Eylül’ün En Büyüleyici Dokunuşu: Titanic Luxury Collection Bodrum

Eylül’ün ılık yaz esintileriyle birlikte Bodrum akşamları altın tonlarında bir huzur fısıldıyor. Gündüzün ışığı parlaklığını koruyor, deniz sabahları inci gibi, akşamüstü gökyüzü lavanta ve şeftali arasında dans ediyor.

Güvercinlik Koyu’nda, berrak suların ipeksi kum ile buluştuğu adeta bir keyif alanı olarak tasarlanan plajıyla Titanic Luxury Collection Bodrum,  misafirlerini Ege’nin dinginliğine davet ediyor. Şık ve ayrıcalıklı hissettiren oda ve villa seçenekleri, denizi seyreden balkonları, yerel ürünler ve dünyanın seçkin tatlarını buluşturan gastronomi anlayışı  ve detaylara odaklanan yaklaşımları ile  unutulmaz bir konaklama sunuyor.

Eylül akşamlarının büyüsüne eşlik eden lezzetler, Titanic Luxury Collection Bodrum’un özenle seçilmiş à la carte restoranlarında hayat buluyor. Hasır À la Carte Restaurant’ta Anadolu mutfağının seçkin mezeleri, kebapları ve yöresel tatlıları, nefes kesen Ege manzarası eşliğinde sunuluyor. Pascarella À la Carte Restaurant, modern İtalyan mutfağını çağdaş dokunuşlarla zenginleştirirken; Yamas À la Carte Restaurant, Akdeniz ve Ege esintisi taşıyan özgün deniz ürünleri ve özel sunumlarla misafirlerini ağırlıyor. Beef Grill Club ve Nori ise dry-aged etler ile Uzakdoğu mutfağının inceliklerini, şeflerin özel dokunuşlarıyla sunuyor.

Doğanın kalbinde, mavinin huzuruyla yeşilin enerjisini birleştiren, en ileri teknolojili ekipmanlarla donatılmış BeFine Sport; profesyonel sporcuların ve tutkulu fitness severlerin vazgeçilmez buluşma noktası. Modern dokunuşlar ve dinamik dekorasyonuyla ilham veren bir atmosferde, spor bambaşka bir boyuta taşınıyor.

 Ege esintileri ve kuş sesleriyle sarmalanan bir huzur noktası BeFine Spa, doğanın kalbinde, tazelik ve dinginliğin en zarif halini hissedeceğiniz eşsiz bir spa deneyimi sizi bekliyor.

Eylül ayında Titanic Luxury Collection Bodrum’da olmak, yazın son sayfasını huzurla çevirmenin, Ege’nin zarafetiyle tatlı vedasını yaşamanın tanımı. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çim Konserleri sahnesi Derya Uluğ’u ağırladı

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen 94. İzmir Enternasyonal Fuarı, Çim Konserleri’nde birbirinden değerli isimleri ağırlamaya devam ediyor. Çim Konserleri, bu kez pop müziğin güçlü sesi Derya Uluğ’u ağırladı. Uluğ, alanı dolduran izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.

94. İzmir Enternasyonal Fuarı, altıncı gününde de on binleri ağırladı. Fuar kapsamında yapılan geleneksel Çim Konserleri ise yine binlerce İzmirlinin eğlence noktası oldu. Migros sponsorluğunda sahne alan ünlü pop sanatçısı Derya Uluğ, iki saat boyunca “Nefes”, “Okyanus”, “Canavar”, “Yansıma” gibi sevilen şarkılarını seslendirdi. İzmirli sanatçı Derya Uluğ, “Ben bu akşam memleketimdeyim. Çok mutluyum. Çocukken hep gelip gezip dolaştığım, konserleri izlediğim fuardayım, evimdeyim. Birlikte sanki aynı yerde oturur gibi konser vereceğiz. Her telden karşılıklı şarkılar söyleyeceğiz” dedi. 

Sanatçı şiddete ve Gazze’ye dikkat çekti
Sanatçı, sadece sevilen şarkılarını seslendirmekle kalmadı. “Sana Çıkıyor Yollar” şarkısını söylerken kadın cinayetlerine, şiddete, çocuk istismarına ve Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek toplumsal mesaj verdi. Konserin en özel anı, Derya Uluğ’un sahneye sevgilisi başarılı müzisyen Asil Gök’ü davet etmesiyle yaşandı. İkili. “Yansıma” şarkısını birlikte seslendirdi. İki sanatçının güçlü ve duygusal yorumu, fuar alanını dolduran binlerce kişiye adeta büyülü bir an yaşattı. Seyircilerin büyük coşkuyla eşlik ettiği düet, gecenin en çok alkış alan performansı oldu. Asil Gök, seslendirdiği “Tuana” şarkısı ile de büyük beğeni kazandı. Konser alanını dolduran seyirciler, gece boyunca Uluğ’un şarkılarına hep bir ağızdan eşlik etti.

Konser serisi devam ediyor
Kültürpark’ta düzenlenen Çim Konserleri, fuar boyunca ünlü sanatçıları ağırlamaya devam edecek. 4 Eylül’de Gripin (Migros sponsorluğunda), 5 Eylül’de Mustafa Sandal, 6 Eylül’de Selda Bağcan, 7 Eylül’de Sertab Erener, 8 Eylül’de Duman sevenleriyle buluşacak. Fuarın son günü 9 Eylül’de ise Mor ve Ötesi, İzmir’in kurtuluşunun 103. yılına yakışır bir final yapacak. Konserler saat 21.15’te başlıyor.

Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’nda Deniz Göktaş sahnedeydi
İzmir Enternasyonal Fuarı’nın kültür-sanat alanındaki önemli duraklarından Atatürk Açık Hava Tiyatrosu, etkinliklerinin üçüncü gününde de kahkaha dolu bir geceye ev sahipliği yaptı. Komedyen Deniz Göktaş, stand-up gösterisiyle sahnedeydi. Fuar ziyaretçileri, gösteriye büyük ilgi gösterdi. Göktaş, güncel konulara yaptığı göndermeler, enerjik ve interaktif stand up tarzıyla izleyenleri kahkahaya boğdu. 

8 Eylül’e kadar devam edecek
Tamamı ücretsiz olan Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’ndaki etkinlikler, 8 Eylül’e kadar sanatseverleri ağırlayacak. 4 Eylül Ali Congun’un “Adliye Çayı”, 5 Eylül Miray Akovalıgil’in “Ya Bende Bir Şey Yoksa” performansları Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’nda olacak. Etkinlik programı; 6 Eylül akşamı sihirbaz Enver Ertaş “The Illusionist”, 7 Eylül günü Anlatanadam (İbrahim Türker), 8 Eylül akşamı Tahsin Hasoğlu’nun gösterileriyle devam edecek.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

‘Asya’nın Vahşi Eşek Arıları’, 6 Eylül Cumartesi 20.00’de National Geographic WILD Ekranlarında!

Asya eşek arısı kolonilerinin merkezinde yer alan güçlü kraliçeler, yeni yuvasında sadık ve ölümcül bir ordu kurar ve bu ordu, kovanı korumak için her şeyi göze alır.

“Asya’nın Vahşi Eşek Arıları”, 6 Eylül Cumartesi akşamı saat 20.00’de National Geographic WILD ekranlarına geliyor.

Ödüllü yönetmenlerden nefes kesen belgeselleri, vahşi yaşamın gözler önüne serildiği kaliteli yapımları Türk izleyicisi ile buluşturan National Geographic WILD kanalını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dolaylı Ar-Ge Teşvikleri, 2024

Dolaylı Ar-Ge teşviki 105 milyar 977 milyon TL oldu

Ar-Ge faaliyetlerine yönelik toplam vergi teşviki 2023 yılında 59 milyar 332 milyon TL iken %78,6 artış göstererek 2024 yılında 105 milyar 977 milyon TL oldu.

Dolaylı Ar-Ge teşviklerinden yararlanan girişimler, 53 milyar 926 milyon TL ile en fazla gelir vergisi stopaj teşviki desteğinden faydalandı. Bu vergi desteğini sırasıyla 50 milyar 552 milyon TL kurumlar vergisi, 1 milyar 399 milyon TL ile gelir vergisi desteği, 99 milyon TL ile katma değer vergisi (KDV) desteği izledi.

Beyan edilen Ar-Ge harcamalarına göre sağlanan dolaylı Ar-Ge teşviklerinin %49,1’inin kurumlar vergisi, gelir vergisi ve KDV’den; %50,9’unun ise gelir vergisi stopaj desteğinden geldiği görüldü.

Dolaylı Ar-Ge teşvikleri, 2009-2024

Ar-Ge faaliyetlerine yönelik vergi teşviklerinden yararlanan girişim sayısı 10 bin 569 oldu

Ar-Ge faaliyetlerine yönelik vergi teşviklerinden yararlanan girişim sayısı 2024 yılında 10 bin 569 oldu. Teşviklerden yararlanmak için beyanname veren girişimler ana faaliyetler göre incelendiğinde ilk üç sırayı, 5 bin 548 ile bilgi ve iletişim, 2 bin 310 ile imalat sanayi ve bin 494 ile mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler aldı.

Beyan edilen harcama ve yararlanılan teşvik tutarlarında bilgi ve iletişim ilk sırada yer aldı

Girişimlerin destekten yararlanmak için beyan ettikleri Ar-Ge harcama tutarı 215 milyar 827 milyon TL olarak hesaplandı. Beyan edilen harcama tutarlarında bilgi ve iletişim %46,4 ile en büyük paya sahip olurken, bu sektörü %39,4 ile imalat sanayi, %4,6 ile mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler izledi.

Ana faaliyeti imalat sanayi olan girişimlerde 85 milyar 56 milyon TL olan tutarın %41,1’inin motorlu kara taşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) imalatı; diğer ulaşım araçlarının imalatında, %22,8’inin bilgisayarların, elektronik ve optik ürünlerin imalatında, %10,8’inin ise elektrikli teçhizat imalatında faaliyet gösteren girişimler tarafından beyan edildiği görüldü.

Dolaylı Ar-Ge teşvikleri girişimlerin ana faaliyet alanlarına göre analiz edildiğinde, 105 milyar 977 milyon TL olan tutarın %48,4’ünün bilgi ve iletişimde, %36,3’ünün imalat sanayinde, %5,3’ünün ise mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlerde faaliyet gösteren girişimlere ait olduğu gözlendi.

İmalat sanayide beyan edilen Ar-Ge harcamalarının faaliyet alanlarına göre dağılımı, 2024

Küçük ve orta büyüklükteki girişimler dolaylı Ar-Ge teşviklerinin %34,3’ünden yararlandı

Dolaylı Ar-Ge teşviklerinden yararlanan girişimler büyüklük gruplarına göre ele alındığında, 10 bin 569 girişimin %87,3’ünün küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ) olduğu görüldü. Girişim sayısı bakımından Ar-Ge teşviklerinden yararlanan büyük ölçekli girişimlerin payı %12,7 iken bu girişimler dolaylı Ar-Ge teşviklerinin %65,7’sinden yararlandı.

KOBİ’lerin dolaylı Ar-Ge teşviklerinden yararlanma oranı %34,3 oldu. Büyüklük gruplarına göre incelendiğinde, KOBİ’lere sağlanan 36 milyar 399 milyon TL dolaylı Ar-Ge teşvik miktarının %50,8’inın orta ölçekli, %39,6’sınin küçük ölçekli ve %9,6’sınin ise mikro ölçekli girişimlere sağlandığı gözlendi.

Dolaylı Ar-Ge teşviklerinin büyüklük gruplarına göre dağılım,(%), 2024

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“The Dropout” 5 Eylül’de Sezonun Son Bölümü ile 12 Eylül’den İtibaren de Cuma Günleri 21.30’da FX Ekranlarında Yeni Bölümleriyle Devam Ediyor!

Para, romantizm, trajedi, aldatma… Yapımcılığını Elizabeth Meriwether’ın üstlendiği, gerçek bir hikayeden uyarlanan, Elizabeth Holmes (Amanda Seyfried) ve Theranos’un kan donduran hırsını ve ters giden şöhret hikayesini anlatan ‘The Dropout’, 5 Eylül’de sezonun son bölümü ile, 12 Eylül’den itibaren Cuma günleri ise saat 21.30’da FX ekranlarında yeni bölümleriyle devam ediyor.

Dramadan korkuya, animasyondan bilim kurgu ve fantastiğe, polisiyeden aksiyondan ve komediye kadar birçok farklı kategoride yapıma ev sahipliği yapan FX; renkli ve çeşitli bir dünyanın kapılarını aralıyor. FX kanalı; D-Smart, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izlenebiliyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Açık Hava Sinema Günleri Eylül Ayında da Devam Ediyor

Çankaya Belediyesi Açık Hava Sinema Günleri, Başkentlilerden gelen yoğun istek üzerine Eylül ayında da devam ediyor.

Her hafta sonu ilçenin farklı bir noktasında gerçekleşen sinema etkinliğiyle keyifli bir yaz dönemi geçiren Çankayalılar, 14 Eylül’e kadar uzatılan Açık Hava Sinema Günleri ile nostalji dolu akşamların tadını çıkaracak.

Çankaya Belediyesi, ilçenin farklı noktalarında Açık Hava Sinema Günleri ile Başkentlileri nostaljik akşamlarda bir araya getiriyor. Her hafta sonu ilçenin farklı bir noktasında gerçekleşen sinema etkinliğiyle keyifli bir yaz dönemi geçiren Çankayalılar, 14 Eylül’e kadar uzatılan Açık Hava Sinema Günleri ile nostalji dolu akşamların tadını çıkaracak.

Bu yıl ilçenin 15 farklı noktasında birbirinden renkli 9 film; 11 Temmuz’dan bu yana vatandaşlara nostalji dolu günler yaşattı. Başkentlilerden gelen yoğun istek üzerine Eylül ayına uzatılan etkinlikte, Neşeli Günler, Aykut Enişte, Bir Cumhuriyet Şarkısı ve Bizim Aile filmleri 6 farklı mahallede yeniden vatandaşlarla buluşacak.

Çankayalılara nostalji dolu akşamlar yaşatan ve saat 20.00’de başlayacak “Açık Hava Sinema Günleri”nin Eylül ayı takvimi şöyle olacak:

5 Eylül Cuma
Sancak Mahallesi Muhtarlığı Yanı
Neşeli Günler

6 Eylül Cumartesi
Ahmed Arif Parkı /Sokullu
Bizim Aile

9 Eylül Salı 

Anıtpark 

Bir Cumhuriyet Şarkısı

12 Eylül Cuma 

Emek Pazar Yeri 

Bizim Aile

 

13 Eylül Cumartesi 

Bademlidere Cumhuriyet Parkı 

Aykut Enişte

14 Eylül Pazar 

Balgat Pazar Yeri 

Neşeli Günler

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sanat ve sinema için sürdürülebilir birliktelik: İstanbul Modern ve Türk Tuborg, 10 yılı geride bıraktı

İstanbul Modern Sinema, Türk Tuborg’un desteğiyle 2015 yılından itibaren 2 bine yakın film gösterimi gerçekleştirerek 150 bin izleyiciyi sinemayla buluşturdu. 10 yıllık dönemde yüzlerce etkinlik, söyleşi ve atölye düzenleyen İstanbul Modern Sinema hem Türkiye sineması hem de uluslararası yapımlar için önemli bir platforma dönüştü. İstanbul Modern Sinema’nın yeni sezonu ise dopdolu bir programla 25 Eylül’de başlıyor.

“Sanatı herkes için erişilebilir kılma misyonumuz devam ediyor”

İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, müzeyi ve sanatı istikrarlı bir şekilde desteklemenin önemine dikkat çekti. Eczacıbaşı, “Toplumumuza sunduğumuz faydayı sürdürebilmek ve projelerimizi hayata geçirebilmek, destekçilerimizin katkılarıyla mümkün oluyor. Geçtiğimiz yıl İstanbul Modern’in 20. yılını kutladık ve bu sürenin yarısında Türk Tuborg’un katkılarıyla önemli adımlar attık. Bu uzun vadeli destek, bizim için büyük anlam taşıyor. Türk Tuborg, aynı zamanda desteğini sinemanın ötesine taşıyarak Genç Salı programına da sponsor oldu. Böylece daha fazla genci sanatla buluşturma hedefimize önemli katkı sağladı” dedi.

“Gençleri sanat ve sinemayla buluşturmak istiyoruz”

Sanatın, geleceğe ışık tutan en güçlü kavramlardan biri olduğuna vurgu yapan Türk Tuborg CEO’su Damla Birol ise “İstanbul Modern ile olan iş birliğimizin 10. yılını kutlamaktan ve Genç Salı programına desteğimizin ilk senesini doldurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sürdürülebilirlik stratejilerimiz çerçevesinde, sanata olan katkımızın özellikle gençlerin kültürel gelişimine olanak sağlamasını önemsiyoruz. İstanbul Modern’e 10 yıldır verdiğimiz destek, markamızın sanata olan uzun soluklu bağlılığını pekiştiriyor. Ayrıca müzenin yönetim kurulunda yer almak, gençleri sanatla buluşturan bu programların değerini daha yakından görmemi sağladı. Daha fazla genci müze çatısı altında sanat ve sinemayla buluşturuyor olmak bizim için büyük bir mutluluk” dedi.

Yılda 100 bin gence ücretsiz müze deneyimi

Eylül 2024’te başlayan ve Türk Tuborg’un ana sponsorluğunda hayata geçirilen Genç Salı programı kapsamında, 18–25 yaş arası yaklaşık 100 bin genç her salı günü 10.00–14.00 saatleri arasında İstanbul Modern’i ücretsiz ziyaret ederek sanatçı atölyeleri, söyleşiler ve sinema odaklı etkinliklere katılma fırsatı buldu. Ayda bir kez oyuncu ve yönetmen Okan Urun moderatörlüğünde gerçekleşen sinema söyleşilerine Melikşah Altuntaş, Özgür Mumcu, Vildan Atasever, Harun Can ve Sude Belkıs gibi isimler konuk oldu.

İstanbul Modern’de yeni sezon 25 Eylül’de başlıyor

Dünya çapında birçok festival ve kurumla iş birliği yapan İstanbul Modern Sinema, farklı ülke sinemalarına ve tematik film programlarına yer vererek sinemaseverlere zengin bir içerik sunuyor. İstanbul Modern Film Küratörü Müge Turan, “Müze çatısı altında bir ‘sinematek’

işlevi görerek, Türkiye ve dünya sinemasından hazırladığımız özel programlarla önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyoruz. Yıl boyu süren gösterimlerle izleyiciye alternatif bir seyir platformu sunuyoruz. Dünya festivallerinde öne çıkan filmler, müzenin sergilerinden ilham alan tematik programlar, söyleşiler ve atölyelerle zengin bir içerik oluşturuyoruz. ‘Biz de Varız!’, ‘Oscar’ın Yabancıları’ ve ‘Gelecek Kısa’ gibi markalaşmış programlarımızla sinemaseverlere yıl boyunca festival ruhunu yaşatıyoruz” dedi.

Yeni sezonda öne çıkan programlar

25–28 Eylül: Yeni sezonun ilk programı “Doğruluk mu Cesaret mi?”, sinema ile felsefeyi “oyun” kavramı üzerinden ele alıyor. Film gösterimleri, paneller ve atölyelerle dolu bu çok katmanlı etkinlik sinemaseverleri bekliyor.

16–26 Ekim: Portekiz sinemasının usta yönetmeni Pedro Costa’nın filmlerinden oluşan kapsamlı bir retrospektif sunulacak.

20–30 Kasım: Locarno Film Festivali İstanbul’da programı kapsamında, festivalin ödüllü yapımları ilk kez Türkiye’de izleyiciyle buluşacak.

4–11 Aralık: Yılın son programı, İstanbul Modern’deki “Ali Kazma: Aklın Manzaraları” sergisine paralel olarak hazırlanacak ve sanatçı Ali Kazma ile özel bir söyleşiyi de içerecek.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Garanti BBVA Portföy Fon Büyüklüğünde 1 Trilyon TL’yi Aştı

Yatırımcı odaklı yaklaşımı, çeşitlendirilmiş fon evreni ve dijital kanallardaki etkinliği sayesinde büyümesini hız kesmeden sürdüren şirket; hem konvansiyonel hem de yeni nesil tematik fonlarıyla farklı yatırımcı profillerine hitap ediyor. Yatırımcı ihtiyaçlarını merkeze alarak çeşitli risk profillerine hitap eden ürünlerle yatırımcıların finansal hedeflerine ulaşmalarına destek oluyor.

Garanti BBVA Portföy, veriye dayalı portföy yönetimi anlayışını benimsemiş durumda. Şirket, dijital kanallardaki güçlü konumunu, veri analitiği ve yapay zekâ temelli modelleri portföy yönetiminde kullanarak pekiştiriyor. Bu sayede, yatırımcılara daha etkin, kişiselleştirilmiş ve hızlı çözümler sunmayı hedefliyor. 

Başarının Sırrı: Fon Çeşitliliği ve Yatırımcı Odaklı Yaklaşım 

Garanti BBVA Portföy Genel Müdürü Eyüp Gülsün, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Fonlarda ulaştığımız 1 trilyon TL büyüklük, yatırımcılarımızla kurduğumuz güven ilişkisinin bir göstergesi. Garanti BBVA Portföy olarak, bugün 171 farklı fonumuzla (Kaynak: Rasyonet), farklı finansal hedefleri olan yatırımcılara değişen piyasa koşullarına göre çözüm sunmayı hedefleyen fon evrenine sahibiz. Çeşitli ürün grupları ve temalar ile zenginleştirdiğimiz fon evrenimizi sürekli geliştiriyoruz. Teknoloji ve yatırımın kol kola ilerlediği bir dünyada, yenilenen tasarımı ve kullanıcı dostu yapısıyla Garanti BBVA Mobil sayesinde de fark yaratıyoruz. Başarımızda dijitalde sunduğumuz bu müşteri deneyiminin önemli bir paya sahip olduğunu düşünüyoruz. Yatırımcının bize duyduğu güveni ileriye taşımak için teknoloji, yapay zekâ ve veri analitiğine odaklanıyor, yeni modeller üzerinde çalışıyoruz.”
 

Başarılı yönetim global ödül getirdi

Yatırım fonlarındaki büyümenin arkasında yatan yatırımcı odaklı hizmet modeli ve yenilikçi ürün stratejisi, uluslararası arenada da takdir görüyor. Dünya finans çevrelerinde saygınlığıyla bilinen Global Banking & Finance Review, 2025 ödüllerinde Garanti BBVA Portföy’ü “Türkiye’nin En İyi Portföy Yönetim Şirketi” olarak belirledi. 

Genel Müdür Eyüp Gülsün, bu itibarlı ödülü yatırımcılarına sağladıkları değer anlamında önemli bulduklarını belirterek “Portföy yönetim anlayışımıza, bu alanda bilinen kurumlardan biri olan Global Banking & Finance Review tarafından verilen ödülden gurur duyduk. Bu tür ödüller, bize yatırımcılarımıza her zaman daha iyisini sunmak için sorumluluk yüklüyor. Biz de bu sorumlulukla, güven ve itibarı daha da güçlendiren bir hizmet anlayışını sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

Eyüp Gülsün, sektörün ciddi bir büyüme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekerek, “Garanti BBVA Portföy, BBVA Grubu’nun uluslararası bilgi birikiminden aldığı güçle, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yenilikçi ürünler geliştirmeyi hedeflemeye devam edecek” diyor. 

*Garanti BBVA Portföy tarafından yönetilen 1 trilyon TL fon büyüklüğü 31 Temmuz 2025 tarihli SPK verilerine göre yatırım fonları ve emeklilik fonları toplam büyüklüğünü ifade eder.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkent EDAŞ, Ayedaş ve Toroslar EDAŞ sahada eğitimlere devam ediyor

İnsan ve teknoloji odağıyla daha akıllı ve yeşil bir dünyaya katkı sunmak için projeler üreten Başkent EDAŞ, Ayedaş ve Toroslar EDAŞ, elektrik dağıtım hizmeti verdikleri 14 ilde, 2018 yılından beri Millî Eğitim Bakanlığı ile iş birliği yaparak mesleki eğitim faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Ülkenin verimliliğine ve istihdamına katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilen Mobil Eğitim Merkezi Projesi ile elektrik dağıtım sektörü, mühendis, teknisyen ve tekniker adaylarına tanıtılıyor ve onların gelişimine destek olunuyor.

Enerjisa dağıtım şirketlerinin desteği ile 2018’den beri İstanbul, Hatay, Mersin, Adana, Gaziantep, Osmaniye, Zonguldak, Ankara, Bartın, Karabük, Çankırı, Kastamonu ve Kırıkkale’de devam eden proje ile katılımcılara, enerjinin yolculuğu, elektrik dağıtım şirketlerinin sorumluluğunun başladığı noktadan, tüketicilerin evlerine varana kadar tüm detayları kapsayacak şekilde baştan sona aktarılıyor. Eğitim ayrıca, elektrik dağıtım sektörünün en önemli konularından olan iş sağlığı güvenliği eğitimlerini de kapsıyor.

2024 – 2025 eğitim öğretim yılında 4 bin 300’e yakın kişiye eğitim verildi

Sektörde bir ilk olan ve gençlerin kariyer gelişimlerine destek olmak amacıyla geliştirilen proje, 2024 – 2025 eğitim öğretim yılında 4 bin 300’e yakın öğrenci ve alan öğretmenine eğitim olanağı sağladı. Daha iyi bir gelecek misyonuyla çalışmalarına devam eden şirket, projenin başladığı ilk günden itibaren elektrik dağıtım sektörünü gençlere tanıtmak, istihdamı artırmak ve meslek seçimi yapacak olan gençleri sektöre yönlendirmek için sahada tüm gücüyle faaliyetlerini sürdürüyor. 

“Bağımsız enerji yolculuğunda yeni nesillerin rolü çok önemli olacak”

Türkiye’nin enerjide tam bağımsız olması için yetişmiş insan gücünün önemine vurgu yapan Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Oğuzhan Özsürekci, “Türkiye’de bir ilk olan Mobil Eğitim Merkezimiz, sahada tüm donanımlarıyla faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Teknik Gelişim ekiplerimizin katkılarıyla, sektörümüzün geleceğini şekillendirecek gençlere dağıtım sektörünün çalışma prensiplerini uygulamalı olarak aktarıyoruz. Böylelikle gençleri sektörümüzle tanıştırıyor, ülkemizin verimliliğine ve istihdamına katkı sağlamayı hedefliyoruz.

Bu vizyon doğrultusunda, 2018 yılında Millî Eğitim Bakanlığı ile imzaladığımız protokol, nitelikli iş gücü oluşturma yolunda atılmış önemli bir adım oldu. Kamu ve özel sektör iş birliğiyle hayata geçirilen bu proje sayesinde bugüne kadar 14 bine yakın öğrenci ve alan öğretmenine kapsamlı eğitimler verdik. Bağımsız enerji yolculuğunda yeni nesillerin rolünün öneminin farkındayız. Bu amaçla onların gelişimlerine katkı sağlayan ve geleceğe ışık tutan bu eğitimlerin parçası olmaktan gurur ve mutluluk duyuyoruz. 2025 – 2026 eğitim öğretim döneminde de sahada olmaya ve gençleri eğitmeye devam edeceğiz” dedi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye genelinde KOBİ’lerin yüzde 68’i risklere karşı güvencesiz

TÜİK verilerine göre Türkiye’de sanayi ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren 3 milyon 713 bin girişim, küçük ve orta büyüklükteki işletme (KOBİ) sınıfına giriyor. Ülkemizdeki toplam girişim sayısının yüzde 99,7’sini oluşturan KOBİ’ler, istihdamın da yüzde 70,5’ini kapsıyor. Buna karşılık tahmini verilere göre, 2,5 milyon* KOBİ’nin sigorta güvencesi olmadığını söyleyen Allianz Türkiye Elementer Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, bu rakamın KOBİ’lerde sigorta bilinci açısından ciddi bir boşluğa işaret ettiğine dikkat çekti.

Doğal afetlerin yanı sıra hırsızlık ve makine arızası da KOBİ’ler için öncelikli riskler 

Türkiye gibi doğal afet risklerinin yüksek olduğu bir coğrafyada özellikle deprem, sel, fırtına gibi olayların yanı sıra yangın, hırsızlık ve makine arızaları gibi tehditlerin de KOBİ’ler için öncelikli riskler arasında yer aldığını söyleyen Örkün, “KOBİ’lerin büyük çoğunluğu bina, makine ve stok gibi fiziksel varlıklara dayalı çalışıyor; bu varlıklarda oluşacak zararlar, işletmenin iş sürekliliğini ciddi şekilde sekteye uğratabiliyor. Aynı zamanda çalışanlara veya üçüncü şahıslara yönelik maddi ve bedeni zararlar da işletmeler için önemli mali yükler oluşturabiliyor. Allianz Commercial tarafından yayımlanan “Yükselen Risk Trendleri 2025” raporu, orman yangınlarını iklim krizi nedeniyle yükselen yeni küresel risk faktörü olarak tanımlıyor.  Artık yangın mevsimi daha erken başlıyor ve daha uzun sürüyor; bu da yangınla mücadeleyi zorlaştırıyor. Yangın, işletmelerin de karşı karşıya kaldığı en yıkıcı risklerden biri. Yerleşim yerlerini de büyük ölçüde etkileyen orman yangınlarından sonra yaşanan maddi hasarların tazmin edilerek yangın öncesindeki işleyişe dönülebilmesi için sigorta kritik öneme sahip” dedi.

 

Örkün: “Poliçe sunmanın ötesine geçip koruyucu çözümler geliştirmek gerekiyor”

KOBİ’lerin artan afet frekansı, yükselen hasar maliyetleri ve uzun süreli iş kesintilerinin yaratabileceği sonuçlar konusunda yeterince hazırlıklı olmadığını söyleyen Örkün, “Yüzde 32’lerde seyreden sigortalılık oranlarını artırmak için yalnızca poliçe sunmak yetmiyor; aynı zamanda eğitim, farkındalığı artırmak ve koruyucu çözümler geliştirmek gerekiyor. Allianz Türkiye olarak KOBİ’lerin dirençli ve sürdürülebilir yapılar haline gelmesi için proaktif bir rol üstleniyor ve uzman risk mühendislerimiz aracılığıyla KOBİ’lerle deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Sanal Risk Analizi hizmetimizle artırılmış gerçeklik teknolojisini kullanarak, olası bir hasar meydana gelmeden önce risklerin tespit edilmesini ve önlenmesini sağlıyoruz. Bu süreci, Türkiye’nin ilk ve tek akredite deprem yangın test ve eğitim merkezi Allianz Teknik’te profesyonel danışmanlık hizmetleriyle tamamlayarak, yalnızca bireysel değil, toplumsal ölçekte de risk ve sigorta bilincinin yaygınlaştırılmasına katkı sunmaya çalışıyoruz. Ayrıca sektörümüzde öncü bir adım atarak Allianz Teknik’te başlattığımız çevre ve iklim değişikliği hizmetleri departmanımız da hizmet vermeye devam ediyor” dedi.

Allianz İşyerim Sigortası ile KOBİ’lerin yangın, deprem, hırsızlık, sorumluluk, elektronik cihaz bozulmaları ve makine arızaları gibi birçok riske karşı ihtiyaçlarına özel teminatları seçerek paket poliçelerini özelleştirebildiklerini söyleyen Örkün, sigortacılığı bir tazminat mekanizmasının ötesine taşıyarak, bütünsel bir risk yönetimi anlayışı sunduklarını belirtti.

KOBİ’ler risklere karşı ihtiyaçlarına en uygun teminatları seçebiliyor

Allianz Türkiye’nin KOBİ’lere özel olarak geliştirdiği İşyerim Sigortası ile yangın, deprem, sel, hırsızlık, sorumluluk, elektronik cihaz ve makine kırılması gibi pek çok risk tek bir poliçede teminat altına alınıyor, böylece işletmeler ayrı poliçeler yerine kapsayıcı bir teminat yapısına daha ekonomik koşullarda erişebiliyor. Teminat kapsamına ve işletme türüne göre farklılaştırılmış paket seçenekleri ile KOBİ’ler faaliyet alanlarına özel riskleri uygun primlerle teminat altına alabiliyor. Ayrıca eksik sigorta aramasına gerek kalmadan belirlenen limitler üzerinden koruma sağlayan Güvenli İşyerim sigorta paketleri ile küçük ölçekli işletmeler için hasar anında hızlı ve net çözümler sunuluyor. Bu doğrultuda, paket sigortalar KOBİ’ler için hem kapsamlı risk yönetimi hem de maliyet etkinliği açısından önemli avantajlar sağlıyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı