İSU’dan Abonelere Kolaylık: Ücretsiz SMS ile Doğa Dostu Dijital Faturaya Geçiş

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, çevreyi koruyan dijital fatura uygulamasını aboneler için daha erişilebilir kılmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Aboneler, ISUEVET yazarak 6235 numarasına gönderecekleri ücretsiz SMS ile hızlı bir şekilde dijital faturaya geçiş yapabiliyor.

SU KARNESİ İLE TÜKETİM KARŞILAŞTIRMASI

Dijital faturaya geçen aboneler, su tüketimlerini daha sağlıklı takip edebilecekleri ‘su karnesi’ne anında erişim sağlayabiliyor. Bu özellik sayesinde aboneler, kendi tüketimlerini mahalle ortalamalarıyla karşılaştırarak su kullanım alışkanlıklarını gözden geçirme fırsatı elde ediyor. Böylece hem bireysel farkındalık artıyor hem de su tasarrufuna katkı sağlanıyor.

SU TASARRUFU VE ÇEVRE KORUMAYA DESTEK

Küresel iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün arttığı günümüzde su kaynaklarının korunması büyük önem taşıyor. İSU, dijital fatura uygulamasıyla kâğıt tüketimini ortadan kaldırarak karbon ve su ayak izinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Su karnesi ile tüketim farkındalığının artırılması da su tasarrufunun teşvik edilmesine olanak tanıyor.

TEK SMS İLE DİJİTAL FATURAYA GEÇİŞ

Türkiye genelinde 100 bini aşkın kişinin kullandığı dijital fatura sistemine katılmak için abonelerin yapması gereken tek işlem, ISUEVET yazarak 6235 numarasına SMS göndermek. Dijital faturaya geçmek isteyenler ayrıca www.isu.gov.tr adresine girerek Sanal Şube → Fatura İşlemlerim → Fatura Bildirim Tercihleri adımlarını takip ederek de işlemlerini tamamlayabiliyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dikili Belediyesi Güneş Enerjisi Santrali (GES) Projesi emin adımlarla ilerliyor

Dikili Belediyesi tarafından Sürdürülebilir Şehirler Projesi II Ek Finansmanı kapsamında enerji ihtiyacını karşılamak ve mali kaynak yaratmak amacıyla Demirtaş Mahallesi’nde kurulacak 1.4 Megawatt/h Güneş Enerjisi Santrali (GES)  tesisinin inşa  çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

Projenin hayata geçmesiyle Dikili Belediyesi’nin yıllık elektrik ihtiyacını yenilenebilir enerjiyle karşılayarak bütçe açısından da ciddi oranda tasarruf edeceğini vurgulayan Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz şu açıklamalarda bulundu. “Bu proje, 2019 yılında, göreve geldiğimde, hedeflediğim en öncelikli projelerden biriydi. Çünkü, hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak, hem de Belediyemizin enerji maliyetlerini büyük ölçüde azaltacak bir yatırımdı. Biz de, hiç vakit kaybetmeden sürecin  çalışmalarına başladık. Öncelikle, 30 farklı kurum ve kuruluştan, gerekli izin ve görüşleri alarak kapsamlı bir hazırlık dönemi geçirdik. Ardından, Dünya Bankasınca finanse edilen ve İLBANK tarafından yürütülen Sürdürülebilir Şehirler II Programı kapsamında yenilenebilir enerji kredisine başvurduk. Bu krediden faydalanmak için Belediyemizin mali yapısından kurumsal işleyişine kadar karşılanması gereken kriterler kapsamında tüm kurumsal yapımızı güçlendirerek Dünya Bankasının istediği mali disiplin, şeffaflık ve teknik koşulların tamamını eksiksiz yerine getirdik. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, ülkemiz genelinde başvurusu kabul edilen ilk 52 idare arasında yer almayı başararak büyük bir avantaj elde ettik. Bu çerçevede, 1.4megawatt gücünde planladığımız tesis için Dünya Bankasınca Belediyemize 1.4 milyon Euro’luk finansman planlandı. Dünya Bankası standartlarına uygun olarak yürütülen ihale süreçlerimizi Mart 2024’te başlatıp, Eylül 2025’ten itibaren tamamlayarak yüklenici firmalarla 733 bin 900 Dolar  üzerinden ihalemizi gerçekleştirip sözleşmelerimizi imzaladık. Geçtiğimiz Ekim ayı itibarıyla da tesisin inşasına başlamış bulunuyoruz. İnşaat çalışmalarının önümüzdeki Ocak ayı itibarıyla da tamamlanmasını öngörüyoruz. Güneş Enerji Santralimiz devreye girdiğinde belediyemizin enerji ihtiyacının büyük bir kısmı karşılanacak,  hem çevreye duyarlı, hem de ekonomik açıdan son derece verimli bir döneme girmiş olacağız. Her ne kadar bu proje için Belediyemize 1,4 milyon Euro kredi sağlanmış olsa da, biz gerçekleştirdiğimiz ihale bedeli olan 733 bin 900$  kredi kullanıp borçlanmış olduk. Şunu özellikle belirtmek isterim ki, bu proje Belediyemize ekstra bir külfet getirmeyecek. Kullandığımız kredi, 25 yıl vadede geri  ödenecek ve santralimiz yaklaşık 4 ila 5 yıl arasında kendi yatırım maliyetini de karşılamış olacak. Tesisimiz, kendi kendini finanse ederek hem ilçemize hem de bütçemize büyük katkı sağlayacak. Doğası temiz, sürdürülebilir bir Dikili için attığımız bu adımların güzel ilçemize hayırlı olmasını diliyorum.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ordu’nun Kültürü ve Lezzetleri Keçiören’de Halkla Buluştu

Keçiören Belediyesi’nin ev sahipliğinde Anadolu Ordulular Federasyonu tarafından düzenlenen “Ordu Tanıtım Günleri Yöresel Ürünler Kültür ve Sanat Festivali” Fatih Stadı’nda başladı. 14 Aralık’a kadar devam edecek olan festivalde Ordu’nun kültürel değerleri ve yöresel lezzetleri Ankaralılarla buluşturulacak.

Renkli ve eğlenceli görüntülere sahne olan açılış törenine; Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler, İYİ Parti Adana Milletvekili ve Türk Dünyası ve Yurt Dışı Teşkilatlanma Başkanı Ayyüce Türkeş Taş, Keçiören Belediye Başkanvekili Tolga Turgut, Keçiören Belediye Başkan Yardımcıları Atila Zorlu ve Av. Serkan Bedirhanoğlu, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, Anadolu Ordulular Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Duman, Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyon Başkanı Erdoğan Yıldırım, çok sayıda milletvekili, Ordu’nun ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri ve vatandaş katıldı.

“Ordulu hemşehrilerimizle aile oluyoruz”

Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ı temsilen katılımcılara hitap eden Keçiören Belediye Başkanvekili Tolga Turgut, şu mesajları paylaştı: “Bugün burada Ordulularla Keçiörenli hemşerilerimizin bir araya gelmesine vesile olan Keçiören Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan’a çok teşekkür ediyoruz. Ordu günlerinin yapılması için gerekli emeğin, çabanın ve mücadelenin verilmesinde pay sahibi olan herkese ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum. Bizler Keçiören’de çok sayıda Ordulu hemşehrimizi ağırlıyoruz, onlarla kapı komşuluğu yapıyoruz, dostluk yapıyoruz, aile oluyoruz. Ben Erzurumlu bir hemşehriniz olarak burada bulunmaktan dolayı çok mutluyum. Hem Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş adına hem de Keçiören Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan adına sizlere saygılar, sevgiler sunuyorum.”

“Gurbetteki Ordululara Ordu’yu da hatırlatmak ve unutturmamak gerekiyor”

Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, yaptığı konuşmada, “Gurbetteki Ordululara Ordu’yu hatırlatmak ve unutturmamak gerekiyor. Ben burada stant açmış olanlara, belediyelerimize hayırlı kazançlar diliyor ve bu çabalarının devamını temenni ediyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi.

“Ordu bizim için çok önemli bir şehir”

İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş ise Ordu’nun öneminden bahsettiği konuşmasında, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun selamını ileterek şunları söyledi: “Ordu bizim için çok önemli bir şehir. Çünkü biz Ordu’nun yiğit evladı, Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’na sahibiz. Bugün buraya Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’nun size en kalbi selamlarını iletmek üzere geldik. Ankara’nın Keçiören sentimde Keçiören Belediye Başkanımızın ve Anadolu Ordular Derneği’nin önderliğinde düzenlenen bu kıymetli organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz.”

“Çalışmalarımıza ve etkinliklerimize devam edeceğiz”

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler ise “Bizler Ordu ve Ankara’ya çok güzellikler kattık. Bundan sonra da çalışmalarımıza ve etkinliklerimize devam edeceğiz. Emeği geçen herkese teşekkürler.” diye konuştu.

 “Bu eşsiz kültürü Keçiören’imizde yaşatmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz”

CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım da konuşmasında “Karadeniz’in bereketli topraklarından yükselen Ordu, yeşilin her tonunu barındıran yaylalarıyla, sahilleriyle, Boztepe’siyle, dereleri ve vadileriyle ülkemizin en kıymetli şehirlerinden biri. Bu eşsiz kültürü Keçiören’imizde yaşatmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Keçiören’de yarattığımız dayanışma kültürünü büyütmeye devam ediyoruz. Bugün ilçemizde kurulan bu gönül köprüsünün birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini diliyorum.” ifadelerine yer verdi.

“Orduluyuz, onurluyuz, gururluyuz, birbirimizden sorumluyuz”

Anadolu Ordulular Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Duman, “Biz onurluyuz, gururluyuz, birbirimizden sorumluyuz, çünkü biz Orduluyuz diyoruz. Bu süreçte bizleri yalnız bırakmayan, gurbetteki hemşehrilerimizi bir araya getirip Ordu’yu buraya taşımakta yardımcı olan herkese şükranlarımı arz ediyorum. 81 vilayette Ordulular var. Bugün Ankara’daki nüfusumuz ortalama 110 bin civarıdır. Bundan sonra da Keçiören Belediye Başkanımızın ev sahipliğinde Ordu Günleri’nin daha profesyonel, daha güzel, daha coşkulu olacağına inanıyoruz.” dedi.

Keçiören’de Ordu rüzgârı esti

Protokol üyelerinin yaptıkları konuşmaların ardından yöresel halk oyunlarının sahnelendiği alanda renkli görüntüler oluştu. Gösterilerin ardından stantları gezen protokol üyeleri, Ordu kültürüne yakından şahit oldu. Vatandaşların da ziyaretine açılan etkinlik alanında Ordu’nun yöresel lezzetleri, el sanatları ve tanıtım stantları büyük ilgi gördü. “Ordu Tanıtım Günleri Yöresel Ürünler Kültür ve Sanat Festivali” 14 Aralık’a kadar Keçiören Fatih Stadı’nda devam edecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Süt ve Süt Ürünleri Üretimi, Ekim 2025

Ticari süt işletmelerince 895 bin 834 ton inek sütü toplandı

Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,2 azaldı, Ocak-Ekim döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre önemli bir değişiklik göstermedi.

Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, inek peyniri üretimi %0,8 arttı, ayran ve kefir üretimi %8,4 arttı, yoğurt üretimi %5,8 arttı, içme sütü üretimi %6,4 azaldı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %0,8 azaldı. Ocak-Ekim döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre, inek peyniri üretimi %1,5 arttı, ayran ve kefir üretimi %8,8 arttı, yoğurt üretimi %5,0 arttı, içme sütü üretimi %5,9 arttı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %7,9 arttı.

Toplanan inek sütü ve üretilen süt ürünleri miktarı, Ekim 2025

(Ton)

  Ekim Ocak-Ekim
  2024 2025 Değişim
(%)
2024 2025 Değişim
(%)
Toplanan inek sütü 925 266 895 834 -3,2 9 440 234 9 437 922 0,0
İçme sütü 145 007 135 746 -6,4 1 289 062 1 364 954 5,9
Yoğurt 113 976 120 623 5,8 1 121 397 1 177 233 5,0
Ayran ve kefir 87 377 94 742 8,4 803 647 874 481 8,8
İnek peyniri 71 053 71 594 0,8 685 109 695 679 1,5
Tereyağı ve sadeyağ 8 330 8 260 -0,8 84 799 91 473 7,9

Tablodaki oranlar yuvarlanmış rakamlar üzerinden hesaplanmıştır.

Bir önceki ay 892 bin 886 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı Ekim ayında %0,3 oranında artarak 895 bin 834 ton oldu.

Toplanan inek sütü miktarı, Ekim 2025
(Bin ton)

Bir önceki ay 138 bin 726 ton olan içme sütü üretimi Ekim ayında %2,1 oranında azalarak 135 bin 746 ton olarak gerçekleşti.

İçme sütü üretim miktarı, Ekim 2025
(Bin ton)

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kümes Hayvancılığı Üretimi, Ekim 2025

 

Tavuk eti üretimi 247 bin 392 ton, tavuk yumurtası üretimi 1,81 milyar adet olarak gerçekleşti

Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, tavuk yumurtası üretimi %3,9 azaldı, kesilen tavuk sayısı %8,3 arttı, tavuk eti üretimi %8,7 arttı. Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre, tavuk yumurtası üretimi %8,3 azaldı, kesilen tavuk sayısı %10,1 arttı, tavuk eti üretimi %12,3 arttı.

Kümes hayvancılığı üretim miktarı, Ekim 2025

  Ekim Ocak-Ekim
  2024 2025 Değişim
(%)
2024 2025 Değişim
(%)
Tavuk eti (Ton) 227 675 247 392 8,7 2 058 114 2 311 028 12,3
Kesilen tavuk (Bin adet) 122 744 132 876 8,3 1 126 890 1 240 326 10,1
Tavuk yumurtası (Bin adet) 1 881 358 1 808 918 -3,9 17 753 019 16 272 088 -8,3

Tablodaki oranlar yuvarlanmış rakamlar üzerinden hesaplanmıştır.

Bir önceki ay 228 bin 846 ton olan tavuk eti üretimi Ekim ayında %8,1 oranında artarak 247 bin 392 ton oldu.

Tavuk eti üretim miktarı, Ekim 2025
(Bin ton)

Bir önceki ay 1 milyar 730 milyon 798 bin adet olan tavuk yumurtası üretimi Ekim ayında %4,5 oranında artarak 1 milyar 808 milyon 918 bin adet oldu.

Tavuk yumurtası üretim miktarı, Ekim 2025
(Milyar adet)

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Finberg, Girişimlerini Bölgesel Liderliğe Taşıyacak

Finberg, 35 girişim ve 17 VC fonuna ulaşan aktif portföyüyle toplam 97,8 milyon dolar yatırım hacmine erişirken, AGM IV’te bölgesel ölçeklenme vizyonu, değişen sermaye akışları ve yeni dönemin yatırım dinamiklerini sektörün önde gelen isimleriyle değerlendirdi.

Türkiye’nin en aktif girişim sermayesi şirketlerinden Finberg, dördüncüsünü düzenlediği ‘Annual General Meeting’ (AGM) buluşmasında Fiba Grubu yöneticileri, Finberg portföy şirketleri ve iş ortaklarıyla bir araya geldi. 

Swissôtel The Bosphorus İstanbul’da “Lead the Region” mottosuyla düzenlenen AGM IV, Finberg’in son yıllarda bölgesel ölçekte büyümeyi odağına alan yatırım yaklaşımı doğrultusunda yenilenen yapısıyla, hem global sermaye akışlarının değişen yönünü hem de şirketlerin bu yeni döneme nasıl uyum sağlayabileceğini ele aldı. 

Finberg Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Elgin, açılış konuşmasında yatırım ortamının hızla dönüşmeye devam ettiğini ve bu koşullar altında şirketlerin finansal disiplinsağlam yönetişim ve ölçeklenebilir iş modelleri ile ilerlemesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Elgin, yakın coğrafyada bölgesel liderlik açısından önemli bir fırsat penceresinin açıldığını, bu nedenle şirketleri sınır ötesine taşımak için belirli bir yetkinlik ve kas setine sahip olunması gerektiğini ifade etti.

Bu çerçevede yalnızca finansal disiplin ve ölçek ekonomisinin değil, kültürün de bu büyümeyi ve genişlemeyi taşıyacak olgunlukta olması gerektiğini, ancak bu özelliklere sahip girişimlerin bölgesel liderlik için yarışabileceğini belirtti. Elgin ayrıca, Fiba Grubu’nun uzun vadeli bakış açısının Finberg’in bu stratejisini destekleyici şekilde ilerlediğini söyledi.

Aynı zamanda portföyüyle ilgili güncel bilgileri de paylaşan Elgin, aktif portföylerinde 35 girişim ve 17 VC fon yatırımı bulunduğunu ve bu şirketlere $97.8m yatırım yaptıklarını da belirtti. 

Etkinlik kapsamında İhsan Elgin ile Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, Fiba Grubu’nun yurt dışı büyüme yolculuğu ve bu yolculuğun temelinde yer alan girişimcilik vizyonu üzerine sohbet etti. Murat Özyeğin farklı ülkelerde edinilen tecrübelerin organizasyonel dayanıklılığı güçlendirdiğini belirtirken bölgesel ölçeklenmenin ancak doğru zamanda alınan doğru kararlarla sürdürülebilir hale geldiği vurgulandı.

Programda, UK merkezli Edenbase kurucularından Arian Alikhani, yatırım dünyasındaki teknolojik dönüşüm ve özellikle yeni Quantum fonlarına ilişkin kısa bir değerlendirme yaptı. Konuşmasında yapay zekâ ve veri temelli modellerin küresel ölçekte yatırım anlayışını yeniden tanımladığını belirtti.

Etkinlik kapsamında, Pragma ve Core Finance’in katılımıyla girişimlerin M&A süreçlerine hazırlıkları ve bu süreçlerde karşılaşılan zorlukların nasıl aşılabileceğine yönelik bir panel de düzenlendi.

AGM IV boyunca Finberg; yatırım yaptığı girişimler, fon yöneticileri ve Fiba Grubu liderleriyle birlikte 2025’in ekonomik görünümünü, değişen sermaye hareketlerini ve bölgesel büyümenin gerektirdiği yönetim anlayışını kapsamlı biçimde ele aldı. İhsan Elgin, Finberg’in hedefinin yalnızca yatırım yapmakla sınırlı olmadığını; “Lead the Region” vizyonu doğrultusunda bölgesel liderlik kapasitesini destekleyecek bilgi birikimi ve yönetim disiplinini şirketlerle birlikte geliştirmeyi amaçladığını vurguladı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Efsanevi İnka Medeniyetinin Hikayesini İnceleyen ‘Güneş İmparatorluğu’nun Çöküşü’14 Aralık Pazar 20.00’de National Geographic Ekranlarında İzleyicilerle Buluşuyor!

İnkaların yükselişi ve çöküşü; altın, güç ve zekâyla şekillenmiş bir medeniyetin hikâyesidir. And Dağları boyunca uzanan görkemli şehirlerden efsanelere ilham veren hazinelere kadar, İnkalar milyonları fethedip Güney Amerika’nın kaderini değiştirdi. Ancak altın çağlarının aniden sona ermesiyle geride gizemler, görkemli kalıntılar ve hâlâ dünyayı büyülemeye devam eden bir miras bıraktılar.

Efsanevi İnka medeniyetinin hikayesini inceleyen “Güneş İmparatorluğu’nun Çöküşü”, 14 Aralık Pazar günü saat 20.00’de National Geographic ekranlarında izleyicilerle buluşuyor.

Bilimin, keşfin ve hikâye anlatımının gücüne inanarak 130 yılı aşkın bir süredir dünyanın en güvenilir markalarından biri olmayı sürdüren National Geographic’in birbirinden iddialı yapımlarını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mastercard’dan 2026 İçin 6 Ödeme Trendi: Para akışı artık daha güvenli, akıllı ve kişisel

Mastercard, 2026 yılında bireylerin ve işletmelerin ödeme şekillerini belirleyecek altı önemli eğilimi açıkladı. Nakit, çek veya kredi kartı seçenekleriyle ödeme noktalarındaki çeşitlilik, onlarca yıldır alışılagelmiş bir durum. Ancak yapay zekâdaki ilerlemelerden kripto paraların büyümesine kadar birçok trendin yakınsaması, seçenekleri daha da ileriye taşıyor ve çok daha hızlı bir şekilde genişletiyor. Bu durum sadece yeni ödeme yolları yaratmakla kalmıyor; paranın nasıl hareket ettiğini, güvenin nasıl inşa edildiğini ve değerin nasıl yaratıldığını da yeniden şekillendiriyor.

Mastercard’ın global içgörülerine göre; eğer 2026 için bir ana trend belirlenecekse, bu; ödemelerin daha kişiselleştirilmiş, öngörülebilir ve geleneksel ile yeni ödeme platformları arasında sorunsuz bir şekilde birlikte çalışabilir hale gelmesi olacak. Ayrıca altyapıyı inşa etmek, standartları belirlemek ve bu yeni deneyimleri destekleyecek iş birliklerini kurmak gibi çoğu zaman görünür olmayan ama kritik çalışmaların meyve vermesi de bu dönemin önemli bir parçası. İşte 2026’ya yön verecek altı ödeme trendi:

1. Otonom ticaretin güvenli hale getirilmesi 

2025 yılında üretken yapay zekâ, yalnızca bir öneri motoru olmadığını kanıtladı; tüketiciler ve işletmeler adına işlemleri yönetebilen yapay zekâ destekli ‘ajanlar’ vaadini ortaya koydu. Otonom (ajan tabanlı) ticaret 2026’da genişleyecek, ancak daha da önemlisi, bu alana yönelik güvenlik önlemleri de artacak. Bu, işletmelerin otonom ticareti işlem akışlarına entegre etmesini daha kolay ve güvenli hale getirecek. Endüstri, bir ajanın güvenilirliğini nasıl doğrulayacağımıza, kimlik doğrulamayı nasıl güçlendireceğimize, dolandırıcılığın nasıl azaltılacağına ve bir yapay zekâ işlemi ters gittiğinde niyetin nasıl anlaşılacağına odaklanmış durumda. İşletmeleri otomatikleştirmek mümkün, ancak güveni otomatikleştiremezsiniz.

2. Kriptonun itibari para temelli ticarete bağlanması

Kripto varlıkların inişli çıkışlı yolculuğu 21. yüzyılın en dikkat çekici finans hikâyesi olabilir, ancak kripto varlık birimlerinin yatırım aracı olmanın ötesine geçerek ana akımlaşması zor oldu. Son bir buçuk yıl, ABD ve Avrupa’da “stablecoin”ler (devlet para birimlerine endeksli kripto paralar) üzerinde düzenleyici netlik sağlayarak finans sektörünün ticarileşme için ihtiyaç duyduğu güven ortamını sağladı. Gelecek yıl, ekosistem oyuncuları arasında daha büyük iş birlikleri bekleniyor. Bu iş birlikleri; stablecoin cüzdanlarına ödeme yapmaktan, zincir üzerinde stablecoin ve bitcoin alımlarını kolaylaştırmaya ve sınırlar ile para birimleri arasında mutabakatı kolaylaştırmaya kadar, insanların stablecoin’lerle ödeme yapmasını ve para transferini daha kolay ve güvenli hale getirecek.

3. Dijital kimliğe ağırlık verilmesi 

Yakın tarihli bir Mastercard araştırması, küresel tüketicilerin %80’inin son bir yılda bir dolandırıcılık girişiminin hedefi olduğunu ortaya koydu. Dijital ekosistem genişledikçe, işletmelerin ve tüketicilerin kime güvenebileceklerini bilmeleri her zamankinden daha hayati hale geliyor. Hem kendi kimliğinizi hem de karşı tarafın kimliğini doğrulamayı sağlayan kimlik doğrulama araçları, dijital ekosistemin büyümesi için elzem olacak. Finansal, kamu ve diğer hizmetlere erişimi (yaş doğrulama dâhil) kolaylaştıran dijital kimlik cüzdanlarını ve kripto işlemleri için doğrulanmış takma adlar oluşturma yeteneğinin hızlandığını göreceğiz. Bu, dolandırıcılıkta sıklıkla rol oynayan karmaşık adreslere olan ihtiyacı ortadan kaldıracak. Dijital kimlik hizmetlerinin gelişmekte olan pazarlara yayılması, dijital ekonomiye katılımı bile hızlandırabilir. Amaç, ödeme yapmak kadar doğal ve güvenli hissettiren bir dijital kimlik deneyimi.

4. Döngüsel çağ için tüketimin yeniden tanımlanması 

Mastercard araştırmaları, Z kuşağının öncülük ettiği ve giderek büyüyen bir tüketici dalgasının; kaynak kullanımını maksimize etmeye öncelik veren, yeniden kullanım, yeniden satış ve onarım üzerine kurulu döngüsel ekonomi modelini benimsediğini gösteriyor. Bu durum, işlemlerin daha sürdürülebilir seçimleri mümkün kıldığı ve teşvik ettiği “yenileyici ödeme döngüleri” (regenerative payment loops) fırsatını yaratıyor. Bu genellikle yeniden dolum modelleri, geri alım programları ve kahve fincanları gibi yeniden kullanılabilir ürünler için depozito ve iadeler gibi mikro işlemler ve güvenli, kolay eşler arası (P2P) ödemeler yoluyla gerçekleşiyor. Tüketici için bu, bir fincanı iade etmeyi tek kullanımlık ürün kadar basit hale getiren verimli bir döngü. Perakendeciler için de daha düşük ambalaj maliyetlerinden artan müşteri sadakatine kadar çeşitli avantajlar sunuyor.

5. Ödemelerin, avantajların ve riskin kişiselleştirilmesi 

Ödemeler ve bankacılık, tüketicinin kendisine uyum sağlıyor; tersi değil. 2026’da, kendi harcama davranışlarımıza ve finansal hedeflerimize göre özelleştirilebilen dinamik araçların ve platformların yükselişini göreceğiz. Bu, büyük satın almalar için kredi kartı, günlük harcamalar için banka kartı kullanımı gibi nasıl ödeme yapmak istediğimize dair kurallar belirlememizi sağlayan ödeme araçlarını içerecek: Kontrol ve kolaylık bir arada. Yalnızca 2024’te yaklaşık 160 milyara ulaşan işlem hacmi de dahil olmak üzere milyarlarca işlemden elde ettiği içgörüleri kullanan Mastercard, kişiselleştirilmiş içerikler ve tam zamanında çok daha özel teklifler sunuyor. Borç verenlerin, bireysel kredi başvurularının kredi değerliliğini daha iyi değerlendirmek için gelişmiş analitiklere ve izinli açık finans verilerine erişmesiyle, küçük işletmeler ve kredi geçmişi sınırlı olanlar da fayda sağlayabilir.

6. Anlık ekonominin herkes için, her yerde etkinleştirilmesi 

Mağaza içi ödemeler biyometrik çözümlerle (örneğin gülümseyerek) daha da sorunsuz hale gelebilirken, kart numaralarının ve sabit şifrelerin manuel girişini ortadan kaldıran tokenizasyonun küresel çapta hızlanması sayesinde, çevrimiçi tek tıkla ödemenin 2030 yılına kadar yaygın bir gerçeklik haline gelmesi bekleniyor. İşletmeler tarafında ise gerçek zamanlı ödemeler gerçeğe dönüşüyor; gerçek zamanlı takas yapabilen ve ödemeleri aynı gün içinde sonuçlandırabilen yeni işlem teknolojisi Mastercard Transaction Stream’in yaygınlaşmasıyla, işletmeler için sermaye serbest kalıyor. Küresel sınır ötesi ödemelerin 2027 yılına kadar 250 trilyon doları aşması beklenirken, bu alanda daha fazla inovasyon ve yatırım bekleniyor. Sevdiklerinize para göndermeyi kolaylaştıran takma ad tabanlı (alias tabanlı) havalelerden, küçük işletmelerin küresel pazara ulaşmasını sağlayacak hızlı, güvenli ve şeffaf sınır ötesi yeteneklerin genişlemesine kadar birçok gelişme öngörülüyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dış Ticaret Endeksleri, Ekim 2025

 

İhracat birim değer endeksi %9,6 arttı

İhracat birim değer endeksi Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %9,6 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde %10,2 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) %4,6 arttı, yakıtlarda %5,4 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) %10,5 arttı.

İhracat miktar endeksi %7,0 azaldı

İhracat miktar endeksi Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %7,0 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde %13,1 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) %5,8 azaldı, yakıtlarda %19,7 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) %4,8 azaldı.

İhracat birim değer ve miktar endeksleri, Ekim 2025
[2015=100]

İthalat birim değer endeksi %3,7 arttı

İthalat birim değer endeksi Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,7 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde %7,3 arttı, yakıtlarda %5,1 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) %2,8 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) %2,9 arttı.

İthalat miktar endeksi %3,3 arttı

İthalat miktar endeksi Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,3 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde %15,3 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) %5,1 arttı, yakıtlarda %1,8 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) %1,4 arttı.

İthalat birim değer ve miktar endeksleri, Ekim 2025
[2015=100]

Dış ticaret endeksleri, Ekim 2025

[2015=100]

  İhracat İthalat
  Endeks   Endeks  
Sektörler
(SITC Rev.4)
Ekim 2024 Ekim 2025 Değişim
(%)
Ekim 2024 Ekim 2025 Değişim
(%)
  Birim değer endeksleri
Genel 114,9 126,0 9,6 133,2 138,2 3,7
Gıda, içecek ve tütün

109,0 120,1 10,2 119,3 128,1 7,3
Hammaddeler (yakıt hariç)

117,9 123,3 4,6 131,4 127,6 -2,8
Yakıtlar

137,0 129,6 -5,4 163,1 154,8 -5,1
İmalat (gıda, içecek ve tütün hariç)

114,1 126,2 10,5 114,7 118,0 2,9
SITC’de başka bir yerde sınıflandırılamayan mallar

212,7 320,6 50,7 248,7 384,9 54,8
  Miktar endeksleri
Genel 162,4 151,0 -7,0 124,0 128,2 3,3
Gıda, içecek ve tütün

179,6 156,0 -13,1 147,7 170,4 15,3
Hammaddeler (yakıt hariç)

170,7 160,9 -5,8 100,4 105,4 5,1
Yakıtlar

222,2 178,4 -19,7 95,0 96,7 1,8
İmalat (gıda, içecek ve tütün hariç)

166,4 158,4 -4,8 140,0 141,8 1,4
SITC’de başka bir yerde sınıflandırılamayan mallar

13,4 6,3 -53,0 228,3 240,7 5,4

STIC : Uluslararası Standart Ticaret Sınıflaması

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi %1,5 azaldı

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat miktar endeksi; 2025 Eylül ayında 140,5 iken 2025 Ekim ayında %1,5 oranında azalarak 138,4 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ihracat miktar endeksi; 2024 yılı Ekim ayında 153,9 iken 2025 yılı Ekim ayında %7,0 oranında azalarak 143,1 oldu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ithalat miktar endeksi %6,1 arttı

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ithalat miktar endeksi; 2025 Eylül ayında 120,7 iken 2025 Ekim ayında %6,1 oranında artarak 128,1 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ithalat miktar endeksi; 2024 yılı Ekim ayında 120,6 iken 2025 yılı Ekim ayında %3,3 oranında artarak 124,6 oldu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış dış ticaret miktar endeksleri, Ekim 2025
[2015=100]

Dış ticaret haddi 2025 yılı Ekim ayında 91,2 olarak gerçekleşti

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve 2024 yılı Ekim ayında 86,2 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 5,0 puan artarak, 2025 yılı Ekim ayında 91,2 oldu.

Dış ticaret hadleri, Ekim 2025
[2015=100]

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir’in fotoğraf tarihine ışık tutacak sergi açıldı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nin (APİKAM) ev sahipliği yaptığı “İzmir Fotoğrafhanesi-Görsel Hafızanın İnşası (1840-1922)” başlıklı sergiyi açtı. Hem kentin hem de İzmirli fotoğrafçıların fotoğraf tarihindeki özgün konumunu görünür kılmayı amaçlayan serginin önemini vurgulayan Başkan Dr. Cemil Tugay, “İzmir kendi hikayesini geçmişte yazdı, önümüzdeki yıllarda da bir İzmir hikayesini hep beraber yazacağız” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM), kent tarihi sergilerine bir yenisini daha ekledi. “İzmir Fotoğrafhanesi-Görsel Hafızanın İnşası (1840-1922)” sergisinin açılışı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğindeki törenle yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi’ne bağlı Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve İzmir’in fotoğrafçılık tarihini anlatan serginin küratörlüğünü İzmir kent tarihi üzerine yürüttüğü araştırma ve koleksiyonlarıyla tanınan Aybala Yentürk, proje genel koordinatörlüğünü ise kent tarihi ile ilgili araştırmaları ve yayımlanmış kitapları bulunan Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı üstlendi.  Sergi 13 Aralık 2026 tarihine kadar açık olacak ve hafta içi 09.00-17.00, hafta sonu ise 10.00-17.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek. Sergi, pazartesi günleri ziyarete kapalı olacak.

Tugay: Benzerlerinin yapılması için de teşvik edici davranacağız

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in kültürel kimliğinin önemine vurgu yaparak “Kültürümüzün farkında olmak ve sahip çıkmak, iyi bir şeyleri yapmanın başlangıç noktası olacak. Ne olduğunuzu, neye sahip olduğunuzu bilmezseniz, neyi koruyacağınızı bilemezsiniz, onun üzerinde neyi yapılandıracağınızı da bilemezsiniz. Kentin kültürü, kültür mirası ile ilgili yapılacak çalışmalara çok inanıyoruz, çok değer veriyoruz. Bu güzel çalışma için emek veren herkesi yürekten kutluyorum. Benzerlerinin yapılması için de teşvik edici davranacağız” şeklinde konuştu.

“Dijital arşivle herkesin ulaşmasını sağlayacak”

Türkiye’nin en değerli kent arşivine sahip olduklarını söyleyen Başkan Tugay, Ahmet Piriştina’yı andı. Tugay, “Yakın bir zamanda dijital arşivle herkesin bilgiye ulaşmasını sağlayacak değerli arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum” dedi. Sergide paydaş olan koleksiyonculara da teşekkür eden Başkan Dr. Cemil Tugay, “Bu fotoğrafların sayesinde kentimizin hafızasının tazeleneceğini, İzmir’in modernleşme yolculuğuna dair hikayenin tekrar konuşulacağını düşünüyorum. Tarih büyülü bir şey, fotoğraf tarihi kaydetmede çok önemli bir materyal. Bugün artık yapay zekadan bahsediyoruz. Bir değişimi, zorunlu olarak yaşıyoruz. Değişimden korkmalı mıyız, yoksa değişimi kucaklamalı ve kendimize onu dost mu yapmalıyız? Değişimi durduramayız ama değişimin bizi tahrip etmesini değil, bizi geliştirmesini, güçlendirmesini amaçlamalıyız. İzmir kendi hikayesini geçmişte yazdı, önümüzdeki yıllarda da bir İzmir hikayesini hep beraber yazacağız. Ben buna çok inanıyorum. O hikayenin çok güzel bir hikaye olacağını düşünüyorum. İzmir her zaman özel bir şehirdi, her zaman özel bir şehir olacak. İzmir Türkiye ve dünyaya ilham veren, örnek olan şehirlerden birisi olacak. Bunu hep beraber göreceğiz” dedi.

Yentürk: Bir yıldır sergi üzerine çalışıyoruz

İzmir’in fotoğraf tarihini ve ilk çekilen fotoğrafının hikayesini anlatan APİKAM Danışmanı, serginin küratörü Aybala Yentürk, “İzmir Fotoğrafhanesi-Görsel Hafızanın İnşası (1840-1922) Sergisi, Osmanlı İmparatorluğu’nun ikinci büyük kenti ve Akdeniz’in en önemli liman kentlerinden İzmir’in fotoğrafçılık tarihi üzerine araştırma yapma fikrinden doğdu. Biz bu sergiyle İzmir’e ve İzmirlilere dair fotoğrafların eşliğinde, aynı zamanda bu yeni icadın kamuoyuyla paylaşıldığı günlerdeki İzmir’in yerine de vurgu yapmak istedik. Ben ve çalışma arkadaşlarım yaklaşık bir yıldır bunun üzerinde çalışıyoruz. Bakmadığımız uluslararası ve yerel arşiv, ulaşmadığımız koleksiyonlar, aile fotoğrafları kalmadı gibi. Yüzlerce fotoğrafı elden geçirerek bir bağlama oturtmayı başardık” dedi.

Saygı: APİKAM dijital arşivini 2026’da erişime açmayı hedefliyoruz

Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürü, serginin genel koordinatörü Dr. Serhan Kemal Saygı, “Yalnızca bir sergi açmıyor, aynı zamanda APİKAM’ın yapmış olduğu çalışmalardan en önemlilerinden birini sizlerle paylaşmanın heyecanını taşıyoruz. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın ifadesiyle, yaratıcı ve yenilikçi kültür anlayışının bir parçası olduğunu düşündüğümüz APİKAM dijital arşivini 2026 yılında İzmir Kalkınma Ajansı’nın da desteğiyle revize ederek araştırmacıların erişimine açmayı hedefliyoruz. İzmir ve çevresine ilişkin yaklaşık 300 bin belge ile ülkemizin en büyük kent arşivi olan APİKAM’da yapacağımız bu dönüşümle yapay zeka destekli, OSR kullanımına uygun çok dilli bir dijital arşivi hizmetinize sunacağız. Teknik bir yenilenme değil aynı zamanda öğrencilerin, akademisyenlerin ve araştırmacıların İzmir’e ilişkin tarihsel verilere daha hızlı, düzenli şekilde erişebileceği anlamına geliyor” dedi. 

“İyi ki varsınız”

Açılışın ardından Başkan Dr. Cemil Tugay, sergiye destek veren fotoğrafçılar ve koleksiyonerlere teşekkür plaketi verdi. Sergiyi gezen Başkan Tugay, sergi girişine konulan anı defterine de “Sayın APİKAM ailesi, hazırlamış olduğunuz ve sergilediğiniz bu fotoğraf sergisi, İzmir’in fotoğrafçılık hikayesi, İzmir’in kültürel yaşamına atılmış çok değerli bir imza niteliğinde. Yürekten kutluyorum, iyi ki varsınız” yazarak imzaladı.

Koleksiyonlardan gün ışığına çıkanlar

“İzmir Fotoğrafhanesi” sergisi, kentin görsel mirasını ilk kez bütüncül bir çerçevede ele alarak hem kentin hem de İzmirli fotoğrafçıların fotoğraf tarihindeki özgün konumunu görünür kılmayı amaçlıyor. Mert Rüstem, Nejat Yentürk, Ercüment Tahtakıran, Yavuz Çorapçıoğlu, Nazmi Şurgun ve Ömer Koç’un koleksiyonlarının yanı sıra Fabio Tito, Mark Giraud, Patrice Guiffray, Çevik Çullu ve Gökçen Adar’ın aile arşivlerinden ilk kez görülecek albüm ve fotoğraflar sergiye değer katıyor. APİKAM’ın kendi koleksiyonlarında yer alan ve bugüne kadar gün ışığına çıkmamış fotoğraflar da sergi kapsamında ilk kez izleyiciyle buluşuyor.

İzmir, fotoğrafçılık tarihine geçiyor

Zamanı ve mekânı durduran olağanüstü buluş fotoğraf, dünyaya ilan edildikten yalnızca üç ay sonra, Doğu’ya doğru yola çıkan Avrupalı gezginlerin eliyle İzmir’e ulaştı. Kent, kısa sürede öncü fotoğrafçıların rotasındaki duraklardan biri oldu. 1840 yılının Şubat ayında İzmir’e gelen gezginlerin, geminin güvertelerinde gerçekleştirdikleri başarılı dagerotip çekimleri, şehrin adını dünya fotoğraf tarihine kaydeden ilk kayıtlar arasında yer aldı. Böylece İzmir, fotoğrafın henüz emekleme döneminde bile uluslararası ilginin merkezlerinden biri olarak tarihe geçti.

Gündelik yaşamın aynası

“İzmir Fotoğrafhanesi” sergisi, yalnızca kentin manzaralarını değil, gündelik yaşamın ritmini ve İzmirlilerin görünürlüğünü de merkeze alıyor. Tanzimat’la birlikte modernleşen toplumun panoraması, fotoğrafhanelerin merceklerinden izlenebiliyor. Serginin önemli başlıklarından biri, Sultan II. Abdülhamit Dönemi’nde hazırlanan Yıldız Albümleri olacak. Albümlerdeki İzmir fotoğrafları büyük ölçüde İzmirli fotoğrafçıların üretimlerinden oluşuyor; bu da kente, imparatorluğun görsel belleğinde ayrıcalıklı bir konum kazandırıyor.

Seyyahların gözde kenti

Asya’nın Yedi Kilisesi’nden birine ev sahipliği yapan; Efes, Sardis ve Milet gibi antik merkezlere yakınlığıyla arkeologlardan mimarlık tarihçilerine; ressamlardan edebiyatçılara uzanan geniş bir keşif geleneğini besleyen İzmir, fotoğrafın ilk döneminde de merceğin doğal bir odağıydı. Sergi anlatısı, Osmanlı’nın ve Akdeniz’in en önemli liman kentlerinden biri olan İzmir’in yüzyıllar boyunca Batılı seyyahların gözde duraklarından biri olduğunun altını çiziyor ve bu çerçevede kenti odağına alan erken dönem “turistik” manzara çekimlerine geniş yer veriyor.

Kayıp fotoğrafhanelerin İzinde

İzmir’in fotoğrafçılık tarihindeki yerini araştırırken, Cumhuriyet öncesi İzmir fotoğrafçılığı üzerine kapsamlı bir çalışma yürütmek oldukça güç kabul ediliyor. Bunun en önemli nedenleri, yazılı kaynakların çok sınırlı olması ve 1922 Büyük İzmir Yangını’nın fotoğrafhaneleri yok etmiş olması olarak biliniyor. Nüfus kaybı ve stüdyoların ortadan kalkması, fotoğrafik hafızayı parçalara ayırırken, “İzmir Fotoğrafhanesi” sergisi farklı arşiv ve koleksiyonlarda korunan yüzlerce fotoğrafı bir araya getirerek bu parçalı hafızayı yeniden kuruyor. Serginin kurgusunda, İzmir fotoğrafhaneleri geniş bir çerçevede ele alınırken, kısa süreliğine faaliyet göstermiş olan fotoğrafçılar da bu bütünün bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Kentin çok kültürlü fotoğrafçılık geleneği

1850’lerden itibaren teknik gelişmeler, portre fotoğrafçılığını toplumsal bir alışkanlığa dönüştürdü. Osmanlı saray çevresinden Levanten ailelere; konsolosluk mensuplarından Rum ve Ermeni topluluklarına kadar geniş bir kesim portre çektirme kültürünü benimsedi. Müslüman toplumun suret üretimine temkinli yaklaşımı nedeniyle 19. yüzyıl boyunca fotoğrafçılık mesleği ağırlıkla gayrimüslimlerin elindeydi. Frenk, Rum ve Ermeni mahallelerinde yoğunlaşan stüdyolar, Avrupalı fotoğrafçıların yanı sıra İzmirli Levanten, Rum, Ermeni ve Yahudi fotoğrafçılar tarafından işletildi. Böylece kent, çok kültürlü bir görsel üretim ortamında kendi kimliğini belgelemiş oldu.

Sergiden kitaba

Serginin hazırlık sürecinde yürütülen kapsamlı araştırmalar bir kitapta toplanarak okurla buluşturulacak. Alanında önemli bir boşluğu dolduracağına inanılan bu çalışma, İzmir’in 80 yılı aşkın fotoğrafçılık mirası üzerine yapılan araştırmaları kalıcı ve güvenilir bir başvuru kaynağına dönüştürmeyi amaçlıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı