Smyrna Tiyatrosu gün yüzüne çıkıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent tarihi açısından büyük önem taşıyan Smyrna Antik Kenti kazı çalışmalarını desteklemeyi sürdürüyor. Büyükşehir, 2025-2027 yılları arasında kazıya toplam 34,5 milyon lira kaynak ayıracak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Antik Smyrna Tiyatrosu ile Smyrna Agorası’ndaki Roma dönemi hamamının gymnasium bölümünü gün yüzüne çıkarmak için yoğun bir çalışma yürüten Prof. Dr. Akın Ersoy’un başkanlığındaki ekibi ziyaret ederek destek mesajı verdi. 

İzmir’in merkezinde yer alan Smyrna Antik Kenti, 2007’den bu yana yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılan eserlerle kentin tarihine ışık tutuyor. İzmir kent merkezindeki tarihi aksı ayağa kaldırarak turizme kazandırmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi Smyrna Antik Kenti kazılarına da büyük destek veriyor. 2025-2027 yılları arasında kazıya toplam 34,5 milyon lira kaynak ayırmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent sınırları içindeki birçok kazı çalışmasına da sponsor olmaya devam ediyor.  

Tugay çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı 

20 bin kişilik kapasitesiyle Efes Antik Tiyatrosu büyüklüğündeki Antik Smyrna Tiyatrosu ile Smyrna Agorası’ndaki Roma dönemi hamamının gymnasium bölümünü gün yüzüne çıkarmak için yoğun bir çaba sarf eden Prof. Dr. Akın Ersoy’un başkanlığındaki ekibi ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Başkan Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Prof. Dr. Pınar Okyay ve Dr. Hakan Uzun, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Hasibe Velibeyoğlu ile bürokratlar eşlik etti. Prof. Dr. Akın Ersoy, bölgede yaptıkları kazı çalışmaları hakkında Başkan Tugay’a bilgi vererek burada düzenlenecek etkinliklerin alana ilgiyi artıracağını söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Hasibe Velibeyoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı Tarihsel Çevre ve Kültür Varlıkları Şube Müdürü Hilmi Gökhan Kutlu alanın planlarını anlattı. 

“Yanınızdayız”

Kazıda görevli arkeologlarla buluşan ve kürekle çalışmalara katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Ellerinize sağlık. Ben yeniden geleceğim. Yanınızdayız, hiç merak etmeyin” şeklinde konuştu. Başkan Tugay, bölgedeki taşıt yollarını da düzenleyeceklerini söyledi.  

Ziyaretçilerin kentin geçmişi ile ilişki kurmalarına aracılık edecek

Türkiye’de ilk kez İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2012 yılında devreye alınan “Arkeolojik Kazılar Maddi Destek Programı” aracılığıyla İzmir’de yer alan 16 kazı alanına maddi destek sağlanıyor. Program kapsamında yer alan Antik Smyrna Kenti kazılarında çalışmalar günümüzde büyük oranda Roma Tiyatrosu’nun ortaya çıkarılmasına odaklandı.   Kadifekale’nin kuzey yamacında inşa edilmiş olan tiyatro, İzmir Körfezi’ni izleyen bir konuma sahip. Tiyatronun M.Ö. 1. yüzyıldan beri var olduğu biliniyor. Tiyatronun 152 metre çapında üç kademeli bir oturma alanı olduğu biliniyor ve seyirci kapasitesinin yaklaşık 20 bin kişi olduğu düşünülüyor. Destek programı sayesinde bilimsel kazı çalışmalarının hızlı bir şekilde tamamlanması ve ziyarete açılması hedefleniyor. Tiyatro alanının kent ile ilişkisinin kurulması ve bağlantılarının güçlendirilmesi amacıyla çevre sokaklarda sağlıklaştırma projeleri hazırlanıyor. Tiyatro ve Kadifekale arasında kalan bölge bir Arkeoloji ve Tarih Parkı olarak dönüşecek. Bu alanlar çeşitli düzenlemeler ve etkinlikler aracılığıyla ziyaretçilerin kentin geçmişi ile ilişki kurmalarına aracılık edecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kartepe Sanat Evi’nde Sanat Yolculuğu

Kartepe Belediyesi, kültür ve sanat faaliyetleri kapsamında önemli bir etkinliğe daha ev sahipliği yapıyor. Ressam Ülkü Aksoy’un “Yansımalar / Reflections” isimli kişisel resim sergisi, 03 – 19 Aralık 2025 tarihleri arasında Kartepe Sanat Evinde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Duyguların ve Işığın Yansıması

“Yansımalar / Reflections” sergisi, Aksoy’un farklı teknik ve renk anlayışını bir araya getirdiği çalışmalardan oluşuyor. Soyut ve figüratif öğelerin harmanlandığı koleksiyon, izleyiciyi renk ve ışığın etkisiyle derin bir estetik yolculuğa davet ediyor.

Kartepe Belediyesi’nden Sanata Tam Destek

Kartepe Kent Meydanı’nda bulunan Sanat Evi’ndeki serginin açılışı, 3 Aralık Çarşamba günü saat 14.00’te gerçekleştirilecek. Açılış töreninde sanatçı, eserlerinin ortaya çıkış süreci ve serginin temasına ilişkin görüşlerini ziyaretçilerle paylaşacak. Kartepe Belediyesi, ilçede kültür–sanat faaliyetlerinin çeşitlenmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması amacıyla düzenlediği etkinliklerle sanatın gelişimine destek olmaya devam ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

QNB Türkiye, Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları’nda Antalya Reel Sektör Temsilcileri İle Bir Araya Geldi

QNB Türkiye “QNB Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları” kapsamında Antalya’da reel sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman ve QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan’ın katılımıyla düzenlenen panelde, dijitalleşmenin hızlandığı çağda yeni finansman ihtiyaçları ile yeşil dönüşümün ticaret üzerindeki etkileri ele alındı.

QNB Türkiye’nin reel sektör temsilcilerini bir araya getirdiği “QNB Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları”nın 18’incisi Antalya’da gerçekleştirildi. Panelde; dijitalleşme, değişen finansman ihtiyaçları, yeşil dönüşümün ticaret üzerindeki etkileri ve güncel ekonomik gelişmeler ele alındı. Reel sektör temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği panelde dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı güncel eğilimler değerlendirilerek ticaretteki bu dönüşümün iş dünyasına etkilerine dair görüşler paylaşıldı.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman paneldeki konuşmasında dijitalleşmenin önemini şu sözlerle vurguladı:

“Antalya, Türkiye ekonomisinin en güçlü lokomotiflerinden biri. Turizm, tarım, sanayi ve ticareti aynı anda büyütebilen nadir şehirlerdeniz. ‘Bacasız sanayi’ dediğimiz turizm sektörünün ağırlığı oldukça yüksek. Bugün dünyada havayolu ile doğrudan en çok ziyaretçi alan şehirler arasında yer alıyoruz. 250 milyonun üzerindeki konaklama ve yüksek ortalama kalış süresiyle Türkiye’nin turizm gelirlerinin önemli bir bölümünü Antalya sağlıyor. Biz gelen turist sayısından çok, kişi başına elde edilen gelire ve ziyaretçinin şehirde geçirdiği süreye odaklanıyoruz. Ziyaretçi adedi artışı olmadan gelir artışı sağlayabilen bir kentiz ve stratejilerimizi bunun üzerine kuruyoruz.

Antalya’nın yaklaşık 17 milyar dolarlık turizm ihracatının yanında yaklaşık 500 milyon dolarlık sanayi ihracatı var. Ayrıca Ticaret ve Sanayi Odamıza kayıtlı 2 bin 200 bilişim firmamız bulunuyor. Turizm teknolojileri ihraç eden, bireysel seyahat planlamasını dijitalleştiren güçlü bir ekosistem oluşturduk. Tanıtım ve pazarlamadan satış modellerine kadar her aşamada dijitalleşme, işimizi kolaylaştıran ve maliyetleri azaltan önemli bir unsur haline geldi.

Ancak tüm bu başarıya rağmen finansal sürdürülebilirlik kritik. Tarımda ise örtü altı üretimde Türkiye’nin yaklaşık yüzde 50’sini karşılayan bir kent olarak daha güçlü destek mekanizmalarına ihtiyaç duyuyoruz.

Antalya’nın potansiyeli çok yüksek; doğru finansman, dijitalleşme ve stratejik planlama ile bu potansiyeli tüm Türkiye ekonomisine yayılan daha güçlü bir değere dönüştürebiliriz.”

Ömür Tan: “Uluslararası ticarette rekabet etmek isteyen işletmeler için yeşil dönüşüm artık kaçınılmaz”

Panelde konuşan QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, şu ifadeleri kullandı:

“Antalya’da reel sektörün önde gelen temsilcileriyle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Saha ziyaretlerimizde turizm, sanayi ve tarım başta olmak üzere pek çok alanda son derece verimli sohbetler gerçekleştirdik. 2017’den bu yana düzenlediğimiz QNB Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları’nın 18’incisini burada yapmak, bölgenin potansiyelini ve dinamizmini bir kez daha yakından görmemizi sağladı.

Bu buluşmaların felsefesi bankamızın DNA’sıyla tamamen örtüşüyor: müşterilerimizi anlamak, dinlemek ve onların ihtiyaçlarına uygun çözümler üretmek. 17 milyon kişinin üzerinde turist ağırlayan Antalya bizim için çok değerli; ancak şehrin yalnızca turizmde değil, tarımda, ticarette, teknolojide ve sanayide de büyük fırsatlar barındırdığını görüyoruz. Bu entegre ekonomik model, Türkiye’nin geleceğinde kritik bir rol oynuyor.

Sektör temsilcilerimizin taleplerini dinlediğimizde üç ana başlık öne çıkıyor: finansman, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik. Dijitalleşme, özellikle satışın zorlaştığı dönemlerde maliyet avantajı sağlayarak işletmelerin nakit akışlarını daha etkin yönetilmesine imkân tanıyor. QNB Dijital Köprü, Türkiye’nin en büyük Kobi platformlarından biri olarak, sunduğu çok çeşitli ürün ve hizmetlerle firmaların dijital dönüşüm yolcuklarında ihtiyaç duydukları kaynaklara erişimi kolaylaştırıyor. 

Sürdürülebilirlik ise artık sadece çevreyi koruma ya da bir imaj meselesi değil; doğrudan maliyet ve rekabet avantajı sağlayan stratejik bir unsur. İhracatımızın büyük bölümü Avrupa’ya yapılıyor ve uluslararası ticarette belirlenen karbon sınırlamalarının dışında kalma, rekabet edememek anlamına geliyor. Bu nedenle teknolojiye yatırım yapmak ve karbon ayak izini azaltmak zorundayız. Biz de bu çerçevede mavi tahvil, sürdürülebilir kredi ürünleri ve karbon azaltımındaki iyileşmeye göre faizi düşen yeşil kredi gibi ürünlerle firmalarımızı destekliyoruz.

Bugün proje finansmanı kredilerimizin yaklaşık yüzde 37’si sürdürülebilir kaynaklardan oluşuyor ve toptan fonlama kaynaklarımızın yaklaşık yüzde 30’unu sürdürülebilirlik taahhütlü kaynaklardan sağlıyoruz. Bu güçlü kaynak yapısı, firmalarımızın yeşil dönüşümünü destekleme kararlılığımızı pekiştiriyor. Önümüzdeki dönemde küresel rekabette geri kalmamak için bu dönüşümün vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz.

QNB Türkiye olarak her zaman olduğu gibi iş insanlarımızın yanında olmaya ve Türkiye ekonomisini bütün gücümüzle desteklemeye devam edeceğiz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bergama Belediyesi Kültür Merkezi’nde Aralık Ayı Dopdolu Geçecek

Bergama Belediyesi, Bergama Kültür Merkezi çatısı altında Aralık ayı boyunca tiyatrodan konsere, çocuk oyunlarından gösterimlere uzanan zengin bir etkinlik programıyla sanatseverleri bir araya getiriyor. Ücretsiz ve biletli olarak düzenlenecek etkinliklerle her yaştan vatandaş için kültür ve sanat dolu bir ay planlandı.

Etkinlikler, 5 Aralık Cuma günü saat 20:30’da sahnelenecek, “Kurtuluşun Kadınları” tiyatro oyunuyla başlayacak. Tiyatro Ofisi tarafından 12 yaş üstüne sahnelenecek oyun Kurtuluş Mücadelesi’nde kadınların önemine vurgu yapacak.

12 Aralık Cuma günü yine saat 20:30’da, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yenibağarası Köy Tiyatrosu tarafından sahnelenecek “Adımız Kadın, Soyadımız Zafer” oyunu seyirciyle buluşacak. 12 yaş üzeri için uygun olan oyun, kadın mücadelesini sahneye taşıyacak.

Çocuklar için özel olarak hazırlanan program kapsamında 16 Aralık Salı günü, 1. Seans saat 11:00’de, 2. Seans saat 14:00’te olmak üzere Tiyatro Ofisi tarafından sahnelenecek “Şarlo” çocuk oyunu küçük izleyicilerimizle buluşacak. 5 yaş üzeri için uygun olan oyun, eğlenceli ve öğretici içeriğiyle dikkat çekiyor.

19 Aralık Cuma günü saat 20:30’da BERKSAV Oda Tiyatrosu tarafından sahnelenecek “Kemal Kırlar ile Tiyatro Sporu” izleyicilere keyifli ve interaktif bir tiyatro deneyimi sunacak.

Aralık ayının finali ise “Yeni Yıl Konseri” ile olacak. 29 Aralık Pazartesi günü saat 20:30’da İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu’nun gerçekleştireceği “Yeni Yıl Konseri” BerKM sahnesinde sanatseverlerle buluşacak.

Bergama Belediyesi’nin düzenlediği tüm etkinlikler ücretsiz ve biletli olacak. Biletler, BerKM gişesinden temin edilebilecek. Bergama Belediyesi olarak tüm hemşehrilerimizi ve misafirlerimizi Aralık ayı boyunca kültür ve sanatla buluşmaya davet ediyoruz. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mastercard, Türkiye’deki 30. yaşını kutluyor

Mastercard, Türkiye’de 30 yıldır ödeme teknolojilerinin dönüşümüne katkı veriyor. Türkiye’de faaliyete başladığı günden bu yana dijital ödemeler alanındaki gelişimini destekleyen şirket, 30. yılını kutlarken geleceği şekillendirecek teknoloji, fikir ve yeteneklere odaklanıyor. Türkiye’deki iş ortakları ile birlikte birçok ilki hayata geçiren Mastercard, Türkiye’nin ödeme sistemlerinde güçlü bir ülke olması için önümüzdeki dönemde de teknoloji ve inovasyon odaklı büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.

Mastercard’ın Türkiye’deki 30 yılının ülkedeki dijital ödemelerin gelişim hikayesiyle çok paralel olduğunu belirten Mastercard Doğu Avrupa Bölge Başkanı Yasemin Bedir, “Mastercard’ın Türkiye’deki yolculuğuna başladığı dönemde ülkemiz ödeme sistemlerinde büyük bir dönüşümün eşiğindeydi ve Mastercard bu potansiyelin tam kalbinde yer alıyordu. Bizim için bu 30 yıl, sektörümüzde pek çok alanda inovasyonla değer yaratmanın hikayesi. Bugün, 12 ülkenin yer aldığı Doğu Avrupa Bölgesi’nin yönetim merkeziyiz. Türkiye’de geliştirdiğimiz yenilikçi ürün ve hizmetleri bölgeye ihraç ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyon mirasımızı geleceğe taşıyacak heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz” dedi. 

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı ise şöyle konuştu: “30 yıldır ülkemizin dijital ekonomi vizyonunu destekliyor, finansal ekosisteme değer katıyor ve tüketicilerin yaşam kalitesini artıran çözümler geliştirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin güçlü teknoloji altyapısı ve yenilikçi bakış açısı sayesinde, bugün sadece ülkemize değil, bölgeye de yayılan projeler üreten bir inovasyon merkezi haline geldik. Her yıl 100’ün üzerinde iş ortağımızla 150’den fazla proje yürütüyor, bankalardan finteklere, kamu kurumlarından merkez bankalarına uzanan geniş bir paydaş ağı ile finansal kapsayıcılık ve dijital dönüşüm alanlarında birlikte çalışıyoruz. 30 yıldır Türkiye’nin ritmini paylaştığımız bu yolculukta yanımızda olan tüm paydaşlarımıza, tüketicilerimize ve Mastercard ailesine teşekkür ediyorum.”

Geleceği yapay zeka, yetenek ve sanat şekillendirecek.

Mastercard, geleceğin şekillenmesinde üç temel unsurun belirleyici olacağına inanıyor: yapay zeka, sanat ve yetenek. Yapay zekayı operasyonel verimlilikten müşteri deneyimine uzanan tüm süreçleri güçlendiren bir teknoloji altyapısı; yeteneği kurumların dönüşüm kapasitesini artıran stratejik insan kaynağı; sanatı ise inovasyonu besleyen yaratıcı düşüncenin dinamosu olarak konumlandırıyor. Bu vizyon doğrultusunda Mastercard, yıl boyunca sürecek kapsamlı bir yapay zeka inisiyatifi başlatarak sektörü ve kamuoyunu yapay zeka odaklı gelişmelerle buluşturacak. Teknolojide Kadın Derneği iş birliğiyle, sektörde yapay zeka alanında donanımlı kadın iş gücünü yetiştirmeyi hedefleyen bir akademi de kuracak. Ayrıca, tüketiciler için Paha Biçilemez platformu üzerinden ilham verici sanat deneyimleri sunmaya devam edecek.

30. yıla özel dijital sanat eseri

Mastercard Türkiye’nin 30. yılı anısına genç tasarımcı Ecem Dilan Köse tarafından özel olarak üretilen Mycorrhiza isimli dijital sanat eseri, doğadaki ortak yaşam birliğinden ilham alıyor. Bu eser, Mastercard’ın iş ortaklarıyla kurduğu güven, iş birliği ve iletişim değerlerini sembolize ediyor; tıpkı doğada birbirine bağlı köklerin oluşturduğu yaşam ağı gibi, Mastercard ve paydaşları da birlikte, tek başlarına yaratamayacakları güçlü bir ekosistem inşa ediyorlar. Marka değerleri etrafında şekillenen bu yenilikçi çalışma, Mastercard’ın sanatla kurduğu bağın güçlü bir ifadesi niteliğinde.

Özel bir geceyle kutladı

Mastercard Türkiye, 30. yıl dönümünü iş ortaklarının katılımıyla düzenlenen özel bir geceyle kutladı. Gecenin teması olan “30 Years Inside the Circles”, Mastercard’ın logo tasarımındaki halkalara atıfta bulunarak markanın bakış açısını yansıtıyor. Halkaların içinden açılan pencerelerde, herkes için sınırsız ve paha biçilemez olasılıkların olduğu bir dünya keşfediliyor; bu değerler, yarınlara umut ve ilham bırakıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir Oda Orkestrası, unutulmayacak konserlere imza atmaya devam ediyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Oda Orkestrası, 2025-2026 sezonunda dopdolu bir konser takvimiyle İzmirliler ile buluşmaya devam ediyor. Dünya sahnelerinden önemli sanatçıları sanatseverlerle bir araya getiren orkestra, yılın son ayında da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde konserlerine devam edecek.

İzmirliler, İzmir Oda Orkestrası’nın 2025 yılının ekim ayında başlayan ve 2026 yılının mayıs ayında tamamlanacak sezonunda sanata doyuyor. Orkestra, farklı disiplinlerden sanatçılar ve zengin repertuvarları kent sakinleriyle buluşturmaya devam ediyor. Orkestra, yılın son ayında da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde unutulmayacak konserlere imza atacak.

Konserler devam ediyor

Uluslararası kariyeriyle dikkat çeken klarnet sanatçısı Pablo Barragá, solist olarak İzmir Oda Orkestrası’na eşlik edecek. 10 Aralık’ta Büyük Salon’da saat 20.00’de düzenlenecek programda Falla, Bartók, Mendelssohn ve Bernstein’in eserlerinden oluşan zengin bir repertuvar yer alıyor. Konserin bilet satışları, kultursanatbilet.izmir.bel.tr  adresi üzerinden yapılıyor.

İzmir Oda Orkestrası Yeni Yıl Konseri ise 20 Aralık’ta düzenlenecek. Yılın son konserinde orkestra, şef Tulio Gagliardo Varas yönetiminde sahne alacak. Bu özel gecenin konuk sanatçısı ise Los Pitutos olacak. Büyük Salon’da saat 20.00’de başlayacak konserin bilet satışı, kultursanatbilet.izmir.bel.tr adresi üzerinden yapılıyor.

İzmir Oda Orkestrası’nın, 2026 yılının konser takvimi, https://www.aassm.org.tr/ sitesi üzerinden duyurulacak.

Sezon, ekim ayında açıldı

İzmir Oda Orkestrası, 2025-2026 konser sezonunu 8 Ekim’de görkemli bir konserle açtı. Sezon açılışında orkestra, Jiri Habart yönetiminde sahneye çıktı. Konserin solisti ise piyanist Alexander Romanovsky oldu.

28 Ekim’de şef Orhun Orhon yönetiminde, soprano Görkem Ezgi Yıldırım ve bariton Arda Aktar’ın solistliğinde gerçekleşen İzmir Oda Orkestrası Cumhuriyet Bayramı Konseri, 10 Kasım’da Atatürk’ü Anma Konseri “Dokuzu Beş Geçe” de yine İzmirlilerden tam not aldı. Kasım ayının ikinci konserinde orkestra, şef Jesko Sirvend yönetiminde sahne aldı. Solist olarak ise kemancı Florin Iliescu yer aldı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası aralık ayının ilk konserinde keman virtüözü Robert Lakatos’u ağırlıyor

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) DenizBank Konserleri, 5 Aralık Cuma akşamı saat 20.00’de klasik müzik dünyasının dikkat çeken isimlerinden ünlü Sırp keman virtüözü Robert Lakatos’u Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda müzikseverlerle buluşturuyor. Kemandaki ustalığı ve teknik hâkimiyetiyle tanınan Lakatos, keman repertuvarının en zorlu eserlerinden biri kabul edilen Henryk Wieniawski’nin Birinci Keman Konçertosunu yorumlayacak. Sanatçı, etkileyici sahne enerjisi ve yorumları ile unutulmaz bir müzikal deneyim yaşatmaya hazırlanıyor.

Konserin ikinci bölümünde ise uluslararası başarıları ile tanınan ünlü İtalyan şef Alfonso Scarano, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nı yönetecek. Orkestra, Felix Mendelssohn’un Edinburgh’daki Holyrood Şapeli’nden aldığı ilhamla bestelediği, klasik müziğin en kendine özgü ve etkileyici eserlerinden biri olan İskoç başlıklı Üçüncü Senfoni’yi yorumlayacak.

Şef: Alfonso Scarano 

Soli̇st: Robert Lakatos (Keman)

Program:

Henryk Wieni̇awski, Keman Konçertosu No.1 Fa Diyez Minor Op.14

Ara

Felix Mendelssohn Senfoni No.3 La Minor Op.56 “İskoç”2

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İktisatçılar, siyaset bilimciler ve tarihçiler için arşivlik bir çalışma: “Egemenler, Din ve Zenginlik”

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Jared Rubin’in kaleme aldığı “Egemenler, Din ve Zenginlik” adlı kitabı okurlarla buluşturuyor. İktisat tarihinin en temel sorularından birini merkeze alan bu çalışma, modern zenginlik neden başka bir coğrafyada değil de Avrupa’da ortaya çıktı ve Orta Doğu bu süreçte neden geride kaldı sorusunun yanıtını arıyor.

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) iktisat kitaplığı, Jared Rubin’in kaleme aldığı ve Savaş Çevik’in Türkçeye kazandırdığı “Egemenler, Din ve Zenginlik” ile zenginleşmeye devam ediyor. Kitap, iktisat tarihinin en temel sorularından birine odaklanıyor: Modern zenginlik neden Avrupa’da doğarken, Orta Doğu bu süreçte neden geri kaldı?

Rubin, tek boyutlu açıklamaları reddederek, bu ayrışmanın kökenlerini siyasi ve kurumsal yapılardaki farklarda arıyor. Kitap, dinî otoritelerin siyasal pazarlıklarda kazandığı gücün, matbaanın yayılmasını ve faizle borç verme gibi kritik ekonomik gelişmeleri nasıl engellediğini gözler önüne seriyor. Osmanlı ve İspanyol imparatorlukları ile Reformasyon sonrası İngiltere ve Hollanda örneklerini karşılaştıran Rubin, egemenlerin ekonomik seçkinlerle kurduğu ilişkilerin mülkiyet hakları, kamusal malların sağlanması ve uzun vadeli ekonomik büyümeyi destekleyen yasaların şekillenmesindeki rolünü tarihsel kanıtlarla ortaya koyuyor. “Egemenler, Din ve Zenginlik”, İslam’ın siyaset ve ekonomi üzerindeki etkilerini tartışmaya açan, alışılmışın dışında ve düşündürücü bir bakış sunuyor. İktisatçılar, tarihçiler, siyaset bilimciler ve Orta Doğu’nun ekonomi politiğiyle ilgilenen herkes için kaçırılmayacak bir analiz.

Kitaptan:

“Daha derinlemesine düşünüldüğünde, Orta Doğu ile Ba­tı’nın ekonomik refahı arasındaki bu muazzam farklılığın ne­denleri o kadar da açık değildir. Bu farklılığa dair herhangi bir inceleme, durumun her zaman böyle olmadığı gerçeğini de göz önünde bulundurmalıdır. İslam’ın ortaya çıkışından sonraki yüzyıllar boyunca Orta Doğu ekonomi, siyaset, kültür, bilim gibi hemen her alanda Batı Avrupa’nın önündeydi. Bereketli Hilal, yüksek Orta Çağ’ın büyük bir kısmında Batı Avrasya’nın ekono­mik ve kültürel merkeziydi. Ancak bir noktada bu durum açıkça değişti. Bildiğim kadarıyla neredeyse hiçbir bilim adamı, 18. yüz­yılın ortalarında sanayileşmenin arifesinde Orta Doğu’nun önde gelen Avrupa ekonomilerine yakın olduğunu iddia etmeyecektir. Sanayileşme sonrasında ise, zaten açıkça belirgin olan ekonomik ayrışma zamanla daha da artmıştır. O hâlde sorulması gereken sorular şunlardır: Uzun süre bu kadar önde olan bir bölge neden sonunda geri kaldı? Sanayi Devrimi neden Büyük Britanya’da başladı da örneğin Osmanlı İmparatorluğu’nda başlamadı.”

Yazar Hakkında;

Chapman Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde Profesördür. Doktorasını Stanford Üniversitesi’nde tamamlayan Rubin’in araştırmaları, iktisadi gelişmenin kurumsal belirleyicilerine odaklanmakta; özellikle dinî otorite ile siyasal güç arasındaki ilişkilerin ekonomik performans üzerindeki etkilerini incelemektedir. Çalışmaları Review of Economic Studies, Journal of Economic History, Economic Journal ve Explorations in Economic History gibi dergilerde yayımlanmıştır. Rubin, aynı zamanda Ekonomik Tarih Derneği gibi çeşitli akademik topluluklarda yer almakta; iktisat tarihi literatürüne kurumsal analiz perspektifinden katkı sunmaktadır.

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kategori: İktisat 

Yazar: Jared Rubin 

Kitap Editörü: Ali Erken

Kitabın adı: Egemenler, Din ve Zenginlik 

Proje Editörü ve Son Okuma: Mustafa Sacid Öztürk

Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan  

Türkçesi: Savaş Çevik 

Sayfa sayısı: 456

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk doğal taş ihracatçıları Meksika’dan yeni ticari bağlantılarla döndü

Türkiye’de doğal taş ihracatının lideri olan Ege Maden İhracatçıları Birliği, doğal taş ihracatında 2,5 milyar dolar hedefine ulaşmak için Latin Amerika’nın ikinci büyük ekonomisi Meksika’yı radarına aldı.

Meksika’ya 23–28 Kasım 2025 tarihleri arasında Sektörel Ticaret Heyeti düzenleyen EMİB, Türkiye’den 12 doğal taş ihracatçısıyla Meksikalı 20 ithalatçı firmayı Meksika’da ikili iş görüşmelerinde bir araya getirdi.

100’den fazla ikili iş görüşmesi oldu

Türk firmalarının her birinin en az 9 ikili iş görüşmesi yaptığı bilgisini veren Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Meksika’ya doğal taş ihracatında önemli iş birliklerinin tohumlarını attıklarının altını çizdi.

Meksika’nın coğrafi konumu gereği hem Kuzey hem Güney Amerika’ya açılan bir ticaret kapısı olduğuna vurgu yapan Alimoğlu, “Meksika’da inşaat sektörü özellikle lüks konut projeleri, oteller ve ticari yapılarla yükselişte. Doğal taş kullanımında ciddi artış var. Ticaret Heyetindeki görüşmeler oldukça verimli geçti, ürün numuneleri, fiyat yapıları, lojistik seçenekleri ve potansiyel iş birlikleri detaylı şekilde ele alındı. Önümüzdeki süreçte siparişlerin gelmesini bekliyoruz. Meksika’ya 2025 yılının ocak – ekim döneminde 4 milyon dolar olan doğal taş ihracatımızın orta vadede 50 milyon doları göreceğine dair inancımız pekişti. Ticaret Bakanlığımızın Uzak Ülkeler Stratejisiyle uyumlu olarak Meksika’ya yönelik pazarlama çalışmalarımız 2026 ve sonraki yıllarda sürecek” ifadelerini kullandı.

Ege Maden İhracatçıları Birliği heyeti ikili iş görüşmeleri yanında Meksika’nın doğal taş ithalatında öne çıkan Comercializadora de Piedras Naturales, Grupo Tenerife, Onice (Onyx), Mármolés Maga, Mármolés Travertino, Mármolés Puerte ve Everstone firmalarını da ziyaret etti.

4 Aralık Dünya Madencilek Günümüz Kutlu Olsun

4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nü kutlayan EMİB Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Dünya’daki 90 madenin 70 tanesi ülkemizde var. El emeği ve alın teriyle, çevreyi koruyarak doğanın en derinlerine sakladığı cevherleri gün yüzüne çıkaran; hayatımızın her alanında konfor alanımızı genişleten, güzellikler katan, yer altının ve yeryüzünün sessiz ve cesur savaşçıları emeğiniz geleceğimizdir. 4 Aralık Dünya Madenciler Günümüz Kutlu Olsun.” diye seslendi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Fişekhane, Aralık ayı boyunca zengin içerikli Kültür-Sanat programıyla her yaştan izleyiciyi ağırlıyor

Tarihi atmosferini koruyarak geçmişi bugüne taşıyan, kültür, sanat, gastronomi ve yaşamı bir araya getiren ve Özak Global’in İstanbul’a kazandırdığı Fişekhane, Aralık ayı boyunca yetişkinlere ve çocuklara özel hazırlanmış kapsamlı bir kültür-sanat programıyla ziyaretçilerini karşılıyor.

Özak Global’in geçmişin değerlerini geleceğin başarı ve ilham öyküleri ile buluşturmayı amaç edinen   ÖzakSevVakfı, Fişekhane Ana Sahne ve İkinci Sahne’de gerçekleşecek tiyatro, müzikal ve performanslar; sezonun en seçkin yapımlarını bir araya getirerek her yaştan sanatsevere benzersiz bir deneyim sunuyor.

Aralık ayında Fişekhane, tiyatro ve sahne sanatlarının güçlü yapımlarını ağırlıyor.

5 Aralık’ta sahnelenecek Terapi, başarılı bir psikiyatristin bir terapi seansı sırasında kendi hayatına dair yüzleşmelerle karşı karşıya kaldığı, kadın dayanışmasını duygusal ve mizahi bir dille ele alan etkileyici bir yapım olarak programda yer alıyor. Oyunun yazarı Can Çelebi, yönetmeni Yunus Emre Bozdoğan; başrollerde Begüm Kütük Yaşaroğlu ve Gamze Süner Atay bulunuyor.

6 Aralık’ta izleyiciyle buluşacak olan Veda Yemeği, dostluk ilişkilerinin zaman içinde dönüşümünü, sosyal nezaket kodlarını ve bireysel çıkmazları hem eğlenceli hem de düşündürücü bir dille ele alıyor. Delaporte & De La Patelliere tarafından kaleme alınan ve Ahmet Kazanbal tarafından yönetilen oyunun kadrosu İlhan Şen, Fırat Çelik ve Pınar Gülkapan’dan oluşuyor.

7 Aralık’ta sahnelenen Cimri, Semaver Kumpanya’nın modern yorumuyla Moliere’in zamansız klasiğini günümüz izleyicisiyle buluşturuyor. Para hırsı, aile ilişkileri ve insan doğasına dair keskin bir hiciv sunan yapım, Tansu Biçer yönetiminde; başta Serkan Keskin ve Sezin Bozacı olmak üzere geniş oyuncu kadrosuyla sahneye taşınıyor.

Aynı gün küçük izleyicileri ağırlayacak olan Alice ise, Harikalar Diyarı’nın renkli ve fantastik atmosferini müzikal bir anlatımla sunuyor. Murat Altınok tarafından yazılan ve yönetilen yapım, Maskara ekibinin dinamik performanslarıyla çocuklara keyifli bir deneyim vadediyor.

8 Aralık’ta sahnelenecek Eşyanın Tabiatı, sürprizlerle dolu bir iş görüşmesi üzerinden mizah, gerilim ve duygusal anları bir araya getiren çok katmanlı yapısıyla dikkat çekiyor. Oyunda Mert Turak ve Aslıhan Malbora rol alıyor.

Fişekhane, Aralık ayı boyunca hem büyükleri hem küçükleri kapsayan çok yönlü programıyla şehrin kültür-sanat hayatına renk katıyor. Tiyatro, müzikal ve çocuk etkinliklerinden oluşan geniş program, her yaştan izleyici için keyifli ve nitelikli bir sanat deneyimi sunuyor.

Tüm etkinliklerin detaylarına ve bilet satışlarına fisekhane.com adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı