Keçiören’de gençlere çok yönlü destek

Keçiören Belediyesi ile Ankara Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü iş birliğinde gençlere yönelik kapsamlı bir program gerçekleştirildi.  “Başkent’in Yıldızları Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı” (ÇOGEP) kapsamında yürütülen proje, gençleri suça sürüklenmekten korumayı ve topluma faydalı bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamayı amaçlıyor.

Ücretsiz olarak sunulan programda; eğitim, sanat ve spor alanlarında çeşitli faaliyetler gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda düzenlenen programda, öğrenciler Keçiören Belediyesi TEKNOMER’de teknolojik keşif ve eğlencenin bir arada olduğu deneyimi yaşadı. Daha sonra Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde arkadaşlarının düzenlediği tiyatro gösterisini izleyen gençler, eğlenceli bir gün geçirdiklerini söyleyerek memnuniyetlerini dile getirdi.

Etkinliğe, Ankara Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürü 3. Sınıf Emniyet Müdürü Fatih Kılıç, Genç Osman Anadolu Lisesi Müdürü Semiha Budak Balı, çok sayıda polis memuru, öğretmen ve öğrenci katıldı.

“Gençlerin elinden tutmak geleceğe yapılabilecek en değerli yatırımlardan birisi”

Ankara Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürü 3. Sınıf Emniyet Müdürü Fatih Kılıç, yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Gençlerimizin sanatla buluştuğu, kendilerini ifade edebildikleri ve özellikle özgüven kazandıkları böyle bir ortamda bulunmak bizim için emniyet teşkilatı ve özellikle Ankara Emniyet Müdürlüğü olarak mutluluk ve gurur vesilesi. Projemize ilçe milli eğitim kurumları ve belediyelerimiz çok büyük destek verdi. Bizler biliyoruz ki gençlerimizin elinden tutmak, onlara bir fırsat sunmak ve yeteneklerini ortaya koyabileceği alanlar oluşturmak, geleceğe yapılabilecek en değerli yatırımlardan birisi. Bu anlayışla büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözünü de söylemek istiyorum. ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.’ Şunu özellikle vurgulamak isterim ki bu çalışmalar ancak kurumlarımızın güçlü iş birliği, koordinasyonu sayesinde mümkün olmaktadır. Bu vesileyle projeye katkı sağlayan özellikle Keçiören Belediyemize, Keçiören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Keçiören Halk Eğitim Merkezimize, kıymetli eğitmenlerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Emniyet teşkilatı olarak bundan sonra da gençlerimizin yanında olmaya, onları desteklemeye ve toplumla güçlü bağlar kurmaya devam edeceğiz.”

TEKNOMER’de teknoloji ve eğlence bir arada

Etkinlik kapsamında Keçiören’de yer alan liselerden gelen çok sayıda öğrenci, TEKNOMER’de ağırlandı. Programda öğrenciler ilk olarak merkezi anlatan tanıtım sunumuna katıldı. E-spor odasında oyun oynayan öğrenciler, deneyimleme stüdyosunda ise araç ve uçak simülasyonlarıyla teknoloji dolu anlar yaşadı. Son olarak gençler, ses ve müzik stüdyosunda karaoke etkinliği gerçekleştirerek keyifli zaman geçirdi.

Gençler sahneye çıktı, duygular perdeye yansıdı

Proje kapsamında ayrıca Keçiören Halk Eğitim Merkezi eğitmenleri tarafından, Keçiören Genç Osman Anadolu Lisesi’ndeki gönüllü öğrencilere 200 saat süren tiyatro eğitimi verildi. Eğitim sürecinin sonunda, Dünya Tiyatrolar Günü kapsamında iki ayrı oyun sahnelendi.

Senaryosu emniyet personeli tarafından yazılan ve üç skeçten oluşan “Kaybedenler Kulübü” adlı oyun, dolandırıcılık konusuna dikkat çekerken; “Çanakkale’de Bir Ali” adlı tiyatro gösterisi ise Çanakkale Savaşı’nın kahramanlık ruhunu sahneye taşıyarak izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı.

Sahnelenen oyunlar aynı zamanda öğrencilerin mezuniyet gösterisi niteliği taşıdı. Uzun süreli emeklerini ortaya koyarak oyunlarda sahne alan gençlere sertifika ve çeşitli hediyeler takdim edildi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kocaeli’de tiyatro rüzgarı hep esecek

Kocaeli’de kültür ve sanatın kalbi bu kez 27 Mart Dünya Tiyatro Günü için attı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, bu anlamlı gün kapsamında hem duygusal hem de coşkulu bir kutlamaya imza attı.

PRÖMİYER ÖNCESİ TATLI KUTLAMA

27 Mart Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde kutlama gerçekleştirildi. “Karar” oyunu öncesinde düzenlenen kutlamada tiyatro ekibi bir araya geldi. Pasta kesilerek gerçekleştirilen bu özel anlara Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş de eşlik etti. Ekip, sanatın birleştirici gücünü yansıtan kutlamada prömiyer heyecanını birlikte yaşadı. Kutlama programında konuşan Başkan Vekili Abiş, başta Şehir Tiyatroları ekibi olmak üzere tüm çalışanların Dünya Tiyatro Günü’nü kutlayarak, sanat emekçilerine duyduğu değeri vurguladı. Abiş konuşmasının ardından ekibe çiçek takdim ederek anlamlı bir jest yaptı.

“KARAR” İLE PERDE AÇILDI

Kutlamanın ardından sahne, merakla beklenen “Karar” oyununun prömiyerine bırakıldı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği oyun, izleyicilere unutulmaz bir akşam yaşattı. Duygusal anların ve etkileyici performansların öne çıktığı gecede tiyatroseverler keyifli vakit geçirdi.

SANATSEVERLER BU ÖZEL GECEDE BULUŞTU

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Şehir Tiyatroları, sezon boyunca şehrin dört bir yanında sahne alarak kültür ve sanatı geniş kitlelerle buluşturuyor. Her yaştan izleyiciye hitap eden oyunlar, Kocaeli’yi adeta bir sanat şehrine dönüştürüyor. Bu anlamlı günün gecesinde de bir araya gelen sanatseverler, Dünya Tiyatro Günü’nün önemine dikkat çekti. Salondaki coşku ve alkışlar, tiyatronun toplumdaki yerini bir kez daha gözler önüne serdi.

ŞEHİR TİYATROLARI BÜYÜLÜYOR

Kocaeli Şehir Tiyatroları, sahnelediği oyunlarla ve oluşturduğu kültürel atmosferle de dikkat çekmeye devam ediyor. Sezonu “Sinan” oyununun prömiyeriyle açan Kocaeli Şehir Tiyatroları, yıl boyunca sahnelediği oyunlarla büyük beğeni topladı. Özellikle Mimar Sinan’ın hayatını konu alan bu yapım, sanatseverlerden tam not aldı. Dünya Tiyatro Günü’nde gerçekleştirilen “Karar” buluşması sanatın birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koyarken, aynı zamanda Kocaeli’nin sanatla iç içe geleceğine dair güçlü bir mesaj verdi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yenişehir’de sanat ve farkındalık bir arada

Mersin Yenişehir Belediyesi, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü sanat dolu etkinliklerle kutladı. Yenişehir Şehir Tiyatrosu, prömiyerini gerçekleştirdiği ‘Çirkin’ adlı oyunla tiyatroseverlerle buluşurken, Mehmet Sadık Gürsoy Beceri Temelli Eğitim Merkezi’nde eğitim gören minikler de özel bir etkinliğe imza attı. Dünya Tiyatro Günü ile 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında hazırlanan tiyatro oyununu sahneleyen çocuklar, izleyenlerden alkış aldı. 

Dünya Tiyatro Günü, Yenişehir’de unutulmaz bir sanat şölenine sahne oldu. Şehrin kültürel dokusuna yön veren Yenişehir Şehir Tiyatrosu, merakla beklenen prömiyerini Alman Yazar Marius Von Mayenburg’un sarsıcı eseri ‘Çirkin’ ile gerçekleştirdi. Modern dünyanın dayattığı güzellik normlarını ve kaybolan kimlikleri mercek altına alan oyun, Nihat Çapar’ın rejisi, Seçil Dedeyi’nin etkileyici sahne tasarımı ve uygulaması ile seyirciyi adeta büyüledi. Prömiyerde salonu dolduran sanatseverler, etkileyici performansı ayakta alkışladı. 

“SANAT KENTİN SÜSÜ DEĞİL, TOPLUMUN YAPI TAŞIDIR” 

Oyun sonrası sahneye çıkarak izleyicilere teşekkür eden Yenişehir Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Volkan Güneri, sanatın toplumsal rolüne dikkat çekerek, kültür ve sanatın; kenti güzelleştiren bir süs değil, toplumu geliştiren güçlü bir yapı taşı olduğunun altını çizdi. Sanatın birleştirici, düşündürücü ve dönüştürücü etkisine inandıklarını belirten Güneri, her yaştan bireyin üretim sürecine katılabileceği alanlar oluşturmayı amaçladıklarını söyledi. Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’e de kültür ve sanat için sağladığı destekler için teşekkür eden Güneri, sanatı yalnızca izlenen bir etkinlik olarak görmediklerini, atölye çalışmaları, festivaller ve söyleşilerle halkın sürece aktif katılımını teşvik ettiklerini ve bu yaklaşım sayesinde Yenişehir’de sanatın günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade etti. 

MİNİKLERİN SAHNE PERFORMANSI BÜYÜK ALKIŞ ALDI

Öte yandan Mehmet Sadık Gürsoy Beceri Temelli Eğitim Merkezi’nde eğitim gören minikler de özel bir etkinliğe imza attı. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü ile 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında hazırlanan tiyatro oyununu sahneleyen çocuklar, izleyenlerden alkış aldı. Dünya Su Günü temasıyla hazırlanan etkinlikte, suyun yaşamımızdaki vazgeçilmez önemi ve tasarruf bilinci çocukların gözünden aktarıldı. Miniklerin sahne performansı, hem eğlenceli hem de öğretici anlara sahne olurken, sanat aracılığıyla çevre bilincine dikkat çekildi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nden 3 koldan sürdürülebilirlik atağı

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 232 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi’nde bitkisel ürün ihracatının lideri oldu. 

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, sürdürübelilirliği çalışmalarının merkezine oturttu. İhracatta sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz”, “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması” ve “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” isimli üç önemli projeyi hayata geçirdi. 

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, sürdürülebilirlik temalı projelerle pestisit kontrolünü, gıda kayıplarının azaltılmasını ve genç girişimcilerin tarıma kazandırılmasını hedeflediklerini dile getirdi. 

Pestisit kontrolüyle güvenli ihracat

“Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” Projesini 2021 yılında hayata geçirdikleri bilgisini veren Başkan Uçak, ‘İhracatta yoğunluğu yüksek olan ürünlerde pestisit kullanımının kontrol altına alınmasını hedefliyoruz. Proje kapsamında asma yaprağı, biber, çilek, domates, hıyar, kiraz, limon, mandarin, nar, sofralık çekirdeksiz üzüm ve şeftali gibi ürünlerde hasat döneminde üreticilerden numuneler alınarak akredite laboratuvarlarda pestisit analizleri yapılıyor. Analiz sonuçları doğrultusunda üreticiler ve ihracatçılar bilgilendirilirken, ilgili paydaş kurumlarla da koordinasyon sağlanıyor” ifadelerini kullandı.

Hayrettin Uçak, pestisit kullanımında doğru uygulamaların sürdürülebilir ihracat açısından kritik olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Pestisitler tarımsal üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede önemli bir araç. Ancak ruhsatlı dozların aşılması, yanlış etkili madde kullanımı veya uygun olmayan zamanda uygulama yapılması hem çevre hem de insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Bu durum ihracat pazarlarında da sorunlara yol açabiliyor. Projemizle üreticilerimizin doğru uygulamalar konusunda bilinçlenmesini ve sürdürülebilir üretimin güçlenmesini hedefliyoruz.”

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında sürdürülebilir üretim atağı

Küresel pazarlarda rekabet gücünün korunması için sürdürülebilir üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğinin altını çizen Uçak, “Yaş meyve sebze sektörü hem Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi hem de ihracat potansiyeli açısından stratejik bir konumda. Ancak uluslararası pazarlarda kalıcı olmak için gıda güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim standartlarını en üst seviyede tutmak zorundayız. Birliğimiz bu anlayışla üretimden ihracata kadar tüm süreçleri kapsayan projeler yürütüyor. Birlik olarak sürdürülebilir üretim hedefi doğrultusunda yürüttüğümüz bir diğer çalışma ise “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması Projesi” oldu. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliğiyle yürütülen projede domates, mandarin ve nar ürünlerinde hem üretim alanlarında hem de soğuk hava depoları ve paketleme tesislerinde yaşanan gıda kayıpları incelendi. Üç yıl süren proje kapsamında kayıpların nedenleri tespit edilirken, üreticilere, aracılara ve ihracatçı firmaların teknik personeline eğitimler verildi. Gıda kayıplarının azaltılması hem ekonomik hem de çevresel açıdan çok değerli. Tarımda sürdürülebilirlik yalnızca üretimi artırmakla değil, üretilen ürünün değerini korumakla da mümkün. Bu projeyle üretimden depolamaya kadar olan süreçte yüzde 35’lere ulaşan kayıpları azaltarak daha verimli ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmayı hedefledik” diye konuştu.

Gençler tarıma kazandırılıyor

EYMSİB’in sürdürülebilir tarım vizyonunun önemli başlıklarından biri de genç girişimcilerin sektöre kazandırılması oldu.

Bu kapsamda Ege Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyeleri ile özel sektör temsilcilerinin katkılarıyla düzenlenen “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” 2025 yılında üçüncü kez gerçekleştirildi.

Programda iklim değişikliği, tarım ekonomisi, yeni teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alınırken, girişimciliğe yatkın gençlerin tarım sektöründe yeni iş modelleri geliştirmeleri hedeflendi.

Başkan Hayrettin Uçak, tarım sektörünün geleceği açısından gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Tarımın geleceğini teknolojiye hâkim, girişimci ruhlu ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek gençlerle inşa edebiliriz. Eğitim programımızla yeni nesil tarım girişimcilerinin yetişmesine katkı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik ile ilgili projelerimize 2026 yılında da devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzBBŞT, Dünya Tiyatro Günü’nü iki sahnesinde ücretsiz oyunlarla kutladı

İzmir Şehir Tiyatroları, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü ücretsiz olarak sahnelediği iki oyunla coşkuyla kutladı… Şehir Tiyatroları aynı anda iki farklı sahnede perde açtı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İzBBŞT) 27 Mart Dünya Tiyatro Günü vesilesiyle İzmirliler ile sahnede buluştu. İzmir Şehir Tiyatroları, İzBBŞT İsmet İnönü Sahnesi’nde “Mor Şalvar”, Karşıyaka Belediyesi Hikmet Şimşek Sahnesi’nde “Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı” oyunları ile perde açtı. 
27 Mart Dünya Tiyatro Günü için Willem Dafoe’nun kaleme aldığı uluslararası bildiri ile, Süreyya Karacabey’in yazdığı alternatif bildiri sahnede İzBBŞT sanatçıları Buket Özkat, Sonya Dicle Çetin, Candaş Yılancı ve Ege Derin tarafından okundu. Bildiriler seyirciler tarafından uzun süre alkışlandı. 

Huzurevi sakinleri ağırlandı…
İzmir Şehir Tiyatroları ayrıca 26 Mart’ta İzBBŞT İsmet İnönü Sahnesi’nde gerçekleşen “Mor Şalvar” oyununda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığına bağlı olarak faaliyet sürdüren Zübeyde Hanım Huzurevi sakinlerini ağırladı. İki kurumun iş birliği ile sahnede misafir edilen huzurevi sakinleri, Mor Şalvar oyununu büyük bir heyecanla takip etti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Tugay Tire’de önlük giydi, mutfağa girdi, yemek yaptı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Tire Belediyesi tarafından kente kazandırılan Uluslararası Tire Gastronomi Festivali’ne katıldı. Önlük giyerek mutfak atölyesine giren ve ot kavurması ile Tire köfte yapımına katılan Başkan Tugay, “Tire’nin kendine özgü pek çok doğal ve tarihi güzelliği var. Bunların arasında gastronomi de var. O nedenle bu festival Tire’ye çok yakıştı” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Tire Belediyesi tarafından ilk kez düzenlenen Uluslararası Tire Gastronomi Festivali’ne katıldı. İlk olarak Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu tarafından makamında ağırlanan Başkan Dr. Cemil Tugay’a Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran, Büyükşehir Belediyesi’nin bürokratları, ilçe belediyesinin yöneticileri ve temsilcileri eşlik etti. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşmesi planlanan fakat yağıştan dolayı Tarihi Bedesten’e alınan açılış programında meclis üyeleri, mahalle muhtarları, gastronomi uzmanları, akademisyenler ve çok sayıda vatandaş yer aldı. Kortej iptal olmasına rağmen tören alanına yürüyerek giden Başkan Tugay, esnaf, vatandaş ve üreticilerle sohbet etti. Stantları gezen Başkan Tugay’a yoğun ilgi gösteren Tireliler zaman zaman fotoğraf çektirmek istedi. 

Rengarenk festival
Festival kapsamında şef Sahrap Soysal’ın sahne programına katılan Başkan Tugay, Tire mutfağı ve yerel gastronomi ürünlerinin tadına baktı. Önlük giyerek mutfak atölyesine geçen Başkan Tugay, Tire Belediye Başkanı Okuroğlu ile birlikte ot kavurması ve Tire köfte yemeğini hazırladı. Gastronomi eğitimi alan öğrencilerle bir araya gelen Başkan Tugay çocukları da yemek yapılan kısma çağırdı ve ikramlardan sunum yaptı. 
Yurt dışından ziyaretçilerin de yer aldığı festivalde renkli görüntüler yaşandı. Doğu Türkistan’dan gelen konuklarla sohbet eden, fotoğraf çektiren Başkan Tugay kalpak taktı, kımız içti ve haşlanma yöntemiyle yapılan mantının tadına baktı. Daha sonra hatıra için istenen önlüğü konuklara takdim etti.  

“Buraya gastronomi festivali yakışırdı”
Açılış konuşmaları kapsamında söz alan ve önemli mesajlar veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bugün hemşehrilerimiz İzmir’imizin dört bir yanından buraya geldi. Bu güzel organizasyon için teşekkür ediyorum. Her şeyden önce Hayati Başkan çok heyecanla hazırlandı bu festivale. Yağmurun azizliğine uğradık ama olsun. Tire benim de iki yıl doktorluk yaptığım, benim için çok özel bir yer. Tire’nin kendine özgü pek çok doğal ve tarihi güzelliği var. Bunların arasında gastronomi de var. Burada yediğiniz her şey mutlaka lezzetlidir. O nedenle buraya gastronomi festivali yakışırdı. Bence devam etmeliyiz. Sadece Tire’de değil, hepimizin evi olan güzel İzmir’imizin dört bir köşesinde de, şehir merkezinde de bu festivali yapmalıyız” dedi.  

“İzmir güzeldir Tire şahanedir”
Birlik, beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan günlerden geçildiğini belirterek sözlerini sürdüren Başkan Tugay, yerel yöneticiler olarak çalışmaya devam ettiklerini aktardı ve “Hizmet için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Kimse endişeye kapılmasın. Yalan yanlış algı çalışmalarına inanmayın” diye konuştu. İzmir’in Türkiye’nin en yaşanılası şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, “Siz yeter ki çalışın, ülkenizi sevin, birlik beraberliğinizi koruyun. Her türlü şeyi başarırız. Türkiye büyüktür, İzmir güzeldir, Tire şahanedir” ifadelerini kullandı.  

“Lezzetli bir festival olacak”
İlk kez yapılan festivale Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu desteklerden dolayı teşekkür ederek konuşmasına başlayan Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu ise, “Bugün bereketiyle gelen bir gün oldu. Lezzetli bir festival olacak. İnşallah daha güzel festivallerde yine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay ile birlikte buluşacağız” dedi.  
Şef Sahrap Soysal da organizasyondan duyduğu mutluluğu aktarırken Tire’nin yerel lezzetlerinden övgüyle bahsetti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Şehir Tiyatroları 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü Tüm Sahnelerinde Tiyatroseverlerle Kutladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü tüm sahnelerinde ücretsiz olarak sahnelediği oyunlarla kutladı.

Her yıl, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü için kaleme alınan uluslararası bildiriyi bu yıl aktör, tiyatrocu Willem Dafoe; ulusal bildiriyi sahne tasarımcısı, yönetmen Metin Deniz kaleme aldı. 27 Mart günü uluslararası bildiri Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, ulusal bildiri diğer tüm sahnelerimizde oyun öncesinde sanatçılar tarafından okundu.

Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde Müslüm Tamer,

Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde Berna Adıgüzel Alben, 

Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde Mert Tanık,

Ümraniye Sahnesi’nde Zeynep Ceren Gedikali,

Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde İrem Arslan,

Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde Ahmet Saraçoğlu,

Müze Gazhane Meydan Sahne’de Ahhan Şener tarafından okunan bildiriler seyirciler tarafından alkışlarla karşılandı.

2026 Yılı Uluslararası Bildirisini Willem Dafoe Yazdı

Aktör, tiyatrocu Willem Dafoe, yazdığı bildiride tiyatroya olan inancını dile getiriyor:

“Bir aktör ve tiyatrocu olarak, tiyatronun gücüne inanmaya devam ediyorum. Giderek daha bölünmüş, kontrolcü ve şiddet dolu hale gelen bir dünyada, tiyatrocular olarak bizim görevimiz, tiyatronun sadece eğlendirmeyi amaçlayan ticari bir girişim ya da kurumsal bir kısır gelenek muhafızı olarak yozlaşmasını önlemek değil; aksine insanları, toplulukları, kültürleri birbirine bağlayan ve hepsinden önemlisi, nereye gittiğimizi sorgulayan gücünü beslemektir…

Büyük tiyatro, düşünme biçimimize meydan okuyan ve bizi özlem duyduğumuz şeyi hayal etme konusunda yüreklendiren tiyatrodur.

Bizler sosyal hayvanlarız ve biyolojik olarak dünyayla etkileşime geçmek için tasarlanmışız. Her duyu organı karşılaşmalara açılan bir kapıdır ve bu buluşmalar sayesinde kim olduğumuzu daha iyi tanımlayabiliriz. Bir total sanat biçimi olarak tiyatro; hikâye anlatıcılığı, estetik, dil, hareket, sahne tasarımı gibi unsurlar aracılığıyla, dünyamızın geçmişini, bugününü ve geleceğini görmemizi sağlayabilir.”  

2026 Yılı Ulusal Bildirisini Metin Deniz Kaleme Aldı

Sahne tasarımcısı, yönetmen Metin Deniz yazdığı bildiride insanın sanat için önemine dikkat çekiyor:

“İnsansız sanat olmaz, sanatı olmayan bir toplum da olmaz.

Toplumlar ise, asıl sanat aracılığıyla birbirleriyle tanışırlar, ilişki kurarlar, hesaplaşırlar. Tiyatro bu tanışıklığı, asırlardır var olan gücüyle sürdürür. Tiyatronun bu ilişkiyi sürdürebilmek için kullandığı araç ise insandır.

Tiyatro her zaman insanı sorgular. İnsandan aldığını insana verir. Sahnelenen her şey insanın kendi gerçeğidir. Jon Fosse’nin dediği gibi, “Tiyatro düşünmediklerimizi hatırlatıp, düşündüklerimizi irdelememizi sağlar.”

Örneğin, tiyatro sahnesinde deniz yoktur. Tiyatronun gücüyle insanlar, olmayan denizi görürler ve yaşarlar.

Tiyatro en yalın biçimde yaratıcılığı önemser, her insanda olan yaratıcılık gücünü pekiştirir, geçmişi hatırlayıp geleceğin planlanmasını sağlar. Dahası, isterse geleceği değiştirebilir.”

27 Mart Dünya Tiyatro Günü, tüm Türkiye’de tiyatro bölümlerinin, konservatuvarların, özel tiyatroların, şehir ve devlet tiyatrolarının etkinlik ve gösterimleriyle kutlandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Parmaklarıyla beynin görme merkezini kullanmayı başardı…

Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşke lobi alanındaki sergi düzenlenen törenle açıldı. Törene Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Zelka, Rektör Danışmanı Prof. Dr. İsmail Barış, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Yoğun ilgi gören sergide ziyaretçiler, dokunma ve hissetme temasıyla kurgulanan eserleri dikkatle incelerken, her bir çalışmanın ardındaki emeği ve duyguyu yakından deneyimleme fırsatı buldu. 

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Parmaklarıyla beyninin görme merkezini kullanmayı başarmış”

Açılış töreninin ardından sergiyi ziyaret eden Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan Serra Kargaoğlu ile bizzat sergiyi gezdi. 

Karaoğlu’ndan çalışmaları hakkında bilgi alan Tarhan, ortaya koyulan bu eserlerin çok yönlü bir başarıyı temsil ettiğini vurguladı. Tarhan; “Görme engelli bir gencin bu kadar harika ve ince işçilik gerektiren eserler ortaya koyması gerçekten çok etkileyici ve anlamlı bir başarı hikâyesi. Müthiş bir emek var ve bu aslında sınırları zorlayan bir şey. Parmaklarıyla beyninin görme merkezini kullanmayı başarmış, bu literatüre geçecek bir bilgi. Bu durum yalnızca sanatsal bir üretim değil, aynı zamanda kişinin beyninin görme merkezini parmaklarıyla kullanmayı başarması açısından nörobilimsel olarak da incelenmesi gereken bir örneklik taşıyor. Serra’nın bu başarısı doğru anlam yüklendiğinde engellerin nasıl aşılabildiğini çok net bir şekilde gösteriyor. Aynı durumda olan birçok gence de örnek olacak nitelikte.” dedi.

“Anlam katılırsa engeller aşılıyor”

Hayata anlam katılması gerektiğine dikkat çeken Tarhan; “Üniversitede sosyal hizmetler programına girmiş ve okul başarısı da yüksek. Zekâsı yüksek ve sanat yönünü kullanarak kendisine, hayatına önemli bir anlam katmış. Anlam katılırsa engeller aşılıyor. Engellere, acılara, zorluklara doğru anlamlar katanlar o acıları yönetebiliyor. O anlamı katmış. Çok güzel, annesi babası müthiş destek olmuş bu da çok büyük bir avantaj. Öğretmeni, küratörü de burada çok sabırlı bir şekilde öğretmiş. Hatta Neşet Ertaş’ın bir sözü var; ‘Aşkla koşan yorulmaz.’ Serra gece gündüz çalışarak büyük bir eserler ortaya çıkarmış. Burada bütün hocalar kapıyı açtılar ve gençlere sahip çıkılıyor. Bu tarzdaki yaklaşımlar aslında insanlığın geleceğine hizmettir.” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Mehmet Zelka: “Azim, gayret ve inancın karşılığı…”

Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Zelka serginin güçlü bir emeğin ürünü olduğunu belirtti. Zelka; “Burada hepimiz bir azmin, gayretin ve inancın karşılığını görüyoruz. Serra’nın ortaya koyduğu eserler, uzun bir emeğin ve sabrın sonucu. Elbette bu süreçte ailesinin ve hocalarının desteği de çok büyük bir önem taşıyor. Maddi ve manevi destekle birlikte böyle güzel çalışmaların ortaya çıkması mümkün oluyor. Bu anlamda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum ve Serra’nın ilerleyen süreçte çok daha güzel işlere imza atacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak: “Parmak uçlarıyla örülen bir hayal dünyası”

ENMER Müdürü, Sosyal Hizmetler Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, Serra Kargaoğlu ile tanışma süreçlerini ve serginin ortaya çıkış hikâyesini aktardı. Çaylak; “Serra ile yolumuz bir fuarda kesişti ve sonrasında kendisini üniversitemize davet ettik. İki yıldır birlikte çok verimli bir eğitim süreci yürütüyoruz. Bu süreçte onun ne kadar yetenekli ve üretken bir sanatçı olduğunu daha yakından görme fırsatı bulduk. Serra’nın parmak uçlarıyla ilmek ilmek ördüğü bu dünyayı biz gözlerimizle keşfedelim istedik. Bu sergi, görmenin ötesinde hayal gücünün ve hissederek üretmenin ne kadar güçlü olabileceğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda üniversitemizin bu tür çalışmalara verdiği destek de bu süreci mümkün kıldı.” şeklinde konuştu.

Serra Kargaoğlu: “Görmekten çok hissettirmek istedim”

Serginin sahibi Serra Kargoğlu ise çalışmalarının çıkış noktası ve sürecinden bahsetti. Kargaoğlu; “Bu sergide denizaltı temalı bir çalışma yaptım çünkü denizaltının nasıl bir yer olduğunu, orada yaşayan canlıları ve o dünyanın nasıl hissettirdiğini merak ettim. Çalışmalarımı ipliklerle ve tamamen dokunarak yaptım. Dalgaların sesi benim için bir ritim ve müzik gibi. Bu yüzden bu sergide sadece görmek değil, aynı zamanda hissetmek önemli. Çalışma sürecinde çok farklı duygular yaşadım; zorlandığım, üzüldüğüm anlar da oldu ama hiçbir zaman vazgeçmedim. İnsanların bu sergiyi gezerken görmekten çok hissetmelerini istiyorum. Belki göremiyoruz ama denizaltında bizim gibi yaşayan, hisseden bir dünya. Ben de bunu size hissettirmek istedim. Burada görmekten çok hissettikleri anlamalarını istiyorum. Çünkü hissetmek çok çok çok farklı bir şey.” dedi.

Gönül Kargaoğlu: “Gözlerinizi kapatın ve hissetmeye odaklanın”

Serra Kargaoğlu’nun annesi Gönül Kargaoğlu ile babası Deniz Kargaoğlu ise serginin ziyaretçiler tarafından daha derin bir deneyimle keşfedilmesini istediklerini belirtti. Gönül Kargaoğlu; “Sergiyi gezmeden önce sizlerden ricam, birkaç saniye gözlerinizi kapatmanız ve neler hissedeceğinizi hayal etmeniz. Daha sonra eserleri bu şekilde gezdiğinizde Serra’yı ve onun dünyasını çok daha iyi anlayacağınıza inanıyorum. Serra küçük yaşlardan itibaren dokunarak üretmeye başladı; oyun hamurlarıyla, iplerle, farklı materyallerle kendini ifade etti. Zamanla bu yeteneği gelişti ve bugün böyle bir sergiye dönüştü. Bu bizim için yıllardır kurduğumuz bir hayaldi ve bugün gerçekleşmiş olması bizi çok mutlu etti.” şeklinde konuştu.

Funda Sevim: “Ziyaretçiler kendilerini Serra’nın yerine koymalı”

Ferry’s Concept Art Studio Küratörü ve Sanat Danışmanı Funda Sevim ise serginin deneyimsel yönüne dikkat çekti. Sevim; “Ziyaretçilerden en büyük beklentimiz, sergiyi gezerken kendilerini Serra’nın yerine koymaları ve onun nasıl bir dünyada ürettiğini hayal etmeleri. Gözlerini kapatarak bu deneyimi yaşamaları, eserleri çok daha farklı bir bakış açısıyla değerlendirmelerini sağlayacaktır. Serra ile çok küçük yaşlarda tanıştık ve onun hayal gücünün ne kadar güçlü olduğunu o zaman fark ettim. Bu süreçte birbirimize çok şey kattık ve onun daha da ilerleyeceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Toplam 36 eser yer aldı

36 eserin yer aldığı sergide, Serra Kargaoğlu’nun üretim sürecine ışık tutan özel bir bölüm de oluşturuldu. Bu bölümde Serra’nın ilkokul yıllarında ilk kez ortaya koyduğu çalışmalar sergilenerek, sanat yolculuğunun başlangıcından bugüne uzanan gelişimi gözler önüne serildi. Ziyaretçiler bu alan sayesinde sanatçının yıllar içindeki ilerleyişine ve azmine yakından tanıklık etti.

Okul arkadaşları da sergiyi ziyaret etti

Sergi yalnızca sanatseverlerin değil, Serra Kargaoğlu’nun eğitim hayatını paylaştığı arkadaşlarının da yoğun ilgisiyle karşılaştı. Arkadaşları sergiyi birlikte gezerek hem arkadaşlarının başarısına ortak oldu hem de eserleri büyük bir ilgiyle inceledi. Bu buluşma dayanışma ve paylaşım duygusunun güçlü bir yansıması olarak dikkat çekti.

Sergi 3 Nisan’a kadar devam edecek…

Büyük ilgi gören “Parmak Uçlarındaki Okyanus” sergisi, açılış gününün ardından da ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. 

3 Nisan’a kadar ziyaretçilerle buluşacak olan sergi, görmenin ötesine geçen deneyimsel yapısıyla daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor. Sergi, sanatın engel tanımayan evrensel gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bakırköy’de Sanatın ‘Büyük Dönüşümü’: Dünya Tiyatro Günü’nde Haldun Taner Rüzgarı!

Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT), 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde sahnelediği “Eşeğin Gölgesi” oyunuyla, kalabalık bir protokol ve sanatsever katılımıyla kutladı.

Gecenin finalinde sahneye davet edilen Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, Bakırköy’ü sanatın merkezi yapma sözünü yineledi.

Haldun Taner’in kült eseri “Eşeğin Gölgesi”, kapalı gişe sahnelenirken; her yıl olduğu gibi sanatseverler bu özel geceyi ücretsiz izleme imkânı buldu. Oyunun finalinde tüm oyuncu kadrosunu tebrik etmek üzere sahneye çıkan Başkan Ovalıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Bakırköy’ü bir kültür-sanat merkezi haline getirme sözümüzün arkasındayız ve en güçlü adımlarımızdan biri de Tiyatromuzdur. Tiyatromuza, sanata ve sanatçıya desteklerimiz artarak devam edecek. Yaşasın tiyatro, yaşasın sanat!”

Sahnede Kutlama: Pasta ve Çiçek Yağmuru.

Gecenin en unutulmaz anı ise final selamında yaşandı. Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş ve tüm sanatçılar sahnede bir araya gelerek Dünya Tiyatro Günü anısına hep birlikte pasta kestiler. Bu coşkulu ana sessiz kalmayan seyirciler, alkışlar eşliğinde sahneye çiçekler atarak sanatçıların bayramını kutladı. Ortaya çıkan bu samimi tablo, Bakırköy’deki sanat dayanışmasını bir kez daha gözler önüne serdi.

Yaratıcı Ekip:

Yönetmen: Murat Karasu | Dramaturg: Irmak Bahçeci,Dekor Tasarımı: Ali Yenel | Kostüm Tasarımı: Ayçin Tar, Işık Tasarımı: Cem Yılmazer | Müzik: Tolga Çebi, Hareket Düzeni: Cihan Yöntem | Şarkı Sözleri: Faruk Üstün

Oyuncular: Alper Altuner, Ali Kil, Arda Akyüz, Ayşe Demirel, Bulut Akkale, Burak Dur, Can Esmeray, Doğuş Can Uzun, Eda Özdemir, Emre Koç, Ercan Koçak, Gözde Ayar, Kadir Hasman, Murat Şenol, Nazan Koçak, Özge Çatak, Sevda Karabulut, Zeyno Eracar.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dünya Tiyatrolar Günü’nde, Afife Jale’nin İlham Veren Mücadelesi Narlıdere’de Anlatıldı

Narlıdere Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi, Dünya Tiyatrolar Günü’nde anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Türk tiyatrosunun ilk kadın oyuncusu Afife Jale’nin hayatı, düzenlenen tiyatral anlatımla duygu dolu anlar yaşattı

 Narlıdere Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Kırık Bir Hayalden Doğan Yıldız: Afife Jale” etkinliği, Dünya Tiyatrolar Günü kapsamında sanatseverlerle buluştu. Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleşen programda, Türk kadınlarının tiyatro sahnesinde yer almasına öncülük eden, sahneye çıkma yasağına meydan okuyan Afife Jale’nin ilham veren ve hüzünlü yaşam hikâyesi anlatıldı.

Etkinlikte, Gamze İzmirli ve Sevinç Kasırga, sergiledikleri etkileyici tiyatral anlatımla izleyicileri bir asır öncesinin zorlu koşullarına götürdü. Yazar Hüseyin Suat Bey’in Afife Jale için söylediği; “Bizim sahnemize bir sanat fedaisi lazımdı; sen işte o fedaisin” sözleri, izleyicilere duygusal anlar yaşattı.

Afife Jale’nin sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda bir özgürlük ve cesaret sembolü olduğunun ifade edildiği programda, kalbi tiyatroyla atan ve bu uğurda büyük bedeller ödeyen Afife Jale saygı ve özlemle anıldı. Etkinlik, sanatın aydınlatıcı gücüne vurgu yapılarak, tüm tiyatro emekçilerinin Dünya Tiyatrolar Günü’nün kutlanmasıyla sona erdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı