4 Yıl Sonra Yeniden Doğdu: Mahmut Görgen’in ‘Nutuk’u Sosyal Medyayı Sallıyor

Türk DJ ve aranjör Mahmut Görgen’in 4 yıl önce yayımladığı “Nutuk” adlı çalışması, sosyal medyada yeniden en popüler sesler arasında yer aldı. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün unutulmaz hitabesinden kendi ses kayıtlarının kullanılmasıyla hazırlanan şarkı, özellikle genç içerik üreticiler tarafından büyük ilgi görüyor.

“Nutuk”, Instagram Reels başta olmak üzere farklı sosyal medya platformlarında içerik üreticileri tarafından sıkça tercih ediliyor. Özellikle milli birlik ve özel gün paylaşımlarında kullanılan şarkı, yeniden trend listelerine girmeyi başardı.

Mahmut Görgen, şarkının yeniden gündem olmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Nutuk’u hazırlarken tek amacım Atatürk’ün fikirlerini ve kendi sesini genç kuşaklara modern bir müzik diliyle ulaştırmaktı. Aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ ilgi görmesi, bu mirasın evrenselliğinin bir göstergesi” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İhsan Taş: Telif Yasasının Önündeki En Büyük Engel Başrol Oyuncularının Astronomik Ücret Talepleri

    
Ödüllü yapımcı ve yönetmen İhsan Taş, uzun süredir tartışılan fakat bir türlü hayata geçirilemeyen Telif Yasası hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“Bana göre bu yasanın çıkmamasının önündeki en büyük engel; yapım bütçelerinin büyük bir kısmını tüketen astronomik ücretler talep eden başrol oyuncuları” diyen Taş, “Bir yapımcı olarak telif yasası için mücadele edenlerin arasında, hatta en başında yer almak isterim ama tek başına yetmez. Telif yasası çıksın istiyorsak, oyuncusuyla, yapımcısıyla, senaristiyle, yönetmeniyle, kamera arkasındaki emekçilerle bir araya gelip, herkesi adaletlice kucaklayacak bir yasa çıkmalı ki çözüm olsun” ifadelerini kullandı.

Her projede pastanın neredeyse yüzde 70’inin başrol oyuncularına gittiğini söyleyen başarılı yapımcı, “Geriye kalanla projeyi mi tamamlayacaksınız, post prodüksiyonunu mu yapacaksınız, PR’ını mı yapacaksınız? Finale gelindiğinde çoğu yapımcı bütçesini bitirdiği gibi ya bankalardan kredi çekmiş oluyor ya da etrafına borçlanmış oluyor. Reklama ayrılması gereken bütçe kalmayınca, dağıtımcılar filmi almak istemiyor, gişede de karşılık bulmuyor. Sonuç olarak birçok yapımcı sektörden kopuyor, kimi inşaatlarda çalışmaya başlıyor, kimi köyüne dönüyor, kimi de intihar ediyor. Durum böyleyken Telif Yasası nasıl hayata geçirilecek?” dedi.

Sektörde gerçek bir değişim isteyen yapımcı, yönetmen ve sanatçılara da çağrı yapan Taş, “Eğer gerçekten daha adil, daha sürdürülebilir bir sistem istiyorsak önce kendi içimizdeki adaletsizliği değiştirmeliyiz ve kalıcı bir çözümü hep beraber üretmeliyiz” sözleriyle konuşmasını noktaladı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çim Konserleri’nde Mustafa Sandal coşkusu

94. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın en çok ilgi gören etkinliklerinden Çim Konserleri, Türk pop müziğinin güçlü ismi Mustafa Sandal’ı ağırladı. On binlerce kişi Sandal’ın şarkılarını hep bir ağızdan söyledi. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen 94. İzmir Enternasyonal Fuarı, kültür-sanat etkinlikleriyle kente renk katmaya devam ediyor. Fuar kapsamında düzenlenen Çim Konserleri’nin, 8. gününde Mustafa Sandal sahne aldı. Sandal, geçmişten günümüze uzanan repertuvarıyla on binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı. Sanatçı, sahneye çıktığında yaptığı konuşmada, “İzmir, bu akşam bambaşka. İzmir’e yakışan bir kalabalık bu akşam. Sizlere zaman tüneli tadında, 90’ların en güzel ve en keyifli yıllarına götürmek istiyorum. Bizim konserimiz hiçbir konsere benzemez, gerçekten çok özel bir gece yaşayacağız. Bizim konserimiz candan, içten, yürekten, bütün samimiyetiyle bir konser” sözleriyle dinleyicilere seslendi.

Sevilen şarkılarını seslendirdi
“Aya Benzer”, “İsyankar”, “Beni Ağlatma”, “Araba” ve “Aşka Yürek Gerek” gibi hafızalara kazınan şarkılarını seslendiren Mustafa Sandal’a, alanı dolduran kalabalık hep bir ağızdan eşlik etti. Her yaştan fuar ziyaretçisi, konser boyunca büyük coşku yaşadı. Yaklaşık iki saat sahnede kalan Mustafa Sandal, İzmir’in enerjisinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 

Konser serisi devam ediyor
Kültürpark’ta düzenlenen Çim Konserleri, fuar boyunca ünlü sanatçıları ağırlamaya devam edecek. 6 Eylül’de Selda Bağcan, 7 Eylül’de Sertab Erener, 8 Eylül’de Duman, sevenleriyle buluşacak. Fuarın son günü 9 Eylül’de ise Mor ve Ötesi, İzmir’in kurtuluşunun 103. yılına yakışır bir final yapacak. Konserler saat 21.15’te başlıyor.

Miray Akovalıgil İzmirli sevenleriyle buluştu
İzmir Enternasyonal Fuarı’nın kültür-sanat alanındaki önemli duraklarından biri olan Atatürk Açık Hava Tiyatrosu etkinlikleri, beşinci gününde, “Ya Bende Bir Şey Yoksa” performansı ile sevilen komedyen Miray Akovalıgil’i ağırladı. İzmirli seyircilerin büyük ilgi gösterdiği akşamda Akovalıgil, sahne performansı boyunca hem kahkahalar attırdı hem de kendi hayatından ilham veren hikayeler anlattı. Gösteriyi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay da izledi. 

Hem avukat hem oyuncu
Aslında oyuncu olmak istediğini, ancak annesinin ısrarıyla hukuk fakültesine giderek avukatlık mesleğini seçtiğini anlatan Akovalıgil, hayatının dönüm noktalarından bahsetti. Avukatlık yapan, sosyal medyada ürettiği eğlenceli içeriklerle de geniş kitleler tarafından tanınan Akovalıgil, bu süreçte ekran yolculuğuna nasıl adım attığını, “Aşk Yeniden” dizisinde “Şaziment” karakterini canlandırarak oyunculuk hayalini de gerçekleştirme fırsatı bulduğunu anlattı. Sahneye taşıdığı samimi ve içten anlatımıyla izleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşatan Akovalıgil, hukuk kariyerine ara vermediğini de vurguladı.

Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’ndaki etkinlikler, tamamı ücretsiz olarak sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor. 8 Eylül’e kadar sürecek programda; 6 Eylül akşamı sihirbaz Enver Ertaş “The Illusionist” gösterisiyle, 7 Eylül günü Anlatanadam (İbrahim Türker) ve 8 Eylül akşamı Tahsin Hasoğlu sahnede olacak.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmirli çocuklara çevre bilinci aşılandı

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentteki çocuklara 94’üncü İEF kapsamında çevre duyarlılığı ve bilinci kazandırılması amacıyla etkinlikler düzenleniyor. İzmirli çocuklar “Dobi Eğitim Otobüsü” ve “Sanal Gerçeklik Oyunu” ile geleceğe temiz bir dünya bırakılması adına farkındalık kazanıyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, 94’üncü İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) kapsamında çocuklar için iki önemli etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Atık Yönetimi Projeler ve Planlama Şube Müdürlüğü yetkilileri tarafından Kültürpark’taki Belediye Sokağı ve yanındaki alana yerleştirilen “Sanal Gerçeklik Oyunu” ve “Dobi Eğitim Otobüsü” ile İzmirli miniklerin çevreye karşı duyarlılığının artırılması hedefleniyor. 

Eğitici bir sanal gerçeklik oyunu 
Aktivitelerle doğal kaynakların korunması, enerji verimliliği, sürdürülebilir bir atık yönetimi planı hazırlanması konusunda önemli bilgiler veriliyor. ESHOT Genel Müdürlüğü’nden tahsis edilerek dönüştürülen “Dobi Eğitim Otobüsü” oldukça ilgi çekiyor. Otobüsün içerisinde bir bilgi merkezi, dobirent ve dobitop isimli iki eğitici oyun bölümü, bir adet dönüşüm görsel bölümü, bir adet hediye bölümü ve atık yönetimi konulu eğitim verilebilen sinema bölümü yer alıyor. Ayrıca atıkların kaynağında ayrılarak enerji tasarrufu ve çevresel zararının azaltılması, doğal kaynakların korunması ve iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması için sürdürülebilir bir atık yönetiminin yaygınlaştırılması amacıyla eğitici bir sanal gerçeklik oyunu da tasarlandı.  

“Çocuklar 2050 yılına gidip geri dönüyor”
İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Atık Yönetimi Projeler ve Planlama Şube Müdürlüğü’nde görevli çevre mühendisi Burak Andaç, “Günde bir saatimiz var ve dolu dolu geçiyor. Otobüsümüzde ve buradaki amaç çocuklara teknolojiyle çevre bilinci aşılamak. Atık yönetimine ve iklim değişikliğine vurgu yapmayı amaçlıyoruz. Etkinliklerimizin gayet başarılı olduğunu düşünüyoruz. Çocuklardan geri dönüşler çok iyi. Sanal Gerçeklik Oyunu 2050 yılında geçiyor. Çöl bir dünyaya uyanıyorlar. Orada bir pandamız var. Bizim daire başkanlığımızın da maskotu aynı zamanda Zero… İsmi Zero Waste’den (sıfır atık) geliyor. Bu panda orada nasıl bir dünya olduğunu anlatıyor. Bütün kaynaklarımız tükenmiş, çöl olmuş, ağaçlarımızın yeşermediği, su kaynağımızın kalmadığı bir dünya. Sonra zamanda geriye götürüyorlar. Yapman gerekenleri yaparak dünyayı kurtarıyorsun. Mutfak alanında uyanıyorsun. Mutfakta gereksiz yere yanan lambamız var, çocuk onu kapatarak oyuna başlıyor. Daha sonrasında boş yere akan musluğumuz var, onu kapatıyor. En son atıkları ayrıştırması gerekiyor. Sonrasında 2050’ye geri dönüyor. Ama yemyeşil ve su kaynaklarının tükenmediği bir dünyaya dönmüş oluyor” ifadelerini kullandı. 

“Eğlenirken öğreniyorlar”
Atık Yönetimi Projeler ve Planlama Şube Müdürlüğü’nde görevli Emre Tuncer de otobüsteki eğitimler hakkında bilgi verdi: “Amacımız çocuklarımıza farkındalık yaratmak. Onların eğleneceği bir ortam oluşturduk. Çok ilgi gördük. Her şey çok güzel oldu. Eğlenirken öğreniyorlar.”

“Çevreyi, ağaçları seviyorum”
Sanal gerçeklik oyununa gireceği için heyecanlı olduğunu belirten Tanem Şen, “Oyunda kirlenen çevreyi temizlemek için doğru adımları atacağız. Işıkları kapatacağım, elektrik gitmesin, muslukları kapatacağım boşa akmasın. Böylece çevreyi koruyoruz. Çevreyi, ağaçları çok seviyorum” dedi.  
Eğitim otobüsünde etkinliğe katılan Furkan Asil Eroğlu ise etkinliği çok beğendiğini aktarırken, “Bence çocuklar gelip katılsınlar, çünkü çok eğlenceli” dedi. 

“Güzel bir tecrübeydi”
İzmirli minik Yağmur Özen de, “Güzel bir etkinlik. Yeni geldim. Çerçeveleme yaptım. Plastik atıkları geri dönüşüme kazandırdım. Boyama yapmayı çok seviyorum. Geri dönüşüm etkinliğini de çok seviyorum. Burayı çok sevdim” dedi. 
Sanal gerçeklik oyununda deneyim kazanan Orhan Çağrı Uyanık da, “Ekinlik çok güzeldi. Musluğu kapattım, ışığı kapattım. Güzel bir tecrübeydi” diye konuştu.  

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Keçiören’de Hababam Sınıfı Rüzgârı

Keçiören Belediyesi tarafından düzenlenen “Bir Yaz Akşamı Sineması ve Sokak Lezzetleri” etkinliği bu kez Türk sinemasının unutulmaz serisi Hababam Sınıfı filmleriyle ilçe sakinlerini bir araya getirdi. İlçedeki iki farklı mahallede gösterimi yapılan filmler izleyicilere keyifli anlar yaşatırken, Keçiören Belediyesi tarafından ikram edilen sokak lezzetleri de ağızları tatlandırdı.

Hababam Sınıfı filmleriyle eğlence dolu akşam

“Bir Yaz Akşamı Sineması ve Sokak Lezzetleri” etkinliği kapsamında Kanuni Mahallesi Mustafa Çelikten Parkı’nda usta Yönetmen Ertem Eğilmez’in imzası taşıyan; Kemal Sunal, Münir Özkul, Adile Naşit ve Şener Şen gibi Türk sinemasının efsane oyuncularını buluşturan “Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı” filmi açık havada seyircisiyle buluştu. Subayevleri Mahallesi Atatürk Ankara Milli Mücadele Müzesi Parkı’nda ise yine aynı usta oyuncu kadrolarının yer aldığı “Hababam Sınıfı Tatilde” filmi izleyicilere nostalji dolu bir akşam yaşattı.

Sokak lezzetleri ve açık hava sineması vatandaştan tam not alıyor

Her iki etkinlikte de film gösteriminden önce sokak lezzetleri vatandaşlara ikram edildi. İlçe sakinleri, hem Türk sinemasının klasiklerini açık havada yeniden izleme fırsatı buldu hem de keyifli bir akşam yaşadı. Vatandaşlar, her mahallede düzenlenen açık hava sinema gösteriminden büyük memnuniyet duyduklarını dile getirerek hizmetlerinden ötürü Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür etti.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

15 Yeni Esere Görkemli Açılış

Haymanalıların heyecanla beklediği o gün yaklaşıyor. İlçeye kazandırılan yeni eserlerin açılışı görkemli bir etkinlikle gerçekleştirilecek. Açılışı yapılacak projeler arasında Haymana Belediyesi tarafından yapılan; Yeni Kaplıca Tesisi, Kent Meydanı, Kapalı Çarşı, Kent Sofrası, Açık Kapalı Düğün Salonları, Otopark, Kadın Kooperatifleri, Göletler/Yapıtlar, Ürofiz Otel-Şehitlik Meydanı Restorasyonu ve Kent Mobilyalarının yanı sıra Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Haymana’ya kazandırdığı Aile Yaşam Merkezi, tohum eleme selektör tesisleri ve köy konakları bulunuyor. 
Açılışa Mansur Başkan Katılacak
12 Eylül Cuma Günü saat 18.00’de gerçekleştirilecek açılışa Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yanı sıra ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcilerinin de katılması bekleniyor.
Haymana Semicenk İle Coşacak
Açılışların ardından saat 20.00’de ise rap müziğin sevilen ismi Semicenk beğenilen şarkılarıyla Haymanalılarla bir araya gelecek. 
Başkan Koç “Türkiye’nin En Büyük Kaplıcasına Ankaralıları Bekliyoruz.”
Haymana’ya değer katacak, ilçeyi turizmde hak ettiği noktaya taşıyacak vizyon projeleri hayata geçirmenin gururunu yaşadıklarını belirten Haymana Belediye Başkanı Levent Koç “ Haymana için tarihi bir günü yaşayacağız. Başta Türkiye’nin en büyük kaplıca tesisi olacak yeni kaplıca tesisimiz olmak üzere 15 yeni eseri ilçemize kazandırıyoruz. Haymana’ya sadece bir kaplıca tesisi inşa etmiyoruz. Kaplıcaya gelecek misafirlerimizin ve hemşerilerimizin yararlanacağı durak alanları da inşa ediyoruz. Kent Meydanı, Kent Sofrası, Kapalı Çarşı ve Başdeğirmen Mesire Alanı gibi alanlarımız Ankaralı vatandaşlarımızın Haymana’ya geldiğinde kaplıca dışında da keyifli vakit geçireceği alanlar olacak. İlk hedefimiz yanı başımızdaki Ankara’yı Haymana’ya çekmek ve Ankaralı hemşerilerimize bildik birkaç gezilecek yerin ya da AVM’lerin dışında yeni bir alternatif sunmak. Bizler 7/24 yaşayan bir Haymana hedefliyoruz. Önce tüm Ankaralı hemşerilerimizi sonrasında ise Türkiye’nin her yerinden vatandaşlarımızı Dünyanın Tescilli En iyi Termal Suyu’na sahip Haymana’ya bekliyoruz.” dedi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Basmane’ye adını veren gelenek yeniden hayat buluyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği “Basmane’de Yeniden Basma Atölyesi” projesinin tanıtımı 94’üncü İEF kapsamında yapıldı. Basmane’ye adını veren geleneğin yeniden hayat bulacağı çalışma umut ve heyecanla başlatıldı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi kentin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, Türk Kadınlar Birliği İzmir Şubesi ile İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) ortaklığıyla hayata geçirilen “Basmane’de Yeniden Basma Atölyesi” projesiyle kentin köklü mirası yeniden canlandırılıyor.  Adını bölgede kurulan basma üretim tesislerinden alan Basmane bu projeyle yeniden tarihi kimliğine kavuşacak. Çalışmayla ayrıca hem Basmane’nin İzmir’in endüstri mirasındaki öneminin araştırılması ve bilimsel literatüre kazandırılması hem de geleneksel basmacılık mirasının atölyeler ve yenilikçi yöntemlerle sürdürülebilir bir üretim modeline dönüştürülmesi amaçlanıyor. Projenin tanıtımı 94’üncü İEF kapsamında Kültürpark’ta kurulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Sokağı’nda yapıldı.

“Yeniden basma ile anılan bir bölge olacak”
Projeyle, Pazaryeri Mahallesi’nde bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Fatma–Mustafa Hasdemir Binası gerekli dönüşümle bir basma deneyim atölyesine dönüşüyor. Aynı zamanda projenin paydaşları olan farklı konulardaki çalışma gruplarının üretimle iç içe çalışmalarını gerçekleştirecekleri bir kültür, eğitim ve paylaşım merkezi haline geliyor. Ustaların, zanaatkârların, bilim insanlarının, sanatçıların gençlerin ve meraklıların bir araya geleceği bu mekân, hem üretim kültürünü yaşatacak hem de geçmişin renkli hikâyelerini geleceğe taşıyacak. Çalışmayla; kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarına katkı sağlamak, bölgedeki yerel ekonomiyi ve turizmi canlandırmak, İzmir’in özgün desen ve tasarımlarını çağdaş yöntemlerle yeniden yorumlamak, ekolojik ve yenilikçi üretim modellerinin gelişmesine öncülük etmek amaçlanıyor. 

“Müjde vermek istedik”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kültürel Mirasın Yönetimi ve Tanıtımı Şube Müdürü Ayşegül Güngören proje hakkında bilgi verirken, “Basmane’ye adını veren basma zanaatının İzmir’de tanınmasını sağlamak istiyoruz. Aynı zamanda bir deneyim atölyesiyle üretime yönelik adımlar atmak istiyoruz. İzmir Kalkınma Ajansı ve derneklerin desteğiyle yola çıktık. Atölyemizi kurmaya başladık. Basmanelileri bu anlamda bilgilendirmek, ilgi duyan kadınlarımıza eğitim verebilmek için başladığımız yeni bir yolculuk. İEF’de projenin müjdesini vermek istedik. Çok da ilgi görüyoruz ve memnunuz” dedi. 

“İzmir mirasının öne çıkması için çalışıyoruz”
Ayşegül Güngören, İzmir’de tarihi kent merkezinin çok önemli bir parçasını kaplayan Basmane’ye de adını veren basma üretim merkezine değinirken, “Osmanlı kaynaklarında kadınların başörtüsü olan çember tarzı örtülerin, yazmaların basıldığına dair bilgiler var. Ama bazı Avrupa kaynaklarında da Smyrna Kumaşı olarak ünlenmiş ve İzmir’de basıldığını düşündüğümüz top kumaşlar da var. Bu önemli bir kültür. Osmanlı’da locası da olan bir üretim biçimi. Daha sonra ihraç ürünü olmuş. Bu peşinde koşulması gereken bir konu. Bu tür bilgilerin derlenip toparlanıp İzmir mirasının öne çıkarılması için çalışıyoruz. Projeye bir umutla ve heyecanla başlıyoruz” ifadelerini kullandı. 
Basmane üretim tesisi, 18. yüzyıl ortalarında bugünkü Basmane Garı’nın bulunduğu yerde kurulmuştu. 1850’li yıllara kadar aktif olan Basmahane Fabrikası, ithal ürünlere uygulanan düşük vergiler karşısında rekabetini sürdürememiş, binası kamulaştırılarak yıkılmış, yerine Kasaba Demiryolunu kente bağlayan gar inşa edilmişti.

İzmir için önemi 
Basmane semti, adını bölgede kurulan basma üretim tesislerinden aldı. 18. ve 19. yüzyıllarda İzmir’in ticaret hayatında önemli bir yere sahip olan bu üretim tesisi ve çevresindeki atölyeler, hem kentin yerel ekonomisini güçlendirdi hem de İzmir’in Avrupa’da o yıllarda basma kumaşlarıyla anılmasını sağladı. Günümüzde Basmane Garı’nın bulunduğu alan ve çevresi, o dönemde bu üretim tesislerinin yoğunlaştığı bölge oldu. Basmane’de doğan geleneksel basmacılığın, Cumhuriyet’in planlı sanayileşme hamlesiyle şekillenen Sümerbank çatısı ve yerel ölçekte Nazilli Fabrikası hattında evrilmesi, hem yerel üretim kültürünün dönüşümünü hem de ulusal ekonomik politikalarının yerele yansımasını göstermesi açısından dikkat çekici hale geldi. 
Proje, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kültürel Mirasın Yönetimi ve Tanıtımı Müdürlüğü yürütücülüğünde, Sosyal Hizmetler ile Kadın ve Aile Hizmetleri, Kültür ve Sosyal Hizmetler daire başkanlıklarının ilgili birimleri, Türk Kadınlar Birliği İzmir Şubesi ile İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) ortaklığıyla hayata geçiriliyor. 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Umut ve Dayanışma Mudanya Kitap Fuarı’nda

Mudanya Belediyesi tarafından “Adalet: Hak mı Hukuk mu” temasıyla düzenlenen Mudanya 7. Kitap Fuarı, söyleşi ve imza günleriyle kitapseverleri yazar, akademisyen ve siyasetçilerle buluşturmaya devam ediyor. 
Fuarın üçüncü gününde “Adalet Söyleşileri”nde Mudanyalılar ile bir araya gelen Bursa Milletvekili Av. Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Ankara Milletvekili Av. Umut Akdoğan ve akademisyen, yazar Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, “Yeni Türkiye” başlıklı söyleşide umudun kaybedilmemesi ve dayanışmanın büyütülmesinin önemine vurgu yaptılar. Mudanya Belediye Başkan Yardımcısı Av. Baran Güneş’in moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, Türkiye’nin adaletsizliğin normalleştiği bir ülkeye dönüştüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Hablemitoğlu, “Biz adaletsizliği ceza adaleti ile algılıyoruz. Sosyal, onarıcı, duygusal adaletin esamesinin okunmadığı bir yer olduk. Adaletsizliğin normalleşmesi topluma, devlete ve birbirimize olan güvenimizi elimizden aldı” diye konuştu.     
“UMUDUNUZU KAYBETMEYİN”
Bursa Milletvekili Av. Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye’nin yüz yıl önceden daha kötü durumda olmadığını söyleyerek, “Bulunduğumuz nokta umutsuzluğa kapılacak bir nokta değil. Büyük Atatürk 100 yıl önce bu ülkeyi nasıl emperyalizme diz çöktürüp kurduysa, sanatta, kültürde nasıl devrimler yaptıysa, biz de Atatürk’ün izinden giderek daha iyisini yapacağız.” ifadelerini kullandı.
Ankara Milletvekili Av. Umut Akdoğan ise “Sakın merak etmeyin, sakın endişeye kapılmayın, sakın üzülmeyin bu işlerin sonunda biz kazanacağız” diyerek, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin bugün bir değişime ihtiyacı var. Yeni Türkiye kavramını kabul etmiyorum. Türkiye buradadır. Türkiye Mustafa Kemal Atatürk’tür. Türkiye İsmet Paşa’dır. Türkiye Mudanya’dır. Türkiye Mütareke Evi’dir. Reçetemiz nettir. Umudunuzu kaybetmeyin. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.”

Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ise, “Sarı saçlı mavi devin önümüze koyduğu ilkelere sıkı sıkı sarılırsak, hiçbir şekilde bize havada, karada ölüm yok. Mutlaka kazanacağız. Hiç de şüphemiz yok. Hem dayanışmalıyız, hem birbirimize sahip çıkmalıyız, hem devrimlere sahip çıkmalıyız” ifadelerini kullandı.
“SANSÜR AYAĞA TAKILAN EN BÜYÜK TAŞ”
Fuar kapsamında düzenlenen söyleşi ve imza günlerinde Doç. Dr. Tuğba Çelik Korat ile gazeteci, yazar Esra Yazdıç Demir “Edebiyatta Muhafazakarlaşma ve Çocuk Edebiyatında Sansür” başlıklı söyleşi gerçekleştirdi. Edebiyatın özgür bir alan olduğunu, yazarların aklından geçenleri rahatça anlatması gereken bir yer olduğunu söyleyen Doç. Dr. Tuğba Çelik Korat, “Çocuk kitapları yetişkin kitaplarından farklı değildir. Onlar da insanı çok etkiliyor. Onu yazan insanlar yetişkinler için de yazıyorlar. Dolayısıyla orada sansür ayağınıza takılan en büyük taş. Sansür sadece cinsellik, politika değildir. Yazarlar bu buraya gidebilir diyerek sıkıştırılıyor.” dedi.

“ÖNCELİĞİ ÇOCUĞA VERİN”
Çocukların kendini gördüğü, kendisine parmak sallanmayan kitabı okumak istediğine dikkat çeken Esra Yazdıç Demir, “Çocuklar istediği kitabı okuyunca bundan zevk alır. Diğer türlüsü, üzerinden not alabildiği, dayatılan eserler olur” dedi. Çocuk edebiyatına eser vermeye çalışan yazarların kendi otokontrolleri devreye girdiğini ve kendilerine sansür uyguladığını da anlatan Demir, “Pedagojik bir sıkıntı var ise muhakkak yeniden gözden geçirilmeli ancak bir çocuğa kitap seçerken önceliği çocuğa verin.” diye konuştu.

“ÇOCUĞA VERİLECEK EN DEĞERLİ ŞEY SEVGİDİR”
Fatmanur Boylu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide ise Dr. Bahar Eriş, her çocuğun ihtiyaçlarının farklı olduğunu belirterek, çocukların görülmeye, dinlenmeye, sevilmeye, oldukları gibi kabul görülmeye ve güvenmeye aç olduklarını söyledi. Bir ailenin çocuğuna vereceği en değerli şeyin koşulsuz sevgi olduğunu söyleyen Eriş, çocuğun kabul gördüğünü hissettiği zaman istediği her şeyi yapabileceğini düşüneceğinin altını çizdi. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mudanya’nın Sanat Yolculuğunda Yeni Bir Sayfa

Mudanya Belediyesi, Girit Mahallesi’ndeki tarihi konağı Cumhuriyet Galerisi olarak kente kazandırdı. Açılış, Osman Nuri İyem küratörlüğünde hazırlanan “Su ve Rüzgardılar” sergisiyle gerçekleşti.
Mudanya Belediyesi, kentin kültürel yaşamına yeni bir soluk kazandıracak önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. Girit Mahallesi’ndeki 150 yıllık tarihi konak, restorasyon sonrası Cumhuriyet Galerisi olarak sanatseverlere kapılarını açtı.
İlerleyen süreçte kapsamlı bir Cumhuriyet Müzesi olarak Mudanya’nın tarihi mirasına ışık tutacak olan yapı, Osman Nuri İyem küratörlüğünde hazırlanan ve farklı kuşaklardan sanatçıların eserlerini bir araya getiren “Su ve Rüzgardılar” sergisiyle açılışını yaptı. Serginin açılışına Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, sanatçılar ve çok sayıda sanatsever katıldı.  

“GELECEĞE DAİR UMUTLARIMIZI GÜÇLENDİRİYOR” 
Resim, heykel, fotoğraf ve yerleştirmelerden oluşan serginin açılışında konuşan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Bu sergi bize hem geçmişimizi anlatıyor, hem de geleceğe dair umutlarımızı güçlendiriyor. Burada yapacağımız sergiler, atölyeler ve sanat buluşmaları Mudanya’nın bir sanat merkezi olmasını sağlayacaktır.” dedi.  Nihai hedeflerinin tarihi yapıyı, müze – galeri haline getirmek olduğunu söyleyen Dalgıç, şöyle konuştu:
“Tarihi yapının sanata, insana ve geleceğe dair konuştuğumuz bir yer olmasını istiyoruz. Bu hedefimiz bizi her geçen gün daha da heyecanlandırıyor. Sanat; barışı, uzlaşıyı ve birlikte yaşama kültürünü getiriyor. İlk sergimiz Su ve Rüzgardılar adını, Nazım Hikmet’in Kuvayi Milliye Destanı’ndaki ‘Hürriyet ve ümit / su ve rüzgardılar” şiirinden aldı. İki ay boyunca her gün geliniz. Burayı yaşayan bir yer olarak tutalım istiyoruz.”
EVİN iş birliğiyle düzenlenen “Su ve Rüzgardılar” sergisi, 5 Kasım’a kadar sanatseverlerle buluşacak. Sergide; Rahmi Aksungur, Setenay Alpsoy, Ahmet Elhan, Kader Genç, Hakan Gürsoytrak, Ilgaz Gürün, Nasip İyem, Nuri İyem, Temür Köran, Emin Turan, Devin Oktar Yalkın ve Mehmet Sinan Yücel’in eserleri yer alıyor. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Selçuklu Sanat Akademisi’nin Yeni Yetenekleri Sanatseverlerden Büyük Beğeni Aldı

Selçuklu’da sanatın adresi olan ve şehrin sanat hayatına katkı sunan Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi güzel bir etkinliğe daha imza attı. Akademi bünyesinde eğitim alan Yetişkin Tiyatro Topluluğu tarafından Selçuklu Kongre Merkezi’nde sahnelenen “Şen Şakrak Şov 2” seyirciden tam not aldı.  6 aylık eğitimin ardından ilk defa sahneye çıkan kursiyerlerin oyunu ise sanatseverlerden büyük ilgi gördü.

Başkan Pekyatırmacı: “Selçuklu Sanat Akademimiz, vatandaşlarımızın yeteneklerini ortaya çıkarmalarına imkan tanıyor”

Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Selçuklu Sanat Akademisi’nin şehrin sanat ve kültür alanına önemli katkı sunduğunu ve akademinin her yaş grubundan bireyin yeteneklerini keşfetmesine olanak sağladığını belirterek, “Selçuklu Sanat Akademimiz, hem şehrimizin sanat hayatına canlılık katıyor hem de vatandaşlarımızın yeteneklerini ortaya çıkarmalarına imkan tanıyor. Kursiyerlerimiz, alanında uzman eğitmenlerle birlikte hem öğreniyor hem de gelişiyor. Bu süreçte onların heyecanına ve başarılarına tanıklık etmek de bizleri mutlu ediyor. Akademimizde eğitim alan ve ilk defa sahneye çıkan kursiyerlerimizin sergilediği performans ise takdire şayandı. Sanat Akademimizin bu başarılı çalışmaları neticesinde sanat ve kültürün kalbi Selçuklu’da atmaya devam edecek. Selçuklumuzu kültür ve sanatın başkenti yapma hedefimiz doğrultusunda, emeğimizin karşılığını böyle güzel etkinliklerle alıyor olmak bizleri ayrıca sevindiriyor. Gösteriye katkı sunan tüm kursiyerlerimize ve bizleri yalnız bırakmayan kıymetli hemşehrilerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı