Maltepe’de çocuklara masal tadında tiyatro şöleni

Maltepe Belediyesi’nin “Çat Kapı Tiyatro” sloganıyla başlattığı çocuk tiyatroları hız kesmeden devam ediyor. Proje kapsamında sahnelenen “Masalını Arayan Prens, Pamuk Prensesi Ararken” adlı oyun, İdealtepe Mahallesi’nde minik tiyatroseverlerle buluştu.
İdealtepe 50. Yıl Parkı’nda gerçekleşen etkinlikte çocuklar hem eğlenceli hem de öğretici bir tiyatro deneyimi yaşadı. Farklı masal kahramanlarını bir araya getiren oyun; dostluk, yardımlaşma ve paylaşmanın önemini eğlenceli bir kurguyla anlattı.
Oyunun başkahramanı Bekçi Yiğit, açgözlü, paragöz ve arkadaşlığın değerini bilmeyen bir karakter olarak sahneye çıktı. Bir gün ormanda bulduğu altın elmayı yiyerek masal evrenine düşen Yiğit; Hansel ve Gratel, Rapunzel, Külkedisi gibi masal kahramanlarıyla tanıştı. Peri’nin yol göstermesi ve Ejderha’nın desteğiyle dostluğun gücünü öğrenen Yiğit, oyunun sonunda Pamuk Prenses ile altınlar arasında bir seçim yapmak zorunda kaldı.
Çocuklara arkadaşlık, dayanışma ve yardımseverlik gibi kavramların değerini aktaran oyun, izleyicilerden tam not aldı. Miniklerin kahkahalarla eşlik ettiği performans, ailelerin de büyük beğenisini topladı.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Arval Mobility Observatory’nin 2025 Yılı Filo ve Mobilite Barometresi sonuçları açıklandı

Türkiye’de kurumlara operasyonel araç kiralama ve filo yönetimi çözümleri sunan TEB Arval’in desteğiyle her yıl gerçekleştirilen Arval Mobility Observatory’nin 2025 yılı Filo ve Mobilite Barometresi araştırma sonuçları açıklandı. Ipsos tarafından üç farklı bölgede (Avrupa, Kuzey Amerika, Güney Amerika) 28 ülkeyi kapsayan araştırma paralelinde toplam 8 bin 61 filo karar vericisiyle görüşmeler gerçekleştirildi. Şirketlerin büyüklüğü, çalışan sayısı ve faaliyet gösterdiği sektörler gözetilerek gerçekleştirilen araştırmada, kısa vadeli değişimlerin piyasa üzerindeki etkileri, sektör beklentileri ve mobilite alanındaki gelişmelerin sektör üzerindeki etkisi baz alındı. 

Üç temel dönüşüm alanı

TEB Arval’in Filo ve Mobilite Barometresi araştırmasına göre Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla filo yönetimi ve mobilite alanında “çevresel sürdürülebilirlik”, “maliyet verimliliği” ve “çalışan memnuniyeti” olarak üç temel dönüşüm alanı öne çıkıyor. Türkiye’de şirketlerin yüzde 88’i sürdürülebilirlik stratejisini benimsemiş veya oluşturmayı planlarken, yüzde 54’ü binek araç filosunu elektrikli ve hibrit enerji teknolojilerinin (BEV, PHEV, HEV) kullanımı açısından dönüşüme açık görünüyor. Bu sonuç, daha çevreci ve enerji verimli araçların önümüzdeki yıllarda filo yönetiminde yaygın hale geleceğine ilişkin ipuçları veriyor. Şirketlerin yüzde 47’si önümüzdeki üç yıl içinde operasyonel kiralamayı artırarak maliyetlerini optimize etmeyi hedeflerken, yüzde 29’u filolarına ikinci el araçları da dahil ederek, maliyet verimliliği sağlamayı planlıyor. Bu eğilim, filo yönetiminde ekonomik sürdürülebilirliğin giderek daha fazla önem kazanacağına işaret ediyor. Çalışan memnuniyetini artırmak adına mobilite politikaları ve çözümleri geliştirmeyi planlayan şirketlerin yüzde 32’si temel motivasyonlarının yetenek işe alımı ve çalışan bağlılığı gibi İK ihtiyaçları olduğunu belirtiyor. Bu da çalışan deneyimine verilen önemi ortaya koyuyor.

Şirketlerin yüzde 93’ü üç yıl içinde filolarını koruyacağını ya da büyüteceğini öngörüyor

Araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 93’ü filoların önümüzdeki üç yıl içinde büyüyeceğini ya da sabit kalacağını öngörüyor. Bu rakamın yüzde 57’si filosunu koruyacağını, yüzde 35’i ise filosunda büyüme  olacağını tahmin ediyor. Aynı oran Avrupa’da yüzde 67 ve yüzde 24 olmak üzere toplamda yüzde 91, dünya genelinde ise yüzde 64 ve yüzde 27 olmak üzere toplamda yüzde 91 olarak görüldü. Türkiye, filo büyümesi açısından Avrupa ve dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme beklentisine sahip olurken, bu da Türkiye pazarını filo yatırımlarında daha dinamik hale getiriyor. 

2025 yılında filolarında artış bekleyen şirketlerin yüzde 78’i, şirketleri büyüdüğü ve şirket aracı gerektiren yeni bir faaliyet geliştirildiği için filolarını büyütmeyi planlıyor. Aynı oran hem Avrupa hem de dünya genelinde yüzde 73 olarak görülüyor. 

Şirketlerin yüzde 30’u operasyonel kiralamayı tercih ediyor

2025 yılında Türkiye’de şirket araçlarını finanse etmede en çok tercih edilen yöntemin yüzde 30 ile operasyonel kiralama olduğu görünüyor. Bu oranı yüzde 28 ile finansal kiralama, yüzde 15 ile kredi kullanımı, yüzde 24 ile peşin satın alım takip etmekte. Avrupa genelinde operasyonel kiralama yüzde 27, dünya genelinde ise yüzde 27, olarak gerçekleşiyor. Türkiye’de Avrupa ve dünya verilerine göre operasyonel kiralama tercihi, filo finansmanında öncü yöntem olarak dikkat çekiyor. Ayrıca araştırmaya katılan Türk şirketlerinin yüzde 47’si, filo finansmanı için operasyonel kiralama modeline geçmeyi ya da finansman modelinde operasyonel kiralamanın ağırlığını artırmayı planlıyor. 

Gelecek hibrit ve elektrikli araçlarda

Türkiye’de şirketlerin yüzde 54’ü halihazırda hibrit (HEV), şarj edilebilir hibrit (PHEV) ve bataryalı elektrikli araç (BEV) tiplerinden en az birini filolarında bulunduruyor ve önümüzdeki üç yıl içinde bulundurmayı düşünüyor. 

Alternatif enerji teknolojilerinin kullanımı hakkında elde edilen bilgilere göre; 2025 yılında Türkiye’de binek araç sahibi şirketlerin yüzde 59’u yakıt giderlerini azaltmak için halihazırda bu teknolojileri kullanmayı düşünüyor. Diğer kullanım nedenlerininse yüzde 42 ile çevresel etkilerinin daha düşük olması ve yüzde 32 ile çalışanların talepleri olduğu belirtiliyor.

Ayrıca şirketler elektrikli araçlara geçişte şarj stratejilerinin geliştirilmesine yatırım yapmaktadır; görüşme yapılan şirketlerin %89’u halka açık şarj, evde şarj veya iş yerinde şarj politikalarından en az birini uyguluyor veya gelecekte bir politika oluşturmayı planlıyor.

Mobilite politikalarının ve çözümlerinin uygulanması

Araştırmaya göre 2025 yılında Türkiye’de şirketlerin yüzde 49’u halihazırda en az bir mobilite politikasını veya çözümünü kullanıyor ya da önümüzdeki üç yıl içinde kullanmayı hedefliyor. Bu durumun Avrupa ülkelerinde yüzde 71, dünya genelinde ise yüzde 73 olarak Türkiye’den yüksek olduğu görülüyor. 

Kurumsal sosyal sorumluluk politikaları mobiliteyi destekliyor

2025 yılında Türkiye’de şirketlerin yüzde 37’si mobilite politikalarını uygulamaya koymalarının temel sebebinin kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) politikaları olduğunu ifade ediyor. Bunun dışında çalışanların özel isteklerine cevap vermek yüzde 35, yetenek işe alımı, çalışanları elde tutma ve bunun gibi insan kaynaklarıyla ilgili ihtiyaçlar yüzde 32 olarak belirtiliyor. 

Bağlantılı araç kullanan şirketlerin oranı

Türkiye’de 2025 yılında şirketlerin yüzde 53’ü filolarının tamamı veya bir kısmı için bağlantılı araçlara sahip bulunuyor. Bu şirketlerin yüzde 30’unun bağlantılı binek araçları ve yüzde 36’sının bağlantılı hafif ticari araçları olduğu belirtiliyor.2025 yılında Türkiye’de bağlantılı araçlara sahip şirketlerin yüzde 57’si araç takip sistemleri sayesinde araçtan gelen verileri halihazırda kullanıyor veya önümüzdeki üç yıl içinde kullanmayı planlıyor. 

Önümüzdeki üç yıl içinde filo yönetimine ilişkin temel zorluklar

Türkiye’deki şirketlerin yüzde 29’u alternatif enerji teknolojilerinin uygulanmasının, yüzde 25’i uzun araç teslim sürelerinin yönetilmesinin önümüzdeki üç yıl içinde filo yönetimi için en önemli zorluk olduğunu ifade ediyor. 

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sanatın kalbi bu sezonda Fişekhane’de atıyor

Tarihi atmosferini koruyarak geçmişi bugüne taşıyan; günün her anında yaşayan bir kültür-sanat, lezzet ve yaşam merkezi haline gelen Fişekhane, yeni sezonu dopdolu bir programla açıyor. Tiyatrodan sinemaya, konserlerden çocuk oyunlarına kadar geniş yelpazede hazırlanan etkinliklerle Fişekhane, İstanbul’un en önemli kültür-sanat duraklarından biri olmaya devam ediyor.

Sezon Çocuk Masallarıyla Başlıyor, Klasiklerle Devam Ediyor

Fişekhane, yeni sezonu minik tiyatroseverler için hazırladığı renkli oyunlarla açıyor. 20 Eylül’de “Kurbağa Prens” ile başlayacak sezon, 21 Eylül’de “Alice” adlı fantastik oyunla devam edecek. 27 Eylül’de sevilen masal kahramanı “Pinokyo” sahnede hayat bulurken, 28 Eylül’de eğlenceli ve neşeli “Burnunu Kaybeden Palyaço” oyunu çocuklara unutulmaz anlar yaşatacak.

Yetişkin izleyiciler, edebiyat ve mizahın güçlü buluşmalarını sahnede izleme fırsatı bulacak. 24 Eylül’de, Sebahattin Ali’nin ölümsüz eserinden Taner Barlas tarafından uyarlanan ve unutulmaz bir aşk ile derin bir yalnızlığı anlatan “Kürk Mantolu Madonna” sahnede olacak. 26 Eylül’de ise Dolunay Soysert ve Bülent İnal’ın evlilik kurumunu esprili bir dille ele aldıkları performanslarıyla “Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler” izleyiciyle buluşacak. 27 Eylül’de, yönetmen koltuğunda Onur Ünsal’ın oturduğu, başrollerini Engin Hepileri ve Nergis Öztürk’ün paylaştığı “Elma, Labrador, Çimen” sahnelenecek. Kenan Doğulu’nun müzikleriyle zenginleşen bu oyun, Alzheimer hastalığını odağına alarak bir çiftin dokunaklı hikayesini anlatıyor.

Fişekhane’nin eşsiz atmosferinde gerçekleşecek tüm oyunların biletlerine biletinial.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

TEKNOFEST Mavi Vatan Resim Yarışması ile Minik Eller, Büyük Hayallere Yelken Açıyor!

Dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST, bu yıl yalnızca gençleri değil, çocukları da Mavi Vatan’ın engin ufuklarına davet ediyor. Mavi Vatan Resim Yarışması, ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin deniz sevgisini, hayal gücünü ve yaratıcılığını renkli çizgilerle ifade etmelerine fırsat tanıyor.

Katılımcılardan beklenen tek şey, Mavi Vatan temalı özgün bir resim çalışması hazırlamak. Hazırlanan eserler Türkiye’nin yerli sosyal medya platformu NSosyal üzerinden #TeknofestMaviVatanYarışması etiketiyle paylaşılacak ve böylece minik sanatçıların hayalleri geniş kitlelere ulaşacak. Daha sonra paylaşım linki ve resmin fotoğrafı ile T3 KYS platformu üzerinden başvuru tamamlanacak.

Yarışmaya yalnızca ilkokul ve ortaokul öğrencileri bireysel olarak katılabiliyor. Dereceye giren öğrencileri 12 bin TL’den 20 bin TL’ye kadar değişen nakdi ödüller bekliyor. Ama ödüller bununla sınırlı değil. Başarılı olan öğrenciler, 28–29 Ağustos’ta düzenlenecek ve ziyaretçiye kapalı olan TEKNOFEST Mavi Vatan Festivaline katılma ve bu büyük heyecanın parçası olma hakkını kazanacak.

Mavi Vatan’ın maviliklerine hayalleriyle yelken açmak isteyen yetenekli eller, son başvuru için 23 Ağustos 2025 tarihini kaçırmayın.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İSU ve Ford Otosan’dan Örnek İş Birliği: Atık Su Arıtma Tesisi ile Çevreye ve Geleceğe Katkı

Teknoloji ve üretim gücünü ekosistemle uyum içinde şekillendiren Ford Otosan, çevresel sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda su yönetimi alanında örnek bir adım daha atıyor. 2030 hedefleri doğrultusunda araç başı temiz su tüketimini %40* oranında azaltmayı hedefleyen şirket, bu kapsamda Kocaeli’de önemli bir projeyi devreye aldı. Kocaeli yerleşkesinde kurulacak ileri arıtım teknolojilerine sahip modern tesis, üretimde kullanılan suyun kaynağını dönüştürerek doğal kaynak kullanımını azaltmayı hedefliyor.

Tesisle birlikte, İSU Yeniköy arıtma tesisinden alınacak arıtılmış evsel atık sular ileri seviyede yeniden arıtılarak, imalat hatları proseslerinde proses suyu olarak üretime kazandırılacak. Bu sayede temiz su tüketimi önemli ölçüde azaltılırken doğal kaynakların korunmasına da katkı sağlanacak. Proje, kamu ve özel sektör iş birliği açısından çevresel sürdürülebilirlik alanında örnek bir model olarak öne çıkıyor.

Temiz Su Kullanımı Azalıyor, Sürdürülebilirlik Artıyor

Projenin ilk etabında yıllık 400.000 ton temiz su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Tesisin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte bu rakamın yıllık 900.000 tona yükselmesi bekleniyor. Bu miktar, Gölcük ilçesinin yaklaşık bir aylık temiz su tüketimine eş değer olup, projenin bölgesel etkisini ve toplumsal faydasını da açıkça ortaya koyuyor. Geri kazanılan atık suların, Gölcük ve Yeniköy fabrikalarında proses suyu olarak yeniden kullanılması, sürdürülebilir üretim anlayışının güçlü bir örneğini sunuyor. Kurulacak sistemde ters osmoz ve MBR gibi ileri arıtım teknolojilerinden yararlanılarak, evsel atık sular, ters yıkama suları ve soğutma kulelerinin blöf suları gibi çeşitli kaynaklardan gelen atık sular geri kazanılacak.

Ford Otosan, 2022 yılında açıkladığı 2030 sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında; 2019’u baz alarak araç başına düşen temiz su tüketimini %40 azaltmayı taahhüt etti. Bu yeni tesis, Kocaeli yerleşkesinde bu hedefin gerçekleştirilmesinde kritik bir rol oynuyor.

Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Ford Otosan İnsan Kaynakları ve Dönüşüm Lideri Osman Özdemir, şunları söyledi: “Su yönetimine yönelik uzun vadeli hedeflerimiz doğrultusunda devreye aldığımız bu proje, çevresel sürdürülebilirlik yaklaşımımızın somut bir yansıması. İklim kriziyle mücadelede en kritik kaynaklardan biri olan suyu sorumlu ve verimli şekilde yönetmek, yalnızca çevresel değil, toplumsal bir sorumluluk. Biz Ford Otosan olarak üretimdeki gücümüzü, çevreyle uyumlu ve ekosistemi gözeten uygulamalara dönüştürüyoruz. İSU ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, kamu-özel sektör el ele verdiğinde nasıl somut çevresel fayda yaratılabileceğinin güçlü bir örneği. Bu projeyle yalnızca su tasarrufu sağlamıyor, aynı zamanda yaşadığımız bölgenin su ekosistemini korumaya katkı sunuyoruz.”

Sorumlu Su Yönetimiyle Ekosisteme Katkı

Ford Otosan, “Gelecek Şimdi” vizyonu doğrultusunda çevresel sürdürülebilirliği tüm iş yapış biçimlerinin merkezine yerleştiriyor. Bu vizyonun temel taşlarından biri olan sorumlu su yönetimi, yalnızca üretim süreçlerinin verimliliğini artırmakla kalmıyor; aynı zamanda doğal kaynakların korunmasına, yerel ekosistemlerin desteklenmesine ve toplumsal fayda yaratılmasına katkı sunuyor.

İklim krizi, kuraklık, su stresi ve ekolojik bozulma gibi küresel tehditlere karşı proaktif adımlar atan Ford Otosan; üretim faaliyetlerinin her aşamasında suyun döngüsel kullanımını destekleyen, veri temelli ve yenilikçi çözümler geliştiriyor. 

2021 yılında yayımladığı Su Politikası ile;

  • Ürün başına temiz su tüketimini azaltmayı,
  • Yeni projelerde yenilikçi ve sürdürülebilir su yönetim sistemlerini önceliklendirmeyi,
  • Su stresi yaşanan bölgelerde öncelikli olarak su yönetimine odaklanmayı taahhüt ediyor.

WRI Aqueduct Su Riski Haritalama Atlası ile tüm lokasyonlar analiz edilerek Su Temini Eylem Planı oluşturuluyor. Bu planla, kuraklık ve su kesintileri gibi çevresel risklere karşı önleyici çözümler geliştiriliyor.

Türkiye ve Romanya’daki üretim tesislerinde ulusal ve uluslararası çevre regülasyonlarına tam uyum sağlanırken, ileri arıtım ve su geri kazanım teknolojilerine sürekli yatırım yapılıyor. 

2026 yıl sonunda tamamlanmak üzere;

  • ISO 14046 Su Ayak İzi Doğrulama Belgesi alınması,
  • Su tüketiminin en yoğun olduğu üretim süreçlerinin detaylı analiz edilmesi,
  • Bu alanlara yönelik verimlilik odaklı aksiyon planlarının hayata geçirilmesi hedefleniyor.

Ford Otosan, sorumlu su yönetimi uygulamaları sayesinde su kaynaklarının korunması, biyoçeşitliliğin desteklenmesi ve iklim değişikliğiyle mücadelenin sanayi ölçeğinde nasıl mümkün olabileceğini gösteren öncü bir model sunuyor.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İnegöllü Çocuklar Karagöz’le Buluştu

İnegöl Belediyesi yaz sezonu kültür sanat etkinlikleri kapsamında iki gece iki farklı noktada çocukları Karagöz gölge oyunu ile buluşturdu.

İnegöl Belediyesi yaz akşamlarını kültür sanat etkinlikleriyle süslemeye devam ediyor. Her yaştan bireye yönelik etkinlikler kapsamında bu hafta çocuklar için Karagöz gölge oyunu minik sanatseverlerle buluştu. Salı akşamı Mesudiye Mahallesi Kanal İnegöl nöbetçi kitaphane yanı, Çarşamba akşamı ise Yeni Belediye binası nöbetçi kitaphane yanında yapılan gösteriye çocukların ve yetişkinlerin ilgisi yoğun oldu.

Hayali Volkan Derman’ın sunumuyla yapılan gösterilerde “Karagöz Çevre Müfettişi” içeriğiyle çocuklar hem eğlencenin tadına vardı hem de çevre konusunda bilinçlendi. Yaklaşık 45 dakika süren gösteride Karagöz ile Hacivat’ın maceralarına şahitlik etti. Eğlenirken öğreten gösterilerde çocuklar kadar anne babalar da keyifli anlar yaşadı. Kahkaha dolu Karagöz gösterisi sırasında çocuklar kimi zaman müzikler eşliğinde dans ederek gösteriye dahil olmayı da ihmal etmedi.

BAŞKAN TABAN KANAL İNEGÖL’DE VATANDAŞLARLA BULUŞTU

Salı akşamı Mesudiye Mahallesi Kanal İnegöl’de yapılan Karagöz gösterisine Belediye Başkanı Alper Taban da katıldı. Burada gösteri sonrası vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Alper Taban, çocuklar ve mahalle sakinleriyle sohbet edip bölgenin sorunlarına dair de istişarelerde bulundu.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Satranç Ustaları Burhaniye’de Buluşacak

Burhaniye Belediyesi ve Türkiye Satranç Federasyonu iş birliği ile Burhaniye’de gerçekleştirilecek “Burhaniye Ören Open Uluslararası Satranç Turnuvası” için geri sayım başladı.

“Burhaniye Ören Open Uluslararası Satranç Turnuvası” 25-31 Ağustos 2025 tarihleri arasında Ahmet Akın Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Türkiye’nin birinci, Avrupa’nın ise en prestijli turnuvalarından biri olarak kabul edilen organizasyon, bu yıl da yerli ve yabancı çok sayıda sporcuyu Burhaniye’de buluşturacak.Toplamda 600 bin TL nakdi ödülün dağıtılacağı turnuvada birbirinden başarılı sporcular hamlelerini yapacak. Turnuvaya 500 satrançsever katılacak.

Ev sahibi Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, “Satranç tutkunlarını, bu heyecan verici turnuvada yer almaya ve Burhaniye’nin tarihi ve doğal güzellikleri eşliğinde unutulmaz bir deneyim yaşamaya davet ediyoruz” dedi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmangazi Belediyesi’nden fethin 700’üncü yılına özel logo ve slogan yarışması

Bursa’nın fethinin 700’üncü yılına hazırlanan Osmangazi Belediyesi, kutlamaları vatandaşların daha geniş katılım sağladığı farklı etkinliklerle taçlandırmak istiyor. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, vatandaşları bu tarihi yılın tasarımına katkı sunmaya davet etti.

Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümünü büyük bir coşku ve heyecanla kutlamaya hazırlanıyor. Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri kapsamında düzenlenecek programlarla fetih ruhu bir kez daha yaşatılacak. Bu tarihi yıl dönümü öncesinde Osmangazi Belediyesi, kentin ortak hafızasına ve birlik duygusuna katkı sunacak önemli bir adım attı.

Bursa’nın simgesi haline gelecek 700’üncü yıl logosu ve kutlamaları temsil edecek slogan, düzenlenecek yarışmayla belirlenecek. Böylece Bursa halkı, tarihi yılın tasarım sürecine de doğrudan katkı sağlayacak. Yarışma kapsamında hem tasarımcılar hem de fikir üretmek isteyen vatandaşlar için fırsat sunuluyor. Logo yarışmasına katılacak olanlar, Bursa’nın tarihini, kültürünü ve fethin ruhunu yansıtan özgün tasarımlar hazırlayacak. Slogan kategorisinde ise katılımcılar, fethin 700 yıllık mirasını ve birlik duygusunu en güçlü şekilde ifade eden cümleleri önerecek.

BAŞKAN ERKAN AYDIN’DAN ÇAĞRI

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, vatandaşları tarihi yıl dönümünün coşkusuna ortak olmaya davet ederek, “Bursa köklü bir tarihtir. Bursa; kültürdür, sanattır, eğitimdir, bilimdir. 700 yıllık geçmişiyle, medeniyetlerin beşiği, Cumhuriyet’in temel taşıdır. Bursa’nın fethinin 700’üncü yılını büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanıyoruz. Tarihi, kültürü ve mimarisiyle geçmişten gelen tüm değerlerimizi bugünün diliyle yeniden yorumlayacak, geleceğimize güçlü bir köprü kuracağız” dedi.

Başkan Aydın, “Bu anlamlı yolculukta sizlerin fikirleri ve desteğiyle ilk adımı hep birlikte atacağız. 700’üncü yıl logomuzu sizin tasarımlarınızdan seçecek, sloganı da sizlerin önerileriyle belirleyeceğiz. Gelin, bu tarihi yılı hep birlikte tasarlayalım ve Bursa’yı geleceğe birlikte taşıyalım” diye konuştu.

BAŞVURULAR BAŞLADI

Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı anısına düzenlenen logo ve slogan yarışması için başvurular başladı. İki kategori için son başvuru tarihi 31 Ağustos Pazar olarak belirlendi. Dereceye girenlere sürpriz ödüllerin verileceği yarışmada, logo kategorisinin birincisine iPad Pro hediye edilecek.

Katılımcılar başvurularını Osmangazi Belediyesi’nin resmi internet sitesi üzerinden, https://www.osmangazi.bel.tr/anket-yonlendirme adresinden gerçekleştirebilecek.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Prof. Dr. Sadettin Ökten’e İnegöl’de Yoğun İlgi

Akademisyen ve fikir adamı Prof. Dr. Sadettin Ökten, İnegöl Belediyesi’nin düzenlediği “Medeniyet Tasavvuru ve Kimlik” konulu söyleşi programı için İnegöl’e geldi. Programa ilçe halkının ilgisi yoğun oldu. Salonun tamamen dolduğu etkinlik, sosyal medya hesaplarından da canlı yayınlanarak izleyicilere ulaştırıldı.

İnegöl Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü, ülkemizin yetiştirdiği önemli isimlerden biri olan Akademisyen, fikir adamı ve yazar unvanlarına sahip Prof. Dr. Sadettin Ökten’in konuşmacı olarak katıldığı “Medeniyet Tasavvuru ve Kimlik” konulu söyleşi programı düzenledi. Çarşamba günü 15.00’da Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezinde düzenlenen söyleşi programı, ilçe halkının yoğun ilgisiyle karşılaştı. Salonu tamamen dolduran vatandaşların yanı sıra söyleşi programı sosyal medya hesaplarından da canlı olarak yayınlanarak daha fazla kitleye erişmesi sağlandı. Canlı yayını da çok sayıda kişi takip etti.

İNSANA YATIRIM YAPMAK İSTİYORUZ
Söyleşi programının açılışında vatandaşlara yönelik bir selamlama konuşması yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, “Bugün önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapıyoruz. Çok değerli Prof. Dr. Sadettin Ökten hocamızı şehrimizde ağırlıyoruz. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Ülkemizin yetiştirdiği önemli bir şahsiyet. Biz de bugün şehrimiz adına istifade etmek adına kendisini davet ettik. Belediyecilik olarak çok şeyler yapılıyor olabilir. Şehirleşme adına eksiklerimiz vardır, iyi yönlerimiz vardır. Bizler İnegöl Belediyesi olarak iyi bir kurum olduğumuzu düşünüyoruz. Kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Eksik yönlerimizi sürekli olarak iyileştirmeye çalışıyoruz. Bu da aslında bizleri çok dinamik tutuyor. Cenabı Allah bizlere akıl nimeti verdi ve akıl etmez misiniz diye buyurdu. Dolayısıyla bunu çok daha iyi kullanmak adına ciddi bir çaba içerisindeyiz. Evet sahada belki istediklerimizi tam olarak yansıtamıyor olabiliriz. Bazen Büyükşehir kanunu, bazen ilçe belediyesi, büyükşehir belediyesi diyerek bazı şeyleri anlatmak durumunda kalıyoruz ama işin hülasası iyi bir belediyecilik yapmak istiyoruz. Ve bunun içerisinde de en önemli kısmı insana yatırım yapmak istiyoruz. Biz bu şehirleri altınla da kaplasak, en güzel yapıları da yapsak içinde insan unsuru eksik olduğunda bir şeyler eksik kalmış olacak” dedi.

DİNLEYİCİLERİN ZİHNİNDE KALICI İZLER BIRAKTI
Başkan Taban’ın ardından sahneye Prof. Dr. Sadettin Ökten çıktı. Prof. Dr. Sadettin Ökten, düşünce dünyasını besleyen derin anlatımları ve hayatın içinden verdiği örneklerle yaklaşık 1 saat süren söyleşide dinleyicilere ufuk açıcı mesajlar sundu. Kültür, medeniyet ve insan üzerine geliştirdiği fikirlerle dikkat çeken Prof. Dr. Sadettin Ökten, konuşmasında teoriyi pratiğe bağlayan örneklendirmeleriyle katılımcılara yeni perspektifler kazandırdı. Kimlik ve medeniyet tasavvuru diye bir başlık koyduklarını anımsatan Ökten, bu kimlik ve medeniyet meselesinin kendisinin uzun yıllardan beri zihninde, gönlünde olan bir problem olduğunu ifade etti. Medeniyet tasavvuru ve kimlik ekseninde şekillenen söyleşide, tarihsel bir perspektifle bireyin ve toplumun zihni inşasına dair çarpıcı analizler sunan Prof. Dr. Sadettin Ökten, konuşmasında medeniyet kavramını sadece fiziki unsurlar üzerinden değil, anlam dünyası ve değerler ekseninde ele aldı. Kimliğin bu bağlamda nasıl şekillendiğini de etkileyici örneklerle ortaya koydu. Derinlikli anlatımıyla medeniyetin sadece bir yapı değil, bir iddia ve anlam meselesi olduğuna dikkat çeken Ökten, kimlik inşasının da bu anlam çerçevesinde şekillendiğini ifade etti. Söyleşi boyunca medeniyet ve kimlik ilişkisini hem bireysel hem toplumsal düzlemde irdeleyen Prof. Dr. Sadettin Ökten, tarihsel örnekler ve düşünsel çözümlemelerle dinleyicilere güçlü mesajlar verdi. Akademik birikimini sade ve anlaşılır bir dille aktaran Ökten, örneklerle zenginleştirdiği anlatımıyla dinleyicilerin zihninde kalıcı izler bıraktı.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haldun Taner’in “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” Oyununa Seyirciden Büyük İlgi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, yaz akşamlarını sanatla dolu geçirmek isteyenleri Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nun eşsiz atmosferinde ağırladı.

Şehir Tiyatroları, özgün hikayesi, oyunculukları, kostüm ve müzikleriyle sezon boyunca büyük ilgi gören “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” oyunuyla seyirci karşısına çıktı.

Oyun gösterimi; Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcıları Emrah Özertem, Can Başak ve sanatçı Meral Çetinkaya’nın da aralarında olduğu yoğun katılımla gerçekleşti.

31 Mart Vakası’ndan 71 Muhtırası’na uzanan geniş bir zaman diliminde, Türkiye’nin toplumsal ve siyasi değişimlerini ustaca gözler önüne seren oyun, seyirciden yoğun ilgi gördü.

Haldun Taner’in Vicdani ve Efruz karakterlerinin hikayesiyle siyasi çalkantıları ve ahlaki yozlaşmayı mizahi bir dille eleştirdiği oyun, büyük alkış aldı.

Açık Hava Yaz Oyunları Heyecanı Devam Ediyor

Haldun Taner’in yazdığı, Yelda Baskın’ın yönettiği “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım”; 21 Ağustos 2025 tarihinde 21.00’de,

Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği “Tartuffe”; 23, 24 Ağustos 2025 tarihlerinde 21.00’de sahneleniyor.

Oyunların biletleri, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM

Epik Tiyatro’nun büyük ustası Haldun Taner, bu kült eserinde 31 Mart Vakası’ndan 71 Muhtırası’na kadar bireysel ve toplumsal anlamda yaşanan dönüşümlerin yanı sıra hiç değişmeyen şeylerin taşlamasını yapıyor. Oyunda yoksul bir aileden gelen, hayatı sorgulamadan yaşayan “dürüst” Vicdani ile varlıklı bir ailede doğan, servetine servet katarak yükselebilmek için her yolu mubah gören Efruz isimli iki zıt karakterin hayat hikâyesi aktarılıyor. Hiciv, mizah ve yer yer hazin hikâyelerle ilerleyen oyun, sınıfsal farklılıkların birey ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri, insan tabiatı, vatan sevgisi, iyilik-kötülük gibi konulara dair sorular sorduruyor. Vicdani kendi gibi olanlara şöyle sesleniyor: “Ey benim kardeşlerim/ İbret olsun hayatım/ Açın ne olur gözünüzü,/ Sakın siz de benim gibi/ Safçasına/ Plak olmayın”

Oyunda Alp Tuğhan Taş, Aybar Taştekin, Cafer Alpsolay, Can AlibeyoğluDoğan Şirin, Emrecan Karakurum, Özgür Atkın, Özgür Dağ, Seda ÇavdarYiğit Ali Uslu rol alıyor.

TARTUFFE

Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

Oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor.

İyi seyirler…

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı