Rıfat Ilgaz’ın mizahi yönü ele alındı

Nilüfer Belediyesi’nin “2025 Yılın Yazarı Rıfat Ilgaz” etkinlikleri kapsamında düzenlenen söyleşide akademisyen ve yazar Sıddık Akbayır ile karikatürist Emrah Ablak, usta yazarın mizaha bakışını ve ünlü eseri Hababam Sınıfı’nı konuştular.

Nilüfer Belediyesi’nin “2025 Yılın Yazarı Rıfat Ilgaz” etkinlikleri, Koza Kütüphane’de düzenlenen “Yılın Yazarı ve Mizah” başlıklı söyleşi ile devam etti. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği programa konuk olarak akademisyen ve yazar Sıddık Akbayır ile karikatürist Emrah Ablak katıldı. Programda Rıfat Ilgaz’ın mizahi yönü ve “Hababam Sınıfı”nın Türk edebiyatındaki yeri masaya yatırıldı.

Söyleşide konuşan Sıddık Akbayır, Rıfat Ilgaz’ın mizah yazarı olarak anılmaktan pek hoşlanmadığını söyledi. Usta yazarın 80 yapıtından sadece 11’inin mizah türünde olduğunu belirten Akbayır, kalan 69’unun ise farklı türlerde yazıldığını ifade etti. O dönemde Cumhuriyet ideolojisini anlatmak için romancıların büyük gayret gösterdiğini anlatan Akbayır, Ilgaz’ın zoraki yüceltilen öğretmene bile mizahi bir açıdan bakmayı başarabildiğini vurguladı. ​Hababam Sınıfı’nın 70 yıldır Türk edebiyatında yazılı kitap, tiyatro, müzikal ve sinema olarak değerlendirildiğinde popülerliğini koruduğuna dikkat çeken Akbayır, “Böyle eser yok denecek kadar azdır. Çünkü Hababam Sınıfı hepimizin eseri. Tebeşir tozları, kara tahta, sıra gıcırtısı hepimizde vardır. Hababam Sınıfı’nı iki, üç kez izleyip de gerçekten etkilenmeyen yoktur” diye konuştu.

Karikatürist Emrah Ablak ise Rıfat Ilgaz’ı aynı ekolün devamı meslektaşı olarak gördüğünü söyledi. Rıfat Ilgaz ile tanışmasının Hababam Sınıfı ile olduğunu anlatan Ablak, eserdeki lakaplardan etkilendiğini kaydetti. Ablak, “Bu lakapların içinde alaycılık vardır. Bu da çok sokağa yönelik bir şey. Bizim mizah dergilerinde yaptığımız da tam olarak o aslında. Sonuçta Rıfat Ilgaz’ın yaptığı iş, vatandaşı eğlendirmek. Biz de sizi eğlendirmeye çalışıyoruz” dedi.

​Söyleşi, katılımcıların soruları ile devam etti. Program sonunda Hababam Sınıfı kitabı dağıtıldı ve Emrah Ablak, karikatürlerini imzaladı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hayvancılık İstatistikleri, Haziran 2025

Bu haber bülteninde yer alan verilerin toplanması, işlenmesi ve yayına hazır hale getirilmesinden Tarım ve Orman Bakanlığı (TOB), yayımlanmasından Türkiye İstatistik Kurumu sorumludur.
Büyükbaş hayvan sayısı 2025 yılı Haziran ayında 17 milyon 189 bin baş oldu
Büyükbaş hayvan kategorisinde, sığır sayısı Haziran ayı sonu itibarıyla bir önceki yılın Aralık ayına göre %1,2 artarak 17 milyon 30 bin baş, manda sayısı ise %2,3 azalarak 158 bin baş olarak gerçekleşti.
Küçükbaş hayvan sayısı 2025 yılı Haziran ayında 58 milyon 206 bin baş oldu
Küçükbaş hayvan kategorisinde, koyun sayısı Haziran ayı sonu itibarıyla bir önceki yılın Aralık ayına göre %6,7 artarak 47 milyon 15 bin baş, keçi sayısı ise %3,4 artarak 11 milyon 191 bin baş olarak gerçekleşti.

Hayvan sayıları ve değişim oranları, Aralık 2024-Haziran 2025

Hayvan sayıları, Aralık 2024-Haziran 2025

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İki dev sanatçı Devrim Erbil ile Erol Evgin “Yan Yana”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ressam Devrim Erbil ile müzisyen-mimar-ressam Erol Evgin’i buluşturan “Yan Yana” adlı resim sergisinin açılışını yaptı. Konak Pier’deki serginin açılışında konuşan Başkan Tugay, “İzmir’in sanatçı yetiştirme yönü çok güçlü. Dünyanın her tarafında çok güzel çalışmalar yapıyorlar.  O nedenle kentimiz sanatı ile de çok değerli” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, dünya çapında tanınan ressam Devrim Erbil ile müzisyen-mimar-ressam Erol Evgin’in “Yan Yana” adlı sergisinin açılışına katıldı. Konak Pier Sanat Galerisi’ndeki serginin açılışında Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, siyasi parti temsilcileri, sanat ve iş dünyasının önde gelen isimleri de yer aldı. Küratörlüğünü İbrahim Karaoğlu, sanat koordinatörlüğünü Zeki Hozer’in üstlendiği 40 eserden oluşan sergi, 9 Kasım’a kadar haftanın her günü 10.00- 22.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak.

“Şehrimiz sanatı ile çok değerli”
Açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, iki önemli sanatçının bir arada açtıkları serginin önemine dikkat çekti. Böyle bir ana şahit olmanın mutluluğunu yaşadığını dile getiren Başkan Tugay, “Şehrimize hoş geldiniz. Bizi onurlandırdığınız için çok teşekkür ediyorum. İzmir’e sanatın çok yakıştığını, sanatın da İzmir’e çok yakıştığını her ortamda söylüyoruz. Böyle güzel çalışmalar çoğaldıkça çok daha güzelleri ortaya çıkacak. İzmir’in sanatçı yetiştirme yönü çok güçlü. İzmir’den insanların yetişip, dünyanın her tarafında çok güzel çalışmalar yaptıkları ortada. O nedenle şehrimiz bizim için sanatı ile de çok değerli. Böyle bir sergiye ev sahipliği yapıyor olmak bizim için tarif edilemez bir duygu” diye konuştu. Tugay, 89 yaşına giren Devrim Erbil’in doğum gününü de kutladı. 

“Boyaya renk katan ressam”
Devrim Erbil’in resimlerine on saniye kadar bakınca insanın içine yaşama sevinci dolduğunu ifade eden Tugay, “Boyayı renk yapan bir ressam. ‘Öyle bir yeşil bulun ki daha önce kimse görmemiş olsun’ diyecek kadar işine aşık bir usta. Renklerle şiir yazan, resim tarihine mal olmuş bu büyük ismin eserlerini, yine hayatımıza şarkılarıyla giren şimdilerde de resimleriyle hayatımızı renklendiren değerli sanatçımız Erol Evgin’in kıymetli eserleriyle yan yana bu güzel mekanda keyifle seyredeceğiz” ifadelerini kullandı.    

“Kocaman yüreği ile beni kucakladı”
Sanatçı Erol Evgin de İzmir’de olmanın mutluluğunu yaşadığını ifade ederek, “Sevgili İzmirliler, hoş geldiniz. Biz de hoş bulduk. Devrim ağabey bana birkaç yıl önce beraber sergi açmayı teklif etti. Ben şaka yaptığını düşündüm. Sonra ciddi olduğunu anladım ve kabul ettim. Ama benim açımdan böyle bir sergi açmak büyük cesaretti. Çünkü Devrim ağabey gibi dünya çapında tanınan bir sanatçının yanında resim sergilemek benim için çok önemliydi. Kocaman yüreği ile beni kucakladı” dedi. 

“Ben İzmir’e çok yakınım”
Yıllar önce İzmir’de bir ilkokuldan davet aldığını ve bunun üzerine İzmir’e geldiğini, programın ardından Cemil Tugay’ın kendisini havalimanına götürdüğünü anlatarak konuşmasına başlayan Devrim Erbil, sanatın yaygınlaşmasından yana olduğunu belirtti. Bu nedenle çocukların sanatla ilgilenmesinin son derece önemli olduğunu söyleyen Erbil, “Çocukların kişiliklerinin geliştiği dönemde, onlara iyi, doğru ve güzel şeyler öğretin. Çocuk yaşlarda sanatın içerisine giren çocuk farklı ve duyarlı olur. Hoşgörülü olur. Burada sizlerle karşılaşmak beni çok mutlu etti. İzmir bana çok yakın, ben İzmir’e çok yakınım. Bugün benim doğum günüm. 89 yaşına bastım. Bu nedenle İzmir’de olmak çok güzel. Hepinizi sevgi ile kucaklıyorum. İzmirli olmak ayrı bir özellik. Ben de sizin bir parçanızım” dedi. 

Mutlu: Konak sanatın merkezi olacak
Çok kıymetli iki sanatçının sergisini açmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ise “Konak’ı yeniden sanatın merkezi yapma çalışmalarında bir adım atılmasını sağlayanlara çok teşekkür ediyorum. Sizlerle burada olmak büyük şans” diye konuştu. 

Tugay, konuşmaların ardından sergi salonunda bulunan eserleri inceledi, sanatseverlerle sohbet etti.  

Mekanlar üzerinden özgün eserler
Her biri kendilerine özgü biçemlerle, yaşadıkları mekânlar üzerinden özgün sanatsal yapıtlar üreten iki ünlü sanatçının “Yan Yana” adlı sergisi son yılların en önemli ve çok özel sanat olaylarından biri olarak değerlendiriliyor.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İyi Tasarım/Good Design İzmir_10’a doğru ilk durak: Kamusal Dersler

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenen İyi Tasarım/Good Design İzmir, eylül ayı içerisinde ön atölyelerle ve söyleşilerle başlayacak. “Dirlik” temasıyla yapılacak etkinlik 7 Kasım’a kadar devam edecek. Program kapsamında “Açık Sınıf: Bergama Vapuru’nda Kamusal Dersler” ise 20 Eylül Cumartesi günü başlayacak. İzmir Akdeniz Akademisi’nin kente armağan ettiği en önemli tasarım buluşmalarından biri olan İyi Tasarım İzmir, bu yıl 10’uncu kez düzenleniyor. “Dirlik” temasıyla yapılacak etkinlik eylül ayı içeresinde ön atölyelerle ve söyleşilerle başlayacak ve 7 Kasım’a kadar kentin farklı noktalarında İzmirlilerle buluşacak. Bu kapsamda düzenlenen “Açık Sınıf: Bergama Vapuru’nda Kamusal Dersler” başlıklı programda ilk ders, 20 Eylül Cumartesi günü, 10.30’da yapılacak. Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Meslek Yüksekokulu’ndan Dr. Öğr. Üyesi Turgay Gülpınar, “Gecekonduyu Özneleşme Üzerinden Düşünmek: Kolektif Yaratıcılıktan Devrimci Potansiyele” başlıklı dersiyle katılımcılarla buluşacak. 1 Kasım’a kadar Bergama Vapuru’nda “Açık Sınıf: Kamusal Dersler”, 17 Ekim’deki resmi açılış öncesinde atölye programlarının ilk adımı olacak. 1 Kasım’a kadar her cumartesi 10.30–12.30 saatleri arasında Konak İskelesi’nde demirli Bergama Vapuru’nda yapılacak dersler, dünyaca ünlü Brezilyalı eğitimci, filozof ve eleştirel pedagojinin etkili kuramcılarından biri kabul edilen Paulo Freire’nin özgürleştirici eğitim anlayışından esinle yeni bir öğrenme deneyimi sunacak. Katılımcılar yalnızca dinlemekle kalmayacak; yazacak, paylaşacak ve kolektif belleğe iz bırakacak. İyi Tasarım İzmir nedir? 2016 yılından bu yana İzmir Akdeniz Akademisi tarafından düzenlenen İyi Tasarım/Good Design İzmir, Akdeniz ölçeğinde dünya meselelerine odaklanan tasarım çalışmalarını İzmir’de bir araya getiren kapsamlı bir kamusal program. Her yıl belirlenen temalar etrafında sergiler, paneller, atölyeler, film gösterimleri ve farklı etkinliklerle hem yerel hem uluslararası tasarım topluluklarını buluşturan program, kentin tasarım kapasitesini eşitlikçi, işbirlikçi ve katılımcı bir yaklaşımla artırmayı hedefliyor. Türkiye’de sayılı, İzmir’de ise tek uzun soluklu tasarım etkinliği olan İyi Tasarım/Good Design İzmir, 10’uncu yılında “Dirlik” teması ve “Şehirde Tasarım Var” sloganıyla kenti yeniden Akdeniz’in ve dünyanın tasarım odaklı tartışmalarının merkezi haline getirmeyi amaçlıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

30 Şef, Dev Sucuklu Yumurta İçin 25 Metrekarelik Tavada Rekor Kıracak

Gastronomi dünyasının merakla beklediği 7. Uluslararası GastroAfyon Festivali, bu yıl dünya çapında ses getirecek tarihi bir ana ev sahipliği yapacak. Festivalin en görkemli etkinliği olan Guinness Dünya Rekoru denemesi, 19 Eylül Cuma günü saat 15.00’te festival alanında gerçekleştirilecek.

Guinness Rekor Denemesi İçin Dev Tava Hazır

Afyonkarahisar’da düzenlenecek Guinness rekor denemesi için özel olarak üretilen 25 metrekarelik krom tava, bir haftalık titiz çalışmaların ardından festival alanına yerleştirildi. Rekor denemesinde, kentin coğrafi işaretli ürünü olan 1 ton sucuk ile 15 bin gezen tavuk yumurtası kullanılacak. Yaklaşık 1,5 tonluk dev sucuklu yumurta, 30 usta şefin ortak çalışmasıyla pişirilecek.

Rekorun Guinness tarafından resmi olarak tescillenmesi için tüm ölçüm ve denetimler, bir mimar ve bir gıda mühendisi gözetiminde gerçekleştirilecek.

Afyonkarahisar’ın dünyaca ünlü sucuğuyla hazırlanacak olan bu dev sucuklu yumurta, yalnızca festivalin değil, tüm dünyanın dikkatini çekecek. Afyonkarahisar, Guinness Rekorlar Kitabı’na adını yazdırarak gastronomideki gücünü bir kez daha gösterecek. GastroAfyon Festivali, bu tarihi rekor denemesiyle birlikte hem Türkiye’nin gastronomi turizmine ışık tutacak hem de Afyonkarahisar’ı uluslararası alanda gururla temsil edecek.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

4.Ayvalık Uluslararası Film Festivali Başladı

Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin bu yılki açılışı büyük bir heyecanla gerçekleştirildi.  21 Eylül’e kadar sürecek festival; sinemaseverleri, oyuncuları, yönetmenleri, senaristleri ve pek çok değerli konuğu Ayvalık’ta bir araya getiriyor. Festival, her geçen yıl uluslararası alanda da daha da güçlenerek yoluna devam ediyor. Bu yıl festivale; Sinema, dizi ve tiyatro oyuncusu Serra Yılmaz da renk kattı.
Ayvalık Belediyesi Çamlık Paşa Restoran’da gerçekleştirilen açılışta konuşan Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Ayvalık Belediyesi ve Seyir Derneği iş birliğinde, bu yıl dördüncüsü düzenlenen Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin Türkiye’nin önemli kültür-sanat etkinliklerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini söyledi. 
Başkan Mesut Ergin, “Bu eşsiz organizasyona emek veren Seyir Derneği’ne, festival ekibine ve katkı sağlayan herkese gönülden teşekkür ederim. Ayvalık’ın büyüleyici manzaraları eşliğinde, sinemanın en özel örneklerini birlikte deneyimleyeceğimiz bu güzel günlerde, festivalimize hep birlikte seyirci olalım.Kısa sürede elde ettiğimiz saygınlık ve uluslararası nitelik, Ayvalık ve Ayvalıklılar için büyük bir gurur kaynağıdır diye düşünüyorum.Yıllardır, bir çok diziye ve filme doğal plato görevi sunan Ayvalık’ımızın tarihi dokusu, eşsiz doğası ve konukseverliğiyle  buluşan sinema, bu festival ile dört yıldır hayat buluyor. Festivalimiz; sadece filmlerin gösterildiği bir etkinlik olmanın ötesinde adım adım ilk sırada zirveye doğru yürüyor.  Bence festivalimiz; bir kültür ve sanat şöleni olarak her yıl yüzlerce sinemaseveri, ayrıca yönetmeni, birbirinden değerli oyuncuları, akademisyeni ve genç sinema öğrencilerini Ayvalık’ta buluşturuyor” diye konuştu.
Festivalin, ülke sinema kültürüne de katkı sağladığını dile getiren Başkan Mesut Ergin, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Çünkü biz biliyoruz ki; sanat varsa umut vardır, sinema varsa yarınlar her zaman daha aydınlıktır; öyle değil midir? Ayvalık Belediyesi olarak, bu festivalimizle, gençlerin sanatla bağ kurmasını sağladığımıza gönülden inanıyorum. Faklı kültürlerin buluşmasını ve bir araya gelmesini çok önemsiyoruz. Biz bu festivale üç beş gün süren, geçici ve kısa sürede unutulup giden bir etkinlik olarak bakmıyoruz. Geleceğe bırakacağımız bir miras olarak görüyoruz festivalimizi. Festivalimizin 4 yıldır titiz bir şekilde hiçbir aksaklığa fırsat vermeden yapılması için çırpınan; emeği geçen tüm paydaşlarımıza, destek veren kurumlara  ve bizlerle birlikte bu heyecana ortak olan değerli sanatseverlere çok teşekkür ediyorum. Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin her geçen yıl büyüyerek, güçlenerek ve daha çok insanı sanatın birleştirici gücüyle buluşturarak yoluna devam edeceğine yürekten inanıyorum.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Alaçatı ve Çeşme’nin Kurtuluşu 103. yılında coşkuyla kutlandı

Çeşme Belediyesi, Alaçatı ve Çeşme’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümünü iki gün boyunca düzenlenen törenler, yürüyüşler ve konserlerle coşkuyla kutladı.

15 Eylül – Alaçatı’nın Kurtuluşu

Kutlamalar, 15 Eylül’de Alaçatı Atatürk Anıtı’ndaki resmi tören ile başladı. Ardından Şehitlik Anıtı’na kortej yürüyüşü gerçekleştirildi. Akşam ise Alaçatı Amfi Tiyatro’da sevilen sanatçı Fatih Erkoç sahne aldı. Alaçatılılar, özgürlüğün ve bağımsızlığın yıl dönümünü şarkılar eşliğinde hep birlikte kutladı.

Törende konuşan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, Milli Mücadele’nin imkânsızlıklar içinde koşulları aşan bir cesaretin destanı olduğunu vurgulayarak, “Bu millet bir olduğunda karşısında hiçbir güç duramaz. Bu yürekli miras bize aittir. Demokrasimizi, Cumhuriyet’imizi, bağımsızlığımızı her şartta savunmak, bu yürekli mirasın sahiplerine aittir” dedi.

16 Eylül – Çeşme’nin Kurtuluşu

16 Eylül’de ise Mehmetçik Parkı’ndan başlayan kortej yürüyüşü, Cumhuriyet Meydanı’ndaki resmi törenle devam etti. Akşam Çeşme Amfi Tiyatro’da Işın Karaca sahne alarak Çeşmelilere unutulmaz bir konser verdi.

Başkan Lâl Denizli, törendeki konuşmasında, “Milli Mücadele yalnızca bir askeri zafer değil; bir milletin yokluk içinde var olma iradesinin, bağımsızlığa susamış yüreğinin zaferiydi. Aradan geçen bir asra rağmen o günkü mücadele ruhu hâlâ yolumuzu aydınlatıyor” sözleriyle kurtuluş mücadelesinin önemini vurguladı.

Sanatçılara Anlamlı Armağan

Çeşme Belediyesi, kutlamalar kapsamında sahne alan sanatçılar Fatih Erkoç ve Işın Karaca adına, “Sakız Ağacım Çeşme” projesi kapsamında sakız ağacı fidanı bağışında bulundu. Sertifikaları sanatçılara takdim eden Başkan Lâl Denizli, “Sanatçılarımızı yalnızca alkışlarımızla değil, Çeşme’nin geleceğine nefes olacak fidanlarla da onurlandırıyoruz” dedi.

Halkın Coşkusu

Her iki günde de meydanları dolduran Çeşmeliler, kortej yürüyüşlerine, resmi törenlere ve konserlere yoğun katılım göstererek bağımsızlığın 103. yıl coşkusunu hep birlikte yaşadı.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Epson, yenilenebilir elektrik ve sürdürülebilir lojistik yatırımlarına devam ediyor

Epson, 2050 yılına kadar karbon negatif ve yer altı kaynaklarından bağımsız olma hedefine emin adımlarla ilerliyor. Şirket, “Our Actions” kampanyasının ikinci aşamasında, dünya genelinde yüzde 100 yenilenebilir elektriğe geçişini ve lojistik operasyonlarında hayata geçirdiği sürdürülebilir uygulamaları duyurdu.

Geçtiğimiz yıl plastik atıkları önlemeye yardımcı olan EcoTank yazıcılar gibi sürdürülebilir teknolojilerini öne çıkaran Epson, bu yıl da karbonsuzlaşma ve çevresel döngüsellik alanında kaydettiği ilerlemelerle faaliyetlerini sürdürüyor. 

Yenilenebilir elektrikte öncü adım

2023’te dünya çapındaki tüm grup tesislerinde yüzde 100 yenilenebilir elektriğe geçiş yapan ilk şirket olmayı başaran Epson, 2050 yılına kadar karbon negatif ve yer altı kaynaklarından bağımsız bir şirket olma vizyonu ekseninde çalışmayı sürdürüyor.  Söz konusu dönüşüm yalnızca üretim tesislerini değil, Epson’un global ofis ve Ar-Ge merkezlerini de kapsıyor.

Türkiye’deki yeni depo geri dönüştürülmüş ambalaj malzemeleriyle tasarlandı

Yenilenebilir enerjiye geçişi lojistik operasyonlarında da sürdüren Epson, tedarikçileri ve iş ortaklarıyla birlikte taşımacılık alanında verimli ve emisyon azaltıcı çözümleri hayata geçiriyor. Türkiye’de inşası süren yeni depo da bu yaklaşımın bir örneği. Tamamen güneş enerjisiyle çalışacak olan tesis, geri dönüştürülmüş ambalaj malzemeleriyle tasarlandı.

Epson’un lojistik alanındaki diğer sürdürülebilir adımları arasında:

-Standart konteynerlerden yeni konteynerlere geçişle yüzde 14,3 daha fazla yükleme kapasitesi,
– Biyodizel ve yeşil metanol ile çalışan gemilerle yapılan taşımalar sayesinde 220 ton sera gazı emisyonunun önlenmesi,
– Kuzey Amerika’ya açılan yeni doğu kıyısı deniz hattı ile demiryolu taşımacılığının kısaltılması ve 320 ton emisyon azaltımı yer alıyor.

“Sürdürülebilirlik işimizin bir parçası”

Epson Türkiye Ülke Müdürü Yalın Vanlıoğlu, “Epson’da sürdürülebilirlik bir slogan değil işimizin bir parçası. Yenilenebilir enerjiye geçişimiz ve lojistik alanındaki karbonsuzlaşma çabalarımız bu sorumluluğu yerine getirdiğimizin yalnızca iki örneği. Epson olarak daha sürdürülebilir bir gelecek için kaydettiğimiz ilerlemeyi duyurmaktan gurur duyuyoruz.” diyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

KODA ile sanat sezonu 19 Eylül’de başlıyor!

Karşıyaka Belediyesi tarafından sanat dünyasına kazandırılan ve klasik müzikte bir marka haline gelen Karşıyaka Oda Orkestrası (KODA), 2025-2026 sezonunu 19 Eylül’de açacak. KODA’nın konuğu olarak “Ege Yaylı Çalgılar Beşlisi & Perküsyon” topluluğunun sahne alacağı konser, Hikmet Şimşek Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Böylesine güçlü bir sanat geleneğini yaşatmaktan gurur duyuyor, herkesi sezonun heyecanını paylaşmaya davet ediyoruz” dedi. 

Karşıyaka Belediyesi bünyesinde yıllardır başarıyla sanat yolculuğunu sürdüren Karşıyaka Oda Orkestrası’nın sezon açılışında “Ege Yaylı Çalgılar Beşlisi & Perküsyon” grubu sahne alacak. 19 Eylül Cuma günü Hikmet Şimşek Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek konser, saat 20.00’de başlayacak. Sanatçılar Hakan Özaytekin (I. Keman), Beste Dilan Arıkan (II. Keman), Alp Gültekin (Viyola), Arzu Gök (Çello), Bülent Oral (Kontrabas) ve Ali Çetir’in (Perküsyon), yorumlayacakları şarkılarla sanatseverlere unutulmaz bir müzik şöleni yaşatacak. Konserin biletlerine “biletinial.com” platformundan ulaşılabilecek. 

“GURURLA GELECEĞE TAŞIYORUZ”

KODA markasını büyük bir gururla yaşatmaya devam ettiklerini söyleyen Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Sanat, toplumların gelişmişliğinin en güçlü göstergelerinden biridir. Müziğin birleştirici, iyileştirici ve dönüştürücü gücü; bizlere ortak bir ruh, ortak bir nefes ve ortak bir umut armağan eder. Klasik müzikte bir marka haline gelen KODA da bizim için büyük bir güç kaynağıdır. Böylesine eşsiz bir sanat geleneğini gururla yaşatıyor, geleceğe taşıyoruz. Bu anlayışla, sezonu da çok keyifli bir konserle karşılayacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Ege Yaylı Çalgılar Beşlisi & Perküsyon grubunun konseriyle yapacağımız bu özel açılışa ve sezon boyunca birbirinden değerli sanatçılarla devam edecek konserlere tüm müzikseverleri bekliyoruz” diye konuştu.

 
 
 
 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, IAEA Genel Müdürü Rafael Grossi ile Görüştü

Toplantı, Viyana’da düzenlenen 69. IAEA Genel Konferansı oturumu sırasında gerçekleşti.

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Müdürü Rafael Grossi ile görüştü. Likhachev ve Grossi arasındaki görüşme, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen 69. IAEA Genel Konferansı kapsamında gerçekleşti. Görüşmeye ayrıca, Rostekhnadzor Başkanı Alexander Trembitsky ve Rusya Federasyonu’nun Viyana’daki Uluslararası Kuruluşlar Daimi Temsilcisi Mihail Ulyanov da katıldı.

Likhachev ve Grossi görüşmede, uluslararası gündemdeki konular dahil olmak üzere Rusya ile IAEA arasındaki ve gelecekteki iş birliğinin temel alanlarını ele aldı. Toplantıda, Rus nükleer santrallerinin güvenliğine ilişkin konuların yanı sıra Rus nükleer endüstrisinin 80. yıl dönümü görüşüldü.  

Likhachev, IAEA Genel Konferansı’nın, Rusya için önemli bir yılda gerçekleştiğini belirterek, “Bu yıl Rus nükleer endüstrisinin 80. yıl dönümünü kutluyoruz. 1954’te dünyanın ilk endüstriyel nükleer santralini inşa eden ve ardından 1957’de dünyanın ilk nükleer buzkıranını suya indiren ilk bizdik. Dünyadaki ilk tokamaklar ülkemizde 1950-1960’lı yıllarda inşa edildi ve 1973’te BN-350 hızlı nötron reaktörüyle dünyanın ilk güç ünitesini devreye aldık. 1950’lerin sonlarından bu yana Rus tasarımı 59 güç ünitesi ve 22 araştırma reaktörü dünyanın çeşitli bölgelerinde inşa edildi” dedi.

SSCB’nin, IAEA’nın kurucuları arasında olduğunu, IAEA’nın gelişimine önemli entelektüel ve teknolojik katkı sağladığını belirten Likhachev, “IAEA’yı her zaman destekledik, şimdi de destekliyoruz ve desteklemeye devam edeceğiz. Yeni zorluklar göz önüne alındığında, bu özellikle önemlidir. Gittikçe daha fazla ülkenin kendi ulusal nükleer programlarını ve projelerini başlatmasıyla IAEA’nın rolünün nesnel olarak arttığına inanıyoruz” diye konuştu.  

Rosatom’un, Batı Sibirya’da bulunan Tomsk Bölgesi’ndeki Seversk kentinde “Proryv” (Atılım) projesi kapsamında BREST-OD-300 yenilikçi hızlı reaktörü için bir uranyum-plütonyum nitrür yakıt üretim ünitesini pilot ve endüstriyel işletmeye aldıklarını kaydeden Likhachev, “Bu ünite, dünyada bir 4. nesil nükleer tesisin ilk işletme modülü oldu. Uluslararası anlaşmalar kapsamındaki tüm yükümlülüklerimizi yerine getirmeye devam ediyoruz. Rus teknolojilerine dayalı 9 ülkede nükleer santral inşaatı devam ediyor. 24 adet büyük kapasiteli güç ünitesinin yanı sıra küçük modüler reaktörler de aktif olarak inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı