İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası DenizBank Konserleri’nde Cumhuriyet Coşkusu Yaşandı

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) DenizBank Konserleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 102. yılını “Cumhuriyet Bayramı Konseri” ile kutladı. Cumhuriyetin kazanıldığı zorlu mücadelenin ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün milletimize en büyük emaneti olan değerli mirasın anlamına vurgu yapan konser, 24 Ekim Cuma akşamı saat 20.00’de, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda sanatseverlerin yoğun katılımı ile gerçekleşti. 

Şef Hasan Niyazi Tura yönetiminde sahneye çıkan İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, konserin ilk bölümünde Ulvi Cemal Erkin’in “Köçekçe” adlı eserini yorumladı. Gecenin solisti, genç yaşına rağmen ulusal ve uluslararası başarılarıyla dikkat çeken piyanist Can Saraç oldu. Saraç, Erkin’in Piyano Konçertosundaki etkileyici performansıyla büyük beğeni topladı.

Konserin ikinci bölümünde ise, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın kurucusu ve klasik müzik tarihimizin ölümsüz bestecilerinden Cemal Reşit Rey’in “Bebek Efsanesi” Senfonik Şiiri orkestra tarafından seslendirildi. Ülkemizin ilk programlı senfonik şiiri olarak müzik tarihine geçen eser, izleyicilere duygusal anlar yaşattı. 

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası DenizBank Konserleri, 7 Kasım Cuma günü gerçekleştirilecek “Atatürk’ü Anma Konseri” ile sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk Sinemasının Usta İsimleri Film-Yön Jürisinde

24 Ekim – 2 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Film Yönetmenleri Derneği (FİLM-YÖN) Jürisi’nde bu yıl Nazif Tunç, Seçkin Yasar ve Serdar Akar yer alıyor.  

Sinemaya eleştirmenlikle başlayan Nazif Tunç, 1992’de “Kurdoğlu – Bu Yola Baş Koyduk” ile yönetmen koltuğuna oturdu. 200’da Halk Film’i kurarak 100’e yakın televizyon filmi ve dizisinin yönetmenliğini üstlendikten sonra “Karınca” ve “Altın Buzağı” filmleriyle sinemaya döndü. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema- Televizyon Bölümü’nde ders veren Tunç, ulusal film festivallerinde danışma kurulu ve seçici kurul üyelikleri ile Kültür Bakanlığı Sinema Destekleme kurullarında da görev aldı. Tunç; Film Yapımcıları Meslek Birliği (FİYAB) Yönetim Kurulu üyesi ve başkan yardımcısı olmanın yanı sıra “Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali”ni gerçekleştiren Uluslararası Sinema Derneği’nin de başkanı. 

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Grafik Sanatlar Bölümü’nü bitiren Seçkin Yasar, sanat dünyasına, kültür ve sanat üzerine röportajlar yaparak adım attı. Politika gazetesinin sanat sayfasını yönetti, 1978 Antalya Film Festivali ile Balkan Film Şenliği organizasyonlarında görev aldı. Halit Refiğ’in yönettiği ve bir klasik olan “Yorgun Savaşçı” dizisinde Refiğ’e asistanlık yaparak başladığı yolculukta Refiğ’in yanı sıra Atıf Yılmaz, Memduh Ün ve Ömer Kavur’un da aralarında olduğu ustalarla birlikte çalıştı. Yönetmenliğini üstlendiği ilk uzun metraj “Sarı Tebessüm”, 1993-1994 sezonunda en çok izlenen üçüncü Türk filmi olmuştu. İkinci filmi “Sevgilim İstanbul” ise Yeni Delhi Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülüne layık görüldü. 

1990’da, Mimar Sinan Üniversitesi Sinema-TV Bölümü öğrencisiyken, Mahinur Ergun’un yönettiği “Med-Cezir Manzaraları” adlı filmle yönetmen yardımcısı olarak sektöre katılan Serdar Akar, 1994-1997 yılları arasında pek çok televizyon dizisinin yönetmenliğini üstlendi. 1998’de birbirine geçmiş çapraz senaryoya sahip iki film “Gemide” ve “Laleli’de Bir Azize” filmlerinin senaryosunu kaleme aldı, “Gemide”nin yönetmenliğini de yaptı. 2000 yılında “Dar Alanda Kısa Paslaşmalar”ı yazıp yönetti. 2001 yılında “Maruf” filmine imze attı. 2005’te ilk kez başkasına ait bir senaryonun yöneterek “Kurtlar Vadisi Irak”ı çekti. 2006’da Filmakar yapım şirketini kurarak “Barda” filmini yaptı. Bir yıl sonra Tarkan Karlıdağ ile kurduğu Adam Film ile “Elveda Rumeli” dizisine başladı. Adam Film bünyesi hayata geçirdiği Tiyatroadam ile “Albay Kuş” adlı oyunun süpervizörlüğünü üstlendi. 2009’da Beren Saat ve Erkan Petekkaya’nın başrollerini paylaştığı “Gecenin Kanatları” isimli filmi vizyona girdi. 2010-2011 yılları arasında “Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi” dizisiyle “Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm” ve “Behzat Ç. Ankara Yanıyor” sinema filmlerini yönetti. Son yıllarda “İnadına Yaşamak” ve “Cinayet” dizilerini çeken Akar, 2013’te Kemal Uzun ile birlikte “Çanakkale: Yolun Sonu” filminin başına geçti. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uluslararası Çeşme Kadın Liderler Zirvesi başladı

Kadın görünürlüğü, eşit temsil ve dayanışma Çeşme’den yükseliyor

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında kadın liderliğini, eşit temsili ve dayanışmayı merkezine alan Uluslararası Çeşme Kadın Liderler Zirvesi (International Çeşme Women Leaders Summit – ICWLS), 24 Ekim Cuma günü Çeşme’de başladı. Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Kamu Teknoloji Platformu iş birliğiyle düzenlenen zirve, farklı ülkelerden gelen kadın liderleri, akademisyenleri, sanatçıları, iş insanlarını ve aktivistleri bir araya getirdi.

“Kadın kadının yurdudur”

Zirvenin açılış konuşmasını yapan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, kadınların görünürlüğünün yalnızca konuşulan değil, hayatın her alanında icra edilen bir mesele olması gerektiğini vurguladı.
Başkan Denizli konuşmasında, “Kadınların hikâyeleri, aslında direncin ve değişimin hikâyesidir. Biz burada yalnızca sesini duyuramayan kadınlar için değil, sesleri kısılmaya çalışılan herkes için bu kürsüyü kurduk. Kadın kadının kurdu değildir; kadın kadının yurdudur.” sözleriyle büyük alkış aldı.
Başkan, Çeşme Belediyesi’nde eşit temsil ilkesinin benimsendiğini, kadınların yalnızca görünür değil, karar verici olduğu bir yerel yönetim anlayışını hayata geçirdiklerini belirterek, “Biz kadınlar için değil, kadınlarla birlikte çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kadınların Sesi, Dayanışmanın Gücü

Açılış konuşmasının ardından Tunuslu feminist aktivist ve Afrika Birliği eski Gençlik Özel Temsilcisi Aya Chebbi, “Kadın Görünürlüğü ve Beş Cesaret Eylemi” başlıklı etkileyici bir konuşma yaptı. Chebbi, kadınların sesini sahiplenmesinin, alan açmasının, sosyal normları dönüştürmesinin ve dayanışma ağları kurmasının görünürlük mücadelesinin temel taşları olduğunu vurguladı.

Zirvenin oturumlarında kadınların entelektüel, sanatsal, sportif, toplumsal ve ekonomik alanlardaki varlığı farklı yönleriyle ele alındı.
 

İlk oturumda, “Entelektüel Dünyada Kadınlar: Düşünsel Sınırları Aşmak” başlığı altında, moderatör Eylül Görmüş’ün yönettiği panelde; müzisyen Aylin Aslım, yazar Buket Uzuner, heykeltıraş Hadiye Kalkavan ve yazar-anlatıcı Yasemin Şefik, sanat ve düşünce dünyasında kadınların görünürlüğü üzerine fikirlerini paylaştılar. Katılımcılar, entelektüel üretimde kadınların varoluş mücadelesini, toplumsal önyargılarla hesaplaşma biçimlerini ve sanatın dönüştürücü gücünü tartıştılar.

İkinci oturum olan “Erkek Egemen Sporda MVP Kadınlar” panelinde, moderatörlüğünü milli sörfçü Çağla Kubat’ın yaptığı söyleşide, eski milli binici Azade Apa Triolet ve Fenerbahçeli futbolcu Yağmur Uraz, sporun farklı dallarında kadın olmanın zorluklarını ve başarıya giden yoldaki direniş hikâyelerini anlattılar. Panelde, kadın sporcuların yalnızca rekabet alanlarında değil, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde de öncü rol üstlendikleri vurgulandı.

Öğle arasının ardından gerçekleştirilen “Kadın Hareketinin Küresel Etkileri” oturumunda, moderatör Prof. Dr. Feride Acar (akademisyen ve kadın hakları aktivisti) yönetiminde; siyaset bilimci Şule Kut, kadın hukuku uzmanı Nazan Moroğlu, Havle Kadın Derneği kurucusu Rümeysa Çamdereli ve KEDV kurucusu Şengül Akçar, kadın hareketlerinin tarihsel mirası, küresel etki alanları ve dayanışma ağlarının sürdürülebilirliği üzerine derinlikli bir tartışma gerçekleştirdiler.

Günün son oturumu “Ekonomide Kadının Gücü” başlığı altında düzenlendi. Girişimci ve sosyal etki stratejisti Münteha Adalı’nın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; Figen Baz (Duymer & Bazekol Sağlık Grubu Kurucu Ortağı) ve Nilüfer Aktan (Air France–KLM Türkiye Ticari Müdürü), ekonomik alanda kadın liderliğinin gücünü ve dönüştürücü etkisini masaya yatırdılar. Konuşmacılar, iş dünyasında kadın temsilinin artmasının yalnızca ekonomik değil, toplumsal bir gelişmişlik göstergesi olduğunun altını çizdiler.

Bir Fidan, Bir Umut

Çeşme Belediyesi, zirveye katılan konuşmacılara geleneksel çiçek yerine sakız fidanı bağışı takdim etti. Bu sembolik tercih, hem Çeşme’nin endemik bitkisine hem de doğaya verilen değere dikkat çekti. Başkan Denizli, “Bu yıl yaşadığımız yangınların ardından her hediye bir fidan, her fidan bir umuttur.” sözleriyle bu anlamlı jestin arkasındaki duyarlılığı paylaştı.

Zirve ikinci gününde de devam ediyor

Uluslararası Çeşme Kadın Liderler Zirvesi, ikinci gününde de güçlü bir programla devam edecek.
Bugün, “Kadınların Siyasette ve Kamu Yönetiminde Yükselişi”, “Medya ve Kadın”, “Kadın Girişimcilerin Başarı Hikâyeleri”, “Teknolojide Kadınlar Çağı: Sistaverse” ve “Dijital Aktivizm ve Kadın” başlıklı oturumlarda; siyasetten medyaya, girişimcilikten teknolojiye ve dijital dayanışma ağlarına uzanan alanlarda kadınların dönüştürücü gücü ele alınacak. Zirve, kapanış konuşmalarıyla birlikte kadın liderliğinin uluslararası ölçekte kalıcı bir platforma dönüşmesi yönündeki adımları pekiştirerek sona erecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Büyük platformlarda rekabet kuralları güncelleniyor

Bu düzenlemeler ile ilgili açıklamalarda bulunan, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Competition & Regulation in Network Industries Dergisi Yardımcı Editörü Doç. Dr. Emin Köksal“Dijital pazarlarda tekelleşmenin önlenmesi ve rekabetin tesisi, küresel ekonomilerin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Birleşik Krallık Rekabet Otoritesi’nin (CMA), bu hafta Google ve Apple’ı “Stratejik Pazar Statüsü”ne (SMS) tabi olarak belirlemesi ve bu platformlara yeni yükümlülükler getirmesi, bu alandaki kararlılığın net bir göstergesi. Bu adım, Avrupa Birliği’nin Dijital Piyasalar Yasası (DMA) ile “eşik bekçisi” (gatekeeper) olarak tanımladığı büyük teknoloji şirketlerine getirdiği kurallarla doğrudan paralellik gösteriyor. AB, DMA çerçevesinde alternatif uygulama mağazalarına izin verme, kullanıcılara tarayıcı ve arama motoru seçimi sunma gibi yükümlülükler getirdi ve uygulamada da kararlı davranıyor” dedi. 

“Dijital pazarlara yönelik yasal düzenleme taslağı bir an önce yasalaşmalı”

Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği’ndeki gelişmeleri yakından takip etmenin büyük önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Emin Köksal; “Türkiye’de de 2022’den beri üzerinde çalışılan ve AB’nin DMA yaklaşımından esinlenen dijital pazarlara yönelik yasal düzenleme taslağının bir an önce yasalaşması, rekabetçi bir dijital ekosistem için kritik bir gereklilik. Taslak, önemli pazar gücüne sahip platformlara kendi içeriklerini kayırma yasağı, veri birleştirme kısıtlamaları, alternatif uygulama mağazalarına izin verme gibi ex-ante (önceden önleyici) yükümlülükler getiriyor ve ihlal durumunda küresel cironun yüzde 10’una kadar ciddi cezalar öngörüyor. 5G gibi teknolojik atılımları, pazarların işleyişini düzenleyen modern bir yasal altyapı ile desteklediğimizde, hem yerel girişimcilerin büyümesi için adil bir oyun alanı yaratabilir hem de tüketicilerin yenilikçi hizmetlere daha iyi koşullarda erişmesini sağlayabiliriz” dedi.

“5G teknolojisinin faydaları yasal düzenlemeler sayesinde çok daha fazla artar”

Türkiye’de uzun süredir beklenen 5G ihalesinin geçtiğimiz hafta yaklaşık 3 milyar dolarlık bir bedelle tamamlamasına değinen Emin Köksal; “2026 yılında hayata geçecek bu altyapı, 4.5G’ye göre 10 kat daha hızlı internet hızı sunacak ve akıllı fabrikalar, otonom araçlar, telesağlık gibi alanlarda yeni fırsatlar yaratacak. Ancak, teknolojik altyapıya yapılan yatırım, bu altyapı üzerinde işleyecek pazarların adil ve rekabetçi bir yapıya kavuşturulmasıyla tamamlanmalı. Hızlı bir otoyol inşa etmek ne kadar önemliyse, o otoyolda belirli araçların tekelleşmesini önleyecek trafik kurallarını koymak da o kadar hayati. Aksi halde, güçlü altyapının getireceği faydalar sınırlı kalacak ve birkaç büyük platformun elinde yoğunlaşacak” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Tugay, Menemen “Cumhuriyet Her Yerde” kutlamalarına katıldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet Bayramı’nın 102’nci yılı kapsamında farklı ilçelerde “Cumhuriyet Her Yerde” kutlamalarını düzenlemeye devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da Menemen Gazi Mustafa Kemal Mahallesi’nde gerçekleştirilen kutlamalara katılarak Menemenli yurttaşların Cumhuriyet coşkusuna ortak oldu. Başkan Tugay, “Cumhuriyet’in kenti İzmir’in yurttaşları olarak Cumhuriyet’e ve milletimize sonuna kadar sahip çıkacağımıza söz veriyoruz” dedi. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet Bayramı’nın 102’nci yılı nedeniyle kentin her köşesine taşıdığı “Cumhuriyet Her Yerde” kutlamalarının bir sonraki durağı Menemen Gazi Mustafa Kemal Mahallesi oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da kutlamalara katılarak Menemenli yurttaşlarla bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından organize edilen ve her gün farklı bir ilçede yapılan kutlama, yurttaşlara Cumhuriyet gururu yaşattı. Kutlamalara Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, CHP Menemen İlçe Başkanı Hüseyin Özbey, CHP Bergama İlçe Başkanı İsmail Durmaz ve çok sayıda Menemenli katıldı. Kutlamalar, İzmir Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde kortej yürüyüşü ile başladı. Başkan Tugay, Menemenli muhtarlar ve yurttaşlarla birlikte kutlamaların yapıldığı alana giriş yaptı. Ardından saygı duruşunda bulunularak bando eşliğinde İstiklal Marşı okundu. 

Cumhuriyet öncesi dönemi anlattı
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bugün burada olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. 29 Ekim’de aynı anda her yerde olalım istiyoruz ama imkansız. O yüzden 29 Ekim’i, bir hafta gibi kutluyoruz. Cumhuriyet gerçekten her yerde. Bizler Cumhuriyet’in kurulmasından sonraki yıllarda doğmuş insanlarız. Bizden önceki nesiller bambaşka bir ülkeye doğdular. Cumhuriyet’in olmadığı, demokrasinin olmadığı, vatandaşlık diye bir kavramın olmadığı bir ortama doğdular. Doğdukları zaman hakları yoktu. Öylesine sahipsizdiler. Ne ülkelerinin güvencesi altındaydılar ne de ülkelerinde söz sahibi olabiliyorlardı. Demokrasinin olmadığı, insanların vatandaş olmadığı bir ülkede maalesef kimse kıymet görmüyordu. Tam o günlerde ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları da fırsat bilenler bize ait olan bu toprakları dört koldan işgal ettiler. Ama biz bu milletin mensupları olarak biliyoruz ki; ne zaman birisi özgürlüğümüze, bağımsızlığımıza, onurumuza, vicdanımıza ve ahlakımıza saldırsa onun karşısında bir ve bütün oluruz. Ülkemizi ve insanlarımızı savunmak için ne gerekiyorsa yaparız. İşte o asil millet, bir de kendine dünyada eşi zor bulunur bir lider buldu. Bir kahraman çıktı bu milletin bağrından; Gazi Mustafa Kemal Atatürk…” dedi. 

“En güzel hediye”
İzmir’in Kurtuluş Savaşı’nın başladığı ve savaşın zaferle noktalandığı şehir olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte hep en önde, en başta, en çok konuşulan şehrin hemşehrileri olarak elbette gurur duyuyoruz. Elbette bu nedenle bizler Atatürkçüyüz, bizler Cumhuriyetçiyiz, bizler vatanseveriz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nın hemen arkasından bize verebileceği en güzel hediyeyi verdi, Cumhuriyet’i bu millete armağan etti. ‘Bu milletin her bir ferdi eşit bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır’ dedi. Işıklar içinde uyuyun Büyük Ata’m.”

“Omuz omuza mücadele etmek zorundayız”
29 Ekim’in, bu milletin kahramanlığının eseri olduğunu ifade eden Başkan Tugay, “Üzerinden 102 yıl geçti. 102 yıl sonra bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olma onurunu yaşayan bizler, elbette ki Cumhuriyet’in değerini biliyoruz. Ancak şunu birbirimize söylemeliyiz; eğer biz bu mirasla gurur duyuyorsak, bugün içinde bulunduğumuz her ne sıkıntı varsa, onun için omuz omuza mücadele etmek zorundayız” diye konuştu.

“Hiç kimse kendini bu ülkede sahipsiz ve yalnız hissetmemeli”
Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamanın, Cumhuriyet’e karşı ve vatanımıza, milletimize karşı sorumluluklarımızı tekrar hatırlamak anlamına geldiğini sözlerine ekleyen Başkan Tugay, “Böyle günleri neşe içinde kutlayalım, eğlenelim, coşkumuzu yaşayalım, bize bugünleri armağan eden herkese şükranlarımızı dile getirelim. Gelecek nesillere de sözümüzü verelim; biz Cumhuriyet’in kenti İzmir’in yurttaşları olarak Cumhuriyet’e ve milletimize sonuna kadar sahip çıkacağımıza ve bu milletin başını önüne eğdirmemek için yaşamımız boyunca mücadele edeceğimize söz veriyoruz. Milletimizin çocuklarına ve gençlerine başı dik, onurlu olmak yaraşır. Onlar bu topraklarda her zaman ihtiyacı olan işi de bulmalı, aşı da bulmalı, hakkını da almalı. Hiç kimse kendini bu ülkede sahipsiz ve yalnız hissetmemeli. Bunun için mücadele eden herkes bizdendir. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun, nice güzel bayramlarda birlikte olalım” ifadelerini kullandı.

“Gurur kaynağı”
Gazi Mustafa Kemal Mahallesi Muhtarı Osman Şengül de “Bugün bu güzel etkinliğin gerçekleşmesinde katkı sağlayan başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet Her Yerde kutlamalarıyla kentimizin her köşesinde bu coşkuyu yaşatması, biz muhtarlar ve vatandaşlarımız için büyük bir gurur kaynağı. Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum” ifadelerine yer verdi. 

7’den 77’ye katılım
Başkan Tugay, etkinliğin sonunda Menemenlilerle sohbet ederek onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Menemen Gazi Mustafa Kemal Mahallesi’nde düzenlenen kutlamalarda İzmir Muhtarları Halk Oyunları gösterisi katılımcılara görsel şölen yaşattı. Gösterinin sonunda Türk bayrağı ve Atatürk posteri açılarak İzmir Marşı okundu. Başkan Tugay da muhtarlara katılarak marşa eşlik etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Pop Orkestrası’nın Hüseyin Tolu ve Çağrı Ergin konserleri ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Sanat Müziği Muhtarlar Korosu ise kulakların pasını sildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Köy Tiyatroları ekibi, “Cumhuriyet” adlı oyunu Menemenli yurttaşlar için sahneledi. Etkinlik alanında “Atatürk’ün Yurt Gezileri” sergisi de açıldı. Ayrıca Menemenli çocuklar için mini disko, sihirbaz ve palyaço gösterileri düzenlendi. 7’de 77’ye Menemenliler tarafından büyük ilgi gören programda gençlik spor deneyim alanları, VR deneyim alanı, çocuk atölyeleri, Gezici Kütüphane hizmetleri de verildi. 

Kutlamalar devam edecek
“Cumhuriyet Her Yerde” etkinlikleri, 25 Ekim’de Menderes Şehit Astsubay Ömer Halis Demir Parkı’nda, 26 Ekim’de Bergama Ayaskent Mahallesi’nde, 27 Ekim’de Tire Merkez Gölet’te, 28 Ekim’de Selçuk Belevi Mahallesi’nde olacak. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda saat 10.00’da Selçuk Zeytinköy Mahallesi’nde bando gösterisi yapılacak. Saatler 18.00’i gösterdiğinde ise Selçuk Merkez İstasyon Meydanı’nda kortej yürüyüşü, Selçuk Belediyesi Orkestrası konseri ve çocuklar için eğlenceli etkinlikler olacak. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda ayrıca Dikili merkezde saat 20.00’de düzenlenecek konserlerle coşku doruğa çıkacak. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Altın Portakal’da İlk Gala: “Gelin Takımı 2” Ekibiyle Birlikte Seyirci Karşısındaydı

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yılki ilk gala gösterimiyle seyircilerini selamladı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda Doğa Can Anafarta’nın yönettiği “Gelin Takımı 2”nin gösteriminin ardından film ekibi de seyirci karşısına çıktı. 

Yönetmen Doğa Can Anafarta, oyuncular Ecem Erkek, Nilperi Şahinkaya ve Baran Bölükbaşı ile yapımcı Emre Oskay’ın katıldığı söyleşi de filmin kendisi kadar eğlenceli dakikalara sahne oldu. Baran Bölükbaşı, oyunculuk eğitimini Antalya’da aldığını hatırlatarak “Bu yüzden filmi sizinle burada izlemek çok güzel. Sizin seyrederken aldığınız keyif kadar biz de çekerken keyif aldık, bunun için herkese teşekkür ederim” dedi. 

Ecem Erkek ise “Sette beş kadın, tartışmadan, sorun yaşamadan, harika bir çekim süreci geçirdik” derken filmdeki kadın tavırlarının ergence olduğu yönündeki bir eleştiriye şöyle cevap verdi: 40 yaşındaki kadın da, 80 yaşındaki kadın da, dul kalmış bir kadın da, 12 yaşında çocuğu olan bir kadın da genç bir kadınla aynı şekilde gülebilir, eğlenebilir, kahkaha atabilir” dedi. 

Oyuncu Nilperi Şahinkaya ise filmdeki karakteri Deniz ile ilgili gelen soruları yanıtlayıp, karakter ile ilgili değerlendirmelerini açıkladı. 

İlk profesyonel sinema tecrübesinde Derviş Zaim ile “Gölgeler ve Suretler” filminin yapımcılığını üstlendiğini belirten Oskay, “Farklı işler yapıyorum, her filmin farklı bir yolculuğu oluyor. Mesela ilk filmi bile yapmadan projenin hem tasarımcısı hem yönetmeni olan Doğa Can, Gelin Takımı markası yaratma fikriyle gelmişti. Benim de çok hoşuma gitti ve sonuçta seyirci de beğendi” diye konuştu. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir, Cumhuriyet coşkusuna hazır

İzmirliler, Türkiye Cumhuriyeti’nin 102. kuruluş yılını kentte düzenlenecek birbirinden farklı etkinliklerle kutlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 29 Ekim’e özel iki önemli konser ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Meclis Özel Oturumu düzenliyor. Körfezde ise 102. Yıl 102 Mil Cumhuriyet Kupası Yat Yarışları yapılacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 22 Ekim’den bu yana her gün farklı bir ilçede düzenlediği Cumhuriyet Her Yerde etkinliğinin son durağı ise 29 Ekim’de Selçuk ve Dikili olacak. 

Cumhuriyet Bayramı Meclis Özel Oturumu 
İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik Çalışmaları Şube Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet’in 102. yılı kutlamaları kapsamında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Meclis Özel Oturumu düzenlenecek. Oturum, 27 Ekim Pazartesi saat 18.00’de İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilecek. Oturuma, Cumhuriyet’in kazanımlarını ve geleceğini temsil eden 75 çocuk ve 75 genç katılacak. Etkinlik boyunca çocuk ve gençlerin söz aldığı, Cumhuriyet’e dair duygu ve düşüncelerini paylaştığı özel bir meclis atmosferi oluşturulacak. Program kapsamında konuşmaların yanı sıra mandolin dinletisi, “Söz Çocukta: Cumhuriyetin 102. Yılı için Sözüm Var” etkinliği, Gençlik Meclisi’nin Cumhuriyet Yemini ve İzmir Marşı ile kapanış bölümü yer alacak. Oturumun ardından fuaye alanında “Benim Cumhuriyetim” başlıklı düşünce panosu ve “Cumhuriyet Benim için…” temalı röportaj köşesiyle etkileşimli bir alan oluşturulacak.
28 Ekim’de ayrıca saat 14.00’te Ali Çetinkaya Bulvarı’nda İzmir Büyükşehir Belediye Bandosu’nun Cumhuriyet Konseri var. 

İzmir Oda Orkestrası Cumhuriyet Bayramı Konseri
İzmir Oda Orkestrası Cumhuriyet Bayramı konseri, 28 Ekim Salı saat 20.00’de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Büyük Salon’da sahnelenecek. İzmir Oda Orkestrası, Cumhuriyet’in 102. yılını coşkuyla kutlamak için sahnede olacak. Şef Orhun Orhon yönetiminde, soprano Görkem Ezgi Yıldırım ve bariton Arda Aktar’ın solistliğinde gerçekleşecek konserde, klasik batı müziğinin Türk öncü bestecilerinin eserleri ve seçkin aryalar yer alacak. Konserin bilet satışları, kultursanatbilet.izmir.bel.tr adresi üzerinden yapılıyor. 

Dilek Türkan’la Cumhuriyet’e Şarkılar konseri
Klasik Türk Müziği yorumcusu Dilek Türkan ile Cumhuriyet’e Şarkılar konseri, 29 Ekim Çarşamba günü saat 20.00’de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi`nde gerçekleştirilecek. Dilek Türkan’ın solist olarak yer alacağı konserde Derya Türkan (İstanbul kemençesi), Serkan Halili (kanun), Baki Duyarlar (piyano), Erdal Akyol (kontrbas) ve Oray Yay (perküsyon) seyirciyle buluşacak. Konserde, geçmişten günümüze Cumhuriyet döneminin Türk müziği eserleri seslendirilecek. Konsere katılım ücretsiz olacak. 

Fener alayı ve Haluk Levent konseri
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ve geçit töreni ise saat 10.00’da Cumhuriyet Meydanı’nda başlayacak. Programda; protokol konuşmaları, öğrencilerin şiir okumaları, halk oyunları gösterileri ve dans gösterileri yer alacak. Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlığı Bandosu 102. Yıl konseri ise Konak Atatürk Meydanı’nda saat 17.00’de başlayacak. Protokol ve yurttaşlardan oluşan kortej, Hükümet Konağı önünde saat 20.00’de toplanarak İzmir Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde Alsancak istikametine doğru yürüyecek. Kortej, Konak Pier AVM’nin önünde 350 metrelik Türk bayrağı ve fener alayı ile birleşecek ve dev yürüyüş Cumhuriyet Meydanı’na doğru devam edecek. Cumhuriyet coşkusu, saat 21.00’de Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenecek Haluk Levent konseri ile doruğa çıkacak. 

Körfezde Cumhuriyet rüzgârı esiyor! 
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ege Açıkdeniz Yat Kulübü iş birliğiyle düzenlenen 102. Yıl 102 Mil Cumhuriyet Kupası Yat Yarışları 29 Ekim’de gerçekleşiyor. 102. yıl için 102 mil boyunca yelkenler Cumhuriyet coşkusuyla dolacak. Saat 12.00’de Konak Pier’den başlayacak yarış, Bayraklı, Çiğli, İzmir Marina hattında sürecek. Ödül töreni ise saat 18.00’de İzmir Marina’da yapılacak.

29 Ekim’de Dikili ve Selçuk var
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından merkeze uzak ilçelerdeki “Cumhuriyet Her Yerde” etkinlikleri 29 Ekim’de Dikili ve Selçuk’ta programını tamamlayacak. 22 Ekim’de Torbalı’da başlayan, 23 Ekim’de Kiraz, 24 Ekim’de Menemen ile süren program,  25 Ekim’de Menderes, 26 Ekim Bergama, 27 Ekim Tire, 28 Ekim Selçuk Belevi Mahallesi olarak devam edecek. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda saat 10.00’da Selçuk Zeytinköy Mahallesi’nde bando gösterisi yapılacak. Saatler 18.00’i gösterdiğinde ise Selçuk Merkez İstasyon Meydanı’nda kortej yürüyüşü, Selçuk Belediyesi Orkestrası Konseri ve çocuklar için eğlenceli etkinlikler olacak. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda ayrıca Dikili merkezde saat 20.00’de düzenlenecek konserlerle coşku doruğa çıkacak. 

“Cumhuriyet’in Işığında İzmir” 
23 Ekim’de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi sergi salonunda açılan “Cumhuriyet’in Işığında İzmir” başlıklı sergi 12 Kasım’a kadar açık olacak. İçerisinde 1927 basımı Nutuk ve Atatürk ıslak imzalı bir mebus kimlik defteri de var. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sezonun ilk zeytinyağı Başkan Tugay’dan

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Bademler Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni ziyaret etti ve sezonunun ilk zeytinyağı üretimini başlattı. Başkan Tugay, özellikle Yarımada bölgesinde yapılaşma baskısına karşı tarım alanlarının korunması çağrısı yaptı. Zeytin ihracatı için markalaşma ve pazarlamanın önemine değinen Başkan Tugay, “Bu konunun üzerine gitmemiz lazım. Kaliteyi tescillemek, vurgulamak gerek” dedi. 

İzmirli üreticiler, zeytinde yeni sezonun hasadına hazırlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, erken hasat döneminde Urla’nın Bademler Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin konuğu oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla kurulan Bademler Doğal Yaşam Köyü’nü ziyaret eden Başkan Tugay’a Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Bademler Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yürütme Kurulu Başkanı Seyfettin Şen, İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları, kooperatif yönetimi ve üyeleri eşlik etti. 

Bereketli bir dönem diledi
Yarımadalı çiftçilerin emekleriyle toplanan yeni sezonun erken hasat zeytinleri Bademler Kooperatifi’nin zeytinyağı üretim tesisine getirildi. Sezonun ilk zeytinyağı için zeytinleri döken Başkan Tugay, tüm üreticilere bereketli bir dönem diledi. Ardından Bademler Doğal Yaşam Köyü’ndeki üretim alanlarını gezdi. Çiçek seraları, şevketibostan üretim alanı ve turizm alanları hakkında bilgi alan Başkan Tugay, kooperatif yönetimiyle sohbet etti. 

“İzmir bölgesel tarım havzasının başkenti”
Toplantıda konuşan Başkan Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak İzmir’in tarımla ilgili diğer şehirlerden farklı olduğumuzun bilincindeyiz. İzmir tarım şehri. Bölgesel olarak da bir tarım havzasının başkenti. Önümüzde iklim kriziyle, toprağın bozulmasıyla bağlantılı bir gıda krizi süreci var. Herkes için sağlıklı gıdaya erişim, bizim için önemli bir konu. Öncelikli çalışma alanları arasında saydığımız bir konu. O nedenle bu işin bir stratejisini oluşturalım, planını belirleyelim, bir plan çerçevesinde hareket edelim hedefindeyiz. Hem kırsal bölgenin tarımla ilgili olanaklarını geliştirelim, hem de kırsal bölgedeki yaşamı daha kaliteli hale getirelim istiyoruz” diye konuştu. 

“Mümkün olduğunca çok tarım alanını korumalıyız”
Urla başta olmak üzere Yarımada bölgesinin tarım alanlarını koruyarak gelişmesi gerektiğine vurgu yapan Başkan Tugay, “Bu bölgede giderek daha fazla insan yaz-kış oturuyor. Bir şehirleşme baskısı var. Burasının yerlisi olan insanların da, bizlerin de şuna karar vermesi gerekiyor; buradaki doğal yapıyı ne kadar koruyacağız, şehirleşmeye ne kadar izin vereceğiz? Benim önerim, burada şehirleşmeyi metropol alanı gibi tutmamaktır. Mümkün olduğunca çok tarım alanını korumalıyız” dedi. 

“Zeytinde doğru düzgün bir markalaşma ve pazarlama işini ülke olarak beceremedik”
Zeytin ve zeytinyağı üretimiyle paralel olarak tarım alanlarında katma değerli ürünlerin artırılması için ortak planlama çağrısı yapan Başkan Tugay, “Ürün seçiminde, tarımın yapılış şeklinde geriden gidiyoruz. Bizde toprak var, su var, tarımı bilen insanlar var. Bu yörede zeytin gibi çok önemli bir değer var. Ama bunu da hakkıyla değerlendiremiyoruz. Zeytinde markalaşma ve pazarlama işini iyi yapmak zorundayız. Yunanistan’dan, İtalya’dan, İspanya’dan, Bosna Hersek’ten birileri bizden zeytinyağı alıyor, orada güzel şişelerde paketleyip kendi isimlerini yazıp, güzelce dünyaya pazarlıyorlar. Bunun hiçbir mantığı yok. Bunu Türkiye niye yapamasın? Bu tür şeylere çalışmamız lazım. Bu seraları kurduktan sonra katma değerli ürünlere yönelmemiz lazım. Bazı ürünlerde kalite insanlar için belirleyici. O kaliteyi tescillemek, vurgulamak gerek” ifadelerini kullandı. 

Başkan Balkan’dan agro turizm vurgusu
Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Başkan Tugay’ın katma değerli üretim çağrısına destek vererek, “Burada 40 dönüm sera var. 40 dönüm serada kat kat üretim yaparak 200 dönümlük verim elde edebiliyorlar. Bu alan tarımsal turizme açık bir alan. Burada sadece tarım değil, agro turizmle ilgili çalışmalar yapmalıyız. Buradaki üretimde kapalı seralar altın değerinde. Alışılmış ve geleneksel olandan farklı bir şey yapmazsak farkımız ortaya çıkmaz. İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde çalışmalar yapmamız lazım” şeklinde konuştu. 

Kooperatif Başkanı Şen: Gelin beraber çalışalım
Bademler Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yürütme Kurulu Başkanı Seyfettin Şen ise kooperatifin faaliyetleri hakkında bilgi vererek, “Bademler Köyü, tarımsal kalkınma modelinin ilk yaratıldığı yerlerden biri. Kooperatifimize yeni bir vizyon koymak için çalışıyoruz. Burası 215 dönümlük bir arazide 250 ortaklı bir yer. Meyveyle başladı. Daha sonra kesme çiçekle devam etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı yatırımlarla başlayan bir sistem var. Bütün İzmir’in park ve bahçelerini, alanlarını biz güzelleştirdik. Burası çok büyük bir tesis. Burası sizin. Ortak yapacağımız projelerle beraber üretelim.  Arazilerimiz var, tecrübelerimiz var. Gelin beraber çalışalım” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Didim, Turizmin Parlayan Yıldızı Olarak Antalya Turizm Fuarı’nda Yerini Aldı

Didim Belediyesi ve Didim Turizm Altyapı Hizmet Birliği (DİTAB) iş birliğiyle, Didim’in turizm vizyonu Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF 2025)’nda güçlü bir şekilde tanıtıldı.
Türkiye’nin ve Akdeniz’in en önemli turizm buluşmalarından biri olarak kabul edilen fuar, 22–24 Ekim 2025 tarihleri arasında Antalya ANFAŞ Expo Center’da gerçekleştirildi.

Fuarda yer alan Didim standı, ilçenin doğal güzellikleri, tarihi mirası, konaklama olanakları ve turizm potansiyelini ön plana çıkararak yoğun ilgi gördü. Ziyaretçiler, Didim’in dört mevsim turizme uygun yapısı hakkında bilgi alırken, stantta gerçekleştirilen tanıtım faaliyetleri sayesinde ilçenin marka değeri bir kez daha pekiştirildi.

Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, fuar kapsamında gerçekleştirdiği temaslarda Didim’in turizmdeki hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başkan Gençay, Didim’i tarihte olduğu gibi yeniden Ege’nin incisi yapmakta kararlı olduklarını vurguladı.

Antalya Turizm Fuarı Kurucusu ve GM Center Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Meral ise Didim’i “turizmin parlayan en yeni yıldızı” olarak nitelendirerek, kentin doğru adımlarla ilerlediğine dikkat çekti.

Didim Belediyesi ve DİTAB’ın koordinasyonunda yürütülen tanıtım çalışmaları, yerli ve yabancı turizm profesyonellerinden büyük ilgi gördü. Didim standı, hem sektörel temaslar hem de tanıtım faaliyetleri açısından fuarın en dikkat çekici noktalarından biri oldu.

Doğası, tarihi, denizi ve misafirperver insanlarıyla Ege’nin incisi Didim, turizmin marka şehirlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Netflix Ordu’da Selman Nacar ile Palas Pandıras’ın müjdesini verdi

Lider eğlence servisi Netflix, Anadolu’nun dört bir yanında kreatif sektörün temsilcileriyle bir araya gelmeye devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda, Türkiye Yetenek Haritası projesi kapsamında Ankara, Çanakkale, Konya, Manisa, Mardin ve son olarak Hatay’da genç yeteneklere yönelik reji eğitimleri düzenleyen Netflix; bu kez rotasını Karadeniz’e çevirdi ve 9. Güzel Ordu Uluslararası Kısa Film Festivali’nin destekçileri arasında yer aldı.

Festival kapsamında, Netflix Türkiye İçerik Direktörü Özge Bağdatlıoğlu ile ödüllü yönetmen ve yazar Selman Nacar, İstanbul Ansiklopedisi: Ortak Bir Hayalin Yolculuğu başlıklı panele konuk oldu. Halime Güner moderatörlüğünde gerçekleşen panelde ikili, Nisan ayında Netflix üyeleriyle buluşan ve Nacar’ın hem senaristliğini hem yönetmenliğini üstlendiği ilk dizisi İstanbul Ansiklopedisi’nin hayata geçiriliş sürecine ve bu kreatif iş birliğinin dinamiklerine değindi. Sohbetin sonunda bu iş birliğinin yeni bir dizi projesiyle devam edeceği ilk kez açıklandı.

2026 yılında sete çıkması planlanan yeni dizi, Palas Pandıras adını taşıyacak ve basketboldan uzak kalmış eski bir milli sporcunun, beş yetenekli liseli gencin hayatına dokunuşunu konu alacak. Nacar, Palas Pandıras’ta yazarlığın ve yönetmenliğin yanı sıra ilk kez bir dizinin yapımcılığını Kuyu Films şirketiyle üstlenecek.

28 ŞEHİRDE 80’DEN FAZLA HİKAYE

Bağdatlıoğlu şöyle konuştu: “Netflix Türkiye olarak bugüne kadar 28 şehirde set kurduk, 80’den fazla hikayemizi 190 ülkedeki üyelerimizle buluşturduk. Bu süreçte Selman Nacar’la yollarımızın kesişmesi bizim için büyük bir mutluluk. İstanbul Ansiklopedisi ile başlayan iş birliğimizi, bir gençlik hikayesi olan Palas Pandıras ile şimdi daha da ileri taşıyoruz. Selman’ın incelikli anlatım dili, güçlü ritmi ve izleyiciye soru soran hikayeciliğiyle yine iz bırakan bir işe imza atacağına inanıyorum. Bu projede genç yeteneklerle çalışacağımız için ayrıca heyecanlıyız.”

9. Güzel Ordu Uluslararası Kısa Film Festivali kapsamında ayrıca, Netflix Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa Yapımlar Direktörü Pelin Ekinci Kaya, sektöre adım atmaya hazırlanan gençlere yönelik bir masterclass gerçekleştirdi. Netflix İçerik Müdürü İpek Tugay ise bu yıl “mutluluk” temasıyla düzenlenen kısa film yarışmasının jüri üyeleri arasında yer aldı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı