Prof. Dr. Alâeddin Asna 9. İletişim ve Halkla İlişkiler Sempozyumu’nda ‘Halkla İlişkiler ve Sürdürülebilirlik’ tartışılacak

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi ve A&B İletişim işbirliği ile Prof. Dr. Alâeddin Asna adına bu yıl dokuzuncusu düzenlenen İletişim ve Halkla İlişkiler Sempozyumu “Halkla İlişkiler ve Sürdürülebilirlik: Geleceği İnşa Eden İletişim Stratejileri” başlığıyla 2–3 Aralık 2025 tarihlerinde santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleşecek.

Etkinlik kapsamında sürdürülebilirlikten yapay zekâya uzanan geniş bir perspektifte güncel iletişim pratikleri değerlendirilecek; halkla ilişkiler disiplininin değişen dinamikler ışığında nasıl yeniden şekillendiği ele alınacak. Sempozyum, etik, toplumsal sorumluluk, dijitalleşme, kriz yönetimi ve paydaş iletişimi gibi temel başlıklar üzerinden yeni teorik ve uygulamalı yaklaşımlar geliştirmeyi amaçlıyor.

Sempozyum halkla ilişkiler profesyonelleri, akademisyenler ve kültürel aracıları bir araya getirerek disiplinin karşılaştığı eğilim ve sorunları çok yönlü olarak tartışmaya açacak. Farklı disiplinlerden araştırmacıların katkılarıyla zenginleşen program, alana daha geniş ve bütüncül bir bakış sunmayı hedefliyor.

‘Geleceğin iletişim gündemi’

Sempozyumun bu yılki programında sürdürülebilirlik bağlamında halkla ilişkiler stratejilerinden yapay zekâ ve etik tartışmalarına, halkla ilişkiler eğitiminden sosyal etki analizlerine kadar uzanan kapsamlı bir içerik yer alıyor. Sempozyum kapsamında, yeşil yıkama (Greenwashing) pratiklerinin kurumsal sorumlulukla ilişkisi, halkla ilişkiler çalışmalarının sosyal etki analizlerindeki rolü, dijital halkla ilişkilerin sürdürülebilirlik süreçlerine katkısı ve etik halkla ilişkiler yaklaşımlarının bu alandaki belirleyici etkisi ele alınacak. Ayrıca, sürdürülebilirlik raporlamasında halkla ilişkilerin üstlendiği stratejik konum, halkla ilişkiler eğitiminde sürdürülebilirlik odağının güçlendirilmesi, paydaş etkileşimlerinin sürdürülebilirlik perspektifiyle yeniden değerlendirilmesi ve yapay zekâ ile sürdürülebilirlik ilişkisi tartışılacak. Tüm bunlara ek olarak, sürdürülebilirlik kavramına ve uygulamalarına yönelik eleştirel yaklaşımlar da sempozyumun önemli tartışma başlıkları arasında yer alacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Saliha Erdim, aile içi iletişimin şifrelerini anlattı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “Aile Mektebi Sohbetleri” etkinliğine katılan Uzman Aile Danışmanı ve Yazar Saliha Erdim, Bilgievleri üyesi öğrencilerin ebeveynlerine aile içi iletişim, eşler arası uyum ve ebeveyn-çocuk ilişkileri gibi konularda pratik tavsiyelerde bulundu.

SALİHA ERDİM’DEN ÖNEMLİ TAVSİYELER

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin model ve ödüllü gençlik projesi “Kılavuz Gençlik” çatısı altında faaliyet gösteren Bilgievleri, birbirinden önemli isimleri ağırlamaya devam ediyor. Aile Mektebi Sohbetleri’nde birçok farklı konuda alanında uzman isimleri konuk eden Kılavuz Gençlik Bilgievleri, “Mutlu Olmak, Mutlu Çocuk Yetiştirmek” başlıklı söyleşide Uzman Aile Danışmanı ve Yazar Saliha Erdim’i ağırladı. Gebze Kılavuz Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Bilgievleri ebeveynleri yoğun ilgi gösterdi. Kendi hayatından ve danışanlarından sunduğu kesitlerle herkesin hayatına ışık tutan Erdim; aile, sevgi, iletişim ve çocukların dünyasına dair doğru ve etkili bilgiler ile bazı tavsiyeler verdi.

ANNE-BABA-ÇOCUK ÜÇGENİ VE AİLE DİNAMİKLERİ

Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Eğitimi Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen Aile Mektebi Sohbetleri; Bilgievleri üyesi öğrencilerin ebeveynlerine yönelik çocuk gelişimi alanında doğru ve etkili bilgiler sunuyor. Ayrıca sağlıklı aile ortamını sağlamak amacıyla çocuk, genç, anne ve baba gibi rollerin özellikleri, ihtiyaçları ve sorunlarıyla baş etme yöntemlerinin öğrenilmesi sağlanıyor. Kılavuz Gençlik projesi Bilgievleri üyesi öğrenci ve ebeveynlerin katıldığı etkinlikte konuşan Saliha Erdim; anne-baba-çocuk üçgeni, aile dinamikleri, çocukla iletişim ve çocukların davranış problemleri üzerine aktardığı örneklerle salonun büyük bölümünden alkış aldı.

“BEN İYİ BİR İNSANIM DEMEYE İHTİYACIMIZ VAR”
Modern çağda aile kurumunun karşılaştığı zorluklara ve bu zorluklar karşısında ailenin kendi ‘öz’ değerlerine dönmesinin önemine vurgu yapan Erdim, aile içi iletişim, eşler arası uyum ve ebeveyn-çocuk ilişkileri gibi konulara değindi. Erdim, “Her şeyi sevmekle gerçek insan olabilirsiniz. Bunu zihninizin ve gönlünüzün anlamasını sağlayın. Ben iyi bir insanım demeye ihtiyacımız var. Biz çocuğumuza senden adam olmaz diyoruz, çocuğumuz bunu hak etmiyor, insan olan bunu hak etmiyor. Hanımefendinin biri, ‘Eşim insanlara çok güzel davranıyor ve çok güzel muhabbet ediyor. Dışarıdaki eşime aşığım’ diyor. Aile kurumunda erkeğin kadına zaman ayırması kadının can suyudur” dedi.

“YUVA DAĞILDIKTAN SONRA DÜNYA DAĞILIR”

Konuşmasına devam eden Erdim, “Eşimizin gönlünü ferah tutarak ona çözüm üretebiliriz. Herkesi memnun edemeyebiliriz ama çocuklarımızı ve eşimizi memnun edebiliriz. Yuva dağıldıktan sonra dünya dağılır. İyi sözler her zaman karşımızdakinin zihninde güzel şeyler bitirir. Kötü sözler deve dikeni tohumu gibidir. Ekildiği yerde insana hayat hakkı tanımaz. Öyleyse güzel şeyler ekip güzel şeyler biçelim. Biz mutlu olursak çocuklarımız da mutlu olur. Biz doğru konuşursak çocuklarımız da bizden doğru konuşmayı öğrenir” ifadelerini kullandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çatalhöyük’ün izleri Nilüfer’e taşındı

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Arkeoloji Gündemi” söyleşileri, bu ay Anadolu tarihine ışık tutan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Konuk Prof. Dr. Ali Umut Türkcan, Çatalhöyük’teki son kazı verilerini ve bu konudaki çalışmaları Nilüferlilerle paylaştı.

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen, Arkeoloji Gündemi söyleşilerinin bu ayki konuğu, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Umut Türkcan oldu.

Pancar Deposu’nun ev sahipliği yaptığı etkinlikte, insanlık tarihinin en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’teki güncel çalışmalar ele alındı. Prof. Dr. Türkcan, neolitik kentin yapı evrelerinin okunmasından mekanların zaman içindeki işlevsel dönüşümlerine, hane içi üretim süreçlerinden ölü gömme pratiklerine kadar geniş bir perspektifte kazı verilerini katılımcılara aktardı.

Söyleşinin en dikkat çeken bölümlerinden biri, Çatalhöyük’te 2021 yılında Kuzey Teras çalışmalarında ortaya çıkarılan bulgular oldu. Türkcan, burada tanımlanan organik kalıntılar ve erken dönem tahıl işleme izlerinin yanı sıra, arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandıran “ekmek” buluntusuna ayrı bir parantez açtı.

Mayalanmış ancak pişirilmemiş halde bulunan 8 bin 600 yıllık ekmek örneğinin analiz sonuçları hakkında bilgi veren Türkcan, bu keşfin beslenme tarihi açısından taşıdığı önemi vurguladı.

Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği söyleşi, soru-cevap bölümüyle sona erdi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kış Festivali “Buzzfest” Başlıyor

Kadıköy Belediyesi’nin artık geleneksel hale gelen kışın en eğlenceli etkinliği Kalamış BuzzFest, 1 Aralık’ta başlıyor.
Kadıköy Belediyesi’nin ilkini 2020 yılında düzenlediği ve büyük ilgi gören BuzzFest Kış Festivali, bu yıl da 1 Aralık 2025 – 1 Şubat 2026 tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Geçtiğimiz yıllarda yoğun ilgi gören festival, 600 metrekare buz pisti, 200 metrekare kayma yolu ve buz kaydırağı gibi etkinlik alanlarıyla dört yaş ve üstü tüm katılımcılara açık olacak.
Kalamış Atatürk Parkı’nda özel bir teknolojiyle buz pistine dönüştürülen alanda gerçekleştirilecek festival, iki ay boyunca buz pateni, kaydıraklar ve renkli süslemelerle ziyaretçilerine keyifli bir kış deneyimi sunacak.
Buz pateni yapmak isteyen ancak deneyimi olmayanlar için eğitmenler tarafından verilecek kısa eğitimlerle pistte kaymak mümkün olacak. Yoğun talebi dengelemek amacıyla sembolik bir ücretin alınacağı festivalde, katılımcılara kask ve paten ücretsiz verilecek. Festival, 1 Şubat’a’a kadar her gün 09.00 – 22.00 saatleri arasında açık olacak. Ziyaretçiler, buz pistinde 35 dakika boyunca paten kayabilecek veya şişme botlarla kaydıraktan kayarak eğlenceli vakit geçirebilecek.
Festival alanı, ışık ve ses sistemleriyle süslenecek; ayrıca yiyecek ve içecek dükkânlarının yer alacağı Kış Karnavalı bölümü de ziyaretçilere hizmet verecek. Katılımcılar, renkli süslemelerle donatılmış alanlarda fotoğraf çekme imkânı bulacak.
Biletler, BuzzFest alanından ve çevrimiçi olarak temin edilebilecek. Bilet satışları, 30 Kasım Pazar günü buzzfest.kadikoy.bel.tr adresi üzerinden başlayacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Romanya’daki Proje Planlanandan 5 Ay Önce Trafiğe Açıldı

Romanya’nın karayolu ulaşım ağının modernizasyonu açısından stratejik önem taşıyan A7 Ploiești–Buzău Otoyolu’nun Lot-3 kesimi, tamamlanan çalışmaların ardından resmî olarak hizmete açıldı. Nurol– Makyol Mühendislik ortaklığı tarafından yaklaşık 250 milyon Euro bedelle hayata geçirilen ve ülkedeki lojistik entegrasyonun güçlendirilmesinde kritik rol üstlenen proje, planlanan teslim tarihinden 5 ay önce tamamlanarak örnek bir mühendislik başarısına imza attı.

1 Mart 2024’te başlanan ve  planlanandan çok daha önce 31 Ekim 2025’te tamamlanan projenin  açılış törenine; Romanya Meclis Başkanı ve PSD Genel Başkanı Sorin Grindeanu, Ulaştırma Bakanı Ciprian-Constantin Șerban, eski Başbakan Marcel Ciolacu, Karayolları (CNAIR) Genel Müdürü Cristian Pistol, Buzău Bölgesel Karayolları ve Köprüler Müdürü Sorin Rabu, Makyol İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Çebi, Nurol İnşaat Genel Müdürü Nurettin Akdeniz ve Makyol Romanya CEO’su Saffet Oğuz Çebi ile birlikte CNAIR üst yönetimi ve çok sayıda davetli katıldı. 

Romanya’nın modern ulaşım vizyonuna güçlü bir katkı sunan, toplam 13,9 kilometre uzunluğundaki Lot-3; Pietroasele – Buzău arasındaki hatta konumlanıyor ve 6 köprü, 1 alt geçit, 2 büyük kavşak, servis alanı ve bakım–işletme merkezi gibi modern altyapı unsurlarıyla A7 otoyolunun en etkili bölümlerinden birini oluşturuyor. Güzergâhın sonunda yer alan DN2B kavşağı ile güzergâhın ilk 3 kilometrelik kısmı ise sözleşme süresinden 10 ay önce trafiğe açılmıştı. Bu, projenin hız ve kalite açısından gösterdiği örnek performansın en çarpıcı göstergelerinden biri oldu.

Lot-3 kesiminin devreye alınmasıyla, “Moldova Yolu” olarak bilinen kuzeydoğu koridorunda kesintisiz ulaşım kapasitesi daha da güçlendi. Seyahat sürelerinin kısalması, trafik güvenliğinin artması, ticaret hacminin desteklenmesi ve bölgesel kalkınmanın hızlanması gibi etkiler, A7 otoyolunun Romanya’nın ekonomik büyüme vizyonundaki kritik rolünü pekiştiriyor.

Romanya’da hem yerel hem de Türk iş ortaklarıyla birlikte ülkenin ulaştırma altyapısı için önemli projeleri hayata geçen Makyol İnşaat, bugün itibarıyla Romanya genelinde 7 aktif proje yürütüyor. Bu projeler toplam 128,55 kilometrelik karayolu ve 6,6 kilometrelik metro inşaatını kapsıyor. Temelleri 1965 yılında Saffet Çebi tarafından atılan Makyol İnşaat, Türkiye’de otoyol, metro, havalimanı, tünel, baraj ve köprü gibi ağır altyapı projelerinin yanı sıra yurt dışında da Fas, Cezayir, Kazakistan, Irak, Azerbaycan, Kuveyt, Umman ve Ukrayna gibi ülkelerde de önemli çalışmalar yürütüyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

‘Kadın Yazarlar ile Şiddet Üzerine Söyleşiler’ etkinliği düzenlendi

Maltepe Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında  “Kadın Yazarlar ile Şiddet Üzerine Söyleşiler” etkinliği düzenledi. Programda kadına yönelik her türlü şiddete karşı çıkılarak kadınların yanında durmaya devam edileceği mesajı verildi. 

Maltepe Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü iş birliğiyle Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde organize edilen programa, kadın ve çocuklara yönelik istismar ve şiddet alanında çalışmalara imza atan gazeteci- yazar Sinem Nazlı Demir konuk olarak katıldı. 

‘ŞİDDETİ DİNDİRMEK HEPİMİZİN ÜZERİNE DÜŞEN BİR GÖREV’

Programın açılış konuşmasını yapan Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut,  Maltepe Belediyesi’nin Maltepeli kadınları güçlendirmeye, sosyo-ekonomik özgürlüklerini desteklemeye yönelik hizmetleriyle ilgili bilgilendirme yaptı. Sadece aile içi şiddetin değil sokak şiddetinin de had safhada olduğuna dikkat çeken Karabulut “Bu öfkeyi dindirmek hepimizin üzerine düşen bir görev. Bugün burada düzenlediğimiz programla hep beraber kadına yönelik şiddete karşı dur demek için harekete geçmeliyiz.” şeklinde konuştu.   

YASAL MEKANİZMALARI HATIRLATTI

Açılış konuşmasının ardından Merve Özülkü’nün moderatörlüğünde gazeteci- yazar Sinem Nazlı Demir, kadına şiddet konusunda sunum yaptı.  2024 yılında 394 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü, 259 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğunu kaydeden Demir, kol kırılır yen içinde kalır anlayışının kadınları ölüme sürüklediğini ifade etti. Demir, katılımcılara şiddetle mücadeleye karşı başvurabilecekleri  yasal mekanizmaları da hatırlattı. İnteraktif söyleşide ise Demir katılımcılara Maltepe’de konuşmak istediklerini de sorarak yanıtlar aldı. Programın bitiminde Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut tarafından Demir’e çiçek takdim edildi. Demir ise Karabulut’a kitabını imzalayarak hediye etti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mimar Sinan Musiki Derneği kulakların pasını sildi

Mimar Sinan Musiki Derneği, 27 Kasım Perşembe akşamı Saray Atatürk Kültür Merkezi’nde “Sezen Aksu Şarkıları” konseriyle Saraylılarla buluştu. Konserde birbirinden güzel Sezen Aksu eserlerini seslendiren Şef Ensar Tunç yönetimindeki koro kulakların pasını sildi.

MİMAR SİNAN MUSİKİ DERNEĞİ BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI
Mimar Sinan Musiki Derneği “Sezen Aksu Konseri’’ ile Saraylılara unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Saray Atatürk Kültür Merkezi’nde Ensar Tunç’un şefliğinde gerçekleşen konsere sanatseverlerin katılımı yoğun oldu.
BAŞKAN TAŞYASAN ÇİÇEK TAKDİM ETTİ
Mimar Sinan Musiki Derneği “Sezen Aksu Şarkıları Konseri” ile dinleyenlerin kulaklarının pasını sildi. Konserde birbirinden güzel Sezen Aksu şarkılarını seslendiren Mimar Sinan Musiki Derneği ayakta alkışlandı. Ensar Tunç’un şefliğinde gerçekleşen konserin finalinde Saray Belediye Başkanı Abdül Taşyasan, unutulmaz bir akşam yaşatan Şef Ensar Tunç ve koroya teşekkür ederek çiçek takdim etti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bayrampaşalı öğretmenler Edirne’de

İstanbul Bayrampaşa Belediyesi, 24 Kasım Öğretmenler Günü münasebetiyle ilçedeki öğretmenlere yönelik Edirne’ye kültür gezisi düzenledi.

Bayrampaşa’da görev yapan yüzlerce öğretmen Edirne’deki tarihi mekânları ve yapıları görerek güzel bir gün geçirdi.

Edirne gezisi kapsamında, Selimiye Camii, Burmalı (Üç Şerefeli) Camii, Eski (Ulu) Camii, Meriç Köprüsü ve Karaağaç Tren İstasyonu’nu gibi tarihi mekânlar ve yapılar ziyaret edildi.

Öğle yemeği de ikram edilen öğretmenler, geziden duydukları memnuniyeti dile getirerek Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın’a ve ekibine teşekkür ettiler.

Gezi boyunca öğretmenlere eşlik eden Bayrampaşa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Onat, “Verdikleri eğitim ile evlatlarımızı yarınlara hazırlayan kıymetli öğretmenlerimizi Edirne’de ağırlamaktan mutluluk duyduk.” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk mutfağı Japonya’da Women Üniversitesi müfredatına girmesi için büyük bir adım atıldı

Türkiye’nin Japonya’ya yaptığı gıda ihracatının yüzde 35’ine imza atan Ege İhracatçı Birlikleri, Türk mutfağının Japonya’da Otsuma Women’s Üniversitesi’nde ders müfredatına girmesi için büyük bir adım attı.

Türkiye’nin Michelin yıldızlı restoranı TERUAR’ın kurucusu ve şefi Osman Serdaroğlu, Otsuma Women’s Üniversitesi’nde öğrenciler ve akademisyenlere 3 seansta Türk mutfağını anlattı. Türk mutfağının lezzetlerinden menüler hazırladı, Japon öğrencilerin ve akademisyenler Türk menülerine hayran kaldı.

Şef Osman Serdaroğlu, Türk orkinosu, zeytinyağı, kuru meyve, baharat, bulgur, nar ekşisi gibi öne çıkan ürünlerimizin kullanıldığı menüleri öğrencilere sundu. Ayrıca bakır cezve ve çaydanlıkla hazırlanan Türk çayı ve Türk kahvesi seremonisi de programa ayrı bir zenginlik kattı.

Türk mutfağının önümüzdeki süreçte Otsuma Women’s Üniversitesi ders programına girmesi için Ege İhracatçı Birlikleri ve Üniversite Yönetimi arasındaki görüşmeler olumlu bir zeminde ilerliyor.

Uçak: “Japonya’ya gıda ihracatında hedefimiz 1 milyar dolar”

Türk gıda ihracatçıları olarak Japonya’ya son 5 yılda ihracatlarını yüzde 75’lik artışla 209 milyon dolardan 367 milyon dolara çıkardıklarını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Otsuma Women’s Üniversitesi’yle yapılan iş birliği sayesinde Türkiye’nin Japonya’ya gıda ihracatının yeni bir atılım göstermesini beklediklerini belirtti.

“Türkiye dünyanın gıda ambarı” diyen Uçak, “Japonya’ya meyve sebzeler ve meyve sebze mamullerinden su ürünlerine, kuru meyvelerden hububat bakliyat yağlı tohumlara, odun dışı orman ürünlerinden zeytin ve zeytinyağına geniş bir ürün gamında lezzetler sunuyoruz. Otsuma Women’s Üniversitesi’nde gastronomi okuyan şef adayları bu projeyle Türk mutfağını öğrenerek mezun olacaklar. Türk lezzetlerine profesyonel kariyerlerinde yer verecekler. Ege Bölgesi’nden Japonya’ya 2024 yılında ihracatımız yüzde 42’lik artışla 89 milyon dolardan 126 milyon dolara yükseldi. Türkiye’nin Japonya’ya gıda ürünleri ihracatını orta vadede 1 milyar dolara çıkaracak güzel bir iş birliğini başlattık” diye konuştu.

Işık: “Turkish Tastes’te ikinci durak Japonya olacak”

Japonya’nın yıllık 80 milyar dolar gıda ürünleri ithal ettiğine dikkati çeken Ege İhracatçı Birlileri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Otsuma Women’s Üniversitesi’yle iş birliğinin tohumlarının 11-14 Mart 2025 tarihleri arasında düzenlenen Foodex Fuarı’nda atıldığını kaydetti.

Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 6 gıda birliğinin ABD pazarında başarıyla sürdürdüğü Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi’nde 6. Yıla girdikleri bilgisini veren Işık şöyle devam etti: “Turkish Tastes Projesi’nde başarının altında yatan etkenlerden birisi ABD’li şeflerle ve üniversitelerle yürüttüğümüz ortak projeler oldu. Japonya pazarında da yürüteceğimiz TURQUALITY Projesini sağlam zemine inşa ediyoruz. Japonya’da tek kişilik yaşam ve çalışan çiftlerdeki artış nedeniyle hazır yemeklere yöneliş var. Bu da işlenmiş ve dondurulmuş sebzelere olan talepleri artıyor. Türkiye bu noktada güçlü üreticilere sahip. Ege Bölgesi’nden Japonya’ya ihracatta 2024 yılında kuru meyve sektörümüz 42 milyon dolarlık performansla lider oldu. Hedefimiz Japonya’ya kuru meyve ihracatını orta vadede 100 milyon dolara çıkarmak.”

Girit: “Foodex Fuarına 25 yıldır katılıyoruz”

Uzakdoğu’nun en büyük gıda fuarı olan Japan Foodex Fuarı’nın Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu 25 yıldır Ege İhracatçı Birlikleri’nin yaptığı bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, her yıl 40’ın üzerinde gıda ihracatçısı Türk firmasının Foodex Fuarı’na katıldığını, Japon tüketicilerin beklentilerine göre üretim kültürünün Türk gıda sektöründe yerleştiğini ifade etti.

Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının Japonya’ya 2024 yılında yüzde 121’lik artışla 53 milyon dolardan 118 milyon dolara çıktığını dillendiren Girit, “Japonların milli yiyeceği suşi Türkiye’den ihraç edilen orkinoslarla yapılıyor. Etkinlik süresince Türkiye’nin Michelin yıldızlı restoranı TERUAR’ın kurucusu ve şefi Osman Serdaroğlu, Türk orkinosundan menüler hazırladı. Bu iş birliğinin meyvelerini önümüzdeki yıllarda yiyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Öztürk: “Japonlar Türk makarnasına hayran”

Japon tüketicilerin öncelikli talebinin kaliteli ve sağlıklı gıda olduğunun altını çizen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Japon tüketicilerin kaliteli ve sağlıklı gıdaya hak ettiği fiyatı ödediğine vurgu yaptı.

Japonların Türk makarnasına yoğun ilgi gösterdiğini paylaşan Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Japonya’da 2024 yılında 72 milyon dolarlık makarna ihraç ettik. Makarna ihracatında Japonya ikinci büyük pazarımız oldu. Bitkisel yağlar, baharatlar, şekerleme ürünleriyle Japonya’ya 2024 yılında ihracatımızı yüzde 11’lik artışla 95 milyon dolardan 107 milyon dolara yükselttik. Japonya’ya gıda ihracatımızı 1 milyar dolara taşırken, 250 milyon dolarının bizim sektörümüzden olması için çaba göstereceğiz.”

Uygun: “Japonya ikinci büyük ihraç pazarımız oldu”

Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü olarak üretici olmayan pazarlara odaklandıklarına değinen Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, Japonya’nın stratejilerinin merkezindeki ülkelerden birisi olduğunu, Japonya’da 90’lı yıllarda 5 bin ton seviyesinde olan zeytinyağı tüketiminin günümüzde 50 bin tona ulaştığını dile getirdi.

ABD’de sürdürdükleri Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi sonrasında Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında ABD’nin payının yüzde 46’ya yükseldiğini söyleyen Uygun, “ABD pazarındaki benzer bir başarıyı Japonya’da tekrarlamak istiyoruz. Japonya mevcut ihracat rakamıyla bizleri umutlandırıyor. Türkiye olarak, 2024/25 sezonunu 50 bin 713 tonluk zeytinyağı ihracatıyla geride bıraktık. Bu ihracatta ABD’den sonra ikinci sırada 22 milyon 511 bin dolarla Japonya yer aldı. Amacımız Japonya’ya zeytinyağı ihracatında yüzde 10 pazar payına ulaşmak” dedi.

Gürle: “Baharatlar tüm yemeklere lezzet katıyor”

Japon mutfağında baharatların yoğun kullanıldığını ifade eden Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Türkiye’den baharat ürünleri ihracatında Japonya’nın 4,8 milyon dolarla ön sıralarda yer aldığını, Otsuma Women’s Üniversitesi’yle yapılan iş birliğinin Türk baharatlarının Japon mutfağındaki temsiliyetini artıracağını vurguladı.

Defne ve kekikte Türkiye’nin dünya birincisi olduğunu paylaşan Gürle şöyle konuştu: “Türkiye’nin Michelin yıldızlı restoranı TERUAR’ın kurucusu ve şefi Osman Serdaroğlu etkinlik kapsamında Türk mutfağının ve baharatlarının kültürel zenginliğini, pişirme tekniklerini ve gastronomik mirası üniversitenin akademisyen ve öğrencilerine kapsamlı bir şekilde aktardı. Programa Tokyo Ticaret Başmüşavirlerimiz Mukaddes Nur Yılmaz ve Sedat Yıldız, Müşavirliğimiz Uzmanı Mehmet Ayaz katılım sağladı ve bize büyük destek verdiler. Etkinlik boyunca toplamda yaklaşık 80 öğrenci, Türk mutfağını hem teorik hem de uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Katılımcılardan “Türk mutfağının dünya mutfakları arasındaki güçlü konumunu yeniden fark ettim” ve “Türkiye’yi ziyaret ederek yemekleri yerinde tatmak istiyorum” gibi olumlu geri bildirimler aldık. Türk mutfağına yönelik ilginin belirgin şekilde arttığı gözlemledik.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

25. Uluslarararası Antalya Piyano Festivali muhteşem bir konserle başladı

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye’nin en önemli sanat etkinliklerinden biri olan Uluslararası Antalya Piyano Festivali muhteşem bir konserle başladı. Festivalin açılış konseri Cem Adrian’ın etkileyici yorumları ve Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın güçlü performansı eşliğinde gerçekleşti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, “Antalya’mızın Akdeniz’in ışığıyla parlayan bir şehir olduğu kadar evrensel sanatın ışığını da parlatmak için barışın, kardeşliğin, özgürlüğün ve adaletin sesini müzikle buluşturmaya devam edeceğiz” dedi.

Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyesi “Uluslararası Antalya Piyano Festivali” bu yıl 25’inci kez sanatseverlerle buluşuyor. 13 Kasım’a kadar devam edecek festival Türk müziğinin özgün ve sıra dışı sesi Cem Adrian ve Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın unutulmaz konseri ile başladı. Atatürk Kültür Merkezi’ni dolduran Antalyalı sanatseverler Cem Adrian’ın eşsiz sesi, duygu dolu şarkıları ve sahne performansıyla çok özel bir gece yaşadı.

MÜZİĞİN EVRENSEL DİLİ AKDENİZ’İN SICAKLIĞIYLA BULUŞACAK

Konserin açılışında konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya’nın sanatla kurduğu güçlü bağın en özel yansımalarından biri olan 25’inci Uluslararası Antalya Piyano Festivali’ne ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Özdemir, “Bir festival için 25 yıl sahiplenilmiş sanat, kalıcı bir kültür ve büyük bir emek demektir. Çeyrek asrı geride bırakan festivalimizde Antalya’mız yine dünya sahnelerinde iz bırakan sanatçıları ağırlayarak müziğin evrensel dilini Akdeniz’in sıcaklığıyla buluşturacaktır. Değerli piyanistlerin genç yeteneklerin, Türkiye’nin gururu sanatçıların sahne alacağı her bir performansın sizlere unutulmaz anlar yaşatacağına inanıyorum” dedi.

SANATIN IŞIĞI HİÇ SÖNMEYECEK

Antalya Piyano Festivali’nin yıllar boyu sadece konserlerden ibaret bir etkinlik değil kültürlerarası bir buluşmanın, sanatın ve ortak hafızanın adı olduğunu söyleyen Özdemir, “Bizler bu bilinçle Antalya’mızın Akdeniz’in ışığıyla parlayan bir şehir olduğu kadar evrensel sanatın ışığını da parlatmak için barışın, kardeşliğin, özgürlüğün ve adaletin sesini müzikle buluşturmaya devam edeceğiz” dedi. Sanata olan duyarlılığı ve Antalya’nın sanat hayatına kattığı değer için Antalyalılara teşekkür eden Özdemir, “Sanatın ışığının hiç sönmediği bir Antalya için; Atatürk’ün gösterdiği çağdaş ve özgür Türkiye yolunda adaletle, kültürle, bilimle ve sanatla ilerlemeye devam edeceğimizin sözünü veriyoruz” diye konuştu.

CAM ADRİAN GÜÇLÜ YORUMUYLA BÜYÜLEDİ

Özdemir’in konuşmasının ardından büyülü sesi ve güçlü yorumu ile Cem Adrian sahneye çıktı. Sanatseverlerin yoğun alkışı eşliğinde sahneye gelen Adrian, festivalin açılışına özel hazırladığı repertuvarıyla dinleyicileri duygusal bir yolculuğa çıkardı. Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın usta sanatçılarının seslendirdiği eserler, izleyenler tarafından dakikalarca alkışlandı. Yaklaşık iki saat süren konserde Şef Özgür Sevinç’in yönettiği Antalya Devlet Senfoni Orkestrası da Cem Adrian’ın seslendirdiği eserlere güçlü yorumlarıyla eşlik etti. Adrian’ın seslendirdiği “Mutlu Yıllar, Derinlerde, Sarı gelin, Uzun İnce Bir Yoldayım, Kum Gibi, Öf Öf” gibi eserler sanatçının güçlü yorumuyla birleşince salonda büyüleyici bir atmosfer oluştu.

FESTİVAL 13 ARALIK’A KADAR DEVAM EDECEK

Cem Adrian ve Antalya Devlet Senfoni Orkestrası konser sonunda dakikalarca ayakta alkışlandı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Uluslararası Antalya Piyano Festivali’ne katkıları için Cem Adrian ve Şef Özgür Sevinç’e çiçek ve plaket takdim etti. Uluslararası Antalya Piyano Festivali, 13 Aralık’a kadar dünya çapında tanınmış piyanistleri, genç yetenekleri ve farklı tarzlardan sanatçıları Antalyalılarla buluşturmaya devam edecek. Festivalde 19 Kasım Cumartesi günü Gökhan Aybulus, 3 Aralık Çarşamba günü Jamal Aliyev ve Ece Dağıstanlı, 5 Aralık Cuma Günü Mavi Siyah, 6 Aralık Cumartesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Genç Yetenekler, 10 Aralık Çarşamba Barış Büyükyıldırım, 13 Aralık Cumartesi ise Igudesman ve Joo Antalyalılar ile birlikte olacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı