Menemen, istihdamın merkezi oldu!

Menemen Belediyesi İşkur Hizmet Noktası, iş arayan vatandaşların işe yerleştirilmesinde rekor üstüne rekor kırıyor. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın göreve gelmesiyle birlikte başlayan istihdam atağında tam 22 bin 508 vatandaş işe yerleştirildi. Başkan Pehlivan, “Sosyal alanda yaptığımız açılışlarla hızla gelişen Menemen, iş ve istihdam olanaklarıyla da cazibe merkezi haline geldi.” dedi.

Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın talimatları doğrultusunda doğumdan vefata kadar ihtiyaç olan her anda vatandaşın yanında olan Menemen Belediyesi, ilçede istihdama da büyük katkı sağlıyor. Son yıllardaki gelişme hızına paralel olarak sadece yerel ve ulusal değil, uluslararası yatırımcıların da dikkatini çeken bölgede, Menemen Belediyesi öncülüğünde vatandaşların iş sahibi olması için yapılan çalışmalar dolayısıyla “İstihdam seferberliği” yakıştırmaları yapılıyor. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın göreve geldiği 2021 yılından itibaren, ilçedeki yaşam kalitesinin en üst seviyeye çıkması için istihdama verilen önemle birlikte Menemen Belediyesi İşkur Hizmet Noktası üstünden tam 22 bin 508 vatandaş, çeşitli firmalarda işe yerleştirilerek iş sahibi oldu.

Menemen Belediyesi İşkur Hizmet Noktası fark yarattı

Menemen’deki istihdam atağının odak noktası olan Menemen Belediyesi İşkur Hizmet Noktası, yaptığı yoğun çalışmalarla, İzmir’de ve bölgede örnek olarak gösteriliyor. 2021 yılından bugüne İşkur Hizmet Noktası aracılığı ile tam 121 bin 267 vatandaş için işlem yapılırken, firma ve vatandaş buluşması şeklinde tam 1772 toplantı gerçekleştirilerek, kırılması güç bir rekora da imza atıldı. Bu toplantılara 30 bin 381 vatandaş katılırken, 17 bin 694 kişi toplantıların sonunda iş sahibi oldu. Yine aynı süreç içinde 4 bin 166 kadın, iş yaşamına Menemen Belediyesi İşkur Hizmet Noktası aracılığıyla dahil olurken, 414 engelli vatandaş da hayatına yeni bir iş sayfası açmış oldu.

“Sosyal yaşamdan istihdama kadar yaşayan bir Menemen”

Menemen Belediyesi’nin gerçekleştirdiği istihdam atağının süreceğini kaydeden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Türkiye’nin en yüksek nüfus artış hızına sahip ilçelerden biri olmamız bir tesadüf değil. Sosyal yaşamdan istihdama kadar birçok noktaya dengeli olarak yaptığımız yatırımlar nüfusumuzu artırmıştır. Yalnızca temel belediyecilik hizmetleri değil, sosyal hizmetler ve refah düzeyinin gelişmesine yönelik yaptığımız çalışmalar da dikkatleri çekmekte ve ilgiyi artırmaktadır. Bu kapsamda istihdamın geliştirilmesine de çok büyük önem vermekteyiz. İşkur Hizmet Noktamız üzerinden yaptığımız işe yerleştirmeler, parmakla gösterilecek bir başarı hikayesine dönüşmüştür. Önümüzdeki süreçte serbest bölge ve diğer yatırımlarda yaşanacak gelişmelerle birlikte yaşayan, yaşanılan ve yaşatılan kent Menemen vizyonumuzu çok daha öteye taşımış olacağız.” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Empa Elektronik’ten Hollandalı sensör üreticisi ScioSense ile stratejik işbirliği

Yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve diğer bileşen çözümlerinden oluşan geniş bir ürün yelpazesiyle kapsamlı teknolojik çözüm tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, Türkiye distribütörü olduğu küresel teknoloji markalarına bir yenisini daha ekledi. Empa Elektronik, imzaladığı distribütörlük anlaşmasıyla Hollanda merkezli sensör üreticisi ScioSense’in ürünlerini Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturacak.

ScioSense, akıllı doğalgaz sayacı, akıllı su sayacı, akaryakıt akış kontrol, termostat, hava kalite kontrol otomasyonu, akıllı fırın, yangın alarm detektörü, batarya durum izleme cihazı gibi ürünlerde kullanılıan sensör çözümleriyle otomotivden endüstriyel otomasyona, tüketici cihazlarından sayaç pazarına ve akıllı ev sistemlerine kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor.   Şirketin otomotiv sektörüne yönelik Air Quality&Gas Sensor, Battery Condition Monitor, HVAC Classification Module; endüstriyel alana yönelik Temperature&Humidity, Pressure Sensor ve In-door Air Quality, sayaç pazarına yönelik ise zaman ölçümünün hassas şekilde yapılabilmesini sağlayan Ultrasonic Flow Converter (IC & Module)  ve Time to Digital Converter IC gibi sensörleri bulunuyor. Hollanda, Almanya, İtalya ve Çin’ de Ar-Ge merkezleri, Amerika, Çin, Hollanda ve Almanya’da satış ofisleri bulunan ScioSense’in montaj hatları ise Almanya’daki üretim merkezinde yer alıyor.

Ar-Ge yönü güçlü

Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, ScioSense gibi alanında uzman bir teknoloji üreticisini daha Türkiye pazarıyla buluşturmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek “Tıpkı Empa gibi Ar-Ge yönü güçlü bir şirket olan ScioSense ile stratejik işbirliğimiz, yeni teknolojileri ülkemize taşıma konusundaki faaliyetlerimize hız kazandıracak” dedi. Geçtiğimiz günlerde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge Merkezi statüsüne kavuşan Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi’nin bu işbirliğinde önemli bir avantaj sunacağını kaydeden Sarpel, “ScioSense ürünleriyle Türkiye, Orta Doğu ve Güney Doğu Avrupa’daki müşterilerimizin projelerine referans olabilecek Proof of Concept (Fikir doğrulama) tasarımları ve prototipler geliştireceğiz” diye konuştu.

“Hem teknik destek hem de uygulama desteği sunuyoruz”

ScioSense ürünlerinin, Empa Elektronik’in Sensor&IoT ürün grubu altında satışa sunulduğunu söyleyen Sarpel şöyle devam etti:

“ScioSense ile işbirliğimiz çerçevesinde, özellikle metering, akıllı ev ve akıllı fırın gibi uygulamalar konusunda satış ve iş geliştirme faaliyetlerine hızlı bir şekilde başladık. Bu çözümleri, Empa Elektronik’in uzmanlığı ve desteğiyle daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Bununla birlikte Empa Elektronik olarak, ScioSense’in ürünlerini Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturmanın yanı sıra müşterilerimize bu ürünler hakkında hem teknik destek hem de uygulama desteği sunuyoruz. Böylece, sadece sensör tedariki değil, aynı zamanda projelerin tüm yaşam döngüsünde güvenilir bir işbirliği de sağlıyoruz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çeşme Belediyesi’nden Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde Anlamlı Buluşma

Çeşme Belediyesi, Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında ilçenin üretici kadınlarıyla bir araya geldi. Germiyan, Çiftlik, Ovacık ve Ildır mahallelerinden kadın üreticilerin katıldığı buluşmada, kadınların tarımda karşılaştıkları zorluklar, üretim süreçlerinde yaşanan değişimler ve çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

BORSAV’ın ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, Çeşme Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri üreticilerden gelen talepleri dinleyerek, tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin artırılmasına yönelik belediye destekleri hakkında bilgi verdi.

Etkinliğin amacı, Çeşme’de kadın ve genç çiftçilerin tarıma kazandırılması ve yerel üretimin güçlendirilmesi olarak vurgulandı. Belediye, tarımsal üretimi sadece ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda yerel kültürün ve dayanışmanın devamı olarak gördüğünü belirtti. Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından yerli tohumlardan çoğaltılan selluka sarmaşıkları, etkinliğe katılan kadın üreticilere hediye edilerek, “yerelden yeşeren üretim” anlayışının simgesi olarak dağıtıldı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

FixCloud’dan Türkiye’nin Yapay Zekâ Altyapısına Dev Yatırım

Türkiye’nin lider bulut teknoloji markası FixCloud, kurumların pahalı donanım yatırımları yapmadan, en gelişmiş yapay zekâ teknolojilerini kullanmasını sağlayacak yeni hizmetini duyurdu. HP Enterprise ve Nvidia iş birliği ürünü son teknoloji donanımlarla desteklenen bu hizmet, şirketlere ihtiyaç duydukları yüksek işlem gücünü saatlik, günlük veya aylık kiralayabilme imkânı sunuyor. Böylece kullanıcılar, yapay zekâ projelerini kısa sürede kolayca hayata geçirebilecek. FixCloud’un bu oyun değiştirici hamlesiyle yapay zekânın kapıları, startup ve KOBİ’lerden büyük işletmelere kadar herkese açılacak.

Türkiye’nin önde gelen bulut servis sağlayıcısı FixCloud, yapay zekâ, makine öğrenimi ve veri bilimi gibi yüksek performans gerektiren alanlar için yeni hizmetini devreye aldı. “GPU as a Service” (GPUaaS) olarak adlandırılan bu çözüm, şirketlerin yeni nesil teknolojilere geçişte en büyük sorunlarından biri olan yüksek başlangıç maliyetlerini ortadan kaldırmayı hedefliyor.

FixCloud CEO’su Yılmaz Barçın, yapay zekâ alanında Türkiye’nin en büyük altyapısını oluşturmak için çıktıkları yolda, ilk aşamada 2 milyon dolarlık, toplamda 10 milyon dolara ulaşacak yatırımla hemen her ölçekte firmanın yapay zekâ kullanımına esnek fiyatlarla cevap vereceklerini belirtti. 

Yüksek Donanım Maliyetleri Tarih Oluyor

Yılmaz Barçın, yapay zekâ uygulamalarının, normal bilgisayarların çok ötesinde bir işlem gücüne ihtiyaç duyduğunu ve bu gücü sağlayan özel donanımların (GPU-Grafik İşlemci Birimi) ise hem yüksek maliyetli hem de kısmi yasaklı olduğunu dile getirdi. 

Şirketlere bu donanımları satın alma zorunluluğu olmadan, ihtiyaçları kadar kullanma esnekliği sunduklarını söyleyen Barçın, “Geliştirdiğimiz ‘kullandığın kadar öde’ modeli sayesinde süper bilgisayar gücü saatlik, günlük veya aylık olarak kiralanabiliyor. İşletmeler, taahhüt istenmeyen bu hizmetle özellikle Retrieval Augmented Generation (RAG) gibi modern yapay zekâ mimarilerine erişerek inovasyon hızlarını arttırabilecek. Dünyanın en ileri yapay zekâ çipleri arasında gösterilen Nvidia’nın GH200 süper çiplerini kullanarak geliştirdiğimiz bu hizmeti, Türkiye’de kurduğumuz altyapı üzerinden yüksek güvenlikli şekilde ve KVKK uyumu ile sağlıyoruz.” diye konuştu. 

10 Milyon Dolarlık Yatırımın İlk Aşaması Tamamlandı

Barçın, yapay zekâ ve veri analizinin, günümüzde şirketler için en önemli rekabet araçlarından biri haline geldiğine dikkati çekerek, şunları da kaydetti: 

Türkiye’nin en büyük yapay zekâ işlem gücü (GPU-Grafik İşlemci Birimi) altyapısını kurmak için yola çıktık. Teknoloji devi HP Enterprise ile stratejik iş birliği yaparak, altyapımızı 2 milyon dolar değerindeki bloklar halinde büyütüyoruz. 2026 yılı içerisinde toplam yatırımımızın 10 milyon doları aşmasını hedefliyoruz.

ABD’nin yapay zekâ teknoloji kısıtlamaları nedeniyle Türkiye’de en yeni nesil çiplere ulaşmak oldukça zor. FixCloud olarak bu engeli ortadan kaldırıyoruz. Müşterilerimize sadece bir hizmet değil, küresel rakiplerle yarışabilecekleri bir teknoloji gücü sunuyoruz. Büyük dil modellerini eğitmek, optimize etmek veya üretken yapay zekâyı güvenli şekilde çalıştırmak için gerekli GPU gücü, artık elinizin altında olacak. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

CoinTR’den Kullanıcılarına Özel Ödüllü Kampanyalar

Türkiye’nin yenilikçi kripto para platformu CoinTR, hem yeni kullanıcılarını hem de mevcut üyelerini ödüllendirmek üzere iki ayrı kampanya başlattı. “CoinTR’ye Hoş Geldin” kampanyası ve “CoinTR Hediye Kutusu Etkinliği” ile kullanıcılar, yüzlerce liralık hediye kazanma fırsatına sahip oluyor.

Yeni Kullanıcılara 200 TL Hoş Geldin Hediyesi

CoinTR, platforma ilk kez katılacak kullanıcılara özel olarak 200 TRY değerinde hoş geldin hediyesi veriyor. Katılımcılar, yalnızca hesap oluşturup kampanya sayfasındaki “Katıl” butonuna tıklayarak hediyesini almaya hak kazanabiliyor. Kampanyadan yararlanmak için herhangi bir alım-satım işlemi yapma zorunluluğu bulunmuyor.

Kampanya, Türkiye saati ile 14 Ekim 2025 saat 19.00 ile 21 Ekim 2025 saat 19.00 tarihleri arasında geçerli olacak. Katılım koşullarını sağlayan kullanıcıların ödülleri, en geç 5 iş günü içerisinde Spot hesaplarına yatırılacak. Hediyenin kullanılabilmesi için KYC doğrulamasının tamamlanması gerekiyor. Her kullanıcı yalnızca bir kez kampanyadan faydalanabiliyor.

CoinTR Hediye Kutusu Etkinliği: 3 Farklı Coin Hediyesi  Kullanıcıları Bekliyor

CoinTR’nin düzenlediği bir diğer etkinlik olan “Hediye Kutusu Etkinliği”, hem yeni hem de mevcut kullanıcıların katılımına açık. Etkinlik kapsamında belirli görevleri tamamlayan kullanıcılar, yaklaşık 10 USDT değerinde 3 farklı coin kazanma şansı elde ediyor.

Etkinlik, Türkiye saati ile 31 Ekim 2025 saat 10.00’da sona eriyor. 

Katılım için kullanıcıların aşağıdaki adımları tamamlaması gerekiyor:
1.⁠ ⁠KYC doğrulamasını yapmak,
2.⁠ ⁠TRY yatırarak hesabını aktif hale getirmek,
3.⁠ ⁠İlk işlemini gerçekleştirmek:
●    Yeni kullanıcılar için minimum 50 USDT işlem hacmi (USDT/TRY hariç),
●    Mevcut kullanıcılar için minimum 1.000 USDT işlem hacmi (USDT/TRY hariç),
4.⁠ ⁠Tüm görevleri tamamladıktan sonra kampanya sayfasındaki “Talep Et” butonuna tıklamak.

Tüm şartları sağlayan kullanıcıların hediyeleri, 3 iş günü içerisinde Spot hesaplarına aktarılacak. Etkinlik yalnızca bireysel kullanıcılar için geçerli olup, kurumsal ve alt hesaplar kapsam dışı tutuluyor.

Katılım Koşulları ve Genel Bilgilendirme

Her iki kampanya da yalnızca bireysel ve doğrulanmış CoinTR kullanıcılarına yöneliktir.
Katılım, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasına sahip kullanıcılarla sınırlıdır. 
Kazanılan ödüller, kullanıcıların Spot hesaplarına yatırılmakta olup, CoinTR platformu içerisinde kullanılabilir.

Ödül değerleri piyasa koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
CoinTR, sahte hesap açma, hileli işlem hacmi yaratma veya olağandışı faaliyetlerde bulunan kullanıcıları önceden bildirimde bulunmaksızın diskalifiye etme hakkını saklı tutar.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ünlü şarkıcı Hande Yener, meme kanserini yenme deneyimiyle kadınlara güç verdi

Meme kanserinde elle yapılan muayenenin hayat kurtarabileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri, ünlü sanatçı Hande Yener. 5 yıl önce kendi kendini elle muayene ederken kitle hissedip hemen doktora giden ve meme kanseri olduğunu öğrenen ünlü sanatçı Hande Yener, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde düzenlenen etkinlikte meme kanserini nasıl yendiğini ve yaşadıklarını içtenlikle anlattı… 

Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği’nin desteğiyle gerçekleştirilen “Meme Kanserine Karşı  Her Raunda Hazırız” etkinliğine katılan Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Esen İçten ve Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nuran Beşe de tanı ve tedavide en yeni gelişmeleri paylaştılar, katılımcılardan gelen soruları yanıtladılar… 

Dünya genelinde her 8 kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Erken evrede tanı alan her 10 kadından 9’u ise meme kanserinden tamamen kurtuluyor. Kadınların ayda bir kendi kendine yapacakları meme muayenesi erken tanıda kritik rol oynuyor. Bunun en önemli örneklerinden biri ünlü sanatçı Hande Yener oldu. 5 yıl önce kendi kendini elle muayene ederken memesinde kitle hissedip hemen doktora giden ve meme kanseri olduğunu öğrenen Hande Yener, o dönem ailesini ve sevenlerini üzmemek için kanser tedavisi gördüğünü kimseye anlatmamıştı. Prof. Dr. Cihan Uras’ın başarıyla gerçekleştirdiği ameliyat ile kanseri yenen Hande Yener, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ve Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü desteğiyle gerçekleştirilen “Meme Kanserine Karşı Her Raunda Hazırız” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Kadınlara elle muayenenin ve erken teşhisin önemini anlatmak zorundayım” diyerek yaşadığı sancılı süreci tüm detaylarıyla, içtenlikle anlattı. 

Hande Yener: “Çok büyük şey yaşayıp, erken tanı sayesinde grip gibi atlattım”

Meme kanserini, kendi kendine elle yaptığı muayene sırasında fark ettiğini, erken tanı ve doğru ellerde doğru tedavi sayesinde hızlıca atlattığını dile getiren Hande Yener konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Erken tanı için kendi kendini elle muayene çok önemli. Açıkçası bu kadar büyük şey yaşayıp, grip atlatmışım gibi çıktım hastalıktan. Değerli hocalarımın sayesinde, çok ağır bir şey yaşayıp çok hafif atlattım. Duyduğumda çok büyük travma yaşadım. Ben kendimi çok seven bir kişiyim, bu nedenle kendi kontrolümü elimle kendime yapıp, kendim buldum. O süreçte pandemi süreciydi, herkes hastanelere gitmekten korkarken ben hastaneye koşa koşa geldim. Henüz Cihan hocamızla tanışmamıştım, klasik jinekolojik kontrolümden birinde doktoruma ‘ben mememde bir şey hissediyorum, bakabilir misiniz?’ dedim. ‘Paniklik bir şey yok, takip ederiz’ deyip eve yolladı. Ama ben bir şey hissediyordum, çünkü bir şey vardı ve 3 ayı zor geçirdim, koşa koşa tekrar doktora gittim. ‘Bir şey var’ dedim. Bana ‘mamografi çektirelim mi?’ dedi, ‘tabi ki’ dedim. Akşam 7’de gittim, çektirdim, laboratuvarın önünde bekliyorum, kimseler yok. Hocalardan birinin odasına girdim. Keşke girmeseydim! O sırada laboratuvardaki doktorun ‘felaket’ diye konuştuğunu duydum. Yığıldım, büyük bir kriz geçirdim, ağlıyorum. Arkadaşımı aradım, ‘Cihan hoca’yı bul’ dedi bana. Hocamız akşam 7’de rapor okumaya hastaneye gidiyormuş. Cihan hoca beni kabul etti, odasına girdiğim an aydınlandım ben. Huzurlu bakışı ve profesyonelliğiyle beni çok rahatlattı. ‘Yarın sabah parça alacağım ama o kadar kötü durumun yok’ dedi. Annemden, ablamdan, oğlumdan, ailemden bir sene sakladım. ‘Hatam neydi, neden böyle oldum’ diye düşündüm. Ertesi gün ameliyat oldum. Bütün ekip odaya girdiler ve hocam elimi tuttu, dedi ki ‘lenfler güzel, hiçbir problem yok, iki üç güne taburcu olabilirsin.’  Direnlerim 15 gün kaldı, evdekiler fark etmesin diye ceplerime sakladım. Sonra ‘bu senin ikinci şansın, işine gücüne git’ dedim kendi kendime. Altın Kelebek’te ödül almaya direnlerimle gittim, direnlerimi vatkalarımın içine soktum belli olmasın diye… Bu süreçte uzaya fırlatılıp geri geldim adeta. 6 ayda bir kontrol oluyorum. Şu an 4. yılımdayım. Emin ellerde, güvende olmak, harika bir doktorla bu süreci atlatmak benim için çok büyük bir şans.” 

Sağlığına çok özen gösterdiğini vurgulayan Yener “Hem yokmuş gibi, hem de işin ciddiyetinin farkında olarak adım adım ilerleyip, sağlığım için neler yapabilirim bunu sürekli takip ettiğim için, hala da öyleyim, spor yapıyorum, iyi besleniyorum, uykuma dikkat ediyorum, sebzeyle besleniyorum, bol su içiyorum ve sık sık hocamızı ziyaret ediyorum” diye konuştu. 

Prof. Dr. Cihan Uras: “Erken tanı ile meme kanserini tamamen yenmek mümkün”

Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras konuşmasında; meme kanserinde erken tanı sayesinde hastalıktan büyük oranda hatta tamamen kurtulmanın mümkün hale geldiğini belirterek “Tekrar vurgulamak isterim ki; erken tanı çok önemli. Erken tanı hayat kurtarır. Erken tanının sağlanması da tarama yöntemleri ve kadınlarımızın kendi kendilerini muayene ederek memelerini tanımalarından geçiyor” dedi. Günümüzde meme kanseri tedavisinde çok ciddi ilerlemeler kaydedildiğini belirten Prof. Dr. Uras sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sayede çok ileri evredeki meme kanserli hastalarımızı iyi bir tedaviyle başlangıç noktasına döndürüp yeniden sağlıklı bir yaşama devam etmelerini sağlayabiliyoruz. Meme kanserlerinin biyolojik yapısını öğrendiğimizden beri her tümöre farklı yaklaşımlarımız var. Bunlar arasında standart kemoterapiler, antihormon tedavileri, immünoterapiler ve ‘akıllı ilaç’ olarak bilinen hedefe yönelik tedaviler var. Bu sayede kadınlarımızı çok daha etkili bir şekilde tedavi ederek sağlıklarına kavuşturabiliyoruz.” 

Prof. Dr. Özlem Sönmez: “Birkaç dakikalık bir kontrol, bir ömürlük fark yaratabilir”

Erken tanının meme kanseriyle mücadelede yaşam süresini ve tedavi başarısını belirleyen en kritik faktör olduğunu söyleyen Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, “Basit bir tarama, bir hayatın yönünü değiştirebilir. Modern tıpta artık geç kalmak istemeyen değil, erken davranan kadınlar kazanıyor. Çünkü birkaç dakikalık bir kontrol, bir ömürlük fark yaratabilir” dedi. Günümüzde ‘her hastaya aynı tedavi’ döneminin geride kaldığını vurgulayan Prof. Dr. Sönmez sözlerini şöyle sürdürdü: “Her hastaya, kendi biyolojisine uygun en etkili tedavi uygulanabiliyor. Bu yaklaşım tedavideki başarıyı artırırken, yaşam kalitesini koruyor. Bilim artık yalnızca hastalığı değil, hastayı merkeze alıyor. Çünkü her kadının kanseri farklı ve tedavisi de öyle olmalı.  Meme kanseriyle mücadelede bilim artık bir devrim çağında. Yeni nesil hedefe yönelik tedaviler, immünoterapiler ve klinik araştırmalar sayesinde her geçen gün daha fazla kadına umut doğuyor. Her yeni keşif, bir sonraki raundun daha güçlü geçmesini sağlıyor.”

Prof. Dr. Gül Esen İçten: “Mamografi zararlı değil!”

Mamografik taramanın erken tanıda etkinliği kanıtlanmış bir yöntem olduğuna dikkat çeken Acıbadem Maslak Hastanesi Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Esen İçten, “Mamografi ülkemizdeki tüm hastanelerde ve KETEM tarama merkezlerinde sunulan bir hizmet. Günümüzde sıklığı giderek artan meme kanserinin tanısında gecikmemek için 40 yaşın üzerindeki tüm kadınlar bu hizmetten yararlanmalı. Yanlış bilgilendirmeler nedeniyle kadınlarımız mamografi tetkikinden çekiniyor ve zararlı olduğunu düşünüyor. Mamografi çekimlerinde dikkat edilmesi gereken faktörler, cihaz kalitesi ve incelemeyi değerlendirecek olan radyoloğun tecrübesi” dedi. Buna karşın mamografinin tek başına tüm meme kanserlerini saptayamayacağını vurgulayan Prof. Dr. İçten sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle meme dokusu yoğun olan kişilerde erken tanı, tümörün yayılımını değerlendirme ve tedavi sonrası için ek görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç var. Erken tanıda risk bazlı yaklaşımlar gelecekte daha çok kullanılacak. Risk durumlarına göre kişiye özel planlanacak incelemeler daha fazla kadının en erken evrede tanı almasını sağlayacak.” 

Prof. Dr. Nuran Beşe: “Gereksiz Protez Ameliyatlarından Kaçınılmalı”

Acıbadem Maslak Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nuran Beşe, günümüzde tedavi sürelerinin kısaldığını belirterek “Radyoterapiyi çok özel bir durum olmadıkça 15-16 seansta tamamlıyoruz. Tedavilerde hastanın yaşam kalitesini koruyarak mümkün olduğunca en etkili, en minimal uygulamalara yöneliyoruz. Uygun hastalarda tüm meme yerine tümörün bulunduğu bölgeyi yani parsiyel meme ışınlaması uygulayarak kalp ve akciğerin aldığı dozları neredeyse sıfıra indiriyoruz ve radyoterapiyi 5 günde tamamlıyoruz” dedi. Hastaların gereksiz protez ameliyatlarından kaçınmaları gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Beşe şöyle konuştu: “Gerçekten bir risk varsa -örneğin BRCA 1/2 pozitifliği gibi genetik bir faktör söz konusuysa ya da cerrah tarafından memenin takibi çok zorsa, memede farklı kadranlarda tümör varsa, özetle hekim bu işlemi mutlaka gerekli görüyorsa hastalığın olduğu memenin ya da her ikisinin boşaltılması gündeme gelebilir. Ancak işlem hastanın isteğiyle, ‘her iki meme boşaltılsın ve bu hastalıktan kurtulayım’ yanılsaması ile yapıldığında kozmetik sonuç ne kadar iyi olursa olsun kişi yapay iki meme taşıyor olur ve hiçbir zaman kendi memesi kadar konforlu olamaz. Eğer hastaya implant takıldıktan sonra radyoterapi uygulanması gerekirse bu durumda çok daha dikkatli olunmalı. İmplantı etkileme ve kozmetik sonucu bozma riski ile karşı karşıya oluruz. Bu nedenle hastalar bu kararı tamamen doktorlarına bıraksınlar ve mutlak gerekli ise yaptırsınlar. Sonuçta meme koruyucu cerrahi ve radyoterapi altın standart olarak kabul edilmektedir.”

 

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bengi Apak – ‘Büyülü Değil’ 17 Ekim’de Zorlu PSM Sahnesi’nde!

Türkiye’nin en eski ve ödüllü komedi podcasti O Tarz Mı? ile tanınan komedyen Bengi Apak, kısa sürede büyük ilgi gören tek kişilik stand-up şovu “Büyülü Değil” ile İstanbul’un en sevilen sahnelerinden birine hazırlanıyor.

Geçtiğimiz yıldan bu yana yurtiçi ve yurtdışında 100’den fazla kapalı gişe şovla dikkat çeken Bengi Apak, 17 Ekim 2025 Cuma akşamı Zorlu Turkcell Platinum Sahnesi’nde sahne alacak.

“Büyülü Değil” gösterisinde özel olmaya, abartılı büyülü anlara, kabak lifine ve sumaklı soğanlara isyan eden Bengi Apak, izleyiciden tam not alan uzun setiyle katılımcılara kahkaha dolu anlar yaşatacak.

Gösteriye yoğun ilgi!

Yoğun bir ilginin olduğu bu özel gecenin sınırlı sayıda biletleri ise tükenmek üzere.  

Biletler: Passo’da!

Gösteri Takvimi:
17 Ekim – İstanbul – Zorlu Turkcell Platinum Sahnesi
18 Ekim – İstanbul – Komedi Kulüp
25 Ekim – Londra – The Comedy Store
7 Kasım – Denizli – Merkezefendi Kültür Merkezi
15 Kasım – İzmir – Nazım Hikmet Kültür Merkezi
20 Kasım – Ankara – Ankara Sanat Tiyatrosu
22 Kasım – Kocaeli – Alternatif Sahne
5 Aralık – Eskişehir – Odunpazarı 100. Yıl Kültür Merkezi
20 Şubat – Mersin – Yenişehir Kültür Merkezi

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yukarı Haldere’deki tarihi hamam yeniden ayağa kalkıyor

Gölcük Belediyesi’nin ilçedeki ecdat yadigarlarını ihya etme hedefiyle başlatılan, Yukarı Halıdere tarihî Osmanlı hamamında restorasyon çalışmaları devam ediyor.

Gölcük Belediyesi’nin başlattığı çalışma ile Yukarı Halıdere’de bulunan tarihi Osmanlı dönemi hamamı, yeniden hayat buluyor. Bu kapsamda “1. grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tescilli olan Yukarı Halıdere tarihî Osmanlı dönemi hamamında restorasyon çalışmaları devam ediyor. Tarihi hamamı ziyaret ederek incelemelerde bulunan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.

Tarihi değerler gün yüzüne çıkıyor

Proje tamamlandığında, Yukarı Halıdere Hamamı’nın amacına uygun şekilde hizmet vermesi ve bölgenin tarihi dokusuna katkı sağlaması hedefleniyor. Restorasyon süreci titizlikle yürütülürken, hamamın orijinal mimari özellikleri korunarak, tarihi dokusuna zarar verilmeden yenilenmesi amaçlanıyor. Daha önce Osmanlı dönemine ait; Örcün, Değirmendere Yukarı Mahalle ve Yukarı Ulaşlı’da bulunan tarihi hamamların restorasyonlarını tamamlayan Gölcük Belediyesi, benzeri projelerle kentin tarihi değerlerini de gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor.

Çalışmalar KUDEB denetiminde ilerliyor

Kocaeli Kültür Varlıkları Koruma Kurulu ve Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB) denetiminde yürütülen çalışmalarının tamamlanması sonrasında tarihi hamam Gölcüklülerin ve ilçe turizminin hizmetine sunulacak.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik Salt Yorumlama etkinlikleri, “90’lardan Beri Halı’dayız” kapsamındaki sergi turlarıyla devam ediyor.

Garanti BBVA tarafından kurulan Salt90’lardan Beri Halı’dayız sergisi kapsamında ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik sergi turları düzenliyor. Salt Yorumlama dâhilinde 13-17 yaş grubuna özel olarak hazırlanan programla, öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünceye dayalı öğrenme olanaklarının geliştirilmesi amaçlanıyor.

Umut Ceyhan Akyol’un rehberliğindeki turlarda öğrenciler, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’ne bağlı Halı Atölyesi’nin üretimlerini yakından inceleme fırsatı bulacak; kolektif çalışma, hafıza, oyun ve dayanışma gibi kavramlar üzerine tartışacaklar.

Halı Atölyesi, halı dokuma eğitimini güncel sanatla ilişkilendiren, “beraber öğrenme”ye dayalı pedagojik yaklaşımı ve herkesin katılımına açık programlarıyla gerek kurum içinde gerekse kurum dışında benzersiz bir konum edindi. 1992’de atölyeye asistan olarak atanan görsel sanatçı ve akademisyen Gülçin Aksoy (1965-2024) ile ona eşlik eden bir grup öğrenci ve yol arkadaşının önayak olduğu dinamizm, 1990’lar sonundan itibaren atölyeyi günbegün dönüştürdü. “Bir halıyı da dokuyabilirsiniz, bir fikri de” anlayışıyla şekillenen Halı, farklı kuşaklardan sanatçıların çalışmalarına, performans ve sergilere ev sahipliği yaptı; müfredat dışı ilgilere kulak veren “açık bir atölye” hâline geldi.

Bu kolektif sürecin izlerini taşıyan işleri bir araya getiren sergi, öğrencileri birlikte üretmenin ve düşünmenin yollarını keşfetmeye davet ediyor.

21 Ekim 2025 ile 24 Şubat 2026 tarihleri arasında Salt Beyoğlu’nda gerçekleştirilecek ücretsiz sergi turlarına öğrenci grubunuzla katılmak için [email protected] adresine e-posta gönderebilir veya (0212) 377 42 00 numaralı telefonu arayarak rezervasyon yaptırabilirsiniz.

90’lardan Beri Halı’dayız kapsamındaki yetişkinlere yönelik sergi turlarının ilki ise 23 Ekim Perşembe saat 18.30’da gerçekleştirilecek. Ayrıntılı bilgi için: saltonline.org.

Umut Ceyhan Akyol, lisansını Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat Yönetimi Bölümü’nde tamamlamıştır. Aynı kurumun Müzecilik Bölümü’nde yüksek lisansına devam eden Akyol, lisans eğitimi süresince müzelerde erişilebilirlik üzerine çalışmış; çeşitli sivil toplum kuruluşlarında proje asistanlığı yapmıştır. Ayrıca YTÜ Kültür, Sanat ve Müze Komisyonu bünyesindeki YTÜ Müzesi projesinde yer almış; İstanbul Modern ile Atatürk Kültür Merkezi’nde farklı yaş gruplarına yönelik rehberli turlar ve atölye çalışmalarında görev üstlenmiştir. Kültürel miras alanında toplumsal kapsayıcılık ve erişilebilirlik konuları odağında çalışmalarını sürdürmektedir.

90’lardan Beri Halı’dayız, Spot Projects’in desteği; Türk Tuborg A.Ş., Asya International Movers, Bankerhan Hotel, Eureko Sigorta ve Jotun Boya’nın katkılarıyla gerçekleştirilmektedir.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nilüferli kız çocukları Polonya’da farklı kültürlerle buluştu

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğiyle farklı ülkelerden akranlarıyla bir araya gelen Nilüferli kız çocukları, eşitlik ve dayanışma temelli bir deneyim yaşadı.

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, kız çocuklarının güçlenmesi ve uluslararası dayanışma bilincinin gelişmesi amacıyla önemli bir iş birliğine imza attı. Uluslararası Erasmus Plus Projesi kapsamında yürütülen “Dünya Kız Çocukları Günü – Çok Uluslu Gençlik Buluşması” ile Nilüferli dört kız çocuğu, Polonya’da farklı ülkelerden yaşıtlarıyla bir araya gelerek eşitlik temelli bir deneyim yaşadı.

Nilüfer Kent Konseyi, katılımcıların seçiminde şeffaf bir yöntem izledi. Sosyal medya üzerinden yapılan çağrıda özellikle daha önce yurtdışına çıkmamış kız çocuklarının başvurularına öncelik verildi. Nilüfer Belediyesi ise, resmi yazışmalardan vize sürecine kadar tüm teknik ve idari konularda desteğini sağladı. Değerlendirme sürecinin ardından dört kız çocuğu, bir lider eşliğinde 6-12 Ekim tarihleri arasında Polonya’da gerçekleştirilen programa katıldı.

DAYANIŞMA KÜLTÜRÜNE KATKI
Türkiye’nin yanı sıra Polonya, Almanya, İspanya’nın Bask Bölgesi ve Filistin’den katılımcıların yer aldığı buluşmada; kız çocuklarının güçlenmesi, dayanışma kültürünün gelişmesi ve eşitlik temelli bir farkındalık yaratılması amaçlandı. Program boyunca dil animasyonları, takı yapım atölyeleri, feminizm temalı çalışmalar ve kültürel geziler düzenlendi. Etkinliğin sonunda tüm katılımcılara sertifikaları takdim edildi.
Bu anlamlı buluşma, Nilüferli kız çocuklarının dünyaya açılan penceresi olurken, gelecekte daha eşit ve güçlü bir toplum için atılan adımların da en güzel örneklerinden biri oldu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı