İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden Ücretsiz Sergi Turları

Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet döneminin dikkat çekici simalarından Arif Hikmet Koyunoğlu’nun yaşamına ve üretimlerine odaklanan Maceraperest Bir Mimarın Fotoğrafhanesi Arif Hikmet Koyunoğlu 1893–1982 sergisi kapsamında rehberli sergi turları düzenliyor. 28 Ekim Salı20 Kasım Perşembe ve 25 Aralık Perşembe saat 17.00’de gerçekleşecek ücretsiz turlar, katılımcılara mimarın çok yönlü kimliğini ve dönemin görsel belleğini yakından tanıma fırsatı sunuyor.

Koyunoğlu’nun 1900’lerden itibaren, özellikle 1920’li ve 1930’lu yıllarda çektiği fotoğraflardan oluşan seçki, mimarın hem meslekî hem kişisel yaşamına dair ipuçları veriyor. Sanâyi-i Nefîse Mektebi’ndeki öğrencilik yıllarından Erzurum’daki askerlik dönemine, Yeraltı Fotoğrafhanesi’ndeki çalışmalarından aile yaşamına uzanan kareler; Ankara, İstanbul, Bursa, Nevşehir ve Kırşehir gibi şehirlerin manzaralarını, mimarilerini ve insanlarını bir araya getiriyor.

Türkiye’nin modernleşme serüvenine görsel bir tanıklık

89 yıllık hayatı boyunca galericilikten nakliyeciliğe uzanan 31 farklı meslek deneyimiyle dikkat çeken Arif Hikmet Koyunoğlu’nun fotoğrafları, yalnızca bir mimarın bakışını değil, aynı zamanda Türkiye’nin modernleşme sürecinin tanıklıklarını da yansıtıyor. İstanbul Araştırmaları Enstitüsü arşivlerinden derlenen sergi, rehberli turlar aracılığıyla ziyaretçileri erken Cumhuriyet yıllarının kent kültürüne ve mimarlık serüvenine davet ediyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bozkırın Tezenesi’ne vefa

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türk halk müziğinin efsane ismi, “Bozkırın Tezenesi” Neşet Ertaş’ı vefatının 13. yılında sevgi, saygı ve türkülerle andı. Büyük ozan Neşet Ertaş’ın türkülerinin seslendirildiği programa katılanlar unutulmaz bir gece yaşadı.

ERTAŞ, KOCAELİ’DE TÜRKÜLERİYLE ANILDI
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türk halk müziğinin efsane ismi Neşet Ertaş’ı düzenlediği anma gecesiyle andı. Seka Deniz Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen gecede Kocaeli’nin farklı ilçelerinden yerel sanatçılar sahne aldı. Büyük ozan Ertaş’ın en sevilen türkülerini seslendiren sanatçılar, dinleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı. Ayrıca Neşet Ertaş’ın hayatını anlatan kısa filmi izleyen katılımcılar duygu dolu anlar yaşadı. Salonu dolduran katılımcılar, “Ah Yalan Dünya”, “Zahidem” ve “Gönül Dağı” gibi eserlere hep bir ağızdan eşlik etti.

SİVİL TOPLUMDAN GÜÇLÜ KATILIM
Anma programı, Kocaeli Kent Konseyi koordinasyonunda çok sayıda sivil toplum kuruluşunun katkılarıyla düzenlendi. Programın koordinasyonunu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni temsilen Hasan Ayaz üstlenirken, Kocaeli Anadolu İl Dernekleri Platformu, Kocaeli Niğdeliler, Yozgatlılar, Kırşehirliler, Çankırılılar, Tokatlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kırşehir Derneği, Eskişehirliler Derneği ve Kırıkkaleliler Derneği başkanlık nezdinde geceye gelerek etkinliğe destek verdi.

BİR GELENEK HALİNE GELDİ
Neşet Ertaş anmaları 2022 yılından bu yana Kocaeli’de geleneksel hale getirildi. 2022’de İzmit Kent Meydanı’nda Orhan Ölmez ve Sevcan Orhan konserleri, 2023’te Doğu Kışla Gençlik Parkı’nda Ankaralı Coşkun’un sahne aldığı konser, 2024’te ise Maide Restoran’da yerel sanatçıların performanslarıyla gerçekleşen etkinlikler, bu yıl da aynı duygusallıkla sürdürüldü.

ŞEHİR ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU
Program kapsamında bu yıl dördüncüsü düzenlenen Neşet Ertaş Şehir Ödülleri de sahiplerini buldu. Kocaeli Orta Anadolu İl Dernekleri Kültür Platformu tarafından verilen ödüllerde; Kocaeli Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Elif Çelebi Öncü “Yılın Akademik Liderlik Ödülü”ne, Dr. Metin Şentürk “Yılın Yerel Değerlere Katkı Ödülü”ne, Şair Kazım Erdem “Yaşam Boyu Onur Ödülü”ne, Âşık Osman Sayar (Marsavi) “Kültür Sanat Ödülü”ne, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Dr. Nagehan Malkoç ise “Toplumsal Değerler ve Sosyal Sorumluluk Ödülü”ne layık görüldü.

BİRLİK, DAYANIŞMA VE ANADOLU’NUN SESİ
Etkinlik yalnızca bir anma gecesi değil, aynı zamanda Anadolu kültürünün zenginliğini yaşatan bir dayanışma örneği oldu. Program kapsamında bu yol da emek veren derneklere ve önemli isimlere ödüller verildi. Katılımcılar, ustanın türkülerinde birleşerek hem onu andı hem de Anadolu’nun samimi ruhunu Kocaeli’de bir kez daha hissetti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bulvar 216’da Oktoberfest Coşkusu Başlıyor!

Ataşehir’in kalbinde yer alan Bulvar 216, 18–19 Ekim tarihlerinde Efes +1 sponsorluğunda düzenleyeceği Oktoberfest ile lezzet, müzik ve eğlenceyi bir araya getiriyor.

 Modern mimarisi, seçkin restoranları, kafeleri ve Nefes Terası’ndaki açık hava etkinlikleriyle şehrin en keyifli yaşam ve gastronomi merkezlerinden biri olan Bulvar 216, ziyaretçilerine günün her saati dinlenme, sosyalleşme ve lezzet deneyimi sunuyor. Bu kez sonbaharın en neşeli etkinliği Oktoberfest ile festival havasını Ataşehir’e taşıyor.

18 – 19 Ekim tarihlerinde Efes +1 sponsorluğunda gerçekleşecek Oktoberfest, müziği, bira tadımı ve lezzeti bir araya getirerek ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim yaşatmaya hazırlanıyor.

Nefes Terası’nda gerçekleşecek etkinlikte, Efes barları, festival oyunları, bira tadım workshop’u, DJ performansları ve konser ile tam bir Oktoberfest atmosferi yaşatılacak. İki gün boyunca alanda kurulacak yiyecek stantlarında ise birbirinden lezzetli alternatifler sunulacak.

18 Ekim Cumartesi günü saat 16.00’da gerçekleşecek Bira Sohbetleri etkinliğinde, bira kültürü üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Eren Lütfi Koçak, katılımcılara bira tarihi ve eşleştirme önerileri hakkında keyifli bir sohbet sunacak. Workshop’un hemen ardından DJ performansı ile müzik keyfi devam edecek.

Festivalin ikinci günü olan 19 Ekim Pazar saat 19.00’da ise, enerjik sahne performansı ve hit şarkıları ile dikkat çeken Aybüke Albere’nin olacak. Alternatif pop müziğin genç ve yetenekli isimlerinden biri olan Albere, özgün tarzı ve sahnedeki enerjisiyle dinleyicilerine unutulmaz bir performans sunacak.

Müzik, lezzet ve eğlencenin bir araya geldiği bu özel festivalde yerinizi şimdiden ayırtın! Detaylı bilgi ve kayıt için bulvar216.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dünya sofralarını Türk gıdaları süslüyor

İnsanlığın başlangıç noktası Anadolu, bereketli toprakları, dört mevsimi yaşayan iklimi ve zengin biyoçeşitliliğiyle dünyanın gıda ambarı konumunda. Son 22 yılda gıda ihracatını 9 kat artıran Türkiye, dünya gıda ihracatından yüzde 1,5 pay alıyor.

Anadolu topraklarında binlerce yıldır yetişen binlerce çeşit gıda dünya sofralarında milyarlarca insana sağlık ve şifa oluyor.

Türk çiftçisi, 24 milyon hektar alanda 137 milyon ton bitkisel üretime imza atıyor. Türkiye, 2024 yılı verilerine göre 74 milyar dolarlık tarımsal hasılayla Avrupa’da liderken, dünyada da 8. sırada bulunuyor.

Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatı 2024 yılı sonunda 36 milyar doları aşmışken, bu ihracatın 28,5 milyar dolarlık dilimini gıda ürünleri oluşturuyor. 

Türk çiftçisi ve Türk gıda ihracatçılarının güçlerini birleştirmesi büyük bir sinerjiyi ortaya çıkarıyor. 

Türkiye pek çok gıda ürününün üretiminde dünya lideri ya da ön sıralarda yer alıyor. Fındık, kiraz, incir, kayısı, ayva, defne, kekik, sofralık zeytin, levrek, çipura, haşhaş tohumu üretiminde dünya birincisi olan Türkiye, bal, kavun ve karpuzda ikinci; mercimek, antepfıstığı, kestane, vişne, şeftali, mandalina ve hıyarda üçüncü; ceviz, elma, domates, patlıcan, ıspanak ve biberde ise dördüncü sırada yer alıyor.

Türkiye, çiğ süt üretiminde de dünyada 9, Avrupa’da üçüncü sırada konumlanıyor. Sığır eti üretiminde dünyada 7, Avrupa’da birinci olan Türkiye, tavuk eti üretiminde dünyada 9, Avrupa’da da ikinci sırada bulunuyor.

Türkiye, yumurta üretiminde dünyada 10, Avrupa’da ikinci sırada yer alırken, bal üretiminde dünyada ikinci, Avrupa’da da ilk sırada dikkati çekiyor.

Ege İhracatçı Birlikleri, kuru meyveden zeytinyağına, su ürünlerinden tıbbi ve aromatik bitkilere, meyve sebze ve mamullerinden hububat bakliyat yağlı tohumlara kadar geniş bir yelpazede üretim yapan Türk çiftçisinin ürünlerini dünyanın dört bir tarafına ulaştırarak Türkiye’ye 7, 5 milyar doların üzerinde döviz kazandırıyor. Türkiye’nin 36 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatından yüzde 22 pay alıyor.

2025 yılında mart ve nisan aylarında yaşanan ve 38 ilde etkili olan soğuk hava, dolu, don Türkiye’nin 2025 yılındaki tarımsal üretimine ciddi zarar vermiş olsa da önümüzdeki yıllarda dünyanın gıda ambarı konumunu sürdürecek altyapıya sahip. 

Gıda ihracatında Türkiye lideri olan Ege İhracatçı Birlikleri, bünyesindeki 6 gıda birliğiyle yıllık 7,5 milyar dolar seviyesindeki tarım ürünleri ihracatını 10 milyar dolara çıkarmak için çaba gösteriyor. 

Uçak; “Türkiye güvenilir ve sürdürülebilir gıda tedarikçisi”

Gıda arzının, ekonomik istikrarın, toplumsal refahın ve sürdürülebilir kalkınmanın en kritik unsurlarından birisi olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’nin güvenilir ve sürdürülebilir bir gıda tedarikçisi olarak dünyada öne çıktığına dikkati çekti.

Türkiye’nin tarım ve gıda ihracatında başarı hikâyesi yazdığını anlatan Uçak, “2002’de 3,7 milyar dolar olan tarım ve gıda ürünleri ihracatımız, 2024’te 9 büyüyerek 32,6 milyar dolara çıktı. Dünya tarım ürünleri ihracatından yüzde 1,5 pay alıyoruz. Dünya’ya sadece hammadde tedarik etmiyoruz. Aynı zamanda katma değerli, işlenmiş ürünler sunuyoruz. Ege İhracatçı Birlikleri olarak 5 gıda fuarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yaparken, URGE Projeleri, TURQUALITY Projeleri, Sektörel Ticaret Heyetleri ve Alım Heyetleriyle Türkiye’nin gıda ihracatının artması için omuz veriyoruz. Afrika’dan Uzakdoğu’ya Avrupa’dan Amerika’ya geniş bir coğrafyanın gıda tedarikçisi konumundayız. Yıllık 60 milyon tona ulaşan meyve sebze üretimimizle 85 milyon insanımızın ihtiyaçlarını giderdiğimiz gibi taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatında 6 milyar doları aştık” şeklinde konuştu.

Işık: “Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde üretim ve ihracatta dünya birincisiyiz”

16 Ekim Dünya Gıda Gününün, gıdanın önemini hatırlamak, üretimde kaliteyi ve sürdürülebilirliği ön planda tutma kararlılığımızı vurgulamak için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlir ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde üretim ve ihracatta dünya lideri olduğunu, Ege Bölgesi’nin, ülkemizin bu başarısının merkezinde yer aldığını ve Türkiye’nin kuru meyve ihracatının yarısından fazlasının Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildiğini ifade etti. 

2024 yılında Türkiye’nin kuru meyve ihracatının 1 milyar 850 milyon dolara ulaştığının altını çizen Işık, “İhracatın büyük kısmı çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihracatından kaynaklandı. Türk kuru meyvesi, yalnızca geleneksel pazarlarda güçlü konumunu korumakla kalmıyor; Turquality Projesi ve dünya çapındaki fuarlara katılımlar sayesinde marka değerini uluslararası alanda artırıyor. Hindistan’daki MEWA Fuarı ile yapılan tanıtım ve tadım etkinlikleri de ürünlerimizin bilinirliğini güçlendirdi. Sürdürülebilirlik sektörde önceliğimiz, uluslararası alanda da takdir gördü ve “INC Excellence in Sustainability / Back to People” ödülünü kazandık. 2025-2026 sezonu hem zorlu iklim koşulları hem de yüksek değerli ihracat fırsatlarıyla dikkat çekiyor. Önümüzdeki dönemde iklim değişikliğine uyum, sürdürülebilir üretim ve karbon ayak izinin azaltılması sektörümüzün öncelikleri olacak” dedi. 

Girit: “Üç öğün dünyanın protein ihtiyacını karşılıyoruz”

Dünya’nın üç öğün protein ihtiyacını karşıladıkları bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamullerde tüm ürün gruplarında dünyada ilk 10 üretici arasında yer aldığının altını çizdi. 

2025 yılının Ocak–Eylül döneminde, 2 milyar 857 milyon dolar ihracat gerçekleştiklerini paylaşan Girit şöyle devam etti: “En fazla ihracat yapılan ürün grubumuz 1 milyar 553 milyon dolarla su ürünleri olurken, Dünyanın bir numaralı üretici ve ihracatçısı olduğumuz levrek ve çipura da sırasıyla 484,8 milyon dolar ve 434,2 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Türk su ürünleri sektörünün son yıllardaki Ar-Ge çalışmaları sonucu geliştirilen Omega-3 deposu Türk somonu, yüzde 15 artışla 368,9 milyon dolara ulaştı. Yetiştiriciliğinde dünya birincisi olduğumuz alabalıkta 93 milyon dolar ihracat yaptık. 18,5 milyon dolar ihracat gerçekleştirilen Mavi yüzgeçli orkinosta ise ihracatta dünyada ilk 5 ülke arasında yer alıyoruz. Kanatlı eti sektöründe 523 milyon dolar, süt ve süt ürünlerinde 298 milyon dolar ihracata imza attık. İhracatta ilk 5’te yer aldığımız yumurta ihracatı 271 milyon dolara, üretimde dünya ikincisi olduğumuz bal ihracatı ise 23 milyon dolara ulaştı. En büyük ihraç pazarlarımız Rusya Federasyonu, Irak, İtalya ve Hollanda. Bunun yanında, Cezayir, Suriye ve Kazakistan gibi ülkelerde yüzde 300’leri aşan büyüme oranları, Türk gıda ihracatçılarının yeni pazarlara erişim kabiliyetini açıkça ortaya koydu. Dünya Gıda Günü vesilesiyle bir kez daha vurgulamak isterim ki; Türkiye, güvenilir gıdanın ve sürdürülebilir üretimin küresel merkezi olmaya adaydır.”

Öztürk: “Gıda ihracatının en güçlü sektörüyüz”

Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün 2025 yılının ocak – eylül döneminde 9 milyar 47 milyon dolarlık ihracatla gıda ihracatında en güçlü sektör olduğunu dillendiren Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin gıda ihracatının yüzde 47’sine imza attıklarını belirtti. 

“Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektörü, üretim çeşitliliği, ihracat kapasitesi ve küresel pazarlardaki güvenilir tedarikçi konumuyla ülkemiz ekonomisine stratejik katkı sağlamaya devam ediyor” tespitinde bulunan Öztürk, “Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak 2025 yılının 9 aylık döneminde ihracatımızı yüzde 14’lük artışla 747 milyon dolardan 852 milyon dolara çıkardık. Bitkisel yağ ihracatımız yüzde 15’lik gelişimle 452 milyon dolar oldu ve liderliğini sürdürdü. Çikolatalı şekercilik mamulleri yüzde 18’lik büyümeyle 67 milyon dolardan 80 milyon dolara ilerledi. Hububattan mamul ürünler ihracatı yüzde 34 ilerledi ve 36 milyon dolardan 48 milyon dolara çıktı. İhracatımızda ilk beş ülke; Cezayir, Libya, Cibuti, Suudi Arabistan ve Tunus şeklinde sıralanıyor” ifadelerini kullandı.

Uygun: “Sofralık zeytin ihracatında rekora imza attık”

Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını ifade eden Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, iklim çeşitliliği, zengin toprak yapısı ve binlerce yıllık üretim kültürüyle sektörde güçlü bir konuma sahip olduğunun altını çizdi. 

Sofralık zeytinde 2024/2025 sezonunun tamamlandığını aktaran Uygun, “Siyah zeytin ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artışla 194 milyon dolara, yeşil zeytin ihracatımız ise yüzde 29 artışla 61 milyon dolara ulaştı. Böylece, toplam 255 milyon dolarlık gelirle sofralık zeytin ihracatında yeni bir rekora imza attık. Zeytinyağı ihracatımız yüzde 48 oranında azalarak 244 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, prina yağı ihracatında yüzde 11 artışla yaklaşık 50 milyon dolar seviyesine ulaşıldı. Türkiye’deki tek çatı ihracatçı birliği olarak, ambalajlı ve katma değerli ihracatın payını artırmaya yönelik çalışmalar kararlılıkla sürdürmekteyiz. 2024 yılında Avustralya’nın Melbourne kentinde düzenlenen Fine Food Australia Fuarı ile eş zamanlı olarak 11 firmanın, 2025 yılında ise ABD’nin Los Angeles kentinde gerçekleştirilen Natural Products Expo West Fuarı ile eş zamanlı 12 firmanın katılımıyla başarılı sektörel ticaret heyetleri organize ettik. Ayrıca, geride bıraktığımız Eylül ayında Kanada’nın Toronto kentinde 16 firmanın katılımıyla düzenlediğimiz ticaret heyetiyle sektörümüzün Kuzey Amerika’daki varlığını daha da güçlendirdik. Bu etkinlikler kapsamında yapılan ikili görüşmeler, önemli ticari bağlantılarının kurulması sağlandı. Ayrıca ABD, Japonya ve Çin’de Ege İhracatçı Birlikleri organizasyonunda düzenlenen milli katılım fuarlarında yürütüle tanıtım ve tadım faaliyetleriyle Türk zeytinyağının küresel pazarlardaki görünürlüğünü ve prestijini güçlendirmeye devam ediyoruz” diyerek görüşlerini özetledi. 

Gürle: “Doğadan Gelen Güçle Sürdürülebilir Bir Gıda Geleceği”

Türkiye’nin dünya lideri olduğu defne ve kekik başta olmak üzere odun dışı orman ürünlerinin doğadan kendiliğinden yetişen, kimyasal girdiye ihtiyaç duymadan büyüyen, bu yönüyle hem doğal hem de sürdürülebilir gıda kaynaklarını temsil ettiğini vurgulayan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Türkiye’nin, sahip olduğu endemik bitki çeşitliliğiyle dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığının altını çizdi.

Odun dışı orman ürünleri sektörünün, doğanın sunduğu aromatik bitkilerle hem sağlık hem de ekonomi açısından stratejik bir değere sahip olduğunu ifade eden Gürle sözlerini şöyle tamamladı: “Kekik, defne, adaçayı ve biberiye doğallığın, sürdürülebilirliğin ve sağlıklı yaşamın simgesi konumunda. Türkiye bugün bu ürünlerde dünya pazarında güçlü bir tedarikçi konumunda bulunuyor. Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği olarak, sektördeki teknik gereklilikleri ve kalite standartlarını geliştirmek amacıyla oluşturduğumuz “Odun Dışı Orman Ürünleri Teknik Komitesi” ile sürdürülebilir üretim ve izlenebilir tedarik zinciri konularında çalışmalar yürütüyoruz. Ayrıca, uluslararası temsiliyetimizi güçlendirmek amacıyla Avrupa Baharat Birliği (ESA) üyesi olarak ve Amerikan Baharat Birliği (ASTA) toplantılarına katılarak küresel gelişmeleri yakından izliyor, sektörümüzü uluslararası düzeyde temsil ediyoruz. Doğadan gelen bu bereketi koruyarak çevreye duyarlı, sürdürülebilir üretim modellerini güçlendirmek hem gıda güvenliği hem de gelecek nesillerin refahı açısından en temel önceliğimizdir.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

BİLGİ’li öğrencilerden sürdürülebilir tarıma katkı: Elektronik Kontrollü Damla Sulama Sistemi

İstanbul Bilgi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencileri Umut Kalay ve Alp Burak Keleş, mezuniyet projeleri kapsamında “Elektronik Kontrollü Damla Sulama Sistemi” geliştirdi. Öğretim üyeleri Doç. Dr. Yiğit Dağhan Gökdel ve Doç. Dr. Baykal Sarıoğlu danışmanlığında geliştirilen proje, toprak nemi, hava sıcaklığı ve hava nemini ölçüp yalnızca ihtiyaç duyulduğunda sulama yaparak su kaynaklarının korunmasını ve tarımsal verimliliğin artırılmasını hedefliyor. Proje sayesinde geleneksel sulama yöntemlerine kıyasla yüzde 35–50 arasında su tasarrufu sağlanabiliyor.

İnternetin olmadığı kırsal bölgelerde de kullanılabiliyor

Geliştirilen sistemin en önemli özelliği, tarım arazilerinde yaygın olmayan Wi-Fi altyapısına ihtiyaç duymaması. Düşük enerji tüketimli, kilometrelerce menzil sağlayabilen LoRa teknolojisiyle çalışan sistem, bu sayede internet bağlantısının bulunmadığı kırsal alanlarda da kesintisiz kullanılabiliyor. Böylece çiftçilere altyapıdan tamamen bağımsız, güvenilir bir çözüm sunuyor.

Sistem, toprak nemini, hava sıcaklığını ve nemini ölçen sensörlerden aldığı verileri analiz ederek sulama ihtiyacı olduğunda otomatik olarak vanaları açıyor. Toprak yeterli nem seviyesine ulaştığında sulama kendiliğinden duruyor. Kullanıcılar ayrıca internet üzerinden gerçek zamanlı verilere erişebiliyor, geçmiş ölçümleri inceleyebiliyor ve sulamayı manuel olarak başlatıp durdurabiliyor.

‘Tarımda bilinçli su kullanımı için yola çıktık’

BİLGİ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencilerinden Umut Kalay, geliştirdikleri “Elektronik Kontrollü Damla Sulama Sistemi” projesiyle tarımda suyun verimli kullanımına katkı sağlamayı hedeflediklerini belirterek “Bu sistemle hem suyun bilinçli kullanımına destek olmayı hem de çiftçilere kolay uygulanabilir ve sürdürülebilir bir teknoloji sunmayı amaçlıyoruz.” dedi.

Proje ekibinden Alp Burak Keleş ise üniversitede edindikleri mühendislik bilgisini gerçek bir toplumsal ihtiyaçla birleştirmenin kendileri için önemli bir deneyim olduğunu vurgulayarak “Amacımız, tarımda sürdürülebilirliği destekleyen bu çözümü gelecekte yaygın olarak uygulanabilir hale getirmek.” ifadelerini kullandı. 

BİLGİ Elektrik- Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Dağhan Gökdel ise “Bölüm olarak sürdürülebilirlik odaklı projelere her zaman ilgi duyuyoruz. Tarım gibi doğrudan toplumun ihtiyaçlarına dokunan alanlarda teknoloji geliştirmek hem heyecan verici hem de anlamlı. Öğrencilerimizin sahada gerçek ihtiyaçlarla tanışması ve disiplinler arası çalışmaları teşvik etmek, bu tür yenilikçi projelerin artmasını sağlayacaktır.” dedi

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Toprak analizi ile hem çiftçi hem de toprak korunuyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, hem üreticinin gelirinin artmasını hem de doğanın korunmasını sağlayan toprak analizi uygulaması için ilçelerde eğitimlere başladı. Üreticiler, ilçelerdeki eğitimlerin yanı sıra Buca Fırat Yaşayan Parkı’ndaki analiz merkezinde toprağa dair tüm sorularına yanıt alabilecek.

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü, tarımın önemine, çiftçinin emeğine, kadınların gıda güvenliğindeki rolüne dikkat çeken önemli günler arasındaki yerini koruyor. Tarımsal üretimin sürekliliğini sağlamak için çalışan İzmir Büyükşehir Belediyesi de çiftçinin toprağını tanıyarak maliyetlerini düşürmesine ve verimli üretim yapmasına imkan sunan toprak analizi çalışmasını ilçelere yayıyor. İklim krizine karşı kentin toprağını, havasını ve su kaynaklarını koruma altına alarak tarımsal verimliliği artırmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, ilçe ilçe üreticilerle bir araya gelerek toprak analizi eğitimleri düzenlemeye başladı. İlk olarak Selçuk Belediyesi ev sahipliğinde Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde başlayan eğitimlerde ilçe belediyeler iş birliğiyle üreticilere eğitim verildi. Eğitimlerin ardından ekipler üreticilerden aldığı toprak örneklerini Buca Fırat Yaşayan Parkı’nda yer alan toprak analiz laboratuvarında inceleyerek çiftçilere raporlayacak. Böylelikle çiftçiler, toprağın ne kadar gübrelenmesi gerektiğinden ürünün nasıl daha verimli yetiştirilebileceğine kadar çok sayıda bilgiye ulaşmış olacak.

“Toprağınızı tanıyınız, toprak analizini yaptırınız”

Çalışmalar hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Toprak Analiz Laboratuvarı Sorumlu Mühendisi Dr. Ayşen Duman, ekim ayında Selçuk’ta başlayan eğitimlerin ilçe ilçe yayılacağını söyledi. İlçelerdeki eğitimlerin yanı sıra toprak analizi yaptırmak isteyen üreticilerin bireysel olarak da toprak numunelerini Fırat Yaşayan Parkı’na getirerek analiz ettirmeleri için çağrıda bulunan Ayşen Duman, “İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak tüm üreticilerimizi toprak analizine davet ediyoruz. Değerli üreticiler toprağınızı tanıyınız, toprak analizini yaptırınız. Doğru gübrelemeyi doğru miktarda, doğru bitki koruma yöntemini doğru oranda uygulamayı öğreniniz. Toprak analizi yapmak isteyen üreticilerimiz, bizim ortak çalıştığımız ilçe belediyeleri, kooperatifler, muhtarlar, ziraat odalarına gidip toprak analizi çalışması başvurusunda bulunabilirler” diye konuştu.

Hem üretim maliyeti azalıyor hem de toprak ve su korunuyor

Ayşen Duman, üreticilerden aldıkları numuneler üzerinde analiz yaptıktan sonra gübreleme önerilerinde bulunacaklarını belirterek “Şu an maalesef bilinçsiz bir şekilde gübreleme yapılmakta. Bunun önüne geçmek için de toprak analizi şart. Üretici toprağını tanımazsa, bilmezse, farkına varmazsa, ağaçlar çok yoğun bir şekilde hastalıklara maruz kalıyor. Bu durumda koruma ilaçları yoğun şekilde atılıyor. Bu da hem havayı hem toprağı hem de suyu kirletiyor. Toprak analizi ile üreticilerimizin maliyetlerini de düşürüyoruz. Yanlış miktarda alınan gübreler çok büyük maliyetlere neden oluyor. Bizim amacımız bu doğrultuda doğru miktarda, doğru uygulamaları yapmak. İzmir tarımını korumak için bu faaliyetlerimizi yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Fazla su tüketiminin de önüne geçecek”

Uygulamanın kuraklıkla mücadele için de büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Ayşen Duman, “Günümüz koşullarında yağışların düşmesiyle üreticilerimiz de mağduriyet yaşıyor. Bu sebeple vahşi sulama sisteminin önüne geçmeye çalışıyoruz. Farklı sulama sistemleriyle ilgili üreticilerimizi bilgilendiriyoruz” dedi.

Duman, üreticilerin “Ben ne yetiştirebilirim?” sorusuyla da geldiklerini belirterek “Örneğin, Ödemiş bölgesinde farklı bir şey yetiştirmek istiyorum, ne yetiştirebilirim diyor. Biz ezbere hiçbir şey söylemiyoruz. İlk önce toprağını analiz ediyoruz. Toprağın genel bir kimliğini çıkartıp neye uygun olduğunu anlıyoruz. Toprağımızı tanırsak ürün desenini de belirleriz. Yeni tesis yapmak isteyen üreticilerimiz de bize gelebiliyorlar” dedi.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Serkan Erkovan, Boehringer Ingelheim Türkiye’nin Hayvan Sağlığı Ülke Müdürü Oldu

135 yılı aşkın süredir İnsan ve Hayvan Sağlığı alanında çığır açıcı tedaviler sunan Boehringer Ingelheim Türkiye, organizasyonel yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, global ölçekte farklı görevlerde deneyim kazanan Serkan Erkovan’ın Hayvan Sağlığı Ülke Müdürü olarak atandığını duyurdu.

Marmara Üniversitesi Almanca İşletme Enformatiği bölümünden mezun olan Erkovan, Kadir Has Üniversitesi’nde İşletme yüksek lisansını ve Barcelona IESE Business School’da Liderlik Gelişim Programı’nı tamamladı.

2003 yılında Boehringer Ingelheim Türkiye’de kariyerine başlayan Erkovan, daha sonra Birleşik Arap Emirlikleri’nde Bölgesel Pazarlama Yöneticisi olarak görev yaptı. Son olarak Boehringer Ingelheim’ın Almanya’daki merkez ofisinde Stratejik Pazarlama Global İş Müdürü olarak görev alan Erkovan, kariyeri boyunca dijital dönüşüm, pazarlama, operasyonel mükemmeliyet, stratejik planlama ve fonksiyonlar arası liderlik alanlarında önemli görevler üstlendi; global ölçekte birçok stratejik projede yer aldı ve yeni endikasyonların lansman süreçlerinde aktif rol oynadı.

Serkan Erkovan, yeni görevi kapsamında Boehringer Ingelheim Türkiye Hayvan Sağlığı Ülke Müdürü olarak sorumluluklarını sürdürecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Garanti BBVA’dan 2 Yılda 2,45 Milyar Dolarlık Sermaye Benzeri Tahvil İhracı

Garanti BBVA, uluslararası sermaye piyasalarındaki başarılı performansını 700 milyon dolar tutarındaki yeni sermaye benzeri (Basel III uyumlu) tahvil (Tier 2) ihracıyla sürdürdü. Banka, Şubat 2024’te 500 milyon dolar, Kasım 2024’te 750 milyon dolar, Haziran 2025’te 500 milyon dolar ve Ekim 2025’te 700 milyon dolar olmak üzere son iki yılda gerçekleştirdiği dört işlemle toplam 2,45 milyar dolar tutarında Tier 2 ihraç büyüklüğüne ulaştı. Bu güçlü performansla Garanti BBVA, son yıllarda Tier 2 sermaye ihraçlarında en yüksek toplam tutara ulaşan banka konumuna geldi.

Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten konuyla ilgili şunları söyledi:
 “Son iki yılda dört Tier 2 ihracını art arda ve başarıyla tamamlamamız, yalnızca sağlam sermaye yapımızın değil, aynı zamanda uluslararası piyasalarda Türkiye’ye ve Garanti BBVA’ya duyulan güvenin açık bir göstergesi. Yüksek yatırımcı talebiyle tamamlanan bu işlemler, etkin sermaye planlamamızın ve uzun vadeli büyüme stratejimizin somut bir sonucu. Sermaye piyasalarındaki etkinliğimizi artırarak sürdürülebilir büyümemizi desteklemeye, yatırımcılarla uzun vadeli ve şeffaf ilişkiler kurma ilkemiz doğrultusunda sermaye benzeri borçlanma araçlarını stratejik bir şekilde değerlendirmeye devam edeceğiz.”

Güçlü bilanço ve kalıcı yatırımcı güveni

Garanti BBVA’nın son iki yılda başarıyla tamamladığı üç adet Tier 2 işleminin ardından 15 Ekim’de sonuçlanan 700 milyon dolarlık ihracına karşılık 1,8 milyar dolar düzeyinde gelen güçlü taleple sağlam bilanço yapısınıetkin sermaye planlamasını ve uzun vadeli yatırımcı ilişkilerindeki başarısını bir kez daha teyit etti. 

İtfa tarihi 15 Nisan 2036 olan sabit faizli, 10,5 yıl vadeli 15 Ocak 2031 ile 15 Nisan 2031 tarihleri arasında geri çağırma opsiyonlu tahvilin kupon oranı %7,625 olarak belirlendi. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ücretli Çalışan İstatistikleri, Ağustos 2025

 

Ücretli çalışan sayısı yıllık %1,2 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2025 Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,2 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 15 milyon 904 bin 602 kişi iken, 2025 yılı Ağustos ayında 16 milyon 89 bin 450 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2025 Ağustos ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe %3,6 azaldı, inşaat sektöründe %7,2 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe %2,6 arttı.

Ücretli çalışanlar, Ağustos 2025
(Bin kişi)

Ücretli çalışanların sektörlere göre dağılımı, Ağustos 2025

Sektör Ücretli çalışan sayısı Yıllık
fark
Yıllık
değişim
(%)
Ağustos 2025 Ağustos 2024
B-N Toplam (Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmetler) 16 089 450 15 904 602 184 848 1,2
B-E-Sanayi 4 892 980 5 077 717 – 184 737 -3,6
B-Madencilik ve taş ocakçılığı 141 710 146 520 -4 810 -3,3
C-İmalat 4 541 248 4 725 793 – 184 545 -3,9
D-Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı 145 556 138 105 7 451 5,4
E-Su temini; kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri 64 466 67 299 -2 833 -4,2
F-İnşaat 2 011 335 1 876 602 134 733 7,2
G-N-Ticaret ve hizmetler 9 185 135 8 950 283 234 852 2,6
G-Ticaret 3 489 093 3 430 275 58 818 1,7
H-Ulaştırma ve depolama 1 281 547 1 214 868 66 679 5,5
I-Konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri 1 456 041 1 384 411 71 630 5,2
J-Bilgi ve iletişim 296 030 291 263 4 767 1,6
K-Finans ve sigorta faaliyetleri 359 140 343 753 15 387 4,5
L-Gayrimenkul faaliyetleri 132 646 125 401 7 245 5,8
M-Mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler 687 389 670 737 16 652 2,5
N-İdari ve destek hizmet faaliyetleri 1 483 249 1 489 575 -6 326 -0,4

Ücretli çalışan sayısı bir önceki aya göre yüzdesel olarak değişim göstermedi

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2025 Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzdesel olarak değişim göstermedi.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2025 Ağustos ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe %0,6 azaldı, inşaat sektöründe %0,4 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe %0,2 arttı.

Ücretli çalışanların aylık değişim oranları (%), Ağustos 2025Ücretli çalışanların sektörlere göre aylık değişim oranları (%), Ağustos 2025

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hizmet Üretim Endeksi, Ağustos 2025

 

Hizmet üretim endeksi yıllık %3,6 arttı

Hizmet üretim endeksi (2021=100) 2025 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,6 arttı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri %0,7 arttı, konaklama ve yiyecek hizmetleri %4,7 arttı, bilgi ve iletişim hizmetleri %6,4 arttı, gayrimenkul hizmetleri %7,2 arttı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler %9,0 arttı, idari ve destek hizmetleri ise %2,8 arttı.

Hizmet üretimi yıllık değişim oranları (%), Ağustos 2025Hizmet üretim endeksi aylık %0,4 arttı

Hizmet üretim endeksi (2021=100) 2025 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %0,4 arttı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri %0,2 arttı, konaklama ve yiyecek hizmetleri %1,7 arttı, bilgi ve iletişim hizmetleri %3,2 azaldı, gayrimenkul hizmetleri %0,2 azaldı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler %2,4 arttı, idari ve destek hizmetleri ise %1,2 arttı.

Hizmet üretim endeksi aylık değişim oranı (%), Ağustos 2025

Hizmet üretim endeksi yıllık ve aylık değişim oranları (%), Ağustos 2025

H_N – Hizmet

H – Ulaştırma ve depolama
I – Konaklama ve yiyecek
J – Bilgi ve İletişim
L – Gayrimenkul
M – Mesleki, bilimsel ve teknik
N – İdari ve destek

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı