BBKT 2025–2026 Sezonu Eğitim Çalışmaları Başladı

1999 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren Burhaniye Belediyesi Kent Tiyatrosu, yeni dönem hazırlıklarını tamamladı.

Her yıl Ekim ayında gerçekleştirilen ücretsiz başvuru döneminin ardından, bu yılki kayıt süreci de tamamlandı. Yönetmen Ender Kurt öncülüğünde 2025–2026 sezonu eğitim programı başladı. 8-45 yaş aralığındaki katılımcılardan oluşan toplam 137 kişi, 4 ayrı grup halinde çalışmalarını sürdürüyor.

Kültüre ve sanata ayrıca önem verdiğini belirten Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, “Kent Tiyatromuz, 26 yıllık birikimiyle Burhaniye’mizin kültürel kimliğine önemli katkılar sunmaktadır. Farklı yaş gruplarından katılımcıların tiyatro eğitimine erişmesi bizim için değerli bir kazanımdır. Burhaniye Belediyesi olarak kültür–sanat alanındaki üretim süreçlerini güçlendirmeye ve desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

Burhaniye Belediyesi Kent Tiyatrosu, her sezon ilçede tiyatro kültürünü güçlendiren önemli bir sanat platformu olmayı sürdürürken; bu yıl da başarılı eğitim modeliyle, 26 yıllık birikimi ve yenilenen kadrosuyla sanata değer katmaya devam ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İstilacı Su Sümbülleri Hatay’da Sürdürülebilir Toplumsal ve Ekonomik Faydaya Dönüşüyor

Türkiye Sürdürülebilir İnsani Yardım ve Eğitim Vakfı (TÜRSİYEV), Hatay Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle Türkiye’de daha önce uygulanmamış yenilikçi bir çevre ve kalkınma modelini hayata geçiriyor. 2025 yılında başlayan ve ilk etabı tamamlanan “Asi Nehri ve Kırıkhan Gölbaşı Gölü’nün Rehabilitasyonu ve Su Sümbüllerinin Geri Dönüşümü Yoluyla Yerel Ekonomiye Katkı Projesi”, ekosistem yönetimi, kadın istihdamı ve sürdürülebilir üretimi bir araya getiriyor, bölgeye sürdürülebilir bir gelecek kazandırmayı hedefliyor.

Asi Nehri ve Kırıkhan Gölbaşı Gölü’nde hızla yayılan istilacı su sümbülleri, görsel bir manzara yaratsa da ekosisteme büyük zarar veriyor. Oksijen dengesini bozan suyun yüzeyini kaplayan su sümbülleri balıkçılığı ve tüm su canlılarını tehdit ediyor. Bitkinin en küçük parçası bile yeniden filizlenerek tehdidin kalıcı hale gelmesine yol açıyor. Bu durum, yalnızca Asi Nehri ve Kırıkhan Gölü’nü değil, suyun döküldüğü Akdeniz’i de etkiliyor. Bu durumdan yola çıkılarak başlatılan Asi Nehri ve Kırıkhan Gölbaşı Gölü’nün Rehabilitasyonu ve Su Sümbüllerinin Geri Dönüşümü Yoluyla Yerel Ekonomiye Katkı Projesi”, çevreye, sağlığa, kadına, çocuğa ve ekonomiye dokunacak, bölge için dünyaya açılan bir umut olarak konumlandırılıyor. 

TÜRSİYEV öncülüğü ve Hatay Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle çevresel iyileşmenin toplumsal faydayla birleştirildiği projede çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal kalkınma aynı çatı altında birleşiyor. Türkiye’de ve bölgede örnek bir model olarak ekosistem yönetimi, kadın istihdamı ve sürdürülebilir üretim bir araya geliyor. İstilacı su sümbülleriyle fiziksel mücadele yöntemleri uygulanarak, bitkilerin kontrollü biçimde toplanması ve çevreye zarar vermeden ayrıştırılarak işlenmeye hazır hale getirilmesi, yalnızca çevresel iyileşme değil, aynı zamanda yüksek sosyoekonomik fayda da sağlanması hedefleniyor. Proje ile Hatay’a özgü geleneksel üretim biçimlerinin, doğayla uyumlu yaşam kültürünün ve bölgeye özgü el işçiliği pratiklerinin yaşatılmasına katkı sunularak kültürel mirasın korunması da amaçlanıyor.

İsviçre merkezli MSC Foundation ve CSD Foundation projenin tüm süreçlerine kaynak sağlarken, Turquoise Coast Environmental Fund (TCEF), Conservation Collective, Türkiye Mozaik Foundation, Turkish Philanthropy Funds ve Sivil Toplum için Destek Vakfı da eğitim faaliyetlerinin planlanması, uygulanması ve çevre bilincinin artırılması proje ayağını üstleniyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Hatay İl Kadın Girişimciler Kurulu da kadınların ekonomik ve sosyal güçlenmesi ve sürdürülebilirlik farkındalığı odağında proje destekçileri arasında yer alıyor. 

“İstilacı su sümbülleriyle çevresel tehdit toplumsal faydaya dönüşüyor”

Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın uygulandığı örnek bir girişim olarak da konumlanan, Asi Nehri ve Kırıkhan Gölbaşı Gölü ekosistemlerinin sürdürülebilir şekilde iyileştirilmesini hedefleyen projenin ilk etabı tamamlandı. TÜRSİYEV, Hatay Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle özel araç ve ekipmanlarla su sümbüllerinin hasadına başlandığı projede, toplanan bitkiler kurutma ve temizleme alanlarında geri dönüşüm için hazırlanıyor. Belediye tarafından tahsis edilen alanda TÜRSİYEV tarafından kurulan atölyede su sümbüllerinin temizlenmesi, kurutulması ve depolanması gerçekleştiriliyor. 

İstihdam olanaklarının artırılması ve kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesini hedefleyen eğitimler, Turquoise Coast Environmental Fund (TCEF), Conservation Collective, Türkiye Mozaik Foundation, Turkish Philanthropy Funds ve Sivil Toplum için Destek Vakfı desteği ile Hatay Büyükşehir Belediyesi Halk Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle uzman eğitmenler tarafından verilmeye başlandı. 

Toplanan istilacı su sümbüllerinin doğada çürümeye bırakılmadan geri dönüşüm yoluyla doğal hammaddeye dönüştürülecek. Böylece çevresel bir tehdit ekonomik bir fırsata çevrilerek hasat edilen su sümbülleri kadınlar için oluşturulan eğitim programları ile el emeği işlevsel ürünler haline gelecek. Kadınların su sümbüllerini işleyerek sepet ve dekoratif ürünler üreteceği proje ile istilacı bir bitki, Hataylı kadınların emeğiyle katma değere dönüşerek hem hanelere gelir sağlayacak hem de bölgenin yeniden kalkınmasına katkıda bulunacak. Ayrıca TÜRSİYEV, su sümbülünün farklı kullanım alanlarını değerlendirerek yalnızca dekoratif objeler değil, hayvan yemi ve doğal gübre üretimi de gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bu sayede projenin sıfır atık vizyonu güçlenirken, Hatay’da çevresel döngüselliği ve sürdürülebilir üretimi bir araya getiren örnek bir model hayata geçiriliyor.

Hatay’ın su sümbülleri kadın emeği ile dünyaya açılacak

Projeye dair görüşlerini paylaşan TÜRSİYEV Yönetim Kurulu Başkanı Aylin Uçkunkaya “Asi Nehri ve Kırıkhan Gölbaşı Gölü, istilacı su sümbüllerinin hızla yayılması ve artan kirlilik nedeniyle ciddi çevresel ve sosyoekonomik tehditlerle karşı karşıya. Akdeniz ekosisteminde endemik balık türleri açısından ikinci en zengin havza olan Asi Nehri’nin korunması, bölgenin eşsiz biyolojik çeşitliliği açısından da kritik önem sahip. Deprem sonrası kanalizasyon altyapısındaki hasarlar, düşük yağış seviyeleri ve artan atık yükü hem nehir hem de göl ekosisteminde kirlilik seviyesini ciddi şekilde yükseltmiş ve bu durum yalnızca sucul yaşamı değil, halk sağlığını da tehdit eder hale gelmiş durumda. Ayrıca, Asi Nehri’nin doğrudan Akdeniz’e ulaşması, deniz ekosistemleri üzerinde de olumsuz etkilere yol açıyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen temizlik çalışmaları, sorunun çözümünde yalnızca fiziksel müdahalenin yeterli olmadığını; uzun vadeli, bütüncül ve sürdürülebilir bir ekosistem restorasyonu modeli gerektiğini ortaya koydu. Bu kapsamda Halk Eğitim Merkezi ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları iş birliğiyle açılan su sümbülü eğitim kursu, çevresel temizlik çalışmalarını katma değerli üretime dönüştürerek kadınlara istihdam sağlayan, yerel ekonomiyi canlandıran ve toplumsal dönüşümü destekleyen yenilikçi bir kalkınma modeli sunuyor” diyerek projenin önemine dikkat çekti. 

Su sümbüllerinin geri dönüşüm yoluyla hammaddeye, hammaddelerin ise kadın emeğiyle el sanatlarına dönüşmesinin; doğayla toplumun iyileşmesini buluşturan güçlü bir örnek olacağını vurgulayan Uçkunkaya “Kadınlara verilen tasarım ve üretim eğitimleri, yerel zanaat kültürünü yaşatırken çocukların da sürece katılımını teşvik ederek kuşaklar arası bilgi aktarımı desteklenecek. Su taşıma kapasitesi yüksek olan su sümbüllerinin lifleri, Asya ve Güney Amerika’da kağıt, tekstil, hasır ve sepet gibi ürünlerde uzun yıllardır değerlendiriliyor. Hatay’da benzer bir dönüşüm yaratmayı hedefliyoruz. Geri dönüştürülen ürünlerin pazarlanmasına yönelik stratejileri de planlıyoruz. Depremden ağır hasar almış Hatay’da yürütülen bu proje, yalnızca çevresel bir çözüm değil, toplumsal dayanıklılığı güçlendiren bir yeniden doğuş hikâyesi olacak” dedi. 

Gölün Nefes Alması, Hatay İçin Yenilikçi Bir Umut Olacak

Asi Nehri, yalnızca kuşlar için değil, balık türleri açısından da büyük bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapıyor. Bölge halkı tarafından yoğun olarak tüketilen Karabalık (Clarias gariepinus) ve Hatay’a özgü endemik türlerden Capoeta barroisi (Zerzuri), hem ekosistem hem de bölge ekonomisi açısından kritik öneme sahip. Bu nedenle göl ve nehirde yürütülen temizlik çalışmaları, balık popülasyonunun korunması ve sürdürülebilir balıkçılık faaliyetleri için de büyük bir kazanıma olanak sağlayacak. Aynı zamanda gölün doğal yapısının yeniden canlanacağı proje ile su altı yaşamının yanı sıra 194 kuş türünün tespit edildiği alanda, göçmen kuşlar için önemli olan bölge daha güvenli bir durak noktası olacak. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EÜ, “İzinde İz Bırakmak” sergisiyle sanatseverleri Atatürk’ün izinde buluşturdu

Ege Üniversitesi (EÜ) Cumhuriyet’in 102’nci yılı dolayısıyla düzenlenen “Cumhuriyet ve Atatürk” temalı etkinlikler kapsamında, Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü öğrencilerinin eserlerinden oluşan “İzinde İz Bırakmak” Resim Sergisi açıldı. Koordinatörlüğünü Öğr. Gör. Dr. Bengü Bahar’ın üstlendiği sergi, “Sanatın Diliyle Atatürk’ün İzinde” sloganıyla bu yıl 15’inci kez sanatseverlerle buluştu.

         Serginin açılında konuşan Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ekin Boztaş, “Bu sergi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim Anasanat Dalı 3’üncü sınıf öğrencilerimizin ana sanat dersi kapsamında hazırladığı eserlerden oluşuyor. Öğrencilerimiz, hocalarımızla birlikte özveriyle çalışarak bu projeye imza attılar. Cumhuriyetimizin 102’nci yılı dolayısıyla, üniversitemizde kutlanan Cumhuriyet Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlediğimiz bu sergi, plastik sanatlar alanında güzel bir birlikteliğin ürünü oldu. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi tebrik ediyorum” dedi.

Serginin Koordinatörü Öğr. Gör. Dr.  Bengü Bahar ise, “İzinde İz Bırakmak’ sergimizin on beşincisini sizlerle paylaşmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bizlerle bu özel anı paylaşan, destekleriyle yanımızda olan tüm konuklarımıza hoş geldiniz diyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir’ sözünden ilham alarak, bu serginin onun düşüncelerini ve sanata verdiği önemi en güzel şekilde yansıttığını düşünüyorum. Her bir eser, Atatürk’ün kişiliğinden, devrimlerinden ve bize miras bıraktığı değerlerden beslenerek; sanatın birleştirici, iyileştirici ve umut verici gücüyle ortaya çıktı. Bu sergideki çalışmalar, geçmişle bağ kurarken geleceğe dair umudu da içinde taşıyor. Cumhuriyetimizin 102’nci yılı kapsamında düzenlenen bu anlamlı sergi, yalnızca bir kutlama değil; öğretmen adaylarımızın, Atatürk’ün izinde üretmeye ve aydınlık bir geleceğe katkı sunmaya devam edeceklerinin de bir göstergesi. Emeği geçen tüm öğrencilerimi yürekten tebrik ediyorum. Her biriyle gurur duyuyorum. Katılımınız, desteğiniz ve güzel enerjiniz için hepinize çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Etkinlik, katılımcıların sergide yer alan eserleri gezerek incelemesiyle devam etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Keçiören’de “Atatürk’ü Anlamak” Semineri Düzenlendi

Keçiören Belediyesi, Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak ve onun düşüncelerini bilimin ışığında yeniden değerlendirmek amacıyla “Atatürk’ü Anlamak” başlıklı seminer programı düzenledi. Yunus Emre Kültür Merkezi’nde Keçiören Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (KEÇMEK) kursiyerlerine yönelik gerçekleştirilen programa, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, Keçiören Belediye Başkan Danışmanı İlahiyatçı Yazar Ayşe Sucu, belediye başkan yardımcıları ve muhtarlar ile çok sayıda kursiyer katıldı. Programda Sosyolog Hakan Çakmak, Atatürk’ü her yönüyle anlamaya yönelik, onun yaşamı, liderliği, Cumhuriyet Dönemi kazanımları, ilke ve devrimlerine dair katılımcılara bilgiler aktardı.

“Atatürk’ü anlamak, insanlığı anlamaktır”

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda katılımcılara hitaben konuşan Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, şu mesajları paylaştı: “Atatürk’ü anlamak, hepimiz için büyük bir önem taşımaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kurmuş olduğu milli bir nizam içinde geleceğe yön veren yapıyı oluşturan kişidir. O, sadece ve sadece vatan için doğmuş, vatan için okumuş, asker şerefiyle yaşamış, inancını ve düşüncesini bu millete adamış, din ve vicdan hürriyetini bu millete kazandırmış büyük bir liderdir. Eğer o ve onunla aynı ruha sahip silah arkadaşları olmasaydı, bugün ne dinimizi özgürce yaşayabilir ne de hürriyetimizi koruyabilirdik. Onların ileri görüşlülüğü, inançları ve kararlılıkları sayesinde bugün bağımsız bir vatanda yaşıyoruz. Atatürk’ün bize bıraktığı en büyük miras; akıl, bilim, hürriyet ve vatan sevgisidir. Bu değerleri korumak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir.”

“Atatürk’ü anlamak, insanlığı anlamaktır.” diyen Başkan Özarslan, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: “Atatürk’ü anlamak; insanlığa hizmeti, milli ve manevi değerlere sahip çıkmayı, vatanı ve Cumhuriyet’i korumayı anlamaktır. Onun bize bıraktığı en büyük miras, Cumhuriyet’tir. Cumhuriyet, bu milletin namusudur. Bizler de bu Cumhuriyet’in kalbinde yeni nesilleri yetiştirecek, onun ilkelerini ve emanetlerini başımızın üstünde taşıyacağız.”

“Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını gelecek nesillere aktarmalıyız”

Sosyolog Hakan Çakmak ise programda yaptığı sunumda şunları söyledi: “Unutmayalım ki bu vatan kolay kazanılmadı. 1919’da başlayıp 1923’e kadar süren Kurtuluş Savaşı, büyük fedakârlıklar ve kahramanlıklarla kazanıldı. Atatürk ve silah arkadaşları, vatan uğruna canlarını seve seve feda ettiler. Atatürk’ün karakterinde net bir duruş vardı: ‘Ya istiklal ya ölüm!’ O ve milletimiz, esaret altında yaşamayı hiçbir zaman kabul etmedi; ‘Ya şerefli bir ölüm ya da özgür bir vatan!’ dedi. Sonunda zafer kazanıldı ve bugün biz, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin evlatları olarak o büyük mücadelenin meyvelerini topluyoruz. Bugün Atatürk’ü rahmet ve saygıyla anarken, bizlere düşen en büyük görev; bu mücadeleyi unutmamak, Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını gelecek nesillere aktarmak ve Cumhuriyet değerlerine daima sahip çıkmaktır.”

“Atatürk olmasaydı bugün biz olmazdık”

Programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Keçiören Belediye Başkan Danışmanı İlahiyatçı Yazar Ayşe Sucu, “Başkanımız, Ulu Önder Atatürk’e dair söylenebilecek her şeyi fazlasıyla dile getirildi. Ben sadece küçük bir ekleme yapmak istiyorum. Bir Satı Kadın torunu olarak, bu program benim için ayrıca anlam taşıyor. Dedem Gazi Hasan Şimşek, Kurtuluş Savaşı’nda beş gaziden biri olarak mücadele vermiş, Atatürk’ün yanında emir eri olarak görev yapmıştır. Dedemden Atatürk’ü çok dinledim. Hep ‘Atatürk’ümüz başkaydı’ derdi. Bugünlerde Atatürk’e yönelik haksız söylemlerin arttığını üzülerek görüyoruz ama unutmamalıyız ki o olmasaydı, belki de bugün biz olmazdık. Olsak bile kim bilir adımız, sanımız ne olurdu. Değerli Başkanım, Allah sizlere Keçiören’e ve ülkemize nice güzel hizmetlerde bulunmayı nasip etsin. Konuşmalarınızla yalnızca Keçiören’i değil, tüm Türkiye’yi aydınlattığınız için minnettarız.” diye konuştu.

Atatürk ile ilgili hikâyelerin paylaşıldığı programda, Mustafa Kemal Atatürk’ün bir devlet lideri olarak çocuklarla kurduğu ilişkiyi konu alan kısa film gösterimi de yapıldı. Program, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ın seminerde emeği geçen KEÇMEK Koordinatörü Ali Gölpunar ile eğitmenlere teşekkür plaketi takdim etmesiyle sona erdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

10 Bölümden Oluşan Belgesel Seri ‘Inside: Kayıp Eşya Bürosu’, 6 Kasım Perşembe 21.00’de National Geographic Ekranlarında Başlıyor!

Ülke genelindeki havalimanlarının kayıp eşya ofislerinde çalışan cesur bir ekip, yolcuları göz kürelerinden, Rolex saatlere, kutsal dini giysilerden, doldurulmuş hayvanlara kadar uzanan unutulan tuhaf eşyalarla yeniden buluşturmak için aralıksız çalışıyor.

10 bölümden oluşan belgesel seri “Inside: Kayıp Eşya Bürosu”, ilk bölümüyle 6 Kasım Perşembe günü 21.00’de National Geographic ekranlarında izleyicilerle buluşuyor.

Bilimin, keşfin ve hikâye anlatımının gücüne inanarak 130 yılı aşkın bir süredir dünyanın en güvenilir markalarından biri olmayı sürdüren National Geographic’in birbirinden iddialı yapımlarını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çocuklar Yeteneklerini Bu Atölyede Keşfediyor

Osmangazi Belediyesi’nin hayata geçirdiği Küçük Yazarlar Atölyesi’ne katılan çocuklar, oyunlar oynayarak okuma ve yazma alışkanlığı kazanıyor. Atölye çalışmaları sayesinde minikler, hem öğreniyor hem de kendi hikayelerini yazmanın mutluluğunu yaşıyor.

Osmangazi’de yaşayan çocukların iyi eğitim alabilmesi için çeşitli projeler hayata geçiren Osmangazi Belediyesi’nin daha önce Hüdavendigar Yetenek Evi’nde düzenlediği Küçük Yazarlar Atölyesi, çocukların düşlerini yazıya dönüştürdüğü sihirli bir buluşma noktası haline geldi. Bu kapsamda, ülkemize yeni yazarlar kazandırma hedefiyle yola çıkılan atölyenin bir yenisi Emek Yetenek Evi’nde gerçekleştirildi. Minik yazar adaylarının düşünmesini, duygularını yazıyla ifade etmesini ve hayal dünyalarını geliştirmesini sağlayan atölyeye katılan çocukların, derslerinde daha başarılı olduğu gözlemlendi.

“Çocuklar Küçük Yazarlar Atölyesi’ne Katılmaktan Çok Mutlu”

Küçük Yazarlar Atölyesi’ne katılan çocukların derslerinde gözle görülür ilerleme olduğunu ifade eden Yazarlık Atölyesi Eğitmeni Pelin Yılmaz, “Çocuklarla birlikte kelimelerin büyülü dünyasında yolculuk yapıyoruz. Onlara edebiyatı sevdirmek ve yazıya gönül vermelerini sağlamak için oyunlar, hikayeler ve etkinlikler eşliğinde derslerimizi işliyoruz. Çocuklar atölyede bol bol yazıyor, kitap okuyor, masallar dinliyor ve kendi hayal dünyalarını kelimelere döküyor. Her çocuğun kaleminden çıkan hikayenin bir gün yayınlanacak kadar değerli olduğuna inanıyoruz. Çocuklar Küçük Yazarlar Atölyesi’ne katılmaktan çok mutlu. Yetişkin yazarların bile yazma sürecinde yaptıkları iş, çocukların oyun oynarken yaptıkları işe benziyor. Biz de çocuklara oyunlar oynatarak yazılar yazdırıyoruz” dedi.

Küçük Yazarlar Atölyesi’ne katılmaktan büyük keyif aldıklarını söyleyen çocuklar da, “Burada yeni bilgiler öğrenerek kendimizi geliştiriyoruz. Atölyeye katıldıktan sonra hikaye yazma yeteneğimiz gelişti. Burada aldığımız eğitimler sayesinde kendimizi daha iyi ifade etmeye başladık. Yeni arkadaşlar edinme fırsatı da buluyoruz” diye konuştu.

Çocuklarını kursa gönderen aileler ise bu güzel ve faydalı atölye çalışmalarını düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Demir’den Barcelona’daki fuarda ‘Smart Torbalı’ mesaisi!

Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir, İspanya’nın Barcelona kentinde düzenlenen dünyanın en önemli şehircilik ve teknoloji etkinliklerinden biri olan Smart Cities Fuarı’na katıldı. Dünyanın dört bir yanından şehirlerin akıllı şehir uygulamalarını, teknolojik yeniliklerini ve sürdürülebilir kent çözümlerini bir araya getiren fuarda Başkan Demir, birçok temas ve inceleme gerçekleştirdi. Torbalı Belediyesi’nin üzerinde çalıştığı “Smart Torbalı” projesi kapsamında fuarda görüşmeler yaptığını belirten Başkan Demir, Torbalı’nın geleceğine yön verecek projeler için yeni fikirler edindiklerini ifade etti.
“DAHA MODERN BİR TORBALI İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Belediye Başkanı Övünç  Demir yaptığı açıklamada “Torbalı Belediyesi olarak ‘Smart Torbalı’ vizyonumuz kapsamında, kentimizin geleceğine katkı sağlayacak yenilikçi uygulamaları araştırıyoruz. Torbalı’nın hak ettiği ileri, modern ve akıllı şehir adımlarını atmak için dünyanın neresinde ilim ve bilim varsa takip ediyoruz. Ekibimizle birlikte yoğun bir çalışma yürütüyoruz” ifadelerini kullandı. Fuar kapsamında kent yönetiminde dijital dönüşüm, çevre dostu enerji çözümleri, ulaşımda akıllı sistemler ve sürdürülebilir yaşam temaları öne çıkarken, Torbalı Belediyesi’nin de bu alanlarda uluslararası iş birliklerine açık olduğu belirtildi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Vodafone Business, İşletmelerin Dijital Geleceğini 5G ile Güçlendirecek

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından gerçekleştirilen 5G yetkilendirme ihalesinde yaptığı yatırımla, 2025 yılında Türkiye’ye yapılan en büyük üçüncü uluslararası doğrudan yatırıma imza attı. Toplam 627 milyon dolar ödeyerek 700 MHz ve 3.5 GHz frekanslarını alan Vodafone, Nisan 2026 itibarıyla Türkiye’nin 81 il ve 922 ilçesinde 5G hizmeti sunacak.

İşletmelerin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone Business da inovatif çözümleriyle şirketlerin dijital dönüşümlerine destek olmaya, sağladığı hizmetlerle de iş yapış süreçlerini kolaylaştırmaya devam edecek. 5G teknolojisi, işletmeler için yalnızca daha hızlı bir bağlantı değil; üretimden lojistiğe, perakendeden sağlığa kadar her alanda verimlilik, otomasyon ve sürdürülebilirlikte çarpan etkisi yaratacak bir dönüşüm gücü sunuyor. 5G ile gecikme süresi 30-50 milisaniyeden 1 milisaniyeye kadar düşüyor, makineler birbirleriyle neredeyse anlık iletişim kurabiliyor. 

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, 5G’nin işletmeler için stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “5G ile işletmelerde yeni bir verimlilik devri başlıyor. Gecikme süresinin neredeyse sıfıra indiği bu yeni çağda, makineler birbiriyle gerçek zamanlı konuşabilecek, üretim hatları otonom biçimde yönetilebilecek. Bu da sanayide görülmemiş üretkenlik seviyelerinin önünü açacak. Vodafone Business olarak biz de bu dönüşümün her aşamasında işletmelerimizin yanında olacağız. 5 kıtadaki 5G deneyimimizi, 1 Nisan 2026 itibarıyla Türkiye’deki şirketlerin de hizmetine sunacağız.” 

“5G MPN çözümleri endüstride dijitalleşmenin lokomotifi olacak”

Vodafone Business, Türkiye’de 5G’nin endüstriyel uygulamalarına öncülük eden projeleriyle de dikkat çekiyor. Akıllı şehirleri, akıllı fabrikaları, akıllı limanları, otonom sürücüsüz araçları mümkün kılan 5G teknolojisi iş yapış şekillerini kökünden değiştirecek. Özelleştirilmiş mobil şebeke projelerini Türkiye’nin önde gelen üretim tesislerinde öncü olarak hayata geçiren Vodafone Business, önümüzdeki dönemde özellikle 5G MPN yapılarına odaklanarak işletmelerin dönüşümüne liderlik edecek. Bu amaçla Vodafone Business, işletmelerin garantilenmiş bant genişliği, düşük gecikme süresi, güvenli ve hızlı veri akışıyla 5G’nin dönüştürücü teknolojilerini deneyimlemesine olanak sağlamak için, MESS’in inovasyon merkezi MEXT’te Türkiye’nin ilk 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebekesi (MPN)’i hayata geçirdi. 5G teknolojilerine hazırlık yapmak isteyen işletmelere özel çözümler geliştiriyor. 

Özlem Kestioğlu, Vodafone Business olarak 1,7 milyondan fazla küçük işletme, 70 bin KOBİ ve 5 bin büyük işletmenin dijitalleşmesine destek verdiklerini söyledi. “Türkiye’deki dört veri merkezi ve dünyadaki 28 ülkede toplam 800 bin metrekare veri merkezi alanı ile işletmelere güvenli, esnek ve ölçeklenebilir altyapılar sağlıyoruz” diyen Özlem Kestioğlu, Vodafone Business’ın global deneyiminin Türkiye’ye kattığı gücü şu sözlerle özetledi: “Bugün 180’den fazla ülkede 215 milyondan fazla nesneyi birbirine bağlıyoruz. IoT, bulut, yapay zekâ ve 5G teknolojilerinin birleşimiyle kurumlara uçtan uca dijitalleşme olanağı sunuyoruz. Yapay zekâ uygulamalarından videolara, makinelerin birbirleriyle kesintisiz bir şekilde konuşmasından petabaytlarca verinin depolanmasına kadar olan iş süreçlerinde 5G bir atılım yaratacak. Veriye erişim bugün de çok önemli ama önümüzdeki dönemde operasyonlarıyla ilgili verilere en hızlı ve en güvenli şekilde erişim sağlayabilen şirketler büyük bir avantaja sahip olacak. Vodafone Business olarak hedefimiz, sadece veri ve ses bağlantısı sağlayan bir operatör değil, verinin yönetildiği, işlendiği Veri Merkezi ve Bulut Altyapıları ile Siber Güvenlik gibi dijital servislerde de güvenilir iş ortağı olmak. Bir başka deyişle devasa bir ekosistem geliyor ve tüm bunları 5G altyapısıyla mümkün kılabileceğiz.”

5G kutlaması, kampanyalarla sürüyor

Vodafone, 1 Nisan 2026 itibarıyla aktif olacak 5G hizmetini düzenlenen özel bir kampanyayla kutladı. 16 Ekim 2025 günü başlayan kampanya sayesinde, her gün farklı bir hediye ile kullanıcıların 5G deneyimini artırmayı hedeflediklerini söyleyen Kestioğlu, “Kampanya kapsamında mobil internet, cihaz ve aksesuar indirimleri, Vodafone Pay faydaları ve sürpriz internet hediyeleriyle müşterilerimize beş gün boyunca 5 farklı avantaj sağlandı. Cihaz kampanyamızda sunduğumuz portföyle de 5G teknolojisine uygun cihaz sayısını artırmayı amaçladık. Bu gibi kampanyalarla müşterilerimizi buluşturmaya devam edeceğiz” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Daha hızlı, daha ekonomik… Şehir içi teslimata ‘Martı Kurye’ geliyor

İlk etapta İstanbul’da pilot olarak kullanıma açılan Martı Kurye, kullanıcı deneyimi ve operasyonel süreçlerin değerlendirilmesinin ardından kısa süre içerisinde bütün şehirlerimizde hizmet vermeye başlayacak.

Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote ilk ve tek teknoloji şirketi Martı’nın kurucusu Oğuz Alper Öktem, yeni iş koluna ilişkin yaptığı açıklamada, “Martı olarak şehir yaşamını kolaylaştıran, yerli ve millî teknolojiyle geliştirilen çözümler üretmeye devam ediyoruz. Yeni hizmetimiz Martı Kurye de kullanıcıların günlük hayatındaki teslimat ihtiyaçlarını hızlı ve çevreci biçimde karşılamak için önemli bir adım. Hedefimiz, Türkiye’nin her şehrine uzanan millî bir teslimat ağı kurarak yerli teknoloji gücünü şehir içi lojistiğe taşımak” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Enerjisa Enerji, enerji kaşiflerini enerji tünelinde ağırladı

‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla sürdürülebilir projelerini hayata geçiren Enerjisa Enerji, Ankara Söğütözü Müşteri Hizmetleri Merkezi ve Çukurova Müşteri Hizmetleri Merkezi’nde yer alan Enerji Tüneli’nde bu kez de ilkokul öğrencilerini ağırladı. Enerjisa Enerji tarafından hayata geçirilen Enerji Tüneli Eğitsel Gezi Programı kapsamında düzenlenen ilk etkinlikte 3. ve 4. sınıfta eğitim gören 40 öğrenci, ikinci etkinlikte ise 4. sınıftan 20 öğrenci; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kaynakları ve sürdürülebilir yaşam hakkında bilinçlenmeyi hedefleyen interaktif bir öğrenme deneyimi yaşadı.

Butonlar, animasyonlar ve etkileşimli deneyimlerle tasarlanan Enerji Tüneli’ni keşfeden öğrenciler, iklim, şehir ve insan ekseninde kurgulanarak küresel ölçekten bireysel düzeye kadar enerji verimliliğini ve yenilenebilir kaynakların önemini vurgulayan Enerji Tüneli’nde doyasıya eğlendi.

Enerji Enerji Tüneli’ni keşfetti

Enerji Tüneli’ni ziyaret eden öğrenciler enerji kaynaklarının yolculuğunu geçmişten günümüze keşfederken, sürdürülebilir bir dünya için neler yapabileceklerini deneyimledi.

Bireysel enerji tasarrufu yöntemleri konusunda bilgilendirilen öğrencilere, “Küsmesin Yıldızlar” tiyatro oyununun izletilmesinin ardından, enerji verimliliğinin günlük hayata yansımalarını eğlenceli bir şekilde anlatıldı.

Program kapsamında öğrenciler yaratıcı drama eğitimi ile enerji kaynaklarının geçmişten günümüze yolculuğunu keşfederek, interaktif deneyimlerle fosil yakıtların çevresel etkilerini, yenilenebilir enerji kaynaklarının faydalarını ve bireysel enerji tasarrufu yöntemlerini öğrendi.

Esentürk: Geleceğimiz için değerli bir adım attık

Enerji Kaşifleri Programı’nı değerlendiren Enerjisa Perakende Satış Şirketleri Genel Müdürü Ersin Esentürk, “Merkezimiz, yalnızca müşterilerimize daha iyi hizmet sunmakla kalmayıp, aynı zamanda tüm ziyaretçilerine enerjinin geçmişten geleceğe uzanan yolculuğunu deneyimleten bir öğrenme alanı olarak faaliyet gösteriyor. İklim krizi ve teknolojik gelişmeler sektörümüzü hızla dönüştürürken, bu dönüşümün kalıcı olabilmesi için bilinçli bireylerin yetişmesi kritik önem taşıyor. Bu merkezlerimizde öğrencilerimizi ağırlamak, enerjinin günlük hayatımızdaki yerini ve dönüşümünü doğrudan deneyimlemeleri açısından bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Enerji Tüneli gibi uygulamalar, eğitimi yalnızca teorik bir içerikten çıkarıp tiyatro ve yaratıcı drama gibi interaktif yöntemlerle öğrencilerin hayal gücüne hitap ediyor, onların geleceğe dair sorularına yanıt bulmalarını sağlıyor. Biz, çocuklara erken yaşta kazandırılan enerji verimliliği, yenilenebilir kaynaklar ve çevresel sorumluluk bilincinin, yarının daha temiz, verimli ve sürdürülebilir dünyasının temellerini oluşturacağına inanıyoruz. Bu yüzden merkezlerimizi yalnızca müşterilerimize değil, toplumun farklı kesimlerine de açık tutmaya ve gelecek nesillere enerji konusunda ilham vermeye devam edeceğiz.”

Enerji Tüneli 2026 yılı boyunca Enerji Kaşiflerini ağırlamaya devam edecek

Enerjisa program kapsamında 2026 yılında da Müşteri Hizmetleri Merkezlerindeki interaktif enerji müzesi olan Enerji Tünelinde ilkokul ve ortaokul öğrencileriyle bir araya gelmeye devam edecek. Herkes için daha iyi bir gelecek vizyonu ile misafir öğrencilerin enerjinin yolculuğunu öğrenebileceği, sürdürülebilirlik ve çevre bilinci konularında farkındalık kazandığı eğlenceli ve öğretici bir keşif noktası olmaya devam edecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı