Bornova Misketi köklerine dönüyor

Bornova Belediyesi, Işıkkent’teki 9 dönümlük atıl alanı Bornova Misket Üzümü bağına dönüştürerek ilçenin simgesi olan coğrafi işaretli üzümü yeniden yaygınlaştırmayı hedefliyor. Başkan Ömer Eşki, Bornova’nın her köşesini yeşil ve verimli hale getirmek için çalıştıklarını belirtti. Proje, yerel üretimi destekleyip Bornova’nın tarımsal mirasını canlandırmayı amaçlıyor.

Bornova Belediyesi, ilçenin simgesi haline gelen coğrafi işaret tescilli Bornova Misket Üzümü’nü yeniden anavatanında yaygınlaştırmak için önemli bir adım attı. Işıkkent Mahallesi’nde belediyeye ait 9 dönümlük atıl alan, Bornova Misket Üzümü bağına dönüştürülüyor. Uzun yıllardır kaçak moloz dökümleriyle mezbeleliğe dönüşen alanda temizlik çalışmaları başladı.

Başkan Eşki: “Atıl alanları değerlendirmeye devam ediyoruz”

Çalışmaları yerinde inceleyen Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, şu açıklamayı yaptı:  “Işıkkent’te daha önce üzerine kaçak molozların atıldığı, kendi haline bırakılmış 9 dönümlük bir alanındayız. Burayı İzmir’in, Bornova’nın simgesi olacak Bornova Misket Üzümü’nün bağı haline getirmek istiyoruz. Elde edeceğimiz ürünlerle de coğrafi işaret tescilli Bornova Misket Üzümü’nü tüm dünyaya tanıtmak niyetindeyiz. Elimizin altında ne kadar atıl durumda boş alan varsa buraları kent bostanlarına, üzüm bağlarına ve lavanta bahçelerine çevireceğiz. Bornova’nın her tarafını daha yeşil, renkli ve verimli hale getirmek için durmadan çalışmaya devam edeceğiz.”

Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü ile işbirliği

Bornova Belediyesi, daha önce Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle 5 yerel üreticiye birer dönümlük Bornova Misket Üzümü bağı kazandırmıştı. Işıkkent’teki yeni proje ise hem üretimi artırmayı hem de kentin kültürel mirasına sahip çıkmayı hedefliyor.

Kokusuyla ve lezzetiyle bir Bornova klasiği

Anavatanı Bornova olan ve 2020 yılında coğrafi işaret tescili alan Bornova Misket Üzümü, zarif aroması, ince kabuğu ve kendine özgü misket kokusuyla biliniyor. Şaraplık üzüm çeşitleri arasında özel bir yere sahip olan Bornova Misketi, aynı zamanda sofralık olarak da tercih ediliyor. Bu projeyle birlikte Bornova Belediyesi, hem yerel üretimi desteklemeyi hem de Bornova’nın tarihi tarımsal değerini yeniden canlandırmayı amaçlıyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Prime Video Türkiye, Yeni Yapımlarını Özel Bir Etkinlikle Tanıttı

Prime Video Türkiye, 9 Ekim’de Momo Bebeköy’de gerçekleştirdiği keyifli bir etkinlikle yeni Prime Video içeriklerini tanıttı. Prime Video’nun her sene yenilenen geniş içerik kataloğunu gösteren davette, global yapımların yanı sıra yerli original yapımlardan da bahsedildi. 

Prime Video Türkiye Ülke Müdürü Alptuğ Çopuroğlu’nun katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, daha önce duyurulan yerli yapımlar arasında yer alan Orijinal film Dehşet Bey’in tanıtım videosu paylaşılırken; İki Dünya Bir Dilek ve Son Yemek Orijinal filmlerinin yanı sıra, Kısmetse Olur programının yeni bölümlerinin Prime Video’da yayınlanacağı duyuruldu. Ayrıca, yeni yarışma programı The Traitors Türkiye ve NBA on Prime içeriklerinin konseptleri misafirlerle ilk kez paylaşıldı.

Davetin özel konukları arasında, Prime Video’nun yeni sezonda öne çıkan içeriklerinde yer alacak isimler Özcan Deniz, Giray Altınok ve Kaan Kural yer aldı. 2026’da gösterime girecek Son Yemek filminin yönetmeni ve başrol oyuncusu Özcan Deniz, projeyle ilgili merak edilen detayları paylaştı; Giray Altınok ise sunuculuğunu yapacağı yeni yarışma programı The Traitors Türkiye’yi anlattı. Ayrıca deneyimli yorumcu Kaan Kural, Prime Video’da yayınlanacak NBA on Prime içeriklerinden bahsederek spor tutkunlarını heyecanlandırdı.

Prime Video Ülke Müdürü Alptuğ Çopuroğlu ise “Prime Video, tüm dünyada 200 milyonu aşkın Prime üyesiyle, dünyanın önde gelen dijital yayıncılarından birisi. Türkiye’nin bizim için Avrupa ve Orta Doğu pazarlarındaki en hızlı büyüyen ülkelerden biri olması sebebiyle, yatırımlarımızı arttırarak, burada harika işler çıkartan film ve dizi sektörüyle birlikte başarılı işlere imza atmaya devam ediyoruz. Global taraftaki geniş içerik seçkimizi daha da geliştirirken, aynı zamanda Türk yapımlarının da Prime Video’da tüm dünyada öne çıkması için çalışmalarımızı aralıksız olarak sürdürüyoruz.” diye belirtti.

PRIME VİDEO TÜRKİYE DUYURULARI

YERLİ YAPIMLAR

Dehşet Bey: Dehşet Bey, acımasız bir suikastçının ilk kez aşkla tanışmasıyla değişen hayatını konu alıyor. Aşk ve evlilik gibi duyguların yasak olduğu Fedailer Ocağı’nın bir üyesi olan Dehşet’in (Barış Arduç) hayatına aniden giren duygular, onun için her şeyi alt üst edebilir. Doktor Abide (Tuba Büyüküstün) ile tanışan Dehşet, son görevini tamamlayacak mı, yoksa bugüne kadar sadakatle hizmet ettiği dünyaya sırt çevirip kalbinin sesini mi dinleyecek? Dehşet Bey, 21 Ekim’de sadece Prime Video’da.

İki Dünya Bir Dilek: Bilge (Hande Erçel) ve Can (Metin Akdülger), sağlık sorunları nedeniyle 1998 yılbaşı gecesi bir hastanede tanışır. Henüz çocuk yaşta yaşadıkları sihirli an aralarında büyülü bir bağın doğmasına vesile olur. Yıllar geçer, hayat ikisini farklı yönlere savurur: Bilge başarılı bir avukat olur, Can ise arkeolog olarak önemli bir keşfe imza atar. Ancak kader tekrar ağlarını örer ve yıllar sonra yollarını bir kez daha kesiştirir. Bu sefer, çocukluklarında filizlenen o büyülü bağın gücü, zorlu bir sınavdan geçecektir. Bilge ve Can’ın tutkulu ve dokunaklı hikayesi, yalnızca Prime Video’da izleyiciyle buluşacak.

Son Yemek: Son Yemek, “hastalıkta ve sağlıkta” birini gerçekten sevmenin anlamını derinlemesine inceleyen etkileyici bir aşk hikâyesidir. Yetenekli piyanist Canan, gizemli ajan Bekir’in hayatını kurtarınca aralarında şehvetli bir aşk başlar, ancak Bekir aniden ortadan kaybolur. Yıllar sonra Bekir geri döndüğünde Canan’ı başka bir adamla evlenmiş bulur, fakat onun evliliği, yeniden alevlenen tutkulu bağlarına karşı koyamaz. Şimdi, komşularıyla hikâyesini paylaşan Canan, aşk ve sadakat arasında imkânsız bir karar vermek zorundadır.

The Traitors Türkiye: Prime Video için özel olarak hazırlanan ve Türkiye’de sunuculuğunu Giray Altınok’un üstleneceği The Traitors Türkiye, 2026’nın ilk aylarında izleyiciyle buluşacak. İlk kez Hollanda’da hayata geçirilen ve kısa sürede dünyanın önde gelen birçok ülkesinde adaptasyonları yayınlanan “De Verraders” formatından uyarlanan The Traitors, heyecan ve strateji dolu kurgusuyla izleyicilere benzersiz bir yarışma deneyimi sunacak.

GLOBAL YAPIMLAR

NBA on Prime: 22 Ekim’de başlayacak olan 2025-2026 NBA sezonu boyunca, seçili NBA maçları, Türkiye’de sadece Prime Video’da yayınlanacak. İlk sezonun finalinde, Prime Video 2026 Haziran ayında NBA Finalleri’nin de tek adresi olacak.

Culpa Nuestra: Jenna ve Lion’un düğünü, ayrılıklarından bir süre sonra Noah ile Nick’in uzun zamandır beklenen yeniden buluşmasına sahne oluyor. Nick’in Noah’ı affedememesi, aralarında aşılması imkânsız gibi görünen bir engel yaratıyor. Artık dedesinin iş imparatorluğunun varisi olan Nick ve kariyerine yeni başlayan Noah, içlerinde hâlâ yanmaya devam eden kıvılcımı yeniden alevlendirmemeye direniyor. Ancak yolları yeniden kesiştiğinde, aşk öfkeye galip gelebilecek mi? Culpa Nuestra 16 Ekim’de sadece Prime Video’da yayınlanacak.

The Summer I Turned Pretty: Jenny Han’in çok satan kitap üçlemesinden uyarlanan The Summer I Turned Pretty, bir kız ve iki erkek kardeş arasındaki aşk üçgeni etrafında şekillenen kuşaklar arası bir dramdır. Anneler ve çocukları arasındaki karmaşık bağları, kadın dostluklarının gücünü ve büyüme yolculuğunun dönüştürücü yanlarını keşfeder. Özünde ise ilk aşkı, ilk kalp kırıklığını ve unutulmaz bir yazın sihrini anlatan bir büyüme hikâyesidir.

Gen V: Prime Video, Emmy ödüllü The Boys evreninde geçen ve çok sevilen dizi Gen V’nin merakla beklenen ikinci sezonunu yayınlıyor: Amerika Homelander’ın demir yumruğuna alışmaya çalışırken, Godolkin Üniversitesi’nin gizemli yeni dekanı, öğrencilere her zamankinden daha güçlü olmalarını vaat eden bir müfredat sunuyor. Cate ve Sam artık birer kahraman olarak anılırken Marie, Jordan ve Emma, yaşadıkları travmalar ve kayıplarla dolu ayların ardından gönülsüzce okula dönüyor. Ancak kampüste ve dışarıda insanlar ve süperler arasında bir savaş kapıdayken, partilere ve derslere odaklanmak neredeyse imkânsız görünüyor. Grup, Godolkin Üniversitesi’nin kuruluşuna kadar uzanan gizli bir programın varlığını keşfederken Marie bu hikayenin tam merkezinde yer alıyor.

Maxton Hall – Aramızdaki Dünya (2.Sezon): Ruby (Harriet Herbig-Matten) için her şey yolunda gibi görünürken, James’in (Damian Hardung) ailesinde yaşanan beklenmedik bir gelişme tüm dengeleri değiştirir. James’in aldığı kararlar Ruby’yi sarsıcı bir gerçekle yüzleştirir. Daha önce kimseyle bu kadar güçlü bir bağ hissetmeyen Ruby, aynı zamanda hiç bu kadar derinden yaralanmamıştır. Eski, görünmez yaşamına geri dönmek istese de James’i aklından çıkaramaz – özellikle de James, onu geri kazanmak için her şeyi yapmaya kararlı iken. Altı bölümden oluşan yeni sezonun ilk üç bölümü 7 Kasım 2025’te Prime Video’da izleyicilerle buluşacak. Geri kalan bölümler ise her hafta yayınlanarak 28 Kasım’daki sezon finaliyle tamamlanacak.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Suzan Kardeş ve Ege’den Hasat Coşkusu!

20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali’nde müzik, zeytin ve eğlence buluşuyor! 2 milyon zeytin ağacıyla Türkiye’nin en önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olan Ayvalık, bu yıl da 20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali’nin heyecanına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

16–19 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan festival, Cumhuriyet Meydanı’nda yerel sanatçılar, Kırlangıç Yaşam Merkezi’nde düzenlenecek konserlerle müzik dolu anlara sahne olacak. 17 Ekim Cuma akşamı sahnede enerjisiyle Ege, 18 Ekim Cumartesi ise sahne ışıkları eğlencenin ustası Suzan Kardeş için yanacak! Her iki konser de saat 20.30’da Kırlangıç Yaşam Merkezi çim alanda başlayacak.

Ayvalık Ticaret Odası, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Ziraat Odası, Ayvalık Esnaf Birliği ve ATO Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı iş birliğiyle düzenlenen festival, dopdolu etkinlik programıyla Ayvalık’ı 3 gün boyunca kültür, sanat ve lezzetle buluşturacak.

Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, festivalin yalnızca zeytinin bereketini değil, aynı zamanda Ayvalık’ın “tarih, doğa, mimari ve lezzet kenti” kimliğini dünyaya tanıttığını belirterek, “Her yıl biraz daha büyüyen festivalimiz, Ayvalık’ın marka değerini güçlendiriyor, kentimize neşe ve hareket katıyor” dedi.

 

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Netflix’in Başrollerini Engin Akyürek ve Aslı Enver’in Paylaştığı Yeni Dizisi Enfes Bir Akşam’ın Galası Gerçekleşti

Netflix’in merakla beklenen ve 10 Ekim’de yayınlanacak Enfes Bir Akşam dizisinin lansmanı bu akşam Rixos Tersane İstanbul’‘da gerçekleşti. Geceye başrolleri paylaşan Engin Akyürek ve Aslı Enver olmak üzere, eşlik eden güçlü kadrodan Dolunay Soysert, İsmail Demirci, Serkan Altunorak, Taro Emir Tekin, Selin Şekerci, Sedef Avcı, Zeynep Oymak, Armağan Oğuz ve Ahmet Utlu katıldı. Geceye ayrıca dizinin senaristi Meriç Acemi, yönetmeni Uluç Bayraktar ve yapımcılığını TIMS&B Productions adına üstlenen Timur Savcı ile Burak Sağyaşar da katıldı.

Eğlence ve sinema dünyasından pek çok ünlü ismin katıldığı gece, Enfes Bir Akşam’ın ilk bölüm gösteriminin ardından Selen Beytekin’in canlı performansıyla devam etti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yalçınkaya’dan akran zorbalığına drama önerisi

Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’na konuk olan Yazar Cansu Başak Yalçınkaya, çağın hastalığı olan akran zorbalığının drama ile aşılacağına dikkat çekti. Yalçınkaya, ebeveynlerin de drama eğitimi alması gerektiğini ifade etti.

“ÇOCUKLARIN YÜZDE 30’U MARUZ KALIYOR”

Dramanın zorbalık üzerindeki iyileştirici gücüne dikkat çeken Yazar Cansu Başak Yalçınkaya, “Zorbalık; fiziksel ve sözel saldırıdır. Zorbalık sessiz bir krizdir. Dünyada çocukların yüzde 30’u zorbalığa maruz kalıyor. Geleneksel çözüm yöntemleri ne yazık ki işe yaramıyor. Burada drama devreye giriyor. Antik Yunan’da insanların sahnede katarsis deneyimi ile psikolojik sıkıntılarını yendikleri aktarılmıştır” dedi.

“TÜRKİYE 11. SIRADA”

Ebeveynlerin akran zorbalığındaki rolünün çok önemli olduğunu da ifade eden Yalçınkaya, “Anne babalar da drama ile eğitilmesi gerekiyor.

COVİD sonrası yapılan bir araştırmada 797 kişinin drama ile iyileştiği görülüyor. Zorbalık yapan çocuğa sorumluluk ve destek veriliyor. Bu çocuk daha fazla empati geliştiriyor. Dünyada en fazla zorbalığın yapıldığı ülke, yüzde 70 ile Güney Afrika. Türkiye 11. sırada” diye konuştu.

“DRAMA ANLAYIŞ VE DÖNÜŞÜM KAZANDIRIR”

Son 3 yıldır verdiği eğitimlerle çocuklardaki değişimleri gözlemlediğini belirten Yalçınkaya, “Drama insan ilişkilerini güçlendirir. Korkuyu cesarete, öfkeyi anlayışa dönüştürür. Duyguları kontrol etme yeteneğini geliştirir. Drama bize anlayış ve dönüşüm kazandırır. Drama temelli zorbalık önleme programı İsviçre’de yüzde 87 oranında başarı yakaladı. Drama ile hep birlikte daha güvenli ve dayanışmacı gelecek mümkün” dedi. Yalçınkaya söyleşi sonunda “Alaycı Memo” kitabını okuyucuları için imzaladı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kitap Fuarı’nda münazara ve müzikal tiyatro bir arada

Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı kapsamında düzenlenen münazara ve müzikal tiyatro programı, kitap okuma alışkanlığına farklı bakış açıları kazandırarak, katılımcılara hem düşündüren hem de ilham veren bir akşam sundu.

KİTABA DAİR DOPDOLU BİR AKŞAM

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl “Anadolu Mayası” temasıyla 15’incisini düzenlediği Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, hem düşünsel hem sanatsal yönüyle dikkat çeken özel bir programa ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda Kocaeli Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’nda Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Yaygın Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından “Münazara ve Müzikal Tiyatro Programı” gerçekleştirildi.

“NİTELİKLİ KİTAP MI, ÇOK KİTAP MI?”

Programın ilk bölümünde, Okuyan Şehir Kulübü üyelerinden oluşan iki takım, “Nitelikli kitap okumak mı, çok kitap okumak mı?” sorusu etrafında kıyasıya bir münazara gerçekleştirdi. Yavuz Yiğit’in moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte, yarışmacılar çevrimiçi ve yüz yüze eğitim süreçlerinden geçerek münazara teknikleri konusunda hazırlandı.

Alanında uzman eğitmenlerin katkısıyla hazırlanan münazara, hem izleyenlere farklı bakış açıları sundu hem de kitap okuma alışkanlıklarına dair farkındalık oluşturdu. Finalde katılımcı takımlara hediyeleri takdim edilirken, moderatör Yavuz Yiğit’e de çiçek verildi.

“KİTAPLAR YURDU MÜZİKALİ” İLE SANAT SAHNEDEYDİ

Etkinliğin ikinci bölümünde ise KO-MEK tiyatro kursiyerlerinden oluşan oyuncu kadrosu, usta öğretici Banu İnan’ın sanat yönetmenliğinde hazırlanan “Kitaplar Yurdu Müzikalini” sahneledi. Müzikal, münazara konusunu bu kez sahneye taşıyarak, nitelikli okumanın önemini sanatsal bir dille aktardı. Gecenin sonunda Banu İnan’a çiçek takdim edilirken, katılımcılar kitap ve sanatın bir araya geldiği anlamlı bir etkinlik yaşadı.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Selvi: Kocaeli’nin en az İstanbul kadar tarihi var

Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, Kocaeli Kongre Merkezi’nde tüm hızıyla devam ediyor. “Anadolu’da Bir Arada Yaşama Kültürü” söyleşisinde konuşan Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. Haluk Selvi, “Kocaeli’nin en az İstanbul kadar tarihi var” ifadesini kullandı.

“20 CİLTLİK KİTAP ORTAYA ÇIKTI”

Bu yıl 15 yaşına basan Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, “Anadolu Mayası” temasıyla Kongre Merkezi’nde devam ediyor. Bu kapsamda “Anadolu’da Bir Arada Yaşama Kültürü” söyleşisinde Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. Haluk Selvi, “Mimarlık, Estetik ve Anlam: Türk Dünyasının Mekân Anlayışı” söyleşinde Yazar Savaş Barkçin ve Mimar Celaddin Çelik, Selim Sırrı Paşa Salonu’nda okurları ile bir araya geldi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile birlikte 2014 yılından bu yana Kocaeli Tarih ve Kültür Sempozyumları düzenlediklerini belirten Prof. Dr. Haluk Selvi, “Bu düzenlenen tarih ve kültür sempozyumları neticesinde 20 ciltlik kitap ortaya çıktı. Büyükşehir kütüphaneler sayfasına girdiğinizde bu 20 ciltlik bu kitaba ulaşabiliyoruz. Kocaeli’nin ilk çağdan günümüze kadar dil, edebiyat, spor, yemek ve aklınıza ne geliyorsa 500 farklı akademik yazıyı bulabiliyoruz. Bunun içerisinde bu şehirde yaşamış kişiler, bu şehirdeki mekânlar, bu şehri iktisadi ve nüfus geçmişini yine orada bulabiliyoruz. Bu şehirde bir arada yaşayabilme kültürü, bu tarihi ile inşa edilebiliyor” dedi.

“KOCAELİ’NİN İSTANBUL KADAR GEÇMİŞİ VE KÜLTÜRÜ VAR”

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ile Hollanda’ya gittiklerini ve orada Hollanda’yı Hollanda yapan tarihi ve kültür bilgisi olduğunu gördüklerini belirten Selvi, “Onlar tarihlerini yazmışlar ve o tarih üzerinde bir Hollanda inşa etmişler. 2014 yılı itibarıyla Kocaeli’ne geldiğimizde bizim bu şehrimizi öne çıkardığımız nedir? Sanayi şehri, Gebze Organize Sanayi bölgesi gibi alanlar üzerinde dönmüş. Oysa bu şehrin en az İstanbul kadar, Konya kadar ve Bursa kadar geçmişi ve kültürü var. Mutlu şehri inşa edebilmek için bir kültür tarihini yazmamız gerekiyor” dedi.

“SANAT OLDUĞU ZAMAN BİR ÖZGÜNLÜK OLMASI GEREKİR”

Konuşmasına Mimar Sinan’dan örnekler vererek başlayan Yazar Savaş Barkçin, Mimar Sinan’ın eserlerinin hepsinin birbirinde farklı ve kendine özgü mimarisi olduğunu ifade etti. Yazar Barkçin, “Sanat ve bir güzellik alanı olduğu zaman, özgünlük, özellik, kişilik anlamına geliyor. Kişiliğini gösterme, bir farkı olduğuna dikkat etme ve onun üzerine titreme gerçekten önemlidir” dedi. Söyleşinin diğer konuşmacısı Mimar Celaddin Çelik, “Çok dolu sanatlı bir medeniyet ürünü olan bir besteyi siz söyleyebilirsiniz. Bende duyarım, buna dahil olurum. Onun tesiri bana da geçer. Aynı şekilde aynı medeniyetin ürünü olan bir mimarlık eserini ortaya koymak o kadar basit değildir. Orada çok aktörlü daha büyük bir organizasyon var. Mimarlık ortaya koyabilmek için bir gönül sahibi bestekâr, gönül sahibi içrakar ve dinleyen grup yetmiyor. Mimari de çok daha geniş bir kabul olması lazım. İdarecilerin, bu işin para boyutunun, yapı teknolojisi gibi birçok şeyin bir araya gelmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çocuk kitap yazarları, “Çocuklarınızı prizden çekin” dedi ve ekledi; “Teknoloji değil, hayal büyütür”

Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’na konuk olan çocuk kitap yazarları Melih Tuğtağ ve Salih Zengin, Selim Sırrı Paşa Salonu’nda düzenledikleri söyleşide önemli konulara değindi. Kitapların hayal gücü üzerindeki etkisini ve dijitalleşmenin çocuklara yönelik risklerini anlatan yazarlar, “Teknoloji değil, hayal büyütür” dedi.

KÜÇÜK OKURLAR, ÖNEMLİ KONULAR

Minik okurların dünyasını renkler ve kelimelerle şekillendiren çocuk kitabı yazarları Selim Sırrı Paşa Salonu’nda söyleşiler gerçekleştirdi. Çocuk edebiyatının önemli kalemleri Melih Tuğtağ ve Salih Zengin, Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nda küçük okurları ve ebeveynleri ile bir araya geldiği söyleşilerinde kitaplar, yapay zeka ve dijital dünya hakkında konuşarak gelen soruları yanıtladı.

“KENDİM EĞLENMEDİĞİM KİTABI YAZMAM”

Çocuk kitabı yazarı Mehil Tuğtağ, kitap fuarı kapsamında gerçekleşen söyleşide yazarlık serüvenine ve son kitabına dair samimi açıklamalarda bulundu. Kendisinin eğlenmediği hiçbir kitabı yazmadığını ve zaman zaman yazdıklarını yarıda bıraktığını belirten Tuğtağ, her kitabında yetişkinler için de küçük bir bölüm ayırdığını söyledi. İlk yazma denemelerinde başarısız olduğunu ancak bu denemelerin bugünkü eserlerine zemin hazırladığını vurgulayan yazar, ‘yapay zekâ’ konulu son kitabından da bahsetti. Bu kapsamda Tuğtağ, “Dünyayı üşengeç insanlar değiştirmiştir” diyerek insan zekâsının yaratıcılığına dikkat çekti.

ANNE VE BABALARIN DİJİTAL ENDİŞESİ

“Çocuk ve kipat” isimli söyleşi ile ebeveynler ile bir araya gelen Salih Zengin, teknoloji ile birlikte insanlığın kitaptan ve okumaktan uzaklaşma endişenin ortaya çıktığını söyledi. Zengin, “Hayat okyanusta biz yüzme biçimiyse, çocuklar bizden daha iyi kulaç atıyor. Biz yetişkinler ise kendi yaşadıklarımızı referans alarak onların boğulacağını düşünüyoruz” dedi. Zengin, çocukların günde 7 saat dijital ekran karşısında vakit geçirdiğini belirterek, anne ve babaların bu konuda asıl sorumlu olduğunu ve dijital dünyanın çocukları farklı evreye taşıdığını vurguladı.

“ÇOCUĞU FARKLI BİR DÜNYAYA TESLİM ETMEK”

Yazar Zengin, yemek yemeyen, uyumayan ve sıkılan bir çocuğun önüne video açmanın, gelişimine katkı sağlamadığını belirtti. “Çocuğu dijital dadıya teslim etmek, onu farklı bir dünyaya hediye etmektir” diyen Zengin, çocukların 3 yaşına kadar yüz ifadelerini incelediğini ve duyguların bebeğe geçtiğini vurguladı. Telefondan yansıyan ışığın duyguları perdelediğini söyleyen Zengin, çocukların 3 yaşına kadar dijital ekrandan uzak tutulması gerektiğini ifade etti.

“ÇOCUKLARI PRİZDEN ÇEKMELİYİZ”

Zengin, teknoloji kullanımı arttıkça çocukların çok az kelime ile konuşan insanlara dönüşeceğini söyledi. Gerçekleştirilen bir araştırmada teknoloji ile arası iyi olan çocukların yüzde 71’inin konuşma zorluğu yaşadığını ifade eden Zengin, “Bizim ise çocukların kitaplar ile bağ kurması konusunda üzerimize düşen bir sorumluluk var. Çocukları prizden çekmemiz lazım. Bu o kadar kolay değil çünkü her işte teknolojiye ihtiyaç duyuyoruz” dedi.

“ÇOCUKLARI BÜYÜTEN HAYALLERDİR”

Çocukların yetişkinleri adımını takip ettiğini söyleyen Zengin, “Anne ve baba kendi dünyasında ise ve çocukları odasına yönlendiriyorsa çocukları zorlamanın anlamı yoktur. Çocuklar teknolojiden uzak kalamaz ama önemli olan içinde ne kadar kalması gerektiğidir. Çocuk teknolojiden ne kadar uzak kalırsa o kadar başarılı olur. Çünkü çocukları büyüten hayallerdir. Çocuklar hayal ile büyür. Biri hayal etmeseydi suyun bir ambalaj ile önümüze gelmesi mümkün olmazdı” şeklinde konuştu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kocaeli Kitap Fuarı’nda zengin söyleşi programı

Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nda gerçekleşen söyleşilerde gazetecilikten edebiyata, sosyal meselelerden futbola kadar geniş bir yelpazede değerli yazarlar gençlerle buluşarak, çeşitli deneyim ve düşüncelerini paylaştı.

BİRBİRİNDEN DEĞERLİ YAZAR VE KONUŞMACILAR

Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nda birbirinden değerli yazar ve konuşmacılar, gençler ve okurlarla bir araya geliyor. Bu kapsamda Karamürsel Alp Salonu’nda gazetecilikten edebiyata, sosyal meselelerden futbola kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirilen söyleşiler, katılımcılara zengin ve etkileyici bir program sundu. Gençlerin yoğun ilgisiyle gerçekleşen etkinliklerde, farklı perspektifler ve deneyimler paylaşıldı.

KOCAELİLİ YAZARLARDAN MESLEK ANILARI

Kocaeli’de uzun yıllar spor gazeteciliği yapan yazar Hakan Yağcıoğlu, okurlarının katılımıyla gerçekleştirdiği söyleşide meslek hayatından anılarını paylaşırken, çocuklar için tehdit oluşturan bilgisayar oyunları konusunda uyarılarda bulundu. Kocaelili yazar Yasin Pamuk ise farklı sektörlerdeki deneyimlerinin yanı sıra edebiyatın hayatındaki önemine dair düşüncelerini samimi bir söyleşi ile aktardı.

GAZZE KONUSUNA ÇOK BOYUTLU BAKIŞ

Gazze meselesini gençler ve çocuklar perspektifinden ele alan yazar Osman Hazır, konunun her alanda faaliyetler ile yer bulması gerektiğini vurguladı. Hazır, siyasi ve askeri yaklaşımların yanı sıra şiir ve hikâyelerin de yazılması gerektiğinin altını çizdi. Karamürsel Alp Salonu’nda çocuklarla buluşan Adnan Güneş, “Adnan Abisi” olarak Hacivat ve Karagöz gösterileri hakkındaki anılarını paylaştı ve etkinlik sonunda misafirlerine hatıra hediyeleri takdim etti.

GEÇMİŞLE BUGÜN ARASINDA KÖPRÜ; FUTBOL

Spora ve futbola gönül veren gençler, “Futbol ve Anılar” söyleşisinde bir araya geldi. Futbolun nostaljik ruhu ile günümüzün dinamik futbol ortamını bir araya getiren etkinlik, samimi ve sıcak atmosferiyle büyük beğeni topladı. Spor Yorumcusu ve Yazar Atakan Kurt ile Ömer Fikret Şen’in anlatımları, futbolun teknik ve sosyal boyutları üzerine derinlemesine bir sohbet ortamı yarattı. Atakan Kurt, Kocaelispor ile ilgili olarak, “Süper Lig’e yeni çıkan takımların adapte olma süreçleri var. Kadro olarak ilk 8’de yer alıyor” değerlendirmesinde bulundu.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Oyuncu Kaçan: Kitap Fuarı gelişerek büyümüş

Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, birçok etkinlik ve söyleşileri ile Kocaeli Kongre Merkezi’nde devam ediyor. Bu kapsamda Oyuncu ve Yönetmen Hasan Kaçan, Selim Sırrı Paşa Salonu’nda katılımcılarla bir araya geldi. Fuara ayrı bir parantez açan Kaçan, “Fuar gelişerek büyümüş. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni tebrik ediyorum” dedi.

OYUNCU KAÇAN’DAN FUARA ÖVGÜ

Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nın yıllar içerisinde büyüyerek çok değişmiş gördüğünü belirten Oyuncu Hasan Kaçan, “Fuar gerçekten çok değişmiş ve bambaşka bir hale bürünmüş. İç mimarisi mükemmel olmuş, şahane bir kitap fuarı olmuş. Dolayısıyla sizlerle böylesine güzel bir fuarda birlikte olmaktan büyük mutluluk içerisindeyim. Davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

“SANAT AYNI ZAMANDA BİR SEKTÖR”

Ardından “Çizgili Sanat” konulu söyleşisine geçen oyuncu Kaçan, “Sanat aynı zamanda bir sektör. Bir ressam evde oturup bir resim yaptığında ve kimse ile muhatap olmadığında bu onun sanatı olmuş oluyor. Lakin bir senarist, bir sinemacı, bir çizer, bir yazar evinde oturup o yazdıklarını kendi kendilerine paylaşamaz. Paylaşabilmek için set ortamı lazım. O set içerisinde de oyuncu ve kurgu lazım. Bir sürü bileşenden oluşan bir birliktelik gerektiriyor. Bu bir sanat değil, bir sanat sektörü. Bu durum bir sanat emeği olarak değerlendirilmelidir” şeklinde konuştu.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı