Didim Ege Lezzetleri Festivali İkinci Kez Kapılarını Açıyor

Didim’de geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenen ve yaklaşık 60 bin ziyaretçinin katılımıyla yoğun ilgi gören Didim Ege Lezzetleri Festivali, bu yıl ikinci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor.
Didim Belediyesi tarafından organize edilen festival, Ege mutfağının köklü geçmişini ve zengin lezzetlerini bir araya getirecek. Yerel üreticileri desteklemeyi ve geleneksel tatları gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen etkinlik, bölgenin gastronomi değerlerini ön plana çıkaracak.

LEZZETİN VE KÜLTÜRÜN BULUŞMA NOKTASI: AKKÖY
24-25-26 Nisan tarihlerinde Didim’in Akköy Mahallesi’nde gerçekleştirilecek festivalde, yöresel ürünler ve özgün tarifler katılımcılarla buluşacak. Ziyaretçiler, festival süresince hem üretim kültürünü yakından tanıma hem de Ege’nin eşsiz lezzetlerini deneyimleme fırsatı bulacak.

STANT BAŞVURULARI BAŞLADI
Festival kapsamında stant açmak isteyen katılımcılar için başvuru süreci başladı. Başvurular, 31 Mart ile 10 Nisan tarihleri arasında Didim Belediye Halk Masası üzerinden yapılabilecek.

BAŞKAN HATİCE GENÇAY’DAN DAVET
Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, festivale ilişkin yaptığı açıklamada, “Geçtiğimiz yıl ilkini büyük bir başarıyla gerçekleştirdiğimiz Ege Lezzetleri Festivalimizin ikincisini düzenlemenin heyecanını yaşıyoruz. Bu festival, sadece bir gastronomi etkinliği değil; aynı zamanda kültürümüzün, emeğimizin ve yerel değerlerimizin bir yansımasıdır. Tüm üreticilerimizi ve halkımızı bu özel lezzet yolculuğuna davet ediyorum” ifadelerini kullandı.
Didim Belediyesi, festival aracılığıyla hem yerel üretimi desteklemeyi hem de kentin turizm potansiyeline katkı sağlamayı hedefliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kahve sektöründe “Food-Tech” dönemi: Coffy, 2028 yılına kadar 500 mağazaya ulaşıyor!

Küresel kahve sektörü 2030 yılına kadar 370 milyar dolarlık dev bir hacme doğru ilerlerken, Türkiye kahve pazarı bu yarışta önemli bir oyuncu haline geliyor. 2030 yılında 155 milyar TL’lik bir hacme ulaşması beklenen pazarda, bu potansiyeli “kaliteli kahveyi erişilebilir kılma” vizyonuyla karşılayan DP Eurasia Group markası Coffy, grubun teknolojik, operasyonel ve lojistik gücünü arkasına alarak yükselişini sürdürüyor. 2025 yılını, bir önceki döneme göre %86,7’lik rekor bir ciro artışı ile kapatan marka, ulaştığı bu yüksek hacmin üzerine 2026’da yaklaşık %70 oranında bir büyüme daha eklemeyi öngörüyor.

Sektördeki bu ivmeyi değerlendiren Domino’s Pizza Eurasia Group CEO’su Aslan Saranga, Coffy’nin temelinde yatan “bu ülkenin vatandaşı kaliteli kahveye çok fazla para ödememeli” ilkesinin altını çiziyor. Bu yaklaşımın sadece bir ticari motto değil, markanın sektördeki net duruşu olduğunu vurgulayan Saranga; Türkiye’de dinamik bir yapıyla yola çıktıklarını ve bu girişimi küresel bir operasyonel güçle birleştirdiklerini ifade ediyor. 2025 yılında gerçekleşen rekor büyümenin bir tesadüf olmadığını, ölçek ekonomisinin ve teknoloji tabanlı doğru iş modelinin somut bir sonucu olduğunu belirten Saranga, rüştünü ispatlamış bu kârlı modeli yakın gelecekte Türkiye sınırlarının ötesine, Doğu Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu ve Asya’daki dünya başkentlerine taşımayı amaçlıyor. 

Dijitalleşme ve operasyonel güç: 250 kişilik teknoloji ekibi ve kesintisiz tedarik zinciri

Coffy’yi sıradan bir kahve zincirinden ayıran en büyük güç olan “Food-Tech” vizyonu, markayı teknolojiyi odağına alan bir perakende mühendisliği şirketine dönüştürüyor. Merkez ofisinde görev yapan 200-250 kişilik dev bir teknoloji ekibiyle kendi yazılım ve dijital altyapısını yöneten marka, bugün satışlarının %30’dan fazlasını doğrudan dijital kanallar üzerinden gerçekleştiriyor. 1,14 milyon kayıtlı kullanıcı sayısına ulaşan Coffy App, %39’luk aktiflik oranıyla sektör standartlarının üzerinde bir sadakat tabanı oluştururken, “Beklemeden Gel Al” özelliği ve ziyaret sıklığını mükafatlandıran sadakat uygulamalarıyla müşteri deneyimini uçtan uca özelleştiriyor. 

Bu dijital kasları operasyonel mükemmellikle birleştiren Coffy, Gebze, İzmir, Ankara ve Gaziantep’teki dört üretim tesisi sayesinde Türkiye’nin her noktasına sekiz saatte tedarik sağlayabiliyor. Çekirdekten fincana tüm tedarik zincirini kontrol altında tutan marka, bu sayede hem kalite standardını koruyor hem de yatırımcıları için düşük maliyet avantajı yaratıyor.

Yerel güç global deneyim

DP Eurasia’nın 1000 mağazalık operasyon tecrübesinin ve ekosistemiyle yarattığı ölçek ekonomisinin Coffy modeline entegre edildiğini belirten Coffy CBO’su Feliks Boynuinceoğlu, “müşteri bizi nerede istiyorsa oradayız” prensibiyle hareket ettiklerini vurguluyor. 

Değişen pazar koşullarında artık tek tip bir müşteri olmadığını ifade eden Boynuinceoğlu, “Her harcamasını rasyonel bir yatırım kararı gibi veren bütçe odaklı kitle ile kafeleri bir sosyalleşme alanı ya da ev ve iş arasındaki durak olarak tercih eden kitleyi aynı potada eriterek günlük rutinlerinin bir parçası olmaya gayret ediyoruz” diyor.

Türkiye’nin en saygın tedarikçileri ile çalışarak Coffy için ithal edilen %100 Arabica kahve çekirdeklerini yine Coffy’ye özel geliştirilen kavurma profili ile yerel tesislerinde hazırladıklarını ifade eden Boynuinceoğlu, yerel üretimi küresel standartlarla buluşturduklarının altını çiziyor. 

Güçlü franchise ekosistemi ve yatırımcı odaklı büyüme

Bugün Türkiye’nin 44 ilinde ve KKTC’de yer alan 200 aktif mağazasıyla hizmet veren Coffy, 2028’de 500 mağazaya ulaştığında Türkiye’nin en büyük ilk iki kahve zincirinden biri olma hedefine odaklanıyor. Boynuinceoğlu, Coffy mağazalarının %74’ünün franchise ortakları tarafından yönetilmesinin bu sisteme duyulan güvenin kanıtı olduğunu vurguluyor. 36 ay gibi sektör lideri bir geri dönüş süresi ve esnek mağaza konseptleriyle girişimciler için benzersiz bir fırsat sunduklarını hatırlatan Boynuinceoğlu, yeni ürün ve uygulamaları önce kendi merkez mağazalarında test ederek yatırımcı riskini minimize eden, güvenli ve ölçeklenebilir bir iş modeli sunduklarını söylüyor. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Klasik çok markalı mağazacılıkta yeni nesil perakende modeli; COMMUNITÉ

Türkiye perakende sektörünün öncülerinden Boyner Grup, moda, kültür ve yaşam tarzını bir araya getiren yeni nesil deneyim alanı COMMUNITÉ ile yepyeni bir alışveriş kültürüyle kapılarını açtı. İstinyePark’ta 1800 malanıyla ziyaretçilerini ağırlayan COMMUNITÉ, ikinci lokasyonunu Galataport İstanbul’da, üçüncü lokasyonunu ise 2027 yılının ilk çeyreğinde Bağdat Caddesi’nde hayata geçirmeye hazırlanıyor.

COMMUNITÉ, yalnızca bir mağaza değil; alışverişin ötesine geçen, keşif ve etkileşime davet eden bir deneyim alanı. Geleneksel çok markalı mağazacılık anlayışını geride bırakarak kategori bazlı düzen yerine hikâye, kürasyon ve beklenmedik karşılaşmalar üzerine kurulu bir deneyim sunuyor. Bir moda koleksiyonunun yanında sanat kitapları, bir sneaker’ın yanında tasarım objesi, bir parfümün yanında analog kamerayla karşılaşmak mümkün. Bu yaklaşım, ürünleri kategorilerinin dışına çıkararak yeni anlamlar kazandırmayı ve ziyaretçiyi yeniden keşfe davet etmeyi amaçlıyor. 

Boyner Grup CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal ve COMMUNITÉ Üründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sebla Refiğ Devidas, açılış öncesi yaptıkları konuşmada COMMUNITÉ fikrinin doğuşundan hayata geçirilişine kadar olan süreci paylaştılar.

COMMUNITÉ, kökü Türkiye’de, kanatları globalde olan yeni bir perakende konsepti

Boyner Grup CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, konuşmasında;

Bugüne kadar yaptığımızın tersini yapmak üzere yola çıktık. COMMUNITÉ geleneksel modelleri sarsan, pay almak  yerine yeni pazar yaratmayı hedefleyen bir oluşumdur. Mevcut müşteri datasına hapsolmadan, küratörlerin tamamen özgür ve yenilikçi seçimler yapabildiği bir model benimsedik. Yeni gelişen markaların, yükselen tasarımcıların ortaya çıkıp kendilerine ait bir yer bulmaları konusu çok uzun zamandır konuşuluyor, yapılamıyordu. COMMUNITÉ bu sene Türkiye’ye 400’ün üzerinde yeni marka getirecek  ve bu markaların %70’i ilk defa bir arada, onlara ait bir ortamda, ulaşılabilir bir şekilde müşterilerimizin karşısına çıkacaklar. Türkiye bizim her şeyimiz ama şimdiden bir gözümüz Milano, Londra, Atina, Madrid gibi şehirlerde. Her şehrin, her lokasyonun kendi komünitesini kurmak istiyoruz kendi restoranıyla, kafesiyle, yaşam alanıyla. Türkiye’deki dört mağazamız da birbirinden farklı olacak. İkinci mağazamızı yakında Galataport İstanbul’da açacağız, 2027’nin ilk çeyreğinde ise Bağdat Caddesi’nde olacağız.” ifadelerinde bulundu. 

COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal; “COMMUNITÉ fikri çok basit bir soruyla başladı: İnsanların sadece alışveriş yapmadığı, gerçekten vakit geçirmek istediği bir yer yaratabilir miyiz? Bir kahve içilen, bir sohbetin başladığı, yeni markaların keşfedildiği ve yeni fikirlerin doğduğu bir alan… Biz COMMUNITÉ’yi bir mağaza olarak değil; bir araya gelme hali, bir his ve insanların buradan bir ürünle değil, bir deneyimle ayrıldığı bir dünya olarak hayal ettik. Bu hayali hayata geçirmek için de önce birbirine güvenen, birlikte çalışmaktan keyif alan ve işini gerçekten seven bir ekip kurduk. Çünkü baştan beri biliyorduk ki burası sadece ürünlerin değil, insanların ve fikirlerin bir araya geldiği bir alan olmalı. Buradaki her marka kendi hikayesini taşıyor. Biz aslında ürün seçmedik; hikayeleri bir araya getirdik. En çok istediğimiz şey ise çok net: Buraya gelen herkesin kendini iyi hissetmesi, ilham alması ve buradan yalnızca ürünle değil bir hisle ayrılması.” dedi.

COMMUNITÉ Üründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sebla Refiğ Devidas ise; “COMMUNITÉ klasik bir mağaza değil; bir kürasyon ve keşif alanı. Amacımız ürün satmaktan çok bir kültür inşa etmek. Online ve offline varlığıyla sürekli değişen bir concept store. Seçkimiz Avrupa, Türkiye, Uzak Doğu, Amerika ve Avustralya’dan markaları bir araya getiriyor. Toplamda 400’den fazla marka yer alıyor, yaklaşık yarısı Türkiye’de ilk kez keşfedilecek, yeni ve bağımsız markalar. Kürasyon anlayışımız beklenmedik olanı bulmak. Tokyo’dan Seul’e, New York’tan Los Angeles’a, Londra’dan Kopenhag’a uzanan bir keşif yaptık. Türkiye’de farklı bölgelere dokunduk, yerel üreticiler ve yeni nesil tasarımcılardan özenle seçimler yaptık. Böylece sadece moda başkentlerinden değil, farklı şehirlerden de kendine özgü ve otantik markaları bir araya getirdik.” dedi. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nostalji adamdan 2. tekli

Bir süre önce piyasaya sürdüğü ‘Nereye Gidiyorsun’ adlı şarkısıyla müzik dünyasında dikkat çeken, TRT sanatçısı ve Yeşilçam emekçisi oyuncu Sinan Akbaş, yeni çalışmasıyla dinleyicilerinin karşısına çıktı. Sanatçı,’Bakışına Yandım’ isimli yeni teklisini müzikseverlerin beğenisine sundu.

Duygusal altyapısı ve etkileyici sözleriyle öne çıkan şarkı, kısa sürede dijital platformlarda ilgi görmeye başladı. Uzun yıllardır sanat dünyasının farklı alanlarında üretim yapan Akbaş, bu yeni çalışmasıyla müzik kariyerindeki iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor.

Almin’s Prodiksiyon etiketiyle yayınlanan ‘Bakışına Yandım’, tüm dijital platformlarda yerini alırken, şarkıya çekilen klip de dikkat çekiyor. Klip yönetmenliğini genç gazeteci Almina Babar üstlendi. Görsel anlatımıyla şarkının duygusunu güçlendiren klip, izleyicilerden tam not aldı.

Hem müzik hem de oyunculuk kariyerini bir arada sürdüren Sinan Akbaş, üretmeye devam edeceğinin sinyallerini verirken, yeni projeleriyle de adından söz ettirmeye hazırlanıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Şimdi sıra sinemada

Bugüne kadar rol aldığı TV dizileri, tiyatro oyunculuğu ve sunuculuğu ile adından sıkça söz ettiren güzel oyuncu Ece Avcı, şimdi de sinema filmi için kamera karşısına geçmeye hazırlanıyor.

Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü ikincilikle tamamlayan başarılı oyuncu, özellikle sahne performanslarıyla izleyenleri adeta büyülüyor. Birçok dizide de rol alan Ece Avcı, önümüzdeki günlerde dünyaca ünlü Türk yönetmen Ömer Sarıkaya’nın ‘Büyük Kıtlık’ isimli sinema filminde İrlandalı genç kız Amelia karakterine hayat verecek. İlk kez bir sinema filmi için kamera karşısına geçecek olan Avcı, bu heyecanını dile getirerek projeye büyük bir tutkuyla hazırlandığını ifade ediyor. Güzel oyuncu önümüzdeki günlerde özel bir Tv kanalında program sunmaya da hazırlanıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Suat Yanç ‘Yılın En İyi Yapımcısı’ ödülünü aldı

Televizyon projeleriyle adından sıkça söz ettiren Suat Yanç, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Başarılı yapımcı, Nedim Delibaş tarafından düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi töreninde “Yılın En İyi Yapımcısı” ödülünün sahibi oldu. Yanç, ödülünü ünlü oyuncu Wilma Elles’in elinden aldı.

İstanbul’un prestijli mekanlarından Zorlu Raffles Otel’de gerçekleşen görkemli törende duygularını dile getiren Yanç, “Bu başarı ekip işidir, tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.

Ödül töreninde yeni projelerinin de müjdesini veren Suat Yanç, çok yakında NR1 Türkiye ekranlarında yepyeni bir magazin programıyla izleyici karşısına çıkacağını açıkladı. Ayrıca, 3 yıldır zirvede yer alan “50Fifty Magazin” programının da Nisan ayı içerisinde yeni kanalında yayın hayatına başlayacağını duyurdu.

Gecede dikkat çeken bir diğer an ise Suat Yanç’ın başarılı model ve sanatçı Ece Gürsel ile bir araya gelmesi oldu. Objektiflere birlikte poz veren ikili, Gürsel’in yeni klip çalışması öncesinde fikir alışverişinde bulundu. Ece Gürsel, yeni şarkısıyla oldukça iddialı olduğunu belirtti.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Acar’ın kaleme aldığı “Kocaeli Kandıra Halk Kültürü Kitabı” tanıtıldı; “Manavların” kültür hafızası bu kitapta toplandı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Yerel Kültür Platformu iş birliğinde hayata geçen Kocaeli Yerel Kültür Müzesi, Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kenan Acar’ın kaleme aldığı “Kocaeli Kandıra Halk Kültürü” adlı eserin tanıtımına ev sahipliği yaptı. Eser, “Manav” olarak adlandırılan yerleşik Türk toplumunun kültürel birikimini çeşitli yönleriyle ele alıyor.

YEREL KÜLTÜR GELECEĞE AKTARILIYOR
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ile Kocaeli Yerel Kültür Platformu iş birliğinde düzenlenen program, şehrin önemli kültürel mekânlarından biri olan Portakal Hafız Konağı’ndaki Kocaeli Yerel Kültür Müzesi’nde gerçekleştirildi. Tanıtım programına protokol üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. “Kocaeli Kandıra Halk Kültürü” adlı kitap, Kandıra başta olmak üzere İzmit, Derince, Körfez ve Gebze gibi ilçelerde yaşayan ve “Manav” olarak adlandırılan yerleşik Türk toplumunun kültürel birikimini çeşitli yönleriyle ele alıyor. Sohbet üslubuyla kaleme alınan ve akademik verilerle desteklenen eser, hem sözlü kültür hem de günlük yaşam pratiklerini okuyucuya aktarıyor. 

BU ESERDE YOK YOK
İki bölümden oluşan kitabın “Kandıra’da Eski Hayat” başlıklı ilk bölümünde, geçmişteki yaşam tarzı, gelenekler ve gündelik hayat detayları anlatılıyor. “Kandıra Halk Kültürü Sözlüğü” başlıklı ikinci bölümde ise günümüzde unutulmaya yüz tutmuş yüzlerce yerel kelime, örnekleriyle birlikte açıklanıyor. Kitapta köy yaşamı, evlerin mimari özellikleri, yöresel yiyecek ve içecekler, düğün, bayram, sünnet ve cenaze gibi özel günlere ilişkin gelenekler, tarımsal faaliyetler, çocuk ve yetişkin oyunları, halk hekimliği uygulamaları, lakaplar, hitap şekilleri, atasözleri, deyimler, beddualar ve türküler gibi pek çok unsur ayrıntılı şekilde ele alınıyor. Ayrıca Kurtuluş Savaşı öncesinde işgal yıllarını yaşamış kişilerin hatıralarına da yer veriliyor.

“ŞEHİR HAFIZASINI KORUMAK ÖNCELİĞİMİZ”
Programda konuşan Doç. Dr. Kenan Acar, eserin temel amacının yerel kültürü kayıt altına almak ve gelecek nesillere aktarmak olduğunu belirtti. Kitabı kaleme alma süreçlerini ve kitapta yer alan konular hakkında kısa bilgilendirmeler yapan Acar, kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

“BU ESER KOCAELİ İÇİN ÖNEMLİ BİR KAYNAK”
Kocaeli Yerel Kültür Platformu Başkanı Dr. Metin Şentürk ise sözlü ve yazılı kültür çalışmalarının önemine dikkat çekerek, “Kocaeli Kandıra Halk Kültürü” adlı eserin bu alanda önemli bir kaynak olduğunu ifade etti.  Platform Başkanı Dr. Metin Şentürk, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Yerel Kültür Platformu birlikteliğinde Dr. Kenan Acar danışmanlığında yürütülen akademik ve saha çalışmaları devam eden “Kocaeli Manav Ağzı” sözlük kitabının şehir kültürü, hafızası adına önem arz eden çalışmalar arasında yer alacağını, yerel kelimeler ile katkı sunmak isteyenlerin Kocaeli Yerel Kültür Müzesi ile iletişime geçebileceği bilgisini verdi. Kocaeli İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Taşdelen, kitabın Kandıra’da eski hayat ve dil kullanımı ile ilgili bilgilerin aktarılması adına önem arz ettiğine dikkat çekerek, Doç. Dr. Kenan Acar’a teşekkürlerini iletti. 

“ŞEHRİN KÜLTÜREL ZENGİNLİKLERİNİ YAŞATACAĞIZ”
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, şehir hafızasının korunmasına yönelik çalışmaların kaleme alınarak şehir hafızasına kazandırılmasının önemine vurgu yaptı. Kocaeli Yerel Kültür Müzesi’nde unutulmaya yüz tutmuş değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması adına yürütülen proje ve çalışmaların devam edeceğini belirten Abiş, “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Yerel Kültür Platformu iş birliğinde şehrin kültürel zenginliklerini yaşatacağız” dedi.

MÜZE ZENGİN BİR İÇERİK SUNUYOR

Kocaeli Yerel Kültür Müzesi, şehrin unutulmaya yüz tutmuş değerlerini yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Manavların Kocaeli’ye yerleşimi, ketenin yolculuğu ve motiflerin dili gibi bölümleriyle zengin bir içerik sunan müze, Portakal Hafız Konağı’nda hizmet veriyor. Müze, pazartesi hariç haftanın 6 günü 09.00-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Ayrıntılı bilgi almak ve projelere katkı sunmak isteyenler, 0262 331 23 73 numaralı telefonu arayabilir.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

General Mobile, 5G Dönemine Hazır: Türkiye’nin Dijital Geleceğine Güç Katıyor

1 Nisan itibarıyla 5G’nin devreye alınmasıyla birlikte Türkiye’nin yerli teknoloji markası General Mobile hem 5G destekli akıllı telefonları hem de geniş bant çözümleriyle Türkiye’nin dijital dönüşümüne hazır olduğunu duyurdu. Yerli üretim gücünü global deneyimle birleştiren marka, 5G’yi herkes için erişilebilir kılmayı hedefliyor.

Türkiye’nin yerli teknoloji markası General Mobile, 1 Nisan itibarıyla aktif hale gelen 5G teknolojisiyle birlikte hem mobil cihazlar hem de geniş bant çözümleri tarafında hazır olduğunu duyurdu. Global pazarlarda edindiği deneyimi Türkiye’ye taşımaya hazırlanan şirket, 5G ekosisteminde güçlü bir oyuncu olarak konumunu pekiştiriyor.

5G geniş bant ve sabit geniş bant alanına önemli yatırımlar yapan General Mobile, bugün yalnızca bir üretici değil; aynı zamanda teknoloji geliştiren ve çözüm sunan küresel bir marka haline geldi. Hindistan ve Avrupa başta olmak üzere farklı pazarlarda önemli başarılar elde eden şirket, şimdi bu bilgi birikimini Türkiye’nin 5G dönüşümüne aktarmayı hedefliyor.

Yerli Üretim Gücüyle 5G’ye Geçiş

60 milyon dolarlık yatırımla kurulan üretim tesisinde faaliyetlerini sürdüren General Mobile, 5G uyumlu cihaz üretimine odaklanarak Türkiye’nin teknoloji alanındaki rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Şirket hem iç pazarda hem de uluslararası arenada büyümesini sürdürerek 5G teknolojilerinde önemli bir merkez olmayı planlıyor.

5G destekli yeni akıllı telefon modelleri GM Fenix II Pro 5G ve GM 26 Pro 5G’yi geçtiğimiz günlerde kullanıcılarla buluşturan General Mobile, yakın zamanda yeni duyuracağı ürünlerle 5G destekli ürün gamını daha da genişletecek. Marka, aynı zamanda geniş bant çözümlerini farklı pazarlara taşımayı da hedefliyor. Avrupa, Hindistan ve Kuzey Amerika’da büyümesini sürdürmeyi planlayan General Mobile, global ölçekteki varlığını daha da güçlendirmeyi amaçlıyor.

“5G ile Yeni Bir Dönemin Kapısı Açılıyor”

General Mobile Strateji ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlkay Cihaner, 5G’ye geçişle ilgili şunları söyledi:

“5G yalnızca daha hızlı internet anlamına gelmiyor; aynı zamanda yapay zekâ, nesnelerin interneti ve bulut teknolojileriyle birlikte yeni bir dijital çağın kapılarını aralıyor. Sağlıktan eğitime, üretimden finansa kadar pek çok alanda dönüşüm sağlayacak olan 5G, Türkiye için de önemli fırsatlar sunuyor. Düşük gecikme süresi ve yüksek veri kapasitesi sayesinde 5G; uzaktan sağlık hizmetlerinden akıllı şehir uygulamalarına, endüstriyel otomasyondan eğitim teknolojilerine kadar geniş bir kullanım alanı yaratıyor. Türkiye’de 5G altyapısının devreye alınmasıyla birlikte bu dönüşümün hız kazanacak. General Mobile olarak, geliştirdiğimiz ürünler ve teknolojilerle bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz. Yerli üretim gücümüzü, global deneyimle birleştirerek, 5G’yi herkes için erişilebilir hale getirme vizyonuyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

5G Ekosisteminde Güçlü Ürün Portföyü

Markanın 5G bağlantı teknolojisine sahip ürünleri arasında yer alan GM Fenix II Pro 5G ve GM 26 Pro 5G modelleri gelişmiş donanım özellikleri ve GM AI destekli yapay zekâ deneyimiyle öne çıkıyor. Yüksek işlem gücü, gelişmiş kamera teknolojileri ve yenilikçi tasarım detaylarıyla bu modeller, 5G’nin sunduğu hız ve verimlilikten maksimum fayda sağlıyor. General Mobile, önümüzdeki dönemde de 5G destekli yeni akıllı telefon modellerini kullanıcılarla buluşturmaya hazırlanıyor. 

5G destekli geniş bant ürün portföyümüzle, kullanıcılarımıza mekân bağımsız ve kesintisiz bir bağlantı deneyimi sunuyoruz. 5G Mobile Hotspot cihazlarımız sayesinde, istediğiniz her yerde, aynı anda 100’e kadar cihaz yüksek hızda internete bağlanabilirken, ODU (dış ünite) anten çözümlerimiz akıllı ev ve akıllı şehir uygulamaları için güçlü ve geniş kapsama alanı sağlıyor. IDU (iç ünite) ürünlerimiz ise 5G uyumlu bir SIM kart ile altyapıdan bağımsız olarak doğrudan yüksek hızlı internet erişimi sunarak, kullanıcıların her yerde 5G deneyimine kolayca ulaşmasına imkân tanıyor.

General Mobile’ın geliştirdiği GM AI teknolojisi; içerik üretiminden fotoğraf düzenlemeye, çağrı özetlerinden metin düzenlemeye kadar birçok alanda kullanıcıların günlük hayatını kolaylaştıran akıllı çözümler sunuyor. 5G’nin sağladığı yüksek hız ve düşük gecikme avantajı ile birlikte bu yapay zekâ özellikleri çok daha etkin bir şekilde kullanılabiliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

ZKS 30 Mart – 5 Nisan Haftalık Etkinlik Takvimi

Zeytinburnu Kültür Sanat’ta bu hafta birçok etkinlik, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sanatseverleri bekliyor. Zeytinburnu Kültür Sanat; sinemadan tiyatroya, söyleşiden dinletiye önemli etkinlikleri sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. İşte haftanın kültür sanat takvimi:

SİNEMA: Parmak Çocuk Emma

Gösterim Tarihleri: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 Nisan

Gösterim Saatleri: 13.30, 16.00, 19.00

Parmak Çocuk Emma, köklerini aramak için macera dolu bir yolculuğa çıkan Emma’nın hikâyesini konu ediyor. Hayvan ebeveynler tarafından evlat edinilen minyatür bir insan kızı olan Emma, insan kökenleri hakkındaki gerçeği bilmeye kararlıdır. Bu amaçla yola koyulan Emma’ya yeni dostları dahi kaplumbağa Newton ve mucit kurt Edward eşlik eder. Ancak minik insanlarla dolu gizli bir ada keşfettiğinde, umduğu masal bu değildir. Geçmişinden sırları ortaya çıkarmak için bildiği her şeyi riske mi atacaktır?

SÖYLEŞİ: Kitabiyat

Sunan: Tahsin Yıldırım

Konuk: Fahri Aral

3 Nisan Cuma // 19.30

Kitaplar, muhtevalarıyla olduğu kadar nevi şahsına münhasır nitelikleriyle de değer taşıyor. Kitabiyat söyleşi dizisinde “kitap”, zengin bir dünyanın parçası ve kültür nesnesi olarak ele alınıyor. Tahsin Yıldırım moderatörlüğünde sahhaflardan müdavimlere, koleksiyonerlerden yayıncılara kitap dünyasının değerli isimlerinin ağırlandığı Kitabiyat’ta nisan ayı konuğu yazar Fahri Aral.

NAĞMEDÂR: Elhan-ı Şita

4 Nisan Cumartesi // 14.00

Yer: Merkezefendi Dârülkurrâsı

ÇOCUK TİYATROSU: Pinokyo Işıktan Çocuk

Gösterim Tarihi: 5 Nisan Pazar

Seanslar: 13.00-15.00

 Yaramaz, meraklı ve kendi yolunu çizmeye çalışan bir Pinokyo’nun hikâyesidir. Bu Pinokyo hata yapar, söz dinlemez, kandırılır ama her seferinde kalbinin sesini yeniden bulmayı öğrenir. Oyun; çocuklara “doğruyu ezberletmez”, doğruyu neden seçtiğini hissettirir. Işık, oyun ve hayal gücüyle örülü bu yolculukta Pinokyo, alkışın ve eğlencenin her zaman gerçek mutluluk olmadığını keşfeder. Gerçek çocuk olmak; uslu olmak değil, kendi kalbini dinleyebilmektir. Bizim Pinokyo’muz tam da budur: yaramaz, canlı, komik ve öğrenmeye açık. Çocuklar Pinokyo’yu izlerken kendilerini görür, güler, düşünür ve cesaretlenir. Bu hikâye, çizgi kukla tekniği ile anlatılarak çocukların hayal gücünü doğrudan sahnenin içine çeker.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bayraklı’da Çocuk Kitap Şenliği Başlıyor: Minikler Yazarlarla Buluşacak

Bayraklı Belediyesi, Kütüphane Haftası kapsamında çocuklara kitap sevgisini aşılamak amacıyla 3-4-5 Nisan tarihlerinde “Çocuk Kitap Şenliği” düzenliyor. Mansuroğlu Mahallesi’nde bulunan 100. Yıl Matematik ve Zeka Oyunları Parkı’nda gerçekleştirilecek etkinlikte, çocuklar üç gün boyunca yazarlarla buluşacak, atölyelere katılacak ve eğlenceli etkinlik alanlarında keyifli vakit geçirecek.

Şenlik kapsamında kurulacak kitap stantlarında çocuk yayınları tanıtılırken, atölye çalışmaları, söyleşiler ve çeşitli etkinliklerle miniklerin hem öğrenmesi hem de keyifli vakit geçirmesi hedefleniyor. Etkinlik alanında çocuklar için oluşturulacak özel bölümlerle şenlik, aynı zamanda eğlenceli bir buluşma ortamına dönüşecek.

Çocuklar Yazarlarla Buluşacak

Şenlikte çocuk edebiyatının sevilen isimleri Bayraklılı miniklerle bir araya gelecek. Barış İnce ve Ferda İzbüdak Akıncı “Çocuk Kitabı Yazarının Yolculuğu” başlıklı söyleşide çocuklarla buluşurken; Mehmet Atilla ve Güzin Öztürk “Çocuklar İçin Kitaplar ve Hikayeler” üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirecek. Y. Bekir Yurdakul ve Ömer Açık ise “Yetişkinler Çocuk Kitaplarını Okumasın” başlıklı söyleşiyle farklı bir bakış açısı sunacak.

Başkan Önal: “Çocuklarımızı kitaplarla buluşturuyoruz”

Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada çocukların erken yaşta kitapla bağ kurmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Çocuklarımızın kitaplarla, hikâyelerle ve yazarlarla buluşmasını çok önemsiyoruz. Bu şenlikle onların hayal dünyasını zenginleştirmek, okuma alışkanlığı kazanmalarını desteklemek istiyoruz. Üç gün boyunca sürecek etkinliklerimizle çocuklarımızın hem öğrenmesini hem de keyifli zaman geçirmesini hedefliyoruz. Tüm çocuklarımızı ve ailelerini bu güzel şenliğe davet ediyorum” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı