Başkan Selçuk Yıldız, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü Etkinliğine Katıldı

Geyve Orman İşletme Müdürlüğü tarafından 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında düzenlenen fidan dikim etkinliği, geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Etkinliğe Kaymakam Murat Güven, Geyve Belediye Başkanı Selçuk Yıldız, Orman Bölge Müdürlüğü çalışanları, muhtarlar, kamu kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Program kapsamında katılımcılarla birlikte Bozören Mahallesi’nde fidan diken Başkan Selçuk Yıldız, doğanın korunması ve gelecek nesillere daha yeşil bir çevre bırakmanın önemine vurgu yaptı. Başkan Yıldız, yaptığı açıklamada:

“Milli Ağaçlandırma Günü’nde doğaya nefes oluyoruz. Diktiğimiz her fidan, geleceğimiz için umut demektir. Bu anlamlı organizasyonu düzenleyen Geyve Orman İşletme Müdürlüğü’ne teşekkür ediyorum. Geyve’mizin her köşesinde yeşili büyütmeye, geleceğe nefes olmaya devam edeceğiz.” dedi.

Etkinlikte yüzlerce fidan toprakla buluşturulurken, gönüllüler de aktif olarak katılım sağladı.

Geyve Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileri, Milli Ağaçlandırma Günü etkinliklerinin doğa bilincini artırmak ve çevreye duyarlılığı güçlendirmek adına büyük önem taşıdığını belirtti.

Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bir hatıradan bir millete uzanan yolculuk…

Balkan dağlarından İstanbul’a uzanan bir yolculuğun hikâyesi artık kitapçıların raflarında yerini aldı.
Prof. Dr. Ayhan Olcay’ın kaleme aldığı, Papirus yayınlarından çıkan “Koferdeki Besa – Shkrelilerin Pešter Platosu’ndan İstanbul’a Yolculuğu”, yalnızca bir ailenin geçmişini değil, bir halkın ve bir belleğin yeniden inşasını anlatıyor.

Venedik ve Osmanlı arşivleri, bilimsel referanslar, sözlü tarih anlatıları ve taş evlerin sessiz tanıklıklarıyla örülen bu eser, göçün, aidiyetin ve direncin çok katmanlı hikâyesini gün yüzüne çıkarıyor.

“Göç, sadece yer değiştirmek değildir; bir milletin hafızasını yeni topraklarda yeniden inşa etmektir.”

Zamanın İzinde Bir Yolculuk

  • 1416 — Shkrel / İşkodra / Arnavutluk
  • 1700’ler — Rugova / Kosova
  • 1853 — Pešter / Sırbistan
  • 1957 — İstanbul / Türkiye

Bu yolculuk, Shkreli (Škrijelj) soyunun 500 yılı aşan serüvenini, belgeler ve tanıklıklar üzerinden takip ediyor. Aynı zamanda Kuç, Hot, Kelmendi, Şaliç, Muriç, Daçiç, Layiç, Liçina, Gruda, Mazarek gibi Sancak ve Kosova’dan Türkiye’ye göç etmiş diğer Kuzey Arnavutluk kökenli kabileler için de bir araştırma şablonu oluşturuyor.

Yaşayan Kitap – Dijital Bellek Arşivi

Koferdeki Besa yalnızca bir basılı kitap değil; aynı zamanda yaşayan bir dijital arşiv.
Her bölümde yer alan QR kodlar, sözlü tarih videolarına, aile toplantılarına ve yeni bulunan arşiv belgelerine doğrudan erişim sağlıyor.
Araştırmalar ilerledikçe bu dijital klasör sürekli güncelleniyor — okuyucular yeni belgeler, soy ağaçları, fotoğraflar ve ek açıklamalara anlık olarak ulaşabiliyor.
Böylece Koferdeki Besa, “açıldıkça genişleyen bir bellek sandığına” dönüşüyor.

Yazarın Olcay şunları söyledi, “Besa u Koferu’yu Neden Yazdım?”

“Bu kitabı yazmamın nedeni, kulaktan kalan bir sözle başladı: Biz Škrijelj’iz.
1909’da yazılan Edith Durham’ın High Albania kitabında ‘Shkreli kabilesi’ni okuyunca, bunlar biziz galiba, dedim ve araştırmaya başladım.
Dünya literatüründe, yabancıların gözü ile defalarca incelenmiş Kuzey Arnavutluk kabilelerinden olan Shkreli hikâyesi, dış gözle değil, içeriden tanıklıkla yeniden yazılmalıydı.”

Olcay sözlerini şöyle sürdürdü, Shkrelilerin hikâyesini belgehafıza ve bilim üçlüsüyle yeniden inşa ediyor:

  1. Belge: Venedik Devlet Arşivi ve Osmanlı İmparatorluk Arşivleri ve yerel idari yazışmalar.
  2. Hafıza: Rugova’dan Pešter’e uzanan sözlü tarih ve aile ağları.
  3. Bilim: Genetik soy analizleri, mikro göç örüntüleri ve literatür karşılaştırmaları.

Bir Akademik Katkı ve Kamusal Bellek Çalışması

“Koferdeki Besa”, yalnızca akademik bir eser değil, aynı zamanda bir hafıza projesi.
Kuzey Arnavutluk kökenli tüm dünyaya yayılmış Türkiye’dede yoğun olarak yaşayan topluluklar için bir belge bankası ve yöntem kılavuzu niteliğinde.
Arşiv belgelerini, sözlü tarihleri ve genetik analizleri aynı metinde buluşturarak dışarıdan bilgi ile içeriden hakikati birleştiriyor.

“Besa u Koferu, bir kitabın adı olmaktan önce, sözün ve sözlülüğün emanet edildiği bir sandıktır.
Açtıkça belgeleri, belgeler açıldıkça insanlar; insanlar konuştukça tarih…”

 Kitap Künyesi

  • Yazar: Prof. Dr. Ayhan Olcay
  • Yayınevi: Papirus Yayınları
  • Basım Yılı: 2025
  • ISBN: [978-625-5875-13-6]
  • Sertifika No: 46725
  • Tür: Tarih / Etnografya / Aile Belleği

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

MİA Teknoloji, Hisse Geri Alım Programı İçin Olağanüstü Genel Kurul’a Gidiyor

Türkiye’nin teknoloji alanındaki öncü markalarından biri olarak konumlanan MİA Teknoloji, KAP üzerinden yaptığı açıklamayla, 17 Aralık Çarşamba günü olağanüstü genel kurul toplantısı yapacağını duyurdu. Açıklamada, bu stratejik adımın piyasa istikrarını destekleyeceğini ve hisseye olan güveni artıracağı vurgulandı. MİA Teknoloji yönetimi, alınacak kararların uzun vadede şirketin büyüme stratejilerini güçlendireceğini ve yatırımcılar açısından sürdürülebilir bir değer yaratacağını ifade etti. MİA Teknoloji açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Borsa İstanbul’da oluşan değerlerin şirketimizin gerçek potansiyelini tam olarak yansıtmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle, yatırımcı güvenini artırmak ve şirketimizin piyasa değerini daha sağlıklı bir seviyeye taşımak amacıyla hisse geri alım programını gündeme alıyoruz. Bu karar hem yatırımcılarımız hem de piyasa için istikrarı destekleyecek stratejik bir hamle niteliği taşıyor.”

Pay sahiplerinin Genel Kurul’a katılabilmeleri için Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından hazırlanan “Pay Sahipleri Listesi”nde yer almaları gerekmekte. Toplantıya fiziken katılacak kişilerin pay sahipliği veya temsilcilik durumu MKK kayıtları üzerinden kontrol edilecek. Konuya ilişkin toplantı, 17 Aralık 2025 Çarşamba günü saat 10.00’da Gazi Üniversitesi Gölbaşı Yerleşkesi Gazi Teknopark’ta gerçekleştirilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Üç vatan toprağı, Zübeyde Anne’nin huzurunda buluştu

Büyük Önder Atatürk’ü anmak için Karşıyaka’ya gelen Silivri Motosiklet Grubu, 10 Kasım etkinlikleri kapsamında Zübeyde Hanım Anıt Mezarı’nda anlamlı bir tören gerçekleştirdi. Grup üyeleri, Çanakkale Şehitliği’nden, Yunanistan Mayadağ’dan ve Langaza’dan (Uğurlu Köyü) getirdikleri toprakları Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ile birlikte kabre sundu. Başkan Ünsal, “Atamızı ve mücadele arkadaşlarını bir kez daha saygıyla anıyoruz, bize bıraktıkları mirasın yılmaz bekçileriyiz” dedi.

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ebediyete intikal edişinin 87. yılında anmak için Karşıyaka’ya gelen Silivri Motosiklet Grubu üyeleri, Zübeyde Hanım Anıt Mezarı’nda anlamlı bir etkinliğe imza attı. Grup üyeleri, Çanakkale Şehitliği’nden, Yunanistan’daki Mayadağ ve Langaza köylerinden aldıkları toprakları Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ile birlikte Zübeyde Hanım’ın kabrine sundu. Üç farklı vatan toprağının aynı anda buluştuğu törende; saygı, minnet ve Cumhuriyet ruhu bir kez daha Karşıyaka’da hayat buldu.

DUYGU DOLU ANLAR YAŞANDI

18 Mart Derneği ve Gelibolu Motosiklet Derneği tarafından Çanakkale Motosiklet Kulüpleri adına teslim edilen Çanakkale Şehitliği’nin toprağı, Silivri Motosiklet Grubu Başkanı Özkan Kandemir tarafından öpülerek Başkan Yıldız Ünsal’a teslim edildi. Ünsal da öperek teslim aldığı toprağı, Kandemir ve katılımcılar arasında bulunan askeri personellerle birlikte Zübeyde Hanım’ın kabrine bıraktı. Zübeyde Hanım’ın kabrinden alınan topraklar da grup üyelerinden Ali Altay’a teslim edildi. Altay, teslim aldığı toprağı Atatürk’ün Selanik’te dünyaya geldiği evin bahçesine götürdü. Duygu dolu anların yaşandığı tören ile Çanakkale, Karşıyaka ve Selanik arasında simgesel bir buluşma gerçekleşti.

“EMANETİNİN BEKÇİLERİYİZ”

Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “İnanın yaşadığım duyguyu tarif edecek cümle bulamıyorum, kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir andayız. Çanakkale’den, Langaza’dan, Mayadağ’dan gelen bu emanetler bize, bu vatanın hangi bedellerle var olduğunu ve geleceğe taşıyacağımız sorumluluğu bir kez daha hatırlatıyor. Vatanımız, Cumhuriyetimiz bize emanet, bizler de yılmaz bekçileriyiz; bu emaneti aynı kararlılıkla yaşatacağız. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum” diye konuştu.

Silivri Motosiklet Grubu Başkanı Özkan Kandemir, “Dağlarında çiçek açtırmaya devam edeceğimiz İzmir’e gelmek bizim için çok önemli bir sürüştü. Zübeyde Annemizin huzurunda olduğumuz için mutluyuz, duygusalız. Belediye Başkanımız Yıldız Ünsal’ın bir Cumhuriyet kadını olarak burada bizimle olması bizi ayrıca duygulandırdı. Baktığınızda bir avuç toprak var ama bu vatanın her bir evladı, o bir avuç toprak için gözünü kırpmadan canını verir. Bu vatana can feda” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Adanalılar, “Üç Jokerli Konken’i” keyifle izledi

Kocaeli Şehir Tiyatroları, “Üç Jokerli Konken” adlı oyunuyla bu yıl düzenlenen Adana Şehir Tiyatroları Festivali’ne katıldı. Festivalin kapanış oyunu olarak perde açan ekip, Adana seyircisinden ve tiyatro camiasından büyük beğeni topladı.

PERFORMANSLARI HAFIZALARA KAZINDI

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları ekibinin “Üç Jokerli Konken” adlı oyunu, Adana Şehir Tiyatroları Festivali kapsamında sahne aldı. Adanalı sanatseverler, Şehir Tiyatroları oyuncularının performansına tam not verdi. Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda kapalı gişe oynayan oyunu Adana Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Mahmut Göğebakan, Adana Şehir Tiyatroları Müdürü Melih Rahmi Akyol ve çok sayıda sanatsever izledi. Seyir sonunda Kocaeli Şehir Tiyatroları’nın performansı uzun süre ayakta alkışlandı. Şehir Tiyatroları ekibi, Adanalı sanatseverlerin uzun süre hafızasından çıkmayacak bir performansla Kocaeli’ye döndü. Adana Şehir Tiyatroları yetkilileri, başta Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın olmak üzere tüm ekibe teşekkürlerini iletti.

SAHNE ENERJİLERİ TÜM SALONU SARDI

Alman yazar Petra Blume’un kaleme aldığı, Türkçeye Yücel Erten tarafından çevrilen oyun, Erkan Taşdöğen’in rejisiyle sahnelendi. Senem Akman ve Levent Muratoğlu’nun yönetmen yardımcılığını üstlendiği “Üç Jokerli Konken”, güçlü kadın karakterleri, mizahi dili ve tempolu sahne düzeniyle izleyicilere hem düşündürücü hem de keyifli bir tiyatro deneyimi sundu. Oyunun sahne tasarımı, dönemin atmosferini başarıyla yansıtan Eylül Gürcan imzasını taşırken, karakterlerin ruh halini destekleyen kostümler Duygu Çakır Irmak tarafından tasarlandı. Ayrıca ses tasarımda Mehmet Cebe, müzik tasarımda ise Sertan İpek oyuna katkı sundu.

OYUNCU KADROSU

Müzikleriyle oyunun ritmini güçlendiren Sertan İpek, ışık tasarımında Ayşe Sedef Ayter, ses tasarımında ise Mehmet Cebe imzası bulunuyor. Başarılı performanslarıyla seyirciden tam not alan oyuncu kadrosunda Seda Güven Şahin, Meltem Özsavaş, Seçil Mutlu Oğuz, Duygu Mine Özcan ve Tunç Efe yer aldı.

ÜÇ JOKERLİ KONKEN ADINDAN SÖZ ETTİRİYOR

Oyuncular, Adana seyircisinin yoğun ilgisi ve coşkulu alkışları karşısında büyük bir mutluluk yaşadı. Kocaeli Şehir Tiyatroları, ülkenin dört bir yanında tiyatro sanatını seyirciyle buluşturmaya devam ederken, “Üç Jokerli Konken” ile turne sahnelerinde de adından söz ettirmeyi sürdürüyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

ÇKSM’li Miniklerden Anlamlı Atatürk’ü Anma Programı

Manisa Büyükşehir Belediyesi Çocuk Kültür ve Sanat Merkezleri (ÇKSM) öğrencileri, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete göç edişinin 87. yıl dönümünde, kalpleri sevgiyle dolu anlamlı bir anma programına imza attı. Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi, minik yüreklerin Ata’ya olan sonsuz saygı ve özlemini dile getirdiği duygu dolu anlara sahne oldu.

Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın’ın yanı sıra şube müdürleri, idareciler, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda veli katıldı.

Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki ÇKSM’lerde eğitim gören geleceğin teminatı minik öğrenciler, büyük bir özenle hazırlandıkları programda, okudukları şiirler ve söyledikleri şarkılarla salondaki herkesi derinden etkiledi. Öğretmenlerinin rehberliğinde hazırlanan öğrenciler, 2 Şubat 1938 tarihinde Bursa Belediyesi tarafından düzenlenen ve Atatürk’ün katıldığı son baloyu temsili olarak canlandırdı. Minikler, vals ve zeybek figürleriyle o tarihi anları adeta yeniden yaşatarak izleyenlere hem hüzün hem de gurur dolu anlar yaşattı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Şehir Tiyatroları Atatürk’ün Çocukluğunu “Merhaba Çocuk”la Anlattı

“Merhaba Çocuk” Atatürk’ün yeteri kadar bilinmeyen çocukluğunu çarpıcı bir dille gözler önüne seriyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğunun anlatıldığı, 10 Kasım’a özel olarak hazırlanan “Merhaba Çocuk” oyununu seyirciyle buluşturdu.

Gökhan Aktemur’un yazdığı, Yiğit Sertdemir’in yönettiği Merhaba Çocuk” 10 Kasım 2025 Pazartesi günü Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ücretsiz olarak sahnelendi.

Oyunun gösterimine İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Oktay Özel, Kültür Daire Başkanı Tolga Volkan Aslan, Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Enif Yavuz Dipşar, Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem, Müdür Yardımcıları Nilüfer Batmaz ve Berna Beyazkılınç Tezcan katıldı.

Oyunun başında söz alan Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever:

“Bugün burada olmayı tercih ettiğiniz için hepinize çok teşekkür ediyorum. Atatürk’ü kaybetmenin 87. senesinin idrakindeyiz.

Atatürk’ün en az bilinen yönü ve evresi çocukluk dönemidir. Çocukluk dönemini ve insan Atatürk’ü anlatalım istedik. Bu sıradan bir oyun değildir. Şehir Tiyatroları olarak böyle bir oyunu gerçekleştirmiş olmaktan gurur duyuyoruz. “Merhaba Çocuk” bir liderin çocukluktan itibaren karakterinin nasıl liderliğe evrildiğini anlatan bir serüvendir. Bunu size anlatmak Şehir Tiyatrosu olarak boynumuzun borcuydu. Bu konuda teşekkür etmek istediğim kişiler var. Çünkü sezon içerisinde bir oyun çıkarmak çok zordur. Sabah gelirsiniz saat 4’e kadar prova yapabilirsiniz. Hemen akabinde akşam oynayacak oyunun söküm işlemleri başlar ve dekor kurulur. Bu en azından 20 gün boyunca böyle devam etti. Bütün Şehir Tiyatrosu olarak çok meşakkatli bir işin altına girdik. Çok hızlı karar verdik. Bütün Şehir Tiyatrosu gizli bir mutabakatla hiç kimse ses çıkarmadan, gönülle, birazdan seyredeceğiniz oyunu bütün detaylarıyla gerçekleştirdi.

Ben burada özellikle yönetmenimiz Yiğit Sertdemir’e teşekkür ediyorum. Atatürk ile ilgili bir şey yapmak çok önemlidir, çok özeldir ve çok özen ister.

Bütün dramaturji ekibimiz güzel bir çalışma yaptılar. Atatürk’ün hiç bilinmeyen özelliklerini ve yönlerini okuyarak, araştırarak bir bilgi yumağı haline getirdiler. Gökhan Aktemur da bu bilgi yumağından harika bir oyun yazdı. Ona da çok teşekkür ediyorum. Bugün burada olmayı tercih ettiği için başkanımıza çok teşekkür ediyorum. İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’ı sahneye davet ediyorum” dedi.

Şehir Tiyatroları Sanatçı ve Personeli Atatürk’ü Saygı Duruşuyla Andı

10 Kasım Pazartesi günü saat 9’u 5 geçe, hayat tüm Türkiye’de 1 dakikalığına durdu. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 87. yılında düzenlenen törenlerle anıldı. Şehir Tiyatroları idarecileri, sanatçıları ve personeli de çalınan sirenle birlikte Atatürk’ü Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin önünde, 1 dakikalık saygı duruşuyla andılar. 

Merhaba Çocuk (7-77 Yaş)

Mustafa Kemal’in mücadeleci ruhu ve bağımsız karakteri çocukluk dönemindeki sosyokültürel olaylarla, okuduğu kitaplar ve etkilendiği kişilerle karakterize olmuştur. Atatürk’ün askerlik, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemine dair her günü ve neredeyse her saati belge ve kitaplarla kayıt altındadır.

Ancak ne yazık ki, onun karakterini, dehasını, iradesini ve daha pek çok niteliğini belirleyen çocukluk dönemine dair pek az çözümleme yapılmıştır.

Şehir Tiyatroları, sadece “Yetim Mustafa”nın “Ulu Önder”e dönüşme sürecini değil, özellikle günümüzde, bir insanın yaşamında çocukluk evresinin ne kadar önemli olduğunu, klasikleşmiş anma etkinliğiyle değil bir oyunla aktarmayı amaçlıyor.

Dramaturgisini Dramaturji Birimi’nin, müziğini Emrah Can Yaylı’nın, koreografisini Özge Midilli’nin, dekor tasarımını Barış Dinçel’in, kostüm tasarımını Eylül Gürcan’ın, ışık tasarımını Osman Aktan’ın, efekt tasarımını Emrah Can Yaylı’nın, video tasarımını Enes Altuğ Avşar, Seda Özel’in yaptığı, fotoğraflarını Tuğçe Keçeci’nin çektiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Can Alibeyoğlu, Can Tarakçı, Emrecan Karakurum, Emre Yılmaz, Gülsüm Alkan, Mert Aykul, Özgür Dereli, Şenay Bağ, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor.

Oyun, 16 Kasım 2025 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

İyi seyirler…

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ata’ya Özlem Şiir Okuma Yarışması’nda Duygulu Anlar Yaşandı

Küçükçekmece Belediyesi tarafından Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hatırasını yaşatmak ve öğrenci ve öğretmenlere şiir sanatına olan ilgiyi artırmak amacıyla düzenlenen, “Ata’ya Özlem Şiir Okuma Yarışması”nın ödül töreni Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Küçükçekmece Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa gerçekleştirilen yarışmanın ödül törenine, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ve beraberindeki ilçe protokolünün yanı sıra öğrenciler, öğretmenler, veliler ve okul yöneticileri yoğun ilgi gösterdi.

Küçükçekmece genelindeki ilkokul, ortaokul, lise öğrencileri ile ilçede görev yapan öğretmenlerin katıldığı yarışmada, katılımcılar Atatürk’e duydukları sevgi, saygı ve özlemi yansıtan şiirleri etkileyici bir biçimde seslendirdi. Törende duygusal anlar da yaşandı.

Dereceye girenlere ödülleri, protokol tarafından takdim edildi.

Dereceye Girenler

İlkokul Kategorisi

1.  Hiranur ÇANKAYA – Nasrettin Hoca İlkokulu

2.  Yade TÜFEKÇİBAŞI – Dr. İsmet Birgül İlkokulu

3.  Arya İNCESU – Sultan Alparslan İlkokulu

3.  Aras İNCESU – Sultan Alparslan İlkokulu

Ortaokul Kategorisi

1.  Miray Merve UYGUN – Mustafa Kemal Paşa Ortaokulu

2.  Beril ŞABADAK – Sultan Murat Ortaokulu

3.  Elif TAŞKIN – Hayriye Gök Ortaokulu

Lise Kategorisi

1.  Arda Yiğit UZUN – Şehit Mehmet Güder Anadolu İmam Hatip Lisesi

2.  Elif EMİROĞLU – Doğan Cüceloğlu Fen Lisesi

3.  İdil BAYKAN – Fahreddin Kerim Gökay Anadolu Lisesi

Öğretmen Kategorisi

1.  Serap DURUR – Fahreddin Kerim Gökay Anadolu Lisesi

2.  Aslıhan Mutlu İNCESU – Doğan Cüceloğlu Fen Lisesi

3.  İsmail YAYLI – Küçükçekmece Anadolu Lisesi

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Harem’den Cumhuriyet’e” Sergisi Açıldı

Türk kadınının eşitlik ve özgürlük yolundaki yüz yıllık mücadelesini konu alan “Harem’den Cumhuriyet’e Türk Kadınının Bağımsızlık Öyküsü” fotoğraf sergisi, Mudanya Belediyesi ve Türk Kadınlar Birliği iş birliğiyle Cumhuriyet Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Sergi, 25 Kasım’a kadar ziyarete açık olacak.

Atatürk’ü Anma Haftası kapsamında kapılarını yeniden açan Cumhuriyet Galerisi, bu kez Türk kadınını merkeze alan özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor. “Harem’den Cumhuriyet’e Türk Kadınının Bağımsızlık Öyküsü” isimli sergi, koleksiyoner Mert Rüstem arşivinden Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan dönemde kadınların bağımsızlık, eğitim ve toplumsal yaşam alanlarındaki dönüşümünü fotoğraflarla gözler önüne seriyor.

Sergi, Atatürk’ü Anma Haftası kapsamında, 10 Kasım akşamı düzenlenen törenle ziyarete açıldı. Açılış törenine Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Türk Kadınlar Birliği İzmir Şube Başkanı Sevtap Şirin, TKB Bursa Şube Başkanı Tijen Sözeri Barın, TKB Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Betül Batır ve Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, belediye meclis üyeleri, birliklerin yöneticileri ve çok sayıda sanatsever katıldı.

“TÜM DEVRİMLERDE KADINLAR VAR”
Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, adı Cumhuriyet olan bir galeride, Atatürk’ün ölüm yıl dönümünde güçlü Türk kadınının eserleriyle buluşmanın çok değerli olduğunu söyleyerek, “Atatürk’ün de söylediği gibi Cumhuriyet bir kültür devrimidir. Kadın tüm devrimlerin içinde vardır.” dedi. Başkan Dalgıç, konuşmasına şöyle devam etti:
“Kültürümüzü bizden sonraki nesillere iletirken de baktığınızda, kadın vasıtasıyla aktarıldığını görürsünüz. O yüzden Atatürk Türk kadınına seçme seçilme hakkını herkesten önce vermiş ve kadını çok değerli görmüş çok önemli bir liderdir. Bizler çok şanslıyız, böyle bir liderin kurduğu ülkenin topraklarında yaşıyoruz”

“CUMHURİYET’İN EN BÜYÜK ESERİ TÜRK KADINIDIR”

Serginin, Cumhuriyet’in kadınlara kazandırdıklarını hatırlatmak amacıyla düzenlendiğini belirten Türk Kadınlar Birliği İzmir Şube Başkanı Sevtap Şirin ise, seçkide Milli Mücadele’den kadın kongrelerine, Cumhuriyet devrimlerinden sosyal yaşam sahnelerine uzanan fotoğrafların yer aldığını söyledi.

Türk Kadınlar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Betül Batır, Atatürk’ün kadınlara verdiği değeri vurgulayarak, “Atatürk’ün en büyük eseri Cumhuriyet’tir, Cumhuriyet’in en büyük eseri ise Türk kadınıdır” diye konuştu. Bursa Şube Başkanı Tijen Sözeri Barın ise, “Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe durmaksızın yürüyeceğimize söz veriyoruz.” diyerek emeği geçen herkese teşekkür etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Atatürk, Efes Selçuk’ta Şarkılar ve Şiirlerle Anıldı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk vefatının 87. yıl dönümünde Efes Selçuk Kent Belleği’nde sevdiği şarkılar ve şiirlerle anıldı.

Atatürkçü Düşünce Derneği Selçuk Şubesi ve Efes Selçuk Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü emekçilerinin ortaklaşa hazırladığı “Şiirlerde Sen, Şarkılarda Sen” şiir ve müzik dinletisi Efes Selçuklu vatandaşların katılımıyla Selçuk Efes Kent Belleği’nde gerçekleşti. Etkinlikte Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sevdiği şarkılar söylenirken, katılımcılar zaman zaman duygu dolu anlar yaşadı.

KERİM AKGÜNEŞ: IŞIĞIN VATAN TOPRAĞI ÜZERİNDEN EKSİK OLMASIN

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Atatürkçü Düşünce Derneği Selçuk Şubesi Kerim Akgüneş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirleriyle ve devrimleriyle ölümsüz bir lider olduğuna vurgu yaparak; Özgürlüğümüzün garantisi koskoca cumhuriyet varken, ilkeleri bir güneş gibi önümüzü aydınlatırken, vatan toprağının üzerinde al bayrağımız gökleri yırtarcasına dalgalanırken, dahili ve harici tehlikelerde muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızda akan asil kanda olduğunu işaret edecek kadar bize yakınken, ben Atatürk’ü hiç görmedim diyebilir misiniz? Atatürk, Nutuk’un sonunu “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözüyle bitirmiş olsa da aslında ondan sonra birkaç cümle daha yazar; “Bu söylediklerimin hakikat olduğu gün, senden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur. Beni hatırlayınız” … Sana asla elveda demedik, demeyeceğiz. Çünkü milleti için her şeyini feda edene veda edilmez. Sen çok yaşa Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Işığın, hayatını adadığın bu vatan toprağı üzerinden sonsuza dek eksik olmasın Türk milletinin asil ve korkusuz babası. Hep varsın, var olacaksın…” dedi.

ATATÜRK, ZAMAN GEÇTİKÇE KIYMETİ DAHA FAZLA ALGILANAN BİR LİDERDİR

Atatürk’ün ileri görüşlü bir lider olduğuna vurgu yapan Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Uzaklaştıkça özlenen, zaman geçtikçe kıymeti daha da fazla algılanan, unutulmayan, sadece anlaşılan, anlaşıldıkça da aslında değerlerinin ne kadar kıymetli olduğunu hepimizin özümsediği ve yaşamımızın bir parçası haline getiren edebi, tek ve vazgeçilmez liderimizdir Mustafa Kemal Atatürk. Koca bir milletin öğretmeni. O öğretmen öyle bir öğretmen ki sadece hitap ettiği nesle değil, aradan geçen yüzlerce yıla rağmen her birimize tek tek, tekrar tekrar öğreten bir lider. “Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir” dediğini hep beraber kanımızın son damlasına kadar yaşayarak öğreniyoruz. “Adalet mülkün, devletin temelidir” dediğini şu an hep beraber yaşıyoruz. Eşitliğin, bağımsızlığın, özgürlüğün ne demek olduğunu biz bu ülkede onun cümlelerinde arayarak ışık bulmaya çalışıyoruz. “Bağımsızlık bizim için çok kıymetlidir” diyen liderin şu an da ekonomik bağımlılığımızın hepimizi getirdiği son raddeyi görüyoruz. Yıllar sonrasını büyük bir öngörü ile fark edip de dahili ve harici düşmanlarımıza dikkat etmemiz gerektiğini yıllar öncesinde bize söyleyerek uyardıysa işte o yüzden her kim olursa olsun herkes bilsin ki, bir cümle kurabiliyorsak bu ülkede hala daha, her şeye rağmen yüksek sesle seslenerek söyleyebiliyorsak o tek ve gerçek liderimiz sayesindedir. Ruhu şad olsun” dedi.

EFES SELÇUK ATATÜRK MÜZESİ’Nİ HAK EDİYOR

Çamlık Atatürk Evi’nin Efes Selçuk’a kazandırılması ile ilgili çağrısını bir kez daha dile getiren Başkan Sengel; “Biz 2019 yılının temmuz ayından bu yana gerek valilik makamı gerekse Milli Emlak olmak üzere her türlü makama Çamlık Atatürk Evi’nin Efes Selçuk Belediyesi’ne tahsis edilmesi, bu şekilde bir restorasyonun yapılması eğer mümkün değilse bu değerin yeniden kazandırılması için defalarca yazı yazdık. Bir türlü bir sonuç alamadık. Valilik YİKOB payı ile kendisinin yapacağını söyledi, biz de bundan çok memnun olduk. Üzerinden dört yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen herhangi bir geri dönüş olmadı. Biz defalarca yazı yazmaya, bu konuda sesimizi yükseltmeye devam ediyoruz. Efes Selçuk’un bir yurttaşı olarak bu konuda sesimizi yükseltmemize vesile olun. Efes Selçuk bir Atatürk Müzesini hak ediyor” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından belediye emekçileri okudukları şiirler ve şarkılarla büyük beğeni topladı. Ayrıca Efes Selçuk’un çocukları 10 Kasım’a özel zeybek ve küçük bir tiyatro gösterisi sundu. Engelsiz Yaşam Merkezi’nin engelsiz çocukları ise okudukları şiirlerle katılımcılara duygulu anlar yaşattı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı