4. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali kapılarını açıyor

Menemen Belediyesi tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Çömlek Festivali, yarın (5 Eylül Cuma) kapılarını açıyor. Türkiye’nin dört bir yanından sektör paydaşları, akademisyen ve sanatçıları buluşturacak festivale, 41 ülkeden de katılım olacak. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Dopdolu bir programla 3 günlük bir maratonda 7’den 77’ye her misafirimize farklı ve mutlu olacakları bir program hazırladık. Dünya, Menemen’imizin kırmızı toprağının etrafında, ateş ve toprağın dansında buluşacak.” dedi.

Menemen’in uluslararası arenada her geçen yıl artarak büyüyen organizasyonu olan Uluslararası Menemen Çömlek Festivali, bu yıl kapılarını 4’üncü kez açacak. Menemen Şehir Parkı’nda 5 Eylül Cuma günü başlayacak olan ve 7 Eylül Pazar akşamı sona erecek olan festival boyunca çömlek ve seramik alanında canlı şovlar, workshoplar, ürün satış alanları, festival sohbetleri, panel, yarışmalar, canlı müzik, alternatif pişirim etkinlikleri, yer alacak. Festivalin en önemli bölümlerinden biri olan Hemhal Sanatsal Seramik Yarışması’na katılan 120 eserden sergilenmeye değer bulunan ve dereceye giren toplam 57 sanat eseri ise Menemen’in 400 yıllık tarih mirası olan Taşhan’da sergilenecek.

“Herkesi heyecana ortak olmaya davet ediyoruz”

Festivalin hazırlıklarının tamamlandığını ve güçlü bir buluşma yaşayacaklarını ifade eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “İlkini 18 yabancı katılımla yaptığımız ve bugün 41 ülkeyi buluşturan bir güç haline gelen, alanında benzersiz bir organizasyon yapı ve büyüklüğe sahip olan 4. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali, 3 gün boyunca Menemen’imizin kırmızı kilinin, çömleğin ve seramiğin buluşma noktası olacak. Sanatçılar, ustalar, akademisyenler ve sektör temsilcileri kentimizde buluşacak. 3 yılda yüz binlerce ziyaretçi çeken festivalimiz, bu yıl da sadece şehrimizden ve çevre şehirlerden değil, Türkiye’nin her noktasından bu alana gönül vermiş olan ziyaretçileri Menemen Şehir Parkı’nda buluşturacak.

İşte katılımcı ülkeler

Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’ne 41 ülkeden (ABD, Almanya, Arjantin, Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Çin, Filistin, Fransa, Güney Kore, Gürcistan, Hindistan, İran, İtalya, Japonya, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kuveyt, Letonya, Litvanya, Makedonya, Meksika, Mısır, Moldova, Norveç, Özbekistan, Pakistan, Polonya, Portekiz, Rusya, Suriye, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna, Yunanistan) 69 yabancı katılımcı katılacak.

Hemhal Sanatsal Seramik Yarışma ve Sergisi

Festivalin ilgi gören alanlarından olan Hemhal Sanatsal Seramik Yarışma ve Sergisi’ne bu sene 120 adet eser katılırken, yapılan jüri değerlendirmesi sonucu ödüle layık görülen ve sergilenmeye hak kazanan eserler belirlendi. Taşhan’da düzenlenecek sergimizde toplam 57 eser sanatseverlerle buluşacak.

Yarışma

Festival kapsamında düzenlenecek Hünerli Eller Çömlek Yarışmasına bu sene 21 ülkeden(ABD, Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Danimarka, Fransa, İtalya, Kazakistan, KKTC, Kuveyt, Makedonya, Moldova, Norveç, Özbekistan, Polonya, Rusya, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna ve Türkiye) toplam 32 yabancı çömlek ustası ile ülkemizin farklı şehirlerinden çok sayıda çömlek ustası ter dökecek. Ustalar teknik, ustalar estetik dallarında 80, kadınlar estetik dalında ise 60 olmak üzere toplam 140 yarışmacı hünerlerini sergileyecek.

Alternatif Pişirim

Festival kapsamında düzenlenecek alternatif seramik pişirim etkinliğine 3 farklı üniversiteden 3 akademisyen, 3 farklı ülkeden (Mısır, Yunanistan, Rusya) 3 yabancı sanatçı katılırken, 5 farklı pişirim gösterisi sergilenecek.

Network etkinlikleri

Network Alanı’nda, başta Menemenli çömlekçiler olmak üzere İzmir, Bursa, Eskişehir, Kütahya ve Nevşehir’den gelen 38 firma stant açarak ziyaretçilerle ve sektörün diğer paydaşlarıyla buluşacak.

Sokak satış stantları

Üç gün boyunca açık kalan stantlarda 56 firma, el emeği göz nuru çömlek, seramik, çini, cam ve heykel ürünlerini satma imkânı bulurken, aynı zamanda eşsiz bir görsel şölene de imza atacak.

Workshop

4. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nin öne çıkacak etkinlik alanlarından biri olan workshop alanında 19 atölye etkinliği gerçekleştirilecek. Yurt dışından 11 farklı ülkeden 13 yabancı sanatçının atölye çalışması yaptığı etkinlikler kapsamında, 6 üniversiteden 6 akademisyen olmak üzere toplam 27 sanatçı düzenleyecekleri atölyelerde katılımcılarla buluşacak.

Festival Sohbetleri

Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nin yeniliklerinden biri de bu yıl ilk kez hayata geçirilen Festival Sohbetleri olacak. Festival alanı içinde oluşturulan özel sahnede çömlek ve seramik alanına emek vermiş önemli isimler ağırlanacak. Burada gerçekleştirilecek mini söyleşiler hem ziyaretçilere ilham verecek hem de sosyal medya hesaplarımız üzerinden yayınlanarak yıllar boyunca hafızalarda kalacak.

• Bingül Başarır – İzmir
• Ahmet Uslu – Çanakkale
• Raul Pereira Pinto – Portekiz
• Sara Marisa Tuna Marinho – Portekiz
• Emekli Öğr. Gör. Mustafa Tunçalp – İzmir
• Dr. Öğr. Üyesi Can Özcan – İzmir Ekonomi Üniversitesi
• Öğr. Gör.Serdal İnözü – Çukurova Üniversitesi
• Doç. Atilla Cengiz Kılıç – Dokuz Eylül Üniversitesi
• Doç. Ali Temel Köseler – Dokuz Eylül Üniversitesi

Üniversite ve Akademisyenler

20 farklı üniversiteden toplam 33 akademisyen; konuşmacı, jüri üyesi, seçici kurul üyesi ya da sergi katılımcısı olarak festivale katılacak.

Bu üniversiteler;
• Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi
• Balıkesir Üniversitesi
• Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi
• Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi
• Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
• Çukurova Üniversitesi
• Dokuz Eylül Üniversitesi
• Ege Üniversitesi
• Tiflis Devlet Sanat Akademisi
• Hacettepe Üniversitesi
• İran Kashan Üniversitesi
• İzmir Ekonomi Üniversitesi
• Kastamonu Üniversitesi
• Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
• Letonya Talsi Sanat Okulu
• Marmara Üniversitesi
• Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
• Sakarya Üniversitesi
• Uşak Üniversitesi
• Yaşar Üniversitesi

Panel

Uluslararası Menemen Çömlek Festivali kapsamında festivalin ilk günü olan 5 Eylül 2025 tarihinde düzenlenecek olan panel bu yıl “Kırmızı toprağın kullanım alanlarının güncellenmesi” başlığını taşıyor. Etkinlik sahnesinde gerçekleştirilecek olan panelin, sektör temsilcileri, öğrenciler, çömlekçi olma hedefi taşıyan gençler ve sanatçılara yol gösterici olması amaçlanıyor. Doç. Füsun Çövenoğlu’nun moderatörlüğünü yapacağı panelde seramik sanatçıları Metin Ertürk, Verda Sipahi, Menemenli duayen çömlek ustası Hasan Ursavaş ve Hindistan’dan katılan Reyaz Badaruddinbilgi ve deneyimlerini dinleyicilere aktaracak.

Fotoğraf yarışması

Festival kapsamında bu yıl ikinci kez düzenlenen Çömleğin İzinde Fotoğraf Yarışmasına bu sene 109 adet eser katılırken, yapılan jüri değerlendirmesi sonucu ödüle layık görülen ve sergilenmeye hak kazanan eserler belirlendi. Taşhan’da düzenlenecek sergide toplam 28 eser sanatseverlerle buluşacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

IMMAT’ta madencilik ve ekonomi masaya yatırıldı

IMMAT – 10. Uluslararası Maden Makineleri ve Teknolojileri Kongresi’nin açılış oturumunda, ekonomist ve gazeteci Meliha Okur, ekonomi politikaları uzmanı Turgay Bozoğlu ve Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkan Yardımcısı Ali Emiroğlu bir araya geldi. “Madencilik ve Ekonomi” başlığıyla gerçekleştirilen oturumda, madencilik kültüründen çevre politikalarına, iş güvenliğinden mevzuat ve maden ekonomisine kadar pek çok konu ele alındı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen MINEX – 11. Uluslararası Madencilik, Doğal Kaynaklar ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de düzenleniyor. Fuar ile eş zamanlı olarak TMMOB Maden Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından organize edilen 10. Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi (IMMAT-2025) de gerçekleştiriliyor. Akademi ve sektör temsilcilerini bir araya getirerek, madencilik alanında teknik ve bilimsel gelişime katkı sunan kongrenin, Meliha Okur, Turgay Bozoğlu ve Ali Emiroğlu konuşmacı olduğu açılış oturumu, “Madencilik ve Ekonomi” başlığı altında gerçekleştirildi. 

“Madencilikte Katma Değer ve Şeffaflık Şart”
Gazeteci Yazar Meliha Okur, Türkiye’nin madenlerini çıkarırken çevreye duyarlı olması, yüksek teknoloji kullanması ve insana yatırım yapmasının önemine değindi. Sadece maden çıkarıp satmaya dayalı bir yaklaşımın ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Okur, “Madencilik, katma değerli üretim modelleriyle ülke ekonomisine çok daha güçlü bir katkı sunabilir. Bu noktada görev yalnızca siyasetçilere değil, sivil toplum kuruluşlarına da düşüyor. Hep birlikte şeffaf ve sürdürülebilir bir madencilik sanayileşme hamlesi yaratmak zorundayız” dedi.

Çalışanlar desteklenmeli
Madencilik sektöründe mühendislerden işçilere kadar tüm çalışanların desteklenmesi gerektiğini ifade eden Okur, “Doğru ve şeffaf uygulamalarla hareket edildiğinde kamuoyuna güven vermek çok daha kolay olacaktır” diye konuştu. Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından önemli bir ülke olduğunu hatırlatan Meliha Okur, bu değerlerin korunarak madenciliğin yapılması gerektiğini, sektörün bunu şeffaf bir şekilde anlatmasının sosyal barış açısından da büyük önem taşıdığını belirtti. 

“Güvenlik Kültürü Güçleniyor”
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkan Yardımcısı Ali Emiroğlu, dünyada ve Türkiye’de madencilik sektöründe yaşanan dönüşümleri değerlendirdi. Soma faciasını hatırlatarak geçmişte Türkiye’de çalışma koşullarının oldukça ağır olduğunu ve iş sağlığı ile güvenliği adına yeterli önlemlerin alınmadığını söyleyen Emiroğlu, günümüzde madencilik kültürünün, sektöre bakış açısının ve teknolojinin hızla geliştiğini ifade etti. Emiroğlu, “Ocaklardaki havalandırma sistemlerinden tozun bastırılmasına kadar pek çok alanda teknoloji ilerledi. Artık ülkemizde 40 yıl öncesinin madenciliği yok, olması da mümkün değil. Çalışma Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Valilikler ve Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün oluşturduğu ekipler, yılda en az dört defa özellikle yeraltı madenciliğinde denetimler gerçekleştiriyor” dedi. 
Emiroğlu, “Kazalar önlenebilir. İş sağlığı ve güvenliği bir süreçtir ve tüm kamu kuruluşlarından işverenlere, mavi ve beyaz yakalılara kadar herkes için büyük önem taşır” diyerek sözlerini tamamladı.

“Yeşil madencilik anlayışı öne çıkıyor”
Ekonomi Politikaları Uzmanı Turgay Bozoğlu ise Türkiye’nin genel ekonomik yapısı içinde madencilik sektörünün kritik rolüne dikkat çekerek, madenciliğin yalnızca yer altındaki kaynaklarla sınırlı olmadığını, sanayi, dış ticaret, teknoloji ve istihdam ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Bozoğlu, “Dünya büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinde. Bunun merkezinde ise madencilik yer alıyor. Enerji dönüşümü, elektrikli araçlar, bataryalar ve yenilenebilir enerji teknolojileri bakır, lityum, nikel, kobalt gibi minerallere olan talebi hızla artırıyor. Yeşil ekonomi dediğimiz kavram, aslında bir maden ekonomisidir. Dünya petrolden minerallere doğru kayıyor. Ancak madencilik artık yalnızca karlılıkla değil, çevresel ve toplumsal etkilerle birlikte değerlendiriliyor. Bu noktada yeşil madencilik anlayışı öne çıkıyor” diye konuştu.

Şeffaf ve sürdürebilir madencilik mümkün
Bozoğlu, Türkiye’de yürürlüğe giren madencilik yasasının çevresel ve sosyal etkilerinden de söz ederek, Türkiye’nin hammadde ihracatçılığından katma değerli ürün üretimine yönelmesi gerektiğini vurguladı. Turgay Bozoğlu, Avrupa Birliği standartlarında çevre mevzuatı, Ar-Ge yatırımları ve etkin denetimlerle uzun vadeli, şeffaf ve sürdürülebilir madenciliğin mümkün olduğunu kaydetti.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hibrit Enerji Yönetiminde Yeni Dönem: Senkron Digital’in EMS Çözümü

Yenilenebilir enerji sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK 2025) kapsamında Senkron Digital, hibrit enerji projelerinde ticari ve operasyonel verimliliği artırmayı hedefleyen yeni Energy Management System (EMS) çözümünü tanıttı. OnePact Suite çatısı altında geliştirilen bu yeni çözüm, güneş ve rüzgâr kaynaklarını batarya depolama ile entegre ederek tek noktadan yönetim, gerçek zamanlı izleme ve ticari karar desteği sağlıyor.

Güney ve Doğu Avrupa’da hibrit enerji projelerinin hızla artması, mevcut kontrol sistemlerinin hibrit altyapılara uyumunu zorunlu hale getiriyor. Geleneksel sistemler ise farklı üretim kaynaklarını ve depolama ünitelerini bütünleşik şekilde yönetme kapasitesi sunmadığında, operasyonel süreçler karmaşıklaşıyor. Farklı enerji kaynaklarının bir arada çalıştığı bu sistemlerde, üretim ve depolamanın ayrı ayrı yönetilmesi; yük dengesizlikleri, enerji kayıpları, planlanmamış duruşlar ve artan operasyonel maliyetler gibi sonuçlar doğuruyor.

Senkron Digital’in bulut tabanlı EMS çözümü, güneş, rüzgâr ve batarya depolama varlıklarını tek bir entegre platform üzerinden yöneterek bu sorunları ortadan kaldırıyor. Sistem, gerçek zamanlı veri analitiği, otomatik optimizasyon algoritmaları ve hızlı entegrasyon kabiliyeti ile hem enerji üretiminde sürekliliği hem de şebeke istikrarını güvence altına alıyor. Bu sayede işletmeciler, varlıklarını maksimum verimle çalıştırırken operasyonel risklerini en aza indirebiliyor.

Tek platform, yüksek karlılık

EMS, hızlı entegrasyon kapasitesi, gelişmiş görünürlük ve gerçek zamanlı kontrol özellikleriyle varlık sahiplerine, işletmecilere ve bağımsız enerji üreticilerine sahadaki koşullara uygun çözümler sunuyor. Sistem, mevcut altyapılara minimum müdahale ile entegre olabilen esnek yapısı sayesinde yatırımcılar için kurulum süresini kısaltırken, devreye alındığı andan itibaren üretim verilerini tek ekranda toplayıp anlamlandırıyor. Bu sayede farklı kaynaklardan gelen bilgilerin manuel olarak birleştirilmesine duyulan ihtiyaç ortadan kalkıyor ve hata riski azalıyor.

Santral kontrol odalarındaki enerji uzmanlarının doğrudan katkısıyla geliştirilen EMS, hibrit santrallerin dinamik üretim yapısını dikkate alarak yük dengeleme, depolama optimizasyonu ve şebeke talebine anlık uyum gibi kritik işlevleri destekliyor. Gerçek zamanlı uyarı mekanizmaları sayesinde olası arızalar veya verim kayıpları önceden tespit edilerek müdahale süresi kısalıyor; bu da plansız duruşların önüne geçiyor. Performans optimizasyonu ve şebeke entegrasyonunun güçlendirilmesine odaklanan sistem, aynı zamanda enerji ticareti stratejilerinin daha verimli yönetilmesine de katkı sağlıyor. Böylece hem operasyonel maliyetler düşüyor hem de yatırımın geri dönüş süresi kısalıyor.

Hibrit projelerde entegre kontrolün önemi

Hibrit enerji projelerinin artan önemi ve entegre kontrol sistemlerine duyulan ihtiyaç üzerine değerlendirmelerde bulunan Senkron Digital Yönetici Direktörü Ali İnal, “Hibrit enerji projelerinin sayısı ve önemi artarken, kullanılan kontrol sistemlerinin bu tempoya ayak uyduramaması ciddi bir verimlilik açığı yaratıyor. Türkiye’den başlayarak Güney ve Doğu Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyada, birbirinden kopuk, eski altyapıların yerine akıllı ve entegre sistemler gerekiyor. EMS çözümümüz tam olarak bu ihtiyaca yanıt veriyor. Hibrit santrallerin gerçek çalışma koşullarını esas alarak geliştirdiğimiz bu sistem, yazılımın güçlü teknik kapasitesini sahada yaratacağı somut faydalarla birleştirerek öne çıkıyor. Operatörlerin tüm varlıklarını tek noktadan yönetebilmesini sağlarken, üretim optimizasyonunu ve karar alma hızını artırıyor. Bu da hem operasyonel kârlılığı hem de enerji arz güvenliğini doğrudan destekliyor.” dedi. 

Operasyonel hız ve performansa yanıt veren çözümler

Enerji sektöründe artan varlık sayısı ve hızlanan operasyonel tempo karşısında doğru karar alma ihtiyacına vurgu yapan Senkron Digital Başkan Yardımcısı Remi Ramcharan, “Sahadaki uzmanlardan aldığımız geri bildirimler çok netti: Daha fazla varlık, daha fazla veri, daha az zaman. Bu baskı altında doğru kararlar alabilmek için daha güçlü, daha hızlı ve daha güvenilir bir platforma ihtiyaç vardı. EMS, bu gerçekliği merkeze alarak tasarlandı. Gelişmiş veri analitiği ve gerçek zamanlı kontrol sayesinde kesinti sürelerini azaltıyor, performansı sürekli izleyerek proaktif iyileştirmeler yapılmasını sağlıyor. Bu çözüm, hibrit santrallerde operasyonel kontrolü hem kolay hem de stratejik bir hale getiriyor. Bizim için önemli olan, yazılımı sahadaki gerçek operasyonel senaryolarla uyumlu hale getirmek ve enerji sektörünün dönüşümüne hız kazandırmak.” dedi. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Interfresh Eurasia Izmir Fuarı için geri sayım başladı! 18-20 Eylül Gaziemir İzmir’de

Türkiye’ye 2024 yılında 8 milyar dolar döviz kazandıran ta ze meyve sebze, kuru meyve ve meyve sebze mamulleri sektörlerinin vitrini konumundaki Interfresh Eurasia Fuarı 18-20 Eylül 2025 tarihleri arasında İzmir’de FUAİZMİR’de düzenlenecek.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin büyük destek verdiği fuara bu yıl 70’in üzerinde ülkeden market zincirleri, büyük toptancılar, ithalatçılar Interfresh Eurasia Fuarına davet edildi. Avrupa coğrafyasından, Rusya coğrafyasından, Orta Doğu ve Hindistan pazarlarında zincir marketler, Çin, Malezya, Singapur gibi ülkelerinde içinde bulunduğu Uzakdoğu, CIS pazarlarından 50’nin üzerinde büyük toptancı fuara kayıtlarını yaptırdı. Interfresh Eurasia Fuarı için geri sayım başladı.

Interfresh Eurasia Fuarı, Meyve, Sebze, Depolama Ambalaj, Lojistik fuarı olarak 2018 yılından bugüne Türkiye’nin meyve, sebze ihracatını arttırma projesi olarak başlamış, bugün Uluslararası fuarcılık alanında Dünya Markası sektörün dünyadaki vitrini haline gelmiştir.

Interfresh Eurasia Fuarı yurt dışında ziyaret edilecek fuarlar listesine girmiş, geçtiğimiz sene 54 farklı ülkeden alıcıya ev sahipliği yapan fuar, bu sene 70’in üstünde ülkeden alıcıları bu yıl; 18-20 Eylül 2025’te İzmir’de buluşturmayı hedeflemektedir.

*Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bu yıl partner ülke! *

Türkiye’mizin ayrılmaz bir parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Partner Ülke Oldu. Bakanlıkların destekleriyle gerçekleşen bu birliktelik, Kıbrıs Türk ticaret Odası ve Kıbrıs Türk Sanayi odalarının üyeleriyle birlikte fuara katılımları ile ivmelendi.

Sektöre, üreticiye, çiftçiye. İhracatçı, tüccara, hem kentliye hem köylüye katkı sağlayacak.

Başta Narenciye (Portakal, Mandalina, Limon, Greyfurt) olmak üzere, domates patatesin yanı sıra önümüzdeki yıllarda Tropikal Meyveler (Avokado, Mango, Ejder Meyvesi)katma değeri yüksek ürünleri de teşvik ederek üretimin artırılmasıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ciddi anlamda ekonomik katma değer sağlanacaktır.

Tüm üretilen bu ürünlerin yurt dışına pazarlanmasında Interfresh Eurasia direkt veya indirek olarak uluslararası pazarlara ulaşmasında katkı sağlayacaktır.  

İnterfresh in katkısı, 1-2 Milyon dolardan, 200 Milyon dolara!

Interfresh’te, Yurtdışı Market Zincirleri ve Alım Heyetlerinde %100 e varan artış!

Bu yıl 70’in üzerinde ülkeden market zincirleri, büyük toptancılar, ithalatçılar Interfresh Eurasia Fuarına davet edilmiştir. 2025 yılında Avrupa coğrafyasından, Rusya coğrafyasından, Orta Doğu ve Hindistan pazarlarında zincir marketler, Çin, Malezya, Singapur gibi ülkelerinde içinde bulunduğu Uzakdoğu, CIS pazarlarından 50’nin üzerinde büyük toptancı fuara kayıtlarını yaptırmış ve geri sayım başlamıştır.

HAYAT HATAY!

Başka bir müjde ise bu sene Hatay ilimizin partner şehir olması!

2025 yılında partner şehr HATAY olarak sektörün tüm paydaşları ile İzmir Interfresh’te yer alarak dünyanın dört bir yanından gelen alıcıları HAYAT HATAY projesi altında buluşuyor olması da bizler için ayrı bir gurur kaynağı. Yüzyılın felaketi bir deprem ile sarsılan Hatay ilimiz çok hızlı bir şekilde tekrar eski günlerine kavuşturmak için Hatay Valiliğimiz önderliğinde yürütülen Kadın Kooperatiflerimizi destekleyen bu projeyi bizde önemsiyor ve destekliyoruz.

Proje kapsamında 53 kadın kooperatifi ve 600 kadın üretici, 105 binden fazla ürünü hayathatay.com, zincir market stantları ve INTERFRESH EURASIA fuarı aracılığıyla hem Türkiye’ye hem de dünya pazarına sunmaya katkı sağlamak bizler için onurdur.

Türkiye’mizin kalkınma projelerine örnek teşkil eden bu projeye destek vermek ve bir parçası olmak İnterfresh Eurasia İzmir ailesi olarak bizler için gurur kaynağıdır.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

9 Eylül’de Seferihisar’da dayanışma konseri: “Bir Fidan Bin Nefes”

Seferihisar Belediyesi, Joy Sığacık ve Seferihisar Müzik, Kültür, Sanat ve Halk Oyunları Derneği iş birliğiyle 9 Eylül’de orman yangınlarında zarar gören alanlar için anlamlı bir dayanışma konseri düzenleniyor. “Bir Fidan Bin Nefes” başlığıyla gerçekleştirilecek etkinlikte Seferihisarlılar hem kurtuluş gününün coşkusunu hem de doğaya nefes olmanın gururunu yaşayacak.

Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, yaptığı açıklamada tüm yurttaşları bu anlamlı etkinliğe destek olmaya davet ederek şunları söyledi:

“Geçtiğimiz aylarda yaşadığımız yangınlar ormanlarımızla birlikte hepimizin yüreğini yaktı. Yaklaşık 11 bin hektarlık alanımız kül oldu. Ancak biz Seferihisarlılar doğaya olan sevgimizle ve dayanışmamızla bu yaraları birlikte saracağız. ‘Bir Fidan Bin Nefes’ kampanyamızla kaybettiğimiz ormanlarımızı yeniden yeşertecek, çocuklarımıza daha yeşil bir gelecek bırakacağız.
Bugün düzenlediğimiz bu dayanışma konseri sadece bir müzik etkinliği değil. Geleceğe diktiğimiz umutların, nefeslerin, fidanların konseridir. Çünkü her bir fidan çocuklarımız için yeni bir yaşam, yeni bir nefes demektir.
9 Eylül’ün kurtuluş ruhuyla hem toprağımıza hem geleceğimize sahip çıkıyoruz. Tüm Seferihisarlıları bu büyük dayanışmaya ortak olmaya davet ediyorum.”

9 Eylül saat 20.30’da Joy Sığacık’ta gerçekleşecek konserden elde edilecek gelir ve kampanya kapsamında yapılacak bağışlarla Seferihisar’da yangından etkilenen bölgelerde ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirilecek. Her bir fidan Seferihisar’ın doğasına yeniden nefes olacak.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mudanya 7. Kitap Fuarı Başladı

Mudanya Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği Kitap Fuarı, bu yıl yedinci kez okurlarla buluştu. “Adalet: Hak mı, Hukuk mu?” temasıyla Mütareke Meydanı’nda gerçekleştirilen açılış töreninde dev bir kitabın içinden balonlar gökyüzüne yükseldi.
Fuarın açılış törenine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, CHP Mudanya İlçe Başkanı Kurtuluş Furkan Atalay’ın yanı sıra daire başkanları, meclis üyeleri ve kitapseverler katıldı.
“ADALET BİR İHTİYAÇTIR”
Açılışta konuşan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, bu yılki fuarın temasının adalet olarak belirlendiğine dikkat çekerek, “Adalet sadece mahkeme salonlarında değil, hayatımızın her alanında bir ihtiyaçtır. Günümüzde tanıklık ettiğimiz haksız ve hukuksuz kararlar hepimize aynı gerçeği hatırlatıyor. Eğer adalet yoksa huzur da yoktur, güvende yoktur” dedi.  Adaletin sadece hukuk kitaplarında aranmayacağını söyleyen Dalgıç, şöyle konuştu:
“Adalet sanatın aynasında, edebiyatın satır aralarında, bir şiirin sesinde, bir romanın kahramanında da yeniden doğar. Kitaplar bize iyileşmenin, dayanışmanın ve hakikatin yolunu gösterir. Kalemle yazılan her satır adalet arayışının bir parçasıdır. Ülkemizde öyle günlerden geçiyoruz ki, doğru ile gerçek aynı değil, adil ve eşit aynı değil. O yüzden kitaplarla, edebiyatla bir arada olmayı çok önemsiyoruz.”
DALGIÇ: VİCDAN BULUŞMASI
Mudanya’nın “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesinin şehri olduğunu hatırlatan Başkan Dalgıç, “Haksızlıklara karşı durmayı ve adaletin sesi olmayı görev biliyoruz. Bu fuar da işte bu yüzden yalnızca bir kitap buluşması değil; aynı zamanda bir vicdan buluşmasıdır.” dedi. Dalgıç, şöyle devam etti:
“Bugün burada edebiyatın iyileştirici gücüyle bir araya geldik. Şunu unutmayalım: Ne kadar çok okursak, o kadar çok düşünürüz; ne kadar çok düşünürsek, o kadar çok sorgularız ve ne kadar çok sorgularsak, adalete o kadar yaklaşırız. Fuarımıza emek veren tüm yayınevlerine, yazarlarımıza, sanatçılarımıza ve siz değerli okurlarımıza teşekkür ediyorum. Mudanya’nın sokaklarında kitap kokusunun, meydanlarında hakikat arayışının eksik olmamasını diliyorum. Hep birlikte daha adil, daha özgür, daha aydınlık bir Türkiye umuduyla, 7. Kitap Fuarımız hayırlı olsun.”
BOZBEY: ADALET ARAYIŞINDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ
Adalet temasıyla başlayan Mudanya 7. Kitap Fuarı’nın kitapların, fikirlerin ve özgür düşüncenin buluştuğu bir fuar olacağını söyleyen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Kitaplarla geleceğe umutla bakan, özgürce düşünen, adalet arayışından vazgeçmeyen bir toplumun imzasını atıyoruz” dedi. Emek veren herkese teşekkür eden Bozbey, tüm Bursalıları ve Bursa’ya gelen ziyaretçileri kitap fuarının eşsiz atmosferini yaşamaya ve kitapların dünyasında yeni ufuklar keşfetmeye davet etti.  
Kitapların aklın ışığı, vicdanın sesi ve özgürlüğün en güçlü kalesi olduğunu söyleyen CHP Mudanya İlçe Başkanı Kurtuluş Furkan Atalay ise bir toplumun gerçek kurtuluşunun bilgi, kültür ve sanatla olacağını ifade etti. 
SOYKAN: BİZ HALKIZ, BİZ KAZANACAĞIZ
Mudanya Kitap Fuarı’ndaki açılışın ardından Onlar TV yayıncıları, gazeteciler Murat Ağırel ve Timur Soykan, “Adalet Söyleşileri”nin ilk konukları oldu. “Adaletin Bugünü” başlıklı söyleşide kitapseverlerle buluşan gazeteciler, adaletin önemine vurgu yaparak haber süreçlerinde yaşadıklarını anlattılar. Asla umudunu kaybetmediğini söyleyen Timur Soykan, “Süngüyle, çırılçıplak düşmanın üzerine gitmiş bir halkın kurduğu bir Cumhuriyet burası. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının ölümü göze alarak, ölmeyi emrederek, bu vatan toprağını bırakmayarak savaştığı bir ülke burası. Biz halkız, biz milyonlarca insanız. O yüzden biz kazanacağız, halk kazanacak.” dedi.
AĞIREL: CUMHURİYET DEVRİMLERİNE SARILIN
Murat Ağırel ise karamsarlığa kapıldığında “Mavi Gözlü Dev”in emriyle bağımsızlık mücadelesi veren askerleri hatırladığını söyleyerek, şunları dile getirdi:
“Adaleti biz savunacağız. İradeniz, öfkeniz her gün artacak. Ama iradeniz de öfkeniz de inadınıza yansısın. Cumhuriyet devrimlerine sıkı sıkı sarılın. O inadınızı meydanlara taşıyın ve ‘Yaşasın Mustafa Kemal, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın laiklik, yaşasın mavi gözlü dev!’ diye haykırın yüzlerine. Biz kazanacağız, onlar kaybedecek. Halk kazanacak, onlar kaybedecek.”
DALGIÇ: DAYANIŞMAMIZI KAYBETMEYELİM
Söyleşinin sonunda Soykan ve Ağırel’e teşekkür eden Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, iki gazetecinin duygulara tercüman olduklarını ifade ederek, şöyle konuştu:
“Sarı saçlı, mavi gözlü dev bize ne yapmamız gerektiğini göstermiş. Cumhuriyet’e sahip çıkarsak, onun dediklerini uygularsak ve en önemlisi dayanışmamızı kaybetmezsek, bize karada da havada da ölüm yok. Biz kazanacağız, halk kazanacak.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kömür ve Süt Ürünleri Festivali Malkara’da Coşkuyla Başladı

Malkara, ilk kez düzenlenen Kömür ve Süt Ürünleri Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. 3 Eylül 2025 Çarşamba günü başlayan Festival, Eski Otogar Alanı’nda kurulan stantlar, sahne etkinlikleri ve çocuklara özel atölyelerle, hem ilçenin kültürünü tanıtıyor hem de vatandaşlara unutulmaz anlar yaşatıyor.

Yöresel ürünler ve el emeği göz doldurdu

Festival alanında kurulan stantlarda yöresel süt ürünleri, kömür ve el emeği ürünler vatandaşlarla buluştu. Festival boyunca alanı dolduran yüzlerce ziyaretçi hem alışveriş yaptı hem de Malkara’nın kültürel zenginliğini keşfetme fırsatı buldu. Çocuklar için kurulan yüz boyama ve oyun alanları, küçük misafirlerin de yüzlerini güldürdü.

“Dünden Bugüne” Resim Sergisi İlgi Çekiyor

Festival kapsamında, Kültür Merkezinde Malkara’nın üretim tarihini gözler önüne seren bir resim sergisi de yer alıyor. Sergide “Dünden Bugüne Kömür Üretimi” ve “Dünden Bugüne Peynir Üretimi” temalarıyla ilçenin kömür ve süt ürünleri geçmişi ziyaretçilere sunuluyor. Tarihi fotoğraflar ve görseller, Malkara’nın üretim serüvenini adeta bir zaman tüneli gibi gösteriyor.

Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk: “Festival Malkara için bir bayram”

Festivalin açılış töreninde konuşan Malkara Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk, festivalin ilçenin tanıtımı ve ekonomisi açısından önemine dikkat çekti:

Bugün Malkara’nın en özel günlerinden birini yaşıyoruz. Kömür ve Süt Ürünleri Festivali, ilçemizin üreticilerini, esnaflarını ve misafirlerini bir araya getiren büyük bir buluşma noktası. Bu festival sadece bir etkinlik değil, Malkara’nın tanıtımı, ekonomisi ve kültürü için bir bayramdır. Tüm hemşehrilerimizi ve çevre illerden gelen misafirlerimizi bu coşkuyu bizimle paylaşmaya davet ediyorum” dedi.

Sponsorlar ve destekçiler unutulmadı

Malkara Belediyesi, festivale katkı sağlayan tüm sponsor firmalara, üreticilere ve kurumlara teşekkür ederek bu dayanışmanın ilçeye değer kattığını vurguladı.

Festival Programı

• Yöresel Ürün Stantları – Gün boyu açık – Eski Otogar Alanı

• Sokak Basketbolu Turnuvası – Dr. Sadık Ahmet Kent Parkı

• Ritim Arya Malkara Grubu Müzik Dinletisi – 4 Eylül Perşembe, 18:00 – Hükümet Önü

• Kortej Yürüyüşü – 4 Eylül Perşembe, 18:30 – Hükümet Önü

• Balık Tutma Etkinliği – 5 Eylül Cuma, 17:00 – Karaiğdemir Barajı

• Çocuk Tiyatrosu (Kirli Ormanın Yaramaz Geyikleri) – 6 Eylül Cuma, 14:00 – Kültür Merkezi

• Plaket Takdimi – 6 Eylül Cuma, 21:00 – Eski Otogar Alanı

• Ağaç Dikme Etkinliği – 6 Eylül Cuma, 16:00 – Yeni Belediye Düğün Salonu Önü

• Uçurtma Şenliği – 7 Eylül Cuma, 17:00 – Yeni Belediye Düğün Salonu Önü

• El Sanatları ve Çocuk Atölyeleri – 4-6 Eylül, 19:00

Konserler:

• 4 Eylül Perşembe, 21:00 Murat Mermer / 22:30 Selin Ataş – Eski Otogar Alanı

• 5 Eylül Cuma, 21:00 DJ Elize / 22:00 KOLPA – Eski Otogar Alanı

• 6 Eylül Cuma, 21:30 Derya Uluğ – Eski Otogar Alanı

Festival, 3 – 7 Eylül tarihleri arası, Eski Otogar Alanı’nda tüm Malkara halkını ve çevre illerden gelen misafirleri ağırlamaya devam edecek.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Eylül’ün En Büyüleyici Dokunuşu: Titanic Luxury Collection Bodrum

Eylül’ün ılık yaz esintileriyle birlikte Bodrum akşamları altın tonlarında bir huzur fısıldıyor. Gündüzün ışığı parlaklığını koruyor, deniz sabahları inci gibi, akşamüstü gökyüzü lavanta ve şeftali arasında dans ediyor.

Güvercinlik Koyu’nda, berrak suların ipeksi kum ile buluştuğu adeta bir keyif alanı olarak tasarlanan plajıyla Titanic Luxury Collection Bodrum,  misafirlerini Ege’nin dinginliğine davet ediyor. Şık ve ayrıcalıklı hissettiren oda ve villa seçenekleri, denizi seyreden balkonları, yerel ürünler ve dünyanın seçkin tatlarını buluşturan gastronomi anlayışı  ve detaylara odaklanan yaklaşımları ile  unutulmaz bir konaklama sunuyor.

Eylül akşamlarının büyüsüne eşlik eden lezzetler, Titanic Luxury Collection Bodrum’un özenle seçilmiş à la carte restoranlarında hayat buluyor. Hasır À la Carte Restaurant’ta Anadolu mutfağının seçkin mezeleri, kebapları ve yöresel tatlıları, nefes kesen Ege manzarası eşliğinde sunuluyor. Pascarella À la Carte Restaurant, modern İtalyan mutfağını çağdaş dokunuşlarla zenginleştirirken; Yamas À la Carte Restaurant, Akdeniz ve Ege esintisi taşıyan özgün deniz ürünleri ve özel sunumlarla misafirlerini ağırlıyor. Beef Grill Club ve Nori ise dry-aged etler ile Uzakdoğu mutfağının inceliklerini, şeflerin özel dokunuşlarıyla sunuyor.

Doğanın kalbinde, mavinin huzuruyla yeşilin enerjisini birleştiren, en ileri teknolojili ekipmanlarla donatılmış BeFine Sport; profesyonel sporcuların ve tutkulu fitness severlerin vazgeçilmez buluşma noktası. Modern dokunuşlar ve dinamik dekorasyonuyla ilham veren bir atmosferde, spor bambaşka bir boyuta taşınıyor.

 Ege esintileri ve kuş sesleriyle sarmalanan bir huzur noktası BeFine Spa, doğanın kalbinde, tazelik ve dinginliğin en zarif halini hissedeceğiniz eşsiz bir spa deneyimi sizi bekliyor.

Eylül ayında Titanic Luxury Collection Bodrum’da olmak, yazın son sayfasını huzurla çevirmenin, Ege’nin zarafetiyle tatlı vedasını yaşamanın tanımı. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çim Konserleri sahnesi Derya Uluğ’u ağırladı

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen 94. İzmir Enternasyonal Fuarı, Çim Konserleri’nde birbirinden değerli isimleri ağırlamaya devam ediyor. Çim Konserleri, bu kez pop müziğin güçlü sesi Derya Uluğ’u ağırladı. Uluğ, alanı dolduran izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.

94. İzmir Enternasyonal Fuarı, altıncı gününde de on binleri ağırladı. Fuar kapsamında yapılan geleneksel Çim Konserleri ise yine binlerce İzmirlinin eğlence noktası oldu. Migros sponsorluğunda sahne alan ünlü pop sanatçısı Derya Uluğ, iki saat boyunca “Nefes”, “Okyanus”, “Canavar”, “Yansıma” gibi sevilen şarkılarını seslendirdi. İzmirli sanatçı Derya Uluğ, “Ben bu akşam memleketimdeyim. Çok mutluyum. Çocukken hep gelip gezip dolaştığım, konserleri izlediğim fuardayım, evimdeyim. Birlikte sanki aynı yerde oturur gibi konser vereceğiz. Her telden karşılıklı şarkılar söyleyeceğiz” dedi. 

Sanatçı şiddete ve Gazze’ye dikkat çekti
Sanatçı, sadece sevilen şarkılarını seslendirmekle kalmadı. “Sana Çıkıyor Yollar” şarkısını söylerken kadın cinayetlerine, şiddete, çocuk istismarına ve Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek toplumsal mesaj verdi. Konserin en özel anı, Derya Uluğ’un sahneye sevgilisi başarılı müzisyen Asil Gök’ü davet etmesiyle yaşandı. İkili. “Yansıma” şarkısını birlikte seslendirdi. İki sanatçının güçlü ve duygusal yorumu, fuar alanını dolduran binlerce kişiye adeta büyülü bir an yaşattı. Seyircilerin büyük coşkuyla eşlik ettiği düet, gecenin en çok alkış alan performansı oldu. Asil Gök, seslendirdiği “Tuana” şarkısı ile de büyük beğeni kazandı. Konser alanını dolduran seyirciler, gece boyunca Uluğ’un şarkılarına hep bir ağızdan eşlik etti.

Konser serisi devam ediyor
Kültürpark’ta düzenlenen Çim Konserleri, fuar boyunca ünlü sanatçıları ağırlamaya devam edecek. 4 Eylül’de Gripin (Migros sponsorluğunda), 5 Eylül’de Mustafa Sandal, 6 Eylül’de Selda Bağcan, 7 Eylül’de Sertab Erener, 8 Eylül’de Duman sevenleriyle buluşacak. Fuarın son günü 9 Eylül’de ise Mor ve Ötesi, İzmir’in kurtuluşunun 103. yılına yakışır bir final yapacak. Konserler saat 21.15’te başlıyor.

Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’nda Deniz Göktaş sahnedeydi
İzmir Enternasyonal Fuarı’nın kültür-sanat alanındaki önemli duraklarından Atatürk Açık Hava Tiyatrosu, etkinliklerinin üçüncü gününde de kahkaha dolu bir geceye ev sahipliği yaptı. Komedyen Deniz Göktaş, stand-up gösterisiyle sahnedeydi. Fuar ziyaretçileri, gösteriye büyük ilgi gösterdi. Göktaş, güncel konulara yaptığı göndermeler, enerjik ve interaktif stand up tarzıyla izleyenleri kahkahaya boğdu. 

8 Eylül’e kadar devam edecek
Tamamı ücretsiz olan Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’ndaki etkinlikler, 8 Eylül’e kadar sanatseverleri ağırlayacak. 4 Eylül Ali Congun’un “Adliye Çayı”, 5 Eylül Miray Akovalıgil’in “Ya Bende Bir Şey Yoksa” performansları Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’nda olacak. Etkinlik programı; 6 Eylül akşamı sihirbaz Enver Ertaş “The Illusionist”, 7 Eylül günü Anlatanadam (İbrahim Türker), 8 Eylül akşamı Tahsin Hasoğlu’nun gösterileriyle devam edecek.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

‘Asya’nın Vahşi Eşek Arıları’, 6 Eylül Cumartesi 20.00’de National Geographic WILD Ekranlarında!

Asya eşek arısı kolonilerinin merkezinde yer alan güçlü kraliçeler, yeni yuvasında sadık ve ölümcül bir ordu kurar ve bu ordu, kovanı korumak için her şeyi göze alır.

“Asya’nın Vahşi Eşek Arıları”, 6 Eylül Cumartesi akşamı saat 20.00’de National Geographic WILD ekranlarına geliyor.

Ödüllü yönetmenlerden nefes kesen belgeselleri, vahşi yaşamın gözler önüne serildiği kaliteli yapımları Türk izleyicisi ile buluşturan National Geographic WILD kanalını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı