İnşaat Üretim Endeksi, Ağustos 2025

 

İnşaat üretimi yıllık %25,0 arttı

İnşaatın alt sektörleri (2021=100 referans yıllı) incelendiğinde, 2025 yılı Ağustos ayında bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %26,6 arttı, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi %17,4 arttı ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi %25,1 arttı.

İnşaat üretim endeksi yıllık değişimleri(%), Ağustos 2025İnşaat üretimi aylık %0,9 azaldı

İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde, 2025 yılı Ağustos ayında bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki aya göre %1,5 azaldı, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi %1,5 arttı ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi %0,2 azaldı.

İnşaat üretim endeksi aylık değişimleri(%), Ağustos 2025

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bingo ve Molped Stevie Awards’le Taçlandırıldı!

2002 yılından bu yana dünya çapında kuruluşların ve profesyonellerin başarılarını ve olumlu katkılarını ödüllendiren, dünyanın önde gelen iş ödüllerinden biri olan 2025 Stevie International Business Awards, 10 Ekim Cuma günü Portekiz’in Lizbon şehrindeki Corinthia Hotel’de düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

Ödül töreninde Bingo, yüksek hızlı trenlerde hijyen standartlarını en üst seviyeye taşımak ve toplumsal hijyen bilincini artırmak amacıyla TCDD Taşımacılık iş birliğinde hayata geçirdiği “Sevdiklerini Koru: Kamusal Alanda Hijyen Farkındalığı” projesi ile “Yılın İletişim ve PR Kampanyası- Kamu Hizmeti” kategorisinde Gümüş Stevie ödülünün sahibi oldu.

Molped ise 28 Mayıs Dünya Regl Hijyeni Günü kapsamında Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiği farkındalık projesiyle “Yılın İletişim ve PR Kampanyası – Toplum Katılımı” kategorisinde Bronz Stevie ödülünü kazandı.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Alper Avdel: “Üretim ve teknoloji yatırımlarımıza devam ediyoruz”

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından DemirDöküm, İstanbul’da düzenlediği iş ortakları toplantısında yeni dönem stratejilerini paylaştı. “DemirDöküm Gücü Dönüşüm” mottosuyla gerçekleştirilen etkinlikte, 200’e yakın iş ortağıyla bir araya geldiği toplantıda, gelecek dönem yatırımlarını duyururken, yeni nesil ürünlerini de tanıttı.

Türkiye’de ısıtma, su ısıtma ve iklimlendirme sektörünün gelişimine 70 yıldır öncülük eden DemirDöküm, İstanbul’da düzenlediği iş ortakları toplantısında Türkiye’nin dört bir yanından gelen 200’e yakın iş ortağını ağırladı. Bu yıl “DemirDöküm Gücü Dönüşüm” sloganıyla gerçekleşen toplantıda markanın yeni dönem hedefleri ve iş stratejileri DemirDöküm CEO’su Alper Avdel, Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Atan, Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erol Kayaoğlu, Marka ve Müşteri Deneyimi Direktörü Bilge Kıran, Satış Direktörü Fırat İrfanoğlu ve Ürün Pazarlama Direktörü Eren Çiçekçiler tarafından katılımcılarla paylaşıldı.

“ISITMA DÖNÜŞÜMÜNE ÖNCÜLÜK EDEN GRUBUN PARÇASIYIZ”

Toplantıda sektörün en köklü kurumlarından DemirDöküm’ün dönüşüm sürecine ilişkin detayları aktaran CEO Alper Avdel, şirketin Vaillant Grubu’nun bir parçası olarak güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ve grubun Avrupa’da ısı pompası dönüşümünde öncü rol oynadığını belirtti. Vaillant Grup’un, Avrupa pazarında ısı pompası dönüşümünü gerçekleştiren ve R290 ısı pompasını ilk endüstrileştiren firmalardan biri olduğunu vurgulayan Alper Avdel, 1 milyar euroluk yatırımla 500 bin adetlik ısı pompası üretme kapasitesine ulaştıklarını ifade etti.

“TÜRKİYE’DE ÖNEMLİ BİR KONUMDAYIZ”

Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de pazar dinamiklerinde hızlı bir dönüşüm yaşandığına dikkat çeken Alper Avdel; “10 yıldır üzerinde çalıştığımız ve 5 yıl önce gündeme yoğun bir şekilde getirmeye başladığımız ısı pompası pazarı Avrupa’da da ülkemizde de hızlı bir büyüme trendi içerisinde. Ülkemizde ısı pompası pazarı 50 bin adet seviyesine yaklaştı. Yakın bir gelecekte bu rakamın 100 bin adete ulaşacağını öngörüyoruz. Grup olarak R290 gazlı ısı pompalarına ilk yatırım yapan şirketlerden biriyiz. Bu bize pazarda önemli bir avantaj sağlıyor” açıklamasını yaptı.

KOMBİ VE ISI POMPASI AİLESİ GENİŞLİYOR

Şirketin önümüzdeki dönemde ürün portföyünü güçlendirme stratejisine devam edeceklerini belirten DemirDöküm CEO’su, “Önümüzdeki dönemde kombi ürün ailesine 2, ısı pompası ürün ailesine 2 ürün ekleyeceğiz. Yenilenen ürün gamı hem tüketici beklentilerini hem de sektör dinamiklerini daha ileri bir noktaya götürecek. Yeni ürünlerimizde modülasyon teknolojisine büyük özen gösteriyoruz. Bu kriter cihazın çalışma verimliliğini direkt etkileyen bir husus. Yeni cihazlarımızın verimliliğini en üst noktaya taşımak için yüksek modülasyon özelliğiyle donatıyoruz” dedi.

“YATIRIMA HEZ KISMEDEN DEVAM EDİYORUZ”

DemirDöküm’ün farklı alanlarda yatırımlarına hız kesmeden devam edeceğini belirten Avdel şöyle konuştu: “Geçen yıl başladığımız showroom yenileme operasyonunda önemli bir yol kat ettik. Yıl sonuna kadar 50 showroom daha yenileyeceğiz. Bozüyük üretim üssümüzde farklı alanlarda yatırımlarımız sürüyor. Ağırlık, üretim alanında. Ar-Ge merkezimizde yeni ürün geliştirme konusunda yatırımlarımızı artırıyoruz. Sadece üretim ve teknolojide değil, en iyi finansal çözümler ve en iyi kredi koşullarını iş ortaklarımıza ve tüketicilerimize sağlama konusunda da iddialıyız. Geride bıraktığımız 70 yılda iş ortaklarımızla birlikte tüm dönüşümleri başarıyla gerçekleştirdik. Bu dönüşümü de başarıyla tamamlayacağız.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sirena Marine inovasyonda da şampiyonluğa oynuyor

Ticaret Bakanlığının desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) ev sahipliğinde bu yıl 12’ncisi düzenlenen Türkiye Innovation Week’in son gününde İnovaLİG Şampiyonları Ödül Töreni gerçekleştirildi.

Türkiye’nin küresel tekne üreticisi Sirena Marine, ‘İnovasyon Sonuçları’ kategorisinde ikinci olarak, düzenlenen törenle ödülünü aldı. Törende, Sirena Marine ekibinin yanı sıra Sirena Marine CEO’su Çağın Genç ve Sirena Marine CFO’su Neşet Yıldız da yer aldı. 

Törende ödülü teslim alan Sirena Marine CEO’su Çağın Genç, “2017 yılında T.C. Sanayii ve Teknoloji Bakanlığı onayı ile Ar-Ge Merkezi unvanını alan Orhangazi tesisi ve diğer üretim tesislerimizde inovasyon kapasitemizi her geçen gün daha da artırıyoruz. Türkiye’nin küresel tekne üreticisi olarak dünyanın dört bir yanına tekne ihraç ediyoruz. %100 yerli işçilikle ürettiğimiz teknelerimiz kalitesi, yaratıcılığı ve el işçiliği ile birçok ülkede tekne severlerin ilk tercihlerinden biri. Bu sayede Avrupa ve Amerika başta olmak üzere dünyanın önde gelen pazarlarında Türk işçiliği marka olmuş durumda. Aldığımız bu ödül Ar-Ge ve inovasyon adına yaptığımız çalışmaların ne kadar doğru olduğunu gösterirken bizi çok daha iyisini yapmak adına cesaretlendiriyor” dedi. 

Sirena Marine, üretimini Bursa Orhangazi’de 155 dönümü aşan bir alana yayılmış entegre tesisinde, toplam 1200 çalışan ile yürütüyor. Şirketin ayrıca Tuzla’da da bir üretim hangarı ve Yalova’da da yeni bir üretim tesisi yatırımı bulunuyor. Sirena Marine, üretimin her aşamasını kendi bünyesinde çözümlendiği entegre bir ekosistem içinde yönetiyor; mobilyasından döşemesine kadar her detayı kendi tesislerinde üretiyor.

Türk işçiliği ile dünyanın en iyi tasarımlarını bir araya getiriyor. Mevcut tesislerinde 50’yi aşkın tekneye kadar üretim yapabilme kapasitesine sahip olan ve bugüne kadar 600’den fazla tekne üreten Sirena Marine, üretiminin yaklaşık yüzde 80’ini ihraç ediyor. İspanya, İtalya, Fransa gibi birçok Avrupa ülkesinde güçlü satış rakamlarına ulaşan Sirena Marine Amerika’da kendi segmentinde ilk üç arasında yer alıyor. 

Tüm başarılarının ve ihracat gücünün arkasında Ar-Ge ve inovasyona yaptığı yatırımlar yer alan Sirena Marine, geçtiğimiz günlerde Turkishtime Dergisi tarafından yayımlanan 2024 AR-GE 500 Listesi’nde de 279. sırada yer aldı.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası DenizBank Konserleri, İDSO’nun 80’inci yılını kutladığı 2025–2026 sanat sezonunun ikinci konseriyle 17 Ekim 2025 Cuma akşamı sanatseverlerle buluşacak. Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda, “Shostakovi̇ch’i̇n 50. Ölüm yıl dönümü anısına” temasıyla gerçekleştirilecek konserde, orkestrayı Şef Howard Griffiths yönetirken, gecenin solistliğini Erkut Gökgöz (trompet) ve Kandemir Basmacıoğlu (piyano) üstlenecek. 

Konser, Türk müziğinin çağdaş temsilcilerinden Ferit Tüzün’ün halk ezgilerinden ilham alan eseri “Esintiler” süitiyle başlayacak. Programın ikinci bölümünde Shostakovich’in ince bir işçilik ve yüksek müzikaliteyle işlediği Piyano, Trompet ve Yaylı Orkestra için Konçerto Do Minor Op.35 eseri seslendirilecek. Eser, üstün teknik ustalık ve güçlü müzikal ifadeyle Erkut Gökgöz (trompet) ve Kandemir Basmacıoğlu’nun (piyano) yorumuyla buluşacak. Son bölümde ise Alman romantizminin  en önemli bestecilerinden Robert Schumann’ın Senfoni No.3 Mi Bemol Op.97 ‘Rhenish’ adlı eseri yer alacak.  Bestecinin yaşamındaki zorlu bir dönemin ardından Ren Nehri kıyısındaki Düsseldorf şehrinde kazandığı moral ve huzuru yansıtan eser, Şef  Howard Griffiths yönetiminde icra edilecek.

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası DenizBank Konserleri, gelecek haftalarda farklı temalar, besteciler ve solistlerle müzikseverlerle buluşmaya devam edecek.  

Program:

Ferit Tüzün, Esintiler

D.Shostakovich, Piyano, Trompet ve Yaylı Orkestra için Konçerto Do Minor Op.35

Ara

R.Schumann, Senfoni No.3 Mi Bemol Op.97 ‘Rhenish’

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sony ve Gary Williamson, Dünya Görme Günü’ne Özel “Through Their Lens” Fotoğraf Koleksiyonunu Duyurdu

Sony Avrupa, görme engelli fotoğraf sanatçısı Gary Williamson ile “Through Their Lens” adlı yeni fotoğraf koleksiyonunu hayata geçirdi. Koleksiyon, inovasyonun belirli engelleri nasıl ortadan kaldırabileceğini ve yaratıcılara daha erişilebilir bir gelecek için potansiyellerini gerçekleştirme gücü verebileceğini gözler önüne seriyor. Dünya Görme Günü’ne paralel olarak hazırlanan bu çalışma, izleyicileri Gary’nin dünyayı algılama biçimini deneyimlemeye davet ediyor ve teknoloji ile yaratıcılığın birleştiğinde görme engelli veya kısmi görme yetisine sahip kişilerin de fotoğrafçılığı deneyimleyebileceğini gösteriyor.

Gary, 1989 yılında güzel sanatlar eğitimi aldığı dönemde fotoğrafçılığa ve görsel hikâye anlatımına olan tutkusunu keşfetti. Ancak yalnızca bir yıl sonra, henüz 18 yaşındayken, nadir görülen kalıtsal bir hastalık olan Leber kalıtsal optik nöropatisi (LHON) nedeniyle ani ve beklenmedik bir şekilde görme yetisini kaybetti. Bu durum, 2000’li yılların başında dijital fotoğraf makinelerinin hayatına girmesiyle değişti; çünkü bu yeni teknoloji Gary’nin çektiği fotoğrafları daha büyük ekranlarda görebilmesine olanak tanıdı.

Tatil fotoğrafları çekerek başladığı yolculuğunu, son yirmi yılda kendine özgü siyah-beyaz tarzıyla geliştirerek sürdüren Gary, bugün zihinsel haritalama becerisi ve erişilebilir teknolojideki gelişmelerin desteğiyle Birleşik Krallık ve Avrupa’nın önde gelen görme engelli fotoğrafçılarından biri haline geldi. “Through Their Lens” koleksiyonu, görme engeliyle şekillenen Gary’nin bakış açısını yansıtıyor ve 10 özel kare aracılığıyla onun dünyayı nasıl gördüğünü izleyiciyle buluşturuyor.

Gary Williamson konuyla ilgili olarak; “Benim anlatımım her zaman kaybedilenlere değil, mümkün olana odaklanmak üzerine oldu. Hikâyem kapsayıcılık, dayanıklılık ve güçlenme üzerine kurulu. Fotoğraflarımla kalıpları kırmayı ve görme biçimlerinin her türüne yönelik daha derin bir farkındalık yaratmayı umuyorum. Hayatta, çevremdeki dünyayı sürekli olarak kaydediyorum; dokunarak, duyarak, tadarak, koklayarak ve sahip olduğum sınırlı görme yetimle, her ayrıntıyı kendi biçimimde hissediyorum. 

Görme duyum söz konusu olduğunda, nerede olduğumu ve nereye gitmem gerektiğini anlayabilmek için kaldırım ile çift sarı çizgi gibi kontrast yaratan unsurlardan yararlanıyorum. İşte bu yüzden sıklıkla siyah-beyaz fotoğraflar çekiyorum; çünkü kontrast sayesinde kareyi daha iyi görebiliyor ve o an çekim sırasında hissettiğim duyguyla yeniden bağ kurabiliyorum.

Beni gerçekten mutlu eden, kendi görme biçimimden yola çıkan ve sanatsal bir değer taşıyan işler üretmek istiyorum. Bir fotoğrafı yalnızca bir hikâye anlatıyorsa saklıyorum; amacım güzel bir görüntü oluşturmak değil, izleyicide bir soru ya da duygu bırakmak.” dedi.

Sol: Gary’nin Sony için hazırladığı “Through Their Lens” koleksiyonundan bir kare.
Sağ: Gary’nin fotoğrafı çekerken sahneyi kendi gözünden gördüğü hâli.

Fotoğrafçılıkta Erişilebilir Bir Gelecek

Gary, “Through Their Lens” koleksiyonunu çekerken Sony Alpha 7C II E-Mount fotoğraf makinesini kullandı. Bu model, menü öğelerini sesli olarak okuyan ekran okuyucu (screen reader) özelliğiyle birlikte geliyor ve menü tuşuna uzun basıldığında doğrudan etkinleşerek kurulumu son derece kolaylaştırıyor.

Bir diğer erişilebilirlik özelliği olan Ekranı Büyüt (Enlarge Screen) fonksiyonu sayesinde menüdeki yazılar orijinal boyutlarının 2,5 katına kadar büyütülebiliyor. Ayrıca kamera, hareketli nesneleri kolayca takip etmeyi sağlayan Dokunmatik Takip (Touch Tracking) özelliği ile insan, kuş, hayvan veya böcek gibi farklı konuları otomatik olarak algılayıp odaklayan yapay zekâ destekli konu tanıma sistemi (AI subject recognition) ile donatıldı.

Diğer özellikler arasında manuel netleme sırasında konunun kenarlarını ince bir renkli çizgiyle vurgulayarak kullanıcıya yardımcı olan Odak Vurgulama (Focus Peaking) fonksiyonu da yer alıyor. Bu çizginin rengi beyaz, kırmızı, mavi veya sarı olarak ayarlanabiliyor. Ayrıca dokunsal kontrol düğmeleri sayesinde tuşlar birbirinden kolayca ayırt edilebiliyor ve kullanım sırasında rahatlık sağlıyor.

Sony Europe Erişilebilirlik Projeleri Lideri Joe Clark-Jones, iş birliğiyle ilgili olarak; “Sony olarak, ürünlerimizi ve deneyimlerimizi olabildiğince fazla insanın kullanabilmesi ve keyifle deneyimleyebilmesi için erişilebilir kılmaya büyük önem veriyoruz. Gary ile bu koleksiyon üzerinde çalışmak bizim için büyük bir mutluluktu. Bu iş birliği, yaratıcılığın ve erişilebilir teknolojinin insanların hayatlarını nasıl zenginleştirebileceğini, örneğin muhteşem fotoğraflar çekme ve bunların tadını çıkarma olanağını bir kez daha ortaya koyuyor.” dedi.

Sony, Birleşik Krallık Kraliyet Görme Engelliler Enstitüsü (RNIB) başta olmak üzere birçok görme engelli birey ve kuruluşla iş birliği yaparak, Alpha fotoğraf makinesi serisi gibi ürünlerini görme engelli ve az gören kullanıcılar için daha erişilebilir hale getirmeye yönelik çeşitli projeler yürütüyor.

Dünya Görme Günü öncesinde, RNIB (Kraliyet Görme Engelliler Enstitüsü) Kapsayıcı Tasarım Direktörü Robin Spinks; “Sony’nin ürünlerini, özellikle de fotoğraf makinelerini daha kapsayıcı özelliklerle geliştirerek görme engelli ve az gören kişiler için fotoğrafçılığı daha erişilebilir hale getirmeye çalıştığını görmek gerçekten sevindirici. Bu yeni Sony cihazındaki büyütme özelliği, görme kaybı yaşayan kişilerin deneyimini kolaylaştıran harika bir yenilik. Ayrıca geliştirilmiş ekran okuyucu fonksiyonu, menü ekranındaki metinlerin büyük bir kısmını seslendirebiliyor ve metinler aynı zamanda büyütülebiliyor. Eminim ki Gary’nin koleksiyonu, görme engelli ve az gören bireylerin fotoğrafçılıktan nasıl keyif alabileceğini ve yaratıcı endüstrilerde nasıl yer bulabileceklerini güçlü bir şekilde ortaya koyacak.” açıklamasında bulundu.

Gary’nin “Through Their Lens” koleksiyonunu buradan görüntüleyebilirsiniz

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yeşil Koltuğun İlk Konuğu Başkan Alper Taban Oldu

HOBA Projesi kapsamında gerçekleştirilen “Yeşil Koltuk” isimli söyleşi programının İnegöl’deki ilk konuğu “Yerel Yönetimin Spora Verdiği Destek” konusuyla İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban oldu. Başkan Taban, İnegöl Belediyesi’nin spora yönelik yatırımlarını anlatırken öğrencilerin de sorularını yanıtladı.

Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün geçtiğimiz eğitim öğretim yılında hayata geçirdiği HOBA Projesi (Hareketli Yaşam, Oyun ve Beceri Aktiviteleri) kapsamında bu yıl özel bir söyleşi programları dizisi düzenleniyor. Yeşil Koltuk adıyla yapılan söyleşiler belirli aralıklarla farklı konu ve konuklarla eğitim ve öğrenci eksininde hayata geçirilecek. Yeşil Koltuk programının İnegöl’deki ilk söyleşisi ise bugün Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezinde gerçekleştirildi. “Yerel Yönetimin Spora Verdiği Destek” konusunun işlendiği söyleşinin konuğu ise İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban oldu.

İNEGÖL HOBA’DA EN BAŞTA YER ALIYOR
Moderatörlüğünü İnegöl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin’in yaptığı söyleşide Başkan Alper Taban ile birlikte İl Milli Eğitim Müdür Vekili Yunus Bulut’ta yerini aldı. Naire Çikayeva Anadolu Lisesi, Turgutalp Anadolu Lisesi ve Altıeylül Ortaokulu öğrencilerinin hazır bulunduğu salonda programa ilişkin konuşan İl Milli Eğitim Müdür Vekili Yunus Bulut, “Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak çocuklarımızın gelişimini etkileyen tüm faktörleri düşünüyoruz. Pek çok proje yürütmekteyiz. Bu projeleri bir araya toplamak adına HOBA Projesini hayata geçirdik. Bu yerel bir proje. İl ve ilçelerde de bunun yansımalarını gözlemledik. İnegöl’ün bu manada gerçekten en başta yer aldığını söyleyebilirim. Ben Başkanımıza, Milli Eğitim Müdürlüğümüze ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Bunun en büyük nişanesi de HOBA Otobüs Projesi. Bu bile başlı başına çocuklarımızın önemsendiğinin kanıtı” dedi.

TÜM ŞEHRİN ÇOCUKLARI KENDİ EVLADIMIZ GİBİ
Ardından Belediye Başkanı Alper Taban kısa bir açılış konuşmasıyla kendini tanıttı. Başkan Taban, “Ben öğrencilerimizle iyi bir iletişim kurduğumuzu düşünüyorum. Tüm öğrencilerimizi kendi evladım gibi görüyorum. Bazen görevlerimiz gereği ailemizi, evimizi ihmal edebiliyoruz. Örneğin hafta sonu belki sizler bir gününüzü ailenizle geçirebiliyorken, biz birkaç saatimizi geçirmeye çalışıyoruz. Belki kendi evlatlarımızı bu noktada ihmal ediyoruz ama bir yandan da bütün şehrin çocukları da kendi evladımız gibi oldu. Bundan dolayı da çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Çünkü çocuklarımızı bu şehrin, bu ülkenin bir fırsatı olarak görüyoruz. Onlara ne kadar imkan versek azdır” diye konuştu.

BAŞKAN TABAN SORULARI YANITLADI
Konuşma sonrası Başkan Alper Taban’a hem Moderatör koltuğundaki Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin hem de öğrenciler hareketli yaşam, spor ve yerel yönetimlerin spora yönelik katkı ve destekleri konularında sorular yönelttiler. Başkan Taban da sorulara tek tek cevap verdi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

VII. Geleneksel Uluslararası Didim Zeytin Festivali Renkli Görüntülere Sahne Oldu

Barışın dalı, bereketin sofrası: Üç gün boyunca kültür, gastronomi ve sanat bir aradaydı

Didim Kaymakamlığı, Didim Belediyesi ve Didim Ziraat Odası iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen VII. Geleneksel Uluslararası Didim Zeytin Festivali, 10–11–12 Ekim tarihlerinde binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Zeytinin kültürel, ekonomik ve sağlık açısından önemini öne çıkaran festival; kortej, atölye, tadım, panel ve konserlerle dolu bir programa ev sahipliği yaptı.

Açılış korteji ve protokol

Festival, Atatürk Bulvarı’ndan başlayan coşkulu kortejle açıldı; bando eşliğinde ilerleyen kortej Apollon Tapınağı’nda son buldu. Açılışa Didim Kaymakamı Mesut Çoban, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz, Didim Ziraat Odası Başkanı Hilmi Yıldırım, Didim Ticaret Odası Başkanı Hilmi Erbaş, Didim Kent Konseyi Başkanı Osman Ayyıldız, STK’lar, kurum temsilcileri, öğrenciler ve çok sayıda üretici katıldı. Protokol, kurdele kesimiyle festivalin resmi açılışını gerçekleştirdi.

Başkan Hatice Gençay: “Zeytini korumak geleceğimizi korumaktır”

Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay konuşmasında şunları vurguladı:

“Ege’nin bereketli topraklarında, barışın simgesi zeytin dalının gölgesinde bir aradayız. Zeytin bu toprakların en eski tanığıdır; kökleri geçmişe, dalları geleceğe uzanır. Biz bugün sadece bir festivali değil; emeği, doğayı ve dayanışmayı kutluyoruz. Doğanın dengesi zaman zaman sarsılıyor; zeytin ağaçlarımız ve su kaynaklarımız sessizce tükeniyor. Zeytini korumak, yalnızca bir tarım meselesi değil; geleceğimize, çocuklarımıza ve bu toprakların ruhuna sahip çıkmaktır.”

Gastronomi, eğitim ve paneller

İlk gün, Didim Belediyesi ve DİTAB’ın ikramı olan yöresel keşkek ile devam etti; protokol ve konuklar yerel üretici stantlarını ziyaret etti.

İkinci gün, Yemek Yarışması ile başladı. Çocuklara yönelik “Zeytin Kurulumu Atölyesi” yoğun ilgi gördü. Prof. Dr. Renan Tunalıoğlu tarafından Olivia Cafe’de verilen Zeytinyağı Tadım Eğitimi, yerli–yabancı katılımcılarla doldu. Michelin yıldızlı Şef Necati Yılmaz, zeytinyağlı özel reçetesi *“Mavraki”*yi atölyede tanıttı. Şapel’de düzenlenen “Zeytinyağı ve Sağlık” panelinde Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya moderatörlüğünde Dr. Gül Kahraman ve Ecz. Atilla Totos önemli bilgiler paylaştı.

Kardeşlik Salatası ve Türkiye rekoru

Kos Adası’ndan gelen AREGALA Yunanistan Gastronomi Başkanı Şef Kadri Memişin gerçekleştirdiği “Kardeşlik Salatası” atölyesi, Ege’nin iki yakası arasındaki kültürel bağı sahnede buluşturdu. Horokos Dans Grubu gösterisi büyük beğeni topladı. Akşam saatlerinde gerçekleştirilen Toplu Zeytinyağı Tadımında önceki Türkiye rekoru kırılarak geliştirildi.

Hasat, fabrika ziyareti ve kapanış konseri

Son gün çocuklarla zeytin hasadı yapıldı; ardından yerel bir zeytin fabrikasında üretim süreçleri yerinde izlendi ve yağ tadımı gerçekleştirildi. Sanat programında DAHOT Halk Oyunları ekibi ve Kemancı Kızlar sahne aldı. Sertifika ve ödül törenlerinin ardından Fatih Veli & İlker Perhiz konseriyle festival coşkuyla sona erdi.

Zeytinin ışığında buluşma

Doğaya, üretime ve kültürel mirasa sahip çıkmayı amaçlayan Didim Zeytin Festivali, Ege’nin köklü tarım geleneğini görünür kılarak yerel üreticilerle tüketicileri; gastronomi, sanat ve bilimi aynı zeminde bir araya getirdi. Didim’in zeytinle kurduğu güçlü bağ, bu yıl da barış ve bereket vurgusuyla tazelendi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Modef Expo İnegöl Mobilya Fuarı Kapılarını Açtı

İnegöl Mobilyasının dünyaya açılan kapısı Uluslararası MODEF EXPO İnegöl Mobilya Fuarı 53’üncü kez kapılarını açtı.

Türkiye’nin mobilya başkenti İnegöl’de mobilya şöleni başladı. 53. Uluslararası MODEF EXPO İnegöl Mobilya Fuarı bugün düzenlenen coşkulu törenle kapılarını açtı. 18 Ekim’e kadar açık kalacak fuarda 140 dolayında üretici firma yeni sezonun trendlerini ve yeni modellerini ilk kez görücüye çıkardı. Fuarın açılış töreni bugün 14.30’da düzenlenen törenle İnegöl ve Bursa protokolünün de katılımlarıyla gerçekleştirildi. Siyasiler, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, STK temsilcileri, iş dünyası ve mobilya sektör temsilcilerinin katıldığı törende İnegöl Mobilyasının kalitesine ve İnegöl’ün üretim gücüne dikkat çekildi.

İNEGÖL’ÜN VİZYONUNU DÜNYAYA İLAN EDİYORUZ

Fuarın açılış töreninde yapılan konuşmalar sırasında kürsüye gelen İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, MODEF fuarlarının önemine dikkat çekti. “Bugün 53. Uluslararası MODEF EXPO İnegöl Mobilya Fuarını gerçekleştirmek için hep beraber toplandık” diyen Başkan Taban, “Bugün burada sadece bir fuarın kapılarını açmıyoruz; İnegöl’ün emeğini, aklını, estetiğini, vizyonunu dünyaya bir kez daha ilan ettiğimiz bir organizasyonu gerçekleştiriyoruz” dedi.

BU BAŞARI TESADÜFİ DEĞİL

İnegöl’ün küçük atölyelerde başlayan mobilya serüveninin gelinen noktada dünyanın dört bir yanına ihracat yapan dev bir sektöre dönüştüğünü işaret eden Başkan Taban, “Bir şehir düşünelim ki toprağında alın teri, sokaklarında üretim ruhu, insanında da yenilik azmi var. İşte bu şehir İnegöl. Yıllar önce küçük atölyelerde başlayan bu serüven, bugün dünyanın dört bir yanına ihracat yapan bir sanayi gücüne dönüştü. İnegöl bugün Türkiye’nin Mobilya Başkenti ve aynı zamanda dünya mobilya pazarında da söz sahibi bir markadır. Bu başarı tesadüfi değil, vizyoner girişimcilerin, el emeğini sanata dönüştüren ustaların ve bu şehrin topyekun üretim ruhuna inanan insanların eseridir. Mobilya da sadece bir eşya değildir. Bir yaşam biçimidir, bir kültürdür, bir zevktir” diye konuştu.

SADECE MOBİLYA ÜRETMİYORUZ, YAŞAM ALANLARINI ŞEKİLLENDİRİYORUZ

Başkan Alper Taban, İnegöl’de sadece mobilya üretilmediğini, yaşam alanlarının şekillendirildiğini ve dünyaya Türk tasarımlarının sunulduğunu da kaydederek şöyle devam etti: “Bu noktada emeğiyle, alın teriyle, yenilikçi fikirleriyle İnegöl’ü bu günlere taşıyan tüm sektör temsilcilerimize, sanayicilerimize teşekkür ediyorum. Sizler aynı zamanda bu milletin gücünü dünyaya taşıyorsunuz. İnegöl bugün sadece üretimiyle değil tasarımı, teknolojisi, lojistik gücü ve nitelikli insan kaynağıyla da büyümeye devam ediyor. Bu kapıdan çıkan her fikir, iş birliği, sipariş geleceğin İnegöl’ünü daha güçlü, daha zengin ve daha saygın kılmaya devam edecek. İnegöl üretiyor, Türkiye büyüyor ve dünyaya değer katmaya devam ediyor. İnşallah nice fuarlarda buluşmak dileğiyle.”

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Otizmli gençler İZMAR’da iş başı yaptı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin nöroçeşitli bireylerin iş hayatına katılımını desteklemek için kurduğu Destekli İstihdam Ofisi, iki otizmli gencin daha hayallerini gerçeğe dönüştürdü. Ahmet Korkunç ve Toprak Tahir Kurt, belediyeye bağlı tanzim satış mağazası İZMAR şubelerinde reyon görevlisi olarak iş hayatına adım attı.  

Özel gereksinimli bireylerin toplumsal yaşama ve istihdama aktif katılımını desteklemek amacıyla çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden bir güzel haber daha geldi. Nöroçeşitli bireylere yönelik istihdam ve iş koçluğu hizmetini Türkiye’de ilk kez sunmaya başlayan Destekli İstihdam Ofisi, iki otizmli gencin daha iş gücüne katılmasına aracılık etti. Başvuru işlemlerinden eğitim ve oryantasyon süreçlerine kadar her adımda iş koçlarının desteğini alan Ahmet Korkunç ve Toprak Tahir Kurt, İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden İZTARIM AŞ’ye bağlı tanzim satış mağazası İZMAR şubelerinde iş başı yaptı. Yıllardır İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin işletmelerin ve belediyeye ait markaların logolarını resmeden Ahmet Korkunç, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde işe girme hayallerinin gerçekleştiğini söyledi. Toprak Tahir Kurt ise çalışmayı çok istediğini ve günlerinin çok güzel geçtiğini belirtti.

“Bize güç kattılar”

Otizmli gençlerin işe yerleşme sürecini anlatan İzmir Büyükşehir Belediyesi İZTARIM AŞ Genel Müdürü Öztürk Kurt, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak her bireyin kendi potansiyeli doğrultusunda toplumsal yaşama katkı sunmasını destekliyoruz. Destekli İstihdam Ofisi, çalışmalarıyla özel gereksinimli bireylerin iş yaşamına etkin bir şekilde katılmasını hedefliyor. Bu kapsamda Destekli İstihdam Ofisi’ne başvurusuyla birlikte iki arkadaşımız, İZMAR marketlerimizde iş başı yaptı. Onların hem iş hayatına katılımları hem de bize kattıkları güç ve maneviyat, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bizlerde büyük bir memnuniyet yaratmıştır. Bizlere güvenip çocuklarını emanet ettikleri için ailelerine de teşekkür ediyoruz” dedi.

Bugüne dek 42 kişi istihdam edildi

İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görevli Özel Eğitim Uzmanı ve İş Koçu Büşra Alpayım da istihdam sürecini şu sözlerle anlattı: “Destekli İstihdam Ofisi’ne başvuran 42 kişinin iş gücüne katılımını iş koçları ile destekledik. İZMAR Gaziemir ve Bozyaka şubelerinde iki otizmli arkadaşımız da işe başladı. Adaylarımız önce ofisimize başvurdu. İş koçlarımız tarafından uygulanan mesleki kariyer analizleri sonrasında işe uygunlukları belirlendi. İZTARIM AŞ’ye bağlı İZMAR şubelerinde çalışan kadrosuna ihtiyaç vardı. İş analizi sonrası iş eşleşmesi sağlandı ve Ahmet ile Toprak’ın iş görüşmeleri başladı. İş koçları olarak adaylarımızın iş arama, sağlık raporlarının alınması, işe yerleştirme gibi her türlü sürecine destek verdik. Olumlu sonuçlanan iş görüşmelerimiz sonrasında iş koçlarının devam eden desteği ile iş hayatına başladılar” diye konuştu.

“Hayallerim gerçekleşti”

İZMAR Gaziemir Şubesi’nde işe başlayan 22 yaşındaki Ahmet Korkunç, “İZMAR’da çalışmayı hedefliyordum. Şu an rafları diziyorum ve reyon görevlisiyim. Vaktim çok güzel geçiyor, alıştım. Yardımlaşma, dayanışma var. Liseden beri çalışmayı hayal ediyordum. Hayallerim gerçekleşti. İlk maaşımla aileme hediye almayı hedefliyorum. Burada çalışmak beni mutlu ediyor” ifadelerini kullandı.

“Gerçekten hayal gibi”

Ahmet Korkunç’un annesi Zeynep Korkunç da duygularını şu sözlerle ifade etti: “Ahmet 22 yaşında otizmli bir genç. Bu yaşına kadar kendimizi bu kadar özel hissetmemiştik. İzmir Büyükşehir Belediyesi sağ olsun bize yardımcı oldu. Ahmet küçüklüğünden beri İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilgili her şeyi takip ediyor. Belediyenin resimlerini yapıyor, otobüsleri ve güzergâhlarını takip ediyor. Şimdi İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde işe başladı. Ahmet bugünü yıllardır bekliyordu Gerçekten hayal gibi. Çok mutluyuz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.”

“Günlerim güzel geçiyor”

İZMAR Bozyaka Şubesi’nde işe başlayan 21 yaşındaki Toprak Tahir Kurt ise “İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne iş için başvurdum. Onlar bana bu işi söylediler ve ben de kabul ettim. Günlerim güzel geçiyor. Çalışıyorum, ürünleri düzeltiyorum. Müşterilere yardımcı oluyorum, ürünlerin son kullanma tarihlerini söylüyorum. İlk maaşımla tatile gitmek istiyorum. İş koçları neler yapacağımı anlatıyor. Reyonları nasıl düzenleyeceğimi söylüyorlar” diye konuştu.

“Umutsuzluğu ortadan kalktı”      

Toprak Tahir Kurt’un annesi Serap Bayrak, “Toprak liseyi bitirdikten sonra çalışmayı çok istiyordu. İçinde çalışma aşkı vardı. Başvurumuzu yaptık. İş koçları bizi hiç yalnız bırakmadı. Her süreçte yanımızda yer aldı. Çok güzel bir haber aldık ve Toprak’ın İZMAR’da işe başlayabileceğini duyduk. Bu bizi çok mutlu etti. Toprak için bir umut oldu. Kendini daha iyi hissediyor. Umutsuzluğu ortadan kalktı. Toprak arkadaş çevresi olacağı için de çok mutlu oldu. Hayalleri vardı. Şimdi hayallerinin üstüne yeni hayaller ekliyor. Bu süreçte bizi hiç yalnız bırakmadıkları için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Böyle bir hizmetin olduğunu bilmiyordum. İşe başlamadan önce çok güzel eğitimler de aldı” dedi.

İş koçları yanlarında

Destekli İstihdam Ofisi’nde görev yapan iş koçları, adayların başvuru sürecinden işe yerleşmelerine kadar tüm adımlarda aktif rol alıyor. İş görüşmesi, evrak düzenlemeleri gibi işlemlerde destekte bulunan iş koçları, adayların işe kabul edilmesi ile birlikte işletmeye ziyaretlerde bulunarak işyeri analizlerini oluşturuyor. Çalışma ve mola saatleri, iş düzeni, işletmenin fiziki yapısı gibi pek çok konuda bilgi edinen iş koçları, bu bilgileri işe başlayacak nöroçeşitli adaya aktarıyor. İş koçları adaylar işe başladığında da onları yalnız bırakmıyor; düzenli işyeri ziyaretleriyle nöroçeşitli gencin adaptasyon sürecini yakından takip ediyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı