İzmir’de 25 Kasım etkinlikleri başlıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında, kent genelinde “Şiddete Karşı Bir Aradayız” ve “Birlikte Güçleniyoruz: Şiddetsiz Bir Kent İçin Kadın Dayanışması” temalarıyla, kadına yönelik şiddete karşı dayanışmacı ve katılımcı etkinliklerin yer aldığı bir farkındalık programı hazırladı. Kadınların güçlenmesini destekleyen, şiddetle mücadeleyi görünür kılan ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini destekleyen etkinlikler, 19-27 Kasım tarihleri arasında İzmir’in farklı ilçelerinde gerçekleştirilecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında “Şiddete Karşı Bir Aradayız” ve “Birlikte Güçleniyoruz: Şiddetsiz Bir Kent İçin Kadın Dayanışması” temalarıyla kültür-sanat etkinliklerinden atölyelere, söyleşilerden kent buluşmalarına, farkındalık yürüyüşlerinden uluslararası video konferansa uzanan kapsamlı bir program sunuyor. Dünya genelinde ise bu yıl, her 10 dakikada bir kadının öldürüldüğüne dikkat çeken “Every 10 Minutes, a woman is killed. #NoExcuse” teması öne çıkıyor ve şiddetin önlenmesi için acil eylem çağrısı yapılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü de toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifini yerel yönetim çalışmalarının tüm aşamalarına entegre etme hedefi doğrultusunda, 25 Kasım haftasını “Buradayım, iyiyim” sloganı ile karşılıyor. Bu yılki program, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yerel eşitlik politikaları, kadına yönelik şiddete karşı sıfır tolerans yaklaşımı, Kadın Dostu Kentler Programı ve Kadın Dostu Bütçeleme çalışmalarıyla doğrudan bağlantılı, kapsamlı bir farkındalık çerçevesi sunuyor.

Ayrımcılığa Karşı Sinema Günleri başlıyor

Ayrımcılığa Karşı Sinema Günleri, İşçi Filmleri Festivali iş birliğiyle hayata geçirilecek. 19-20-21 Kasım tarihlerinde düzenlenecek etkinlik kapsamında, sinema aracılığıyla eşitlik, adalet ve toplumsal duyarlılık temaları izleyicilerle buluşturulacak. Açılış ve ilk gün gösterimleri Fransız Kültür Merkezi’nde 14.00-21.00 saatleri arasında, 20 Kasım’da Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde 17.30-20.00 saatleri arasında ve 21 Kasım’da Elhamra Sahnesi’nde 17.30-21.00 saatleri arasında yapılacak.

“Zamansız Şarkılar” konseri

Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Güç Birliği Korosu, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde “Cumhuriyetin Kadınları Söylüyor, Dayanışma Ezgilerle Büyüyor” konseri ile 20 Kasım saat 20.00’de sahne alacak. “World Café İzmir Kent Buluşmaları” adlı etkinlik ise İzmir’in geleceğini birlikte yaratmayı amaçlayan, katılımcı yönetişim, ortak akıl ve topluluk temelli çözüm üretimini merkeze alan yenilikçi bir diyalog serisi olarak tanımlanıyor. Serinin beşinci buluşması, 20 Kasım Perşembe saat 10.00’da “Kent Kadının Aynası-Güvenli Gelecek” temasıyla gerçekleştirilecek. Etkinlikte, 18-24, 25-34, 35-44, 55-64 ve 65 yaş üzeri kadınlar arasından homojen bir dağılım sağlanarak belirlenen 16 kadın katılımcı ile birlikte dört engelli kadının da yer alması planlanıyor.

Fotoğraf sergisi

21 Kasım’da Tarihi Bıçakçı Han’da Yerel Eşitlik İzleme Platformu tarafından hazırlanan “İklim Eşitsizliğini Kadrajlamak: Kadınların Tanıklığıyla Yerelden Görsel Bir Anlatı” sergisi var. 22 Kasım’da saat 14.00’te ise Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde “Şiddet Gündem Özel Paneli-Küreselde ve Yerelde Kadın Mücadelesi” paneli düzenlenecek.

Güçlenme Durakları ilçelere yayılıyor

24-27 Kasım tarihleri arasında Limontepe, Kınık, Cengizhan, Ödemiş, Bergama ve Tire’de kadın sağlığı, kadın hakları, toplumsal cinsiyet temelli şiddetin etkileri ve çocukların bedensel söz hakkı gibi başlıklarda “Güçlenme Durakları” adıyla çeşitli atölyeler düzenlenecek. 24 Kasım saat 11.00’de Limontepe Kurs Merkezi’nde “Kanser Farkındalığı ve Kadın Sağlığı Atölyesi”, 26 Kasım saat 11.00’de Kınık Yerel Hizmetler Toplantı Salonu’nda, Cengizhan Kurs Merkezi’nde “Kadın Hakları Atölyesi”, 26 Kasım saat 14.00’te Ödemiş Yerel Hizmetler Toplantı Salonu’nda “Kanser Farkındalığı ve Kadın Sağlığı Atölyesi”, 27 Kasım saat 11.00’de Bergama Kültür Merkezi’nde “Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddetin Kadın Sağlığına Etkisi Atölyesi” ve saat 14.00’te Tire Belediyesi Meclis Salonu’nda “Çocukların Bedensel Söz Hakları Atölyesi” düzenlenecek.

25 Kasım’ın ana programı Kültürpark’ta hayata geçiyor

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında, Kültürpark’ta ulusal ve uluslararası katılımcıların yer aldığı özel bir farkındalık programı düzenlenecek. Programda 13.00-18.00 saatleri arasında eşitlik atölyeleri, dayanışma stantları, kısa film gösterimleri ve “Kız Çocuğu” tiyatro oyunu yer alacak.

“Eşit İzmir Eşit Dünya”

Kültürpark’ta 16.00-17.00 saatleri arasında düzenlenecek etkinlikler kapsamında “Eşit İzmir Eşit Dünya” adıyla her 10 dakikada bir gerçekleştirilecek canlı bağlantılarla kadın alanında uzman isimlerin yanı sıra işçilerden gazetecilere, akademisyenlerden sanatçılara, aktivistlerden sporculara kadar farklı alanlardan katılımcılar, şiddete karşı mesajlarını iletecek. Her konuşmanın kampanya sloganıyla sonlandığı yayın akışı, konuşmalar arasında kadınlar tarafından hazırlanan kısa etkinlik ve gösterilerle desteklenecek, ardından yeni bağlantılarla program kesintisiz olarak sürdürülecek.

Şiddete karşı pedal çevirecekler

25 Kasım’da saat 12.30’da Karantina Meydanı’ndan başlayacak “Eşitliğe Sürüyoruz” pedal çevirme etkinliğinin ardından, 12.45’te Vasıf Çınar Meydanı’ndan “Eşitliğe Yürüyoruz” farkındalık yürüyüşü gerçekleştirilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sanat ve tarihi buluşturan Kıllıoğlu Hamamı’na yoğun ilgi

Restorasyon çalışmalarının ardından kültür mekanı olarak günümüzle buluşan Basmane’deki Tarihi Kıllıoğlu Hamamı, ev sahipliği yaptığı ‘Boşluk – Aralık – Mesafe’ karma sergisiyle yoğun ilgi görüyor. Kapılarını açtığı 31 Ekim tarihinden bu yana 2 bin 439 ziyaretçi ağırlayan sergide yer alan eserlerin yanı sıra hamamın tarihi dokusu korunarak yeniden hayat bulması da gezenler tarafından hayranlıkla karşılanıyor.

Konak Belediyesi tarafından titizlikle yürütülen restorasyon çalışmalarının ardından ilçenin kültür hayatına kazandırılan Basmane’deki Tarihi Kıllıoğlu Hamamı, ev sahipliği yaptığı ‘Boşluk – Aralık – Mesafe’ karma sergisiyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Tarihi mekanı modern bir dokunuşla buluşturan ve kapılarını açtığı 31 Ekim tarihinden bu yana 2 bin 439 ziyaretçi ağırlayan sergide yer alan Aslı Özer, Kemal Kahveci, Neda İsmail Atar, Sema Okan Topaç, Varol Topaç ve Yasin Uysallar’ın eserleri büyük beğeni topluyor. Sergilenen eserlerin ilgi görmesinin yanı sıra hamamın tarihi dokusu korunarak yeniden hayat bulması da gezenler tarafından hayranlıkla karşılanıyor.

“İzmir için güzel bir kültür alanı”

Uzun yıllar kömür deposu olarak kullanılan ve restorasyon çalışmalarının ardından günümüzle buluşan tarihi hamamı ilk kez ziyaret ettiğini belirten Nurhilal Harsa, “Bu hamam çok güzel gerçekten. Gerçi büyük bir bölümü geçmiş yıllarda yanmış. Konak Belediyesi’ni kutluyorum bu restorasyon çalışmasından ötürü. İçeride sanatçı arkadaşlarımızın çok güzel bir sergisi var. Onların da emeklerine sağlık. İzmir için güzel bir kültür alanı. Mutlaka görülmesi gereken bir yer” dedi.

“Çok kıymetli bir hizmet”

Ziyaret esnasında hamamın tarihçesi hakkında da bilgi alan Sevil Abacı, “Burası vaktiyle Kıllıoğlu Hamamı’ymış ama sonra atıl duruma gelmiş. Belediyenin girişimleriyle yeniden ayağa kaldırılmasının ardından sergi alanı olarak açılmış. Çok güzel ve kıymetli bir hizmet. Çok memnun kaldık” ifadelerini kullandı.

“İyi ki gelmişim dediğim yerlerden biri”

Ziyaretçiler arasında yer alan Gökçe Özaydemir ise hamamı gezme fırsatı yakaladığı için duyduğunu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: “İçerisinde çok güzel bir karma sergi var. Açıkçası biraz önyargılıydım bu bölgeye gelirken ama iyi ki gelmişim dediğim yerlerden biri oldu. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya kentin kültür hayatına böyle bir yer kazandırdığı için teşekkür ediyorum.”

Anafartalar Caddesi üzerine bulunan Kıllıoğlu Hamamı’ndaki sergi, 28 Kasım 2025 tarihine kadar pazar ve pazartesi günleri hariç 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Milas Belediyesi’nden Çocuk Hakları Gününde Anlamlı Etkinlik

Milas Belediyesi tarafından 20 Kasım Çocuk Hakları Günü’ne özel etkinlik düzenlenecek. Hem çocukların hem de ailelerinin katılabileceği etkinliklerde çocuklar haklarını oyunlarla öğrenecek.  Ailelere ise mahremiyet eğitimi bilgilendirmesi yapılacak. 
Milas Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından belediye bünyesinde bulunan sosyal yaşam merkezinde gerçekleşecek programda birbirinden farklı etkinlikler çocuklarla buluşacak.  ‘Haklarım var’ Boyama ve eşleştirme etkinliği, Çocuk hakları istasyon oyunu, ‘Doğru – yanlış’ katılımlı hak oyunlarıyla çocuklar hem eğlenecek hem de haklarını öğrenecek.
Ailelere de eğitim verilecek…
Çocukların yanı sıra ailelerinde katılabileceği etkinlikte ebeveynlere yönelik Aile bilgilendirmesi: Çocuk Hakları ve Mahremiyet Eğitimi verilecek. Birbirinden farklı oyun ve eğitimlerle sürecek olan 20 Kasım Çocuk Hakları Günü etkinlikleri kapanış etkinliği olan ve çocukların dileklerini yazacağı ‘Hak Dilek Ağacı Çalışması’ ile son bulacak. 
Milas Belediyesi Sosyal Yaşam Merkezi’nde düzenlenecek Çocuk Hakları Günü Etkinliği 20 Kasım 2025 Perşembe günü saat 15.00’de başlayacak. Etkinlikler hakkında detaylı bilgi almak isteyenler (0252) 515 02 90 numaralı telefonu arayabilecek. Düzenlenecek etkinliğe tüm aileler davet edildi. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kapitalizm kavramının tarihi, dönüşümü, dünü ve bugünü bu kitapta

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Michael Sonenscher’un kaleme aldığı “Kapitalizm” adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Kapitalizm kavramının soy kütüğünü araştırıyor, kelimenin ardındaki unutulmuş hikâyeyi gün yüzüne çıkarıyor. Modern dünyanın en temel kavramlarından birinin nasıl oluştuğunu, dönüştüğünü ve zamanla farklı anlamları nasıl içerdiğini aktarıyor.

VBKY’nin iktisat kitaplığı, siyaset ve düşünce tarihçisi Michael Sonenscher’in yazdığı ve M. Murtaza Özeren’in Türkçeye çevirdiği “Kapitalizm” adlı eserle genişlemeye devam ediyor. Sonenscher, kitapta kapitalizmin her zaman bugünkü anlamına mı geldiği, zaman içinde nasıl bir dönüşüm geçirdiği ve günümüzdeki siyasi ve iktisadi tartışmaları anlamak için neden önemli olduğu gibi soruların izini sürerek kapitalizm kavramının soy kütüğünü araştırıyor, kelimenin ardındaki unutulmuş hikâyeyi gün yüzüne çıkarıyor. Sonenscher, analizine kapitalizmden önce var olan ve temelini “iş bölümü” ilkesinin oluşturduğu “ticari toplum” kavramıyla başlıyor. Yazar, bu daha eski kavramın kökenleri başlangıçta kamu borçları ve savaş finansmanı gibi bambaşka meselelere dayanan “kapitalizm” ile zamanla nasıl birleştiğini ve nasıl dönüştüğünü inceliyor. Kitap, ticari toplum tartışmalarının sermaye mülkiyetini merkeze alan kapitalizm kavramı tarafından nasıl yutulduğunu ve bu sürecin modern iktisadi ve siyasi düşünceyi nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Bu entelektüel yolculukta Sonenscher, Adam Smith’ten Karl Marx’a, David Ricardo’dan Louis Blanc ve Louis de Bonald gibi Fransız düşünürlerine uzanan geniş bir düşünce haritasını okuyucuya sunuyor.

Kitaptan:

“Kapitalizm, yirmi birinci yüzyıla ait bir anlam yüküne sahip olan on dokuzuncu yüzyıldan kalma bir sözcüktür. Tanımlanması hâlâ oldukça zor olsa da, görülmesi hâlâ son derece kolaydır. Açık ve anlaşılmaz olanın birbirine karışmış olmasının bir sebebi de kelimenin kap­sadığı konuların çeşitliliğidir. Kapitalizm elbette sermayeyi/kapi­tali gerekli kılar, ancak kapitalistleri de gerektirdiği o kadar açık değildir; örneğin bunun yerine örgütlenmiş şirketler, yönetici hiyerarşileri, maaşlı çalışanlar, çok sayıda tüketici, sınırlı sorum­luluk, anonim şirket hisseleri, finansal hizmetler, rekabetçi piya­salar ve bürokratik devletler gibi unsurlar da söz konusu olabilir. Kapitalizm aynı zamanda endüstriyel örgütlenmeyi, teknik uz­manlaşmayı ve iş bölümünü de gerektiriyor gibi görünmektedir, ancak piyasaları, fiyatları, kârları ve temettüleri de gerektirdiği o kadar açık değildir. Son olarak, kapitalizm üreticileri, ürünleri ve süreçleri gerektiriyor gibi görünmektedir, ancak aynı zamanda baskı, sınıflar ve çatışmayı da gerektirdiği o kadar açık değildir. Bazen bunların hepsine ihtiyaç duyuyor gibi görünse de, hiçbir zaman hepsini aynı anda istememiş ya da hepsi aynı anda ve aynı yerde sabit ve belirlenmiş bir şeye oturmamış gibi görünüyor. Ka­pitalizmin, ister araba ister para üretmek olsun, bir şeyler üret­mekle bir ilgisi olduğu açıktır, ancak kapitalizmin kendisi üretil­miş hazır bir şey değildir.”

Yazar Hakkında;

Siyaset düşüncesi tarihi ile Fransız ve Avrupa tarihi alanlarındaki çalışmalarıyla tanınan Michael Sonenscher, Cambridge King’s College üyesidir. Burada uzun yıllar Tarih Çalışmaları Direktörü olarak görev yapmış olup, emekliliğinden sonra da akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Başlıca eserleri arasında Before the Deluge: Public Debt, Inequality, and the Intellectual Origins of the French Revolution ve Sans-Culottes: An Eighteenth-Century Emblem in the French Revolution bulunmaktadır. Yazarın son kitabı After Kant The Romans, the Germans, and the Moderns in the History of Political Thought ise 2023’te Princeton University Press tarafından yayımlanmıştır.

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kategori: İktisat         

Yazan: Michael Sonenscher   

Kitabın adı: Kapitalizm

Kitap Editörü: Feyzullah Yılmaz    

Proje Editörü ve Son Okuma: Mustafa Sacid Öztürk  

Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan     

Türkçesi: M. Murtaza Özeren 

Sayfa sayısı: 176

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Geleceğin sanatçıları İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı’nda yetişiyor

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı’nda 2025-2026 eğitim öğretim dönemi heyecanı başladı. Yetenek sınavlarını başarıyla tamamlayan 1642 öğrenci, bu yıl konservatuvarın farklı bölümlerinde profesyonel eğitim alacak. 

Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı’nda 2025-2026 eğitim-öğretim dönemi büyük bir heyecanla başladı. Yetenek sınavlarını başarıyla tamamlayan 1642 öğrenci, konservatuvarın farklı bölümlerinde sanat dolu bir eğitime adım attı. Sanatın her dalına dokunmayı hedefleyen İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı’nda; Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Sahne Sanatları, Halk Oyunları, Şan ve Enstrüman eğitimi gibi temel alanlarda akademik düzeyde eğitim veriliyor. Öğrenciler, profesyonel sanat eğitiminin yanı sıra konservatuvarın zengin olanaklarından da yararlanma fırsatı buluyor.

SANAT YOLCULUĞUNA İLK ADIM

Bu dönem sanata gönül vermiş 1642 öğrenci, yetenek sınavlarını başarıyla geçerek eğitim hakkı kazandı. Geleceğin sanatçılarını profesyonel düzeyde yetiştirmeyi hedefleyen konservatuvarda, alanında uzman 76 eğitmen, öğrencilerin gelişimi için yoğun bir çalışma yürütüyor. Konservatuvarda bu yıl eğitim alan öğrencilerin bir kısmı önceki yıllardan gelen süreçlerini sürdürürken, bir kısmı ise sanat yolculuğuna ilk adımlarını atıyor. Kentin kültürel yaşamına önemli katkılar sunan konservatuvar, yıl boyunca düzenlenecek konserler ve etkinliklerle sanatseverlerle buluşacak. Öğrencilerden oluşan icra heyetleri ve korolar, Antalya’nın dört bir yanında sahne alacak.

ÖĞRENCİLERDEN ULUSLARARASI BAŞARILAR

Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Müdürü Okan Atila, “Konservatuvarımız 1999 yılından itibaren hizmet vermektedir. Konservatuvarımızda 5 bölüm mevcuttur. Konservatuvarımızın öğrencileri, hem ulusal hem de uluslararası platformlarda birçok başarıya imzalar atmıştır. Geçen yıl kurduğumuz Gençlik Orkestrası ve Antalya Klasik Gitar Orkestrası başarılı şekilde faaliyetlerini sürdürmektedir. Bunlara ek olarak bu yıl Bağlama Orkestrası ve Flüt Orkestrası da faaliyetlerine başladı. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yine Antalya Piyano Festivali’nde yer alacağız. Öğrencilerimiz, hem nostalji tramvayında hem de sahnede performans sergileyecekler. Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı olarak, sanatçı yetiştirmeye devam edeceğiz” diye konuştu. 

 
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Birsen Tezer World Akustik sahnesinde müzikseverlerle buluşuyor

Türkiye’nin en özel vokallerinden Birsen Tezer, Yapı Kredi bomontiada’nın World Akustik konser serisi kapsamında 28 Kasım Cuma akşamı Babylon sahnesinde müzikseverlerle buluşuyor.

Derin ve kendine özgü vokal tekniği, zengin repertuvarı ve Türk müziğine kattığı benzersiz yorumuyla tanınan Tezer, bu konserde hem sevilen eski şarkılarını hem de yeni eserlerini seslendirecek. Büyüleyici sesi ve güçlü sahne performansıyla unutulmaz bir akustik gece yaşatmaya hazırlanan Birsen Tezer’in, dinleyicilerini duygusal bir yolculuğa çıkaracak sahnesi; caz, halk müziği ve klasik Türk müziği tınılarını harmanlayan özgün yorumuyla hafızalarda yer alacak. 

Yapı Kredi bomontiada “World Akustik” konser serisinin biletleri Biletix üzerinden temin edilebilir. 

Birsen Tezer

Tarih: 28 Kasım 2025, Cuma

Saat: 21.00

Mekan: Yapı Kredi bomontiada Babylon

Yapı Kredi bomontiada Adres: Merkez Mah. Silahşör Cad. Birahane Sok. Tarihi Bomonti Bira Fabrikası No:1, Şişli

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çeşme Belediyesinden Alaçatı’ya yeni kültür ve sanat yatırımı

Çeşme Belediyesi, ilçenin kültürel yaşamına kalıcı bir değer katacak yeni bir projeyi daha hayata geçiriyor. 2026 yılı yatırım programına alınan Salon Alaçatı Kültür Merkezi, bölgenin sosyal, sanatsal ve kültürel etkinliklerine ev sahipliği yapacak çağdaş bir merkez olarak tasarlandı.

Alaçatı Mahallesi’nde konumlanan proje, tarihî taş mimarisinin karakteristik unsurlarını koruyarak, modern mimarinin şeffaf, ferah ve erişilebilir çizgileriyle bütünleştirildi. Çeşme Belediyesinin teknik ekipleri tarafından hazırlanan projede, bölgenin kimliğine saygılı, çevreyle uyumlu ve sürdürülebilir bir mimari anlayış benimsendi.

1.150 m²’lik Büyük Yatırım: Çok Amaçlı, Çok Katmanlı Bir Kültür Mekânı

Toplam 1.150 metrekare inşaat alanına sahip olan Salon Alaçatı Kültür Merkezi; konserlerden tiyatrolara, sergilerden konferanslara kadar farklı etkinliklerin düzenlenebileceği 195 kişilik çok amaçlı bir salona sahip.
Salonun zemin katında 150, balkon katında 45 kişilik oturma düzeni planlandı. Merkez bünyesinde ayrıca;

·       35 ve 30 kişilik iki ayrı eğitim salonu,

·       40 kişilik açık sosyalleşme alanı,

·       bir kafe ve teras,

·       kulis alanları ve toplantı ofisleri bulunuyor.

Yapı, çevresindeki eczane, restoran ve otopark alanlarıyla birlikte ele alınarak yaya erişimini önceleyen bir şehircilik anlayışıyla planlandı.

Başkan Lâl Denizli: “Alaçatı’nın kültürel belleğine kalıcı bir armağan bırakıyoruz.”

Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, proje hakkında yaptığı açıklamada şunları söyledi:“Alaçatı’nın tarihî dokusuna saygılı, modern ama köklerinden kopmayan bir kültür merkezi tasarladık. Salon Alaçatı, yalnızca bir yapı değil, kentimizin kültürel belleğine kalıcı bir armağan olacak. Çeşme’de sanatı, eğitimi ve sosyalleşmeyi buluşturan yeni bir odak noktası yaratıyoruz.”

2026’da İhaleye Çıkıyor

Proje, 2026 yılı yatırım ve ihale programı kapsamında hayata geçirilecek. Çeşme Belediyesi, bu projeyle birlikte kent genelinde sürdürülen kültürel altyapı yatırımlarına bir yenisini daha ekleyerek, “her mahalleye kamusal yaşam alanı”vizyonunu güçlendirmeyi hedefliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Opella’nın net sıfır hedefi Bilim Temelli Hedefler Girişimi tarafından onaylandı

Opella bugün, kısa ve uzun vadeli emisyon azaltım hedeflerinin Bilim Temelli Hedefler Girişimi’nce (SBTi) resmen onaylandığını duyurdu. Bu önemli dönüm noktası, Opella’nın iklim stratejisinin, küresel +1,5°C hedefi ve Paris Anlaşması ile uyumlu olduğunu, ayrıca şirketin 2050 yılına kadar faaliyetleri ve değer zinciri genelinde net sıfır karbon emisyonuna ulaşma taahhüdünde bulunduğunu teyit ediyor.

SBTi; Karbon Açıklama Projesi (CDP), Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC), Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) ve Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) arasındaki bir ortaklık olma özelliğinde. Bu onay da, Opella’nın hedeflerinin, iklim bilimiyle uyumlu ve kurumsal net sıfır hedef çerçevesi anlamına gelen Kurumsal Net Sıfır Standardı’na uygun olduğunu gösteriyor. 

Opella, bu gelişme ile birlikte hem B Corp sertifikasına sahip hem de net sıfır taahhütleri SBTi tarafından onaylanmış ilk global tüketici sağlığı oldu. Bu gelişme, Opella’nın bilimsel titizlikle sosyal ve çevresel sorumluluğu birleştirme konusundaki derin bağlılığını yansıtması açısından da manidar. 

Julie Van Ongevalle, Opella Başkanı ve İcra Kurulu Başkanı:
 “B Corp sertifikalı ve SBTi onaylı olmamız, hem insan hem de gezegen sağlığını koruma yolunda işimizi dönüştürmeye ne kadar kararlı olduğumuzun da bir göstergesi. Anlamlı bir değişim yaratan cesur bir ekibe liderlik etmekten gurur duyuyorum.”

Marissa Saretsky, Opella Sürdürülebilirlik Direktörü:
 “Bilim pusulamız, veri ise yol haritamız. SBTi’nin onayı, iklim stratejimizin kanıta dayalı olduğunu ve uygulamada hesap verebilir olduğumuzu teyit ediyor. İşlerimizi karbonsuz hale getirmek, uzun vadeli dayanıklılığımız ve etkimiz açısından hayati önem taşıyor; bu nedenle hedefleri eyleme dönüştüren küresel bir hareketin parçası olmaktan gurur duyuyoruz.”

Feirouz Ellouze, Opella AMET Bölgesi Genel Müdürü:

“Bizim için en değerli iki odak olan insanları ve gezegeni korumak ve gözetmek gibi bir amaçla hareket ediyoruz. Afrika, Orta Doğu ve Türkiye bölgesinde topluma ve ekosisteme kök salan sürdürülebilir uygulamaları benimserken, Bilim Temelli Hedefler Girişimi tarafından onaylanan hedeflerimiz bize bu amaç doğrultusunda yol göstermekte. Ekiplerimiz azimle ve kalpten bir bağlılıkla çalışarak, gelecek nesiller için daha sağlıklı bir geleceği şekillendiriyor.”

2023 yılı baz alınarak, Opella 2034 yılına kadar 1, 2 ve 3. Kapsam emisyonlarında %58,8 oranında azalma hedefliyor. Şirket ayrıca 2050 yılına kadar %90 mutlak emisyon azalımı taahhüt ediyor. Bu hedefler, hem şirket operasyonlarını hem de değer zincirindeki karbon emisyonlarını kapsıyor ve emisyon dengelemesine (offset) dayanmaktan ziyade karbon salınımsız hale gelmeye öncelik veriyor.  

Bu hedeflere ulaşmak için Opella’nın iş yapma biçiminde bir dönüşüm de gerekiyor. Düşük karbonlu hammaddelerin tedarik edilmesi, ambalaj tasarımlarının yeniden düşünülmesi, %100 yenilenebilir elektriğe geçilmesi ve tedarikçilerin kendi bilim temelli hedeflerini belirlemeleri için iş birliği yapılması planlanıyor. Opella, ilerlemesini her yıl raporlayacak ve iklim biliminin gelişimine paralel olarak hedeflerini düzenli olarak gözden geçirecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı başvuruları devam ediyor

 Türkiye’nin finansal hizmetler ekosistemini desteklemek amacıyla gerçekleştirilen Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı’nın ikinci dönem başvuruları devam ediyor. Programa, 23 Kasım’a kadar www.turkiyelighthouse.com adresinden başvuru yapılabiliyor. Ön değerlendirme ve jüri değerlendirmesi sonucunda programa kabul edilen 6 girişim Aralık ayında Mastercard Lighthouse Linkedin hesabı üzerinden resmi olarak duyurulacak. 

Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture programı sayesinde girişimler; Mastercard’ın üst düzey yetkililerinden mentörlük desteği ve stratejik iş ortaklarıyla bire bir çalışma, çeşitli eğitim programlarına katılma, EBRD’nin geniş yatırımcı ağına erişim ve önemli etkinliklere katılım gibi gelişim fırsatlarına sahip olacak. Türkiye’deki girişimlerinin küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedefleyen iş birliği kapsamında seçilen girişimler, üç ay sürecek Mastercard Lighthouse Türkiye müfredatının ardından 15 aya kadar sürecek EBRD Star Venture müfredatıyla devam ederek toplamda 18 aya varan kapsamlı bir destekten faydalanacak. Seçilen girişimlerin her birinin danışmanlık projeleri yürütmeleri ve uluslararası etkinliklere katılmaları için EBRD tarafından sağlanan 50.000 Euro’luk özel bir fona da erişimleri olacak. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

QNB Portföy Çeyrek Asırlık Deneyimiyle Yatırımlara Yön Vermeye Devam Ediyor

Yönetilen portföy büyüklüğüyle sektörün liderleri arasında yer alan QNB Portföy, çeyrek asırlık deneyimini yeni nesil yatırım vizyonuyla birleştirerek 25. yılını kutluyor.
 Yönetilen portföy büyüklüğünü son dört yılda 1 milyar dolardan 11,7 milyar dolar seviyesine taşıyan QNB Portföy, büyüme stratejisini veri temelli analiz gücü, güçlü risk yönetimi altyapısı ve yatırımcı odaklı yaklaşım üzerine inşa ediyor.

Yenilikçi ürünleri, dijital dönüşüm yatırımları ve sürdürülebilir büyüme vizyonuyla öne çıkan QNB Portföy, 25. yılında da öncü kimliğini güçlendirerek geleceğe odaklanmayı hedefliyor.

Egemen Erden: “Bu başarı, ekiplerimizin emeği ve yatırımcılarımızın güveniyle mümkün oldu.”

QNB Portföy Genel Müdürü Egemen Erden, 25. yıl özel konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
 “QNB Portföy’ün 25 yıllık serüveni, yalnızca bir kurumun büyüme hikâyesi değil; Türkiye sermaye piyasalarının gelişim yolculuğunun da bir parçası. QNB Portföy’ün dört yıl önce 1 milyar dolar seviyesinde yönetilen portföy büyüklüğü, Ekim 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 11,7 milyar dolar (yaklaşık 483 milyar TL) seviyesine ulaştı. Bu başarı yalnızca rakamlardan ibaret değil; yöneticilerimizin vizyonu, ekiplerimizin emeği ve yatırımcılarımızın bize duyduğu güven sayesinde  mümkün olmuştur. Bu hikâyenin bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyorum.”

“2000 yılında küçük bir ekiple başlayan bu yolculuk, bugün milyonlarca yatırımcıya ulaşan güçlü bir yapıya dönüştü.”

 Erden, büyüme stratejilerinin veriye dayalı analiz gücü, güçlü risk yönetimi altyapısı ve yatırımcı odaklı yaklaşım temelleri üzerine inşa edildiğini vurguladı. Bu istikrarlı büyümenin yatırımcı güveniyle birleşerek QNB Portföy’ün sektördeki konumunu daha da güçlendirdiğini ifade etti.

Sektörel Başarıların Somut Göstergesi: Altın Boğa Ödülleri

QNB Portföy’ün istikrarlı performansı yalnızca rakamsal başarılarla sınırlı kalmadı; sektör tarafından da takdir gördü. Şirket, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği tarafından düzenlenen Altın Boğa Ödülleri kapsamında “Emeklilik Yatırım Fonları Getiri Lideri” kategorisinde hem 2022 hem de 2024 yıllarında birincilik elde etti. Sektörün en prestijli ödüllerinden biri olan Altın Boğa, QNB Portföy’ün uzun vadeli değer yaratma vizyonunun ve fon yönetimindeki başarısının önemli bir göstergesi olarak öne çıktı.

Geleceğe Odaklı, Teknoloji Merkezli Bir Yapı

Çeyrek asırlık deneyimini yeni nesil yatırım anlayışıyla birleştiren QNB Portföy, teknolojiyi merkezine alan, veri temelli karar alma süreçleriyle sürdürülebilir büyümeye odaklanan bir yapıya sahip. QNB Portföy, dijital dönüşüm yatırımları ve veri temelli karar alma süreçleriyle geleceğin yatırım ekosistemine uyum sağlıyor. Şirketin stratejik vizyonu, yalnızca bugünün değil, yarının yatırım dünyasını da şekillendirmeyi amaçlıyor. Şirket, yatırımcı güvenine dayalı sürdürülebilir bir büyüme modeliyle önümüzdeki dönemde de sektöre uzun vadeli katkılar sunmayı hedefliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı