İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali’nde geri sayım

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Polifonik Korolar Derneği İzmir Şubesi iş birliğinde 21-24 Mayıs tarihleri arasında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapılacak 5. İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali için başvurular, 22 Şubat’a kadar devam edecek.

Geçtiğimiz yıllarda yüzlerce korist ve binlerce konuğu ağırlayan, bu yıl 5’incisi düzenlenecek İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali, çoksesli koro müziği aracılığıyla ulusal müziğimizi evrensel bir perspektife taşımayı, koro şefleri ve müzik eğitimcileri arasında ilham ve etkileşimi artırmayı hedefliyor. Festival kapsamında, Türk ve dünya koro repertuvarından seçilen nitelikli eserler müzikseverlerle buluşturulacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Polifonik Korolar Derneği İzmir Şubesi iş birliğinde 21-24 Mayıs tarihleri arasında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapılacak festivale katılmak isteyen korolar için son başvuru tarihi 22 Şubat olarak belirlendi. Başvuru koşulları ve festival şartnamesine https://www.aassm.org.tr/ adresinden ulaşabiliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

VBKY “Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil”i yayımladı

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Selda Güner Özden’in kaleme aldığı “Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil” adlı çalışmayı okurla buluşturuyor. Eser, sıklıkla “çöl fanatizmi”nin bir tezahürü ya da “İslami fundamentalizm”in erken bir örneği olarak nitelendirilen ‘Vehhabi-Suûdi’ kıyamını, ilk elden kaynaklar ve kapsamlı bir literatür eşliğinde ele alıyor. Kitap, basmakalıp yaklaşımları aşarak 18. yüzyıl Osmanlı Arabistanı’nı merkez-çevre ilişkileri, kabile sosyolojisi ve dinî söylemin dönüşümü çerçevesinde yeniden değerlendiriyor.

VBKY’nin tarih kitaplığı, Selda Güner Özden’in kaleme aldığı “Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil” adlı eserle genişlemeye devam ediyor. Çalışma, ilk elden kaynaklar ve kapsamlı bir literatürden hareketle 18. yüzyıl Osmanlı Arabistanı’nı merkez-çevre ilişkileri, kabile yapıları ve dinî düşüncedeki dönüşümler ekseninde ele alıyor. Vehhabi-Suûdi kıyamına dair sıklıkla dile getirilen “çöl fanatizmi” ya da “İslami fundamentalizmin erken bir örneği” gibi klişeleri aşan kitap, olayları yalnızca merkezî otoritenin zayıflaması ya da merkeze yönelmiş bir isyan olarak yorumlamıyor. Bunun yerine meşruiyetin nasıl yeniden kurulduğunu ve gücün farklı aktörler arasında nasıl biçimlendiğini inceliyor. Vehhabi-Suûdi hareketi, benzer Selefi-ihyacı akımlarla karşılaştırılarak daha geniş bir tarihsel bağlama yerleştiriliyor. Suûdi hanedanı ile dinî söylem arasındaki karşılıklı ilişkiyi görünür kılan “Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil”, Arabistan’ın Suûdileşme sürecini ve din–iktidar–toplum ilişkilerini anlamak isteyenler için temel bir başvuru eseri niteliği taşıyor.

Kitaptan:

“18. yüzyıl ortalarında Osmanlı İmparatorluğu’nda merkeze karşı bir hareket olarak ortaya çıkan Vehhabilik ve Suûd kıyamları, din, siyaset ve bedevi Arap toplumunun sosyolojisi ekseninde in­celenmeye çalışılacaktır. Bu çalışmada, literatürde yaygın biçimde kullanılan “Vehhabi isyanı” ifadesi yerine “Vehhabi kıyamı” terimi tercih edilmiştir. Arapçada kıyam, temel olarak “ayağa kalkmak” veya “bir harekete girişmek” anlamına gelir ve tarihsel bir olguyu mahiyetine dair hüküm içermeden betimleyebilir. Buna karşılık Osmanlı hukuk ve siyaset terminolojisinde isyan ve özellikle ‘bağy’ kavramları, meşru otoriteye yönelen silahlı başkaldırıları tanımla­yan normatif terimlerdir; bu sebeple ahlaki ve hukuki bir değerlen­dirme içerirler. Bu bağlamda kıyam kelimesi, söz konusu hareketi tarihsel-sosyolojik bir olgu olarak daha nötr biçimde ifade etme im­kânı sunduğu için tercih edilmiştir. Ayrıca bu terminolojik seçim, Osmanlı merkez kaynaklarında yer alan normatif dilin aynen yeni­den üretilmesi yerine, tarihsel malzemeyi analitik bir mesafeyle ele alma yönündeki metodolojik kaygıyı da yansıtmaktadır. Diğer taraftan, Vehhabi kıyamının neden ortaya çıktığı sorusuna cevap aramakla birlikte, nasıl ortaya çıktığı ve niçin si­yasi bir harekete dönüştüğü üzerinde durulacaktır. Bunun için ilk olarak Vehhabi-Suûdi kıyamının Selefi karakteri izah edilecek ve 18. yüzyılda İslam dünyasının farklı coğrafyalarında meyda­na gelen diğer Selefi hareketlerle bir karşılaştırma yapılacaktır. Örneğin, Muhammed b. Abdülvehhab’ın ihya/tecdid fikirlerinin, İngiliz işgali öncesinde Hindistan’da ortaya çıkan Dihlevî ve Sir­hindî hareketiyle gösterdiği benzerlikler ve farklılıklar meselenin anlaşılması için açıklayıcıdır.”

Yazar Hakkında;

Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde öğretim üyesidir. Hacettepe Üniversitesi Tarih Bölümünden mezun olmuş (2001); Ocak 2002’de aynı bölümde göreve başlamış; 2005’te yüksek lisans, 2012’de doktora öğrenimini tamamlamıştır. Doktora tez aşamasında University of London School of Oriental and African Studies (SOAS), Center of Islamic Studies ve İngiliz Ulusal Arşivleri’nde (2009); doktora sonrasında ise London School of Economics and Political Science’ta (2014-2015) çalışmalar yapmıştır. V. MuradYeni Osmanlı, Melankolik ve Mason Birader (1840-1904) adlı eserinin (2018) yanı sıra Mehmed Memduh Paşa’nın Esvât-ı Sudûr’unu (2019) yayına hazırlamıştır. Yakın dönem Osmanlı tarihi, 19. yüzyıl Osmanlı-Ortadoğu tarihi, kolonyal tarih alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Araştırmaları Osmanlı-İngiliz ilişkileri, idari dönüşümler ve modern devletin oluşumu konularında yoğunlaşmaktadır.

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kategori: Tarih           

Yazan: Selda Güner Özden

Kitabın adı: Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil Vehhabi-Suûdiler

Proje Editörü ve Son Okuma: Ali Adem Yörük

Kitap Editörü: Mahmud Esad Kalıpçı

Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya

Kapak: Faruk Özcan    

Sayfa sayısı: 424

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Şef Giuseppe Mengoli ve piyanist Cem Babacan İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası sahnesinde buluşuyor

DenizBank’ın 21 yıldır desteklediği İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) DenizBank Konserleri kapsamında, ocak ayının son dinletisinde sanatseverlere, klasik müziğin yeniden doğuşlara tanıklık eden iki önemli yapıtıyla müzik ziyafeti sunulacak. Şef Giuseppe Mengoli yönetimindeki orkestra, piyanist Cem Babacan’a eşlik edecek.

30 Ocak Cuma akşamı saat 20.00’de, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda gerçekleştirilecek konserin ilk bölümünde, Johannes Brahms’ın 1861 yılında keman, viyola, çello ve piyano için bestelediği Piyano Kuarteti No.1, Op.25 eseri, Arnold Schoenberg’in 1937 tarihli orkestrasyonu ile seslendirilecek. Konserin ikinci yarısında ise Ludwig van Beethoven’ın klasik dönem ile romantik dönem arasında bir köprü niteliği taşıyan Piyano Konçertosu No.1 adlı yapıtı dinleyiciyle buluşacak.

Fazıl Say’ın “olağanüstü bir icracı” sözleriyle tanımladığı Cem Babacan, derinlikli yorumu ve teknik ustalığıyla gecenin solistliğini üstlenirken, 2023 yılında Mahler Şeflik Yarışması’nda birinciliğe layık görülen Giuseppe Mengoli ise enerjik ve çağdaş yaklaşımı ile orkestrayı yönetecek.

Şef: Giuseppe Mengoli̇

Solist: Cem Babacan (Piyano)

Program:

Johannes Brahms, Piyano Quartet No.1, Op.25 (Düzenleme: Schoenberg)

Ara

Ludwig van Beethoven, Piyano Konçertosu No.1

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yılın en kısa ayı, sanatla uzayacak

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), şubat ayı boyunca müzikten dansa zengin programıyla sanatseverleri ağırlayacak. Müzikal yarışmalar, konserler, özel temalı performanslar, atölyeler ve sergiler ile İzmir’de sanatın nabzı tutulacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), yılın en kısa ayı olan şubatı dopdolu bir sanat programıyla karşılıyor. “Kemal ile Latife” Danslı Anlatımı’ndan İzmir Oda Orkestrası konserlerine, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne özel konserden solist yarışmalarına uzanan program; atölyeler, çocuklara yönelik özel içerikler ile ulusal ve uluslararası sergilerle zenginleşiyor. AASSM, sanatın her dalını bir araya getiren etkinlikleriyle İzmirlilere unutulmaz bir şubat ayı yaşatmayı hedefliyor.

“Kemal ile Latife” Danslı Anlatımı

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına ışık tutan “Kemal ile Latife” Danslı Anlatımı, 2 Şubat Pazartesi saat 20.00’de Büyük Salon’da sanatseverlerle buluşuyor. Yapım, Atatürk’ün kişisel yaşamına dair ipuçları sunarken, aynı zamanda Türkiye’nin kuruluş sürecindeki toplumsal dinamikleri ve dönüşümü görünür kılıyor. Metin yazarlığını Cemal Necip Gürel’in, koreografisini Burcu Sürmeli Borovalı’nın üstlendiği “Kemal ile Latife” Danslı Anlatımı, anlatıcı Altuğ Dilmaç tarafından seslendirilecek. Programda, klasik müzik eserlerinden marşlara, halk ezgilerinden romantik dönem bestelerine uzanan zengin bir repertuvar yer alıyor. Etkinliğin biletleri kultursanatbilet.izmir.bel.tr adresinden, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, İsmet İnönü Sanat Merkezi ve Konak Vapur İskelesi gişelerinden alınabiliyor.

İzmir Oda Orkestrası, Hande Küden ile sahnede

İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Oda Orkestrası, “Romantizmin İki Yüzü” konseriyle 4 Şubat Çarşamba akşamı saat 20.00’de Büyük Salon’da sahne alacak. Klasik müziğin seçkin eserlerinin seslendirileceği bu özel gecede, Berlin Filarmoni Orkestrası’nda uzun yıllardır ülkemizi başarıyla temsil eden keman sanatçısı Hande Küden, İzmir Oda Orkestrası ile aynı sahneyi paylaşacak. Konser, başarılı orkestra şefi Stanley Dodds yönetiminde gerçekleştirilecek. Biletler kultursanatbilet.izmir.bel.tr adresinden, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, İsmet İnönü Sanat Merkezi ve Konak Vapur İskelesi gişelerinden temin edilebilir.

Ulusal Genç Solist Yarışması 2026

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Rotary Bölge 2440 ve Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı iş birliğiyle düzenlenen Ulusal Genç Solist Yarışması 2026, 6-9 Şubat tarihleri arasında yapılacak. Yarışmanın jüri başkanlığını İzmir Devlet Opera ve Balesi Solist Sanatçısı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Öğretim Görevlisi Aytül Büyüksaraç üstleniyor. Yarışma, iki ayrı kategoride final konserleriyle sanatseverlerle buluşacak. Üniversite Kategorisi Finali, 9 Şubat Pazartesi saat 15.00’te Küçük Salon’da, Genç Profesyonel Kategorisi Final Konseri ve Ödül Töreni ise aynı gün saat 20.00’de Büyük Salon’da halka açık olarak gerçekleştirilecek.

Anlatılmayan Öyküler’in 4. dönemi başlıyor

Keman sanatçısı ve yazar Gündüz Öğüt’ün yürütücülüğünde gerçekleştirilen Anlatılmayan Öyküler Müzikli Yazım Atölyesi, dördüncü döneminde edebiyat ve müziği bir kez daha aynı yaratıcı zeminde buluşturuyor. Atölye, 10 Şubat Pazartesi saat 19.30’da AASSM Müzik Kütüphanesi’nde başlayacak. Dört ay sürecek atölye, katılımcılara yazma sürecini disiplinlerarası bir yaklaşımla deneyimleme imkânı sunacak. Atölye için başvurular 2 Şubat Pazar saat 10.00’da başlayacak. Ücretsiz etkinliğe katılmak isteyenlerin https://www.aassm.org.tr adresinde yer alan “Başvuru yap” bölümündeki formu doldurmaları yeterli olacak. Kontenjanı 15 kişi ile sınırlı olan atölye için yaş sınırı 18 yaş ve üstü olarak belirlendi.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası konserleri

6, 13, 20, 27 Şubat tarihlerinde İzmir Devlet Senfoni Orkestrası konserleri Büyük Salon’da saat 20.00’de dinleyicilerle buluşacak. 55 Yıllık Diplomatik Dostluk: Türkiye ve Çin-İzmir Buluşması da 11 Şubat saat 19.00’da Büyük Salon’da ücretsiz olacak.

Sevgililer Günü’nde Şevval Sam “Aşkı Bulacaksın” senfonik konseri

Sevgililer Günü’ne özel bir konser de İzmirlileri bekliyor. Ünlü sanatçı Şevval Sam, “Aşkı Bulacaksın” senfonik konseriyle 14 Şubat Cumartesi akşamı AASSM sahnesinde olacak. Konserde, İbrahim Yazıcı şefliğindeki Pera Filarmoni Orkestrası eşliğinde Şevval Sam’ın zamansız şarkıları senfonik bir anlatımla yeniden hayat bulacak. Konser biletleri 26 Ocak Pazartesi günü saat 10.00’dan itibaren kultursanat.izmir.bel.tr adresinden, ayrıca AASSM, İsmet İnönü Sanat Merkezi ve Konak Vapur İskelesi gişelerinden temin edilebilecek.

İzmir Oda Orkestrası’ndan “Bir Akşam, İki Evren” konseri

İzmir Büyükşehir Belediyesi orkestrası İzmir Oda Orkestrası 18 Şubat saat 20.00’de “Bir Akşam, İki Evren” konseri ile sanatseverlerle buluşuyor. Dünyanın önde gelen pek çok operasını konuk şef olarak yöneten Howard Griffiths şefliğinde düzenlenecek konserin solistliğini Dorukhan Doruk üstlenecek.

Böcek Orkestrası ve Yaratıcı Drama Atölyesi

İzmir’de çocuklara yönelik yaratıcı ve eğlenceli bir deneyim sunan “Böcek Orkestrası ve Yaratıcı Drama Atölyesi”, Göknil Özkök’ün “Böcek Orkestrasının Muhteşem Turnesi” adlı kitabından esinlenilerek yapılıyor. 5-7 yaş arasındaki çocuklara AASSM Müzik Kütüphanesi’nde farklı bir yaratıcı drama deneyimi sunacak atölye, 7 Şubat Cumartesi 12.00 ve 13.00 saatlerinde olmak üzere iki oturumda gerçekleştirilecek. Ücretsiz etkinliğe katılım için başvurular 2 Şubat Pazar saat 10.00’da http://www.aassm.org.tr adresinden yapılabilecek.

“Resimli Kitabımı Hazırlıyorum” atölyesi başlıyor

Çocukların hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan “Bir Yazar, Bir Çizer ile Resimli Kitabımı Hazırlıyorum” atölyesi, 8-10 yaş arası çocuklara kitap oluşturma sürecini deneyimleme imkânı sunacak. Ücretsiz atölye; 28 Şubat, 7 Mart, 14 Mart, 28 Mart ve 4 Nisan tarihlerinde düzenlenecek. Katılım için başvurular 16 Şubat Pazartesi günü açılacak.

İzmir’de Japon Sakura Esintisi ve ücretsiz sergiler

İzmir’de Japon Sakura Esintisi etkinliği ise 27 Şubat-1 Mart tarihleri arasında Küçük Salon’da ücretsiz yapılacak. Özel etkinlik, Japon kültürünün estetik ve geleneksel öğelerini bir araya getiriyor.

AASSM, şubat ayı boyunca pek çok ücretsiz sergiye de ev sahipliği yapacak. Ayşegül Güngören “İz Koleksiyonu: Toprağın Sesi” 3-26 Şubat, Dr. Tali Özgenç “Renklerimle Aydınlığa” karma sergisi 4-28 Şubat, Devrim Erbil resim sergisi 4 Şubat- 4 Mart, Soma Belediyesi karma sergisi 18-24 Şubat, Japonya Konsolosluğu sergisi ise 27 Şubat-29 Mart tarihlerinde sanatseverleri bekliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Emekliye Nefes Aldıran Destek: Efeslim Kart Emeklilerin Yanında Olmaya Devam Ediyor

Efes Selçuk Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hayata geçirdiği Emekli Efeslim Kart uygulamasıyla emekli vatandaşlara desteğini sürdürüyor. Belediye, 2025 yılı içerisinde Emekli Efeslim Kart kapsamında aylık ortalama 80 emekliye toplam 1 milyon 449 bin TL tutarından destek sağlandı.

Efes Selçuk Belediyesi’nin örnek sosyal yardım projeleri arasında yer alan Emekli Efeslim Kart, emeklilerin ekonomik olarak nefes almasını amaçlarken aynı zamanda yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedefliyor. Artan hayat pahalılığı ve düşen alım gücü karşısında zorlanan emeklilere yönelik bu destek, doğrudan yaşam alanlarına dokunarak sosyal dayanışma sağlıyor.

Emekli Efeslim Kart’tan; en düşük emekli maaşı olan 20 bin TL gelirle geçinmek zorunda kalan, hane içerisinde başka bir geliri bulunmayan ve kendisi ile ailesi adına bir konut dışında tapu kaydı olmayan emekliler yararlanabiliyor.

Emeklilerin her geçen gün ağırlaşan yaşam koşullarına dikkat çeken Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Emekli Efeslim Kart Projesi’nin bir ihtiyaçtan doğduğunu vurgulayarak; “Emekli Efeslim Kart, ihtiyaçtan doğan bir proje aslında. Alım gücünün düşmesi, giderek artan fiyatlar özellikle de emekli vatandaşlarımızın zor durumda bırakıyor. En son yapılan zamlar emeklinin derdine çare olmaktan çok uzak. İktidarın göz ardı ettiği bir kesim haline gelen emeklilere, ekonomik kayyum darbesini alan bir belediye olarak destek olmaya çalışıyoruz” dedi.

Efes Selçuk Belediyesi, Emekli Efeslim Kart ile emeklilerin yanında olmaya ve sosyal belediyecilik anlayışıyla dayanışmayı büyütmeye devam ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Su ürünleri sektöründen Uluslararası Sürdürülebilirlik Hamlesi

Genç kadınların su ürünleri sektöründe sürdürülebilir uygulamaları deneyimlediği ‘Sürdürülebilir Su Ürünleri Yetiştiriciliği Programı’, İzmir’de başarıyla gerçekleştirildi.

FEAP ve FAO-GFCM iş birliğinde, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği organizasyonuyla İzmir’de gerçekleştirilen “Programme on Sustainable Aquaculture Practices for Young Women” etkinliği; Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğindeki güçlü altyapısını, sürdürülebilir üretim anlayışını ve kadınların sektörde giderek artan rolünü uluslararası katılımcılarla buluşturdu.

Türk Su Ürünleri Sektörü 7 Ülkeden Katılımcılara Aktarıldı

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, “Etkinlik kapsamında ülkemizin su ürünleri yetiştiriciliği sektörünü Yunanistan, Fas, İspanya, Ukrayna, Cezayir, İtalya ve Tunus’tan seçilen katılımcılara aktardık. Yetiştiricilik sektöründe araştırma, işleme ve paketleme gibi aşamalarda kadınların aktif rolü ve sektördeki katkıları firma ziyaretleri ile gözlemlendi. İlknak Aquaculture firmasının Kuluçkahane Tesisi, Akvatek Su Ürünleri Firmasının Kuluçkahane Tesisi, Marex Seafood tesisi, Emel Balık ve Balık Ağı firması, Ertuğ Balık (More Aquaculture) Firmasının balık işleme tesisini ziyaret ettik. Etkinliğin son gününde Ege Üniversitesinde Türkiye su ürünleri yetiştiriciliği ve kadınların su ürünleri sektöründeki ülkemizin konumuna dair detaylı sunumlar gerçekleştirdik, laboratuvar ziyaretleri ve akvaryum gezisi gerçekleştirdik.” dedi. 

Türk su ürünleri ihracatının yüzde 66’sı Ege’den

Başkan Girit, “2025 yılında Türkiye’nin su ürünleri ihracatı 2,2 milyar dolara ulaşırken, bu ihracatın yaklaşık yüzde 66’sı Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Bu güçlü performans, Ege Bölgesi’nin su ürünleri sektöründeki liderliğini ve uluslararası rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu. Ülkemizin su ürünleri yetiştiriciliğinde sahip olduğu güçlü altyapı, modern üretim tesisleri, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı ve nitelikli insan kaynağıyla bilgi birikiminin ve iyi uygulamalarının uluslararası paydaşlarla paylaşılmasına imkân tanıyan etkinliğimiz, kadınların sektördeki rolünü güçlendirmesi ve sürdürülebilir yetiştiricilik anlayışının yaygınlaşmasına katkı sağlaması bakımından son derece değerli.” diye konuştu. 

Kadınların güçlenmesi sektöre dayanıklılık ve inovasyon kazandırıyor

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi ve Ege İş Kadınları Derneği (EGİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner, “Açılış ve kapanış etkinliklerimizde kadınların su ürünleri zincirinde üretimden işleme, araştırma ve yönetime kadar çeşitli alanlarda önemli rol oynadığını, Türkiye’de kadınların sektöre katılımı ve güçlendirilmesinin giderek daha fazla önem kazandığını vurguladık.” dedi. 

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Atakan Demir, “Kadınların sektöre dahil edilmesinin yalnızca eşitlik meselesi olmadığı, aynı zamanda inovasyonu, dayanıklılığı ve sürdürülebilir uzun vadeli gelişmeyi destekleyen kritik bir unsur olduğunu ifade ettik. Kapanış toplantısında en başarılı proje taslağına ödül takdim edildi ve tüm katılımcılar için sertifika töreni düzenledik. Programa katılım sağlayarak deneyimlerini paylaşan, katkılarıyla etkinliğin başarısına ortak olan tüm uluslararası katılımcılara, eğitmenlere ve paydaş kurum temsilcilerine teşekkür eder, kurulan iş birliklerinin önümüzdeki dönemde artarak devam etmesini temenni ederiz.” dedi. 

İlgili toplantılara  FEAP Politika ve Proje Yöneticisi Szilvia Mihalffy, FAO-GFCM Yetiştiricilik Bölümü Sorumlusu Houssam Awadh Hamza, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit ve Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Atakan Demir, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiricilik Daire Başkanlığı Şube Müdürü Nimet Kavuz, Ege İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner, Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Deniz Celep ve İzmirli kadın girişimci Pelin Ömüroğlu katılım sağladı. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

QNB Türkiye’den 500 Milyon ABD Doları Tutarında Eurobond İhracı

QNB Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki fonlama kaynaklarını çeşitlendirme stratejisi kapsamında gerçekleştirilen bu işlem, Banka’nın güçlü kredi profiline ve disiplinli bilanço yönetimine duyulan güveni bir kez daha ortaya koydu. Bu işlem, yoğun yatırımcı ilgisi sayesinde hem fiyatlama hem de yatırımcı kompozisyonu açısından önemli bir başarıya imza attı.

İhracın yatırımcı dağılımı incelendiğinde talebin %46’sının Birleşik Krallık ve İrlanda, %30’unun Orta Doğu, %17’sinin Avrupa ve %3’ünün Asya ve Amerika merkezli yatırımcılardan geldiği görüldü. Geniş ve çeşitlendirilmiş bir yatırımcı tabanına ulaşan işlemde, talebin önemli bir kısmını varlık yönetimi şirketleri ve uzun vadeli kurumsal yatırımcılar oluşturdu.

QNB Türkiye, bu güçlü talep sayesinde, Türkiye’de bir finansal kurum tarafından gerçekleştirilen eurobond ihraçları arasında bugüne kadar elde edilen en dar getiri marjı seviyesine ulaştı. Banka’nın 2017 yılından bu yana gerçekleştirdiği halka açık tahvil ihraçları içerisinde en düşük getiri ile borçlanmasını sağladığı   bu işlem ayrıca, 2021 yılından bu yana Türkiye’de bir finansal kurum tarafından elde edilen en düşük getiri başarısını da yakalayarak, QNB’nin piyasa liderliğini bir kez daha ortaya koydu.

QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, eurobond ihracına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
 “Uluslararası piyasalarda gerçekleştirdiğimiz bu eurobond ihracı, Türk bankacılık sektörüne ve QNB Türkiye’ye duyulan güvenin somut bir göstergesi. Güçlü finansal yapımız ve disiplinli bilanço yönetimimiz sayesinde fonlama kaynaklarımızı çeşitlendirmeye ve uluslararası yatırımcı tabanımızı genişletmeye devam ediyoruz. Bu işlemle birlikte fonlama kaynaklarımızı vade ve yatırımcı çeşitliliği açısından da dengeli bir yapıya ulaştırırken, uluslararası yatırımcı tabanımızı istikrarlı biçimde genişletiyoruz. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda küresel piyasalardaki güçlü konumumuzu daha da pekiştirecek adımlar atmaya devam edeceğiz.”

QNB Türkiye, gerçekleştirdiği bu işlemle birlikte uluslararası borçlanma piyasalarındaki etkinliğini sürdürürken, fonlama stratejisi doğrultusunda yurt dışı kaynaklara erişimini dengeli bir şekilde yönetmeye devam etmeyi hedefliyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kahramankazan’da Sömestir Neşesi

Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu’nun çocuklara sömestr tatili hediyesi olan “Keloğlan ve Becerikli Eşeği” tiyatro oyunu, Aile Yaşam Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Çocukların kültürel gelişimine katkı sunmayı amaçlayan “Keloğlan ve Becerikli Eşeği” adlı tiyatro oyunu, hafta sonu boyunca Kahramankazanlı miniklerle buluştu.

Kahramankazan Belediye Başkan Yardımcısı Dilşad Taş Polat’ın katılımlarıyla 24-25 Ocak tarihlerinde Kahramankazan Aile Yaşam Merkezi’nde sahnelenen oyun, hem eğlendirici hem de öğretici içeriğiyle çocuklardan ve ailelerden tam not aldı. Salonu hınca hınç dolduran minikler, Keloğlan ve sadık dostu Becerikli Eşek’in maceralarını heyecanla takip ederken, aileler de çocuklarının bu keyifli anlarına eşlik ederek sömestr tatilinin tadını çıkardılar.

“EN BÜYÜK YATIRIM ÇOCUKLARIMIZA YAPILAN YATIRIMDIR”

Etkinlikle çocukların mutluluğuna ortak olmak istediklerini belirten Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Evlatlarımızın yoğun geçen okul döneminin ardından güzel bir tatili hak ettiklerini düşündük. Onların yüzündeki tebessüm, bizim en büyük motivasyon kaynağımız. Geleneksel değerlerimizi modern bir dille anlatan Keloğlan oyunumuzla, çocuklarımıza hem eğlence dolu anlar yaşatmayı hem de onlara birlik, beraberlik ve dürüstlük gibi erdemleri aşılamayı hedefledik. Tüm çocuklarımıza iyi tatiller diliyorum; onlar mutluysa bizler de mutluyuz.”

Etkinliğe katılan öğrencilere pamuk şeker ikram edildi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Atatürk Sergisi Ziyaretçileriyle Buluştu

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, küratörlüğünü Fahri Özdemir’in üstlendiği ‘Sarışın Bir Kurt: Mustafa Kemal Atatürk’ adlı sergi, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla açıldı.

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin kültür sanat etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Sarışın Bir Kurt: Mustafa Kemal Atatürk’ sergisi törenle ziyarete açıldı. Sergi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün orijinal fotoğrafları, döneme ait gazeteler, dergileri, yazışmaları ve çok sayıda tarihî dokümanı bir araya getiriyor. Sergide yer alan içerikler, 1907’den 1938’e uzanan süreçte Atatürk’ün liderlik yolculuğunu kronolojik bir anlatımla gözler önüne seriyor. Küratör Fahri Özdemir ve Emekli General Ahmet Yavuz, Manisa’nın çok önemli bir kültür sanat etkinliğine ev sahipliği yaptığını belirterek memnuniyetini dile getirdi. Serginin açılışına, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi bürokratları, siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. 

“Manisa, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi Bir Şehirdir”

Serginin önemine dikkat çeken Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Türkiye’de örnek nitelik taşıyan bu serginin Manisa’da düzenlenmesinden büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Serginin, dönemin tüm belge, doküman ve materyallerini bir araya getirerek geçmişi anlamak ve hatırlamak adına çok kıymetli bir fırsat sunduğunu vurgulayan Dutlulu, emeği geçen herkese teşekkür etti.

Başkan Dutlulu konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Manisa, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi bir şehirdir. Bizler, her fırsatta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmaya ve O’nun bizlere emanet ettiği Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. İki ay boyunca ziyarete açık olacak bu serginin; öğrencilerimiz ve halkımız tarafından yoğun ilgi göreceğine inanıyorum. Bu sayede insanlar, geçmişlerini daha yakından tanıma imkânı bulacak.”

Başkan Dutlulu’dan Sergi Salonu Müjdesi

Konuşmasında kültür ve sanat alanında önemli müjdeler de veren Başkan Besim Dutlulu, Manisa gibi büyük ve kültürel açıdan güçlü bir şehrin mevcut sergi alanlarının yetersiz kaldığını bildiklerini söyledi. Bu doğrultuda, Yunusemre Belediyesi’nden devralınan gençlik merkezinde modern ve nitelikli bir sergi salonu hayata geçireceklerini açıkladı. Fatih Sergi Salonu’nun ise, Manisalıların da yakından bildiği üzere Şehzadeler Belediyesi’ne devredileceğini ve nikâh salonu olarak hizmet vermeye devam edeceğini ifade eden Dutlulu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz Manisa’yı kültür ve sanatın, sergilerin ve konserlerin merkezi haline getirmek istiyoruz. İnsanların keyifle vakit geçirdiği, sosyal ve kültürel hayatı canlı bir şehir hedefliyoruz. Atatürk sergimizin ardından, yeni sergi salonumuzda yıl boyunca birbirinden değerli sergilerle Manisalılarla buluşmaya devam edeceğiz.”

Sergi Ziyarete Açıldı

Yapılan konuşmaların ardından sergi, kesilen kurdele ile ziyaretçilere açıldı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, sergide yer alan eserleri tek tek inceleyerek yetkililerden eserler hakkında bilgi aldı.

İki ay boyunca ziyarete açık olacak sergi, Fatih Sergi Salonu’nda sanatseverleri ağırlayacak. Sergi kapsamında ayrıca Emekli General Ahmet Yavuz, “Başkomutan” ve “İkinci Yüzyılda Yeniden Atatürk” adlı kitaplarını konuklar için imzaladı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kazım Karabekir Paşa Törenle Anıldı

Milli mücadelemizin kahramanlarından Kazım Karabekir Paşa, memleketi Kazım Karabekir’de törenle anıldı.

Hemşehrimiz Kazım Karabekir Paşa’nın aramızdan ayrılışının 78. yılı dolayısıyla memleketi Kazım Karabekir’de bir anma programı düzenlendi. Karaman Belediye Başkanı Savaş Kalaycı’nın da katıldığı anma töreninde; Karaman Valisi Hayrettin Çiçek, Karaman Belediye Başkanı Savaş Kalaycı, Kazım Karabekir Belediye Başkanı Durmuş Demir ve Kazım Karabekir ailesi tarafından Paşa’nın anıtına çelenkler sunuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından sona eren törenin ardından Kazım Karabekir Paşa Müzesi ve Kültür Merkezi ziyaret edildi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı