Şef Giuseppe Mengoli ve piyanist Cem Babacan İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası sahnesinde buluştu

DenizBank’ın 21 yıldır desteklediği İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO), DenizBank Konserleri kapsamında, ocak ayının son dinletisinde sanatseverlere klasik müziğin yeniden doğuşlara tanıklık eden iki önemli yapıtıyla müzik ziyafeti sunuldu. Şef Giuseppe Mengoli yönetimindeki orkestra, piyanist Cem Babacan’a eşlik etti.

30 Ocak akşamı, Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konserin ilk bölümünde, Ludwig van Beethoven’ın klasik dönem ile romantik dönem arasında bir köprü niteliği taşıyan Piyano Konçertosu No.1 adlı yapıtı dinleyiciyle buluştu. Konserin ikinci yarısında ise Johannes Brahms’ın 1861 yılında keman, viyola, çello ve piyano için bestelediği Piyano Kuarteti No.1, Op.25 eseri, Arnold Schoenberg’in 1937 tarihli orkestrasyonu ile seslendirdi.

Fazıl Say’ın “olağanüstü bir icracı” sözleriyle tanımladığı Cem Babacan, derinlikli yorumu ve teknik ustalığıyla gecenin solistliğini üstlenirken, 2023 yılında Mahler Şeflik Yarışması’nda birinciliğe layık görülen Giuseppe Mengoli ise enerjik ve çağdaş yaklaşımı ile orkestrayı yönetti.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çiğli’de Sömestr Tatili Sinemayla Şenlendi: 7 Bin 500 Çocuk Beyaz Perdeyle Buluştu

Çiğli Belediyesi, yarıyıl tatilinde çocuklara unutulmaz bir sinema deneyimi yaşattı. Miniklere özel hazırlanan Sömestr Sinema Günleri, 19–30 Ocak tarihleri arasında hafta içi her gün saat 14.00’da Fakir Baykurt Salonu’nda ücretsiz olarak gerçekleştirildi. On gün süren etkinlikler boyunca çocuklar hem keyifli filmler izledi hem de sürpriz hediyelerle dolu eğlenceli anlar yaşadı.

Zengin içerikli sinema programı, tatil coşkusunu zirveye taşıdı. 19 Ocak Pazartesi günü Süper Charlie filmiyle başlayan gösterimler; Cesur Panda: Görevimiz Afrika, Looney Tunes: Dünyayı Kurtarma Operasyonu, Robin and the Hoods ve Emrah Bari’nin çocuklara özel hazırladığı eğlenceli yarışma ve gösterilerle devam etti. Etkinlikler kapsamında çocuklar, çeşitli sürpriz hediyeler kazanma şansı da yakaladı.

Sinema Keyfi Tiyatro ile Taçlandı

Sömestr Sinema Günleri, ikinci haftada da dolu dolu geçti. Ozi: Doğanın Koruyucusu, Victoria Must Go, Büyük Macera 3: Çılgın Dostlar ve Meraklı Kedinin 10 Yaşamı filmleriyle minikler sinema keyfini sürdürürken, etkinlikler 30 Ocak Cuma günü Üzeyir Tavuş’un yönettiği “ATIK X” tiyatro oyunu ile final yaptı. Final gününde de çocuklara sürpriz hediyeler dağıtıldı.

Binlerce Çocuk Beyazperde İle Buluştu

Yarıyıl tatili boyunca düzenlenen sinema etkinlikleriyle 10 gün gibi kısa bir sürede 7 bin 500 çocuk sinemayla buluşturuldu. Salonları dolduran kahkahalar ve yoğun katılım, etkinliğin çocuklar ve aileler tarafından büyük ilgi gördüğünü ortaya koydu.

Başkan Yıldız: “Çiğli’de Çocukların Yüzü Gülüyorsa, Biz Doğru Yoldayız”

Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı;“Çocuklarımızın mutlu olduğu, güldüğü ve kendilerini özel hissettiği bir Çiğli için çalışıyoruz. Yarıyıl tatilinde evlatlarımızın kültür ve sanatla iç içe, güvenli ve keyifli vakit geçirmesini istedik. Sanat ve kültür, çocuklarımızın hayal dünyasını zenginleştirir, onları geleceğe daha güçlü hazırlar. Biz de belediye olarak bu sorumluluğun bilinciyle hareket ediyoruz. Sömestr Sinema Günleri ile binlerce çocuğumuzu beyaz perdeyle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çiğli’de çocukların yüzü gülüyorsa, biz doğru yoldayız.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir Devlet Senfoni’den en hüzünlü konser

İZDSO’nun AASSM’de verdiği konser, hayatını kaybeden başkemancı Deniz Özasker’in anılmasıyla başladı; Beethoven eserleri sanatseverleri derinden etkiledi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) bu hafta düzenlenen İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO) konseri, geçtiğimiz günlerde geçirdiği beyin kanaması sonucu yaşamını yitiren orkestranın başkemancısı Deniz Özasker’in anılmasıyla başladı.
Sahnede Deniz Özasker’in fotoğrafı ve bir demet çiçek eşliğinde gerçekleştirilen anmada ilk önce saygı duruşu yapıldı. Konser öncesinde kısa bir konuşma yapan İZDSO Müdürü Özge Tanrıver, duygusal anlar yaşadı. Tanrıver, merhum Özasker için şu ifadeleri kullandı: “Bugün hayatımızın en zor konserlerinden birini gerçekleştiriyoruz. Sizlere Deniz Özasker’in hayatını, hayatımızdaki ve orkestramızdaki yerini ve önemini anlatacak cümleler kurabilmeyi çok isterdim. Ancak bu sahnede bir daha Deniz Özasker’i ve onun eşsiz müziğinin sesini hiç duyamayacak olmanın verdiği tarifsiz hüzünle, bugün sizlerle yalnızca kalbimizdeki sessizliği paylaşmak istiyorum. Yasımızı bizlerle paylaştığınız için minnettarım.”

Beethoven’in piyano konçertosu duygulandırdı
Alman şef Albrecht Mayer yönetimindeki konserin solisti, kuşağının en dikkat çekici yeteneklerinden biri olarak kabul edilen piyanist Fabian Müller oldu. Müller, Beethoven’in 1809 yılında bestelediği “Piyano Konçertosu No. 5” ile “Senfoni No. 8” eserlerini seslendirdi.
Saat 20.00’de başlayan ve yaklaşık iki saat süren konserin ardından sanatseverler, solist Müller’i ve şef Mayer’i dakikalarca ayakta alkışladı. İzmirli müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konser, İZDSO’nun ocak ayındaki son buluşması olarak hafızalarda yer etti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Horoz Lojistik, Büyük Hacimli Ürün Lojistiğindeki Uzmanlığını IIFF’de Öne Çıkardı

Türkiye’nin köklü lojistik şirketlerinden Horoz Lojistik, büyük hacimli ve katma değerli ürünlere yönelik sunduğu uçtan uca lojistik çözümlerle İstanbul Mobilya Fuarı’nda sektörün odağında yer aldı. Fuar devam ederken şirket, özellikle mobilya ve dayanıklı tüketim ürünleri için geliştirdiği entegre hizmet modeliyle dikkat çekti.

Horoz Lojistik, büyük hacimli ürün lojistiğinde yalnızca taşıma hizmeti sunmakla sınırlı kalmıyor; depolama, dağıtım, son kilometre teslimat, montaj ve satış sonrası hizmetleri kapsayan bütüncül bir yapı ile üreticiler ve perakendeciler için çözüm ortağı olarak konumlanıyor. Mobilya ve beyaz eşya gibi hassas ürün gruplarında, operasyonel planlamadan sahadaki uygulamaya kadar tüm süreci tek merkezden yöneten şirket, ürünlerin nihai kullanıcıya güvenli ve zamanında ulaştırılmasını sağlıyor.

İstanbul Mobilya Fuarı kapsamında Horoz Lojistik standını ziyaret eden yerli ve yabancı sektör temsilcileri, büyük hacimli ürünlerde lojistik süreçlerin daha verimli ve sürdürülebilir şekilde nasıl yönetilebileceğine ilişkin bilgi aldı. Fuarda gerçekleştirilen görüşmelerde; mobilya sektörüne özel dağıtım modelleri, e-ticaret ve e-ihracat odaklı teslimat çözümleri ile satış sonrası hizmetler öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

“Büyük ürün lojistiği artık rekabet avantajı”

Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Özkocacık, büyük hacimli ürün lojistiğinin markalar açısından stratejik bir rekabet alanına dönüştüğüne dikkat çekti. Özkocacık, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Büyük hacimli ürünlerin lojistiği, standart taşıma operasyonlarının ötesinde uzmanlık, planlama ve güçlü bir altyapı gerektiriyor. Horoz Lojistik olarak, üretimden son kullanıcıya kadar tüm süreci kapsayan çözümler sunuyoruz. Mobilya ve dayanıklı tüketim sektörlerinde markaların büyümesine katkı sağlayan bu yaklaşımın, fuarda gördüğümüz yoğun ilginin temel nedeni olduğunu düşünüyorum.”

Horoz Lojistik, son yıllarda büyük hacimli ürün taşımacılığı alanında yaptığı yatırımlarla operasyonel kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Geniş metrekareli depolar, ürünlere özel taşıma ekipmanları, akıllı depo yönetim sistemleri ve eğitimli saha ekipleri, şirketin bu alandaki hizmet yapısının temel unsurları arasında yer alıyor. Dijital altyapı ve operasyonel takip sistemleriyle desteklenen bu yapı sayesinde Horoz Lojistik, Türkiye geneline yayılan operasyon ağında şehir içi ve şehirler arası dağıtımda yüksek hizmet standartları sunuyor.

İstanbul Mobilya Fuarı süresince paylaşılan bu yetkinlikler, Horoz Lojistik’in büyük hacimli ürün lojistiğinde yalnızca taşıma odaklı bir yapıdan öte, markaların operasyonlarını destekleyen entegre bir çözüm ortağı olarak konumlandığını gösterdi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Belediye Başkanımız Rasim Arı’nın Çocuklara Hediyesi

Nevşehir Belediyesi tarafından yarıyıl tatilinde olan öğrencilerin keyifli ve kaliteli vakit geçirmesi amacıyla gerçekleştirilen “Yarıyıl Tatili Çocuk Şenliği”nde salon doldu taştı. Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’nın Nevşehirli çocuklara hediyesi olan şenlik 2 seans olarak saat 14.00 ve 16.00’da düzenlendi. 
27 Ocak 2026 Salı günü “Orman Çetesi: Dünya Turu” animasyon filmiyle başlayan şenlikler kapsamında bugün Çocuk Şenliği etkinlikleri konseptiyle 2 gösterim yapıldı. 
Şenlik 31 Ocak 2026 Cumartesi günü saat 14.00’de “Canavarcıklar STITCH HEAD” animasyon film gösterimiyle tamamlanacak. 
Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’nın bizzat katılarak çocuklarla kucaklaştığı ve Nevşehirli öğrencilere hediye olarak düzenlenen şenlikte animasyon filmleri, çocuk müzikali, yarışmalar, maskot show ve sahne gösterileri gibi eğitici ve eğlenceli gösteriler çocuklarla buluşuyor. 
Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından “Rasim Amcanızdan Hediye” temasıyla yapılan etkinlikler “Yarıyıl Tatili Çocuk Şenliği” ismiyle binlerce çocuğun buluşmasına ve kaliteli zaman geçirmesine olanak sağlıyor. 
Gazoz ve patlamış mısır ikramlarının yapıldığı ve ücretsiz olarak gerçekleştirilen etkinliklere katılan çocuklar ve aileleri Belediye Başkanı Rasim Arı’ya teşekkür ederken bu etkinliklerin periyodik olarak devam edeceği bildirildi. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mübadelenin 103. Yılı Anısına Çelenk Bırakıldı

Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Kent Konseyi ve Ayvalık Giritliler Derneği tarafından mübadelenin 103. Yıldönümünde Cunda (Alibey) Adası’nda günün anısına tören düzenlendi.

Tören, mübadillerin Cunda’ya ilk adım attıkları noktada gerçekleştirildi. Mübadelenin 103. Yılının anısına; Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve Ayvalık Giritliler Derneği Kurucu Başkanı Coşkun Tunçmen ve katılımcılar tarafından denize çelenk bırakıldı.

Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin törende yaptığı konuşmada “Bu meydanda bugün bir tarih anlatmıyoruz, bu meydanda bugün bir sessizlik dinliyoruz. Mübadele, bu kelime, kitaplarda iki satırdır. Ama Ayvalık’ta bir ömürdür. Bugün burada rakamları anmak için toplanmadık. Bugün burada kaç kişinin gittiğini, kaç kişinin geldiğini saymayacağız. Çünkü bu topraklar sayılarla değil, yarım kalmış hayatlarla doludur. Mübadele, sadece yer değiştirmek değildir. Mübadele, kapıyı kilitlemeden çıkmaktır. Mübadele, “nasıl olsa dönerim” diyerek anahtarı cebine koymaktır” dedi.

En acı yaşanan durumun da o kapıya bir daha hiç dönememek olduğunu vurgulayan Başkan Mesut Ergin konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ayvalık, işte bu yüzden sadece bir kent değildir. Ayvalık, iki halkın da kalbinde kalan bir yaradır. Gidenler, geride bıraktıkları evlerin duvarlarına sadece eşyalarını değil, çocuk seslerini, bayram sabahlarını, akşam sofralarını bıraktılar. Gelenler ise bu sokaklara umutla ama korkuyla bastılar. Çünkü bilmedikleri bir şehirde, başkasının hatıralarıyla dolu evlerde yaşamaya başladılar. Bu şehirde her taşın iki hikâyesi vardır. Her kapının ardında iki dil susmuştur. Her pencere, iki farklı memlekete bakar.Biz Ayvalık’ta, aynı acıyı iki taraftan da dinlemiş bir kentin çocuklarıyız. Mübadele bize şunu öğretti: Bir insanı yerinden edebilirsiniz, ama hatıralarını asla. Bugün burada, ne gidenleri sadece “mağdur”, ne gelenleri sadece “misafir” olarak anacağız. Çünkü bu şehirde kimse misafir kalmadı. Herkes, acısını bavulundan çıkarıp bu toprağa gömdü. Ve zamanla… O acılar bu kentin mayası oldu. Ayvalık’ta hoşgörü varsa, Ayvalık’ta komşuluk varsa, Ayvalık’ta farklı olana saygı varsa, bunun nedeni yaşanmış bu büyük kırılmadır.”

Bugün dünyaya bakıldığında, insanların hâlâ yerlerinden edildiğini, hâlâ sürgün yollarına düşürüldüğünü gördüklerini hatırlatan Başkan Mesut Ergin, “O yüzden Mübadele sadece geçmişin hikâyesi değildir. Mübadele, bugüne söylenecek bir uyarıdır. Biz Ayvalık olarak şunu söylüyoruz: Hiçbir toprak, insanından daha kıymetli değildir. Hiçbir sınır, bir çocuğun gözyaşından daha kutsal değildir. Bu anma, bir yas değildir sadece. Bu anma, bir vicdan çağrısıdır. Gidenlerin ruhuna, gelenlerin sabrına, bu kentin hafızasına saygıyla.Ayvalık, unutmuyor. Ama kin de tutmuyor. Çünkü biz, acıdan düşmanlık değil, insanlık çıkarmayı öğrendik. Ve bugün, burada, bir kez daha söz veriyoruz: Bu topraklarda bir daha hiç kimse “gitmek zorunda kalmasın” diye hafızamıza sahip çıkacağız” diye konuştu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

103 Yıldır Dinmeyen Bir Hikâye: Mübadele’nin İzleri Ayvalık’ta

Türkiye ile Yunanistan arasında 1923 yılında gerçekleştirilen Nüfus Mübadelesi’nin 103. yılı dolayısıyla Orhan Peker Sanat Galerisi’nde Mübadele Anı Materyal Sergisi açıldı. Sergide, zorunlu göçün bıraktığı derin izler fotoğraflar, belgeler ve kişisel hatıralar eşliğinde ziyaretçilerle buluştu. Açılışta konuşan Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Mübadelenin; yalnızca bir yer değiştirme değil, geride bırakılan evler, yarım kalan hayatlar, bavullara sığdırılan anılar demek olduğunu söyledi.

Bu topraklara gelen mübadillerin, yanlarında yalnızca eşyalarını değil; kültürlerini, emeklerini, dayanışma duygularını ve hayata tutunma iradelerini de getirdiklerini hatırlatan Başkan Mesut Ergin, ‘’Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Mübadele Anı Materyal Sergisi, işte bu hafızayı canlı tutmak için hazırlandı. Sergimizde yer alan her fotoğraf, her belge ve her obje; bir ailenin, bir yolculuğun, bir hayatta kalma mücadelesinin sessiz tanığıdır. Bizler biliyoruz ki geçmişi unutan toplumlar, geleceğini sağlam kuramaz. Bu nedenle bu sergi yalnızca bir anma değil; aynı zamanda ortak belleğimize sahip çıkma çağrısıdır. Acıyı hatırlarken, dayanışmayı da hatırlamak; ayrılığı anarken, birlikte yaşam kültürünü güçlendirmektir. Sergimizde ikram edilecek mübadil lezzetleri ise, kültürün yalnızca sözcüklerle değil, tatlarla, kokularla ve paylaşımla da yaşatıldığını bize hatırlatıyor. Bu anlamlı serginin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, geçmişten bugüne bu kentin belleğine katkı sunan tüm mübadil ailelerimizi saygıyla anıyorum. Katılımınız için hepinize teşekkür ediyor, Mübadele Anı Materyal Sergisi’nin hayırlı olmasını diliyorum’’ diye konuştu.

Açılışa katılanlar, mübadil ailelerin yaşamlarına tanıklık eden görseller ve arşiv materyalleri aracılığıyla geçmişe yolculuk yaptı. Zorunlu göçün acıları, umutları ve yeni bir hayata tutunma çabaları sergi boyunca hissedildi. Etkinlik kapsamında yapılan paylaşımlarda, mübadelenin yalnızca bir tarihsel olgu değil, kuşaktan kuşağa aktarılan ortak bir hafıza olduğu vurgulandı. Programın sonunda ise mübadil mutfağından örnekler sunularak katılımcılar aynı sofrada buluştu; anılar tazelendi, dayanışma duygusu pekişti. Sergi, mübadelenin toplumsal bellekteki yerini hatırlatmayı ve bu büyük göçün insan hikâyelerini gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Müzik, Dans ve Operanın Büyüsü Şubat Ayında İzmir’de Bir Arada

İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), Şubat ayı boyunca sanatseverlere dopdolu bir program sunuyor. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren İZDOB; iki büyük prömiyer, görkemli konserler ve klasikleşmiş opera eserlerinden oluşan geniş bir sanatsal yelpaze ile sanatseverlerle buluşacak.

Şubat Ayının Öne Çıkan Etkinlikleri

Şubat ayının programı, 2 Şubat Pazartesi günü W. A. Mozart’ın ölümsüz eseri Figaro’nun Düğünü operası ile başlayacak. Rejisörlüğünü Yiğit Günsoy’un, orkestra şefliğini Kıvanç Tepe’nin üstlendiği eser, mizahi dili ve sürükleyici kurgusuyla Necdet Aydın Sahnesi’nde perde açacak.

Ayın en dikkat çekici etkinliklerinden biri, 7 Şubat Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan Mozart Requiem olacak. Mozart’ın tamamlayamadan hayata veda ettiği ve müzik tarihinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen Requiem, orkestra ve koronun muhteşem uyumuyla Necdet Aydın Sahnesi’nde sanatseverlere beğenisine sunulacak.

İzmir Sahnelerinde İki Yeni Prömiyer Heyecanı

İzmir Devlet Opera ve Balesi, şubat ayında iki dev eserin İzmir Prömiyerini gerçekleştiriyor:

Bir Tenor Aranıyor (Müzikal Komedi): Ken Ludwig’in dünyaca ünlü komedisi, 13 Şubat Cuma günü Necdet Aydın Sahnesi’nde ilk kez İzmirli izleyiciyle buluşacak. Operanın perde arkasında yaşanan kaos ve yanlış anlaşılmaları konu alan eserin orkestra şefliğini Orhan Öner Özcan ve Gökmen Fahlioğulları, rejisörlüğünü Barış Meydan üstleniyor. Eserin dekor tasarımı Çağda Çitkaya’ya, kostüm tasarımı ise Sevcan Yenihayat Horozgil’e ait. Kahkaha dolu bu yapım, 14 ve 16 Şubat tarihlerinde yeniden sahnede olacak.

Don Kişot (Bale): Ayın kapanışı, bale repertuvarının zirve noktalarından biri olan Don Kişot ile yapılacak. 28 Şubat Cumartesi günü prömiyeri gerçekleştirilecek olan eserin müzikleri L. Minkus’a, koreografisi ise M. Petipa’ya ait. Ayşe Fidanlık ve G. Armağan Davran tarafından sahneye konulan eseri şef Tulio Gagliardo yönetiyor. Özgür Usta’nın dekor, Serdar Başbuğ’un kostüm tasarımıyla İspanyol rüzgarları estirecek olan eser, sezonun en iddialı prodüksiyonlarından biri olarak öne çıkıyor.

Konserler ve Oda Müziği

Klasik müzik tutkunları için 3 ve 5 Şubat tarihlerinde Elhamra Sahnesi’nde W. A. Mozart Konser Aryaları seslendirilecek. Ayrıca oda müziği kapsamında; 9 Şubat’ta Berk Başaran, Çağatay Seçkin, Pınar Dinçer, Simge Keskin ve Can Bağdar Bilen’den oluşan Ensemble Aegean, 10 Şubat’ta ise Didem Uluçay, Elif Odabaş, Onur Yıldız, Günnur Yıldız, Volkan Kartal ve Ahmet Sait Karabulut’tan oluşan Nefes Kentet Elhamra Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşacak.

21 Şubat Cumartesi günü Necdet Aydın Sahnesi’nde gerçekleşecek Tango Tango konseri ise Filiz Güneş ve Teyfik Rodos’un solistliğinde, dans ve müziğin tutkulu birlikteliğini sahneye taşıyacak.

Eserlerin biletleri Bornova Kültür ve Sanat Merkezi gişesinden ve biletinial.com’dan temin edilebilmekte. İZDOB’un güncel etkinlik takvimine ve eser bilgilerine operabale.gov.tr adresinden ve kurumun sosyal medya hesaplarından ulaşabilir.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ege’nin İncisi Didim’de Kültür ve Sanat Kursları Başlıyor

Didimlileri kültür, sanat ve sporla buluşturmayı amaçlayan Didim Belediyesi, resimden müziğe, sahne sanatlarından spora ve kişisel gelişime kadar birçok alanda kurslar düzenliyor. Didim’de kültür ve sanatın merkezi haline gelen DİGEM Sanat Akademisi bünyesinde gerçekleştirilecek kurslarla, her yaştan Didimli kültürel ve sanatsal etkinliklere katılma imkânı bulacak.

KURSLARA BAŞVURULAR 1–13 ŞUBAT TARİHLERİ ARASINDA
Gitar, bağlama, Türk halk müziği, çocuk korosu, gençlik korosu, tiyatro, diksiyon, güzel sanatlara hazırlık, pilates, yoga, futbol, pickleball, ritim, halk oyunları, ukulele, solfej, seramik ve çini boyama kurslarına başvurular 1–13 Şubat 2026 tarihleri arasında çevrim içi olarak alınacak.
Başvurular, https://didim.bel.tr/sayfa/20285 adresi üzerinden yapılabilecek.

BAŞKAN HATİCE GENÇAY’DAN KURSLARA DAVET
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay,
“Belediyemiz tarafından açılan kültür, sanat ve spor kurslarıyla halkımızı nitelikli etkinliklerle buluşturuyoruz. Her yaştan Didimlinin katılımına açık olan kurslarımız DİGEM Sanat Akademisi’nde gerçekleştirilecek. Kayıtlarımız başlamıştır, tüm halkımızı kurslarımıza davet ediyorum,” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Serkan Duman ve Gökhan Duman moda sektöründe imzalarını attı

İzmir’de geçtiğimiz hafta düzenlenen İF Wedding Fashion Show’da bir çok defilenin altında Duman Ajans imzası vardı. Moda sektörüne verdikleriyle katkıyla bu alanda önemli bir isme sahip olan Serkan Duman ve Gökhan Duman ünlü modellerin podyuma çıktığı defilelerle kendi tarzlarını yansıttı

Her biri birbirinden farklı konseptlerde gelinlik ve abiye defileleri düzenleyen Serkan Duman ve Gökhan Duman, Türkiye’nin ünlü markaların defilelerini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söylerken yeni dönemde amaçlarının yurtdışı organizasyonlarına ağırlık vermek olduğunu dile getirdiler. 

İzmir podyumlarında Ivana Sert, Özge Ulusoy, Güzide Duran, Demet Şener, Wilma Elles, Ece Gürsel, Ceren Arslan, Hande Deniz Uluğ gibi isimlerle çalışmanın keyfini de yaşayan Serkan Duman ve Gökhan Duman Türk moda sektörüne katma değer sunmanın hazzını yaşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı