Başkan Altay Büyükşehir’in Kültür-Sanat Çalışmalarını Anlattı

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, düzenlediği basın toplantısıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen kültür-sanat projelerinin 2025 yılı değerlendirmesini ve 2026 yılında yapılacak projelerin tanıtımını yaptı. Konya’daki büyük mirası hakkıyla korumak, yaşatmak ve gelecek kuşaklara güçlü bir şekilde aktarmak için büyük bir gayretle çalıştıklarını belirten Başkan Altay, “Popüler olmayı değil, kalıcı olmayı, gençlerle geçmişimiz arasında güçlü bağlar kurmayı, yaptığımız çalışmaları tüm dünyaya anlatmayı amaçlıyoruz” dedi. Başkan Altay, “Sergilerimizle, yayınlarımızla, müzelerimizle, tiyatromuzla, uluslararası yarışmalarımızla, dünya genelinde yaptığımız sema programlarımızla, genç sanatçı yetiştirme projelerimizle ‘Konya Modeli Belediyeciliği’ ülkemiz sınırlarından öteye taşıyoruz. Bundan sonra da Konya’yı medeniyet ve maneviyat şehirleri ligine sokmak ve kültür ihraç eden bir şehir yapmak için uzun vadeli planlarla canla başla çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.


Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, belediye olarak 2025’te hayata geçirdikleri kültür-sanat projeleri ile 2026 yılında yapılacak programları kamuoyuyla paylaştı.

Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen programda Başkan Altay, Konya’nın, asırlardır tarihin, kültürün, medeniyetin ve hikmetin nabzının attığı müstesna bir şehir olduğuna dikkati çekerek, “Tıpkı yazar İskender Pala’nın da ifade ettiği gibi; ‘Konya’mız rengini İslâm’ın nurundan, sesini Horasan erenlerinin nefesinden, kokusunu Maveraünnehir’den taşıyan bir irfan bahçesidir.’ Toprağına düşen her adım, bir hikmetin filizini sürer. Yüzyıllar boyunca Mevlânâ’dan, Şems’e, Sadreddin-i Konevi’den Ladikli Ahmet Hüdai’ye uzanan gönül sultanları bu kadim şehri bir mektep, bir dergâh, bir sığınak kılmıştır” dedi.

“POPÜLER OLMAYI DEĞİL, KALICI OLMAYI AMAÇLIYORUZ”

Başkan Altay, Anadolu’nun derin köklerinden bugünün yenilikçi ruhuna kadar bu geniş mirasın, bugün Konya’nın damarlarında yaşamaya devam ettiğini vurgulayarak, “Bizler de bu büyük mirası hakkıyla korumak, yaşatmak ve gelecek kuşaklara güçlü bir şekilde aktarmak için büyük bir gayretle çalışıyoruz. Popüler olmayı değil, kalıcı olmayı, gençlerle geçmişimiz arasında güçlü bağlar kurmayı, yaptığımız çalışmaları tüm dünyaya anlatmayı amaçlıyoruz. Bu gayretimizin en önemli ayağı şüphesiz kültürel alanda attığımız adımlardır. Çünkü, biliyoruz ki kültür ve sanat, toplumların yegâne hafızasıdır. Bir milletin kimliğini, duruşunu, estetik anlayışını ve ortak değerlerini geleceğe taşıyan en önemli köprü kültür ve sanattır” ifadelerini kullandı.

“BİZİM İÇİN KÜLTÜR; KONYA’NIN KİMLİĞİ, HAFIZASI VE EN ÖNEMLİSİ MEDENİYET İDDİASIDIR”

Kültür-sanat faaliyetlerini “şehir kimliği” ve “medeniyet anlatısı” etrafında bütüncül bir politikayla ele aldıklarını aktaran Başkan Altay, şöyle devam etti:

“Şehrimizin tarihsel rolünü merkeze alan uzun soluklu ve kurumsal bir kültür stratejisi ile faaliyetler yürütüyoruz. Bu kapsamda yaptığımız faaliyetlerin büyük çoğunluğunu ‘Darülmülk Konya’ üst başlığında hayata geçiriyoruz. Yaptığımız çalışmaları, sadece bir etkinlik takvimi olarak görmüyor; şehrimizin ruhunu besleyen, insanımızın gönül dünyasını zenginleştiren, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren en önemli yatırım olarak değerlendiriyoruz. Bizim için kültür; Konya’nın kimliği, hafızası ve en önemlisi medeniyet iddiasıdır. Geride bıraktığımız bir yıl boyunca, Konya’mızın kültürel zenginliğini daha da görünür kılmak adına birçok projeyi hep birlikte hayata geçirdik.”

2025’TEKİ KÜLTÜR-SANAT ETKİNLİKLERİNİ ANLATTI

Başkan Altay konuşmasının devamında 2025 yılında düzenledikleri; Şehir Konferansları, Konya Okulu, Şehir Tiyatrosu, 6. Sufi Sinema Festivali, Uluslararası İslam Sanatları Yarışması, Türk Tasavvuf Musikisi ve Sema Topluluğu etkinlikleri, Bando ve Mehteran Takımı konserleri, Kültürpark Çocuk Festivali, Konya Gastrofest, Tarihi Bedesten Alışveriş Günleri, Konya Uluslararası Mistik Müzik Festivali, Kitap Günleri, müzeler ve kütüphaneler, Konya’nın tarihini, kültürünü anlatan yayınlar, arkeolojik kazılar, tarihi yapıların restorasyonları, fotoğraf sergileri, kültür-sanat yarışmaları başta olmak üzere çok sayıda kültür ve sanat projesini detaylı olarak anlattı.

2026 yılında hedeflerinin kültürel çalışmaları şehrin tamamına ve yılın her dönemine yaymak olduğunu kaydeden Başkan Altay, bu anlayışla hem geleneksel programları güçlendirdiklerini hem de gençlere hitap eden içeriklerle kültür politikalarını derinleştirdiklerini söyledi.

Başkan Altay, 2026 yılında, mevcut devam eden projelere ilave olarak; “Konya Yöresel Yemek Yarışması”, Uluslararası Mevlana Sempozyumu ve Uluslararası Selçuklu Medeniyeti Sempozyumu, merkez dışındaki 28 ilçede “Sazımda Söz Var Festivali” başta olmak üzere yine birçok önemli etkinliğe imza atacaklarını ifade etti.

“DARÜLMÜLK KONYA MERKEZLİ BİR MEDENİYET ANLATISI”

Konuşmasında kültürüne sahip çıkan şehirlerin geleceğine de güvenle yürüyeceğine dikkati çeken Başkan Altay, “Bu anlayışla, hem tarihimizi koruyor hem de geleceğin kültür atlasını Konya’dan dünyaya uzanan bir perspektifle şekillendiriyoruz. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak kültür-sanat faaliyetlerini popüler etkinlikler olarak değil, ‘Darülmülk Konya’ merkezli bir medeniyet anlatısı olarak hayata geçiriyoruz” dedi.

“KONYA MODELİ BELEDİYECİLİĞİ ÜLKEMİZ SINIRLARINDAN ÖTEYE TAŞIYORUZ”

Kültürü yalnızca etkinlik ve organizasyonlar bütünü olarak değil; şehrin tarihsel kimliğini, medeniyet birikimini ve toplumsal hafızasını geleceğe taşıyan stratejik bir alan olarak gördüklerini ifade eden Başkan Altay, “Sergilerimizle, yayınlarımızla, müzelerimizle, tiyatromuzla, uluslararası yarışmalarımızla, dünya genelinde yaptığımız sema programlarımızla, genç sanatçı yetiştirme projelerimizle ‘Konya Modeli Belediyeciliği’ ülkemiz sınırlarından öteye taşıyoruz. Özellikle, Balkanlarda hayata geçirdiğimiz geleneksel sanatları içeren kurslarımızı ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği çatısı altında yaptığımız kültürel etkinlikleri istikrarlı şekilde sürdürerek medeniyetimizin kültür kodlarını gönül coğrafyamızla paylaşıyoruz. Bundan sonra da Konya’yı medeniyet ve maneviyat şehirleri ligine sokmak ve kültür ihraç eden bir şehir yapmak için uzun vadeli planlarla canla başla çalışmaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

“KONYA GELECEĞİ İNŞA EDEN BİR ŞEHİR OLARAK YARINLARIMIZI AYDINLATMAYA DEVAM EDECEKTİR”

Gençler başta olmak üzere 7’den 70’e tüm Konyalılarla şehrin kültür ve sanat ufkunu genişletecek nice güzel çalışmalara birlikte imza atmayı temenni eden Başkan Altay, “Bu vesileyle; projelerimizin hayata geçmesinde büyük destekleri bulunan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere; Kültür ve Turizm Bakanımıza, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza, tüm ilgili kurumlarımıza, sanatçılarımıza, akademisyenlerimize, gençlerimize ve hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Selçuklu başkenti, Mevlana şehri Konya, geçmişinden aldığı ilhamla geleceği inşa eden bir şehir olarak yarınlarımızı aydınlatmaya devam edecektir” diye konuştu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çankaya, Yeni Yıla İz Bırakacak Bir Sergiyle Başladı

Çağdaş Türk Resim Sanatının önemli isimlerinden Zafer Gençaydın’ın kapsamlı sergisi, Çankaya Belediyesi ev sahipliğinde sanatseverlerle buluştu. “Özgür Aklın Soyut İsyanı: Zafer Gençaydın” isimli sergi, 2024 yılında aramızdan ayrılan sanatçının uzun yıllara yayılan sanatına açılan bir pencere olacak.

Çankaya Belediye Başkanı Güner: “Bu kentin havasını solumuş, kaldırımlarında yürümüş değerli sanatçımız Zafer Gençaydın’ı andığımız sergimiz tüm Çankayalılara ama özellikle gençlere, üniversite öğrencilerimize değer katacak, ilham kazandıracak bir sergi olacağına inanıyorum.”

Çağdaş Türk Resim Sanatının önemli isimlerinden usta ressam ve akademisyen Zafer Gençaydın’ın retrospektif sergisi, Çankaya Belediyesi ev sahipliğinde sanatseverlerle buluştu. “Özgür Aklın Soyut İsyanı: Zafer Gençaydın” isimli sergi, 2024 yılında aramızdan ayrılan sanatçının uzun yıllara yayılan sanat hayatını detaylarıyla sanatseverlere yansıtacak. 1 Mart’a kadar Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde Başkentlilerle buluşacak sergide, Gençaydın’ın ‘Çağdaş Türk Resim Sanatına damga vuran eserlerinden oluşan zengin seçki yer alıyor.

Serginin açılışında konuşan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, “Bu kentin havasını solumuş, kaldırımlarında yürümüş değerli sanatçımız Zafer Gençaydın’ı andığımız sergimize gösterdiğiniz ilgi için hepinize, tüm sanatseverlere teşekkür ediyorum. Bu sergimiz tüm Çankayalılara ama özellikle gençlere, üniversite öğrencilerimize değer katacak, ilham kazandıracak bir sergi olacağına inanıyorum” dedi.

ÜÇÜNCÜ BÜYÜK SERGİ
“Özgür Aklın Soyut İsyanı: Zafer Gençaydın” sergisinin Çankaya’nın yeni kültür-sanat sezonunda düzenlediği üçüncü büyük etkinlik olduğuna dikkat çeken Başkan Can Güner şöyle devam etti:
“Türk Resim Sanatının özgün ve güçlü isimlerinden Zafer Gençaydın’ın sanatsal mirasını sizlerle buluşturduğumuz bu güzel ve anlamlı sergiye hepiniz hoş geldiniz. Bir belediye ne yapar, elbette yol yapar, kaldırım yapar, altyapı hizmetlerini, yeşil alanları, kente değer katacak eserleri yapar elbette… Ama burası özellikle Çankaya ise bir belediye aynı zamanda yurttaşlarını kültürle, sanatla, estetikle buluşturacak etkinlikler, bu gibi büyük ve anlamlı sergiler düzenlemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu hedefle yeni kültür-sanat sezonumuzun üçüncü büyük sergisini açıyoruz. Bildiğiniz üzere 1 Eylül itibariyle Çağdaş Sanatlar Merkezimizin Başkentimize daha da anlamlı bir şekilde hizmet edeceği, daha fazla değer katacağı bir yapıya, işleyişe bürünmesini sağladık. İlk olarak Zamanın Renkleri Sergimizle, Osmanlıdan Cumhuriyete Türk Resim Sanatına değer katan 160 ressamın eserlerini bir araya getirdik. Hemen ardından İbrahim Çallı için burada buluştuk ve onun unutulmaz eserleriyle Çankayalıları bir araya getirdik. Bugün ise Ankara’da doğmuş, hayatının büyük bir bölümünü Ankara’da geçirmiş, bu kentte eserler üretmiş, geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz usta ressam, eğitmen ve akademisyen Zafer Gençaydın’ın eserlerini bir araya getirdik. Bu sergiye katılımın ve ilginin yoğunluğu görmek bizleri çok mutlu ediyor. Bu kentin havasını solumuş, kaldırımlarında yürümüş değerli sanatçımızı tekrar andığımız sergimize gösterdiğiniz ilgi için hepinize, tüm sanatseverlere teşekkür ediyorum. Sergimiz 1 Mart’a kadar sürecek. Bu sergimize de şimdiden yoğun bir ilgi var. Çankayalıların isteğiyle, ilgisiyle bu sergimizi de diğer sergilerimiz gibi sanırım bir hafta, 10 gün uzatacağız gibi duruyor. Zira bu sergiye katılımın şimdiden çok yüksek olduğunu görüyorum. Bu sergimizin, tüm Çankayalılara ama özellikle gençlere, üniversite öğrencilerimize değer katacak, ilham kazandıracak bir sergi olacağına inanıyor, böylesine önemli bir etkinliğin hayata geçmesinde emeği geçen tüm arkadaşlarıma tek tek teşekkür ediyorum.”

“ÇOK BÜYÜK BİR EMEK”
Serginin açılışında söz alan Zafer Gençaydın’ın kızı Esen Gençaydın da serginin hazırlanması ve sunumunda emeği geçen herkese teşekkür ederken, böylesine kapsamlı, büyük bir seçkinin bir başka sergide bir araya gelmesinin zor olabileceğini söyledi. Serginin arkasında çok uzun bir zaman ve çok büyük bir emek olduğunu vurgulayan Esen Gençaydın “Bu serginin hayata geçmesinde emeği geçen başta değerli Başkanımız Hüseyin Can Güner olmak üzere, proje direktörümüz Fahri Özdemir’e ve belediyemizin Kültür ve Sanat Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

1 MART’A KADAR AÇIK
Sanatseverler, sergiyi hafta içi 09.00 ile 20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edebilecek. Çağdaş Sanatlar Merkezi, sergiyi 1 Mart’a kadar ağırlamaya devam edecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gölcük Belediyesi’nden Edebiyat Dünyasına Bir Eser Daha: “Hareket Dergisi ve Nurettin Topçu” Kitabı Yayınlandı

Gölcük Belediyesi’nin, 26 Eylül 2025 tarihlerinde düzenlediği Hareket Dergisi ve Nurettin Topçu Sempozyumu’nun bildirilerinden oluşan; “Hareket Dergisi ve Nurettin Topçu” kitabı yayınladı.

Gölcük Belediyesi, ilçenin edebiyat ve sanat dalında öncü kent olması yolunda çalışmalarına devam ediyor. Geleceğe belge niteliği taşıyacak olan kültür ve edebiyat alanında kitaplar yayınlama amacıyla son olarak; “Hareket Dergisi ve Nurettin Topçu” kitabı yayınlandı. Kitap, 26 Eylül 2025 tarihlerinde düzenlediği Hareket Dergisi ve Nurettin Topçu Sempozyumu’nun bildirilerinden oluşuyor.

7. Kitap Edebiyat Dünyasına Kazandırıldı

Gölcük Belediyesi daha önce de; Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı- Servet-i Fünûn Dergisi Sempozyumu sonrasında “Servet-İ Fünûn Dergisi Ve Servet-İ Fünûn Topluluğu Edebiyatı” kitabı, “Sırat-I Müstakim/Sebilürreşad Dergisi ve Mehmet Âkif Sempozyumu sonrasında “Sırat-I Müstakim/Sebilürreşad Dergisi ve Mehmet Âkif” kitabı, “100.Yılında Dergâh Mecmuası” konulu sempozyumu sonrasında “100.Yılında Dergâh Dergisi” kitabı, Diriliş Dergisi ve Sezai Karakoç Sempozyumu sonrasında “Diriliş Dergisi Ve Sezai Karakoç” kitabı, “Büyük Doğu Dergisi ve Necip Fazıl Sempozyumu sonrasında “Büyük Doğu Dergisi ve Necip Fazıl Kısakürek” kitabı, Mavera Dergisi Sempozyumu sonrasında Mavera Dergisi kitabı yayınlandı. “Hareket Dergisi ve Nurettin Topçu” kitabı ile 7. kitap da edebiyat dünyasına kazandırılmış oldu.

Kültür ve Edebiyat Dünyamıza Hayırlı Olsun

Edebiyat ve sanat alanına bir kitap daha kazandırdıklarını belirten Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “Sempozyumun düzenlenmesinde ve kitabın hazırlanmasında emeği geçenlere, sempozyuma katılıp bildiri sunan saygıdeğer akademisyenlere, özellikle; yayınlanan 7 kitabın da editörlüğünü yapan kıymetli dostum, hemşehrimiz Prof. Dr. Ali Kurt Beyefendiye çok teşekkür ediyorum. Kütüphanelerde yerini alacak Hareket Dergisi Ve Nurettin Topçu kitabının, ilçemizin tanıtımına katkı sağlaması yanında, kültür ve edebiyat dünyamıza da hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

A101, Yerli Cevizi Üreticisinden Tüketiciye Taşıyor

A101, Ceviz Üreticileri Derneği ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, dernek bünyesindeki üretim bahçelerinde yetiştirilen yerli kabuklu cevizleri mağazalarında tüketicilerle buluşturuyor. Proje ile yerli tarımsal üretimin; A101’in 13.500’ü aşkın mağazası ve çok kanallı satış modeli sayesinde düzenli ve ölçeklenebilir pazar erişimi kazanması amaçlanıyor. Bu yapı, üreticinin sürdürülebilir şekilde planlama yapmasını desteklerken, iyi tarım uygulamalarının daha geniş ölçekte yaygınlaşmasına ve yerli üretimin uzun vadeli olarak güçlenmesine katkı sunuyor.

Proje kapsamında devreye alınan izlenebilirlik altyapısı sayesinde, ürün üzerindeki barkod aracılığıyla tüketiciler ürünün kaynağına ve üretim sürecine ilişkin bilgilere erişilebilecek. Böylece tarladan rafa uzanan süreçte şeffaflık ve üretim emeğinin görünürlüğüyle beraber tüketici güveninin artırılması öngörülüyor. İş birliği; yerli ceviz üretiminin uzun vadeli ve sürdürülebilir şekilde büyümesine katkı sunmayı, üretici–perakende ekosisteminde örnek bir uygulama modeli oluşturmayı amaçlıyor.

A101 Meyve Sebze Satınalma Genel Müdürü Gürol Kıraç, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ceviz, taze gıda kategorisinde yerli üretimin ve sürdürülebilir tarımın güçlü örneklerinden biri. A101 olarak meyve-sebze ve taze gıda tedarik zincirinde; kalite standartlarını, ürün güvenliğini ve sürekliliği önceleyen bir yaklaşımla üreticilerimizle yakın çalışıyoruz. Bu iş birliğiyle yerli cevizi güvenilir bir tedarik yapısı içinde daha fazla tüketiciyle buluştururken, üreticimizin emeğine değer katmayı ve Türkiye’nin tarımsal zenginliğini raflarımıza taşımayı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de taze gıda tarafında yerli üretimi güçlendiren yeni projeleri hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz.” 

Ceviz Üreticileri Derneği Başkanı Ömer Ergüder ise, projenin yerli üretim için taşıdığı önemi şu sözlerle ifade etti: “Yerli ceviz üreticimizin bugün en büyük sorunlarından biri, ithal ceviz baskısı altında hak ettiği değeri bulmakta zorlanmasıdır. A101 ile birlikte attığımız bu adım, hem üreticimizi güçlendiren hem de tüketiciyi gerçek Türk ceviziyle buluşturan örnek bir model oldu. Türkiye’nin bereketli topraklarında yetişen her cevizin arkasında büyük bir emek ve uzun bir yolculuk var. Bu yolculuğun değerini koruyan böyle bir projeye imza atmaktan büyük gurur duyuyoruz. A101 yönetimine ve tüm ekibine, ülkemizin tarım sektörüne verdikleri bu güçlü destek için sonsuz teşekkür ediyoruz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

IF Wedding Fashion İzmir’de 2027 tasarımları podyuma çıktı

IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı’nın ilk günü beklendiği gibi renkli ve hareketli geçti. Fuar, üç gün boyunca, ticari görüşmelerin yanı sıra gelecek yılın tasarımlarının sergilendiği defilelere de ev sahipliği yapacak.

19’uncu kez kapılarını açan Avrupa’nın en büyük moda fuarlarından IF Wedding Fashion İzmir, Fuar İzmir’de ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Fuarın ilk gününde gerçekleştirilen 5 defilede, 2027 sezonunun gelinlik, abiye ve özel tasarım kıyafet trendleri podyuma taşındı. Gün boyu süren defileler, yerli ve yabancı profesyonel ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi. Fuarın açılış defilesini, Özbekistan’dan dünya modasına açılan Shadozi markası gerçekleştirdi. Duman Ajans Serkan ve Gökhan Duman koreografisiyle düzenlenen, 30 parçadan oluşan gelinlik koleksiyonunun sergilendiği defilede, dünyanın birçok farklı noktasından modeller aynı podyumda buluştu. Uluslararası yapısıyla dikkat çeken defile, IF Wedding Fashion İzmir’in küresel moda vizyonunu yansıttı.

Ünlü modeller podyumdaydı

Günün ikinci seansında, Maxra Govana markasının gelinlik ve abiye tasarımları podyuma taşındı. Defilede Miss Universe Türkiye 2025 unvanını taşıyan Ceren Arslan, Özge Ulusoy, Ivana Sert, Hande Deniz Uluğ da yer aldı. Duman Ajans koreografisiyle hazırlanan defilenin ardından konuşan Miss Universe’in ardından Türkiye’de ilk kez podyumda olduğunu belirten Arslan, böylesine büyük ve prestijli bir organizasyonda yer almaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Başladığı günden bu yana IF Wedding Fashion İzmir’de olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Ulusoy, bu fuarın kendisi ve model arkadaşları için her yıl eski dostlarla buluşma noktası olduğunu vurguladı.

Defilenin sunuculuğunu da yapan Ivana Sert, IF Wedding Fashion İzmir’de olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, mankenlik ve sunuculuğu severek yaptığını, bu enerjinin sahneye de yansıdığını söyledi. Sert, eşinin İzmirli olduğunu belirterek, “Biliyorsunuz ben İzmir geliniyim. İzmir benim için çok başka bir yerde” dedi.

Güzide Duran büyük alkış aldı

Ümit Collection’ın gelinlik ve abiye koleksiyonunun tanıtıldığı defilenin koreografisini Akif Örük üstlendi. Güzide Duran, Ari Ünal, Olimpia Ahenk gibi ünlü isimlerin de aralarında yer aldığı Rönesans Model Ajans’tan 40 mankenin görev aldığı defilede, 17 yıl aradan sonra podyuma dönen Güzide Duran büyük alkış aldı. Defile sonrası konuşan Duran, podyuma dönüşünün kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu belirterek, “Podyumu özlemişim. Yaklaşık 17 yıl, neredeyse 20 yıla yakın bir aradan sonra yeniden podyumda olmak büyük bir heyecan. Kaldığımız yerden devam ediyoruz ve burada olmaktan çok mutluyuz” diye konuştu. Duran, formunu sağlıklı beslenme ve düzenli sporla koruduğunu da belirterek, disiplinli çalışmanın başarının anahtarı olduğunu vurguladı.

35. yılını IF Wedding Fashion İzmir’de kutladı

Gelinlik ve abiye modasında sektörün en güçlü markalarından biri olan White House, 35. yılını IF Wedding Fashion İzmir’de gerçekleştirdiği özel defileyle kutladı. 35. yıla özel hazırlanan koleksiyon, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen yerli ve yabancı 20 profesyonel model tarafından sunuldu. Duman Ajans koreografisi ile düzenlenen defile, markanın yıllara yayılan tasarım gücünü ve İzmir ile kurduğu güçlü bağı bir kez daha gözler önüne serdi.

Gala defilesinde peruklu final

Günün finalinde düzenlenen gala defilesinde Rojbey by Günbeyi Group koleksiyonu sahne aldı. Nizamettin Günbeyi ev sahipliğinde gerçekleşen gecede, Özge Ulusoy, Güzide Duran, Demet Şener, Wilma Elles, Gizem Özdilli ve Ece Gürsel’in de aralarında bulunduğu ünlü mankenler podyuma çıktı. Duman Ajans’ın yerli ve yabancı 30 kişilik manken kadrosuyla sahnelenen defile, görsel bir şölene dönüştü. Defilenin finalinde mankenlerin peruklarla podyuma çıkması ise gecenin en çok ilgi görün anlarından biri oldu. Defile sonrası duygularını paylaşan modeller, “İlk defa bu kadar farklı peruklarla çıktık, kıyafetlere çok yakıştı. Markanın ruhuna uygundu” diye konuştu.

Rojbey koleksiyonunun tasarımlarını “çok çarpıcı ve cesur” olarak nitelendiren mankenler, 19. yılındaki fuarın kendileri ve sektör için önemini de vurgulayarak, “Tekstil ve moda sektörü ileri gitsin diye elimizden geleni yapıyoruz. Bu fuarda küçük de olsa bir katkımız olduysa ne mutlu” dedi.

“Bu fuar ve dostluklar bizim için ayrı bir değer”

Defilelerde podyuma çıkan mankenler, IF Wedding Fashion İzmir’in kendileri için aynı zamanda yıllara dayanan dostlukların yeniden buluştuğu özel bir platform olduğunu ifade ederek, “Fuar yaklaşınca herkes birbirini arıyor, kimler geliyor diye soruyor. Çünkü burada eski arkadaşlarla, aynı ekiplerle yeniden bir araya geliyoruz” diyerek, İzmir’de podyuma çıkmanın her zaman ayrı bir mutluluk olduğunu ifade etti.

Fuar, sektör profesyonellerini ve moda tutkunlarını İzmir’de ağırlamaya devam ederken defilelerle de 2027 sezonunun gelinlik ve abiye trendlerini ilk kez podyuma taşıyarak moda dünyasına yön vermeyi sürdürecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uğur Mumcu Karşıyaka’da Sinan Meydan ile anılacak

Karşıyaka Belediyesi, gazeteci-yazar Uğur Mumcu’yu katledilişinin 33. yılında çeşitli programlarla anacak. Uğur Mumcu, önce kendi adını taşıyan parkta anılacak, ardından tarihçi-yazar Sinan Meydan’ın katılımıyla saat 18.00’de Zübeyde Hanım Nikah Sarayı’nda söyleşi gerçekleştirilecek. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Uğur Mumcu’nun aydınlanma mücadelesine sahip çıkmak ve onun mirasını birlikte yaşatmak için tüm vatandaşlarımızı anma etkinliklerimize davet ediyorum” dedi.

Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Karşıyaka Belediyesi tarafından düzenlenen programlarla anılacak. Düzenlenecek tören ve söyleşi ile Karşıyakalılar, Mumcu’nun düşüncelerini, gazetecilik mirasını ve aydın duruşunu bir kez daha hatırlayacak. 

Anma programları kapsamında; 24 Ocak Cumartesi günü saat 18.00’de tarihçi-yazar Sinan Meydan Zübeyde Hanım Nikah Sarayı’nda Karşıyakalılar ile buluşacak. “Uğur Mumcu, Atatürk ve Cumhuriyet” başlıklı söyleşi ve imza gününde; Uğur Mumcu’nun düşünsel mirası, Cumhuriyet değerleri, Atatürk ilkeleri ve aydınlanma mücadelesi çerçevesinde ele alınacak.

UĞUR MUMCU PARKI’NDA TÖREN

24 Ocak Cumartesi günü 12.00’de de Bostanlı Uğur Mumcu Parkı’nda anma töreni düzenlenecek. Karşıyaka Belediyesi tarafından, adını taşıyan parkta düzenlenecek etkinlikte Uğur Mumcu, saygı, özlem ve minnetle anılacak; büstüne karanfiller bırakılacak.

“KARANLIĞA IŞIK TUTAN BİR AYDINDI”

Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Uğur Mumcu, gerçeğin peşinden gitmekten asla vazgeçmeyen, kalemiyle karanlığa ışık tutan çok değerli bir aydındı. Onun demokrasiye, laikliğe ve Cumhuriyet değerlerine olan bağlılığı bugün hâlâ yolumuzu aydınlatıyor. Uğur Mumcu’yu anmak, aynı zamanda onun savunduğu değerlere sahip çıkmak demektir. Cumhuriyet’e, aydınlanmaya ve özgür düşünceye inanan herkesi bu anlamlı buluşmalara bekliyorum” diye konuştu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kültür ve Sanatın Yeni Buluşma Noktası: Atatürk Sanat Merkezi

Çankaya Belediyesi tarafından hizmete açılan Atatürk Sanat Merkezi (ASM), çağdaş mimarisi, teknik altyapısı ve çok amaçlı salonlarıyla Ankara’nın önemli kültür-sanat mekanları arasında yer alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile imzalanan işbirliği protokolü kapsamında ASM sahneleri, kamu kurumlarının sanatsal etkinliklerine de ev sahipliği yapıyor.

Çankaya Belediyesi’nin kente kazandırdığı Atatürk Sanat Merkezi (ASM), çağdaş mimarisi ve donanımlı sahne altyapısıyla Ankara’nın kültür-sanat yaşamına yeni bir soluk getiriyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yapılan işbirliği protokolü doğrultusunda ASM, kamu kurumlarının sanatsal etkinlikleri için de kapılarını açtı. 

İmzalanan protokol doğrultusunda Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ve Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, sanatsal faaliyetlerini Atatürk Sanat Merkezi’ne de taşıdı.

MODERN SAHNE, GÜÇLÜ ALTYAPI

Mavi Salon ve Kırmızı Salon olmak üzere farklı kapasite ve teknik donanıma sahip salonları bulunan Atatürk Sanat Merkezi; tiyatro, opera, bale, modern dans, konser ve sahne sanatlarının tüm disiplinlerine uygun modern ışık, ses ve sahne sistemleriyle dikkat çekiyor. Sahip olduğu teknik altyapı ve çok amaçlı kullanım olanaklarıyla ASM, ulusal ve kurumsal sanat üretimlerinin Ankara’daki önemli adreslerinden biri olmayı hedefliyor.

Atatürk Sanat Merkezi’nin ocak ayının son haftasında öne çıkan etkinlikler ise şöyle:

24 Ocak – Harika Şeyler Saat: 20.00 Mavi Salon
(Talimhane Tiyatrosu)

27 Ocak – Fındıkkıran Saat: 18.00 Kırmızı Salon
(İBB Şehir Tiyatroları)

28 Ocak – Ambivalans Saat: 18.00 Kırmızı Salon
(Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu)

31 Ocak – Şakşakçılar Tiyatro Oyunu Saat: 20.00 Kırmızı Salon
(TiyatrOPS)

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Kitabiyat”ın Ocak Ayı Konuğu Adnan Özyalçıner Oldu!

Tahsin Yıldırım’ın sunduğu “Kitabiyat” söyleşilerinde ocak ayı konuğu yazar Adnan Özyalçıner oldu. 20 Ocak Salı akşamı saat 19.30’da, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta gerçekleştirilen söyleşide Özyalçıner, edebiyat hayatından hatıralarını dinleyicilerle paylaştı.

Kitabiyat söyleşi dizisinde “kitap”, zengin bir dünyanın parçası ve kültür nesnesi olarak ele alınıyor. Tahsin Yıldırım moderatörlüğünde sahhaflardan müdavimlere, koleksiyonerlerden yayıncılara kitap dünyasının değerli isimleri ağırlanıyor. Ocak ayının konuğu Türk öyküsünün önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner’di. Özyalçıner’in eserlerinin ve hatıralarının merkeze alındığı söyleşi, anekdotlarla zenginleşti. 

“Öykü yazmaya lise yıllarında başladım.”
Adnan Özyalçıner, edebiyat yolculuğunun ilk adımlarını anlattı:
“Lisede öykü yazmaya başladım. İlk öyküm 1953 yılının şubat ayında Türk Sanatı dergisinde çıktı. Sözcükler Demet Dergisi’nde çıktığını yazar. Demet Dergisi’nde de 1953 Mayıs ayında çıkmıştı. Demet Dergisi’ni biz kendimiz çıkardık. Naim Tirali’nin kardeşi Ahmet Tirali benim sıra arkadaşımdı. O sırada Kabataş Lisesi’nde Behçet Necatigil görev yapıyordu ve Demir Özlü, Hilmi Yavuz, Demirtaş Ceyhun orada öğrenciydi. Onlar güzel bir sanat dergisi çıkarıyorlardı. Onlara özendim ve Ahmet Tirali’ye ‘Abin matbaacı, biz de bir sanat dergisi çıkaralım.’ dedim. Kemal Özer, Ergin Günçe, Cengiz Bektaş vardı. Hiçbirimiz Yazı İşleri Müdürü olamadığımız için Ali Avni Öneş Yazı İşleri Müdürümüz oldu. Demet Dergisi, bir sayı çıktı.”

“Öykülerimde yetmiş yılın edebiyat ve yaşam tarihi var.”
Adnan Özyalçıner, yetmiş yıllık öykü serüveninin tek bir kitapta toplanmasının önemini vurguladı:
 “Everest Yayınları, toplu öykülerimi basmak istediğinde pek istekli davranmadım. Ama sonradan toplu yayımlanmasının çok önemli olduğunu gördüm. İlk öyküm 1953’te çıktı, son kitabım ise 2023’te yayımlandı. Yetmiş yılın edebiyat ve yaşam tarihi bu toplu öykülerde var. Yetmiş yılı bir arada anlattığı için bu kitap önemli. Zabıt katibi gibi de anlatmıyor. Yaşananı değil, yaşanılanı anlatıyor.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hayat Finans’tan işletmelere özel maliyet avantajlı dijital bankacılık modeli

Hayat Finans, yeni nesil dijital bankacılık modeliyle KOBİ’lerin finansmana erişimini hızlandırıyor ve kolaylaştırıyor. Hayat Holding’in köklü reel sektör deneyiminden güç alan banka, dijital çözümler ve yapay zekâ temelli hizmetlerle ticari bankacılıkta maliyet etkin ve kapsayıcı bir yaklaşım sunuyor.

Türkiye’nin ilk lisanslı dijital bankası Hayat Finans, tüzel bankacılıkta KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştıran ve geniş maliyet avantajlarıyla dijital bir hizmet modeli sunuyor. Dijital teminat mektupları, evraksız finansman tahsisi, DBS çözümleri ve Business Kart gibi ürünler tamamen dijital kanallar üzerinden yönetilebiliyor. Aynı zamanda dijital bankacılık modelinin sağladığı maliyet avantajı, Hayat Finans tarafından işletmelere ücretsiz ve avantajlı hizmetler olarak doğrudan yansıtılıyor. Banka, gelir seviyesi veya ölçek farkı gözetmeksizin tüm kullanıcılarına eşit koşullarda finansal fayda sunmayı hedefliyor. 

“Hayatta Avantajlıyız dijital modelimizin sunduğu gerçek değerleri ifade eder”

Hayat Finans Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Alper Dayi, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Hayat Finans’ı kurarken dijital bankacılığı reel sektörün ihtiyaçlarına yanıt veren yeni bir finansal mimari olarak ele aldık. Hayat Holding’in 89 yıllık üretim ve operasyonel tecrübesi üzerine inşa edilen bu yapı, ‘Hayatta Avantajlıyız’ sloganıyla ifade ettiğimiz, katılım finans ilkeleriyle birleşerek maliyet etkin, şeffaf ve kapsayıcı bir bankacılık modeli ortaya koyuyor. Yıllardır üretim, ihracat, KOBİ’ler ve mikro girişimcilerle iç içe olan Hayat Holding’in iştiraki olan Hayat Finans olarak uçtan uca dijital iş modelimizin getirdiği operasyonel maliyetlerin düşüklüğünden kaynaklanan tüm avantajları bireysel ve ticari kullanıcılarımıza yansıtıyoruz.  Dolayısıyla Hayatta Avantajlıyız sloganı sadece bir slogan değil, dijital modelimizin sunduğu gerçek değerleri ifade eder. Bu avantajlar, birikimlere sektör ortalamalarından daha yüksek kâr payı oranı, kredilerde daha düşük kâr payı, havale, EFT, FAST, Banka ATM İşlemi, İhtiyaç Kredisi Tahsisi gibi temel bankacılık hizmetlerinde masrafsızlık olarak somut faydalardır.”

“Tüm işletmeler için adil bir bankacılık modeli sunuyoruz”

Bankanın yapay zekâ teknolojileri ve dijital altyapısı sayesinde kullanıcı deneyiminden risk yönetimine, operasyonlardan ürün geliştirmeye kadar tüm süreçleri uçtan uca dijitalleştirdiklerini belirten Dayi, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“KOBİ’lerin finansmana daha hızlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir şekilde erişmesini sağlıyoruz. Dijital teminat mektupları, evraksız finansman tahsisi ve platform bankacılığı çözümlerimizle işletmelerin nakit akışını ve ticaret hızını destekleyen somut bir değer üretiyoruz. Tamamen dijital bir bankada güven ve şeffaflık en kritik unsurlar. Bu nedenle tüm dijital mimarimizi güvenliği kullanıcı deneyiminin merkezine alan bir yaklaşımla kurguluyor, sunduğumuz her üründe net ve öngörülebilir bir yapı benimsiyoruz. Amacımız, ölçeğinden bağımsız olarak tüm işletmeler için adil, erişilebilir ve sürdürülebilir bir bankacılık modeli sunmak ve dijital bankacılığın Türkiye’deki dönüşümüne kalıcı bir katkı sağlamak.”

İşletmelere özel yapay zekâ temelli hizmetler

Hayat Finans’ın dijital dönüşüm yaklaşımının merkezinde yapay zekâ yer alıyor. Banka, müşteri deneyiminden iç operasyonlara, risk analizinden doküman yönetimine kadar birçok alanda yapay zekâ destekli sistemler kullanıyor. Gelişmiş sanal asistanlar aracılığıyla kesintisiz hizmet sunulurken, kullanıcı davranışlarını analiz eden modellerle kişiselleştirilmiş ve öngörüye dayalı çözümler geliştiriliyor. Ticari bankacılık alanında da yapay zekâ destekli risk analiz modelleriyle işletmelere daha hızlı ve verimli finansman süreçleri sağlanıyor. Üretken yapay zekâ uygulamaları sayesinde sektörel eğilimler ve ticaret verileri analiz edilerek işletmelerin ihtiyaçlarına uygun çözümler sunuluyor.

Güven ve şeffaflık odağında dijital bankacılık

Hayat Finans’ta güven, dijital bankacılık deneyiminin temel unsurlarından biri olarak ele alınıyor. Banka; dolandırıcılığa karşı görüntü ve ses analizi, gelişmiş işlem davranışı modellemeleri ve çok katmanlı kimlik doğrulama sistemleriyle güvenlik altyapısını güçlendiriyor. Şeffaflık ilkesi kapsamında ise tüm ürün ve hizmetler net, anlaşılır ve öngörülebilir koşullarla sunuluyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Enpara Bank’tan beklenmedik soru: ‘Eee Daha Daha Nasılsınız?’

13 yıldır masrafsız bankacılık hizmeti sunan Enpara.com, ‘ömür boyu masrafsızlık’ sözünü bu kez müşterilerine hal hatır sorduğu yeni reklam filmiyle hatırlatıyor. 

Enpara.com, yeni reklam filminde müşterilerine sunduğu ömür boyu masrafsızlık vaadini eğlenceli bir yaklaşımla gündeme getiriyor. Bankaların işlem ücretlerindeki artışları müşterilerine SMS yoluyla bildirmesine gönderme yapan film, bir mesajlaşma ekranı üzerinden ilerliyor. Enpara.com’dan müşterilerine giden mesajda ise alışıldık ücret artışı bilgilendirmelerinin aksine yalnızca hal hatır sormak için atılan “Eee daha daha nasılsınız?” ifadesi yer alıyor.

2012 yılından bu yana masrafsız bankacılık hizmeti sunan ve bu ilkesinden taviz vermeyen Enpara.com, bu filmle tam 13 yıldır müşterilerine verdiği sözü bir kez daha hatırlatıyor: Enpara.com’da ömür boyu EFT/FAST/havale ücreti yok, kart aidatı yok; haliyle zam da yok. 

Film, Rabarba imzası taşıyor. 

Reklam Filmi Link: https://www.youtube.com/watch?v=rgG3OIrz-JA 

KÜNYE

Reklam: Eee daha daha nasılsınız? 

Reklamveren: Enpara.com

Reklam Ajansı: Rabarba

Reklamveren Yetkilisi: Ayşegül Sınar, Nida Şenler, Ece Ölmez, Tolga Salatacı

Yönetici Kreatif Direktör: Pemra Ataç Açıktan 

Kreatif Direktör: Volkan Yanık 

Kreatif Ekip Liderleri: Ebru Karaman Mertler, Sergen Temel Bayram 

Kreatif Ekip: Nurgül İletir Türkeş, Bilge Nur Kiraz, Tamay Öğüt, Aylin Hayırcı

Strateji: Oğuz Savaşan

Ajans Başkan Yardımcısı: Melda Tarlan

Müşteri İlişkileri: Nihan Şimşek Gür

Prodüktör: Berrak Damla Olgun, Dila İraf

Medya Planlama/Satınalma: People Initiative

Post Prodüksiyon: Danke-Alp Kızıltan

Müzik: Nilinişleri

Ses Miksajı: Fuzztank-Gürhan Berkel

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı