‘Primatlar Dünyası’, 28 Eylül Pazar 21.00’de National Geographic WILD Ekranlarında!

Primatların sıra dışı dünyasına girip; aile bağlarını ve benzersiz davranışlarını inceleme fırsatı bulacağınız, tropik ağaç tepelerinden karla kaplı dağlara uzanan eşsiz bir yolculuk sunan “Primatlar Dünyası”, 28 Eylül Pazar saat 21.00’de National Geographic WILD’da!

Ödüllü yönetmenlerden nefes kesen belgeselleri, vahşi yaşamın gözler önüne serildiği kaliteli yapımları Türk izleyicisi ile buluşturan National Geographic WILD kanalını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

20. Tarım Fuarı kapılarını açtı

20. Trakya Lüleburgaz Tarımtech Tarım, Hayvancılık, Sanayi ve Gıda Fuarı, Kapalı Pazaryeri’nde kapılarını açtı. 27 Eylül’e kadar açık olacak fuarda yaklaşık 100 sektör temsilcisi yer alıyor.

20. Trakya Lüleburgaz Tarımtech Tarım, Hayvancılık, Sanayi ve Gıda Fuarı kapılarını açtı.

24 Eylül’de Kapalı Pazaryeri’nde gerçekleştirilen açılış törenine Lüleburgaz Kaymakam Vekili Babaeski Kaymakamı Tamer Orhan, Lüleburgaz Belediye Başkan Vekili Aytül Çiloğlu, Lüleburgaz Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Fahri Cömert, Lüleburgaz Ziraat Odası Başkanı Selçuk Çamlıca, Renkly Fuarcılık Genel Müdürü Önder Harbili, Lüleburgaz Belediye Başkan Yardımcısı Kemal Pektaş, Lüleburgaz Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Necmi İnci, sektör temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşlarından temsilciler ile vatandaşlar katıldı.

Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol üyeleri fuarda yer alan stantları ziyaret etti.

LÜLEBURGAZ’DA TARIMIN GELECEĞİ KONUŞULDU

Fuarın ilk gününde tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın katılımıyla ‘Lüleburgaz’da tarımın geleceği’ konulu söyleşi gerçekleştirildi.

Dinleyenlerin de sorularını cevaplandıran Yıldırım’a Lüleburgaz Belediye Başkan Vekili Aytül Çiloğlu tarafından plaket verildi.

27 EYLÜL’E KADAR AÇIK
Fuarda Lüleburgaz Belediyesi ve Lüleburgaz Ticaret ve Sanayi Odası tarafından açılan stantta belediyenin tarımsal hizmetlerinin tanıtımı gerçekleştirilerek ata tohumlar sergileniyor.

Fuar 27 Eylül’e kadar ziyarete açık olacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

HOY-TUR’un Yeni Sezon Başvuruları Başladı

Çankaya Belediyesi Halk Dansları Topluluğu HOY-TUR, 2025-2026 sezonu başvurularını almaya başladı. Ulusal ve uluslararası başarıları ile marka haline gelen HOY-TUR, 2015-2016 doğumlu ‘yıldızlar’, 18-26 yaş ‘gençler’ ve 27-50 yaş arası  ‘yetişkinler’ kategorisinde dersler verecek.

Çankaya Belediyesi Halk Dansları Topluluğu HOY-TUR’un, yeni sezon başvuruları başladı. 55. yıldır Dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonluklarına imza atan HOY-TUR, 2025-2026 sezonunda,  2015-2016 doğumlu ‘yıldızlar’, 18-26 yaş ‘gençler’ ve 27-50 yaş üstü ‘yetişkinler’ kategorisinde dersler verecek.

SON BAŞVURU 10 EKİM
Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı’nın yanında bulunan Çankaya Belediyesi HOY-TUR Halk Dansları Topluluğu Dans Merkezi’nde çalışmalarını sürdüren HOY-TUR’a başvurulara ilişkin ayrıntılı bilgi (0312) 232 17 27 ve 0 532 413 08 85 nolu telefonlardan alınabiliyor. Halk Dansları Topluluğu’na 10 Ekim 2025 tarihine kadar yapılabilecek.

1970 YILINDAN BU YANA TÜRKİYE’Yİ TANITIYOR
1970 yılından bu yana halk danslarının ve kültürünün öğretilmesine katkı sunan HOY-TUR, uluslararası etkinliklerde, Amerika, Almanya, Yunanistan, Danimarka, Çin, Cezayir, Japonya, İspanya, Brezilya, İtalya, Hırvatistan, Polonya, Romanya, Avustralya, Gürcistan gibi ülkelerde sayısız gösteri yaparak, Türkiye’nin tanıtılmasında önemli rol oynadı.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sürdürülebilir Palm Yağı “Az Alanda Çok Üretim” Yaklaşımıyla Çevreci Bir Çözüm Sunuyor

Gezegenimizin geleceğini şekillendiren seçimler, bugün her zamankinden daha belirleyici hale gelmiştir. Palm yağı sıkça ormansızlaşma bağlamında ele alınsa da, hektar başına yüksek verimi, aynı miktarda yağı üretmek için soya, kanola ve hindistan cevizi gibi alternatiflerine kıyasla 4-10 kat daha az arazi gerektirerek doğal ekosistemler üzerindeki baskıyı azaltmaya yardımcı olur. Sorumlu üretimi garanti eden ve Malezya Sürdürülebilir Palm Yağı (MSPO) sertifikasyonu gibi sertifikasyon sistemleriyle birlikte değerlendirildiğinde, sürdürülebilir palm yağı, güçlü bir çevresel ve sosyo-ekonomik çözüm olarak öne çıkmaktadır.

Palm yağı, artan enerji ve gıda talebi karşısında önemli avantajlar sunuyor

Hannah Ritchie’nin Our World in Data verilerine dayanan bulguları, palm yağının hektar başına veriminin rakipsiz olduğunu gösteriyor. Bir hektardan ortalama 2,8 ton palm yağı elde edilirken, zeytinyağı yaklaşık 0,3 ton seviyesinde kalıyor. Yağ talebinin palm dışı yağlarla karşılanması 5–10 kat daha fazla arazi ihtiyacı anlamına geliyor. Bu durum, artan küresel yağ talebi karşısında ormanların korunması için kritik önem taşıyor.

Palm yağının küresel sera gazı emisyonlarındaki payı ise yüzde 1’in altında kalıyor. Sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla üretildiğinde palm yağı, diğer bitkisel yağlara kıyasla daha düşük karbon ayak izi bırakıyor. Bu veriler, artan enerji ve gıda talebi karşısında palm yağının çevresel açıdan önemli bir avantaj sunduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye özelinde bakıldığında, Malezya’dan ithal edilen palm yağı çok çeşitli sektörlerde işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülüyor ve dünya pazarlarına ihraç ediliyor. Bu yapı, çevresel fayda ile ekonomik kazanımın bir arada ilerleyebileceğini ortaya koyuyor. Sertifikalı sürdürülebilir palm yağına yönelmek, çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlayan etkili bir yol olarak öne çıkıyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Allianz Türkiye Gönüllüleri Dünya Temizlik Günü’ne Katıldı

Allianz Türkiye, her yıl milyonlarca gönüllüyü bir araya getirerek çevre temizliği yapmayı, atık sorununa dikkat çekmeyi ve daha sürdürülebilir bir dünya için harekete geçmeyi amaçlayan Dünya Temizlik Günü’nde küçük adımların büyük değişiklikler yaratabileceği düşüncesiyle çevre temizleme etkinliği düzenledi. Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile birlikte İstanbul’da Caddebostan sahilinde, İzmir’de ise Bostanlı Seyir Terası’nda bir araya gelen Allianz Gönüllüleri, çevreye atılan çöpleri topladı.

Atıklar sanatın yaratıcı gücüyle müzik aletlerine dönüştü

20 Eylül Cumartesi günü gerçekleştirilen etkinlikte iki farklı bölgeden de onlarca kilo çöp toplandı. Etkinliğin sonunda ise toplanan atıklar ileri dönüşüm müzik grubu Fungistanbul ekibiyle birlikte müzik aletlerine dönüştürüldü ve canlı müzik performansıyla sanatın farklı alanlarına taşındı. 

Sohbet oturumuyla atık yönetimine odaklanıldı

İzmir’deki gönüllüler çevre temizliğinin ardından, Deniz Yaşamını Koruma Derneği (DYKD) moderatörlüğünde bir araya geldi. Oturumda katılımcılar, atık yönetimi ve geri dönüşümün önemi, döngüsel ekonomiye katkıları ve uygulanabilir çözümler üzerine fikir alışverişinde bulundu.

Allianz gönüllüleri iyilik ve fayda için harekete geçiyor

Allianz’ın toplumsal fayda sağlayan tüm sosyal sorumluluk programlarında çalışanları, kapasite geliştirmek üzere bizzat yer alıyor. Allianz, “Harekete Geç” başlığı altında gönüllülerini finansal, iklim ve dijital okuryazarlık eğitimleri vermeye davet ediyor; sağlıklı yaşam ve toplumsal fayda için çalışanlarını aktif gönüllülüğe teşvik ediyor. Allianz Gönüllüleri 2024 yılında toplam 2.291 saat gönüllülük faaliyetine katıldı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hitit ve Pegasus’tan Küresel Başarı: Dünyanın En Kapsamlı Canlı Modern Havayolu Perakendeciliği Uygulaması Hayata Geçti

Havacılık ve seyahat yazılımı alanında küresel teknoloji sağlayıcısı Hitit ile dünyada teknolojiyi en iyi kullanan üç havayolundan biri olma hedefiyle çalışan Türkiye’nin öncü havayollarından Pegasus Hava Yolları, modern havayolu perakendeciliği alanında önemli bir küresel başarı hikâyesi ortaya koydu. İki şirket, dünyanın canlı kullanıma girmiş en büyük Modern Havayolu Perakendeciliği platformu olan Hitit Oxygen’e dair hazırladıkları ortak vaka çalışmasıyla bu dönüşüm sürecini sektöre örnek olacak şekilde paylaşıyor.

Havayolu sektöründeki düşük kâr marjları, gelir kanallarını çeşitlendirmeyi kritik bir öncelik haline getiriyor. Bu noktada geleneksel ek hizmetlerin ötesine geçip, yolcu deneyimini zenginleştiren seyahat ürünlerini yalnızca havayolunun kendi kanallarıyla değil, tüm diğer satış kanalları üzerinden sunmak büyük önem taşıyor. Hitit’in, küresel havacılık endüstrisinin en önemli teknoloji atılımı olarak görülen bu dönüşüme liderlik etmek üzere geliştirdiği Hitit Oxygen, ilk olarak Pegasus ile hayata geçmiş bulunuyor.

Bu dönüşümün merkezinde, IATA’nın NDC (Yeni Dağıtım Kabiliyetleri – New Distribution Capability) ve ONE Order standartlarına dayanarak geliştirilmiş olan Hitit Oxygen Teklif ve Sipariş Yönetim Sistemi bulunuyor. Pegasus ile hayata geçirilen Hitit Oxygen, bugün itibarıyla dünyanın canlı kullanıma geçmiş en büyük Modern Havayolu Perakendeciliği uygulaması konumunda.

2026 sonuna kadar 12 milyondan fazla yolcu işlemi

Hitit Oxygen sayesinde Pegasus, endirekt satış kanallarından gelen yolcularına esnek ve kişiselleştirilmiş teklifler sunarken, yardımcı hizmet gelirlerini artırma ve operasyonel süreçlerini kolaylaştırma imkânına kavuştu. Halihazırda aktif olarak kullanılan sistemin, gelecek yılın sonuna kadar 12 milyondan fazla yolcuyu işleme alması bekleniyor.

Pegasus’un dijitalleşme stratejisinde kritik bir rol oynayan bu dönüşüm hem havayolu hem de teknoloji sağlayıcı tarafında sektöre örnek teşkil eden bir başarı hikâyesi yarattı. Hitit ve Pegasus’un birlikte hazırladığı vaka çalışması, modern havayolu perakendeciliğinin yolculara sağladığı faydaları ve sektöre kazandırdığı yeni iş modellerini detaylı şekilde ortaya koyuyor.

Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç, iş birliği hakkında şunları söyledi: “Havacılık sektörü düşük kâr marjları ve yoğun rekabet koşullarıyla büyük bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Pegasus ile hayata geçirdiğimiz Hitit Oxygen, yalnızca operasyonel verimlilik sağlamakla kalmıyor; yolcuların çok daha kişisel ve kesintisiz bir deneyim yaşamasına olanak tanıyor. Bu ortak başarı hikâyesiyle, modern havayolu perakendeciliğinin geleceğini şekillendirmeye katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz.”

 Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürkmisafirlere uçuş öncesinden sonrasına kadar kesintisiz ve zenginleştirilmiş bir deneyim sunmak üzere dijitalleşmeyi işin merkezine aldıklarını vurguladı. “Bu kapsamda hayata geçirilen Hitit Oxygen projesi ile, IATA’nın en güncel dijital standardı OOMS’e adaptasyon sayesinde Pegasus artık seyahati tamamlayıcı ek ürünlerini endirekt satış kanalları üzerinden uçak biletiyle tamamen entegre şekilde sunabiliyor. Bu yenilik, misafirlerin uçuş öncesinden sonrasına kadar bütünleşik ve gelişmiş bir deneyimi farklı satış kanalları üzerinden de deneyimleyebilmesini hedefliyor. 

Hitit ve Pegasus’un ortaklaşa hazırladığı bu çalışma, havacılık sektöründe dijital dönüşüm yolculuğuna çıkmayı planlayan diğer havayolları için de teşvik edici bir iş ortaklığı örneği sunuyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

PepsiCo Vakfı Desteğiyle ve CARE Türkiye İş Birliğiyle Adana’da Hayata Geçirilen “Dünyayı Besleyen Kadınlar” Projesi 24 Bini Aşkın Kişiye Ulaştı

Dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketlerinden biri olan PepsiCo, uçtan uca sürdürülebilirlik transformasyon stratejisi PepsiCo Pozitif’in (pep+) en önemli üç başlığından biri olan Pozitif Tarım kapsamındaki çalışmalarına farklı projelerle devam ediyor.

Bu doğrultuda PepsiCo Vakfı desteği ve CARE Türkiye iş birliğiyle Türkiye’de hayata geçirilen “Dünyayı Besleyen Kadınlar” projesiyle, iki yıla yakın zamanda Adana’daki çiftçi ve üreticilere destek sunuluyor.

Proje kapsamında toplamda 450 kadın çiftçi ve üreticiye hibe sağlandı. Sürdürülebilir tarım teknikleri, dijital pazarlama ve iletişim teknikleri gibi eğitimler aracılığıyla, binlerce çiftçi ve üretici projeden faydalandı.

Projede desteklenen kadın sayısı 12 bini aştı

“Dünyayı Besleyen Kadınlar Projesi”nin elde edilen sonuçların sürdürülebilir bir gelecek adına umut verici olduğunu ifade eden PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay, “PepsiCo olarak tarladan sofraya sürdürülebilir bir değer zinciri yaratılmasını desteklemek için dirençli tarım ekosistemleri oluşturulmasının gerekliliğine inanıyoruz. Bu farkındalıkla hem kendi bünyemizde birçok çalışma yapıyoruz hem de yaratacağımız etkiyi büyütmek için alanında uzman kuruluşlarla iş birlikleri gerçekleştiriyoruz. Bu anlayışla PepsiCo Vakfı desteği ve CARE Türkiye iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz “Dünyayı Besleyen Kadınlar Projesi” ile 2 yıla yakın zamanda 12 bini aşkın kadına ulaşarak deprem sonrasında bölgenin sosyal ve ekonomik olarak kalkınmasına destek sağladık. Kadınları hayatın her alanında destekleyen bir şirket olarak, kadınların tarımda, özellikle küçük ölçekli üretimde yarattığı katkıyı Türkiye’de ve dünyanın farklı ülkelerinde gerçekleştirdiğimiz projeler sayesinde yakından gözlemleme fırsatı yakaladık. Biz her zaman iş birliğine ve paydaş katılımın getirdiği yüksek sinerjiye inanan bir şirket olduk. Bu projede CARE’in dışında Adana Valiliği, Yüreğir ve Ceyhan Kaymakamlıkları, Adana İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri, Adana Büyükşehir Belediyesi, Yüreğir Belediyesi ile iş birliği içinde çok önemli bir ilerleme kaydettik. Özellikle bu yılın ilk yarısında Meryem Kadın Kooperatifi’nin projemize verdiği destekle birlikte “Dünyayı Besleyen Kadınlar Projesi” büyük bir ivme kazandı. Temenni ediyorum ki kadınların toprağa erişimlerinin artmasına katkı sağlayarak daha dirençli bir gıda sistemi oluşturulmasını destekleyen bu proje, herkese daha iyi bir gelecek ve sürdürülebilir yaşam adına ilham verir” dedi.

Kadınlar 3 farklı demo çiftlikte üretim yaptı

Proje kapsamına Ekim 2024’te CARE tarafından Ceyhan ilçesinde 26 kadın çiftçiden oluşan bir grupla birlikte brokoli ve patates yetiştiriciliğine odaklanan ilk demo çiftliği hayata geçirildi. Ocak 2025’te ise CARE, Yüreğir ilçesinde yaklaşık 18 dönümlük bir alanda patates yetiştiriciliğine odaklanan ikinci demo çiftliğini, 86 kadın üreticiyle hayata geçirdi. Meryem Kadın Kooperatifi ile ortaklaşa olarak yapılan bu demo çiftliği için Yüreğir Belediyesi de destek verdi. Şubat ayının sonunda ise Ceyhan’da 57 kadın çiftçiyle, mısır yetiştiriciliğine odaklanan üçüncü demo çiftliği kuruldu. Bugüne kadar toplamda 169 kadın üç farklı demo çiftlikte üretim yaptı.

4 bini aşkın çiftçiye ücretsiz organik gübre dağıtıldı

Proje kapsamında birçok ortak altyapı iyileştirme çalışması da gerçekleştirildi. Bu girişimlerin ilki olan Yüreğir’deki kompost tesisinin iyileştirilmesi başarıyla tamamlandı ve tesis tam kapasiteyle çalışır duruma geldi. Yüreğir Belediyesi’nin desteklediği bu tesis, yerel çiftçilere ücretsiz gübre sağlayarak bölgede sürdürülebilir tarımsal uygulamalarının güçlendirilmesinde kritik bir rol oynadı. Ayrıca Yüreğir’deki kompost tesisinde gerçekleştirilen elektrik altyapısı iyileştirmesi sayesinde, tesis çiftçilere daha etkili hizmet verebilecek donanıma kavuşturuldu. Pazardan toplanan atık sebze ve meyvelerden üretilen organik gübreler, bugüne kadar 4.300’den fazla çiftçiye ücretsiz olarak dağıtıldı. 

Mobil Tohum Otobüsü yola çıkmaya hazır

Dünyayı Besleyen Kadınlar’ın ikincil faaliyetlerinden olan Mobil Tohum Otobüsü projesinin son hazırlıkları yapılıyor. Faaliyete geçtiğinde Mobil Tohum Otobüsü, ata tohumlarının kullanımını teşvik eden, biyolojik çeşitliliği artıran ve özellikle hareket kısıtlılığı yaşayan kadın çiftçilere yönelik eğitim desteği sağlayan mobil bir kaynak merkezi olarak hizmet verecek. 

Besleyici yemek için erkekler mutfakta

Projenin ikincil hedeflerinden biri olarak, hanelerde ve topluluklarda besleyici gıdalara erişimi ve bu gıdaların tüketimini artırmak amacıyla birçok çalışma yapıldı. Toplum Sağlığı Gönüllüleri (TSG) tarafından Adana’nın Yüreğir ve Ceyhan ilçelerinde beslenme farkındalığını artırmak için gerçekleştirilen girişim ile 5 bin çiftçiye doğrudan ve aileleriyle birlikte toplamda 25 bin kişiye ulaşılması hedefleniyor. Bu kapsamda beslenme ile ilgili Bilgilendirme, Eğitim ve İletişim materyallerinin dağıtımı, Yüreğir Belediyesi’nin desteğiyle gerçekleştirildi. Bu aktivite kapsamında yaklaşık dört bin kişiye ulaşıldı. Yine aynı organizasyon çerçevesindeki “Erkekler Mutfakta” programı kapsamında, erkeklerin mutfakta keyifli vakit geçirerek yemek tarifleri öğrenip aileleri için yemek hazırladıkları ve toplumsal normları pozitif yönde dönüştürmeyi destekleyen bir etkinlik düzenlendi. Yüreğir Belediyesi’nin profesyonel mutfağında gerçekleştirilen etkinlikte, bir aşçı ve beslenme uzmanı katılımcılara rehberlik ederek yemek hazırlamalarına ve eşlerine sunmalarına yardımcı oldu. Ayrıca CARE’in küresel olarak kullandığı Çiftçi Tarla ve İşletme Okulu eğitim paketi kapsamında, sağlıklı beslenmeye yönelik kısa bir bilgilendirme oturumu da düzenlendi.

Program bugüne kadar sekiz ülkede uygulandı

PepsiCo Vakfı, 2018’den bu yana küresel yoksullukla mücadele eden bir kuruluş olan CARE ile Dünyayı Besleyen Kadınlar programında ortaklık kuruyor ve Türkiye programın sekizinci uygulayıcı ülkesi.

Depremden etkilenen illerden biri olan Adana’da gerçekleştirilen “Dünyayı Besleyen Kadınlar” projesi ile küçük ölçekli kadın çiftçi ve üreticilerin desteklenmesi sağlanarak kırsal alanlarda güvenli bir gıda ağı oluşturulması hedefleniyor.  

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Prof. Dr. İlber Ortaylı kendi adını taşıyan kütüphaneyi açtı

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Kültürpark’a kazandırılan İlber Ortaylı Kütüphanesi’nin açılışını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve Prof. Dr. İlber Ortaylı birlikte yaptı. Kente yeni kütüphaneler kazandırmaya devam edeceklerinin müjdesini veren Başkan Tugay, yeni neslin kültür ve sanatla iç içe yetişmesi için çalıştıklarını kaydetti. Ortaylı ise gençlerin Kültürpark’a kitap okumak için geleceğini belirterek kütüphaneye adının verilmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin kültürel yaşamına önemli katkı sağlayacak yeni bir kütüphaneyi daha İzmirlilerle buluşturdu. Tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın adını taşıyan kütüphane, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve İlber Ortaylı tarafından Kültürpark’ta açıldı. Açılış törenine Başkan Tugay’ın eşi Öznur Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcıları Çağatay Güç, Prof. Dr. Pınar Okyay, İsmail Mutaf ve Hakan Uzun, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu ve Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve çok sayıda kitapsever katıldı.

“Büyük onur”

Açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kütüphane açılışının çok değerli olduğunu vurgulayarak “İlber Ortaylı Hoca, ‘İzmirli değilim’ dedi ama bazı insanlar ülkece öyle benimseniyor ki hangi şehre gitse oralı gibi görünüyor. İzmirliler de İlber Ortaylı Hoca’yı çok seviyor. Düşünceleriniz ve yazılarınızla ülkemize ve şehrimize ışık verdiğiniz için bu kütüphaneye sizin adınızı vermeyi istedik. Burada sizin adınızı taşıyan kütüphanenin açılışını yapmak İzmir Büyükşehir Belediyesi için büyük bir onur” ifadelerini kullandı.

“O amacı hisseden insanlarız”

İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak her imkânı değerlendirerek kentin kültür sanat okuryazarlığı seviyesinin yükselmesi için çalıştıklarını kaydeden Başkan Tugay, “Dünyanın en özel yazarları, şairleri, sanatçıları bu topraklardan çıkıyor. İzmir sanatçı fabrikası. Bununla gurur duyuyoruz. Yeni nesli, güzel çocuklarımızı, gençlerimizi sanattan bağını koparmadan yetiştirmeyi başarmamız lazım. O yüzden kültür sanat çok önemli ve onun için bu alanda yapılacak her türlü yatırım çok önemli. Dönemin belediye başkanı Dr. Behçet Uz’un öncülüğünde kurulan Kültürpark,  bir park alanı olmasının ötesinde özellikle hem  o şehirde yaşayan insanların hem de kentin kültürel yaşamına katkıda bulunsun diye planlanmıştı. İzmir yangınında harabeye dönen alandan park alanına dönüştü. Biz o gün o anlayışa sahip olan insanların neyi amaçladığını hisseden insanlarız. Hissettiğinizde varlığınızla o anlayışı özümsüyorsunuz ve gereğini yerine getirmeye çalışıyorsunuz” sözlerine yer verdi.

Oda orkestrası sahnede

Kentte kültür sanat alanında yaptıkları çalışmalardan ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’ndan da bahseden Başkan Tugay, “Bizi gururlandıracak çalışmalar yapıyorlar. Bu sezon da salonlarının tıka basa dolacağını düşünüyorum. Türkiye genelinde İzmir’i temsilen hepimizi onurlandıracak çalışmaları olacak. Geçen yıl kurduğumuz oda orkestramız var, onu da bir senfoni orkestrasına çevirme kararlılığındayız. Geçen yıl bir konser verdiler, bu yıl düzenli konserler verecekler” diye konuştu. 

“Zamanımın çoğunu kütüphanede geçirirdim”

İlber Ortaylı’nın da kütüphaneye kitap bağışında bulunduğunu hatırlatan Başkan Tugay, kütüphanelerin sadece kitap okunan yer olmadığını söyledi. Başkan Tugay, “Yazarlar ve o kitapların içinde gizlice yaşayan insanlar kütüphanelerde buluşur. Bunu yaşayabilmiş, hissedebilmiş insanlar gerçekten çok şanslı. Benim de en çok zaman geçirdiğim yerlerden biri kütüphanelerdi. İzmir kütüphanelerinde ayak basmadığım yer, dokunmadığım raf yoktur. Öylesine zenginlikten gelince yurttaşlarımızın da mümkün olduğunca pek çok alanda bu keyfi ve özel duyguyu hissetmesini istiyorum. Şehrin her yanını kütüphanelerle, kültürel ve sosyal buluşma alanlarıyla doldurmak, en önemli görevlerimizden biri” dedi. Başkan Tugay, kütüphane binasının zaman zaman sergiler için kullanılsa da büyük ölçüde atıl durumda olan bir bina olduğunu hatırlattı.

Başkan Tugay’dan örnek uygulama müjdesi

Kütüphaneye ilişkin Türkiye’ye örnek olabilecek bir uygulamadan da söz eden Başkan Tugay, “Burası sabah erkenden açılıp şehrin en uzun süre açık kalan kütüphanesi olacak. Bu kütüphaneye gelen bir kişi aradığı bir kitabı bulamazsa ‘Benim için almanızı istiyorum’ diyecek ve o kitabı alıp getireceğiz. Bunu yapmak bizim için bir onur. Bunu yaparak başka kütüphanelere örnek olmak da bizim için bir onur” ifadelerini kullandı.

Başkan Tugay, haftada bir gün çocuklara kitap okuyacak

Hedeflediği planlardan birinin de kütüphanede çocuklara kitap okumak olduğunu dile getiren Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çocuklar ve gençlerle her buluşmamızda onların verdiği enerji bizde kocaman duygulara dönüşüyor. Ruhumuzda sönmüş olan alevlerin yeniden yanmasına neden oluyor. Çocukların saflığı, gençlerin iyiliği ve temizliği gözümüzün bebeği gibi korumamız gereken şeyler. Onlara güzellikleri, iyilikleri anlatmak zorundayız. Bunu bir belediye başkanının yapması onun için ancak onur olabilir. Bu birliktelik  beni güçlü, mutlu yapar ve daha iyi şeyler yapmak için cesaretlendirir. Mümkün olan en kısa zamanda haftada bir gün ilkokul çağındaki çocuklara hikâye okumak için organizasyon yapalım ve güzel vakit geçirelim.”

“Bu millet kütüphaneleri hak ediyor”

Açılış töreninde konuşan Prof. Dr. İlber Ortaylı da kütüphaneye isminin verilmesinden dolayı çok mutlu olduğunu dile getirdi. İzmirli olmasa da 1963 yılının eylül ayında bir dönem İzmir’de bulunduğunu ve o dönem İzmir’ine dair gözlemlerini anlattı. Ortaylı, “Burada herkes birbiriyle kolay diyalog kuruyordu. Giyim kuşam farklıydı ama  kütüphane yoktu. Kemeraltı’nda bir kitabevi vardı. Zamanla okuma gelişti. Bugün kütüphaneler açılıyor. O yıllarda burada gezerken adımla bir kütüphane açılacağını söyleseler ‘Kafayı yiyorum herhalde, doktora gideyim’ derdim. Kabiliyetli milletin bazı şeylerden mahrum yaşaması hoş değil. Onu inşallah telafi edeceğiz. Bu millet kütüphaneleri hak ediyor” dedi.

“Gençler Kültürpark’a ders çalışmak için de gelecek”

Türkiye’de çok sayıda gencin önemli çalışmalar yürüttüğünü sözlerine ekleyen Ortaylı, şöyle konuştu: “Gençliğimde, doçent olduğum yıl bile Türkiye’de Avrupa tarihine ait tercümeler neredeyse yoktu. Artık sahada araştırma yapan gençlerimiz var. Böyle bir ülkenin bazı şeyleri hak ettiğine inanıyorum. Kütüphaneye ismimin verilmesi benim için iftihardır. Mühim olan buralara kütüphanelerin dolması. Bu kütüphaneyi yapanlara, tertip edenlere müteşekkiriz. İnşallah gençlerimiz Kültürpark’a sadece gezinmek için değil, ders çalışmak için de gelecek. Bir şehir de öyle büyür. İzmir büyük bir merkez. Şimdi bir metropol var ama metropolün de niteliği de olur. O niteliği kütüphaneler, operalar, tiyatrolar, mutfak sağlar.”

Plaket takdim edildi

Konuşmaların ardından Prof. İlber Ortaylı ile kütüphanenin açılmasında katkıları bulunan Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ ve meclis üyesi Erhan Erdil’e Başkan Tugay tarafından plaket ve çiçek takdim edildi. Başkan Tugay ve eşi Öznur Tugay, İlber Ortaylı ve protokol mensupları açılış kurdelesini birlikte kesti. Daha sonra kütüphane gezildi. Açılışta, üzerine İlber Ortaylı’ya ait “Gidersin, karşına birdenbire nefis bir kütüphane çıkar. İşte o kütüphane olmadan şehrin karakteri oluşmaz” sözlerinin yazıldığı kitap ayracı da Ortaylı’ya hediye edildi.

20 bin kitap ve çalışma odaları

Kültürpark’ta hizmete alınan İlber Ortaylı Kütüphanesi, 20 bin civarında esere ev sahipliği yapıyor. Kütüphanede Türk ve dünya edebiyatı, sosyoloji, tarih, felsefe, psikoloji alanlarının yanı sıra yabancı dil meraklıları için İngilizce kitaplardan oluşan bir bölüm de yer alıyor. Kütüphanede sessiz okuma ve çalışma alanları, rezervasyonlu grup çalışma odaları, dijital çalışma alanı bulunuyor. Aynı anda 74 kişinin ders çalışmasına olanak sağlayacak şekilde tasarlanan kütüphanede grup çalışmaları için asma kat alanında rezervasyonlu üç adet çalışma odası da var. İlber Ortaylı Kütüphanesi; araştırmacılara, öğrencilere ve tüm kitapseverlere açık olacak. Ayrıca mekânın dış alanında gençlere yönelik düzenlenecek etkinlikler ve atölyelerle İzmir’in kültür yaşamına değer katılacak.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mudanya 1. Fotoğraf Günleri Tirilye’de Başlıyor

Mudanya Belediyesi’nin bu yıl ilk kez düzenlediği “Mudanya 1. Fotoğraf Günleri”, 2-5 Ekim tarihleri arasında Tirilye’de gerçekleştirilecek. “Mudanya Yazı Kadrajda” fotoğraf yarışmasının ödül töreninin de yapılacağı etkinlik kapsamında söyleşiler, atölyeler ve sergiler fotoğraf tutkunlarını bekliyor.
Mudanya Belediyesi, ilçenin tarihi ve kültürel zenginliğini sanatla buluşturacak yeni bir etkinliğe imza atıyor. Bu yıl ilk kez düzenlenecek “Mudanya 1. Fotoğraf Günleri”, tarihi sokakları ve kültürel zenginliği eşliğinde Tirilye’de gerçekleştirilecek.
Tirilye Taş Mektep’te fotoğraf sanatının seçkin isimlerinin söyleşi, atölye ve sergilerinin yer alacağı fotoğraf günlerinde, Necla Orhan “Bende İz Bırakanlar” söyleşisiyle konuk sanatçı olarak yer alacak.
“Mudanya Yazı Kadrajda” fotoğraf yarışmasının ödül töreninin de yapılacağı Mudanya 1. Fotoğraf Günleri’nde, gözlem yapmayı, iz sürmeyi ve kentin hikayesini yakalamayı sevenler için “Tarihin İzleri: Detaydan Yapıyı Bul” fotomaraton yarışması düzenlenecek.
TİRİLYE FOTOĞRAF STÜDYOSUNA DÖNÜŞECEK
Dört gün boyunca fotoğraf sanatının buluşma noktası haline gelecek Tirilye’de, 11 sergi, 14 söyleşi ve 7 atölye çalışması gerçekleştirilecek. Mimarlar Odası Bursa Şubesi iş birliğinde düzenlenecek “Tarihin İzleri: Detaydan Yapıyı Bul” fotomaraton yarışması ile Tirilye’nin tarih kokan sokakları, taş evleri ve eşsiz manzaraları fotoğraf tutkunlarının objektifinde yeniden hayat bulacak. Yarışmaya katılmak isteyenler, 4 Ekim Cumartesi günü Tirilye Kültür Merkezi’nde kayıt yaptırabilecek.
TARİHE ORTAK BİR İZ BIRAKILACAK
Mudanya Belediyesi Fotoğrafçılık Kursu öğrencileri, “Sokak Portreleri İstasyonu” etkinliği ile Tirilye sokaklarında eşsiz hatıralar bırakacak. Öğrencilerin çekeceği portre fotoğraflar sahiplerine ulaştırılarak, #mudanyafotografgunleri etiketiyle sosyal medyada paylaşılacak ve tarihe ortak bir iz bırakılacak. Mudanya 1. Fotoğraf Günleri’nde ayrıca Mudanya Belediyesi Fotoğrafçılık Kursu öğrencilerinin “Mudanya’dan Kareler” karma fotoğraf sergisi de izlenime sunulacak.
Amatör ve profesyonel fotoğrafçıların bir araya geleceği Mudanya 1. Fotoğraf Günleri’nde; Prof. Dr. Savaş Şener, Prof. Dr. Ferah Budak Şener, Mustafa Seven, Mehmet Aslan, Yağız Gürtuğ, Muhammed Kösen, Şerif Borand, Hasan Kasapoğlu, Deniz Kalaycı, Galip Çetiner, Uğur İkizler, Ali Şenel, Ahu Ulusoy, Aslı Güvenç ve Şebnem Coşkun atölye ve söyleşileriyle etkinliğe katkı sunacak.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

‘Kleopatra’nın Kayıp Mezarı’, 28 Eylül Pazar 22.00’de National Geographic Ekranlarında!

Karada ve su altında heyecan verici bir araştırmaya çıkan arkeolog Kathleen Martinez, Kleopatra’nın son günlerine dair bitmeyen gizemi çözmeyi hedefliyor. En ileri teknolojiler ve efsanevi deniz kâşifi Bob Ballard’ın desteğiyle Kathleen, hayatının keşfini yapmaya kararlı.

“Kleopatra’nın Kayıp Mezarı”, 28 Eylül Pazar saat 22.00’de National Geographic ekranlarında!

Bilimin, keşfin ve hikâye anlatımının gücüne inanarak 130 yılı aşkın bir süredir dünyanın en güvenilir markalarından biri olmayı sürdüren National Geographic’in birbirinden iddialı yapımlarını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı