İstanbul İtfaiyesi 311. Kuruluş Yıldönümünü Etkinliklerle Kutluyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 311. kuruluş yıldönümünü 22-26 Eylül 2025 tarihleri arasında düzenlediği etkinliklerle kutluyor. Kamuoyunun katılımına açık olan İtfaiye Haftası Programı kapsamında İstanbul’un dört bir yanında çeşitli faaliyetler gerçekleştiriliyor.

İBB İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 311. kuruluş yıldönümünü anlamlı etkinliklerle kutlamaya devam ediyor. 22-26 Eylül 2025 tarihleri arasında gerçekleşen program kapsamında, İstanbul’un farklı noktalarında gerçekleştirilen faaliyetlerle hem itfaiyenin köklü tarihine vurgu yapılıyor hem de vatandaşların yangın güvenliği konusunda bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda düzenlenen eğitimler, gösteriler ve ziyaretlerle toplumun tüm kesimlerine ulaşılması amaçlanırken, itfaiye teşkilatının fedakârlığı ve kahramanlıkları da bir kez daha hatırlatılıyor.

Kuruluş yıldönümü kutlamalarına Taksim Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bırakılmasıyla başlandı. Ardından Avrupa Yakası Eminönü ve Anadolu Yakası Üsküdar meydanlarında mobil eğitim araçlarıyla yangın güvenliği bilgilendirmeleri yapıldı. 

TARİHİ TULUMBACILAR SEREMONİSİNE BÜYÜK İLGİ

Kapalıçarşı’da gerçekleştirilen Tarihi Tulumbacılar Seremonisi, vatandaşların büyük ilgisi ve coşkusu eşliğinde gerçekleşti. Etkinlik boyunca çok sayıda İstanbullu seremoniyi izlemek için meydanda toplandı; birçok kişi, gösteriyi cep telefonlarıyla kaydederek fotoğrafladı. İtfaiye araçlarının şehir turu ise halk arasında büyük bir heyecan yaratırken, araçların geçtiği güzergâhlarda vatandaşlar alkışlarla destek verdi. Ayrıca itfaiye şehitlerinin aileleri de ziyaret edilerek anma ve dayanışma mesajı verildi.

Hafta boyunca farklı ilçelerde sürecek diğer etkinliklerin başlıkları şöyle:

24 Eylül 2025, Çarşamba

  • 10.00-17.00 Mobil Eğitim Araçları İle Bilinçlendirme Eğitimi

Avrupa Yakası: Bakırköy Meydanı

Anadolu Yakası: Maltepe Cumhuriyet Meydanı

  • 11.00 Tarihi Tulumbacıların Seremonisi / Bakırköy Meydanı

25 Eylül 2025, Perşembe

  • 10.00-17.00 Mobil Eğitim Araçları İle Bilinçlendirme Eğitimi

Avrupa Yakası: Beylikdüzü Meydanı

Anadolu Yakası: Tuzla Marina Meydanı

  • 10.30 Yılın İtfaiyecisi ve Yılın Personeli Ödül Töreni / İtfaiye Daire Başkanlığı / Fatih
  • 13.30 İtfaiye Şehit Ailelerini Ziyaret

26 Eylül 2025, Cuma

  • 10.00-17.00 Mobil Eğitim Araçları İle Bilinçlendirme Eğitimi

Avrupa Yakası: Esenyurt Meydanı

Anadolu Yakası: Ümraniye Meydanı

  • 11.00 İtfaiye Şehitliği Ziyareti / Edirnekapı İtfaiye Şehitliği
  • 12.00 İtfaiye Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif / Fatih İtfaiye Şehitleri Camii
  • 13.30 İtfaiye Şehit Ailelerini Ziyaret
  • 14.00 İtfaiye Müzesi Ziyareti / Yıldız Mahallesi Çitlembik Yokuşu / Beşiktaş 

Etkinlikler boyunca Mobil Eğitim Araçları her gün 10.00-17.00 saatleri arasında farklı noktalarda halka açık eğitimler veriliyor. Yangın güvenliği, acil durum bilgilendirmeleri ve farkındalık çalışmaları ile vatandaşların bilinçlendirilmesi amaçlanıyor. İstanbul İtfaiyesi, tüm İstanbulluları etkinliklere katılarak kahraman itfaiyecilerimizi anmaya ve yangın güvenliği bilincini artırmaya davet ediyor.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Bu, Kızların Eseri”: LEGO® Türkiye Contemporary Istanbul’da Kızların Yaratıcı Gücünü Sergiliyor

The LEGO Group, global girişimi “She Built That”in yerel uyarlaması olan “Bu, Kızların Eseri”ni Contemporary Istanbul’un 20. edisyonunda gururla sunuyor. Bu sergi, toplumsal cinsiyet kalıplarını sorgulamaya davet ederken, kız çocuklarını da; “yapım ustası” olmanın anlamını yeniden sahiplenmeye ve tanımlamaya teşvik etmeyi amaçlıyor. LEGO® Türkiye, bu program aracılığıyla kız çocuklarına yaratıcılıklarını ortaya koymaları ve geleceğin şekillenmesinde aktif rol almaları için ilham vermeyi hedefliyor.

The LEGO Group tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırma, “inşa etmek” kavramının

kız çocukları için yeterince karşılık bulmadığını ortaya koyuyor. Türkiye’de ebeveynlerin

yüzde 84’ü, Türkiye’de kadınların yaratıcı sektörlerde yeterince temsil edilmediklerinin

farkında olduklarını söylüyor. Dünyadaki genç kadınların %70’i ise kendilerini bir şeyler inşa

etmeye yeterli görmediklerini belirtirken, ebeveynlerin %72’si de kız çocuklarının dünyayı

inşa eden kadın rol modellerinden yoksun olduğunu düşünüyor. 1 “She Built That” girişimi, bu

boşluğu doldurmayı hedefleyerek “inşa etmeyi” yalnızca fiziksel bir süreç olarak değil;

yaratıcılığın, kendini ifade etmenin, cesaretin ve dönüşümün alanı olarak yeniden tanımlıyor.

Bu girişim, inşa etmenin kız çocukları dahil olmak üzere herkes için erişilebilir olduğunu

vurgulayarak, onların kendilerini değişimin öncüsü, lider ve yenilikçi olarak görmelerine ilham

veriyor.

Kadın Yaratıcılığını Kutluyoruz: Güç Veren ve İlham Olan Eserler

Serginin merkezinde, LEGO Türkiye iş birliğiyle dört yetenekli kadın sanatçı – Ece Ağırtmış,

Eda Taşlı, Gökçe İrten ve Selin Tahtakılıç – tarafından üretilen eserlerle, kız çocuklarının öne

çıkan yaratıcı gücü yer alıyor. Sanat danışmanı Görkem İmrek’in küratörlüğünde hazırlanan

bu özgün eserler, sanatçıların iç dünyalarını yansıtırken kadınların inşa etme, kendilerini

özgürce ifade etme ve gelecek nesillerine ilham verme becerilerini vurguluyor.

Kolektif Yaratıcılık İçin Etkileşim Alanı

Sergide yer alan eserlerin yanı sıra, ziyaretçilerin LEGO® yapım parçalarıyla inşa sürecine

katılmaya davet edileceği interaktif bir alan da bulunuyor. Yaratıcılık, güç, umut ve cesaret

temalarından ilham alan katılımcılar, seçtikleri LEGO yapım parçalarını ekleyerek mevcut

deneyim alanının büyümesine ve gelişmesine katkıda bulunacak. Bu kolektif inşa süreci;

dayanışma, paylaşım ve birlikte üretim değerlerini yansıtarak bu girişimin özünü doğrudan

sergi alanına taşıyacak.

Oyun Yoluyla Çocuklara Destek

24–28 Eylül tarihlerinde Tersane İstanbul’da düzenlenen Contemporary Istanbul’un 20.

edisyonunda sanatseverlerle buluşan eserlerin satın alınmasıyla SosyalBen Vakfı’na

yapılacak bağışlar, vakfın Hatay’da hayata geçirdiği Beceri ve Yetenek Merkezi’ndeki

LEGO® Oyun Atölyesi’ne destek sağlayacak. Bu girişim, the LEGO Group’un 90 yılı aşkın

süredir savunduğu temel bir hakkı, daha fazla çocuğun oyunun dönüştürücü gücüne

erişmesini sağlamayı amaçlıyor.

Kızların yaratıcı gücünü kutlamak ve herkesin inşa edebildiği bir geleceğe destek olmak için

Contemporary Istanbul’da bize katılın!

Sanatçılardan Eserler Hakkında:

Ece Ağırtmış: "Benim için ‘inşa etmek’, yalnızca fiziksel bir yapı üretmek değil, aynı

zamanda bireyin kendi deneyimlerinden, anılarından ve hayallerinden beslenen kişisel bir

evren kurması. Bu bağlamda, çocukluğumda LEGO yapım parçalarıyla hissettiğim ‘kale’

duygusunu, doğup büyüdüğüm evin sokağını bir referans noktası olarak kullanarak yeniden

yorumladım. Balkonlar, sokaktaki kediler ve aklıma kazınan küçük ayrıntılar, bu kaleyi

oluşturan katmanlar haline geldi. Çocukluğumda beslediğim ilk kediler, Maviş ve Madam, bu

kalenin koruyucuları olarak işin merkezine yerleşti. Bu eserle, kızlara kendi yollarını inşa

etme cesareti vermek istiyorum. Çünkü inşa etmek, kendi dünyanı yaratmak ve etrafındaki

dünyayı kendi ellerinle dönüştürme gücünü keşfetmek benim için."

Eda Taşlı: “Kendi heykellerimde olduğu gibi bu sergi için de ‘inşa etme’ fikri sadece bir şey

ortaya koymak değil, aynı zamanda hayal gücüyle yeni bir dünya kurmak anlamına geliyor.

Bu eserimde yürüyen bir figür, kocaman bir hayvanı kulağından tutarak birlikte ilerliyor. O

hayvan benim yaratıcılık tarafım; eğlenceli, hayali arkadaşlarım gibi. Çiçeklerle birlikte

yürüyen bu ikili, aslında yaratma sürecini, yeni bir dünyayı birlikte inşa etmeyi simgeliyor.

Kızlara da küçük parçaların birleşerek güçlü bir bütüne dönüşebileceğini göstermek istedim.

Sanatımda da hayat gibi; denge, cesaret ve oyun duygusu bir araya geldiğinde ortaya

kimsenin tahmin edemediği güzellikler çıkıyor.”

Gökçe İrten: “Ürettiğim eser, kız çocuklarına hayal kurmanın ve o hayali birlikte inşa etmenin

gücünü hatırlatmayı amaçlıyor. Benim için ‘inşa etmek’, yalnızca fiziksel bir eylem değil;

duyguları, deneyimleri ve ilişkileri katman katman üst üste koyabilmek demek. Bu eserde de

formlar birbirine uzanıyor; tıpkı kadınların omuz omuza vererek hayatı yeniden kurması gibi.

Eserimdeki kırmızı daireler, paylaşımı ve kolektif belleği simgeliyor. Çünkü inşa etmek, tek

başına bir süreç değil; ortak bir duyguya, ortak bir hayale dönüşebilme cesareti. Kız

çocuklarına ilham vermek istediğim nokta tam da bu: Hayallerinizle inşa edin, duygularınızla

büyütün, birlikte dönüştürün. Çünkü her yapı, bir fikirle başlar; ve o fikir, paylaştıkça çoğalır.”

Selin Tahtakılıç: “Benim için inşa etme kavramı; yaşadığımız deneyimler, öğrendiklerimiz,

belleğimizde taşıdığımız anılar ve dış dünyadan süzdüğümüz izlenimlerle kendi dünyamızı

kurma süreci. Bu, geçmişin izlerini ve geleceğe dair hayalleri bir araya getiren kişisel bir inşa

hali. Hayatın iniş çıkışları kaçınılmaz; asıl mesele, onlarla nasıl başa çıktığımız. Kız

çocuklarına vermek istediğim mesaj ise; her zaman yeniden başlama, her şeyi baştan inşa

etme ve başka bir yerde yeniden kök salabilme gücümüzün olması. Bu eser de aslında bu

düşünceyle şekillendi. Ortasına konumlandırdığım ev bizleri temsil ediyor. Arka plandaki

çizgisel düzen, dış dünyayla aramızdaki mesafeyi ve süzgeçten geçirme halini simgeliyor.

Bacadan yükselen renkli şekiller ise içimizde taşıdığımız ve dünya ile paylaşmak istediğimiz

renklerimizi ifade ediyor.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Film Forum Başvuruları Sona Erdi!

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bünyesinde gerçekleştirilen Film Forum’da başvurular son buldu.  Film Forum’a; Uzun Metraj Kurmaca Film Platformu kapsamında “Pitching” kategorisinde 37, Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek fonunda 13, İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu’nda 79, Belgesel Film Work-in-Progress Platformu’nda 28 ve Uzun Metraj Kurmaca Film Work-in-Progress Platformu’nda 15 olmak üzere toplamda 172 başvuru yapıldı. Bu sene 12’ncisi gerçekleştirilecek Film Forum’a geçtiğimiz yıl 119 proje başvurmuştu.

Finale Kalan İsimler 17-18 Ekim 2025’te Duyurulacak

Yönetmenleri ve yapımcıları destekleyerek projelerin uluslararası alanda daha fazla görünürlük kazanmasını hedefleyen Film Forum’da finale kalacak isimler 17-18 Ekim 2025 tarihlerinde açıklanacak. Türkiye sinemasının üretim gücünü artırmayı ve yenilikçi ve özgün projeleri sinema profesyonelleriyle buluşturmayı hedefleyen Film Forum’da final sunumları 27-28 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek.

Türkiye’nin önde gelen sektörel destek platformu olan Film Forum, yönetmen, yapımcı ve senaristleri uluslararası film profesyonelleriyle buluştururken, bu yıl toplam 1.100.000 TL. tutarında para ödülü verecek.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk Mobilya Sektörü, Rekabetin Formülünü Çin’de Aradı

Dünya mobilya ihracatı 525 milyar dolara ulaşırken, bunun yüzde 36’sına karşılık gelen 190 milyar dolarlık kısmını tek başına Çin gerçekleştiriyor. Küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedefleyen Türk mobilya sektörü, Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin (EMKOÜİB) Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürüttüğü “Aegean Furniture Ur-Ge Projesi” kapsamında Çin’de incelemelerde bulundu.

Projenin ilk yurtdışı heyetiyle Çin’e gittiklerini aktaran EMKOÜİB Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, Türk mobilya sektörünün hammaddeyi Çinli rakiplerine kıyasla dolar bazında yüzde 40’a varan oranda daha yüksek fiyatlarla temin ettiğini belirterek, bu koşullarda ihracat hedeflerine ulaşabilmek için yeni çözüm yolları aradıklarını vurguladı.

Çin’in dünya mobilya ihracatında lider olduğunu, üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliğiyle global trendleri belirlediğini ifade eden Güngör, şunları kaydetti:

“Çin, üretim altyapısı, modern tesisleri ve rekabetçi fiyat-performans dengesiyle hem tedarik hem de inovasyon açısından cazip bir merkez konumunda. Örneğin Çin’de 3 dolara temin edilen bir kumaş, Türkiye’de 6 dolara ulaşıyor. Çin’in en büyük mobilya üretim üssü Foshan, yılda 70 milyar dolar üretim hacmine sahip ve dünya mobilya tedarik zincirinde kritik bir merkez olarak kabul ediliyor. Türkiye, üretim maliyetlerini düşürüp döviz kurları enflasyonla uyumlu şekilde seyrettiğinde, mobilya sektöründe 6 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabilir.”

Stratejik Görüşmeler ve Furniture China Fuarı

Heyet, dünyanın en büyük mobilya fuarlarından Furniture China Fuarı’nı da ziyaret etti. Bu yıl 350.000 metrekarelik alanda düzenlenen fuara 26 ülkeden 3.000’in üzerinde firma katıldı ve 200.000’i aşkın profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Klasik ev mobilyalarından modern ofis çözümlerine, akıllı mobilya sistemlerinden çevre dostu tasarımlara kadar geniş ürün yelpazesinin sergilendiği fuar, sektörün geleceğine ışık tuttu.

Fuarda China Furniture Association Başkanı Xu Xiangnan ve Asya İhracatçılar Birliği Genel Sekreteri Linda Tu ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktaran Güngör, “Çinli mobilyacıları da Türkiye’deki fuarlara davet ederek karşılıklı iş birliğini geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Louvre Furniture Mall ve Foshan Ziyareti

EMKOÜİB heyeti, Çin’in en prestijli mobilya ticaret merkezlerinden Louvre Furniture Mall’u da ziyaret etti. Sadece bir alışveriş merkezi olmanın ötesinde, üretici ve distribütörleri buluşturan stratejik bir platform olan kompleks, Çin’deki tedarik zinciri yönetimi, lojistik süreçler ve satış sonrası hizmet anlayışını gözler önüne serdi.

Heyetin ziyaret ettiği Foshan bölgesi ise 1.200 büyük fabrika ve 3.000’den fazla atölyesiyle yıllık 70 milyar dolar üretim hacmine sahip. Modern üretim teknikleri, ileri otomasyon sistemleri, kalite kontrol uygulamaları ve çevre dostu yatırımlarıyla küresel mobilya tedarik zincirinin en güçlü merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Yeni Pazarlar İçin Yol Haritası

Çin ziyaretinden elde edilen deneyimlerin, sadece üretim ve tedarik süreçlerini gözlemlemekle sınırlı kalmadığını vurgulayan Güngör, “Vietnam ve Malezya gibi hızla büyüyen pazarlara yönelik stratejik pazarlama faaliyetlerimizi planlarken bu ziyaretin önemli bir referans noktası olacağını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Organik Tarımda Gelecek Vizyonu: Sürdürülebilirlik İçin Ortak Adımlar

İzmir Ticaret Odası (İZTO), İzmir Ticaret Borsası (İTB), Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) ve Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) birlikteliğinde, Organik Tarım Günü kapsamında 23 Eylül Salı günü “Sürdürülebilir Bir Gelecek için Organik Tarımı Planlıyoruz” konulu panel düzenlendi.

İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, İZTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, Ege İhracatçı Birlikleri Organik Ürünler ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Işık ve T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Dr. Başak Egesel panelin açılış konuşmalarında söz aldı.

Geleceğe Dönük Stratejik Adımlar Atılıyor

Organik tarımın sadece bir üretim modeli olmadığını, aynı zamanda bütüncül bir felsefe ve sürdürülebilir bir yaşam biçimi olduğunu vurgulayan İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, “Organik tarım; bir ekosistem ve biyoçeşitlilik koruma projesidir, bir halk sağlığı stratejisidir, sosyo-ekonomik bir modeldir, bilinçli tüketim ve farkındalık hareketidir. Tüketici artık ne yediğini bilmek, ürünün hikâyesini öğrenmek istiyor. Bugün burada paylaşacağımız fikirlerin, ortaya koyacağımız önerilerin ve geliştireceğimiz ortak vizyonun; ülkemizin organik tarım politikalarına katkı sağlayacağına, üreticilerimize yol göstereceğine ve yeni bir farkındalık oluşturacağına yürekten inanıyorum.” diyerek, panelin amacına dikkat çekti. Türkiye’nin bugün organik üretim alanında dünyada ilk 20 ülke arasında yer aldığına dikkat çeken Kestelli, “Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’nın getireceği sorumlulukları doğru yönetebilirsek, küresel arenada karşımıza çıkabilecek fırsatları da iyi değerlendirebiliriz. Bu noktada bizlere düşen başlıca görevler; organik üretime uygun havzaları belirlemek, sertifikasyon maliyetlerini düşürmek, iç pazarda tüketici farkındalığını arttırmak, AR-GE’ye yatırım yapmak ve verimliliği yükseltmek ve üreticiyi daha güçlü desteklemek” diye konuştu.

Kentimiz zengin bir üretim desenine sahip

Kuraklık, ani hava değişimleri, sel, don gibi iklim olaylarının gıda üretiminde yarattığı kayıplar düşünüldüğünde; doğa ve iklim dostu üretimin, gıdanın sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını ifade eden İZTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, “Kentimiz ve yakın çevresi; incir, zeytin, tütün, narenciye, tıbbi ve aromatik bitkiler, çiçekçilik, arıcılık, su ürünleri gibi pek çok alanda zengin bir üretim desenine sahip. Bu üretim gücümüz, ihracatla birleştiğinde ülkemiz ekonomisine kayda değer bir katkı sağlıyor. İzmir Ticaret Odası bünyesinde, tarım, gıda ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren 9 bini aşkın üyemiz mevcut. Gübre, orman ürünleri, tarım makineleri gibi ilgili faaliyetleri ve ihracat yapan üyelerimizi de dahil ettiğimizde bu rakam 10 bine çıkıyor. Odamız çatısı altında yürütülen çalışmalarımız ile sektör temsilcileri, akademisyenler ve kamu yetkililerini bir araya getiriyor; sorunları ve çözüm önerilerini ilgili kurumlara iletiyor, sektörün gelişimi için aktif rol alıyoruz. Odamız, İzmir Valiliği, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Ege İhracatçı Birlikleri ve ilgili belediye ve kaymakamlıklarımız iş birliğiyle, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiğimiz Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri bunun en güzel örneklerinden biri. Bu yatırımlar ile de hem üretimde kaliteyi hem de tarımsal ihracatta rekabet gücümüzü artırmayı hedefliyoruz” dedi.

Işık: “Sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi sorumluluklarımızın merkezine koyuyoruz”

EİB Organik Ürünler ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Işık Işık, Türkiye’nin doğal potansiyeli, coğrafi avantajları ve üretim kabiliyeti sayesinde organik sektöründe dünya pazarlarında güvenilir bir marka konumuna ulaştığını dile getirdi. 

Organik sektöründeki başarıda Ege Bölgesi’nin öncü rolü olduğunun altını çizen Işık, “Ege İhracatçı Birlikleri olarak bizler, yalnızca ihracat rakamlarını artırmayı değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi de sorumluluğumuzun merkezine koyuyoruz. Dünya’nın en önemli organik ürünler fuarı olan Biofach Fuarı’nın 28 yıldır milli katılım organizasyonunu başarıyla gerçekleştiriyoruz. Sürdürülebilirlik alanında yürüttüğümüz projelerden biri olan aflatoksinli kuru incirlerin doğaya zarar vermeden ayrıştırılıp biyogaza dönüştürülmesi çalışmamız, döngüsel ekonomiye katkı sunan örnek bir uygulamadır. 25 yıldır sürdürdüğümüz bu proje, geçtiğimiz Mayıs ayında Mayorka’da düzenlenen Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nde “İnsana Dönüş” kategorisinde Sürdürülebilirlikte Mükemmellik Ödülü’ne layık görüldü. Bu projemizde olduğu gibi, üniversiteler ve araştırma enstitüleriyle iş birlikleri, üreticilerimize teknik destek ve eğitimlerle sektörümüzü geliştirmeye devam ediyoruz. Uluslararası kuruluşlarla yakın temaslarımız sayesinde de AB mevzuatı ve küresel standartlara uyum sürecinde aktif bir rol üstleniyoruz” ifadelerini kullandı.

“Toprak, su ve gıdanın stratejik unsurlar olarak ön plana çıktığı bir dönemdeyiz”

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Dr. Başak Egesel, “Toprak, su ve gıdanın stratejik unsurlar olarak ön plana çıktığı bir dönemdeyiz ve bu unsurlar ulusal politikalara ve küresel ilişkilere yön vermekte. Küresel iklim değişikliği, su kısıtı, kentleşme doğal afetlerin tarımsal üretimi baskılaması ve nüfusumuzun artışı gibi gelişmeler her geçen gün gıdaya olan talebi artırmaktadır. Çevresel, sosyal ve ekonomik devamlılığı sağlayacak bir üretim sisteminin kurulması, insan ve doğa arasındaki dengenin ön planda tutulduğu kalkınmanın sağlanması Bakanlığımızın önceliğidir. Bu doğrultuda, ülkemizde organik tarım ürünlerinin üretimi ve tüketiminin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesine önem vermekteyiz.” dedi.

Bu kapsamda, Bakanlık tarafından yürütülen üretim planlaması ile organik tarımın öncelikli alan olarak seçildiğini ve aynı zamanda planlamaya bağlı olarak çıkartılan üç yıllık destekleme modeli ile de organik ürünlerin ilave olarak destekleneceğini dile getiren Egesel, “Aynı zamanda, ülkemiz organik tarım mevzuatının uluslararası mevzuatlarla uyum çalışması devam etmektedir. Yürüteceğimiz projelerle özellikle Avrupa Birliği mevzuatı ile ülkemiz organik tarım mevzuatının uyumu kapsamında Bakanlığımız tarafından bir grup oluşturulmuştur. Bu çalışma grubu ile mevzuat uyumu çalışmaları tamamlanacaktır.” diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından “Organik Tarımın Geleceği” başlıklı panele geçildi. Moderatörlüğünü ETO Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy’un üstlendiği panelde; Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ak, bio.inspecta Türkiye Genel Müdürü Emel Erkan, Andaçlar Organik Firma Kurucusu Özgür Andaç ve Akasya Tarım A.Ş. Yöneticisi Tolga Uskuç bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Panelde organik tarımın mevcut durumu, karşılaşılan zorluklar ve çözüm önerileri, sektörün büyüme ve gelişim potansiyeli, ulusal ve uluslararası pazarlardaki fırsatlar ile sürdürülebilirlik perspektifinde organik üretimin önemi ele alındı. 

Panel konuşmacıları dünyada sağlıklı ve güvenilir ürünlere yönelik tüketim talebinin her geçen gün artması, ülkemizin sahip olduğu tarımsal çeşitlilik, iklim avantajı ve köklü üretim birikimi sayesinde organik tarımda güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, bu potansiyelin doğru değerlendirilmesinin ülkemize hem iç pazarda hem de uluslararası alanda rekabet gücünü artıracak stratejik bir fırsat sunduğuna dikkatleri çekti.

Ortak Akıl ile Yol Haritası

Panelin ardından gerçekleşen çalıştay bölümünde ise katılımcılar organik tarımda sürdürülebilir üretim, denetim ve belgelendirme, iç ticaret, ihracat ve rekabet, bilgi üretimi ve yaygınlaştırma ile yasal düzenlemeler konularında yol haritası, mevcut durum ve geliştirici önerilerin tartışıldığı masalara ayrılarak, sektörün öncelikli konularını tartıştılar. 

Sektörün gelişimi için önem arz eden, alanında uzman pek çok kişi ve kurumu bir araya getiren çalıştaya ilişkin çıktılar rapor haline getirilerek çok yakında kamuoyu ve sektör paydaşları ile paylaşılacak.

“Sürdürülebilir Bir Gelecek için Organik Tarımı Planlıyoruz” paneline, EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İTB Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, İTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, İZTO Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Tahir Özdemir, İTB Yönetim Kurulu Üyesi Sonnur Kırmızıoğlu, TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Kooperatifleri Birliği Başkanı Fikret Akova, TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Kooperatifleri Birliği Genel Müdürü ve İTB Yönetim Kurulu Üyesi Güngör Şarman ile organik tarım sektöründen isimler katıldı. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri, Eylül 2025

Güven endeksi hizmet sektöründe %0,1 azaldı, perakende ticaret sektöründe %0,4 arttı, inşaat sektöründe %3,6 arttı

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Eylül ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %0,1 oranında azalarak 111,0 değerini, perakende ticaret sektöründe %0,4 oranında artarak 109,2 değerini ve inşaat sektöründe %3,6 oranında artarak 88,3 değerini aldı.

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksleri, Eylül 2025

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksleri ve değişim oranları, Eylül 2025

 

  Endeks Bir önceki aya göre değişim oranı (%)
Ağustos Eylül Ağustos Eylül
Hizmet sektörü güven endeksi 111,1 111,0 1,1 -0,1
Son 3 aylık dönemde iş durumu 109,6 109,5 0,0 -0,1
Son 3 aylık dönemde hizmetlere olan talep 108,7 109,5 -0,2 0,7
Gelecek 3 aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi 115,0 114,2 3,4 -0,7
Perakende ticaret sektörü güven endeksi 108,8 109,2 0,8 0,4
Son 3 aylık dönemde iş hacmi-satışlar 117,7 116,3 -0,5 -1,2
Mevcut mal stok seviyesi(1) 86,6 89,6 -4,3 3,5
Gelecek 3 aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi 122,1 121,7 6,3 -0,3
İnşaat sektörü güven endeksi 85,3 88,3 -4,0 3,6
Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi 81,2 81,7 -1,6 0,6
Gelecek 3 aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi 89,3 95,0 -6,2 6,3

(1) Mevcut mal stok seviyesi endeksinin artışı stok azalışını, azalışı ise stok artışını göstermektedir.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Cinsel Suçlarda Adalet Terazisi Hassas Dengede

Avukat Ahmed Fehim Solak, Türkiye’de artan cinsel suçlara dikkat çekti. Kadın beyanının esas alınması ve masumiyet karinesi arasındaki hassas dengeye vurgu yaptı.

Türkiye‘de kamuoyu gündemini meşgul eden ve adliyelere taşınan en ağır dosyalardan birini cinsel suçlar oluşturuyor. Hem toplumsal hem de hukuki açıdan derin sonuçları olan bu suçlar, adalet sisteminin en zorlu sınavlarından biri olarak kabul ediliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Avukat Ahmed Fehim Solak, mevcut duruma ve hukuki süreçteki hassas noktalara ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

Kadın Cinayetleriyle İlişkisi Göz Ardı Edilemez

Son beş yıllık suç istatistiklerinde cinsel suçların endişe verici bir tırmanış gösterdiğini belirten Av. Ahmed Fehim Solak, bu suçların genellikle tekil vakalar olarak ele alınmaması gerektiğini savundu. Solak, bu tehlikeli bağlantıyı, “Özellikle kadın cinayetleri ile birlikte değerlendirildiğinde, cinsel suçların öncül ya da eşlik eden bir faktör olarak varlığını görmekteyiz” sözleriyle açıkladı. Bu tespit, cinsel suçlarla mücadelenin aynı zamanda kadınların yaşam hakkını korumak için de ne denli kritik olduğunu ortaya koyuyor.

Kadın Beyanı ve Haksız Suçlamalar Riski

Cinsel suç davalarının en çok tartışılan yönlerinden biri de “kadın beyanının esas alınması” ilkesi. Bu ilkenin, mağdurun ispat zorluğu yaşadığı bu tür suçlarda adaletin tecellisi için önemli olduğunu belirten Solak, madalyonun diğer yüzüne de işaret etti. Son dönemde bu durumun kötüye kullanıldığı vakalarla karşılaştıklarını belirten Solak, şu ifadeleri kullandı: “Cinsel suçlarda adalet terazisi hassas dengede. Kadınların beyanı elbette önemlidir. Ancak son bir yılda bazı kadınların bu beyanı kötü niyetli olarak kullandığına da tanık oluyoruz. Bu da gerçekten mağdur olan kadınların hak arayışını zedeleyen bir durum yaratıyor. Aynı zamanda, haksız yere suçlanan erkekler açısından ciddi mağduriyetler doğabiliyor.”

Çocuk İstismarında Korkutan Tablo

Cinsel suçların en trajik ve yıkıcı boyutu şüphesiz çocuklara yönelik işlenenler. Av. Ahmed Fehim Solak, özellikle 15 yaş altı çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarında son üç yılda gözlemlenen artışın toplumsal bir alarm niteliği taşıdığını belirtti. Bu sorunun yalnızca adli tedbirlerle çözülemeyeceğini vurgulayan Solak, “Bu tablo, sadece hukukçuların değil, toplumun her kesiminin üzerine eğilmesi gereken bir yara. Eğitimden aile yapısına kadar çok yönlü tedbirler alınmadıkça bu sorun büyüyerek devam edecek” diyerek kapsamlı bir mücadele çağrısı yaptı.

Adalet Arayışında Denge Vurgusu

Kariyeri boyunca hem mağdur hem de sanık vekilliği üstlendiğini belirten Av. Ahmed Fehim Solak, adaletin sağlanabilmesi için her iki tarafın da haklarının korunması gerektiğini savundu. Hukukun temel prensiplerinden olan masumiyet karinesinin önemini hatırlatan Solak, “Mağdurlar için adalet ararken, sanıklar için de masumiyet karinesinin korunması gerektiğini görüyoruz. Hukukun iki yüzü de önemlidir. Bir tarafı görmezden gelirsek adalet terazisi şaşar” sözleriyle adil yargılanma hakkının altını çizdi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Miniklerin yeni sezon coşkusu Minycenter’da!

Sevilen bebek ve çocuk markalarını çatısı altında toplayan Minycenter, 2025 sonbahar sezonunda da aileleri keyifli bir alışveriş yolculuğuna davet ediyor. Bu sezon minikler, birbirinden renkli tasarımlar ve dünya markalarının en yeni koleksiyonlarıyla buluşuyor.

Carter’s, Osh-kosh, Boboli, Minycenter, Pamina ve daha birçok markanın yepyeni sezon koleksiyonları; enerjik renkleri, özgün detayları ve yüksek kaliteli dokularıyla çocukların gardıroplarına canlılık katıyor. Minycenter, rengarenk kıyafetlerden eğlenceli aksesuarlara kadar sunduğu geniş ürün yelpazesiyle miniklerin her anına konfor ve stil taşıyor.

Nesilden nesile bebekleri giydiren dünyaca ünlü Carter’s markasıyla miniklere konforu ve kaliteyi sunuyor. 0-6 yaş koleksiyonunda, her ayrıntısı özenle düşünülmüş fonksiyonel tasarımlar ve yumuşacık kumaşlar hem bebeklerin rahatını hem de ebeveynlerin güvenini ön plana çıkarıyor.

Amerika’nın ikonik markası OshKosh B’gosh ise, 1895’ten bu yana nesillerin favorisi olan salopetleriyle dikkat çekiyor. Dayanıklı kumaş yapısı, salopet-gömlek kombinleri ve logolu eşofman takımlarıyla 0-6 yaş koleksiyonu, miniklerin hareket özgürlüğünü korurken tarzlarını tamamlıyor.

Özel günlerin ve partilerin yıldızı Pamina, 0-7 yaş kızlar için tasarladığı kabarık prenses elbiseleri ve zarif modellerle miniklerin hayal dünyasını gerçeğe dönüştürüyor. Şıklığı ve özenli detaylarıyla bu koleksiyon, özel anlara renk katıyor.

Minycenter’ın kendi koleksiyonu ise, renkli, şık ve konforlu seçenekleriyle 0-6 yaş arası çocuklara stil sunuyor. Günlük yaşamdan özel kombinlere kadar geniş yelpazesiyle hem miniklerin hem de ebeveynlerin favorisi oluyor.

İspanyol markası Boboli ise eğlenceli ve enerjik tasarımlarıyla öne çıkıyor. Çocukların hayal gücünden ilham alan desenleri ve rengarenk kumaşlarıyla 0-8 yaş koleksiyonu, çocukların gardıroplarına neşe ve canlılık katıyor.

Kıyafetlerin yanı sıra, Skip Hop çanta, suluk ve beslenme gereçleri ile Stephen Joseph yağmurluk, çizme ve şemsiye setleri, miniklerin günlük yaşamını hem eğlenceli hem de pratik hâle getiriyor.

Kaliteli kumaşlar, özgün tasarımlar ve rengarenk koleksiyonlarla Minycenter, dünya markalarını tek çatı altında buluşturarak çocuklara stil, ebeveynlere ise keyifli ve güvenli bir alışveriş deneyimi sunuyor.

Yeni sezonun enerjisini taşıyan koleksiyonlar için Minycenter mağazaları ve minycenter.com.tr sizleri bekliyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

CoinTR ve Arda Güler, “Hız ve Güven”de buluştu

Türkiye’nin öncü kripto borsalarından CoinTR, 23 Eylül’de The Peninsula İstanbul’da düzenlediği lansmanda, Real Madrid ve A Milli Futbol Takımı’nın genç yıldızı Arda Güler ile yer aldığı ilk reklam kampanyasını TV ile aynı anda konukları ile paylaştı. Kampanya, “Her hamlede hız, her adımda güven” mesajı üzerine kurgulandı. 

Profesyonel hamleler, hızlı işlemler

Haziran ayında Arda Güler ile iş birliğini duyuran CoinTR, genç yıldızın yer aldığı ilk reklam kampanyasının ilk gösterimini de kamu ve özel finans sektörü, kripto ekosisteminden davetlilerin yer aldığı lansmanda gerçekleştirdi. Kampanyada Arda Güler’in sahadaki hızlı, kararlı ve doğru hamleleri; CoinTR’nin kullanıcılarına sunduğu güvenilir, kolay ve profesyonel işlem deneyimiyle paralel bir şekilde yansıtılıyor. CoinTR, reklam kampanyasında kripto varlıklara yatırım yapan her seviyedeki kullanıcılara farklı mesajlarla ulaşmayı hedefliyor. Borsa, kripto varlık ekosisteminde yeni adım atan kullanıcılar için basit ve anlaşılır bir işlem deneyimini,  tecrübeli yatırımcılar için  ise hız,  güven ve  sonuç odaklı işlem yapma imkanı sunulduğunu reklam filmi üzerinden iletiyor. 

23 Eylül’de gösterime giren reklam filmi, Arda Güler’in sahadaki karar anlarıyla CoinTR’deki işlem süreçlerini eş zamanlı göstererek, markanın profesyonel düzeyde kolaylık, hızlı adaptasyon ve güvenilirlik değerlerini vurguluyor. Platformun gelişmiş altyapısı, kullanıcıların ani piyasa hareketlerine anında adapte olmasına olanak tanıyor, bu da CoinTR’de hem hız hem güven demek. 

CoinTR’nin kullanıcı odaklı yapısı ve gelecek vizyonu

CoinTR’nin sektör deneyimi yüksek uzman ekibi kullanıcılarının kripto deneyimini kolay, güvenli ve hızlı hale getirmek, özelleştirilmiş bir kripto yatırım deneyimi sunmak için platform üzerinde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.  Platform, yeni başlayanlara kolay hızlı doğrulama, 0 komisyonla alım-satım ve şeffaf işlem deneyimi sunarken, deneyimli kullanıcılar için de PRO seviyede işlem araçlarıyla esneklik ve hızlı adaptasyon sağlıyor.

CoinTR CEO’su Ali Eşelioğlu yaptığı konuşmada: “CoinTR olarak dördüncü yılımıza yaklaşırken, genç bir borsa olmanın dinamizmini sağlam adımlar ve kontrollü ilerleyişle birleştiriyoruz. Türkiye’de regülasyonların hayata geçmesiyle birlikte daha da gelişeceğine inandığımız sektörde, payımızı artırmak amacıyla hem yönetim ekibimiz hem de uzman kadrolarımızla yenilikçi ve vizyoner bir çizgide çalışmalarımıza devam ediyoruz. Marka kimliğimizi yenileyerek iletişim faaliyetlerimizi “Kriptonun Güvenli Noktası” sloganı etrafında yeniden kurguladık. Kripto yatırımcılarının en temel beklentileri olan “Hız” ve “Güven” değerlerini merkezimize alarak hem ürünlerimizi geliştiriyor hem de bu vizyonla projelerimizi hayata geçiriyoruz. Haziran ayında A Milli Takım ve Real Madrid’in genç yıldızı Arda Güler ile gerçekleştirdiğimiz ortaklığın ilk çalışması olan reklam kampanyamız bu akşam 21.00’den itibaren televizyon kanallarında yayınlanmaya başlayacak. Arda ile birlikte “Hız ve Güven” mesajlarımızı geniş kitlelere ulaştıracağız. ‘Her hamlede hız, her adımda güven. CoinTR ile kripto, işte bu kadar kolay!’ mottosuyla kurgulanan bu kampanyada Arda’nın sahadaki hızlı ve isabetli hareketleri, CoinTR’nin kullanıcılarına sunduğu güvenilir, profesyonel ve sonuç odaklı işlem deneyimiyle örtüşecek şekilde işlendi. Bu iş birliğiyle kripto ekosisteminde hem yeni yatırımcılara hem de deneyimli kullanıcılara farklı mesajlarla ulaşmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı. 

CoinTR Hakkında

Yerel bir kripto para borsası olan CoinTR, 2021 yılından bu yana hizmet vermektedir. CoinTR kripto alım-satım platformu, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) “faaliyette bulunanlar listesi” kapsamında hizmet vermektedir. 2024 sonbaharda marka yenileme sürecini tamamlayan CoinTR, 2025 Haziran’da marka yüzü olarak A Milli Futbol Takımı ve Real Madrid’in genç yıldızı Arda Güler ile anlaştı.  

250–280’den fazla kripto para çiftinde Türk Lirası ile al-sat imkânı sunan CoinTR, 0 komisyonlu Kolay Al/Sat seçeneği ve “otomatik yatırım, trend haritası, Grid Bot” gibi gelişmiş araçlarla kullanıcıların, hem yeni başlayan hem de tecrübeli yatırımcı olarak beklentilerine cevap veriyor.7/24 Türkçe müşteri desteği ve yerel banka havalesi / FAST gibi hızlı para yatırma/çekme seçenekleriyle pratik ve güvenilir bir kullanıcı deneyimi sağlıyor.

CoinTR, kripto paralarıTürkiye’de daha erişilebilir, daha kolay ve daha güvenli hale getirmeyi hedefliyor. CoinTR, “Hız ve Güven” sloganıyla da ürün ve kullanıcı deneyimi noktasında en üst düzey araçları sunarken, bunları herkesin anlayabileceği arayüzler ve sistemler ile kullanıcılarına sunuyor. Kripto alım satımını herkes için anlaşılır ve güvenilir bir sisteme oturtmayı amaçlayan CoinTR, büyüyen kullanıcı kitlesi ile her geçen gün amacına daha da yaklaşıyor.

Künye: 

Reklam Ajansı: Sharpcake

Reklamveren Yetkilileri: Efe Can, Dilara Sakarya, Büşra Özsipahi

Ajans Başkan Yardımcısı: Bahar Taştan

Kreatif Ekip Lideri: Hikmet Sungur

Kreatif Ekip: Buğçe Onur Yıldırım

Yönetici Tasarım Direktörü: Uğur Yontucu

Tasarım Ekip Lideri: Emre Can Şahin

Tasarım Ekibi: Mehmet Furkan Çıtak

Yönetici Strateji Direktörü: Pamir Gündüz

Stratejik Planlama: Güzin Turgut

Marka Direktörü: Elçin Temel

Marka Yöneticisi: Beyza Kırıkkol

Ajans Prodüktörü: Mert Bilen

Prodüksiyon Şirketi: Kameron

Yönetmen: Sami Joensuu

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Konak’ın çınarları Avrupa Hareketlilik Haftası’nı kutladı

Konak Belediyesi, Avrupa Hareketlilik Haftası’nda anlamlı bir etkinliğe imza attı. “Herkes için Hareketlilik” temasıyla kutlanan hafta dolayısıyla İnciraltı Kent Ormanı’nda düzenlenen programda İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nden faydalanan vatandaşlar hem spor yaptı hem de açık havanın tadını doyasıya çıkardı.

Konak Belediyesi, her yıl farklı bir tema ile kutlanan Avrupa Hareketlilik Haftası’nda farkındalık yarattı. Bu yılın “Herkes için Hareketlilik” temasına uygun olarak düzenlenen etkinlik kapsamında Konak Belediyesi İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nden faydalanan vatandaşlar, İnciraltı Kent Ormanı’nda doğayla buluştu. Deniz kenarında yürüyüş yapan vatandaşlar ardından spor eğitmenleri eşliğinde uygulanan egzersiz programıyla açık havanın tadını doyasıya çıkardı. Konak Belediyesi’nin güne özel olarak hazırladığı ikramlarla keyifli vakit geçiren vatandaşlar, evden çıkıp hareket etmelerine imkan sağlayan etkinlik için Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya teşekkür etti.

“Konak’ta herkes için hareket var”

Konak Belediyesi olarak her yaştan bireyin sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmesini hedeflediklerini belirten Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Hareketli bir yaşam her yaşta sağlığın anahtarıdır. Özellikle ileri yaş komşularımızın aktif kalması, hem fiziksel hem de ruhsal sağlık açısından çok önemli. Onların yaşam kalitesini artırmak için bu tür etkinlikleri çok önemsiyoruz. Avrupa Hareketlilik Haftası vesilesiyle bir kez daha gösterdik ki, Konak’ta herkes için hareket var” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı