Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı İçin Yarışacak Emin Alper’in Yeni Filmi ‘Kurtuluş’tan Teaser ve Festival Afişi Yayınlandı!

Ulusal ve uluslararası festivallerde birçok ödül kazanan Emin Alper‘in yeni filmi ‘Kurtuluş’15 Şubat Pazar günü 76. Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde dünya prömiyerini yapmaya hazırlanıyor. 12-22 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek festivale sayılı günler kala, merakla beklenen filmin teaserı ve festival afişi yayınlandı. Filmden ilk görüntülerin paylaşıldığı teaserın kurgusunu Fırat Terzioğlu yaparken festival afişinin tasarımında Arda Aktaş’ın (Daire) imzası yer alıyor. 

Emin Alper’in beşinci uzun metrajlı filmi olan ‘Kurtuluş’, yönetmenin 2019 yılında yine aynı bölümde yer alan ‘Kız Kardeşler’ filminden yedi yıl sonra, Türkiye’den Ana Yarışma’ya kabul edilen ilk yapım olma başarısını gösterdi. Usta yönetmen Wim Wenders başkanlığındaki Altın Ayı jürisinin karşısına çıkacak filmin oyuncu kadrosunda Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman, Naz Göktan, Özlem Taş, Eren Demir, Selim Akgül, Hichi Demi ve Nazmi Karaman gibi isimler yer alıyor.

Korucu Hazeran aşireti ile yıllar önce terk etmek zorunda bırakıldıkları köylerine geri dönen Bezariler arasındaki toprak çatışmasını odağına alan film; gergin bir atmosferde, tekinsiz rüyaların körüklediği bir iktidar mücadelesini ve ‘kurtuluş’ vaadinin peşinden giden bir köyün hikâyesini anlatıyor.

Yapımcılığını Liman Film’in üstlendiği ‘Kurtuluş’un ortak yapımcıları arasında Bir Film, Meltem Films, TS Productions, Circe Films, Horsefly Films ve Second Land yer alıyor. Ahmet Sesigürgil ve Barış Aygen’in görüntü yönetmenliğini üstlendiği filmin müziklerinde Christiaan Verbeek, yapım tasarımında Nadide Argun Van Uden, kurgusunda ise Özcan Vardar’ın imzası bulunuyor. Çekimleri Batman’ın Kırkat köyü ile Mardin’in Kıllit (Dereiçi) köyünde gerçekleştirilen filmin kurgu işlemleri İstanbul İmaj Stüdyoları’nda, görüntü post prodüksiyonu Two Thirty Five (Yunanistan) ve Digital District’te (Fransa), ses post prodüksiyonu ise Posta’da (Hollanda) yapıldı.           

Filmin dünya satışını Paris merkezli Lucky Number, Türkiye dağıtımını ise Bir Film üsleniyor. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Toplu Sözleşme İşçinin Yüzünü Güldürdü…

Sivas Belediyesi ve Hizmet-İş Sendikası arasında Özbelsan işçilerini kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı. Sözleşmeyle en düşük işçi maaşı %31 artışla 50 bin 691 TL’ye yükseldi.

Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen imza törenine Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, sendika temsilcileri, birim müdürleri ve çok sayıda işçi katıldı.

Yoğun katılımın olduğu programda konuşan Özbelsan Genel Müdürü Yunus Kantar, “2026 toplu iş sözleşmesi, Belediye Başkanımızın göreve geldiği günden bu yana ortaya koyduğu emekten yana, çalışanı önceleyen ve sosyal dengeyi esas alan yönetim anlayışının çok somut bir ürünüdür. Belediyemizin tüm imkânları zorlanarak çalışanlarımızın beklentilerinin üzerinde bir artış yapılmıştır” diyerek sözleşmenin hayırlı olmasını temenni etti.

Daha sonra söz alan Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, kadim şehir Sivas’ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek “Bizim toplu iş sözleşmelerimizde üç temel kriterimiz var. Bunlar; hakların ve ücretlerin zamanında alınması, iş yerinde barış, kardeşlik ve dostluğun pekiştirilmesi, sözleşme sonrasında işçilerin işini ve ekmeğini kaybetmemesi… Bu üçü bir araya geldiğinde verim olur, bereket olur. Belediye Başkanımızı bu konuda kutluyorum. Arkadaşlarımız maaşlarını zamanında alabiliyorlar. Başkanımız göreve gelince bir işçi kıyımı, toplu işten çıkarma yapmamış. Kardeşliği, barış ve dostluğu da temin etmek herkes büyük bir çaba gösteriyor. Ücret zammında da Başkanımızın beklentinin üzerine çıkacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Özbelsan’ın Sivas’ın en büyük şirketlerinden biri olduğunu ifade eden Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ise “Artık büyüyen, gelişen ve yatırım yapan bir Özbelsan görüyoruz” diyerek son dönemde açılan ekmek fabrikası, araç filosunun güçlendirilmesi, inşaat yatırımlarının artması, yeni akıllı su sayaçlarının üretimi, GES yatırımları ve Sivasspor’un isim sponsorluğu gibi öne çıkan gelişmelere dikkat çekti.

Son dönemde emekli, asgari ücretli çalışan ve kamu çalışanlarına verilen zam oranlarına değinen Başkan Uzun, “İşçilerimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz ve çalışanlarımızın yanında yer alacağız dedik. Promosyon ödemelerinde ülke genelinde en yüksek rakamlardan birini aldık. Şimdi ise maaş hesaplarımızı yaptık, buna göre daha önce belirlediğimiz oranlara 1 puan daha ilave ederek genel hizmet işçilerimize %31 zam veriyoruz. Tekniker ve mühendislerde ise zam oranımız yine 1 puan artışla %46” şeklinde açıkladı.

Çevre illerde belediye çalışanlarına verilen zam oranlarının üzerinde bir artış yaptıklarını ifade eden Başkan Uzun, “Geçen sene getirilen saha primi uygulamasını devam ettiriyoruz. Senede 40 yevmiye olan ikramiye sayısını 48’e çıkardığımızın müjdesini veriyoruz. Ramazan ve Kurban Bayramlarında 3 bin 500 olan bayram ikramiyelerini 4 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Saha primi ve ikramiyeleri de dâhil ettiğimizde maaşlar 58 bin liraya çıkıyor. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; Sivas Belediyesi çalışanları enflasyonun altında ezilmemiştir, hakkını almıştır. Belediyemizi ve Özbelsan’ımızı güçlendirmeye devam edeceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından Başkan Dr. Adem Uzun ile Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Toplu İş Sözleşmesini imzalayarak süreci resmen tamamladı. Program, işçiler tarafından alkışlarla sona erdi.

Yapılan sözleşmeye göre;

Genel hizmet personeli maaşı %31 zamla 50 bin 691 TL, saha vasıflı personel maaşı %31 zamla 53 bin 315 TL, tekniker maaşı %46 zamla 61 bin 139 TL, mühendis maaşı %46 zamla 69 bin 683 TL’ye yükseldi

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Menemen’de binlerce yürek, Kurtuluş Savaşı ruhunu hissetti

Menemen Belediyesi tarafından Cumhuriyetimizin 102. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında hizmete açılan Dijital Deneyim Merkezi, ilk üç ayında binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Atatürk ve Kurtuluş Savaşı temasıyla yapılan gösterim, Menemenlilerden tam not aldı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Milli değerlerimizi yarınlara taşımak bizim için onurdur.” dedi.

Menemen Belediyesi Dijital Deneyim Merkezi, özellikle çocuklar başta olmak üzere milli mücadele ruhunu öğrenmek ve yeniden yaşamak isteyenlerin adresi haline geldi. 270 derecelik gösterim alanıyla eşsiz bir görsel ve işitsel şölen yaşatan merkezde, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk temalı gösterim yoğun ilgi görüyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 102. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında Mermerli Mahallesi’nde hizmete giren merkez; Kasım, Aralık ve Ocak aylarında birçok gösterimini kapalı gişe olarak gerçekleştirdi.

İlçe dışından da yoğun ilgi

Menemen Belediyesi ve Menemen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında Menemen Belediyesi’ne ait servis araçlarıyla öğrencilerin de ücretsiz olarak taşındığı Dijital Deneyim Merkezi, ilk üç ayında 6 bin 140 ziyaretçiyi ağırladı. Şimdiye dek toplam 29 okulun ziyaret ettiği merkez, ilçe dışından da yoğun ilgi görüyor. İzmir’in farklı noktalarından Menemen’e gelen ziyaretçiler, gösterim sırasında milli değerleri bir kez daha güçlü bir şekilde hissederken, Bergama’dan da Osman Nuri Ersezgin İlkokulu, 50 öğrencisiyle ziyaretçiler arasında yerini aldı.

Menemen’de ziyaret alanları artıyor

Menemen Belediyesi’nin ilçede yaptığı yatırımlar, ilçe halkına hitap ettiği kadar ilçe dışından da ziyaretçi çekiyor. Özellikle Türkiye’nin en büyük tematik çocuk oyun köyü olan Menemen Belediyesi Çocuk Oyun Köyü’ne gelen aileler, aynı gün içinde Dijital Deneyim Merkezi’ni de ziyaret ettikten sonra hem dinlenip kahve ve çay içmek hem de yemek yemek için Aynısefa Sosyal Tesisleri’ni tercih ediyor.

“Evlatlarımıza milli değerleri aşılıyoruz”

Dijital Deneyim Merkezi’nin kısa sürede yoğun bir ziyaretçi trafiği almasından memnuniyet duyduğunu ifade eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Dijital Deneyim Merkezi’nin hem evlatlarımızın şanlı tarihimizi öğrenmesi hem de büyüklerin o günleri hissetmesi adına önemli bir köprü görevi gördüğüne dikkat çekti. Başkan Pehlivan, “Evlatlarımızın eğitimi, milli duyguların aşılanması, sosyal alanda fark yaratan projelerin oluşturulması gibi konularda Menemen Belediyesi olarak bugüne kadar birçok çalışmaya imza attık ve hemşehrilerimizden takdir gördük. Dijital Deneyim Merkezimiz de açıldığı günden bugüne büyük ilgi görüyor. Henüz bu özel deneyimi yaşamamış tüm hemşehrilerimizi buraya davet ediyoruz.” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Zeytinburnu Kültür Sanat (ZKS) 9-15 Şubat Haftalık Etkinlik Takvimi

Zeytinburnu Kültür Sanat’ta bu hafta da birçok etkinlik, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sanatseverleri bekliyor. Zeytinburnu Kültür Sanat; sinemadan tiyatroya, söyleşiden seminere, sergi açılışından dinletiye önemli etkinlikleri sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. İşte haftanın kültür sanat takvimi:

SİNEMA: Kaptan Sabertooth ve Minik Korsanlar Kayıp Elmas Peşinde

Gösterim Tarihleri: 9, 10, 11, 12 Şubat

Gösterim Saatleri: 13.30, 16.00, 19.00

Kaptan Sabertooth ve Minik Korsanlar Kayıp Elmas Peşinde, sahibinin tüm dileklerini yerine getiren Sihirli Elmas’ın peşine düşen minik korsanların hikayesini konu ediyor. Bir efsaneye göre Sihirli Elmas, her dolunayda sahibinin tüm dileklerini yerine getirir. Ormanın Lordu Maga Kahn’ın dileği, karanlık ormandan çıkıp güneşin tadını çıkarabilmektir. Kaptan Sabertooth ise, gemisini ganimetlerle doldurmak ister. Minik Korsan Pinky sadece sessiz sakin bir hayat isterken, arkadaşı Veronica ise macera dolu bir yaşam arzulamaktadır. Ancak Sihirli Elmas kayıptır ve elbette Kaptan Sabertooth ve adamları da elmasın peşine düşerler. Ormanda büyük kovalamacaya hazır olun!

SEMİNER: Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili

Prof. Dr. Ekrem Demirli

10 Şubat Salı // 19.30

Prof. Dr. Ekrem Demirli, konuşma dizisinde Hallac-ı Mansur’u İslam düşüncesinin ve tasavvufi hayatın en mühim isimlerinden birisi olarak ele alıyor. Tasavvuf geleneğinin önemli isimlerinden olan Hallac-ı Mansur ve onunla özdeşleşen “şatahat” dili, kendi anlam dünyası içinde değerlendiriliyor.

SEMİNER: Uygarlık Tarihi

Prof. Dr. İsmail Coşkun

11 Ocak Çarşamba // 19.30

“Uygarlık Tarihi” başlıklı bu konuşma dizisinde Türklerin uygarlık tarihindeki serüvenleri, tarihteki rolleri, farklı uygarlıklarla ilişkileri; ortaya koydukları uygarlık, devlet, toplum ve kültür tecrübeleri tarihsel perspektifle ele alınıyor. Türk tarihinin farklı evrelerine odaklanan programda şubat ayının konusu “Osmanlı: Kuruluş Tezleri” olacak. Bu başlık altında Osmanlı’nın beylikleşme ve devletleşme süreci üzerinde durulacak.

TİYATRO: Filistin Hakkında Konuşmalıyız

Gösterim Tarihi: 13 Şubat Cuma

Seans: 11.00

Penceresi Mescid-i Aksa’ya açılan Filistinli Meryem, işgalci İsrail’in evini almak istemesi ile sarsılır. Teklif edilen yüksek meblağlara rağmen Meryem’in ikna olmadığını gören işgalciler, Meryem’i taciz etmeye başlar. Elektriği ve suyu kesilen, evinin önüne barikatlar kurulan, kapısına çöpler dökülen Meryem vazgeçmez ve kendisini evine kapatır. Bu süreçte tüm yaşamını çiçeğine ve kuşuna anlatmaya başlar. Meryem, en büyük travması ile yüzleşmek ve onu kabullenmek zorunda kalacaktır. Nihayetinde ise kendini evine kapatmasının çare olmadığını anlayarak evden çıkacak ve nöbete Mescid-i Aksa’da devam edecektir. 

SİNEMA: Tafiti: Çölde Macera

Gösterim Tarihleri: 13, 14, 15, 16, 17 Şubat

Gösterim Saatleri: 13.30, 16.00, 19.00

Muhteşem Afrika savanında, özellikle kahramanımız Tafiti gibi bir mirket için birçok tehlike gizlenmektedir. Büyükbabası Opapa, ona dünyanın risklerle dolu olduğunu ve kendi başlarına kalmanın daha iyi olduğunu öğretir. Ancak Tafiti bu bilgeliğe uyamaz ve fırça kulaklı bir domuz olan Pinsel’i kurtarmak için koşar. Zehirli bir yılan gizlice içeri girer ve Opapa ısırılır. Tek kurtuluş umudu, çölün ötesinde açan nadir mavi bir çiçektir. Tafiti bundan sonra başkalarından uzak duracağına söz verir ancak bu beklenenden daha zor olur.

SERGİ AÇILIŞI: Bir Hezarfenin İzleri; Ahmet Yakupoğlu

13 Şubat Cuma // 19.00

Yer: Kazlıçeşme Sanat

Ahmet Yakupoğlu’nun sanatını tekil disiplinler üzerinden değil; bütüncül bir estetik dünya olarak ele alan bu sergide yer alan pek çok yapıt ilk kez izleyici ile buluşurken, sanatçının farklı disiplinlerdeki üretim dünyasının da kodlarını tanımayı sağlıyor. Resim, minyatür ve musikînin; sanatçının dünyasında birbirinden kopuk alanlar değil, aynı kaynaktan beslenen farklı anlatım biçimleri olduğu görülecek.

SÖYLEŞİ: 100 Yüze İmza ve Söyleşi

Sunan: Mustafa Aplay

Konuk: Ömer Erdem

13 Şubat Cuma // 19.30

Zeytinburnu Kültür Sanat, sizleri Türkiye’nin en önemli şair ve yazarlarıyla buluşturmaya devam ediyor. “100 Yüze İmza ve Söyleşi” programında Mustafa Aplay’ın şubat ayındaki konuğu Ömer Erdem olacak. Çocuğu Gezdiriyorlar isimli yeni kitabından hareketle, yazarın eserleri ve yazı hayatı üzerine yapılacak bu sohbete davetlisiniz. (Çocuğu Gezdiriyorlar kitabı, ilk 100 katılımcıya hediye edilecek.)

NAĞMEDÂR: Mi’râciye Okumaları 7

14 Şubat Cumartesi // 14.00

Yer: Merkezefendi Dârülkurrâsı

ÇOCUK TİYATROSU: Masallar Müzikali

Gösterim Tarihi: 15 Şubat Pazar

Seanslar: 13.00-15.00

Masallar sahneden iniyor, çocuklar oyunun içine giriyor! Masallar Müzikali canlı gitar eşliğinde, interaktif yapısıyla çocukları sadece izleyen değil, oyunun bir parçası yapan eğlenceli bir çocuk tiyatrosudur. Hansel ile Gratel’in cadıyla yaşadığı tatlı ve kahkaha dolu pasta macerası, Çirkin Ördek Yavrusu’nun cesaretle kazandığı kahramanlık ve Kırmızı Başlıklı Kız’ın zekâsıyla kendini koruduğu sürükleyici hikâye; müzik, oyun ve bol etkileşimle sahneye taşınıyor. Oyunda Mert Şahin ve Pelin Kılınç, hem oynuyor hem de canlı performansla seslendirdikleri 12 şarkı ile sahneyi bir müzikale dönüştürüyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Barış Manço ve Cem Karaca Bakırköy’de Anıldı

Bakırköy Belediyesi tarafından düzenlenen “Anadolu Rock Ozanları Barış’tan Cem’e” anma konseri, Ali Altay ve Orkestrası’nın sahne performansıyla müzikseverlerle buluştu. Konsere Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu da katıldı.

Anadolu rock müziğinin unutulmaz isimleri Barış Manço ve Cem Karaca, Bakırköy’de düzenlenen özel bir konserle anıldı. Bakırköy Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Anadolu Rock Ozanları Barış’tan Cem’e” anma konseri, Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleşti. Ali Altay ve Orkestrası’nın sahne aldığı konserde, Barış Manço ve Cem Karaca’nın hafızalara kazınan eserleri seslendirildi. İlgiyle karşılanan anma konserine Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu da katılarak sanatçılarla ve vatandaşlarla bir araya geldi. Anadolu rock müziğinin kültürel mirasına dikkat çeken konser, dinleyicilere coşku dolu anlar yaşattı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İBB Şehir Tiyatroları’nda Bu Hafta: 11-15 Şubat 2026 Programı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 14 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.

Şehir Tiyatroları’nda bu hafta sanatseverleri Suat Derviş’ten Donald Margulies’e, Musahipzade Celal’den Eftal Gülbudak’a klasik ve modern yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor. 

Bu hafta Fosforlu Cevriye, Öylece Durur Zaman, Yaşamak Mı Yoksa Ölmek Mi, Haramiler, Uçurtmanın Kuyruğu, Yenilmez, Gidion’un Düğümü, İkinci Perdenin Başı,

Sesler Ülkesi, Rüya, Bir Gece Masalı, Fındıkkıran, Masal, Bekçi ile Postacı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

Oyun biletleri, gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

 Bu Haftanın Programı (11-15 Şubat 2026)

FOSFORLU CEVRİYE (16+ Yaş)

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkûmudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor. 

Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…”  kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

Oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Özpınar, Direnç Dedeoğlu, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Esra Ede, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

ÖYLECE DURUR ZAMAN (16+ Yaş)

Sarah 40’lı yaşlarının başında bir basın fotoğrafçısıdır, uzun yıllar başta Ortadoğu olmak üzere pek çok savaş bölgesinde çalışmıştır. Sarah Irak’ta bulunduğu sırada çok yakınında patlayan bir bomba sonucu yüzünden yaralanmış, kısa bir tedavinin ardından ülkesine dönmüştür. Şimdi uzun zamandır ayrı kaldığı evinde erkek arkadaşı James ile beraberdir. Her şeyin yolundaymış gibi devam ettiği birkaç günün sonunda çiftin görmezden gelmeye çalıştığı sorunlar gün yüzüne çıkmaya, ilişkilerini biçimlendirmeye başlar.

Oyun, Pulitzer ödüllü yazar Donald Marguiles tarafından kaleme alınmıştır. Oyunda, çevresindeki gelişmelere duyarsız bir topluma eleştirinin yanı sıra bireylerin iç hesaplaşmaları da taze tutulmakta, pek çok konuda seyircinin de kendini sorgulaması sağlanmaktadır.

 Donald Margulies’in yazdığı, Irmak Bahçeci’nin çevirdiği, Mehmet Ergen’in yönettiği oyunda Mert Tanık, Murat Coşkuner, Pervin Bağdat, Sevil Akı rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ (13+ Yaş)

1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Aziz Sarvan, Emre Narcı, Emre Şen, Erkan Akkoyunlu, Gürkan Başbuğ, Hüseyin Köroğlu, Özgür Ali Kuruçay, Şenay Saçbüker, Tarık Köksal, Ümit Bülent Dinçer, Vildan Türkbaş, Volkan Ayhan, Yasemin Tunca, Yonca İnal rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

 HARAMİLER (16+ Yaş)

 Musahipzade Celal’in üç farklı oyunundan oluşturulan bir uyarlamayla, halkın başına musallat olan harami yöneticiler ekseninde gelişen olayları, modern bir bakış açısı ve hicivle sahneye taşıyor.

 Musahipzade Celal’in yazdığı, Engin Alkan’ın uyarlayıp yönettiği oyunda Aslı Nimet Altaylar, Damla Cangül Yiğit, Elçin Atamgüç, Enes Mazak, Eyşan Dönmez, Göksel Arslan, Melih Tuma, Müslüm Tamer, Pelin Budak, Reyhan Karasu, Yusuf Akçay, Zafer Kırşan rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

UÇURTMANIN KUYRUĞU (13+ Yaş)

Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Ali YoğurtçuoğluGün Koper rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

YENİLMEZ (16+ Yaş)

Ekonomik kriz sebebiyle Londra’da yaşamaları imkânsız hale gelen Oliver ve Emily çifti, Londra’dan İngiltere’nin kuzeyindeki küçük bir kasabaya taşınırlar ve burada “gerçek” insanlarla tanışmaya karar verirler. Taşralı komşuları Alan ve Dawn’ı evlerine davet ederler. Farklı sınıflara ait insanlar arasında büyük bir hayal kırıklığı ile başlayan ve giderek tuhaflaşan ilişkiler trajik sonuçların ortaya çıkmasına sebep olur.

Torben Betts’in yazdığı, Nazlı Gözde Yolcu’nun çevirdiği, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gizem Akkuş, Gökçer Genç, Nurdan Kalınağa, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

GIDION’UN DÜĞÜMÜ (16+ Yaş)

Corryn Fell oğluna neden uzaklaştırma cezası verildiğini öğrenmek için okula gelir. Öğretmen veli görüşmesi, gerilim dolu bir görüşmeye dönüşür. Oyun eğitim sistemini eleştirirken, sosyal medyanın yarattığı toplumsal baskı ve şiddeti ele alır. Aile, ahlak, sanat, çocukluk ve hayal gücüne dair düşüncelerimizi sorgulamamıza neden olur.

Oyun; Amerikan Eleştirmenler Birliği Ödülü ile Çağdaş Amerikan Tiyatrosu Festivali’nde (CATF) Seyirci Ödülünü almıştır. “Çocukluk masum olmak demek değildir… Masumiyeti hızla kaybetme durumudur. Johnna Adams’ın yazdığı, Beliz Coşar’ın çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Özge Özder, Özgür Kaymak rol alıyor. Oyun, 11-14 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

İKİNCİ PERDENİN BAŞI (13+ Yaş)

Genç ve umutsuz bir oyuncu olan Muhsin, ünlü tiyatro yönetmeni Afet’in açtığı oyuncu seçmesine girme fırsatı bulur. Böylesi bir dönüm noktasında, hayatta hiçbir şeyin yolunda gitmemiş olmasının gerginliğini yaşamaktadır. Seçmelere saatinde yetişemediğinden dolayı içeri girip girmeme konusunda kararsız kalır.

Herhangi bir mesleğe yeni başlayan pekçok genç için bu tür seçme veya sınavlar aslında kaybolan umutları bulma ve yeniden hayal kurabilmek için önemli bir eşiktir. Muhsin için ise bir adım ötesinde varoluş imtihanı başlayacaktır.

Alp Tuğhan Taş’ın yazıp yönettiği oyunda Ebru Üstüntaş, Alp Tuğhan Taş rol alıyor. Oyun, 14 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

SESLER ÜLKESİ (4+ Yaş)

Uzun zamandır çocuklar tarafından ihmal edilen Keman, Piyano, Flüt kendileri gibi çalınmayan arkadaşları Gitarı da yanlarına alarak Sesler Ülkesine dönmeleri gerektiğini anlatırlar. Gitar kendisini çalmayan Deniz’i uyandırır.  Gitar, Deniz’den ayrılmak istemediği için onu da Sesler Ülkesinde bir yolculuğa çıkarmaya karar verir. Böylece ilk kez Sesler Ülkesini bir çocuk ziyaret eder.

Sesler Ülkesinde enstrümanları ve müziği yakından tanıyan Deniz, Vivaldi, Mozart ve enstrümanlara hayran kalır ve enstrümanların hepsini öğrenmeye heveslenir. Enstrümanlar, Deniz’e kendini beğendirmek için bir yarışa girer ve akordları bozulur. Beethoven enstrümanların akordunu düzeltir ve onları orkestra şefi gibi yöneterek bir eser çaldırır. Aralarındaki uyumu hatırlayan enstrümanlar ve çalacağı enstrümana karar veren Deniz mutludur.

Gizem Padar’ın yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Aslı Şahin, Bahar Çebi, Cihat Faruk Sevindik, Çağlar Polat, Damla Cangül Yiğit, Lale Kabul rol alıyor. Oyun, 15 Şubat 2026 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Neşe Ceren Aktay, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 15 Şubat 2026 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Ceysu Aygen, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 15 Şubat 2026 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 15 Şubat 2026 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

 

MASAL (5+Yaş)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Volkan Öztürk rol alıyor. Oyun, 15 Şubat 2026 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Melisa Demirhan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 15 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

İyi seyirler…

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

QNB Sigorta’nın “Bugün, Bugünü Yaşa” Ulusal Fotoğraf Yarışması Sonuçlandı

Sağlık, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik branşlarında faaliyet gösteren QNB Sigorta’nın, insan odaklı sigortacılık yaklaşımını sanatla buluşturmak amacıyla Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) iş birliğiyle ilk kez hayata geçirdiği “Bugün, Bugünü Yaşa” Ulusal Fotoğraf Yarışması sonuçlandı. 

Türkiye genelinde 65 ilden bini aşkın başvurunun alındığı yarışmada toplam 1.567 fotoğraf jüri değerlendirmesinden geçti. Yarışmanın seçici kurulunda; QNB Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras, QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, QNB Türkiye Ortaköy Şube Müdürü ve Fotoğrafçılık Kulübü Başkanı Egemen Ön, TFSF Yönetim Kurulu Saymanı Hikmet Yılmaz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Osman Ürper ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Çolak yer aldı.

Değerlendirme sonucunda, “Kalanı Bölmek” adlı eseriyle İsmail Kaplan birinciliğe layık görülürken; “Yaşamak İçin Kaç” adlı eseriyle Mehmet Şah Deniz ikincilik, “Bulutlarda Bisiklet Keyfi” adlı eseriyle Muhammet Özen üçüncülük ödülünü kazandı. Yarışmada birinciye 50.000 TL, ikinciye 30.000 TL, üçüncüye ise 20.000 TL para ödülü verildi. 

‘Bugün, Bugünü Yaşa’ kareleri QNB Kristal Kule’de sergilenecek

Yarışma kapsamında dereceye giren ve finalist olan toplam 30 fotoğraf, 13–28 Şubat tarihleri arasında QNB Kristal Kule fuaye alanında düzenlenecek sergide yer alacak. Sergi, QNB çalışanlarının ziyaretine açık olacak.

QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, yarışma ve sergiye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“QNB Sigorta’da ‘Bugün, Bugünü Yaşa’ söylemiyle; gelecek endişesinden uzak, bugünü güvenle ve doyasıya yaşatan bir sigortacılık anlayışıyla hizmet veriyoruz. Bu yarışmayı ve sergiyi, insan odaklı yaklaşımımızı sanatın evrensel diliyle buluşturmak ve yaşamın kıymetli anlarını görünür kılmak amacıyla hayata geçirdik. Müşterilerimizin ve toplumun, kendini güvende hissederek bugüne odaklanabilmesini sağlamak için çalışmaya devam ediyoruz.”

“Bugün, Bugünü Yaşa” Ulusal Fotoğraf Yarışması’nda derece ve sergileme alan eserleri görmek için:

  • https://sonuc.tfsfonayliyarismalar.org/tr/yarisma-sonuc/sonuc/qnb-sigorta-bugun-bugunu-yasa-ulusal-fotograf-yarismasi-tr
  • https://www.qnbsigorta.com.tr/fotograf-yarismasi-sonuclari

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Altay: “Dünyada Konya’nın Bisiklet Başkenti Olduğu İlgisini Oluşturacak Etkinlikler Planlıyoruz”

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, basın mensuplarıyla birlikte Büyükşehir Belediyesi tarafından Kılıçarslan Meydanı’ndaki Meydan Evleri’nde hayata geçirilen Velespit Müzesi’ni inceledi. Konya’nın “2026 Avrupa Bisiklet Başkenti” olması dolayısıyla şehirde yapılan çalışmaları anlatan Başkan Altay, Velespit Müzesi ile özellikle çocuklara bisikleti sevdirmeyi, Konya’ya gelen ziyaretçilere yeni bir ziyaret alanı oluşturmayı arzu ettiklerini söyledi. Müzenin bir zaman tüneli olduğunu ve çocukların bizzat uygulayabilecekleri, görerek öğrenebilecekleri alanlardan oluşan bir yapı olarak tasarlandığını belirten Başkan Altay, “Şehrimizde son zamanlarda yapmış olduğumuz müzeler milyonlarca insanın ziyaret ettiği bir alana dönüştü. Velespit Müzesi’nin de Kılıçarslan Meydanı’nda buna hizmet edeceğine inanıyoruz” dedi. “2026 Bisiklet Başkenti” sıfatıyla birçok etkinlik düzenleyeceklerini kaydeden Başkan Altay, “Hem Konya’da hem Türkiye’de hatta dünyada Konya’nın bisiklet başkenti olduğu ilgisini oluşturacak etkinlikler planlıyoruz” diye konuştu.


Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’da görev yapan basın mensuplarıyla birlikte Velespit Müzesi’ni gezerek incelemelerde bulundu.

Velespit Müzesi’ndeki incelemenin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Altay, Kılıçarslan Meydanı’nın şehrin kalbi konumunda olduğunu belirterek, Meydan Evleri’nde birçok nitelikte restoran, kafe, Velespit Müzesi ve bisiklet temalı butik otelden oluşan bir alan oluşturduklarını dile getirdi. Başkan Altay, özellikle gençlerin daha çok geldiği mekanlar oluşturmayı arzu ettiklerini ifade ederek, Velespit Müzesi’nin de bu mekanların adeta tacı niteliğinde olduğunu söyledi.

DÜNYA BİSİKLET TARİHİNİ VE KONYA BİSİKLET TARİHİNİ ANLATAN BİR ZAMAN TÜNELİ

Özellikle çocuklara bisikleti sevdirmeyi, Konya’ya gelen ziyaretçilere yeni bir ziyaret alanı oluşturmayı istediklerini kaydeden Başkan Altay, “Velespit Müzesi Konyalıların bisiklete velespit demesinden doğan bir yapı. Öncelikle dünyada bisikletin tarihini, sonrasında Konya’da bisikletin tarihi ile ilgili işleri anlattığımız bölüm mevcut. Ayrıca Konya’da bisiklet konusunda öne çıkmış spor insanlarıyla ilgili bilgilendirmelerin yanı sıra bisiklet parçalarıyla ilgili interaktif alanlar, zaman tüneli, çocukların bizzat uygulayabilecekleri, görerek öğrenebilecekleri alanlardan oluşan bir yapı. Şehrimizde son zamanlarda yapmış olduğumuz müzeler milyonlarca insanın ziyaret ettiği bir alana dönüştü. Velespit Müzesi’nin de Kılıçarslan Meydanı’nda buna hizmet edeceğine inanıyoruz. Özellikle çocukların ilgisini çeken alanlarımız mevcut. Konya’mızda kullanılmış plakası olan bisikletlerden de oluşan bir sergi alanımız mevcut. Velespit Müzemizin şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

“KONYA ULUSAL VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLARI BAŞARIYLA YAPAN BİR ŞEHİR İTİBARI OLUŞTURDU”

Bisiklet denince Konya’nın ilk akla gelen şehirlerden olduğunu, bunu taçlandıran yapılardan birisinin de Konya Olimpik Velodromu olduğunu dile getiren Başkan Altay, “İslami Dayanışma Oyunları kapsamında şehrimize kazandırılan önemli spor tesislerinden birisi Konya Velodromu. Türkiye’nin ilk, dünyadaki 20 olimpik veledromdan birisine Konya’mız sahip. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Spor Bakanlarımıza böyle bir tesisin şehrimize kazandırılmasından dolayı teşekkür ediyoruz. Dünyanın en hızlı pistlerinden birisi kabul ediliyor. 2.500’e yakın seyirci kapasitesiyle Konya’nın en güzel alanlarından birinde olan Konya Velodromu, Konya’mıza değer katan yarışlara da ev sahipliği yapıyor. 2025 yılında bir uluslararası yarışma gerçekleştirmiştik. Hemen bu ayın başında 1-5 Şubat tarihleri arasında da Elit Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nı Konya’mızda hep birlikte gerçekleştirdik. 30 ülkeden 315’e yakın sporcunun yarıştığı, birden fazla dünya rekorunun kırıldığı önemli bir organizasyon ev sahipliği yaptık. Artık Konya birçok manada ulusal ve uluslararası organizasyonları başarıyla yapan bir şehir olarak tüm federasyonların ve bakanlıkların nezdinde önemli bir şehir itibarı oluşturdu” ifadelerini kullandı. 

“2026 AVRUPA BİSİKLET BAŞKENTİ ÜNVANINI GURURLA TAŞIYORUZ”

Konya’nın 2026 yılında önemli bir ünvanı taşıdığını anımsatarak konuşmasını sürdüren Başkan Altay, “Avrupa Komisyonu ve UNESCO’nun desteklediği Avrupa Spor Şehirleri ve Başkentleri Federasyonu (ACES) tarafından ‘2026 Avrupa Bisiklet Başkenti’ seçildi. Biliyorsunuz ‘2023 Dünya Spor Başkenti’ seçilmiştik. Yine aynı organizasyonun açtığı yarışmada diğer şehirlerle yarışarak ‘2026 Avrupa Bisiklet Başkenti’ ünvanını da gururla taşıyoruz. İnşallah bu kapsamda çok önemli organizasyonlar şehrimizde gerçekleştirmeye bundan sonra da devam edeceğiz” diye konuştu.

BİSİKLETLE İLGİLİ YAPILAN ÇALIŞMALARI ANLATTI

Bisiklet şehri Konya’nın 680 kilometre bisiklet yoluyla açık ara Türkiye’deki en çok bisiklet yoluna sahip şehir konumunda olduğuna değinen Başkan Altay, bu alanda yaptıkları çalışmalara da değinerek şöyle devam etti:

“Bisiklet yollarımızı artırmak ve standardını yükseltmekle ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Ayrıca Konya, bisiklet kullanıcıları için her türlü detayın düşünüldüğü bir şehir. Ayrıca bisiklet tramvayımız ve yine kapalı otoparkların tamamında oluşturduğumuz bisiklet parklarımızla birlikte kullanıcılarımıza güvenli bir şehir sunmayı arzu ediyoruz. Bu konuda taşıt sürücülerinden de önemli bir isteğimiz var. Özellikle bisiklet yollarına park edilmemesini, bisiklet kullanıcılarının trafiğin bir parçası olarak görülerek, onların güvenliğine dikkat edilmesini tüm Konyalılardan tekrar istirham ediyorum.”

“DÜNYADA KONYA’NIN BİSİKLET BAŞKENTİ OLDUĞU İLGİSİNİ OLUŞTURACAK ETKİNLİKLER PLANLIYORUZ”

“2026 Bisiklet Başkenti” sıfatıyla birçok etkinlik düzenleyeceklerini, bunlardan birisinin de “Bisiklet Festivali” olduğunu ifade eden Başkan Altay, “Hatta bazı günlerde şehrimizin bazı noktalarını araç trafiğine kapatıp sadece bisikletlerin kullanılacağı zamanlar oluşturmayı da hedefliyoruz. Bir dizi etkinlik yapacağız. Arkadaşlarımız çalışıyor. Hem Konya’da hem Türkiye’de hatta dünyada Konya’nın bisiklet başkenti olduğu ilgisini oluşturacak etkinlikler planlıyoruz” sözlerini sarf etti.

Başkan Altay konuşmasının sonunda basın mensuplarından gelen soruları da cevapladı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ahmet Yakupoğlu’nun Resim Sergisi ‘Bir Hezarfenin İzleri’, Kazlıçeşme Sanat’ta Açılıyor!

Kazlıçeşme Sanat, bir önemli sergiye daha ev sahipliği yapıyor. 13 Şubat Cuma günü saat 19.00’da Ahmet Yakupoğlu’nun “Bir Hezarfenin İzleri” adlı resim sergisinin açılışı gerçekleştirilecek. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi ve Özel Ahmet Yakupoğlu Müzesinin katkılarıyla hazırlanan sergi, 17 Mayıs tarihine kadar Kazlıçeşme Sanat’ta ziyaret edilebilecek.

Ahmet Yakupoğlu’nun resimlerini bir araya getiren sergi, Kazlıçeşme Sanat’ta!

Kazlıçeşme Sanat, birbirinden değerli sergilere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. 13 Şubat Cuma günü, çok yönlü sanatçı kimliği ile bilinen Ahmet Yakupoğlu’nun resimleri Kazlıçeşme Sanat’ta sanatseverlerin beğenisine sunulacak.  Ahmet Yakupoğlu’nun “Bir Hezarfenin İzleri” adlı sergisi “Kütahya’dan İstanbul’a, Görsel Sanatlardan Musikiye” alt başlığını taşıyor. Küratörlüğünü Erkan Doğanay’ın yaptığı sergide birçok eser ilk kez sanatseverlerle buluşacak. Resim, minyatür ve musiki alanlarında üreten Yakupoğlu’nun sanatçı karakterine dair ipuçlarının yer aldığı eserler Kazlıçeşme Sanat’ta sergilenecek. 13 Şubat Cuma günü saat 19.00’da açılışı gerçekleştirilecek sergi, 17 Mayıs tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Ahmet Yakupoğlu kimdir?

1920’da Kütahya’da doğan Ahmet Yakupoğlu, ortaöğrenimini burada tamamladıktan sonra Süheyl Ünver’in yönlendirmesiyle Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisinde Feyhaman Duran atölyesinde resim eğitimi alarak 1945’te mezun oldu. Tezhip, minyatür ve klasik Türk musikisiyle de ilgilenen Yakupoğlu, neyzen Halil Dikmen’in ney talebesi oldu. Paris’te sergi açabilecek düzeyde bir ressam olmasına rağmen Kütahya’ya dönerek şehrin tabiatını, tarihî dokusunu ve mimarisini resimlerinde belgeledi; “suların ressamı” olarak anıldı. Türk musikisi çalışmalarına öncülük etti, pek çok öğrenci yetiştirdi, rebabı yeniden canlandırdı. Kütahya Müzesi’nin kuruluşuna katkı sundu, Çinili Cami’nin proje ve inşasında aktif rol aldı, yoğun ağaçlandırma ve restorasyon çalışmalarına katıldı. Binlerce esere imza atan sanatçı, eserlerinin önemli bir bölümünü Dumlupınar Üniversitesi’ne bağışladı. Tevazusu ve kültür hizmetleriyle tanınan Yakupoğlu, 2 Ekim 2016’da Kütahya’da vefat etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Elita Gıda Gulfood 2026’da Küresel Büyüme Hedeflerini Dünyaya Taşıdı

Gulfood, her yıl yüzlerce ülkeden binlerce markanın, satın almacının ve sektör temsilcisinin katılımıyla, gıda sektöründe küresel trendlerin ve ticari iş birliklerinin şekillendiği en prestijli uluslararası platformlar arasında yer alıyor. Mısır yağı üretimi ve ihracatında Türkiye’de lider konumda yer alan Elita Gıda, bu önemli organizasyona katılım sağlayarak mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirirken yeni pazarlara yönelik iş fırsatlarını değerlendirme imkanı elde etti. Elita Gıda, fuar kapsamında yüksek kalite standartlarında ürettiği mısır ve ayçiçek yağı ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Güvenilir tedarik altyapısı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımı doğrultusunda faaliyetlerini uluslararası katılımcılarla paylaşan Elita Gıda, farklı coğrafyalardan gelen sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Birebir görüşmelerde şirket, ürün portföyü ile ihracat odaklı büyüme ve uzun vadeli stratejik hedeflerini paylaştı.

“Gulfood, küresel vizyonumuzu doğru platformda anlatmamızı sağlıyor”

Elita Gıda Genel Müdürü Mustafa Çoban, Gulfood ile ilgili açıklamalarında bu geniş organizasyonun yalnızca bir fuar değil küresel gıda ticaretinin nabzını tutan stratejik bir platform olduğuna dikkat çekti. Çoban, organizasyona ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Gulfood, dünya gıda sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri. Bu ölçekte bir organizasyonda yer almak, Elita Gıda olarak mısır ve ayçiçek yağı ürünlerimizin kalitesini ve uzun vadeli küresel vizyonumuzu iş ortaklarımızla paylaşmamıza imkan tanıyor. Fuarda kurduğumuz temaslar ise mevcut iş birliklerimizi güçlendirirken yeni pazarlara açılmamız için de önemli fırsatlar sunuyor.”

Orta Doğu’dan küresel pazarlara uzanan temaslar

Elita Gıda, Gulfood 2026 süresince, başta Orta Doğu olmak üzere Avrupa, Asya ve Afrika’dan satın almacılar, distribütörler ve sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmelerde, mısır ve ayçiçek yağı kategorilerinde hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirilmesi hem de yeni ihracat fırsatlarının değerlendirilmesi hedeflendi. Fuar katılımı, Elita Gıda’nın uluslararası pazarlardaki 

bilinirliğini artırmasının yanı sıra küresel ticaret ağına yönelik stratejik adımlar atmasına da katkı sağladı.

Sürdürülebilir ayçiçek tarımını ilk uygulayan şirket

Gulfood 2026’nın şirketin uzun vadeli hedefleri açısından önemine de dikkat çeken Elita Gıda Genel Müdürü Mustafa Çoban“Küresel gıda ticaretinde rekabet giderek artıyor. Elita Gıda olarak mısır ve ayçiçek yağı üretiminde kalite, sürdürülebilirlik ve güvenilir tedarik anlayışımızla fark ortaya koymayı hedefliyoruz. Bunu kapsamda Türkiye’de ayçiçeği üretiminde sürdürülebilir tarım modelini ilk uygulayan şirketiz. Geride bıraktığımız yıl, SAI Platformu tarafından yürütülen FSA (Farm Sustainability Assessment) denetiminden başarıyla geçtik. Yaklaşık 10 yıldır devam eden sürdürülebilir ayçiçek tarımı projemizde, 2025 sezonunda 47 ayçiçeği ve 7 mısır üreticisiyle yürütülen çalışmalar kapsamında toplam 12 bini aşkın dekar alanda üretim, uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uygun şekilde gerçekleştirildi. Paydaş çiftçilerimizin sayısını artırmayı amaçlıyoruz” bilgisini verdi.

Sektörel trendler yakından takip edildi

Elita Gıda, Gulfood 2026 kapsamında düzenlenen paneller, özel oturumlar ve networking etkinlikleri ile gıda sektöründeki güncel trendleri, değişen tüketici beklentilerini ve küresel pazarlardaki yeni yönelimleri yakından takip etti.  Şirket, bu kazanımları ürün geliştirme ve pazar stratejilerine entegre etmeyi planlıyor. Uluslararası arenada sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda hareket eden Elita Gıda, fuar katılımıyla küresel gıda ekosistemindeki konumunu güçlendirmeye ve mısır ile ayçiçek yağı kategorilerinde yeni pazarlara açılmaya devam ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı