Ulusal Kısa Film Yarışması”nda jüri üyeleri açıklandı

Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek Ulusal Kısa Film Yarışması’nda jüri üyeleri açıklandı. Yarışmanı jüri üyeleri; “Ezgi Esma Kürklü Pervaz, İlkay Nişancı ve Vuslat Saraçoğlu”ndan oluşuyor.
24 Ekim – 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki Ulusal Kısa Film Yarışması’nda jüri üyeleri belli oldu.
Ön seçici kurulunu Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü’nde öğretim üyesi Prof. Senem Duruel Erkılıç, Sinema yazarı, Digiturk Sinema Kanalları program yöneticisi Okan Arpaç ve Belgeselci, akademisyen Ayşegül Selenga Taşkent’in oluşturduğu Ulusal Kısa Film Yarışması’nda ‘Adako’, ‘Akşam Yemeği’, ‘Bimba’, ‘Defne’, ‘Eudaimonia’, ‘Giderayak’, ‘Kudret’, ‘Ölüm Bizi Ayırana Dek’, ‘Soğuk Beyaz’ ve ‘Verdiğiniz Bilginin Doğruluğu İçin Teşekkür Ederiz’ filmleri yer alıyor.
ULUSAL KISA FİLM YARIŞMASI’NDA JÜRİ ÜYELERİ BELLİ OLDU
Ulusal Kısa Film Yarışması jüri üyesi senarist ve çevirmen Ezgi Esma Kürklü Pervaz, Bilkent Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık bölümünden mezun oldu. Tiyatro, sinema ve televizyon projelerinde oyuncu olarak yer alan Pervaz, film, dizi ve televizyon programları için senaryo yazdı ve kitap, tiyatro oyunu ve altyazı çevirileri yaptı.
Yaşamını Türkiye ve Almanya arasında sürdüren Pervaz, Onur Tan’ın yönettiği Aman Reis Duymasın filminde Veteriner Gamze karakterini, Hakan Alak’ın yönettiği Hakikat filminde ise Maria karakterini canlandırır. Kısa film çalışmalarında Osman Oğuz Öğün’ün yönettiği Yaşanmaz ve İlker Çatak’ın yönettiği Sadakat filmlerinde rol alır. James Younger’ın belgeseli Science of Bibleda yer alır. Televizyon izleyicisinin karşısına Metin Günay’ın yönettiği Diriliş Ertuğrul dizisiyle çıkar. Ayrıca Alper Özyurtlu’nun yönettiği Heberler ve Gül Oğuz’un yönettiği Sıla dizilerinin senaryolarında imzası bulunur.

Ulusal Kısa Film Yarışması jüri üyesi İlkay Nişancı ise İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Anabilim Dalı’nda Doç. Dr. olarak akademik hayatını sürdürüyor. Nişancı, akademik çalışmalarının yanı sıra sinema ve televizyon alanında çok sayıda belgesel, kurmaca film, müzik videosu, reklam filmi ve televizyon programında yönetmen ve kurgucu olarak yer aldı. Müzikle de yakın bağlarını sürdüren Nişancı, öğrencilik yıllarından itibaren özellikle belgeseller ve kısa filmler için müzik tasarladı; profesyonel müzik yaşamında ise söz yazarı, besteci ve solo gitarist olarak yer aldığı ELA isimli heavy metal grubuyla iki albüme imza attı. HBO Max’te yayınlanan iki sezon ve 14 bölümden oluşan Eko Eko Eko belgesel serisinin yaratıcısı ve yönetmeni Nişancı, son filmi Zamanın Kıyısında Sınav ile de dikkat çekti. Film, 31. Adana Altın Koza Film Festivali’nde “En İyi Belgesel Film” ödülünü aldı; 44. İstanbul Film Festivali’nde ise “En İyi Belgesel Film”, “En İyi Müzik” ve “En İyi Kurgu” ödüllerini kazanarak festivalin en çok ödül alan yapımı oldu.
Ulusal Kısa Film Yarışması jüri üyesi Vuslat Saraçoğlu 2010 yılında Sarajevo Talent Campus’e katıldı. Saraçoğlu, Neden Tarkovsky Olamiyorum adlı uzun metraj kurmaca filmde oyuncu ve yapım koordinatörü olarak yer aldı. Borç adlı ilk uzun metraj filmi birçok uluslararası festivalde gösterilip yarışan Saraçoğlu, ulusal alanda ise başta 37. İstanbul Film Festivali’nde ‘Altın Lale En İyi Film’ ödülü olmak üzere çeşitli ödüller kazandı. Saraçoğlu’nun İkinci uzun metraj kurmaca filmi Bildiğin Gibi Değil, 43.İstanbul Film Festivali’nde “En İyi Kurgu”, “En İyi Senaryo”, “Jüri Özel Ödülü” ve “En İyi Erkek Oyuncu” ödüllerinin sahibi oldu. Saraçoğlu’nun Her Şey Geçer isimli ilk öykü kitabı ise 2024 yılında İnkılap Kitabevi çatısı altındaki Sayfa 6 Yayınları tarafından yayınlandı. Vuslat Saraçoğlu yeni projeleri için de çalışmalarına devam ediyor.
62.  Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödüller 1 Kasım 2025, Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan ödül töreninde açıklanacak.

 

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Dünya İçin Lazım – Greenfest”, yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katılımıyla gerçekleşti

 Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği ortaklığında elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik ederken, sürdürülebilirlik farkındalığına sahip elçiler yetiştirmek amacıyla hayata geçirilen “Dünya İçin Lazım” projesi kapsamında özel bir festival düzenlendi. İstanbul’da gerçekleştirilen “Dünya İçin Lazım – GreenFest” etkinliğine civar okullardan ve farklı illerden yaklaşık 900 gönüllü ve çocuk katıldı. Vodafone Gönüllüleri’nin de çocuklarda doğa bilincinin ve elektronik atık farkındalığının artırılmasına yönelik düzenlenen çeşitli atölyelerde aktif görev aldığı festivalde, “Dünyanın Bir Çağrısı Var!” temalı resim yarışması finali de gerçekleşti. Festivalde Ceyda Düvenci ve kurucu ortağı olduğu Taş Kağıt Makas Atölyesi de “Doğal Boya ile Renklendirme Atölyesi” ile çocuklarla buluştu.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: 

“Her ne kadar birçok ülkede mevzuata dayalı çeşitli toplama sistemleri mevcut olsa da, geri dönüştürülebilen e-atık miktarı üretilen toplamın çok altında kalıyor. E-atıkların geri dönüşümünü teşvik etmeye ve farkındalık yaratmaya devam etmemiz gerekiyor. Bu inançla başlattığımız ‘Dünya İçin Lazım’ projesinde amacımız; e-atıkları dönüştürerek doğamızın korunmasına katkıda bulunmak, e-atık dönüşümü sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak, sürdürülebilirlik eğitimleriyle bu toplulukları geliştirerek büyütmek. Projemizin bir parçası olarak düzenlediğimiz ‘Dünya İçin Lazım – GreenFest’ etkinliğinde de amacımız çocuklarda doğa ve e-atık bilincinin artırılmasıydı. Yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katılımıyla renkli bir festival gerçekleştirdik. Festivalde emeği geçen tüm paydaşlarımıza, değerli jüri üyelerimize, gönüllülerimize ve katılımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Daha sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz.” 

WWF-Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gül Gürsoy şöyle konuştu: 

“‘Dünya için Lazım’ projesiyle bir yandan e- atıkların geri dönüştürülmesiyle doğanın korunması, bir yandan da doğa bilinci yüksek nesiller için bir araya geldik. WWF-Türkiye olarak, çocukları, gençleri yalnızca yarınların garantisi olarak değil, bugünden doğayla bağ kurması gereken bireyler olarak görüyoruz. Onların doğayla kurduğu ilişkinin geleceğimizin yanı sıra bugünü de dönüştürme gücüne sahip olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, eğitimin ve doğa koruma bilgisinin çocuklara ulaşması önceliklerimizin başında yer alıyor. İşin aslı, çocuklara doğa koruma bilgisi taşımak bizim için sadece bir eğitim meselesi de değil; çocukların yaşamla kurdukları bağı güçlendirme yolu. ‘Dünyanın Bir Çağrısı Var’ resim yarışması ve GreenFest kapsamında düzenlenen etkinlik ve atölyelerin de gösterdiği gibi çocuklarımıza doğayı tanıma, anlama ve değer verme imkânı sunduğumuzda hem bugünü hem de geleceği birlikte koruyabileceğiz.”

Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ise şunları ifade etti:

“‘Dünya İçin Lazım’ projesi ile çocukların doğa, sürdürülebilirlik ve gelecek konularında farkındalık kazanmalarını hedefliyoruz. Onları bu yolculuğun merkezine alırken, aynı zamanda eğitmenleri ve ebeveynleri de sürece dahil ederek kalıcı bir etki yaratıyoruz. GreenFest ise bu ortak geleceğe olan inancımızın güçlü bir yansıması. Hep birlikte, dünya için sorumluluk almaya ve daha sürdürülebilir bir yarın için çalışmaya devam edeceğiz.”

Resim yarışmasına 39 şehirden 372 başvuru alındı

Festival kapsamında düzenlenen resim yarışmasına 39 şehirden 372 başvuru alındı. Finalde Hatay, Şanlıurfa, Şırnak, Bursa ve İstanbul’dan ilkokul ve ortaokul öğrencilerine ait toplam 6 eser değerlendirildi. İş, sanat ve sürdürülebilirlik dünyasından seçili isimlerin yer aldığı jüri tarafından yapılan değerlendirmede, eserler, izleyicide bıraktığı duygu, genel etki ve bütünlüğü, hayal dünyasının zenginliği, farklı ögelerin kullanımı, kompozisyon ve düzen, renk uyumu ve estetik, mesajın netliği, çevresel/sosyal etki, özgünlük, farklı fikirlerin kullanımı, çizim ve yöntem kalitesi, malzeme kullanımı gibi kriterler göz önüne alınarak puanlandı. Değerlendirme sonucu 6 kategoride ödül kupaları verildi. Buna göre, 7-10 yaş grubunda “Dünyanın Sesi” kategorisinde “Dünya Senin Elinde” temalı eseriyle Öykü Mercan Keskin, “Hayal Gücü Kahramanı” kategorisinde “Kalbinde Umut Taşıyan Dünya” temalı eseriyle Zeynep Erva Kılıç, “Renklerin Büyüsü” kategorisinde “Güzel Bir Dünya İçin Sürdürülebilir Çevre” temalı eseriyle Asya Alyanak; 11-14 yaş grubunda ise “Dünyaya Mesaj” kategorisinde “Sessiz Çığlık” temalı eseriyle Kayla Şahin, “Özgün Bakış” kategorisinde “Geleceğe Bir Dünya Bırakalım” temalı eseriyle Melis Ada Uyanık, “Sanatsal Ustalık” kategorisinde “Yeşilin Nefesi” temalı eseriyle Meva Nil Biçen ödüle layık görüldü. Her kategoride ödül sahiplerine 30 bin TL’lik teknoloji hediye çeki de sunuldu.

Farklı konularda atölyeler düzenlendi

Festivalin ikinci yarısında ise E-Atık Sanatı, E-Atık Dedektifleri (İnceleme ve Tanıma), Biyoçeşitlilik, Tohum Topu Yapım, Geri Dönüştürülmüş Kağıt, Doğa ve Canlılar Keşfi, Bez Çanta Tasarlama, Dans, Yüz Boyama Alanı, Doğa Dostlarının Sesi Alanı gibi birbirinden ilginç konularda atölyeler düzenlendi. 7-14 yaş arası çocuk ve gençlerin katılımıyla gerçekleşen atölyelerde katılımcılara doğayla ilgili temel kavramlar deneyimletilerek hem eğitici hem de eğlendirici bir ortam sunuldu. 

“Dünya İçin Lazım” projesine herkes dahil olabiliyor

“Dünya İçin Lazım” projesi kapsamında elektronik atıklar ülke genelinde Vodafone mağazaları veya ücretsiz kargo aracılığıyla toplanıyor ve geri dönüştürülüyor. Doğaya “sıfır atık” katkısında bulunulmasının yanı sıra verilen doğa eğitimleri ile   sürdürülebilirlik bilinci gelişen bir topluluğun oluşması da hedefleniyor. Projeye e-atıklarını geri dönüştürmek isteyen herkes dahil olabiliyor. Projenin ilk yılında 15 ton e-atığın geri dönüştürülmesi ve 60 bin kişiye doğa eğitimi verilmesi hedefleniyor. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Küçükçekmeceli kadınlar İstanbul Boğazı’nda

Küçükçekmeceli kadınlar, Küçükçekmece Belediyesi tarafından düzenlenen Boğaz turlarıyla eşsiz Boğaz manzarasının keyfini çıkardı. Düzenlenen turlarda, 2 bine yakın kadın; profesyonel rehber eşliğinde İstanbul’un tarihine yolculuk yapmanın yanı sıra, müzikler eşliğinde gönüllerince eğlendi.

Küçükçekmece Belediye Başkanlığı önünden servislerle alınan kadınlar, Eminönü’nden hareket eden vapurla üç saat boyunca İstanbul’un tarihini ve doğasını denizden keşfetti. Tur öncesinde katılımcılara kahvaltı ikram edilirken, kadınlara özel hediyeler de verildi. Ayrıca, şehit ve gazi ailelerine özel Boğaz turu da düzenlendi.

Sevim Bıçakçı: “İstanbul’un tarihini öğrendiğimiz bir turdu”

Boğaz turuna katılan Sevim Bıçakçı, “Öncelikle Başkanımız Kemal Çebi’ye, kadınlara yönelik yapmış olduğu etkinliklerden dolayı teşekkür ederiz. Rehber eşliğinde İstanbul’un tarihini öğrendiğimiz bir turdu. Hem bilgilendik hem de çiftetelli ve halaylarla eğlendik. Görevli personel güler yüzlü ve yardımseverdi, çok sıcak bir ortamdı. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz,” dedi.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hamsi Festivali, renkli görüntülerle başladı

Keçiören Belediyesi ile Rizeliler Federasyonu iş birliğinde düzenlenen “Doğu Karadeniz Hamsi ile Yapılan Lezzetler Gastronomi Buluşması” Keçiören Fatih Stadı’nda başladı. Festivalin açılışına katılan Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, vatandaşlara kendi elleriyle hamsi ikram etti.

Başkan Özarslan’ın ev sahipliğinde düzenlenen programa Ankara Rizeliler Federasyonu Başkanı İdris Kansızoğlu, meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle çok sayıda vatandaş katıldı.

“Hep birlikte kültürümüze sahip çıkacağız”

Katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada Karadeniz’in derin bir kültüre sahip olduğunu vurgulayan Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, şunları söyledi: “Karadeniz, bu ülkenin milli ruhunu yansıtan önemli bir bölgedir. Yiğit, vatansever insanları, kadim gelenekleri ve güçlü kültürel kodlarıyla ülkemize değer katıyor. Bizler Keçiören’de bu kültürün yaşatılmasına ve tanıtılmasına her zaman destek oluyoruz. Bu etkinlik yalnızca gastronomi değil; aynı zamanda birlik, beraberlik ve kardeşlik şölenidir. Bugün burada horonuyla, kemençesiyle, hamsisi ve muhlamasıyla Karadeniz’in ruhu Keçiören’de hayat buluyor. Hep birlikte kültürümüze, geleneklerimize, insanımıza sahip çıkacağız. Bizim için belediyecilik sadece altyapı hizmeti değil, aynı zamanda milli ve manevi değerlerimizi yaşatmak demektir. Bu vesileyle Ankara Rizeliler Federasyonu’na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

“Hep birlikte coşacağız”

Ankara Rizeliler Federasyonu Başkanı İdris Kansızoğlu yaptığı konuşmada “Bu etkinliğin gerçekleşmesine katkı sağlayan Keçiören Belediye Başkanımız Sayın Mesut Özarslan’a şahsım ve tüm Karadenizli hemşehrilerim adına teşekkür ediyorum. 10 gün boyunca hamsi ve muhlama ikramlarımız olacak. Karadeniz’in enerjisini yansıtan tulum ve kemençe eşliğinde horonlarımızla hep birlikte coşacağız. Bu vesileyle tüm Ankaralıları ve Karadenizli hemşehrilerimizi festivalimize davet ediyorum.” dedi.

Lezzet ve eğlence bir arada

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan Doğu Karadeniz Hamsi ile Yapılan Lezzetler Gastronomi Buluşması’nın ilk günü renkli görüntülere sahne oldu. Gün boyu horonun, tulum ve kemençe eşliğinde gösteriler yapıldı. Festivalin ilk gününde sahne alan Sanatçılar Aşık Zeki ve Faik Pala verdikleri konserle kulakların pasını sildi.

Karadeniz havası Keçiören’de yaşanacak

Karadeniz mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alan muhlama, mısır ekmeği, tereyağlı mısır unu yemekleri ve daha birçok yöresel lezzet festival boyunca ziyaretçilerle buluşacak. Sadece damaklara değil, müzikseverlere de hitap edecek programda Karadeniz’in sevilen sanatçıları sahne alırken, horon ekipleri tulum ve kemençe performanslarıyla vatandaşlara coşkulu anlar yaşatacak. Ankaralılar, yöresel ezgiler eşliğinde Karadeniz’in enerjisini doyasıya yaşayacak.

Birçok ilin kültürüne ev sahipliği yapılacak

3-12 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen buluşmada; Rize, Artvin, Trabzon, Gümüşhane, Bayburt, Giresun ve Ordu’nun yöresel yemekleri, el sanatları ve folklorik değerleri Keçiören’de tanıtılacak. Festival kapsamında Karadeniz’e özgü dokumalar, ahşap ürünler ve el emeği işler ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. On gün boyunca sürecek olan gastronomi ve kültürel etkinliklerle Keçiören, Karadeniz’in renkli atmosferine ev sahipliği yapacak.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, 2025-2026 konser sezonunu açtı

Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, 2025-2026 sanat sezonuna görkemli bir açılış konseriyle başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün kuruluşunun 90. yılı çerçevesinde yapılan konser Bursalı sanatseverlerden tam not aldı. Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi-Merinos’ta gerçekleşen konserde orkestrayı uluslararası tecrübeye sahip İtalyan orkestra şefi Alessandro Cedrone yönetirken, dünyaca ünlü keman virtüözü Hyeyoon Park konserde solist olarak yer aldı. 

Yeni sanat sezonuna coşkulu bir giriş yapan BBDSO, bu sezon da her Perşembe seçkin şef ve solistleri, çoksesli müziğin eşsiz repertuvarından renkli programları Bursalı sanatseverlerin beğenisine sunacak. Her yıl olduğu gibi BBDSO genç virtüözleri, özel temalı konserleri, farklı müzik türleri ve çocuklara yönelik eğitim konserleri ile de dinleyicileriyle buluşacak.

Uludağ İçecek’in 16 yıllık kesintisiz desteği

Uludağ İçecek Türk A.Ş., 16 yıldır BBDSO’nun ana sponsoru olarak orkestraya kesintisiz destek veriyor. Bu süreçte; 100’den fazla canlı konser kaydı hayata geçirildi, kayıtlar sosyal medya kanalları üzerinden yayınlandı. Konserler aynı zamanda TRT Radyo 3 ve TRT FM üzerinden her hafta dinleyicilere ulaşıyor. Konser salonları için akustik ve teknik altyapı yenilendi. Eğitim konserleriyle de genç nesillerin sanatla buluşmasına katkı sağlanıyor.

Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, merhum Prof. Dr. Ayhan Kızıl’ın bıraktığı mirası sürdürerek orkestraya desteklerini kararlılıkla sürdürdüklerini ifade ederek; “Uludağ İçecek olarak kültür ve sanatın toplumları bir arada tutan en güçlü değerlerden biri olduğuna inanıyoruz. 16 yıldır Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası’na kesintisiz destek vermekten büyük gurur duyuyoruz. Bu iş birliği sayesinde yalnızca konser salonlarını dolduran sanatseverlere değil, aynı zamanda genç nesillere de çok sesli müziğin zenginliğini ulaştırabiliyoruz. Önümüzdeki sezonda da Bursa’nın sanatla anılan bir şehir olması için yanlarında olmaya devam edeceğiz.” dedi.

1996’da kurulan Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası’nda Bursa Filarmoni Derneği koordinasyonuyla yerli ve yabancı şefler ve solistler Bursa’ya davet ediliyor. Bu katkılar sayesinde BBDSO, ulusal ve uluslararası sanat camiasında prestijli bir konuma ulaştı. Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde her hafta perşembe akşamları sahneye çıkan orkestra, Bursa’yı kültür ve sanatın önemli merkezlerinden biri haline getirmeye devam ediyor.            

 

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dünya Hayvanları Koruma Günü, Didim’de etkinliklerle kutlanıyor

Didim Belediyesi, Dünya Hayvanları Koruma Günü kapsamında düzenlediği etkinliklerle hem hayvan sevgisini hem de çevre bilincini öne çıkarıyor. Didim Belediyesi Sokak Hayvanları Tedavi ve Geçici Bakım Merkezi’nde başlayan program, çocuklardan yetişkinlere her yaştan katılımcıya renkli ve öğretici anlar yaşatıyor.

Etkinlikler kapsamında; Didim Belediyesi Mama Fabrikası Gezisi, 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi Gezisi, Kuş Yemi ve Kuş Yuvası Yapım Atölyeleri, Sahiplendirilmiş Hayvanlar Fotoğraf Sergisi, Yüz Boyama Atölyesi ve Kukla Yapım Atölyesi gibi pek çok faaliyet gerçekleştiriliyor. Katılımcılar hem eğlenceli vakit geçiriyor hem de hayvan dostlarımızın yaşamına dair farkındalık kazanıyor. Program, 3 Ekim Cuma günü başladı ve 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde saat 17.00’de sona erecek.

Etkinliklere katılarak vatandaşlar ve can dostlarla bir araya gelen Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, şunları söyledi:

 “Bu anlamlı günde hep birlikte can dostlarımızın yanında olduk; onların dünyasına sevgi, umut ve dostluk kattık. Hayvan haklarına saygı göstermek, onların yaşamlarını iyileştirmek hepimizin sorumluluğu. Didim’de bu bilinci büyütmeye devam edeceğiz.”

 

“Elektronik Atığını Getir, Can Dostuna Mama Götür” Kampanyası Büyük İlgi Görüyor

Etkinliklerin en dikkat çeken bölümlerinden biri, çevre bilincini ve hayvan sevgisini buluşturan özel kampanya oldu.

“Elektronik Atığını Getir, Can Dostuna Mama Götür” sloganıyla başlatılan kampanyada, vatandaşlar kullanılmayan elektronik atıklarını getirerek geri dönüşüme katkı sunuyor. Karşılığında Didim Belediyesi Mama Fabrikası’nda üretilen mamalar hediye edilerek, sokak hayvanlarının beslenmesine destek olunuyor.

Bu kampanya sayesinde hem doğaya hem de can dostlarımıza sahip çıkan Didim Belediyesi, halkın yoğun ilgisi ve katılımıyla örnek bir çalışmaya daha imza atıyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kocaeli Kitap Fuarı’na görkemli açılış

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl 15.’sini düzenlediği Kocaeli Kitap Fuarı, “Altaylardan Tuna’ya: Müzik Birleştirir” adlı özel konser ile başladı. Programda konuşan Başkan Büyükakın, Anadolu mayasının bizi biz yapan en önemli unsur olduğunu vurgulayarak, “Mayamızı yeniden karacağız. O mekânlardan biri de Kocaeli Kitap Fuarı’dır” dedi.

ANLAMLI BİR PROGRAMLA BAŞLADI

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nce bu yıl 15.’si gerçekleştirilen ve Türkiye’nin en çok ziyaret edilen kitap fuarı olan Kocaeli Kitap Fuarı, özel bir konserle başladı. Kocaeli Kongre Merkezi’ndeki, “Altaylar’dan Tuna’ya: Müzik Birleştirir” temalı açılış programına Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. Tahir Büyükakın, Deniz Eğitim ve Öğretim Garnizon Komutanı Tuğamiral Selçuk Akarı, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Veysel Tipioğlu, Mehmet Akif Yılmaz ve Cemil Yaman, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Cumhurbaşkanlığı Kamu Görevleri Etik Kurul Üyesi İbrahim Karaosmanoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Dr. Şahin Talus, MHP Kocaeli İl Başkanı Tuncay Batı ve BBP İl Başkanı Metehan Küpçü ile fuarın bu yılki onur konuğu olan Prof. Dr. Kemal Sayar da katıldı.

ONUR KONUĞU SAYAR’DAN TEŞEKKÜR

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda ilk konuşmayı, onur konuğu Prof. Dr. Kemal Sayar yaptı. Sayar, “Öncelikle bana böyle bir şeref misafirliği payesini verdiği için Kitap Fuarına ve Büyükşehir’e teşekkür ederim” dedi. Prof. Sayar, bu yılki Anadolu Mayası’na değinerek söz konusu temanın son derece heyecan verici olduğunu söyledi. Sayar, “Bizi mayalayan bir medeniyetin mensubuyuz. Hepimizin farkında olmadığı bir bilinçaltında geçmişin bilgeliği ile mayalanmış durumdayız. Ben, Anadolu irfanını anneannemden aldım. Bu irfanı aktaran birileri hep var. Umarım bizler vasıtasıyla yeni nesil bu büyük hazinenin farkında olurlar” şeklinde konuştu.

BU MİLLETİN MAYASI TEMİZDİR

Kemal Sayar konuşmasında, Türk milletinin temiz bir mayaya sahip olduğunun altını çizdi, “Anadolu bilgeleri geçmişi iyilikle mayalamıştır. Bu toplum birçok kedere rağmen hala ayaktadır ve dimdiktir. Yakın zamandaki depremler ve darbe girişimi ile başa çıkarak zorlukların üstesinden gelmiştir. Bizim mayalayan bir şey var. Bizde güzelliğin adaletin, yardım etmenin geçmişten gelen bir bilgeliği var.  Bütün badirelere rağmen, bütün hastalıklarımıza rağmen bu topraklarda yüzyıllardır var olmaya ve bir merhamet toplumu olmaya devam ediyoruz. Ben bütün felaket tellalığına rağmen insanımızın iyi olduğunu ve iyi şartlar altında her zaman inşa edici olduğuna her zaman taşı taş üzerine ve çalışkanlığına inanıyorum” dedi.

BÜYÜKAKIN: BUGÜN ÇOK GURURLUYUZ

Başkan Tahir, onur konuğu Kemal Sayar’a Kocaeli Büyükşehir Belediye Konservatuvarı eğitmenleri tarafından hazırlanan tablodan hediye etti. Ardından da bir konuşma yaptı. Başkan Büyükakın 15 yıldır gururla icra edilen Kocaeli Kitap Fuarı’nın kentin markası olduğunu kaydederek, “Sadece çevre illere değil artık yurt dışına ismini duyuran bir organizasyonumuz var. Bununla gurur duyuyoruz” şeklinde konuştu.

BİZİ BİZ YAPAN ANADOLU MAYASIDIR

Başkan Büyükakın fuarın bu seneki teması olan ‘Anadolu Mayası’na’ değindi ve şu ifadeleri kullandı: “Anadolu mayası dediğimiz şey bizi biz yapan olgudur. Bizi bir kılan, bizi ilelebet var edecek olan Anadolu mayasıdır. Türkiye yeni bir ufka yol açtı. Tarihi geçmiş için değil gelecek için okuruz. Tarih derseniz ancak bugüne dair bir anlam taşır. Tarihini yazamayanların ne geçmişi ne de geleceği olur. Tarihi yeniden yazmak gerekiyor. Bu da dil birlikteliği ile mümkündür. Sanattan kültüre, mimariden iş yaşamına ne varsa bunların tamamı dile dökülüyor. Diliniz ne ise siz osunuz. Dil soyut vatandır. Dili olmayanın vatanı yoktur. Bir toprak parçası üzerinde yaşarsınız. Dil olunca millet olur ve vatanda birlik olursunuz.

BAŞKAN 4 ÖNEMLİ ESERİ TANITTI

Açılış programında ayrıca 4 adet Büyükşehir yayınının lansmanı Başkan Büyükakın tarafından gerçekleştirildi. “Yakut Steplerinden Adriyatik’e Türkçe’nin Anlamı, Söğüt’ten Babadağ’a Akça Koca’nın İzinde, Şehrengiz: Özel Bir Kent ve Sanat Kitabı Kocaeli Şehrengizi ile  Akçakoca /Rüzgârla Konuşan Çocuk eserlerini tanıtan Başkan Büyükakın, “Bu kültürün çocuklara aktarılması çok önemli. Onlara bizden çocuk kitapları yazılmalı ki kültürümüz aktarılsın sözleriyle, bu kitapların okunmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı.

MAYAMIZI KOCAELİ KİTAP FUARI’NDA KARACAĞIZ

Başkan Büyükakın konuşmasının sonunda İsrail zulmü altındaki Gazzelilerin acısına değindi. Türklerin yüzyıllardır hüküm sürdüğü topraklardaki adalete dikkat eden Başkan Büyükakın, “Benim medeniyetim öyle bir medeniyet ki insanlığın en dibe indiği Gazze’deki meseleye nasıl baktığını herkes görüyor. O topraklarda 400 yıldır burnu kanamadan yaşadı. Dilimizden gelen kültür de böyle bir kültür. Biz mayamızı yeniden karacağız. Onların mekanlarında biri de Kocaeli Kitap Fuarı’dır” dedi. Programda selamlama konuşması yapan Milletvekili Prof.Dr. Sadettin Hülagü de; “Bugün; kentimiz için yıllar içerisinde önemli bir değere dönüşen, ender buluşmalarından biri olan 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nda çok güzel bir birliktelik oldu. Ruhumuz edebiyata doyacak”  dedi.

MUHTEŞEM BİR DİL YOLCULUĞU: ALTAYLARDAN TUNAYA

Protokol konuşmalarının ardından  “Altaylar’dan Tuna’ya Müzik Birleştirir” adlı konser başladı. Müziğin birleştirici evrensel dili ile Türk Dünyası’na adeta bir yolculuk yaptıran gösteri, izleyenlerden büyük ilgi gördü. Coşkun Karademir’in müzik direktörlüğünde, Ahmet Yesevî’den başlayan yolculuk; Doğu Türkistan’dan Anadolu’ya, Kıbrıs’tan Balkanlara uzanan Türk coğrafyasının türküleri, Türk çalgıları ve geleneksel motif görselleri eşliğinde izleyiciyle buluştu.

KURDELE KESİLDİ, 15. KOCAELİ KİTAP FUARI AÇILDI

Konserin sona ermesi ile birlikte tüm protokol üyeleri sahnede bir araya geldi. Açılış kurdelesinin kesilmesiyle Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı resmen başlatılmış oldu. Kocaeli Kongre Merkezi’nde onlarca söyleşiye ev sahipliği yapacak Kitap Fuarı, 4-12 Ekim tarihleri arasında açık olacak. Kitap dostları, fuarı 10.30–21.30 saatleri arasında ziyaret edebilecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nürnberg’in büyüleyici atmosferi İzmir ve Antalya’ya taşındı

Nürnberg’in tarih, kültür ve gastronomi zenginliği, Corendon Airlines ve Albrecht Dürer Airport Nürnberg iş birliğiyle düzenlenen özel etkinliklerle Türkiye’de seyahat severlerle buluştu.

Corendon Airlines ile Albrecht Dürer Airport Nürnberg iş birliğinde, İzmir ve Antalya’da “Taste of Nue – Kışın Bavyera’nın Tatlı Yüzü” adlı özel tanıtım etkinlikleri düzenlendi. İzmir’deki etkinlik 1 Ekim 2025 Çarşamba günü Arkas Arcademia’da, Antalya’daki etkinlik ise 2 Ekim 2025 Perşembe günü Hotel Corendon Playa Kemer’de gerçekleşti.

Etkinliklerde katılımcılar, Nürnberg’in tarihinden gastronomisine, alışverişinden nostaljisine kadar kente dair pek çok değeri yakından tanıma fırsatı buldu. Böylece Antalya ve İzmir ile Nürnberg arasında tatlı bir buluşma gerçekleşti.

Programın en keyifli anlarından biri, Nürnberg’in ünlü zencefilli çöreklerinin yapımını deneyimleme fırsatı sunan özel atölye oldu. Katılımcılar hem geleneksel tarifin inceliklerini öğrenip hem de kendi elleriyle kurabiye pişirerek etkinliğin sıcak atmosferine dahil oldu.

Nürnberg, kış aylarında sunduğu büyüleyici atmosferiyle özellikle yılbaşı döneminde dikkat çekiyor. Dünyaca ünlü Christkindlesmarkt Noel pazarı, Noel şehri Rothenburg ve bölgenin şenlikli ruhu, Nürnberg’i her yıl binlerce turiste ev sahipliği yapan cazip bir destinasyon haline getiriyor.

Türk turistlerin de yoğun ilgi gösterdiği Nürnberg, son yıllarda Türkiye’den artan ziyaretçi sayısıyla öne çıkıyor. Albrecht Dürer Airport Nürnberg verilerine göre, 2024 yılında konaklama amacıyla Nürnberg’e gelen Türk ziyaretçilerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 43 artış kaydetti.

“Taste of Nue” etkinlikleri, Bavyera’nın kültür, tarih ve lezzet dolu yüzünü Türk seyahat severlerle buluşturarak iki destinasyon arasındaki bağları daha da güçlendirdi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gastro İnegöl’de Osmanlı Mutfağı Rüzgarları Esti

İnegöl Belediyesi’nin lezzet durağı Gastro İnegöl, Osmanlı Saray Mutfağı Menüsüyle misafirlerini karşıladı. 13. Yüzyıldan günümüze taşınan lezzetleri saray sofralarından İnegöl sofrasına taşıyan Osmanlı Mutfağı günü, vatandaşlardan da yoğun ilgi gördü.

İnegöl Belediyesi’nin şehre kazandırdığı, yöresel lezzetlerin tadım merkezi olarak hizmet veren sosyal tesis Gastro İnegöl, Perşembe günü özel bir konseptle misafirlerini karşıladı. Gastro İnegöl Şefleri, bugüne özel Osmanlı Saray Mutfağı lezzetlerinden oluşan zengin bir menü hazırladı. Özel lezzetlerin sofraları süslediği günde, vatandaşlar Osmanlı mutfağının en gözde yemeklerini tatma imkanı buldu.

700 YILLIK LEZZETLER SUNULDU

Gastro İnegöl’ün Osmanlı Saray Mutfağı Menüsünde çorbasından ana yemeklerine, pilavlardan dolmalara, zeytinyağlılardan tatlılar ve şerbetlere kadar her şey Osmanlı Saray Mutfağının eşsiz lezzetlerinden oluştu. Tarihleri 13. yüzyıldan başlayarak 18. yüzyıla kadar uzanan 700 yıllık lezzetlerin menüyü süslediği bu özel günde, saraylardan sofraya uzanan yolculuğa vatandaşların da ilgisi yoğun oldu. Gastro İnegöl’ün Osmanlı Mutfağı Menüsünü deneyimlemek için gelen vatandaşlar, şeflerin tanıtım ve sunumlarıyla onlarca çeşit arasından yemek istedikleri lezzetleri belirlediler.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Zootropolis 2” filminden yeni fragman yayınlandı; fragmanda yeni karakterler ve Shakira’nın yeni şarkısı “Zoo” yer alıyor!

Walt Disney Animation Studios’un büyük merakla beklenen animasyonu “Zootropolis 2” için yeni bir fragman ve afiş yayınlandı. Fragmanda, pop müziğin yıldızı Shakira’nın seslendirdiği orijinal şarkı “Zoo” da yer alıyor. Shakira, ilk filmde olduğu gibi bu devam filminde de Zootropolis’in en ünlü pop yıldızı Gazelle karakterine hayat veriyor.

Fragmanda izleyiciler, Judy Hopps ve Nick Wilde’ın yeni karakter Gary De’Snake   ile karşılaşmasına ve gizemli sürüngen popülasyonuna dair ipuçlarına tanıklık ediyor. Filmin yönetmenliğini Oscar® ödüllü Jared Bush ve Byron Howard üstlenirken, yapımcılığını Yvett Merino üstleniyor.

“Zoo” şarkısı 10 Ekim’de yayınlanacak. Filmin müzikleri Oscar® ödüllü Michael Giacchino imzası taşıyor ve 21 Kasım’da, film vizyona girmeden önce, tüm soundtrack albümüyle birlikte piyasaya sürülecek. İlk filmde Shakira’nın seslendirdiği “Try Everything” dünya çapında 2,7 milyar dinlenme sayısına ulaşmıştı. Yeni şarkı “Zoo”nun da benzer bir etki yaratması bekleniyor. Shakira ile birlikte şarkının prodüktörlüğünü üstlenen Ed Sheeran ve Blake Slatkin, ayrıca filme sürpriz bir şekilde konuk oluyor. İkili, Ed Shearin ve Baalake Lambkin adında bir koyun çiftini seslendiriyor.

“Zootropolis 2”, 28 Kasım’da izleyicileri yeni karakterler, eğlenceli sürprizler ve Shakira’nın güçlü sesiyle buluşturarak yılın en heyecan verici animasyon deneyimlerinden biri olmaya hazırlanıyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı