U Holding’e Bağlı U Sağlık A.Ş., MAN TGE Ambulans ile Türkiye’de Bir İlke İmza Attı

MAN’ın hafif ticari araç segmentindeki premium modeli TGE, ürün gamına katıldığı 2019 yılından bu yana üstün nitelikleri ve satış sonrası hizmet yaklaşımıyla lider firmaların tercihi olmaya devam ediyor. U Holding bünyesinde faaliyet gösteren sağlık sektörünün dinamik ve güçlü markalarından U Sağlık A.Ş. de 100 araçlık yeni yatırımı için MAN TGE’yi seçti. U Sağlık A.Ş. filosuna katmayı planladığı yeni MAN TGE ambulansların ilk bölümünü düzenlenen özel bir törenle teslim aldı. U Sağlık A.Ş.’nin merkezinde gerçekleştirilen teslimat törenine U Sağlık A.Ş. Genel Müdürü Fuat Uyan ve MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Hafif Ticari Araçlar ve İkinci El Satış Direktörü Cumhur Kutlubay ile her iki firmadan çalışanlar katıldı.

U Sağlık A.Ş.’nin yeni nesil MAN ambulansları, uluslararası standartlarda acil sağlık hizmeti sunmak üzere özel olarak projelendirildi. Yüksek motor performansı, dayanıklı şasi yapısı ve geniş iç hacmiyle öne çıkan MAN TGE modeli ambulanslar; gelişmiş yaşam destek donanımları, modern medikal ekipmanlar ve üst düzey güvenlik sistemleriyle donatıldı. U Sağlık A.Ş.’nin yeni nesil MAN TGE ambulansları hem hasta taşıma konforunu hem de acil müdahale süreçlerini optimize edecek şekilde tasarlandı.

“MAN TGE’lerimiz ambulans olarak çok önemli bir görevi üstlenecekler”

MAN Hafif Ticari Araçlar ve İkinci El Satış Direktörü Cumhur Kutlubay ise U Sağlık A.Ş. ile yaptıkları yeni iş birliğiyle bir ilke imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“MAN TGE, Türkiye pazarında premium hafif ticari araç segmentinin standartlarını yeniden tanımlayan bir ürün. MAN olarak TGE ile her iş alanına özel konfigürasyonlarla servis taşımacılığından ambulans ve karavan uygulamalarına kadar uzanan kapsamlı ürün yelpazesi sunuyoruz. Bugün de U Sağlık A.Ş. ile bir ilke imza atmanın heyecanını yaşıyoruz. MAN TGE’lerimiz ambulans olarak sağlık alanında önemli bir görev üstlenecekler. U Sağlık A.Ş. ve U Holding’i bu güzel projelerinden dolayı tebrik ediyor, yeni MAN TGE model ambulanslarımızın kendilerine hayırlı olmasını diliyoruz.”

MAN Hafif Ticari Araçlar Bayii Koordinatörü Ali Erez de törende, kalan teslimatların da hızla tamamlanacağını ve projenin hedefine ulaşacağına inandığını belirterek, yapılan iş birliğinin MAN ve U Holding ailelerine hayırlı olmasını diledi.

“Yeni nesil ambulanslarımız birçok önemli yeniliği bir arada sunuyor”

Sağlık sektörüne, yenilikçi ve güçlü hizmetler sunmaya devam edeceklerini belirten U Sağlık A.Ş. Genel Müdürü Fuat Uyan ise sözlerine şöyle devam etti: 

“U Sağlık olarak hedefimiz, Türkiye’de sağlık lojistiği ve acil müdahale hizmetlerinde kalite standartlarını en üst seviyeye ulaştırmaktır. MAN iş birliğiyle ülkemize kazandırdığımız bu yeni nesil ambulanslar; güvenlik, dayanıklılık ve modern donanım açısından birçok önemli yenilikleri bir arada sunuyor. U Sağlık A.Ş. olarak, bundan sonra da filomuzu büyütmeye ve Türk sağlık sektörüne katma değer sağlayacak yatırımlar yapmaya devam edeceğiz. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Musa Alper Uçak’ın talimatıyla kadın ve çocuğa verilen önemi her alanda önceliklendiriyor ve hizmet sektöründe kurmayı hedeflediğimiz ekosistem için çalışıyoruz.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Lenovo, yapay zeka büyüme ile 20,5 milyar dolar gelir ve rekor kâra ulaştı

Dünyanın lider teknoloji şirketlerinden Lenovo, 2025-2026 mali yılının ikinci çeyreğine dair finansal sonuçlarını açıkladı. Bu doğrultuda Lenovo, mali yılının ikinci çeyreğinde tarihinin en yüksek gelir seviyesine ulaşarak güçlü performansını sürdürdü. Şirket geliri yıllık bazda %15 artışla 20,5 milyar ABD dolarına yükselirken, net kâr %25 artışla 512 milyon ABD dolarına ulaştı. Bu sonuçlar, Lenovo’nun hibrit yapay zekâ stratejisi ile yürüttüğü dönüşümün hem ölçek hem de sürdürülebilirlik açısından doğru yolda ilerlediğini ortaya koyuyor.

KÜRESEL alanda 2025-2026 mali yılın ikinci çeyreğine ait finansal rakamlarını açıklayan Lenovo, rekor bir performans sergiledi. Tüm iş gruplarında çift haneli büyüme kaydeden Lenovo, yapay zeka odaklı gelir payını bir yıl içinde %30 artırdı. Yapay zeka sunucuları, PC’ler, akıllı telefonlar ve yapay zeka hizmetleri bu büyümenin lokomotifi oldu. Intelligent Devices Group (IDG), bu stratejinin merkezinde yer aldı. Lenovo’nun IDG geliri yıllık bazda %12 artışla 15,1 milyar ABD dolarına çıktı. Küresel PC pazar payı %25,6 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Yapay zeka PC satışlarının payı ise %33’e yükselerek, cihazlardan elde edilen gelir payı 17 puan arttı ve  %36’ya yükseldi. Böylelikle Lenovo, Windows AI PC segmentinde dünya lideri konumuna geldi. Motorola akıllı telefonların satışında da rekor adetlere ulaşıldı. 

Kişisel ve kurumsal yapay zekâda yeni dönem

Lenovo’nun başarısı hakkında konuşan Lenovo Başkanı ve CEO’su Yuanqing Yang, “Yapay zekânın ilerleme sürecini hızlandırırken, bireysel ve kurumsal AI çözümlerinde önemli ilerlemeler kaydettik. Global ve lokal modelimiz sayesinde belirsizliklere rağmen büyümeye devam ederken, hibrit yapay zekânın sunduğu büyük fırsatları da hızla değerlendiriyoruz. Hedefimiz hem bireyler hem de kurumlar için yapay zekâyı gerçekten kişisel ve erişilebilir kılmak” dedi.

Lenovo Türkiye, pazar liderliğini korudu

Global arenadaki büyümenin yanı sıra Lenovo, Türkiye’de de güçlü bir performans sergiledi. IDC verilerine göre Lenovo Türkiye, 2025-2026 mali yılının ikinci çeyreğinde toplam PC pazarında %25,8 pay ile Türkiye’nin lider PC markası oldu. Tüketici segmentinde %19,9, KOBİ segmentinde %33,1 ve kurumsal büyük ölçekli işletmeler ile kamu segmentinde %43,9 pazar payı ile tüm ana kategorilerde birinciliğini pekiştirdi.

Ülkemizin dijitalleşme yolculuğunu desteklemeyi sürdüreceğiz

Lenovo Türkiye kurumsal ve bireysel pazarda istikrarlı büyümesini sürdürürken, AI PC dönüşümünde de ülkenin en güçlü oyuncularından biri olan konumunu daha da sağlamlaştırdı. Bu doğrultuda Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu “Yılının ikinci çeyreği, Lenovo Türkiye olarak pazarın geneline ve yapay zekâ odaklı dönüşüme öncülük ettiğimiz güçlü bir dönem oldu. IDC sonuçlarına göre toplam PC pazarında %25,8 payla liderliğimizi pekiştirmemiz; tüketici segmentinden KOBİ’ye, büyük ölçekli işletmelerden kamuya kadar tüm kategorilerde birinci sıraya yerleşmemiz bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu başarı, yalnızca ürün portföyümüzün gücünü değil, aynı zamanda müşterilerimize sunduğumuz güveni, hizmet kalitesini ve Türkiye ekibimizin istikrarlı performansını yansıtıyor. Yapay zekânın iş ve günlük yaşamın merkezine hızla yerleştiği bu dönemde Lenovo olarak vizyonumuz çok daha büyük: AI’yı herkes için erişilebilir ve kişisel hâle getirmek. AI PC’ler, hibrit altyapı çözümleri ve kurumsal yapay zekâ uygulamalarımızla Türkiye’de bu dönüşümün gerçek anlamda yaşanmasını sağlayan marka olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimizin rekabet gücünü artıran, ülkemizin dijitalleşme yolculuğunu destekleyen yatırımlara ve yeniliklere hız kesmeden devam edeceğiz” diye belirtti. 

Veri tabanlı iş modellerini güçlendiren Enterprise yapay zeka atılımı

Lenovo, kurumların sahip olduğu veri varlıklarını somut iş değerine dönüştürmeyi amaçlayan Enterprise AI vizyonunu hızla genişletiyor. Bulut tabanlı yapay zekâ eğitiminden şirket içi ve uç nokta çıkarımlarına doğru yaşanan dönüşüm, kurumların daha hızlı, daha güvenli ve kendilerine özel yapay zekâ uygulamalarına erişmesini sağlıyor. Bu yaklaşım, hibrit yapay zekânın sunduğu esneklikle birleşerek hem büyük işletmeler hem de KOBİ’ler için güçlü bir dönüşüm alanı oluşturuyor.Bu çerçevede Infrastructure Solutions Group (ISG), güçlü CSP ve KOBİ stratejisinin etkisiyle ikinci çeyreği dikkat çekici bir performansla tamamladı. Gelirlerini yıllık bazda %24 artırarak 4,1 milyar ABD dolarına çıkaran ISG, bulut servis sağlayıcıları iş biriminde tarihinin en yüksek ikinci çeyrek gelirine ulaştı. Yapay zekâ altyapı çözümleri çift haneli yüksek bir büyüme kaydederken, sıvı soğutma teknolojilerinden elde edilen gelir %154 artışla önemli bir ivme yarattı. 

Solutions & Services Group (SSG) ise, Lenovo Hybrid AI Advantage yaklaşımının gücüyle kurumlara uçtan uca hizmet sunmaya ikinci çeyrekte de devam etti. Yıllık bazda %18 artışla 2,6 milyar ABD dolarına ulaşan gelirleri, operasyonel marjın %22’nin üzerine çıkmasıyla desteklendi. Destek hizmetlerinde çift haneli büyüme kaydeden SSG, yönetilen hizmetler ile proje ve çözüm odaklı işlerin toplam gelir içindeki payını %60’a yaklaştırarak hibrit yapay zekâ ekosisteminin değerini net biçimde ortaya koydu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

TOD’un Merakla Beklenen Dizisi ”Vicdansız’ın Yeni Tanıtımı Yayında

Ekin Koç ve Ayça Ayşin Turan’ı başrollerinde buluşturan TOD STUDIOS imzalı ‘Vicdansız’ dizisinden yepyeni bir tanıtım izleyicilerin beğenisine sunuldu. İzleyicileri aşk, vicdan ve gerçeklik arasındaki ince çizgide sürükleyecek olan Vicdansız, yakında TOD ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.

Yapımını ARC Film’in, yapımcılığını ise Fatih Enes Ömeroğlu’nun üstlendiği dizi özgün hikayesi ve etkileyici görsel dünyasıyla şimdiden sezonun en iddialı projeleri arasında gösteriliyor. Yönetmen koltuğunda Devrim Yalçın’ın oturduğu, senaryosunu usta kalem Levent Cantek’in kaleme aldığı Vicdansız güçlü oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Dizide Ekin Koç ve Ayça Ayşin Turan’a Cansel Elçin, Feyza Sevil Güngör, Tansel Öngel, Emre Aslan, Cemal Toktaş, Mehmet Bozdoğan ve Bülent Düzgünoğlu eşlik ediyor.

Finans dünyasının ışıltılı yüzeyinin altında kayıp bir vicdan, parçalanmış bir gerçeklik ve izine rastlanmayan bir aşk masalı saklı: Vicdansız

“Gerçek aşk bazen sadece birinin hatırlamasıyla yaşar” mottosuyla yola çıkan dizinin konusu  şöyle: Deniz, finans sektöründe yükselen, hırslı ve soğukkanlı bir uzmandır. Patronunun kızı Nilüfer’le olan ilişkisi, kariyerini taçlandıran ortaklık teklifiyle birlikte göz kamaştırıcı bir yola girerken, kalbinin asıl sahibi Vicdan’la gizli bir hayat kurmaya çalışmaktadır. Ancak planladığı gelecek, bir trafik kazasıyla paramparça olur. Vicdan ortadan kaybolur… Ve kimse onun varlığını hatırlamaz.

Ne güvenlik kameraları, ne komşular, ne de en yakın dostları… Sanki Vicdan hiç yaşamamıştır. Sadece Deniz, onun dokunuşunu, gülüşünü, kelimelerini unutmamıştır. Ama ya gerçekten hiç olmamışsa? Ya da olmuşsa ama silinmişse?

Vicdansız, aşkın en kırılgan, en savunmasız hâlini anlatıyor. Aşk, tutku ve şüphe üçgeninde sıkışan Deniz’in yolculuğu, sadece kaybolan bir kadının değil, onunla birlikte anlamını yitiren bir aşkın izini sürüyor. 

Gerçek aşk, ortadan kaybolsa bile izi kalan tek şey midir? 

Vicdansız, yakında TOD’da 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tarım ve gıda fuarı TUTTOFOOD 2026, 100 Binden Fazla Ziyaretçiyi Milano’da Ağırlamaya Hazırlanıyor

TUTTOFOOD’un 2025 yılında düzenlediği fuar, uluslararası ticaret ajansları ve profesyonel ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle Avrupa takvimindeki en önemli buluşmalardan biri haline gelmişti. İspanya, Polonya, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, Çin, ABD, Kanada, Hollanda ve Güney Kore’nin de aralarında bulunduğu 100’den fazla ülkeden 95 bin profesyonel ziyaretçi ağırlanmış; yaklaşık 70 ülkeden 4.200 firma katılım göstermişti. Bu güçlü yapı, 3.000 uluslararası üst düzey alıcıyla önceki yıllarda düzenlenen fuarlara kıyasla neredeyse iki katına ulaşan bir ticari hacim yaratmıştı.

Bu başar, tarım-gıda ekosistemi için düzenlenen en büyük B2B fuarlardan biri olan TUTTOFOOD’un üreticileri, dağıtım kanallarını ve küresel pazarları bir araya getiren stratejik bir ticaret platformu olarak konumunu daha da pekiştiriyor. Fuarın uluslararası etkisi, organizatör Fiere di Parma’nın Koelnmesse ile kurduğu küresel iş birliği sayesinde daha da güçleniyor. Anuga ile dönüşümlü ilerleyen bu yapı, TUTTOFOOD’un global ticaret ekosistemindeki rolünü genişletirken uluslararası pazarlarla kurulan köprüleri de sağlamlaştırıyor.

2026’daki güçlü büyüme beklentisi, katılımcıların yüzde 80’inin şimdiden yerini almış olmasından ve uluslararası katılımcı oranının yüzde 30’a ulaşmasından besleniyor. Bu tablo, TUTTOFOOD’u yalnızca Avrupa’nın değil, küresel gıda ticaretinin de en stratejik buluşma noktalarından biri haline getiriyor.

Fiere di Parma CEO’su Antonio Cellie “TUTTOFOOD’un ikinci kez düzenlenecek yeni döneminde şimdiden ortaya çıkan güçlü sonuçlar, Milano’nun inovasyon ve bağlantı kültürünü yansıtan dinamizmini ve uluslararası çekim gücünü açıkça ortaya koyuyor. Bu başarı, aynı zamanda stratejik ve bütüncül iş birliklerinin fuarcılık dünyasında nasıl çarpan etkisi yarattığının da somut bir göstergesi. ITA – Italian Trade Agency ile yürüttüğümüz ve dünyanın önde gelen alıcılarını Milano’ya çeken iş birliğimiz, TUTTOFOOD’un en kritik yapı taşlarından birini oluşturuyor. Bununla birlikte, TUTTOFOOD ile dönüşümlü bir takvimde ilerleyen Köln’deki Anuga’nın organizatörü Koelnmesse ile kurduğumuz ortaklık da fuarın küresel niteliğini daha da güçlendiriyor. Bu dönüşümlü yapı, çok yakında küresel gıda sektörü liderleri için temel bir referans noktası haline gelerek uluslararası fuarcılığa benzersiz bir model kazandıracak. Milano ve Köln gibi güçlü fuar geleneğine sahip yenilikçi iki Avrupa şehrini birbirine bağlayan bu platform, sektörün geleceğini şekillendiren stratejik bir merkez niteliği taşıyor. Parma’da çift yıllarda düzenlenen ve Coğrafi İşaretli ürünlerin eşsiz değerini kutlayan Cibus’un da bu ekosisteme dahil olmasıyla birlikte, ortaya uluslararası gıda sektöründe adeta kapsamlı bir ‘küresel gıda galaksisi’ çıkıyor.”

Türkiye’den Gelen Güçlü İlgi 

Fuarın açılmasına altı ay kala; Türkiye, İspanya, Polonya, Yunanistan ve Fransa’nın da aralarında bulunduğu 34 ülkeden gelen erken katılım teyitleri, TUTTOFOOD 2026’nın sunduğu iş fırsatlarının büyüklüğünü şimdiden gözler önüne seriyor. Türkiye’den SIMEXPO’nun katılım kararı ise Türk gıda sektörünün uluslararası görünürlüğünü artırma yönündeki isteğini yansıtıyor.

3.000’in Üzerinde Üst Düzey Alıcı Milano’da Buluşacak

ITA – Italian Trade Agency iş birliğiyle yürütülen Alım Heyeti Programı, 2026 fuarıyla bugüne kadarki en kapsamlı yapısına ulaşacak. Program kapsamında ulusal ve uluslararası pazarlardan 3.000’i aşkın üst düzey profesyonel özenle seçilerek bir araya getirilecek; yüksek nitelikli, odaklı ve verimli iş eşleşmeleri sağlanacak.

Program, İtalya’nın önde gelen perakende zincirlerini, süpermarketleri, cash & carry işletmelerini, indirim pazarlarını, organize perakende gruplarını ve ticari yemek hizmeti sağlayıcılarını kapsarken; Avrupa, Orta Doğu, Kuzey ve Güney Amerika, ASEAN bölgesi, Çin, Japonya, Tayvan ve Güney Kore’den önemli alıcıların da katılması bekleniyor. Okyanusya, Güney Afrika ve Orta Asya’dan profesyonellerin de sürece dahil olmasıyla uluslararası çeşitlilik daha da genişleyecek.

2026’da özellikle foodservice profesyonelleri ile zincir restoran ve otel gruplarının karar vericilerinin daha güçlü bir şekilde temsil edilmesi öngörülüyor. On-board catering segmentinin geliştirilmesi ise sektörler arası yeni iş bağlantılarını tetikleyerek TUTTOFOOD’un küresel gıda endüstrisindeki konumunu pekiştirecek.

Daha Erişilebilir ve Kullanıcı Dostu Fuar Yerleşimi

TUTTOFOOD 2026, ziyaretçilerin fuar deneyimini kolaylaştırmak ve ürün keşfini daha akıcı hale getirmek amacıyla yenilenen, kompakt ve kullanıcı dostu bir yerleşim planı sunacak. 2025’e kıyasla yüzde 15 büyüyerek 90.000 m²’ye ulaşan net sergi alanı, 10 pavyona yayılacak. Türk ve uluslararası katılımcıların aynı alanlarda konumlandırılması, pazarlar arası etkileşimin daha güçlü bir şekilde ilerlemesini sağlayacak.

Paketli gıda merkezi, iki çok katlı pavyonda süt ürünleri, şarküteri, dondurulmuş gıdalar, deniz ürünleri, protein kategorileri ve geniş market/kuru gıda hattının entegre bir akışla sergileneceği şekilde yapılandırılacak. Fuar aynı zamanda küresel tüketici trendlerini takip eden, çoğu henüz keşfedilmemiş tarım-gıda segmentlerine de alan açarak yenilikçi bir perspektif oluşturacak.

Meyve ve sebze kategorisindeki küresel yenilikleri bir araya getiren Tutto Fruit & Veg alanı; dördüncü ve beşinci nesil ürünlerden egzotik çeşitlere, işlenmiş ürünlerden berrylere kadar geniş bir yelpazeyi kapsayacak şekilde yeniden tasarlandı.

2026’nın en önemli yeniliklerinden biri, hızla büyüyen organik pazarına ayrılan “TuttoBio by Natexpo” alanı olacak. Fiere di Parma ile Natexpo’nun organizatörü SPAS iş birliğiyle geliştirilen bu uluslararası organik pavilyon; Avrupa ve diğer bölgelerden sertifikalı üreticileri, yenilikçi girişimleri ve sektör profesyonellerini tek çatı altında buluşturacak.

Unlu mamullerden atıştırmalıklara, şekerlemeden kahveye uzanan tematik bölümler ise küresel paketli gıda sektörünün çeşitliliğini ve dinamizmini güçlendiren alanlar olarak deneyimi tamamlayacak. Ziyaretçi yönlendirmesini kolaylaştıran yeni yerleşim planı, ürün keşfini daha verimli ve etkileşimli bir hale getirecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EY Vergi Konferansı’nda yapay zekânın vergi alanındaki fırsatları ve zorlukları ile en güncel gelişmeler ele alındı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY tarafından geleneksel olarak her sene düzenlenen EY Vergi Konferansı bu yıl 18-19 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleşti. “Vergide yapay zekâ: Bir fırsat mı yoksa zorluk mu?” temasıyla düzenlenen çevrim içi konferansta; iki gün boyunca 19 farklı oturumda 60’dan fazla konuşmacı yer aldı. Oturumlarda vergi dünyasının güncel gündemi, dijitalleşmenin etkileri ve yapay zekâ uygulamalarının sunduğu fırsatlar ile olası riskler EY liderlerinin ve farklı sektörlerden profesyonellerin katılımıyla tüm boyutlarıyla ele alındı.

Denetimlerin kitleselleşmesi süreci

Etkinliğin açılış oturumunda, moderatör EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Feridun Güngör vergi denetimleri konusunda, Günümüzde teknolojinin denetimde daha yoğun kullanılması, denetimin kitleselleşmesi sürecini de beraberinde getiriyor. Geleneksel yöntemlerle çok daha az sayıda inceleme yapılırken, şimdilerde ise çok daha fazla mükellefe ve daha fazla konuya dokunulması söz konusu. Bu durum şirketlerin ve meslek mensuplarının hayatlarında çok önemli değişiklikler yaratıyor.” ifadelerini kullandı. Oturumda Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Yusuf Karakoç yapay zekânın kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara  yönelik önerilerini paylaşırken, Vergi Denetim Kurulu Eski Başkanı ve Yeminli Mali Müşavir Hüseyin Karakum da dijitalleşen denetim çalışmaları hakkında bilgi vererek risk analiz sistemindeki sorunları masaya yatırdı. Limak Holding Vergi Direktörü Erdal Aydın ise konuşmasında sahte belge konusundaki caydırıcılığa yönelik ceza algısının önemine işaret etti. 

Geleceğe şimdiden hazırlık yapmalıyız

EY Türkiye Vergi Bölümü Başkanı Erkan Baykuş yaptığı açılış konuşmasında şunları söyledi: “EY olarak, teknolojiyi her alanda daha verimli kullanmak amacıyla uzun bir süredir çeşitli yatırımlar yapıyoruz. Ülkemizde de paralel olarak önemli ilerlemeler kaydediliyor. Ekim ayı itibarıyla vergi denetim sürecinde kullanılan KURGAN sistemi de bunun en önemli örneklerinden biri. Günümüzde tüm alanlarda yapay zekâ ile çalışma şekillerinin nasıl dönüşeceği tartışılıyor. Bu doğrultuda, her birimizin beş yıl sonrasını düşünmesi ve ona göre hazırlık yapması gerekiyor. Bu noktada, mükellef uyumunu da maksimum seviyeye çıkarmak, işlerin daha az maliyetle riskleri ortadan kaldırarak daha etkili ve verimli bir yapıya dönüştürmek önemli. Biz de EY olarak özellikle KDV iadesi, gümrük ve yeminli mali müşavirlik hizmetlerimizde teknolojiyi yoğun şekilde kullanıyoruz. Vergi denetimi hizmetlerimizde, oluşturduğumuz elliden fazla algoritmayla yapay zekâyı kullanıyor;   yaşanan mevzuat ve yaklaşım gelişmelerine paralel olarak yeni teknolojik çözümlerle sistemlerimizi anlık olarak güncelliyor ve  geliştiriyoruz.

Vergi alanındaki yenilikler ve verginin geleceği

İki gün boyunca devam eden konferansta dijital ekonomide vergi reformu, vergi denetimlerindeki yenilikler, gümrük denetiminde dijital uygulamalar, yatırım teşvik sistemleri, bankacılık ve finans sektöründeki vergi gündemi, yapay zekâ ile hukuk ilişkisi, e-Belge uyum süreçleri, sosyal güvenlik düzenlemeleri, gayrimenkulün finansallaşması, değişen regülasyonlarla ücret stratejisi, transfer fiyatlandırması gibi vergi alanındaki birçok konu farklı perspektiflerden değerlendirildi.

Birçok sektörden üst düzey yöneticinin ve EY profesyonellerinin katılımıyla, vergi dünyasındaki gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığı EY Vergi Konferansı, verginin bugününe ve geleceğine ışık tutmaya önümüzdeki yıllarda da devam edecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Orta Çağ Düşüncesine Derin Bir Yolculuk: “Meister Eckhart”

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “Meister Eckhart” adlı kitabı okurlarıyla buluşturuyor. Kurt Flasch’in kaleme aldığı, Emre Barca’nın dilimize çevirdiği bu çalışma, Avrupa kültürünü derinden etkilemiş teolog Meister Eckhart’a dair kapsamlı bir portre sunuyor.

VakıfBank Kültür Yayınları’nın felsefe kitaplığı, Kurt Flasch’in kaleme aldığı “Meister Eckhart” kitabıyla genişliyor. Avrupa düşünce tarihini derinden etkilemiş teolog ve filozof Meister Eckhart’ın kapsamlı bir portresini sunan bu çalışma, okuru hem dönemin entelektüel atmosferine hem de Eckhart’ın düşünce dünyasına davet ediyor. Meister Eckhart, yalnızca teoloji ve felsefe tartışmalarını değil, bütün bir Avrupa kültürünü etkilemiş önemli bir figür. Buna rağmen, tarih boyunca onun hakkında oluşturulan anlatılar çoğunlukla “sapkın bir teolog” ya da “mistik bir düşünür” imajının ötesine geçmiyor. Kurt Flasch ise bu algıyı sorguluyor ve Eckhart’ı “Hristiyanlığın filozofu” olarak sahneye çıkarıyor. Yazar, Eckhart’ın Paris’ten Erfurt’a, Strasbourg’dan Köln’e uzanan yaşamı boyunca inancı aklın imkânları içinde temellendirmeye çalıştığını; Tanrı, varlık ve akıl üzerine yürüttüğü sorgulamalarla özgün bir felsefi sistem kurduğunu ortaya koyuyor. Flasch’ın, Eckhart’ın Latince ve Almanca metinlerine dayanan titiz okumasının ürünü olan “Meister Eckhart: Hristiyanlığın Filozofu” hem düşünürün eserlerine hem de Orta Çağ felsefesine derinlemesine bir giriş niteliği taşıyor.

Kitaptan:

“Meister Eckhart cezbeder. Radikal düşüncesi ve sözlerinin gücü bizi hâlâ büyülüyor. Trajik kaderi bizi etkiliyor: Avignon’daki ölümü, davası, kilise tarafından kınanması. Sonra o muazzam etkisi var: Henry Suso’dan Cusalı Nicholas’a, Hegel’den Heideg­ger’e, Robert Musil’den Paul Celan’a ve diğerlerine imajı tarih boyunca dalgalandı. Son birkaç on yılın çalış­maları bu imajı değiştirdi. Bu kitapsa bir durum değerlendirmesi yapmaya çalışıyor.

Onun düşüncesine bir giriş. Eckhart’ı okumaya ve onu doğ­duğu ve karşısında konumlandığı tarihsel dünyadan ayırmadan, önermeleriyle birlikte düşünmeye bir davet. Bunu olabildiğince şeffaf, doğrulanabilir ve öz bir şekilde yapmaya çalıştım. Daha kuşatıcı bir anlatım, bu çalışmanın amaçlanan kapsamının dışına çıkardı.

Tüm argümanlar ve metinler gibi, Eckhart’ınkiler de ha­yatına ve zamanına dayanır. Yine de Eckhart’ın düşüncesinin ilerleyişini yeniden yapılandırmak için çok az güvenilir tarihlen­dirilebilir kaynağa sahibiz. Elbette hem Eckhart’ın fikirlerinde hem de yazınsal üretiminde değişimler oldu. Farklı metin türle­rinde (risaleler, şerhler, vaazlar), farklı kitleler önünde (Latince yazıların bilgili okuyucuları, Almanca eserlerin meslekten olma­yan okuyucuları) ve farklı ortamlarda (Paris, Erfurt, Strazburg, Köln) bir profesör ya da bir vaiz olarak farklı farklı konuştu. Her ayrıntı değerlidir, ama Goethe’nin entelektüel bir biyografisini yazabildiğimiz gibi Eckhart’ınkini yazamayız. Eckhart’ın eserle­rini şu anda kabul edilen kronolojik sırasına göre inceliyorum, ancak bölümler, Eckhart’ın yazılarının kronolojisi üzerine ek araştırmalar nedeniyle gelecekte ihtiyaç duyulması hâlinde yeni­den düzenlenmelerini mümkün kılacak şekilde düzenlendi.”

Yazar:

Orta Çağ düşüncesi ve Geç Antik Çağ üzerine çalışmalarıyla tanınan Alman düşünür ve akademisyen. Ruhr Üniversitesi Bochum’da felsefe profesörü olarak görev yapmıştır. Almanya ve uluslararası birçok akademinin üyesi olan Flasch, özellikle Orta Çağ felsefesi, Augustinus, Meister Eckhart ve skolastik düşünce üzerine yaptığı araştırmalarla alanın önde gelen isimlerinden biridir. 2000 yılında Alman Dil ve Edebiyat Akademisi tarafından verilen Sigmund Freud Ödülü’ne layık görülmüştür.

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kategori: Felsefe

Yazar: Kurt Flasch

Kitabın adı: Meister Eckhart: Hristiyanlığın Filozofu 

Türkçesi: Emre Barca

Proje Editörü ve Son Okuma: Merve Nur Yaman 

Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan  

Sayfa sayısı: 440

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Folkart Academy’de 2025–2026 Tiyatro Eğitimleri Başlıyor

Folkart Academy, 2025–2026 döneminde tiyatro merkezli yeni eğitim programına başlıyor. İlk eğitimler, noter huzurunda belirlenen yetişkin grubu için 29 Kasım Cumartesi başlayacak; ikinci ve üçüncü yetişkin grupları 2026’da eğitime alınacak. Çocuk grubu için başvurular folkartakademi.com üzerinden sürerken, son başvuru tarihi 11 Ocak 2026. 10 – 14 yaş çocukların tiyatro atölyeleri ise 17 Ocak – 15 Şubat 2026 arasında gerçekleştirilecek.

İzmir’de kültür-sanat eğitimine erişimi artırma, genç yetenekleri destekleme ve sanatsal-kültürel üretimi teşvik etme amacıyla 2017’den bu yana faaliyet gösteren Folkart Academy, 2025–2026 Eğitim Dönemi için perdeyi aralıyor. Kurulduğu günden bu yana binlerce kişiye ücretsiz ve profesyonel sanat eğitimi sunan akademi, yeni dönemin ilk derslerini yetişkin grubu için 29 Kasım Cumartesi başlatacak. 

Folkart’tan Toplumsal Bir Sanat Yatırımı

Yeni eğitim dönemi ile ilgili açıklama yapan Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, gayrimenkul geliştirmeyi sadece yapı üretmenin ötesinde sanat, kültür ve yaşam kalitesi arasında kalıcı bağlar kurmak olarak değerlendirdiklerini belirterek, “Sanat eğitimi, bir toplumun estetik bilincini güçlendiren, bireyin düşünme, ifade ve dönüştürme kapasitesini geliştiren en önemli alanlardan biridir. Folkart Academy’yi sadece bir eğitim programı olarak değil, İzmir’in kültürel hafızasını zenginleştiren, gençlerin yaratıcı potansiyelini açığa çıkaran bir kamusal katkı olarak görüyoruz. Eğitimi, kültürü ve sanatı uzun vadeli bir toplumsal yatırım olarak ele alıyoruz” dedi.

Tiyatro Merkezli Eğitim Dönemi

Proje Koordinatörlüğünü tiyatro sanatçısı Volkan Severcan’ın üstleneceği Folkart Academy, bu eğitim döneminde sahne sanatlarının temelini oluşturan tiyatro odaklı geniş bir program sunacak. Oyunculuk, yaratıcı drama, reji, diksiyon, senaryo, hareket, nefes – beden çalışmaları, bale, ses – müzik, dramatik yazarlık ile oyun ve rol incelemelerini kapsayan eğitimler, katılımcılara sahne sanatlarını çok yönlü biçimde deneyimleme imkânı verecek. Tüm eğitimler ücretsiz olacak ve çocuk (10–14 yaş) ile yetişkin (15 yaş ve üzeri) grupları için ayrı sınıflarda yürütülecek.

Hem yetişkin hem de çocuk grubu başvuruları folkartakademi.com üzerinden çevrimiçi olarak alınacak; katılımcılar noter huzurunda yapılacak kura ile belirlenecek.

İlk Eğitimler Yetişkinlerle Başlayacak

Yetişkin grubunun dersleri Cumartesi ve Pazar günleri 11.00 – 16.00 arasında gerçekleştirilecek. İlk dönem 29 Kasım Cumartesi başlayacak ve 28 Aralık Perşembe sona erecek. İkinci dönem 14 Mart 2026 – 12 Nisan 2026 tarihleri arasında, üçüncü dönem eğitimleri ise 9 Mayıs 2026 –7 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenecek.

Çocuk grubu için çevrimiçi başvurular 11 Ocak 2026’ya kadar devam edecek. Eğitimler Cumartesi ve Pazar günleri 11.00 – 13.00 veya 14.00 – 16.00 saatleri arasında yapılacak. Çocuk grubu programı 17 Ocak 2026’da başlayacak ve 15 Şubat 2026’da tamamlanacak.

Ortak Sanat Anlayışı

Folkart Akademi, Türkiye’de oyunculuğa meraklı olan, oyunculuğu meslek edinmek isteyen ya da kendi mesleğinde oyunculuk enstrümanlarından yararlanmayı amaçlayan kişilere temel oyunculuk eğitimi sunmayı amaçlıyor. Ortak bir sanat anlayışının katılımcılara aktarılmasını, yetenekli bireylerin tespit edilmesini ve sanat okullarına yönlendirilmelerinin teşvik edilmesini amaçlayan program,  İzmir’de kültür ve sanat alanına sürdürülebilir bir katkı sağlayan önemli bir kamusal eğitim modeli olarak öne çıkıyor. 

EĞİTMENLER:

Oyunculuğa Giriş Doğaçlama – Volkan Severcan

Sahne –   Gürol Tonbul

Sahne – İbrahim Raci Öksüz

Diksiyon – Hülya Savaş

Yaratıcı Drama – Ziya Kürküt

Eleştiri Teknikleri – İbrahim Sarıtaş

Oyunculuk ve Reji – Bora Severcan

Yaratıcı Drama /Sahne – Şule Demirezen

Ses ve Müzik – Hasan Alptekin

Sahne – Arif Akkaya

Senaryo – Aykut Aygün

Hareket, Nefes, Beden, Bale – Aslı Çilek

Dramatik Yazarlık-Oyun ve Rol İncelemesi – Haluk Işık

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Sandıkçı’dan Öğretmenlere Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa Turu

24 Kasım Öğretmenler Günü’nde ilçedeki öğretmenleri ağırlayan, öğretmenlere Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa turu hediye eden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, “Canik’imizde eğitim seferberliğimizi sürdürüyor, her daim öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz” dedi.
Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde ilçedeki öğretmenleri ağırladı. Canik’teki eğitim camiasının yoğun ilgiyle katıldığı programda, ilçede uygulamaya alınması hedeflenen yeni eğitim projelerine ilişkin öğretmenlerle istişarelerde bulunan Başkan İbrahim Sandıkçı, ayrıca yaptığı büyük sürprizle öğretmenlere Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa turu hediye etti. Eğitim Dostu Belediye ünvanıyla eğitime ve eğitim hayatına dair örnek olan projeleri ilçeye kazandırmaya devam ettiklerini ifade eden ve öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü tebrik eden Başkan İbrahim Sandıkçı, “Geleceğimizin teminatı çocuklarımızı sevgiyle yetiştiren, hayat yolculuğumuzda bizlere rehber olan tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun” dedi. 

Eğitim Dostu Belediye 
Programda gerçekleştirdiği konuşmada öğretmenlerin, nesilleri bilgi ve erdemle donatmasının yanı sıra toplumsal değerleri geleceğe taşıyan önemli bir köprü konumunda olduklarını belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik’imizde eğitim seferberliğimizi sürdürüyor, her daim öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Eğitim Dostu Belediye ünvanımızla eğitime ve eğitim hayatına dair örnek projelere imza atıyor, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yönelik programlarımızı sürdürüyoruz. Nesillerimizi fedakârlıkla, milli ve manevi değerlerle yoğurarak geleceğe hazırlayan öğretmenlerimiz, ayrıca değerlerimizi geleceğe taşıyan gönül elçileridir. Sahip oldukları erdemle bilimde ve teknolojide öncü, çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı’nda farkındalık oluşturacak bireyleri toplumumuza kazandıracak olanlar, evlatlarımızı sevgiyle, bilgiyle, milli ve manevi değerlerle işleyen öğretmenlerimiz olacaktır. Hikmetle yoğurdukları bilgiyle gönüllere ulaşan tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü yürekten tebrik ediyor, görevi başında şehadet mertebesine ulaşan tüm öğretmenlerimizi rahmetle yâd ediyorum” şeklinde ifade etti. 

Canik’teki Öğretmenlere Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa Sürprizi  
Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi’nde gerçekleşen programa ayrıca Canik Kaymakamı Şeref Aydın, Canik İlçe Milli Eğitim Müdürü Zahit Köseoğlu, Canik Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Tunsel Aslankoç ve şube müdürleri de katıldı. Büyük coşkuya sahne olan programda Başkan İbrahim Sandıkçı, yaptığı jestle ilçedeki öğretmenlere ve eşlerine Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa turu hediye etti. Başkan İbrahim Sandıkçı, 2025 Aile Yılı’nda ilçedeki öğretmenleri, eşleriyle birlikte Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa ile buluşturacaklarının müjdesini paylaşmasının ardından salonda alkış tufanı yaşandı. Öğretmenlerin birbirinden özel hediyelerin de sahibi olduğu program,  hatıra fotoğrafı çekiminin ardından son buldu. Öğretmenler, eğitime yönelik projeleri ve desteklerinden dolayı Başkan Sandıkçı’ya teşekkür etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

24 Kasım Öğretmenler Günü Kahramankazan’da Coşkuyla Kutlandı

Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle ilçe genelinde düzenlenen kutlama programlarına katıldı.

Kutlamalara Kahramankazan Kaymakamı Abdullah Selim Parlar, Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Onurkan Gülderen, ilçe protokolü, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Milli Egemenlik Parkı’nda Atatürk anıtına çelenk sunulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan kutlamalar resmi törenin ardından Mustafa Hakan Güvençer Fen Lisesi’nin hazırladığı salon programı ile devam etti.

ŞEHİT ÖĞRETMENLER RAHMETLE ANILDI

Programda, yalnızca görevlerini yerine getirdikleri için PKK’lı teröristlerce şehit edilen öğretmenler de unutulmadı. Şehit öğretmenlerin fotoğrafları ve özgeçmişleri sahneye yansıtıldı; salonu dolduran davetliler, bir kez daha şehitleri rahmetle andı.

GÖSTERİLER BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI

15 Temmuz Şehitleri ve Demokrasi Müzesi Konferans Salonu’nda devam eden kutlama etkinliklerinde öğretmenler ve öğrenciler hazırladıkları gösterileri sundu. Program; protokol konuşmaları, en genç ve en kıdemli öğretmenlerin hitapları, mesleğe yeni başlayan Gülnaz İbrahim Güngör MTA Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni Sercan Demir’in yemin merasimi, Öğretmenler Günü anlatı tiyatro gösterisi, okul korosunun müzik dinletisi, hediye çekilişi ve masa tenisi turnuvasında dereceye giren öğretmenin ödül töreni ile devam etti. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

BÜYÜK ÖDÜL KIZ İMAM HATİP LİSESİNİN OLDU

Hediye çekilişine Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu da cumhuriyet altınıyla katkıda bulundu. Yapılan çekilişte altını kazanan isim, Kız İmam Hatip MTA Lisesinden Biyoloji Öğretmeni Bihter Akyol oldu.

BAŞKAN SELİM ÇIRPANOĞLU’NDAN ÖĞRETMENLER GÜNÜ MESAJI

Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı açıklamada öğretmenlerin toplumdaki yerine dikkat çekti:

“Öğretmenlerimiz yalnızca bilgi aktaran değil; geleceğimizi şekillendiren, iyi insan olmayı öğreten, bizlere yol gösteren en kıymetli rehberlerdir. Kahramankazan’ın bugününe ve yarınlarına değer katan tüm öğretmenlerimize şükran borçluyuz. Başta Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ebediyete irtihal etmiş tüm öğretmenlerimizi rahmetle anıyor; görevi başında fedakârca çalışan tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dünün Öğretmenleri Selçuk Efes Kent Belleği’nde

“Öğretmenler Dünü” Fotoğraf Sergisi, Selçuk Efes Kent Belleği’nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Sergide, farklı dönemlerde Efes Selçuk’ta görev yapmış öğretmenlerin arşiv fotoğrafları yer alıyor. Kentin eğitim tarihine ışık tutan sergi, 5 Aralık tarihine kadar görülebilecek.

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Millet Mekteplerinin Başöğretmeni unvanının verilişinin 97. yıl dönümünde açılan sergi, anlamlı bir buluşmaya da sahne oldu. 1940’lı yıllardan itibaren Efes Selçuk’ta görev yapan öğretmenlerin fotoğraflarının bulunduğu “Öğretmenler Dünü” sergisi, ziyaretçilere nostaljik bir yolculuk sunuyor.

Sergide ayrıca, Başöğretmen Atatürk’ün öğretmenlere seslendiği metnin yayımlandığı 26 Ağustos 1924 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nin orijinal nüshası ile dönemin öğretmenlerine ait orijinal sicil defterleri de yer alıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı