bankacılığını güçlendirmeye devam ettiklerini vurgulayarak, “Tasarruf sahiplerinin Türkiye Finans’a ve katılım bankacılığına duyduğu güveni, yılın ilk yarısında katılma hesaplarında yakaladığımız %31’lik artışla bir kez daha teyit etmiş olduk. 2025’in ilk yarısında, güçlü sermaye yapımız ve etkin bilanço yönetimimiz sayesinde aktif kalitemizi korurken sürdürülebilir kârlılık hedefimize ulaştık. Güçlü sermaye yapımızla yasal öz kaynaklarımızı 35.9 milyar TL’ye taşırken, sermaye yeterlilik rasyomuzu yüzde 17.9 seviyesinde tutmayı başardık.” dedi.

Müşteri odaklı büyüme, sürekli gelişen teknoloji altyapısı

Dijitalleşmenin sunduğu imkânları insan odaklı teknoloji anlayışıyla bütünleştirdiklerini belirten Murat Akşam, sözlerini şöyle tamamladı:

“Dijital altyapımızı güçlendirmeye ve uçtan uca dijitalleşen çözümlerimizle müşteri deneyimini geliştirmeye odaklanıyoruz. Yeni nesil bankacılık vizyonumuzla, dijital kanallardaki işlem seti ve hacmimizi artırmaya devam ediyor, dijital çözümler ve mobil bankacılık deneyimimizi geliştiren yeniliklerimizle müşteri memnuniyetini ve bağlılığını her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Teknolojiyi sadece verimlilik aracı olarak değil, aynı zamanda müşterimizle daha sıcak ve erişilebilir bir ilişki kurmanın anahtarı olarak görüyoruz. Müşteriyle kurduğumuz bu güven ilişkisini, katılım bankacılığına özgü ürün ve hizmetlerimizle destekliyoruz. Kâr payı prensibimize uygun, sürdürülebilir yatırım ürünleri ve reel sektöre yönelik yeni geliştirdiğimiz esnek finansman modelleri sayesinde hem bireysel müşterilerimize hem de ticari işletmelere uzun vadeli değer sunuyoruz. 2025’in ikinci yarısında da insanı merkeze alan bankacılık anlayışımız ve müşteri odaklı büyüme stratejimizle yolumuza devam edeceğiz. Her zaman olduğu gibi üretimin ve ihracatın bayraktarlığını yaparak ülkemizin sürdürülebilir ekonomik kalkınmasına katkı sunmaya devam edeceğiz.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı