“Parça Tesirli Pazarlar” Tiyatroseverlerle Buluştu

Kahramankazan Belediyesi tarafından düzenlenen kültürel etkinliklere bir yenisini daha eklendi. Parça Tesirli Pazarlar oyununun sergilendiği akşama vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

Çetin Altay ve Özlem Karaaytu’nun günümüz ailelerine ilişkin anekdotları esprili bir dille seyirciye aktardığı Parça Tesirli Pazarlar tiyatro oyunu, Kahramankazanlı tiyatroseverler ile buluştu.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Kahramankazan Aile Yaşam Merkezi’nde sergilenen oyuna katılan Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, vatandaşlar ile birlikte kahkaha dolu dakikalara eşlik etti.

Oyunun sonunda Çetin Altay ve Özlem Karaaytu’yu sergiledikleri performanstan dolayı tebrik eden Başkan Çırpanoğlu, kültürel etkinliklerin devam edeceğini belirterek “Bu güzel gecede bizleri yalnız bırakmayarak salonu dolduran tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. ” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uludağ’da yüzlerce kişi Cumhuriyetin izinde yürüdü

Osmangazi Belediyesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin 102’inci kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında Uludağ’da yüzlerce vatandaşın katılımıyla “Doğanın İçinde Cumhuriyetin İzinde” yürüyüşü düzenledi. 

 Cumhuriyet değerlerine sıkı sıkıya sahip çıkarak Büyük Önder Atatürk’ün aydınlık yolundan ayrılmadan ilerleyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, yüzlerce Bursalı vatandaşla birlikte Uludağ’da Cumhuriyetin izinde yürüdü. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği “Doğanın İçinde Cumhuriyetin İzinde” yürüyüşüne katılan 250 kişilik Cumhuriyet sevdalısı Uludağ Çobankaya mevkiinden başlayarak Sarıalana kadar ellerinde Türk Bayraklarıyla 4 kilometrelik parkurda 10’uncu Yıl Marşı eşliğinde yürüdü. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen yürüyüşe Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, birim müdürleri ve yüzlerce Bursalı Cumhuriyet sevdalısı vatandaş katıldı. 

 ‘Cumhuriyete sahip çıkarak Atatürk’ün bizlere emanetini ilelebet payidar kılacağız’ 
Doğanın İçinde Cumhuriyetin İzinde yürüyüşüne katılan tüm katılımcılara teşekkür ederek sözlerine başlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Cumhuriyetin sayesinde bugün özgür ve bağımsız bir şekilde bu yürüyüşü yapabildiğimiz için başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve aziz şehitlerimizi bir kez daha minnet ve rahmetle anıyoruz, ruhları şad olsun. Cumhuriyetin kuruluşunun 102’inci yılını kutlayacağız. Cumhuriyetin kazanımlarını çok daha iyi anladığımız bir dönemin içerisindeyiz. Hemen yanı başımızda Irak, Suriye, Gazze ve  Libya’da demokratik rejimlere geçemeyenlerin ne halde olduklarını görüyoruz. Milyonlarca insanın emperyalizm tarafından öldürüldüğü yerinden ve yurdundan edildiği bir dönemde bizler oksijenin içinde güneşin altında bağımsız ve özgür bir şekilde Cumhuriyeti yaşıyoruz ve yaşatacağız. Bunun kıymetini bilmek lazım, değerini ve kıymetini bilmediğinizde o tek dişi kalmış canavar  emperyalizm yine yüz yıl önce olduğu gibi buraları da işgal etme sömürge haline getirme emelinden hiç bir zaman vazgeçmedi. Bilhassa gençler Cumhuriyete sahip çıkacak Büyük Önder Atatürk’ün bizlere emanetini ilelebet payidar kılacağız’ dedi 

Doğanın İçinde Cumhuriyetin İzinde yürüyüşüne katılan vatandaşlar bu güzel etkinliği düzenlediği için  Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

KO-MEK’ten gastronomi sektörüne katkı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KO-MEK), gastronomi ve yiyecek-içecek sektöründe nitelikli eleman yetiştirmeye devam ediyor. Açılan “Yiyecek ve İçecek Hizmetleri Kursları”, kursiyerlere temel mutfak tekniklerinden servis ve sunum becerilerine kadar geniş bir eğitim sunarak onları iş dünyasına hazırlıyor.

KURSİYERLER PROFESYONEL BECERİLER KAZANIYOR

Kocaeli’deki otel, restoran, kafe ve catering firmaları, alanında uzman personel ihtiyacı duyuyor. Bu kapsamda KO-MEK kurslarında kursiyerler; yiyecek hazırlama teknikleri, mutfak hijyeni, servis düzeni, barista eğitimi ve kokteyl hazırlama gibi konularda uygulamalı eğitim alıyor. Bu sayede kursiyerler hem bireysel hem de profesyonel beceriler kazanıyor.

TEORİDEN PRATİĞE UYGULAMALI EĞİTİM

Kursiyerler, teorik bilgilerini KO-MEK atölyelerinde uygulamalı derslerle pekiştiriyor. Mutfak ekipmanları kullanımı, servis protokolleri, yiyecek sunumu ve müşteri ilişkileri uygulamalarıyla katılımcılar, sektörde aranan nitelikli personel olarak mezun oluyor.

ANNE VE ÇOCUK AYNI KURSTA EĞİTİM ALABİLİYOR

KO-MEK’in sunduğu özel imkânlardan biri de annelerin ve çocuklarının aynı merkezde eğitim alabilmesi. Anneler yiyecek ve içecek hizmetleri eğitimleri alırken, çocukları da atölye ve etkinliklerle vakit geçiriyor. Böylece hem anneler hem de çocuklar sosyal ve mesleki deneyim kazanıyor.

KADIN VE GENÇLERE EKONOMİK FIRSATLAR

Kurslar özellikle kadınlar ve gençler için iş hayatına güçlü bir adım olma fırsatı sunuyor. Kursiyerler, otel ve restoranlarda istihdam olanağı bulabildiği gibi, kendi kafe veya catering işlerini kurarak girişimcilik yolunda da önemli adımlar atabiliyor.

HİZMET SEKTÖRÜNÜN KALİTESİ ARTACAK

“KO-MEK Yiyecek ve İçecek Hizmetleri Kursları”, bireylere meslek kazandırmanın ötesinde Kocaeli’nin gastronomi ve hizmet sektörünün kalitesini artırıyor. Nitelikli çalışanlar, şehirdeki işletmelerin hizmet standartlarını yükseltiyor ve sektörde rekabet avantajı sağlıyor. Bu kursa kayıt yaptırmak isteyenler, online başvurularını www.komek.org adresinden gerçekleştirebilir.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çocuk Senfoni’den Cumhuriyet Konseri

Narlıdere Belediyesi Çocuk Senfoni Orkestrası, Cumhuriyetimizin 102’nci yılına özel verdiği konserle, sanatseverlere muhteşem bir gece yaşattı

Narlıdere Belediyesi, İstiklal Mücadelemizin en büyük eseri ve milletimizin bağımsızlık aşkının en somut göstergesi şanlı Cumhuriyetimizin 102’nci yılını muhteşem bir konserle taçlandırdı. Narlıdere Belediyesi Çocuk Senfoni Orkestrası, Şef Tolga Akın yönetiminde Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi’nde verdiği ‘Cumhuriyet Konseri’ ile sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı.

Vatandaşların büyük ilgi gösterdiği konserde, Cumhuriyet coşkusunu notalara dönüştüren Orkestra; Türk marşlarından film müziklerine, klasik batı müziğinden dünya ezgilerine uzanan geniş bir repertuvarla sahne aldı. Milli mücadelemizin simgesi İstiklal Marşımız başta olmak üzere 10. Yıl Marşı, İzmir Marşı, Valse Triste, Por una Cabeza, La Vie en Rose, Serenade (Tchaikovsky), Can Can, Sol di Manha, Ritmos Ciganos, Batum, Hayat Bayram Olsa eserlerine yeniden hayat veren orkesta, sanatseverlerden büyük alkış aldı. Cumhuriyet coşkusunun doyasıya yaşandığı konsere Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencileri de katkı sunarak geceye renk kattı.

Çok güzel bir kalabalıkla, çok güzel bir konseri geride bıraktıklarını söyleyen Narlıdere Belediye Başkan Yardımcısı Çağrı Sofu, “Sizlere öncelikle Narlıdere Belediye Başkanımız Erman Uzun’un selamlarını iletiyorum. Başkanımız, Çocuk Senfoni Orkestramıza büyük önem veriyor ve bu süreci her zaman destekliyor. Çocuklarımıza, ailelerimize ve Tolga Akın hocamıza teşekkür ediyoruz. İyi ki Cumhuriyet var. İyi ki bu akşam bir aradayız” diye konuştu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kartepe’de 29 Ekim Coşkusu

Kartepe Belediyesi, Cumhuriyet’in 102. yıl dönümünü coşkuyla kutladı. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen “29 Ekim Özel Konseri”, vatandaşlardan büyük ilgi gördü.

Cumhuriyet Bayramı’na Özel Konser

Kartepe Belediyesi Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği Korosu, Şef Aysel Demircan’ın yönetiminde sahne aldı. Cumhuriyet Bayramı’na özel hazırlanan konserde, halk müziğinden sanat müziğine uzanan zengin bir repertuvar seslendirildi.

Salonu Dolduran Kartepelilerden Büyük Beğeni

Salonu dolduran Kartepeliler, hem duygusal hem coşkulu anlara tanıklık etti. Koro üyelerinin performansları büyük beğeni toplarken, dinleyiciler zaman zaman eserlere eşlik etti. Konser sonunda Şef Aysel Demircan ve koro, uzun süre ayakta alkışlandı.

Sanat ve coşku bir arada

Kartepe Belediyesi’nin düzenlediği 29 Ekim Özel Konseri, hem müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı hem de Cumhuriyet coşkusunu sanatla buluşturdu. Etkinliğe Kartepe Belediye Başkan Yardımcıları, Belediye Meclis Üyeleri ve mahalle muhtarları da katılarak bu anlamlı gecede vatandaşlarla birlikte Cumhuriyet’in 102. yıl coşkusunu paylaştı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gönüllü ellerden lösemili çocuklara tatlı hediye

Sosyal sorumluluk anlayışı doğrultusunda sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapan Karşıyaka Belediyesi Cordelion Mutfak Sanatları Merkezi, LÖSEV gönüllülerini ağırladı. “Hayat Bağları” projesi kapsamında mutfağa giren gönüllüler, lösemili çocuklar için sağlıklı çikolatalar hazırladı. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Daima çocuklarımızın yanında olmaya, onlar için iyiliği ve umudu büyütmeye devam edeceğiz” dedi.
 
Karşıyaka Belediyesi Cordelion Mutfak Sanatları Merkezi (CMSM), 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası öncesinde, Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) ile anlamlı bir etkinliğe imza attı. LÖSEV’in hastalara moral ve motivasyon desteği sağlamak amacıyla yürüttüğü “Hayat Bağları” projesi kapsamında, mutfağın kapıları gönüllülere açıldı. Uzman şef eşliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, sağlıklı ve katkısız çikolatalar özenle hazırlandı. 20 katılımcı tarafından yapılan ve tek tek paketlenen çikolatalar, Lösemili Çocuklar Haftası’nda çocuklara hediye edilecek.
 
İYİLİĞİN VE DAYANIŞMANIN ADRESİ

LÖSEV’in örnek projesine destek vermekten mutluluk duyduklarını belirten Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Cordelion Mutfak Sanatları Merkezimiz, yalnızca gastronomi alanında eğitim verilen bir merkez olmanın ötesine geçerek, dayanışmanın ve iyiliğin adresi olmayı sürdürüyor. Bu kapsamda LÖSEV ile çok anlamlı bir iş birliği gerçekleştirdik. Gönüllüler tarafından mutfağımızda hazırlanan tatlı armağanlar, bir ikramdan çok, umut ve sevgiyle yoğrulmuş anlamlı bir mesaj taşıyor. Dilerim bir nebze de olsa çocuklarımızın yüzlerini güldürür, yanlarında olduğumuzu hissettirebiliriz. Karşıyaka Belediyesi olarak, sosyal sorumluluk bilinciyle çalışmaya; dayanışmamızla iyiliği ve umudu büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Küçükçekmece’nin İlk Konsept Parkı Açıldı

Küçükçekmece Belediyesi, Tevfik Bey Mahallesi’nde bulunan Serap Eser Parkı’nı sıfır atık projeleri kapsamında dönüştürerek yeniden Küçükçekmece’ye kazandırdı. Serap Eser Sıfır Atık ve Geri Dönüşüm Parkı adıyla hizmete geçen parkın açılışına Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, başkan yardımcıları, birim müdürleri, muhtarlar ve Serap Eser’in ailesi katıldı.

Küçükçekmece’nin ilk konsept parkı olma özelliği taşıyan Serap Eser Sıfır Atık ve Geri Dönüşüm Parkı’nda; Küçükçekmece Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü atölyesinde yapılan atık ahşap makaralar, ağaç gövdeleri kullanılarak oluşturulan masalar, atık lastiklerden yapılan saksı ve salıncaklar olmak üzere birçok park donatısı yer alıyor. Ayrıca parkta Küçükçekmece Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından Sıfır Atık Atölyesi ve İleri Dönüşüm Atölyeleri düzenlenerek çocuklara ve yetişkinlere geri dönüşüm ve çevre bilinci teşvik edilecek.

Kemal Çebi: 6 yılda ilçemize 28 yeni park kazandırdık ve 28 parkı revize ettik

Park açılışında konuşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi,‘’Tevfik Bey Mahallemizde sadece bir yeşil alanı değil sürdürülebilir kent vizyonumuzun önemli bir parçası olan Sıfır Atık parkımızı hizmete açıyoruz. Serap Eser kızımızın adını yaşatan bu güzel alanı, ilçemize yepyeni yüzüyle kazandırırken, hayatının baharında hain bir terör saldırısında yaşamını yitiren Serap Eser’i rahmetle anıyorum. Umarım bu park, onun yaşayamadığı baharları, burada oynayan binlerce çocuğun geleceğe dair umuduyla yeşertir ve ismi bu parkta sonsuza dek yaşar. Bu parktaki her detay, geri dönüşümün, emeğin ve çevre bilincinin bir ürünü. Göreve geldiğimiz günden bugüne 6 yılda ilçemize 28 yeni park kazandırdık ve 28 parkı da revize ettik. Bu çalışmalarla Küçükçekmece’de kişi başına düşen yeşil alan miktarını artırarak, kent estetiğini, kent prestijini ve doğayla uyumlu bir kent hedefimizi önceledik. Parkın ilçemize hayırlı olmasını diliyor, yapımında emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum’’ dedi.

Açılış törenine annesi Ayşe Eser, Babası Zübeyir Eser ve teyzesi Hanım Yıldırım ile katılan Serap Eser’in abisi Ümit Eser yaptığı konuşmada, ‘’Kardeşim Serap Eser bir eğitim şehidiydi. O dershane dönüşünde saldırıya uğradı ve şehit oldu. Onun adını yaşatma gayretlerinden dolayı Belediye Başkanımız Kemal Çebi’ye teşekkür ediyoruz ve unutulmamasını temenni ediyoruz’’ dedi. Başkan Çebi’nin Eser ailesine Kuran-ı Kerim takdim etmesinden sonra hep birlikte park açılışı gerçekleştirildi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Ağaçlar Ayakta Ölür” Atatürk Sanat Merkezi’nde Sahnelendi

Çankaya Belediyesi Atatürk Sanat Merkezi, Ağaçlar Ayakta Ölür tiyatro oyununa ev sahipliği yaptı. Kapalı gişe sahnelenen oyuna Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner de katıldı.

Çankaya Belediyesi, Cumhuriyet Haftası etkinlik programı kapsamında “Ağaçlar Ayakta Ölür” tiyatro oyununu sanatseverlerle buluşturdu. Atatürk Sanat Merkezi’nde kapalı gişe sahnelenen oyuna Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner de katıldı. 

“HEPİNİZİN ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUZ”

Temsilin sonunda usta oyunculara çiçek takdiminde bulunan Başkan Güner, “Bugün sanatçıların günü. Onun için biz siyasetçilerin susma zamanı diyeyim. Çok güzel, harikulade bir oyundu. Çok güzel bir emek vardı. Hepinizin önünde saygıyla eğiliyoruz, iyi ki varsınız” dedi.

BİR İYİLİK OYUNU ÖYKÜSÜ

Yönetmenliğini Nedim Saban’ın yaptığı, usta oyuncu Nevra Serezli, Aziz Sarvan, Meral Asiltürk, Önder Atakanlı, Murat Şahan, Meltem Özlevent ve Beyza Vural tarafından sahnelenen “Ağaçlar Ayakta Ölür”, çocuklarını uçak kazasında kaybeden bir ailenin tek varlığı olan torunlarıyla olan öyküsünü konu alıyor.

Torunuyla bağını koparan bir dedenin, ölüm döşeğindeki eşinin son isteğini yerine getirebilmek için “Bir Dilek Tut” derneğine başvurmasıyla gelişen olayları anlatan hikayede torun rolünü üstlenen bir gencin gelişiyle başlayan bu iyilik oyununun gerçek torunun ortaya çıkmasıyla sarsıcı bir gerçeğe dönüşmesi izleyiciyi duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.

İspanyol yazar Alejandro Casona’nın kaleme aldığı eser, savaş sonrası dönemde bile iyiliğe tutunmanın insani bir ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

ÖDÜLLÜ OYUNA BÜYÜK İLGİ

Nevra Serezli’nin 11 yıl aradan sonra sahneye dönüş yaptığı “Ağaçlar Ayakta Ölür”, sahnelendiği günden bu yana yedi farklı ödülün sahibi oldu. Başkentli sanatseverlerin de büyük ilgi gösterdiği oyun, seyircilerden tam not alarak dakikalarca ayakta alkışlandı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sadece fuar merkezi değil, yeni bir yaşam alanı inşa ediyoruz

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Uluslararası Kocaeli Fuar Merkezi’ndeki altyapı ve hafriyat çalışmalarını hızlı bir şekilde yürütüyor. Yakında ihale hazırlıklarının başlayacağını açıklayan Başkan Büyükakın, projenin sadece fuar merkezi olmadığını, aslında yeni bir yaşam alanı inşa ettiklerini vurguladı.

EKİPLER HIZLI ÇALIŞIYOR

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi büyük bir vizyon örneği olarak, tamamlandığında Marmara Bölgesi’ndeki fuarcılık faaliyetlerini yeniden şekillendirecek Uluslararası Kocaeli Fuar Merkezi Projesi’ni hayata geçiriyor. Cengiz Topel Havalimanı’nın hemen yanındaki 320 dönümlük alanda yapılacak olan yeni Fuar Merkezi’nde çalışmalar başladı. Ulaşım Dairesi Başkanlığı Yol Bakım Şube Müdürlüğü ekipleri, inşaat yapım ihalesi öncesinde alandaki hafriyat ve altyapı işlerini hummalı bir şekilde yürütüyor. 25 gündür alanda olan ekipler, hava şartlarının elvermesi halinde 40 gün içinde tüm tefsiye çalışmalarını tamamlamayı planlıyor.

BAŞKAN BÜYÜKAKIN İNCELEME YAPTI

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Genel Sekreter Hayri Baraçlı, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman ve AK Parti Kartepe İlçe Başkanı Murat Yılmaz ile birlikte hafriyat çalışmalarının yürütüldüğü alandaydı. Büyükşehir ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi alan Başkan Büyükakın, büyük kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği ve çok amaçlı tasarlanmış bir fuar merkezini Kocaeli’ye kazandıracakları için mutlu olduklarını dile getirdi.

KOCAELİ’NİN ÖNÜNÜ AÇTIK

Projenin sadece fuar alanı olarak görülmemesini isteyen, aslında yeni bir yaşam alanı inşa ettiklerini vurgulayan Başkan Büyükakın, “Burada fuarlar, kongreler yapılacak. Ve bununla beraber, aslında yeni bir şehir tasarımı ortaya çıkmış olacak. Şöyle ki, daha önce alınmış kararları bazen yeniden gözden geçirmek zorunda kalabiliyoruz. Şehirlerin önünü açmak istiyorsanız, şehirlerin yeni bir yönde ilerlemesini istiyorsanız, geçmiş dönemlerin ihtiyaçlarını karşılayacak fonksiyonların yerine, yeni fırsatlar sağlayacak fonksiyonlar yüklemeniz gerekir.

ESKİSİ, ŞEHİRDE SIKIŞMIŞTI

Eski şehir merkezinde sıkışmış olan ve daha büyük, daha yeni ihtiyaçları karşılamaya yeterli olmayan alanları şehrin dışında ve yeni ihtiyaçları karşılayacak yapılarla buluşturmanız gerekir. Bir yandan hava ulaşımının diğer yandan şehirler arası ulaşımın ortak noktasında buluşabilecek bir alan gerekiyordu. Önceki fuar alanı, geleneksel şehir merkezinde sıkışmış bir alandı. Onu dışarıya taşımak, bir anlamda etkinlikler döneminde oluşacak trafiği de şehrin dışına taşımak anlamına gelecekti” dedi.

HEDEF 2026’DAKİ KİTAP FUARI

Uluslararası Kocaeli Fuar Merkezi hakkında da açıklamalarda bulunan Başkan Büyükakın şu bilgileri verdi: “İlk etapta, 3 tane holü olan ve her biri 10 bin metrekare büyüklüğünde bir alan inşa edilecek. Ön tarafındaki yapı ise kongre merkezi, konferans salonları ve giriş hollerinden oluşacak. Burada aşamalı bir inşaat süreci izlenecek. Önce iki holün tamamlanması ve iklim şartları elverişli olursa, bunların 2026’daki Kitap Fuarı’na yetiştirilmesi planlanıyor. Daha sonraki süreçte de diğer holün(3.) ilavesi ve diğer yapıların eklenmesi işleri yapılacak. Uzun vadede Fuar Merkezi toplam 6 hole çıkacak ve üzerindeki yapıların tamamı ilerleyecek. Onlarla birlikte otelin ve merkezin ticari ve parklanma ihtiyaçlarını karşılayacak diğer yapılar da bu alana ilave edilmiş olacak.

5 MİLYAR LİRALIK BİR PROJE

Şu anda alanda arkadaşlarımız tesviye çalışmalarını yürütüyor. Yaklaşık 25 gündür burada çalışmalar devam ediyor. Aşağı yukarı 40 günlük bir iş daha var. Böylece bu işe ilave bir ihale bedeli ödenmemiş olacak. Kendi kaynaklarımızla yapabileceğimiz her şeyi öncelikli olarak yapmayı planlıyoruz.  Sonrasında da 3 hol ve öndeki yapının bir kısmı için ihaleye çıkılacak. Bu, yaklaşık olarak 5 milyar tutarında bir ihale olacak.

İNŞAAT HIZLICA YAPILACAK

İnşallah 1-1.5 yıl gibi bir zaman diliminde 2 holü tamamlamayı, diğer 1 yıllık sürede de 3. holü ve önündeki kongre merkezi ile konferans salonlarını tamamlamayı planlıyoruz. Şimdiden hummalı bir çalışma başladı. Arkadaşlarımız burada yaklaşık 40 gün daha çalışacak, alandaki tesviyeyi bitirmiş olacaklar. Bu arada da ihale hazırlıkları tamamlanacak. İhale günü alınacak. Ve inşallah ihaleye çıkılarak hızlı bir şekilde inşaata başlanacak.”

 

YERİ RASTGELE SEÇİLMİŞ DEĞİL

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Uluslararası Kocaeli Fuar Merkezi’nin yerini belirlerken birçok noktaya dikkat ettiklerini vurgulayarak şunları söyledi: “Bu proje tüm yönleriyle birlikte düşünüldü. Fuar merkezi tasarlanırken buradaki yapıların yüksekliği öyle dikkatli şekilde hazırlandı ki, sanayi fuarlarında sergilenecek büyük çaplı ürünler bile rahatlıkla sığabilecek. Öte yandan buranın bir yandan havalimanına yakın olması diğer taraftan metronun son varış noktası ve aslında bütün operasyonların yürütüleceği bakım noktasının buraya yapılacak olması önemli.

OTEL VE AVM DE YAPILACAK

Önümüzdeki süreçte bir otel ve outlet tarzı küçük çaplı bir alışveriş merkezinin de yapılması ile birlikte burası bambaşka bir fonksiyona bürünecek. Böylesine bir proje aslında büyük bir fuarcılık yaklaşımını içinde barındırıyor. Biz bunu hazırlarken kentimizdeki odalarla, ticaret erbabıyla, sanayicilerle görüşmeler gerçekleştirdik. Ülkedeki ve yurt dışındaki emsal fuarlarla kıyaslamalarını yaptık. Tasarımını yaparken de tüm ulaşım ağlarının ortak noktasında olmasına önem verdik.

TRAFİK SIKINTISI YAŞANMAYACAK

İzmit tarafından gelişte direkt giriş yapılan, çıkışta da firkete kavşaktan dönülen, giriş-çıkışlarının rahat olduğu bir alan olmasını sağlayacağız. Alanın çok geniş olması, büyük organizasyonların yapılması açısından da kolaylık sağlayacak. Fuar merkezinin yapılacağı Kartepe bir yanıyla turizm kenti. Ama buradaki fuarcılık faaliyetleri ile birlikte o turizm fonksiyonu da ciddi manada güçlenmiş olacak. Sonrasında buraya diğer otellerin de gelmesiyle birlikte yeni bir şekillenmenin olacağını tahmin ediyoruz.

TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLACAK

Bu proje, aynı zamanda çevredeki kentlere de hizmet etsin. Burası gerçekten ulusal ve uluslar arası fuar merkezi olacak diye düşündük. Bir yere bir yaşam alanı geliyorsa orada kolaylıkları sağlayacak ticari fonksiyonların gelmesi de lazım ki, onları da burada tasarladık. Tamamlandığında gerçekten örnek projelerden bir tanesi ortaya çıkmış olacak. İnşallah örnek alarak, benzerlerini Türkiye’nin diğer illerinde de yaparlar.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Altın Portakal’da İlk Gün Keşiflerle Başladı

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, ilk günündeki çok özel  belgeseller ve ardından gerçekleştirilen söyleşilerle seyircilere yepyeni keşifler sundu. Günün belgeselleri; Halikarnas balıkçısı namıyla maruf yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı hakkındaki “Filos”, Kurtuluş Savaşı gazisi, 101 yaşındaki efsane futbolcu Galip Haktanır’ı tanıtan “Vefalı Galip”  ve Ankara’da soğan hasadında çalışan işçilerin dünyasına ışık tutan “Işığın Hasadı”ydı.  

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, ilk gününe çok özel belgesellerin gösterimiyle başladı. Seyircilerin büyük övgüsüyle karşılanan yapımların ortak özelliği; çok kıymetli alanlara ışık tutmasıydı.  

“Avrupa seyircisi ‘Artık soğanı israf etmeyeceğiz’ dedi”

Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’ndaki, günün ilk söyleşisinde Ankara’daki soğan hasadı işçilerinin hayat şartlarını gözler önüne seren filmi “Işığın Hasadı” ile yönetmen Esin Özalp Öztürk çıktı seyircinin karşısına. Görüntü yönetmeni sayesinde haberdar olduğu işçilerin, günde sadece 2 saatlik bir jeneratör elektriği ile yaşadığını duyduğunda filmin ismi hemen belirmiş zihninde. Daha sonra işçilerle görüşerek 6 buçuk günde filmi çekmiş. Ama kolay olmamış; özellikle de kadınları konuşturmak. “Çekimlerin ilk üç gününde kadınları bir türlü konuşturamadım. Sonra açıldılar. Film bitince bir salon tutup ilk onlara gösterdim; filmi izleyince ‘Abla bu kadar güzel olacağını bilseydik seni bu kadar yalvartmazdık’ dediler” 

Neredeyse bütün dünyada festivallere katılan ve pek çok ödül alan filme dünyadan gelen tepkileri değerlendiren Öztürk, “Beni en çok şaşırtan Latin Amerika oldu. Filmin orada gezmediği ülke kalmadı diyebilirim. Orada da tarım işçiliği ve emek hikayeleri yaygın olduğundan kendilerine yakın buldular sanırım. Ama Avrupa’da çok şaşırdılar ve ‘Artık marketten soğan alırken bambaşka bir gözle bakacağız ve israf etmeyeceğiz’ dediler” diye konuştu.  

Öztürk, salondaki bir çocuğun “Işıklı günler görecek miyiz?” sorusu karşısında ise duygulanarak şunları söyledi: Filmi çektiğimde kızım 3 buçuk yaşındaydı. Ben henüz onun eline makas vermiyordum. Soğan hasadındaki o çocuklar 6 yaşında ve neredeyse bileklerini kesbilecek makaslarla soğan kesiyorlar. Dolayısıyla umarım ışıklı günler göreceğiz, onun için uğraşıyoruz” 

Ayhan Işık’ın spor hocası, Kurtuluş Savaşı gazisi efsane futbolcu!

Diğer belgesel “Vefalı Galip” ise 101 yaşındaki Kurtuluş Savaşı gazisi ve bir futbol efsanesi olan Vefa Haktanır’ı tanıttı seyirciye. Gösterim sonrası yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran, yardımcı yönetmen Emine Özge Demirkıran, kurgucu Hakan Kızıltaş ve danışman Fethi Aytuna soruları cevapladı.

Haktanır’a dair bir film yapma fikrinin uzun zamandır var olduğunu söyleyen yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran, süreci şöyle anlattı: Tanıştığımızda 96 yaşındaydı, aparman yöneticisiydi ve her hafta, mezunu olduğu, Darüşşafaka’nın toplantıları için toplu taşımayla karşı yakaya geçerdi. Onların zamanları çok başka; Galip ağabey 1937’de futbola başladığında daha formalarda sırt numarası uygulaması yok! Sarı- kırmızı kart kuralı yok! O yüzden hep aklımdaydı ama ancak 101 yaşındayken yapabildik. 

Filmin danışmanı Fethi Aytuna ise Haktanır’ın, tuttuğu notları derleme isteğini kendisine ilettiğini ve bu yolla İletişim Yayınları tarafından basılı bir kitap haline geldiğinden bahsetti: Gerçi futbol hayatından sonra notlarını tutmaya başlamış ama yine de o dönemin futboluna dair da bilgiler var. Son zamanlarına kadar hafızasının kuvvetli olması büyük şanstı bizim için.

Bu alanda arşiv malzemesinin yetersizliğine değinen yönetmen Demirkıran da Haktanır’a dair bir bilgiye nasıl tesadüfen eriştiğini paylaştı: Galip ağabey, Darüşşafaka ve üniversite mezunu. Çok az sayıda üniversite mezunu olduğundan beden eğitimi öğretmenliği de yapmış biri. Bunu biliyorduk ama spesifik bir bilgi yoktu. Bir gün tesadüfen Ayhan Işık’ın “Cingöz Recai” filmini izledikten sonra Ayhan Işık’ın biyografisine bakarken bir röportajına denk geldim. Diyordu ki; Nişantaşı Ortaokulu’nda okudum ve çok değerli hocalarım vardı. Edebiyat dersimize Salah Birsel, beden eğitimi dersimize de Galip Haktanır girerdi. 

Filmin dünyada da ilgi görmesini hem memnuniyet hem de şaşkınlıkla karşıladığını dile getiren yönetmen, “Ben bu filmle İran, Sırbistan ve İtalya’da ödül aldım” diye konuştu. 

Sürgünde yeni bir dünya kuran yazar: Halikarnas balıkçısı

AKM Perge Salonu’ndaki son söyleşi, Halikarnas balıkçısı namıyla meşhur yazarımız, Cevat Şakir Kabaağaçlı’ya dair “Filos” belgeseli ekibiyle gerçekleşti. Söyleşiye; yönetmenler Nurdan Tümbek Tekeoğlu- Orhan Tekeoğlu, Halikarnas Balıkçısı kitabının yazarı Meltem Ulu ve yazarın torunu Kuki Kutup katıldı. 

Bir dergide yayımlanan makalesi yüzünden önce idama mahkum edilen ardından da Bodrum’a sürgüne gönderilen Kabaağaçlı’nın, sürgünde yepyeni bir hayat başlatmasını ele alan belgesel, Meltem Ulu’nun “Halikarnas Balıkçısı” kitabından hareketle çekildi. Nurdan Tümbek Tekeoğlu, Ulu’nun kitabından etkilenip bunu bir belgesele dönüştürme fikrini, Orhan Tekeoğlu’yla paylaşmış ancak proje hemen hayata geçememiş. Orhan Tekeoğlu bu süreci şu sözlerle anlattı: O dönem başka bir belgesel çekiyordum, gelip kafamı karıştırdı. Şu kitabı bir okur musun, dedi. Ben hep öteledim hep kıvırdım ama sonunda ısrarlar artınca kitabı okudum. Engin bir denizin içinde buldum kendimi. Cevat Şakir’i demek ki hiç tanımıyoruz diye düşündün. Bodrum’u Bodrum yapanın Cevat Şakir olduğunu bilmiyordum. Okudukça okyanusun dibine daldım ve kendi projemi durdurup bu belgesel için çalışmaya başladım. Halikarnas Balıkçısı kitabını yazarı Meltem Ulu ise duygularını şöyle ifade etti: Kitabı yazarken hayatından o kadar etkilendim ki biyografisini yazmam lazım, diye düşündüm. Benim için çok özel bir gün, şimdi önümde bir belgesel var. Şöyle görüyorum; Halikarnas Balıkçısı başka bir alemde bize yol açmaya devam ediyor aslında. 

Yazarın torunu Kuki Kutup ise Kabaağaçlı için “Dede herkese biraz dokunmuştur; bahçeniz, fesleğeniniz, limon ağacınız varsa, iki nane dikip salatanıza katıyorsanız denize bakınca ‘oh’ diyorsanız size de dokunmuştur” derken sözlerini şöyle sürdürdü: Deniz demişken, mavi demişken, ben İzmir’den geliyorum, bugün Antalya’ya hayran kaldım, belediyeciliğe hayran kaldım; çok şanslısınız. 

Seyircilerden gelen, “Cevat Şakir, denizi olmayan bir yere sürülseydi yolculuğu nasıl ilerlerdi?” sorusunun cevabı ise aslında bütün ekip için aynıydı. Kutup, “Yaşadığı tam bir metamorfoz.  İstanbul’dan, Afyondan sonra Bodrum’a geldiğinde yaşadığı bambaşka bir şey; denize kavuştu! Başka bir yere gitseydi de yine denize çıkardı yolu” derken Orhan Tekeoğlu, yönetmen eşiyle aralarında bu konuşmanın geçtiğini belirterek “Bodrum’a değil de Sinop’a gönderilseydi Sinop’u da Bodrum yapardı; çünkü o ruhta bir insan” diye konuştu. Yazarın yaşadığı dönemin şartlarını da hesap etmek gerektiğine dikkat çeken Ulu ise souyu şöyle cevapladı: Bodrum’da da ilk dönemi kolay geçmiyor aslında. Hem hayat koşulları zor hem de dışlanmış durumda. Benim için bütün özelliklerinin ötesinde ben onda ‘gerçek insan’ olma vasfını görürüm hep. Oxford’a gitmiş, Avrupa’yı gezmiş, bir sürü deneyimi var ve sürgün ediliyor… Ama bence o her yerde var olurdu. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı