29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Etkinlikleri, İzmir’de Büyük Bir Coşkuyla Devam Ediyor

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 102. yıl dönümü, İzmir Valiliği himayesinde ve İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen kültür ve sanat etkinlikleriyle kutlanmaya devam ediyor. Konak Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilen “Bando Takımları Gösterisi” katılımcılardan yoğun ilgi gördü.

Etkinliğe; İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, İzmir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcıları İlker Erarslan ve Fuat Uğur’un yanı sıra eğitim yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

İzmirli Öğrencilerden Cumhuriyet’e Gurur Dolu Adımlar

Bornova Fatih Sultan Mehmet İlkokulu, Karabağlar Limontepe Seniye Hasan Saray İlkokulu, Buca Burhan Özfatura İlkokulu, Konak Şehit İdarî Ateşe Çağlar Yücel Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi, Buca Sultan Alparslan Anadolu Lisesi, Karabağlar Nene Hatun Kız Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi ile Bayraklı Mustafa Kemal Anadolu Lisesi öğlencilerinden oluşan “Bando Takımları”, İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü binasından başlayarak Konak Atatürk Meydanı’na kadar coşkulu bir yürüyüş gerçekleştirdi.

Katılımcıların alkışlarıyla gurur dolu anlara sahne olan Cumhuriyetimizin 102. yılı kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EÜ’de Asya Rönesansı Sempozyumu, kültürel mirası ve geleceği buluşturdu

Ege Üniversitesi (EÜ) Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü koordinatörlüğünde, Kazakistan Al-Farabi Üniversitesi ve Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanlığı İktisat Enstitüsü iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Asya Rönesansı Sempozyumu” başladı. Açılışa, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitü Müdürü Prof. Dr. Abdullah Temizkan, EÜ Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Kurucu Müdürü Prof. Dr. Fikret Türkmen, İkinci Asya Rönesansı Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Hamit Özman ve Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Fedakar ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Sempozyumun açılışında konuşan Prof. Dr. Abdullah Temizkan, “ ‘Işık Doğu’dan yükselir’ sözü kadim bir bilgeliktir. Tarih boyunca İpek Yolu, sadece ticaretin değil; kültürlerin, dillerin ve fikirlerin de köprüsü olmuştur. Batı, kağıt, pusula ve matbaayı doğudan öğrenip geliştirmiş, Rönesans ile güçlenirken, Doğu geride kalmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, bu gidişe dur diyerek mazlum milletlere örnek oldu. Bugün, hegemonya ancak bilim ve teknolojiyi üretmekle sona erebilir. Dünya yeniden Doğu’dan yükseliyor; Türkistan’daki genç Türk Cumhuriyetleri, Güney Kore, Çin ve Hindistan bilim ve teknolojide yükseliyor, Batı ile yarışıyorlar. Bu fırsatı kaçırmamak ve bilim, felsefe ile sanatta geride kalmamak zorundayız. Bu sempozyumun da bu amaca önemli katkı sağlayacağına inanıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi.

“Sempozyum hayat ağacıyla kültürel bağları canlandırdı”

Sempozyumun sadece akademik bir etkinlik olmanın ötesinde, kültürlerarası bağlantıyı ve geleceğe yönelik bir vizyonu temel aldığını belirten Prof. Dr. Pınar Fedakar, “Asya Rönesansı Sempozyumu’nun logosu olan Hayat Ağacı, yalnızca bir tasarım değil, binlerce yıllık kültürel mirası ve insanlık bilgisini simgeliyor. Türk mitolojisinde insanın ortasında durduğu bu ağaç, kökleriyle geçmişi, dallarıyla geleceği, yapraklarıyla da farklı kültürleri ve dilleri temsil eder. Mezopotamya’dan Çin’e, Hıristiyanlıktan Mayalara kadar pek çok kültürde benzer anlamlarla yer alır ve tümünde ortak hakikati, yani hayatın birbirine bağlı olduğunu ifade eder. Hayat Ağacı, köklerinden güç alarak yeniden filizlenen, doğudan yükselen ışığı simgeler; Rönesans da bu yeniden doğuşu, geçmişle geleceği bağlamayı ve kültürel mirası günümüzle buluşturmayı temsil eder. Bu nedenle sempozyum, sadece geçmişin mirasını değil, aynı zamanda gelecekte tartışılacak fikirleri ve iş birliklerini de kucaklayan bir platformdur” diye konuştu.

“Türk dünyası, bu çağın aktif mimarı olmayı hedefliyor”

Doç. Dr. Hamit Özman ise, “İçinde bulunduğumuz ve bir ‘Asya Rönesansı’ olarak gördüğümüz 21. yüzyılda, Türk dünyası olarak edilgen bir izleyici değil, bu yeni çağın aktif bir mimarı olmayı hedefliyoruz. G20 örneğinde sıkça vurguladığım gibi, gücümüz sadece geçici ekonomik verilerle değil, aynı zamanda politik ve stratejik özgül ağırlığımızla ölçülmelidir. Bu hedef doğrultusunda, devlet başkanlarımızın 2021’deki 8. Zirve’de imzaladığı ‘2040 Vizyonu’ belgesi yol haritamızı oluşturmaktadır. Bu vizyonda biz bilim insanlarına düşen pay ise üniversiteler arası iş birliğini artırmaktır ki Özbekistan ve Azerbaycan’da kurulan ortak üniversiteler bu yolda attığımız somut adımlardır ve bu iş birliğini daha da ileriye taşıyacağımıza inanıyorum”  dedi.

“Adil piyasa ve dijitalleşme ile iş birliğini güçlendiriyoruz”

Sempozyuma çevrimiçi katılan Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ahmet Can Balak, “Ticaret Bakanlığı olarak 85 milyon vatandaşımıza karşı sorumluluk bilinciyle hareket ediyor, adil ve rekabetçi bir piyasa yapısı içinde istikrarlı bir ticaret ortamı oluşturmak için çalışıyoruz. Esnafımızın, tacirlerimizin ve sanayicilerimizin daima yanındayız. Türk Ticaret Kanunu ve şirketler hukuku, Bakanlığımızın öncelikli alanlarından biridir. Güncel düzenlemelerle mevzuatımızı Avrupa Birliği standartlarıyla uyumlu hale getirdik. 2002 yılında 1 milyon 28 bin olan şirket sayısı bugün 2,5 milyonu aşmıştır. Dijitalleşme sürecinde de önemli adımlar attık. Elektronik Ticari Defter Sistemi ile ticari defterlerin dijital ortamda tutulmasını sağladık; tüm yeni şirketler bu sisteme entegre edilecektir. Ayrıca, esnaf ve kadın kooperatiflerinin e-ticarette daha etkin rol alması için düzenlemeler yaptık. Bu sempozyumun, ülkelerimiz arasında ekonomik iş birliğini güçlendirerek ortak hedeflerimize katkı sağlayacağına inanıyorum” diye konuştu.

Prof. Dr. Fikret Türkmen ise “Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü’nün kuruluşu uzun ve zorlu bir süreçti. Amacımız, Türk dünyasının ortak kültürel mirasını, ekonomik değerlerini ve inanç sistemlerini bilimsel olarak ortaya koymak ve hem Türkiye hem de diğer Türk Cumhuriyetlerine uluslararası düzeyde veri sunmaktı. Bu gerekçeyle enstitümüz resmen kuruldu. “SES” kısaltmasıyla anılan Türk Dünyası Sosyal, Ekonomik ve Siyasal İlişkiler Anabilim Dalı, bu sürecin organizasyonunu üstlenen temel birim oldu” dedi.

Al-Farabi Kazak Ulusal Üniversitesi Ekonomi ve İşletme Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Galiya Dauliyeva ise sempozyumun ekonomik faktörlerin ve uluslararası ilişkilerin tartışılması açısından büyük fayda sağlayacağını ifade etti.

Konuşmaların ardından, Prof. Dr. Abdullah Temizkan, protokol konuşmacılarına teşekkür belgelerini ve hediyelerini takdim etti.

İki gün sürecek etkinlik kapsamında çeşitli oturumlarda uluslararası katılımcılar tarafından Türk dünyasında; ekonomi ve uluslararası ilişkilerde iş birliği, rekabet ve entegrasyon gibi konular tartışılacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

‘Heartland Veterinerleri: Keçiler Özel’, 25 Ekim Cumartesi 21.00’de National Geographic WILD Ekranlarında!

Schroeder ailesi, kliniklerinde her türlü hayvanı tedavi edebilmek için her duruma karşı hazırlıklılar…Bu özel bölümde, zıplama yetisini kaybeden bir tavşana tekerlekli aparat takılırken, garip yürüyüşlü bir ördek yeniden dengesini buluyor ve bir kertenkeleye yeni bir yaşam şansı veriliyor. 

Hayvansever bu çiftin, tüm hayvanlara bakabilmek için verdikleri mücadeleyi gözler önüne seren “Heartland Veterinerleri: Keçiler Özel”, 25 Ekim Cumartesi saat 21.00’de National Geographic WILD’da!

Ödüllü yönetmenlerden nefes kesen belgeselleri, vahşi yaşamın gözler önüne serildiği kaliteli yapımları Türk izleyicisi ile buluşturan National Geographic WILD kanalını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Marshall Boya’nın Genel Müdürü Özgür Orçunus Oldu

Boya sektörünün öncü markalarından Marshall Boya, yeni bir atama gerçekleştirdi. Marshall Boya Ülke Satış ve Pazarlama Direktörü ve aynı zamanda Marshall Boya ve Vernik A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Özgür Orçunus, şirketin yeni Genel Müdürü oldu. 

Yeni görevine 1 Kasım 2025 tarihinde başlayacak olan Özgür Orçunus, Marshall Boya’nın Türkiye’deki operasyonlarına liderlik ederken, sürdürülebilir büyüme stratejileri, dijital dönüşüm, müşteri deneyimi ve yenilikçi ürün geliştirme vizyonunu daha da ileriye taşımakla sorumlu olacak.

Marmara Üniversitesi Almanca İşletme Bölümü mezunu olan Orçunus, aynı üniversitede Finansman ve Muhasebe alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ardından University of Houston’da İşletme (MBA) yüksek lisansını yapmıştır. İngilizce ve Almanca bilmektedir.

Marshall Boya’ya katılmadan önce Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde ve uluslararası markalarda pazarlama ve satış alanlarında üst düzey yöneticilik görevlerinde bulunan Özgür Orçunus,  2020 yılından bu yana Marshall Boya ve Vernik A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev alıyor. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Aksigorta, Broker ve Captive Acenteleriyle Buluştu

Sürdürülebilir iş ortaklığı modeliyle tüm paydaşları için değer yaratmaya devam eden Aksigorta, broker ve captive acentelerine özel düzenlediği toplantıda iş ortaklarıyla Pera Palace Hotel’de bir araya geldi. Aksigorta Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Binbaşgil, Aksigorta Genel Müdürü Fırat KurucaAksigorta Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Erdoğan ve Medisa Genel Müdürü Esra Öge’nin katılımı ile gerçekleşen toplantıda, Aksigorta’nın yeni yol haritası doğrultusunda hedefleri ve stratejik adımları ele alındı.

Toplantı, Aksigorta’nın iş ortaklarıyla güven temelli ve uzun vadeli bir büyüme yolculuğuna olan bağlılığını bir kez daha ortaya koydu. Ortak değerler ve yeni vizyon etrafında şekillenen bu birliktelik, sürdürülebilir büyüme hedeflerine giden yolda önemli bir adım oldu. Aksigorta, yeni stratejik yol haritası doğrultusunda iş ortaklarıyla aynı hedefe odaklanarak, sektörde sürdürülebilir ve karşılıklı değer yaratan bir büyüme modeline öncülük etmeyi hedefliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İZKİTAP Fikir Söyleşileri’nde Kadifekale Mahalle Bostanı, kentsel adalet ve eşitlik konuşuldu

6. İzmir Kitap Fuarı kapsamında düzenlenen Fikir Söyleşileri’nde,  Kadifekale Mahalle Bostanı Projesi ile İzmir’de toplumsal eşitlik, adalet ve bir arada yaşam kültürü üzerine yürütülen çalışmalar ele alındı. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle Kültürpark’ta düzenlenen İZKİTAP-6. İzmir Kitap Fuarı kapsamında, Fikir Gazetesi’nin yürüttüğü “Fikir Söyleşileri” dizisi devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nden Elif Gökçen ve Özge Şenyiğit, Tarımsal Hizmetler Dairesi’nden Dr. Mesut Yüce Yıldız, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürü Osman Gülmez ile İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç söyleşi dizilerinin konuğu oldu. 

Mahalle bostanları büyüyor
Kadifekale Mahalle Bostanı: Toprağın, kadınların ve çocukların dayanışma hikayesi” başlıklı söyleşide Kadifekale Mahalle Bostanı’nın temellerinin, bölgedeki saha çalışmalarında kadınlardan gelen taleplerle atıldığını belirten Elif Gökçen, “Kadınlar, ‘Toprağa dokunmak istiyoruz, ama yerimiz yok’ dediğinde, her şeyin başlangıç cümlesi kurulmuş oldu. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi ile Tarımsal Hizmetler Dairesi’nin iş birliğiyle 2022 yılında kurulan ilk bostan, bugün Bornova Meriç ve Buca Mustafa Kemal mahallelerinde oluşturulan yeni alanlarla birlikte büyümeye devam ediyor. Kadifekale’de 96 kadın, 96 parselde üretim yaparken kent genelinde yaklaşık 150 kadın düzenli olarak üretim sürecine katılıyor” dedi.

Kadınların emeğiyle ekonomik güçlenme
Elif Gökçen ve Özge Şenyiğit, güçlendirme tohumları projesiyle yürütülen ekonomik dayanışma modeli hakkında ise “15 Suriyeli ve 15 Türk kadının birlikte üretim yaptığı kaktüs ve sukulent serası, kadınların hem gelir elde ettiği hem de kamusal hayatta daha görünür hale geldiği bir platform oluşturuyor. Kadınların bir kısmı düzenli istihdama geçmiş durumda. Bostan, kadınların misafir değil paydaş oldukları güvenli bir sosyal alan haline geldi. Kadifekale Bostanı tek seferlik proje değil, kadınların, çocukların ve mahallenin birlikte büyüttüğü yaşayan bir topluluk laboratuvarı” ifadelerini kullandı.  
Dr. Mesut Yüce Yıldız, agroekolojik anlayışla yürütülen üretimde kısa tedarik zinciri ve şeffaflığın esas olduğunu belirterek, “15 metrekarelik bir parsel, yalnız kışlık sebze üzerinden yaklaşık bin 200 TL düzeyinde mutfak katkısı sağlayabiliyor” dedi.

Odak İzmir projesini anlattı
İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürü Osman Gülmez ise söyleşide müdürlüğün çalışmaları hakkında bilgi vererek,  “Müdürlüğümüzün yola çıkış hikayesi, kentsel adaletin toplumsal eşitlik temelinde İzmir’de nasıl gerçekleştiği ve gündelik yaşamda bu sürecin nasıl işlediği sorularına yanıt aramak üzerine kurulu. İzmir’de yaklaşık 120 bin sığınmacı yaşıyor. Bu farklı kültürlerle kurulan ilişkiler toplumsal dayanışma açısından büyük önem taşıyor. Farklılıkları anlamadığımızda, ilişki kuramadığımızda bu durum öfkeye ya da ötekileştirmeye dönüşüyor. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz ‘Odak İzmir’ projesi var. Projenin adı ‘Ortak, Dayanışmacı, Aktif, Kapsayıcı İzmir” ifadesinin kısaltması. İzmir Kent ve Yurttaşlık Okulu çalışmalarımız var. Barınmadan ulaşıma, afet hazırlığından müşterek alanların kullanımına kadar hak temelli içeriklerle tasarlanan bu okul sivil toplum, meslek odaları ve üniversitelerin iş birliğiyle yürütülüyor” dedi.   

“Katılımın gücü süreklilikte”

İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç da kent yaşamında katılımcı kültürün sürdürülebilir biçimde inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Topaç, kentsel yaşamda “uzmanlaşmanın getirdiği yabancılaşma”yı temel sorun olarak tanımlayarak, “Kırsalda aynı insan birçok rolü üstlenebilirken kentte ihtiyaçlarımızı başkasına havale ediyoruz; komşuya, müziğe, hatta ürettiğimiz ürüne yabancılaşıyoruz” diyerek, çözüm için sürekli diyalog, ortak üretim ve hesap verilebilir katılım çağrısı yaptı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Garanti BBVA ve ideasoft’tan İşletmelere E-Ticarette Büyümek İçin Tam Destek

Garanti BBVA Ödeme Sistemleri, Türkiye’nin önde gelen e-ticaret altyapı sağlayıcılarından ideasoft ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, işletmelerin dijitalleşme sürecini hızlandıracak kapsamlı bir e-ticaret paketi sunuyor. Paket, web sitesi kurulumundan ödeme almaya uzanan tüm süreci kolaylaştırarak işletmelerin dijitalleşmesine destek oluyor.

Kampanya dahilinde hazır e-ticaret altyapısı ve web sitesi kurulumu, Garanti BBVA Sanal POS entegrasyonu, Bonus kart ağıyla taksit imkânları ve 7/24 güvenli ödeme deneyimi birlikte sunuluyor. İlk yıl ücretsiz Sanal POS ve esnek komisyon seçenekleri (ertesi gün ödemeli %2,09 veya 25 gün blokeli %0) farklı ölçeklerdeki işletmelerin nakit akışı ve maliyet yönetimi ihtiyaçlarına uyum sağlıyor.

Garanti BBVA müşterileri, ideasoft e-ticaret altyapısına yıllık 87.900 TL yerine sadece 29.900 TL ödeyerek ve 2 ay ödeme erteleme imkânıyla sahip olabiliyor.

Kerem Orbay: “İşletmelere dijitalleşme yolculuğunda tam destek veriyoruz”

Garanti BBVA Ödeme Sistemleri Genel Müdürü Kerem Orbay, yeni e-ticaret paketine ilişkin şunları söyledi:

“Ödeme sistemleri alanında yenilikçi çözümlerimizle Garanti BBVA müşterilerine her zaman en ileri teknolojiyi en sade ve faydalı şekilde sunmak için çalışıyoruz. Alışveriş deneyimini tüketici açısından geliştirirken işin diğer tarafında olan işletmelerin gerçek ihtiyaçlarını, anlık beklentilerini ve uzun vadeli hedeflerini de aynı anda gözetiyoruz. ideasoft ile geliştirdiğimiz projemiz de bu anlayışın ürünü. Bu iş birliğiyle Türkiye’deki işletmelerin dijital dönüşümünü desteklemeye ve e-ticaret ekosisteminin gelişimine katkı sunmaya devam ediyoruz. Küçükten büyüğe her ölçekteki işletmenin e-ticarete adım atmasını kolaylaştırıyor, online satış kanallarını hızlı, güvenli ve uygun maliyetlerle kurabilmelerine imkân tanıyoruz. Bu model, işletmelerin e-ticarette ihtiyaç duyduğu bileşenleri bir araya getiriyor; kurulumdan operasyona, ödeme almadan büyümeye kadar sürecin tamamını tek adresten yönetebilmeyi sağlıyor. İşletmelere dijitalleşme yolculuğunda tam destek veriyor, e-ticaretin her adımında yanlarında olarak ‘Birlikte Yaparız’ anlayışımızla bu yolculukta onların güvenilir yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz.”

Sinan Akdal: “KOBİ’lerin dijital dönüşümünü kolaylaştıracak stratejik bir adım”

ideasoft CEO’su Sinan Akdal, iş birliğine ilişkin olarak şunları söyledi:

“Türkiye’de e-ticaretin büyümesi artık yalnızca büyük markaların değil, tüm işletmelerin dijitalleşme hızına bağlı. Garanti BBVA ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, KOBİ’lerin dijital ticarete erişimini kolaylaştırmak ve finansal altyapı ile teknolojiyi tek noktada birleştirmek açısından önemli bir adım.

Amacımız, işletmelerin sadece online satışa başlamasını değil, dijital dünyada kalıcı bir başarı yakalamasını sağlamak. . Bu kapsamda Garanti BBVA’nın güçlü ödeme çözümlerini, ideasoft ‘un 20 yıllık e-ticaret deneyimiyle bir araya getiriyoruz.

Böylece her ölçekteki işletme, güvenli ödeme altyapısı ve modern e-ticaret araçlarıyla dijital ekonomide rekabet gücünü artırabilecek. Türkiye’de dijital ticaretin tabana yayılması ve işletmelerin daha güçlü bir geleceğe hazırlanması için birlikte çalışmaktan mutluluk duyuyoruz.”

E-Ticarete Adım Atmanın En Kolay Yolu

Kampanyadan faydalanmak isteyen Garanti BBVA müşterileri, linke tıklayarak veya garantibbvapos.com.tr adresini ziyaret ederek e-ticaret paketini satın alabilir ve web sitesi kurulum sürecini hemen başlatabilir.

Mevcut web sitesi olan işletmeler, Garanti BBVA Mobil veya İnternet Bankacılığı üzerinden “Üye İşyeri Sanal POS” adımından başvurularını kolayca tamamlayabilir.

Garanti BBVA Ödeme Sistemleri, sunduğu yenilikçi çözümler ve iş birlikleriyle işletmelerin dijitalleşme yolculuğunu kolaylaştırmaya ve Türkiye ekonomisinin dijital dönüşümüne katkı sağlamaya devam ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye 168 ülkeye makarna ihraç ediyor

Her yaş kuşağında insanların severek tükettiği makarnada Türkiye, İtalya’nın ardından en çok ihracat yapan ikinci ülke konumunda. 168 ülkeden milyarlarca insan Türk makarnalarıyla lezzet şöleni yaşıyor.

Makarna, pek çok ürüne eşlik eden, lezzetini artıran bir gıda maddesi. Peynirli, tavuklu, domatesli, kıymalı, balıklı, yoğurtlu, mantarlı, kremalı, sebzeli, fesleğenli çeşitleriyle her damak tadına hitap eden, insanlığın açlığını giderirken mutluluk veren bir lezzet.

Türkiye’nin makarna ihracatının son 10 yılda yüzde 125’lik artışla 418 milyon dolardan 940 milyon dolara yükseldiği belirten Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, 2025 yılının dokuz aylık döneminde 627 milyon dolarlık makarna ihraç ettiğimizi yıl sonunda makarna ihracatının 1 milyar doları aşmasını beklediklerini kaydetti.

Makarna ihracatında yeni hedef 1,5 milyar dolar

Makarna ihracatında İtalya’dan sonra ikinci sırada yer aldığımız bilgisini veren Öztürk, “Türkiye hububat, bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe güçlü bir oyuncu. Yıllık 12 milyar dolar ihracat hacmine sahibiz. Türkiye’nin gıda ihracatından yüzde 45 pay alıyoruz. Makarnada gücümüze güç katıyor. Türkiye’nin toplam gıda ihracatının yüzde 3,5’ini makarna oluşturuyor. Sektörümüzdeki 6 ihracatçı birliği, Türkiye Gıda İhracatçıları markasıyla dünya genelinde gıda fuarlarına katılıyoruz, 2026 yılında İstanbul’da Türkiye Gıda Platformu’nun (TGP) güçlü desteğiyle gıda sektöründe Türkiye’nin en kapsamlı ve en verimli fuarı olacak Foodist İstanbul Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nı 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenleyeceğiz. Dünya’nın dört bir tarafından gıda sektöründeki karar vericileri bir araya getireceğiz. Bu pazarlama faaliyetleriyle 5 yıllık vadede Türkiye’nin gıda ihracatını 50 milyar dolara, makarna ihracatını da 1,5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Türk makarnasının Avrupa’dan Uzakdoğu’ya, Amerika’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Latin Amerika’ya dünyanın dört bir tarafında güçlü bir şekilde yerini aldığına temas eden Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Kaliteli durum buğdayı üretimimiz, geniş ürün yelpazesine sahip oluşumuz güçlü taraflarımız. Türkiye olarak, dünya makarna ihracatının yüzde 20’sini tek başına karşılıyor. Ürettiğimiz makarnanın yüzde 70’ten fazlasını ihraç ediyoruz.  İhracatımızda ilk üç ülke Gana, Somali, Japonya şeklinde sıralanıyor. 2025 yılının ocak – eylül döneminde Gana’ya 72 milyon dolarlık, Somali’ye 68 milyon dolarlık ve Japonya’ya 56 milyon dolarlık makarna ihraç ettik.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EUDR: Ormansızlaşmayı Önleyerek Doğayı Koruyan Yeni Ticaret Kuralları

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB) ev sahipliğinde, Avrupa Birliği’nin “Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü (EUDR)” hakkında sektör temsilcilerini bilgilendirmek ve uyum sürecini hızlandırmak amacıyla önemli bir panel düzenlendi.

Avrupa Birliği’nin 29 Haziran 2023’te yürürlüğe aldığı ve 2025 yılı sonunda uygulanmaya başlayacak bu düzenleme, yalnızca çevresel bir politika değil; aynı zamanda küresel ticaret kurallarını değiştiren yeni bir ticari standart olarak kabul ediliyor.  

Hammaddeden Son Ürüne Şeffaflık: EUDR Türk Mobilyasını Dönüştürüyor

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Mobilya Çalışma Komitesi Başkanı Müjdat Kemer, “Türkiye mobilya sektörü bugün 4,5 milyar dolarlık ihracatla dünya liginde güçlü bir oyuncu. Ancak EUDR ile birlikte artık yalnızca üretim kalitesi değil, hammaddeden son ürüne kadar tüm tedarik zincirinin şeffaflığı sorgulanacak. Bu tüzük; ormansızlaşmaya yol açmayan, sürdürülebilir kaynakların kullanıldığı, izlenebilir üretimi zorunlu hale getiriyor. Biz EMKOÜİB olarak bunu bir engel değil, sektörümüzün marka değerini artıracak küresel bir fırsat olarak görüyoruz. Firmalarımızı bu sürece hazırlamak adına eğitimler, yazılım tabanlı izlenebilirlik sistemleri ve AB ile eşgüdümlü rehberlik çalışmaları planlıyoruz. Eğer süreci doğru okursak, Türk mobilyası sadece tasarımıyla değil sürdürülebilirliğiyle de öne çıkacak.” dedi.  

Kağıt sektörümüzdeki daha fazla firmanın sürece dahil edilerek teşvik edilmesini çok önemsiyoruz

Müjdat Kemer, “Birliğimizin toplam 940 milyon dolarlık ihracatının 575 milyon dolarlık kısmını kağıt ve ambalaj ürünleri oluşturuyor. Kağıt-ambalaj sektörümüz, Türkiye’nin kağıt ürünleri ihracatının yüzde 25’ini üstleniyor ve bu rakam EMKOÜİB çatısı altındaki sektörlerin ne kadar güçlü bir üretim ve ihracat kapasitesine sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Panelimize kağıt sektörümüzün yoğun katılımı bizleri son derece memnun etti. Biz kağıt sektörümüzdeki daha fazla firmanın sürece dahil edilerek teşvik edilmesini çok önemsiyoruz. Çünkü bu dönüşümü hep birlikte sahiplenirsek, yalnızca EUDR’ye uyum sağlamış olmayacağız, Avrupa pazarında fark yaratan, sürdürülebilir üretimle anılan bir ülke konumuna da yükseleceğiz.” diye konuştu. 

EUDR: Ticaretin Yeni Pasaportu

Ticaret Bakanlığı AB Tek Pazar ve Yeşil Mutabakatı Dairesi Başkanı Elif Berrak Taşyürek, “EUDR yalnızca çevresel bir düzenleme değil; ticaretin yeni pasaportudur. AB artık bir ürünün tasarımına ya da fiyatına bakmıyor; üretildiği ormandan elde edilen ağacın koordinatına, karbon salımına ve ormansızlaşmaya katkı yapıp yapmadığına bakıyor. Biz Bakanlık olarak hem mevzuat uyum sürecini yürütüyor hem de sektörlerimizin bu dönüşüme hazırlanması için yol haritaları oluşturuyoruz. Yükümlülüklerini zamanında yerine getiren firmalar sadece AB pazarına erişmeye devam etmeyecek, aynı zamanda ‘düşük riskli’ tedarikçi olarak rekabet üstünlüğü elde edecek.” diye konuştu. 

Dijitalleşen ve İzlenebilirlik Kurulan Firmalar Dünyanın Her Pazarına Açılacak

Orman Genel Müdürlüğü Belgelendirme, Standart ve İş Geliştirme Şube Müdürü Metin Ünlü, “Türkiye orman varlığını artıran nadir ülkelerden biri. Orman Genel Müdürlüğü olarak iki yönlü bir sorumluluğumuz var: Hem doğayı korumak hem de üreticimizin, ihracatçımızın uluslararası pazarda dışlanmasını engellemek. Firmalarımızın sahadan veriyi doğru toplamakla yükümlü olduğu yeni bir döneme giriyoruz. Bu zorlayıcı bir süreç gibi görünse de şunu açıkça söyleyebilirim: Eğer bu dönüşümü doğru yönetirsek Türkiye sürdürülebilir orman ürünleri üretiminde küresel bir referans noktası haline gelebilir. Hazırlanan, dijitalleşen, izlenebilirlik altyapısını kuran firmalar yalnızca AB’ye değil, dünyanın her pazarına güvenle ürün gönderecek. Ormanlarımızın geleceğiyle ihracatımızın geleceği artık aynı masada konuşulmak zorunda. Bu yüzden bugün burada yaptığımız panel sadece bir mevzuat açıklaması değil; Türkiye’nin sürdürülebilir üretim vizyonunun başlangıcıdır.” dedi. 

Panel, sektör temsilcileri, akademisyenler, ihracatçılar, lojistik firmaları ve kamu yetkililerinin katılımıyla yüksek etkileşimle gerçekleşti. 

Katılımcılardan gelen sorular; uygulama takvimi, dijital veri sistemi, sertifikaların geçerliliği ve finansman modelleri üzerinde yoğunlaştı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Duman Ajans’tan “Fashion Prime”da moda rüzgarı

Her yıl İzmir’de moda dünyasının yaratıcı isimlerini buluşturan Fashion Prime İzmir Fuarı yine çok renkli görüntülere sahne oldu.

Özge Ulusoy ve 30 Duman Ajans mankeninin podyuma çıktığı ve birbirinden seçkin kumaşçıların katıldığı defilelerin koreografisini Serkan Duman ve Gökhan Duman gerçekleştirdi

Duman Fashıon Event defilesinde Tuba Boylu, White prestij, Prenses Tekstil, Oba, Akkaya ve Seksensekiz kumaş gibi kumaş sektörüne yön veren firmalar yer aldı.

Serkan Duman ve Gökhan Duman baş modelleri Özge Ulusoy’a teşekkür ederken, “Son moda kumaşların görücüye çıktığı defileler çok beğenildi. Emeği geçen herkese ve tüm ekibimize teşekkür ediyoruz” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı