Kültür, Sanat ve Edebiyat Günleri Güllük’te Sanatseverlerle Buluştu

Milas Belediyesi tarafından düzenlenen 30 Ağustos Kültür, Sanat ve Edebiyat Günleri Güllük  Mahallesi’nde devam etti.

Hafta boyunca sürecek etkinliklerin üçüncü gününde oyuncu, yazar Nilüfer Açıkalın ve müzisyen Haluk Çetin söyleşi etkinliği ile Güllüklü sanatseverlerle buluştu. Birbirinden değerli şairlere ait olan şiirleri seslendiren ve kendi kaleminden çıkan öyküleri anlatan Nilüfer Açıkalın’a müzisyen Haluk Çetin gitarı ve söylediği şarkılarla eşlik etti.

Milas Belediyesi Güllük Hizmet Binası önünde gerçekleştirilen etkinliğe vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Erken saatlerden itibaren alanı doldurmaya başlayan Güllüklü vatandaşlar seslendirilen şarkıları hep bir ağızdan söyleyerek alkışlarla eşlik etti. Söyleşi etkinliğinde cep telefonlarından fotoğraf ve videolar çekerek anları ölümsüzleştiren vatandaşlar sanat dolu bir akşam yaşadılar.

Başkan Topuz’dan etkinliklere davet…

Programı baştan sona takip eden Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, etkinliğin sonunda sahneye gelerek iki sanatçıya plaket takdim etti. Başarılı performanslarından dolayı Haluk Çetin ve Nilüfer Açıkalın’ı kutlayan Başkan Topuz, alanı dolduran Güllüklü vatandaşlara teşekkür etti. Kültür sanat etkinliklerinin bundan sonraki süreçte de artarak devam edeceğini ifade eden Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, Milas Belediyesi tarafından düzenlenen 30 Ağustos Kültür, Sanat ve Edebiyat Günleri’nin Ören ve Selimiye’de gerçekleştirilecek olan programlarına tüm vatandaşları davet etti.

Güllük’te gerçekleşen söyleşi etkinliğine Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, Belediye Başkan Yardımcısı Ali Özgür, belediye meclis üyeleri, Güllük Mahalle Muhtarı Ali Polat ve vatandaşlar katıldı.

Etkinliğin dördüncü günü Ören’de devam edecek…

Milas Belediyesi tarafından düzenlenen 30 Ağustos Kültür, Sanat ve Edebiyat Günleri’nin dördüncü günü Ören Mahallesi’nde devam edecek. Besteci, yorumcu ve müzisyen Haluk Çetin ve Türk tarihçi, televizyon programcısı ve oyuncu Pelin Batu’nun konuk olacağı programda; şair, tiyatro oyunu, roman, deneme ve makale yazarı Melih Cevdet Anday için anma gecesi düzenlenecek. Anma gecesi 28 Ağustos Perşembe (bugün) 20.30’da Ören Yalı Konser Alanı’nda gerçekleşecek.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Lexus Sinema Dünyasıyla Ortak Vizyonunu 82. Venedik Film Festivali’nde Paylaşıyor

Premium otomobil üreticisi Lexus, sinema dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan 82. Venedik Uluslararası Film Festivali – La Biennale di Venezia’daki yerini aldı. Lexus, sanat dünyasının yakından takip ettiği festivale üst üste dokuzuncu kez, festivalin sponsoru ve resmi otomobili olarak destek veriyor.

27 Ağustos’ta başlayarak 6 Eylül’e kadar sürecek festival boyunca yönetmenler, oyuncular ve davetliler Lexus’un elektrifikasyon teknolojilerini yansıtan yenilikçi araçlarıyla taşınacak. Bu senenin yıldızı ise yeni nesil Lexus ES sedan modeli olacak.

Festival alanında kırmızı halıya giriş yapan davetlileri ilk selamlayan ve kendi özel sergilemesiyle öne çıkan yeni Lexus ES, dinamik tarzını ve teknolojiyi bir araya getirerek Lexus’un “Kişiselleştirilmiş Lüks” yaklaşımını ortaya koyacak. ES sedan modelinin yanı sıra elektrikli RZ, plug-in hibrit NX ve tam hibrit RX, LBX, ES ve UX de festival boyunca konuklara eşlik edecek.

Melis Sezen Venedik’te

Venedik Film Festivali’nde her yıl olduğu gibi Türkiye’den de özel isimler kırmızı halıda boy gösterecek. Bu yılın en dikkat çeken isimlerinden biri ise, oyuncu Melis Sezen olacak. Lexus’un konuğu olarak festivale katılacak Melis Sezen, kırmızı halı yürüyüşünü yaparak bir kez daha şıklığını ve zarafetini yansıtacak. Lexus ile keyifli ve dikkat çeken iş birliğine sahip olan Sezen, 5 Eylül’de festival kapsamında prömiyeri yapılacak olan Ri gua zhong tian (The Sun Rises on Us All) filmini izleyecek. Çinli yönetmen Cai Shangjun’un 131 dakikalık prestijli yapımı, aşk, fedakarlık ve eski aşıkların yıllar sonra yeniden yollarının kesişmesi üzerine dokunaklı bir hikaye sunuyor.

Venedik’te öne çıkanlar

82. Venedik Film Festivali, yine dünya sinemasının en iddialı yapımlarına ev sahipliği yapacak. Festivalin açılış filmi, aynı zamanda Altın Aslan için yarışacak olan Paolo Sorrentino imzalı “La Grazia” olacak. Festival Sanat Direktörü Alberto Barbera’nın açıkladığı programa göre bu yıl ana yarışmada toplam 21 film yer alıyor.

Altın Aslan için yarışacak yapımlar arasında Olivier Assayas’ın The Wizard of the Kremlin, Noah Baumbach’ın Jay Kelly, Guillermo del Toro’nun Frankenstein, Yorgos Lanthimos’un Bugonia, Jim Jarmusch’un Father Mother Sister Brother, Kathryn Bigelow’un A House of Dynamite, Park Chan-wook’un No Other Choice ve Benny Safdie’nin The Smashing Machine gibi dikkat çekici filmler bulunuyor. Jüri başkanlığını ise Amerikalı yönetmen Alexander Payne üstlenecek. Festival, 6 Eylül’deki ödül töreniyle sona erecek.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kore Dalgası içerikleri ile iki ülke arasında yeni iş fırsatları yaratılacak

Kore Kültür, Spor ve Turizm Bakanlığı’nın ev sahipliğinde, Kore Yaratıcı İçerik Ajansı (KOCCA) tarafından düzenlenecek olan “K-Content Expo Türkiye’de”, 3 Eylül Çarşamba ile 5 Eylül Cuma tarihleri arasında İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Etkinlik, Kore ve Türkiye arasındaki içerik alışverişini genişletmeyi ve yeni iş fırsatları yaratmayı amaçlıyor. Yayıncılık, oyun, çizgi roman ve webtoon gibi stratejik alanları temsil eden toplam 30 Kore içerik şirketi etkinliğe katılacak. Bu şirketler, Kuleli Fuaye’de Türkiye ve komşu bölgelerden yaklaşık 70 alıcıyla bire bir ihracat görüşmeleri gerçekleştirecek.

Sevilen sanatçılarla OST konseri..

Etkinlikte ayrıca yayıncılığa olan yoğun ilgiyi yansıtan bir yan etkinlik olarak K-Drama OST Konseri düzenlenecek. Konser; 4 Eylül Perşembe günü 19:00 ile 21:00 saatleri arasında Sadabad Oditoryumu’nda gerçekleşecek. Konserde şarkıcı HEO GAK, sanatçı Han Lee Ie ve YouTuber God Dyu sevilen dizilerin duygularını müzikle yeniden canlandıracak.

“K-Content Expo Türkiye’de…” ile Türkiye ve Kore arasındaki yayıncılık, oyun, animasyon ve müzik gibi çeşitli içerik alanlarında uzun vadeli iş birliği için bir temel oluşturmanın yanı sıra içerik yoluyla iki ülke arasındaki kültürel iletişimin derinleştirilmesi de hedefleniyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Garanti BBVA, takas finansmanını 2plan iş birliğiyle yeniden devreye aldı

Garanti BBVA, otomotiv sektöründe uzun yıllardır müşterilerine sunduğu güvenilir ve pratik takas finansmanı ürününü, bu kez 2plan’ın ihale hizmetiyle entegre ederek yeniden hayata geçiriyor.

Yeni iş birliği kapsamında, 2plan İhale üyeleri ve müşterileri, satın aldıkları araçları satış gerçekleşene kadar Garanti BBVA’nın takas finansmanı desteğiyle finanse edebilecek. Bu sayede üyeler, araç alım-satım süreçlerinde nakit akışlarını daha etkin yönetme imkânı bulurken, ticari operasyonlarında önemli bir esneklik elde edecek.

Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Koray Öztopçu, şunları söyledi: “Garanti BBVA olarak otomotiv sektöründeki müşterilerimizin her zaman yanında yer alıyoruz. Uzun yıllardır güvenle kullanılan takas finansmanı ürünümüzü 2plan İhale iş birliğiyle yeniden sunarak sektörde önemli bir ihtiyaca çözüm getirmeyi hedefliyoruz. Bu ürün sayesinde üyeler, araç satışlarında finansmana daha hızlı ve pratik şekilde erişirken işlerini büyütme yolunda güçlü bir destek alıyor. Müşterilerimizin büyüme yolculuklarına eşlik ederken aynı zamanda otomotiv sektörünün gelişimine de katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sektöre değer katacak yenilikçi çözümlerimizi müşterilerimizle buluşturmaya devam edeceğiz.”

2plan İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür ise iş birliğine dair şunları ekledi: “2plan olarak otomotiv sektöründe her zaman yenilikçi çözümler geliştiren, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran bir merkez olmayı hedefledik. Garanti BBVA ile son kullanıcıya özel finansman çözümleriyle ilgili mevcut iş birliğimizi daha da genişleterek, 2plan İhale tarafında hayata geçirdiğimiz bu projeyle üyelerimize hız ve güvenin yanında güçlü bir finansal esneklik de sunuyoruz. İhale süreçlerinde nakit akışını kolaylaştıran bu çözüm sektör için önemli bir adım. Biz 2plan’da yalnızca araç satışını değil, müşterilerimizin tüm süreçlerini sürdürülebilir ve güvenilir bir şekilde yönetmelerini sağlayacak hizmetleri sunmaya devam edeceğiz.”

Türkiye’nin ilk Otomotiv Deneyim Merkezi olan 2plan, tüm otomotiv hizmetlerini tek çatı altında bir araya getirerek sektöre yenilikçi çözümler sunuyor. Bu iş birliği ile doğrudan ikinci el ticareti yapan firmalara özel 2plan İhale’de kullanılan bu yeni finansman modeli, üyelerin araç tedarikini kolaylaştırırken sektörde önemli bir ilke de imza atıyor.

Garanti BBVA ve 2plan iş birliğiyle yeniden devreye alınan takas finansmanı ürünü, 2plan İhale üyelerine hız, güven ve finansal esneklik sunuyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

En özel deniz festivali 30 Ağustos’ta

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kent Konseyi iş birliğinde 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında bu yıl 5’incisi düzenlenecek “Engelsiz Deniz Festivali”, engelli bireyleri denizle buluşturacak. Festival, 30 Ağustos Cumartesi günü saat 12.30’da Darıca Bayramoğlu Halk Plajı’nda başlayacak.

ÖZEL BİREYLER UNUTULMAZ BİR GÜN YAŞAYACAK
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, özel gereksinimli vatandaşları sosyal yaşamın içerisinde tutmak, hayata uyum ve katılımlarını arttırmak amacıyla etkinlikler gerçekleştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kent Konseyi iş birliğinde gerçekleştirilen “5. Engelsiz Deniz Festivali” bu yıl Darıca Bayramoğlu Halk Plajı’nda gerçekleştirilecek. Festivalin, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’na denk gelmesi coşku ve heyecanı daha da artıracak.

DARICA BAYRAMOĞLU HALK PLAJI’NDA
Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen festival, 30 Ağustos Cumartesi günü saat 12.30’da başlayacak. Program, 12 ilçede faaliyet gösteren derneklerden çok sayıda özel gereksinimli vatandaşın ve ailelerinin katılımıyla gerçekleşecek.

ETKİNLİKLERLE DOLU FESTİVAL
Festival kapsamında engelli bireyler; jet ski, muz, kano ve ringo gibi aktivitelerle denizin keyfini çıkaracak. Ayrıca plajın engelsiz hale getirilmesiyle özel gereksinimli bireylerin denize erişimleri kolaylaştırılacak. Festival alanında çocuklara ve gençlere yönelik rozet yapımı ve şapka atölyeleri, taş boyama, kalemlik boyama, çim adam etkinliği, yüz boyama ve balon aktiviteleri de yer alacak. Bu atölyeler sayesinde sosyal, bilişsel, duygusal ve motor becerilerin gelişmesi, bağımsız yaşam becerilerinin artması ve topluma katılımın desteklenmesi hedefleniyor.

CAN GÜVENLİĞİ ÖN PLANDA
Engelli bireyler ve ailelerinin gün boyu güvenle vakit geçirmeleri için festival boyunca cankurtaranlar, yüzme eğitmenleri ve profesyonel su sporu eğitmenlerinden oluşan geniş bir ekip görev yapacak. Böylece katılımcılar güvenli bir şekilde deniz aktivitelerini deneyimleme fırsatı bulacak.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yaşamı yazıya dökmenin serüveni bu kitapta: “Otobiyografi”

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Linda Anderson’un kaleme aldığı “Otobiyografi” adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Bülent Ayyıldız’ın dilimize çevirdiği bu çalışma, “Her yazı bir tür otobiyografi sayılabilir mi? Yazarlar anlatı yoluyla kendilerini nasıl kurar, yeniden yaratır ve keşfeder?” sorularından yola çıkarak okurları otobiyografinin zengin ve katmanlı dünyasına davet ediyor.

VBKY’nin edebiyat kitaplığı, “Otobiyografi” adlı kitapla genişlemeye devam ediyor. Linda Anderson’un yazdığı, Bülent Ayyıldız’ın dilimize çevirdiği bu eser, edebiyatın en ilgi çekici ve kışkırtıcı türlerinden birine güçlü bir giriş sunuyor. Aynı zamanda Aziz Augustinus’tan Rousseau’ya, çağdaş anı yazılarından dijital bloglara kadar uzanan geniş bir yelpazede, yaşam anlatılarının itiraf, günlük ve anı gibi farklı formlarını inceliyor. Öznellik, hakikat, bellek ve kimlik üzerine temel tartışmaları ele alırken; feminist, postkolonyal ve postyapısalcı kuramlardaki önemli gelişmeleri de mercek altına alıyor. Edebi anılar, tanıklık yazımı ve öz-anlatım gibi güncel konulara yeni bölümler ayıran “Otobiyografi”, kuramsal derinliği açık ve anlaşılır bir anlatımla birleştiriyor. Hem öğrenciler hem araştırmacılar hem de yaşamlarımızı nasıl yazdığımızı merak eden herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.

Kitaptan:

“Bir an için tanımlara dönecek olursak 1960’ların ve 1970’lerin bu biçimlendirici eleştirisinde açığa çıkan bir paradoksun iş başında olduğunu görebiliriz. Bir yandan otobiyografi, biçimlendirdiği benlik kadar tarif edilemez ve indirgenemez olarak algılanır: “Otobiyografinin edebî bir tür olarak tanımlanması bana neredeyse imkânsız görünüyor” der James Olney (1972: 38). Öte yandan Lejeune ve Gusdorf gibi eleştirmenler, otobiyografinin kurgudan açıkça ayırt edilebilen otoriter bir “hakikat anlatma” biçimi olarak kapsayıcı ve tanımlanabilir olması adına türün hem “koşulları hem de sınırları” sağlaması gerektiğine inanıyordu (Gusdorf, Olney 1980’de). Bir yandan da otobiyografi, bireycilik ve hümanist değerlerle olan ilişkisi sayesinde, teknik olmayan, sağduyulu okumalara açık görülmektedir. Barett Mandel’e göre “Her okuyucu, otobiyografi ve romanın nihayetinde birbirinden tamamen farklı olduğunu bilir” (Mandel 1980: 54). Öte yandan otobiyografi, tedirginlik yaratır çünkü sınırsızca yayılabilir ve her yere ulaşabilir; sürgünde bırakılmadığı veya kategorilerle kısıtlanmadığı takdirde eleştirmenin nesnel duruşunu bile baltalayabilir.”

Yazar Hakkında;

Linda Anderson, Newcastle Üniversitesinde Modern İngiliz ve Amerikan Edebiyatı profesörüdür. Araştırmaları otobiyografi, modern ve çağdaş şiir (özellikle Elizabeth Bishop’ın eserleri), arşiv kuramı ve şiirle arşiv arasındaki ilişkiler ile eleştirel, yaratıcı ve dijital alanlar arasındaki etkileşim üzerinde yoğunlaşmaktadır. Anderson’ın otobiyografi teorisi ve feminist edebiyat eleştirisi alanlarında önemli çalışmaları bulunmaktadır. Başlıca eserleri arasında Autobiography (Routledge, 2001; 2011), Women and Autobiography in the Twentieth Century (1997) ve Elizabeth Bishop: Lines of Connection (Edinburgh University Press, 2013) yer almaktadır. Ayrıca Elizabeth Bishop: Poet of the Periphery (2002) adlı derlemesi ve birçok akademik makalesiyle modern şiir çalışmalarına katkı sunmuştur.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kültürpark’ta açılacak kütüphaneye Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın adı verilecek

Büyük Taarruz’un 103. yıl dönümünde Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Okan Bayülgen İzmirlilerle buluştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Büyük Taarruz ve Cumhuriyet’in Kurucu Ruhuna Yolculuk” başlıklı söyleşiye katılan Bayülgen ve Ortaylı’ya İzmirliler büyük ilgi gösterdi. Söyleşiyi dikkatle takip eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kültürpark’ta yapımını sürdürdükleri ve eylül ayında açmayı planladıkları kütüphaneye Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın adını vereceklerini duyurdu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz’un 103. yılı kapsamında, Okan Bayülgen ve Prof. Dr. İlber Ortaylı’yı İzmirlilerle buluşturdu. “Büyük Taarruz ve Cumhuriyet’in Kurucu Ruhuna Yolculuk” adlı söyleşi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapıldı. Büyük Taarruz’un askeri ve siyasi boyutları, Cumhuriyet’in kuruluş sürecine etkileri, günümüz gençliğine bıraktığı miras üzerine kapsamlı bir değerlendirmenin yapıldığı söyleşiye İzmirliler büyük ilgi gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra; 1989-1991 yılları arasında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı yapan Cengiz Altınkaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Prof. Dr. Pınar Okyay, İsmail Mutaf, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, meclis üyeleri, bürokratlar da söyleşiyi takip etti. 

Tugay:  Ata’mızın çizdiği yoldan yürüyoruz
Söyleşinin açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Biz Atatürk’ü kaybetmiş olsak da manevi olarak onunla beraber yaşıyoruz. Hep böyle hissediyoruz. Ona karşı duyduğumuz saygı ve sevginin temelinde, aslında onun bize milletimize, ülkemize duyduğu saygı ve sevgi var. Biz sadece onun bize olan inancına karşılık vermeye çalışan insanlarız. Onun önderliği, çizdiği yol, koyduğu hedefler her zaman bize ışık olmuş, rehberlik etmiştir. Bizler zaman zaman onları konuşarak, o günleri hatırlayarak tekrar tekrar nasıl bir yolda yürüdüğümüze bakıyoruz. 30 Ağustos’u bir bayram gibi kutlarken, ne kadar zorlu şartlarda bu savaşın kazanıldığını idrak etmek zorundayız. ‘Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır’ diyen o büyük liderin mücadele arkadaşlarıyla birlikte inancından bir gram dahi ödün vermeden bütün dünyaya meydan okurcasına o savaşı kazanması, ‘bugün biz bu ülkenin geleceğini değiştiremeyiz, içinde yaşadığımız kötü günleri düzeltemeyiz’ diye umutsuzluğa kapılan insanların bir şeyleri hatırlaması gerektiğini düşündüğüm için bunları söylüyorum. O günü o günde bırakmamamız gerekir” dedi.

“Bu milletin başını öne eğdirmeyeceğiz”
Geçmişle gurur duyarken bugün yapılması gereken mücadeleden geri durulmaması gerektiğinin altını çizen Başkan Tugay, “Bizler sadece dünün zaferleriyle, evet kabul ediyorum belki insanlık tarihinde, belki Türkiye’nin tarihinde tek bir defa gelecek, gelmiş olan bir liderin varlığıyla övünmenin ötesine geçen bir şeyler yapmalıyız. Bir araya geldiğimiz günler, birbirimizin omzuna biraz daha yaklaştığımız, birbirimizin varlığından güç aldığımız günler olmalı. Milletimize inanmamız lazım. Bizi vatandaş yapan, padişahın kulu olmaktan çıkarıp vatandaş yapan o asil düşüncenin bize armağanının değerinin farkında olmalıyız. Bugünkü şartlar çok zor, onlar o gün bir şekilde başarmış olabilir. Evet açtılar, yorgundular, karşılarında kaç milletin ordusu vardı, onlar onu başardılar ama biz bugün biraz daha fazla çalışmayı, bilinçli olmayı, karakter sahibi olmayı, vatanını milletini sevmeyi, çocuklarına sahip çıkmayı, büyüklerine saygı göstermeyi, emeğin hakkını vermeyi ‘bilemeyiz’,  ‘bunu yapamayız’ dememeliyiz. Atatürk, Cumhuriyet ve Türk Milleti ile gurur duyuyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız ve 9 Eylül’ümüz kutlu olsun. Ben ve benim gibi düşünen insanlar bu milletin başını öne eğdirmeyecek” dedi. 

Ortaylı:  İzmir Atatürk için çok mukaddes bir yerdir
Başkan Tugay, Prof. Dr. İlber Ortaylı’ya Atatürk’ün İzmir’e dair hislerini sordu. Ortaylı, “İzmir’e karşı çok büyük hisleri var, niye? Bir kere Selanikli. Bütün vatanını, Rumeli’yi kaybeden insanlar, adaları kaybeden insanlar bu bölgeye sığındığı için ve burası onları çok mutlu ettiği için İzmir onun için çok mukaddes bir yerdir. İstanbul’dan falan çok daha tatlı bir yerdir. Mantalitesi ona yakın. Burası onun vatanı” şeklinde konuştu. 

Ortaylı’ya kütüphane sürprizi
Ortaylı konuşmasında İzmir’den bir opera binası daha beklediğini söyledi. Başkan Dr. Cemil Tugay, “Biz arkadaşlarımızla bu dönem, en az 4 tane kültür merkezi yapacağız. Bunlardan birisi Karşıyaka’da bitmeyi bekleyen opera binası olacak, yapacağız. Dün Kültürpark’ta iki sergi açtık, bir tane yeni sergi salonu açtık. Kente yeni kütüphaneler kazandıracağız. İçlerinden bazıları Türkiye’nin en iyileri olacak, söz veriyoruz. Bir tane de şu anda Kültürpark’ın içinde hazırlanıyor, yapılıyor. O kütüphaneye sizin isminizi vermek istiyoruz, kabul eder misiniz? 20 Eylül gibi açmayı düşünüyoruz. Biz arkadaşlarımızla böyle bir karar verdik, kabul ederseniz büyük onur duyarız” dedi. Ortaylı, “Çok büyük hediye oldu” diyerek teşekkür etti.    

“Ordu mühimdir”
Büyük Taarruz sürecini anlatan ve o döneme ilişkin anekdotlar paylaşan Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın konuşması büyük ilgi çekti. Okan Bayülgen, Ortaylı’ya Büyük Taarruz’u nasıl tanımladığını sordu. Ortaylı, “Türkiye’de anti militarizm ahmaklıktır. Eğer bilinçli olarak yapılıyorsa ihanettir. Bunun faşizmle, komünizmle alakası yoktur. Ordu çok mühim şeydir. İkinci Dünya Savaşı’nda Sovyetler Birliği’ni sovyet ve kominist ruhu kurtarmadı. Kimse bana masal okumasın. İkinci Dünya Savaşı’nda her şeye rağmen Rusya’yı Rusların ruhu, askerleri kurtardı. Bu çok önemli. Bu Türkiye için de böyle. Birinci Dünya Savaşı’na girdiğimiz zaman Türk ordusundaki en önemli komutanlar henüz daha general olmamışlardı” dedi.  

“Kendi başına kurtulamazsın, bu mümkün değil”
Öğrencilerin okuyup farklı ülkelere gitmesine karşı olduğunu söyleyen Ortaylı, eğitim sorunlarını da anlattı. Ortaylı, “Liselerimizin seviyesini çok düşürdük. Hiç kimse sesini çıkartmıyor. Kendi başına kurtulmaya bakıyor, kendi başına kurtulamazsın, bu mümkün değil. Eğitim bir yöntemdir, topluca yapılır. Kendi başına Müslüman da olamazsın Hristiyan da olamazsın. Camiye, kiliseye toplu girmek zorundasın. Eğitim de öyle. ‘Ben çocuğumu kurtarırım, Amerika’ya gönderirim’, kurtaramazsın, bir işe de yaramaz. Bu bir sistem meselesidir. Eğitim konusunda herkesin birleşmesi lazım” ifadelerini kullandı. 

“Saygı önemli”
Saygının önemine vurgu yapan Ortaylı, “Bir toplumda farklı düşünenler olabilir. Her zaman her yerde birbirine karşı gruplar olur. Örtülü veya açık. Mühim olan birbirlerinin hakkına tecavüz etmesinler. Onun yaşama hakkı vardır, eğitim hakkı vardır, sağlık hakkı vardır. Çok önemli bir şey bu. Hiçbir zaman hiçbir grup ‘iktidardayım’ diye muhalefete karşı bu tavrı takınamaz. Bazı olayları bahane ederek sabahtan akşama karşı tarafın sinirleriyle oynaması doğru bir şey değildir. Bunu yaptığınız an orada saygısızlık başlıyor. Onun arkasından facia geliyor” diye konuştu.  

“Bölünme ihtimali her zaman vardır, hayır demeyeceğim”
Bir vatandaşın ‘bizim yüce vatanımızın bölünme ihtimali var mı?’ sorusuna cevap veren Ortaylı, “Bölünme ihtimali her zaman vardır, hayır demeyeceğim. Bu göründü artık gizlemeye gerek yok. Rastgele yerde suladığın toprakları oraya buraya satarsan, sonra iyi gelmez. Türkiye’de böyle bir kafa var. Avusturya, Avrupa Birliği üyesi. Giden herkes ev, arsa alırsa olmuyor işte, bir şekilde önlüyorlar. Suladığın toprakları kendin tutacaksın ve emniyetini alacaksın. Arazilerimiz terk ediliyor, köylüler terk ediyor. Genç nüfus kaçıyor. Miras sistemimizi değiştirmemiz lazım. Ailenin kontrolünün ihtiyar köylü babanın elinden alınması lazım, Avrupa’da öyle. Kim çalışıyorsa onun da söz hakkı olacak. Dolayısıyla genç çocuk şehre kaçmaz. İkincisi de hakikaten nüfus azalıyor, azalacak da. Herkes dokuz çocuk doğurmak zorunda değil. Çok da güzel bir şey bu. Ama bunun yerine alacağımız nüfus var, o da 30’larda iskan kanununda belirtildiği gibi. Bizim Asya’daki nüfusumuzdur, yakınlığımızdır” dedi. 

Bayülgen: Tarihimizde çok önemli bir dönüm noktası
Okan Bayülgen, “Buradan demek ki bu kalabalıkla Büyük Taarruz’u başlatacağız” diyerek sözlerine başladı. Bayülgen, “Burada sizlerle birlikte olmak muhteşem. Bir milletin, kendi kaderini çizme cesaretini ve var olma iradesini gösterdiği, tarihimizde çok önemli bir dönüm noktası Büyük Taarruz’un 103. yılındayız” ifadelerini kullandı.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir Enternasyonal Fuarı’nda sanat, müzik ve eğlence dolu geceler

İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), bu yıl da birbirinden ünlü sanatçıların konserleri, tiyatro oyunları, stand-up gösterileri ve özel sahne performanslarıyla ziyaretçilere müzik ve sanat dolu akşamlar yaşatacak.

Dünyanın en köklü uluslararası genel ticaret fuarlarından ve Türkiye’nin ilk fuarı İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), 94’üncü kez kapılarını açıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından  “Fuar Şehrin Kalbinde” sloganıyla düzenlenen fuar, 29 Ağustos-9 Eylül 2025 tarihleri arasında Kültürpark’ta ziyaretçilerini ağırlayacak. İEF, bu yıl da birbirinden ünlü sanatçıların konserleri, tiyatro oyunları, stand-up gösterileri ve özel sahne performanslarıyla İzmirlilere unutulmaz anlar yaşatacak. 

Çim Konserleri’nin ilk konuğu Candan Erçetin
Fuarın en sevilen ve klasikleşen etkinliklerinden Çim Konserleri, bu yıl da on binlerce müzikseveri Kültürpark’ta buluşturacak. 29 Ağustos’ta Candan Erçetin ile başlayacak konser serisi, 30 Ağustos’ta Edis ve ön performansta Ali Altay ile İzmirlilere Zafer Bayramı coşkusunu yaşatacak. 31 Ağustos’ta Yıldız Tilbe, 1 Eylül’de Ceza, 2 Eylül’de Nihat Sırdar ile 90’lar Kafası sahnede olacak. 3 Eylül’de Derya Uluğ, 4 Eylül’de de Gripin Migros sponsorluğunda Çim Konserleri’nde yer alacak. Çim Konserleri kapsamında 5 Eylül’de Mustafa Sandal, 6 Eylül’de Selda Bağcan, 7 Eylül’de Sertab Erener, 8 Eylül’de Duman sahne alacak. Fuarın son günü 9 Eylül’de ise Mor ve Ötesi, İzmir’in kurtuluşunun 103. yılına yakışır bir final yapacak. Konserler saat 21.15’te başlayacak. 

Tiyatro ve stand-up rüzgarı
Müzik şöleninin yanı sıra tiyatro ve gösteri sanatları da fuar akşamlarına renk katacak. 1 Eylül – 8 Eylül tarihleri arasında Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’nda sırasıyla Oyun Atölyesi’nin “Hayvan Çiftliği” oyunu, Deniz Göktaş stand-up, Aşkım Kapışmak stand-up gösterileri, Ali Congun – “Adliye Çayı” Stand Up, Miray Akovalıgil’in “Ya Bende Bir Şey Yoksa” adlı gösterisi, sihirbaz Enver Ertaş’ın “The Illusionist” performansı, Anlatan Adam “İbrahim Türker” stand-up ve Tahsin Hasoğlu’nun stand-up gösterileri yer alacak. Tüm gösteriler saat 20.00’de başlayacak ve ücretsiz olarak izlenebilecek.

Yeme-İçme ve Etkinlik Alanı’nda festival havası
Bu yıl yenilenen Yeme-İçme ve Etkinlik Alanı da dopdolu bir sahne programı ile ziyaretçilere festival havası yaşatacak. 19.00-21.00 saatleri arasında sahneye çıkacak isimler arasında Gizem Ataş&Muffin Band, Sedat Yüce, Dolce Band, Ibis Maria Latin Night, İtalyan müzik grubu Tamburi Del Vesuvio, Nilay Selçuk, Sevil Arnoczky ve Burak Kibar gibi sanatçılar yer alacak. Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi Pop Orkestrası ve Kültür Orkestrası da özel performanslarıyla fuar atmosferini renklendirecek. Renkli konserleri DJ performansları tamamlayacak. 6–7 Eylül tarihlerinde ise Dans Festivali Yarışmaları, salsa, bachata ve kizomba tutkunlarını bir araya getirecek.

Sanat ve eğlence bir arada
Müzik, tiyatro, stand-up ve dansla dolu etkinlikler sayesinde İzmirliler, fuar boyunca her akşam farklı bir sanat deneyimi yaşayacak. 29 Ağustos – 9 Eylül tarihleri arasında Kültürpark’ta gerçekleşecek İzmir Enternasyonal Fuarı, yine kentin kültür ve eğlence hayatına damgasını vuracak.
İzmir Enternasyonal Fuarı’nın ana sponsoru Folkart, etkinlik sponsoru ise Migros oldu. Fuar giriş ücretleri tam 40 TL, öğrenci 25 TL olarak belirlendi. Fuar, her gün 16.00 – 23.00 saatleri arasında ziyaretçilerini bekliyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden korist, tenor ve bas korist alımı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yeni kurulacak İzmir Büyükşehir Belediyesi Çoksesli Gençlik Korosu’na korist ve yeni dönem için İzmir Büyükşehir Belediyesi Çoksesli Korosu’na tenor ve bas korist alımı yapacak. 

Yeni kurulacak İzmir Büyükşehir Belediyesi Çoksesli Gençlik Korosu’na korist ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Çoksesli Korosu’na tenor ve bas korist alımı için duyuru yapıldı. Hem korist hem de tenor ve bas korist alımları için başvuru koşulları ve şartlar da belirtildi. Her iki koroda yer almak için son başvuru tarihi 22 Eylül olarak belirlendi. Seçmeler ise 28 Eylül’de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapılacak. 

“Başvuru yap”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Çoksesli Gençlik Korosu’na 14-18 yaş arasındaki adaylar başvurabiliyor. Başvurular https://www.aassm.org.tr/ adresindeki “Başvuru Yap” bölümden yapılıyor. Başvuran adayların hangi saatte seçmelere gireceği 24 Eylül tarihinde www.aassm.org.tr adresinden duyurulacak. Seçmeler, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Küçük Salon’da saat 09.00’da İbrahim Yazıcı’nın sanat yönetmenliği, Türker Barmanbek’in koro şefliğinde yapılacak. Çalışmalar, 5 Ekim tarihi itibariyle pazar günleri 12.30-14.30 saatleri arasında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek.  
İzmir Büyükşehir Belediyesi Çoksesli Korosu’na ise 18 yaş ve üzerindeki erkek adaylar başvurabiliyor. Çalışmalar, 30 Eylül tarihi itibariyle salı günleri 19.30-21.30 saatleri arasında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye’nin Yeni Ticaret Elçileri İzmir’de Yetişiyor

Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin dış ticaret kadrolarına dünyanın dört bir tarafından yeni isimler ekledi.

Türkiye Bursları kapsamında İzmir’de eğitim gören uluslararası öğrenciler için Ege İhracatçı Birlikleri, Yaşar Üniversitesi, İzmir Ticaret Borsası Eğitim, Kültür ve Sosyal Entegrasyon Vakfı ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğinde başlatılan staj ve eğitim programı başarıyla tamamlandı. 

Eğitimin son dersinde Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit 7’si farklı ülkeden katılan 28 üniversite öğrencisiyle deneyim paylaşımında bulundu. 

Eskinazi: “Türkiye’nin dış ticaret vizyonuna katkı sağlıyoruz”

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Birliklerimiz, Yaşar Üniversitesi, İzmir Ticaret Borsası Eğitim, Kültür ve Sosyal Entegrasyon Vakfı ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu’nun imzaladığı iş birliği protokolü, sadece bir eğitim programı değil, aynı zamanda ülkemizin dış ticaret vizyonuna katkı sağlayacak uzun vadeli bir yatırım niteliği taşımaktadır. Türkiye Bursları kapsamında İzmir’de yükseköğrenim gören uluslararası öğrencilerin, yaz stajlarını ülkemizde yapmalarını sağlayarak, onları Türkiye’nin ticaret ekosistemi ile tanıştırıyoruz. Bu süreç, öğrencilerin kendi ülkelerine döndüklerinde Türkiye’yi sadece eğitim aldıkları bir ülke olarak değil, aynı zamanda ticaretin ve iş birliğinin güvenilir ortağı olarak görmelerine katkı sunacaktır. Başka bir ifadeyle, gençlerimiz ülkelerine döndüklerinde bizim için “gönüllü ticaret elçileri” rolünü üstleneceklerdir.” dedi.

Kazançoğlu: “İş birlikleriyle topluma dokunuyoruz”

Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, “Biz üniversiteler olarak topluma hizmet noktasında tek başımıza bir şey yapamayız. Üniversiteler araştırma ve eğitim boyutunda üretim yapar, geliştirir; ancak bunların topluma faydaya dönüşebilmesi için bu şehrin, bu ülkenin kurumlarıyla iş birliğine ihtiyaç vardır. Gerçek anlamda topluma dokunabilmek için birlikte çalışmak zorundayız. Bugün burada yaptığımız çalışma bunun en somut örneklerinden biridir.” diye konuştu.

Kestelli: “Bundan sonra daha fazla genci kapsayacağız”

İzmir Ticaret Borsası ve İzmir Ticaret Borsası Eğitim Kültür ve Sosyal Entegrasyon Vakfı (BORSAV) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, “Uluslararası öğrenciler staj ve dış ticaret eğitim programının ilk pilot uygulamasını bugün itibariyle tamamlamış olduk. BORSAV, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu, Yaşar Üniversitesi ve Ege İhracatçı Birlikleri olarak İzmir’de eğitim gören gençlerin burada geçirdikleri zamanı daha nitelikli hale getirmek için bir araya geldik. Amacımız, öğrencilerimizin bir yandan staj yapmalarına destek olurken bir yandan da gelecekte, kariyerlerinin farklı aşamalarında ihtiyaç duyabilecekleri ticari bilgilerle donanımlı hale gelmelerine destek olmak. Uluslararası öğrenciler staj ve dış ticaret eğitim programına yaptığımız bu güzel başlangıcın bundan sonra da daha fazla genci kapsayacak şekilde genişlemesini diliyorum.” dedi. 

Celep: “Ülkemizin dış ticaret ekosistemine uzun vadeli katkılar sağlayacağız”

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu İzmir İcra Kurulu Başkanı Deniz Celep, “Uluslararası öğrenciler için başlattığımız bu program, sadece gençlerin bireysel kariyerlerine değil, aynı zamanda ülkemizin dış ticaret ekosistemine de uzun vadeli katkılar sağlayacaktır. TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu olarak biz, her zaman gençlerin eğitim, istihdam ve girişimcilik yolculuklarında yanlarında olmayı öncelikli görevimiz olarak görüyoruz. Kadın girişimcilerin vizyonu, gençlerin enerjisi ve uluslararası öğrencilerin farklı kültürel bakış açıları birleştiğinde ortaya çıkan sinerjinin, İzmir iş dünyası için çok değerli olduğunu düşünüyoruz. Bu program sayesinde öğrencilerimiz, Türkiye’nin ticaret kültürünü ve ihracat vizyonunu yakından tanırken, bizler de onlardan farklı coğrafyaların iş yapış biçimlerini öğrenme fırsatı buluyoruz. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğinin daha da büyüyerek çok daha fazla gence ulaşacağına inanıyorum.” diye konuştu. 

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, İzmir Ticaret Borsası ve İzmir Ticaret Borsası Eğitim Kültür ve Sosyal Entegrasyon Vakfı (BORSAV) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu İzmir İcra Kurulu Başkanı Deniz Celep bu iş birliğini kalıcı hale getiren protokolü imzaladılar.

Eğitimi başarıyla bitiren öğrencilere sertifikaları, eğitmenlere teşekkür belgeleri takdim edildi.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı