Uluslararası Balkanlılar Halk Dansları Festivali başlıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 94’üncü kez kapılarını açacak İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) ile eş zamanlı olarak başlayacak Uluslararası Balkanlılar Halk Dansları Festivali, Balkan coşkusunu İzmir’in dört bir yanına taşıyacak. 29-31 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen festival kapsamında, İzmir’in farklı ilçelerinde konserler, halk dansları gösterileri ve kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından “Fuar Şehrin Kalbinde” sloganıyla 94’üncü kez kapılarını açmaya hazırlanan İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) ile eş zamanlı olarak 29 Ağustos’ta başlayacak Uluslararası Balkanlılar Halk Dansları Festivali, İzmir’i Balkan ezgileriyle donatacak. Onur konuğu ülkenin Bosna Hersek olduğu İEF’de 31 Ağustos’a kadar sürecek festival, Bosna Hersek’ten Yunanistan’a; Romanya’dan Karadağ’a uzanan geniş bir coğrafyanın halk dansı ekipleri, müzisyenleri ve sanatçılarını bir araya getirecek. Festival; Balkan kültürünün coşkusunu, danslarını ve müziğini İzmir’in dört bir yanına taşıyacak. Şölen havasında geçecek festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da on binlerce İzmirliyi bir araya getirecek. 
İEF’nin 29 Ağustos saat 20.00’de yapılacak resmi açılış töreni öncesinde saat 19.30’da Gündoğdu Meydanı’ndan başlayıp Lozan Meydanı’nda sona erecek korteje, bando gösterisi ve Balkanlılar Halk Dansları Festivali katılımcılarının dansları da renk katacak. İEF’nin ve festivalin açılış konseri Kültürpark Çim Alan’da yapılacak. Ünlü sanatçı Candan Erçetin, saat 21.00’de en güzel şarkılarını seslendirecek. 

Konserler ve halk dansları gösterileri
30 Ağustos Cumartesi günü ise Gaziemir Festival Alanı’nda saat 19.00’da halk dansları gösterileri yer alacak. Saat 20.00’de Çiğdem Taştan konseri coşkuyu doruğa çıkaracak. Aynı gün Buca’da da etkinlikler olacak. Buca Hasanağa Bahçesi’nde saat 19.00’da halk dansları gösterileri yapılırken, saatler 20.00’yi gösterdiğinde ise Rumeli Band sahne alacak. 

Festivalin son günü de renkli geçecek
Festivalin son günü 31 Ağustos’ta ise kentin farklı noktalarında çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Bornova Çamdibi Atatürk Parkı’nda saat 19.00’da halk dansları gösterileri, saat 20.00’de ise Taksiratlı Şekibe adlı tiyatro oyunu gösterimi var. Çiğli Kasaplar Meydanı’nda saat 18.00’de halk dansları gösterisi, saat 19.00’da İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Orkestrası konseri gerçekleştirilecek. Karşıyaka Fikri Altay Mahallesi Fikri Altay Top Sahası’nda ise saat 19.30’da halk dansları gösterisi ve 20.30’da Orkestar Sertan konseri düzenlenecek. 

Atatürk’ün talimatıyla ilk kez 1935’te düzenlendi
Uluslararası Balkanlılar Halk Dansları Festivali, ilk kez 1935 yılında Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla düzenlendi. Festivalin amacı, Balkan ülkeleri arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirmek, kültürel alışverişi artırmak ve halklar arasında kalıcı bir dostluk köprüsü kurmak olarak öne çıkıyor. 2007 yılından bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kesintisiz olarak gerçekleştirilen festival, yıllar içinde uluslararası bir marka haline geldi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

200 bin PET şişenin geri dönüştürülmesi, 2 bin 168 ton sera gazının atmosfere salınmasını engelliyor

Geri dönüştürülen PET şişeler, yalnızca yeni şişe ve kap üretiminde değil tekstil, ayakkabı, ambalaj, halı ve enerji verimliliği gibi farklı sektörlerde de kullanılabiliyor. 11 PET şişeden 1 ayakkabı, 9 PET şişeden 1 tişört, 25 PET şişeden 1 mont, 15 PET şişeden 1 metre kumaş üretilebiliyor. Ayrıca sadece 5 PET şişe geri dönüştürüldüğünde, 60 watt’lık bir lambanın 6 saat yanması kadar enerji tasarrufu sağlanıyor. Enerji tasarrufu yönüyle PET dönüşümü hem karbon ayak izini küçültüyor hem de doğal kaynakların korunmasına katkı sunuyor.

Sera gazı salımını azaltıyor

Geri dönüşüm sektörünün önde gelen markalarından Saytek Medikal ve Plastik Sanayi A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, geri dönüşümün iklim değişikliğiyle mücadeledeki önemine değinerek, “200 bin PET şişenin geri dönüştürülmesiyle 2 bin 168 ton sera gazı atmosfere salınmaktan kurtarılıyor. Eğer önlem alınmazsa, plastik atıkların 2050 yılına kadar 56 milyar ton karbon salımına sebep olacağı öngörülüyor. PET geri dönüşümü, bu tehdidi azaltmanın en etkili yollarından biridir” dedi. 

Döngüsel ekonomiye katkı

Döngüsel ekonominin temel ilkeleri olan azalt, yeniden kullan ve geri dönüştür yaklaşımının PET şişeler üzerinde somutlaştığını belirten Yıldırım şöyle devam etti: 

“Her bir geri dönüştürülen PET, depolama alanına gidecek atıkları azaltıyor, doğal kaynakları koruyor ve ekonomiye yeniden kazandırılıyor. Bu sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir kazanımdır. Eğer geri dönüşüm yapılmazsa, 2050 yılında denizlerdeki plastikler balıklardan fazla olacak. PET şişeler geri dönüştürüldüğünde, giyimden enerjiye kadar birçok sektöre katkı sağlıyor. Ancak geri dönüşüm yapılmazsa, gelecek nesiller için okyanuslarımız ve doğamız plastik atıklarla dolup taşacak. PET çöp değil, hammaddedir; onu doğru yönetmek ise hepimizin sorumluluğu.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dassault Systèmes ve Patrick Jouin, Geleneksel Tasarımı Yeniden Tanımlayan Son İş Birlikleri “Ta.Tamu”yu Tanıttı

Dassault Systèmes (Euronext Paris: FR0014003TT8, DSY.PA) ve Fransız tasarımcı Patrick Jouin, bugün “Ta.Tamu” adlı hafif, 3D baskı ile üretilmiş ve işlevsel sandalyeyi tanıttı. Bulut üzerinde çalışan 3DEXPERIENCE platformu kullanılarak birlikte tasarlanan Ta.Tamu, yapay zekâ destekli sanal ikizler ile malzeme kullanımında tutumlu yaklaşımı bir araya getiren, yeni nesil generatif tasarım süreçlerine dair bir kavram kanıtı niteliği taşıyor. Bu yenilikçi yaklaşım, generatif ekonomiye yön veren yaratıcı tasarım anlayışını temsil ediyor.

Ta.Tamu, Patrick Jouin’in özgün tasarım yaklaşımı Dassault Systèmes’in 3DEXPERIENCE platformu arasında dört yıl süren yaratıcı bir diyaloğun sonucunda ortaya çıktı. Tasarımcılar ve mühendisler, bir sandalyenin nasıl tasarlanabileceğine dair alışılmış kalıpları sorgulayarak geleneksel yöntemleri yeniden tanımladı, biçimsel ve yapısal sınırları zorladı, malzeme kullanımını en aza indirecek yenilikçi çözümler geliştirdi.

Geliştirilmiş fikir üretimi, konsept geliştirme süreci ve tasarımın erken aşamalarına entegre edilen yaşam döngüsü değerlendirmesi sayesinde ortaya çıkan Ta.Tamu’nun öncü estetiği, doğadan ilham alan tasarım yaklaşımı (biyomimikri) ile insan vücudunun yapısal mantığından örneğin kemik yoğunluğu ve eklem hareketliliğinden esinlenmiştir. Hafif ama sağlam kafes yapısıyla yalnızca 3,9 kg (8,6 pound) ağırlığında olan sandalye, 100 kg (220 pound) taşıma kapasitesine sahiptir. Ta.Tamu, düz ve katlanmış bir pozisyonda 3D baskı ile üretilebilmekte ve montaj gerektirmemektedir.

“Doğa yalnızca ihtiyaç duyduğu kadar enerji ve malzeme kullanır. Biz de bu son derece yalın felsefeyi Ta.Tamu’nun geliştirilmesine uygulamak istedik. Dassault Systèmes’in yeni nesil iş birliğine dayalı teknolojileri sayesinde artık yeni fikirler üretip bunları gerçeğe dönüştürebiliyoruz, tasarım sürecinin en başından itibaren daha verimli çalışıyor, daha az atıkla üretim yapabiliyoruz.” diyerek ekliyor Patrick Jouin

Yapay zekâ destekli sanal ikiz üzerinden iş birliği yapan tasarım ekipleri, karmaşık montaj bileşenlerinin davranışlarını modelleyip simüle etti; her bir eklem noktasını, açılma mekanizmasını ve baskı/taşıma bölgelerini topolojik optimizasyon yöntemiyle yeniden şekillendirdi. Tasarım, her aşamada 3DEXPERIENCE platformu ile kurulan yakın etkileşim sayesinde gerçek zamanlı olarak evrildi; yapılan her değişiklik anında sanal ikize yansıtıldı ve görselleştirildi. Ekipler, sandalyenin estetik değerini koruyarak geometrisini sürekli olarak güncelledi ve bu süreç sonunda, tasarım dili, işlev ve yapısal bütünlüğün bir araya geldiği tam yoğunlukla üretildiğinde sahip olacağı ağırlığın %75’i oranında daha hafif olan optimum bir tasarım ortaya çıktı.

“İçinde yaşadığımız dünyayı iyileştirmek istiyorsak, üretme, tasarlama ve malzeme kullanma biçimimizi değiştirmeliyiz. Ta.Tamu, sınırsızca üretmeye devam etmek yerine endüstriyi generatif ekonomiyi benimsemeye çağıran bir eylem çağrısıdır,” diyerek ekliyor Dassault Systèmes Tasarım Deneyimi Başkan Yardımcısı Anne Asensio. “Ta.Tamu, sanayide sürdürülebilir yenilik için kullanılan teknolojilerle yaratıldı. Bilim temelli bir şirket olarak, 3DEXPERIENCE platformumuz aracılığıyla insanların hayatının her alanında topluma değer katmayı hedefliyoruz. Tasarım süreçlerine modelleme ve simülasyonu en başından dahil etmek, gerçek hayata dokunan yeniliklerin önünü açıyor.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Lenovo, ilk çeyrekte gelirini %22 artırarak rekor seviyeye ulaştı

Dünyanın lider teknoloji şirketlerinden Lenovo, 2025-2026 mali yılının ilk çeyreğine dair finansal sonuçlarını açıkladı. Bu doğrultuda Lenovo, gelirini %22 artırarak 18.8 milyar ABD dolarına, net kârını ise %108 artışla 505 milyon ABD dolarına yükseltti. Bu güçlü büyümeyi, yapay zekâ odaklı strateji, inovasyona yapılan yatırımlar ve operasyonel mükemmeliyet getirdi.

KÜRESEL alanda 2025-2026 mali yılın ilk çeyreğine ait finansal rakamlarını açıklayan Lenovo, güçlü bir performans sergiledi. Tüm iş gruplarında yılın ilk çeyreğinde çift haneli büyüme kaydeden şirketin geliri %22 artış göstererek 18.8 milyar ABD doları, net kârı ise %108 seviyesinde yükselerek 505 milyon ABD dolarına çıktı. 

Lenovo Türkiye, pazar liderliğini korudu

Global arenada büyümenin yanı sıra Lenovo, Türkiye’de de güçlü bir performans sergiledi. IDC (International Data Corporation) verilerine göre Lenovo Türkiye, mali yılın ilk çeyreğini toplam PC pazarında %25 pazar payı ile kapatarak dikkat çekici bir başarıya imza attı. Tüketici segmentinde %23,9 pazar payı ile güçlü konumunu korurken, kamu, büyük ve çok büyük ölçekli kurumsal segmentte ise %42,1 pazar payı ile liderliğini sürdürdü. Lenovo Türkiye aynı zamanda tablet pazarında da %15,5 pazar payı ile 2. sırada yer aldı.

Hibrit yapay zekâ vizyonu ve inovasyona yatırımlar artacak

Lenovo’nun PC iş kolunda, son 15 çeyrekteki en yüksek büyüme oranına ulaşırken %24,6 ile rekor pazar payına erişti. Şirketin çeşitlenen gelir yapısında PC dışı segmentlerin payı %47’ye yükseldi. Şirketin başarısının üç temel stratejik faktöre dayandığını vurgulayan Lenovo Başkanı ve CEO’su Yuanqing Yang, hibrit yapay zeka stratejisi, inovasyona yapılan yatırımlar ve operasyonel mükemmelliğin bu yukarı yönlü ivmeyi sağladığını belirtti. Yang, sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmeyi şöyle sürdürdü; “Lenovo olarak 2025-2026 yılının ilk çeyreğinde elde ettiğimiz rekor seviyedeki bu sonuçlar, rekabet gücümüzü koruma ve işimizi sürdürülebilir şekilde büyütme konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. Bundan sonraki süreçte hibrit yapay zekâ stratejimizi daha da güçlendirerek kişisel ve kurumsal AI çözümlerinde yenilikçi adımlar atmaya, müşterilerimize değer yaratmaya ve paydaşlarımıza sürdürülebilir büyüme sunmaya devam edeceğiz.”

Lenovo’nun iş grupları global liderliği pekiştirdi

Lenovo’nun iş grupları da finansal sonuçlara güçlü katkılar sundu. Akıllı Cihazlar Grubu’nun (IDG) geliri %18 artışla 13,5 milyar ABD dolarına yükselirken, şirket PC pazarında %24,6’lık rekor payla küresel liderliğini pekiştirdi. Yapay zekalı PC satışlarının toplam mali veriler içindeki oranı ise %30’un üzerine çıktı. Altyapı Çözümleri Grubu (ISG) gelirini %36 artırarak 4,3 milyar ABD dolarına ulaştırdı; AI altyapısı gelirini ikiye katlayan grup, sıvı soğutma çözümlerinde de %30 büyüme kaydetti. Çözümler ve Hizmetler Grubu (SSG) ise %20’lik artışla 2,3 milyar ABD dolar gelir elde ederken, %22’nin üzerindeki faaliyet marjıyla Lenovo’nun en kârlı iş birimi olmayı sürdürdü ve TruScale hizmetlerine yönelik güçlü talepse bu başarının en önemli göstergesi oldu.

Lenovo, 2025 Haziran ayında yayımladığı ESG raporunda 2030 emisyon azaltım hedeflerine yönelik kaydettiği ilerlemeyi ve 2050’de net sıfır sera gazı salımı hedefini teyit etti. Döngüsel ekonomi uygulamaları ve sürdürülebilirlik hizmetleriyle öne çıkan Lenovo, EcoVadis Platin Madalya, MSCI AAA ESG Rating ve CDP A listesi gibi prestijli derecelendirmelerle ödüllendirildi.

Şirket ayrıca Gartner’ın Küresel Tedarik Zinciri Top 25 listesinde 8. sırada yer alırken, Temmuz 2025’te Fortune Global 500 listesinde 52 basamak yükselerek 196. sıraya çıktı. Teknoloji sektöründe 13. sırada konumlandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir Mutfak Müzesi, 94. İEF’de tanıtılacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’taki tarihi Göl Gazinosu’nu İzmir Mutfak Müzesi’ne dönüştürüyor. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle başlayan çalışmaların, 11 kişilik bilim kuruluyla devam ettiğini anlatan müze küratörü Nejat Yentürk, “Hâlihazırda üç önemli koleksiyoncunun binlerce eser bağışıyla mutfak kültürümüze dair eşsiz bir arşiv oluşturmanın ilk adımlarını attık” dedi. Yentürk’ün, “Türkiye’nin en büyüğü, dünyanın ise sayılı” gastronomi müzeleri arasında yer alacağını belirttiği müzenin tanıtım sergisi, 29 Ağustos-9 Eylül’de 94. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda açılacak. 

İzmir Fuarı’nın ev sahibi Kültürpark, anlamına yakışan bir müzeyle dünyaya açılmaya hazırlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Mutfak Müzesi’ni eski Göl Gazinosu binasında hayata geçiriyor. 1953 yılında açılan, fuar döneminde en ünlü assolistlerin sahneye çıktığı, seçkin konukları ağırlayan mekânın köklerinden aldığı güçle yenilenen kimliği, yine bir fuar döneminde tanıtılacak. Aslına uygun şekilde yeniden inşa edilerek müze olmaya hazırlanan binada çalışmalar devam ederken tanıtım sergisi, 29 Ağustos-9 Eylül’de 94. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında açılacak. 

“Bir kültürel seferberlik”
Kentin ve bölgenin mutfak mirasını erişilebilir kılma ihtiyacı yıllardır duyulan bu müzeyi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın desteğiyle hayata geçirdiklerini vurgulayan İzmir Mutfak Müzesi Küratörü Nejat Yentürk, “Türkiye’de ilk kez bir metropolde, sadece kentin değil, bu coğrafyanın gastronomisini anlatacak, belgeleyecek müze ihtiyacı, yıllardır dile getiriliyordu. Cemil Tugay’ın başkanlığında hayata geçirme fırsatı yakaladık. Müjde niteliğinde bir iş. İzmir’e değer katacak. Konuya dar bir yerellikle yaklaşmıyoruz, geniş coğrafyamızın köklü mutfak kültürünü ele alıyoruz. Çok zengin bir koleksiyonla dünyaya bir müze armağan ediyoruz. Yüzölçümü olarak Türkiye’deki en büyük, dünyada ise sayılı mutfak müzelerinden olacak” dedi. 
Göl Gazinosu’nun kapalı alanının müzeye tahsis edildiğini, terasın da aynı adla bistro olarak işletileceğini belirten Yentürk, sözlerine şöyle devam etti: “İzmir Mutfak Müzesi, kentimizin gastro turizmde cazibe merkezi olma potansiyelini güçlendirecektir. Bu eşsiz projeyle İzmir, zengin mutfak mirasını geleceğe taşımakla kalmayacak, mutfağımızın sürdürülebilirliğine dair farkındalık yaratan güçlü bir merkez kazanacaktır. İzmir Mutfak Müzesi; iklim krizi, kuraklık tehlikesi, sağlıklı gıdaya erişim, yerel üretimin teşviki ve gastronomik çeşitliliğin korunması gibi alanlara eğilecektir. Yerel mutfağımızı savunurken geleceğin sofralarını şekillendiren referans noktası olacaktır.”

Şerbet güğümü ve kahve kültürü
Araştırmacı, yazar, koleksiyoner Yentürk, “İhtiyacı karşılayacak genişlikte bir binayı, müze anlatısını inşa edecek koleksiyonları ve projeye dört elle sarılan bilim kurulunu İzmir’de buluşturmak gibi tarihi bir fırsatı yakaladık” derken 11 kişilik bilim kurulunun genişleyeceğini söyledi. “Ülkemizin önde gelen mutfak tarihi koleksiyoncularının bağışlarıyla yola çıkıyoruz. Ben, Priscilla Mary Işın ve Gökçen Adar, çok büyük bağışlarda bulunduk. Diğer koleksiyonculardan ve İzmirlilerden bağış ve geçici sergileme için eser kabulüne başladık. Binlerce parçalık koleksiyonumuz hızla genişliyor” diyen Yentürk, İzmir mutfağının, şehrin tarih boyunca sahip olduğu özgün demografisi, tarımsal üretimi, ticaret bağlantıları, sanayileşmesi ve aldığı göçlerle geliştiğini belirtti. Kentte gastronomi alanında pek çok ilke imza atıldığını, müzede bunların da yer alacağını anlatan Yentürk’ün dikkat çektiği parçalar arasında, İzmir doğumlu şerbet güğümü var: “Osmanlı’da sırtta taşınan şerbet güğümü, İzmir’de icat edildi, Kudüs’ten Saraybosna’ya kadar yayıldı. Literatürdeki adı da İzmir şerbet güğümü. Bazı şekerleme çeşitlerini Batı’ya kazandıran İstanbul ve İzmir’dir. Tahin helvası, şekerlemeler, şuruplu tatlılar, sütlü tatlılar… Dünyaya tatlı kültürünü armağan eden coğrafyanın mirasçısıyız. Müzede şekercilik ve tatlıcılık alanında eşsiz bir koleksiyona sahibiz.” 
Kahveyi dünyaya Osmanlı yaşayışının armağan ettiğini, Avrupa’daki ilk kahvehaneyi ise 1651’de Londra’da İzmirli Pasqua Rose’nin açtığını, bu kişinin Paşa Rıza adında bir Müslüman olduğunu öne sürenler de bulunduğunu söyleyen Yentürk, “Müzede kebap dükkânından kahvehaneye kadar birçok mekân canlandırılacak. Çok köklü bir ikram ve misafir ağırlama kültürüne sahibiz. Bunun bir lüksü mevcut. Bohemya kristalleri, Beykoz camları, billurlar, gümüş takımlar, gümüş kaşıklar, narin kahve takımları hemen her evde yaşatılıyor” dedi. Yemek hazırlama, pişirme, sofra ve sunum gereçlerinin yanı sıra şehrin gıda sanayinin sergileneceğini, müzeleri eğitim kurumu olarak gördüklerini belirten Yentürk, bilimsel müze yaklaşımından söz etti: “Söyleşiler yapacağımız küçük amfiteatrımız; geçici sergiler ve interaktif etkinliklerimiz olacak. Güçlü bir birikimin mirasçısı olduğumuzu genç nesillere, gastronomi aktörlerine ve turistlere anlatacağız. Bazı tarifler bin-iki bin yıldır, hatta ilk günkü adıyla yaşıyor, bunları ele alacağız.”

“Döner kebabı, Kemeraltı’nda ortaya çıktı”
Türk mutfağının dünyadaki ağırlığı ve İzmir’in rolü, müze kurgusunda büyük önem taşıyor. “Mezopotamya’dan Balkanlara uzanan geniş coğrafya, yüzyıllarca mutfak kültürlerinin iç içe olağanüstü zenginlik oluşturduğu bir medeniyet havzası. Bu kadar çok yemek tarifinin listelenebileceği başka coğrafya bulamazsınız. İzmir de özgün tarifler meydana getirmiş” diyen Yentürk, döner kebabın İzmir’den yayıldığını hatırlattı: “İzmir, dünyaya tarifler hediye etti. En meşhuru döner kebabı. Bu bir çarşı buluşudur, Kemeraltı’nda şekillenmiştir. Cağ kebabının türevidir. Yatay şişte pişirilirken yağı kömüre damlar ve çok duman çıkarır, bacalı ocağa ihtiyaç duyar. Az duman çıkarmanın tek yolu, şişi dik hale getirmektir. En erken tarihli tanıklıklar bu kebabın adresi olarak Kemeraltı Çarşısı’nı işaret ediyor. 19. yüzyılda tek bir ismi var; İzmir kebabı. Almanya’nın bile üzerinde hak iddia ettiği bu yemeği artık sahiplenmeliyiz. Müzede en güçlü şekilde sergilenecek.”

İEF’de “teaser sergi”
94. İEF döneminde Göl Gazinosu’nun fuayesinde düzenlenecek bir ön sergiyle müzenin içeriğinden seçmelerin yer alacağını söyleyen Yentürk, “Teaser sergi adını verdik, tadımlık bir meraklandırma sergisi” dedi.

Bilim Kurulu kimlerden oluşuyor?
Müze fikrinde yola birlikte çıktıkları, ancak yakın zamanda kaybettiğimiz Serdar Çelenk, Burçin Kipman ve Prof. Dr. Eren Akçiçek’i saygıyla anan Yentürk, “Keşke hayatta olsalardı, hayalimizi gerçekleştirdiğimizi görebilselerdi” dedi. Bilim kurulu; Priscilla Mary Işın, Prof. Dr. Arif Bilgin, Gökçen Adar, Gonca Tokuz, Nihal Kadıoğlu Çelik, Aycan Hasırcılar, Prof. Dr. Seda Genç, Ahmet Örs, Osman Serim, Ayfer Yavi ve Nejat Yentürk’ten oluşuyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kültür, sanat ve barış Saray’da buluştu

Saray Belediyesi 8. Uluslararası 15. Geleneksel Kültür, Sanat ve Barış Festivali kortej yürüyüşü, festival ateşinin yakılması ve barış güvercinlerinin uçurtulması ile başladı. Edirne Belediye Bandosu eşliğinde gerçekleştirilen kortej yürüyüşünde Saray’ın çocukları da taşıdıkları barış pankartları ile dikkat çektiler.
SARAY’DA KÜLTÜR, SANAT VE BARIŞ FESTİVALİ BAŞLADI
Saray Belediyesi 8. Uluslararası 15. Geleneksel Kültür, Sanat ve Barış Festivali 25 Ağustos Pazartesi günü saat 18.30’da düzenlenen renkli kortej yürüyüşü ile başladı. Edirne Belediye Bandosu eşliğinde Atatürk Alanı’ndan başlayan kortej, coşkulu ada yürüyüşünün ardından Atatürk Kültür Merkezi önünde sona erdi.
YOĞUN KATILIM YAŞANDI
Atatürk Alanı’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan açılış törenine TBMM Divan Katip Üyesi CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, CHP Tekirdağ Milletvekili Dr. İlhami Özcan Aygun, CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclis Başkan Vekili Hasan Toprak, Bulgaristan Burgaz Milletvekili ve Parlamento Başkan Yardımcısı Sevim Ali, Varna Milletvekili Hüsnü Adem, Tırgoviç Milletvekili Taner Ali, Yanbo Milletvekili Dimiter Nikolov, Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, Muratlı Belediye Başkanı Varol Türel, Çakıllı Belediye Başkanı Mehmet Bayram, Kıyıköy Belediye Başkanı İsmail Özen, Kaynarca Belediye Başkanı Neşe Çevikbaş, Büyükkarıştıran Belediye Başkanı Ertuğrul Çamlıca,  Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Çetin,  CHP Saray İlçe Başkanı Erol Gürler, Saray Belediye Başkan Yardımcıları Özgür Cari, Sertaç Akgül, Av. Halil Ruhi Genç, Saray Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ali Özen, Optimed Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Op. Dr. Recep Çalışkan, Belediye Meclis Üyeleri, Siyasi Parti ve STK temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
BAŞKAN TAŞYASAN: “SARAY’DAN YÜKSELEN BARIŞ ÇAĞRISI TÜM DÜNYAYA ULAŞSIN!”
Festivalin açılış konuşmasını yapan Saray Belediye Başkanı Abdül Taşyasan şunları ifade etti:
“8. Uluslararası 15. Geleneksel Kültür, Sanat ve Barış Festivalimize hoş geldiniz, şeref verdiniz. Festivaller sadece eğlence değildir. Onlar, unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi hatırlatan, kültürümüzü ve sanatımızı geleceğe taşıyan, dostluk ve kardeşliği pekiştiren en güzel buluşmalardır. Arkadaşlıkların çoğaldığı, dostlukların güçlendiği, paylaşımın rengarenk bir yelpazede hayat bulduğu anlardır.
Bugün burada birlik ve beraberlik içinde bir aradayız. 
Çünkü biliyoruz ki;
Aynı sofrayı paylaştığımızda ekmeğin tadı güzelleşir, 
Aynı türküyü söylediğimizde sesimiz daha gür çıkar, 
Aynı hedefe yürüdüğümüzde yolumuz daha aydınlık olur. 
Festivalimiz boyunca konserlerden halk oyunlarına, sergilerden, el sanatlarına, yöresel lezzetlerden kültürel mirasımıza kadar geniş bir yelpazede buluşacağız. Çocuklarımız şenlenecek, gençlerimiz üretkenliklerini sergileyecek, büyüklerimiz kültür miraslarını bizlere aktaracak.
Değerli Katılımcılar,
Bu festival sadece eğlenmek için değil; dostluk köprüleri kurmak, kardeşliği büyütmek ve Saray’dan tüm dünyaya barış mesajı göndermek için var. Barış yalnızca savaşın yokluğu değil; sevginin, saygının, adaletin ve eşitliğin yeşermesidir. Biz bu topraklarda barışla büyüdük, dostlukla güçlendik, sanatla güzelleştik. 
Festivalimizin hazırlanmasında emeği geçen belediye aileme, meclis üyelerimize, festival komisyonumuza, emniyet güçlerimize, jandarmamıza, basın mensuplarımıza ve en önemlisi siz değerli hemşehrilerime gönülden teşekkür ediyorum.
Ve şimdi diliyorum ki birazdan yakacağımız festival ateşi tüm dünyadaki karanlıklara ışık olsun. Gökyüzüne salacağımız güvercinler, özgürlüğün ve barışın kanat sesleri olsun!
Saray’dan yükselen barış çağrısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sözüyle tüm dünyaya ulaşsın!
 Ve unutmayalım ki;
30 Ağustos’un kıvılcımıyla bu ateşi yakıyor, bağımsızlık mücadelemizin ışığını yarınlara taşıyoruz.
Yaşasın Gazi Mustafa Kemal Atatürk!
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!
Yaşasın Cumhuriyet!
Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”
BARIŞ MESAJI VERİLDİ
Başkan Taşyasan’ın ardından Bulgaristan Burgaz Milletvekili Sevim Ali, Saray Belediye Başkanı Abdül Taşyasan’ı festivale daveti için teşekkür etti. Bulgaristan Milletvekili Sevim Ali’nin ardından CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, CHP Tekirdağ Milletvekili Dr. İlhami Özcan Aygun ve TBMM Divan Katip Üyesi CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar da birer konuşma yaparak barış mesajı verdiler.
FESTİVAL ATEŞİ YAKILDI
Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından festival meşalesi yakılarak, barış güvercinleri uçurtuldu.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kentin aklından geçenler bu sergide

İzmir Planlama Ajansı (İZPA), 94. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda gerçekleştireceği sergide 450 günlük çalışmalarının bir özetini İzmirliler ile paylaşacak. Sergi, 30 Ağustos-21 Eylül 2025 tarihleri arasında Pakistan Pavyonu’nda gezilebilecek.

Başlamasına sayılı günler kalan 94. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda (İEF) İzmir Planlama Ajansı da yerini almaya hazırlanıyor. İZPA, yaklaşık 450 günlük çalışmalarından geniş bir kesiti, İEF kapsamında Pakistan Pavyonu’nda düzenleyeceği sergide İzmirliler ile buluşturacak. Serginin, “bir vitrinden çok, İzmir’i birlikte konuşmaya, anlamaya ve tasarlamaya davet” niteliğinde olduğunu belirten İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmirlileri 30 Ağustos-21 Eylül 2025 tarihleri arasında Pakistan Pavyonu’nda gezilebilecek olan sergiye davet etti.

Ajansın çeşitli uzmanlık alanlarından gelen ekibi tarafından analizlerle, araştırmalarla, katılımlarla ve tasarımlarla şekillenen ve sergide yer bulacak çalışmaları, İzmir’e dair ortak bir aklı ve birlikte üretme iradesini yansıtmayı amaçlıyor. 

Sergide dört bölüm yer alıyor

Dört ana bölümden oluşacak olan sergide, hem ajansın çalışma yöntemlerine hem de İzmir’in bugününü ve geleceğini nasıl düşündüğüne dair bir çerçeve sunulacak. Serginin ilk bölümünde, kentle ilgili güncel çevresel ve mekânsal riskleri anlamaya yönelik analiz çalışmaları yer alırken, ikinci bölüm bu analizlerden beslenen eylem planları ve İZPA tarafından oluşturulan yayınlardan oluşacak. Ajansın gerçekleştirdiği İzmir’i birlikte düşünme ve birlikte şekillendirmeyi amaçlayan katılımcılık odaklı çalışmalar ise serginin üçüncü bölümünde kendisine yer bulacak. Serginin dördüncü ve son bölümünde ise ajansın, 2030 yılından 2054’e ve oradan 2074’e uzanan zaman diliminde İzmir’e dair planları, vizyonu, kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri paylaşılacak.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk saraciye sektörü İtalya’da MIPEL Fuarı’na 6 firmayla katılacak

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, 7-9 Eylül 2025 tarihlerinde İtalya’da düzenlenecek olan dünyanın en büyük saraciye, deri çanta ve aksesuar fuarı MIPEL Fuarı’na 6 firmayla katılacak.

Türk saraciye sektörü olarak, şubat ayında düzenlenen MIPEL Fuarı’na 4 Türk firmasıyla katıldıkları bilgisini veren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, 7-9 Eylül 2025 tarihlerindeki fuara ise 10’un üzerinde firmayla katılmak için yoğun çaba gösterdiklerini ancak katılımcı sayısının 6 firmada kaldığını söyledi.

Zandar, sürece ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları dile getirdi: “İtalya’da ayakkabı sektörüne yönelik Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarına 7 yıldır milli katılım organizasyonu gerçekleştiriyoruz. İlk yıllarda 10 firma ile başladık, zamanla 40 firmaya ulaştık ve uluslararası katılımda ilk üç ülke arasına girdik. Benzer bir başarıyı MIPEL’de de yakalayacağımıza inanıyorduk. Ancak ekonomik koşulların etkisi umduğumuzdan daha derin oldu.”

Gündoğdu: “İtalya’ya ihracatımızdaki düşüşü durdurmak istiyorduk”

Türkiye’nin İtalya’ya deri ürünleri ihracatının 2023 yılında 145 milyon dolar iken, 2024 yılında yüzde 32 düşüşle 99 milyon dolara gerilediğini aktaran Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu, İtalya’ya ihracattaki düşüşü durdurmak için MIPEL’de yer alacaklarını dile getirdi.

İtalya’nın Milano kentinde yılda iki kez düzenlenen MIPEL Fuarı’nın, saraciye, deri çanta ve aksesuar alanında dünyanın en önemli buluşma noktalarından biri olduğunu vurgulayan Gündoğdu, şunları söyledi: “Fuar, 127 edisyondur aralıksız düzenleniyor ve sektör temsilcilerini bir araya getiriyor. Türk saraciye sektörünün ürün çeşitliliğini ve kalitesini orada göstereceğiz”

07-09 Eylül 2025 tarihlerinde Milano’da gerçekleştirilecek MIPEL Fuarı’na Türkiye Milli Katılım Organizasyonuyla katılacak Türk firmaları ise şunlar olacak:

•          Metiş Deri Ürünleri

•          Gündoğdular Deri Saraciye

•          BSP Bag Ayakkabı Saraciye

•          MC Trade Danışmanlık

•          OVERQ

•          Artkıy Deri Mamulleri

Türk saraciye sektörü, yüksek faiz, yüksek enflasyon ve düşük döviz kuru sarmalında tüm zorluklara rağmen ihracatını artırmayı sürdürüyor. 2025 yılının Ocak-Temmuz döneminde sektör ihracatı yüzde 7 yükselişle 131 milyon dolardan 141 milyon dolara çıktı. Saraciye sektörünün ihracatta ilk üç pazarı ise; 14,8 milyon dolarla İtalya, 14,6 milyon dolarla Almanya ve 13 milyon dolarla İngiltere oldu.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Beylikdüzü’nde Çocuklar Yazı Eğlenceyle Uğurladı

Beylikdüzü Belediyesi tarafından düzenlenen “Yaza Veda Çocuk Etkinlikleri”, 23-24 Ağustos tarihlerinde Yaşam Vadisi 1. Etap’ta gerçekleşti. Etkinlikte çocuklar, renkli atölyelerden sahne gösterilerine kadar pek çok eğlenceli ve renkli aktiviteyle yaza veda etti.
Beylikdüzü Belediyesi’nin düzenlediği “Yaza Veda Çocuk Etkinlikleri”, 23-24 Ağustos tarihlerinde Yaşam Vadisi 1. Etap’ta gerçekleşti. Etkinlik boyunca çocuklar; sahne gösterileri, eğlenceli atölyeler ve sürpriz etkinliklerle unutulmaz bir hafta sonu yaşadı. Renkli atmosferi ve yoğun katılımıyla dikkat çeken etkinlik, hem çocuklardan hem de ailelerden tam not aldı. 
Dopdolu iki gün 
Program kapsamında çocuklar; tiyatro, sihirbazlık, kukla gösterileri, animasyon şovlar ve maskotlarla dolu sahne performanslarıyla keyifli anlar yaşadı. Etkinlik boyunca devam eden atölye çalışmaları sayesinde çocuklar, hem el becerilerini geliştirdi hem de arkadaşlarıyla birlikte üretmenin keyfini yaşadı. Alanda dolaşan palyaçolar çocuklarla interaktif oyunlar oynayarak etkinliğe renk katarken, alana kurulan fotobloklarla da katılımcılar anılarını ölümsüzleştirdi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Atatürk 1 Filmi Didimlilere Duygu Dolu Anlar Yaşattı

Didim Belediyesi’nin Yaz Şenlikleri kapsamında düzenlediği açık hava sinema gösterimleri, Didim halkını bir kez daha kültür ve sanatla buluşturdu. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını konu alan Atatürk 1 filmi, Didim Amfi Tiyatro’da izleyiciyle buluştu.

Etkinliğe yoğun ilgi gösteren halk, aileleriyle birlikte açık hava sinemasının keyfi eşliğinde tarihe ışık tutan bu filmi izleme fırsatı buldu. Atatürk’ün mücadelelerle dolu yaşamını konu alan film, izleyenlere hem duygu dolu hem de gurur verici anlar yaşattı.

Gösterimin ardından açıklama yapan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, şu ifadeleri kullandı:

“Cumhuriyetimizin kurucusu, bağımsızlığımızın mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını anlatan bu değerli filmi halkımızla buluşturmaktan büyük onur duyuyoruz. Açık hava sinema gösterimlerimiz devam edecek; kültür ve sanat etkinliklerimizle halkımızı bir araya getirmeyi sürdüreceğiz.”

Didim Belediyesi, Yaz Şenlikleri süresince sinema, konser ve çeşitli etkinliklerle halkı kültür ve sanatla buluşturmaya devam edecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı