Nevşehir Belediyesi Sosyal Yardım Kartı “CANKART” Hayata Geçiyor

Nevşehir Belediyesi ekonomik zorluk yaşayan hemşehrilerimizin yanında olmak amacıyla Sosyal Belediyecilik anlayışı kapsamında CANKART nakdi yardım projesini hayata geçiriyor. Cankart, Nevşehir’de ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarını gizli, adil ve onurlu bir şekilde karşılamalarına katkı sağlamak adına önemli ve uygulanabilir bir proje olarak yerini alacak.     

Sosyal Yardım Kartı CANKART kapsamında ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen ailelere nakdî destek sağlanacak. Belediye mücavir alan sınırları içerisinde ikamet eden ve yaşamını sürdürebilmek için ekonomik zorluk yaşayan, kendisinin veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin temel ihtiyaçlarını karşılayamayan dar gelirli, kimsesiz, engelli, kadın, çocuk, yaşlı, öğrenci, şehit ve gazi ailelerine Nevşehir Belediyesi bütçesinin imkanları dahilinde aile bütçelerine bir nebze de olsa katkıda bulunmak ve bu katkıyı gizli ve adil bir şekilde gerçekleştirmek amacı ile CANKART nakdi yardım projesini hayata geçirecek. Başvurular şahsen Turkuaz Masa aracılığıyla alınacak.

Kimler Başvurabilir?

-Dar gelirli, muhtaç veya kimsesiz kişiler,

-Engelli vatandaşlar,

-Kadın, çocuk, yaşlı ve öğrenciler,

-Şehit ve Gazi Aileleri

Başvuru Nasıl Yapılır?

-Başvurular Turkuaz Masa aracılığıyla şahsen yapılacak. Her Aileden yalnız BİR başvuru kabul edilecek.

Gerekli Belgeler;

-Fakirlik İlmühaberi (muhtardan)

-Tapu kaydı

-Öğrenci belgesi (bakmakla yükümlü olduğu çocukları için)

-Araç tescil belgesi

-Kira kontratı veya kira ödediğini gösteren evrak

-Nüfus Kayıt Örneği

-Dilekçe ve taahhütname  

Bu evrakları getiren vatandaşlar Turkuaz Masa ya başvuru yapıp Turkuaz Masadaki personellerde dilekçe ve taahhütname ile başvurularını tamamlayacaklar. Bir ay süresince alınan başvurulardan sonra vatandaşların evlerine gidilip başvuruya uygun olup olmadığı tespit edilecek. Uygun başvuru sahipleri değerlendirme komisyonunun da onayından geçtikten sonra CANKART nakdi yardımdan faydalanma hakkını alacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Aliağa’da Üreticiye Destek Sürüyor: Hibeli Koyun ve Koçlar Üreticilere Teslim Edildi

Yerel kalkınmayı desteklemek, tarımsal üretimi artırmak ve üreticilerin ekonomik refahını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen “Aliağa Damızlık Koyun Üretim Merkezi Projesi” kapsamında, kura ile belirlenen 110 üreticiye toplam 210 küçükbaş hayvanın teslimatı tamamlandı.

Aliağa Belediyesi ile İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen projede hibeli dağıtımlar öncesi başvurular, Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü aracılığıyla alınmış, 221 başvuru arasından hak sahipleri geçtiğimiz ay düzenlenen kura töreninde belirlenmişti. Üreticilere teslimatların tamamlanmasıyla projenin ikinci etabı başarıyla sona erdi.

ÜRETİCİLERDEN TEŞEKKÜR
Hibeli koç ve koyunların teslimatları Aliağa Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nde üreticilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Hayvanlarını teslim alan üreticiler, projeden duydukları memnuniyeti dile getirerek Aliağa Belediyesi ve Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne teşekkür ettiler.

Güzelhisar Mahallesi’nden üretici Haşim Aksu, ilk kez katıldığı kurada şansını yakaladığını belirterek şunları söyledi: “Hayvanlarımızı teslim aldık, sürümüzü büyütmeyi hedefliyoruz. Uygulamadan çok memnunuz, devam etmesini isteriz. Aliağa Belediyesi’ne ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne teşekkür ederiz”

Proje sayesinde sürülerinin güçleneceğini vurgulayan Üretici Koray Doğaç, “Verilen damızlıklar safkan, sağlıklı ve çok güzel. Sürümüzü güçlendirecek, yavru ve et verimini artıracaklar. Böyle bir projenin içinde olmak bizim için büyük bir ayrıcalık. Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar’a ve İlçe Tarım ve Orman Müdürümüz Mazlum Selim Aksakal’a teşekkür ederiz” dedi.

KÜÇÜKBAŞ HAYVAN SAYISI ARTIYOR
Projenin bundan sonraki aşamaları hakkında bilgi veren Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mazlum Selim Aksakal, üreticilere sağlanan desteklerin sürdürüleceğini belirtti. Aksakal konuşmasında şunları söyledi: “Kurada kazanan 110 üreticimize hayvanları teslim etmeye başladık. 10 üreticimize 10 koyun ve 1 koç, 100 üreticimize ise birer damızlık koç veriyoruz. Teslimat sürecimiz büyük ölçüde tamamlandı. Bundan sonraki süreçte hayvanların takibini yapacağız. Üçüncü yavrulamadan sonra elde edilecek 10+1 hayvanı alarak yeni üreticilere dağıtacağız. Bu sayede hem vatandaşın elindeki hayvan sayısı artacak hem de Aliağa Damızlık Üretim Merkezi’ndeki üretim kapasitesi büyüyecek”

Aksakal, projenin Aliağa’daki küçükbaş hayvan varlığını önemli ölçüde artıracağını vurgulayarak, “Vatandaş ve kamu iş birliğiyle yürütülen bu proje sayesinde ilçemizde küçükbaş hayvancılığı çok daha ileri noktalara taşıyacağız. Sıradaki dağıtımı mayıs 2026’da yapmayı planlıyoruz” dedi.

ALİAĞA TARIMSAL KALKINMADA ÖRNEK OLMAYI SÜRDÜRÜYOR
Aliağa Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı destekleyen projeleri arasında öne çıkan Aliağa Damızlık Koyun Üretim Merkezi Projesi, hem üreticilerin gelirini artırmayı hem de bölgedeki küçükbaş hayvancılığı geliştirmeyi hedefliyor. Proje, üreticilerin güçlü bir üretim ağı oluşturmasına katkı sağlayarak Aliağa’yı tarımsal kalkınmada örnek bir ilçe konumuna taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Jolly, 2026 Turizm Sezonunda ‘Deneyim Temelli Seyahat’ Dönemini Başlatıyor

Türkiye’nin köklü turizm markalarından Jolly, 2026 sezonuna yeni bir vizyonla giriyor. Seyahat alışkanlıklarının dönüşümünü yakından takip eden Jolly, klasik kültür turlarının ötesine geçerek misafirlerine deneyim odaklı, farkındalık temelli ve kişiselleştirilmiş seyahat konseptleri sunuyor. Wellness, yerel kültür, gastronomi ve aile odaklı programları kapsayan bu yeni yaklaşım, Jolly’yi yalnızca bir tur operatörü olarak değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı markası olarak konumlandırmayı hedefliyor.

Yeni sezonda en çok dikkat çeken başlıklardan biri, doğanın döngüsünü, lokal üretimi ve yöresel mirası merkezine alan slow travel temalı tur programları olacak. Jolly, Adana Lezzet Festivali Turu, Datça Badem Çiçeği Festivali Turu ve Edremit Zeytin Hasat ve Tadım Turu ile misafirlerine, gastronomiyi yerinde tatma fırsatı sunarken, aynı zamanda üreticilerle tanışma, atölyelere katılma ve geleneksel yaşam pratiklerini keşfetme imkânı sağlıyor. Yerel kültürü korumaya ve sürdürülebilir turizme katkı sağlayan bu yaklaşım, Jolly’nin yeni dönem seyahat anlayışının güçlü bir örneğini oluşturuyor.

Çocuklu aileler için özel olarak hazırlanan “Küçük Gezginler Aile Turları” ise kültürel gezilere yepyeni bir bakış getiriyor. Doğayla temas, interaktif rehber anlatımları, çocuklara özel atölyeler ve birlikte öğrenme temaları üzerine kurgulanan bu turlar, aile bağlarını güçlendirirken çocukların keşfetme duygusunu destekleyen eğlenceli ve öğretici bir deneyim sunuyor. Program, klasik gezi kalıplarının dışına çıkarak ailelere hem keyifli hem de pedagojik açıdan zengin bir seyahat alternatifi yaratıyor.

Wellness ve farkındalık odağında hazırlanan özel programlar da Jolly’nin yeni vizyonunun önemli parçaları arasında yer alıyor. 5–7 Aralık 2025 tarihlerinde, yogayı Türkiye’de geniş kitlelere ulaştıran ve farkındalık yolculuğunda binlerce kişiye ilham veren Çetin Çetintaş, Jolly iş birliğiyle Mardin’de katılımcılarla buluşuyor. Yoga, nefes ve meditasyon uygulamalarının Mezopotamya’nın büyüleyici dokusuyla birleştiği bu programda misafirler; gün doğumunda yoga seansları, gün batımında nefes çalışmaları ve taş sokaklarda kültür yürüyüşleriyle hem ruhsal hem fiziksel bir yenilenme fırsatı yakalıyor. Jolly’nin 40 yıllık turizm deneyimiyle hazırlanan bu özel buluşma, beden, zihin ve ruh bütünlüğünü merkeze alarak katılımcılar için unutulmaz bir deneyime dönüşmeyi amaçlıyor.

Jolly Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Burçin Baysak bu dönüşüm sürecinin markayı farklı bir noktaya taşıdığını belirterek “2025 yılıyla birlikte kültür turlarındaki liderliğimizi, deneyim temelli seyahat tasarımlarıyla güçlendiriyoruz. Misafirlerimize yalnızca bir destinasyon değil; yerel kültür, paylaşım, iyi yaşam ve farkındalıkla iç içe geçen bir yolculuk sunuyoruz. Bu vizyon, Jolly’yi klasik tur operatörlüğünden çok daha öteye taşıyor” açıklamasında bulundu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Lüleburgaz’da sahne aldı

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, ‘Rezonans’ adlı modern dans gösterisi ile Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi’nde sahne aldı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, Trakya’da orkestra çukuruna sahip tek salon olan Cahit Irgat Salonu’ndan çok etkilendiklerini belirterek; “Daha büyük prodüksiyonlarla buraya gelmek istiyorum. Bu salon, bu seyirci ve bu imkanlar beni çok heyecanlandırdı” dedi.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi – Modern Dans Topluluğu, ‘Rezonans’ adlı performansıyla Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi’nde sahne aldı.

Anadolu Opera ve Bale Festivali kapsamında 5 Kasım Çarşamba akşamı saat 20:00’da Cahit Irgat Salonu’nda sahnelenen ‘Rezonans’ gösterisini Kırklareli Valisi Uğur Turan, Lüleburgaz Kaymakamı Kemal Yıldız, Lüleburgaz Belediyesi Başkanvekili Tamer Ermut, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, İl Kültür ve Turizm Müdürü Veli Şen ile yaklaşık 700 kişi izledi.

Prömiyeri 2024 yılının Mayıs ayında yapılan gösteri, titreşim, uyum ve etkileşim gibi kavramları müzik, koreografi, ışık ve danslarla birleştirerek izleyicilere unutulmaz bir atmosfer sundu.

Gösterinin ardından sanatçılar dakikalarca ayakta alkışlandı.

“BU SALON BENİ ÇOK HEYECANLANDIRDI”

Performansın ardından sahneye gelen İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi Cahit Irgat Salonu’ndan çok etkilendiklerini belirterek; “Türkiye’nin değil, bence dünyada da sayılı hareket kabiliyetine sahip bir topluluğu izledik. Yılda yaklaşık 300 bin seyirciye canlı ulaşıyoruz ve yaklaşık 25 şehri dolaştık geçen sene. Trakya’da, içinde orkestra çukuru olan tek noktadayız. Bundan sonra, bir Barok eserle ve bunu orkestra çukurunu kullandığımız şekilde, daha büyük prodüksiyonlarla buraya gelmek istiyorum. Çünkü gerçekten cumhuriyetimizin bize verdiği en büyük hediye bu tür kurumlarımızın halka gelebilmesi. Bu salon, bu seyirci ve bu imkanlar beni çok heyecanlandırdı” diye konuştu.

Gecenin sonunda Kırklareli Valisi Uğur Turan, Lüleburgaz Kaymakamı Kemal Yıldız, Lüleburgaz Belediye Başkanvekili Tamer Ermut gecenin sonunda sanatçılara çiçek ve plaket takdim etti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Salihli Şiir İkindileri 52’nci Kez Sanatseverlerle Buluşuyor

Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Salihli Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Salihli Şiir İkindileri, bu yıl 52’nci kez gerçekleştirilecek. Etkinlikte Dionysos Şiir ve Sanata Emek Ödülleri de sahiplerini bulacak.

1985 yılında ilk kez yapılan ve 2013 yılına kadar kesintisiz olarak devam eden etkinlik 2025 yılında, yeniden edebiyat ve sanat dünyasından önemli isimleri bir araya getirecek. Programda, şair, yazar ve sanatçılardan Ümit İnatçı, Marius Chelarıu, Anastasiya N. Stoeva, Hakkı Zariç, Rona Aslan, Süreyya Akçay, Eren Aysan, Duygu Kankayıtsın, Ünal Ersözlü, Hasan Ulaş, Hakkı Avan, çellist Adasu Akın ve ressam Hülya Ersezgin gibi isimler alacak.

Bu yılki Dionysos Şiir Ödülü, Şair Veysel Çolak’a, Dionysos Sanata Emek Ödülü ise Dr. Ercan Kesal’a takdim edilecek.

Etkinlik İçin Ücretsiz Servis Hizmeti

8 Kasım 2025 Cumartesi günü saat 14.00’te Salihli Belediyesi Zafer Keskiner Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilecek olan etkinlik için aynı gün saat 18.30’da Nazan Kesal’ın “Füruğ Ferruhzad – Yaralarım Aşktandır” adlı sahne gösterisi sanatseverlerle buluşacak. Salihli Şiir İkindileri etkinliğine katılım için Manisa ve İzmir’den ücretsiz servis imkânı sağlanacak. Manisa’dan Kültür Merkezi önünden saat 10.30’da hareket edecek olan servis, İzmir’den ise Atatürk Lisesi önünden saat 11.30’da hareket edecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Edremit Belediyesi Atatürk Kültür Evi’ne ziyaretçi akını

Edremit Belediyesi tarafından restore edilerek kente kazandırılan Atatürk Kültür Evi, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü öncesinde vatandaşların yoğun ilgisini görüyor. Öğrenciler başta olmak üzere her yaştan vatandaş, Ata’nın kaldığı evi ziyaret ederek bilgi alıyor.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın ardından yeniden yoğun şekilde ziyaret edilen Atatürk Kültür Evi, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934 yılında Edremit ziyaretinde konakladığı ev olarak biliniyor. Eskiden “Arkök Evi” olarak anılan ve Tuzcumurat Mahallesi Çayiçi Caddesi’nde yer alan yapı, uzun yıllar atıl durumda kaldıktan sonra Edremit Belediyesi tarafından restore edilerek Atatürk Kültür Evi adıyla kentin kültürel mirasına kazandırıldı.

Cumhuriyet’in 102. yılı kutlamalarında büyük ilgi gören Atatürk Kültür Evi, 10 Kasım öncesinde de her yaştan vatandaşın ziyaretine sahne oluyor. Ziyaretçiler, Atatürk’ün hatıralarını ve Edremit’le ilgili anılarını yerinde görme fırsatı buluyor.

Ziyaretler sırasında Atatürk Kültür Evi görevlileri, Atatürk’ün Edremit’teki günleri, bölgenin tarihi ve kültürel değerleri hakkında bilgi veriyor. Ayrıca öğrencilere ve gençlere Ulu Önder’in eseri Nutuk hediye ediliyor.

Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş da 10 Kasım öncesinde vatandaşlarla birlikte Atatürk Kültür Evi’ni ziyaret etti. Başkan Ertaş, “Atatürk’ün Edremit’te kaldığı bu tarihi evi restore ederek gelecek kuşaklara kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Her 10 Kasım’da, her 29 Ekim’de burada bir kez daha Cumhuriyetimizin kurucusunu sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz. Bu mekân, yalnızca bir müze değil, aynı zamanda Atatürk’ün fikirlerinin ve Cumhuriyet değerlerinin yaşatıldığı bir hatıra evidir. Özellikle öğrencilerimizi ve gençlerimizi Atatürk Kültür Evi’ni ziyaret etmeye davet ediyorum” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Konaklılar Ata’sınıher gün anıyor

Konak’ta, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, sonsuzluğa uğurlanışının 87’nci yılında, çocuklar ve gençlerin geniş katılımıyla düzenlenen etkinliklerle anılıyor. Konak Belediyesi’nin hazırladığı program kapsamında Atatürk’ü anma etkinlikleri, üniversiteleri gençlerin yoğun emek verdiği ‘Hanri Benazus Atatürk Fotoğrafları Sergisi’yle başladı.

Konak Belediyesi, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü’ne özel, sergiden tiyatroya, konserden performansa bir dizi etkinlik düzenledi. Hepsi anlam yüklü olan etkinliklere çocuklar ve gençler de katılarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün sonsuzluğa uğurlanışının 87’nci yılında, Atatürk sevgisinin nesillerce süreceği ve hiçbir zaman bitmeyeceği vurgulandı. Program dahilinde gerçekleştirilen ilk etkinlik, “Hanri Benazus Atatürk Fotoğrafları Sergisi” oldu. Dokuz Eylül Üniversitesi Koleksiyonunun görücüye çıktığı sergide, Hanri Benazus’un seçkisinden Atatürk fotoğrafları ile Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencilerinin Atatürk konulu resimleri yer aldı.  Türkan Saylan Kültür Merkezi Sanat Galerisinde açılışı gerçekleşen serginin küratörlüğünü ise Prof. Dr. Çınla Şeker ve Doç. Dr. Yurdagül Kılıç Gündüz üstlendi. Geniş katılımla açılan ve büyük beğeni toplayan sergi, 14 Kasım 2025 tarihine kadar ziyarete açık olacak.

Ata’ya özlem Konak’ta sanatla yaşanacak

Konak Belediyesi’nin Ata’ya saygı duruşu niteliğindeki programı hafta boyunca devam edecek. 7 Kasım Cuma günü, Mutlu Çocuklar Oyun Evleri’ne devam eden çocuklar 10 Kasım Atatürk’ü Anma Etkinlikleri başlığı altında kendi hazırladıkları performansları sergileyecek. 8 Kasım Cumartesi günü ise Beştepeler Sosyal Tesisleri, Şef Ruhsar Gencer yönetiminde Çağdaş Yaşam Çocuk Korosu’nun Atatürk Oratoryosu’na ev sahipliği yapacak. 10 Kasım’da sabah 9’u 5 geçe, tüm hizmet binalarında, Konak Belediyesi personelinin Saygı Duruşu gerçekleşecek. Aynı gün saat 14.00’te, Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde, “Çocuk Olmak Ne Güzel Şey” adlı tiyatral konferans düzenlenecek. Saat 20.00’de ise Güzelyalı Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde, Konak Belediyesi Türk Halk MüziğiTopluluğu’nun “Sonsuz İz” konseri, Bahar Almaç Şefliğinde gerçekleştirilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

CKM’de Atatürk’ü Anma Programı

Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi (CKM), Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü anma etkinlikleri kapsamında birçok özel programa ev sahipliği yapacak. Emekli Tümgeneral ve yazar Naim Babüroğlu, “Türkiye’nin Kurtuluş Reçetesi: Kemalizm” başlıklı söyleşide Atatürk’ün askeri dehasını, siyasi öngörüsünü ve cumhuriyet ile laiklik anlayışını ele alacak. 9 Kasım Pazar günü saat 16.00’da başlayacak söyleşide Babüroğlu, Atatürk’ün liderlik vizyonunu ve stratejik öngörüsünü tarihsel örneklerle anlatacak. Söyleşi sonrası Babüroğlu kitaplarını imzalayacak. 

“87 YILLIK SAYGI DURUŞU”

Aynı gün açılacak “87 Yıllık Saygı Duruşu” başlıklı fotoğraf sergisi ise, 10 Kasım 1938’den bugüne anma törenlerinden derlenen arşiv fotoğraflarını bir araya getiriyor. Cumhuriyet gazetesi arşivi katkılarıyla hazırlanan sergi 9-24 Kasım tarihleri arasında CKM 4. Kat Fuaye Alanı’nda görülebilir.

10 KASIM’DA ATATÜRK’Ü ANMA KONSERİ

Kadıköy Belediyesi Müzik Gönüllüleri, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü 10 Kasım’da özel bir konserle anıyor. “10 Kasım Atatürk Korosu – Sahne Şeflerin Konseri”, 10 Kasım Pazartesi günü saat 20.00’de Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salon’da müzikseverlerle buluşacak.

Koro şefliğini Serap Kuzey’in üstlendiği, sunuculuğunu Nedim Saatçioğlunun yapacağı konserde, gönüllü koroların şeflerinden oluşan koro Atatürk’ün sevdiği şarkı ve türkülerden oluşan özel bir repertuvar seslendirecek. Koroya, enstrüman çalan koro şefleri de sahnede eşlik edecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

AgeSA, Genç Yetenekleri Geleceğin İş Dünyasına Hazırlıyor

Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, Sabancı Topluluğu’nun gençlere eşit fırsatlar sunmak amacıyla başlattığı Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında, Fırat Üniversitesi öğrencilerine yönelik özel bir staj programı gerçekleştirdi. Standart bir staj deneyiminin ötesinde tasarlanan program, öğrencilerin mesleki gelişimlerinin yanı sıra teknoloji, inovasyon, veri analitiği ve çevik çalışma becerilerini de güçlendirmeyi hedefledi. Ayrıca öğrenciler AgeSA’daki iş ortamını ve çalışma kültürünü yerinde deneyimleyerek tecrübe kazandı.

Gençler, İnovatif ve Disiplinler Arası Bir Programla Geleceğe Hazırlandı 

4 hafta süren programda öğrenciler, Dijital Projeler, Yapay Zeka, Analitik CRM, Sigorta Dönüşüm Teknolojileri ve Robotik Teknolojiler gibi farklı ekiplerde görev alarak, iş süreçlerini gözlemleme ve çeşitli teknoloji uygulamalarını deneyimleme fırsatı buldular. Program boyunca sigortacılık sektörü, çevik çalışma ve inovasyon metodolojileri üzerine eğitimlerle desteklenen öğrenciler, Design Thinking atölyeleri ve profesyonel gelişim oturumlarıyla hem teknik hem de kişisel becerilerini geliştirdiler. Öğrenciler staj faaliyetlerinden arta kalan zamanlarında ise İstanbul’un tarihi ve turistik yerlerini ziyaret etti.  Bunun yanında, “Karanlıkta Diyalog” etkinliğiyle farklı bakış açılarını deneyimleyip empati yeteneklerini güçlendirirken, takım içi iletişim ve iş birliği becerilerini de pekiştirdiler. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gölyazı Antik Tiyatrosu yeniden hayat bulacak

Nilüfer’in 2 bin yıllık tarihini barındıran Gölyazı’daki antik tiyatro kazıları tamamlanma aşamasına geldi. Kazı alanını ziyaret ederek Prof. Dr. Derya Şahin’den bilgi alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Antik tiyatroyu restore ederek, yeniden bir yaşam ve kültür sanat alanı haline getirmek istiyoruz” dedi.

Bursa ve Nilüfer’in en önemli turistik bölgelerinden olan Gölyazı Mahallesi’ndeki 2 bin yıllık antik tiyatro kazılarında sona gelindi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kazı çalışmalarını yerinde inceleyerek, tiyatronun kültür sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak modern bir mekana dönüştürüleceğini müjdeledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle, Nilüfer Belediyesi’nin destekleri ve Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Ortaçağ Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin başkanlığında 2021 yılından bu yana sürdürülen kazı çalışmalarında son dönemece girildi. Helenistik dönemden kalma ve Roma İmparatoru Hadrianus döneminde yenilenen antik tiyatroda kazılar, bu yıl içinde tamamlanacak.

“TÜRKİYE’NİN EN GÜZEL YERLERİNDEN BİRİ OLACAK”

Kazı alanını inceleyen Başkan Şadi Özdemir, antik tiyatronun zamanında 5 binden fazla kişiyi ağırlayabildiğini belirterek, “Mevcut halini koruyarak restorasyon çalışması yaptığımızda, burada bir açık hava ortamı oluşturabiliriz. Kültürel ve arkeolojik etkinlikler, öğrencilerin gelip çalışmaları gözlemlemesi, atölye kullanımı gibi faaliyetler düzenlenebilir. Umarız kısa süre içerisinde bu süreci tamamlayarak, belki de Türkiye’nin en güzel yerlerinden birinde güzel kültür sanat etkinliklerini hep birlikte yaşayabiliriz” dedi.

Gölyazı’nın yaşamın ve kültürün iç içe geçtiği en güzel bölgelerden biri olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’in tarihi tarafı yeterince bilinmiyor. Yeni bir şehir olarak bilinse de milattan öncesine giden çok sayıda yerimiz bulunmakta. Gölyazı ve Misi gibi tarihi ve kültürel miras açısından çok değerli yerlerimiz var” diye konuştu.

BÖLGEYE KAPSAMLI TURİZM VİZYONU

Başkan Şadi Özdemir, Gölyazı’nın turizm potansiyelini artırmak için kapsamlı projeler planladıklarını açıkladı. Gölyazı, Akçalar, Fadıllı ve Ayvaköy’ü bir bütün olarak ele aldıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, turistlerin bölgede daha uzun vakit geçirmelerini sağlamak için seyit tepeleri, bisiklet yolları, otoparklar, göl üzerinden ulaşım ve çeşitli aktiviteler planladıklarını ifade etti.

Ayvaköy Mahallesi’ni dijital köy haline getirme projesinden de bahseden Başkan Şadi Özdemir, “Dijital göçebelerin gelebileceği ortamlar yaratmak istiyoruz. İnsanlar bilgisayarlarını yanlarına alarak dünyayı gezerek çalışıyor. Biz de bu bölgede dijital göçebelerin gelebileceği ortamlar yaratacağız” dedi.

Ayvaköy’deki Ayvaini Mağarası’nın da turizme kazandırılacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Valimizin desteğiyle, buranın giriş-çıkışlarının Nilüfer Belediyesi’ne devri için gerekli talimatlar verildi. Bürokratik süreç tamamlandığında, herkesin güvenle ziyaret edebileceği bir ortam oluşturacağız” dedi.

“TARIM VE TURİZM BİRLİKTE GELİŞECEK”

Başkan Şadi Özdemir, tüm bu çalışmaların temel amacının Gölyazı halkının sürdürülebilir bir yaşam standardına kavuşması olduğunu vurgulayarak, “Tarım ve turizmi bir arada düşünmek gerekiyor. Bölgede siyah incir, zeytin gibi çok kaliteli tarım ürünleri bulunmaktadır. Umarız halkımız tarımdan vazgeçmez, tarım yeniden harekete geçer ve tarım dışına düşmüş genç nüfus yine tarıma yönelir” dedi.

SIRADA RESTORASYON VAR

Kazı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin de, tiyatronun Helenistik dönem kökenli olduğunu ve Roma İmparatoru Hadrianus döneminde ciddi bir renovasyon geçirdiğini belirtti. “D formlu bir Roma tiyatrosu olan yapı, zamanında 5 bine yakın oturma kapasitesine sahipti. Günümüze 44 oturma sırası ulaşabildi” diye konuştu.

Şahin, Nilüfer Belediyesi’nin desteğiyle bölgede definecilik faaliyetlerinin neredeyse sona erdiğini de sözlerine ekleyerek, “Burada çalışan arkadaşlarımız hem kendi tarihlerini öğreniyorlar hem de neler çıktığını bizzat görüyorlar. Hem arazileri değerlendi, hem gelen turist sayısı arttı” ifadelerini kullandı.

Kazı çalışmalarının 5’inci yılında neredeyse tamamlandığını belirten Prof. Dr. Şahin, bundan sonra uluslararası tüzüklere uygun şekilde restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmalarının başlayacağını, tiyatronun yeniden gösteri mekanı olarak kullanılabilmesinin sağlanacağını ifade etti.

Başkan Şadi Özdemir, antik tiyatro kazı bölgesinin ardından bölgede yeni bulunan “Simitçi Kale” bölümündeki ipek atölyesini de ziyaret etti

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı