Osmangazi’de Kitap Dolu Günler Sürüyor

Osmangazi Belediyesi’nin YAYKOOP (Yayıncılar Kooperatifi) iş birliğiyle bu yıl ilk kez düzenlediği Osmangazi Kitap Fuarı, beşinci gününde yoğun ilgi gördü.

Kentin farklı noktalarından gelen kitapseverleri bir araya getiren Osmangazi Kitap Fuarı, anlam dolu bir söyleşi ile devam etti. 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte fuarın konukları, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra Gazeteci Özlem Gürses ve Bursa Lösemili Çocuklara Yardım Derneği (LÖDER) Başkanı Prof. Dr. Adalet Meral Güneş ile derneğin yönetim kurulu üyeleri oldu. Gazeteci Gürses’in moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide, ülkenin sosyo-ekonomik durumundan, kadınların hayata dair başarıyla üstlendiği sorumluluklara kadar uzanan geniş bir yelpazede dikkat çekici noktalara işaret edildi.

Fuarı gezerek, öncelikle Bursa’da olmaktan duyduğu mutluluğu paylaşan Özlem Gürses, “Bursa’ya bir vesile bulup gelmeyi çok seviyorum, Bursa’yı, Bursalıları çok seviyorum. Benim için bu bir kavuştay demek aslında” sözleriyle dinleyicileri selamladı.

“Bize Öğretilenlerin Tam Tersini Yaşadığımız Günlere Geldik”

Memleketin hem ekonomik, hem sosyolojik, hem de psikolojik olarak zor zamanlardan geçtiğine vurgu yapan Gazeteci Gürses, “Bazen dertleşiyoruz, acaba bugünlerin sonu bir aydınlığa kavuşur mu diye. Muhakkak ki kavuşur. Ben umudunu koruyanlardanım. 1970, Ankara doğumluyum. Devlet memuru bir ailenin kızı olarak büyüdüm. O zamanlar inanır mısınız, orta sınıf diye bir şey vardı. Hem memleketin ahlak ve moral değerlerini nesillere aktardılar, hem bu ülke için ürettiler; inanılmaz katkılar sağladılar, onurlu namuslu hayatlar yaşadılar ve inanılmaz evlatlar yetiştirdiler. İşte öyle bir evde tek çocuk olarak büyüdüm. O ailelerin şöyle bir fikri vardı; çalışırsan, okursan, başarırsın. Bunun tersini kanıtlamaya çalışan bir iktidar, 23 yıldır uğraşıyor. Çok ilginç bir dönemdeyiz. Bize öğretilenlerin tam tersini yaşadığımız günlere geldik ama ben hala bize öğretilen değerlerin, gün gelip yeniden popüler ve değerli olacağını düşünüyorum” dedi.

“Gencecik Bilim Kadınları İnanılmaz İşler Yapıyor”

Yakın zamanda bir proje vesilesiyle bilime değer veren ve bu yönde önemli çalışmalar yapan kadınlarla tanıştığını belirten Özlem Gürses, “Gencecik bilim kadınları, inanılmaz işler yapıyor. Medyada sabahtan akşama ‘influencer’ tipleri anlatmaktansa, bilim kadınlarımızı anlatmamız lazım. Kendi kanalımda bunları yapmaya çalışıyorum. Ekranların kutuplaştıran ve sürekli olarak abuk sabuk tipleri rol model diye önümüze getiren algoritmasını değiştirebilmemiz ve orta sınıfı, kendi onuruyla, namusuyla ayağa kaldırıp, hem bu moral değerlerini, hem de bu güzel idealizm fikrinin yeniden gelmesini sağlamamız lazım” ifadelerini kullandı.

Önemli çalışmalara imza atarak, lösemili çocukların yeniden hayata tutunmasında kilit rol oynayan LÖDER Başkanı Prof. Dr. Adalet Meral Güneş ise Türkiye’nin çok iyi hekimler yetiştirdiğini belirtti. 

“Türkiye’de Hekimler Çok Özverili Çalışıyor”

Sağlık hizmetinin bir ekip işi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Güneş, “Üniversiteler bu anlamda oldukça önemli. Sadece hizmet vermiyor, aynı zamanda genç hekimlere de eğitim veriyor. Herkes diplomasını alarak doktor olabilir ama hekim olmak, şifa dağıtmak için o üniversite içerisinde farklı hocalarla da çalışıp, algılıyor olmanız lazım. Türkiye’de hekimler çok özverili çalışıyor. Dolayısıyla saygılı ve nazik davranmak gerekiyor. Yeni nesil, çok yaratıcı. Kendi içlerinde dostluğu, iyiliği çözmüşler. İnsanlar konuşarak birbirlerini anlayabilir, farklılıklarını özümseyebilir. Bu çocuklarımızın, her ne iş yapıyorsa işini iyi yapıp, ben neyi farklı yapabilirim demesi önemli. Bu düşüncenin gençlerde olmasını faydalı görüyorum” diyerek tavsiyelerde bulundu.

Söyleşiler ve imza günleriyle devam eden fuarın beşinci gününde, yazarlar Barış İnce, Aylin Balboa ve İsmail Güzelsoy da kitapseverler ile buluştu.

Eserlerinde toplumsal ve bireysel temaları işleyerek, cinayet ve gerilim kurgularıyla öne çıkan Yazar ve Gazeteci Barış İnce ile mizahi ve gözlemci üslubuyla beğeni toplayan Yazar Aylin Balboa, söyleşide deneyimlerini Bursalılar ile paylaştı. İnce ve Balboa söyleşinin ardından okurlarına imza verdi. Fuarda günün son etkinliğinde çok katmanlı kurgularla tarihi, toplumsal ve bireysel konulara perde açan Yazar İsmail Güzelsoy, ‘Okumanın Psikolojisi’ temalı konuşmasında önemli bilgiler verirken, akabinde kitapseverlere imza dağıttı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yenişehirli kadınlar “Dayanışma Pikniği”nde buluştu

Mersin Yenişehir Belediyesi, kadınların birlik ve dayanışmasını güçlendirmek, sosyal ilişkilerini geliştirmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla Akkent Mahallesi’nde Kadın Dayanışma Pikniği düzenledi. 
Yenişehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ile Akkent Mahallesi Muhtarlığı iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinliğe, CHP Yenişehir İlçe Kadın Kolları Başkanı İlknur Akkul, Yenişehir Belediye Meclis Üyeleri, mahalle muhtarları ve çok sayıda kadın katıldı.
Gün boyu süren etkinlikte kadınlar müzik, spor ve çeşitli aktivitelerle keyifli vakit geçirirken, aynı zamanda toplumsal farkındalığa katkı sağlayan bilgilendirmeler de yapıldı. Yenişehir Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü, kadınlara yönelik şiddetle mücadelede önemli bir araç olan KADES uygulaması ve bağımlılıkla mücadele hakkında bilgilendirme gerçekleştirdi.
Piknikte Uzay Spor Kulübü sporcularının gösterisi de dikkat çekti. Aralarında olimpiyat ve Avrupa şampiyonu down sendromlu sporcular ile Mersin ve Türkiye şampiyonu judokaların yer aldığı ekip, savunma sanatlarını sergileyerek kadınlardan büyük alkış aldı. Etkinlik boyunca hem eğlenen hem de birbirleriyle dayanışma içinde güzel bir gün geçiren kadınlar, bu anlamlı etkinlik için Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’e teşekkür etti.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dijitalleşmeyi merkeze alan ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 266,3 milyar TL’ye ulaştı

Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olmayı hedefleyen ING Türkiye, 2025 yılına ait üçüncü çeyrek konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan ING Türkiye’nin 2025 yılı üçüncü çeyrek konsolide aktif toplamı 266,3 milyar TL, net kârı ise 2 milyar TL oldu. Toplam özkaynakları 22,9 milyar TL olarak gerçekleşen ING Türkiye, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde Türkiye ekonomisine 141,3 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 170 milyar TL’lik kredi desteği sağladı. ING Türkiye’nin mevduat büyüklüğü ise 173,1 milyar TL olarak gerçekleşti.

 Alper Gökgöz: Ülke ekonomisine sağladığımız kredi desteğini yüzde 36 oranında artırdık. 

Finansal sonuçlar ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Yılın üçüncü çeyreğinde küresel ekonomi, jeopolitik gelişmeler, gümrük tarifeleri ve faiz kararları odağında şekillenirken; Türkiye’de ise Merkez Bankası’nın faiz indirimleri ve enflasyonun düşürülmesine yönelik izlenen adımlar öne çıktı. Biz de bu dönemde, Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımızı sürdürdük ve ekonomiye katkı sağladık. Bu çeyrekte finansal tablolarımızda güçlü bir performans sergileyerek, yıl sonuna göre mevduatta yüzde 33, aktif büyüklüğümüzde yüzde 34 oranında artış kaydettik, ayrıca ülke ekonomisine sağladığımız kredi desteğini yüzde 36 oranında artırdık” dedi. 

Dijitalleşmeyi merkeze alarak teknoloji odağında yatırımlarımıza devam ettik. 

Ekonomiyi desteklerken, dijitalleşmeyi merkeze alan stratejileriyle teknoloji odağında yatırımlarına devam ettiklerini aktaran Gökgöz, “2025 yılının başında hayata geçirdiğimiz yapay zekâ (AI) ve üretken yapay zekâ (GenAI) temelli operasyonel dönüşüm programının sonuçlarını, iş süreçlerimize yüzde 85 başarı oranıyla yansıttık. Yapay zekâ destekli yeni operasyonel modelimizle, insan kaynağımızın zamanını operasyonel iş yükünden müşteri iletişimine ve katma değerli hizmetlere yönlendirmeyi hedefliyoruz. Bununla birlikte bağlı ortaklığımız ING Yatırım’da teknoloji alanında gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla dijital dönüşümde önemli adımlar attık. Bütün bunların sonucu olarak ING Yatırım’da hesap açılışlarının tamamı dijitalden yapılırken, VIOP işlem hacminin ise yüzde 99’u dijital kanallardan gerçekleşiyor” diye belirtti. 

Müşterilerimizin hayatlarını kolaylaştırırken, birikimlerine değer katıyoruz.

Dijital ve zahmetsiz bankacılık anlayışıyla müşterilerinin hayatını kolaylaştırırken, Turuncu Hesap gibi ürünlerle birikimlerine değer kattıklarına değinen Gökgöz, şöyle devam etti: “Müşterilerimize, vade bekleme zorunluluğu olmadan günlük faiz kazandırarak esnek bir deneyim sunduğumuz Turuncu Hesap ürünümüzü genç segment odağında genişlettik. Bu doğrultuda, gençlere günlük yüksek faiz sunan Turuncu Genç Hesap’ı hayata geçirdik. 18-27 yaş arasındaki gençlere yönelik olan bu ayrıcalıklı hesap, 250.000 TL’ye kadar koşulsuz, her zaman geçerli Hoş Geldin Faizi ile birikim yapmayı kolay ve avantajlı hale getiriyor. Ayrıca bu kapsamda gençlere EFT, havale ve FAST işlemlerini ücretsiz gerçekleştirme imkânı da sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik yaklaşımımızın bir parçası olarak gençlerin tasarruf alışkanlığı kazanmalarına destek olmayı önemsiyoruz. Türkiye’nin Z kuşağına özel ilk yatırım fonundan sonra Turuncu Genç Hesap ile gençlere sunduğumuz ürün gamını genişletmekten mutluyuz.”

ING’de “İşim İçin Turuncu Hesap” ile birikimler her gün değerleniyor. 

ING Türkiye, şahıs işletmelerine özel mevduat ürünü İşim İçin Turuncu Hesap ile günlük kazanç imkânı sağlıyor. İşim İçin Turuncu Hesap’ta alt limitin üzerindeki bakiyeler günlük olarak faiz kazanıyor ve işletmeler vade sonunu beklemeden hesaplarına para yatırıp çekebiliyor. Bu hesap ayrıca EFT, havale ve FAST işlemlerini de süre sınırlaması olmadan ücretsiz gerçekleştirebilme olanağı sunuyor. İşim İçin Turuncu Hesap’ı ilk defa açanlar 35 gün boyunca güncel Hoş Geldin Faizinden faydalanabiliyor, bu süre sonunda ise Turuncu Ekstra programına katılarak her zaman yüksek mevduat faizinden yararlanabiliyor. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Koçluk, bireyden topluma dönüşümün yeni dili oluyor!

Koçluk mesleğinin küresel öncüsü ICF Türkiye, iki yılda bir ev sahipliği yaptığı Koçluk Konferansı’nın 10’uncusunda liderleri, koçları, insan kaynakları profesyonellerini ve iş dünyasının karar vericilerini bir araya getiriyor. Konferansın bu yılki teması: “İnsan. İlişki. Gelecek.”

Anlamlı bağların, kolektif dönüşümün ve sürdürülebilir bir geleceğin altını çizen konferans, koçluğun dönüştürücü gücünü iş dünyasının merkezine taşımayı hedefliyor.

Dünyaca ünlü isimler ICF Türkiye Konferansı’nda buluşuyor!

Bu yılki konferansta, bilimden liderliğe, kişisel gelişimden organizasyonel dönüşüme uzanan farklı disiplinlerden dünyaca tanınan isimler sahnede olacak. 

Hilal Ergenekon’un sunuculuğunu üstlendiği konferansta; beyin cerrahisi profesörü, bilim insanı Prof. Dr. Türker Kılıç, kişisel gelişim alanında öncü yazar Mümin Sekman, klinik ve örgütsel psikolog, mindfulness eğitmeni Kıvılcım Kıran, uluslararası koç, yazar ve konuşmacı Dr. Marcia Reynolds, Organizasyonel Davranış, Psikoloji ve Bilişsel Bilimler uzmanı, dünyanın en çok atıf alan bilim insanlarından Dr. Richard E. Boyatzis, uluslararası koç, danışman, konuşmacı ve yazar Dr. Dorothy E. Siminovitch, uluslararası liderlik koçu ve organizasyonel dönüşüm uzmanı Judith Liberman ile kendi alanlarında uluslararası otorite kabul edilen birçok konuşmacı, ilham veren vizyonlarını ve deneyimlerini paylaşacak.

C-level yöneticiler ve liderler, CHRO’lar ve insan kaynakları profesyonelleri, akademisyenler ve gelişim uzmanları ile yerel ve uluslararası koçluk ekosisteminin önde gelen temsilcilerinin de katılacağı konferans 3 Aralık’ta İstanbul Maslak, 42 VENUE’de, 4 Aralık’ta ise çevrimiçi olarak gerçekleşecek.

Balcı: “Geleceği yeniden yazmak için odağımız insan olmalı.”

ICF Türkiye Başkanı Beyza Erdem Balcı, etkinlik hakkında şu açıklamayı yaptı: 

“Profesyonel Koçluğun çatı kuruluşu Uluslararası Koçluk Federasyonu’nun (ICF) Türkiye’deki temsilcisi olarak 2005 yılından bu yana Profesyonel Koçluk mesleğine hizmet ediyoruz. ICF Türkiye, 20 yıldır ülkemizde mesleğin etik kurallarının, yetkinliklerinin doğru şekilde aktarılması ve yaygınlaştırılması adına değer katmaya çalışan bir dernek. Yaklaşık 500 üyemizle, bireylerden kurumlara ve topluma uzanan bir dönüşümün parçası olmak için çalışıyoruz. Bu yıl düzenleyeceğimiz ICF Türkiye Konferansı 2025, tam da bu vizyonu yansıtıyor. “İnsan. İlişki. Gelecek.” ana temasıyla yola çıktığımız konferansımızda; anlamlı bağlar, kolektif değişim ve sürdürülebilir geleceği, insanla başlayıp ilişkilerde güçlenen ve gelecekte büyüyen dönüşüm yolculuğunu, koçluğun bireyden topluma uzanan ilham verici etkilerini hep birlikte keşfedeceğiz. 

Biz biliyoruz ki, geleceği yeniden yazmak için odağımız insan olmalı. Anlamlı ilişkiler kurarak, empatiyle dinleyerek, ilhamla harekete geçerek daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir geleceğe ulaşabiliriz.”

Geleceği koçlukla şekillendirecek buluşma!

ICF Global verilerine göre; koçluk alan yöneticilerin yüzde 70’i liderlik yetkinliklerini geliştirdiğini bildiriyor. Koçluğa yatırım yapan şirketlerin yüzde 86’sı yatırım geri dönüşünün 6 kat arttığını, koçluk alan çalışanların ise yüzde 80’i iş tatmininin yükseldiğini ifade ediyor. Bu veriler, koçluğun sadece bireyler için değil, kurumlar ve toplumlar için de güçlü bir dönüşüm aracı olduğunu kanıtlıyor.

İlham veren konuşmacılar, güçlü uygulama örnekleri ve insan odaklı bir vizyonla şekillenecek bu buluşma, geleceği koçlukla tasarlamak isteyen herkes için benzersiz bir deneyim sunacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bulgar heyet, Başkan Şadi Özdemir’i ziyaret etti

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bulgaristan’ın önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden Stara Zagora kentinden gelen üst düzey bir heyeti, Halk Evi’ndeki makamında ağırladı. Görüşmede, iki kent arasında gelecekteki ekonomik, sosyal ve kültürel iş birliği fırsatları ele alındı.

Stara Zagora Belediyesi’ni temsilen Başkan Yardımcısı Veni Petrova ve Belediye Genel Sekreteri Nikolay Dikov, Stara Zagora Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oleg Stoilov, Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Masası Sorumlusu İsmet Çavuşoğlu ile Türkiye Masası Koordinatörü Mefküre Karaalioğlu ziyarette yer aldı. Heyete, RUMELİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Evke de eşlik etti.

BALKAN VURGUSU

Ziyarette konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçede çok sayıda Balkan kökenli hemşehrinin yaşadığını hatırlatarak, bu camianın etkin, üretken ve verimli yapısının Nilüfer’e büyük katkı sağladığını vurguladı. Kültür, sanayi ve çalışma disiplini alanlarında Balkan kökenli yurttaşların önemli bir değer oluşturduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, ortak kültürel geçmişin iki kent arasında güçlü bağlar kurabileceğini söyledi.

Bulgaristan’da yatırım yapmanın Türk yatırımcılar açısından önemli avantajlar barındırdığını da dile getiren Başkan Şadi Özdemir, bu avantajları Avrupa Birliği üyeliği, gelişmiş altyapı olanakları, enerji imkanları ve üniversite iş birlikleri olarak sıraladı.

Nilüfer’de bulunan altı organize sanayi bölgesinin tam kapasiteyle çalıştığını ifade eden Başkan Özdemir, “İyi bir iletişim yönetimi ve hükümet desteği ile yatırım alanında güçlü adımlar atılabilir” dedi.

TİCARİ VE SOSYAL İLİŞKİLER GELİŞTİRİLEBİLİR

Stara Zagora Belediye Başkan Yardımcısı Veni Petrova da, Nilüfer’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, iki kent arasındaki ticari ve sosyal ilişkileri geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Stara Zagora’nın tarihi, turistik, ekonomik ve sosyal yapısı hakkında bilgi veren Petrova, “Bizim ümidimiz, Avrupa’da üretim ve iş yapmak isteyen firmalara yer vermek. Bu nedenle ticaret ve sanayi odası ile birlikte geldik. Ayrıca iki belediye iş birliği ve sosyal faaliyetlerle çok güzel projeler yapabiliriz. Sizi ekibinizle birlikte kentimize bekliyoruz” dedi.

Stara Zagora Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oleg Stoilov ise, sıcak karşılamadan dolayı teşekkür ederken; RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke de ekonomik ve kültürel ilişkilerin güçlendirilmesi yönünde ciddi çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Keçiören Belediyesi İş Arayanlarla İşverenleri Buluşturuyor

Keçiören Belediyesi, istihdam olanaklarını artırmak amacıyla kurduğu Kariyer Ofisi aracılığıyla 2025 yılının ilk on ayında önemli bir başarıya imza attı. Vatandaşların meslek ve yeteneklerine uygun iş fırsatlarına ulaşmasını sağlayan Ofis, yürüttüğü çalışmalarla çok sayıda kişiyi yeni işine kavuşturdu.

Yılın ilk on aylık döneminde 5 bin 196 kişi Kariyer Ofisi’ne üye olarak kayıt yaptırdı. İşverenlerin talep ettiği niteliklere göre eşleştirme yapan Ofis, bu süreçte 4 bin 28 kişiyi mülakatlara yönlendirdi. Yapılan değerlendirmeler sonucun 495 vatandaş, kendisine uygun pozisyonlarda istihdam edilerek iş hayatına adım attı.

Uzman ekiplerden titiz mesai

Kariyer Ofisi’ne yapılan başvurular uzman ekiplerce detaylı biçimde değerlendirilerek adayların yetenek ve deneyimlerine göre sınıflandırılıyor. Böylece iş arayan bireylerin en uygun pozisyonlara yönlendirilmesi mümkün hale geliyor. Ayrıca bir İŞKUR Hizmet Noktası olarak da faaliyet gösteren Ofis, vatandaşların İŞKUR kaydı oluşturması, mevcut kayıtlarını güncellemesi ve açık iş ilanlarına başvurması gibi konularda rehberlik hizmeti sunuyor.

Ekim ayında 57 vatandaş işe yerleştirildi

Kariyer Ofisi’nin ekim ayı boyunca yürüttüğü faaliyetler, Belediye’nin istihdam konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Bu dönemde 417 kişi Kariyer Ofisi’ne kayıt yaptırırken, kayıtlı olan vatandaşlar arasından 441 kişi ise iş görüşmesi sürecine yönlendirildi. Ekim ayında gerçekleşen mülakatların ardından 57 kişi, bilgi ve becerilerine uygun işlerde çalışma fırsatı elde etti.

Başkan Özarslan: İş arayanla işveren arasındaki güven köprüsüyüz

Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, Kariyer Ofisi’nin hem iş dünyası hem de vatandaşlar açısından büyük bir önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Kariyer Ofisimiz, liyakat esasına dayalı, adil ve şeffaf bir sistemle iş arayan vatandaşlarımızı işverenlerimizle buluşturuyor. Amacımız; herkesin kendi becerisine uygun işi bulmasına aracılık etmek ve iş dünyasının nitelikli iş gücüne erişimini kolaylaştırmaktır. Burası sadece bir başvuru noktası değil, aynı zamanda güvenilir bir istihdam merkezi niteliğindedir. Keçiören’de kimse yalnız kalmasın, herkes emeğinin karşılığını bulsun diye çalışıyoruz. Bu anlayışla istihdama katkı sağlamaya, iş arayanlarla işverenler arasında güven köprüsü olmaya devam edeceğiz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Zeytinyağı ihracatı üretici olmayan ülkelere yapılan ihracatla ayakta kaldı

Türkiye, zeytinyağı sektöründe ihracatta zorluklarla dolu bir sezonu geride bıraktı. 2023/24 sezonunda 70 bin 626 ton altın sıvı ihraç eden Türkiye, 2024/25 sezonunda 50 bin 713 ton zeytinyağı ihraç edebildi. Zeytinyağı ihracatı miktar bazında yüzde 28 kan kaybetti.

Zeytinyağı ihracatı miktar bazında yüzde 28 gerilerken, dünya genelinde zeytinyağı fiyatlarındaki düşüş nedeniyle ihracattan elde edilen döviz getirisi yüzde 50’lik kayıpla 505 milyon dolardan 252 milyon dolara indi. 

Zeytincilik sektörü, 2024/25 sezonunda sofralık zeytinde 255 milyon dolarlık döviz getirisiyle rekor kırarken, zeytinyağı ihracatında 252 milyon dolarla beklentilerin uzağında kaldı ve 4 sezon sonra sofralık zeytin ihracatının gerisine düştü. 

 Zeytinyağı ihracatı üretici olmayan ülkelerde tutundu

 Türk zeytinyağı sektörünün üretici olmayan ülkelerdeki pazar payını koruması, sektörel ticaret heyetleri yaptığı ülkelerde ise önemli ihracat artışları yakalaması kayıplarla geçen 2024/25 sezonunun tesellisi oldu. 

Zeytinyağı ihracatı üretici olmayan ülkelerde 2023/24 sezonunda 46 bin 670 ton iken, 2024/25 sezonunda 45 bin 501 ton oldu. Bu ülkelerdeki kayıp yüzde 3’le sınırlı kaldı.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin sektörel ticaret heyetleri düzenlediği Avustralya, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’ne zeytinyağı ihracatımız yüzde 17’lik artışla 21 bin 460 tondan 25 bin 202 tona yükseldi.

 Prina ihracatı yüzde 9 arttı

 Türkiye’nin 2024/25 sezonunda prina yağı ihracatı ise yüzde 9’luk artışla 48 milyon dolardan 52,3 milyon dolara yükseldi. 

Türk zeytincilik sektörü 2023/24 sezonunda zeytinyağı, sofralık zeytin ve prina yağı ihracatından 763,5 milyon dolar ihracat geliri karnesine yazarken, 2024/25 sezonunda yüzde 27’lik kayıpla 559,6 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırabildi.

 Uygun: “Yanlış kararlar yarayı derinleştirdi”

 İhracat verilerini değerlendiren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, Türkiye’nin zeytinyağı sektöründe dünyadaki gelişmeleri doğru okuyamadığını, Ticaret Bakanlığınca 22 Mart 2021 tarihinde dökme ve varilli zeytinyağı ihracatına getirilen kısıtlamayla başlayan, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında zeytinyağı ihracatına getirilen fon, yasak ve kısıtlamaların dünya fiyatlarındaki gerilemeyle birleşmesi sonucunda zeytinyağı ihracatındaki yararın derinleştiğini dile getirdi. Uygun, “Fon ve yasak kararları Türkiye’yi dünyada spotçu konumuna düşürdü. Bu süreçte Türkiye yüz milyonlarca dolar ihracattan oldu ve prestij kaybı yaşadı. Günümüzde de bu yanlış kararların uzantılarıyla mücadele ediyoruz” şeklinde konuştu. 

Ticaret heyeti yaptığımız ülkelere ihracatımız arttı

 Zeytinyağında kan kaybını minimize etmek için Ticaret Bakanlığı’nın Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamında zeytinyağı tüketicisi ülkelere yoğunlaştıkları bilgisini veren Uygun şöyle devam etti: “Avustralya, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’ne sektörel ticaret heyetleri gerçekleştirdik. Zeytinyağı ihracatımız totalde miktar bazında yüzde 28 azalırken bu ülkelere ihracatımız yüzde 17’lik artışla 21 bin 460 tondan 25 bin 202 tona yükseldi.” 

 Zeytinyağının yüzde 46’sı ABD’ye ihraç edildi

 Türkiye, 2024/25 sezonunda 128 ülke ve gümrüklü bölgeye altın sıvı ihraç ederken zirvede 20 bin 938 tonla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. ABD’ye yapılan altın sıvı ihracatının döviz getirisi 94 milyon 327 bin dolar oldu. Zeytinyağı ihracatında ABD miktar bazında yüzde 46’ya ulaştı. 

Zeytinyağı ihracatında ikinci sıranın sahibi 22 milyon 511 bin dolarla Japonya olurken, Kanada 14 milyon 257 bin dolarlık taleple ismini üçüncü sıraya yazdırdı. Türk zeytinyağı sektörünün geleneksel ihraç pazarlarından Suudi Arabistan’a 2024/25 sezonunda 10,8 milyon dolarlık altın sıvı gönderildi. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Halil Ergün ile Gülşirin Şimşek’ten Sanat Dolu Buluşma

Türk sinemasının duayen ismi Halil Ergün ile daha önce Bir zamanlar Çukurova ve Aşk ve Mavi dizileri başta olmak üzere bir çok başarılı projede yer alan başarılı oyuncu Gülşirin Şimşek, sanat dolu samimi bir buluşmada bir araya geldi.

Usta oyuncu Halil Ergün’ün yıllara dayanan deneyimiyle, başarılı oyuncu Gülşirin Şimşek’in enerjisi bir araya gelince ortaya hem keyifli hem de ilham verici bir sohbet çıktı.

Halil Ergün, sanatın birleştirici gücüne vurgu yaparken, Gülşirin Şimşek ise genç kuşak sanatçıların usta isimlerden öğreneceği çok şey olduğunu belirterek yeni tekliflere açık olduğunun altını çizdi.

Sıcak bir atmosferde gerçekleşen bu anlamlı buluşma, Türk sinemasına duyulan sevgi ve saygının bir yansıması olarak hafızalarda yer etti.
Yakın zamanda ortak bir projede bir araya gelmeleri beklenen iki sanatçının bu buluşması, sinema dünyasında şimdiden büyük bir merak uyandırdı.

 

Osmangazi Kitap Fuarı’na İlgi Artarak Devam Ediyor

Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl 1’incisi düzenlenen Osmangazi Kitap Fuarı, her gün birbirinden farklı yazarları okurlarıyla buluşturmaya devam ediyor

‘Edebiyatın Kalbi, Osmangazi’ sloganıyla Osmangazi Meydanı’nda kapılarını açan fuarın dördüncü gününde, sevilen yazar ile gazeteciler söyleşi ve imza günü düzenledi. Yazarlar okurlarıyla buluşurken, Çocuk Kitapları Yazarı Erdem Seçmen düzenlediği çocuk atölyesiyle miniklere keyifli anlar yaşattı. Aynı zamanda Seçmen, imza gününde okurlarının kitaplarını tek tek imzaladı.

Eserlerinde aile, birey, kadın ve toplumsal ilişkileri konularını işleyen Yazar Melisa Kesmez, söyleşisinde katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. ‘Çiçeklenmeler’ kitabı üzerine konuşma yapan Kesmez, okurlarının merak ettiği soruları içtenlikle yanıtladı. Gazeteciler Osman Çaklı ve Sadık Güleç de, ülkemizde artış gösteren yeni nesil çeteler hakkında yaptıkları araştırmaları okurlarıyla paylaştı. Fuarın dördüncü günü son olarak sahneye çıkan Yazar Eyüp Ekinci ise okumanın önemine vurgu yaparak kitap okumanın toplumsal bilinç açısından önemini anlattı.

“Osmangazi Kitap Fuarı’nda Bulunmaktan Büyük Mutluluk Duydum”

Çocuk kitabı yazarı olarak onlarla buluşmanın özel bir durum olduğunu ifade eden Yazar Erdem Seçmen, “Tarihsel anlamda değeri olan bir bölgede yaşayan çocuklarla karşılaşmak beni çok heyecanlandırıyor. Onların dünyasında yeni bir şeyler olmak oldukça kıymetli. Ülkenizin insanını ve çocuklarını tanıyorsunuz. Yeni organizasyonların insanlara bir şeyler kattığını görmek keyif verici. En önemlisi bir çocuk kitabı yazıyorsanız, sizi çocuklar besliyor. Onlarla girdiğiniz her söyleşi ve paylaşım size yeni fikirler veriyor. Ummadığınız sorularla karşılaşıyorsunuz. Burada olmak benim için çok özel. Osmangazi Kitap Fuarı’nda bulunmaktan büyük mutluluk duydum. Osmangazi Belediyesi’ni bu güzel etkinlik için tebrik ediyorum” dedi.

“Osmangazi Kitap Fuarına Yoğun Bir Katılım Var”

Osmangazi Kitap Fuarı’nda çok tatlı okurlarla buluştuğunu belirten Yazar Melisa Kesmez, “Çok güzel sorular geldi. Hafta içi olmasına rağmen kimi okurların dersten ya da işten çıkıp geldiğini duymak beni çok mutlu etti. Gerçekten keyifli bir etkinlik oldu. Kitap fuarının bu yıl ilk kez düzenlenmesine rağmen bu kadar ilgi görmesi sevindirici. Umarım devamı gelir. İstanbul dışında da böyle kültürel etkinliklerin artması beni heyecanlandırıyor. Anadolu şehirlerinde bu tür organizasyonların çoğalmasını diliyorum” diye konuştu. 

Fuarın Bu Kadar Merkezi Bir Yerde Yapılması Çok Hoş”

Yerel yönetimlerin bu tarz kitap fuarlarını desteklemesinin oldukça önemli olduğunu söyleyen Gazeteci Yazar Sadık Güleç, “Kitap çok desteklenen bir şey değil. Yerel yönetimlere bu konuda hakikaten görev düşüyor. Bu tür fuarlar geleneksel hale geldiği ölçüde izleyici sayısı artar. Gerçekten çok beğendim. Fuarın bu kadar merkezi bir yerde yapılması çok hoş. Katılımların artarak devam edeceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Osmangazi Kitap Fuarı Herkese Örnek Oldu”

Fuarı düzenlediği için Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ederek sözlerine başlayan Araştırmacı Gazeteci Osman Çaklı, “Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın öncülüğünde gerçekleştirilen bu fuar, gerçekten çok değerli bir etkinlik. Türkiye’de maalesef kitap okuma alışkanlığı yeterince yaygın değil. Bu konuda hem kültürel hem de politik anlamda eksiklerimiz var. Fakat bu tür organizasyonlar, toplumun kitapla buluşmasını sağlayarak önemli bir fark yaratıyor. Fuarın kent merkezinde ve ulaşımı kolay bir noktada düzenlenmiş olması, katılım açısından büyük avantaj sağlıyor. Halkın kitaba ulaşabildiği, yazarlarla doğrudan temas kurabildiği bu tür fuarlar, okuma alışkanlığının gelişmesine büyük katkı sunuyor. Osmangazi Kitap Fuarı, bunun en güzel örneklerinden biri oldu” dedi.

“Kitap Okuma Alışkanlığı Yaygınlaştırılmalıdır”

Osmangazi Kitap Fuarı’nda bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu aktaran Yazar Eyüp Ekinci, “Bursa’daki tüm okurların Osmangazi Kitap Fuarı’na gelmesini tavsiye ediyorum. Bir yazar olarak okurlarımızla bu noktada buluşmak mutluluk verici. Söyleşimizde okumanın öneminin altını çizdik. Günümüzde kitap okuma alışkanlığı yaygınlaştırılmalıdır” dedi.

Osmangazi Kitap Fuarı’nı gezerek çok beğendiklerini belirten Bursalı vatandaşlar ise fuarda bulunmaktan büyük keyif aldıklarını söyledi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“4. Uluslararası Balkanlarda Türkçe Öğretimi ve Türkoloji Sempozyumu” Konya Büyükşehir Ev Sahipliğinde Başladı

Türkiye Maarif Vakfı tarafından Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “4. Uluslararası Balkanlarda Türkçe Öğretimi ve Türkoloji Sempozyumu” başladı. “Balkanlarda Göç ve Göçün İzleri” temasıyla 7 Kasım tarihine kadar sürecek sempozyumda Türkiye ile birlikte 10 ülke yer alıyor. Sempozyum kapsamında Türkçe öğretimi, Türkoloji çalışmaları ve kültürel etkileşimler ele alınacak.


Türkiye Maarif Vakfı tarafından Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “4. Uluslararası Balkanlarda Türkçe Öğretimi ve Türkoloji Sempozyumu” başladı.

Konya Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta gerçekleştirilen sempozyumun açılışında konuşan New York Tiran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Güneş, göç olgusunun Hazreti Adem ile başladığını, Hazreti Muhammed ile devam ettiğini dile getirdi.

İnsanların çeşitli nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kaldığını belirten Güneş, “Balkanlar, değişik göç hareketlerinin merkezi haline gelmiştir. Çünkü Balkanlar, Avrupa ile Asya arasında bir köprü vazifesi görmüştür. Günümüze baktığımızda ise Balkanlar’da çok ciddi bir şekilde göç olayına şahit oluyoruz. Dolayısıyla göç olayı incelendiğinde insanların bir kimlik ikilemiyle karşı karşıya olduğunu görmekteyiz” ifadelerini kullandı.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu da üniversite olarak, maariften gelen hassasiyetten dolayı yurt dışı faaliyetlerine çok önem verdiklerini belirterek, “Yurtdışında her gittiğim üniversitede eğer Türkoloji bölümü varsa diyorum ki ‘gönderin öğrencilerinizi Konya’da ağırlayalım.’ Buna talep eden üniversiteler var. Bu sene Yunus Emre Enstitüsü ile organizasyonda bir ittifak sağladık. Konya tanıtılması gerekir. Herkes İstanbul’a geliyor. İstanbul birçok medeniyeti barındırıyor ama en az onun kadar da Konya birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehir. Kazılınca altından Osmanlı, Selçuklu, Bizans, Roma, Frigya, Hitit ne isterseniz çıkıyor. Milattan önce 8 bin, 9 bin yıla kadar giden bir medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehirden bahsediyoruz. Sempozyumumuzun hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

AKADEMİK İŞ BİRLİKLERİ GERÇEKLEŞTİRİLİYOR

Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut Mustafa Özdil ise kurum olarak, Türkiye’nin eğitim alanındaki zengin tecrübesini dünyayla paylaşmak, bunu yaparken de zenginleştirmek amacıyla yola çıktıklarını söyledi.

Bu kapsamda bazı çalışmalar yaptıklarını dile getiren Özdil, “Türk Maarif Ansiklopedisi’ni hazırladık. Bunun yanında yarı akademik diyebileceğimiz Maarif Uluslararası Eğitim Dergisi uzun zamandır yayın hayatına devam ediyor. Bir taraftan da çeşitli akademik iş birlikleri gerçekleştiriyoruz” dedi.

“TÜRKİYE MAARİF VAKFI OLARAK 64 ÜLKEDE FAALİYET GÖSTERİYORUZ”

Bu sempozyumda Afrika ile ilgili bir sunumun da olduğunu anlatan Özdil, şunları kaydetti:

“Türkiye Maarif Vakfı olarak 64 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Faaliyetimizin olmadığı bir coğrafyanın kalmadığını ifade edebilirim. ‘Balkanlar’da Göç ve Göçün İzleri’ paneli meselesi için Konya çok verimli bir toprak. Balkanlar’ın tarihi açısından, Türkiye’nin Balkanlar’daki tarihi açısından da çok önemli fırsatlar sunan bir şehir. Göç ve dil ilişkisi konuşulurken, genellikle hep göçmenin yaşadığı zorluklar, dilini koruması noktasında karşılaştığı tehditler, dilin değişimi gibi birlikte konuşulan meseleler… Ancak bizim meselemiz bu konunun sadece olumsuz gündemle konuşulmaması gerektiğini de gösteren bir meseledir. Bu toplantının yapılmasında emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarıma, toplantıya katılan akademisyen dostlarımıza ve bu toplantıyı gerçekleştirmemize imkan sağlayan Konya Büyükşehir Belediyesi’ne, Konya’daki üniversitelerimize, Sosyal İnovasyon Ajansı’na, emek veren tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.”

“KOMEK’LE ANADOLU’NUN İLİM, İRFAN VE SANAT GELENEĞİNİ BALKANLARA TAŞIMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Konya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Uzbaş ise, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu ve Türkiye’nin son yıllarda artan siyasi, ekonomik ve insani gücüyle, Türkçe ve Türk kültürüne ilginin hızla arttığını belirtti.

Konya Büyükşehir Belediyesi olarak 2007’den bu yana Balkanlarda faaliyet gösteren KOMEK kurslarıyla gönül bağlarını güçlendirmeye devam ettiklerini aktaran Uzbaş, “Bugüne kadar 15 bine yakın kişiye eğitim imkanı sunarak Anadolu’nun ilim, irfan ve sanat geleneğini Balkanlara taşımaya çalıştık. 2025 yılı itibariyle ise Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya ve Bosna Hersek’teki kurslarımızda eğitimlerimizi sürdürüyor, Türkçe’nin bir sevgi dili olarak yaşatılmasına katkı sunmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Daha sonra geçilen “Balkanlar’da Göçün İzleri” başlıklı panelin oturumunda, Türkiye Maarif Vakfı Başkanvekili Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili, yazar ve akademisyen Prof. Dr. Mustafa İsen, şair ve yazar Leyla Şerif Emin ve gazeteci yazar Mehmet Türker konuştu.

Programa, Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz, Kızılay Konya Şube Başkanı Hüseyin Üzülmez, TİMAV Genel Başkanı Sami Bayrakçı, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

“BALKANLARDA GÖÇ VE GÖÇÜN İZLERİ” TEMASIYLA 7 KASIM TARİHİNE KADAR SÜRECEK

Çeşitli panellerle 7 Kasım’a Selçuklu Kongre Merkezi’nde devam edecek 4. Uluslararası Balkanlarda Türkçe Öğretimi ve Türkoloji Sempozyumu, Balkanlarda Türkçe öğretimi ve Türkoloji faaliyetleri başta olmak üzere sosyal bilimlerin çeşitli alanlarında Balkanlara yönelik çalışan bilim insanlarını bir araya getirmek; kültürel bağlamda ortaya konulan eserleri, çalışmaları ve etkileşimleri tespit etmek ve yapılan araştırmaları değerlendirerek kamuoyunun istifadesine sunmak amacıyla düzenleniyor.

“Balkanlarda Göç ve Göçün İzleri” temasıyla gerçekleşen sempozyumda Türkiye ile birlikte Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna Hersek, İran, Kosova, Makedonya, Mali, Romanya ve Sırbistan olmak üzere 10 ülke yer alıyor.
 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı