Genç Sanatçılar Manisa’nın Duvarlarını Renklendirecek

Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen ‘Duvarda Sanat, Şehirde Hayat’ yarışması kapsamında genç sanatçılar, kenti güzelleştirecek tasarımlarını duvarlara taşıdı. Projenin merhum Başkan Ferdi Zeyrek’in vizyonuyla hayata geçtiğini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Daha estetik, daha yaşanabilir, çocuklarımızın ve gençlerimizin yaşamaktan keyif aldığı bir şehir hayatı oluşturmak istiyoruz. Eğer şehrin en karanlık noktalarından biri olan bir viyadükten geçerken bile insanlar ‘Ne kadar güzel bir şehirde yaşıyoruz’ diyebiliyorsa, işte o zaman bu amaca ulaşmışız demektir” dedi.

‘Duvarda Sanat, Şehirde Hayat’ projesi kapsamında düzenlenen yarışmada, sanatı ulaşılabilir kılmak ve şehir estetiğine kalıcı bir kimlik kazandırmak hedeflendi. Yarışmaya, 49 projede 62 kişi katılım sağladı. Manisa’nın en önemli noktalarından biri olan Mimar Sinan Bulvarı’na estetik bir kimlik kazandıracak projenin kazananları Fatih Sergi Salonu’nda düzenlenen törenle ödüllerini aldı. Törene Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Genel Sekreter Yardımcıları Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Ali Kılıç, Ata Temiz ve Ulaş Aydın, Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Anıl Ceylan, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Cemal Meydan, Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlileri ile öğrenciler katıldı.

“Canı Gönülden Destekledik”

Törende konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Cemal Meydan, “Güzel Sanatlar Fakültesi olarak İzmir’de ve diğer şehirlerde şehir estetiği ve kültürüyle ilgili birçok çalışmaya katkıda bulunuyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin böyle bir önerisini duyduğumuzda biz de katılmayı canı gönülden destekledik. Hocalarımızın ve öğrencilerimizin verdiği tüm emeklere teşekkür ediyoruz” dedi.

“Çok Güzel Eserler Ortaya Çıktı”

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, ‘Duvar’da Sanat, Şehirde Hayat’ projesinin önemine değinerek, “Ne yazık ki şehirlerimiz estetik açıdan çok da iç açıcı bir durumda değil. Genellikle önceliğimiz işlevsellik oluyor; bu nedenle mimaride estetik kaygılar çoğu zaman geri planda kalıyor. Özellikle viyadükler ve köprü altları gibi alanlar, şehirlerin en estetikten uzak bölgeleri haline geliyor. İşte tam da bu noktada, bu alanlara dokunmak isteyen bir belediye başkanımız vardı; merhum Başkanımız Ferdi Zeyrek. Geçtiğimiz yıl bu vizyoner proje fikrini ortaya koymuştu. O dönemde bazı eleştiriler alsa da bugün baktığımızda, farklı bir bakış açısıyla çok değerli bir adım atıldığını görüyoruz. Ortaya çıkan çalışmalar gerçekten takdire şayan. Bu projeyle hem kent estetiğine katkı sağlanıyor hem de sanat halka ulaşıyor. Emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza ve birlikte çalıştığımız Dokuz Eylül Üniversitesi’nin değerli hocalarına ve öğrencilerine gönülden teşekkür ediyorum” dedi.

“Eserleri Şehrin Farklı Alanlarında da Değerlendirmek İstiyoruz”

Sadece ödül vermenin yeterli olmadığını, asıl amacın bu eserleri şehrin farklı noktalarına taşımak olduğunu söyleyen Başkan Besim Dutlulu, “Geçtiğimiz her yerde karşımıza çıkan soğuk beton duvarları güzelleştirmek istiyoruz. Bu eserleri sadece viyadük ve köprü altlarında değil; kültür merkezlerinde, belediye hizmet binalarında ve kamusal alanlarda da değerlendirmeyi arzu ediyoruz. Amacımız, şehrimizin dört bir yanını sanatla buluşturmak. Manisa’mıza ne kadar fazla sanat eseri kazandırabilirsek, o kadar mutlu oluruz. Çünkü inanıyoruz ki sanat, yaşadığımız mekânlara sadece estetik değil, aynı zamanda ruh da katar” diye konuştu.

“Ferdi Başkanımızın Sayesinde Olan Bir Proje”

Manisa’nın doğal güzellikleri ve yeşil dokusuyla özel bir şehir olduğunu vurgulayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, şehri estetik açıdan daha da zenginleştirmek istediklerini belirterek, “Daha estetik, daha yaşanabilir, çocuklarımızın ve gençlerimizin yaşamaktan keyif aldığı bir şehir hayatı oluşturmak istiyoruz. Eğer şehrin en karanlık noktalarından biri olan bir viyadükten geçerken bile insanlar ‘Ne kadar güzel bir şehirde yaşıyoruz’ diyebiliyorsa, işte o zaman bu amaca ulaşmışız demektir. Merhum Ferdi Başkanımızı bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum. Bu proje gerçekten onun vizyonu sayesinde hayata geçmiş bir çalışma. Bizler de bu değerli projeyi sürdürebildiğimiz için kendimizi şanslı hissediyoruz. İnşallah bu eserleri Manisa’nın duvarlarında, viyadüklerinde göreceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Ödüller Sahiplerini Buldu

Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi işbirliğiyle düzenlenen ‘Duvarda Sanat, Şehirde Hayat’ öğrenci tasarım yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödüllerini Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Genel Sekreter Yardımcıları Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Ali Kılıç, Ata Temiz ve Ulaş Aydın takdim etti.

Dereceye giren isimler ise şöyle oluştu;

Cumhuriyet Kavşağı

  1. Zeynep Şen
  2. Çağrı Doğan
  3. Yasin Apa

Mansiyon- Melis Kunç ve Nurkan Yıldırım

Alparslan Türkeş Kavşağı

  1. Rümeysa Cop
  2. Yasin Apa
  3. Şevval Naz Köken

Mansiyon: Nastaran Niknamı ve Melek Haslofça

Devlet Bahçeli Kavşağı

  1. Yasin Apa
  2. Melis Kunç ve Nurkan Yıldırım
  3. Asya Timur

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kutlu’dan Tepük oyunu, Arpacı’dan Momo öyküsü

Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, Kongre Merkezi’nde misafirlerini ağırlamayı sürdürüyor. Süleyman Paşa Salonu’nda Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Yazar Mehmet Zeki Kutlu ile Psikolog Beyza Arpacı okuyucularıyla buluştu.

KUTLU TEPÜK OYUNUNU ANLATTI

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Yazar Mehmet Zeki Kutlu, “Tepük ve Futnet” kitabını okuyucularına anlattı. 700’lü yıllarda oynanan oyunu günümüze uyarlamak adına girişimlerde bulunan Kutlu, bu amaçla oyunu araştırarak kitaba döktü. Üniversitedeki derslerinde de Tepük oyununu anlatan Kutlu, okuyucularının oyun hakkında merak ettiklerini anlattı. Gelecek yıllarda bu oyunun mutlaka daha geniş kitlelere yayılacağını ifade eden Yazar Kutlu, kitabını da imzalamayı ihmal etmedi.

PSİKOLOG ARPACI’DAN MOMO ÖYKÜSÜ

Psikolog Beyza Arpacı ise Michael Ende’nin “Momo-Zaman Hırsızlarının Öyküsü” kitabını aktardı. Kitabın günümüzü anlattığını belirten Arpacı,” “Kitap, modernitenin insanın kendisine yabancılaşmasını çocuksu dille anlatıyor. Her yaşta insana, zamanın anlamını yeniden sorgulatan bir kitapta ana karakter Momo; cesareti, sevgisi ve sabrı sayesinde gri adamların oyununu bozuyor ve insanlara zamanını geri kazandırıyor. Gri adamlar günümüz insanını temsil eder. Momo, masal gibi görünür ama teknolojiye, işe hıza kapılıp yaşamın özünü unutmamız gerektiğini hatırlatır” dedi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Setur Marinaları, denizcilik sektörünün yeni buluşma noktası Bodrum Boat Show’da yerini alıyor

Türkiye’nin lider marina zinciri Setur Marinaları, 15-19 Ekim 2025 tarihlerinde Bodrum Limanı’nda ilk kez gerçekleştirilecek Bodrum Boat Show Tekne, Tekne Ekipmanları ve Aksesuarları Fuarı’nda deniz tutkunlarıyla buluşuyor. Salon A, Stant 11’de yer alacak Setur Marinaları; fuara özel avantajları, dijital marina çözümleri ve sürdürülebilirlik odaklı hizmetleriyle dikkat çekecek. Ayrıca marinalar zincirinin son halkası olan Demre Marina’yı da tanıtacak.

Muğla Büyükşehir Belediyesi ve İMEAK Deniz Ticaret Odası iş birliğiyle, Bodrum Belediyesi ve MUTTAŞ Denizcilik A.Ş.’nin destekleriyle düzenlenen Bodrum Boat Show, bu yıl ilk kez kapılarını açıyor. 200’den fazla tekne ve 500’den fazla markanın katılımıyla gerçekleşecek fuar, Ege’nin kalbinde denizcilik dünyasına yeni bir buluşma noktası kazandıracak. Fuarın, 50.000’den fazla ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor.

Setur Marinaları, ilk Bodrum Boat Show’a damgasını vurmaya hazır 

Bodrum Boat Show’da Setur Marinaları; akıllı marina platformları, online rezervasyon sistemi, mobil uygulamalar ve çevreye duyarlı işletme modelleriyle marina deneyimini daha hızlı, pratik ve erişilebilir hale getiren çözümlerini tanıtacak. Enerji verimliliğini artıran sistemler, atıkların kontrollü ve sistemli yönetimi, deniz ekosistemini korumaya yönelik uygulamalar gibi sürdürülebilirlik odaklı hizmetler de fuarda öne çıkarılacak. Katılımcılar, fuara özel avantajlardan yararlanırken Setur Marinaları’nın geniş hizmet ağını ve yeşil denizcilik vizyonunu yakından tanıma fırsatı bulacak.

Bodrum Boat Show’da ayrıca Demre Marina’nın olanakları, konumu ve sunduğu ayrıcalıklar deniz severlerle paylaşılacak. 450 deniz ve 250 kara yat kapasitesiyle hizmet veren Demre Marina, modern teknik altyapısı, geniş sosyal yaşam alanları ve doğa dostu yaklaşımıyla Akdeniz’in en iddialı marinalarından biri olarak öne çıkıyor. 

Türkiye’nin en geniş marina ağı

Marmara, Ege ve Akdeniz kıyı şeridi boyunca konumlanan 11 marina ve bir kara park alanıyla Türkiye’nin en geniş marina zincirine sahip olan Setur Marinaları, Bodrum Boat Show’da tüm deniz tutkunlarını standında ağırlamaya hazırlanıyor.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Lojistik sektörünün buluşma noktası LOGISTECH Fuarı başladı

Lojistik sektörünün ülkemizdeki en büyük buluşmalarından LOGISTECH – Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de 4. kez kapılarını açtı. Kara, deniz, hava ve demiryolu taşımacılığı, depolama, soğuk zincir, otomasyon ve liman işletmeciliği gibi lojistiğin tüm halkalarını buluşturan LOGISTECH, 10 Ekim’e kadar devam edecek. İzmir’in konumu bakımından önemli bir lojistik bölge olduğunu belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, 8 bin 500 yıllık tarihiyle bir liman kenti olan İzmir’in kara deniz ve havayollarının kesişim noktasındaki konumuyla Türkiye’nin doğal lojistik üssü olduğunu söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Logistech – 4. Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. 10 Ekim’e kadar devam edecek fuarın açılışı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır’ın ev sahipliğinde başladı. Törene lojistik sektörünün paydaşlarının yanı sıra, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, oda, dernek, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve sektör profesyonelleri katıldı. Fuar İzmir A Hol’de konuklarını ağırlayan LOGISTECH; katılımcı ve ziyaretçilerine lojistik sektörüne ait tüm tedarik ve ihtiyaç zincirinin bir arada olduğu bir deneyim sunuyor. Bu yıl da Çin’den Almanya’ya farklı ülkelerden ve İzmir,  İstanbul, Bursa, Kocaeli, Mersin gibi illerden birçok firmanın katılımıyla sektörün ulusal ve uluslararası ölçekteki en kapsamlı buluşmalarından biri olması bekleniyor.

Yıldır: Yeni ticaret kanalları açması hedefleniyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, “8 bin 500 yıllık tarihiyle bir liman kenti olan İzmir, kara deniz ve havayollarının da kesişim noktasındaki konumuyla Türkiye’nin doğal lojistik üssü olarak öne çıkmakta. Alsancak Limanı, Ro-Ro hatları ve organize sanayi bölgeleriyle hem iç hem dış ticaretin merkezinde yer alan İzmir’in, LOGISTECH Fuarı sayesinde bu güçlü altyapısını uluslararası yatırımcılarla buluşturarak yeni ticaret kanalları açması hedefleniyor” diye konuştu.

“Lojistik sektöründeki konumunu geliştirmeye yatkın”

LOGISTECH Fuarı’nın lojistik sektörünün tüm halkalarını buluşturduğunu belirten Yıldır, “İzmir Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olması, 4,5 milyonluk nüfusu, tarihinden gelen mirası, 3 saatlik uçuş süresiyle dünyanın önemli noktalarına ulaşımı ve 16 limanıyla lojistik sektöründeki konumunu geliştirmeye son derece yatkındır” şeklinde konuştu.

Genç beyinler yarışıyor

Fuar kapsamında, İZFAŞ ve DB Tarımsal Enerji iş birliğiyle DEKATHON 2025-Ulaşımda Karbonsuzlaşma Ideathonu da düzenlenecek. Yarışmaya, İzmir’deki tüm üniversitelerin lisans ve yüksek lisans öğrencileri katılabilecek. 3-5 kişilik takımlar halinde oluşturulacak ekipler, 48 saat boyunca fuar alanında kalarak ulaşımda düşük emisyonlu çözümler geliştirmek için aralıksız çalışacak. Yarışmanın sonunda jüriye sunumlarını yapacak takımlar arasından ilk üçe girenler ödüllerle birlikte fikirlerinin geliştirilmesi için destek alacak. Bu yılın odak başlıkları arasında yeşil limanlar ve karbonsuz havaalanları, akıllı rota ve yük optimizasyonu, yerli kaynaklarla güçlenen tedarik zinciri, döngüsel lojistik uygulamaları ve karbon sertifikasyonu yer alıyor. Gençler, enerji verimliliğini artıracak, karbon ayak izini azaltacak ve sürdürülebilir taşımacılığı güçlendirecek projeler geliştirerek geleceğin lojistik dünyasına katkı sunmak için çalışacak. Kazanan takımlar, DB Tarımsal Enerji tarafından sağlanacak 70 bin, 50 bin ve 30 bin TL’lik ödüllerin sahibi olacak. Yarışmanın katkısı, sadece para ödülüyle sınırlı kalmayacak. Dereceye giren projeler bir yıl boyunca değerlendirilerek prototip geliştirilmesi için gerekli desteklerle hayata geçirilecek. Ayrıca, bir sonraki yıl Logistech’te projelerin hangi aşamalara geldiği de sektörle paylaşılacak. DEKATHON 2025, gençlerin enerjisini ve yaratıcılığını lojistik sektörünün sürdürülebilirlik hedefleriyle birleştiren, Türkiye’nin karbonsuzlaşma stratejisine katkı sunan önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Logistech Fuarı, yalnızca bugünün çözümlerini değil DEKATHON ile yarının vizyonunu da gündeme taşıyarak sektöre yön veren bir merkez olma iddiasını güçlendiriyor.

Bu yıl ilk kez Speed Networking Alanı

Fuarın en dikkat çekici yeniliklerinden biri olan Speed Networking Alanı, bu yıl ilk kez yer alacak. Fuarın ilk günü gerçekleştirilecek etkinlikte, lojistik sektörünün temsilcileri ile dış ticaret yöneticileri birebir görüşmelerde bir araya gelecek. Etkinlik için Almanya, Bosna Hersek, Cezayir, Çin, Hollanda, İsviçre, Mısır gibi ülkelerden birlik ve oda temsilcileri İzmir’e gelecek. İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Ege İhracatçı Birlikleri yöneticileri ile katılımcı firmaların üst düzey yöneticileri ve sektörel birlik temsilcileri de görüşmelerde yer alacak. Böylece uluslararası heyetlerle Türk pazarındaki karar vericilerin doğrudan temas kuracağı güçlü bir platform oluşturulacak. Speed Networking ile fuar ve programların yoğun temposu nedeniyle birbirine ulaşamayan alıcı ve satıcıları hızlı, planlı ve doğrudan bir iletişim ortamında buluşturmak amaçlanıyor. Katılımcılar, kısa ama hedef odaklı görüşmeler sayesinde firmalarını tanıtma, iş birliği fırsatlarını değerlendirme ve geleceğe dönük bağlantılar kurma şansı yakalayacak. Bu sayede hem uluslararası ticarette yeni köprüler kurulacak hem de fuar ziyaretçilerinin iş görüşmelerini verimli ve sonuç odaklı biçimde gerçekleştirmeleri ve kalıcı iş birliklerinin temellerinin atmaları sağlanacak.

Fuar boyunca ayrıca, etkinlikler, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile akademisyenlerin katılımlarıyla paneller, seminerler de gerçekleştirilecek.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Şehir Tiyatrosu 24 Ekim’de ‘Romeo ve Juliet’ ile Perde Açıyor

Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 2025-2026 tiyatro sezonunu Shakespeare’in ölümsüz eseri ‘Romeo ve Juliet’ ile açmaya hazırlanıyor. 24 Ekim’de prömiyeri yapılacak oyunla birlikte, yeni sezonun perdeleri bir kez daha sanatseverler için aralanacak. Manisalıları tüm oyunlara davet ettiklerini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Keyif aldığımız, neşe bulduğumuz, sanata ve kültüre doyduğumuz bir sezon olsun. İlk oyunu da sabırsızlıkla bekliyorum. Manisa’mızı kültür ve sanat alanında da daha ileriye taşımak en büyük hedeflerimizden biri” dedi. 

Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, yeni sezonda da sanatın birleştirici, düşündürücü ve dönüştürücü gücüyle Manisalılarla buluşmaya devam edecek. Kubilay Penbeklioğlu yönetiminde, 24 Ekim’de perdelerini açacak olan Şehir Tiyatrosu, Shakespeare’in ölümsüz eseri ‘Romeo ve Juliet’ ile yeni sezona merhaba diyecek. Yeni sezon öncesinde gerçekleştirilen tanıtım toplantısında Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Ural Sevener ve Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu, sanatın büyüdüğü, seyircinin geliştiği ve Manisa’nın kültürle yoğrulduğu bir sezona daha hep birlikte adım attıklarını vurguladılar.

“60 Bin Seyirciye Ulaştık”

Merhum Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek’i anarak konuşmasına başlayan Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu, geçtiğimiz sezonda ‘Ayna’ temasıyla sanatı hayatla buluşturan oyunlar sahnelediklerini söyledi. Penbeklioğlu, geçtiğimiz yıl 38 yetişkin, 35 de çocuk oyunuyla sahne alarak 60 bin seyirciye ulaştıklarını söyledi.

“Yeni Sezon Teması Denge”

2025-2026 sezonuna ‘Denge’ temasıyla başlayacaklarını söyleyen Penbeklioğlu, “Bu sezonda, seyirciyi oyunun ritmi ile kendi ritmi arasındaki dengeyi fark etmeye davet edeceğiz. Her sahnede kurulan yeni denge bir öncekini sorgulayacak. Yeni oyunlarımızla cesareti, klasiklerimiz ile hafızayı, çocuk oyunlarıyla da geleceğin neşesini dengeleyeceğiz. 24 Ekim’de ‘Romeo ve Juliet’ ile yeni sezona başlıyoruz. Sonrasında çocuk oyunlarımız başlayacak. Oyunlarımızı artık üç gün oynayacağız. Çarşamba günleri de sahneye çıkacağız. Romeo ve Juliet’in biletleri hemen tükendi, Kasım ayının biletleri de tükenmiş durumda” dedi.

“Manisa’nın Kültürel Hayatı Her Geçen Gün Daha da Zenginleşiyor”

23 Ocak 2026 tarihli prömiyerde Uğur Mumcu’nun ölüm yıldönümü dolayısıyla ‘Sakıncasız’ isimli oyunu sahnelemeyi düşündüklerini söyleyen Penbeklioğlu, “Hazırlıklarımız sürüyor. ‘Fareler ve İnsanlar’, ‘Soğan’, ‘Taziye’, ‘Midas’ın Kulakları’, ‘Kafkas Tebeşir Dairesi’ gibi tiyatro tarihinin başyapıtlarını sahnelemeyi planlıyoruz. Manisa Şehir Tiyatrosu, ulusal ve uluslararası platformlarda da Manisa’nın gururu olmaya devam ediyor” dedi.

“Dünyanın Dört Bir Yanına Taşımayı Hedefliyoruz”

Yurt içi ve yurt dışı festivallere katıldıklarını söyleyen Penbeklioğlu, “Böylece tiyatromuzu sadece ülkemizde değil, dünyanın dört bir yanında taşımayı hedefliyoruz. Her yaş grubu için tiyatro kursu planlıyoruz. Kadın Oyunları Festivalini yeniden düzenleyeceğiz. Mesir Tiyatro Festivali’ni Uluslararası yapmak istiyoruz. OSB’de çalışan işçilerle birlikte İşçi Tiyatro Festivali düzenlemek istiyoruz. 1 Mayıs haftasında işçilerin kurduğu tiyatroları, oyunları burada halkla buluşturmak istiyoruz. Köylere tiyatro götürmek istiyoruz. Bunun için gezici tır planımız vardı. Bu gezici tırı hayata geçirmek istiyoruz. Manisa’nın kültürel hayatı her geçen gün daha da zenginleşiyor. Besim Başkanımızın verdiği destekle tiyatromuz çok daha büyük başarılara imza atmaya devam edecektir. Başarıyla dolu bir sezonu geride bırakıp yeni sezona umutla başlayabiliyorsak bu hepimizin emeği sayesindedir” diye konuştu.

“Tiyatro’nun Halkla Buluştuğunun Göstergesi”

Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Ural Sevener de, Şehir Tiyatrosu’nun ulaştığı veriler hakkında bilgiler verdi. Üretken bir dönemi geride bıraktıklarını söyleyen Ural Sevener, “Geçtiğimiz yıl toplam 6 oyun sahnelenerek 27 bin kişiye ulaşıldı. 15 farklı oyuna ev sahipliği yaptık, 6 bin seyirciyi ağırladık. Çeşitli festivallere de ev sahipliği yaptık. 23 farklı oyunla 8 bin seyirciyle buluşma fırsatı yakaladık. Geçen yıl ilçe turnelerinde 4 bin 500 kişiye ulaştık. Geçtiğimiz yıl 53 bin 500 seyirciye ulaşmış olduk. Bu rakamlar, Manisa’da sanatın, tiyatronun halkla buluştuğunun en büyük göstergesidir” dedi.

“Bu Bir Başarı Hikayesidir”

Yeni kurulmuş bir oluşum olmasına rağmen çok verimli bir yıl geçirildiğini söyleyen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Öncelikle tüm ekip arkadaşlarımıza emekleri için yürekten teşekkür ediyorum. 60 bin kişiye ulaşmak gerçekten inanılmaz bir rakam. Sanat açısından dolu dolu, verimli bir yıl geçirmişiz. Manisa’da bazı şeyler 31 Mart itibarıyla değişmişti. Ferdi Başkanımızın özverili çalışmaları Manisa’nın birçok alanında kendisini gösterdi. Bunlardan biri de kültür ve sanat alanıydı. Belediyelerin elbette temel hizmet sorumlulukları vardır; ancak bunun yanı sıra kültürel görevlerimizi de en az diğerleri kadar önemsiyoruz. Çünkü biliyoruz ki tiyatro, bale ve opera gibi sanat dallarının ülkemizde kamu desteği olmadan gelişmesi oldukça zor. Bu noktada Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak radikal bir adım atarak, ‘Manisa halkını tiyatro ve sanatla buluşturacağız’ dedik. Bugün geldiğimiz noktada bu hedefin başarıya ulaştığını görmek beni çok mutlu ediyor. Bu bir başarı hikayesidir” ifadelerini kullandı.

“Yüzde Yüz Arkanızdayız”

Özverili çalışma olmadan bu işin gerçekleşmesinin imkansız olduğunu söyleyen Başkan Besim Dutlulu, “Bu başarı hikayesi hepimize önemli bir sorumluluk da yüklüyor: Bu başarıyı daha da büyütmemiz gerekiyor. Biz, yüzde yüz arkanızdayız; her zaman yanınızdayız. Manisa’mızda sanatın gelişmesi için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu konuda en küçük bir tereddüdünüz olmasın. Ben tiyatroyu çok seven biriyim. Tıpkı tüm Manisalı hemşehrilerim gibi ben de yeni oyunlarınızı büyük bir heyecanla bekliyorum. Her hafta 3 gün tiyatro oyununun sahnelenmesi, Manisa’nın kültür ve sanat hayatı için gerçekten gurur verici bir gelişme” dedi

“Ferdi Zeyrek İsmini Kültür Sanat Merkezinde Yaşatalım

Manisa’nın tiyatroya, sanata, kültüre olan sevgisini bildiğini ve bir hayali olduğunu söyleyen Başkan Dutlulu, “Manisa’mıza, merhum Başkanımız Ferdi Zeyrek’in adını taşıyan modern bir kültür ve sanat merkezi kazandırmak istiyoruz. İnşallah görev süremiz içinde bu hayali gerçeğe dönüştürmeyi başaracağız. Manisa’nın kültür ve sanatta önde gelen illerden biri olması gerektiğine yürekten inanıyorum. Bu noktada sizlerden de ricam, çıtayı daha da yukarıya taşımamızdır. Çünkü görüyoruz ki Manisa halkı bu çalışmaları sahiplendi, özlemiş, benimsedi. Bu proje, Ferdi Başkanımızın çok doğru bir öngörüsünün ürünü. Belediye ekibimiz bu vizyonun altını güçlü bir şekilde doldurdu. Şimdi bu hizmeti daha ileriye taşımak da bizlerin görevi. Tüm hemşehrilerimizi tiyatro oyunlarımıza davet ediyoruz. Keyif aldığımız, neşe bulduğumuz, sanata ve kültüre doyduğumuz dopdolu bir sezon diliyorum. Manisa’mızı kültür ve sanat alanında da daha ileriye taşımak, en büyük hedeflerimizden biri. Bu hedef doğrultusunda var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Patatesin Kalbi Nevşehir’de Patates Festivali

Kapadokya’nın Merkezi Nevşehir, Belediye Başkanı Rasim Arı’nın talimatları doğrultusunda şehrin bütün dinamikleriyle birlikte Patates Festivali yapmaya hazırlanıyor. Nevşehir Belediyesi tarafından ilki düzenlenecek olan Patates Festivali’nin PATFEST yapılacak farklı etkinliklerle dolu dolu geçmesi ve renkli görüntülere sahne olması bekleniyor. Nevşehir Belediyesi tescilli ürünler üzerinden marka değere katkı sunan etkinlikler ve festivaller yapmaya devam ediyor.

Festival, Türkiye’nin en önemli patates üretim merkezlerinden birisi olan Nevşehir’de, patates tarımının önemini vurgulamak ve patates marka değerini en üst seviyelere taşıma hedefiyle düzenlenecek.  

Patates Tarımı ile ilgili stantların açılacağı festivalde Türkiye’nin önde gelen patates üretici firmaları tarafından yeni patates çeşitlerinin tanıtımı, yerel ürünlerin vatandaşlara ikramı ve gastronomi etkinlikleri yapılacak.

PATFEST kapsamında gündüz saatlerinde patates çuvalı yarışması, kaşıkla haşlanmış patates taşıma yarışması, patates soyma yarışması, patates baskı ve boyama yarışmaları düzenlenecek ve kazanan vatandaşlara bisiklet, tablet ve sıcak hava balon turu ödülleri verilecek.

Nevşehir Belediyesi Kadın Aile Birimi’ne bağlı kursiyerlerimizin ve öğreticilerimizin el emeği göz nuru eserler el sanatları sergisi çerçevesinde sergilenecek.

Akşam saatlerinde ise Soundpoint Cappadocia festival alanında Soner Sarıkabadayı konseri düzenlenecek. Üniversite öğrencileri başta olmak üzere binlerce vatandaşımızın katılması beklenen konser kapsamında vatandaşlarımıza gazoz, kağıt helva ve patlamış mısır ile çeşitli ikramlar yapılacak.  

Festival etkinlikleri kapsamında programlar öncesi ve sonrası ücretsiz servisler kaldırılacak.

Nevşehir’in bütün Dünya ve Türkiye’de en önemli patates üretim merkezlerinden birisi olduğunu söyleyen Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı “Bölgemiz kaliteli patates üretimi ile hem ülke içinde hem de dış Pazar lokasyonu noktasında çok önemli bir yere sahip bulunuyor. Patates Festivali PATFEST, Nevşehir’in patates tarımı alanındaki yüksek potansiyelini ortaya koyacak ve bölgenin tanıtımına büyük katkı sağlayacak. Düzenleyeceğimiz Patates Festivali ve etkinlikler ile Nevşehir’in bu alandaki liderliğini pekiştirmeyi hedefliyoruz. Müzik, lezzet ve eğlence dolu bir Festival sizi bekliyor. Enerjisiyle geceye renk katacak Soner Sarıkabadayı, patates festivali ve Dünya Kupası Elemeleri E grubu 3. Maçı Bulgaristan – Türkiye müsabakası etkinliklerimize bütün vatandaşlarımızı bekliyoruz. Halkımız davetlidir” diye konuştu.

Bulgaristan – Türkiye Müsabakası Dev Ekranda

PATFEST Patates Festivali konser sonrası futbol tutkunları için dev ekranda maç gösterimi programı yapılacak. Türkiye A Milli Futbol Takımı, 2026 Dünya Kupası Elemeleri E Grubu 3. maçında Bulgaristan ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. Oynanan ilk 2 maçta 1 galibiyet 1 beraberlik alan milli takım, E grubunda 3 puanla 3. sırada yer alıyor. Milli takım, Bulgaristan karşısında kazanarak kendi sahasında oynayacağı Gürcistan maçı öncesinde avantajlı konuma gelmek istiyor.

PATFEST Etkinlik Programı

Tarih      : 11 Ekim 2025 Cumartesi

Saat       : 13.00 İkramlıklar – Yarışmalar – Programlar

Saat       : 19.00 Soner Sarıkabadayı Konseri

Saat       : 21.45 Bulgaristan – Türkiye Milli Maçı

Yer         : Soundpoint Cappadocia (Sulusaray Yolu) NEVŞEHİR

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Antalya Kitap Fuarı’na öğrencilerden yoğun ilgi

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl 15’incisi gerçekleştirilen Antalya Kitap Fuarı’na öğrenciler yoğun ilgi gösteriyor. Öğrenciler gün boyu kitap fuarını gezerek, bol bol kitap alıyor. 

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl “Kitapla umuda, adalete, özgürlüğe…”

temasıyla 15’incisi gerçekleştirilen Antalya Kitap Fuarı tüm hızıyla sürüyor.

Büyükşehir Belediyesi’nin 260 yazar ve 220 ulusal ve uluslararası yayınevini kitapseverlerle buluşturduğu kitap fuar öğrencilerin akınına uğruyor. Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuara özellikle öğrenciler yoğun ilgi gösteriyor. Büyükşehir Belediyesi, öğrencilerin kitap fuarına katılımlarını kolaylaştırmak amacıyla gün boyu okullara servis gönderiyor. Öğrenciler, yayın evlerinin stantlarını ziyaret ederek, ihtiyacı olan kitapları alma fırsatı buldu. Kitap fuarı gün boyu öğrencilerin akınına uğruyor.

ÜNLÜ YAZARLAR KİTAPLARINI İMZALADI

Antalya Kitap Fuarı’nın 5’inci gününde İlyas Salman, Fatih Tuncay, Hamdi Topçu, Burcu Bahar, Zekiye Yüksel, Nilay Şanlı ve Özge Bahar Sunar gibi önemli yazarlar okurlarıyla buluşup kitaplarını imzaladı.

 

   

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali perdelerini ‘kalpten’ aralıyor

 

Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 62’nci kez izleyicisiyle buluşacak. 24 Ekim- 2 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin bu yılki teması ‘kalpten.’ olarak açıklandı. Festival kapsamında ödül kazanan filmlere 9 milyon TL ödül desteği sağlanacağını söyleyen Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, “Altın Portakal, sadece bir film festivali değildir; aynı zamanda Antalya’nın sanatla, özgürlükle, yaratıcılıkla buluştuğu büyük bir kültür şölenidir” dedi.

Türk sinemasının Oscarı sayılan ve en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin tanıtım toplantısı Antalya’da gerçekleştirildi. Bu yıl 62’ncisi gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin basın toplantısına;  Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı Ömer Vargı, onur ödüllerinin sahibi oyuncu Serap Aksoy, Settar Tanrıöğen, Festivalin Sanat Yönetmeni Deniz Yavuz ve ANSET Genel Müdürü Vahdet Narin katıldı. Basın toplantısı geçtiğimiz yıl gerçekleşen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden kısa bir görüntü ile başlarken, 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışacak filmlerin de kısa bir tanıtım gösterimi yapıldı. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin teması ‘kalpten.’ olarak açıklandı.

MUHİTTİN BÖCEK’İN BOŞLUĞUNU DERİNDEN HİSSEDİYORUZ

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanını yaşadıklarını söyleyen Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, konuşmasına Muhittin Böcek Başkanın boşluğunu derinden hissettiklerini söyleyerek başladı. “Altın Portakal’ı özüne döndürmek ve daha üst noktalara taşımak için büyük mücadele veren Muhittin Başkanımız bugün aramızda olamasa da, onun sanata, sinemaya ve Antalya’ya duyduğu büyük sevgi burada” diyen Başkan Vekili Büşra Özdemir, “Onun bıraktığı yerden, aynı kararlılıkla, sanata, sanatçıya ve sinemamıza sahip çıkmaya devam ediyor, en kısa sürede özgürlüğüne kavuşacağına olan inancımızı koruyoruz. Altın Portakal, sadece bir film festivali değildir; aynı zamanda Antalya’nın sanatla, özgürlükle, yaratıcılıkla buluştuğu büyük bir kültür şölenidir” diye konuştu.

ÖDÜL KAZANAN FİLMLERE 9 MİLYON TL DESTEK

Bu yılki festivalde yalnızca Antalya’nın değil, tüm Türkiye’nin ve hatta dünyanın gözü kulağı olacağını söyleyen Büşra Özdemir, “Günler boyunca sinema salonlarımızda perdeye yansıyacak her film, bizi başka bir hikâyeye, başka bir yaşama, başka bir duygunun içine taşıyacak. Geçen yıl kazananlara verdiğimiz 6,2 milyon TL ödül desteğimizi Muhittin Başkanımızın verdiği söz doğrultusunda 9 milyona çıkardık. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak, bu köklü geleneği sürdürmekten, sanatın yanında durmaktan, sinemaya ve sanatçılara sahip çıkmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki; sanatın ışığı karanlığı aydınlatır, bir kentin kültürle nefes almasını sağlar” diye konuştu.

FİLİSTİN’E ÖZEL VURGU

Festivalde sadece filmleri değil, insanı, duyguyu ve vicdanı da selamlayacaklarını dile getiren Başkan Vekili Özdemir, konuşmasında “Barışı, özgürlüğü, adaleti kalpten selamlıyoruz. Filistin’de zulüm gören Filistin Halkını, Gazze’ye yardım götürmek isteyen SUMUD gönüllülerini kalpten selamlıyoruz. Kalpten üreten sanatçılara, kalpten hisseden seyircilere, kalpten inanan herkese teşekkür ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki; sanatın iyileştirici gücü, en çok kalpten gelen işlerde saklıdır” ifadelerine yer verdi.

25 EKİM MUHİTTİN BÖCEK’İN DOĞUM GÜNÜ

Basın mensuplarının Muhittin Böcek ile ilgili bir sorusunu cevaplandıran Başkan Vekili Özdemir, “25 Ekim Muhittin Başkanımızın doğum günü. Bizim bu yılki temasız kalpten. Dile getiremediğimiz, acısını yaşadığımız, bastırdığımız, umut ettiğimiz duygularımız yüreğimizde. Yüreğimizdeki bütün duygularımızı bu sene kalpten aktarmak istiyoruz. Açılış günü başkanımızın doğum günü, orada bir hazırlığımız var. Tüm davetlilerle birlikte bir organizasyonumuz olacak” dedi.  

ŞERİF GÖREN UNUTULMADI

Festivalin İdari Direktörü Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer ise geleneksel festival kortejinin sanatçılar ve Antalyalılar ile birlikte olacağını açıkladı. Cansel Tuncer, festival süresi içerinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın da özel film gösteriminin da olacağını kaydetti. Tuncer, festivalde ayrıca geçen yıl yaşamını yitiren Türk sinemasının büyük değeri daha önce Altın Portakal Onur Ödülü almış Şerif Gören’in de anılacağını belirtti. Cansel Tuncer, bu yıl bilet fiyatlarının sembolik olarak öğrenci 10 TL, yetişkin 20 TL olacağını söyledi.

VARGI, “ALTIN PORTAKAL ÇOK ÖNEMLİ BİR FESTİVAL”

Antalya Film Festivali’nin Türkiye’nin en önemli festivali olduğunu belirten, festivalin bu yılki jüri Başkanı Ömer Vargı, konuşmasında jüri başkanlığını neden kabul ettiğini ise şu sözlerle anlattı: “Sinema bir bütün. Sinemanın içinde çalışanlar, oyuncular, sanatçılar, teknisyenler, parasını risk atan yapımcılar ve eleştirmenler var. Bu bir bütün. Festivaller de bu bütünün içinde çok önemli bir yer tutuyor. Çünkü belki de birçok kişinin zaman içinde izleyemeyeceği filmlerin izlenebilecek olmasını sağlıyor.”

FESTİVALDE FİLİSTİN SEÇKİSİ YER ALACAK

“Dünyada 2’nci Dünya Savaşı’ndan beri görülmeyen bir vahşetin, katliamın, insan ölümlerinin yaşandığı bir Filistin var” diyen Ömer Vargı, 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Filistin Filmleri seçkisinin olmasının önemine değindi. Türkiye’nin de çok zor günlerden geçtiğini söyleyen Ömer Vargı, “Adaleti aradığımızı düşündüğümüz bir dönemden geçiyoruz ve bu dönemde ne olursa olsun biz festival yapıyoruz ve filmciyiz. Bunun da bir yandan yaşamın sürüyor olması gibi sürüyor olacağını ve devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Sayın Başkana ve bütün festival komitesine ve yapılacak olan, yaşanacak olan festival için teşekkür ediyorum ve çok başarılı geçmesini diliyorum” diye konuştu.

ONUR ÖDÜLÜ ALMAK OYUNCUNUN KARİYERİNİ TAÇLANDIRIYOR

Festivalde bu yıl Onur Ödülü alacak olan sanatçı Serap Aksoy da yaşanan bütün haksızlıklara ve hukuksuzluklara rağmen Antalya Altın Portakal Film Festivali’ni ayakta tutma enerjisi gösteren herkese teşekkür etti. Aksoy, festivalde Onur Ödülü alacak olmaktan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: “Onur Ödülü almak bir oyuncunun kariyerinin taçlandırılması gibi geliyor. Geçmiş yıllarda yaşanan sıkıntıların zorlukların olumlu olumsuz tüm anıların yeniden hatırlanmasına sebep oluyor. Hoş bir duygu.” Aksoy, Filistin’de yaşanan katliama değinerek “Filistin’de yaşanan soykırım büyük bir insanlık suçudur ver bu suç işlenmeye devam etmektedir. Yeter artık bu bombalar sussun. Çocuklar, hayvanlar ölmesin. Aç gözlülük ve sevgisizlik bitsin istiyoruz” dedi. Bu yılki Onur Ödülü’nün bir diğer sahibi olan Settar Tanrıöğen ise, “Onur ödülü benim için gerçekten çok değerli” diyerek kendisini ödüle layık görenlere teşekkür etti.

104 FİLM SİNEMASEVERLERLE BULUŞACAK

62. Antalya Altın Portakal film Festivali’nin Sanat Direktörü Deniz Yavuz ise bu yıl festivalde neler olacağını anlattı. Geçen yıl 99 film gösterimi olduğunu söyleyen Yavuz, bu yıl ise yerli yabancı 104 filmin sinemaseverlerle buluşturulacağını belirtti. Yavuz, “Ulusal Uzun Metraj Yarışması, Uluslararası Uzun Metraj Yarışması, Kısa Film ve Belgesel Film Yarışması bölümleriyle Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışmasıyla toplam 52 film ilk kez izleyici karşısına çıkacak. 104 filmin 70’i Antalya sinema perdeleri aracılığıyla Türkiye’de ilk kez gösterilecek” dedi.

DÜNYANIN EN UZUN SOLUKLU FESTİVALLLERİNDEN BİRİ

ANSET Genel Müdürü Vahdet Narin ise Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Türkiye’nin ilk festivali olduğuna dikkat çekerek, “Dünyada kayıtlı 665 film festivali bulunuyor. Türkiye’de ise 100’ün üzerinde film festivali düzenleniyor.

Biz ise Türkiye’nin ilk film festivaliyiz ve parasal ödüller açısından A sınıfı kategorisindeyiz. Avrupa’nın en köklü festivallerinden biri, dünyanın da en uzun soluklu festivalleri arasında yer alıyoruz” diye konuştu.  

ULUSAL UZUN METRAJ FİLM JÜRİSİ AÇIKLANDI

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Jüri Başkanlığını Ömer Vargı üstlendi. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda jüri üyeleri de açıklandı. Jüri Başkanlığı görevini Ömer Vargı’nın üstlendiği yarışmanın jüri üyeleri; Aydın Sarıoğlu, Beren Saat, Engin Alkan, Mircan Kaya, Sevin Okyay ve Zeynep Koloğlu’ndan oluşuyor.

Ulusal Kısa Film Yarışmasında değerlendirme yapacak jüri ise Vuslat Saraçoğlu, Ezgi Esma Kürklü ve İlkay Nişancı’dan oluşuyor. Ulusal Belgesel Yarışmasının jürisinde ise Amir Etminan, Sevinç Yeşiltaş ve Şafak Bakkalbaşıoğlu yer alıyor. Sinema okullarının finale kalan filmlerini değerlendirecek jüri Leyla Özalp, Osman Özcan ve Sezen Kayhan’dan oluşuyor.

GENÇ OYUNCULARA BAŞARI ÖDÜLLERİ

62’nci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda; ‘Aldığımız Nefes’, ‘Bağlar, Kökler ve Tutkular’, ‘Barselo’, ‘Doğudan Fragmanlar’, ‘En Güzel Cenaze Şarkıları’, ‘Erken Kış’, ‘Kanto’, ‘Noir, ‘Kesilmiş Bir Ağaç Gibi’, ‘Parçalı Yıllar’, ‘Sahibinden Rahmet’ ve ‘Tavşan İmparatorluğu’ filmleri yarışacak.

Festivalde bu yıl 6 özel ödül sahiplerini bulacak. 62’nci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bu yıl Türk sinemasının değerli iki oyuncusu Settar Tanrıöğen ve Serap Aksoy’a onur ödülü, sinemaya verdiği emeklerden ötürü de Feride Çiçekoğlu’na de emek ödülü takdim edilecek. Festival kapsamında ise yurtiçi ve yurtdışında ülkeyi temsil eden genç sinemacıların başarılarını taçlandırmak ve onları cesaretlendirmek adına Merve Dizdar, Selahattin Paşalı ve Cansu Baydar da başarı ödüllerine layık görüldü.  

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kitap Fuarı, çocuk şarkılarıyla yankılandı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’na konuk olan çocuk kitabı yazarı Ayşegül Dede, minik katılımcıları kitapların büyülü dünyasına çıkardı. Çeşitli hikâyelerin anlatıldığı söyleşide Kongre Merkezi çocuk şarkılarıyla yankılandı.

KİTAP FUARI DOLUDİZGİN İLERLİYOR

Birçok yazar, yayınevi, imza günü ve diğer etkinliklerle devam eden Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, çocukları da kâğıdın büyülü dünyasıyla buluşturuyor. Bu kapsamda çocuk kitap yazarı Ayşegül Dede, Kocaeli Kongre Merkezi Selim Sırrı Paşa Salonu’nda sevenleri ile bir araya geldi.

ÇOCUKLAR ŞARKILARLA EĞLENDİ

Yazar Ayşegül Dede’nin “Gelincik Neden Kırmızı” adlı kitabının da tanıtıldığı söyleşiye çocuklar, anne ve babaları ile birlikte yoğun ilgi gösterdi. Çocuklara çeşitli hikâyelerin anlatıldığı söyleşide şarkılar söylendi ve doyasıya eğlenildi. Çocuklar, Yazar Dede’ye çocuk kitapları hakkında sorular sordu. Çocuklar da anlatılan hikâyeler hakkında kendi görüşlerini dile getirdi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nilüfer’de sosyal bilimci ustalar inceleniyor

Nilüfer Belediyesi, her ay farklı bir sosyoloğun ele alınacağı seminer serisini başlattı. Programın ilkinde Doç. Dr. Levent Ünsaldı eşliğinde sosyolojik düşünme ve araştırma pratiğini kökten dönüştüren Pierre Bourdieu’nin çalışma tarzı konuşuldu.

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği ve “Sosyal bilimler öğrenmeye nereden başlamalı” seminerler dizisi, Nilüfer Pancar Deposu’nda başladı. Doç. Dr. Levent Ünsaldı, programın amacının sosyal bilimlerde çokça konuşulan ancak az okunan klasikleri ve çağdaş ustaları ele almak olduğunu söyledi.

​Seminerin temel tezinin sadece bitmiş bir ürün olmadığını söyleyen Ünsaldı, o ürünü ortaya çıkaran çalışma tarzının anlaşılması gerektiğini vurguladı. Ünsaldı, “Nasıl yapmışlar?” sorusunun, bir metni yorumlamaktan veya özetlemekten çok daha kıymetli olduğunun altını çizdi.

Bourdieu’nun “Ayrım” kitabının hem nicel, hem de etnografik çalışmaları içerdiğini belirten Ünsaldı, bu da nesnenin inşa edilme biçiminin kullanılan teknikleri belirlediğini aktardı. Bourdieu’nün usulünü aktarırken “Sosyoloji Zanaatı” kitabında belirtilen üçlü epistemolojik hiyerarşiye dikkat çeken Ünsaldı, “Kopuş”, “İnşa” ve “Sınama” kavramlarından bahsetti.
“Kopuş”un toplumsal kanaat, inanç ve temsillerden tamamen uzaklaşma, kuşku duyma gerekliliği olduğunu anlatan Ünsaldı, bu, sosyolojik bilginin önündeki engellerden arınmayı amaçlayan pozitivist bir tarafı temsil ettiğini söyledi. “İnşa”yı nesnenin kavramsal ve teorik bir dairede yeniden inşa edilmesi olarak aktaran Ünsaldı, araştırmanın ön cevaplar ve sorular üzerinden tümdengelimci bir tavırla yürütülmesi şeklinde değerlendirdi. Ünsaldı, “Sınama”yı öne sürülen hipotezlerin ve teorinin sahada test edilmesi olarak belirterek, yanlışlamanın olumlu bir şey olduğunu, teorinin yeniden gözden geçirilmesine ve inşa edilmesine imkan tanıdığını ifade etti.

Bilimsel araştırmanın amacının yalnızca veri veya bulgu üretmek olmadığının altını çizen Doç. Dr. Levent Ünsaldı, teorik sorgulama ve geliştirilen kavramların kıymetli olduğunu vurguladı. İlgiyle takip edilen programın sonunda katılımcıların sorularının ardından seminerin ilki tamamlandı.  

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı