İZKİTAP’ta “İzmir Tarım ve Gıda Ekosistemi” konuşuldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Kültürpark’ta düzenlenen İZKİTAP- 6. İzmir Kitap Fuarı kapsamında, FİKİR Gazetesi’nin yürüttüğü “Fikir Söyleşileri” dizisi devam ediyor. Dizinin dünkü konukları, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınma politikaları, güvenli gıda sistemleri ve üretici destekleri üzerine yürütülen çalışmaları paylaştı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsalda yaşanan göç, üretimdeki aksaklıklar ve iklim krizi gibi temel sorunlara karşı geliştirdiği projelerle hem üreticiyi destekliyor hem de kentliye güvenli gıda ulaştırıyor. İzmir Sanat’ta gerçekleştirilen “İzmir Tarım ve Gıda Ekosistemi” başlıklı oturumda İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür ve İZTARIM Genel Müdürü Öztürk Kurt konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmacılar, Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal üretim, planlama ve tedarik politikalarını, “iyi tarım, sağlıklı gıda, güçlü üretici” ilkeleriyle bütünleşik kırsal kalkınma modelini ve hayata geçirilen tanzim satış sistemini anlattı. 

“951 mahalleyi içeriyor” 
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel, kent genelindeki kırsal alanların sorunlarını tespit etmek amacıyla kapsamlı bir veri tabanı ve stratejik planlama çalışması yürüttüklerini belirterek, İzmir’in 12 bin kilometrekarelik yüzölçümünün 11 bin kilometrekarelik kısmının kırsal alan olarak değerlendirildiğini söyledi. Yüksel, “Krizler, salgınlar, savaşlar ve artan dalgalanmalar karşısında kırsal alanda ne yapmalıyız, nasıl yapmalıyız sorusuna çözüm aramaya çalışıyoruz. Bunun için öncelikle bir veri tabanı oluşturduk. 11 bin kilometrekarenin yaklaşık 10 bin 600 kilometrekarelik kısmını kapsayan çalışma alanımız 951 mahalleyi içeriyor. Özellikle öncelikli envanter çalışmalarıyla çok önemli verilere ulaştık. Daha sonra bu alana ilişkin, kırsalda ne yaşadığımızı ve sorunlarımızın neler olduğunu tespit ettik” diye konuştu. 

“Kent Gıda Politikaları Meclisi oluşturulacak”
Kırsal alan stratejik plan çalışmalarına da değinen Yüksel, “Tüm bu verilerle birlikte kırsal alan stratejik planı çalışmasına başladık. Kırsal alan sınıflaması, kırsal alan tipolojisi ve köylerde kaybolan geleneksel dokuyu göz önünde bulundurarak bir kırsal tasarım rehberi hazırlıyoruz. Bu çalışmalar 2026’da tamamlanacak ve İzmir’de devam eden üst ölçekli mekansal plan kararlarına entegre edilecek. İzmir’in havzaları, Küçük Menderes, Gediz, Bakırçay ve Yarımada gibi alanlar kendi özgün niteliklerine uygun planlamalarla ele alınacak. Böylece yaşanabilir planlama ve müdahale araçları geliştirilecek” dedi. 
İzmir Kent Gıda Sistemleri Belgesi çalışmasını da başlattıklarını belirten Yüksel, “Amacımız hem salgınlar hem gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar hem de tarımsal üretimde azalmalar nedeniyle sıkıntılar yaşanan sağlıklı gıdaya erişimi, daha sistemli bir şekilde sağlamak. Tüm paydaşları kapsayan bir yapı oluşturmak için çalışıyoruz. Kamu, üretici, kooperatif, bakanlık, sivil toplum, üniversite ve akademisyenlerin birlikte çalışacağı bir Kent Gıda Politikaları Meclisi oluşturacağız. Bu meclis, yatay bir hiyerarşi ile çalışacak ve nihai olarak gıda strateji belgesinin hazırlanmasını sağlayacak” şeklinde konuştu. 

“Akıllı sayaçla su yönetimi yapıyoruz”
Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür de İzmir’in tarımsal potansiyeline dikkat çekerek, “İzmir aslında tarımsal potansiyel bakımından Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri. Birçok noktada üretim deseninde birinci sıradayız. Ayrıca, Küçük Menderes’ten Bakırçay ve Gediz’e uzanan güçlü havzalarımız var. Anadolu’nun birçok bölgesinde yetişmeyen ürünler, İzmir topraklarında başarılı bir şekilde üretiliyor. Süt hayvancılığında da Türkiye lideriyiz ve organik tarımda öncü konumdayız” dedi.
Üngür, “Su krizine karşı Sulama Şube Müdürlüğü aracılığıyla hayvan içme suyu, sulama göletleri ve tesisleri inşa ediyoruz. Özellikle Dikili’de 10 bin dekara hitap eden bir tesis açtık ve 600’e yakın akıllı sayaçla su yönetimi yapıyoruz. Amacımız sadece suyu korumak değil, çiftçilere alternatif olarak kuraklığa dayanıklı bitkiler önermek. Örneğin silajlık mısır gibi su tüketimi yüksek bitkiler yerine hayvanların beslenmesinde kullanılabilecek ürünler üzerinde çalışmalar yapıyoruz ve bunları çiftçilerimize aktarıyoruz” diyerek yürüttükleri çalışmalarını anlattı. 
Üngür ayrıca, fidan dağıtımı, zararlılarla mücadele ve su ürünleri desteklerini yürüttüklerini, küçük balıkçılara buz makinesi dağıttıklarını belirtti. Orman yangınlarından etkilenen çiftçilere yem ve su deposu yardımı verildiğini, incir üretiminde büyük potansiyele sahip Tire’de paketleme tesisi kuracaklarını aktardı. Don olaylarına karşı erken uyarı ve yapay zeka destekli sistemler kurduklarını da ifade eden Üngür, “iyi tarım” uygulamaları ile doğal ve sağlıklı gıdaya vatandaşların erişimini sağlama konusunda aralıksız çalıştıklarının altını çizdi.  

İZMAR’ı anlattı
İZTARIM Genel Müdürü Öztürk Kurt, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kırsalda üretimi destekleyerek göçü önlemeyi ve kamu eliyle güvenli gıda üretmeyi hedeflediğini vurguladı. Kurt, “Üreticinin sütünü satın alarak fabrikada paketleyip vatandaşa ulaştırıyoruz. Geçen yıl, Süt Kuzusu projesi için fabrikamızda 1 milyon adet süt üretimi gerçekleştirdik. Bu yılın sonuna kadar 2 milyon adedini tamamlayıp İzmir’deki ihtiyaç sahibi çocuklara planlanmış program çerçevesinde ulaştıracağız” dedi.
Belediyenin geçmişten gelen tanzim satış kültürüne atıfta bulunan Kurt, “Geçmiş dönemde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde kurulmuş olan TANSAŞ, Türkiye’de güvenilir gıda dendiğinde akla gelen ilk örneklerden biriydi. Tanzim satış kültürü bu kentte yerleşik hale gelmişti. Bugün biz de bu anlayışı yeniden hayata geçiriyoruz. İZTARIM bünyesinde kurulan İZMAR, bu sürecin en önemli adımlarından biri. Bu şekilde güvenli gıda kamu eliyle vatandaşlara ulaştırılıyor” ifadelerini kullandı.

Üretimden gelen güç
İZMAR modelinin kırsal bölgelerde üretimi destekleyen bir yapıya dönüştüğünü de belirten Öztürk Kurt, “Bu sistem sayesinde hem bölgesel kalkınmaya katkı sağlıyoruz hem de üreticilerin kendi yaşadıkları yerde kalmalarını teşvik ediyoruz. İnsanların göç etmeden, doğdukları topraklarda üretimi sürdürmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Çağın getirdiği teknolojilerle yenilenmiş bir üretim modeli oluşturduk. Bu açıdan İZMAR, bizim için sadece bir satış noktası değil, üretimden tüketime uzanan güvenli gıda zincirinin kamusal bir teminatı” diye konuştu.
Kurt, “İZMAR’da bizim için en önemli mesele, sadece ürünü vatandaşa ulaştırmak değil; güvenli gıdayı kamu güvencesiyle üretip sunabilmek. Bugün kendi sütümüzü, yoğurdumuzu, tereyağımızı kendi markamızla üretiyoruz. Bu hafta itibarıyla ayranımızın da deneme üretimlerini tamamlayacağız. Yani sadece al-sat yapan bir yapı değil, üretimden gelen gücünü vatandaşa yansıtan bir sistem kurduk” dedi.

20 şube hedefi
Nisan ayında faaliyete başlayan İZMAR’ın kısa sürede önemli bir etki yarattığını ve yıl sonuna kadar 20 şubeye ulaşmayı hedeflediklerini belirten Kurt, “Bugün 12 mağazamız hizmette. İzmir’in farklı noktalarında yaptığımız satışlarla birlikte, çevremizdeki marketlerin fiyatlarını düşürdüğünü gözlemledik. Bu, doğrudan kamunun piyasayı dengeleyici etkisinin göstergesi. Başkanımızın da her fırsatta dile getirdiği gibi, insanların bütçesine bir kuruş bile katkı sağlayabiliyorsak bu bizim için çok değerli. Yüzde 10-20 oranındaki farklar, vatandaşın yaşamına doğrudan dokunan sonuçlar yaratıyor” diye konuştu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Beyaz Kalpler’den ‘Saygınlar’a güzellik dokunuşu

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentin gençleriyle 65 yaş üstü vatandaşları buluşturan anlamlı bir etkinliğe imza attı. Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi’nde Kuaförlük ve Güzellik Uzmanlığı Atölyesi’nde eğitim gören öğrenciler, Saygınlar Kulübü üyelerinin kişisel bakımlarını yerine getirdi.

SAÇLAR ÖZENLE ŞEKİLLENDİRİLDİ

Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğü’ne bağlı Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi’nde öğrenim gören gençler ile Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı Saygınlar Kulübü üyeleri, anlamlı bir etkinlikte bir araya geldi.  Etkinlik kapsamında Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi’nin Kuaförlük ve Güzellik Uzmanlığı Atölyesi’nde eğitim gören öğrenciler, Saygınlar Kulübü üyelerinin kişisel bakım isteklerini yerine getirdi. Öğrenciler büyüklerine saç şekillendirme, fön çekme, maşa uygulama, kaş tasarımı, el bakımı, tırnak şekillendirme ve temel makyaj gibi işlemler uyguladı. O günün makyajı öğrencilerin ellerinden çıkarken, bakımı yapılan saçlar da özenle şekillendirildi. Saygınlar Kulübü üyeleri, gençlerin titiz çalışmasından ve ilgisinden büyük memnuniyet duydu.

GENÇLER BECERİLERİNİ UYGULADI, BÜYÜKLER MUTLU OLDU

Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi, çeşitli nedenlerle örgün eğitime devam edememiş 14-18 yaş arası gençlere yönelik mesleki eğitim ve hobi atölyeleriyle onların hayata aktif katılımını destekleyen bir sosyal hizmet projesi. Eğitim sürecinde edindikleri bilgi ve becerileri uygulama fırsatı bulan öğrenciler, bu etkinlikte hem deneyim kazandı hem de topluma katkı sağlamanın mutluluğunu yaşadı.

SAYGINLAR PEK ÇOK ETKİNLİK SUNUYOR

Saygınlar Kulübü ise Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 65 yaş ve üzeri vatandaşlara yönelik olarak hayata geçirdiği bir sosyal yaşam projesi. Emeklilik sonrası dönemde yalnızlaşmayı önlemek, aktif yaşlanmayı teşvik etmek ve toplumsal katılımı artırmak amacıyla kurulan kulüp, üyelerine doğa yürüyüşlerinden sağlıklı yaşam eğitimlerine, sanattan spora kadar pek çok etkinlik imkânı sunuyor.

SICAK DOKUNUŞLAR, GÜZEL ANILAR

Saygınlar Kulübü üyeleri, gün sonunda kendilerine sunulan hizmetten dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a teşekkür etti. Katılımcılar, gençlerle bir araya gelmenin kendilerine moral ve enerji verdiğini, hayat deneyimlerini paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Beyaz Kalpler öğrencileri ise hem büyüklerinden duydukları memnuniyetin hem de uygulama yaparak edindikleri deneyimin kendilerini motive ettiğini söyledi. Öğrenciler, “Büyüklerimizin mutluluğunu görmek bizi de çok mutlu etti” sözleriyle duygularını dile getirdi.

PAYLAŞIM VE SEVGİNİN BİRLEŞTİĞİ ETKİNLİK

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği bu etkinlik, hem gençlerin mesleki becerilerini toplumsal faydaya dönüştürdüğü hem de yaş almış bireylerin sosyal yaşamla bağlarını güçlendirdiği örnek bir buluşma oldu. Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi öğrencileri ile Saygınlar Kulübü üyelerinin bir araya geldiği bu özel gün, kuşaklar arasında sevgi, saygı ve paylaşımın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İZKİTAP’a her yaştan ziyaretçi

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle Kültürpark’ta düzenlenen İZKİTAP – 6. İzmir Kitap Fuarı, sadece yayın dünyasının önemli isimlerini değil ev sahipliği yaptığı sergilerle de sanatın farklı dallarından eserleri İzmirlilerle buluşturuyor. Fuar, her yaştan ziyaretçiyi ağırlarken özellikle çocuklar ve öğrenciler yoğun ilgi gösteriyor. Kitaplarla ve sergilerle buluşan genç ziyaretçiler, fuar atmosferine renk katıyor.

Kültürpark’ta yer alan düzenlenen sergiler, fuar ziyaretçilerinden yoğun ilgi görüyor. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda Folkart iş birliğiyle Atlas Pavyonu’nda yer alan Mustafa Kemal Atatürk’ün özel eşyaları, annesi Zübeyde Hanım’ın yazdığı mektuplar ve 250’den fazla benzersiz fotoğrafla 1907-1938 yılları arasındaki liderlik yolculuğunu gözler önüne seren “Ve Mavi Gözleri Çakmak Çakmaktı” Mustafa Kemal Atatürk sergisi ile dünyaca ünlü medya sanatçısı Refik Anadol’un teknolojiyi ve sanatı birleştiren yapısıyla “Şifanın Algısı” ve “Makine Rüyaları: Ege” sergileri, ziyaretçi akınına uğruyor. Sergiler, ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

Sergilere ilgi büyük
 
Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde ise uluslararası dokuma sanatçısı Fırat Neziroğlu’nun şehre olan özlemini özgün tekniğiyle ifade ettiği “İzmir’i Özledim” Sergisi ile farklı ülkelerden gelen seramik sanat örneklerini bir araya getiren Mehmet Nuri Göçen Vakfı’nın Uluslararası Seramik Çalıştayı Koleksiyonu Sergisi, sanatseverlerle buluşuyor.
Ayrıca, Pakistan Pavyonu’nda yer alan ve farklı bir kültürel bakış açısı sunan ArtMeet 2025 kapsamındaki Artemis’ten Dara’ya Ütopyayı Hatırla Sergisi de ziyaretçilerin ilgisiyle karşılanıyor.

26 Ekim’e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak
 İzmir Kitap Fuarı, sadece kitaplarla değil, aynı zamanda bu özel sergilerle de kültürel bir şölen sunuyor. Fuar, her yaştan ziyaretçiye hitap eden etkinlikleriyle de dikkat çekiyor. Özellikle çocuklar ve öğrenciler fuara büyük ilgi gösteriyor; aileler, eğitim kurumları ve genç ziyaretçilerle dolup taşan fuar, İzmir’in kültürel yaşamını renklendirmeye devam ediyor. İZKİTAP 26 Ekim’e kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Castrol’den Sanat ve Sporu Buluşturan Eser: Devrim & Renk Erbil’den Toprak Razgatlıoğlu’na “Işığın ve Rengin Yolculuğu”

Castrol, spordaki tutkuyu sanatın diliyle buluşturdu. Dünya Superbike Şampiyonu Toprak Razgatlıoğlu’nun üçüncü şampiyonluğu, Türkiye’nin yaşayan sanat efsanelerinden Devrim Erbil ve sanatçı kızı Renk Erbil tarafından hazırlanan “Işığın ve Rengin Yolculuğu” adlı özel eserle taçlandırıldı.

Madeni yağ pazarının lider markalarından Castrol’ün katkılarıyla hayata geçirilen bu özel çalışma, Türkiye’nin yaratıcılığını, enerjisini ve başarı gücünü aynı çerçevede buluşturdu.

Türkiye’nin ışığını dünyaya taşıyan şampiyon

2021, 2024 ve 2025 yıllarında kazandığı Dünya Superbike Şampiyonluklarıyla Türk motor sporları tarihine adını altın harflerle yazdıran Toprak Razgatlıoğlu, Türkiye’nin gururu olmaya devam ediyor. 

Devrim ve Renk Erbil’in “Işığın ve Rengin Yolculuğu” adlı eseri, Castrol’ün desteğiyle Toprak Razgatlıoğlu’nun üçüncü dünya şampiyonluğu onuruna özel olarak hazırlandı. Eserin çıkış noktası, şampiyon pilotun yarışlarda simgeleşen “stopie” hareketinden ilham aldı. Bu anlamlı çalışma, Türk sanatının yaratıcılığını ve Türk sporunun başarısını aynı noktada buluşturarak ortak bir gurur hikayesine dönüştü.

“Castrol, sanatı ve sporu aynı tutkuda buluşturdu”

Eseri Toprak Razgatlıoğlu’na takdim eden Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Pazarlama Direktörü Cansu Taç Ekmekçiler, duygularını şu sözlerle paylaştı: “Castrol olarak her zaman hareketin, enerjinin ve tutkunun birleştirici gücüne inanıyoruz. Toprak Razgatlıoğlu, bu gücün pistteki en güçlü sembollerinden biri. Devrim Erbil ve Renk Erbil’in yarattığı bu özel eser, Toprak’ın başarı hikayesini sanatın diliyle anlamlı bir şekilde aktarıyor. Her zaman özel bir anlam taşıyacak bu eser, Castrol’ün spora, sporcuya ve sanata duyduğu saygının en güzel ifadesi oldu.”

“Işıkla hızın, duygu ile tekniğin kesiştiği bir noktadayız”

Eseri hakkında konuşan Devrim Erbil, sanat ile motor sporlarının ortak paydasını şöyle anlattı: “Sanat, tıpkı motor sporları gibi denge, cesaret ve ritim ister. Işıkla hızın, duygu ile tekniğin kesiştiği bu noktada, Toprak’ın başarısını sanatla kutlamak büyük bir mutluluk. Castrol’ün desteğiyle ortaya çıkan bu eser, sanatla sporu aynı ışık altında buluşturan anlamlı bir yolculuk oldu.”

“Bu eser, Antalya’dan doğan bir ilham hikayesi”

Eseri birlikte yaratan Renk Erbil ise, duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Bu proje, bizim için hem sanatsal hem duygusal bir deneyimdi. Toprak’ın gücü, tevazusu ve tutkusu bize büyük bir ilham verdi. Antalya’dan yola çıkan bu hikaye, ışıkla birleştiğinde evrensel bir ilhama dönüştü. Castrol’ün enerjisiyle harmanlanan bu eser, bir baba–kız iş birliğinin en güzel örneklerinden biri oldu.”

Eser Hakkında: “Işığın ve Rengin Yolculuğu”

“Işığın ve Rengin Yolculuğu”, Devrim Erbil’in Antalya kompozisyonlarını Renk Erbil’in renkli geometrik soyutlamalarıyla buluşturuyor. Eserin ilham noktası Toprak Razgatlıoğlu’nun yarış pistlerinde simgeleşen ön tekerlek üzerindeki “stopie” hareketi oldu.

Toprak’ın doğup büyüdüğü Antalya, hem Erbil’in sanatında hem de Toprak’ın kariyer yolculuğunda ortak bir sembol olarak yer alıyor. Antalya’nın ışığından, renklerinden ve enerjisinden beslenen eser, klasik resim ile çağdaş ışık sanatını bir araya getirerek “hareketin sanata dönüşümünü” anlatıyor.  Castrol’ün temsil ettiği dinamizm, yenilik ve tutku, eserin ışıkla kurgulanan yapısına ilham verdi.

“Işığın ve Rengin Yolculuğu”, sanatı, sporu ve enerjiyi aynı potada birleştiren Türkiye imzası taşıyan bir gurur simgesi haline geldi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Altın Portakal Film Festivali biletleri yoğun ilgi gördü

Bu yıl 62. si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali için geri sayım sürerken, festival filmlerinin biletleri satışa çıktı. Filmlerin biletleri satışa çıktığı andan itibaren sinemaseverlerden yoğun ilgi gördü.  

Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne sayılı günler kaldı. Festivalde yerli ve yabancı izleyiciyle buluşacak filmlerin biletleri satışa çıktı. Bir gün önce Biletix üzerinden satışa sunulan biletlerin büyük bölümü kısa sürede tükendi. Bugün ise sabahın erken saatlerinden itibaren gişe satışı başlayan biletler için Antalya Kültür Merkezi (AKM) önünde uzun kuyruklar oluştu. Sinemaseverler, biletlerini gişeden satın almak için erken saatlerde AKM’ye akın etti. Öğrenci bileti 10 TL, tam bilet 20 TL olarak satışa sunulan biletler yoğun ilgi gördü. Sinemaseverler izlemek istedikleri filmleri seçerek, biletlerini aldı.  
HEYECANLI BEKLEYİŞ
Sabahın erken saatlerinde gelip ilk bilet alanlardan olan emekli öğretmen Olcay Sarıkaya festival için çok heyecanlı olduğunu belirterek, “Bilet alınca çok sevindim.  Filmleri seyretmek için bütün bir sene boyunca heyecanla bekliyorum” diyerek Büyükşehir Belediyesi’ne festival için teşekkür etti. Berlin’den Altın Portakal Film Festivali için gelen Işıl Özcan ise “Bütün filmleri izlemek istiyorum. Onun için buraya geldim. Altın Portakal Film Festivali’nin şehrimizde yapılması bizi çok mutlu ediyor” ifadelerini kullandı. 
“HER SINIFTAN VE YAŞTAN İNSAN BURADA”
Daha önce Ankara’da üniversite öğrencisi olan Neslihan Gezici de bilet fiyatlarının uygun olduğuna vurgu yaparak “Böyle kültürel aktiviteleri çok yakından takip ediyorum. Çok güzel filmler ve çok güzel insanlarla temas ediyoruz. Bu atmosferi tadıyor olmak beni çok mutlu ediyor. Her sınıftan ve yaştan insan burada“ dedi. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” Ataşehir’de Seyirciyle Buluştu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, beğeniyle izlenen oyunlarından “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” ile Ataşehir seyircisine konuk oldu.

Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” 21 Ekim 2025 Salı günü saat 15.00 ve 20.00’de İnal Aydınoğlu Kültür Merkezi Şener Şen Sahnesi’nde seyirci karşısına çıktı.

Nazi Dönemi Avrupa’sı, Almanya’nın Polonya’yı işgali, Polonya’daki direniş hareketi gibi pek çok tarihi dönemin yansımalarını taşıyan, geniş oyuncu kadrosuyla dikkat çeken “Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi” Ataşehir seyircisinden yoğun ilgi gördü.

Seyircinin büyük bir heyecan ve merakla takip ettiği oyun, gösterim sonunda uzun süre ayakta alkışlandı.

YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ (13+ Yaş)

Polonya’nın Nazi işgalinin hemen öncesinde, Varşova Tiyatrosu’nda Hitler karşıtı bir oyunun genel provası yapılmaktadır. Diplomatik bir skandala yol açma ihtimali yüzünden son anda gelen bir haberle sansür kurulu tarafından oyun yasaklanır.

Daha önce oynadıkları “Hamlet“i yeniden gündeme almak zorunda kalırlar. Tiyatronun sanat yönetmeni ve ünlü oyuncusu Jozef Tura Hamlet’i oynamaktadır. Karısı Maria da ünlü bir oyuncudur ve çok hayranı vardır. Kısa bir süre sonra Almanlar Polonya’yı işgal eder. Tiyatro kapanır ve oyuncular işsiz kalırlar. Ancak tiyatronun genel sanat yönetmeninin karısı Maria’ya âşık olan havacı bir teğmen aracılığıyla, aralarına sızan bir Alman casusun Polonya’daki direnişçilerin adlarını oluşturduğu listeyi Nazilere iletmek üzere olduğunu öğrenirler. Casusa engel olmak için herkes üzerine düşeni yapacaktır ve rollerini gerçek hayata taşıma zamanı gelmiştir. Ellerinde sadece sanatsal enstrümanları vardır yani oyunculuk, kostüm ve dekorları.

Oyunda Aziz Sarvan, Emre Narcı, Emre Şen, Erkan Akkoyunlu, Gürkan Başbuğ, Hüseyin Köroğlu, Özgür Ali Kuruçay, Şenay Saçbüker, Tarık Köksal, Ümit Bülent Dinçer, Vildan Türkbaş, Volkan Ayhan, Yasemin Tunca, Yonca İnal rol alıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nilüfer’de binden fazla öğrenci Cumhuriyet için koştu

Nilüfer Belediyesi’nin Cumhuriyet’in 102. yılı kutlamaları, bu yıl yine büyük bir heyecanla başladı. 55 okuldan bin 609 öğrenci, “Okullar Arası Cumhuriyet Koşusu”nda Cumhuriyet’in değerleri için ter döktü, kardeşlik ve dayanışma içinde koştu.

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer İlçe Kaymakamlığı ve Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle geleneksel olarak düzenlenen “Okullar Arası Cumhuriyet Koşusu” büyük bir coşkuya sahne oldu. Etkinlikte 55 okuldan bin 609 sporcu 8 kategoride yarıştı. Yarışmanın başlangıcına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ve Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or katıldı. Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerindeki koşunun başlangıcını Başkan Şadi Özdemir yaptı. Yarış, Nilüfer Belediyesi Halkevi önündeki Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Cumhuriyet Meydanı’nda çocuklar çeşitli etkinlik ve oyunlarla eğlendi.

ÖNEMLİ OLAN CUMHURİYET HEYECANININ BİR PARÇASI OLMAK

Yarışların sonunda Cumhuriyet Meydanı’nda ödül töreni yapıldı. Burada konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, herkesin Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak, 29 Ekim’de FSM Bulvarı’ndan başlayacak ‘Cumhuriyet Yürüyüşü’ne davet etti. Yarışmaya katılan tüm çocukları kutlayan Başkan Şadi Özdemir, “Esas olan yarışmaktır. Birinci olmak elbette keyiflidir ama Cumhuriyet Koşusu’na katılmak, bu heyecanın bir parçası olmak her şeyden değerlidir. Sizleri çok seviyoruz, her zaman birlikte olmayı diliyorum” dedi.

DERECEYE GİRENLER ÖDÜLLENDİRİLDİ

Daha sonra ‘Minik Kızlar’, ‘Minik Erkekler’, ‘Küçük Kızlar’, ‘Küçük Erkekler’, ‘Yıldız Kızlar’, ‘Yıldız Erkekler’, ‘Genç Kızlar’ ve ‘Genç Erkekler’ kategorilerinde bireysel ve takım olarak dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Ayrıca, ‘Başkanlık Kupası’ ödülü de verildi. Başarılı sporculara ödüllerini Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun, Bukle Erman ve Okan Şahin, Meclis Üyeleri Demirhan Aslan, Resul Tarman, Salig Güleç, Mehtap Esen, Ekrem Erk, Ali Sezgin ve Berna Hacer Bilici ile Nilüfer Belediyespor Başkanı Muharrem Or takdim etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Vekili Büşra Özdemir Antalya Turizm Fuarı’nda

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, bu yıl 7.’si açılan Uluslararası Antalya Turizm Fuarı’nda sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya’ya gelen misafirlerin şehre adım attığı anda yaşadığı deneyimin çok önemli olduğunu belirterek, ulaşım ve altyapıya büyük önem verdiklerini söyledi.

Bu yıl 7.’si gerçekleştirilen Uluslararası Antalya Turizm Fuarı’nın açılışına Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. “Turizm Her Şeydir” mottosuyla Anfaş Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, sektör temsilcilerine turizm teknolojilerinden sürdürülebilirliğe, kültürden gastronomiye kadar birçok alanda bilgi ve deneyimlerini paylaşma fırsatı sunuyor.

İLK DENEYİM ÇOK ÖNEMLİ

Fuarın açılışında konuşan Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya ve ülkenin sahip olduğu kültürel ve doğal değerler ile dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olduğuna dikkat çekti. Başkan Vekili Özdemir, “Dünya değişiyor; turistin beklentisi, davranışı, bilinci değişiyor. Artık insanlar sadece dinlenmek değil, yaşamak, hissetmek, deneyimlemek istiyor. Bu da bizlere yeni bir vizyon ve yeni bir anlayışı uygulamaya koymamızın gerektiğini söylüyor. Bu bağlamda, yerel yönetim olarak bizlere önemli görevlerimiz olduğunun bilincindeyiz.  Gelen misafirin şehre adım attığı anda yaşadığı deneyim çok önemli. Bu nedenle belediye olarak, ulaşım ve altyapıya büyük önem veriyoruz” dedi.

SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZMDE NET BİR VİZYON OLUŞTU

Şehir içi ulaşımda ise, özellikle yoğun sezonlarda hem çevreci hem pratik çözümler üzerinde çalıştıklarını aktaran Büşra Özdemir, “Akıllı ulaşım sistemleri, otobüs güzergâh düzenlemeleri ve toplu taşıma entegrasyonlarıyla misafirlerimizin konforunu artıracağız. Bunun yanında; sahil yollarımızın düzenlenmesi, kent estetiğinin güçlendirilmesi ve turistik bölgelerdeki altyapı yenilemeleri öncelikli gündemimizde yer almaktadır. Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilir turizm konusunda net bir vizyon belirledik. Su kaynaklarımızı koruyacağız. Geri dönüşümü yaygınlaştıracağız. Yenilenebilir enerji kullanımını artıracağız. Yeşil sertifikalı tesisleri teşvik edeceğiz ve çevre dostu ulaşım çözümlerini kent genelinde destekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

BU EMANETİ ÇOCUKLARIMIZA TERTEMİZ BIRAKMALIYIZ

“Antalya’nın doğal zenginlikleri, sadece bugünün değil, yarının da emaneti” diyen Başkan Vekili Büşra Özdemir, “Bu emaneti çocuklarımıza tertemiz bir şekilde bırakmak hepimizin sorumluluğudur. Antalya artık sadece yaz tatilinin değil, dört mevsim turizmin adresi olmalı. Bu doğrultuda; Kültür zenginliklerimizi korumalıyız. Spor turizmi kapsamında, kamp merkezleri, maratonlar ve uluslararası turnuvalarla Antalya’yı sporun da başkenti yapıyoruz. Kongre ve fuar turizmi için yeni alanlar, modern salonlar planlıyoruz. Gastronomi turizmi alanında, yerel ürünleri ve yöresel mutfağımızı dünya sahnesine çıkarmak için çalışmalar yürütüyoruz. Ayrıca yayla turizmi, eko turizm, sağlık turizmi ve kırsal turizm gibi alanlarda da yeni rotalar ve yatırım fırsatları oluşturuyoruz” diye konuştu.

Başkan Vekili Büşra Özdemir daha sonra  Vali Hulusi Şahin, KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ile birlikte fuarı gezerek, sektör temsilcileriyle sohbet etti.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Tugay 8. Elektrik Tesisleri Ulusal Kongre ve Sergisi’ni açtı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen 8. Elektrik Tesisleri Ulusal Kongre ve Sergisi’nin açılışını yaptı. Başkan Tugay, konuşmasında enerjiden güvenliğe tüm hizmetlerin kamu eliyle insanlara adil bir şekilde verilmesi gerektiğini vurguladı. 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)  Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi tarafından bu yıl 8’inci kez organize edilen Elektrik Tesisleri Ulusal Kongre ve Sergisi’nin açılış törenine katıldı. İzmir Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’ndeki etkinlik 22-23-24 Ekim 2025 tarihlerinde bilim insanları, üreticiler, tasarımcılar, uygulayıcılar ile kamu ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Kongrenin açılış törenine Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Acar, EMO Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş, Aydınlatma Türk Milli Komitesi Başkanı Prof. Dr. Rengin Ünver, EMO İzmir Şubesi Başkanı Gülhan Gürler, ekonomist-gazeteci Dr. Emin Çapa, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, sektör temsilcileri ve öğrenciler katıldı. 

İklim krizine değindi
Kongrenin açılış konuşmasını yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, “Enerji yaşamın omurgası. Diğer taraftan iklim krizi gibi bir gündem var. İklim krizine baktığımız zaman en büyük sorunun enerji alanında olduğunu görüyoruz. İklim krizinin sonuçlarını her geçen gün daha çok hissediyoruz” dedi. 
İklim kriziyle mücadeleden kamusal alanların korunması ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesine kadar çok sayıda konuya değinen Başkan Tugay, “Elektrik ve enerji, karbon emisyonunu azaltmada bütün detaylarıyla görmemiz gereken bir konu. Türkiye’de ve İzmir’de kişi başına 6 ton karbon emisyonu var. Kopenhag’da 2 buçuk ton. İyi durumda değiliz. İnsanların sağlığıyla ilgili, güvenliğiyle ilgili, ihtiyaçlarıyla ilgili adil şekilde hizmet verilmesi kamuyla ilgili bir durum. Doğru ama böyle bir kamu değil. Bununla herkesin yüzleşmesi lazım” diye konuştu.  

“Lütfen katılın, yardım edin”
Kamunun dönüşümüne ihtiyaç olduğunu ifade eden Başkan Tugay, “Devletin, kamu kurumlarının kendini düzeltmesi gerekiyor. Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni yeniden yapılandırmaya çalışıyorum. İnovasyon kültürü ve katılımcı yönetim anlayışını oturtmaya çalışıyorum. Bu konuyla ilgili çabam devam edecek. İyi bir noktaya da geldiğimize inanıyorum. Tabii sadece bizim yapmamızla olmaz. Lütfen katılın, lütfen yardım edin. Bunu kendiniz için yapın” dedi. 

“Dışa bağımlı hale getirmeye devam ediyor”
TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Acar, “TMMOB, insan yaşamı için son derece önemli olan enerjinin, kaynağından tüketimine kadar geçen tüm süreçlerin, insanların ve gelecek kuşakların yararına uygulanması ve planlanması gerektiğine inanır. Enerji ihtiyacının karşılanması da bir kamu hizmetidir. Enerjinin üretimden tüketime kadar bütünsel olarak kamusal yönetilmesi gerekir” ifadelerini kullandı. 
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş, Türkiye’nin içinde bulunduğu tabloyu özetleyerek, “Temel altyapı hizmetlerinin özelleştirildiği, devletin kamudan tamamen çekildiğini görüyoruz. Ülkemizin ısrar ettiği bu özelleştirme politikası ülkeyi yoksullaştırmaya, sanayisizleştirmeye, dışa bağımlı hale getirmeye devam ediyor” diye konuştu. 

Çevre dostu sanayileşme vurgusu 
Aydınlatma Türk Milli Komitesi Başkanı Prof. Dr. Rengin Ünver, “Bu kongre kapsamında 3 gün değişik konularda sempozyumlar düzenlenecek. Ayrıca bir de sergi var. Bunların hazırlanmasına katkı koyan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. 
EMO İzmir Şubesi Başkanı Gülhan Gürler, “Bugün dışa bağımlılıktan kaynaklanan enerji hammadde ve ekipman maliyetlerindeki artışlar, işçi maliyetlerini düşürerek dengelenmeye çalışılan ekonomik bir yapı yaratmıştır. Çocuklarımızın geleceği için bilgi yoğun bir sanayileşme politikasını hayata geçirmeliyiz. Enerji yoğunluğunu azaltmanın yolu, yüksek katma değerli çevre dostu sanayileşmeden geçmektedir” dedi. 

Çapa: İzmir bizim sanayi şehrimiz olmamalı
Açılış töreninin ardından gazeteci Emin Çapa, kongrenin açılış sunumunu gerçekleştirdi. Emin Çapa, yeni bir dünyanın fotoğrafını global ölçekten yerel ölçeğe kadar tüm verilerle izleyenlere anlattı. Yeni dünyada Türkiye’nin refah ve özgürlük içinde geleceğe umutla bakabilmesi için bilim ve akıl vurgusu yapan Çapa, İzmir’in çok özel bir şehir olduğunu ifade etti. Çapa, “Akıllı şehirler geleceğin en önemli konusu. İzmir bizim sanayi şehrimiz olmamalı. Kültürüyle, birikimiyle İzmir bizim yaratıcı endüstriyel merkezimiz olmalı” dedi. 
Başkan Tugay’ın konuşmasına atıfta bulunarak, onun herkesin sorumluluk alması gerektiği çağrısını yineleyen Çapa, “Bu yıkım hızlanıyor. Buradan bir gelecek inşa edemeyiz. Çocukların hepsi yurt dışına çıkıyor. Daha iyi bir gelecek istiyoruz. Türkiye’de soru şu: Kim liderlik edecek? Dünya değişmelidir diyenler ben değiştirebilirim demelidir. Siz değiştireceksiniz, kimse değiştirmeyecek” ifadelerini kullandı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Modanın kalbi İzmir’de atıyor

Fuar İzmir’de eş zamanlı olarak düzenlenen INTERMODA Ayakkabı ve Çanta Fuarı ile Fashion Prime-8. Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı törenle ziyarete açıldı. Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, tekstil sektörünün zor bir dönemden geçtiğini ancak umutsuz olmadığını belirterek, “Türkiye, bir tekstil ülkesi.  Tekstil ve hazır giyim sektörleri, yıllardır bu ülkenin üretim omurgası olmuştur. Geçen yıl 38 ülkeden 7 bin 753 ziyaretçiyi ağırlayan fuarımız bu yıl daha da büyüdü, uluslararası ölçekte dikkat çekmeye devam ediyor. Tüm zorlukları aşacak güce sahibiz. Fuarlar, geçmişte olduğu gibi bugün de İzmir’in geleceğini inşa etmeye devam edecek” dedi. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından bu yıl 8. kez düzenlenen Fashion Prime- Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı ile birlikte eş zamanlı düzenlenen INTERMODA Ayakkabı ve Çanta Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ev sahipliğinde yapılan Fashion Prime Fuarı’nın açılışına Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları, oda, dernek, sivil toplum kuruluşları, moda sektörünün temsilcileri ile yabancı konuklar katıldı. Fashion Prime, kumaşlardan oluşan tasarımların defilesiyle başladı. 

“Dikkat çeken bir merkez olma yolunda emin adımlarla ilerliyor”
Törende yaptığı konuşmada aynı gün açılışını yaptıkları fuarlara dikkat çeken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “İzmir’in üretim gücünü, yaratıcılığını ve tasarım yeteneğini bir kez daha dünyaya gösterdiğimiz çok özel günler yaşıyoruz. FASHİON PRİME – 8. Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı’na ev sahipliği yapmaktan büyük onur duyuyoruz. Kumaşın dokusundan konfeksiyonun estetiğine, yan sanayinin inceliğinden hazır giyim teknolojilerinin yeniliklerine kadar her detay burada buluştu.  Fuar, İzmir’in tarihindeki dokuyu, çağdaş bir yorumla bugüne getiriyor. Geleceğin modasını şekillendirecek bir yaratıcılık alanı niteliği taşıyor. FASHİON PRİME, geçen yıl 38 ülkeden 7 bin 753 ziyaretçiyi ağırlamıştı. Bu yıl daha da büyüdü. Bu kez gelinlik, abiye ve damatlık üretiminde kullanılan kumaşlar ve aksesuarlar ön planda. Bu temayla birlikte FASHİON PRİME, uluslararası ölçekte dikkat çeken bir merkez olma yolunda emin adımlarla ilerliyor” dedi.

“Sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olmaya devam edecek”
Fuarların sektöre yeni fırsatlar sunacağını kaydeden Başkan Tugay, “Burada kurulan ticari bağlar, 2026 yılında düzenlenecek IF Wedding Fashion İzmir Fuarı’na da doğrudan katkı sağlayacak. Yani bugün buradaki her adım, İzmir’in moda ekosistemini büyüten zincirin halkası olacak. Fuar süresince defileler, B2B iş görüşmeleri ve sektör buluşmaları, üreticilerimize yeni fırsatlar sunacak. Ben inanıyorum ki Fashion Prime, önümüzdeki yıllarda da sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olmaya devam edecek” şeklinde konuştu.

“Zorlukları aşacak güce sahibiz”
Hazır giyim ve tekstil sektörünün zor günlerden geçtiğini söyleyen Tugay, “Birkaç yıl önce 21 milyar dolar olan ihracatımızın bu yıl 17 milyar dolarda kalması bekleniyor. Sanayi ihracatında genel bir artış varken hazır giyim bu ivmenin gerisinde kaldı. Payımız yüzde 8,7’ye düştü. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin ihracatı da yüzde 8 azaldı, 1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Yılı 1,3 milyar dolar civarında kapatacağız, oysa geçen yıl 1,4 milyar dolara ulaşmıştık. İstihdamda da benzer bir tablo var. İmalat sanayisindeki istihdam kaybının yüzde 35’i hazır giyim ve konfeksiyondan kaynaklanıyor. SGK verileriyle; 2022 sonunda sektörde 1,2 milyon kişi çalışırken bugün bu sayı 903 bine indi. Yani sektörde son iki buçuk yılda 300 bin kişi işini kaybetti. Bu, ülkemiz için ciddi bir uyarı niteliğinde. Dünya hazır giyim ticareti 2024’te 612 milyar dolara ulaştı. Ama Türkiye’nin payı gerileyerek 2025 ortasında yüzde 2,96’ya inerek geriledi. Bu, son 35 yılın en düşük oranı. Bunun nedeni, artan maliyetlerin satış fiyatlarına yansıtılamaması. Bu tablo, ihracatta ve üretimde bir yeniden yapılanma ihtiyacını açıkça ortaya koyuyor. Elbette zor bir dönemden geçiyoruz ama ben umutsuz değilim. Türkiye, bir tekstil ülkesi. Tekstil ve hazır giyim sektörleri, yıllardır bu ülkenin üretim omurgası olmuştur. Zorlukları aşacak güce sahibiz” dedi.

“Üretimin yanındayız”
Yeşil üretim, dijitalleşme, yapay zekâ ve inovasyon alanlarında ciddi bir dönüşüm yaşandığını kaydeden Başkan Tugay, “Buna ayak uydurmak zorundayız. Bu süreç, rekabet gücümüzü yeniden artıracak. Küresel olarak 2025’te düşük büyüme beklense de 2025-2029 arasında dünya hazır giyim üretiminde yüzde 4’ün üzerinde artış öngörülüyor. Bizim hedefimiz, bu büyümeden yeniden pay almaktır. Hazır giyim sektörü, Türkiye’de aynı zamanda istihdamın sigortasıdır. Üretimden kopmadığımız, insanımızı işte tuttuğumuz sürece bu ülke kaybetmez. Bu ülkenin işe, aşa, yatırıma, daha fazla istihdam alanlarına ihtiyacı var. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üretim yapan herkesin yanında durmakta kararlıyız. Üreticilerimiz, tasarımcılarımız, iş insanlarımızla birlikte projeler üreteceğiz. Fuarlar, geçmişte olduğu gibi bugün de İzmir’in geleceğini inşa etmeye devam edecek. Fashion Prime da bu vizyonun güçlü bir parçasıdır” şeklinde konuştu. 

“Biz Türkiye Cumhuriyeti’ne ve büyük milletimize inanan insanlarız”
Başkan Tugay, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Yeniliğe ihtiyaç var, dünyada ilerleyen gelişmelere, inovasyon kültürüne ayak uydurmaya ihtiyacımız var. Toplumun her kesimi, tüm kurumlarıyla bu gelişimin ve değişimin bir parçası olmalı. Her bir sektörümüzün bu bakış açısıyla bakması lazım. Biz Türkiye Cumhuriyeti’ne ve büyük milletimize inanan insanlarız. Sizlerin de inandığınızı biliyorum. İzmir üretsin, üretmeye devam etsin, daha çok üretsin ve Türkiye kazansın, hepimiz kazanalım.”  

Gelinlik, abiye ve damatlık kumaşları öne çıkıyor
Fashion Prime-8. Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı, 24 Ekim’e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Bu yıl fuarın öne çıkan teması gelinlik, abiye ve damatlık üretiminde kullanılan kumaş ve aksesuarlar. Türkiye’nin ve İzmir’in, gelinlik, abiye ve damatlık üretimindeki güçlü konumu da fuarı uluslararası ölçekte destekleyip cazip hale getirecek. Katılımcı firmalar en yeni koleksiyonlarını hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen profesyonel ziyaretçilerle buluşturma fırsatı bulacak. Bu yıl özellikle Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Bosna-Hersek, İtalya, Kosova, Mısır, Nijerya, Polonya, Romanya, Rusya, Sırbistan ve Ukrayna gibi ülkelerden yoğun ziyaretçi katılımı bekleniyor.

Ayakkabıda son moda INTERMODA SHOES 
AKORT Tanıtım Organizasyon ve Fuarcılık tarafından; Ege AYSAD ve İzmir Ayakkabıcılar Odası iş birliğiyle, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Ticaret Odası, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, AYKÜSAN ve İzmir İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği desteğiyle düzenlenen INTERMODA SHOES Ayakkabı Fuarı 24 Ekim’e kadar devam edecek. Bu yıl ilk kez düzenlenen fuar en yeni ve en renkli koleksiyonların sergileneceği, ayakkabı modasının geleceğine yön verecek bir buluşma noktası olacak. Yapılan uluslararası tanıtım çalışmaları ve alım heyeti programları neticesinde, 30 farklı ülkeden 100’e yakın yabancı alıcının fuarı ziyaret etmesi planlanıyor. Ayrıca 100’ün üzerinde markanın ve yüzlerce ürünün yer aldığı fuar, Türk ayakkabı ihracatının gelişmesine ve sektörün dış ticaret hacminin artmasına önemli katkılar sağlayacak. Fuar kapsamında, yerli ve yabancı firmalar arasında iş görüşmeleri de organize edilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı