Nilüfer yeni yıla hazır

Nilüfer Belediyesi, 19-31 Aralık tarihleri arasında düzenleyeceği “Nilüfer Yeni Yıl Festivali” kente yılbaşı coşkusunu getirecek. Her gün farklı konserlerin, gösterilerin ve alışveriş stantlarının yer alacağı festival, 31 Aralık gecesi sevilen sanatçı Ufuk Beydemir’in konseriyle final yapacak.

Nilüfer Belediyesi, 2026’ya sayılı günler kala kente renk katacak, her yaştan vatandaşı bir araya getirecek kapsamlı bir festivale hazırlanıyor. 19 Aralık’ta başlayacak olan “Nilüfer Yeni Yıl Festivali”, ay sonuna kadar devam edecek etkinliklerle Nilüferlilere keyifli bir yeni yıl atmosferi sunacak.

ALIŞVERİŞ, LEZZET VE EĞLENCE BİR ARADA

Festival alanında kurulacak özel stantlar, ziyaretçilere hem alışveriş yapma hem de farklı lezzetleri tatma imkanı sağlayacak. Vatandaşlar, el emeği ürünlerin ve hediyelik eşyaların sergilendiği stantları gezerek yılbaşı alışverişlerini yaparken, sokak lezzetleri alanında ise birbirinden farklı tatları deneme fırsatı bulacak.

Etkinlikler kapsamında özellikle çocuklar ve gençler için hazırlanan buz pateni alanı, festivalin en hareketli noktalarından biri olacak. Ayrıca festival süresince gerçekleştirilecek sihirbaz gösterileri, tiyatro oyunları, köpük partileri, bubble show (baloncuk gösterisi) ve poi flow performansları, ziyaretçilere görsel bir şölen yaşatacak.

MÜZİK DOLU GÜNLER VE UFUK BEYDEMİR FİNALİ

Festival boyunca kurulacak sahnede her akşam farklı bir müzik grubu veya sanatçı performans sergileyecek. İstanbul Girls Band, Safa Zakir, Gökay Işıkbol, Cansu Ayaz, Daha Neler Band ve Ritmix Show gibi pek çok ismin sahne alacağı festivalde, müzikseverler farklı tarzlarda müzik dinleme şansı yakalayacak.

13 gün sürecek festivalin finali ise yılın son gününde yapılacak. Yeni yıl coşkusunun zirveye çıkacağı 31 Aralık akşamı, sevilen sanatçı Ufuk Beydemir sahne alarak Nilüferlilerle buluşacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Girişimcilik ve İş Demografisi, 2024

Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin Avrupa İş İstatistikleri 2019/2152 sayılı yönetmeliğinde yaptığı düzenleme çerçevesinde yürütülen uyumlaştırma çalışmaları kapsamında, Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri’nde gerçekleştirilen revizyona bağlı olarak, Girişimcilik ve İş Demografisi göstergeleri de revize edilmiştir.

Girişimlerin 2024 yılında doğum oranı 15,8 oldu

Bu girişimlerin istihdam yaratma payı %4,9 oldu. Girişimlerin 2023 yılındaki doğum oranı ise %15,5 ve istihdamdaki payı %4,9 olarak gerçekleşti.

Girişimlerin doğum oranı (%), 2015-2024                                  Doğan girişimlerin istihdam yaratma payı (%), 2015-2024

Doğan girişimler incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek payı %32,1 ile toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı sektörü aldı. Bu sektörü sırasıyla, %16,8 ile ulaştırma ve depolama ve %10,1 ile inşaat sektörleri takip etti.

İllere göre 2024 yılında doğan girişimlerden en yüksek payı %25,8 ile İstanbul aldı

İstanbul’u sırasıyla %7,5 ile Ankara ve %6,5 ile İzmir takip etti.

İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması düzeylerine göre doğum göstergeleri, 2024

Girişimlerin 2022 yılında ölüm oranı %12,9 oldu

Ölen girişimlerin istihdamdaki payı ise 2022 yılında %4,2 oldu. Girişimlerin 2021 yılındaki ölüm oranı %11,9 iken istihdamdaki payı  %4,1 olarak gerçekleşti.

Girişimlerin ölüm oranı (%), 2013-2022                     Ölen girişimler nedeniyle kaybedilen istihdam payı (%), 2013-2022

Ölen girişimler incelendiğinde, 2022 yılında en yüksek payı %35,0 ile toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı sektörü aldı. Bu sektörü sırasıyla, %16,3 ile ulaştırma ve depolama ve %10,6 ile konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri sektörleri takip etti.

İllere göre 2022 yılında ölen girişimlerden en yüksek payı %25,7 ile İstanbul aldı

İstanbul’u sırasıyla %7,0 ile Ankara ve %6,0 ile İzmir takip etti.

İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması düzeylerine göre ölüm göstergeleri, 2022

Girişimlerden 2023 yılında doğanların %78,3’ü 2024 yılında hayatta kaldı

Girişimlerin 2022 yılında bir yıllık hayatta kalma oranı %75,2, iki yıllık hayatta kalma oranı %58,6 olarak gerçekleşti.

Doğum yıllarına göre hayatta kalma göstergeleri (%), 2019-2023

Hızlı büyüyen girişimler oranı 2024 yılında %14,4 oldu

Aynı yıl için ceylan girişimler oranı ise %2,4 oldu.

Yıllara göre hızlı büyüyen ve ceylan girişimler (%), 2020-2024

Hızlı büyüyen girişimlerin 2024 yılında %23,5’i imalat, %20,5’i toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı ve %15,2’si ise inşaat sektöründe faaliyet gösterdi.

Ceylan girişimlerin 2024 yılında %27,0’ı imalat, %15,2’si toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı %12,4’ü ise inşaat sektöründe faaliyet gösterdi.

İmalat sanayinde 2024 yılında doğan girişimlerin %57,8’i düşük teknoloji ürünleri üretti

İmalat sanayinde 2024 yılında doğan girişimlerin %29,6’sı orta düşük, %11,7’si orta yüksek, %0,9’u ise yüksek teknoloji düzeyine sahip ürünleri üreten girişimler oldu.

İmalat sanayinde doğan girişimlerin teknoloji düzeyine dağılımı (%), 2015-2024 

Kuruluş yılı 2016-2020 arası olan girişimlerin 2024 yılındaki ciro payı %16,6 oldu

En yüksek ikinci ciro payına ise %14,1 ile 2011-2015 yılları arasında kurulan girişimler sahip oldu.

Kuruluş yılı 2016-2020 arası olan girişimlerin 2024 yılındaki istihdam payı %20,1 oldu

Girişimlerden 2021 ve sonrasında kurulanlar ise %17,4’lük istihdam payına sahip oldu.

Kuruluş yılı 1990 ve öncesi olan girişimlerin 2024 yılındaki ihracat payı %17,3 oldu

Girişimlerden 1996-2000 arasında kurulanlar ise %16,3’lük ihracat payı ile ikinci en yüksek orana sahip oldu.

Kuruluş yılı 1990 ve öncesi olan girişimlerin 2024 yılındaki ithalat payı %28,4 oldu

Girişimlerden 1996-2000 arasında kurulanlar ise %16,3’lük ithalat payı ile en yüksek orana sahip oldu.

Girişimlerin kuruluş yıllarına göre ekonomik göstergeleri (%), 2024 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kadın Emeği İstanbul’da Buluşuyor

İBB Kadın ve Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (Oxfam KEDV) iş birliğiyle düzenlenen Nahıl Yılbaşı Alışveriş Şenliği, bu yıl da Türkiye’nin dört bir yanından kadın kooperatiflerini İstanbullularla buluşturuyor. Deprem bölgesi başta olmak üzere 44 ilden 101 kadın kooperatifinin el emeği ürünleri, 17 – 21 Aralık tarihlerinde Galataport İstanbul Saat Kulesi Meydanı’nda ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.

1986 yılından bu yana kadınların yaşamlarını ve toplumlarını dönüştürmeleri için çalışan KEDV, kadın kooperatiflerinin üretimlerinin geniş kitlelere ulaşmasını desteklemek amacıyla bu yıl ikinci kez Yılbaşı Alışveriş Şenliği’ni gerçekleştiriyor. İBB Kadın’ın iş birliği ve desteğiyle hayata geçirilen şenlik, kadınların ekonomik olarak güçlenmesini, kooperatiflerin doğrudan gelir elde etmesini ve dayanışma ekonomisinin büyümesini hedefliyor.

Şenlik kapsamında, kadınların el emeğiyle ürettikleri yılbaşı hediyelikleri, tekstil ürünleri, takı ve aksesuarlar, ev tekstili, doğal gıda ürünleri ve seramikler özel olarak kurulan stantlarda satışa çıkacak. Ayrıca Hatay kömbesi, turunç reçeli, Adıyaman pestili, Malatya kuru kayısısı gibi coğrafi işaretli ve yöresel ürünler de şenlikte yer alarak kadın üreticilerin emeğini görünür kılacak.

Galataport İstanbul’un ev sahipliğinde ve İBB Kadın’ın koordinasyon desteğiyle düzenlenen Nahıl Yılbaşı Alışveriş Şenliği, 17 – 21 Aralık tarihlerinde 10.00–21.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi, Kasım 2025

 

Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) yıllık %31,45 arttı, aylık %1,56 azaldı

Tarım-ÜFE’de (2020=100), 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre %1,56 azalış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %31,97 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %31,45 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %37,58 artış gerçekleşti.

Sektörlerde bir önceki aya göre, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde %1,75 azalış, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde %1,66 artış ve balık ve diğer balıkçılık ürünleri; su ürünleri; balıkçılık için destekleyici hizmetlerde %1,07 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde %0,69 azalış, çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde %0,03 azalış ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde %2,17 artış gerçekleşti.

Sektör ve ana gruplara göre Tarım-ÜFE ve değişim oranları(%), Kasım 2025

  Endeks Bir önceki aya göre değişim oranı (%) Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı (%) Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı (%) On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı (%)
Tarım-ÜFE 990,71 -1,56 31,97 31,45 37,58
Tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetler 980,59 -1,75 31,15 30,61 37,45
Tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünler 791,19 -0,69 4,76 6,52 23,57
Çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünler 1 293,38 -0,03 84,63 73,79 72,28
Canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler 974,37 2,17 26,35 27,33 26,66
Orman ürünleri ve ilgili hizmetler 1 161,56 1,66 41,96 45,02 29,65
Balık ve diğer balıkçılık ürünleri; su ürünleri; balıkçılık için destekleyici hizmetler 1 185,21 1,07 49,49 46,25 51,07

Tarım-ÜFE yıllık değişim oranı (%), Kasım 2025

Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup %122,79 artış ile yumuşak çekirdekli meyveler ve sert çekirdekli meyveler, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup %38,02 azalış ile tropikal ve subtropikal meyveler oldu.
 

Alt gruplara göre Tarım-ÜFE yıllık değişim oranları (%), Kasım 2025

Alt gruplara göre Tarım-ÜFE aylık değişim oranları (%), Kasım 2025

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İDSO DenizBank Konserleri’nde sezonun en özel buluşması

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO), aramızdan ayrılışının 52. yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci Cumhurbaşkanı, asker ve devlet adamı İsmet İnönü’yü saygıyla anacak. Konserin şefliğini dünyaca ünlü Avusturyalı şef Andreas Ottensamer üstlenirken, gecenin solisti ise zarif yorumu ve teknik ustalığıyla tanınan Japon keman virtüözü Daishin Kashimoto olacak. İDSO DenizBank Konserleri kapsamındaki konser, 19 Aralık Cuma günü saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda gerçekleşecek.

Yıllarca Berlin Filarmoni Orkestrası’nda birlikte sahne alan ve aralarında doğal bir müzikal uyum ile güçlü bir dostluk bağı olan Ottensamer ve Kashimoto, uzun zaman sonra İstanbul’da yeniden aynı sahneyi paylaşacak. Sezonun en dikkat çekici konserlerinden biri olarak öne çıkan bu buluşma, müzik tutkunları için nadir rastlanan bir sanat deneyimi olarak hafızalarda yer edecek. 

Bu özel konserin ilk bölümünde İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, Rus besteci Dmitry Shostakovich’in Keman Konçertosu’nu seslendirecek. Duygusal derinliği ve çarpıcı teknik özellikleriyle bestecinin en etkili eserlerinden biri olan konçerto, Kashimoto’nun yorumuyla güçlü bir müzikal performans olarak dinleyiciler ile buluşacak. Aranın ardından konser, Sergey Rachmaninoff’un bestecilik kariyerinin zirve noktalarından biri kabul edilen ve aynı zamanda son orkestral eseri olan Senfonik Danslar’ın icrasıyla son bulacak.

Şef: Andreas Ottensamer 

Soli̇st: Dai̇shi̇n Kashi̇moto (Keman)

Program: 

Dmitry Shostakovich, Keman Konçertosu No.1 Op.99

Ara

Sergey Rachmaninoff, Senfoni̇k Danslar Op.45

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Renklerin en zarif hali buketlerde buluştu

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı faaliyet gösteren İzmit Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi, öğrencilerine yönelik “canlı çiçek tanzimi” konulu eğitsel bir workshop düzenledi. Etkinlikte öğrenciler, profesyonel çiçek tasarımının temel ilkelerini öğrenerek rengârenk çiçeklerden kendi buketlerini oluşturdu.

ÇİÇEKÇİLİĞİN İNCELİKLERİ ANLATILDI

Workshop kapsamında öğrencilere çiçekçilik mesleğinin temel malzemeleri ve kullanım teknikleri tanıtıldı. Ders sırasında kesme çiçekler, yeşillikler, tanzim kapları, çiçek makası, teller, kurdele, rafya, krepon kâğıdı gibi pek çok araç ve materyalin işlevi anlatıldı. Öğrenciler bu malzemeleri yakından tanıyarak kendi buket tasarımlarını uygulama fırsatı buldu. Bu kapsamda atölyede öğrenciler, birbirinden farklı kokulara sahip çiçekleri sevdiklerine hediye etmek için özenle hazırladı. Kimi öğrenciler eğitim sonunda yaptığı buketi annesine götürmeyi tercih ederken, kimileri ise öğretmenlerine hediye etmek için kendi tasarımlarını hazırladı.

BEYAZ KALPLER’DE 8 AYLIK EĞİTİM

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmit Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi’nde 8 ay boyunca aşçı yardımcılığı, pastacılık, grafik tasarım, kuaförlük ve güzellik uzmanlığı, barista ve servis eleman yardımcılığı gibi mesleki alanlarda eğitim alıyor. Ayrıca müzik, cam-boncuk, beden eğitimi ve çeşitli spor branşlarında hobi atölyeleri düzenleniyor. Merkeze kabul edilen öğrenciler eğitim süresi boyunca öğle yemeği, servis imkânı gibi tüm hizmetlerden ücretsiz yararlanıyor. Programı başarıyla tamamlayan gençlere ise Kocaeli Üniversitesi ve Halk Eğitim Merkezi onaylı Mesleki Yeterlilik Belgeleri veriliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Şekerbank ve EBRD’den kadın KOBİ’lere ve genç girişimcilere finansman desteği

Şekerbank ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (European Bank for Reconstruction and Development – EBRD), 60 milyon euro tutarında yeni bir kredi anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında sağlanan 4 yıl vadeli kaynak, Türkiye İş Hayatında Kadın (Türkiye Women in Business -TurWiB-II) programı kapsamında kadın liderliğindeki KOBİ’lere 30 milyon euro ve Türkiye İş Hayatında Gençler (Türkiye Youth in Business -TurYiB) programı kapsamında genç girişimcilere 30 milyon euro olacak şekilde sunulacak. Şekerbank, sağlanan bu kaynakla istihdam sağlayan yatırımların desteklenmesine ve özellikle Anadolu’daki kadın liderliğindeki KOBİ’lerin ve genç girişimcilerin sürdürülebilir büyümelerine katkı sunacak. 

Fatma Nur Çetinel: “KOBİ’lerin ve genç girişimcilerin üretim ve istihdam potansiyellerini artırmalarına destek olacağız.”                                                                   

Şekerbank Hazine ve Finansal Kurumlar Genel Müdür Yardımcısı Fatma Nur Çetinel, EBRD ile uzun yıllara dayanan iş birliklerini TurWiB-II ve TurYiB programlarıyla yeni bir aşamaya taşımaktan memnuniyet duyduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu önemli kaynak, kadın liderliğindeki  KOBİ’lerin ve genç girişimcilerin yatırımlarını güçlendirmelerine, üretim ve istihdam potansiyellerini artırmalarına destek sağlayacak. KOBİ’lerin Türkiye ekonomisindeki belirleyici rolü düşünüldüğünde, özellikle Anadolu’da faaliyet gösteren işletmelere ulaşacak bu finansmanın bölgesel kalkınmaya da önemli katkısı olacağına inanıyoruz. Sürdürülebilir ve kapsayıcı bankacılıkta sahip olduğumuz öncü rol ile kalkınma odaklı uluslararası finans kuruluşlarından edindiğimiz kaynaklarla finansa erişimi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz.” 

Oksana Yavorskaya: “Şekerbank ile iş birliğimiz, kapsayıcı ekonomileri teşvik etme konusundaki süregelen kararlılığımızı göstermektedir.”

EBRD Türkiye Başkan Yardımcısı Oksana Yavorskaya, ise; “Şekerbank ile olan bu iş birliğimiz, kapsayıcı ve rekabetçi ekonomileri teşvik etme konusundaki süregelen kararlılığımızı göstermektedir. Kadınları ve genç girişimcileri güçlendirerek, Türkiye’nin tam ekonomik potansiyelini ortaya çıkarmaya ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamaya yardımcı oluyoruz.” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yapay Zekâ ile Tahsilat Süreçlerinde Verimlilik Dönemi Başlıyor

Mastercard, Garanti BBVA ile tahsilat stratejilerini dönüştüren kapsamlı bir projeye imza attı. Değişen müşteri davranışları, artan operasyonel maliyetler ve dijitalleşme ihtiyacına yönelik geliştirilen bu iş birliği, Mastercard’ın yapay zekâ destekli modelleme ve optimizasyon konusundaki global danışmanlık uzmanlığını, Garanti BBVA’nın güçlü bankacılık altyapısıyla birleştiriyor.

Geleneksel ve tek tip tahsilat yöntemlerinin yerini veri odaklı karar alma mekanizmalarına bıraktığı projede, “En İyi Sonraki Adım” (Next Best Action) modelleri ve stokastik optimizasyon motoru devreye alındı. Bu sayede banka, her müşteri için en uygun aksiyonu belirleyerek bütçe ve insan kaynağı kapasitesini gerçek zamanlı olarak en verimli şekilde yönetme imkânına kavuştu.

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı: “Sınırlı kaynakları stratejik yöneterek en yüksek değeri sağlıyoruz.”

Yapay zekânın finansal hizmetler sektöründe sadece bir araç değil, daha güvenli ve verimli bir geleceğin anahtarı olduğunu vurgulayan Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, iş birliğine dair şunları söyledi: “Dünya genelinde şirketlerin %78’inin en az bir iş fonksiyonunda kullandığı yapay zekâ, finans sektöründe operasyon ve risk maliyetlerini azaltırken gelir artışı yaratma potansiyeline sahip. Garanti BBVA iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Tahsilat Optimizasyonu projesi, bankacılık sektöründe yapay zekâ kullanımına dair öncü niteliğinde. Bu çözümle tahmin modellerimiz her müşteri için en etkili eylemi belirlerken, optimizasyon motorumuz sınırlı kaynakları portföyler arasında akıllıca tahsis ediyor. Bu, çağrı merkezi kapasitesinin artık manuel değil, stratejik olarak yönetildiği ve her etkileşimin mümkün olan en yüksek değeri sağladığı anlamına geliyor. Mastercard olarak, yapay zekâ tabanlı teknolojilerimizle iş ortaklarımıza kişiselleştirilmiş, güvenli ve verimli çözümler sunmaya devam edeceğiz.”

Yapay zekâ ile %30 verimlilik artışı

Proje, yalnızca teknolojik bir altyapı kurulumu değil, aynı zamanda etkin operasyonel süreçler ve müşteri deneyimi dönüşümü olarak öne çıkıyor. Gerçekleştirilen optimizasyon çalışmaları sonucunda, ek personel istihdamına ihtiyaç duyulmadan iletişim başı etkinlikte %30’un üzerinde artış yakalandı. Ayrıca, risk yönetiminin en kritik göstergelerinden biri olan NPL (Takibe Düşen Kredi) girişlerinde %15’e varan bir azalma sağlandı. Dijitalleşmenin etkisiyle müşterilerin banka ile etkileşim tercihleri de değişti. Çok kanallı stratejinin bir sonucu olarak, yeniden yapılandırma işlemlerinin yarısı ve ödeme sözlerinin üçte biri artık dijital kanallar üzerinden gerçekleşiyor. Bu durum, müşteri memnuniyetine ve Net Tavsiye Skoru’na (NPS) olumlu katkı sağlıyor.

Tahsilat süreçlerimizin yalnızca bir geri ödeme mekanizması olmaktan çıkıp, veriyle güçlenen stratejik bir işlev hâline geldiğini vurgulayan Garanti BBVA Bireysel Ürünler Tahsilat Direktörü Teoman Alponat, projenin çıktılarını şu sözlerle değerlendirdi: “Tahsilat süreçlerimizi yeniden ele almamızın temelinde, kaynaklarımızı daha verimli kullanma ve değişen müşteri dinamiklerine uyum sağlama ihtiyacı vardı. Mastercard Danışmanlık iş birliği, iç yetkinliklerimizi global uzmanlıkla buluşturmamız açısından bizim için önemli bir katalizör oldu. Bugün yapay zekâ destekli modeller sayesinde çağrı merkezi kapasitemizi en fazla etki yaratabileceğimiz müşteri temaslarına yönlendirebiliyoruz. Gelecekte, düşük riskli ve dijital iletişimi tercih eden müşterilerimiz için yapay zekâ destekli çağrı botlarını devreye almayı; temsilcilerimizin ise daha karmaşık ve empati gerektiren görüşmelere odaklanmasını hedefliyoruz. Bu dönüşüm, tahsilatı yalnızca bir operasyon olmaktan çıkarıp, müşteriyle bağı güçlendiren ve güven inşa eden bir etkileşim noktasına dönüştürüyor.”

Geleceğin tahsilat vizyonu: Hibrit modeller ve yapay zekâ asistanları

Mastercard ve Garanti BBVA’nın bu iş birliği, tahsilatın geleceğine dair de ipuçları veriyor. İlerleyen dönemde, rutin etkileşimlerin yapay zekâ destekli çağrı botları (chatbot) tarafından yönetilmesi; insan kaynağının ise katma değeri daha yüksek konulara odaklanması hedefleniyor. Dijital self-servis çözümler ve insan uzmanlığını birleştiren hibrit modellerin, sektörün yeni standardı olması bekleniyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bankacılık tarihinde bir ilk: Dünya Bankası’ndan VakıfBank’a 1,5 milyar Euro tutarında dev kredi

Uluslararası sermaye piyasalarındaki en aktif Türk bankalarının başında gelen VakıfBank, Dünya Bankası ile yürüttüğü iş birliğini yeni bir seviyeye taşıyor. Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) kısmi garantisiyle toplam 1,5 milyar Euro tutarında ve 10 yıl vadeli fonlama işlemi Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylandı. Bu işlem, Türk bankacılık sektörü özelinde uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemi olmasının yanı sıra, Dünya Bankası açısından da ülkemizde tek bir finansal kurumla gerçekleştirdiği en büyük fonlama işlemi olma niteliğini taşıyor. Bu kapsamda sağlanacak finansmanın; kadın ve genç istihdamını artırmayı destekleyen, finansal kapsayıcılığı güçlendiren, mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişimini iyileştiren ve depremden etkilenen bölgelerdeki ekonomik toparlanmayı destekleyen alanlarda kullandırılması öngörülüyor.

“Türk bankacılık sektöründe uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemi”

İşlemle ilgili açıklamada bulunan VakıfBank Genel Müdür Abdi Serdar Üstünsalih şunları söyledi: “Dünya Bankası ile 2010 yılında başlayan ve yıllar içinde farklı projelerle genişleyen iş birliğimiz, bu yeni fonlama işlemiyle ileri bir aşamaya taşınıyor. Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) kısmi garantisi ile hayata geçirmeyi planladığımız 1,5 milyar Euro tutarındaki 10 yıl vadeli bu kaynak, Türkiye ekonomisine duyulan güvenin yanı sıra VakıfBank’ın uluslararası kalkınma kuruluşları nezdindeki konumunun güçlendiğinin açık bir göstergesidir. Söz konusu işleme ilişkin anlaşma, Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylandı.” 

Üstünsalih, işlemin hem Türk bankacılık sektörü hem de Dünya Bankası açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Bu anlaşma, Türk bankacılık sektörü özelinde uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemi olmasının yanı sıra, Dünya Bankası’nın ülkemizde tek bir finansal kurumla imzaladığı en büyük fonlama işlemi olması bakımından da ayrı bir anlam ifade etmektedir. Aynı zamanda Türk bankacılık sektöründe kadın ve genç istihdamına yönelik gerçekleştirilen en yüksek tutarlı finansman projesi niteliğini taşıyor. Bankamızın Dünya Bankası’nın ülkemizdeki en büyük finansal kuruluş iş ortağı konumuna gelmesi hem Bankamıza hem de ülkemize uzun vadede duyulan güveni yansıtıyor. Bu çerçevede, söz konusu fonlama işlemine, Dünya Bankası ile iş birliğimizi ileri bir aşamaya taşıyan ve her iki kurum açısından da stratejik öneme sahip bir adım olarak değerlendiriyoruz” sözlerini tamamladı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Koçluk modern çağın pusulası oluyor!

Koçluk mesleğinin küresel öncüsü ICF Türkiye, iki yılda bir ev sahipliği yaptığı Koçluk Konferansı’nın 10’uncusunda liderleri, profesyonel koçları, insan kaynakları profesyonellerini ve iş dünyasının karar vericilerini bir araya getirdi. 

Bu yılki teması “İnsan. İlişki. Gelecek.” olan konferans, 3 Aralık’ta yüz yüze İstanbul Maslak 42 Venue’de ve çevrimiçi, 4 Aralık’ta ise çevrimiçi olarak gerçekleşti.

Anlamlı bağların, kolektif dönüşümün ve sürdürülebilir bir geleceğin altını çizen konferans, koçluk dünyasına ışık tutarak koçluğun dönüştürücü gücünü iş dünyasının merkezine taşıdı.

Balcı: “Koçluk bireylerden kurumlara ve toplumlara uzanan bir dokuya sahip” 

İlham dolu bir dans gösterisi ile başlayan konferansın sunuculuğunu Hilal Ergenekon üstlendi. 

ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı, 10. Koçluk Konferansı’nın açılışında yaptığı konuşmada etkinliğin bir hayalin ürünü olduğunu vurgulayarak, farklı sektörlerden profesyonel koçların, koç olmayanların ve koçluğu merak edenlerin bir araya geldiği geniş katılımlı bir buluşma hedeflediklerini ve bu hayalin gerçeğe dönüştüğünü ifade etti.

Açılışta sunulan dans performansının koçluk yolculuğundaki iç sesleri ve sabotörlerle baş etme sürecini anlattığını belirten Balcı, derneğin 20 yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyet gösterdiğini hatırlatarak şunları söyledi:

“Koçluk bireylerden kurumlara ve toplumlara uzanan bir dokuya sahip. Bu yılın temasını ‘İnsan, İlişki ve Gelecek’ olarak belirledik. Bu tema sade görünmesine rağmen güçlü ve derin bir anlam taşıyor. Koçluk bir bakışta, bir sessizlikte veya doğru bir soruda ortaya çıkan bir sanat.”

Balcı: “Koçluk bugün etik, empati ve farkındalıkla bir pusula görevi üstleniyor” 

Konuşmasında, konferansın teması üzerinden ‘İnsan: Ben kimim?’, ‘İlişki: Biz kimiz?’, ‘Gelecek: Nereye gidiyoruz?’ sorularına dikkat çeken Beyza Erdem Balcı, “Teknolojinin hızlı değişiminin yarattığı karmaşaya rağmen insanların anlaşılma, görülme ve ait olma ihtiyacı değişmedi. Koçluk bugün etik, empati ve farkındalıkla bir pusula görevi üstleniyor.” dedi. 

ICF Global’in yaptığı araştırmalardan veriler paylaşan Beyza Erdem Balcı, “Koçluk alan yöneticilerin yüzde 70’i liderlik becerilerinde gelişme görüyor, koçluğa yatırım yapan şirketlerin yüzde 86’sı yatırımlarının en az altı kat geri döndüğünü belirtiyor ve çalışanların yüzde 80’i tatminlerinin arttığını ifade ediyor. Bu veriler koçluğun bireyden topluma yayılan güçlü bir dönüşüm etkisine işaret ediyor.”

ICF Türkiye’nin 2005’ten bu yana profesyonel koçluğun etik ilkelerini ve yetkinliklerini yaygınlaştırmak üzere çalıştığını aktaran Balcı, yaklaşık 500 üyesiyle toplumda yaratılan değişimden gurur duyduklarını söyleyerek konuşmasını tamamladı.

Prof. Dr. Kılıç: “Her bütün başka bir bütünün parçası, her parça başka bir parçanın bütünü olabilir”

Konferansta, ‘Nasıl daha iyi ve güzel bir yaşam kurarız? Beyin Bilimin yanıtı’ başlıklı bir sunum gerçekleştiren beyin cerrahisi profesörü, bilim insanı Prof. Dr. Türker Kılıç, “Enformasyon işleyen her sistem zaman içinde zekâ üretiyor. Bu yaşamın temel prensiplerinden biri.” dedi.

Zekânın ortaya çıktığı andan itibaren artık yalnızca oluştuğu organizmaya değil, yaşamın bütününe ait bir fenomen haline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Kılıç, ‘Doğal zekâ – yapay zekâ’ ayrımının da aslında insan merkezli bir kültürel algının ürünü olduğunu aktardı. 

Prof. Dr. Kılıç, bu yaklaşımın kökeninin 1943’te Schrödinger’in ‘Hayat Nedir?’ sorusuna dayandığını hatırlattı ve şöyle devam etti:

“Schrödinger, inorganik evrenden moleküllerin, moleküllerden hücrenin, hücreden beynin, beyinden zihnin, zihinden kültürün ve nihayet uygarlığın ortaya çıkmasını, termodinamiğin ikinci yasasıyla açıklanamayan bir ‘oluş’ zinciri olarak tanımlıyor. Bu zincirin ortak noktası enformasyonun işlenmesi ve her katmanda yeni bir bütünün önceki parçaların basit toplamından daha fazla anlam taşıması. Parçaların bütünle, bütünün parçayla kurduğu ilişkiler yeni modüller ve yeni kültürel yapıların kapısını açıyor. Her bütün başka bir bütünün parçası, her parça başka bir parçanın bütünü olabilir.”

Prof. Dr. Kılıç: “Sizlerin, kendinizi ve etrafınızdakileri tırtıldan kelebeğe dönüştürme katkılarına minnettarım”

2016’da ortaya konan zekâ–bilinç sınıflandırmalarına değinen Prof. Dr. Türker Kılıç, “Bazı sistemler bilinçli olup zeki olmayabilir, bazıları ise zeki olup bilinç taşımayabilir.” dedi.

Bu farklılaşmanın, bilgi işleyen sistemlerin benzersiz örüntüler üretme kapasitesinden kaynaklandığını ifade eden Prof. Dr. Kılıç, “Bu kapsamda ortaya çıkan yeni kültürel boyut, varlık anlayışını da dönüştürüyor. Mevcut kültürümüz ‘sahip olmak’ üzerine kurulu. Bu yapı beynin Locus Coeruleus merkezini ödül mekanizması üzerinden sürekli sahiplenme dürtüsüyle besliyor. Bu merkez, sahip olmaya dayanmayan; merakla başlayan, iyilik ve yaratıcılıkla gelişen ve anlam üretimiyle sonuçlanan bir süreçle de tatmin edilebilir. ‘Anlam yaratmak’, yaşam ağı içinde daha önce var olmayan bir örüntü ortaya koymak demektir. Bu dönüşüm tırtılın kelebeğe dönüşmesine benzer. Tırtıl ve kelebek aynı genoma sahip fakat dönüşüm ancak belirli bir eşiğin aşılmasıyla gerçekleşir. Her birey değerlidir ve her bireyin dönüşümü için eşik değerinin oluşması gerekir. Bu dönüşümün ön şartı tırtılın kendini sindirebilmesidir. Bu benzetme Türkiye için de geçerli, toplumsal dönüşüm ancak bu içsel sindirme ve yeniden yapılanma ile mümkün olur.” şeklinde konuştu. 

Prof. Dr. Kılıç konuşmasını, “Her birinizin önce bireysel olarak, sonra da eğitim verdiğiniz kişileri bir tırtıldan kelebeğe dönüştürmedeki katkılarınıza minnettarım.” sözleriyle tamamladı.

Sekman: “Bir işi en iyi ‘bilen’, en iyi ‘becerebilen’ ve en iyi ‘bilinen’ sen ol!”

‘Gelecek İnsanı: Başarıyı Düşünmek, Düşünerek Başarmak’ başlıklı bir sunum yapan yazar ve başarı uzmanı Mümin Sekman, 25 yılı aşkın birikimini koçluk bakış açısına uyarlanmış şekilde paylaştı. Sekman, başarı kavramı üzerine yürüttüğü çalışmaların kişisel gelişim alanındaki yolculuğunu belirlediğini ve bu birikimi sade bir model altında topladığını belirtti.

Konuşmasında dört tür bilgi kategorisinden söz eden Sekman, “Başarıyı anlamak için teorik ve pratik bilgiyi, içsel ve dışsal süreçleri birlikte değerlendirmek gerekiyor. Dijital çağda ‘sahte başarı’ görünürlükleri arttı, gerçek üretime dayanmayan imajlar bireylerde psikolojik yıpranmaya yol açabiliyor. Sürdürülebilir başarı ancak kişinin karakteriyle uyumlu yollarla mümkün. Ben yıllarca ‘3 B’ kuralını savundum ve anlattım insanlara. Bir işi özellikle kişisel performansa dayalı bir iş yapıyorsan; bir işi en iyi ‘bilen’, en iyi ‘becerebilen’ ve en iyi ‘bilinen’ sen ol. Üçü de eşit derecede önemli.” dedi.

Liberman: “Masallar dönüştürücüdür”

Masallarla büyümüş bir anlatıcı olan Judith Malika Liberman ‘Masalların Gücü’ başlıklı sunumunda, masalların neden çocuklar ve yetişkinler tarafından hâlâ bu kadar sevildiğini, kimi zaman travmatik görünse de neden iyileştirici bir güce sahip olduğunu ve koçlukta metaforların neden bu kadar etkili olduğunu anlattı. 

Liberman’e göre masallar, rasyonel aklı aşarak duygusal tarafımıza ulaşır; bu yüzden dönüştürücüdür. İnsanların kendi hikâyelerini yeniden kurmasına, duygularını anlamasına ve davranışlarını değiştirmesine yardımcı olurlar. Kısacası, masallar sadece çocuklar için değil; hepimiz için bir rehberdir, çünkü yaşadıklarımızı önce hikâye olarak anlamlandırırız.

Kıran: “Şefkatin empati ve sempatiden en önemli farkı eylem motivasyonu”

Kurumsal hayattaki 15 yıllık deneyiminin ardından yönünü psikoloji alanına çeviren Uzman Klinik Psikolog Kıvılcım Kıran, ‘Evrimsel Avantajımız: Bağlar ve Prososyal Duyguların Geleceği’ başlıklı konuşmasında koçluk eğitimi sırasında kendi ilgi alanını daha net gördüğünü ifade etti. 

Özellikle ‘prososyal duygular’ ve ‘şefkat’ üzerine odaklanan Kıran, şefkatin empati ve sempatiden en önemli farkının ‘eylem motivasyonu’ olduğunun altını çizerek, prososyal duyguların insan beynine evrimsel olarak işlenmiş olduğunu vurguladı.

Siminovitch: “Koçluk karşılaşmasına ne getiriyorsunuz?”

Dorothy E. Siminovitch ise ‘Karmaşıklığa Meydan Okuma: Farkındalık ve Var Olma’ başlıklı konuşmasına, Türkçe bir selamla başlayarak salondaki sıcak karşılamanın kültürler arası bağın gücünü gösterdiğini söyledi. Koçluk topluluğunun ortak etik değerlere sahip olduğunu vurgulayan Siminovitch, dinleyicilere “Koçluk karşılaşmasına ne getiriyorsunuz?” sorusunu yönelterek kişisel farkındalığın önemine dikkat çekti.

Herkesin ‘özgün bir ilacı’ olduğunu belirten Siminovitch, bu benzersiz katkının koçluk sürecine taşınması gerektiğini ifade etti. Dünyanın karmaşık hale geldiğini, bu nedenle koçların farkındalık, dinleme ve varlık becerilerinin kritik olduğunu söyledi. Konuşmasında, direncin bir tehdit değil geri bildirim olduğunu hatırlatarak, korku yaşayan danışanlarla çalışırken koçların önce kendi regülasyonlarını sağlaması gerektiğini vurguladı ve kısa bir nefes egzersizi yaptırdı.

“Koçluğu geleceğin kuşaklarına nasıl taşıyacağız?”

ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı ve Vedat Erol ICF Converge 2025’in öne çıkan trendlerini aktarmak üzere ‘ICF Converge 2025 Yankıları: Global Trendlerin Türkiye’ye Entegrasyonu’ başlıklı özel bir paylaşım oturumu düzenledi. Balcı ve Erol, ABD San Diego’da Ekim ayında gerçekleşen konferansın küresel koçluk gündemine ışık tuttu.

Balcı, Türkiye’yi temsil eden az sayıda katılımcıdan biri olmanın gurur verici olduğunu belirterek, “Orada yalnız olmadığımızı görmek ve ülkemiz adına katkı sunmak büyük mutluluk verdi.” dedi. Erol ise konferansın ana odağının ‘koçluğun dünyada nereye evrildiğini görmek’ olduğunu, göç, kuşak farklılıkları ve kapsayıcılık gibi konuların artık mesleğin merkezinde yer aldığını vurguladı.

Oturum sonunda Balcı ve Erol ortak bir soruya dikkat çekti: “Koçluğu geleceğin kuşaklarına nasıl taşıyacağız?”

Konferansın çevrimiçi gerçekleşen ikinci gününde ise; Richard E. Boyatzis ‘Etkili Koçluğun Bilimi’, Marcia Reynolds ‘Rahatsızlık Alanında Liderlik: Zorlu Konuşmalardan Anlamlı Değişime’, Tamer Dövücü ‘İlişkilerde Aidiyet, Sahiplenme Dengesi’, Dr. Marilyn Atkinson ‘Gelecek İnsan: Yapay Zekâ ve Hız Çağında İlişkileri Yeniden Hayal Etmek’, oturum sponsorları Berkay Kösebay, Dilek Yıldırım, Oğuz Kösebay ‘Yapay Zeka Desteği ile Koçluk Pratiğinize Ayna Tutun’, Sandra Bobkin ile Lydia Roy ‘Koçlukta Yapay Zekanın Evrimi: Liderlik ve Yönetici Koçlarından Stratejik Bakış Açıları’, Fatih Mustafa Çelebi ‘Çalışan Sağlığına Veri Odaklı Yaklaşım’, James E. Varnham ‘Yapay Zeka ile Düşünmek: İnsan Potansiyelini ortaya çıkarmanın yolu komut vermek değil, iş birliği yapmaktır’ ve ICF Global Yapay Zeka Direktörü Susan Caesar da ‘Etik, İnsan ve Gelecek: Koçlukta Yapay Zekâyı Yeniden Tanımlamak’ başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı