GÜZEL OYUNCU ŞEBNEM KESKİN İLE SİNEMA TADINDA SÖYLEŞİ

Güzel oyuncu Şebnem Keskin ile Türk Sinemasından, Hollywood’a uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Soru 1: Öncelikle hoş geldiniz, nasılsınız? Oyunculuk serüvenine nasıl başladınız? Sizi bu alana iten ne oldu?

Şebnem Keskin: Çok teşekkür ederim, iyiyim… Oyunculuk serüvenim aslında çok genç yaşlarda başladı. 20’li yaşlarımda dans ediyordum ve o dönem kast ajanslarına kayıtlıydım. Bu vesileyle Yasemin Yalçın Tiyatrosu’na seçildim ve sahneye dansçı ve oyuncu olarak çıktım. Sonra sahneye ilk adım attığım anda, bunun benim yolum olduğunu hissettim. Yıllar geçse de o tutku hiç sönmedi; hatta zamanla daha da büyüdü.

 

Soru 2: Daha önce her hangi bir projede yer aldınız mı?

Şebnem Keskin: 1992 yılında Cüneyt Arkın’ın polis dizisinde bölüm konuk oyuncu olarak ve 94 yılında Hüllya Avşar ve Tarık Tarcan‘ın başrollerini oynadığı sevginin gücü isimli dizisinde oynadım.

 

Soru 3: Oyunculukla ilgili eğitim aldınız mı? Aldığınız eğitimler kariyerinize nasıl katkı sağladı?

En büyük eğitimi, 1991 ve 1992 yıllarında Yasemin Yalçın Tiyatrosu’nda çalıştığım süreçte aldığımı söyleyebilirim. Sonrasında uzun bir ara verdiğim için eğitim fırsatım olmamıştı. Yıllar sonra mesleğe geri dönmeye karar verdiğimde ise Gökçer Akademi’de oyunculuk eğitimimi tamamladım ve birçok oyuncudan özel dersler almaya devam ettim. Eğitimin sonu yok; kendimi sürekli geliştirmeyi çok önemsiyorum.

 

Soru 4: Boş zamanlarınızda nelerle vakit geçirmekten hoşlanırsınız?

Şebnem Keskin: Ben dans etmeyi çok seviyorum. Özellikle Arjantin Tango benim vazgeçilmezim; fırsat buldukça milongalara gidip dans ediyorum. Onun dışında seyahat etmeyi de çok seviyorum. Mümkün oldukça yeni yerler keşfetmeye çalışıyorum.

 

Soru 5: Canlandıracağınız karakterle aranızda nasıl bir bağ kuruyorsunuz? Rolünüze çalışırken nasıl bir hazırlık yapıyorsunuz?

Şebnem Keskin:Önce karakteri iyice anlamaya çalışıyorum.Geçmişini, motivasyonlarını, korkularını analiz ediyorum. Sonra onu tamamen içselleştirip empati kuruyorum. Rolümü sevdikçe karakterle doğal bir bağ oluşuyor. Bir noktadan sonra artık onu “oynamıyorum”… o kişi benim içimde yaşamaya başlıyor.

 

 

Soru 6: Sizce bir oyuncunun kariyerinde en önemli unsurlar nelerdir? İyi bir oyuncu, hangi yeteneğini geliştirmesi gerekir?

Şebnem Keskin: Bence bir oyuncu için en önemli unsurlar disiplin, merak,gözlem ve sürekli öğrenme isteği. Sahici olmak çok önemli. Oyunculuk teknik bir iş fakat aynı zamanda insan ruhunu çok iyi tanıyıp empati yapabilme gücü bence. Bu yüzden hem teknik hem duygu çok önemli.

 

Soru 7: İleride yer almak istediğiniz özel bir proje veya oynamak istediğiniz bir rol var mı?

Şebnem Keskin: Güçlü kadın hikâyelerinin olduğu projelerde yer almak istiyorum. Dram ağırlıklı, psikolojik derinliği olan karakterler beni çok çekiyor.

 

Soru 8: Oyunculuk kariyerinizde size ilham veren kişiler oldu mu? Kimleri kendinize örnek alıyorsunuz?

Şebnem Keskin: Evet, özellikle sahnede güçlü duran, duyguyu seyirciye geçirebilen sanatçılardan çok ilham alıyorum. Gençliğimden beri Yasemin Yalçın benim için çok kıymetli bir isimdir; onun disiplinine ve sahne enerjisine hayranım. Yerli ve yabancı birçok oyuncuyu da takip ederim ama ilhamı en çok ustalardan alıyorum.

 

Soru 9: Birlikte oynamak istediğiniz bir oyuncu var mı?

Şebnem Keskin: Aslında iyi enerjisi olan herkesle çalışmak beni mutlu eder. Ama özellikle tecrübeli oyuncularla aynı projede yer almak, onlardan sahnede bir şeyler kapabilmek benim için büyük bir fırsat olur.

 

Soru 10: Çocukken okuyup etkilendiğiniz bir kitap var mı? Veya izleyip unutmadığınız bir film sahnesi var mı?

Şebnem Keskin: Çocukken her kız çocuğu gibi polyannadan çok etkilenmiştim daha sonra küçük kadınlar ve şeker portakalı da unutamadım kitapları arasına girdi. İzleyip unutamadığım bir çok film sahnesi var.

 

Soru 11: Sanatın başka hangi dallarından hoşlanıyorsunuz? Bilmediğimiz yönleriniz var mı?

Şebnem Keskin: Dans hayatımda çok önemli bir yere sahip. Yıllarca Salsa, Bachata ve özellikle Arjantin Tango yaptım; hatta Arjantin Tango yarışmalarda derecelerim var. Sanatın her alanı beni besliyor.

 

Soru 12: Yakın bir zamanda kamera önüne geçeceğiniz, Dizi veya Sinema filmi projeniz var mı?

Şebnem Keskin: Şu anda değerlendirdiğim birkaç proje var. Okumalar yapıyorum, görüşmeler devam ediyor. Netleştiğinde güzel haberleri paylaşacağım.

 

Soru 13: Son olarak genç oyuncu adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Şebnem Keskin: Kendinizi keşfetmekten korkmayın. Çok izleyin, çok okuyun, çok gözlem yapın. Ego yerine merakı koyun. Oyunculuk bir yolculuk… Sabır, çalışmak ve kendine inanmak bu yolculuğun en güçlü anahtarlarıdır.

 

– Çok teşekkür ederiz bu keyifli sohbet için. Başarılarınızın devamını diliyorum… Yeni röportajlarda görüşmek dileğiyle…

Şebnem Keskin: Ben teşekkür ederim. Görüşmek üzere…

Antalya Büyükşehir Belediyesi Mevlânâ’yı andı

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Hazreti Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Hakk’a vuslatının 752. yıl dönümünü İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı tarafından düzenlenen Şeb-i Arûs Semâ töreni ile andı.

Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) Aspendos Salonu’nda düzenlenen törene, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Çiğdem Hacıoğlu, Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Okan Yavuz ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı.

“MEVLÂNÂ, İNSANLIĞA YOL GÖSTEREN BİR VİCDAN MİRASIDIR”

Gecenin açılış konuşmasını yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Çiğdem Hacıoğlu, Hazreti Mevlânâ’nın yalnızca bir mutasavvıf ya da şair değil, insanlığa asırlardır yol gösteren güçlü bir fikrî ve vicdanî miras olduğunu vurguladı. Mevlânâ’nın öğretilerinin bugün hâlâ toplumsal karşılık bulduğunu ifade eden Hacıoğlu, ayrıştırmadan konuşmayı, ötekileştirmeden düşünmeyi ve yargılamadan anlamayı öğreten bu irfan geleneğinin, günümüz dünyasında her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan bir değer olduğunu dile getirdi.

ACEMBÛSELİK MEVLEVÎ ÂYÎN-İ ŞERÎFİ İCRA EDİLDİ

Tasavvufun birlik, aşk ve insân-ı kâmil anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilen törende, semânın anlam dünyası izleyiciyle buluştu. Tasavvufun birlik, aşk ve insân-ı kâmil anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilen törende, semânın anlam dünyası da izleyiciyle buluştu. Programda Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Tasavvuf Müziği Topluluğu tarafından Mevlevi bestekârlardan Abdülbâki Nâsır Dede’nin Acembûselik Mevlevi Ayin-i Şerifi ve Semâ Mukabelesi icra edildi. Töreninin başında okunan Nâ’t-ı Şerîfi, Türk Sanat Müziği İcrâ Heyeti ve Tasavvuf Müziği Topluluğu Şefi Celâl Abacı, sonunda okunan Kur’ân-ı Kerîm’i Abdülkadir Aktürk seslendirdi. Baş taksimi Neyzenbaşı Umut Murat Aytekin, son taksimi Kanûnî Alperen Kozak yaptı. Kudümzenbaşı Aygün Altınbaş, Postnişîn Mahmut Sülükçü’ydü. Şeb-i Arûs Semâ Töreni, ilgiyle izlendi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili” Programında Aralık Ayı Semineri Gerçekleşti!

Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladığı seminer dizisinin Aralık ayı programı 17 Aralık Çarşamba akşamı gerçekleşti. Saat 19.30’da başlayan programda Demirli; Hallac-ı Mansur’un şiirlerinden yola çıkarak tasavvuf tarihindeki farklı kavramların izini sürdü.

Prof. Dr. Ekrem Demirli, bu sezon Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladığı konuşma dizisinde Hallac-ı Mansur’u İslam düşüncesinin ve tasavvufi hayatın en mühim isimlerinden birisi olarak ele alıyor. Tasavvuf geleneğinin önemli isimlerinden olan Hallac-ı Mansur ve onunla özdeşleşen “şatahat” dili, kendi anlam dünyası içinde değerlendiriliyor. 17 Aralık Çarşamba akşamı saat 19.30’da başlayan programda Demirli, semineri İslam düşüncesi ve tasavvuf tarihinden örneklerle zenginleştirdi.

“Bazı kavramların başına felaketler geliyor.”

Prof. Dr. Ekrem Demirli, bazı kavramların farklı nedenlerle esas anlamlarından uzaklaştıklarına vurgu yaptı:

“Benim işlerimden biri kavramları başlarına gelen felaketlerden kurtarmak. Kavramları esas anlamlarına taşımaya çalışıyorum. Bu bakımdan merhamet, aşk, vefa gibi kelimeleri onarmaya çalıştım. Bunlardan biri de sohbet kavramı. Sohbet çok güzel bir kavram. Bugün nedense sohbet denince zihnimize konuşmak geliyor. Sohbet kelimesine niye böyle olmuş, karşılıklı konuşmaya niye sohbet diyoruz bilmiyorum. Bence burada bir tercüme kazası yaşanmış. Sohbet esas anlamı itibarıyla beraber olmak demektir.”         

“İslam literatüründe topraktan gelmek, ahlaki bir kavram olarak ele alınmış.”

Prof. Dr. Ekrem Demirli, topraktan gelme kavramının tasavvuf tarihinde nasıl algılandığı üzerine konuştu:

“Topraktan geldiğini anlamak tasavvuf tarihi için önemli bir kavram. Bugün bütün dünyadaki dindarlar bu konuyu tartışırken daha çok Evrim Teorisi üzerinden tartışıyorlar. Bizim literatürümüzde topraktan yaratılış, daha çok ahlaki bir kavram olarak ele alınmış. Buradan hareketle bir evrensel insan tanımına ulaşılmış.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Shell, Müşteri Memnuniyetinde; Türkiye’nin İlk 3 Şirketinden Biri, Sektörünün Lideri

Uluslararası denetim ve danışmanlık firması KPMG’nin, 16 yıldır küresel ölçekte sürdürdüğü ve tüketicilerin markalarla etkileşimlerini mercek altına aldığı araştırmanın Türkiye sonuçları açıklandı. 

Araştırmaya göre Shell, genel sıralamada tüketicilerin en memnun olduğu ilk 3 şirket arasına girerken, enerji ve akaryakıt sektöründe liderliğini korudu.

Bu yıl Türkiye genelinde 8 farklı sektörde faaliyet gösteren ve istatistiksel kriterleri sağlayan 63 marka için 1.552 tüketiciden toplam 13.381 değerlendirme alınarak oluşturulan araştırma, müşteri deneyimi alanındaki en iyi uygulamaları ve şirketlerin performanslarını ortaya koydu. 

Shell’in her istasyonunda yüksek hizmet standartlarını koruyarak, müşteri memnuniyetini merkeze alan deneyim yaklaşımını sürdürdüğü belirtilen raporda, “Shell, enerji ve akaryakıt sektöründe hizmetlerini dijital çözümlerle destekleyerek, müşteri deneyimini hızlı, pratik ve güvenilir kılmayı amaçlayan lider bir markadır.” İfadelerine yer verildi.

Sektör ortalamasının üzerinde performans

Shell, raporda yer alan verilere göre Müşteri Deneyimi Mükemmellik (CEE) skorunu 8,28’e yükselterek önemli bir gelişim de kaydetti. Bir önceki yıl yapılan araştırmada 10. sırada yer alan şirket, bu yıl 7 basamak birden yükselerek 3. sıraya yerleşirken, enerji ve akaryakıt şirketleri arasında liderliğini korudu.

Sektör ortalamasının yüzde 4,4 üzerinde bir performans sergileyerek hızlı ve istikrarlı ilerleyişini sürdüren şirketin bu başarısında; hizmetlerin güvenilirliği, süreçlerin tutarlılığı ve çalışanların müşterilere gösterdiği özenin etkili olduğu vurgulandı.

Güven ve sadakat skorlarında artış

Araştırma kapsamında markalar, “Müşteri Deneyiminin Altı Temel Bileşeni” çerçevesinde değerlendirildi. Shell’in özellikle Bütünsellik ve Dürüstlük alanında 8,46 puan, Zaman ve Efor ile Kişiye Özel Kılma alanlarında ise 8,28 puan alması, markanın güven veren ve müşterilerinin hayatını kolaylaştıran hizmet yaklaşımının bir göstergesi olarak raporda yer aldı. 

Ayrıca 8,68 seviyesindeki Sadakat skoru, markaya duyulan yüksek müşteri bağlılığına işaret etti. Müşteriler değerlendirmelerinde, Shell istasyonlarının temiz ve düzenli tuvaletleri, kaliteli yakıtları ve zengin market ürünleri ile yolculukları konforlu ve kesintisiz hale getirdiğini özellikle vurguladı.

“Misafirlerimize en iyi hizmeti sunmak için çalışıyoruz”

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Shell & Turcas CEO’su Emre Turanlı, müşteri deneyimindeki başarılarının bağımsız kuruluşlarca tescillenmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti. Turanlı, şunları söyledi: 

“Müşteri deneyimindeki başarımız KPMG tarafından bir kez daha tescillendi. Shell olarak müşterilerin en memnun olduğu 3 şirketten biri, sektörümüzün ise yine birincisiyiz. Geçen yıl 10’uncu sırada olduğumuz araştırmada bu yıl 7 basamak birden yükselerek 3’üncülüğe ulaştık. İnsanların Shell’i olarak 81 ilimizdeki 1.200 istasyonumuzda her gün 1 milyonu aşkın misafirimizi ağırlıyoruz. Yılda toplam 55 milyon kilometre yol katediyor, misafirlerimize en iyi hizmeti sağlamak için çabalıyoruz. Bu çabaların sonucunda, müşterilerimizin memnuniyetinin kendi verilerimize ek olarak bağımsız kuruluşlarca da güçlü şekilde ortaya konması bizim için hiç şüphesiz bir gurur vesilesi. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, bayilerimize ve Shell’e duyduğu güvenle yolculuğumuzu birlikte şekillendiren misafirlerimize teşekkür ederim.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Berkun Oya İmzalı “Bir Başkadır” 2. Sezonuyla Geri Dönüyor

Netflix, 2020’de yayınlanan ve kısa süre içerisinde kültleşen dizisi Bir Başkadır’ın ikinci sezon çekimlerinin başladığını duyurdu. Berkun Oya’nın yazıp yönettiği Bir Başkadır, aradan geçen beş yılın ardından, dört bölümden oluşan yeni sezonuyla geri dönecek.

Yapımcılığını Evrim Zeybek, Ali Farkhonde ve Berkun Oya’nın üstlendiği dizinin yeni sezonunun oyuncu kadrosunda ise Öykü Karayel, Defne Kayalar, Fatih Artman, Funda Eryiğit, Onur Saylak, Berkun OyaCihat SüvarioğluGökhan YıkılkanOğulcan Arman UsluEda Akalın, İdil ÇelikCemre Zişan SağbırGöktuğ Yıldırım ve Nur Sürer yer alıyor. 

Yazan ve Yöneten: Berkun Oya
Yapımcılar: Evrim Zeybek, Ali Farkhonde, Berkun Oya

Oyuncular: Öykü Karayel, Defne Kayalar, Fatih Artman, Funda Eryiğit, Onur Saylak, Berkun Oya, Cihat Süvarioğlu, Gökhan Yıkılkan, Oğulcan Arman Uslu, Eda Akalın, İdil Çelik, Cemre Zişan Sağbır, Göktuğ Yıldırım, ve Nur Sürer 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

The Istanbul Spotlight, Corendon Airlines katkıları ile Londra’da!

The Istanbul Spotlight’ın Londra bölümü, yolculuğu ilham veren bir deneyime dönüştüren Corendon Airlines’ın katkılarıyla izleyicilerle buluşuyor. Beğeniyle takip edilen programda; şehrin kültür, sanat ve eğlence dolu atmosferi ekrana taşınıyor. 

Kültür, sanat ve eğlence dünyasının enerjisini dijital ekrana taşıyan The Istanbul Spotlight, bu kez rotasını Londra’ya çevirdi. Sevilen oyuncu çift Özge Gürel ve Serkan Çayoğlu, Londra sokaklarında şehrin enerjisini hissettikleri, bol kahkahalı ve samimi bir keşfe çıktılar.

İkonik duraklarda gerçekleşen bu keyifli yolculukta; içten sohbetler, spontane anlar ve Spotlight Kartları’nda gelen sürpriz sorulara verilen eğlenceli cevaplar bir araya geldi. Özge ve Serkan’ın doğal halleriyle renklenen video, izleyiciyi Londra’nın ritmine ortak ediyor.

Londra çekimleri, 2025 yılında 20. yılını kutlayan tatil hava yolu Corendon Airlines’ın katkılarıyla hayata geçirildi. Yolculuğu bir ulaşımdan öte, başlı başına bir deneyim olarak konumlayan Corendon Airlines, The Istanbul Spotlight’ın Londra bölümüne ev sahipliği yaptı. 

Şehrin çok kültürlü atmosferini yansıtan bu özel içerik, The Istanbul Spotlight YouTube kanalında izleyiciyle buluşuyor.

Videoyu izlemek için aşağıdaki bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz:

https://www.youtube.com/watch?v=xlPzCo0boXU 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bakırköy Belediye Tiyatrosu Yeni Yılda İBB Baruthane Sahnesi’nde!

İstanbul Büyük Şehir Belediyesi (İBB) ve Bakırköy Belediyesi’nden kültür iş birliği! İBB ve Bakırköy Belediyesi, şehrin kültürel yaşamına güç katacak önemli bir iş birliğine imza atıyor. Türkiye’nin üçüncü ödenekli ve tek ilçe tiyatrosu olan Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT), İBB Miras tarafından restore edilerek kültür-sanat alanına kazandırılan İBB Ataköy Baruthane Sahnesi’nde yeni yılda seyircisiyle buluşmaya başlıyor. İBB Kültür & Bakırköy Belediye Tiyatrosu iş birliği, seyirci kitlesini daha da genişleterek, nitelikli tiyatro eserlerini İstanbul’un merkezi noktalarından birine taşıyacak.

Osmanlı’nın ilk baruthanelerinden Ataköy Baruthanesi, yeni işleviyle şehir hayatına geri döndü. 18. yüzyıla uzanan hikâyesiyle endüstri mirasının en önemli örnekleri arasında yer alan Baruthane, İBB Miras tarafından hayata geçirilen restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarının ardından kamusal bir yaşam alanı olarak 2024 yılında kapılarını açtı. İBB Kültür, farklı sanat disiplinlerinden yaptığı seçkilerle, mekânın yeniden kültür hayatına kazandırılmasını sağlıyor.

Ragıp Savaş: “Büyük Bir Heyecan ve Gurur Duyuyoruz”

Bakırköy Belediye Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş, İBB ve Bakırköy Belediyesi arasındaki bu değerli iş birliğine ilişkin görüşlerini,

“BBT olarak 35. yılımızda, kurumumuz için büyük adımlar atıyoruz. Yunus Emre Kültür Merkezi’mizi renovasyona aldık ve geçtiğimiz yıl Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’ni yenileyerek 10 Ekim 2024’te yeniden açılışını gerçekleştirdik. Şimdi ise yeni yıl itibarıyla, İBB’nin kısa sürede restorasyonunu tamamlayıp kültür ve sanat alanlarına dönüştürdüğü bu kıymetli tarihi yapılardan birinde BBT’nin oyunlarını sahneleyecek olmak, bizler için büyük bir heyecan ve gurur. Bu ortaklık, İstanbul’daki sanat üretimini güçlendirecek stratejik bir adımdır.” diyerek paylaştı.

Bu önemli iş birliği ile Bakırköy Belediye Tiyatroları, 13 Ocak 2026 tarihinden itibaren her Çarşamba günü Baruthane sahnesinde seyircisiyle buluşacak…

Gelişmeleri ve oyun takvimini aşağıdaki adreslerden takip edebilirsiniz:

 

İBB Kültür:

·         Instagram/X: @ibb_kultur   – facebook.com/ibbkultur

  • Web: kultursanat.istanbul   –youtube.com/@IBBKulturIstanbul

Bakırköy Belediye Tiyatroları:

  • Instagram: @b.b.t.official,  Web: bbt.bel.tr  facebook.com/pages/BBT/8485

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Maltepe’de Yerli Malı Haftası Kadın Emeğiyle Kutlandı

Maltepe Belediyesi, 12–18 Aralık Yerli Malı Haftası’nı kadın emeğini ve yerli üretimi öne çıkaran etkinliklerle kutladı. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’ne bağlı Kadın Dayanışma Merkezleri’nde düzenlenen programlarda, yerli ürünler ve yöresel lezzetler Maltepeli kadınlarla buluştu.

Etkinlik kapsamında Kadın Dayanışma Merkezleri, Maltepeli kadınların kendi memleketlerine özgü ürünleri tanıttığı özel alanlara dönüştürüldü. Karadeniz’den Akdeniz’e, Doğu Anadolu’dan Marmara’ya kadar tüm bölgelerin kültürel ve ekonomik zenginlikleri; yöresel ürünler, yemekler ve sunumlarla aktarıldı. Kadınlar, yerli ürünlerin üretimden sofraya uzanan yolculuğunu yakından tanıma fırsatı buldu.

Maltepe Belediyesi’nin Yerli Malı Haftası’na yönelik bu çalışması, kadınların hem ülkenin kültürel mirasını daha iyi tanımasına hem de yerli üretimin önemine dair farkındalık kazanmasına katkı sundu. Yerli üretimi destekleyen, kadın emeğini görünür kılan etkinlikler, katılımcılardan büyük ilgi gördü.

Maltepe Belediyesi, Yerli Malı Haftası kapsamında gerçekleştirdiği bu etkinliklerle, yerli üretimin ve dayanışmanın önemine bir kez daha dikkat çekti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Accor Türkiye, 2030 yılına kadar otel sayısını 100’e ulaştırmayı hedefliyor

Dünyanın önde gelen konaklama grubu Accor, Türkiye’deki uzun vadeli büyüme stratejisi doğrultusunda Türkiye’deki 2025 büyüme performansını ve gelecek hedeflerini açıkladı. Türkiye’de lüksten ekonomiye kadar birçok farklı segmentte 15 şehirde, 15 marka, 82 otel ve 17 bin 158 oda ile hizmet veren Accor, yılın ilk yarısında 6, ikinci yarısında 6 olmak üzere toplam 12 yeni otel imzası ile 2025’i kapattı. 2026 yılı için, yeni imzalanacak proje sayısını 2025’e göre %25’ten fazla artırmayı hedefleyen Accor Türkiye’nin, 2030 hedefi ise otel sayısını 100’e ulaştırmak.    

Accor Türkiye Premium, Orta Ölçekli & Ekonomi Markaları Operasyon Başkan Yardımcısı Sinan Köseoğlu grubun Türkiye’deki büyüme performansını, gelecek hedeflerini ve sürdürülebilirlik yatırımlarının yanı sıra grubun sosyal fayda yaklaşımı paylaştı. 

“Sürdürülebilir büyüme taahhüdümüzü devam ettiriyoruz”

Türkiye turizmini değerlendiren Köseoğlu, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), verilerine göre 9 aylık dönem itibarıyla 50 milyar dolar ile Türkiye turizm gelirinde rekor elde etti. Biz de bu rekor artışı grup içinde hissettik. Türkiye turizmi tarih, kültür, gastronomi ve doğal zenginliklerinin yanı sıra sağlık turizminde globalde öne çıkmasıyla oldukça ciddi bir potansiyel taşıyor. Sunduğu çeşitliliğe ek olarak ülkenin hava ve deniz yolu gibi birçok ülke ile kesişen coğrafi konumu uluslararası gezginler için Türkiye’yi daha cazip hale getiriyor. Bu doğrultuda da Türkiye, Accor için stratejik pazar konumunu her geçen gün güçlendiriyor. Güçlü iç talep, yıl boyunca süren uluslararası ziyaretçi ilgisiyle bölgesel ve küresel büyüme planlarımızda önemli bir rol oynamaya devam eden Türkiye’deki varlığımızla uzun vadeli sürdürülebilir büyümeye olan taahhüdümüzü devam ettiriyoruz” şeklinde konuştu. 

“Yılı 12 yeni otel imzası ile kapattık”

Accor’un 110’dan fazla ülkede 5.700’ün üzerinde otelinin bulunduğunun altını çizen Köseoğlu, grubun Türkiye’de şu anda 15 markada toplam 82 oteli ile 15 şehirde toplam 17 bin 158 oda ile oldukça geniş bir alanda hizmet sunduklarını söyledi. Grubun 2030 otel sayısı hedefinin de 100 olduğunu belirten Köseoğlu, Accor’un 2025 yılında Türkiye’de nasıl bir büyüme ivmesi çizdiğini şu sözlerle açıkladı: “Accor, 2025 yılının ilk yarısında Türkiye’de 6 yeni otel projesinin anlaşmalarını imzaladı. İstanbul, Yalova, Sapanca ve Muğla başta olmak üzere farklı lokasyon ve segmentlerde imza atılan 6 proje ile portföyümüze 1000 oda daha ekledik. Yılın geri kalanında da farklı segment ve lokasyonlarda 6 yeni projenin daha imza süreçlerini tamamladık. Böylece yılı 12 yeni otel imzası ile kapattık.” 

“Türkiye’deki otel ve hizmet ağımızı genişleteceğiz”

Köseoğlu, “2025 yılında imzaladığımız 12 anlaşma arasında Diyarbakır, Mersin, Van,Yalova gibi şehirler de bulunuyor. Otellerin açılmasıyla birlikte Diyarbakır’daki 3’üncü, Van, Yalova ve Mersin’deki ilk otellerimizi açmış olacağız. Türkiye, Accor için önemli bir pazar. 2025 yılında yakaladığımız büyüme ivmesini 2026 yılında da istikrarlı bir şekilde korumak adına fırsatları değerlendireceğiz. Türkiye, geçmişte olduğu gibi 2026’da da grup içindeki büyüme planlarında ilk sıralarda yer alıyor. Bu anlamda pazarın değişen ihtiyaçları, gezginlerin talepleri doğrultusunda marka, otel ve oda sayılarımızı, segment çeşitliliğimizi artıracağız. 2026 yılı için büyümede, yani yeni imzalanacak proje sayısında 2025’e göre %25’in üzerinde artış hedeflerken, Accor deneyimini Türkiye’nin birçok şehrinde yaşatmak adına bulunmadığımız şehirleri de merceğimiz altına alacağız. Bugün 15 şehirdeki varlığımızı çok daha büyütmek adına Türkiye’deki otel ve hizmet ağımızı genişleteceğiz” dedi.             

Grup çevreye ve toplumun ihtiyaçlarına da katkı sağlıyor 

Türkiye’de büyüme istikrarını sürdüren Accor’un, sosyal sorumluluk alanında da toplumun ihtiyaçlarına katkı sağlamaya devam ettiğini sözlerine ekleyen Köseoğlu, “Erken yaşta eğitime erişim fırsatlarını güçlendirme hedefiyle Accor olarak, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliğiyle hayata geçirilen “İlk Okul Çantam” projesine destek verdik. AÇEV, başta deprem bölgesindekiler olmak üzere okul öncesi eğitimi sonrasında birinci sınıfa başlayacak ihtiyaç sahibi çocukları, okul malzemelerinden oluşan İlk Okul Çantam ile buluşturuyor” şeklinde konuştu. 

Accor’un sürdürülebilirlik yatırımları için tüm paydaşlarıyla iş birliği içinde çalışarak grup genelinde sürdürülebilirlik dönüşümüne öncülük ettiklerini açıklayan Köseoğlu, faaliyetlerinin temelinde insan ve doğa üzerinde olumlu etki yaratmak olduğunu, Accor’un, sürdürülebilirlik konusunda küresel düzeyde güçlü bir taahhütle hareket ettiğini açıkladı.

Köseoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Sürdürülebilirlik, yenilikçilik ve sorumlu misafirperverliğe öncülük konusundaki kararlılığımızdan ödün vermiyoruz. Tüm otellerimizde “Eko-etiketleri” zorunlu hale getirdik ve bu konuda iş birliği yaptığımız global partnerlerimizle birlikte çalışıyoruz. Accor olarak, 2030 yılını beklemeden, tüm otellerimizde Sürdürülebilir Turizm Sertifikası’nın 3. aşamasını almaya hazırız. Öte yandan “Paris Anlaşması” gereğince, 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı ve aynı zamanda sera gazı emisyonlarımızı mutlak olarak azaltmayı taahhüt ettik. Türkiye genelindeki otellerimizin % 80’inden fazlasında tek kullanımlık plastiklerin ortadan kaldırılmasıyla karbon salınımını azalttık. Gıda atık ölçümünü de kullanarak % 85’inin akreditasyon aldığı ve geri kalanının akreditasyon sürecinde olduğu otellerimizle Accor, sektör için bir referans noktasına dönüştü.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Karabağlar Belediyesi’ne Yeni İş Makinesi Desteği

Türkiye Belediyeler Birliği hibe desteğiyle Karabağlar Belediyesi’ne kazandırılan 22 tonluk paletli ekskavatör, ilçedeki hizmet çalışmalarının hızını ve etkinliğini artıracak.

Türkiye Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen Araç Teslim Töreni’nde Karabağlar Belediyesi’ne hibe edilen 22 tonluk paletli ekskavatörün teslimi gerçekleştirildi. Önümüzdeki günlerde ilçeye kazandırılacak olan iş makinesiyle birlikte, belediyenin sahadaki hizmet kapasitesi daha da güçlenecek.

Sahadaki Hizmet Gücü Artıyor

Alt yapıdan üst yapıya, düzenleme çalışmalarından acil müdahale gerektiren alanlara kadar birçok noktada kullanılacak olan ekskavatör, Karabağlar’da yürütülen çalışmaların daha hızlı ve etkin şekilde sürdürülmesine katkı sağlayacak.

Başkan Kınay: Dayanışmayla çalışmaya devam edeceğiz

Törene ilişkin değerlendirmede bulunan Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, “Yerel yönetimler arasındaki dayanışma, kentlerimizin hizmet gücünü doğrudan artırıyor. Belediyemize kazandırılan bu araçla sahadaki çalışmalarımızı daha etkin ve daha hızlı bir şekilde sürdüreceğiz. Karabağlar için üretmeye, dayanışmayla çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Başkan Kınay’dan TBB’ye Teşekkür

Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Türkiye Belediyeler Birliği hibe desteği kapsamında belediyeye kazandırılan araç için Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Sayın Vahap Seçer ve Birlik yönetimine teşekkür etti.

Karabağlar Belediyesi, dayanışmayla büyüyen ve birlikte güçlenen bir kent anlayışıyla, ilçenin ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını ve hizmet çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam edecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı