Burak Özçivit’li Reklam Filminin Kamera Arkası Yayında

Hayat Finans’ın Biz Kart için hazırladığı ve “banka olmak” kavramına yeni bir yorum getiren reklam filminin kamera arkası görüntüleri paylaşıldı. Burak Özçivit’in rol aldığı film setinden bu özel anlar, ekrana yansıyan mizahın ve samimiyetin ardındaki keyifli atmosferi gözler önüne seriyor.

Kamera arkası görüntülerinde, prova anlarından doğal kesitler ve setin enerjisi dikkat çekiyor. Günlük hayattan sahnelerin işlendiği çekimlerde hem oyuncuların hem de set ekibinin yüksek temposu ve eğlenceli anları objektife yansıyor. 

“Biz Kart: Sizi Banka Yapan Kart” söylemiyle hayata geçirilen kampanyanın reklam filminde; aile içinde para yönetimi, kontrol ve paylaşım temaları gündelik hayattan kesitlerle ele alınıyor.

Reklam filmi kamera arkasına dair fotoğrafları ve videoyu değerlendirmenize sunarız

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

IF Wedding Fashion İzmir’den dünya sahnesine

IF Wedding Fashion İzmir kapsamında düzenlenen Gelinlik Tasarım Yarışması’nı kazanarak moda yolculuğuna başlayan Amor Garibovic, bugün dünya yıldızlarıyla çalışan uluslararası bir tasarımcı olarak aynı podyuma bu kez jüri üyesi kimliğiyle döndü.
 
 İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle 20-22 Ocak’ta düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir Fuarı kapsamındaki Gelinlik Tasarım Yarışması, genç tasarımcıları moda dünyasına kazandırmayı sürdürüyor. Naomi Campbell, Doja Cat gibi dünyaca ünlü yıldızlarla çalışan, Tarkan’ın son İstanbul konserinde giydiği ceketin tasarımına da imza atan Amor Garibovic’in moda yolculuğu, 2017 yılında, IF Wedding Fashion İzmir kapsamında düzenlenen Gelinlik Tasarım Yarışması’nda kazandığı birincilikle başladı. Garibovic’in, “Burası benim ikinci evim” dediği IF Wedding Fashion İzmir podyumlarında attığı ilk adım, yıllar içinde uluslararası sahnelere uzanan bir başarı hikâyesine dönüştü.
 
 Yarışmanın 2017 yılı birincisi Amor Garibovic, 2018 yılında IF Wedding Fashion İzmir podyumlarında gerçekleştirdiği performans defilesiyle tasarımlarını ilk kez profesyonel ölçekte sergiledi. Bu sürecin ardından kendi markasını kuran Garibovic, kısa sürede Türkiye sınırlarını aşarak uluslararası moda dünyasında dikkat çeken projelere imza attı. Bugün kariyerinin başladığı Gelinlik Tasarım Yarışması’nda jüri üyesi olarak yer alan Garibovic, bilgi ve deneyimini genç tasarımcılarla paylaşarak yarışmanın sektöre kazandırdığı sürekliliğe katkı sunuyor.
 
“O ödülü aldığım için inanılmaz mutluyum”
 Garibovic’in tasarımları; aradan geçen yıllar içinde Naomi Campbell ve Doja Cat gibi dünya çapında isimlerin yanı sıra Türkiye’den Sibel Can, Hande Erçel, Gökçe Bahadır, Sinem Kobal, Burcu Esmersoy gibi pek çok ünlü isim tarafından tercih edildi. Son olarak Tarkan’ın yıllar sonra İstanbul’da verdiği konserde Amor Garibovic imzalı bir ceketle sahneye çıkması, tasarımcının ulaştığı noktayı simgeleyen anlardan biri oldu. Garibovic’in kariyeri bu yıl başka önemli bir başarıyla da taçlandı. Garibovic, ELLE Style Awards’ta “Yılın Moda Tasarımcısı” ödülüne layık görüldü. Ödülün kendisi için taşıdığı anlamı dile getiren Garibovic, “ELLE Style Awards 2026’da Yılın Moda Tasarımcısı ödülünü bana layık gördükleri bütün jüri üyelerine teşekkür etmek istiyorum. O ödülü aldığım için inanılmaz mutluyum ve gururluyum” dedi.
 
“Evimde gibi hissediyorum”
 
Bu yıl Gelinlik Tasarım Yarışması’nın jüri koltuğunda yer alan Amor Garibovic, genç tasarımcılarla buluşmaktan, onlara ve yarışmaya katkı sunmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Kariyerinin başladığı podyumda olmanın kendisini ilk günkü gibi heyecanlandırdığını söyleyen Garibovic, “Burası benim ikinci evim diyebilirim. Hatta kendimi burada gerçekten kendi evimde gibi hissediyorum. Her yerde de bunu söylüyorum. Yolculuğum burada başladı. 2017 yılında birinci oldum, bütün kariyerimin temeli burada atıldı ve ismim moda dünyasında ilk kez burada duyuldu. O yüzden burası benim için çok duygusal, çok duygu dolu bir yer” diyerek duygularını dile getirdi.

“IF Wedding tüm ülkemiz için çok büyük bir önem taşıyor”
 
IF Wedding Fashion İzmir’e ve yarışmaya, jüri üyesi olarak dönmenin kendisi için çok büyük bir gurur olduğunu da söyleyen Garibovic, “Çok farklı hissediyorum. Aynı podyumda yarışmacı olmakla yıllar sonra jüri koltuğunda oturmak bambaşka bir duygu. Finalist tasarımları değerlendirirken genç tasarımcıların heyecanını yakından hissettik. Yarışmacılara ve genç tasarımcılara tavsiyem ise şu: İlk başladığınız zamanki o tutku hiçbir zaman kaybolmasın. Bende hiç gitmedi, hep kaldı. Bu çok zor bir yol, çok zor bir sektör ve çok zor bir meslek. Ama eğer gerçekten yetenek varsa ve o tutku içinizde duruyorsa mutlaka doğru yola giriyorsunuz. Yol sizi seçiyor, siz de o yolu seçiyorsunuz” dedi.
 Garibovic, IF Wedding Fashion İzmir’in moda dünyası açısından büyük bir değer olduğunu ifade ederek, “Sadece benim için değil, her sene buradan çıkan genç tasarımcılar için de çok kıymetli bir organizasyon. IF Wedding Fashion İzmir yalnızca İzmir için değil, tüm ülkemiz için çok büyük bir önem taşıyor” diye konuştu.
 
Uluslararası yeni projelerin müjdesini verdi
 
Uluslararası projeleri hakkında da bilgi veren Garibovic, son dönemde Amerika merkezli çalışmalarının arttığını belirterek, “Son zamanlarda tasarımlarımı çok farklı alanlarda ve çok farklı isimlerin üzerinde görüyorsunuz. İtalya ve Paris her zaman odağımdaydı ama artık ABD’de Los Angeles ve Miami tarafında da çok güçlü projelerimiz var. Şu an isim paylaşamıyorum, ama çok yakında dünya çapında çok büyük müzisyenler ve bir oyuncuda tasarımlarımı göreceksiniz” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

MEM’de kanun ve piyano yankılandı

Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde, kanun virtüözü Esra Berkman ve piyanist Gökçe Eryılmaz, çağdaş Türk bestecilerinin eserlerini yorumladı.

Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi (MEM), Ocak ayı programı kapsamında ‘Kanun Piyano İkilisi’ni ağırladı. Kanun virtüözü Esra Berkman’ın 2008’de kurduğu ve 2023 yılından itibaren piyanist Gökçe Eryılmaz ile yolculuğuna devam eden Kanun Piyano İkilisi, 18. yılına özel bir repertuvarla seyirci karşısına geçti. İki albümleri bulunan ve uluslararası arenada tanınan ikili, konserde Meliha Doğuduyal, Çetin Işıközlü, Eren Arın, Enis Gümüş, Önder Özkoç ve Uğraş Durmuş gibi çağdaş Türk bestecilerin eserlerinden oluşan özgün bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturdu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Rezan Has Müzesi’nde Çocuklar İçin Sanat, Tarih ve Yaratıcılık Atölyeleri

Kadir Has Üniversitesi’nin kültür ve sanat alanındaki önemli merkezlerinden biri olan Rezan Has Müzesi, yarıyıl tatilinde çocukları sanatla buluşturmaya hazırlanıyor. Tarihi Cibali Tütün Fabrikası binasında yer alan müze, çocukların erken yaşta kültürel mirasla tanışmasını amaçlayan eğitim programları kapsamında, 5–7 yaş grubuna özel olarak tasarlanan çocuk eğitim atölyelerini başlatıyor.

Yarıyıl tatiline özel olarak hazırlanan atölye serisinin ilki, 23 Ocak Cuma günü gerçekleştirilecek. Program kapsamında çocuklar, alanında uzman eğitmenler eşliğinde müzeyi keşfedecekleri rehberli bir geziye katılacak. Bu gezide sergilenen eserleri inceleyerek gözlem yapma becerilerini geliştiren çocuklar; gördüklerini yorumlama, düşüncelerini sözlü olarak ifade etme ve sanat üzerinden iletişim kurma deneyimi yaşayacak. Eğlenceli ve öğretici içeriklerle kurgulanan atölye çalışmaları, çocukların hayal gücünü beslerken aynı zamanda sanat ve kültüre karşı kalıcı bir ilgi geliştirmelerini hedefliyor.

Kilden Desene Tablet Atölyesi 

Rezan Has Müzesi’nin yarıyıl tatiline özel olarak hazırladığı çocuk eğitim programları kapsamında gerçekleştirilecek olan “Kilden Desene Tablet” Atölyesi, ilkokul öncesi yaş grubundaki çocukları tarih ve sanatla buluşturuyor. Program, 23 Ocak Cuma günü öğleden sonra düzenlenecek olup, 5–7 yaş aralığındaki çocuklara hitap ediyor. Atölyede çocuklar, Tunç Çağı’na uzanan eğlenceli bir anlatımla yazının ve alfabenin ortaya çıkış sürecini tanırken; antik uygarlıkların günlük yaşamına ve iletişim biçimlerine dair temel bilgiler edinecek. Uygulama bölümünde ise kil kullanarak kendi tabletlerini üretecek olan çocuklar, bu tabletlerin üzerine özgün desenler çalışarak hem yaratıcılıklarını hem de el becerilerini geliştirecek. Sanatla öğrenmeyi bir araya getiren bu deneyim sayesinde çocuklar, kültür varlıklarını tanıma, arkeoloji ve müzecilikle ilgili temel kavramlarla erken yaşta tanışma fırsatı yakalayacak.

Minik Kemer Ustaları 

Rezan Has Müzesi’nin çocuklara yönelik yarıyıl tatili programları kapsamında düzenlenen “Minik Kemer Ustaları Atölyesi”, 31 Ocak tarihinde 5-7 yaş aralığındaki çocuklara hitap ediyor. Minik katılımcılar Demir Çağı’na uzanan yaratıcı ve öğretici bir yolculuğa çıkarken; atölye boyunca müzenin Urartu Kemerleri konusunda dünyanın en kapsamlı koleksiyonlarından birine sahip eserlerini yakından gözlemleyerek Urartu uygarlığına ve dönemsel tarihine dair temel bilgiler edinecekler. Programın uygulama bölümünde çocuklar, Urartu kemerleri üzerindeki sembol ve desenleri inceleyerek bu motiflerin anlamlarını keşfederek; mukavva malzemeler kullanarak kendi kemerlerini tasarlayacak ve seçtikleri desenlerle süslemelerini yapacaklar. El becerilerini ve hayal güçlerini geliştirmeye odaklanan atölye, çocukların kültür varlıklarını tanımasını sağlarken arkeoloji ve müzecilikle ilgili temel kavramlarla erken yaşta tanışmalarına da olanak tanıyor.

**Atölye çalışmalarında kullanılacak tüm malzemeler Rezan Has Müzesi tarafından temin edilmektedir. Her bir atölye, çocukların verimli ve birebir etkileşim içinde katılımını sağlamak amacıyla 10 kişiyle sınırlı kontenjanla ve ücretli gerçekleştirilmektedir. Rezan Has Müzesi’nin yarıyıl tatiline özel olarak hazırladığı, çocuklara yönelik eğlenceli ve öğretici tüm atölye programlarına ilişkin detaylı bilgilere müzenin resmi internet sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Borsa İstanbul’da gong Üçay Mühendislik için çaldı

25 yılı aşkın deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen mühendislik ve enerji şirketlerinden Üçay Mühendislik ilk gong ile sermaye piyasalarına adım attı. Kuveyt Türk Yatırım liderliğinde, 14-15-16 Ocak 2026 tarihlerinde talep toplama sürecini tamamlayan şirket, UCAYM koduyla, Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görmeye başladı. Gong töreni; Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karacabey, Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Bozkurt, Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy, Kuveyt Türk Yatırım Kurumsal Finansman Direktörü Abdülkadir Sadıkoğlu ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti.

Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun “Üçay Mühendislik, enerji teknolojileri alanında katma değer üreten, mühendislik yeteneklerini sahadaki tecrübeyle birleştirmeyi başarmış olan değerli bir şirketimizdir. Geliştirdiği yenilikçi uygulamalarla, farklı sektörlerin değişen ihtiyaçlarını karşılamakta ve yeşil dönüşümü desteklemektedir. Borsa İstanbul olarak; üretimi, mühendisliği ve teknoloji odaklı iş modellerini Borsamızda görmekten çok memnuniyet duyuyoruz. Bu nedenle, bu halka arzda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Halka arzın, sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyor, Üçay Mühendisliğe Borsamız ailesine hoş geldiniz diyorum.” dedi.

“Üçay Mühendislik’in değerini istikrarlı bir şekilde artırmak öncelikli hedefimiz olacak”

Üçay Mühendislik’in 2000’de başlayan yolculuğunda Türkiye’nin enerji, iklimlendirme ve teknoloji ekosistemine değer katan güçlü bir mühendislik markasına dönüştüğünü belirten Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karacabey, “Kuruluşumuzdan bu yana attığımız her adımı, Türkiye’de daha verimli, daha çevreci ve daha sürdürülebilir bir yaşam için şekillendirdik. 2007 yılında elektrik ve mekanik taahhüt alanında attığımız ilk adım, 2019’da sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda bağlı ortaklığımız Elaris’in kuruluşu ve EPDK’dan aldığımız “Elektrikli Araç Şarj Ağı İşletmeciliği” lisansı, bu yolculuğun dönüm noktaları oldu. 2020’li yıllarla birlikte enerjinin geleceğini merkeze alan stratejik bir dönüşüm başlattık. Güneş enerjisi yatırımlarımızı büyütürken, yazılım ve teknoloji kabiliyetlerimizi güçlendirdik. 2021’de dünyanın lider şirketlerinden biri olan EATON’un Türkiye’deki şirketi ile yaptığımız iş birliği sayesinde markanın elektrikli araç şarj sistemlerinin Türkiye’deki tek yetkili satış ve servis bayisi olduk. Üçay Mühendislik bugün iklimlendirme, yenilenebilir enerji, elektrik & mekanik taahhüt ve e-mobilite alanlarında entegre hizmetler sunan, sektörün dönüşümünde aktif rol oynayan bir şirket haline geldi. Bugün burada Üçay Mühendislik’in kurumsal tarihinde yeni bir sayfayı açıyoruz. Halka arz, titizlikle hazırlıklarını yürüttüğümüz bir hedefti. Bu adımla şirketimizin şeffaflığını, kurumsallığını ve hesap verebilirliğini daha güçlü bir zemine taşıyoruz. Sürdürülebilir büyüme stratejimizi de yatırımcılarımızla birlikte inşa etmeye başlıyoruz. Yatırımcılarımızın güvenini korumak, şirketimizin değerini istikrarlı bir şekilde artırmak, ülke ekonomisine ve istihdama katkı sağlamak öncelikli hedefimiz olacak. Yeni ortaklarımızın katkısı ve güveniyle, önümüzdeki dönemde daha büyük projelere imza atacağımıza inancım tam” dedi.

“Şirketimize gösterilen ilgi geleceğe dair güçlü vizyonumuzu bir kez daha teyit etti

Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı ise “Türkiye’nin 22 ilinde, 30’u aşkın lokasyonda gelişmiş ERP altyapımız ve entegre operasyon yapımız sayesinde her yıl yaklaşık 30.000 müşterimize hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunuyoruz. Bu ölçek, Türkiye’nin mühendislik ve enerji sektöründe erişilebilirlik ve hizmet standardı açısından önemli bir konumda olduğumuzu ortaya koyuyor. Yoğun ilgi gören halka arzımız sonrası bugün aramıza 796 bin 720 yeni ortak katıldı. Bu ilgi, faaliyetlerimize duyulan güveni ve geleceğe dair güçlü vizyonumuzu bir kez daha teyit etti. Halka arzdan elde edeceğimiz kaynağı elektrikli araç şarj ağı yatırımlarında, GES projelerinde, sürdürülebilirlik odaklı süreçlerde, teknoloji geliştirme faaliyetlerinde ve dijital altyapımızın güçlendirilmesinde kullanacağız. Bu yatırımların yalnızca Üçay Mühendislik’in büyümesine değil, aynı zamanda ülkemizin enerji dönüşümüne, karbon azaltım hedeflerine ve sürdürülebilir kalkınma vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy ise şöyle konuştu: “Kuveyt Türk Yatırım olarak kuruluşumuzdan bu yana temel bir hedefle hareket ediyoruz: Yatırımcılarımızın tasarruflarını, ülkemizin üreten, istihdam sağlayan ve reel ekonomiye değer katan şirketleriyle buluşturmak. Bu süreçte üstlendiğimiz sorumluluk, bir aracı kurum olmanın ötesindedir. Biz kendimizi, yatırımcılarımız ve şirketlerimiz için stratejik bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Bugün bir yanda, 25 yıldır mühendislik, enerji ve teknoloji alanında ülkemize değer katan Üçay Mühendislik’in kurumsallaşma yolculuğundaki en büyük adımı kutlarken diğer yanda ise, Kuveyt Türk Yatırım olarak konsorsiyum liderliğini üstlendiğimiz ilk halka arzımızı başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Talep toplama sürecinde yatırımcılarımızdan gördüğümüz yoğun ilgi, bizlere çok net bir mesaj verdi. Yatırımcılar; üreten, geleceğe yatırım yapan, sürdürülebilirliği söylemden öteye taşıyıp iş modelinin merkezine koyan şirketlere güveniyor. Üçay Mühendislik gerek yeşil enerjiye dayalı vizyonu gerekse mühendislikteki yetkinliğiyle bu güveni fazlasıyla hak etti. Biz de Kuveyt Türk Yatırım olarak, bu kıymetli şirketi sermaye piyasalarımızla buluşturan köprü vazifesini üstlendik. Bu süreçte şeffaflıkla, titizlikle yürütülen çalışmaların meyvesini bugün topluyoruz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uğur Mumcu Kadıköy’de Anılacak

Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, ölümünün 33. yılında Kadıköy Belediyesi tarafından düzenlenecek bir programla anılacak.

24 Ocak 1993’te Ankara’da evinin önünde uğradığı bombalı suikast sonucu yaşamını yitiren gazeteci-yazar Uğur Mumcu için, Kadıköy Belediyesi tarafından anma programı düzenleniyor. Anma etkinliği, 24 Ocak Cumartesi günü saat 20.30’da Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Program, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı’nın açılış konuşmasıyla başlayacak. Ardından Uğur Mumcu’nun yaşamını ve mücadelesini konu alan belgesel gösterimi yapılacak. Anma gecesi, tiyatro oyuncusu Okday Korunan ve sunucu Cihangir Gökdoğan’ın şiir dinletisiyle devam edecek. Gecede ayrıca sanatçılar Hüseyin Ay ve Seyfi Yerlikaya tarafından müzik dinletisi sunulacak.

DEVRİM ŞEHİTLERİ SERGİSİ

Kadıköy Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Devrim Şehitleri Sergisi” de etkinlik kapsamında ziyarete açılacak. Fotoğraf ve sözlerden oluşan sergi, 24 Ocak – 22 Şubat 2026 tarihleri arasında Caddebostan Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak gezilebilecek.

Sergide; Mustafa Fehmi Kubilay, Doğan Öz, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Onat Kutlar, Bedrettin Cömert, Necip Hablemitoğlu, Eşref Bitlis, Ali Gaffar Okkan, Abdi İpekçi ve Cavit Orhan Tütengil’in fotoğrafları ve sözleri yer alıyor.

TARİH: 24 Ocak 2026 Cumartesi

SAAT: 20.30

YER: Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salon

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

IF Wedding Fashion İzmir’de moda rüzgarı esmeye devam ediyor

IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, ticari buluşmaların yanı sıra yeni sezon koleksiyonlarının sergilendiği görkemli defilelerle İzmir’i moda dünyasının odağına taşıyor. Ünlü mankenlerin podyuma çıktığı defileler, sektör profesyonelleri ve ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) partnerliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir-– 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, yeni sezon koleksiyonlarının sergilendiği defileleriyle kenti moda dünyasının merkezine taşıyor. Fuarda; Türkiye’nin 11 şehrinden ve sekiz ülkeden gelinlik, damatlık, abiye, aksesuar ve çocuk giyim ürün gruplarından 203 katılımcı yer alıyor. Fuar süresince gerçekleştirilen defileler ise sektörün yeni sezon trendlerini gözler önüne seriyor. Fuarın ikinci gününde de özel olarak oluşturulan defile alanında düzenlenen defileler, sektör profesyonelleri ve ziyaretçiler tarafından yoğun ilgiyle takip edildi. Gelinlik, damatlık ve abiye koleksiyonları; estetik, zarafet ve yenilikçi tasarım anlayışıyla podyuma taşındı.

Ünlü mankenler podyumda

Tasarımcı Erkan Yılmaz’ın imzasını taşıyan World of the Fashion karma defilesi Türkiye’nin ünlü mankenlerini aynı podyumda buluşturdu. Güzide Duran, Özge Ulusoy, Demet Şener, Ece Gürsel, Wilma Elles, Ivana Sert, Gizem Özdilli, Simge Tertemiz, Özlem Yıldız gibi isimlerin ve Rönesans Model Ajans mankenlerinin yer aldığı defilenin koreografisini ise Akif Örük yaptı. Erkan Yılmaz, bu kadar ünlü ismi bir araya getirmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek “Böyle bir fuarı düzenledikleri, bize sağladıkları bu imkanlar için İZFAŞ’a ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum” dedi.

Elles fuara oğluyla geldi

Defile sonunda verdikleri röportajda; podyumda rekabetten uzak, dayanışma ve ekip ruhuyla hareket ettiklerini belirten modeller, IF Wedding Fashion İzmir podyumunda bir arada olmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Öte yandan, ünlü oyuncu ve manken Wilma Elles, fuara minik oğlu Leon Mirza ile katıldı. Defile sonrasında kuliste uyuyan bebeğiyle ilgilenen Elles, podyumda sergilediği performansla da izleyicilerin beğenisini kazandı.

6 markanın defilesi büyük ilgi gördü

Günün ikinci defilesi Elegance Fashion Show ise Serkan ve Gökhan Duman koreografisinde gerçekleştirildi. Altı markanın yer aldığı defilede, toplam 62 parçadan oluşan gelinlik ve abiye koleksiyonları podyuma taşındı. Dans gösterileriyle zenginleştirilen defilenin sunuculuğunu üstlenen Özge Ulusoy, Ivana Sert, Ece Gürsel ve Wilma Elles’le birlikte podyuma çıktı. Tanınmış markaların yeni sezon tasarımlarının sergilendiği defile, sektör profesyonelleri ve ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi.

Oğuz: Dünya fuarları arasında özel bir fuar

Wedding Style tarafından Duman Ajans organizasyonu ile Serkan ve Gökhan Duman’ın koreografisinde düzenlenen karma defilede, 15 firmanın hazırladığı 75 parçadan oluşan gelinlik, damatlık ve abiye koleksiyonları podyuma taşındı. Wedding Style Dergisi’nin yayıncısı Nalan Oğuz, IF Wedding Fashion İzmir’in uluslararası niteliğiyle dünya fuarları arasında özel bir konuma sahip olduğunu belirterek, çok sayıda markanın aynı podyumda buluşmasının sektör açısından önemli bir sinerji oluşturduğunu ifade etti. Oğuz, fuarın sektörü bir araya getiren güçlü yapısının, markaların hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen alıcılarla doğrudan temas kurmasına olanak sağladığını söyledi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osman Balcıgil, Narlıdereli Edebiyatseverlerin Konuğu Oldu

Narlıdere Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Güneş Kitap Kulübü, Türk edebiyatının usta kalemlerinden gazeteci-yazar Osman Balcıgil’i ağırladı

Narlıdere Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde çalışmalarına devam eden Güneş Kitap Kulübü ile Neşeli ve İyi İnsanlar Atölyesi’nin düzenlediği kültür-sanat etkinlikleri hız kesmeden devam ediyor. Etkinlikler kapsamında son olarak, Ela Gözlü Pars Celile, Yeşil Mürekkep ve Nefesi Tutku Olan Kadın Afife Jale gibi unutulmaz eserlerin yazarı Osman Balcıgil, edebiyatseverlerle bir araya gelerek, tarihin tozlu sayfalarını edebiyatın ışığıyla araladı.

Wellness Koçu Sevda Kılıçaslan’ın moderatörlüğünde Zoom üzerinden canlı olarak gerçekleştirilen söyleşi, Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Meclis Salonu’na kurulan ekran vasıtasıyla takip edildi. Salonu dolduran edebiyat tutkunları, usta yazarı iki saat boyunca canlı yayında dinleme ve sorularını yöneltme fırsatı buldu. Etkinliğin en anlamlı anlarından biri, Güneş Kitap Kulübü üyesi Gamze İzmirli’nin, Balcıgil’in “Nefesi Tutku Olan Kadın Afife Jale” romanını, tiyatral anlatımıyla canlandırması oldu.

 “TARİHE YÜZDE 100 SADIK KALIYORUM”

Söyleşide Afife Jale’yi anlattığı romanı ve araştırmacı kimliği üzerine konuşan Osman Balcıgil, eserlerinde gerçeklikten kopmadığının altını çizdi. Balcıgil, “Afife Jale çok özel ve mücadeleci bir karakterdi. Onun inatçı yapısı aslında bir aydın duruşudur. Ben kitaplarımda, gazetecilikten gelen alışkanlığımla ciddi bir araştırma yapıyor ve tarihe yüzde 100 bağlı kalıyorum. Esası bozmadan, insanların tarihi daha iyi anlamalarına yardımcı olmaya çalışıyorum” dedi.

“HER KİTABI BİR ANSİKLOPEDİ GİBİ”

Moderatör Sevda Kılıçaslan ise Osman Balcıgil’in edebiyat dünyasındaki yerine vurgu yaparak, “Osman Bey’in her kitabında adeta bir ansiklopedi derinliği buluyoruz. Bizi eserleriyle farklı dünyalara taşıdığı ve bu büyülü kapıları açtığı için kendisine teşekkür borçluyuz” ifadelerini kullandı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uğur Mumcu Karabağlar ’da Anılacak

Karabağlar Belediyesi, araştırmacı gazeteciliğin simge ismi Uğur Mumcu’yu, hain bir saldırı sonucu yaşamını yitirmesinin 33. yılında, adını taşıyan parkta düzenlenecek etkinliklerle anacak.

Anma programı, 24 Ocak Cumartesi günü saat 12.30’da, 100. Yıl Uğur Mumcu Parkı Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek. Etkinlik kapsamında Karabağlar Belediyesi Personel Tiyatrosu tarafından “Bugün Ne Yazsam?” ve “Sesleniş” adlı teatral gösteriler sahnelenecek. Ardından “Uğur Mumcu’ya Aydınlık Türküler, Umutlu Şiirlerle Sesleniş” başlıklı müzikal dinleti sunulacak. Program, Uğur Mumcu Anıtı önüne karanfil bırakılmasıyla devam edecek

Devrim ve Demokrasi Şehitleri Sergisi Ana Hizmet Binası’nda

Ayrıca Uğur Mumcu Vakfı katkılarıyla hazırlanan “Devrim ve Demokrasi Şehitleri Fotoğraf Sergisi”, 26–31 Ocak tarihleri arasında Karabağlar Belediyesi Ana Hizmet Binası giriş katında ziyaret edilebilecek.

Başkan Kınay: “Uğur Mumcu bir duruşun adıdır”

Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Uğur Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, karanlığa karşı kalemiyle direnen bir aydın olduğunu vurguladı. Kınay, “Uğur Mumcu, susmanın değil konuşmanın, boyun eğmenin değil direnmenin tarafında durdu. Onun kalemi susturulamadı, mirası yok edilemedi. Bugün onu anarken bir yas değil, bir hatırlatma yapıyoruz. Gerçekleri savunma sorumluluğunu büyütüyoruz” dedi.

Başkan Kınay, “Bu ülke çağdaş, laik, demokratik ve aydınlık yüzünü büyüterek ayakta kalacak. Uğur Mumcu’nun adı bir anma günü değil, bir duruşun adıdır. 24 Ocak’ta Uğur Mumcu Parkı’nda, anıtı önünde hep birlikte olacağız” ifadelerini kullandı. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nilüfer’de sömestr tatili kitapla renkleniyor

Nilüfer Belediyesi’nin çocukların sömestr tatilini verimli geçirmeleri amacıyla düzenlediği etkinlikler tüm hızıyla sürüyor. “Çocuklar Kütüphanede” buluşmaları kapsamında Üçevler Kütüphanesi’ne konuk olan yazar Burcu Aktaş, çocuklarla “Vahşi Şeyler” romanı üzerinden kentsel dönüşümü, kaybolan anıları ve doğanın yaşam mücadelesini konuştu.

Nilüfer Belediyesi, sömestr tatili boyunca çocukları sanat ve edebiyatla buluşturmaya devam ediyor. Üçevler Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikte yazar Burcu Aktaş, Nilüferli çocuklarla bir araya gelerek yazarlık serüvenini ve son romanı “Vahşi Şeyler”in hikâyesini paylaştı. Çocukların yoğun ilgi gösterdiği buluşmada Aktaş, değişen şehirlerin hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkilerini anlattı.

85 YAŞINDAKİ BİR KAHRAMANIN GÖZÜNDEN ŞEHİR

Söyleşide yazarlık serüvenini ve kitabın ortaya çıkış hikâyesini paylaşan Burcu Aktaş, çocukları “Vahşi Şeyler” romanının 85 buçuk yaşındaki kahramanı Mualla’yı anlattı. Kendi yaşamadığı bir dönemi kaleme almanın zorluklarına değinen Aktaş, karakteri yaratırken yaptığı gözlemleri şu sözlerle aktardı: “Bir karakter yaratırken onun gerçekçi olması gerekir. Ben henüz o yaşta olmadığım için, 85 yaşındaki birinin nasıl yürüdüğünü, nasıl oturduğunu çok iyi gözlemlemek zorundaydım. Mualla, değişen ve betonlaşan şehre artık sadece penceresinden bakan, dışarıdaki hıza ayak uyduramayan bir karakter.”

Söyleşinin odak noktasını kentsel dönüşüm ve bu dönüşümün hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki etkileri oluşturdu. İstanbul’da büyüdüğü yerlerin zamanla nasıl değiştiğini ve anıların geçtiği mekânların yok oluşunu anlatan Aktaş, çocukları “işgal edilen yaşam alanları” üzerine düşünmeye davet etti.

Kitabın çıkış noktasının 2013 yılında gördüğü bir haber olduğunu belirten yazar, “Ormandan inip İstanbul Boğazı’nı yüzerek geçmeye çalışan yaban domuzlarını gördüğümde bu hikâye zihnimde canlandı. Doğasında yüzmek olmayan bu hayvanlar neden kaçıyordu? Şehir onların üzerine geldiği için mi? Temel soru şu: Yaşam alanı arayan hayvan mı vahşi, yoksa o alanı yok eden insan mı?” ifadelerini kullandı.

“KİTAP MUTSUZLUK DEĞİL, DÜŞÜNMEYİ VAAT EDER”

Romanda geçen dürbün metaforuyla, insanın kendi yaşadığı sokağa bile ne kadar yabancılaşabileceğini vurgulayan Burcu Aktaş, çocuklara çevre bilinci ve empati üzerine önemli mesajlar verdi. Kitabın hüzünlü bir yanı olsa da mutsuzluk vadetmediğini, aksine okuru düşünmeye sevk ettiğini belirtti.

Söyleşinin sonunda çocukların sorularını içtenlikle yanıtlayan Burcu Aktaş, günün anısına kitaplarını imzaladı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı