Yeşil Vatan Film Yarışması’nda başvurular 30 Kasım’a kadar uzatıldı

Orman Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda düzenlenen “Yeşil Vatan Kısa Film Yarışması”na artan talep doğrultusunda başvurular 30 Kasım’a kadar uzatıldı. Genç yeteneklerin ve profesyonellerin katılım gösterdiği yarışmanın finalistleri, 21 Aralık tarihinde açıklanırken ödül töreni ise 15 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşecek. 

Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü ve OGEM-VAK tarafından düzenlenen yarışma; çevre sorunlarına dikkat çeken ve sürdürülebilir yaşamı teşvik eden kısa film ve belgesellerin ortaya çıkmasını hedefliyor. Bu sayede iklim değişikliğiyle mücadelede farkındalık yaratılması ve gençlerin sanatsal bakış açılarının toplumsal etkiyle buluşturulması amaçlanıyor.

Yarışma, Yeşil Vatan kavramını odağına alarak, ormanların önemi, yangınlarla mücadele, doğal yaşamın korunması, iklim değişikliği, ağaçlandırma, orman ürünleri, tarım ve hayvancılık, su kaynakları ve sürdürülebilir yaşam gibi başlıklara sanatsal bir perspektif sunulmasını teşvik ediyor.

Profesyonel filmler kategorisinde birincilik ödülü 100 bin TL, ikincilik 75 bin TL, üçüncülük 50 bin TL. Öğrenci filmleri kategorisinde ise birinciye 75 bin TL, ikinciye 50 bin TL, üçüncüye 35 bin TL verilecek. Ayrıca Yeşil Vatan özel ödülü ve mansiyonlar da sahiplerini bulacak.

Yoğun ilgi gören yarışmada kayıtlar 30 Kasım tarihine kadar uzatıldı. Katılımcılar başvurularını OGM’nin resmi duyuru sayfasından yapabiliyor. Finalistler 21 Aralık’ta açıklanacak, ödül töreni ise 15 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Altın Portakal’dan 29 Ekim’e özel galalar

Altın Portakal, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı çok özel iki galayla; “Cumhuriyete Giden Yol” ve “Ferhangi Bir Yaşam” belgeselleriyle kutladı.
62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Cumhuriyet Bayramı’nda takipçilerine çok özel iki gala sundu. Samsun’dan İzmir’e, Cumhuriyet’in kuruluşunun izini süren “Cumhuriyete Giden Yol”, Atatürk Kültür Merkezi Perge Salonu’nda seyirci karşısına çıkarken Cumhuriyet döneminin en yetkin sanatçılarından Ferhan Şensoy’u konu alan “Ferhangi Bir Yaşam”, AKM Aspendos Salonu’nda seyirciyle buluştu. 
“CUMHURİYETE GİDEN YOL” BELGESESİ İZLENDİ
Gösterimin ardından soruları cevaplayan, “Cumhuriyete Giden Yol” belgeselinin yönetmeni Hacı Mehmet Duranoğlu; çalışmanın, Kocaeli Üniversitesi’nden bir grup öğretim üyesi tarafından Cumhuriyet’in 100. yıldönümü için hazırlandığını söyledi. Gösterimin ardından belgesel ekibi soruları cevapladı. Herkesin erişebilmesi için belgeselin, Kocaeli Üniversitesi web sayfasına yüklendiğini dile getiren Yönetmen Duranoğlu, yakında da Atatürk’ün kitaplarla ilişkisi üzerine yeni bir belgeselin çekimlerine başlayacaklarını duyurdu. 
“BELGESELİMİZLE FERHAN ŞENSOY GİBİ TURNEYE ÇIKACAĞIZ”
Altın Portakal’da günün çok özel diğer galası, AKM Aspendos Salonu’ndaki “Ferhangi Bir Yaşam”dı. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köklü bir geleneğin, ‘Dümbüllü kavuğu’nun da emanetçisi olmuş, usta tiyatrocu ve yazar Ferhan Şensoy’u, bilinmeyen yönleriyle beyazperdeye taşıyan belgeselin gösteriminden sonra yönetmen Selçuk Metin ile Şensoy’un aile üyeleri; Derya Şensoy, Ferhan Şensoy ve Elif Durdu Şensoy, seyircilerin sorularını cevapladı. Yönetmen Selçuk Metin, belgeselin gösterim programını, Ferhan Şensoy’un, Ses Tiyatrosu’nu kurduğu süreçteki gibi bir turne programı olarak planladıklarını belirtti.
Söyleşide ilk söz alan Derya Şensoy, “Babamın çok zengin bir arşivi varmış, biz de bunu bu süreçte keşfettik ve hiç değilse bir kısmını, onun özellikle genç kuşakla tanışabileceği bir belge niteliğinde tarihe bıraktığımız için çok mutluyuz” diye konuştu. Elif Durdu Şensoy ise duygularını, “Bu belgeseli izlemek duygusal açıdan zorlayıcı olabiliyor bizler için” sözleriyle ifade etti. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Garanti BBVA’dan Türkiye’nin ilk biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracı

Garanti BBVA, Türkiye’de bir ilke imza atarak deniz ekosistemlerinin korunmasına odaklanan Biyoçeşitlilik ve Mavi Temalı Tahvil (Biodiversity Blue Bond) ihracını gerçekleştirdi. Toplam işlem büyüklüğü 20 milyon 215 bin dolar, vadesi 3 yıl olan ihraç, başarıyla tamamlandı. 

Dünya ölçeğinde de sayılı örneklerden biri olan bu yenilikçi “biyoçeşitlilik finansmanı” aracıyla sağlanacak kaynaklar, Akdeniz havzasındaki ekosistemlerin korunması ve sürdürülebilir yönetimi için kullanılacak. Tahvil gelirleri; sürdürülebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılmasıbalıkçılık ve deniz kaynaklarının sorumlu kullanımısürdürülebilir su yönetimi projeleri ile sürdürülebilir tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi gibi alanlara yönlendirilecek. 

Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, konuyla ilgili şunları söyledi:
“2018–2025 dönemi için belirlediğimiz 400 milyar TL’lik sürdürülebilir finansman hedefimizi 2025’in ilk 5 ayında tamamladık. Bu başarının ardından hedefimizi büyüterek, 2018–2029 yıllarını kapsayan dönemde toplam 3,5 trilyon TL sürdürülebilir finansman sağlama taahhüdü açıkladık. Şimdi de Türkiye’de bir ilk olan biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracımızla sürdürülebilir büyüme vizyonumuz doğrultusunda, sermaye piyasalarını biyoçeşitlilik ve deniz ekosistemlerinin korunması için harekete geçiren öncü bir adım attık. Garanti BBVA olarak mavi finans alanında 2024 başından bu yana yaklaşık 1 milyar TL’lik finansman sağlamıştık. Bu ihraçla çıtayı daha yukarı taşıyor; Akdeniz’in benzersiz habitatını koruyan, yerel ekonomilerde kapsayıcı değer yaratan projelere bir finansman kanalı açıyoruz. 20 milyon dolarlık yeni tahvil ihracımızla, ülkemizin mavi geleceğine somut katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

Bu işlemle Garanti BBVA, Türkiye’de deniz ekosistemlerinin korunması amacıyla ihraç edilen ilk tematik tahvile öncülük ederek hem finans sektöründe hem de reel ekonomide doğa dostu dönüşümü destekleyen uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Görünenin ötesini araştıran belgeseller Altın Portakal’da

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ermeni bir demirci ustası, yüz yıllar ötesinden meçhul bir ressam ve ismi, kitap kapaklarının ardında duran bir tasarımcıyı konu alan belgeselleri, seyirciyle buluşturdu. 
62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Belgesel Yarışma filmleriyle çok kıymetli değerleri, kitlelere tanıtmaya devam ediyor. Festivalde, Mardinli Ermeni demir ustası Yervant Demirci’nin hayatını anlatan “Yerli Yurtsuz”, kimliğine dair hâlâ bilgi bulunmayan gizemli sanatçı Mehmed Siyah Kalem hakkındaki “Üstad Mehmed Siyah Kalem” ve grafik tasarımcı Birol Bayram’ı ele alan “Kitabın Rüyası” belgeselleri seyirci karşısındaydı. 
YAZIYA DÖKMEK YERİNE KAMERA İLE ÜRETMEK İSTEDİM 
Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’ndaki gösterimlerin ardından ilk olarak “Yerli Yurtsuz”un yönetmeni Rıza Oylum, yapımcısı Murat Yıldırım ve kurgucusu Ali Moslemi soruları cevapladı. Yönetmen Rıza Oylum, Yervant Demirci ile tanışıp samimi olduktan sonra belgeseli yapmaya karar verdiğini söylerken, “10 yılı aşkın süredir sinema üstüne yazılar yazıyorum. Kameradan çekilen görüntüleri yazıya dökmek dışında kendim de kamera ile üretim yapmak istedim. Benim genel çalışma disiplinim; ötekiler, azınlıklar üzerine. Türkiye içindeki azınlıkların yanında farklı ülkelerdeki hakim inancın, hakim yapının dışında kalanlar. O yüzden buradaki açmazların, çatışmaların görsel dile geçmesi gerektiğini düşündüm” dedi.
SİYAH KALEM DANSI ALBÜMÜ İLE YOLLARIMIZ KESİŞTİ 
Türk resminin belki de en özgün ve en gizemli figürü Mehmed Siyah Kalem’in peşine düşen “Üstad Mehmed Siyah Kalem” belgeseli de seyirci karşısındaydı. Gösterimin ardından yönetmen Selin Aktaş ve besteci Mehmet Can Özer, soruları cevapladı. Prof. Evren Karayel Gökkaya’nın, “Orta Çağ’ın Grotesk Dünyası ve Mehmed Siyah Kalem’in Demonları” makalesi sayesinde Siyah Kalem’den haberdar olduğunu belirten yönetmen Selin Aktaş, “Bunun üzerine Siyah Kalem’le ilgili neler var, diye bir araştırmaya giriştiğimde Mehmet beyin ‘Siyah Kalem Dansı’ albümünü gördüm. Böylece yollarımız kesişti” diyerek belgeselin hayata geçme sürecini özetledi. 
GÖSTERİM SONRASI SEYİRCİYLE BULUŞTULAR 
 “Kitabın Rüyası”, grafik tasarımcı Birol Bayram’ı; Zeynep Atakan, Ahmet Ümit, Yekta Kopan, Gürbüz Doğan Ekşioğlu gibi özel isimlerin de anlatımıyla beyazperdeye taşındı. Belgeselin yönetmeni Aslı Atasoy, görüntü yönetmeni Hakan Kasırga, belgeselin katılımcılarından akademisyen- küratör Sevengül Sönmez ve belgeselin odak ismi Birol Bayram, gösterim sonrası seyirciyle bir araya geldi. Gazeteci- yönetmen Aslı Atasoy; hazırladığı bir haber dosyası vesilesiyle Birol Bayram ile tanıştıktan sonra kitap kapağı tasarımlarından haberdar olduğunu ve bunun üzerine belgesel fikrinin geliştiğini belirtti. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Aylin Özsavaş: Turizmin geleceği birlikte kurulacak, merkezinde TÜRSAB olacak!

TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş, turizmin kalbi Kuşadası’nda sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Korumar Hotel De Luxe’te gerçekleşen buluşmaya seyahat acentaları ve basın mensupları yoğun ilgi gösterdi. Acentalar, Özsavaş’ı coşkuyla karşıladı.

Toplantıda konuşan Aylin Özsavaş, TÜRSAB Başkan adaylığı sürecine dair değerlendirmelerde bulundu ve başkan seçilmesi halinde hayata geçirmeyi planladığı projeleri paylaştı. Özsavaş, konuşmasında birlik, şeffaflık ve güven vurgusu yaparak şunları söyledi:

“Artık üyelerine sırtını dönen değil, üyeleriyle omuz omuza yürüyen bir TÜRSAB olacağız. Sektörün tüm paydaşlarıyla ortak akılla, el ele vererek sorunları tek tek çözeceğiz.”

1618 Sayılı Yasanın Günümüz Koşullarına Cevap Veremiyor

Toplantıya katılan seyahat acentaları, turizm sektörünün uzun süredir karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara dikkat çekti. Katılımcılar, 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nun günümüz koşullarına uygun hale getirilmesi gerektiğini belirtti

Aylin Özsavaş bu konuda şu sözleri dile getirdi:

“1618 sayılı yasa, dönemin şartlarında önemli bir kazanımdı. Ancak artık sektörün ihtiyaçlarına yanıt vermiyor. TÜRSAB Başkanlığım döneminde bu yasada yapılacak değişiklikler öncelikli hedeflerimizden biri olacak.”

”Kuşadası’nda KOMER Yeniden Turizme Kazandırılmalı”

Seyahat acentaları, toplantı sırasında Kuşadası Kongre Merkezi (KOMER)’in de yeniden yapılandırılması gerektiğine dikkat çekti. 2013 yılında hizmete açılan KOMER’in bugün atıl durumda olduğuna vurgu yapan katılımcılar, merkezin yeniden aktif hale getirilerek turizme kazandırılması gerektiğini ifade ettiler.

Aylin Özsavaş, bu konuda da önemli bir hatırlatma yaptı:

“Tam 12 yıl önce 30 Ekim 2013’te KOMER’in resmi açılışına katılmıştım. Bu muazzam kongre merkezinin yeniden canlandırılması gerekiyor. Kongre turizmi, ülkemize yüksek gelir getiren en önemli turizm kollarından biri. Esas mesele, kongre turizmini yeniden eski değerine kavuşturmak ve bu alanda ülkemizi yeniden güçlü bir oyuncu haline getirmek.”

Ekim 2016 da yapılması planlanan Alman Seyahat Birliği (DRV)’de için KOMER’de görev aldığını da hatırlatan Özsavaş, uluslararası tecrübesiyle Türkiye’nin kongre turizmini yeniden güçlendirmeye kararlı olduğunu vurguladı. Bölgenin kongre turizm faaliyetlerini artıracağız ve KOMER’i faal hale getireceğiz.  

Cruise Turizmi de Öncelikler Arasında

Kuşadası’ndaki seyahat acentaları ayrıca cruise gemi taşımacılığının önemine değindi. Acentalar, Türkiye’nin bu alanda büyük bir potansiyele sahip olduğunu ancak mevcut kapasitenin yeterince kullanılmadığını belirterek, daha etkin politikalar geliştirilmesi gerektiğini söylediler.

Seyahat acentalarının sorunlarını tek tek  dinleyip soruları yanıtlayan Aylin Özsavaş, bu konuda da destek sözü verdi:

“Cruise turizmi, Türkiye’nin vitrinidir. Elbet sorunlar vardır bizim görevimiz bölgenin yaşadığı sıkıntılara çözüm yolları bulmaktır.“

Birlik, Şeffaflık ve Güven Temelli Yeni TÜRSAB Vizyonu

Aylin Özsavaş konuşmasında birlik ve dayanışma çağrısı yaptı:

“Artık üyelerine sırtını dönen değil, onlarla birlikte karar alan; adil, şeffaf ve güvene dayalı bir TÜRSAB inşa edeceğiz. Bu süreçte hiçbir üyemiz kendini yalnız hissetmeyecek.”

Toplantı, samimi sohbetler ve karşılıklı fikir alışverişlerinin ardından yemek eşliğinde sona erdi. Katılımcılar, turizmin geleceğine umutla bakmalarını sağlayan bu buluşmadan memnuniyetle ayrıldılar.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Taşta, gölgede, rüzgârda Sinan’ın imzası var

Kocaeli Şehir Tiyatroları, SDKM’de dünya prömiyerine ev sahipliği yaptı. “Sinan” adlı oyun, ilk kez seyirciyle buluştuğu gecede dakikalarca ayakta alkışlandı. Geçmişle bugünü, taşla insanı, yıkımla inşayı buluşturan oyun enkaz altında kalan bir mimarlık öğrencisinin gözünden Mimar Sinan’ın ölümsüz yapıtı Süleymaniye Camii’ne uzanan bir yolculuğu konu alıyor.

OYUN MANEVİ KEŞİF YOLCULUĞUNA ÇIKARDI
Oyun öncesinde kokteyl ile başlayan prömiyer gecesinde sanatseverler bir araya gelerek keyifli zaman geçirdi. Salonu dolduran seyirciler arasında Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ın eşi Songül Aktaş ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın eşi Figen Büyükakın da yer aldı. SDKM Büyük Sahne’de gerçekleşen yoğun katılım, oyuna duyulan merakın ve kente kazandırdığı kültürel değerin bir göstergesi oldu. Manevi keşif yolculuğuna çıkaran bu oyunu Hakan Hüseyin Gül ve İsmail Kılıçarslan kaleme alırken, yönetmen koltuğunda Aydın Sigalı yer aldı.

“SAĞLAM YAPI SAĞLAM VİCDANLA GERÇEKLEŞİR”
“Sinan”, yalnızca bir dönemi değil, bir düşünce biçimini sahneye taşıdı. Dönemin en büyük padişahı Kanuni Sultan Süleyman, o dönemin sosyo-kültürel yapısı ve Mimar Sinan’ın iş ahlakı sahnede etkileyici bir anlatımla yeniden can buldu. Yapımı 7 yıl süren Süleymaniye Camii üzerinden ilerleyen hikâyeyi Sigalı, “Sağlam yapı, sağlam vicdanla gerçekleşir” cümlesiyle özetliyor. Oyun, geçmişteki mimari dehanın eserlerini bugünün deprem gerçeğiyle ilişkilendirerek güçlü bir mesaj veriyor. Tıpkı dönemin padişahı Süleyman gibi muhteşem olan Süleymaniye Camii de günümüzde İstanbul’un yedi tepesinden biri olarak anılıyor.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM, ZİHNİYET DÖNÜŞÜMÜDÜR”
Oyunun çıkış noktası da en az içeriği kadar anlamlı. Kocaeli Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı, oyunun ilhamını Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın “Kentsel dönüşüm sadece binaları değil, zihniyeti ve algıyı dönüştürmekle mümkündür. Bunun için tüm araçları kullanmalıyız, sanat da bunlardan biridir” sözlerinden aldıklarını belirtiyor. Sigalı, bu anlayışla sanatın toplumsal farkındalığı artırmadaki gücünü ve desteğini Sinan ile bir kez daha sahneye taşıdıklarını vurguluyor.

TARİH VE GÜNÜMÜZÜN SANATLA BULUŞMASI
“Sinan”, sadece bir tiyatro oyunu değil; tarihle bugünün, sanatla bilimin buluşma noktası. Mimar Sinan’ın eserlerini şekillendirirken rüzgârı, gölgeyi, suyu, sesi hesaba katan o derin mimari anlayışı, izleyicilere insanın doğayla kurduğu kadim ilişkiyi hatırlatıyor. Oyun, hem geçmişin ustasına saygı duruşu hem de günümüz insanına bir hatırlatma niteliğinde.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

ASAT’tan kırsal mahallelere kesintisiz içme suyu yatırımı

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, 139 milyon 500 bin TL bedelle ihale edilen “Dağbeli-Bayatbademleri-Akkoç-Çomaklı-Garipçe Mahalleleri ve Çevre Mahalleleri İçme suyu Yapım İşi” kapsamında önemli bir altyapı yatırımına başladı.

Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, merkez ve kırsal mahallelerde sürdürdüğü içme suyu seferberliğine kararlılıkla devam ediyor. Kent genelinde artan nüfus ve değişen iklim koşullarına bağlı olarak su temininde sürdürülebilirliği sağlamayı hedefleyen ASAT, bu kapsamda Döşemealtı ve Korkuteli ilçelerinin kırsal bölgelerinde de yoğun altyapı çalışmaları yürütüyor. Modern teknolojiyle donatılmış ekipler tarafından gerçekleştirilen çalışmalarla hem mevcut hatların yenilenmesi hem de yeni yerleşim alanlarına içme suyu ulaştırılması sağlanıyor.

100 BİN METRELİK YENİ ALTYAPI

139 milyon 500 bin TL bedelle ihale edilen “Dağbeli-Bayatbademleri-Akkoç-Çomaklı-Garipçe Mahalleleri ve Çevre Mahalleleri İçme suyu Yapım İşi” kapsamında önemli bir altyapı yapıtımı başladı. Proje ile birlikte 15 bin metre isale hattı, 34 bin metre şebeke hattı ve 51 bin metre abone şube yolu olmak üzere toplam 100 bin metre içme suyu iletim hattının yenileme ve yeni imalatı gerçekleştiriliyor. Çalışmalarla birlikte bölgenin içme suyu altyapısı uzun yıllar boyunca güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde hizmet verecek hale getiriliyor.

5 BİN ABONEYE KESİNTİSİZ VE SAĞLIKLI İÇME SUYU

Yatırımın tamamlanmasıyla birlikte bölgede yaşayan yaklaşık 5 bin abonenin içme suyu bağlantıları yenilenecek, mahallelerin su temini güvence altına alınacak. Çalışmalar sonucunda bölge halkı, kesintisiz ve sağlıklı içme suyuna kavuşacak.

MUHTARLARDAN BÜYÜKŞEHİRE TEŞEKKÜR

Çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getiren Dağbeli Mahallesi Muhtarı Mehmet Kaçar şöyle konuştu, “Mahallemizdeki içme suyu boruları çok eskiydi, sık sık patlaklar oluyordu. Şimdi borularımız yenileniyor, su kayıpları azalacak. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum’’ dedi. Akkoç Mahallesi Muhtarı Hasan Şahin ise, “Nüfus artışıyla birlikte su ihtiyacımız da çoğalmıştı. ASAT ekipleri mahallemize gelip sorunları yerinde gördü ve kısa sürede çalışmalara başladı. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz’’ dedi.

VATANDAŞLAR DA ÇALIŞMADAN MEMNUN

Bağdemağacı Mahallesi Muhtarı Selda Yavuz ise, “İçme suyumuz Çomaklı’dan geliyor ve borular oldukça eskiydi. ASAT ekipleri hem depolarımızı yeniledi hem de hatları değiştiriyor. Bu hizmet için Büyükşehir Belediyesi’ne ve ASAT’a teşekkür ederiz’’ dedi.  Mahalle sakini Gülperi Kuntar ise, “Borularımız eskiydi, su sıkıntısı yaşıyorduk. ASAT ekipleri boruları yeniliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ve ASAT’a teşekkür ederiz’’ dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Enerjisa Enerji, 2025’in ilk dokuz ayında finansal gücünü ve yatırım ivmesini korudu

2025’in ilk dokuz ayında dayanıklı iş modeli ve yatırım disipliniyle istikrarlı büyümesini sürdüren Enerjisa Enerji, finansal sonuçlarını yatırımcıları ile paylaştı. Şirketin operasyonel gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 7 artışla 42,6 milyar TL’ye ulaşırken, özellikle dağıtım  iş kolundaki güçlü performans bu büyümenin temelini oluşturdu.

Disiplinli borçlanma stratejisi doğrultusunda, aynı dönemde 15,9 milyar TL tutarında tahvil ihracı gerçekleştiren Enerjisa Enerji, piyasaya göre avantajlı maliyetlerle finansman sağlamayı başardı.

Dağıtım iş kolunda kalite ve verimlilik odaklı büyüme

Şirketin büyümesine en yüksek katkı, her zaman olduğu gibi elektrik dağıtım iş kolundan geldi. Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı ve Yatırım hacmi yıl sonu hedefleriyle uyumlu şekilde ilerledi. Dağıtım iş kolu, 2025’in ilk dokuz ayında stratejik şebeke yatırımlarını sürdürdü. Sürdürülebilir büyümesini yatırımlarıyla destekleyen Enerjisa Enerji, altyapı modernizasyonu ve akıllı şebeke yatırımlarının etkisiyle yatırımlarını 11,2 milyar TL seviyesine çıkardı. AYEDAŞ, Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ aracılığıyla hizmet verdiği 14 ildeki kalite göstergeleri iyileşmeye devam ederken, dijitalleşme yatırımları da şebeke güvenilirliğini artırdı.

Yatırımlar yıl sonu hedefleriyle uyumlu ilerliyor

Elektrik dağıtımın yanı sıra Perakende Satış iş kolunda operasyonlarını başarıyla sürdürmeye devam ediyor. Tüm iş kollarında faaliyetlerini başarı ile yürüten Enerjisa Enerji, 2025 yılına ilişkin finansal beklentilerini değerlendirdi. 52–57 milyar TL Operasyonel Gelir, 21–24 milyar TL Yatırım ve 80-90 milyar TL Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı hedeflerini teyit etti. 2025 yılı içerisinde planlı yatırım kararlarının güncellenmesiyle, yıl sonuna kadar Baz Alınan Net Kar’ın yaklaşık 7,5 milyar TL seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu görünüm, şirketin Türkiye’nin enerji altyapısına yaptığı uzun vadeli yatırımların sürdürülebilir biçimde devam ettiğini ve finansal sağlamlığın korunduğunu gösteriyor.

PINAR: “Yıl sonu yatırım planlarımızı öngördüğümüz aralıkta sürdürmeye devam ediyoruz.”

Küresel ölçekte enerji arzı, iklim hedefleri ve dijital dönüşüm arasındaki dengenin giderek daha karmaşık hâle geldiğinin altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, “Böylesi bir dönemde başarı; dayanıklı bir iş modeline, doğru yatırımları zamanında yapma kabiliyetine ve güçlü bir insan kaynağına dayanıyor. Enerjisa Enerji olarak, dağıtım iş kolumuzda yürüttüğümüz altyapı modernizasyonu, dijitalleşme ve kalite odaklı yatırımlarla yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil, geleceğin enerji sistemini de sahada inşa ediyoruz. Müşteri Çözümleri şirketimiz ile yenilenebilir enerjiye, enerji verimliliğine ve Eşarj aracılığıyla e-mobiliteye yaptığımız yatırımlar, Türkiye’nin enerji dönüşümüne hız kazandırırken; finansal disiplinimiz yatırımcılarımıza uzun vadeli güven sunmaya devam ediyor. Tüm bu adımlar, ‘herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonumuzu sahada gerçeğe dönüştürmemizi sağlıyor” dedi.

ULBRICH: “Finansal disiplinimiz yatırımcılarımıza uzun vadeli güven sunmaya devam ediyor.”

Yıl boyunca yatırım planlarını öngörülen aralıkta sürdürmeye devam edeceklerini vurgulayan Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, “Zorlu makroekonomik koşullara rağmen Enerjisa Enerji, finansal sağlamlığını ve kredibilitesini koruyarak yılın ilk dokuz ayında plan ve hedeflerinin üzerinde çok güçlü bir performans sergiledi. Disiplinli borçlanma stratejimiz sayesinde 2025’in ilk dokuz ayında 15,9 milyar TL tutarında tahvil ihracı gerçekleştirdik ve piyasa ortalamasının oldukça altında bir finansman sağladık. Net Finansal Borç / Son 12 Aylık Operasyonel Gelir oranımız 1,0x seviyesinde korunurken, serbest nakit akışımız -2,9 milyar TL’ye iyileşti.  Finansal kuruluşların bize duyduğu güven sayesinde, geçtiğimiz hafta uluslararası finans kuruluşlarından 340 milyon ABD doları tutarında uzun vadeli bir finansman sağlamayı başardık. Düzenli temettü politikamız, yatırım ve gelir hedeflerimizi tutarlı biçimde gerçekleştirme kabiliyetimizle birleşerek, hem yatırımcılarımıza hem de kreditörlerimize uzun vadeli güven sunmaya devam ediyor. Bu performans, hem finansal disiplini ve karlı büyümeyi merkeze alan yönetim yaklaşımımızın somut bir yansımasıdır” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kasım Ayı Çankaya’da Sanatla Dolu Geçecek

Çankaya Belediyesi, kasım ayında da birbirinden renkli kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Ay boyunca sergilerden söyleşilere,  konserlerden tiyatrolara kadar birçok etkinlik Başkentlilerle buluşacak.

Çankaya Belediyesi, her ay olduğu gibi kasım ayında da sanatseverlere dopdolu bir program sunuyor. Ekim ayında sanatseverleri Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ve çağdaş döneme tarihsel yolculukla buluşturan “Zamanın Renkleri” sergisi, Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde 16 Kasım’a kadar açık olacak.

Yılmaz Güney Sahnesi, 5 Kasım’da çok sayıda ozanın bir araya geldiği Ozanlar Günü etkinliğine ev sahipliği yapacak. 6 Kasım’da Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde başlayacak “Sırtında Bir Dünya” sergisi, farklı coğrafyalardan sanatçıların eserlerini bir araya getirerek evrensel bir bakış sunacak. 14 Kasım’da sanatseverlerle buluşacak. Ara Yüz III sergisi ise modern sanatın yenilikçi örneklerini Ankaralılarla paylaşacak. 15 Kasım ‘da ise 9. Ulusal Sosyal Hizmetler Kongresi; “Umut, Utanç ve Çaresizlik Sarmalında Sosyal Hizmetler” semineri Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezinde gerçekleşecek.

ANKARA’NIN GELENEKSEL FESTİVALLERİ

Çankaya Belediyesi’nin destekçileri arasında yer aldığı, 36. Ankara Film Festivali 13-21 Kasım tarihleri arasında Başkentlilerle buluşacak. 28.Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali de 21 Kasım 2025 Cuma günü Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirilecek açılış töreni ile başlayacak. Festivalde bu yıl İran ve KKTC’den oyunlar ile Ankara, Balıkesir, Bolu, Denizli, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Uşak’tan toplam 28 oyun sahne alacak. 1 Aralık’a kadar sürecek Festivalin oyunlarına Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi, Yaşar Kemal Kültür Merkezi, Yılmaz Güney Sahnesi de ev sahipliği yapacak. 

Zülfü Livaneli Kültür Merkezi, 19-28 Kasım tarihleri arasında 8 sanatçının eserlerinden oluşacak, ‘Sekiz Fırça Bir Buluşma’ sergisini sanatseverlerle buluşturacak.

Kasım ayı boyunca düzenlenecek tüm etkinliklerin ayrıntılı takvimi, Çankaya Belediyesi Kültür Sanat Rehberi ve belediyenin resmi web sitesinden takip edilebilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hanehalkı artık birikimde risk almıyor fonlara, altına ve yüksek faizli mevduata yöneliyor

Tüm dünyada 31 Ekim, Dünya Tasarruf Günü olarak anılıyor ve tasarrufun önemine dikkat çekilmek için farkındalık çalışmaları yapılıyor. Enflasyon, para politikaları gibi nedenler ailelerin tasarruf ve birikim alışkanlıklarını da değiştiriyor. “Türkiye’de tasarruf etme alışkanlıkları, son dönemde uygulanan sıkı para politikaları, yüksek enflasyon ve dalgalanan piyasalar nedeniyle köklü bir değişimden geçiyor” diyen İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Doç. Dr. Caner Özdurak, ailelerin değişen tasarruf alışkanlıklarını anlattı.

BÜTÇELER DAHA SIKI KONTROL ALTINDA

Ailelerin artık bütçelerini geçmişe kıyasla çok daha sıkı kontrol altında tutmaya eğilimde olduğunu belirten Doç. Dr. Caner Özdurak, şunları söyledi:

“Yüksek enflasyon, hanehalkını iki ana konuda zorluyor: Hem alım gücümüz hızla düşüyor hem de tasarruf etmek imkânsız hale geliyor. 2025 verilerine göre, finansal dengesini korumak isteyen hanehalkının yüzde 63’ü harcamalarını aktif olarak kontrol ettiğini belirtiyor. Bu, geçmişe göre çok daha dikkatli bir bütçeleme refleksi geliştirdiğimizi gösteriyor. Tasarruf sahipliği oranı genel olarak yüzde 54 civarında seyretse de düzenli tasarruf yapabildiğini söyleyenlerin oranındaki artış dikkat çekiyor. İnsanlar, ‘önce harcayayım, kalanı biriktiririm’ yaklaşımından uzaklaşıp, zorunlu bir disiplinle gelirin bir kısmını doğrudan ayırmaya başlamış durumda.”

TÜRK YATIRIMCISININ RİSKE TOLERANSI DÜŞTÜ

“Son dönemde yatırım araçlarındaki değişim ise Türk yatırımcısının riske toleransının düştüğünü ve daha profesyonel yönetime yöneldiğini gösteriyor” diyen Doç. Dr. Özdurak, değişen alışkanlıklarla ilgili ise şu bilgileri veriyor:

  • Hisse Senetlerinde Geri Adım: Borsa, 2023 yılında yakaladığı tarihi yatırımcı sayısından uzaklaşıyor. 2023 yılının son çeyreğinde 8,5 milyon kişi ile tarihi zirvesine ulaşan hisse senedi yatırımcı sayısı, 2025 yılının mart ayı sonunda 6,6 milyon kişiye kadar geriledi. Bu, borsaya olan talebin ciddi ölçüde azaldığını ve yaklaşık 2 milyon yatırımcının piyasadan çekildiğini gösteriyor. Yatırımcıların hisse portföyünün reel (enflasyondan arındırılmış) değeri de gerileme kaydetti.
  • Yatırım Fonlarına İlgi Artıyor: Hisse senetlerinden çıkan veya birikimlerini değerlendirmek isteyen vatandaş, parayı yatırım fonlarına kaydırmaya başladı. Yatırım fonları, düşük tutarlarla bile profesyonelce yönetilen ve çeşitlendirilmiş bir portföy sunduğu için cazip hale geldi. Fon büyüklüğü, son 5 yılda 20 kata yakın devasa bir artış gösterdi ve 2025 verilerinde bu büyüme istikrarlı şekilde devam ediyor. Bu, bireysel yatırımcının riskini dağıtma ve uzman yönetimine güvenme eğiliminin yükseldiğini gösteriyor.

Enflasyon ve kur dalgalanması, hanehalkının en temel tepkisini değiştirmiyor: Güvenli ve elle tutulur varlıklara yönelmek.

  • Yastık Altı Liderliği Bırakmıyor: 2025 ilk çeyrek verilerine göre, tasarruf edenlerin ilk iki tercihi hala sistem dışı varlıklar: Yastık altı TL/Döviz ve Yastık altı altın/değerli metaller. Yüksek faize rağmen insanlar, likidite ve anında erişim imkânı nedeniyle fiziki varlıklardan vazgeçmiyor.
  • Altın Talebi Zirvede: Altın, son 10 yılda hem küresel merkez bankalarının hem de bireylerin gözdesi oldu. Tüketicilerin fiziki altın alımı, son on yılın zirvelerini görmeye devam etti. Bu, altının enflasyon ve belirsizlik dönemlerinde bir numaralı sigorta aracı olma rolünü koruduğunu teyit ediyor.

DÜŞÜK RİSKLİ ARAÇLARA İLGİ ARTIYOR

Son dönemlere bakıldığında gündelik harcamaların kısıldığını, düşük riskli araçlara ilginin arttığını belirten Özdurak, şu bilgileri veriyor:

“2025’in başındaki trendler bize şunu söylüyor: Sıkı para politikasının etkisiyle hanehalkı, bir yandan gündelik harcamalarını kısarken, bir yandan da birikimlerini daha düşük riskli ve profesyonelce yönetilen araçlara kaydırıyor. Faiz ve mevduat etkisine bakıldığında, politika faizindeki artışların desteğiyle, TL mevduat ve yatırım fonlarının payı hanehalkının varlıkları içinde artıyor. Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) katılımcı sayılarının istikrarlı şekilde artması ise, Türk vatandaşının birikimlerini yavaş yavaş uzun vadeli, disiplinli sistemlere yönlendirme alışkanlığı kazanmaya başladığını gösteren umut verici bir gelişmedir. Özetle, hanehalkı piyasalardaki oynaklıktan yoruldu ve daha sağlam, daha az riskli ve enflasyondan korunma potansiyeli yüksek çözümlere, yani fonlara, altına ve yüksek faizli mevduata yöneliyor. Bu, ülkenin finansal istikrarı için olumlu bir adımdır, çünkü uzun vadeli ve düzenli tasarruf alışkanlığını güçlendirmektedir.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı