Ceza, İzmir’den barış mesajı verdi

İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında düzenlenen Çim Konserleri serisi, ünlü rap sanatçısı Ceza ile devam etti. Konser alanını dolduran binlerce İzmirli, Ceza’nın şarkılarıyla coştu. 1 Eylül Dünya Barış Günü mesajı veren Ceza, “Ata’mızın da dediği gibi ‘Yurtta barış, dünyada barış.’ Dünyanın her yerinde barış ve kardeşlik diliyoruz” dedi. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi organizasyonuyla Kültürpark’ta düzenlenen 94. İzmir Enternasyonal Fuarı, dördüncü gününde de on binleri ağırladı. Fuar kapsamında yapılan geleneksel Çim Konserleri ise yine binlerce İzmirlinin eğlence noktası oldu. Çim Konserleri’nde sahne alan ünlü rap sanatçısı Ceza, en sevilen şarkılarını seslendirdi. Ünlü rapçi, “30 Ağustos, çok önemli bir bayramdı. Bayramınız kutlu olsun. 1 Eylül de Dünya Barış Günü. Ata’mızın da dediği gibi ‘Yurtta barış, dünyada barış.’ Dünyanın her yerinde barış ve kardeşlik diliyoruz” diye konuştu. 

Konser serisi devam ediyor
Kültürpark’ta düzenlenen Çim Konserleri, fuar boyunca ünlü sanatçıları ağırlamaya devam edecek. 2 Eylül’de Nihat Sırdar ile 90’lar Kafası, 3 Eylül’de Derya Uluğ, 4 Eylül’de Gripin sahneye çıkacak. 5 Eylül’de Mustafa Sandal, 6 Eylül’de Selda Bağcan, 7 Eylül’de Sertab Erener, 8 Eylül’de Duman sevenleriyle buluşacak. Fuarın son günü 9 Eylül’de ise Mor ve Ötesi, İzmir’in kurtuluşunun 103. yılına yakışır bir final yapacak. Konserler saat 21.15’te başlıyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yeni Seri ‘Vahşi Türden Yakınlaşmalar’, 3 Eylül Çarşamba 20.00’de İki Bölümüyle National Geographic WILD Ekranlarında İzleyicilerle Buluşuyor!

Gezegenin dört bir yanına dağılmış 8 milyardan fazla insanın hayvanlarla yakınlaşmasına dair bir çok şey cebimizdeki teknoloji sayesinde kameralara yansıyor. Bu görüntüleri sosyal medyada paylaşmayı seviyoruz, ancak bu hikâyelerde göze görünenden çok daha fazlası var. 

Dünyanın en çarpıcı hayvan karşılaşmalarının ardındaki gerçeği keşfedeceğiniz yeni seri “Vahşi Türden Yakınlaşmalar”, iki bölümüyle birden 3 Eylül Çarşamba akşamı saat 20.00’de National Geographic WILD’da başlıyor.

Ödüllü yönetmenlerden nefes kesen belgeselleri, vahşi yaşamın gözler önüne serildiği kaliteli yapımları Türk izleyicisi ile buluşturan National Geographic WILD kanalını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Küresel girişimcilik rüzgârı Türkiye’de esecek: Slush’D ilk kez İstanbul’da

2007’de Finlandiya’nın Helsinki kentinde birkaç öğrenci tarafından gönüllülük esasıyla başlatılan Slush, bugün girişim ve yatırım ekosistemini bir araya getiren dünyanın en prestijli girişimcilik platformlarından biri olarak konumlanıyor. Her yıl küresel girişimcilik ve teknoloji ekosisteminden binlerce girişimciyi, yatırımcıyı ve teknoloji liderini buluşturan Slush, yenilikçi fikirlerin dünya çapında gelişmesine de zemin hazırlıyor. Avrupa’nın en etkili girişimcilik ekosistemi buluşması olarak kabul edilen Slush, ilham veren konu ve konuşmacıları, yatırımcı-girişimci eşleşmeleri ve uluslararası iş birlikleriyle tanınıyor.

Bu global buluşma, Türkiye’de ilk kez Istanbul Slush’D adıyla 3-4 Ekim’de İstanbul Rixos Tersane’de gerçekleşecek. Etkinlik 4.000 m²’lik alanda iki sahne ve iki ayrı networking alanıyla iki gün boyunca sürecek. Helsinki’deki Slush etkinliğinden ilhamla tasarlanan bu deneyimde, girişimciler ile yatırımcılar arasında hızlı ve etkili networking fırsatları mümkün olacak. Istanbul Slush’D, Türkiye girişimcilik ekosistemini uluslararası sahnede öne çıkararak, yerel potansiyelin küresel ölçekte görünürlüğünü artırmayı ve küresel fırsatlarla buluşturmayı hedefliyor.

Yatırımcı ve girişimci dünyasının liderleri İstanbul’da buluşuyor

3-4 Ekim’de İstanbul Rixos Tersane’de gerçekleşecek etkinlikte, a16z, Creandum, Earlybird, FJ Labs, General Atlantic, General Catalyst, HV Capital ve Speedinvest gibi dünyanın önde gelen yatırım fonlarının üst düzey yöneticileri konuşmacı olarak yer alacak. Startup’lardan ise Commure, Elevenlabs, ikas, Insider, iyzico, Midas, Rollic, Scale AI, Synthesia, Tripledot Studios, Trendyol ve Twitch gibi  dünyadan ve Türkiye’den önde gelen şirketlerin üst düzey yöneticileri etkinlikte deneyimlerini paylaşacak. Öte yandan, etkinlikte Türkiye yatırım ekosisteminin önemli aktörlerinden 212, e2vc, Inveo Ventures, Laton, Revo, ScaleX, Yıldız Ventures ve QNBEYOND Ventures  gibi fonlar deneyim aktarımının yanı sıra önemli iç görüler sunacak.

Fintek, oyun ve yapay zekâ başta olmak üzere Türkiye girişimcilik ekosisteminin yükselen sektörlerinin global yatırımcılarla buluşacağı Istanbul Slush D, genç yeteneklere kariyer ve network fırsatları sunarken, gönüllü üniversite öğrencilerinin operasyonel süreçlere katkılarıyla hayata geçiriliyor. Etkinlik; dayanıklı kurucular, Türkiye’nin yükselen güç merkezi haline gelmesi ve sınır tanımayan inovasyon olmak üzere üç ana tema etrafında şekillenecek.

Etkinliğin ana sponsoru Akbank olurken; elmas sponsorlar Trendyol ve Dome, altın sponsorlar Ak Portföy, Revo ve Yıldız Ventures, VC ortakları HV Capital, Inveo ve Speedinvest, ekosistem ortakları Endeavor, Girişimcilik Vakfı, İTÜ ARI Teknokent, Tech Istanbul ve Yenibirlider Derneği bulunuyor. Etkinliğin stratejik ortakları Roamless ve KECO ise etkinliğe destek veriyor. 

“Yerel başarı hikâyelerini dünya vitrinine çıkaracağız”

Türkiye’de girişimcilik kültürünün hızla güçlendiğini ancak küresel sahnede görünürlüğün artırılmasının hâlâ başlıca önceliklerden biri olduğunu belirten Istanbul Slush’D Kurucusu Şan Yalman, konuyla ilgili şunları söyledi: “Istanbul Slush’D ile amacımız, Türkiye’nin girişimcilerini dünya çapındaki yatırımcılarla buluşturmak, yerel ekosistemin gücünü ve potansiyelini dünyaya göstermek. Bu etkinliği hayata geçirmek için Melisa Çağlar, Mark Adato, İpek Çeliksöz, Kaan Soysal, Yağız Özkeş, Ceyda Dinçer Sabancı, Damla Özdemir ve Selin Kosova’nın desteğiyle, Londra, Viyana ve İstanbul’dan 9 kişilik gönüllü bir ekiple var gücümüzle çalışıyoruz. Daha önce Türkiye’ye gelmemiş yatırımcıları ve konuşmacıları ülkemizde ağırlayacağız. Etkinlikle, startup’larımızın global pazarlara açılmasına zemin hazırlamayı, Türkiye’yi bölgesel inovasyon merkezi olarak öne çıkarmayı ve genç girişimcilere uluslararası kariyer fırsatları için ortam yaratmayı hedefliyoruz. Istanbul Slush’D’nin Türkiye’de düzenlenmesi, girişimcilerimizin artık sadece yerel değil, küresel ölçekte de söz sahibi olabilecek seviyeye ulaştığını daha net gösteriyor. Istanbul Slush’D, yurt dışında Slush etkinliklerinde olduğu gibi etkinlik öncesinde geliştirdiği mobil uygulama sayesinde etkinlik başlamadan önce yatırımcılarla girişimcileri birebir eşleştiren, erken aşama teknoloji girişimlerine erişim sağlayan ve yerel başarı hikâyelerini dünya vitrinine taşıyan bir organizasyon olacak.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Enerjisa Enerji geleneksel öykü yarışması ile çocuklara enerji tasarrufu bilincini aşılamaya devam ediyor

Sürdürülebilirliği stratejisinin merkezine koyarak, insan ve teknoloji odağıyla yatırımlar ve projeler üreterek Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Dağıtım Şirketleri Başkent EDAŞ, Ayedaş ve Toroslar EDAŞ desteğiyle hayata geçirilen öykü yarışması ile çocuklar birbirinden renkli ve yaratıcı öykülerle yarışmaya katılarak yazma yeteneklerini geliştirme ve aynı zamanda yaratıcılıklarının sınırlarını zorlama şansını yakaladılar. 

Binlerce kitap çocuklarla buluştu

Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin sosyal sorumluluk projesi olan “Enerjimi Koruyorum” kapsamında bu yıl 4’üncüsü düzenlenen “Daha İyi Bir Gelecek” Öykü Yarışması, Türkiye genelinde 3. ve 4. sınıf öğrencilerinden yoğun ilgi gördü. Çocuklar, enerji verimliliği ve tasarruf bilincini pekiştiren birbirinden yaratıcı öykülerle yarışmaya katıldı.

Yüzlerce öykü arasından yapılan değerlendirme sonucunda 10 öykü, özel olarak hazırlanan yarışma kitabında yer almaya hak kazandı. Kitapta yer alan çocuklara ödülleri takdim edilirken, gerçekleştirilen online buluşma ile hem çocukların soruları yanıtlandı hem de yazma sevgisi ve sanat bilinci desteklendi.

Buluşmada, daha iyi öyküler yazmanın ipuçları paylaşılırken; çocukların Enerjimi Koruyorum projesine ilgisini ve bilgisini artıracak içerikler aktarıldı. Bu etkinlik ile, erken yaşta enerji tasarrufu bilinci kazandırmanın yanı sıra, çocukların hayal gücü ve yaratıcılığı da teşvik edilmiş oldu.

‘’Daha iyi bir gelecek için çalışmaya aralıksız devam ediyoruz”

‘’Enerjimi Koruyorum’’ sosyal sorumluluk çalışması ve gelenekselleşen öykü yarışmasının önemi hakkında konuşan Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu şöyle dedi ‘“Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve Toplumsal Yatırımlar, Enerjisa Enerji olarak sürdürülebilirlik anlayışımızın temel taşlarını oluşturuyor. Bu kapsamda 15. yılını kutladığımız ‘Enerjimi Koruyorum’ projemiz altında hayata geçirdiğimiz ve artık geleneksel hale gelen ‘Daha İyi Bir Gelecek’ Öykü Yarışması ile, çocuklarımıza enerji verimliliği ve tasarruf bilinci kazandırmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. ‘Küçük yaşta verilen eğitim, geleceği şekillendirir’ anlayışıyla yola çıkarak, çocuklarımıza yaşanabilir bir gelecek armağan etme hayalimizi yine onlarla birlikte gerçeğe dönüştürmek için aralıksız çalışıyoruz. Projemiz, ilk günden bu yana 16 ilde, 750 okulda ve 400 binden fazla öğrencinin katılımıyla büyümeye devam ediyor. Hedefimiz, kısa süre içinde 500 bin çocuğa ulaşmak. Bu yolculukta, sürdürülebilir bir geleceğe olan inancımızla enerji tasarrufu eğitimlerimizi ve yaratıcı etkinliklerimizi hız kesmeden sürdüreceğiz.” dedi.  

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Romanya’da!

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO), 67 yıllık tarihinde ilk kez bir Türk orkestrasına ev sahipliği yapacak George Enescu Festivali’nin 27’nci edisyonunda, Türkiye’yi temsil edecek.

Festival çerçevesinde 7–12 Eylül tarihleri arasında üç şehirde konser vermeye hazırlanan İDSO, bu tarihi davet kapsamında  7–8 Eylül’de Köstence, 10 Eylül’de Târgu Mureș ve 12 Eylül’de Craiova şehirlerinde sahne alacak. Konserlerde orkestrayı Şef Hasan Niyazi Tura yönetirken, solist olarak dünyaca ünlü Romen kemancı  Vlad Stanculeasa yer alacak. Programda Enescu’nun “Keman ve Orkestra için Balad”ı, Mendelssohn’un Keman Konçertosu, Cemal Reşit Rey’in “Güneşli Manzaralar” adlı eseri ve Beethoven’ın 1. Senfonisi seslendirilecek. 

Romanya Kültür Bakanlığı ve bağlı kurumların yanı sıra İstanbul Dimitrie Cantemir Romen Kültür Merkezi tarafından desteklenen turne, Türkiye tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, DenizBank ve Yunus Emre Enstitüsü iş birliğiyle hayata geçirilecek.

Türkiye ve Romanya arasındaki kültürel iş birliği gelişiyor

Festivalin önemi hakkında konuşan, İDSO Müdürü Aycan Küçüközkan, “Festival tarihinde ilk kez bir Türk Orkestrası’nın davet edilmesi, yalnızca sanat alanında değil, aynı zamanda kültürel diplomasi açısından da büyük önem taşıyor. Bu proje, Türk–Romen dostluğunu güçlendirmeyi, iki ülke arasındaki kültürel iş birliğini geliştirmeyi ve Türk sanatçılara Avrupa’nın en önemli sahnelerinde yer alma fırsatı sunuyor. Bu açıdan son derece mutlu ve gururluyuz” dedi.

Festivale dünyanın dört bir yanından 4 binden fazla sanatçı katılacak

24 Ağustos – 21 Eylül tarihleri arasında büyük besteci George Enescu’yu ölümünün 70. yıl dönümünde anacak olan festivale dünyanın dört bir yanından 4 binden fazla sanatçı, şef ve orkestra yedi büyük seriden oluşan 95’ten fazla konser ve performansla katılacak. Programda, Bükreş Ulusal Operası prodüksiyonunda Stefano Poda imzalı Oedipe de dahil olmak üzere George Enescu’nun 45’ten fazla eseri, senfonileri, Rumen Rapsodileri, orkestra için süitler ve çok sayıda oda ve koro eseri yer alacak.

İDSO Konser programı:

7–8 Eylül – Köstence

10 Eylül – Târgu Mureș

12 Eylül – Craiova
George Enescu – Keman ve Orkestra için Balad
Felix Mendelssohn – Keman Konçertosu
Ara
Cemal Reşit Rey – Güneşli Manzaralar
 Ludwig van Beethoven – Senfoni No:1

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası hakkında

İstanbul’un müzik yaşamında önemli bir yere sahip olan İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO), besteci Cemal Reşit Rey’in yönetiminde 1945’te kurulan İstanbul Belediyesi Şehir Orkestrası’nın devamı olarak faaliyete geçmiştir. Orkestranın kökleri 1827’de Donizetti Paşa’nın kurduğu Mızıkâ-i Hümâyun’a uzanır ve 1972’de Kültür Bakanlığı’na bağlanarak bugünkü adını almıştır. Kuruluşundan itibaren kısa sürede düzenli konserler vermeye başlayan orkestra, yurt içinde ve yurt dışında sayısız turne ve festivalde Türkiye’yi temsil etmiş, Yehudi Menuhin, Luciano Pavarotti, José Carreras, Gidon Kremer, İdil Biret, Fazıl Say, Leyla Gencer ve Güher-Süher Pekinel gibi dünyanın önde gelen şef ve solistleriyle aynı sahneyi paylaşmıştır. Türk bestecilerin eserlerini ilk kez seslendirmesiyle de öncü rol üstlenen topluluk; İspanya, İtalya, Yunanistan, ABD, Japonya, Almanya, Mısır, Bulgaristan, Arnavutluk ve Güney Amerika’da verdiği konserlerle uluslararası alanda büyük başarı kazanmış, son olarak 2023’te Japonya turnesi ve Cumhuriyetin 100. yılı kapsamında Berlin Filarmoni ile Zürih Tonhalle’deki konserleriyle öne çıkmıştır. İDSO bugün, yenilenen Atatürk Kültür Merkezi’nde dünyaca ünlü şef ve solistlerle konserlerine devam etmektedir.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ayça Peri müzikte ustaların izinden gidiyor

Arabesk müziğin dev isimleri Hakkı Bulut ve Müslüm Gürses’le çalışan, genç yaşta adım attığı sahnelerde uzun yıllardır emek veren Ayça Peri kariyerinde ustaların izinden gitmeye gayret gösteriyor.

Uzun yıllardır Almanya’da sahne çalışmaları yapan Ayça Peri turne çalışmalarında eşlik ettiği ustaları gibi doğru müzik yapmak istediğini ve yüreklere dokunacak eserler seslendirmek istediğini söyledi.

Caz, Opera, klasik ve rock şarkılardan geniş bir müzik yelpazesi olduğunu belirten Ayça Peri yeni çalışmalarında yeteneklerini ortaya koymak istediğinin altını çizdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Emre Çakmakoğlu’ndan yeni tekli: Tam da Yeri

Emre Çakmakoğlu’nun yeni teklisi “Tam da Yeri”, On Air Music Co. etiketi ile yayımlandı.

Duyguların özgürce akışını vadeden bir buluşmayı anlatan şarkı, yaralarını paylaşarak iyileşmeye niyetlenmiş iki insanın, birbirine sığınacakları o ana doğru yol alışını konu ediyor. “Tam da yeri” ifadesi, duyguların saklanmadan yaşanacağı o özel ana işaret ediyor.

Müzikal anlamda ise parça, akustik gitardan yükselen yumuşak arpejlerle başlıyor; ardından elektro ve bas gitar ile davulun katılımıyla güçlü bir soft rock atmosferine evriliyor. Melankoli ve umut arasında gidip gelen bu yapı, şarkının duygusal yoğunluğunu besliyor.

Emre Çakmakoğlu şarkı hakkında şöyle diyor: “Tam da Yeri, ruhlarının birbirini anlayacağı bir noktada buluşmak üzere bir araya gelmek üzere olan iki insanın hikayesi. Hayatın getirdiği yüklerden birbirine sığınan bu iki insanın buluşması, aslında üzerinde çalıştığım bir öyküde tıkandığım bir sahnenin içinden doğdu. Yazıda belki de geçici bir şekilde ifade etmekte zorlandığım duygular, fark etmeden bir melodiye ve sözlere dönüştü. Şarkı ortaya çıktıkça, bu duyguların müzikte karşılık bulduğu bir noktaya geldi.”

Söz ve müziği Emre Çakmakoğlu’na ait olan “Tam Da Yeri”, tüm dijital platformlarda yayında.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmangazi’de Balkan rüzgarı esti

Osmangazi, 5 gün boyunca Balkan coşkusuna ev sahipliği yaptı. Başkan Erkan Aydın, “Soydaşlarımızla kurulan bu bağın sürmesi çok önemli. Halk oyunları ve karşılıklı ziyaretlerle bu bağlar güçleniyor” dedi.

Osmangazi Belediyesi ve Namık Kemal Halk Oyunları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (NAKEM) iş birliğiyle gerçekleştirilen festival, 5 gün boyunca Bursa sokaklarında Balkan coşkusunu yaşattı.  Bu yıl 19’uncusu düzenlenen Uluslararası NAKEM Osmangazi Belediyesi Balkan Festivali için Kuzey Makedonya, Kosova, Arnavutluk, Sırbistan, Bosna Hersek ve Karadağ’dan gelen dans grupları, son gösterisini de 8. Demirtaş Rumeli Şenliği kapsamında gerçekleştirdi. 

Dans grupları ile NAKEM Halk Dansları toplulukları görkemli bir geçit töreni sundu. Demirtaş Meydan ve Kültür Merkezi önünden başlayan yürüyüş adeta görsel bir şölene dönüştü. Mümin Canbaz Ortaokulu önünde sona eren kortejde dans grupları, kendi ülkelerine özgü gösterileriyle izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı.

Etkinliğe; Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Osmangazi Belediyespor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Karayılan, NAKEM Başkanı Celal Yalçın, RUMELİFED Genel Başkanı Sedat Şengül, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“BAĞIN DEVAM ETMESİ ÇOK ÖNEMLİ”

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bursa’da 5 gün boyunca Balkan Festivali rüzgarı esti. Yabancı ülkelerden gelen halk dansları ekiplerimize teşekkür ediyoruz. Kosova’da, Üsküp’te, Bulgaristan’da, Bosna’da yaşayan soydaşlarımızla kurulan bu bağın sürmesi çok önemli. Halk oyunları, iftarlar ve karşılıklı ziyaretlerle bu bağlar güçleniyor” dedi.

Başkan Aydın ayrıca, “30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yıldönümünü kutladık. Bugün bizler bu topraklarda özgür bir şekilde yaşayabiliyorsak, bayrağımız dalgalanıyorsa, ezanlarımız okunuyorsa, bu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve aziz şehitlerimizin sayesindedir. Hepsini saygı, minnet ve rahmetle anıyorum” ifadelerini kullandı.

Demirtaş Rumeli Halk Oyunları Ekibi Yönetim Kurulu Başkanı Salih Alan da katkılarından dolayı Başkan Erkan Aydın’a teşekkür plaketi sundu. Gece, Rumeli Semih’in verdiği konser ile sona erdi.

BAŞKAN AYDIN’A TEŞEKKÜR ZİYARETİ

NAKEM Başkanı Celal Yalçın ve Balkanlardan gelen toplulukların temsilcileri, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ı ziyaret ederek desteklerinden ötürü teşekkür etti. Konuklar, Osmangazi Belediyesi’nin katkılarının hem Bursa’daki Balkan göçmenleri hem de Balkanlarda yaşayan soydaşlar için çok değerli olduğunu belirtti.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Süreyyya Operası 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Çocuk Sesleriyle Yankılandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, kostüm ve müzikleriyle dikkat çeken çocuk oyunlarından “Sesler Ülkesi” oyununu “Mahallemde Çocuk Tiyatrosu” etkinlikleri kapsamında Kadıköy seyircisiyle buluşturdu.

Gizem Padar’ın yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyun, 30 Ağustos 2025 Cumartesi günü saat 20.00’de Süreyya Operası’nda sahnelendi.

Dostluk, paylaşma ve birlikte üretmenin değerini vurgulayan oyun, çocukların ve enstrümanların başrolde olduğu evrensel bir masal anlatıyor.

Bütün seslerin ve enstrümanların seslerinin hayatımızı nasıl güzelleştirdiğini, bizi hayata bağladığını ve bize iyilik neşe getirdiğini hatırlatan oyun; çocuklara keyifli anlar yaşattı.

Çocuklar ve aileleri, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu Süreyya Operası’nın tarihi atmosferinde “Sesler Ülkesi” oyunuyla yaşadılar.

SESLER ÜLKESİ (4+ Yaş)

Uzun zamandır çocuklar tarafından ihmal edilen Keman, Piyano, Flüt kendileri gibi çalınmayan arkadaşları Gitarı da yanlarına alarak Sesler Ülkesine dönmeleri gerektiğini anlatırlar. Gitar kendisini çalmayan Deniz’i uyandırır. Gitar, Deniz’den ayrılmak istemediği için onu da Sesler Ülkesinde bir yolculuğa çıkarmaya karar verir. Böylece ilk kez Sesler Ülkesini bir çocuk ziyaret eder.

Sesler Ülkesinde enstrümanları ve müziği yakından tanıyan Deniz, Vivaldi, Mozart ve enstrümanlara hayran kalır ve enstrümanların hepsini öğrenmeye heveslenir. Enstrümanlar, Deniz’e kendini beğendirmek için bir yarışa girer ve akordları bozulur. Beethoven enstrümanların akordunu düzeltir ve onları orkestra şefi gibi yöneterek bir eser çaldırır. Aralarındaki uyumu hatırlayan enstrümanlar ve çalacağı enstrümana karar veren Deniz mutludur.

Oyunda Aslı Şahin, Bahar Çebi, Cihat Faruk Sevindik, Çağlar Polat, Damla Cangül Yiğit, Lale Kabul rol alıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Zafer Bayramı Coşkusu İstanbul Boğazı’nda Kutlandı

30 Ağustos Zafer Bayramı, bu yıl İstanbul Boğazı’nın eşsiz atmosferinde yelkenlilerle kutlandı. Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK) tarafından düzenlenen 30 Ağustos Borusan Zafer Kupası Yat Yarışı, yaklaşık 48 yelkenlinin kıyasıya mücadelesine sahne oldu.

İki gün süren yarış, 30 Ağustos’ta İstanbul Boğazı’ndan verilen start ile başladı ve 31 Ağustos’ta Adalar parkurunda sona erdi. Rüzgârın temposu, ekiplerin heyecanı ve Zafer Bayramı’nın coşkusuyla birleşince seyir zevki yüksek bir mücadele ortaya çıktı. Rekabet, dostluk ve zafer ruhunun sergilendiği yarışta katılımcı ekipler, İstanbul’un büyüleyici Boğaz hattından Adalar’a uzanan rotada yelken açarak unutulmaz anlar yaşattı.

Subor – Boğaziçi Yelken Takımı “Dojo” Teknesiyle Yarıştı

Subor’un desteğiyle yarışan Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı, “Dojo” teknesiyle parkurdaki yerini aldı. Üniversite öğrencilerinden oluşan genç ekip, hem sporculuk disiplini hem de yüksek motivasyonlarıyla dikkat çekti. 

Yarışa katılan Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı’nın sponsoru olan Subor, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Her yarış, genç sporcularımız için yeni bir deneyim, geleceğe daha güçlü adımlar atmak için bir fırsat. 30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusunu denizlerde yaşatırken Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı’nın yanında olmaktan gurur duyuyoruz. Önümüzdeki organizasyonlarda da gençlerin tutkularını desteklemeye devam edeceğiz.”

Takım adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
 “30 Ağustos Zafer Bayramı gibi anlamlı bir günde yelken açmak bizim için büyük bir onurdu. Subor’un desteğiyle bu özel organizasyonda yarışmak, hem üniversite sporuna hem de gençlerin yelkenle buluşmasına katkı sağladı. Yarış boyunca emeğini koyan tüm takım arkadaşlarımıza, desteğini esirgemeyen sponsorumuz Subor’a ve hazırlık sürecinde yanımızda olan Doğa Arıbaş Sailing’e teşekkür ederiz.”

Yarış Sonrası Değerlendirme
 30 Ağustos’ta Setur Kalamış Marina’da düzenlenen törende ödüller sahiplerini buldu. Subor – Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı, bu yarıştan dereceyle dönmese de, sergilediği mücadele ruhu ve edindiği unutulmaz deneyimle gelecek yolculuğuna önemli bir adım attı. Üniversitelerden yalnızca iki takımın yer aldığı bu özel organizasyonda denizlerde var olmak, hem takım hem Subor için anlamlı bir deneyim oldu.

Gelecek Hedefler

Her yarış deneyimlerini zenginleştiren takım, şimdi gözünü yeni sezona ve önümüzdeki yarışlara çevirdi. Üniversite ruhunu ve yelken sevgisini birleştiren ekip, önümüzdeki dönemde Denizkızı Kadın Yelken Kupası, Aqua Florya Cup, Campus Cup gibi prestijli organizasyonlarda denizlerde varlığını göstermeye devam edecek.

Yelken Kültürüne Katkı

2000 yılında kurulan Boğaziçi Üniversitesi Denizcilik ve Yelken Kulübü, her yıl yüzlerce öğrenciye denizcilik eğitimi vererek yelken sporunun gelişimine katkıda bulunuyor. 

Kulüp; Campus Cup, SportsBoat Trofesi, Bosphorus Regatta, Donanma Kupası, EDHEC Sailing Cup, MIYC Campus Cup gibi birçok prestijli yarışta başarılarıyla adını duyurdu.Ayrıca geçtiğimiz yıl başlatılan ve üniversitelerarası yelken kültürünü geliştirmeyi amaçlayan Boğaziçi Sailing Cup, farklı kulüplerden ve üniversitelerden sporcuları İstanbul’da bir araya getirerek genç yelkencilerin ulusal ve uluslararası arenada güçlenmesine katkı sağlıyor.”

Kulüp bugüne kadar Donanma Kupası, EDHEC Sailing Cup ve MIYC Campus Cup gibi prestijli yarışlardan derecelerle dönerek adını duyurmuştur.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı