10 Bölümlük Seri ‘Inside: Melbourne Havalimanı’, 22 Eylül Pazartesi 22.00’de National Geographic Ekranlarında Başlıyor!

Her yıl 35 milyondan fazla yolcunun geçtiği terminallerde, uçuş gecikmeleri, kısa dönüş süreleri, pist bakımı, bagaj aksaklıkları ve acil durumlar gibi zorlu süreçleri yönetmek için aralıksız çalışan bir ekip var. Havalimanının güvenli, sorunsuz ve zamanında işlemesi tamamen bu özverili ekibe bağlı.

İzleyicileri, Avustralya’nın 24 saat açık ve en yoğun havalimanı olan Melbourne Havalimanı’nın perde arkasında bir yolculuğa çıkaran 10 bölümlük belgesel seri “Inside: Melbourne Havalimanı”, 22 Eylül Pazartesi 22.00’de National Geographic’te başlıyor.

Bilimin, keşfin ve hikâye anlatımının gücüne inanarak 130 yılı aşkın bir süredir dünyanın en güvenilir markalarından biri olmayı sürdüren National Geographic’in birbirinden iddialı yapımlarını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Konak’tan iz bırakan sergi

Konak Belediyesi’nin kültür ve sanat kurslarına katılan kursiyerler, bir yıllık emeklerini ‘İz Bırakan Eller Karma Sergisi’nde görücüye çıkardı. El yapımı eserler sergilenirken, 7’den 70’e kursiyerlerin gösterileri hayran bıraktı.

Konak Belediyesi, yeni dönem kurslarına, geçtiğimiz yıl boyunca kursiyerlerin el emeği göz nuru eserlerinin yer aldığı İz Bırakan Eller Karma Sergisiyle “Merhaba” dedi. Yeni dönemin açılışını önceki dönemin emekleriyle taçlandıran sergi, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun katılımıyla açıldı. Bıçakçı Han’da gerçekleştirilen sergide resimden seramiğe, ebrudan makromeye birbirinden güzel çalışmalar yer aldı. Müzik ve dans gösterileriyle renklenen sergide Başkan Mutlu, açılış kurdelesini muhtarlar ve kursiyerlerle birlikte kesti.

Kültür ve sanatla güçlenen Konak

Başkan Mutlu, açılışta yaptığı konuşmada kadın emeğinin gücüne dikkat çekti. Konak’ın kültür ve sanatla iç içe bir kent olduğunu ifade eden Başkan Mutlu şunları söyledi: “Konak’ı tekrar kültürün, sanatın merkezi yapmak için çıktığımız yolda sizler bizi yalnız bırakmadınız. El emeğinizle, göz nurunuzla burada oldunuz. Bugün bizler, bu güzel eserlerle birlikte kadın emeğinin gücünü, çocukların kıymetli çalışmalarını, gençlerin heyecanını hep birlikte bir sergide buluşturduk.”

Eserleriyle iz bıraktılar

Açılışı şenlik havasında gerçekleşen İz Bırakan Eller Karma Sergisi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu’nun müzikleri eşliğinde başladı. Konak Belediyesi Ritim Grubu gösterisiyle devam eden sergi açılışında Konak Belediyesi Hatay Semt Merkezi kursiyerleri halk oyunları performansıyla alkış topladı. Güzelyalı Nazım Hikmet Kültür Merkezi öğrencileri ise modern dans gösterisiyle izleyici karşısına çıktı. Kursiyerlerin gösterilerinin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Trio dinletisi sergiyi gezenlere müzik dolu anlar yaşattı. Konak Belediyesi kültür ve semt merkezlerinde yer alan kurslarda geçtiğimiz yıl boyunca üretilen eserlerin duvarları süslediği sergide kursiyerler tel kırma, makrome, ebru, kabak oyma ve süsleme ile suluboya resim alanlarında canlı performans sergiledi.

20 Eylül’e kadar devam edecek

Bıçakçı Han’ın tarihi atmosferini sanatla bütünleştiren İz Bırakan Eller Karma Sergisi, 20 Eylül 2025 tarihine kadar devam edecek. Serginin ikinci gününde, izleyicilere Konak Kültür Orkestrası ve İzBB Triosu müzikleriyle eşlik edecek. Serginin üçüncü günü ise kursiyerlerin gösterileriyle renklenecek. Zeytinlik Semt Merkezi Mutlu Çocuklar Oyun Evi öğrencileri, Geri Dönüşüm Defilesiyle sahnede olacak. Prof. Dr. Nermin Abadan Unat Semt Merkezi öğrencileri piyano eşliğinde şarkılar söyleyecek. Güzelyalı Kültür Merkezindeki dans kurslarına katılan çocuklar ise modern dans gösterisiyle etkinlikte yer alacak. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Üsküdar’da “2. Sahaf Festivali” Başlıyor

Üsküdar Sahaf Festivali, 19 – 28 Eylül tarihleri arasında Mimar Sinan Meydanı’nda ikinci kez kitapseverlerle buluşuyor.

Geçen yıl büyük ilgi gören “2. Sahaf Festivali”nin açılışı, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın katılımıyla gerçekleşecek.

Festival boyunca Türkiye’nin dört bir yanından sahafların katılımıyla binlerce eser sergilenecek.

Mimar Sinan Meydanı’nda 19 – 28 Eylül tarihleri 11.00 ile 22.00 saatleri arasında ziyaretçilere açık olacak etkinlikte kitapseverler hem nadir eserleri inceleyebilecek hem de canlı mezatlara ve söyleşilere katılabilecek.

Söyleşi Programları

Söyleşilerin moderatörlüğünü Cengiz Özdemir üstlenecek ve program kapsamında her akşam farklı bir isim Üsküdarlılarla buluşacak. Müjde Dila Gümüş, 20 Eylül Cumartesi günü “Mimar Vedat Tek”’in İzinden Üsküdar” başlıklı konuşmasıyla sahnede olacak. 21 Eylül Pazar günü Emine Ayhan, “Shakespeare’de Doğa Bağlantıları” üzerine bir sohbet gerçekleştirecek. 27 Eylül Cumartesi günü Sakine Korkmaz, “Tanpınar’da Bir Devamlılık Örneği Olarak Üsküdar” konusunu ele alacak. 28 Eylül Pazar günü ise Sinan Yılmaz, “Üsküdar’ın Eğitim Tarihi” başlıklı konusuyla festivale katkı sağlayacak. 

Mezat Programları

Festivalin dikkat çekici bölümlerinden biri de mezatlar olacak. 20 Eylül Cumartesi, 21 Eylül Pazar, 27 Eylül Cumartesi ve 28 Eylül Pazar günleri saat 17.30’da başlayacak mezatlarda değerli eserler kitapseverlerle buluşturulacak.

Üsküdar Belediyesi, sahaf kültürünü geniş kitlelerle buluşturan festival için tüm İstanbulluları Mimar Sinan Meydanı’na davet ediyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

TİMAV 13. Geleneksel Hikâye Yarışması’nda Ödüller Sahiplerini Buldu

Selçuklu Belediyesi’nin destekleriyle, Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) bünyesinde bu yıl 13.’sü düzenlenen Geleneksel Hikaye Yarışması sona erdi. Ulusal çapta imam hatip liselerinde eğitim gören öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen yarışmanın ödül töreni Taş Bina’da düzenlendi. Ödül törenine Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, TİMAV Genel Başkanı Sami Bayrakçı, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar ve TİMAV Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı.

Başkan Pekyatırmacı: “Türkiye’de İmam Hatip okulları artık gözde okullar haline geldi”

TİMAV’ın düzenlediği Geleneksel Hikaye Yarışmasının 13 yıldır başarı ile yürütüldüğünü belirten  Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “13 yıldır bu programı icra etmek, gerçekleştirmek kolay bir iş değil. O yüzden öncelikle TİMAV Genel Başkanımıza ve ekibine özellikle teşekkür ediyorum. Belediyeler olarak tabii ki önemli görevlerimiz var ve önemli hizmetleri yerine getiriyoruz. Ama neslimizi ihya etmek anlamında eğitimle ilgili de çok önemli görevlerimizin olduğunu düşünüyoruz. Nesli ihmal etmeden şehri imar etmek için çalışıyoruz. Bu anlayışla uzun yıllardır İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzle çok önemli çalışmalara imza atıyoruz. Selçuklumuzda uzun yıllardır devam ettirdiğimiz programlarımız var. Selçuklu Değerler Eğitimi Programımız ve Selçuklu Eğitim Teknoloji Atölye Programlarımız uzun yıllardır devam ediyor. Bu programlar ile milli manevi değerlerine bağlı, insani ve ahlaki yönden toplumumuza değer katan bireylerin yetişmesi ana hedefimiz. Tabii ki kurumlarımızın yanı sıra derneklerimizle,  vakıflarımızla da birlikte hareket ediyor, onlarla birlikte olmayı da ihmal etmiyoruz. Türkiye İmam Hatipliler Vakfımız eğitim anlamında çok önemli hizmetleri yerine getiriyor. Sadece hikaye yarışması değil bunun dışında da çok sayıda faaliyeti yürütüyor. Eğitim işi tek başına Milli Eğitim’in üzerine bırakacağımız bir iş değil. Tabii ki Milli Eğitimimizin sorumluluğunda olan, görev alanına giren pek çok konu var ama bu konu bütün sivil toplumun, yerel yönetimlerin ve toplumun tüm kesimlerinin aslında üzerine görev olarak alması gereken bir konu. Çünkü eğitim alanında tarihimize, geçmişimize baktığımız zaman Selçuklulara dayanan dönemlerden itibaren hatta Selçuklu medeniyetinden öncesine de dayanan dönemlerden itibaren Türk milleti için eğitim her zaman birinci öncelik olmuştur. Aslında bugün matematikte de, fizikte de, tıpta da, astronomide de yapılan çalışmaların hepsinin temelinde bizim ecdadımızın, büyüklerimizin, geçmişimizin izleri vardır ve bu yüzyıllar boyunca bu şekilde devam etmiştir. Bugün aslında geçmişimizin, ecdadımızın izlerini takip ederek hareket ediyoruz ve bütün dünyada da Türk milletinin üzerinde büyük bir sorumluluk ve verilmiş bir görev olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Hep birlikte büyük Türkiye’yi inşa etmek için çaba sarf edeceğiz”

İmam Hatip nesline güvendiklerini belirten Başkan Pekyatırmacı, “Bugün bütün Türkiye’de İmam Hatip okulları artık gözde okullar haline geldi. Konyamızda da Mahmut Sami Ramazanoğlu İmam Hatip Lisemiz, Tahir Büyükkörükçü İmam Hatip Lisemiz, Konya Merkez İmam Hatip Lisemiz, Mustafa Büyükkkaplan Hafız İmam Hatip Lisemiz örnek okullar haline geldi ve bu örnekler inşallah artarak çoğalacak. Bu örnekliklerle birlikte gençlerimizin de sayısı nitelikli bir şekilde artacak. Buna inanıyor, buna güveniyoruz. Gençlerimizin yapamayacağı bir şey yok. Yeter ki biz onlara imkan verelim, fırsat verelim, önlerini açalım. İnşallah hep birlikte büyük Türkiye’yi inşa etmek uğruna çaba sarf etmeye devam edeceğiz” dedi.

“Hikaye yarışması gençlerimizin kendini geliştirmesi ve ufkunu genişleterek farklı alanlarda kendisini ifade edebilmesini sağlayan özel bir program”

Yarışmanın Türkiye çapında ulusal anlamda gerçekleştirilen bir yarışma olduğunu hatırlatan Başkan Pekyatırmacı, “Konya dışından da çok sayıda şehirden gençlerimiz bu yarışmaya katılıyor. Öncelikle yarışmaya katılan tüm gençlerimizi tebrik ediyorum. Önemli olan katılmak ve yarışmanın içerisinde olmak. Tabii ki ödül alacak olan arkadaşlarımız var, onları ayrıca tebrik ediyorum. Ama benim gözümde yarışmaya katılan bütün gençler, öğrenciler ödüle layık. O yüzden hepsini ayrı ayrı tebrik ediyorum. İnşallah önümüzdeki süreçte bu faaliyetler güçlendirilerek devam edecek. Bu yarışmanın gençlerimizin hem eğitim alanında kendilerini geliştirebilmeleri hem de kendilerini en doğru şekilde ifade edebilmeleri anlamında onlara çok önemli katkılar sunduğunu düşünüyorum. Konyamıza Konya dışından gelen gençlerimizi, ailelerini Konyamızda ağırlamaktan mutluluk duyduğumuzu ifade ediyorum. TİMAVımızın çalışmalarının her zaman, her yerde destekçisi olduğumuzu da ifade ediyorum” şeklinde konuştu.

TİMAV Genel Başkanı Bayrakçı: “Edebiyat dünyasına yüzlerce yazar kazandırmış olmanın haklı onurunu taşıyoruz”

Selçuklu Belediyesi’ne teşekkür eden TİMAV Başkanı Sami Bayrakcı da, “Geleneksel Hikaye Yarışmamız Selçuklu Belediyemizle birlikte yıllardır birlikte yürüttüğümüz bir çalışma. Onların destekleriyle Türkiye genelinde artık son zamanlarda rakam bir hayli oturdu. Yarışmamıza 60 civarında ilden katılım oluyor.  Yaklaşık 600-700 hikayeyle katılım sağlanıyor ve her yıl ilk 8’i ödüllendiriyoruz. İlk 25’in ise hikaye kitabını basıyoruz. Yarışmada sadece edebi açıdan değil içerik açısından da çok güçlü kalemler var. Türkiye genelinde şu an onlarca hatta belki yüzlerce edebiyat dünyasına yazar kazandırmış olmanın da haklı bir onurunu taşıyoruz. Hikaye yarışmamıza 16,17,18 yaşlarında hikaye yazan delikanlılarımızdan şimdilerde 27-28 yaşlarında daha olgunluk çağlarına gelmiş ve gerçekten bir davanın neferi olarak kalemini davası için kullanan gençlerimiz yetişti, yetişmeye de devam ediyor. Hem dereceye giren hem bu yarışmaya katılan hem de eserde hikayeleri yer alan gençlerimizi canlı gönülden tebrik ediyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından dereceye giren öğrencilerin ödülleri protokol tarafından verildi. Tören günün anısına çekilen aile fotoğrafıyla sona erdi.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yaş meyve sebze sektörüne yıllık 250 milyon dolar katkı sağlayan Interfresh Eurasia Fuarı İzmir’de açıldı

Türkiye’nin yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörüne her yıl 200-250 milyon dolar kazandıran Interfresh Euasia Fuarı VI. kez kapılarını açtı. Fuara 70’ten fazla ülkeden 1050 kişilik alım heyeti geldi.

İhracat Genel Müdürü Kılıçkaya, Türkiye’nin küresel ticaretten aldığı payın yüzde 1,07’ye çıktığını, tarım ürünleri ihracatından da dünya genelinde yüzde 1,5 pay aldığımızı söyledi.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’nin yıllık 61 milyon ton yaş meyve sebze ürettiğini ve sektörün ihracatının 6 milyar doları aştığını ifade etti. Uçak, “Yaşanan doğal afetlere ve maliyet artışlarına rağmen Ege Bölgesi olarak ihracat rakamlarımızı koruyoruz” dedi.

Türkiye’nin ihracat projesi olarak tanınan ve açıldığı günden bu yana ihracata 200 milyon dolarlık katkı yaptığı belirtilen Interfresh Eurasia Fuarı törenle açıldı.

Fuarı düzenleyen AntExpo A.Ş Genel Koordinatörü Murat Özer, yaş meyve sebze sektörünün zirai don olaylarının yaşandığı, ihracatçıların maliyetlerinin arttığı zor bir dönemde gerçekleşen fuara 70’in üzerinde ülkeden aralarında zincir makket temsilcilerinin de bulunduğu 1050 kişilik alım heyeti geldiğini söyledi.

2026 yılında da aynı tarihlerde İzmir’de Eurasia Fuarı’nı düzenlemeye devam edeceklerini ifade eden Özer, “Fuara katılım sayısı yüzde 10, yurtdışından alım heyeti sayısı da yüzde 20 arttı. Amacımız Türkiye ihracatına daha çok katkı yapmak’’ dedi.

Ege İhracatçılar Birliği Koordinasyon Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçılar Birliği Başkanı Hayrettin Uçak da Türkiye’nin 100’ün üzerinde çeşitle, yılda 61 milyon ton meyve sebze ürettiğini, İzmir’in de ülkenin en önemli tarım depolarından biri olduğunu söyledi. Uçak, şunları kaydetti.

‘Çiftçilerimiz alın teriyle ürettiyor, ihracatçımız bin bir zahmetle ihraç ederek ülkemize yılda 6 milyar dolardan fazla döviz kazandırıyor. Ege Bölgemizde ürünleri ve en modern tesisleriyle bu ihracata 1,3 milyar dolar katkı sağlıyor. Üreticisi, ihracatçısı, mahalli idareleri, sivil toplum örgütleri, bakanlık birimleri ve üniversitelerimizle Türk tarımını kalkındırmak için uyum içinde çalışıyoruz. ‘’

Ege Bölgesi’nin 2024 yılı toplam ihracatının 43 milyar doları aştığını ve önceki yıl rakamını koruduğuna dikkat çeken Uçak, ‘’Özellikle tarım ürünleri konusunda üreticisinin Türkiye’nin her noktasında örnek gösterildiği, yeniliğe açık bir yapıda olan İzmir’de; Mermer fuarı, gelinlik fuarı gibi marka olmuş fuarlarına bir yenisini eklemek için var gücüyle çalışmaktadır’’ dedi.

Türkiye yatırım iştahı ile dimdik ayakta

İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, küresel ekonominin ardı ardına yaşanan krizler ve jeopolitik gerilimlerle sarsıldığını söyledi. Kılıçkaya, ‘’Ancak Türkiye; üretim gücü, ihracat azmi ve yatırım iştahıyla bu fırtınanın içinde dimdik duruyor. Mevcut küresel zorluklara rağmen ekonomimiz dayanıklılığını koruyor; üretim, ihracat ve yatırım odaklı büyüme anlayışı çerçevesinde istikrarlı biçimde ilerliyor’’ diye konuştu.

Türkiye ekonomisinin yirmi çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü, 2025’in ikinci çeyreğinde büyüme oranının da yüzde 4,8’e ulaştığını vurgulayan Kılıçkaya, şöyle devam etti; ‘’2024 yılında ihracatımız 261,8 milyar dolara yükseldi, böylece küresel ticaretteki payımız yüzde 1,07’ye ulaştı. 2025’in Ocak–Ağustos döneminde ise ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,3 artışla 178 milyar dolara ulaştı.”

Tarım ve gıda ihracatında Türkiye başarı hikayesi yazıyor

Gıda arzının, ekonomik istikrarın, toplumsal refahın ve sürdürülebilir kalkınmanın en kritik unsurlarından biri olduğunu belirten Kılıçkaya; ‘’Türkiye güvenilir ve sürdürülebilir bir gıda tedarikçisi olarak dünyada öne çıkıyor. Bu sağlam temel sayesinde Türkiye, tarım ve gıda ihracatında 21. yüzyılın başarı hikâyesini yazıyor. 2002’de 3,7 milyar dolar olan tarım ve gıda ürünleri ihracatımız, 2024’te 32,6 milyar dolara çıkarak dokuz kattan fazla arttı.2025’in sekiz ayında ihracatımız 20,7 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bugün Türkiye, dünya tarım ihracatında yüzde 1,5’lik payıyla 21’inci sırada yer alıyor ve Irak’tan Almanya’ya, ABD’den İtalya’ya uzanan geniş bir pazara güvenle ürün sunuyor.’’

Çankırı: “İzmir Tarım OSB’lerle ihracat ve markalaşma merkezi olacak”

“Ege’nin bereketli topraklarından çıkan ürünlerin, dünya sofralarına uzanan yolculuğuna tanıklık ediyoruz” diyen AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Ege Bölgesi’nde 2024 yılında ürünler bazında kiraz ihracatının 55 milyon dolarda lider olduğunu, meyve sebze mamullerinde ise; turşu ihracatının 320 milyon dolarla ilk sırada olduğunu dile getirdi.

Tarıma dayalı organize sanayi bölgelerinin Türk tarımına kazandıracaklarına değinen Çankırı, “Tüm bu rakamlar bize şunu gösteriyor: Tarım, üretim ve ihracat birlikte güçleniyor; modern tesislerimiz, ihracat vizyonumuz ve üreticimizin gayreti Türkiye’nin geleceğini inşa ediyor. İşte bu noktada, Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgelerimiz devreye giriyor. Dikili OSB, tamamen faaliyete geçtiğinde yıllık 80 bin ton yaş meyve sebze üretimi ve 3.500 kişilik istihdamıyla Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim üslerinden biri olacaktır. Bergama Süt OSB, Kınık TDİOSB, Bayındır Sera OSB, Torbalı Karma ve Mobilya OSB yatırımları hayata geçtikçe, İzmir ve Ege sadece bir üretim üssü değil; aynı zamanda bir ihracat ve markalaşma merkezi olacak” şeklinde konuştu.

Tugay: “Interfresh Fuarı İzmir’e yakıştı”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, tarım ve gıda sektörünün önemli fuarları arasında yer alan Interfresh Eurasia Fuarı’nın Ege Bölgesi’nin yükselen yıldızı olduğunu söyledi. İzmir’in fuarlar kenti olduğuna da dikkat çeken Tugay, ‘’Gıda ve tarım sektörü zor bir dönemden geçiyor. İzmir’e yakışan bu fuarımıza katkılarımız devam edecektir. Fuar sayesinde bölgemizde tarım ve gıda teknolojileri de gelişecektir’’ dedi.

“Tarım ve gıda alanında yapılan fuarlar bizim için çok daha özel bir öneme sahip. İzmir aslında önemli ölçüde tarım ve aynı zamanda fuarlar kenti” diyen Tugay, “İzmir, uluslararası ticaretin büyük rakamlarla gerçekleştiği şehirlerden birisi. Interfresh Fuarı, dünyada ve Türkiye’de meyve ve sebze ihracatının yükselen yıldızı. Bu fuar, diğer fuarlar gibi İzmir’e yakıştı. Bu fuarlar vesilesiyle tarım ve gıda teknolojileri, lojistiği konularının da çalışılması, bunların da geliştirilmesi eminim sektörün ayakta kalması için faydalı olacaktır. Bu sene 70’in üzerinde ülkenin alım heyetiyle geldiğini öğrenmekten mutluluk duydum” ifadelerini kullandı.

KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu ve Irak Kürdistan Bölgesi Yönetimi (IKBY) Bakanı Aydın Maruf da konuşmalarında Türkiye’nin kendilerine her zaman destek olduğunu, güçlü Türkiye ile bölge barışının sağlandığını vurguladı. Her iki konuk bakan da ülkelerinin Türkiye ile olan ekonomik, ticari, diplomasi ve kültürel iş birliklerinin her geçen yıl daha da arttığını belirttiler.

AntExpo A.Ş Genel Müdürü Murat Özer ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, konuşmaların ardından fuara katkı verenlere teşekkür plaketleri takdim ettiler.

KUTU

Tatar: “Interfresh Eurasia Fuarı KKTC’nin uluslararası bağlantılar kurması bakımından fevkalade önemli”

İnterfresh Eurasia Fuarı’nın Partner Ülkesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Interfresh Eurasia Fuarı’nın açılışına gönderdiği video mesajıyla duygularını paylaştı. Tatar; “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin narenciye ürünleri ve diğer tarım ürünlerinin pazarlanmasını önemsiyorum. Anavatan Türkiye’de çeşitli sektörlerin büyümesinde ve tanıtımında, dünyayla bağlantılarının güçlenmesinde böylesi önemli organizasyonlar, KKTC’nin de bir bakıma tanıtılması ve uluslararası bağlantılar kurması bakımından fevkalade önemli olduğunu sizlerle paylaşırken Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine her zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine sahip çıktıkları, KKTC’nin içinde bulunduğu koşullarda bizlerinde dünya pazarlarına açılabilmesi için yaptığınız katkıları önemsediğimi bir kez daha belirtip hepinize yürekten teşekkür etmek istiyorum” dedi.

“İzmir’in her zaman bir deniz şehri olarak KKTC’ye benzer özellikleri vardır” diyen Tatar sözlerini şöyle tamamladı, “Dolayısıyla İzmirle bağlantılarımızı artırmak istiyoruz. Gerek Ercan Havalimanı gerekse diğer yollarla İzmirle bağlarımızın artması ticaret, kültür, sanat her türlü faaliyetlerle aramızdaki münabetlerin artması önemli. Ama böylesi önemli bir fuarda KKTC’nin kurum ve kuruluşlarının yer alması fevkalade önemli ve kıymetlidir. KKTC Ekonomi Bakanımız Olgun Amcaoğlu, Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Kıbrıs Türk Sanayi Odası gibi kuruluşlarımızın, bizleri orada farklı sektörlerde temsil eden iş insanlarının çabalarını kutluyorum.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İBB Şehir Tiyatroları: Sürdürülebilir Bir Dünya İçin Barış – Geleceğe Ortak Sözümüz

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, “Sürdürülebilir Bir Dünya İçin … Barış” temasının hâkim olduğu 2025-2026 repertuvarını Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlediği bir basın toplantısıyla basın mensupları ve kültür-sanat camiasıyla paylaştı.

1 Ekim’de açılacak yeni tiyatro sezonunda tiyatroseverleri Yaşar Kemal’den Friedrich Dürrenmatt’a, Musahipzade Celal’den Haldun Taner’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever’in 2025-2026 repertuvarını paylaştığı toplantıya; İBB Genel Sekreter Yardımcısı Oktay Özel, Kültür Daire Başkanı Tolga Volkan Aslan, Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcıları Emrah Özertem, Tankut Yıldız, Özgür Dereli, Müdür Yardımcıları Nilüfer Batmaz ve Berna Beyazkılınç Tezcan, Başdramaturg Dilek Tekintaş katıldı.

Perdelerimizi Umuda, Barışa Açıyoruz!..

Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever sözlerine repertuvar vizyonundan bahsederek başladı:

“111 yıllık bir sanat yolculuğunun, perdelere sinmiş repliklerin, onca şahitliklerin, zengin bir tiyatro repertuvarının, hayallerin, emeklerin ve bin bir emekle hazırlanan oyunların bilgeliğiyle, heyecanıyla ve umuduyla perdelerimizi yeniden, her dem yenilenerek açıyoruz.

Geçtiğimiz sezon iki yıllık açıkladığımız, “Sürdürülebilir Bir Dünya İçin… Barış” teması, İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun repertuvar vizyonunu oluşturuyor.

Bir sanat kurumu olarak geçtiğimiz yıl yaptığımız barış çağrısı, bu yıl yaşananlar göz önüne alındığında daha bir anlamlı hale geldi. Dünyanın daha güzel bir yer haline gelmesi, insanlığın doğayla, bütün canlılarla, çevreyle, kendisiyle ve ilişki içinde olduğu bütün dünya ile barış içinde olması, içimizde taşıdığımız umuttu.

Bu umutla, Barış vizyonumuzun bir yansıması olarak oluşturduğumuz repertuvarımıza aldığımız yeni oyunlarımızı seyircimizle buluşturacağız.

Bizim mesleğimiz tiyatro. Bu meslek, bütün sanat dalları arasında her zaman öncü olmuştur. Sahnelenen oyunları, dünya tarihinin alternatif bir özeti olarak görmek de mümkündür. Bizim mesleğimiz, gerçeği örtmez, hakikati gizlemez, yalanı, riyayı, kötülüğü ifşa eder. Bizim sahnede canlandırdığımız roller, usta terzilerin diktiği elbiseler gibidir. Her çağda sahibini bulur. Bizim mesleğimiz, iyinin, güzelin, doğrunun yanında kalarak, perdelerini her zaman umuda, aydınlığa ve geleceğe açar.

“İstanbul Klasiklerle Buluşuyor” temasıyla oluşturduğumuz repertuvarımız, “Sürdürülebilir Bir Dünya İçin … Barış” repertuvarıyla zenginleşiyor. Ve biz, 111. yılımızda üstlendiğimiz tarihi misyonun her zaman farkında olarak, ustalarımızdan devraldığımız değerleri yaşatarak, bir sanat kurumunu geleceğe taşırken, bugünün kürsüsünde sözün iyisini, doğrusunu ve güzelini söylemenin de sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz.

Yurt İçi ve Farklı Ülkelerdeki Tiyatrolarla Sanatsal İşbirliklerimiz Devam Edecek

İşsever sözlerine başarılı geçen 2024-2025 sezonundan bahsederek devam etti:

“Bu sorumlulukla başlattığımız BÜYÜK TÜRKİYE TURNESİ, İstanbul ve yurt içi turnelerimizle devam edecek.

Kütüphane etkinliklerimiz, çocuklarımızla buluşmanın eşsiz adresi oldu. Bu söyleşi ve atölye çalışmalarımız devam edecek. Yurt içi ve farklı ülkelerdeki tiyatrolar ile sanatsal işbirliklerimiz devam edecek.

Tiyatroda alanında yetkin insanlar çok keyifli bir yolculuğa girecekler. Çocuklar bizim kırmızı çizgimiz. Özellikle dezavantajlı bölgelerdeki kütüphaneleri seçtik. Sevgili Dilek Tekintaş dramaturginin başında. O kadar güzel bir program yapıyor ki 2 senedir bu etkinlikleri gayet güzel sürüyor. Çocuklarımızı alanında yetkin insanlarla buluşturmak bizim gibi köklü tiyatroların işi diye düşünüyorum.

Şehrin Tiyatrosu olarak, bu kadim şehirde perdelerimizi açmanın, yüzde 95 memnuniyetle seyircilerimizi salonlarımızda ağırlamanın ve onlara her zaman Türk ve dünya tiyatro repertuvarının en seçkin örneklerini seyrettirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.

Bu şehre, bu ülkeye ve en geniş anlamıyla insanlığa karşı kendimizi sorumlu hissediyoruz.

10 Kasım’da Atatürk’ü “Merhaba Çocuk” ile Anacağız 

İşsever “Bu Memleket Bizim” oyunundan bahsederek sözlerine devam etti:

“Bu sorumlulukla, kurumumuzun bütün mevcuduyla sahnede olduğu “BU MEMLEKET BİZİM” oyunumuz, her sahnelendiğinde, seyircimizle oyuncularımızı, sahneyle salonu, tarihle bugünü buluşturdu. Hafızamızı tazeledi. Tiyatromuzun, herkesin bir arada olduğu çok keyifli bir çalışma oldu. Bu açıdan da Şehir Tiyatrosu için çok kıymetli.

Şimdi Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü çocuklarımıza anlatmak için “MERHABA ÇOCUK” başlıklı bir oyunu sahnelemeye hazırlanıyoruz. 10 Kasım’da bu anlamlı oyunumuzu, dört sahnemizde eş zamanlı olarak, çocuklarımıza sunacağız. Bu konuyla ilgili bilgiyi size Dilek Hanım versin.

Atamızın Çocukluğunu Anlatan Oyun “Merhaba Çocuk”

Söz alan Başdramaturg Dilek Tekintaş “Merhaba Çocuk” oyununu tanıttı:

“Bugüne kadar yapılan her anma etkinliğinde olduğu üzere gözü yaşlı yaklaşımların aksine yeni bir yol seçmeye karar verdik. Dramaturji biriminden Gökhan ve Ergün arkadaşımın oluşturduğu konsept ile birlikte, Ayşegül Hanım’ın talebi de çok önemliydi bizim için. Gökhan Aktemur şu anda yazıyor oyunumuzu. Yetim Mustafa’dan Ulu Önder’e nasıl gelindiğinden öte belgelerle bildiğimiz bütün o Kurtuluş Savaşı’ndan ölümüne kadar geçen süre yerine biz dehasını ilk sezdirdiği çocukluk dönemini ele alan bir oyuna karar verdik. O oyunun içinde aslında çocuk dünyasının ne çok şey barındırdığını, ne çok beceriyi, ne çok iradeyi barındırdığını anlatan gerçek olaylardan güzel bir oyun kurguladık. Yiğit Sertdemir yönetmenliğini yapacak. Çeşitli sahnelerde ekipler bunu sahneleyecekler. Ücretsiz gösterilecek. Adı “Merhaba Çocuk”. Atamız da samimi ortamlarda “merhaba çocuk” diye seslendiği için çocuklara içten bir merhaba demek istiyoruz. Üzüntüyle anmak yerine iyi ki doğdun, iyi ki hayatımızdaydın. Senin çocukluğunun, biriktirdiklerinin, bir ülkeyi, bir toplumu nasıl şekillendirdiğini aktarmaya devam edeceğiz.”

“İstanbul Şiirle Buluşuyor” Bu Sezon da Gençlerle Buluşmaya Devam Edecek

“İstanbul Şiirle Buluşuyor” etkinliklerinden bahseden Ayşegül İşsever:

“İSTANBUL ŞİİRLE BULUŞUYOR” başlığıyla duyurduğumuz etkinliklerimiz yeni sezonda da devam edecek. Şiir bu şehre çok yakışıyor. Tarihi boyunca şairlere, yazarlara ilham olmuş İstanbul’da şiirin sahnede yerini bulmasını çok önemsiyoruz.

İBB Miras tarafından İstanbul’a kazandırılan tarihi mekanlarda şiiri buluşturmak için ortaklaşa İBB Kültür’le bir proje hazırlıyoruz. Volkan Bey’le bu etkinliklerin planlamalarını yapacağız. Şiiri unuttuk.

Gençlerin özellikle bunu seyretmesini istiyoruz. Kim demiş gençler şiirle ilgilenmiyor diye.

Büyük bir ilgi oldu. Meydan Sahne’de gerçekten ilgi çok yüksek oldu. Dolayısıyla bunu daha büyük alanlara taşımayı planlıyoruz. Gençlerle ciddi bir iletişim gerçekleştirdik. Bunu nerden anlıyoruz. Seyircimizde ciddi oranda bir artış var.15 ile 35 yaş arası çok genç bir kuşak bizi takip ediyor. Seyircimiz yüzde 40 gençleşti.

Yeni sezonda turnelerimiz devam edecek. Çünkü sanatın erişilebilir olması, bir sanat kurumu olarak varlık amacımız ve vizyonumuzun önemli bir parçası. Ülkemizin ve şehrimizin önemli marka sanat kurumu olarak, farklı seyirci topluluklarıyla buluşmak için, turneleri çok önemsiyoruz.

Yurt içi ve yurt dışından sanat kurumlarıyla başlattığımız işbirliği sürecini yeni sezonda da devam ettireceğiz.

Yenibosna’da çok güzel bir sahne olan Enver Ören Sahnesi bütün altyapısıyla duruyor. Çok yakın bir zamanda biz tüm o bölgede yer alan kişilere “Fosforlu Cevriye”yi götürüyoruz. 2 gün boyunca orada bulunan halka çok keyifli bir müzikal izleteceğiz.

Yeni Repertuvar Seyircilerimizi Bekliyor

Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Tankut Yıldız yeni oyunları tanıttı:

Friedrich Dürrenmatt’ın yazdığı Bir Ziyaret, Musahipzade Celal’in yazdığı Haramiler, Ray Cooney – Gene Stone’un yazdığı Kahvaltıya Kalsana, Ludmilla Razumovskaya’nın yazdığı Sevgili Yelena Sergeyevna, Donald Marguiles’in yazdığı Öylece  Durur  Zaman, Yağmur Topçu’nun yazdığı Gölge, Dennis Kelly’nin yazdığı Öksüzler önümüzdeki aylarda sahne alacak.

Ayrıca Deli İbrahim, Üç Kuruşluk Opera, Misafir ve çocuk oyunlarımız Merhaba Çocuk, Pal Sokağı Çocukları, İtfaiyecinin Sırrı, Momo sahnelenmesi planlanan oyunlarımız arasında yer almaktadır.

Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi Birçok Projeye İmza Attı

Söz alan Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem:

“ÇGSM (Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi) Emre Koyuncuoğlu yönetiminde kurum içi ve kurum dışına yönelik uluslararası düzeyde birçok projeye imza attı.

Slovenyalı dünyaca ünlü çağdaş oyun yazarı Rok Vilenik’ in absürd komedi yazarlığı üzerine yaptığı Yazarlık Atölyesi,

Dünyaca ünlü Işık ve Ses Tasarımcısı Hans Peter Kuhn’un Ses ve Işık Rejisi Atölyesi,

Junko Wada’ nın verdiği Performans Atölyesi,

Alisa Mello’ nun Çağdaş Sahne için Kukla Üretimi ve Kullanımı Atölyesi,

Mimar Sinan Üniversitesi Çağdaş Dans Bölümü ile birlikte projelendirilen Dans ve Hareket, Beden Farkındalığı Atölyeleri,

Çiğdem Erken’in oyuncularla gerçekleştirdiği Ses Atölyesi,

Bir Sosyal Sorumluluk projesi olarak 3. yılına giren Kadınlarla Güçlenme Atölyeleri. Bütün bu ve benzeri projelerimiz bu sezonumuzda da büyük bir hızla devam edecektir.”

İşsever yeni sezona dair temennileriyle sözlerine son verdi:

“Biz, bütün çalışma arkadaşlarımızla, yaz boyu çalışarak, provalar yaparak, yeni sezonun hazırlıklarını tamamladık. Salonlarımız, sahnelerimiz ve oyunlarımız yeni sezona hazır.

Biz, hazırız…

Başta Güzellikler Evi İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda emek veren arkadaşlarımıza, sanatın bütün alanlarında ter döken tüm paydaşlarımıza iyi sezonlar diliyorum.

Ve yeni sezonu heyecanla bekleyen bizim güzel seyircimize, en özel ve içten teşekkürümü iletiyorum.

Yolumuz, ufkumuz, dileğimiz BARIŞ olsun!..”

Şehir Tiyatrosu Yalnızca Bir Sahne Değil; Sanatın, Kültürün, Eğitimin, Diyaloğun ve Umudun da Kalbidir!

Basın toplantısı, Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu’nun konuşmasıyla devam etti:

Sayın konuklar, değerli basın mensupları, kıymetli yol arkadaşlarım, sevgili İstanbullular;

Bugün, 111 yıllık tarihiyle Darülbedayi’den doğup “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları” adıyla varlığını sürdüren bu büyük çınarın yeni sezon açılışında bir aradayız. Hepiniz hoş geldiniz.

Bu sezonu sizlerle birlikte açıyor olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu salonda hissettiğimiz tarih, emek ve sorumluluk; Cumhuriyet’ten de eski bir mirası omuzlarımızda taşıdığımızın en güçlü işaretidir. Her perdede, her provada, her alkışta bu miras yeniden canlanıyor, bizlere yeni bir heyecan aşılıyor.

Bizden önce bayrağı taşıyan değerli mesai arkadaşlarımızdan devraldığımız emaneti daha da ileriye taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz. Çünkü Şehir Tiyatrosu yalnızca bir sahne değil; sanatın, kültürün, eğitimin, diyalogun ve umudun da kalbidir!

Bizlerde bu umudu diri tutmak için geçtiğimiz sezon:

40’ın üzerinde turne gerçekleştirdik,

İBB Kütüphanelerinde farklı yaş gruplarından çocuklarla 49 etkinlik düzenledik,

32 kurumla iş birliği yaparak ortak organizasyonlara imza attık,

Toplam 1779 etkinlikte yaklaşık 650 bin kişiye ulaştık.

Harbiye Açıkhava yaz oyunlarımız yine ilgiyle izlendi. Ardından yaz boyunca sahnelerimizi yeniledik, yeni oyunlarımızın hazırlıklarını başlattık.

Ayrıca, aldığımız ISO 9001 ve ISO 10002 belgeleriyle sanat üretiminde kaliteyi, seyircimizle iletişimde memnuniyeti uluslararası standartlara taşıdık.

Göreve geldiğimiz günden bu yana; özlük haklarından alım süreçlerine, insan kaynakları vizyonundan kurumsal gelişime kadar pek çok sorunu çözdük. Karşılaşabileceğimiz engelleri aşarak Şehrin Tiyatrosu’nu daha güçlü kılmak için kararlılıkla çalıştık.

Sanatsal, teknik ve idari kadrolarımızla; büyük prodüksiyonlarımız, yerleşik sahnelerimiz, İstanbul içi, yurt içi ve yurt dışı turnelerimizle köklü bir yapıyı ayakta tutuyoruz. Ve biliyoruz ki bu dev kurumun hareket kabiliyeti, sahnedeki alkış kadar sahne arkasındaki alın teriyle de büyüyor. Buradan huzurlarınızda sanatsal kadrolarımıza, teknik ekibimize, adeta bir fabrika gibi çalışan atölyelerimize ve idari kadrolarımıza teşekkür etmek istiyorum.

Bizim emeğimiz, gayretimiz ve inancımız; bu güzide sanat kurumunun bir sonraki yüzyılda da tiyatronun ve sanatın en öncü temsilcilerinden biri olarak varlığını sürdürmesi içindir.

111. yılında perdelerimiz yeni bir umutla açılıyor! Teşekkürlerimle…

Şehir Tiyatroları Aynı Zamanda İstanbul Gibi Tarihi Bir Kentin de Ana Damarlarından Bir Tanesi

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Oktay Özel yaptığı konuşmasında:

“Çok heyecan duyduğumuz bir an. Ayşegül Hanım özelinde bütün tiyatro emekçilerini sizlerin huzurunda selamlamak isterim. Gerçekten çok büyük bir emekle bu hizmeti İstanbul’a veriyorlar. Bizim çalışma sürecimizde çok önemli bir nokta Şehir Tiyatroları. Şehir Tiyatroları aynı zamanda İstanbul gibi tarihi bir kentin de ana damarlarından bir tanesi. Ben yaklaşık 16, 17 yıldır kesintisiz şekilde tarihi alanlarda çalışıyorum. Restorasyon süreçlerini yönetiyorum ve tarihi alan düzenlemeleri üzerine projelerde yer alıyorum. Bu süreç içerisinde belki dünyanın aksine Türkiye’nin geç fark ettiği, tarihi bir kenti değerli kılan aslında tek başına taş, tuğla ve duvar değil, insanın varlığıdır. Şimdi burada da sol taraftaki (büyük ustaların fotoğraflarının yer aldığı) duvarı görünce gerçekten Türkiye’nin ne kadar zengin bir insan kaynağına sahip olduğunu hatırlıyorum. Özellikle kültür ve sanat alanında o kadar özel isimler geldi geçti ki…

Cumhuriyet’in Osmanlı’dan miras aldığı tarihi bir kurumun içerisindeyiz. Şehir Tiyatrolarının 111. yılındayız. Onun için İstanbul gibi dünya öncüsü tarihi bir kentin, bu tarihi kimliğini veren, Şehir Tiyatroları gibi köklü kurumların yarına aynı mirasla ama günceli de yakalayarak devam etmesinin çok değerli olduğuna inanıyorum. Bugünkü basın toplantısını da çok değerli bulduğum için heyecanla takip ettim. Ayşegül Hanımlar Yaşar Kemal’in çok özel bir sözüyle başlangıcı yaptılar. Şu zor günlerde o kadar anlamlı bir tercih olmuş ki, teşekkür ediyorum bu tercihlerinden dolayı. Hepimizi duygulandıran bir dönem.

İBB Miras, İBB Kültür ve Şehir Tiyatroları uyumlu bir süreç geçiriyor. Çok da özel projeler ortaya koyuyor.  Bence önümüzdeki yıl yapacağımız basın toplantısının çok daha heyecan verici bir yönü olacak. İstanbul’da 3 sahnemiz daha açılacak; Fatih Reşat Nuri Sahnesi, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi ve Beyoğlu’nda Muammer Karaca Tiyatrosu perdelerini açmaya hazırlanıyor.

Takımımızın lideri Ekrem İmamoğlu kültür ve sanat konusunda oldukça duyarlı bir başkanı ve sevgili dostum, başkanımız, beraber uzun yıllar çalıştığım, kültür ve sanat alanında önemli bir birikime sahip olan Mahir Polat’a buradan atıf yapmak durumundayım. Çok teşekkür ediyorum. Yeni sezonumuz hayırlı olsun.”

Basın toplantısı seyirci ve basın mensuplarının sorularıyla sona erdi.

2025-2026 Tiyatro Sezonunun Yeni Oyunları

BİR ZİYARET

Gençliğinde yaşadığı aşk ilişkisinde hamile kalan Claire, sevgilisi  Alfred’in daha varlıklı bir kız için kendini terk etmesinin ardından  kasabadan kovulmuştur. Kırk yıl sonra Claire, yaptığı evliliklerle son derece zenginleşmiş Bayan Zachanassian olarak kasabaya dönmüştür. Yoksulluğa düşmüş kasaba halkına bir servet vadeder ama bir şartı vardır; İntikam. “Bir Ziyaret” paranın satın alma gücünün karşısında yozlaşan ahlakı, toplumsal ikiyüzlülüğü trajikomik bir dille sahneye taşıyor. Friedrich Dürrenmatt’ın yazdığı, Zahide Gökberk’in çevirdiği, Yıldırım Fikret Urağ’ın yönettiği oyunda Aslı Akın Narcı, Aslı Menaz, Aslı Şahin, Berk Samur, Buğra Can Ildırışık, Burhan Yeşilyurt, Caner Bilginer, Cengiz Tangör, Cüneyt Arda Pamuk, Çağlar Ozan Aksu, Elyesa Çağlar Evkaya, Ergun Üğlü, Fatih Aksüt, Gökhan Eğilmezbaş, Gülsüm Alkan, Hakan Gümüş, Mehmet Avdan, Musa Arslanali, Müge Çiçek, Nagehan Erbaşı, Neşe Ceren Aktay, Ömer Naci Boz, Özgür Efe Özyeşilpınar, Selim Can Yalçın, Şebnem Köstem, Yalçın Avşar, Yasemin Güvenç, Yılmaz Aydın rol alıyor.

SEVGİLİ YELENA SERGEYEVNA

İdealist ve ilkeli matematik öğretmeni Yelena Sergeyevna mütevazı evinde annesiyle birlikte yaşamaktadır Okul dışında uzun süredir hasta olan annesiyle de ilgilendiği rutin bir günün sonunda evinin kapısı çalınır. Öğrencileri o gün doğum günü olan öğretmenlerini kutlamak için ellerinde çiçekler ve hediyelerle kapıda durmaktadır. İlk bakışta oldukça sıradan bir kutlama olarak başlayan gece ilerleyen saatlerde bambaşka bir boyut alır. Etekteki taşların dökülmesi ile bu sürpriz ziyaretin masum bir kutlamadan fazlası olduğu ortaya çıkar.

Sovyetler Birliğinde geçen ve Perestroyka’nın ilk yıllarında kaleme alınan oyun, etik çöküşün eşiğindeki bir toplumu mercek altına alıyor. Değerler çatışması ve bireysel çıkarlar uğruna neler yapılabileceği başta olmak üzere bugün hala varlığını koruyan pek çok soruna da ışık tutmayı ihmal etmiyor.

Ludmilla Razumovskaya’nın yazdığı, Belgi Paksoy’un çevirdiği, Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Hazal Uprak, Ayşecan Tatari, Direnç Dedeoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Cihat Faruk Sevindik rol alıyor.

ÖYLECE  DURUR  ZAMAN

Sarah 40’lı yaşlarının başında bir basın fotoğrafçısıdır, uzun yıllar başta Ortadoğu olmak üzere pek çok savaş bölgesinde çalışmıştır. Sarah Irak’ta bulunduğu sırada çok yakınında patlayan bir bomba sonucu yüzünden yaralanmış, kısa bir tedavinin ardından ülkesine dönmüştür. Şimdi uzun zamandır ayrı kaldığı evinde erkek arkadaşı James ile beraberdir. Her şeyin yolundaymış gibi devam ettiği birkaç günün sonunda çiftin görmezden gelmeye çalıştığı sorunlar gün yüzüne çıkmaya, ilişkilerini biçimlendirmeye başlar.

Pulitzer ödüllü yazar Donald Marguiles tarafından kaleme alınan oyun, Çevresindeki gelişmelere duyarsız bir topluma eleştirinin yanı sıra bireylerin iç hesaplaşmalarının da taze tutulduğu oyun pek çok konuda seyircinin de kendini sorgulamasını sağlamaktadır.

Donald Marguiles’in yazdığı, Irmak Bahçeci’nin çevirdiği, Mehmet Ergen’in yönettiği oyunda Mert Tanık, Murat Coşkuner, Pervin Bağdat, Sevil Akı rol alıyor.

HARAMİLER

Haramiler, Musahipzade Celal’in üç farklı oyunundan oluşturulan bir uyarlamayla, halkın başına musallat olan harami yöneticiler ekseninde gelişen olayları, modern bir bakış açısı ve hicivle sahneye taşıyor.

Musahipzade Celal’in yazdığı, Engin Alkan’ın uyarlayıp yönettiği oyunda Elçin Atamgüç, Zafer Kırşan, Pelin Budak, Eyşan Dönmez, Yusuf Akçay, Müslüm Tamer, Aslı Nimet Altaylar, Enes Mazak, Melih Tuma, Emre Ertunç, Göksel Arslan, Damla Cangül Yiğit, Reyhan Karasu Yaykın rol alıyor.

ÖKSÜZLER

Yazan: Dennis Kelly

Çeviren: Selin Girit

Çağdaş İngiliz tiyatrosunda toplumsal yaşama dair eleştirel yaklaşımıyla tanınan Dennis Kelly, dışarıdaki kirlenmiş ve tehlikeli dünyaya rağmen mutlu aile hayatı kurmaya çalışan çiftin hayallerinin bir gecede nasıl alt üst olabileceğini gösteriyor. Aile, kadının erkek kardeşi tarafından kriminal bir olayın içine çekiliyor. Çember daraldıkça insan tabiatının karanlık yönleri ortaya çıkmaya başlıyor; bütün bireysel değerler ve aile bağları çözülüyor. Ahlakın, vicdanın, sadakatin, iyilik ve kötülüğün sınırları çarpıcı olay örgüsü etrafında sorgulanıyor.

Gençlik Günleri “İç Yapımlar” kapsamında genç oyuncularımızın hazırladığı oyun 2025 sezonunda repertuarımıza kazandırıldı. 

GÖLGE

Yazan: Yağmur TopçuBir insanın düşünceleri davranışlarını ne kadar etkileyebilir? İç sesimiz olmadan yaşayabilir miydik? Peki bazı düşüncelerimiz başka bir kişi olarak karşımıza dikilseydi ne olurdu? Oyun, Carl Jung’un “gölge” kavramı ekseninde oyunculuk eğitimi almış bir kadının iç dünyasıyla, mesleğiyle, sosyokültürel çevresiyle olan çatışmalarını sahneye taşıyor.

KAHVALTIYA KALSANA

Yazan:  Ray Cooney – Gene Stone 

Çeviren-Uyarlayan: Ragıp Yavuz

Nurettin orta yaşın üzerinde,  kendi halinde, içine kapanık, tutucu bir memurdur.  Evinin  üst katında yaşayan  gençlerin  kavga sesleri duyulur. Ardından kapısı çalınır ve  hamile bir  kadın ondan yardım ister. Nurettin’in  evinde misafir ettiği genç kadının doğum yapmasıyla gelişen olayların konu edildiği oyun;  farklı hayat görüşüne sahip bu iki insanın çatışmalarını, anlaşma çabalarını eğlenceli bir dille sahneye taşınmaktadır.  

 

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

5 ülke, 17 halk dansları ekibi ve 700 dansçıyla festival bu yıl da görkemli geçti

Ayvalık Belediye Başkan Mesut Ergin, gösterilen ilginin her yıl artarak devam ettiğini belirterek, uluslararası kültürel buluşmaların Ayvalık’a değer kattığını vurguladı.

Sırbistan, Bosna Hersek, Danimarka, Avusturya ve Türkiye’den17 halk dansları ekibinin 700 dansçıyla katıldığı 22. Sarımsaklı Uluslararası Kültür Halk Oyunları Trophy Festivali, Sarımsaklı Sahili’nde büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi.

Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, geleneksel hale gelen festivale, vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini, etkinliğin, kültürel çeşitliliği ve uluslararası dayanışmayı sahneye taşıdığını söyledi. Aralarında küçük yaşta dansçıların da bulunduğu 17 ekip gece boyunca yöresel halk danslarını sergiledi ve izleyenler tarafından büyük alkış aldı.

Danimarka ve Avusturya’da yaşayan Boşnakların kurduğu gruplar, Sarımsaklı sahilindeki sahnede kendi ülkelerinin yöresel oyunlarını sergilerken duygusal anlar da yaşandı. Boşnak kültürünü canlandıran ekiplerin söylediği şarkılara, Küçükköy’de yaşayan Boşnak vatandaşlar da eşlik etti.

22 yıldır hiçbir şekilde ara verilmeden düzenlenen etkinliğe emek veren herkese teşekkür eden Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, “Ülkemizin ve Balkan coğrafyasının kültürel zenginliğini, halk oyunlarının birleştirici ve eşitleyici gücüyle hep birlikte yaşadık. Bu değerli festivali başarıyla hayata geçiren çalışma arkadaşlarıma ve sahnede görsel bir şölen sunan tüm dansçılarımıza yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmangazi Belediyesi başarılı öğrencileri Saraybosna’ya götürdü

Nilüfer Belediyesi, 19 Eylül Gaziler Günü etkinlikleri kapsamında gazi ve şehit yakınlarına Gölyazı gezisi düzenledi. Ayrıca, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin gazi ve şehit yakınları ile bir araya geldi.

Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, 19 Eylül Gaziler Günü kapsamında Mihraplı Şehitlik Yerleşkesi’ne giderek şehit ve gazi derneklerini ziyaret etti. Şahin, sırasıyla Türkiye Muharip Gaziler Derneği Bursa Şubesi Başkanı Adem Erdem ve üyeleri, Bursa Emniyet Teşkilatı Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Nevin Fırtına ve üyeleri, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Bursa Şubesi Başkanı Haşim Sivri ve üyeleri ve üyeleriyle bir araya geldi.

Yaptıkları büyük fedakarlıklar nedeniyle şükranlarını dile getiren Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, “Sizlerin yaşadıkları sayesinde bizler bugün bu Cumhuriyet’te nefes alıyoruz. Hepinize minnet duyuyoruz. Hem şehitlerimiz, hem de gazilerimiz bizler için çok kıymetli. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sizlere verdiği değer bizlere yol gösterici. Onun gösterdiği yolda yürümeye devam edeceğiz. Sizlerle birlikte olmak bizler için ayrıca keyifli oluyor. Nilüfer Belediyesi olarak her zaman yanınızdayız” diye konuştu.

Dernek yöneticileri de ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek teşekkürler ettiler.

GAZİLER GÖLYAZI’DA BULUŞTU
Nilüfer Belediyesi, Gaziler Günü nedeniyle hafta boyunca farklı etkinlikler düzenledi. Ev ve iş yerlerinde yapılan ziyaretlerin yanı sıra şehit ve gazi yakınları için Mihraplı Şehitlik Yerleşkesi’nde 300 kişilik süt helvası ikram edildi. Etkinlikler kapsamında kahraman gaziler ve şehit yakınları için Gölyazı gezisi düzenlendi. Katılımcılar, Nekropol Alanı, Gölyazı Kültürevi ve Ağlayan Çınar ziyaretlerinin yanı sıra tekne turuyla Gölyazı’nın güzelliklerini incelediler.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Corendon Airlines, 2026 yaz sezonunda yüzde 20 büyüme hedefliyor

Corendon Airlines, 20. yılında büyüme rotasını güçlendirerek 2026’ya iddialı girmeye hazırlanıyor. Tatil severlere daha uzun sezon, daha fazla uçuş ve yeni destinasyonlarla genişleyen bir seyahat ağı sunmayı hedefleyen hava yolu şirketi, geleneksel olarak düzenlediği sektör buluşması “Get Together 2025” etkinliğini bu yıl 17 Eylül’de Amsterdam’da gerçekleştirdi. Avrupa’nın önde gelen tur operatörlerinden, acentelerinden ve havalimanlarından temsilcilerin katıldığı etkinlikte; Almanya ve Avusturya çıkışlı uçuşlarda kapasite artışı, yeni destinasyonlar, Frankfurt’taki yeni Corendon Airlines ofisi ve turizm sektöründeki güçlü iş birlikleri açıklandı.

Turizm ve hava taşımacılığı sektörlerine 20 yıllık deneyimiyle değer katan Corendon Airlines, büyüme hedeflerini kararlılıkla sürdürüyor. Hava yolu şirketinin 2026 sezonu için açıklanan yeni planları hem yolcular hem de turizm sektörü paydaşları için önemli fırsatlar sunuyor. Almanya ve Avusturya çıkışlı uçuşlarda kapasitenin kayda değer şekilde artırılması, yeni hatların eklenmesi ve tur operatörleriyle daha yakın iş birlikleri, Corendon Airlines’ın yeni dönemdeki stratejisinin temel taşlarını oluşturuyor.

Almanya ve Avusturya’da güçlenme

Corendon Airlines, nisan ve ekim ayları arasındaki dönemi kapsayan 2026 yaz sezonunda Almanya çıkışlı uçuşlarda yaklaşık yüzde 20, Avusturya çıkışlı uçuşlarda ise yaklaşık yüzde 30 kapasite artışı planlıyor. İsviçre pazarında pist çalışmaları nedeniyle mevcut durum korunurken, İngiltere’de büyüme, Polonya’da ise kapasitenin neredeyse ikiye katlanması hedefleniyor.

İspanya ve Mısır’a rekor artış

Corendon Airlines’ın hayata geçireceği yeni kapasite artışları destinasyonlara da yansıyacak. Türkiye’ye yönelik uçuşlarda tek haneli bir büyüme öngörülürken, İspanya’ya yüzde 90, Mısır’a ise yüzde 150’nin üzerinde koltuk artışı planlanıyor. Yunanistan uçuşlarında ise yüzde 12’lik büyüme beklenirken bu pazarda özellikle Girit hattı öne çıkıyor.

Almanya’daki dört üsse 10 uçak

Corendon Airlines, 2026 yazında en güçlü olduğu pazarlardan Almanya’daki Düsseldorf, Hannover, Köln/Bonn ve Nürnberg üslerinde toplam 10 uçak konuşlandıracak. Bu hamleyle Almanya’da 2025’e göre yaklaşık iki kat fazla uçakla hizmet verecek olan şirketin 35 uçaktan oluşan filosu daha verimli kullanılacak.

Frankfurt’ta yeni ofis

Corendon Airlines, Almanya’daki büyüme stratejisini desteklemek üzere Frankfurt Havalimanı’nda yer alan House of Logistics and Mobility (HOLM) bünyesinde yeni bir ofis açtı. Hava yolu şirketi bu adımla birlikte, genişleyen ekip ve güçlü satış ortaklıklarıyla Almanya pazarında daha etkin bir varlık hedefleniyor. 

“Tüm pazarlar genelinde yaklaşık yüzde 20’lik bir büyüme bekliyoruz”

Corendon Airlines Satış & Pazarlama Direktörü Christian Hein, 2026 hedeflerini şu sözlerle değerlendirdi: “2026 yazında tüm pazarlar genelinde yaklaşık yüzde 20’lik bir büyüme bekliyoruz. Özellikle ikinci çeyrekte yüzde 45’e varan bir artış öngörüyoruz. Stratejik olarak en önemli adımımız, Almanya’daki dört üssümüzü ek uçaklarla güçlendirmek olacak. Son üç yıldaki başarılı performansımız bize sağlam bir temel sağladı. Bu sayede yeni yatırımlarla güvenle ilerleyebiliyoruz.”

Ana destinasyonlarda daha fazla frekans

Büyümenin odağında Antalya, Heraklion-Girit ve Hurghada gibi popüler tatil destinasyonları bulunuyor. Corendon Airlines, Nürnberg, Düsseldorf ve Köln/Bonn çıkışlı Hurghada uçuşlarının frekansını haftada 3’ten 5’e yükseltecek. Ayrıca 2025’te sadece kısa süreli programda yer alan birçok hat, 2026 yazında tüm sezon boyunca devam edecek. Yeni olarak Münster/Osnabrück – Heraklion hattı da Corendon Airlines’ın uçuş ağına eklendi.

Şarm El Şeyh kış programında

Corendon Airlines, 2025/2026 kış sezonunda popüler tatil noktası Şarm El Şeyh’i uçuş ağına ekliyor. Kasım 2025’ten itibaren Şarm El Şeyh’e; Düsseldorf, Hannover ve Nürnberg’den salı ve cuma günleri düzenlenecek uçuşlarla tatil severlere yeni bir alternatif sunulacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Maviyemiş ihracatından 4,2 milyon dolarlık kazanç

Orman Genel Müdürlüğü’nün tıbbi ve aromatik bitkiler kapsamında üretimini desteklediği maviyemiş (yaban mersini), son yıllarda hem sağlığa faydaları hem de ekonomik getirisiyle dikkat çekiyor. Türkiye’de ormanlık alanlarda doğal olarak yetişen ve antioksidan özelliğiyle son yıllarda popülerliği hızla artan maviyemişin, 2015’ten bu yana yıllık ortalama 300 ton üretiliyor. TÜİK verilerine göre, 2024 yılında maviyemiş ihracatından ülke ekonomisine 4,2 milyon dolar katkı sağlandı. 

Orman Genel Müdürlüğü’nün envanter ve faydalanma planları kayıtlarımıza göre ülkemiz ormanlarında 27.687 hektar alanda 1.923 ton faydalanılabilir maviyemiş bulunuyor. Bugüne kadar, Maviyemiş-Likapa Eylem Planı (2015-2019) kapsamında Artvin, Giresun, Trabzon Orman Bölge Müdürlükleri dahilinde 2.680 dekar bozuk maviyemiş sahası rehabilite edilerek ülke ekonomisine kazandırıldı.  

TÜİK verilerine göre, ülkemizde 2021 yılında 4.197 dekar alanda 2.496 ton maviyemiş üretilirken, 2024 yılı sonu itibariyle bu sayı 10.168 dekar alanda 6.620 tona çıkarıldı. Yine TÜİK verilerine göre 2024 yılı itibariyle Artvin’de 59 dekar alanda 41 ton, Bursa’da 4.856 dekar alanda 2.839 ton, Giresun’da 107 dekar alanda 32 ton, İstanbul’sa 54 dekar alanda 41 ton, Rize’de 362 dekar alanda 288 ton, Trabzon 212 dekar alanda 84 ton maviyemiş üretildi.  

Üzümsü meyveler içinde gerek özel bahçelerinde gerekse ticari bahçelerde en çok tercih edilen meyvelerden biri olan maviyemiş, birim alandan yüksek gelir getirmesinin yanında sağlık açısından çok yararlı ve birçok alanda değerlendiriliyor. Maviyemiş; taze meyve olarak, meyve suyu sanayisinde, ilaç sanayisinde, süt ve süt ürünleri teknolojisinde, kuru meyve teknolojisinde, meyveli ekmek, çörek, kek, puding ve pastalarda, baharat sanayisinde, meyve salatalarında, reçel, marmelat ve konserve sanayisinde, çay ve diyet menüleri gibi pek çok kullanım alanına sahip. 

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı